Özcan Çakın - Hocam







Yorum Yaz

Yorumlar
5 - 5 - 0 yorum

Özcan Çakın En Çok Dinlenen 10 Türküsü
Özcan Çakın - Afyon Türküsü
Özcan Çakın - Hocam
Özcan Çakın - Kaşlarını Eğdirirsin
Özcan Çakın - Seviyorum
Özcan Çakın - Zalim Yarim
Özcan Çakın - Sille
Özcan Çakın - Mezar Arası
Özcan Çakın - Acemoğlu
Özcan Çakın - Karabiberim
Özcan Çakın - Saffet Efendi

Etiketler : Özcan Çakın, Hocam, Özcan, Çakın, Hocam, Özcan Çakın - Hocam türkü indir, Özcan Çakın - Hocam türkü dinle, Özcan Çakın türküleri, Hocam türküsü dinle, Özcan Çakın türkü dinle, Özcan Çakın türkü sözleri, Hocam sözleri, Özcan Çakın mp3 dinle

❝Hocam vallah ben bu derde varmazdım
Beni derde yakan bu leyli leyli
Gönderdi bir selam işte ben geldim
Karşıda durayım da leyli leyli

Dostum zülüflerden eylemiş çengel
Sarılsak sevdiğim ne durur engel
Ölürsem üstüme sevdiğim sen gel
Beni gözyaşınla yu leyli leyli

Doyamadım cilve ile nazına
Şekerden şirin söz baldan yüzüne
Aşkına düşeli yandım özüne
Ben yandım ulaştır su leyli leyli

Deli Boran şimdi buldu yarini
Kırdın felek kanadımı belimi
Terketmişim evin barkım ilimi
Şimdilik meskenim bu leyli leyli❞

❝Bana sual sorma cevabı müşkül
Ben sana her sırrı açamam hocam
Hakkın hazinesi darı değildir
Cami avlusunda saçamam hocam

Kayd-ı ahiretle düşmem mihnete
Men burda memurum şimdi hizmette
Hayvan otlatırken girip cennete
Sana hulle donu biçemem hocam

Miracı anlatma eşek değilim
Bildiğin kadar da melek değilim
Günahkar ademim ördek değilim
Bu ağır gövdeyle uçamam hocam

Şarabı men etme o değil hüner
Aşıkım badesiz pek başım döner
Gönlümde muhabbet ateşi yanar
Özrüm var sade su içemem hocam

Nar-ı cehennemi önüme sürme
Günahımı sayıp kaygılar verme
Kitapta yerini bana gösterme
Men pek o yazıyı seçemem hocam

Filozof Rızayım dinsiz anlama
Dini ben öğrettim kendi babama
Her ipte oynadım cambazım amma
Sırat köprüsünü geçemem hocam

***

Bektaşi Gülleri, Bektaşî-Alevî Şiirleri
Antolojisi, Cahit Öztelli, Özgür Yayınları: 13
Üçüncü Basım Kasım 1997, s.283-284de eser
şu şekilde aktarılmaktadır


Bana sual sorma cevap müşküldür
Her sırrı ben sana açamam hocam
Hakkın hazinesi darı değildir
Cami avlusunda saçamam hocam

Kayd-ı ahiretle düşmem mihnete
Ben burda memurum şimdi hizmete
Hayvan otlatırken gidip cennete
Sana hülle donu biçemem hocam

Miracı anlatma eşek değilim
Bildiğin kadar da melek değilim
Günahkar insanım ördek değilim
Bu ağır gövdeyle uçamam hocam

Halka korku verme velvele salıp
Dünya ve ahiret bu köhne kalıp
Ben softa değilim cübbemi alıp
İmaret imaret göçemem hocam

Ölümden ürker mi tez ölen kimse
Çoktan mazhar oldum ben Hak nefese
Bu demi sürerken ecel gelirse
İşimi bırakıp kaçamam hocam

Şarabı menetme o değil hüner
Aşıkım badesiz pek başım döner
Gönlümde muhabbet ateşi söner
Özrüm var sade su içemem hocam

Nar-ı cehennemi önüme serme
Günahımı döküp kaygılar verme
Kitapta yerini bana gösterme
Ben pek o yazıyı seçemem hocam

Feylesof Rızayım dinsiz anlama
Dini ben öğrettim kendi babama
Her ipte oynadım canbazım amma
Sırat köprüsünü geçemem hocam❞

❝(aman) Bezirgan hocam senin geldiğinde
Bahar mıydı yaz mıydı
Semada uçarken gördüklerin
Turna mıydı kaz mıydı (aman)
Bezirgan hocam Şahsenem de
Gelin miydi kız mıydı
Nice gördün bezirgan hocam
Nazlı Şahsenemi (ah Senemi)

(aman) Garip benim geldiğimde
Bahar değil of yazıdı (of yazıdı)
Semada uçarken gördüklerim
Turna değil kazıdı
Şahsenem aman gelin değil kızıdı (aman kızıdı)
Ağlar sızlar gördüm
Nazlı Şahsenemi (aman Senemi)❞

❝Hocam bana ilimleri sorarsa
Hak Muhammed Ali deyü okurum
Kuranın kilidi ihlas-ı şerif
Hasan-u Hüseyni sevdim okurum

Pirim Hacı Bektaş Zeynelabaya
Gündüzün güneşi gecedir aya
Bunda bir günde doğar yoksul baya
Anın divanına durdum okurum

Alidir virt olan cümle erlere
Muhammed Bakırdan İmam Cafere
Hazret-i Hızır gibi gerçek ere
Anın divanına durdum okurum

Gönül bir deryadır dolar eksilmez
Değme bir gönüle güher konulmaz
Bu bir gizli sırdır kimseler bilmez
Musa-i Kazımı sevdim okurum

İmam-ı Rizadan müşkülüm kandı
Muhammed Takiden Nakiye vardı
Hocam bana ilim dedi uyardı
Sabahın seherinde virdim okurum

Hasan-ül Askeri Mehdi çıkınca
İsa Peygamberi vezir dikince
Doksan bin er Horasandan kopunca
On İki İmama yardım okurum

Pir Sultanım Hak Muhammed Aliden
Ta ikrarım vardır Kalu Beliden
Şefaat umarız güzel Veliden
Muhammed Aliyi severim okurum❞

❝Ben hocamdan böyle aldım dersimi
Okur idim elifi de be deyü
Kimse bilmez şu cihanın harfinden
Ta ezelden çağırırım Hu deyü

Oğul ıssız iken üzüm çoğiken
Davut sofra iken bıçak yoğiken
İsmaile inen kurban sağiken
Kime dedi şu lokmayı ye deyü

Kimin azarlayıp kimin kakıdır
Kimine ders verir kimin okudur
Kime dedi şu meydan kimin hakkıdır
Kime dedi şu meydanı yu deyü

Fatma Ana can Alinin gelini
Miraca inerken öptü elini
Haksızlara kokturmazdı gülünü
Muhammedin bergüzarıdır deyü

Pir Sultanım şunda bir dolu içti
İçti o doluyu serinden geçti
Aşkın ateşine yandı tutuştu
Kemiğim hal oldu ilik su deyü❞

❝Kırk altıda enstitüyü bitirdi
Çıktı geldi bizim Ali Öğretmen
Yıllar yılı eğitimin ateşin
Yaktı geldi bizim Ali Öğretmen

İstanbulda Atatürkle görüştü
Veysel ile halk evinde tanıştı
Kalemiyle cehaletle savaştı
Yıktı geldi bizim Ali Öğretmen

Böyle öğretmene kul köle olam
Arasam izini nerede bulam
Yedek subay oldu askere selam
Çaktı geldi bizim Ali Öğretmen

Aldırmadı ilerleyen yaşına
Bir gününü geçirmedi boşuna
Öncü oldu insanları peşine
Taktı geldi bizim Ali Öğretmen

Fitneden fesattan hep geri durdu
Yaranın yoldaşın halini sordu
Fakir fukaraya kol kanat gerdi
Baktı geldi bizim Ali Öğretmen

İbrala Taşkale isim babası
İlk dil bayramımız Onun çabası
Tekkede kaynarmış Yunus çorbası
Dikti geldi bizim Ali Öğretmen

Kimi dedi ne uğraşın enayi
Dinlemedi buldurmadı seneyi
Doksanında dokuz katlı binayı
Dikti geldi bizim Ali Öğretmen

Karamanın asırlık dev çınarı
Karanlığa ışık saçan feneri
İbralanın coşkun seli pınarı
Aktı geldi bizim Ali Öğretmen

Hem basın Kızılay dernek başkanı
Yazar doğruları kollar düşkünü
Onguni der zalimlerden hakkını
Söktü geldi bizim Ali Öğretmen❞

❝Hocam bilmem sen de farkında mısın
Bize yeni bir çağ geldi duydun mu
Tüm ozanlar kabul etti ne desin
Boyun eydi teslim oldu duydun mu

Diklendi şerzade taşa ok attı
Kırdı döktü yeri yerden oynattı
Erzurumlu gelin türküsü bitti
Reyhaniyi iki böldü duydun mu

Beyaz baston aldı Aşık Ruhani
Leb deymezi yuttu Ali Rahmani
Çırpındı döyündü Mevlüt İhsani
Elinde bir tava kaldı duydun mu

Şeref her cefaya boyun eyerek
Çobanoğlu Köroğlunu överek
Kiziroğlu Mustafa Bey diyerek
Teyipdeki bandı sildi duydun mu

İlhami Demir de yan üstü yattı
İsmail Azeri battıkça battı
Zülfikar Divani aklın oynattı
Sefil Selim cuma kıldı duydun mu

Abdulvahap kopya mopya yürüdü
Halil Karabulut yandı eridi
Feymani de Azaplıda çürüdü
Saç ağardı gözü doldu duydun mu

Karakılçık Memiş dedi söyledi
Musa Merdanoğlu aşkı boyladı
Deryami sahnede naz poz eyledi
Ölmedi canıdan yıldı duydun mu

Adanalı Kul Mustafa usandı
Hüseyin Sümmani derdiyle yandı
Haydar Aslan yol erkana inandı
Sulari kahvede öldü duydun mu

Deli Kazım olmuş barut ambarı
Tatlıcı Alinin tatlıdır karı
Nuri Çırağı da döviz simsarı
Hay havardan bir pay aldı duydun mu

Kemal Bülbül olancığnı sarfetti
Gülhani de memurluğu terk etti
Nurşah Nevcivanla yarışa gitti
Meşki meşkulatı buldu duydun mu

Hülasa-yı kelam dert boydan aştı
İri ufak şair ozan kamaştı
Antalyada altın güvercin uçtu
Sazlar sustu cazlar çaldı duydun mu

Bu muydu feleğin bize fermanı
Kırdı kolumuzu çarkı devranı
Hani Hasretinin dostu yareni
Garip elde benzi soldu duydun mu❞

❝Aydın fikirlerin çağdaş görüşün
İnsanlara örnek olansın hocam
Espri söz ile ibret verişin
Tarihler kaldıkça kalansın hocam

Sen bir dahi doğdun bilen biliyor
Söylediğin sözden hisse alıyor
Gülmeyenler bile sana gülüyor
Sağlığa şifalar bulansın hocam

Geleceği ta gelmeden görensin
Evliyalar makamına erensin
Ümitsiz insana ümit verensin
Yoğurdu göllere çalansın hocam

Sivrihisar nere Akşehir nere
Sorumu sorulur Eroğlu ere
Kiliti kapıya vurdun boş yere
Akıl yetmeyecek plansın hocam

Kadı oldun davalara bakardın
Haksıza zalime karşı çıkardın
Adaletsiz makamları yıkardın
Kötüyü defterden silensin hocam

Bazen hanım ile küskün yaşardın
Kendi işlerine kendin koşardın
Bindiğin dalları keser düşerdin
Bazen de yalandan ölensin hocam

İlim irfan kültürünün başısın
Saygının sevginin temel taşısın
Hakka hakikate eren kişisin
Namazı çok gizli kılansın hocam

Karanlıkta ışık tuttun çağlara
Evlek evlek üzüm diktin bağlara
Eşek ile geldin gittin dağlara
Köylü hayatını bilensin hocam

İnsanı bir tuttun ayrım yapmadın
Doğru gittin hak yolundan sapmadın
Şu dünya malına asla tapmadın
Erenlerden himmet alansın hocam

Sırrına bir akıl yetiremedim
Sözlerin çok ağır götüremedim
Seni yazmak ile bitiremedim
Taşıp derya gibi dolansın hocam

Gelenler göçmüştür şu kuru hana
Sen bir yaşayansın ölüm yok sana
Merdanoğlu kurban böyle insana
Hiç kimse diyemez yalansın hocam❞

❝Hangi bir derdimi arzedem hocam
Kenardan köşeden taş atanlar var
Benlik çarşısında arzı semayı
Şemsin zeri gibi kuşatanlar var

Aşıklar keşfeder gülün harını
Tamir eder her dem çar duvarını
Kibrin çarşısında ten pazarını
Nefsin halısından döşetenler var

İlme amel lazım menzile erek
Fil deve beslemez samansız merek
Mescide varan da kamil diyerek
Münafık yaşını boşatanlar var

Yevme yunfehunik nedir manası
Kanet mırsadede ayet imlası
İnnecehenneme kimler zümresi
Kervanı bu yola kuşatanlar var

Çağlamış gönlümüz Nuh tufamyam
Kesilmez dumanım ağrı dağıyam
Hicran kalemiyem katl evrakiyem
Yol verip el ayak üşütenler var❞

❝Hocam sana bir nasihat edeyim
Akıt göz yaşını gülmezden evvel
Kuvveti bağban bil gencliği bülbül
İhtiyarlık sere girmezden evvel

Bu fani dünyaya olamaz pilan
Gelen gitmektedir duramaz elan
Her saat dakika kabre hazırlan
Dokuz arşın bezi giymezden evvel

Ruh bir çark olmuştur yıkılır bendin
Yapılmaz üstat yok bulsun menendin
Her daim mürd olmuş bilmeli kendin
Karanlık mekana girmezden evvel

Eğer bildin ise Perverdigarı
Kalb-vasılından et Girdigarı
Hicrani ezelden etmiş bu karı
Aşkın şarabını içmezden evvel❞

❝Varis-i Enbiya ey Pir-i Hocam
Kaf-i Nundan alem kurulmadı mı
Nur-u Muhammedin yüz hürmetine
Ruhlar halk olup da dirilmedi mi

Nefahtü min ruhu dedi Ademe
Haddini görenler düştüler deme
La ile İllaya olduk mahkeme
İkrarımız Hakka verilmedi mi

Yazıldı höccetler ahd-i Misakta
Bir zaman eğlendi Bahr-i Mutlakta
Gezdirdiler bizi ince yolakta
Nahn-ü Kasemnaya girilmedi mi

Aşkın meydanında Ruh-u Muhammed
Ebubekir ile kıldılar sohbet
Burcunda dururdu halk olan ümmet
Herkesin nasibi verilmedi mi

On beş yıldır Hicran bülbül-ü şeyyah
Benim matlubatım vermez mi Allah
Ruz u şeb eylerim böyle ah u vah
Benim bu gönlümde yorulmadı mı❞

❝Hey Hocam sorma halimden ben haberdar değilem
Ehl-i Arif gördüm amma pek namuskar değilem
Bütün halka rüsvay oldum düşeli sevdaya ben
Terk-i haya oldu bizden hem edepkar değilem

Şeref-i dünya değildir ruz-u şep ahım benim
Mecnunem Leylayı görmek her zaman gayem benim
Ta ezelden dürr-ü mercan döküldü mayam benim
Her sarrafta bozulacak bir sim-i zer değilem

El zanneder pir elinden ben bir bade içmişem
Tiryak Denizine bir dalgaya düşmüşem
Ehl-i erbap bahçesinde çalışmış yetişmişem
Her rüzigar ile solacak bir gülzar değilem

Perişan halimi gören tan eyler bana güler
Hicran çöllerine düşmüş ah eder gönlüm meler
Nerde bir muhabbet etsem herkes hasarım diler
Sır verip sır alacak bir vefakar değilem❞

❝Beyaz sayfa açmış hocam
Bilenlere selam olsun
Alevi Sünni serancam
Bilenlere selam olsun

İyi niyet mümin işi
Gönüllerden siler kışı
Sanki bir sahabe eşi
Bilenlere selam olsun

Hakkın yolunu biliriz
Gönülden sevgi veririz
Gül Muhammed Ali nergiz
Bilenlere selam olsun

Hak sözleri olmuş kevser
Muhammed Aliden eser
Nasibini alsın beşer
Bilenlere selam olsun

Aşk sevgisi var imanda
Müminler gider yolunda
İlikte kemikte kanda
Bilenlere selam olsun

Muhammed olmuştur dinim
Aliden geliyor ilmim
İcadiyim kesmem elim
Bilenlere selam olsun❞

❝Hocam ne sorarsın benden cevabı
Müşkülün halini meyhurdan ara
Aşkın şarabını içeni gözet
Dem be dem ayılmaz mahmurdan ara

Sakın sırrı irfan sofudan sorma
Nafile arayıp kendini yorma
Şol Hakkın lutfunu kahrını sorma
Dert nedir Eyyubi meşhurdan ara

Fena keyfiyetin bilmek istersen
Meskenet içine girmek istersen
Enel Hak sırrına ermek istersen
Darı dildar olan Mansurdan ara

Esnani dolaşma sakın yabanda
Yoktur o dildarın Mısırla Şamda
Ne Arap ne Acem ne Gürcistanda
Elaman şehrinde pür nurdan ara❞

❝Nasipten bahseden hocam
Bizlere kuru kurban mı
Sizin nasip pirzola da
Bizimki ekşi ayran mı

İkimiz Adem Havvadan
Doğmuşuz aynı yuvadan
Sen usandın baklavadan
Bize koca patlıcan mı

İçimdeki bu yarada
Sen orada ben burada
Sen Pariste Londurada
Bana Artvin Ardahan mı

Doldur kadehi içek de
Getir tarlayı biçek de
Senin sözlerin gerçek de
Benim sözlerim yalan mı

Deryami sözlerin canda
Bilene derde derman da
Seni doğuran insan da
Beni doğuran hayvan mı❞

❝Eğlen hocam eğlen bir sualim var
ız'an nedir erkan nedir yol nedir
Seni bana gayet fazıl dediler
ıçerimde bir yaram var bil nedir

Cennetin kapısın bismillah açar
şeriat işini Muhammed seçer
Seksen bin evliya yurdundan göçer
Onları bekleten mutlu kul nedir

Muhammed dinidir taptığım tapı
Bozulmaz Mevlamın yaptığı yapı
On iki bahçede kırk sekiz kapı
Eşiği bekleyen iki kul nedir

Kıldan ince derler sıratın yolu
Önünde Devletli ardında Ali
Üç yüz altmış birdir servinin dalı
Dalında açılan iki gül nedir

Başına bağlamış al yeşil çember
Kokuyor ağzından misk ile amber
Seksen bin evliya yüz bin peygamber
Önünde gidiyor iki kul nedir

Seyrani der diyar diyar gezmedim
Kalem alıp kaşın gözün yazmadım
Elim ile bir gemicik düzmedim
Gemi nedir derya nedir yol nedir❞

❝Ey hocam karışma Hikmetullaha
O derya derindir giren boğulur
Allah birdir inanmışız Allaha
ıki diyen o dergahtan kovulur

Aslım Türktür Elhamdüllah müslüman
şükür Amentüye etmişiz iman
Kalbime yaraşmaz şirk ile güman
Kalbimiz nur ile dolu sayılır

Karışma hikmete halini konuş
Müşkülat var ise üstad bul danış
Bu sırrın aslına eren olmamış
Bir ermiş var ise veli sayılır

Sen m'attın dünyanın temel taşını
Ne bilirsin yaradanın işini
Görsene dünyanın yürüyüşünü
Burda söyle Vaşington'da duyulur

Yürü ileriye bakma geriye
Nasıl işler bakmaz mısın arıya
Nar d'Allahın nur d'Allahın nuriye
Cehennem yobazın yolu sayılır

Cahil ile sohbet etmek zor olur
Kulağı sağırdır gözü kör olur
Her sözünde kavga niza var olur
Cahiller dikenli çalı sayılır

Yetişmiycek yere elin uzatma
Ben bilirim diye halkı aldatma
Manasız mantıksız kem laf sarfetme
Boş sözler kavganın dili sayılır

Baykuş gibi durup durma yuvada
ınsanlar kuş olmuş gezer havada
Giriş Veysel kollarını sıva da
Çalışan Allah'ın kulu sayılır❞

❝Hocam beni benden sual edersin
Altmış yıldır hiç durmadan gezerim
Bu bilgiyi derleyip de nedersin
ıster isen söz doğurur düzerim

Ben ömrümde bir gün olsun gülmedim
Gece gündüz kıymetini bilmedim
Gerçek sadık sağlam bir dost bulmadım
Hala buna dertli gönlüm üzerim

Allah'ın dediği mutlak olacak
Böyle gitmez elbet çilem dolacak
Ecel bir gün tatlı canım alacak
Gurbet elde kazılacak mezarım

Baykuş gibi viranede yatarım
Bal yerine acı zehir yutarım
Aşkın meydanında matah satarım
Demirci'yim olmaz benim pazarım❞

❝(Aşık Veysel)
Çocuk nerden geldin benim karşıma
Ağ üstü karayı seçenden misin
Toros dağı dayanmaz ah u zarıma
Yoksa zor görüşün kaçandan mısın

(Deli Hazım)
ıncil'den Tevrat'tan Zebur Kur'an'dan
Sor sanma ben bunu açamam hocam
Adem atamızdan mirastır bize
Bu cebri sahadan kocamam hocam

(Aşık Veysel)
Çıkıp yücesine yayla yaylaman
ınip enginine derya boylaman
Serhoş olmasaydın böyle söylemen
Sağ iken zehiri içenden misin

(Deli Hazım)
Kem kelam çıkarmam kamil dilimden
Din Muhammed ayrılamam yolumdan
Ben de bir dol aldım ılham gölümden
Sağ iken zehiri içemem hocam

(Aşık Veysel)
Ne sebepten geldin söyle sen bura
Can feda ettin mi sevdiğin yara
Gel aşikar söyle durağın nere
Yoksa yurttan yurda göçenden misin

(Deli Hazım)
Avını vermeyen kurt oğlu kurdum
Sözünden dönmeyen merd oğlu merdim
Çukurova derler meskenim yurdum
Ben başka diyara göçemem hocam❞

❝Hocam sen mi geldin hele bizim diyardan
Haber mi getirdin bizim diyardan

Hocam sen geldiğinde bahar mıydı yaz mıydı
Ötüşenler ördek miydi kaz mıydı
şahsenem de gelin miydi gız mıydı

Garip ben geldiğimde bahar değil yaz idi
Ötüşenler ördek değil kaz idi
şahsenem dediğin gelin değil gız idi
Garalar giyinmiş yaslı gördüm Senem'i

Onlar şam güzeli olmaz bu böyle olmaz
Bülbül gülü koyup dikene konmaz
Baban Kurtbeyi derler karşı çıkılmaz
Yol ver şam güzeli ben gider oldum❞

❝Hocam senin kısrağını ararım
Düşerim peşine bulana kadar
Rast geldiciğim cana sorarım
Kurtlara kuşlara yılana kadar

Mektubunu aldım ol Kırıkhan'dan
Okudum kemiğim ayrıldı tenden
Hocam senin için geçerim candan
Sıtkı çalışırım ölene kadar

Küçüğün oğlunda ise sezerim
Çatılı Tahsin'e mektup yazarım
Başka yerlerde de gider gezerim
Meyitim dağlarda kalana kadar

Karadölün oğlu Ali sırdaşım
Paşa teyzem oğlu can yoldaşım
Mehmet ile Mustafa koyvermez peşim
Gelirler bir mektup salana kadar

Kadir Mevla'm sarsın sağlasın yaran
Kısrak ile unun tez gelsin paran
Açılsın bahtın da dağılsın karan
şad olup yüzlerin gülene kadar

Kul Mustafa der de bu yana yürü
Sen bana dua et ben edem karı
Malını alana ederim zoru
Kurşun vurup sinem delene kadar❞

❝Hocamın eşşeği dağlar başında
Hocam bir kız sevmiş onbeş yaşında

Aman hocam aslan hocam
ış işten geçti içtiğimiz rakılar batmanı geçti

Hocamın eşşeği anırıp gelir
Hocam meyhaneden bağırıp gelir

Aman hocam aslan hocam
ış işten geçti içtiğimiz rakılar batmanı geçti

Yüksek odalarda mangal kömürü
Mevlam huvardalara versin ömürü

Aman hocam aslan hocam
ış işten geçti içtiğimiz rakılar batmanı geçti

Yüksek odalara serdim hasırı
Mevlam hovardalara versin sabırı

Aman hocam aslan hocam
ış işten geçti içtiğimiz rakılar batmanı geçti❞

❝Hey ağalar ben hocama danıştım
Arzuhalim yare sunsam kan olmaz
Gece gündüz bu aşk ile yanarım
Halin nedir diye bir soran olmaz

Sevdiğim sözlerin canıma bestir
Eğer kem söylersem dilimi kesdir
Bu güzellik sana kimden mirastır
Güzellerde böyle nevcivan olmaz

Ala göz üstüne hilal kaşları
Sırma gibi yanar yarin saçları
Kirazdır dudağı inci dişleri
Selvi Suna'm gibi gül fidan olmaz

Karac'oğlan çıkmış yarin bağından
Çifte benleri var solu sağından
Güzel bir buse ver al yanağından
Nekeslikten kimse bezirgan olmaz❞

❝Bana sual sorma cevabı müşkül
Ben sana her sırrı açamam hocam
Hakk'ın hazinesi darı değildir
Cami avlusunda saçamam hocam

Kayd-ı ahiretle düşmem mihnete
Men burda memurum şimdi hizmette
Hayvan otlatırken girip cennete
Sana hulle donu biçemem hocam

Miracı anlatma eşek değilim
Bildiğin kadar da melek değilim
Günahkar ademim ördek değilim
Bu ağır gövdeyle uçamam hocam

şarabı men etme o değil hüner
Aşıkım badesiz pek başım döner
Gönlümde muhabbet ateşi yanar
Özrüm var sade su içemem hocam

Nar-ı cehennemi önüme sürme
Günahımı sayıp kaygılar verme
Kitapta yerini bana gösterme
Men pek o yazıyı seçemem hocam

Filozof Rıza'yım dinsiz anlama
Dini ben öğrettim kendi babama
Her ipte oynadım cambazım amma
Sırat köprüsünü geçemem hocam❞

❝Hocam vallah ben bu derde varmazdım
Beni derde yakan bu leyli leyli
Gönderdi bir selam işte ben geldim
Karşıda durayım da leyli leyli

Dostum zülüflerden eylemiş çengel
Sarılsak sevdiğim ne durur engel
Ölürsem üstüme sevdiğim sen gel
Beni gözyaşınla yu leyli leyli

Doyamadım cilve ile nazına
şekerden şirin söz baldan yüzüne
Aşkına düşeli yandım özüne
Ben yandım ulaştır su leyli leyli

Deli Boran şimdi buldu yarini
Kırdın felek kanadımı belimi
Terketmişim evin barkım ilimi
şimdilik meskenim bu leyli leyli❞

❝Hocam hoca diye isim almışsın
Bilir misin yar denilen yar nedir
Okumuş öğrenmiş alim olmuşsun
Bu dünyada gözü açık kör nedir

Yoksa batıl olmuş bir yol mu şıhlık
şıh olmadan hocam kim buldu şahlık
Sen bizim iddiayı sanma Allahlık
Arıyoruz şu sendeki var nedir

Ene'l Hak kendine olunca siper
Ne için Mansur'u kesmedi teber
Sen yare yar isen candan ne haber
Kadın erkek aradaki sır nedir

Eğer bülbül isen gonca güle gel
Arı isen şu süzülmüş bala gel
Hocam alim isen söyle dile gel
Anlat bana bilmediğim yer nedir

Bir nar var diyorsun yanıp bitmiyor
Deryalar denizler fayda etmiyor
Hocam buna benim aklım yetmiyor
Yakan kim yanan kim nar nedir

Der Demircim aşk bağından gül aldım
Arı olup bir çiçekten bal aldım
Muhammed'in tarikından yol aldım
Arıyorum bulmak için bir nedir❞

❝Eğlen hocam eğlen bir sualim var
Edep nedir erkan nedir yol nedir
Benim Karac'oğlan olduğum belli
Dede nedir abdal nedir kul nedir

Yıkılmaz Mevla'nın yaptığı yapı
Hak Muhammed dini taptığım tapı
On iki bahçede kırk sekiz kapı
Eşiğin bekleyen iki kul nedir

Gayet ince derler Sırat'ın yolu
Yarın ana varanın nicolur halı
Üç yüz altmış altı selvinin dalı
Arasında açılan iki gül nedir

ıkimiz de bir göğnekte dururuz
Göğnek perde başka başka yürürüz
Biz de anamız evde od ururuz
Ataş nedir tütün nedir kül nedir❞