Osman Öztunç - Usta







Yorum Yaz

Yorumlar
5 - 5 - 0 yorum

Osman Öztunç En Çok Dinlenen 10 Türküsü
Osman Öztunç - Vur
Osman Öztunç - Mehmedim
Osman Öztunç - Adı Türk
Osman Öztunç - Selam Olsun
Osman Öztunç - Yastadır
Osman Öztunç - Ben Sensiz Öldüm Bağışla
Osman Öztunç - Türkün Türküsü
Osman Öztunç - Züleyha da Kalmışım
Osman Öztunç - Beton Duvar
Osman Öztunç - Hoşçakal İzmir

Etiketler : Osman Öztunç, Usta, Osman, Öztunç, Usta, Osman Öztunç - Usta türkü indir, Osman Öztunç - Usta türkü dinle, Osman Öztunç türküleri, Usta türküsü dinle, Osman Öztunç türkü dinle, Osman Öztunç türkü sözleri, Usta sözleri, Osman Öztunç mp3 dinle

❝Kenardan geçeyim yol sizin olsun
Ağular içeyim bal sizin olsun

Amanın gel gel gel aslan Mustafam aman
Haydi gel gel garip başlı yarim gel

Bozkır dedikleri büyük kasaba
Sevilen güzeller gelmez hesaba

Amanın gel gel gel aslan Mustafam aman
Haydi gel gel garip başlı yarim gel❞

❝Amma iş bilirsin amma ustasın
Ben de bildim bir yar için hastasın
Gözler şakalanmış buse istersin
Ne sarp imiş aşamadım kalan yar

Doldurdular bu zındanın içine
Diyen olmaz şu yiğidin suçu ne
Emretmiş efendim darağacına
Yok mu insafınız elden alan yar

(Bu kısımdaki kelimeler okunamıyor)
(Bu kısımdaki kelimeler okunamıyor)
Döner döner bir ardına bakarsın
Bulamadım senin gibi çilen yar❞

❝Muhammet devrini ihya eylemiş
Çünkü Mustafanın Kemali haktır
İlim Çinde olsa ara bul demiş
Hayvanlara akıl Çinden uzaktır

Zalim softa güya Mustafa sever
Atasın bırakır toprağı över
Gider Medinede bağrını döver
Ali der aslandan haberi yoktur

İster putperest ol ister Musevi
Huzuru Hüdada haklar İsevi
Bizim ulumuzun gözleri mavi
Ne aladır ne Araptır ne aktır

Evvelki nübüvvet şimdi ülküdür
İster küfür et softa ister kudur
Hazrete gitmenin esrarı şudur
El ele bel bele birlik tutmaktır

Cehennemler haykırırken dünyada
Kan içinde inleşirken şüheda
İnkar etme kim yetişti imdada
Zülfükarlı kemalınan buraktır

Kimden aldı sana bıraktı seni
Soya sulbe koşma mürşidi tanı
Bin bir ada sahip madem ki gani
Cenabi kemalin kudreti çoktur

Zamanın üstadı geçmişin hasmı
Kanda münehzehtir mekanı cismi
Ahir zaman idi Mustafa ismi
Bana inanmazsan kitaba baktır

Mahzuni şükreder kemal ehline
Payımal olsam da şerrin cehline
Eyvah olsun softa kardeş zihnine
Cemalden bihaber cana yazıktır❞

❝Virandır bahçenin gülleri viran
Ölür mü dünyada dengini bulan
Önünü koyup da sonunu sayan
Ölür de bir murada eremez
Beyler aman gidelim

Keklik öter yükseğinde kayanın
Gelin gider gölgesinde mayanın
Bu dünyada sevdiğini saranın
Gündüzü arife gecesi bayram
Beyler aman gidelim

Atımın başında püsküllü koza
Kanlarım karıştı toprağa toza
Elin nişanlısı yar molur bize
Ver elini kömür gözlüm gidelim
Beyler aman gidelim

Er sabahtan mavzerler takladı
Berberoğlu cenazemi bekledi
Mayser gelin kır atımı örkledi
Verin benim filintamı sırata
Beyler aman gidelim

Erenlerin türbesini taşladım
Bilmem sevap bilmem günah işledim
Öpim derken al yanaktan dişledim
Affetsinler benim suçumu
Beyler aman gidelim

Kır atıma bindim Çerkeşten geçtim
Kayalar dağında al kanlar saçtım
Elimde mavzer Dinarı bastım
Duymadın mı Kaymakam bey şanımı
Beyler aman gidelim❞

❝Kıyamet haşre dek beklerim seni
Bu garip gönlümün mihmanı tez gel
Ahu tek çöllerde ağlatma beni
Bu garip gönlümün mihmanı tez gel

Uçtu gönül kuşu hava eyledi
Bülbül mekanında yuva eyledi
Ayrılık tellah nida eyledi
Bu garip gönlümün mihmanı tez gel

Bülbülün mekanı çalı bucağı
Dilberin mekanı aşık kucağı
Ölürsem körelir babam ocağı
Bu garip gönlümün mihmanı tez gel

Mustafam çağırır kalmadı takat
Beni Mecnun etti gözleri afet
Melek nesli misin ey selvi kamet
Bu garip gönlümün mihmanı tez gel❞

❝Gelinim geleli de altı ay olmadı
Kilimimin de daha ciciği solmadı
Yorganımın da sifili yunmadı

Ağla anam ağla ağlamanın günüdür
Yarın elin gızı gider bizi unudur

Yiğin biter de beçeneğin sazları
İndir sürüyü de yayılsın Mustafanın yozları
Zeynebim getir de görmesin gözleri

Ağla anam ağla ağlamanın günüdür
Yarın elin gızı gider bizi unudur

Mustafamın davarı da ahraçta top yatar
Sarı zilleri de goygun goygun öter
Esir gelmiş Mustafam da yuvamda döner

Ağla anam ağla ağlamanın günüdür
Yarın elin gızı gider bizi unudur❞

❝(Köroğlu)
Arzu edip Çamlıbelden gelmişim
Arayı arayı seni bulmuşum
Sazım kırılınca melul kalmışım
Aman usta çabuk kayır sazımı

(Sazcı)
Çamlıbel elinden dolandın geldin
Arayı arayı yerimi buldun
Ne sevdaya yeldin sazını kırdın
Başım kalabalık götür sazını

(Köroğlu)
Sazımı yüksekten kalktım indirdim
İndirdim de sağ dizime bindirdim
Bir keyfe geldim de vurdum sındırdım
Aman usta çabuk kayır sazımı

(Sazcı)
Çamlıbelin önü bir uzun yazı
İçinde yayılır ördeği kazı
İşim gayet çoktur uzatma sözü
Başım kalabalık götür sazını

(Köroğlu)
Ben de çıktım yüce dağlar başına
Mail oldum çırağının kaşına
Sedef döşetirim sazın döşüne
Aman usta çabuk kayır sazımı

Urumdan Mısıra gitti ünümüz
Bizi eğlendirme dardır günümüz
Çamlıbele doğru gider yönümüz
Aman usta çabuk kayır sazımı

Sana derim sazcı sazımı kayır
İyiyi kötüyü usta sen ayır
Yapacağın bu iş değildir ağır
Aman usta çabuk kayır sazımı

Çadır kurdum Çamlıbelin düzüne
Mail oldum çırağının gözüne
Sırma sedef döşe sazın yüzüne
Aman usta tezce kayır sazımı

Ortadan gelirim gidemem uca
Tatlı konuşalım gitmesin güce
Elimi saldırma eğri kılıca
Aman usta tezce kayır sazımı

Eğri kılıç nice canlar incidir
Mor damarda al kanları sancıdır
Çırak dersen Çamlıbelin harcıdır
Aman usta tezce kayır sazımı

Koç Köroğlu der ki dağda gezerim
Esen rüzgarlardan hile sezerim
Demir topuz ile başın ezerim
Sazcıbaşı tezce kayır sazımı

(Sazcı)
Getirin çıraklar sazı getirin
Sırma sedef düzenini bitirin
Konuk edin konağıma götürün
Zaman ver yapayım beyim sazını❞

❝Şu yalan dünyada bir üstat buldum
Beni bırakmadın işime felek
Şakirt olan şaşkın olur dembedem
Ne okursun bilmem güşuma felek

Gönül turnam gökyüzünde dönerken
Felek ağu katmış göle inerken
Dizbediz oturup derdim yanarken
Kahrettin dostuma eşime felek

Sorayım feleğe Kemterim netti
Yoksa delirdi mi huyu mu tuttu
Balım Sultan tekkesine mi gitti
Baykuşlar kondurdum taşıma felek

Kemter türlü kemhaları dokurdu
Doksan bin ayetin ilmin okurdu
Balım Sultan bahçesinde şakırdı
Yoksa ok mu değdi kuşuma felek

Kemter beni koydu yuvada yurtta
İsmini söyledim dilimde virtte
Ol sene bin iki yüz otuzdörtte
Yükletti göçünü döşüme felek

Kemter türlü alemlere ermişti
Yedi farzı üç sünneti kılmıştı
Ölmeden elli yıl evvel ölmüştü
Çok çevir eyleme düşüme felek

Velim ey der Kemter gitti kimim var
Kemteri aldırdım yeni gamim var
Usta idi yapılacak damım var
Hiç bu iş gelmedi başıma felek❞

❝Nirden geldin nirelisin
Çuka şalvar (...)lısın
Biliyorum ağ Mustafam
Kasığından yaralısın

Bizim dağlar (...) meşeli
Dibinde gazal döşeli
Öldürmüşler Ağ-Mustafam
Cebi(nde) lavanta şişeli

Kuyuya kazan kuruldu
Cümlalem başıma dirildi
Ne ağlıyon garib anem
Evin diğeri kırıldı

Dizin dizin indim pınara
Meğer pınar çamır imiş
Gözlerin kör müsun anem
Beni vuran gavur imiş

Kağnıya sarın ölümü
Kazıkdan tuttum elimi
Emmim dayım yoğulmuş da
Anem getirdi salımı❞

❝Şunda bir dilbere gönül düşürdüm
Beyler divaneyim delüyüm şimdi
Gelene geçene ulu yol oldum
Rakipler geçecek yol oldum şimdi

Kırmızı gülümü aldırdım hare
Kelp rakiptir kande girsin her yere
Buluşup halim arzedemem yare
Olurun olmazın kuluyun şimdi

Yar dolusun içtim gayrisin içmedim
Serimden geçtim de yarimden geçmedim
İnce belli yar severdim koçmadım
Şöyle bir divane delüyüm şimdi

Kul Mustafa sever şahbaz yiğidi
Gariplere kimdir veren öğüdü
Bu derdi çekmeden ölmek yeğ idi
Şöyle bir dermansız ölüyom şimdi❞

❝Bir vuruşta düşmanların ikiye
Yarın aslanlarım derdi Apalak
Serden geçin yaraları yarayla
Sarın aslanlarım derdi Apalak

Halepin Antepin soyun keserim
Cehd edersem Elbistanı basarım
Bağdat kapısına kilit asarım
Varın aslanlarım derdi Apalak

Hersinen mi geldin hey beyin oğlu
Zennettin Hasanin kolları bağlı
On beş oğlun vardı başları tuğlu
Yürün aslanlarım derdi Apalak

Ordu geldi karşımıza düzüldü
Alnımıza kara yazı yazıldı
Yekbıyık vuruldu ordu bozuldu
Kırın aslanlarım derdi Apalak

Dadaloğlum söylemezdin hileyi
Alişanlı beyi buldu belayı
Vurup da düşürdü Halit Köleyi
Vurun aslanlarım derdi Apalak❞

❝Bir berbere geldim tıraş olmağa
Gönülsüz gönülsüz geliyor usta
Canı cavrıyarak tıraş eder mi
Parasız olduğum biliyor usta

Senin başın kıllıymış zor deyi
Parasız berberlik bize ar deyi
Bileyi yok bıçaklarım kör deyi
Yalandan kayışa çalıyor usta

Fakirliğin kıymetini bilmezse
Tıraş ettiğinden para almazsa
Tıraş ederkene gönlü olmazsa
Kılı birer birer yoluyor usta

Akrabası ahbapları gelirse
Bıçakları düzenini bulursa
Yahut parasını peşin alırsa
Hemen incitmeden yülüyor usta

Hele bakın şu berberin işine
Yara açtı Feryadinin başına
Ben söylerim onun gider hoşuna
İşte arsız arsız gülüyor usta❞

❝Aferin çok yaşa Aşık Mustafa
Beni memnun ettin hele ne kadar
Bir miktar yüreğim geldi yerine
Sevindim şad olup gülene kadar

Lal-ü gevher olsun alıp sattığn
Cennet meyveleri olsun tattığın
Dünyada unutmam iyilik ettiğin
Azrail canımı alana kadar

Seni vekil ettim işim üstüne
Ne emrin olursa başım üstüne
Taze yağ döktünüz aşım üstüne
Kokusu bağrımı delene kadar

Hayır umulmaz mı aman çekenden
Zarar görülür mü boyun bükenden
Ayrılmak mümkün mü gonca dikenden
Bülbül yalvarsa da güle ne kadar

Sefil Mollam der ki var daha beter
Hele sağlık olsun bu iş de biter
Bu seferlik hele bu kadar yeter
Aşık kısrağımı bulana kadar❞

❝Reyhaniyle cengi girdik Kozanda
Sol böğrümden yara verdim bacanak
Aşk metahın satar iken mizanda
Mecbur kaldım fire verdim bacanak

Güreş bilmem hatır için dikildim
Bir tırpanda her yanımdan döküldüm
Ben biliyom ep eşkere yıkıldım
Kuluncumu yere verdim bacanak

Pehlivan göbeğim göğe getirdi
Dizbağ vurdu tam döşüme oturdu
Sakat etti omuzladı götürdü
Taşınmama kira verdim bacanak

Adam çok çetindir hörtük mü hörtük
Bu sözüm rumuzlu manası örtük
Güreşin sonunda üç binden artık
Ödül konan para verdim bacanak

Deli Hazım der ki döndüm dönüştüm
Ben dilimin döndüğünü konuştum
Musa oldum bin bir kelam danıştım
Kabahati Tura verdim bacanak❞

❝Milletin kaderini
Gördü Mustafa Kemal
Ya ölüm ya istiklal
Dedi Mustafa Kemal

Millet canından bıktı
Hemen Samsuna çıktı
Vurup düşmanı yıktı
Serdi Mustafa Kemal

Getirdi hürriyeti
Sevindirdi milleti
Laik Cumhuriyeti
Kurdu Mustafa Kemal

İnkılaplar yarattı
Devrimleri var etti
Her gönülde yer etti
Durdu Mustafa Kemal

Tarihde büyük payı
Şaşırtmışdı dünyayı
Asyayı Avrupayı
Sardı Mustafa Kemal

Bu fani ömür bitti
Edebiyete gitti
Bize emanet etti
Yurdu Mustafa Kemal❞

❝Mustafamın kekilleri gıvrışır
Delikanlılar Mustafayla yarışır
Gel kaçalım kardeşlerim barışır
Alnı top kekilli civan Mustafam

Açar bakar kapaklıca aynası
Mustafam da bu yerlerin ayvası
Tenasip yaratmış onu Mevlası
Hasretine dayanamam Mustafam

Taşpınarda gece yanar çıralar
Hiç aman vermiyor dini karalar
Varam gidem geçilmiyor dereler
(...) burda al Mustafam

Geceleri yatamıyom meraktan
Çulha şalvar zıbın durur bacaktan
Saramadım kuluncundan kucaktan
Aşkın beni del-ediyor Mustafam

İbrişimde sarığının sırması
Sicim gibi bıyığının burması
Ne zor imiş hasiretlik çekmesi
Iratma yolları tez gel Mustafam❞

❝Aşağıdan gelir köyün hacısı
Ciğerde mi çıkar gardaş acısı
Kurbanlar olayım çakır gardaşım
İçerime düştü acel sancısı

Yağmur yağdı da daşlar ışılar
Maşallah çekti de yuyan fakılar
Çeşmenin başında koptu kıyamet
Gök gürlemesi değil kurşun şakılar

Ses ediyom anam oğlu gelmiyo
Minnet etti gardaş geri dönmüyo
Anamın oğlu da yiğit Mustafam
Ün ediyom ünlerimi duymuyo

Gardaş odasında durur beğ gibi
Arkamı verdim de garlı dağ gibi
Açtım baktım kefeninin içine
Beğ gardaşım ölmemiş de sağ gibi❞

❝Alinin sırrını Mustafa bildi
Alidir mâni-i Kuran Alidir

Ceberutta odur bebr ü gazenfer
Melekût bağına gülşan Alidir

Muhammed kim Ali bildi cihanda
Anınçün kâmil-i insan Alidir

O kim vuslat diler vahdet deminde
Alidir delili burhan Alidir

Alidir her gönülde biten esrar
Alidir hikmet-i Lokman Alidir

Ne kim var aşikâr gizli cihanda
Alidir cümlesi yeksan Alidir

Budur hemen arifler sohbetinde
Bînişana heman nişan Alidir

Ali de daima Kaygusuz Abdal
Zira evvel âhır heman Alidir

Aliyi sevenin hâk ol yolunda
Bilirsen derdine derman Alidir❞

❝Fese bak fese ne kadar da al
Ne güzel belindeki morlu şal
Demedim mi ben sana burda kal

Kalamaz ne çare eli şanlıdır
Burma bıyıklı delikanlıdır

Entarisi ala benziyor
Şeftalisi bala benziyor
Benim yarim sana benziyor

Olamaz ne çare eli şanlıdır
Burma bıyıklı delikanlıdır

Sol böğründe kurşun yarası
Annesinin bir tanesi
Kuzgunlukun merdanesi

Olamaz ne çare eli şanlıdır
Burma bıyıklı delikanlıdır❞

❝Karabaş koyunumu güde güde getirdim (hopdeyyy)
Getirdim de gabardıcın (kaba ardıcın) dibine yatırdım
Aysem sağdı ben bakırı götürdüm
Ablası güzel kendi karabaş koyunum

Çöz de al Mustafa Ali çöz de al
Çöz de al Mustafa Ali çöz de al

Aşar isen karlı da dağları aşalım
Geçer isen tozlu da yollara geçelim
Çeker isen güzel de kahırı çekelim
Çirkinlerin kahrı çekilmez güç olur

Çöz de al Mustafa Ali çöz de al
Çöz de al Mustafa Ali çöz de al❞

❝Üstadına tan ederem
Darılmaya yolun var mı
Gıcandım kıyıp vurmadım
Bir yumrukluk halin var mı

Aşk serine düşen aşık
Ürüzgarlı yelin var mı
Elimden can kurtarmaya
Yüz bin fendin felin var mı

Şenlik kimseyi beğenmez
Laf atar Hakka güvenmez
Üfrükle boya boyanmaz
Kara çivit kaim var mı

Neslin sarp yerleri kesmez
Şahmarazdır kurdu basmaz
Ağzında güzemin esmez
Süksününde yalın var mı❞

❝Gönlü ipekti
Gözü çok pekti
Dünyada tekti
Mustafa Kemal

O bir efendi
Yoktu menendi
Düşmanı yendi
Mustafa Kemal

Mavi bakışı
Şimşek çakışı
Sulhün nakışı
Mustafa Kemal

Çatakın eli
Söyledi dili
Vatanın gülü
Mustafa Kemal❞

❝Evimizde barkımızda
Yattı gitti Kadir Usta
Bunca derdi derdimize
Kattı gitti Kadir Usta

Hep ağrıttı başımızı
Başlı koydu işimizi
Ekmeğimiz aşımızı
Yuttu gitti Kadir Usta

Yatmak benim karım dedi
Gün bulur gün yerim dedi
Yarın Allah kerim dedi
Battı gitti Kadir Usta

Acıdık dedik fukara
İnsan demişiz sakara
Ar namusu bir kenara
Attı gitti kadir Usta

Geldik gittik erinmedik
İki yüzlü görünmedik
Yaren dedik yaranmadık
Çattı gitti kadir Usta

Güzel yapar idi sazı
İçer sızar idi bazı
Elinin tersiyle bizi
İtti gitti Kadir Usta

Yaktı yıktı dallarımı
Sızılattı tellerimi
El aleme mallarımı
Sattı gitti Kadir Usta

Her an sorardım halini
Dostça sıkardım elini
Bilmem nerenin yolunu
Tuttu gitti Kadir Usta

Ardı gelmez derdi pek çok
Yüreğime sapladı ok
Arar sorarım gören yok
Yitti gitti Kadir Usta

Onguni hepsi yağ imiş
Duydum ölmemiş sağ imiş
Bir var imiş bir yoğ imiş
Bitti gitti Kadir Usta❞

❝Ahmet Muhtarımız yaydı bu dini
Dört kitapta vardır Resülün ünü
Şevki tuttu gökte ay ile günü
Tuttu şevki Muhammed Mustafanın

Gelmeseydi ağır o levh-i kalem
Acizim lisanım söylemez kelam
Ravzaya verelim yüz bin selam
Hep selamet Muhammed Mustafanın

Allahı sevenler çok eder zikir
Hamd olsun Allaha ederiz şükür
Yanında bulunur Hazret-i Ebu Bekir
Sıddıkıdır Muhammed Mustafanın

Güzeldir kameti kuşanır kemer
Nebioğlu senden şefaat umar
Yanında bulunur Hazret-i Ömer
Farukudur Muhammed Mustafanın

Mah cemali benzer parlayan aya
Dişin inci kaşın benzer aya
Yanında bulunur Osman ül haya
Hafızıdır Muhammed Mustafanın

Gelmeseydi gelmez Muhammed ulu
İki cihanda yok böyle sevgili
Yanında bulunur ol Şahı Ali
Haydarıdır Muhammed Mustafanın

Muhammedle birlik dört sohbet başı
Akar aşıkların gözünün yaşı
Kerbelada yatar şehitler başı
Torunudur Muhammed Mustafanın

Aşık olan sorar bunu pirinden
Duman gitmez gamlı gönlüm serinden
Kanlı gömlek ile mahşer yerinden
Fatması Muhammed Mustafanın

Coşkun çağlar gibi akıp çağlayan
Hamd edip Allaha meyil bağlayan
Nebioğlu gece gündüz ağlayan
Ümmetidir Muhammed Mustafanın

Siz de zemmimi edin ben size dua
Düşünün zalimler bu dünya hava
İncitme gönlümü yıkmayın yuva
Temiz olsun kalbi gönül Geycekin❞

❝Kavga değil miydi ekmek
Neçe sordum bilmez ustam
Gelenek mi insan üzmek
Heçe sayar duymaz ustam

Edep ile söz ölçülür
Arşınla kefen biçilir
Unuttu elbet göçülür
Ona makas dilmez ustam

Ozan Aynur der solundan
Temur hoca tut kolundan
Yetişiyor Bahçıvandan
Hak dediğim dolmaz ustam❞

❝Deryayı alemde budur dileğim
Mevlam göstermesin dar Mustafa Beye
Hep alemde adı şanı söylensin
Emri İlahiden nur Mustafa Beye

Kamile hanımdı sözüne bütün
Her ikisi birbirinnen çoh üstün
Kendileri hoş hasiyetleri altun
Dilerim Mevladan nur Mustafa Beye

Aşıh Şevki der ki siz binler yaşa
Hasyeti güzeldir daim gider hoşa
Daim gezin siz böyle goşa goşa
Muhabbet önünde var Mustafa Beye❞

❝Nasıl bir aşıktır derseniz eğer
Pirden destur almış Ruhsati Baba
Kıymetini bilen azımış meğer
Dünyaya bir gelmiş Ruhsati Baba

İlahi varlığın sır tutmuş kabı
Her zaman özünde taşımış Rabbı
Hiç kimse içememiş içtiği abı
Aşk sarhoşu olmuş Ruhsati Baba

Çürük tahtalara çivi çakmamış
Derya imiş kenarını yıkmamış
Kendi aleminden dışa çıkmamış
Yaradanı bulmuş Ruhsati Baba

Ham insana uzak Mevla aşığı
Can gözünün feri ahret ışığı
Sanat sarayının altın eşiği
Eskimeden kalmış Ruhsati Baba

Meşkle muhabbetle coşmuş da coşmuş
Sevgi postasında hallolmuş pişmiş
Mürüvvet denilen varlığa düşmüş
Doldukça da dolmuş Ruhsati Baba

Yazı tarif etmez söz tarif etmez
Anlatmak ne mümkün çünkü güç yetmez
Aklımdan gitse de gönlümden gitmez
Sevilmeyi bilmiş Ruhsati Baba

Kangal kazasıdır Deliktaş köyü
Sivas ilimizin manevi suyu
Huzuruna geldik görelim deyi
Gizli haber salmış Ruhsati Baba

Ben onu seslerim o beni sesler
Bomboş yüreğimi döşeyip süsler
Bu Sefil Selimi sırtını yaslar
Tadından tat çalmış Ruhsati Baba❞

❝Soğanlı sümbül biteği
Erzincan yiğit yatağı
Gider dağları gezerim
Dağlara değmiş eteği

Soğanlı dediğin yayla
Çık dağlara seyran eyle
Yedi yerden gurşun yemiş
Eşim yaraların hayle

Bire Selver bire Selver
Sen öksüzsün Hakka yalvar
Eşim buğur gezdiriyor
Bacağında çuha şalvar

Develer gelir kiradan
Evimiz doldu şireden
Canım al da yarim alma
Gurban olduğum Yaradan

Galmaz arada arada
Bir daha bakmam yüzüne
Muhannetlik etme eşim
Şaplak vurdurrum gızına

Hep gırılın Çördülüler
Odamızı el yakıyor
Arsızım da sürmeli eşim
Eşin dışarı çıkıyor❞

❝Sokak püsürü ile kızmıyor taşlar
Hasan usta veresiye iş işler
Bu köy sana öyle bir dert bağışlar
Sen geldiğin yere dön Hasan usta

Bozulmuyor şu defterin karası
Molunun ağzında olur parası
Getirmişler bir şehir fukarası
Sen geldiğin yere dön Hasan usta

Veresiye veren defter yazdırmaz
Niçin kimse parasını bozdurmaz
Para deyip köylüleri kızdırmaz
Sen geldiğin yere dön Hasan usta

Hasan usta işlediğin iş sakat
Revainin sözü sana nasihat
Vereseyi topla fırını bırak
Sen geldiğin yere dön Hasan usta❞

❝Anan ölsün Mor Mustafam
Sallanmış da görmemişsin
İlaha soykama galsın
Gağnı istemiş vermemişsin

Bayrak boynuna devrilmiş
Kekil amma gıvrılmış
Ağlanmaz mı Gamer bacı
Oğlan anadan ayrılmış

Gadını alayım Fadime
Anan gurban ben de gurban
Yüzüne poşumu örttüm
Üstüne bürüdüm yorgan

Bir gücücük evi var da
Elinen yaylaya göçer
Köşenin üstüne çıkmış
Usta oğlan cuvara içer

Atmış dene uşak seçtim
Dığrak bağlattım salını
İtyolunun yarısına da
Oğlum zorsunmuş yolunu

Halayın başında durur
Hepsinden uzun boyu
Elin gabalı biçer
Irbıklardan içer suyu

Halayın başında durur
Mendilini sallar şöyle
Kak pehlivan gidek dedim
Gurubel de soğuk yayla

Elin gabalını biçer
Şu da ardından yığın yığar
Darılma gurban oluyum
Gayın olan gelin döver

Ahmedini yenemiyom
Gider tükanları arar
Bir eli makina çalar
Bir eli de kekil darar

Gutu içinden mintan giymiş
Çıkar Mustafam darısa
Oğlum beni aşşık etti
Çakışak aşşık varısa

İnce belden gurşun değmiş
Börtlemiş çıkmış guşağı
Kurubelde güreş dutmuş
Kara Bökenin uşağı

Elden ele yapı yapar
Üstüne tarihin atar
Güreşti de tosun aldı
Bu mıraz da bana yeter

Bayrak boynuna devrilmiş
Kekil alnına gıvrılmış
Ağlanmaz mı Kamer bacı
Oğlan anadan ayrılmış

Hemi okur hemi yazar
Benim oğlum Hocayıdı
Aydınlıya çamur atman
Beni vuran cüceyidi

Çevlikayanın dibine
Vardım oraya oturdum
Selef düğüne saldım da
Sonra salını getirdim

Güzelcenin ırğadıyım
Pırnadım gucak doldurur
Cüce beni nasıl vurur
Yumruğum adam öldürür

Oğlum düğüne gidiyor
Omuzuna attım habe
Abdallar maşallah demiş
Cebimden çaldırdım şabe

Mustafama çık dedim de
Dur ana tosun alıyım
Durnayı çıkartmam diyor
Durna da ölsün ben de ölüyüm❞

❝Tabancayı yağlamasın
Fındık oya bağlamasın
Anasının yalınızı
Tabip bunu eğlemesin

Hastaneye yatırmışlar
Kekil dökülmüş yüzüne
Baban sana gurban olsun
Yernik gettin el gızına

Garyolaya yatırmışlar
Gollarından bağlamışlar
Cevat güççük öldü diye
Hademeler ağlamışlar

Ne kadar ağır vurdun
Götüremem bu şeleğe
Beş oğlumu elimden aldı
Neyledim kahpe feleğe

Açtın anayın dilini
Gırdın babayın belini
Baban sana gurban olsun
Kime alayım gelini

Benim oğlum ergen öldü
Gönlüm hep daşlı gayalı
Dokuz gız gelin ederim
Başları pullu oyalı❞

❝Akgız bacı Akgız bacı
Hasan ne zaman gelecek
Bir daha var diyorlar ya
Abdi Mustafa mı olacak

Şapkayı eline alır
Bize gelir ata ata
Sarardım bacım sarardım
Guru yerde yata yata

Abdi Mustafa varımış
Meğer sablıcan zorumuş
Mezerimi geniş edin
Gardaş sığmadım darımış

Allah soykalar galasın
Ağzımı verdim örene
Sahipsiz babamın oğlu
Tarla veririm görene

Ne mutlu canına Hava
Benim de çocuğum ölse
Nola hapis olayıdı
Ah gızlar bir haber gelse

Bugün ulubayram günü
Ver elini bayramlaşak
Beni burda goyup gitmen
Gadanızı alayım uşak

Adanıya bir tel çektim
Deniz dalgalansın deyi
Başucuna dut dikmişler
Orda gölgelensin deyi

Sabah Döndü gız da gelir
Gardaş galır melil melil
Tel çektim gene gelmedi
Sosunlunun oğlu Halil

Paltayı eline alır
Gider ılgın budamıya
Tosunuma eş alırsam
Gayri gitmem Adanaya

Allah canın ala Döndü
Vallaha ciğerim yandı
Başucuna dut dikmişler
Sabahınan bir guş gondu❞

❝Sabahtan gazan kurulur
Köylü başıma derilir
Gurban olurum Sarıya
Hem ağlar hemi darılır

Bir duman çöker yazıya
Goyun garışır guzuya
Mulla Abdulla hocayınan
Tilki aldırdık tazıya

El aşiret duydu mola
Benim böyle olduğumu
Gonu gomşular duymasın
Yorulup da galdığımı

Beni duyan ahbaplarım
Oturup gara bağlasın
Güllü bana dokanıyor
Musa gızına söylesin

Gönül guşum yüksek uçar
Bir gün kılavuzun seçer
Ağaçtan ata biner de
Şu fani dünyadan göçer

Kümbetir Alaçayırdan
Keklikoluğuna uğradım
Guru ekmeği ben yedim de
Tazıya kömbe doğradım❞

❝Güz gelince gidiciyim
Soyka Dörtyolu gezmeyi
Gız ana senden belledim
On beşinde ev bozmayı

Etme mor yalçınım etme
Anam araya atma
Demedim mi yalınızım
Askere mavinlik etme

Gadan allım Musa Ağa
Sırı şoru seniyinen
Gülüm düğüne gidiyor
Helallaştı beniyinen

Otobüs kapıda bağlı
Makine nerede eğli
Gülüm düğüne gidiyor
Belinde tabança bağlı

Ahırda körpeli inek
Yalçın dağalıcı dünek
Baban öldü aynı dertten
Yaramıza düner sinek

Mıktar öldü deyinceaz
Hopladım Pampal hopladım
Öldüğü yere vardım da
Parça pança gan topladım

Gadan allım Kazim Ağa
Emmimoğlu Afşar beği
Deli mıktar can verirken
Sallanmış Erciyes Dağı

Selef Aliyi yumuşlar
Sonra Mıktara demişler
Çeket golunda dakılı
Köyün yolunda görmüşler

Dörtdağın yolunda ölmüş
Emmimin goca tülüsü
Can gurtaran yok mu demiş
Mansurun çoban Alisi

Gönül bundan ne galıcı
Dolanıyor guru kaat
Susanın üstünde yatar
Golunda işliyor saat❞

❝Şu efeyi biliyon mu
Avşarın Amber Ağası
Dizlek çanı çalınıyor
Geliyor tülü mayası

Yayladan duman kakıyor
Anam oğluna takıyor
Babam oğlu su istiyor
Irmak panzehir akıyor

Arkamız Kadirli bükü
Yıkılma mı gumaş yükü
Ne ağlıyon Hatın bacım
Şükür babam oğlu iki

Çok gördüm iyi gününü
Giyerdim heril donunu
Ben gardaşa ağlıyorum
Nideyim elin oğlunu

Kırkları yediye gattım
Allaha emanet ettim
Sana diyom bacım Sultan
Atın heybesini nettin❞

❝Oduncular ak yokuştan akışır
Sevdiğime ne giydirsem yakışır
(yakışır amayn)
Bir ben değil cümle alem bakışır
Meleme de koyun meleme de vazgeç kuzundan
(kuzundan amayn)

Odun kestim bizim dağlar çamurdur
Oduncunun macirleri gavurdur
(gavurdur amayn)
Akşamacak sevap etsen hayırdır
Meleme de koyun meleme de vazgeç kuzundan
(kuzundan amayn)

Oduncular gelmez oldu odundan
Şeker şerbet yenmez oldu tadından
(tadından amayn)
Sen git yarim ben geleyim ardından
Meleme de koyun meleme de vazgeç kuzundan
(kuzundan amayn)

Oduncular dağdan odun indirir
Gözüm yaşı dört değirmen döndürür
(döndürür amayn)
Bu dert beni iflah etmez öldürür
Meleme de koyun meleme de vazgeç kuzundan
(kuzundan amayn)❞

❝Şamiyam ben nuri çeşmi Mustafayam öldürün
Öldürün ruhi Ali Murtezayam öldürün ey kavmi süfyan
Şafi-i ruz-i cezayam evliyayam öldürün
İşte ben şahi şehidi kerbelayam öldürün aman

(ah) Kanımı dökmek sizin maksadınız ne hak yere
(ah) İrsidir mazluma ölmek cümle Ali Haydara ey
(ah) Fikriniz sizin eziyet fikriniz sizin eziyet
Etmektir peyğanbere kavmi süfyan aman aman
İşte ben şahi şehidi kerbelayam öldürün
Şafi-i ruzi cezayam evliyayam öldürün öldürün
İşte ben şahi şehidi kerbelayam öldürün vay❞

❝Arustahda üzüm var
Hop hop niye gız niye
Sana bir çift sözüm var

Dalyan boylum niye
Galem gaşlım niye
İnci dişlim niye
Sırma saçlım niye
Niye aslanım niye

İster gız ister küs
Hop hop niye gız niye
Benim sende gözüm var

İnce bellim niye
Uzun saçlım niye
Galem gaşlım niye
Dalyan boylum niye
Niye aslanım niye❞

❝Ustam nasıl kondurdun
Taş başına binayı
Başıma zindan ettin
Sen bu yalan dünyayı

Konak yaptım taş ister
Penceresi beş ister
İçinde yatan yiğit
Yalınızdır eş ister

Pencere kanadına
Kim vurdu yeşil boya
Yari yolladım gitti
Gözlerim dola dola❞

❝Büyük Ata Ulu Önder
Mustafa Kemal Atatürk
Gönül hep seni arz eder
Mustafa Kemal Atatürk

Nur idi cemalin yüzün
Gerçek idi özün sözün
Getirdiğin yeni düzen
Mustafa Kemal Atatürk

Kendin vatana adadın
Bu millet hür kalır dedin
Çok çalıştın çok yoruldun
Mustafa Kemal Atatürk

Zafer der ruhun şad olsun
Gönüller hep seni ansın
Senin yerin cennet olsun
Mustafa Kemal Atatürk❞

❝Ervah-ı şüheda bekliyor seni
Bizi şad edecek Türkoğlu hani
Kaşif-i müşkilat Gaziyi tanı
Bir tüyü bedeldir cümle cihane

Bütün dünya Türke düşman olmuştu
Karalar denizler ateş olmuştu
Yalnız başına tek Türk kalmıştı
Gönülleri bağlı bir kumandane

Mecma-i kemalat Mustafa Kemal
Tuluetti buldu düşmanlar zeval
Anafartalarda bitmişdi her hal
Bir ders verdi düşmanlara merdane

Ey Türk mahzun olma gelecek bir gün
Gazimiz açacak büyük bir düğün
Sevinçle görürsün gamla gördüğün
Sen hemen hizmet et sahip kırane

Kemali dua et Gazi-yi azam
Olsun bu milletin serdarı her dem
Hükmüne ram olsun bilcümle alem
Dünyayı döndürsün bağ-ı cinane❞

❝Kulak versin bana duyan duymayan
Eşsiz bir insandı Mustafa Kemal
Yüreğinde asla korku olmayan
Ulu kahramandı Mustafa Kemal

Kimsenin önünde başı eğilmez
Girdiği cephede yenilmek bilmez
Kendi öldü ise eseri ölmez
Her derde dermandı Mustafa Kemal

Yol olarak onun yolunu seçtik
Hep onun kurduğu köprüden geçtik
O ne ekti ise biz onu biçtik
Bize tercümandı Mustafa Kemal

Onun sayesinde kurtuldu ülke
O sahip eyledi bizi bu mülke
Hürriyet laiklik getirdi Türke
Can ile canandı Mustafa Kemal

Bir uçtan bir uca vatanı ezdi
Türke ters düşenin başını ezdi
Adaleti sever zulmü sevmezdi
Zalime düşmandı Mustafa Kemal

Bazı gün sivildi bazı askerdi
Vatana millete kol kanat gerdi
Kadına erkeğe eşit hak verdi
Takdire şayandı Mustafa Kemal

Bazı gün mühendis bazı gün doktor
Onun bu vatanda emeği çoktur
İlimde teknikte hiç misli yoktur
Bulunmaz uzmandı Mustafa Kemal

Bazan çiftçi oldu tohum ektirdi
Bazan postacıydı hatlar çektirdi
Bazan dağa taşa fidan diktirdi
Bazan bahçıvandı Mustafa Kemal

Ondaki felsefe ondaki töre
Hep onun eseri bütün bu yöre
Taptığı Türk için hep Türke göre
Türklere kaptandı Mustafa Kemal

Atatürk bizlere baş öğretmendi
Bizzat bu cümleyi söyledi kendi
Türk köylüsü hakiki bir efendi
Böyle babacandı Mustafa Kemal

Cennet yurdumuza bir düzen kurdu
Güzel eserlerle donattı yurdu
Meydana getirdi koca bir ordu
Büyük komutandı Mustafa Kemal

Kocaman eseri saymakla bitmez
Atanın yerini hiç kimse tutmaz
Tarifine kalem yetmez güç yetmez
Koskoca ummandı Mustafa Kemal❞

❝Doğuda Samsuna çıkan bir kişi
İşte bu Mustafa Kemal Atamız
Orda planladı yapacak işi
İşte bu Mustafa Kemal Atamız

Samsun Sivas Erzurum ilini dolandı
Yaptı kongreler herkes inandı
Anadolu çalkalandı bulandı
İşte bu Mustafa Kemal Atamız

Ne kadar söylesem sığmaz dillere
Atamız misaldir coşkun sellere
Kasırgalar gibi belden çöllere
İşte bu Mustafa Kemal Atamız

Aşkınan zaferin yolunu tuttu
İhtilaflar korkup çekilip gitti
Düşmanları balıklara yem etti
İşte bu Mustafa Kemal Atamız

Ben Vefayım aşık oldum özümden
Ata derim dilim ile sazımdan
Ayrılamam Atamızın izinden
İşte bu Mustafa Kemal Atamız❞

❝(Aşık İlyas)
Mustafa Kemal geldi
Fıkaraya nimete

(Topal Osman)
Gazi Paşa işleri
Hep komiş idi fente

(Aşık İlyas)
İki ayağı birden
Kaymayacak elbette

(Topal Osman)
Asker bitti ovaya
Kendisi çıktı sirte

(Aşık İlyas)
Bir baktı her tarafa
Nutuk verdi millete

(Topal Osman)
Bir küçük parmağını
Kaldırdı işarete❞

❝Ne bekliyon anam karı
Basmam Kemer toprağına
Öleneçe böyl oturrum
Kıymam yeşil yaprağına

Eşim sehilin cereni
Toplanır gelir yareni
Baykuş muyum ben obalar
Beklerim ıssız öreni

Öleneçe burd oturrum
Bura peygamber döşeği
Acep beni çıkartır mı
Soysuz babamın uşağı

Hacı Durdum Melik Gazim
Onlar geçit taşıyımış
Boran Ağam kadan allım
Tüccarların başıyımış

Ben ağlamam dünya yalan
Merteği yonulu kalan
Ulu peygamber aşkına
Yok mu yaralımı gören

Bana verin bağlamayı
Göstereyim ağlamayı
Zat alışkın Yalak eli
Ben ağlayıp dinlemeyi

Hota sürmel eşim hota
Yol gitmez ölümden öte
Eminem öksüz böyücü
Vay düşman ocağın bata

Koca Afanın deresi
Ne çok çekiyor arası
Labıtım uçça kaldır
Emmioğlu körolası

Durman Uzunlu uşağı
Kuşanın gayret kuşağı
Saba beni çıkartırlar
Gelir babamın uşağı

Kayseri koca vilayet
Ora eşimin gezeği
Bana dulluk yakışır mı
Saçım turnanın tozzağı

Kabıtımı salsın demiş
Gelenlerin biriyinen
Yazın ben de varrım demiş
Başöğretmen Aliyinen

Kadan allım Apti Emmi
Sabahanan bir kuş öttü
Emmiden düşman mı olur
Yenice ocağım battı

Geldin mi Yeğenim Turna
Anayın gözleri hurma
Güççük evin ele kaldı
Durma sürmel eşim durma

Şimden keri giyemem ki
Ucu güllü bağlamayı
Zat alışık Yalak eli
Ben söyleyip ağlamayı

İlaha şu anan bata
Ne kötü uykuya daldı
Duymadın mı sürmel eşim
İlk aşamdan geldi haber❞

❝Efendi oğlumun adı
Oğlum mencilisin tadı
Güzün düğün ediciyim
Bir aydan gelirim dedi

Biner gider Cinahmete
Handan dolanır Kamana
Kayseride ölen efem
Ananı koyma gümana

Öznelik diktiğim yorgan
Everekte satılıyor
Tez gelesin efend oğlum
Anan suya atılıyor

Bir acarca pırtı döktüm
Çarşılarda satılıyor
Ell uşağın deste başı
Anan suya atılıyor

Beş liralık aldım izar
Gelin dolanma mı mezer
Mevlam öğmüş de yaratmış
Kız gözel Efendi gözel

Devemiz geldi kireden
Evimiz doldu şireden
İkisinin birini ver
Kurban olduğum yaradan

Sultan Kiraz otlu otlu
Efendimin dili tatlı
Biz gelinçi gidiciyik
Gediğe toplaştı atlı

Sultan Gelin böyle gelmez
Atlı gelir mezer gezer
Yaradan böyle yaratmış
Kız güzel Efendi güzel

Sana gelen bana gelsin
Tatlı canım kurban olsun
Kim dedi Efendi oğlum
Nişanlın ardına kalsın❞

❝Dumanlıdan sal yürüdü
Memmet çekti halayını
Büyük evim dağılıyor
Bulamadım kolayını

Dumanlıdan sal yürüdü
Ya neyidi bunun aslı
Bacıların karşı gelsin
Ağ Kemile Pembe Nesli

Kapımızda binek taşı
Bin eyliyor atlısına
Kıyma felek kul oluyum
Aşiretin tatlısına

Dumanlının ağ yolları
Kulaç beyimin kolları
Telin başına oturmuş
Irakım döker elleri

***

Bu kez de bacısı söyler

Kara vezirin gününde
Altın takardım Sırmaya
Ayan olsun bey kardeşim
Sözüm geçmiyor Turnaya❞

❝Aman üstad aman başlatma beni
Sonra gül ararken bara düşersin
Enel Hak demeye her an hazırım
Sonra Mansur gibi dara düşersin

Benim sözü Demirciden belledin
Tekrar bana geri name yolladın
Konuşurken laflarımı selledin
Ahirinde yüzü kara düşersin

Mustafa aşıkım bilin vallahi
Sen gönülden öğren dostu Allahım
Dostum daha bilmem fena fillahi
Şakaveti hiç yok kara düşersin❞

❝Ah benim sevgili biricik yavrum
Daha küçük mahsun durur Mustafam
Gün güne kocuyom geçiyor devrim
Bir gün büyür işim görür Mustafam

Talih her yıl beni gurbete atar
Acı gurbet kahrı kalplere batar
Her gece Mustafam gözümde tüter
Gelir de rüyama girer Mustafam

Mecburluk var yoksa yoktur durasım
Kuş olup yanına vardım varasım
Kuzum seni öyle geldi göresim
Senin için kalbim erir Mustafam

Küçüktür kendisi söylemez dili
Biraz da yaramaz hiç durmaz eli
Yürümek istese tutmuyor beli
Bir gün tıpış tıpış yürür Mustafam

Der Ferrahi yavrum severim seni
Giresundan yazdım sana ben bunu
Hayalin her zaman üzüyor beni
Deli gönül bir gün farır Mustafam❞

❝Usta meni gözlerine feda gıl
Senden saz isterem amma saz ola
Dindirende imran dille danışa
Şeyda bülbüller tek hoş avaz ola

Yamanı yamana yahşını merde
Terifini edim her düşen yerde
Dolaşmaya simler vurmaya perde
Gözeller tek onda işve naz ola

Heste Gasım sözüm söylerem eyan
Ele car eylerem beyan be beyan
Giymetin soruşsan tamam on tümen
Ne ondan çoh ola ne de az ola❞

❝Bin dokuz yüz yirmi üçte bizlere
Mustafa Kemalin hatıraları
Yirmi Dokuz Ekim güldü yüzlere
Mustafa Kemalin hatıraları

Atatürkün şerefinden şanından
Pay umanlar geçti tatlı canından
Bayrak yaptık şehitlerin kanından
Mustafa Kemalin hatıraları

İstiklal mülküne atıldı temel
Yıkılmaz bir bina kırmaktı emel
Bir ordu yarattı Mustafa Kemal
Mustafa Kemalin hatıraları

Çarşambayı bırakmadık salıya
Tamim yazdık kaymakama valiye
Kültür bağı diktik Anadoluya
Mustafa Kemalin hatıraları

Yurtta sulh cihanda sulh sözü deyip
Laikiz laiklik ilan eyleyip
Kadın erkek aynı haklara sahip
Mustafa Kemalin hatıraları❞

❝Cumhuriyet insanca hür yaşayış
Temelini kuran Mustafa Kemal
Demokrasi karşılıklı anlayış
Mühürünü vuran Mustafa Kemal

Cumhuriyet güneş demokrasi tan
Birleşince karanlığı ağartan
Cumhuriyet kalptir demokrasi kan
Ona hayat veren Mustafa Kemal

Sahip olmak yiğitliktir erliktir
Cumhuriyet özgürlüktür hürlüktür
Demokrasi bütünlüktür birliktir
Bize layık gören Mustafa Kemal

Cumhuriyet adalettir gerçektir
Cumhuriyet dalda açan çiçektir
Demokrasi tüm insanı sevmektir
Kucak açıp saran Mustafa Kemal

Cumhuriyet aydın berrak görüştür
Cumhuriyet istikbale varıştır
Demokrasi kardeşliktir barıştır
Barış bağı ören Mustafa Kemal

Yetmiş sene evvel bu millet güldü
Demokrasi fidanları dikildi
Bu toprağa Cumhuriyet ekildi
Tohum atıp süren Mustafa Kemal

Halk bir bağdır Cumhuriyet güldür
Maksutum bu bağda öten bülbüldür
Demokrasi sevgi dolu gönüldür
Tahtında oturan Mustafa Kemal❞

Hey hey… kenardan geçeyim anan aman
Yol sizin olsun bir tanem amman
Ağular içeyim aman aman
Bal sizin olsun bir tanem amman

Amanın gel gel gel aslan mustafam amman
Haydi gel gel garip başlı yarim vay vay

Hey hey… bozkır dedikleri anam aman
Küçük kasaba bir tanem amman
Sevilen güzeller amman amman
Gelmezse safa bir tanem amman

Amanın gel gel gel aslan mustafam amman
Haydi gel gel garip başlı yarim vay vay❞

Erzurum bucağında
Şal kara şalvar kara
Od yanar ocağında

Şal yüzün dönmüş
Vurgun vurmuş
Civan ölmüş
Puşta bel bağlama

Ocak yandı kül oldu
En yaman çağımızda

Şal yüzün dönmüş
Vurgun vurmuş
Civan ölmüş
Puşta bel bağlama

Evleri karşımızda
Sevda var başımızda

Şal yüzün dönmüş
Vurgun vurmuş
Civan ölmüş
Puşta bel bağlama

Bu nasıl zalım dünya
Gencecik yaşımızda

Şal yüzün dönmüş
Vurgun vurmuş
Civan ölmüş
Puşta bel bağlama

Erzurumda bağ olmaz
Kara üzüm ağ olmaz

Şal yüzün dönmüş
Vurgun vurmuş
Civan ölmüş
Puşta bel bağlama

Alimi ben severim
Yüreğimde yağ olmaz

Şal yüzün dönmüş
Vurgun vurmuş
Civan ölmüş
Puşta bel bağlama

Bu dağda aslan yatar
Zalıma merme atar

Şal yüzün dönmüş
Vurgun vurmuş
Civan ölmüş
Puşta bel bağlama

öldü diyen halt etmiş
Dağlarda martin tutar

Şal yüzün dönmüş
Vurgun vurmuş
Civan ölmüş
Puşta bel bağlama❞

❝Çıkabilsem şu mahpustan saraya
Davacılar toplanmışlar efem bir araya
Kimsem yok ki benim ardımı araya

Ağlama Naciye'm sızlama Naciye'm
Avdan geldim yorgunum
Kara kara kaşlara simsiyah saçlara
Çakır ela gözlere vurgunum

Candarmalar şu kuleden bakıyor
Bir elinde mavzer sana bana atıyor
Atma çavuş atma kurşun beni yakıyor

Ağlama Naciye'm sızlama Naciye'm
Avdan geldim yorgunum
Kara kara kaşlara simsiyah saçlara
Çakır ela gözlere vurgunum

Viran kalsın şu mapusun kilidi
Yüreğimde yağ kalmadı eridi
Benim yarim şu Konya'da biridi

Ağlama Naciye'm sızlama Naciye'm
Avdan geldim yorgunum
Kara kara kaşlara simsiyah saçlara
Çakır ela gözlere vurgunum

***

Cahit Öztelli "Evlerinin Önü" adlı
araştırmasında benzer sözlere sahip
bir türküyü şu şekilde aktarıyor (s.111-112)


Çıkabilsem şu mahpustan saraya
Davacılar dizilmişler sıraya
Kimsem yoktur gelse girse araya

Gel sarılalım yoldan geldim yorgunum
Sevdiğimin gözlerine vurgunum

Çıkabilsem şu dağların başına
Dertlerimi yazabilsem taşına
Ben vuruldum nazlı yarin kaşına

Gel sarılalım yoldan geldim yorgunum
Sevdiğimin gözlerine vurgunum

Uzun olur uzun yolun selvisi
Ben de bilmem benim yarim hangisi
Orta boylu ne de ince bellisi

Gel sarılalım yoldan geldim yorgunum
Sevdiğimin gözlerine vurgunum

***

Cahit Öztelli "Evlerinin Önü" adlı
araştırmasında benzer sözlere sahip
bir türküyü şu şekilde aktarıyor (s.626)


Viran kalsın şu mahpusun kilidi
Yüreğimde yağ kalmadı eridi
Benim yarim şu yerlerde bir idi

Hapishane çeşmesi şırıl şırıl akıyor
Aç kapıyı gardiyan ahbaplarım bakıyor
Ah ne imiş kaderim böyle imiş

Ey müstantik müstantik tabancamı ver bana
Bir vefasız yüzünden idam verdiler bana
Ah ne imiş ne imiş kaderim böyle imiş

Mahpushane çeşmesi yandan akıyor yandan
Hapislik bir şey değil ayrılık var bir yandan
Ah ne imiş ne imiş kaderim böyle imiş

Çıkabilsem şu mahpustan saraya
Davacılar toplanmış bir araya

Çarşamba yollarında
Kelepçe kollarında
Yandım aman müstantik
ıfadeden usandık
Aman ne imiş ne imiş kaderim böyle imiş❞

❝Ne zaman çalışır nerede yazar
Edebiyatımın yorulmaz Ceylanıdır o
Ne usanma bilir ne işten bezer
Oklarla vurulmaz Ceylandır o

Vefa ve dostlukta bulunmaz eşi
Akdenizimizin sönmez güneşi
şair ve ozanın yılmaz kardeşi
Dostların darılmaz Ceylanıdır o

Eserleri sıra sıra dizili
Aşk ve sevda yüreğinde kazılı
Yunus olmuş o ezili ezili
Sonsuzdur varılmaz Ceylandır o

Ankara Elmadağ mekanı yurdu
Aşkla aşıkla bitmiyor derdi
Varını yoğunu dostlara verdi
ınce'nin kırılmaz Ceylanıdır o❞

❝Karakoldan çıktım yan basa basa
Ciğerim koptu kan kusa kusa
Beni vuran oğlan Konyalı Musa

Çakırım Mustafa'm yerde yatıyor
Gaytan bıyıkları kana batıyor

Meyhaneden çıktım tabakam kaldı
Dört yanıma baktım karakol aldı
Benim nazlı yarim kimlere kaldı

Çakırım Mustafa'm yerde yatıyor
Gaytan bıyıkları kana batıyor

Çarşının içinde sıra kasaplar
Adam ahbabına bıçak mı saplar
Mustafa gidiyor gelin ahbaplar

Çakırım Mustafa'm yerde yatıyor
Gaytan bıyıkları kana batıyor

Gece mezarlıkta vurdular beni
Yarin çevresine sardılar beni
Ölmeden toprağa koydular beni

Çakırım Mustafa'm yerde yatıyor
Gaytan bıyıkları kana batıyor

Mezar arasında harman olur mu
Kama yarasına derman olur mu
Kama sokanlarda iman olur mu

Çakırım Mustafa'm yerde yatıyor
Gaytan bıyıkları kana batıyor

Mezarımın taşı kıbleye karşı
Dil verin söylesin kabrimin taşı
Beni vuran oğlan Çerkesler başı

Çakırım Mustafa'm yerde yatıyor
Gaytan bıyıkları kana batıyor❞

❝Elim sanata düşer usta
Yürek acıya
Ölüm hep bana bana mı bana mı
Düşer usta

Sevda ne yana düşer usta
Hicran ne yana
Yalnızlık hep bana bana mı bana mı
Düşer usta

Gurbet ne yana düşer usta
Sıla ne yana
Hasret hep bana bana mı bana mı
Düşer usta❞

❝Mustafa Efe tabancayı bağladı
Telli de kurşun ciğerimi dağladı
Aman aman Mustafa'm dünyalara doymadı

Doydu amma yar koynuna girmedi
Girdi amma yar safasın sürmedi

Biçildi mi şu Kesikler'in ekini
Gel babacığım neyleyeceksin hekimi
Aman aman Mustafa'm dağ başında vuruldu
En sonunda Başoluk'da vuruldu❞

❝Erenler üstadlar ettiler himmet
Bize Yaradan'ın kuludur diye
Anınçün onlara eyleriz minnet
Bu yolda bizlerden uludur diye

Ferhad gibi dağ bağrını delmedim
Mecnun gibi Leyla deyip yelmedim
Ben testime su doldurup gelmedim
Erenler çeşmesi doludur diye

Seyrani seyrimden geri durmadım
ınişe yokuşa atım yormadım
Güzelin çirkinin telin kırmadım
ısmi hak dilinde doludur diye❞

❝Üstadım Haydar'dır evvel ahiri
Çiğneniriz daim etmeyiz zarı
Hocam üstadımsın serimin varı
Gerçekler yoluna ize gelmişim

Aşıklığın cüml'aleme duyuldu
Aşıklar içinde ismin sayıldı
Çiğnenen kul oldu mertlik sayıldı
Özüm turap edip toza gelmişim

Didar-ı aşığız ta elestüden
Maşukun hayali lam ile be'den
şeriat tarikat marifet hu'dan
Hakikat ilminden yaza gelmişim

ıbrahim'm kahrın küfrün imanın
Beli dedim inkar eylemem canım
Bu kadar noksana kalma sultanım
Mürşit hak dediler seze gelmişim❞

❝Hazan ile geçti gülşeni bustan
Eyler dertli bülbül zâr garip garip
Haraba yüz tuttu bezmi gülistan
Ağla şimdengeru var garip garip

Hançeri feleğin ucu ciğerde
Gittikçe artıyor yara bu serde
Diyarı gurbette tutuldum derde
Gel tabip yaramı sar garip garip

Emrah bizim elin gonca gülleri
Açılmıştır öter dost bülbülleri
Ben sefil sergerdan gurbet elleri
Gezeyim bir zaman yar garip garip❞

❝Virandır bahçenin gülleri viran
Ölür mü dünyada dengini bulan
Önünü koyup da sonunu sayan
Ölür de bir murada eremez
Beyler aman gidelim

Keklik öter yükseğinde kayanın
Gelin gider gölgesinde mayanın
Bu dünyada sevdiğini saranın
Gündüzü arife gecesi bayram
Beyler aman gidelim

Atımın başında püsküllü koza
Kanlarım karıştı toprağa toza
Elin nişanlısı yar m'olur bize
Ver elini kömür gözlüm gidelim
Beyler aman gidelim

Er sabahtan mavzerler takladı
Berberoğlu cenazemi bekledi
Mayser gelin kır atımı örkledi
Verin benim filintamı sırata
Beyler aman gidelim

Erenlerin türbesini taşladım
Bilmem sevap bilmem günah işledim
Öpim derken al yanaktan dişledim
Affetsinler benim suçumu
Beyler aman gidelim

Kır atıma bindim Çerkeş'ten geçtim
Kayalar dağında al kanlar saçtım
Elimde mavzer Dinar'ı bastım
Duymadın mı Kaymakam bey şanımı
Beyler aman gidelim❞

❝Karanfilim buşta buşta
Aldın aklım bir bakışta
A Ferişte a Ferişte

Eli karanfilli gelin
Ah eli karanfilli gelin
Başı deste güllü gelin

Ben bir güvercin olsam
Çadırın başına konsam
Çırpınıp yanına gelsem

Eli karanfilli gelin
Ah eli karanfilli gelin
Başı deste güllü gelin❞

❝Çırakların sana karşı çıkmışlar
Herkes ektiğini biçer meslektaş
Hürmet sarayının burcun yıkmışlar
At atı yarışta geçer meslektaş

Alasın kaybetmez kaplanın postu
Sohbette su vermez delinen testi
Göz çabuk ayırır düşmanı dostu
Sevdiğine kucak açar meslektaş

Halil Karabulut çekmesin perde
Yırtarım perdeyi düşürrüm derde
Sözleri meydanda kendisi nerde
Acaba bu kimden kaçar meslektaş

Gönül incitir mi sohbetin cengi
Adab-ı üsluptur sözün ahengi
El elin kantarı akıl mihengi
Ağırı yeyniyi seçer meslektaş

Arifler bu işe değil mi tanık
Aşıklar anadan doğma uyanık
Bura ecdat mülkü değilim konuk
Yadırgı olanlar göçer meslektaş

Ustasız aşığın sormam yaşını
Bir mürşide teslim etsin başını
Cahiller düşünsün turna kuşunu
O da kılavuzla uçar meslektaş

ıli basar dağın inerse seli
Bulutu dağıtır poyrazın yeli
Aşıklar diyarı Kadirli ili
Sanma Kozanlı'yı naçar meslektaş

Doğru söz eğrinin gitmez hoşuna
Herkes yükün yüceltmesin boşuna
Çeliği çarparsan çakmak taşına
Etrafına çıngı saçar meslektaş

Çıkmasın karşıma falanla filan
Beni kızdırdınız yetişir kalan
Bu Deli Hazım'a musallat olan
Ecel şerbetini içer meslektaş

Tarih bin dokuz yüz yirmi yılında
Yedi Martta kurtuluşun Kadirli
Tufan Bey'se Andırın'ın yolunda
Böyle başlar ilk savaşın Kadirli

Çeteleri ustalıkla yürüttün
Düşmanların pilanını çürüttün
Ermeni'den Fıransız'dan arıttın
Eğilmez dik durur başın Kadirli

Yatan arslan yatağından uyandı
Birbirine arka verdi dayandı
Avluk dağlarında ışıklar yandı
Asker oldu dağın taşın Kadirli

Ardardına kara geldi seneler
Topa karşı hedef oldu sineler
Yalın ayak mermi çekti nineler
Hiç yılmadan yazın kışın Kadirli

Düşman başımızdan kansız irildi
Ankara'ya müjde teli verildi
Sekiz bölük saf saf oldu derildi
ışte bunlar öz kardeşin Kadirli

Hitit dönemine tarihin varır
ısbatı manastır kilise durur
ışte şahit Ala Cami gösterir
Üç binden fazladır yaşın Kadirli

Güzelliğin kuduretten ziyalı
Toros Dağlarına sırtın dayalı
Ala Cami solmaz renge boyalı
Sülemiş Tepesi döşün Kadirli
Karsülkadir adı ile kuruldu

Karsülkadir adı ile kuruldu
Daha başka nice isim verildi
Cumhuriyet ile adın vuruldu
Batmaz artık bu güneşin Kadirli

Canlı kütüphane nice kulun var
Mazisini kaybetmemiş elin var
Her taşında eserin var dilin var
şu hüyükler gözün kaşın Kadirli

Doğuda Keşiş var batıda Sıtır
Çem Kalesi Diğnikarı gözetir
Yirce elin Kalaltı'na uzatır
Kokar senin arkadaşın Kadirli

Yetmiş üç adettir çevre köylerin
Her mecliste söz sahibi beylerin
Çok güzeldir Savrun Keşik çayların
Sumbas kolu dilin dişin Kadirli

Ceyhun Nehri baraj oldu döküldü
Dört bir yana kanaletler çekildi
Toroslara çifte mahsül ekildi
Cennet oldu için dışın Kadirli

Çok moderin tarım ile çalışın
Günden güne dev adımla gelişin
Yolun asfalt her tarafa ulaşın
Dümdüz oldu her yokuşun Kadirli

Kadınların balı kilim dokuyor
Eğitimli genç ihtiyar okuyor
Bahçelerde bülbüllerin şakıyor
Turaç senin sehel kuşun Kadirli

Çukur'unan Hamiti'nin arası
ımar gördü Akça Saz'ın merası
Deli Hazım işte ecdat mirası
Helaldir ekmeğin aşın Kadirli❞

❝Kurtla kuştan alıp benim haberim
Kalkıp yoluma mı baktın birader
Geldiğin duyunca arttı kederim
Gözlerimden yaş akıttın birader

Nasıl geçtin boz bulanık sellerden
Haberin mi aldın esen yellerden
Yadigar mı geldin bizim ellerden
Gül reyhan misali koktun birader

Sen geldin de bilemedim yüzünden
Yolda yürüyünce bildim izinden
Melul mahzun yavruların yüzünden
Öpüp sevip de mi geldin birader

Yola yürümekten şişmiş tabanı
Çeker de yırtarım mintan abamı
Ak sakallı pir ihtiyar babamı
Korkarım ki divan'ettin birader

Acep çift olanın nic'olur teki
Bana bir akıl ver bilmem bu ne ki
Bir bezirgan gelmiş gam imiş yükü
Metaın bizlere sattın birader

Kesilmez buranın yağmuru karı
ızin verse bize Yaradan bari
Cümle ahbablarım iyi mi bari
Kimler bize selam etti birader

Aman Sultan seni redif almasın
Yavruların melul mahzun kalmasın
Buna sebep olan çare bulmasın
Derdim birken beşe arttı birader

Sılada nicedir körpe kuzular
Uzattık arayı bizi özüler
Aşık Seyrani'yim yaram sızılar
Ateş ciğerimi yaktı birader❞

❝Çeşmen mi kurudu suyun mu akmaz
Bilmem kırıldı mı testin ıhsani
Seven sevdiğini dilden bırakmaz
Bülbüldün ya niçin sustun ıhsani

Sohbette söylerdim senin kelamın
Yok muydu kağıdın yok mu kalemin
Ne mektubun aldım ne de selamın
Bitirdin dostluğu kestin ıhsani

Gidilmezmiş bu dünyanın izine
Kulak ver ki Çırağı’nın sözüne
Ne kusurum varsa söyle yüzüme
Ya neden ki benden küstün ıhsani❞

❝Aya bakar pencerenin kanadı
Kim ısırdı al yanaklar kanadı
Böyle mi idi şu feleğin muradı

En gel anam en gel seveyim seni
Saat beşten sonra beklerim seni

Ben çekerim bu dert benim kime ne
O yar vurdu oku benim sineme
Haber verin benim garip nineme

En gel anam en gel seveyim seni
Saat beşten sonra beklerim seni❞

❝Çırçır handa burhanda
Hep güzeller bir yanda

Sallan dedenin gelini
Göster odanın yolunu
Bir tas katığın gelini
Göster odanın yolunu

Dam başında yatıyor
Yer yorganı atıyor
Öte git kuru gelin
Kemiklerin batıyor

Sallan dedenin gelini
Göster odanın yolunu
Bir tas katığın gelini
Göster odanın yolunu

Ey küştahlı küştahlı
Dünkü de bundan iştahlı
At olur da tepmez mi
ıt olur da kapmaz mı

Sallan dedenin gelini
Göster odanın yolunu
Bir tas katığın gelini
Göster odanın yolunu❞

❝Hicran dustağıyam derde giriftar
Menim bu derdimin ne loğmanı var
Ne ömrüm tamamdı borcdan gurtaram
Ne cerrah elacı ne dermanı var

Sergerdan galmışam elacdan naçar
Namerd gaydasıdı arhadan gaçar
Gelbin sandığına olaydım açar
Açaydım göreydim ne gümanı var

Derdimi demerem ne Gehraman'a
Ne Sam'e Rüstem'e ne pehlevana
şikayet eylerim adil divana
Ne mülkü şeriki ne mekanı var❞

❝Muhammet devrini ihya eylemiş
Çünkü Mustafa'nın Kemali haktır
ılim Çin'de olsa ara bul demiş
Hayvanlara akıl Çin'den uzaktır

Zalim softa güya Mustafa sever
Atasın bırakır toprağı över
Gider Medine de bağrını döver
Ali der arslandan haberi yoktur

ıster putperest ol ister Musevi
Huzuru Hüda'da haklar ısevi
Bizim peygamberin gözleri mavi
Ne aladır ne araptır ne aktır

Evvelki nüvvüyet şimdi ülküdür
ıster küfür et softa ister kudur
Hazrete gitmenin esrarı şudur
El ele bel bele birlik tutmaktır

Cehennemler haykırırken dünyada
Kan içinde inleşirken şüheda

ınkar etme kim yetişti imdada
Zülfükar'lı kemalinan buraktır

Kimden aldı sana bıraktı seni
Soya sulbe koşma mürşidi tanı
Binbir oda sahip madem ki gani
Cenabi kemalin kudreti çoktur

Zamanın üstadi geçmişin hasmi
Kanda münehzehtir mekanı cismi
Ahır zaman idi Mustafa ismi
Bana inanmazsan kitaba baktır

Mahzuni şükreder kemal ehline
Payımal olsam da şerrin cehline
Eyvah olsun softa kardeş zihnine
Cemalden bihaber cana yazıktır❞

❝Nerde kaldı benim kuruşum liram
Geçmez oldu sanki ulusal param
Tedavisi çok zor derindir yaram
Aklıma Mustafa Kemal geliyor

Kimi mark peşinde kimi dolarda
Balık avlanıyor kirli sularda
Kazansa da zengin vergi firarda
Savulun Mustafa Kemal geliyor

Eğitim alınır-satılır oldu
Boşaldı okullar dershane doldu
Kemalist öğretmen nerde ne oldu
Uyanın Mustafa Kemal geliyor

Kimisi hayatla pazarlık yapar
Kimi yaşam için vücudun satar
Bu yurtta binlerce kahraman yatar
Başında Mustafa Kemal geliyor

Gençlik yönetime girmedi hala
Çilekeş halkımız gülmedi hala
Çağdaş uygarlık da gelmedi hala
Devinin Mustafa Kemal geliyor

Kağıda yazmakla tükenmez derdim
Elbet bir mucize olacak derdim
Müjdeler vereyim sevgili yurdum
Kalkmış da Mustafa Kemal geliyor

Arif der bu yurda sahip çıkalım
Geriliği çarpıklığı yıkalım
Korkmayalım geleceğe bakalım
Binlerce Mustafa Kemal geliyor❞

❝Bu gece müstakbel eşimi gördüm
Yeni filizlenmiş dala benziyor
Sesini duyunca kalmadı derdim
Bakışlar kadife güle benziyor

Benzeri yoktur tarif edilmez
Bir içim su desem vallah yutulmaz
Kutsadı yüreğim artık tadılmaz
Uzaydan derlenmiş bala benziyor

Gözleri binlerce çiçeğin özü
Esmer mi beyaz mı kumral mı yüzü
Cennette saklanmış bir peri kızı
Dağların başında göle benziyor

Benzemez var olan hiçbir canlıya
Ne Urfa ne Maraş ne Ceyhanlı'ya
Ne Kuveyt ne Hindu ne ıranlı'ya
Menekşe yanında çöle benziyor

Doğadan sürmeli yüreği olgun
Gayet sakin idi değildi çılgın
Bir şeyler diyordu bakışlar dalgın
Boyu da heybetli dala benziyor

Saçları nasıldı unuttum şu an
Titredim bir süre şaşırdım o an
Kabul mu oluyor Allah'ım duam
Özenle yetişmiş kula benziyor

Uzandı bir süre benim divanda
Utandım nedense değildim yanda
Bir filiz yeşerdi kupkuru canda
Yüreğim ateşli küle benziyor

Nerede bulmuşum ben bu güzeli
Nasıl olmamışım görünce deli
Ölçüler muntazam incecik beli
Giysileri dersen şala benziyor

Çekindim görürler diye sarmadım
Adı nedir onu bile sormadım
Bir uyandım bir daha da görmedim
Papatyada çıkan fala benziyor

Arif'in belleği karıştı bugün
Beyninde hayaller yarıştı bugün
Eşiyle ilk defa görüştü bugün
Bülbüle kavuşmuş güle benziyor❞

❝Seyirdler ustadı şahın şongarı
Deyilsen cengimde gövherkan menim
Zer zeberced yagut yemen renginde
Teb'im tüğyan edip taza şan menim

Zerbile danışma ay melekmenzer
Adetdi nur alar şemsden gemer
Firdos bazarında gel ahtarıma zer
Metaımdı le'l ü bedehşan menim

Berg kimi şaggıldasan sağıdan
Durna keçmez şahin şongar yağıdan
Ganad çalıb erşde sürbet dağıdan
Veli'yem gaynağım gızıl gan menim❞

❝Gel efendim gariplerin halini
Sor Muhammed Mustafanın aşkını
Medet mürvet her yarenin emini
Sür Muhammed Mustafa'nın aşkına

Yar ile aramız yakın aralar
Sen efendim şu sinemde çareler
Kalbimdeki onulmadık yareler
Sar Muhammed Mustafa'nın aşkına

Hatmeylesem cavidanın tümünü
Nuşeylesem şu güzelin demini
Meded mürvet şu gönlümün gamını
Sil Muhammed Mustafa'nın aşkına

Uyuma seddarı zikreyle dilden
Serseri olma gönül gel buna yelten
Verir kısmetimiz Haydarı sultan
Ver Muhammed Mustafa'nın aşkına

Sen bilirsin Kul Boran'ın halini
Sultan olan yabana atmaz kulunu
Ehsan eyle al cümlenin elini
Al Muhammed Mustafa'nın aşkına❞

❝Milletin kaderini
Gördü Mustafa Kemal
Ya ölüm ya istiklal
Dedi Mustafa Kemal

Millet canından bıktı
Hemen Samsun'a çıktı
Vurup düşmanı yıktı
Serdi Mustafa Kemal

Getirdi hürriyeti
Sevindirdi milleti
Laik Cumhuriyeti
Kurdu Mustafa Kemal

ınkılaplar yarattı
Devrimleri var etti
Her gönülde yer etti
Durdu Mustafa Kemal

Tarihde büyük payı
şaşırtmışdı dünyayı
Asyayı Avrupayı
Sardı Mustafa Kemal

Bu fani ömür bitti
Edebiyete gitti
Bize emanet etti
Yurdu Mustafa Kemal❞

❝Sabah bize ağ'sız derler
Amanın gidici güce
Kaş çekildi göz süzüldü
Yasini bitirdi mi hoca

Bir küçücek oda tutmuş
Benzer çardağın yurduna
Ağam Maraş'a varırsa
Derman ararım derdime

Sabah beni salıcılar
Hey heylesin garik anam
Kadanı alam bacım
Mevlam verir m'ola sabır

ılahi başın kesile
Bunu da eyledin kabul
Ali Kenan evlenirken
Bacı çaldırırım davul

Cirit atar kolun sallar
Kardaş oynar güzel havut
şükür oğlu var ağanın
ınşallah yerini tutar

şu Bağdat'ta kalanın
Ocağında baykuş öter
Hoşgeldin şerif hoşgeldin
Bura kardaşın odası
Allah'tan diledim dilek
Bana gelmedi kadası❞

❝Nirden geldin nirelisin
Çuka şalvar (...)lısın
Biliyorum ağ Mustafam
Kasığından yaralısın

Bizim dağlar (...) meşeli
Dibinde gazal döşeli
Öldürmüşler Ağ-Mustafam
Cebi(nde) lavanta şişeli

Kuyuya kazan kuruldu
Cüml'alem başıma dirildi
Ne ağlıyon garib anem
Evin diğeri kırıldı

Dizin dizin indim pınara
Meğer pınar çamır imiş
Gözlerin kör müsun anem
Beni vuran gavur imiş

Kağnıya sarın ölümü
Kazıkdan tuttum elimi
Emmim dayım yoğulmuş da
Anem getirdi salımı❞

❝Mustafa'nın belinde de çifte de kuburlar
(aman ben yandım)
Mustafa'yı sorarsan gemide vurdular
(aman aman gemide vurdular)
Mustafa'nın perçemini al gana yudular
(aman aman ben yandım)

Uğrun uğrun sevdalara aşikar oldum
(aman aman aşikar oldum)
Bu ayrılık şanımıza yetti ölüm bana kâr etti
(aman aman Allah'tan geldi)

ıneyim gideyim aman dağlar başına
(aman ben yandım)
Arzuhal sunayım aman beylerbeyine
(aman aman beylerbeyine)
şu gençlikte neler de geldi garip başıma
(aman aman ben yandım)

Uğrun uğrun sevdalara aşikar oldum
(aman aman aşikar oldum)
Bu ayrılık şanımıza yetti ölüm bana kâr etti
(aman aman Allah'tan geldi)

Çekin kır atımı aman nalbant nallasın
(aman ben yandım)
Vur cellat boynumu kanım yere de damlasın
(aman aman yere de damlasın)
Örtün yaremi de aman sinek konmasın
(aman aman ben yandım)

Uğrun uğrun sevdalara aşikar oldum
(aman aman aşikar oldum)
Bu ayrılık şanımıza yetti ölüm bana kâr etti
(aman aman Allah'tan geldi)❞

❝Mustafa'm kaşları kara
Sen açdın sineme yara
Bulamadım derdime çare
Yelpaze şu gelin pek taze

Ahırdan atlar boşanır
ıner yaylaya döşenir
Benim yarim şalı kuşanır
Yelpaze şu gelin pek taze❞

❝Mustafa'm kaşların kare
Karedir kare yandım aman aman
Sen açtın sineme yare
Oyna serbest yarim oyunu

Ahırdan atlar boşanır
ıner yaylaya döşenir
Benim yarim (amanın) şal guşanır
Elbette benim yarim gurbette❞

❝Yine yeşillendi (anam anam) Fertek bağları
(Mustafa Alayhanlı aslanım)
Bize mesken oldu (anam anam) mapus damları
(Mustafa gir koynuma sür sefa)

Bir boyuna baktım (anam anam) bir de yüzüne
(Mustafa gir koynuma sür sefa)
Sürmeler mi çektin (anam anam) ela gözüne
(Mustafa gir koynuma sür sefa)

Bilmem hayal miydi (anam anam) bilmem düş müydü
(Mustafa Alayhanlı aslanım)
Postalar gelmedi (yavrum) yollar kış mıydı
(Mustafa gir koynuma sür sefa)❞

❝Serde tacım kalpte ruhum tende canım Mustafa
Kalmadı tende mecalim ey cananım Mustafa
Ruyum siyah destim boş nasıl varam divana ben
Hakk'a yarar amelim yok(1) gevherkanım Mustafa

Olmadı bir irşadımız bu nefs-i emmareden
Herkes kemal bulmaz imiş okumakla kareden
Yüz bin tabib lokman olsa kurtulmak yok yareden
Senden gayri yok ilacım bi-dermanım Mustafa

Tali'im tecrübe kıldım baht-ı siyah karayım
Kesmedim hergiz gümanım şem'ine pervaneyim
Ey Ruhsati haşrolanda değme böyle yanayım
Tek dilde ezberim olsun nam ü şanım Mustafa❞

❝Dilde ezber kalpte envar Mustafa'dır Mustafa
Ümmetine olan rehber Mustafa'dır Mustafa
Leyl ü nehar ezberimdir ezkarimdir hep varım
Yerde gökte olan serdar Mustafa'dır Mustafa

Mustafa nurundan oldu kevkeb ile asuman
Mustafa nurundan oldu şems ile mahıtaban
Mustafa olmazsa alem halk olmazdı bu cihan
şefa'atçi yarın mahşer Mustafa'dır Mustafa

şanında levlak denildi hamd olsun Yezdan'ıma
Ahmed Mahmud u Muhammed Mustafa Sultan'ıma
Mahşer günü ümmetinin erişir dermanına
Sahib-i liva-i bihter Mustafa'dır Mustafa

Mustafa'nın aşkı ile Ruhsat oluyor deli
Mustafa'ya hu çekerler cümle melek hep veli
Ben de bir can ile başı meydana koydum beli
Dihanı nur hadisi nur Mustafa'dır Mustafa❞

❝Muhammet Mustafa Miraç deminde
Dedi esselamü aleyk-es-selam
Ali-yyül Murtaza kırklar ceminde
Dedi esselamü aleyk-es-selam

Dünyada yok idi ne ün ne sada
Bir yeşil kubbeyi halketti Huda
Kubbenin içinden geldi bir nida
Dedi esselamü aleyk-is-selam

O kubbenin köşeleri on iki
Fatıma'dan ziya bulmuştur hepi
ıçinden açıldı nurdan bir kapı
Dedi esselamü aleyk-es-selam

Akıl ermez ol Ali'nin işine
Okuttu Kur'an'ı mermer taşına
Bilal de çıkınca sela taşına
Dedi esselamü aleyk-es-selam

Veli'm eyder şems ü kamer dolundu
Aynanın üstüne düştü bölündü
Tevella tecella niyaz kılındı
Dedi esselamü aleyk-es-selam❞

❝Aklımı başımdan alan
Mustafa'dır Murtaza'dır
Beni bu dertlere salan
Mustafa'dır Murtaza'dır

Ay'ı ayağına indiren
Güneşi başta döndüren
Türlü müşkülü kandıran
Mustafa'dır Murtaza'dı

Elifi taç başlarında
Mim duası kaşlarında
Bunca alem peşlerinde
Mustafa'dır Murtaza'dır

Seb'ül mesan cem ile taş
Vere hizmet cümleye baş
Kızıl Deli Hacı Bektaş
Mustafa'dır Murtaza'dır

Fatma Ana'mızın yari
Muhammed'in gonca gülü
Hasan Hüseyin'in yolu
Mustafa'dır Murtaza'dır

ımam Zeynel'in dedesi
ımam Bakır'm sadası
ımam Cafer'in nidası
Mustafa'dır Murtaza'dır

Kazım Musa Ali Rıza
Taki Naki imdat bize
Askeri'ye asker dize
Mustafa'dır Murtaza'dır

Veli'm eyder Mehdi şahtır
Yerde gökte padişahtır
Bundan öte alem yoktur
Mustafa'dır Murtaza'dır❞

❝Nasihat istersen ustadan öğüt
Al ol Mehemmedim değme gönüle
ısmin çağrılırken metahın dağıt
Hal ol Mehemmedim değme gönüle

Mehemmedim ata binde atlı gez
Edepliden edep öğren utlu gez
Halk içinde acı olma tatlı gez
Bal ol Mehemmedim değme gönüle

Senin gibi sakla sırrın dostunu
Amel kazan aramazlar aslını
Toprak olda çiğnesinler üstünü
Yol ol Mehemmedim değme gönüle

Günahını terazi ile darta gör
Dürüst ol da halk yanında arta gör
Setdar gibi her sırları örte gör
şal ol Mehemmedim değme gönüle

Hüseyinim iyidir adın Mehemmet
Deryadan içmişsin Hüdaya minnet
Para ile satın alınmaz cennet
Kul ol Mehemmedim değme gönüle❞

❝Beyhude ye usta çırak ne lazım
Bulduğunu yemiş etmiştir hazım
ış görene dünya dolu levazım
Beş vakitim çalışmaktır niyazım

Ne kimsenin üçü ne beşindeyim
Ne kimsenin varlığı peşindeyim
ışim benim ile ben işimdeyim
Beş vakitim çalışmaktır niyazım

Kimsenin canına malına kıymam
Bir iş yapmadımsa o günü saymam
Beyhude yaşayıp aymazlık yapmam
Beş vakitim çalışmaktır niyazım

Sıhhat varken darlık çekmez çalışan
Aklı olup fikri ile barışan
Ustamdan kalmıştır bana bu nişan
Beş vakitim çalışmaktır niyazım

Kumara içkiye meylimi vermem
Kahvehanelerde zaman öldürmem
ılhamiyim hiç halimden yerinmem
Beş vakitim çalışmaktır niyazım❞

❝Okyanusta balık susuz
Gözleri seraba düşer
Kim içer bu deryaları
Yorgun ser haraba düşer

Arayıp sorsam halimi
Taş ezer başım elimi
Biçare gönlüm deli mi
Sabahtan şaraba düşer

Kabus dolu hayal düşte
Kahpelik var bu gidişte
Bir yenisi gelir peşte
Umudum turaba düşer

ılhami der bu alemin
Çomağı senin kalemin
Kendinden olursan emin
Yolsuzlar yoraba düşer❞

❝Penceresi perdeli
çiçek açmış zerdeli
Yar askere gidiyor Mustafa
Gel biz sürelim safa

Mustafa Mustafa
Gir koynuma sür safa
Ne ben öldüm kurtuldum Mustafa
Ne sen geldin bir sefa

El ettikçe cama gel
Göz kırdıkça bana gel
Hiç birşeycik bilmezken
Al testiyi suya gel❞

❝Ben bir bina yaptırdım
Sincan ustalarına
Beni doktor yapsınlar
Çikiçik hastalarına

Arabaya bin
Taksiye bin
Gıdıkla goçum gıdıkla
Gıdıkla yavrum gıdıkla

Motor geliyor motor
Hani onun bacası
Evde kalmış kızların
Ben olurum kocası

Arabaya bin
Taksiye bin
Gıdıkla goçum gıdıkla
Gıdıkla yavrum gıdıkla❞

❝Sana derim sana oğlan Mustafa
Hani senin ile sürdüğüm sefa
ınanmazsan el basayım Kitaba
Haram el görmedim yar sen gideli

Sana derim sana oğlan Hüseyin
Emir Hak'tan geldi kime küseyim
Gönlümün kapısına kilit asayım
Asayımda yarim gelene kadar

Mustafa'm da bu yerlerin nuruyum
Kız koynunda bir gececik durayım
Türkmen kızlarının ah u zarıyım
Durmak olmaz öldürürler Mustafa'm

Mustafa'm dam başında yatıyor
Keklikleri takır takır ötüyor
Vurmuşlar Mustafa'yı baygın yatıyor
Al kanlar içinde yatan Mustafa'm❞

❝Fese bak fese ne kadar da al
Ne güzel belindeki morlu şal
Demedim mi ben sana burda kal

Kalamaz ne çare eli şanlıdır
Burma bıyıklı delikanlıdır

Entarisi ala benziyor
şeftalisi bala benziyor
Benim yarim sana benziyor

Olamaz ne çare eli şanlıdır
Burma bıyıklı delikanlıdır

Sol böğründe kurşun yarası
Annesinin bir tanesi
Kuzgunluk'un merdanesi

Olamaz ne çare eli şanlıdır
Burma bıyıklı delikanlıdır❞

❝Sen mapusta solan gülsün her yanın duvar
Sen ağlama kan olur bana o yaşlar
Sen hayatın küskünüsün acının suskunu

Sen yaylada bir baharsın tarlada rüzgar
ıçimde sana dair bembeyaz bir sevda var

Sen torosta yağan karsın tarlada rüzgar
Sakın esme toz olur kapanır yollar
Sen eylemin yangınısın hayatın çılgını
Tenimde sana dair ürpertiler var

Sen munzurda akan çaysın yaylada bahar
Sen gülünce gül açar yine o dağlar
Sen sevincin dudağısın sevdanın sapağı
Sazımda sana dair esintiler var❞

❝Başına döndüyüm ay nazdı dilbar
Meni bağman eyle gül usdasıyam
ızinin olursa duruf danışah
Men cabaf vermeye söz usdasıyam

Seni sevdim kimse gelmez eynime
O gulaş golların dola boynuma
ızinin olursa girem goynuna
Gerdana düzmeye tel usdasıyam

Elesger’i saldın dilden dillere
Ağlıyarah düşdüm gulbet ellere
Gel seni götürürüm bizim ellere
Sen nabelet men de yol usdasıyam❞

❝Aşıg olub terk-i veten olanın
Ezel başdan pürkamalı gerekdi
Oturub durmagda edebin bile
Me'rifet elminde dolu gerekdi

Halga hegigetden metleb gandıra
şeytanı öldüre nefsin yandıra
El içinde pek otura pak dura
Danışınca hoş sedalı gerekdi

Danışdığı sözün giymetin bile
Mecazı danışa mecazı güle
Kelmesinden le'l-i gövher süzüle
Tamam sözü müemmalı gerekdi

Arif ola ey hanıman söz gana
Namehremden şerm eyleye utana
Saat kimi meyli Hagga dolana
Hegigi gelbli düz yollu gerekdi

Elesger hümsünden zekatın vere
Emelin melekler yaza deftere
Her yanı istese bahanda göre
Terigetle bu sövdalı gerekdi❞

❝Eşgin deryasına atılan aşıg
Yeriye bilmesen üzesen gerek
Vuranda daşlara dalgalar seni
Göz yaşı tökmeyib bezesen gerek

Eğer çekilsen de Mensur tek dara
Heyanet eyleme ehde ilgara
Yetişmek istesen Leyli tek yara
Mecnun tek çölleri gezesen gerek

Dolanda başına sevdanın demi
Tap özüne layig könül hemdemi
Çıhsa gismetine ağıldan kemi
Dünyadan elini üzesen gerek

Hesen'em bilmesem öz hörmetimi
Yar da ucuz tutar mehebbetimi
Arif adamsan sa nesihetimi
Ganınla gelbine yazasan gerek❞

❝Usta bahçevandım bir kör tikeni
Kırk sene uğraştım gül edemedim
Çok aşılar vurdum çürük bedeni
Dürüst meyve verir dal edemedim

Mana tüccarıydım çok aldım sattım
ırfandan bahsettim ilim anlattım
Katranı kaynatıp panzehir kattım
Mayası bozukmuş bal edemedim

Hayret eylediğim şu gökkubbeyi
Karış karış dolaştırdım Sidre'yi
ılettim nehire döktüm katreyi
Barajda toplayıp göl edemedim

Eyvah emeğime kendimi yordum
Üstün değer verdim çok hülya kurdum
Ferhat oldum nice külüngler vurdum
şirin'e gidecek yol edemedim

Sanardım Hak için çekiyor çile
Mürşid-i kamil'e götürdüm bile
Bütün emeklerim gitti nafile
Dervişliğe layık hal edemedim

Deli Hazım defterinden silecek
Dostlar ağlayacak düşman gülecek
Adem yaratıldı hayvan ölecek
Muhammed'e ümmet kul edemedim❞

❝Yayla bulutları gibi
Dolgunlaşmış Mevlüt ıhsan
Yıllardır aşkın elinden
Solgunlaşmış Mevlüt ihsan

Sinesin aşkla kavurmuş
Sevda dolabın çevirmiş
Bir zaman esip savurmuş
Durgunlaşmış Mevlüt ıhsan

Her derde gönlü alışkın
Derin umman gibi taşkın
Bahar seli gibi coşkun
Gargınlaşmış Mevlit ıhsan

Hakikat yoluna ermiş
Gerçekten içeri girmiş
Çiçek açmış meyve vermiş
Olgunlaşmış Mevlit ıhsan

Çırağı söylesin dilde
Ağır başlı ağır halde
Ömrü geçmiş gurbet ilde
Yorgunlaşmış Mevlit ıhsan❞

❝Başına döndüğüm ay nazlı dilber
Beni bağban eyle gül ustasıyam
Susmasın konuşsun o şirin diller
Ben cevap vermeye dil ustasıyam

Senden başka kimse gelmez aynıma
Gel kulaç kolların dola boynuma
Kız helalım gibi gel gir koynuma
Gerdana dizmeye tel ustasıyam

Elesger'i saldın dilden dillere
Ağlayı ağlayı düşem yollara
Başım alam gidem gurbet ellere
Hem yolcuyum hem de yol ustasıyam❞

❝Üstat ne sorarsın vasf-ı halimi
Terketmişim vatanımı elimi
Gözyaşıyla düzdüm sazın telini
Ezelden o aşkın şarabıyım ben

Hırkama bakıp da deme serseri
Kulak ver sözüme nazar kıl beri
Alem kantarına koymuşum seni
Fakat bir bakışın hayranıyım ben

Divan-ı mecliste hükmeder şahlar
Sakiler doldurur döner kadehler
ıçenler mestolur gönül ferahlar
Ezelden o aşkın şarabıyım ben

Fazıli'yim eyler vaslın yaramı
Daim kendim gibi bahtı karalı
Yunus'un Emrah'ın Veysel Karani
Bütün aşıkların kurbanıyım ben❞

❝Üstadından öğüt istersen gönül
Var otur yanında kal ağır ağır
Herkesin ağzından akmaz şeker bal
Düşünde edebin al ağır ağır

Bakarsın yok iken var olduk neden
Vücut yavaş yavaş tam olur beden
Çekirdek topraktan biten bir fidan
Büyüdükçe açar dal ağır ağır

Kimi gider bir namerde kul olur
Kimi fakirlikten yanar kül olur
Yağmur yağar damla damla göl olur
Kimi böyle yığar mal ağır ağır

ışini acele eyleme hemen
Biraz sebreyle ki devrolsun zaman
Aleme bak sen de al elen keman
Elin arkasından çal ağır ağır

Kötü işten vazgeç kimse kınamaz
Terk et edavatı baktın yaramaz
Bakarsın bir kimse hasır bulamaz
Sonunda da giyer şal ağır ağır

Zülali perinden öğüt al bari
Başın aşağı tut bakma yukarı
Günde yüzbin çiçek döşüren arı
Kovanında yapar bal ağır ağır❞

❝Yeter kandırıp durma
Yerden yerlere vurma
Gönül zevki sefada
Çalar nağara zurna
Çalar davulla zurna

Çal çal ince havadan
Gülmedik ağlamaktan
şu millet neler çekti
Usta ile çıraktan
Usta denen çıraktan

Akıl pazar can pazar
Sonradan görmüş azar
Her işin ehli karı
Acemi okur yazar

Çal çal ince havadan
Gülmedik ağlamaktan
şu millet neler çekti
Usta ile çıraktan
Usta denen çıraktan

Bir usta üç beş usta
Selamlar eşe dota
Öyle bir zamandayız
Cümbür cemaat hasta

Çal çal ince havadan
Gülmedik ağlamaktan
şu millet neler çekti
Usta ile çıraktan
Usta denen çıraktan❞

❝Bu dünyadan ol ahrete
Nice hakkın kulu gitti
Dost bağında öte öte
Aşkın bir bülbülü gitti

O aşkının hastasıydı
şiirlerin bestesiydi
Çok aşıklar ustasıydı
ıçimizden ulu gitti

Eşi dostu duyan gelmiş
Birbirine sorar n'olmuş
Derler Deli Hazım ölmüş
şimdi burdan salı gitti

ınsanoğlu benî beşer
Belki bir hataya düşer
Sevenin gönlünde yaşar
Siz sanmayın ölü gitti

Bu dünyadan hoş değildi
Kötü arkadaş değildi
Allah bilir boş değildi
Bu alemden dolu gitti

Bilmem bugünde yarında
Ölüm kulun kaderinde
Duyulur günün birinde
Derler şıhlıoğlu gitti❞

❝Seni bekliyordum aylardan beri
Neredeydin göremedim üstadım
Kahrolsun hastalık tuttu yakamı
Hatırını soramadım üstadım

Acı haberini Hoca söyledi
Ateş attı yüreğimi dağladı
Benimle beraber o da ağladı
şiir yazdım duramadım üstadım

Sevgi hak ya sevgim sonsuz anına
Acın girdi sızılatır canıma
Bekle bir gün geleceğim yanına
Soğuk yüzün göremedim üstadım

Hocamıdın üstadımdın her zaman
Sözünde çıkmadım senin bir zaman
Kahrolası ecel vermedi aman
Düşlerimi yoramadım üstadım

Battın güneş gibi dünyam karardı
Çağlayan'ım solgun benzim sarardı
Son bir kere buluşsaydık ne vardı
Affet beni varamadım üstadım❞

❝Yazı yazdım sokuya
Gelen giden okuya
Ergen gezen güzeller
Halı kilim dokuya

Hey küştahlı küştahlı
Oynamaya iştahlı

Bahçanızda gül var mı
Gül dibinde yol var mı
Ben size geleceğim
Evinizde yer var mı

Hey küştahlı küştahlı
Oynamaya iştahlı

Elinde beyaz mendil
Galdır golların galdır
Yar yanına gelince
Sar boynuna dolandır

Hey küştahlı küştahlı
Oynamaya iştahlı❞

❝ıbtida ustaddan dersim alanda
Ohuyub yetişdim ay sine sine
Sıratın sualın yada salanda
Ne deyim gedende ay sine sine

Ovsunçular ellerine mer alı
Zenbur gonar şagayıgdan bar alı
Kamil ovçu yegin görüb maralı
Gedir beresine ay sine sine

Elesger'em sene erzim bud(u) ağa
Yuyar gessal geddim büker bud(u) ağa
Mecnun könlüm mesken salıb bu dağa
Müştagdı Leyli'nin ay sinesine❞

❝ıptida vücudum yapan üstada
Bes eylerim daim besten içeri
Sununca o pirim bir kase bade
Aşk-ı Mevla girdi re'sten içeri

Hep böyle devr eder felekler burçlar
Kendi kendim bildim affoldu suçlar
Aşkın kitabından yediler üçler
Ders verdiler bana dersten içeri

Seyrani'yim ben de Hakka dayandım
Gaflet uykusundan şükür uyandım
Gönül iklimini gezdim dolandım
Tunus Trabulus Fas'tan içeri❞

❝Yazsam üstadımın mezar taşını
Tutamam gözümden akan yaşımı
Kayıp ettim baharımı kışımı
Unutulmaz eserlerin Güzelses

Tabutu kalkarken hıçkırık sesi
Tekbirler okundu yaktı herkesi
Kendi göçtü hatıra kaldı sesi
Unutulmaz eserlerin Güzelses

Başına takmıştık bir demet gülü
Elimizden uçtu şarkın bülbülü
Tarih elli dokuz bir şubat günü
Bağrımızı yaktın Celal Güzelses❞

❝ınişte yokuşta ata binmezdim
Zülküf'üm kurşuna boyun eğmezdim
Sol yanımdan değseydi belki ölmezdim

Nidem anam nidem kaderim böyle
Beynimden vuruldum gel insaf eyle
(Beynimden vuruldum gel otur ağla)

Yığıki bağlarının meyvesi değdi
Zülküf bir kurşuna boyun eğdi
Atılan kurşunlar Zülküf'e değdi

Nidem anam nidem kaderim böyle
Beynimden vuruldum gel insaf eyle
(Beynimden vuruldum gel otur ağla)❞

❝ınişte yokuşta ata binmezdim
Zülküf’üm kurşuna boyun eğmezdim
Yanımdan değseydi belki de ölmezdim

Nedem anam nedem kaderim böyle
Beynimden vuruldum gel otur ağla

Yiğıki bağlarının meyvesi değdi
Zülküf bir kurşuna boynunu eğdi
Atılan kurşunlar Zülküf’e değdi

Nedem anam nedem kaderim böyle
Beynimden vuruldum gel otur ağla❞