Osman Öztunç - Şahım







Yorum Yaz

Yorumlar
5 - 5 - 0 yorum

Osman Öztunç En Çok Dinlenen 10 Türküsü
Osman Öztunç - Vur
Osman Öztunç - Mehmedim
Osman Öztunç - Selam Olsun
Osman Öztunç - Devran
Osman Öztunç - Yastadır
Osman Öztunç - Ben Sensiz Öldüm Bağışla
Osman Öztunç - Akalın
Osman Öztunç - Beton Duvar
Osman Öztunç - Adı Türk
Osman Öztunç - Ölümü Gör

Etiketler : Osman Öztunç, Şahım, Osman, Öztunç, Şahım, Osman Öztunç - Şahım türkü indir, Osman Öztunç - Şahım türkü dinle, Osman Öztunç türküleri, Şahım türküsü dinle, Osman Öztunç türkü dinle, Osman Öztunç türkü sözleri, Şahım sözleri, Osman Öztunç mp3 dinle

❝Bugün ben şahımı gördüm (vay vay)
Bir elinde zülfükar var (vay vay)
Dane dane dökülüyor
Dillerinde kehribar var (aman aman)

Gel ey gönül yanlış gitme (vay vay)
Gidip cananı incitme (vay vay)
Bu yolda acele etme
Acelede bin zarar var (aman aman)

Mahzuni geçeyim dedim (vay vay)
Ecelden içeyim dedim (vay vay)
Dünyadan göçeyim dedim
Sevdiğimden intizar var (aman aman)❞

❝Arkası yok deme Şahım oğlunun
Zahirde batında yüz bin er vardır
On dört masum ile On İki İmam
Yanınca Muhammedle Ali vardır

Önümüzce Rabbim sözüm pişirir
Yaramaz sofuları Şah şaşırır
Dervişler arı oldu çiçek devşirir
Arının gömecinde balı vardır

Şükürdür derler dostumun düşmanı
Oddan kılıçtan keskindir gülbengi
Kırmızıdır donu hem aldır rengi
Renginde dürüm dürüm alı vardır

Şükürdür derler dostumun figanını
Kalır mı sandın erenler ahını
Horasanda yatar derler İmam Rızayı
Yeşil türbe üstünde nuru vardır

Pir Sultanım der ki vaktın beklesin
İkrarını mümin olan haklasın
Arif olan kalb evine saklasın
Erenlerin çok gizli yolu vardır❞

❝Er eri bunalmayınca çağırmaz
Aman mürvet Şahım Ali gel yetiş
Sen merhem etmezsen yaram onulmaz
Aman mürvet Şahım Ali gel yetiş

Oniki imam katarıdır bu katar
Dostun hakipayı gözüme tüter
Muradın cevr etmek ise bu yeter
Aman mürvet Şahım Ali gel yetiş

Muhammed Alide erkanım yolum
Hasan Hüseyindir bağımda gülüm
İmam-ı Zeynelden al arzumanım
Aman mürvet Şahım Ali gel yetiş

Muhammed Bakırdan Cafer soyuna
Yüzümü süreyim hakipayine
Kazım-ü Rızanın yüzü suyuna
Aman mürvet Şahım Ali gel yetiş

Taki Naki Hasan Ali Askeri
Bu geda der daim Ali gel beri
Nice bir ağlattın bu günehkarı
Aman mürvet Şahım Ali gel yetiş

Dedemoğlu yardım eyle düşküne
Sen mürşitsin seçilmiyen müşküle
Şah Mehdi sahipzamanın aşkına
Aman mürvet Şahım Ali gel yetiş

***

Bektaşi Gülleri, Bektaşî-Alevî Şiirleri
Antolojisi, Cahit Öztelli, Özgür Yayınları: 13
Üçüncü Basım Kasım 1997, s.217de eser
şu şekilde aktarılmaktadır


Er ere bunalmayınca çağırmaz
Aman mürvet pirim Ali gel yetiş
Sen melhem etmezsen yaram onulmaz
Aman mürvet pirim Ali gel yetiş

On-ki İmam katarıdır bu katar
Dostun hakipayi gözümde tüter
Muradın cevr ise bu bize yeter
Aman mürvet pirim Ali gel yetiş

Muhammed Alidir erkanım yolum
Hasan Hüseyindir bahçemde gülüm
Zeynelabidinden al arzuhalim
Aman mürvet pirim Ali gel yetiş

Bakırdan bakalım Cafer soyuna
Yüzümü süreyim hakipayine
Musa Kazım Riza yüzü suyuna
Aman mürvet pirim Ali gel yetiş

Taki Naki Hasan Ali Askeri
Dertteyik bundayık yetiş gel beri
Nice bir ağlattın bu günahkarı
Aman mürvet pirim Ali gel yetiş

Dedem Oğlu yardım eyle düşküne
Sen mürşitsin seçilmeyen müşküle
Mehdi-i Sahip-Zamanın aşkına
Aman mürvet pirim Ali gel yetiş❞

❝Padişahım dinle benim sözümü
Uzak yerden ben bu yana gelmişem
Sevdanın ateşi yakar içimi
Onun için sararmışam solmuşam

Derdimi sizlere edem ifade
Sırrımı dünyada açmadım yada
Pirlerin elinden içmişim bade
Hanzadenin divanına gelmişem

Zalimler önünde kolu bağlıyam
Kenan der ki ciğerimden dağlıyam
Sorarısan ben de bir şah oğluyam
Bu divanda mağdur olup kalmışam❞

❝Şahım eğer sorarısan
Çok uzak yoldan geldim
Yollarımı bekleyen var
Ben bir garip elden geldim

Dertlinin gözleri yaşlı
Sinesi ahlı ataşlı
Gönlünde hasret telaşlı
Olan garip kuldan geldim

Baksana feryadımıza
Ermedik muradımıza
Kirman derler adımıza
Çok uzak bir yoldan geldim❞

❝Padişahım dinle beni
Yar için huzura geldim
İçimde ateşi yanar
Yari sora sora geldim

Dizimde vardır dermanım
Yazılmış ecel fermanım
Nazlı yarime kurbanım
Ben Mahperi yare geldim

Derdime bulunmaz derman
Yaratan verirse imkan
Adımı sorarsan Kirman
Ben sizin diyara geldim❞

❝Emret Şahım emret medhin edeyim
Sahat Çukurunun mamur bağları
Her seher bülbüller çığrışır öter
Ala karlı gök çimenli dağları

Divanda durmuşam kollarım bağlı
Bu aşkın elinden ciğerim dağlı
Yüce pencereli kümbet otağlı
Sedirde oturur Ağa Beyleri

Onlar ekincidir çeltik ekerler
Yük tutuban şehirlere dökerler
Yarana yoldaşa honça çekerler
Çini zer kaplarda ballı yağları

Pek çok olur İrevanın güzeli
Onlar sever biribirini ezeli
Tuğlu kühlan atlı altın nizeli
Meydanda adlıdır zor koçakları

Dünyaya vektinde gelmedi Emrah
Feleğin elinden gülmedi Emrah
Dertli çok olduğun bilmedi Emrah
Bir ben değil sade Yagıp ağlar hey❞

❝Ala gözlü güzel Şahım
Gelir mihman olur bir gün
Haklıyı haksızı seçer
Herkes suçun bilir bir gün

Kim çeker İmam sancağın
Gerçek bilir ne olacağın
Mat eder Urum sancağın
Şah Urumu alır bir gün

Mehdi çıkınca minbere
İsa gökten iner yere
Mümin olan durur dara
Hakka secde kılar bir gün

Gör münkirin işini
Seyret gözünün yaşını
Yer tutar anın başını
Yüz üstüne kalır bir gün

Mehdinin bir oğlu olur
İsmine Kasım çağrılır
İsrafil Suru üfürür
Hep vademiz yeter bir gün

Yolcu adımı atamaz
Ağzından lokma yudamaz
Herkes dediğin edemez
Hep sınılır kalır bir gün

Yecüc Mecüc asker çeker
Mabbetülarz yerden çıkar
Ağ üstünden kara kalkar
Halk imansız kalır bir gün

Gör ne yazılmıştır serde
Nazar kılmış iki nurda
Şenlik bulunmaz her yerde
Kırk yıl ıssız kalır bir gün

Aleme bir yıldız doğar
Şulesi cümleye çavar
Gece gündüz yağmur yağar
Alem su kesilir bir gün

İsrafil Suru üfürür
Canlara derman verilir
İnsan hep kalkar derilir
Hak divanına gelir bir gün

Kara yel eser cihana
Dağ taş tutulur Tufana
Mağripten ulu divana
Maşrık düzülür bir gün

Hak çıkar kürsü üstüne
Gel deyü çağırır dostuna
Yedi tamunun üstüne
Sırat mizan kurulur bir gün

Kaynar katran kazanı
Atarlar yoldan azanı
Mikail tutar mizanı
Günahlar tartılır bir gün

Kızdırır cehennem damın
Yakarlar münkirin canın
Akrebe sokturur tenin
Azaplar verilir bir gün

Kızgın sacı da kızdırır
Münkire namaz kıldırır
Oddan kamçı çaldırır
Günahlar sorulur bir gün

Kul Hüseynim güzel Şahım
Dağdan taştan çok günahım
Şahdurur elim ayağım
Hak cevabın verir bir gün❞

❝Deli gönlüm gezer cihan içinde
Şahım maksuduma erdirir bir gün
Kalmışam aşk ile hicran içinde
Yarim cemalini gördürür bir gün

Şu gönlümün şehri gör abad olur
Nadan olan bu dergahtan yad olur
Ağlayan gönüller bir gün şad olur
Dostun güllerini derdirir bir gün

Müminlerin hale layık hali var
Bülbül figan eyler gonca gülü var
İnanmışam ululardan ulu var
Derdime bir merhem verdirir bir gün

Şahım varken bu dünyada gam neme
Yardan özge devran ile dem neme
Ben beni bilirsem nadan kem neme
Alıp birliğine vardırır bir gün

Daimiyim muhabbetten kaçılmaz
Kaçanlara hülle donu biçilmez
Bu bir sırdır her cahile açılmaz
Şahın divanında sordurur bir gün❞

❝Arzulayup sen şahıma gelmişem
Olur bu derdime deva diyerek
Kapunda biçare çaker olmuşam
Sen keremkani ata diyerek

Aşıklar halini şaha arz etmek
Ahval-i dilini ayıbı dimek
Yok mu dünyada eylik eylemek
Al sen de var şunu harca diyerek

Ayak çarık ister vücud kisvesin
Ser tacını ister el sermayesin
Bir vücuda üç dört zekat veresin
Sen de kabul eyle molla diyerek

Revai halini kimseye demez
Sırrı faş eyleyen murada ermez
Aşıklar namerdin lokmasın görmez
Varır bir aduya baba diyerek❞

Bugün ben şahımı gördüm
Bir elinde Zülfikar var
Dane dane dökülüyor
Dillerinde kehribar var

Gel ey gönül yanlış gitme
Gidip cananı incitme vay
Bu yoldan acele etme
Acelede bin zarar var

Mahzuni geçeyim dedim
Ecelden içeyim dedim
Dünyadan göçeyim dedim
Sevdiğimden intizar var❞

❝Gider oldum padişahım aman aman
Ben ıslimiye şehrine
Çokca çokca selam olsun sunaman aman
Hem suyuna halkına
Öyle bir güzeli vardır aman aman
Değer yüz bin altına

Kafeste kumruya benzer aman aman
Güzeli ıslimye'nin

Her sokakta güzel çoktur aman aman
Suları çağlar akar
Sarı çiğdem mor menevşe aman aman
Sünbülü bir hoş kokar
Lale sünbül mor menevşe aman aman
Gülleri ne hoş kokar

Kafeste kumruya benzer aman aman
Güzeli ıslimye'nin❞

❝Güzel şah'ım çok yerlerden görünür
Aslı nedir neye verdin Bağdad'ı
Akıl edemedim senin sırrına
Aslı nedir neye verdin Bağdad'ı

Yazık değil mi müminle müslime
Ne getirdin Yezid'i Bağdat üstüne
(...)
Aslı nedir neye verdin Bağdad'ı

Yok mu bunda erenlerin yardımı
Ne çekersin bu cevrin derdini
Yiğide ar değil mi vermek yurdunu
Ah Hünkar'ım neye verdin Bağdad'ı

Çeksen de askerini gelsen idi
Hacı Bektaş Hanı'na konsan idi
Kırsan ol Yezid'i olmaz mı idi
Ah Hünkar'ım neye verdin Bağdad'ı

Ah gidi Yezit hendekler doldurdu
Kırdı Hurmail'i aldı Bağdad'ı
Çığrışıp geliyor yeşil ördeği
Aslı nedir neye verdin Bağdad'ı

Pir Sultan'ım der ki Üçler Yediler
Kırklar da anda hazır idiler
Bağdad'ı Basra'yı verdi dediler
Aslı nedir neye verdin Bağdad'ı❞

❝Ol benim şahımı
Görmeğe kim gider
Zevk ile safası
Sürmeğe kim gider

La ilah la ilah
La ilah la ilah
Allah Hu Hu Allah
Allah Hu Hu Allah

Asası elinde
Kemeri belinde
Hocası önünde
Ölmeğe kim gider

La ilah la ilah
La ilah la ilah
Allah Hu Hu Allah
Allah Hu Hu Allah

şehidin kanını
Yumazlar tenini
Hak için canını
Vermeğe kim gider

La ilah la ilah
La ilah la ilah
Allah Hu Hu Allah
Allah Hu Hu Allah

ıncidir dişleri
Kalemdir kaşları
Hak için başları
Vermeğe kim gider

La ilah la ilah
La ilah la ilah
Allah Hu Hu Allah
Allah Hu Hu Allah

şah'ımın özünü
Severim sözünü
Gün gibi yüzünü
Görmeğe kim gider

La ilah la ilah
La ilah la ilah
Allah Hu Hu Allah
Allah Hu Hu Allah

Pir Sultan illeri
Uzaktır yolları
Bahçede gülleri
Dermeğe kim gider

La ilah la ilah
La ilah la ilah
Allah Hu Hu Allah
Allah Hu Hu Allah❞

❝Koyma bizi arasatta
Medet şahım mürvet şahım
Kurtar bizi zulumatta
Medet şahım Mürvet şahım

Kerem eyle şah'ı Merdan
Sensin ol dermani derdan
Etme alemde sergerdan
Medet şahım Mürvet şahım

Seni sevdim canu tenden
Eyle bizi şadü handan
Mahrum eyleme ihsandan
Medet şahım Mürvet şahım

Rahmeti kesme kulundan
Ayırma doğru yolundan
Düşkünlerin tut elinden
Medet şahım Mürvet şahım

Daimi kemine kuldur
Gönlümü nur ile doldur
Nevsi ammeremi öldür
Medet şahım Mürvet şahım❞

❝Merhamet kıl şah'ım öldürme bizi
Feleğin devrinde amanımız var
Pir elinden bile badeler içtik
O yar ile ahdu peymanımız var

O yar menim elde küllü varımdır
Namusumdur gayretimdir arımdır
Alem bilir Selvi senim yarımdır
Bizim pir elinden dermanımız var

Kayguya kanığız kargıştan beri
Ölümden pervazsız dönmeyez geri
Gönülde durdukça gül yüzlü peri
Bizim her zahmanda seyranımız var

Bize Emrah derler Karakoyunlu
Hem Karakoyunlu yiğit oyunlu
Arap at üstünde sergen boyunlu
Küroğlu'ndan açık fermanımız var❞

❝Güneş gibi şahsım olsa
Devlet gibi tahtım olmaz
Gazi gibi bahtım olsa
Yine bana gelen olmaz

Güller açsam bağlar gibi
Gazel döksem çağlar gibi
Altın olsam dağlar gibi
Kıymetimi bilen olmaz

Hazne dolu akçem olsa
Türlü kumaş bohçam olsa
Yalan dünya bahçem olsa
Benden bir gül alan olmaz

Kuş olup gezsem havayı
Arayıp bulsam yuvayı
Dünyada kuru davayı
Benim gibi güden olmaz

Talibi der ki n'olurum
Mekanı nerde bulurum
Korkarım garip ölürüm
Cenazemi kılan olmaz❞

❝Kulların ahvalin eyleyim beyan
Reaya halini bil padişahım
Harami elinde kaldık el aman
Balçıkta dönmüyor dil padişahım

Davud'un zorunda viran kasaba
Alman malımız gelmez hesaba
Her gün her demimiz gamda tasada
Nice gelin kızlar dul padişahım

Konaklar yıkıldı ahır yapıldı
Sabi sıbyan mekteplerden çekildi
Gel etme diyenin evi yıkıldı
Kurt Paşa dev oldu zül padişahım

Akşam olur yiyiciler derilir
Çıkan soframıza kusur bulunur
Her haneden zorla kuruş alınır
Soyulur sırtından çul padişahım

Karga kuzgun oldu çöktü üleşe
Aman vermez koç yiğide keleşe
Bir aslan bulunmaz Kurt'la güleşe
Derdimize deva bul padişahım

Kaçan halas olur tımarhaneye
Tesellim avarız saldı haneye
Dilimiz varmıyor Sultan demeye
ışte böyle böyle hal padişahım❞

❝Padişahım Cezayir'in
Yarar Arslan yatağıdır
Zav(i)yesidir hem Resul'ün
Gerçek erler otağıdır

Coşar derya eser badı
Kılıç ile arar yadı
Sedd-i ıslam'dır bir adı
Akdeniz'in bucağıdır

Allah olsun kıl ü kalin
Lütfu çoktur bi-zevalin
Cezayir yedi kıralın
Daim başı nacağıdır

Cezayir'in kahramanı
Kafire vermez amanı
Severler Al-i Osman'ı
Hacı Bektaş koçağıdır

Mekanıdır gerçek erin
Hak yoluna verir serin
Benli Ali şehitlerin
Bağ-ı cennet durağıdır❞

❝Sabahtan şahımın nuru doğuyor
Doğmaz ise yarelerim sağılmaz
Derdimin dermanın Hak'tan isterim
Vermez ise yarelerim sağılmaz

Hak'tan dergahına yazımı yazsa
Gönlüm de pirini arasa gezse
şah-i Merdan Ali halimi sorsa
Sormaz ise yarelerim sağılmaz

Cehenneme girsem yakar nar beni
Hacı Bektaş Veli gönlüm sultanı
Çağırınca yetişesin ya Ali
Görmez ise yarelerim sağılmaz

On'ki imamlara niyaz bend oldum
Ali'yi görünce kül oldum yandım
Kırkların ceminde irfana girdim
Girmez ise yarelerim sağılmaz

Hatice Mihrap'ın pire niyazı
Hak da kabul ede dergaha bizi
Ali'nin alnında Zühre yıldızı
Doğmaz ise yarelerim sağılmaz❞

❝Padişahım olsun kılıcın keskin
ışitsin hünkarım a'da da cengin
Görmedim cihanda vezirin dengin
Urun şahbazlarım der Yusuf Paşa

Gazaya fermanlar etti Zıllullah
Alimler çağırır Narun mir-Allah
Cümle hazır olduk fi-sebilillah
Urun gazilerim der Yusuf Paşa

Amana gel Nemçe eyleme inat
Gelen Yusuf Paşa kahraman-sıfat
Avn-ı Hak ile bulamazsın necat
Urun yiğitlerim der Yusuf Paşa

Haznedar'ım alsın gönüllülerim
Din uğruna feda can ile serim
Bir gaza-yı ekber sizden isterim
Göreyim sizleri der Yusuf Paşa

Yirmi dört gönüllü Haznedar Ağa
Coşup ağalarım misal-i derya
Beş yüz iç ağası cümlesi yaya
Urun gazilerim der Yusuf Paşa

Altı yüz tüfenkçi bin elli deli
Kargılı mısraklı tokmak tüfenkli
Karaman sıfatlı arslan yürekli
Urun şahbazlarım der Yusuf Paşa

Ağalarım vardır derya misali
Hazır vaktine Nemçe kıralı
Devr-i zamanenin Rüstem'i Zal'i
Geldim bak üstüne der Yusuf Paşa

Gelmemiş cihana böyle bir vezir
Nemçe kıralın etmek ister esir
Bir elinde altın birinde şimşir
Sizlerden isterim der Yusuf Paşa

Çerkes Paşa hemen eyledi ferman
Dini bir uğruna cümlemiz kurban
Böylece düşmana oldular revan
Halka nida edip der Yusuf Paşa

Serasker Paşa'yı edince tayin
Memiş Paşa'yı da eyledi muin
Düşmanın kanından la'l oldu zemin
Aferin gaziler der Yusuf Paşa

Evvel iç ağası yürüdü birden
Din uğruna geçti can ile serden
Yusuf Paşa erdi tebdil geriden
Urunuz koçlarım der Yusuf Paşa

Kılıçlar parlayıp toplar atıldı
ıki asker birbirine katıldı
Erişti bak nusret birden alındı
şükür Hak Yezdan'a der Yusuf Paşa

Yeniçeri kullar atar tüfengi
Görmedi cihanda kimse bu cengi
Her bir gazi aldı çifte çelengi
Gazanız mübarek der Yusuf Paşa

Kurdu cenk pazarı halk oldu şadan
Semada melekler bu cenge hayran
Cennet kapısını açmıştır Rıdvan
Huriler bekleşir der Yusuf Paşa

Bozulup küffarın tedbiri şaştı
On dokuz bin küffar kılıçtan geçti
Çoğu esir olup vafiri kaçtı
Urun gazilerim der Yusuf Paşa

Bir gaza olmuştur hakka merdane
Beş doğursun böyle doğuran ana
Zapt olundu cümle topla cephane
Müjde padişahım der Yusuf Paşa

Yusuf Paşa sensin sahib-i umur
Tedbirinde yoktur zerrece küsür
Gayretullah şimdi eyledi zuhur
şükür hamdülillah der Yusuf Paşa

Aşık Said eyle sıdk ile dua
Canını yolunda eyledi feda
Nice futuhatlar göstere Huda
Budur hep niyazım der Yusuf Paşa

***

Vasfi Mahir Kocatürk, Saz şiiri Antolojisi
adlı kitabında eseri şu şekilde aktarmaktadır
Ayyıldız Matbaası, Ankara - 1963
s.256-257-258


Padişahım olsun kılıcın keskin
ışitsin Hünkarım ada da cengin
Görmedin cihanda vezirin dengin
Urun şahbazlarım der Yusuf Paşa

Gazaya fermanlar etti Zıllüllah
Alimler çağırır Nasrün minallah
Cümle hazır olduk fisebilillah
Urun gazilerim der Yusuf Paşa

Amana gel Nemçe eyleme inat
Gelen Yusuf Paşa kahraman sıfat
ıneyet-i Hakla bulmazsın necat
Urun yiğitlerim der Yusuf Paşa

Haznedarım alsın gönüllülerim
Din uğruna feda can ile serim
Bir gaza-yı ekber sizden isterim
Göreyim sizleri der Yusuf Paşa

Yirmi bin gönüllü haznedar ağa
Coşup ağalarım misal-i derya
Beş yüz iç ağası cümlesi yaya
Urun gazilerim der Yusuf Paşa

Altı yüz tüfenkçi bin elli deli
Kargılı mızraklı tokmak tüfekli
Kahraman sıfatlı aslan yürekli
Urun şahbazlarım der Yusuf Paşa

Ağalarım vardır derya misali
Hazır ol vaktine Nemçe Kıralı
Devr-i zamanenin Rüstem-i Zal'i
Geldim bak üstüne der Yusuf Paşa

Gelmemiş cihana böyle bir vezir
Etmek ister Nemçe Kıral'ın esir
Bir elinde altın birinde şemşir
Sizlerden isterim der Yusuf Paşa

Sancağ-ı saadet gelip Vidin'e
Mahadi'ye Temeşvar'a Budin'e
Nusrat alemini dikti bu dine
Zafer arzularım der Yusuf Paşa

Çerkez Paşa heman eyledi ferman
Dini bir uğruna cümlemiz kurban
Böylece düşmana oldular revan
Halka nida edip der Yusuf Paşa

Serasker Paşa'yı edince tayin
Memiş Paşa'yı da eyledi muin
Düşmanın kanından lal oldu zemin
Aferin gaziler der Yusuf Paşa

Evvel iç ağası yürüdü birden
Din uğruna geçti can ile serden
Yusuf Paşa erdi tebdil geriden
Urun koçlarım der Yusuf Paşa

Kılıçlar parlayıp toplar atıldı
ıki asker birbirine katıldı
Erişti bak nusret birden alındı
şükür Hak Yezdana der Yusuf Paşa

Yençeri kulları atar tüfendi
Görmedi cihanda kimse bu cengi
Herbir gazi aldı çifte çelengi
Gazanız mübarek der Yusuf Paşa

Kurdu cenk pazarın halk oldu şadan
Semada melekler bu cenge hayran
Cennet kapısını açmıştır Rıdvan
Huriler bekleşir der Yusuf Paşa

Bozulup küffarın tedbiri şaştı
On dokuz bin kafir kılıçtan geçti
Çoğu esir olup vafiri kaçtı
Urun gazilerim der Yusuf Paşa

Bir gaza olmuştur hakka merdane
Beş doğursun böyle doğuran ana
Zaptolundu cümle topla cephane
Müjde Padişahım der Yusuf Paşa

Yusuf Paşa sensin sahib-i umur
Tedbirinde yoktur zerrece kusur
Gayretullah şimdi eyledi zuhur
şükür hamdü lillah der Yusuf Paşa

şevketli Padişah sur eyle ferman
Mesrur oladursun cümle cihanyan
Okunsun duada Gazi Hamid Han
Gazisin Hünkarım der Yusuf Paşa

Aşık Said eyle sıdk ile dua
Canını yolunda eyledi feda
Nice fütuhatlar göstere Huda
Budur hep niyazım der Yusuf Paşa❞

❝Ol benim şahımı
Görmeye kim gelir
Zevk ile sefasın
Sürmeye kim gelir

ıncidir dişleri
Kalemdir kaşları
Can için başları
Vermeye kim gelir

Asası elinde
Kemeri belinde
Pirimin yolunda
Ölmeye kim gelir

Pir Sultan illeri
Uzaktır yolları
Bahçede gülleri
Dermeye kim gelir❞