Osman Öztunç - Erenler







Yorum Yaz

Yorumlar
5 - 5 - 0 yorum

Osman Öztunç En Çok Dinlenen 10 Türküsü
Osman Öztunç - Vur
Osman Öztunç - Mehmedim
Osman Öztunç - Adı Türk
Osman Öztunç - Selam Olsun
Osman Öztunç - Yastadır
Osman Öztunç - Ben Sensiz Öldüm Bağışla
Osman Öztunç - Türkün Türküsü
Osman Öztunç - Züleyha da Kalmışım
Osman Öztunç - Hoşçakal İzmir
Osman Öztunç - Adamım

Etiketler : Osman Öztunç, Erenler, Osman, Öztunç, Erenler, Osman Öztunç - Erenler türkü indir, Osman Öztunç - Erenler türkü dinle, Osman Öztunç türküleri, Erenler türküsü dinle, Osman Öztunç türkü dinle, Osman Öztunç türkü sözleri, Erenler sözleri, Osman Öztunç mp3 dinle

❝Alçakta yüksekte yatan erenler
Yetişin imdada hangi yere gideyim
Başım alıp hangi yere gideyim
Gittiğim yerde de buldu dert beni

Oturup benimle ibadet kıldı
Yalan söyledi de yüzüme güldü
Yalın kılıç olup üstüme geldi
Çaldı bölük bölük böldü dert beni

Üstümüzden gelen boran kış gibi
Seherin sabahındaki düş gibi
Yavru şahin pençesinde kuş gibi
Çağırta çağırta aldı dert beni

Abdal Pir Sultanım gönlüm hastadır
Kimseye diyemem gönlüm yastadır
Bilmem deli dolu bilmem ustadır
Şöyle bir sevdaya çaldı dert beni

***

Cahit Öztelli, Pir Sultan Abdal - Bütün Şiirleri
adlı kitabında eseri şu şekilde aktarmaktadır.
Özgür Yayınları, Onuncu Basım,
Ağustos - 2004, s.258 - Aynı sözlerle
Türk Halk Şiiri Antolojisi - Ali Püsküllüoğlu
Bilgi Yayınları: 224, Antoloji Dizisi: 2
Bilgi Yayınevi, Birinci Basım, Haziran - 1975
s.134de eser şu şekilde aktarılmaktadır


Alçakta yüksekte yatan erenler
Yetişin imdada aldı dert beni
Başım alıp hangi yere gideyim
Gittiğim yerlerde buldu dert beni

Oturup benimle ibadet kıldı
Yalan söyledi de yüzüme güldü
Yalın kılıç olup üstüme geldi
Çaldı bölük bölük böldü dert beni

Üstümüzden gelen boran kış gibi
Yavru şahin pençesinde kuş gibi
Seherin sabahındaki düş gibi
Çağırta bağırta aldı dert beni

Abdal Pir Sultanım gönlüm hastadır
Kimseye diyemem gönlüm yastadır
Bilmem deli dolu bilmem ustadır
Şöyle bir sevdaya saldı dert beni❞

❝Bir güzelin aşığıyım erenler
Onun için taşa tutar el beni
Gündüz hayalimde gece düşümde
Kumdan kuma savuruyor el beni

Ağ gül olsam ağ gerdana sokulsam
Kemer olsam ince bele sarılsam
Köle olsam pazarlarda satılsam
Yarim diye (deyi) al sinene sar beni

Pir Sultan Abdalım gamzeler oktur
Hezaren sinemde yaralar çoktur
Benim senden özge sevdiğim yoktur
İnanmazsan ol Allaha sal beni❞

❝Uyurken üstüme geldi erenler
Ne yatarsın gafil uyan dediler
Mahitab olmuştur yüzün görenler
Şunda duranlara merdan dediler

Uyandım gafletten açtım gözümü
Erenler payine sürdüm yüzümü
Söylettiler hak söyledim sözümü
Hak bin bir kelamı inan dediler

Gökten indi derler idi İsaya
Zeburu Davuda Tevrat Musaya
Üçüncüde İncil indi İsaya
Dördüncü Resule Furkan dediler

Kanber önü sıra bindi Düldüle
Pirim Hacı Bektaş Kırklarla bile
Ab-ı Zemzem ile cümlesin sile
Bir dolu sundular iç kan dediler

Dağların deminden çekilir erler
Ördeği arzu eder cevlana göller
Deryalar geçilmez bulanık seller
Kalbi pak olana umman dediler

Kalbin pak olursa var Hakka düş ol
Erenler önünde dil olma sus ol
Dünyanın varından vazgeç derviş ol
Bu yolda dervişe sultan dediler

Dediler belayı çeken Eyyubdur
Erenlerin sırrı hoş acayiptir
Her bir yerde sırrın açmak ayıptır
Gizli pinhanlara boyan dediler

Pir Sultan düşmüşüm er sevdasına
Aşıklar düşmesin el sevdasına
Bir nazar kılmışım kalbim pasına
Eğer aşık isen üryan dediler❞

❝Söğütün erenleri
Çevirin gidenleri
Ne güzel baş bağlıyor
Söğütün güzelleri

Naldırdın beni
(Aldırdın beni gül iken)
Gül iken soldurdun beni
(Soldurdun beni gül iken)

Söğütün çarşısına
Gün doğar karşısına
İnsan hile (böyle) yapar mı
Kapı bir komşusuna

Naldırdın beni
(Aldırdın beni gül iken)
Gül iken soldurdun beni
(Soldurdun beni gül iken)

Elmayı yüke koydum
Ağzını büke koydum
Aldı yari elimden
Boynumu büke koydum

Naldırdın beni
(Aldırdın beni gül iken)
Gül iken soldurdun beni
(Soldurdun beni gül iken)❞

❝Ey erenler şu dünyada
Erkek yolcu kadın yoldur
Nazenin bir bahçe imiş
Erkek bülbül kadın güldür

Güneş doğar sanma aşmaz
Gerçekler yurdundan sapmaz
Erkek boşuna çalışmaz
Erkek arı kadın baldır

Boşuna mı neler çektim
Boşuna mı boyun büktüm
Bir bahçeye fidan diktim
Erkek fidan kadın daldır

Ben nereden oldum aşık
Neden işlerim dolaşık
Kadın evde olur ışık
Kadın lamba erkek pildir

Mahzuniyim halim harap
Şu aleme olmuş türap
Gel bizleri koru Ya Rab
Bilmem ki bu nasıl haldır❞

❝Erenler kahretti saldı işkile
Gönlüm şifalandı gümana geldim
Ali oğlu çare eyle müşküle
Sana mürvet ile amana geldim

Can evinde muhabbetim azaldı
Gönül aşkın deryasında yüzerdi
Yarelerim sağalmışken tazeldi
Gaziler derdime dermana geldim

Haktan kula her ne gelirse haktır
Erkansız işlere ırızam yoktur
Erenlerin lutfu keremi çoktur
Yarem sızıladı imana geldim

Himmet edin erler bir dahi yetem
Kalbimden şekkile şüphemi atam
Zat-ı sıfat olam bir dilden ötem
Bir desti tutmaya damana geldim

Pir Sultan Abdalım gör bize noldu
Alinin gülbengi bize zulm oldu
Muhabbet yurduna vesvese doldu
Sen bir padişahsın demana geldim❞

❝Aman hey erenler mürvet sizindir
Öksüzüm garibim amana geldim
Garibim bi-kesim himmet sizindir
Ağlayı ağlayı selmana geldim

Şahın bahçesinde ben garip bülbül
Efkarım mükedder halim pek müşkül
Koparmadım asla kokladım bir gül
Kafir oldum ise imana geldim

Gönül şahinini saldım havaya
Yüzüm sürüp geldim ol hakipaya
Gönül sefinesin vermezim zaya
Kıblegahım Şah-ı Merdana geldim

Biz Muhammet Ali kullarındanız
Nesl-i Al-i Aba soylarındanız
İmam-ı Caferin mezhebindeniz
Server Muhammede peymana geldim

İkilik perdesi yoktur özümde
Birliktir gönlümde özüm sözümde
Gece gün düşmüşüm Hak niyazında
Pir Sultan Abdalım meydana geldim❞

❝Ey erenler yine bozuldu bendim
Manalar dilimden ayrı duruyor
Aşkın ateşine yandıkça yandım
Dumanım külümden ayrı duruyor

Bağbancı hasiret sümbül çiğdeme
Bir od düştü yanar dertli sineme
Seher vakti bülbül gelmez bu deme
Bülbülüm gülümden ayrı duruyor

Bu benim derdimin yok mu ilacı
Bitip tükenmiyor çektiğim acı
Gazel döktü şu ömrümün ağacı
Yaprağım dalımdan ayrı duruyor

Katlanayım dedim derde mihnete
Gayrı (Amma) gönül dayanmıyor hasrete
Kader kısmet aldı attı gurbete
Hüdai ilinden ayrı duruyor❞

❝Ey erenler bir kamile danıştım
Er olana edep erkan hoşumuş
Kalırsa dünyada insanlık kalır
Kuru hayal fani dünya boşumuş

Vefasız tabipten derman olur mu
Ufacık pınardan Ceyhan olur mu
Ta ezelden karga şahan olur mu
Adem aslı asıllara başımış

Dünyada delinin teki Mahzuni
Yaktı seni içindeki Mahzuni
Dile kolay bunca yükü Mahzuni
Yıllar yılı taşımış da taşımış❞

❝Ey erenler Hak aşkına
Kalkın samaha dönelim
Gönüldeki dost aşkına
Kalkın samaha dönelim

Dargınlık gitsin aradan
Hoş görsün bizi Yaradan
Üçer beşer bir sıradan
Kalkın samaha dönelim

O yokları var edene
Gerçek halin sır edene
Şükredelim yar edene
Kalkın samaha dönelim

Hak lokmasın yiye yiye
Biz bu deme geldik niye
Allah Allah diye diye
Kalkın samaha dönelim

Aşık olan çalsın sazı
Aysın cümlemizin özü
Hak affetsin hepimizi
Kalkın samaha dönelim

Garibim döndüm şaşkına
Hak yardım etsin düşküne
Gönüldeki dost aşkına
Kalkın samaha dönelim❞

❝Erenler uymuş katara
Uyabilirsen gel beri
İşte riza lokması
Yiyebilirsen gel beri

Gittiğimiz Ali yolu
İçtiğimiz Aslan kanı
Dolduruver akselmanı
İçebilirsen gel beri

Ben bir bahçenin gülüyüm
İçinin de bülbülüyüm
Yetmiş kapı kilidiyim
Açabilirsen gel beri

Karşımda cennet yapısı
Nur imiş onun kapısı
Kıldan incedir köprüsü
Geçebilirsen gel beri

Pir Sultan Abdalım aman
Yolumuz bürüdü duman
İşte İncil işte Kuran
Seçebilirsen gel beri❞

❝Canım erenler yolu inceden inceyimiş
Süleymana yol kesen şol bir karıncayımış
Gönlüm der ki varayım sana geri geleyim
Gönlüm dediği bana dostu buluncayımış
Götürmedi kimsene kimsenenin gücünü
Güç götürürüm diyen eli erinceyimiş
Derler idi ki bana aşık avare olur
Geldi başıma gördüm o söz yerinceyimiş
Dört kitabın manasın okudum hasıl ettim
Aşka gelince gördüm bir uzun heceyimiş
Ben dervişim diyenler haramı yemiyenler
Haramın yenmediği ele girinceyimiş
Derler ki filan öldü mülkile malı kaldı
O malın irkildiği ıssı ölünceyimiş
İki kişi söyleşir Yunusu görsem deyi
Biri der ki ben gördüm bir aşık kocayımış❞

❝Aşk ile gelen erenler
İçer ağıyı nuş eder
Topuğa çıkmayan sular
Deniz ile savaş eder

Kolmaşa verdik sözünü
Söz ile döktük yüzünü
Yaban canavarı gibi
Bilenler ondan şeş eder

Bu sohbete gelmeyenler
Hak nefesi almayanlar
Sürün onu burdan gitsin
Durur ise çok iş eder

Dağ ne kadar yüksek ise
Yol onun üstünden aşar
Yunus Emrem yolsuzlara
Yol gösterdi ve hoş eder

***

Abdülbaki Gölpınarlı - 100 Şair 1000 Şiir
Türk Tasavvuf Şiiri Antolojisi (Tasavvufi - Zühdi
Edebiyat, Melami - Hamzavi Halk Edebiyatı
Alevi - Bektaşi Halk Edebiyatı), Milliyet
Yayınları Türk Klasikleri Dizisi: 7
Birinci Cilt, Baha Matbaası, Ocak - 1972
s.47de eser şu şekilde aktarılmaktadır


Aşk ile gelen erenler içer ağuyu nuş eder
Topuğa çıkmayan sular deniz ile savaş eder

Biz bu yoldan üşenmedik erenlerden usanmadık
Kimseyi yavuz sanmadık her ne eder kolmaş eder

Kolmaşa verdik sözünü söz ile döktük yüzünü
Yaban canavarı gibi bilenler ondan şeş eder

Bu sohbete gelmeyenler Hak nefesi almayanlar
Sürün onu bundan gitsin durur ise çok iş eder

Cahildir maniden almaz oturur kararı gelmez
Öleceğini hiç sanmaz yüz bin yıllık teşviş eder

Dağ ne kadar yüksek olsa yol onun üstünden aşar
Yunus Emrem yolsuzlara yol gösterdi vü hoş eder❞

❝Pirim Ali Şahtan işaret oldu
Arzulayıp size geldik erenler (kardaşlar)
Cemalin nuruna çıraklar uyandı
Arzulayıp size geldik erenler (kardaşlar)

Yine şen oldu ya Şahın ocağı
Elvan elvan kokar dergah çiçeği
Pirim Hacı Bektaş erler gerçeği
Arzulayıp size geldik erenler (kardaşlar)

Şaha arka verdim elim erdedir
Himmet erenlerin varlık pirdedir
Bir garip kemterim yüzüm yerdedir
Arzulayıp size geldik erenler (kardaşlar)

Pir Sultanım sıdkıyla gir meydana
Pes ettiler ak yazılı sultana
Hakkın nazarıyla görün mihmanı
Arzulayıp size geldik erenler (kardaşlar)❞

❝Erenlerin sohbeti
Ele giresi değil
İkrar ile gelenler
Mahrum kalası değil

İkrar gerek bir ere
Göz açıp didar göre
Sarraf gerek gevhere
Nadan bilesi değil

Bir pınarın başına
Bir testiyi koysalar
Kırk yıl anda durursa
Kendi dolası değil

Ümmi Sinan yol ayan
Oluptur belli beyan
Dervişlik yolu heman
Tac ü hırkası değil❞

❝Gönlümüze güman koyman erenler
Hışım ile yıldırım Şeytana düştü
Yezide teberra okuyan Alidir
İcazet Zülfikar Sultana düştü

Güruh-u Nacinin gülleri heman
Dört kapısı vardır dördü de tamam
Vech-i adamdedir On İki İmam
Ol matem ayında al kana düştü

Güruh-ı Naciden guş urdu bizi
Biz de hu dedik birlikten ötürü
Alinin elinde Zühre yıldızı
Şavk urup şulesi meydana düştü

Muhammed Alidir benim efendim
Senin için aşkın oduna yandım
Tuba dallarına hem elim saldım
Ol kudret meyvesi bir tane düştü

Firdevs-i alaya çıkar bu ahım
Onulmaz yarama sen açma zahım
Abdal Pir Sultanım çoktur günahım
Şimdi mürvet Şah-ı Merdana düştü❞

❝Eksiğim aldım da meydana geldim
Ben günahkar kulum erenler mürvet
Kabahatim andan cürmümü bildim
Ben günahkar kulum erenler mürvet

Erenler yerdeki yüze basmazlar
Can olanlara derinden küsmezler
Bir suç ile bir kardaştan geçmezler
Ben günahkar kulum erenler mürvet

Erenler bağlı kapılar açarlar
Müşkülü de müşkülünden seçerler
Kan edenin günahından geçerler
Ben günahkar kulum erenler mürvet

Ey erenler benim yüzüm yerdedir
Yüzüm yerde ise özüm dardadır
İrar nerde ise iman ordadır
Ben günahkar kulum erenler mürvet

Pir Sultanım şerbet içmiş ayılmaz
Ezelden yazılan yazı bozulmaz
Aman Rabbim deyenlere kıyılmaz
Ben günahkar kulum erenler mürvet❞

❝Ey erenler evliyalar serveri
Himmet eyle bize Şah Seyyit Ali
Tarik-i Nacinin sensin rehberi
Himmet eyle bize Şah Seyyit Ali

Sen bilirsin cümlemizin halini
Yetişmiş meyvenin kırma dalını
Düştük kaldır bizi uzat elini
Gayret eyle bize Şah Seyyit Ali

Erenlerin sağı solu sendedir
Cümle tariklerin kolu sendedir
Şah Hasan Hüseynin yolu sendedir
Şefkat eyle bize Şah Seyyit Ali

Pir Sultanım eydür yola aşıkız
Ta ezelden böyle kalbi sadıkız
Severiz ey Şahım bağrı yanıkız
Rahmet eyle bize Şah Seyyit Ali❞

❝Hayır edem derken işim şer oldu
Elimden bir kaza çıktı erenler
Evliya ceminde yerim dar oldu
Elimden bir kaza çıktı erenler

Benim ahdım oldur hatır yıkmayın
Evliyanın buyruğundan çıkmayın
Yüzümü çevirip şerre bakmayın
Elimden bir kaza çıktı erenler

İndim ilim deryasını boyladım
Günahım çok amma bir bir söyledim
Sanki yanınızda hata eyledim
Elimden bir kaza çıktı erenler

Benim bir sözüm var efsane sözde
Ne günah der isen bulunur bizde
Erenler nişanı var ise sizde
Elimden bir kaza çıktı erenler

Pir Sultan Abdalım belalı başım
Ferahtan ayrıldım gamdır yoldaşım
Al olan malımı sağ eyle başımı
Elimden bir kaza çıktı erenler❞

❝Erenlerin erkanına yoluna
Ta ezelden aşık oldum erenler
Canu gönülden soruştum dolaştım
Şükür mürşidimi buldum erenler

Can ile gönülden gezdim aradım
Didar ile muhabbettir muradım
Kesdim kurbanımı gördüm didarım
Mürüvvet kapına geldim erenler

Vermişim canımı korkmam ölümden
Zahit bilmez gerçeklerin yolundan
Yezit oğlu yezitlerin elinden
Çok demdir didardan kaldım erenler

Sen Hakkı yabanda arama sakın
Kalbini pak eyle Hak sana yakın
Ademe hor bakma gözünü sakın
Cümlesin ademde buldun erenler

Pir Sultanım arz ederim halimi
Sarf edeyim elimdeki varımı
Şükür gördüm erkanını yolunu
Ya bugün ya yarın öldüm erenler❞

❝Eksiğim aldım da meydana geldim
Aman mürvet günahkarım erenler
Kabahatim andan cürmümü bildim
Aman mürvet günahkarım erenler

Şeriat taşından bir taş kaldırdım
Marifet ehlinin gülün soldurdum
Ne yaman kanlıyım nefis öldürdüm
Aman mürvet günahkarım erenler

Altıncımız yer altında türedi
Yedincimiz yer yüzünü bürüdü
Biz de Hu demek Aliden kaldı
Aman mürvet günahkarım erenler

Yoldan çıktım ise yola getirin
Kırılmış dallarım şunda bitirin
Pişirip kotarıp bezme getirin
Aman mürvet günahkarım erenler

Pir Sultanım eydür sözün hatasın
Kadir Mevlam bilir bunun ötesin
Var bir amel kazan Hakka yetesin
Aman mürvet günahkarım erenler❞

❝Eksikliğim aldım dergaha geldim
Bin kanım var bin mürüvvet erenler
Arardım atamı özümde buldum
Bin kanım var bin mürüvvet erenler

Erenler bağlı kapıyı açarlar
Müşkülünü müşkülünden seçerler
Kan edenin günahından geçerler
Bin kanım var bin mürüvvet erenler

Hey erenler benim yüzüm yerdedir
Yüzüm yerde ise özüm dardadır
İkrar nerde ise iman ordadır
Bin kanım var bin mürüvvet erenler

Beşincide yer ile gök dolmuştur
Altıncıda vakit tamam olmuştur
Kerem Muhammed Aliden kalmıştır
Bin kanım var bin mürüvvet erenler

Ak gül Muhammedin alın terinden
Kerem Muhammedden mürvet Aliden
Pir Sultanım böyle aldık uludan
Bin kanım var bin mürüvvet erenler❞

❝Oturmuş erenler yasını çeker
İmam-ı Hüseyin yasıdır deyü
Durmayıp akar şehitlerin kanı
İmam Hüseyinin kanıdır deyü

Lanet olsun ol Yezidin canına
Kıydı Yezit İmamların kanına
Kesdi başını götürdü Mervana
İmam Hüseyinin başıdır deyü

Hak onarsın ol keşişin işini
Keşiş görmüş idi onun düşünü
Yedi bin altın verdaldı başını
İmam Hüseyinin başıdır deyü

Ol güzel pirinden olmadı ferman
Alinin duası dertlere derman
Yedi oğlunu da etmişti kurban
İmam Hüseyinin başıdır deyü

Pir Sultan Abdalım ettiler cefa
Umarım yezitler sürmesin sefa
Tıraş olmadı Muhammed Mustafa
İmam Hüseyinin başıdır deyü❞

❝Koyun der kurda ne yer ne gezersin
Akıl katarına uğrar gelirsin
Yezitsin yol erkan inkar edersin
Erenlerin kahrı üstüne olsun

Kanı senin Hakkı tamam ettiğin
Hakkı koyup batıl yola gittiğin
Mülcem Oğlu Azraile taptığın
Erenlerin kahrı üstüne olsun

Pir Sultanım Haydar Hak deyip geldin
Can gözüyle Hakkın cemalin gördün
Evvel yola gelip yolundan döndün
Erenlerin kahrı üstüne olsun❞

❝Mısır illerinde yatan Erenler
Sizden de bir imdat elaman aman
Kesildi gedikler bağlandı yollar
Çıkmaz bir tarafa yol aman aman

Devran beni dertten derde saldırır
Ecel gelmiş peymanesin doldurur
Duyar Cevher Paşa beni öldürür
Dökerler kanımı sel aman aman

Altımızdan Arab - Atı vurdular
Üstümüzde yeşil çadır kurdular
Düşmanlarım kem günüme geldiler
Yığılır seyrime il aman aman

Demircoğlum der ki Hak hazır nazır
Elinde satırlar kasaplar hazır
Yetiş imdadıma hazret-i Hızır
Esmez bir taraftan yel aman aman❞

❝Hu erenler bir müşkülüm var benim
Server Muhammedin nuru kandadır
Aşka düştüm gece gündüz yanarım
Muhammed Alinin nuru kandadır

Serim verdim erenlerin yoluna
Gönül arzu çeker cennet bağına
Ol Muhammed Mustafanın nuruna
Uğrayan mürurun yolu kandadır

Yedisi sırdadır ayandır beşi
Allaha malumdur her kulun işi
Üç yüz altmış altı deryanın başı
Akan ırmakların gölü kandadır

Yalancı dünyanın varın getiren
Zemherinde gonca gülün bitiren
Güvercin donuna girmiş oturan
Hünkar Hacı Bektaş Veli kandadır

Pir Sultanım eydür üçler yediler
Yolun kılıncını yolda kodular
Dil verip de söyle kılınç dediler
On iki İmamların yolu kandadır❞

❝Erenlerin himmetini ben bana yoldaş eyleyem
Her kancaru varır isem cümle işim hoş eyleyem
Teze ve yumşak giymeyem cümlesinden farığ olam
Ger döşeğim toprağısa yastığımı taş eyleyem
Vuram yıkam nefs evini oda yana hırs ve heva
El getirem şimden geri nefsile savaş eyleyem
Bugün gülen kişi burda yarın ağlayısar orda
Revan döküp gözyaşını yastığımı yaş eyleyem
Miskin Yunus çağırıp der aşıkıyım miskinlerin
İçim miskin değil ise miskin dışım uş eyleyem❞

❝Almayana göre sözüm boşadır
Üzülüp de tasa yapmam Erenler
Destur almayınca elim kısadır
Bulduğumu alıp kapmam Erenler

Pirin himmetiyle yolumu gittim
Nefreti eledim sevgiye kattım
Elimden geldikçe imaret ettim
Kolay kolay gönül yıkmam Erenler

Bülbül olup vardım goncaya öttüm
Karanlık geceye sedalar kattım
Üzümün hasından şaraplar yaptım
Koruğun suyunu sıkmam Erenler

Bulutlara ağdım semaya çıktım
Bazı rahmet olup yağarak aktım
Öyle zaman oldu canımdan bıktım
Güzeli sevmeye bıkmam Erenler

Çoktur Erbabinin sözleri çoktur
Bilmeyene göre her hece yüktür
Severek gelene sözümüz yoktur
Zorla ateşime yakmam Erenler❞

❝Pirim güzel Şahı görelim
Yoluna da can ve baş var
O canı Şaha verelim
Erenler ilen pazar var

O can erenlere yetti
İndi Mekkeyi seyretti
Ali Şah Necefde yattı
Munzurda bir çim ağ taş var

Alim Necefden göçtü
Bağdad ehli de ağlaştı
Hasan Hüseyin inleşti
Onunçün gözümde yaş var

Kal deyince durdu Hacer
Tenimiz toprakta kocar
Kerbelada oyuk Tecer
Ziyareti de on beş var

Yine taştı Pasin suyu
Yoktur(?) Alagözün dağı
Samsunda Kör İsa Suyu
Sanusada akar taş var

Sür dünyada zevk ü sefa
Kılma gör canına cefa
Gündüzde Hasan Halife
Niksarda Melik Gaziye iş var

Kara Baba esriğinden
Pirim Holgin gitmez candan
Dolu iç Köse Süleymandan
Önüm Saru Yaser hoş var

Şeyh Aslı Merzifonlu Ayık
Erenler önünce peyik
Pir Nebat Çöreği Büyük
Önünce beş on derviş var

Aslan Oğlu içmiş içmiş
Gözü Kanlı nere düşmüş
Şeyh Nusreddin çırağı yanmış
Pervane ol şemine düş var

Kırağ yağmış boran esmiş
Gelmez geyikleri küsmüş
Ziyaretler kar basmış
Akdağ üstünde pek kış var

Saru Saltuk Babadağda
Kes ismini Şerif doğra
İn İbrahim Hacıya uğra
Bu(l)garda Bozoğlan aş var

Sivas şehrine varmağa
Ali Babayı görmeğe
Abdüvahhaba yüz sürmeğe
Kaynar yüreğimde cuş var

Palas Gölü Budak Özü
Ernefesdendir de düzü
Engürüde Seyyid Gazi
Urumda Hacı Bektaş var

Al Koyun Babadan tövbe
Hem küfür getirme lebe
Hü demde er Gulu Baba
Sende batında çok iş var

İstanbulda Nigar Saruya
Ayasofyaya yüz sürüye
Var Eyyub Sultana uğra
Eline ayağına düş var

Kul Himmet erenleri Öger
Duası müminlere değer
Her tüyünden rahmet yağar
Beyt ül–mamurda bir kuş var❞

❝Süren erenler süreği
Süregelmiş süre gider
Münkir cehennem direği
Dura gelmiş dura gider

Uyma münkirin gücüne
Taşı dokunur kıçına
Münkir cehennem içine
Gire gelmiş gire gider

Bir gerçeğe indir başı
Durmaz akar gözüm yaşı
Yezidin elinde taşı
Vura gelmiş vura gider

Teslim Abdal çün basılmaz
Hakkı batıla batırmaz
İt ürür kervan kesilmez
Üre gelmiş üre gider❞

❝Her yol erkan erenleri sizin olsun bu yol erkan
Ben bir aceb derde düştüm bulunmaya gibi derman

Dostun tecellisi yetti hep gönül mülkünü tattı
Benden benliğim mahvetti ne eşkal kaldı ne elvan

Her bir kılım bir göz oldu içim dışım hep yüz oldu
Alem cümle düpdüz oldu ne yadlı kaldı ne yaman

Bütün dünya tenim oldu sekiz cennet canım oldu
Ben sırrın sır benim oldu gizli sırlar oldu ıyan

Dost bana sundu bir dolu içtim onu oldum deli
Kimsenin değilim kulu şimdi sultan oldum sultan

Beni bulmak isteyenler sizi duymak isteyenler
Kendi şehrinizde yoklan gönüllerdir bana mekan

Seyyid Nizamoğlu dedem gören beni sanır adem
Yüzbin dürlü hırkası var geh bundan bakar geh andan❞

❝Haktan bize haber verdi erenler
Gönülde iste bul Hakkı dediler
Hakkın cemalini ıyan görenler
Gönülde ise bul Hakkı dediler

Gönül imiş çünkü Hakkın durağı
Anda yanar imiş zatın çerağı
Ede aşkını hem Hakkın yarağı
Gönülde iste bul Hakkı dediler

Maksud olan bu alemde insandır
İnsan dedikleri gönülde candır
Can değildir hakıykat-i canandır
Gönülde iste bul Hakkı dediler

Bir noktadır yerden göğe bu alem
Sıfattır ol zatıdır can-ı adem
Nafahtüden geldi bize gelen dem
Gönülde iste bul Hakkı dediler

Gönül ili Hakkın gizli ilidir
Andan haber bilen gerçek velidir
Gaybi Hakkın yolu gönül yoludur
Gönülde iste bul Hakkı dediler❞

❝Erenlere uymayan odur hayvan dediler
İnsan halini bilen kamil insan dediler

On sekiz bin alemin nüshasıdır bir arif
Odur Hakkın haznesi gevher-i kan dediler

Kim ki ol kana erdi Hakkı ol ıyan gördü
Açana can gözünü göründü can dediler

Alemde sultan birdir cümlesi muntazırdır
Kim ki sultana erdi işi asan dediler

Gaybi senin sözlerin Hak nurudur bilene
Her demde her kelamın mağz-ı Kuran dediler❞

❝Üç beş haldaş halloluben kürede
Bildik biz bu aşkın devranesinden
Noktayi vuslatta erdik mürvete
Sırrımız var hikmet pervanesinden

Biz bülbülüz her bahçede ötmeyiz
Her cayi dilbere meyil katmayız
Her olur olmaza metah satmayız
Aldık hakikatin dürdanesinden

Mürşide varmazsan fuzulane koş
Hakikat esrare ermez kalbi boş
Herdem il içinde gezeriz meyhoş
İçtik erenlerin meyhanesinden

Canım verdim nazlı dosta hediye
Derviş olan hırka giyer Hu diye
Simdaslanı boğdururlar kediye
Sakın şu alemin peyvanesinden

Daimiyim devranım var dem ile
Yardan ayrılanlar gezer gam ile
Ülfet eylemezem nadan kem ile
Bıktım şu illerin cühelasından❞

❝Yetişin erenler ah u zarıma
Halden bilmeyene hal anlatamam
Kimisi bir yolda çekmiş gidiyor
Başı boş kervana yol anlatamam

Kim ne anlar aşıkların dilinden
Kerem deryasından Mecnun çölünden
Dikenler ne bilsin gülün derdinden
Bülbül olmayana gül anlatamam

Yavuzer dünyaya kamil az gelir
Her telin altına bir avaz gelir
Anlayana sivri sinek saz gelir
Sohbet bilmeyene dil anlatamam❞

❝Senden gönüllere erer hidayet
Menendin bulunmaz birsin Hüseyin
Mümin kullar senden umar inayet
Cümle erenlere pirsin Hüseyin

Bizlere bir kerem şöhret şanından
Mahrum koyma bizi ol ihsanından
Burcu şafak rengi olmuş kanından
Bezmi hakikatte nursun Hüseyin

Gönlümde kadimdir aşkın ülfetin
Leylu nehar dilden eylerem methin
Sarraf olan bilir senin kıymetin
Ummanda bulunan dürsün Hüseyin

Kerbela deştinde çektin çok cefa
Sana kast edenler bulur mu vefa
Sensin ol kudretül aynı Mustafa
Yarelerin bende dursun Hüseyin

Daimi sülbündür kabul edersen
Divani Hazrette makbul edersen
Beni bu aşk ile meşgul edersen
Dertli aşığına yarsın Hüseyin❞

❝Girebilsem erenlerin içine
Selam versem yarenime eşime
Derler mi ki bu askerin işi ne
Karıştı içimize gavvas gibi

Nuh Nebinin tufanında yer aldın
İnen çekiçlere göğsünü gerdin
Kızgın demirleri ezdin yoğurdun
Davud nebi haddesinde dost gibi

Buraya gelişim tesadüf degil
Sözlere karışmak ne haddim ogul
Dik duran başına diyemem egil
Dire ayağını demir örs gibi

Demire sarılan dağları deler
Demiri parlatan murada erer
İçoğlu demirler durmaz ber-karar
Düşmanı var çürütücü pas gibi❞

❝Bezmi ezelide kevni mekanda
Kandil şak bölündü geldik erenler
Tecelli olunca Nuri Rahmanda
Güzel Şahtan himmet aldık erenler

Hiç akıllar ermez ötemiz vardır
Gönüllerde kadim potamız vardır
Hikmet pazarında metamız vardır
Cavidandan dağma çaldık erenler

Olur olmaz söze açmayız kitap
Allahtan bizlere erişti hitap
Yüz bin müftü olsa veremez cevap
Biz ilmin bahrine daldık erenler

Evladı Aliyiz sülli sülale
Nefsini bilmeyen düşer vebale
Kamile erişen erir kemale
Bir mürşit yedini aldık erenler

Daimiyiz devranımız var bunda
Ehli saadetiz seçildik nurda
Katerimiz gelir şehri ledunda
Şu aleme tellal olduk erenler❞

❝Gönüller merhemi hublar serveri
Azmi canan Şah Hüseyin erenler
Oldum yollarının kulu kemteri
Azmi canan Şah Hüseyin erenler

İrfan bahçesinde gül olup biten
Düşkün kullarının carına yeten
Kerbela çölünde mekanın tutan
Azmi canan Şah Hüseyin erenler

Aşıkını sevdalara yetiren
Hal eyleyip müşkülümü bitiren
Müminler gönlümde kadim oturan
Azmi canan Şah Hüseyin erenler

Gönlüm şikest olmuş cihan içinde
Çektim aşk darını meydan içinde
Kerbela çölünde al kan içinde
Azmi canan Şah Hüseyin erenler

Daimiyim ne gam geldi başıma
Yandı dertli gönlüm aşk ataşına
Yüzüm sürem toprağına taşına
Azmi canan Şah Hüseyin erenler❞

❝Katerlendi katerimiz gitmeye
Gidiyorum hoşça kalın erenler
Bülbül oldum dost bağında ötmeye
Gidiyorum hoşça kalın erenler

Gelip seyran ettik illerinizi
Sevdik muhabbetli dillerinizi
Derdik bahçenizde güllerinizi
Gidiyorum hoşça kalın erenler

Bilmem ne möhnettir bu müşkül ahval
Yardımcınız olsun Şahı zül Celal
Çok tuz ekmek yedik eyleyin helal
Gidiyorum hoşça kalın erenler

Azmeyledik ol canandır ikamet
Ehli dil kıymetin bilmez hiyanet
Sizi ol Allaha kıldık emanet
Gidiyorum hoşça kalın erenler

Daimi kemterim izini izler
Dost olan dostunu arayıp gözler
Sılada kuzular yolumu gözler
Gidiyorum hoşça kalın erenler❞

❝Geçti Mecnun Leyla çöllerde kaldı
Bu her neyse bitti erenler
Dün için gelenler yollarda kaldı
Nasıl geldi ise gitti erenler

Yunuslar bu günü anlatıp geldi
Pir Sultan bu günü başıyla yazdı
Veysel daha dünden bu günü sezdi
Bu gün yarın için battı erenler

Hak değil insana bir hanedanlık
Korkutmasın bizi perilik cinlik
Utanmaya değer şu senlik benlik
Artık canımıza yetti erenler

Yemyeşil edelim şu bizim bağı
İsterse boş kafa versin göz dağı
Unutma çağımız uranyum çağı
O Nuhun gemisi battı erenler

Çalma düdüğünü hiç oğlu hiçin
İnsan sevmeyeni sevelim niçin
Mahzuni Şerifim yarınlar için
Yarına bak bugün bitti erenler❞

❝Bak erenler size bir sözüm var
Bir horoz bir aslan güder belki de
Bir değirmen gördüm taşlar öğüdür
Unu hamur olur gider belki de

Uy gittiğim yollar incedir ince
Gülemedim gülüm ömrüm boyunca
Şu hakir gördüğün kara karınca
Döner iki devi yutar belki de

Gel dostum gidelim gönül kuluna
İnanmam dünyanın cadı falına
Dost Mahzuni sevdiğinin yoluna
Para etmez canın adar belki de❞

❝Kalktı kervanımız konduğu yurttan
Elveda erenler gönderin bizi
Taktık birer birer mertten namertten
Elveda erenler gönderin bizi

Konanlar göçüyor dünya fanidir
Kuş dilinden bilen canlar hanidir
Kulunun rızkını veren ganidir
Elveda erenler gönderin bizi

İhtiyar eyledik haylı zamanı
Atalım gönülden şirki gümanı
Kolay kalkmaz karlı dağın dumanı
Elveda erenler gönderin bizi

Cilveyi Rabbandan ferman erince
Devi yutar imiş kara karınca
Selamlar götürem dosta varınca
Elveda erenler gönderin bizi

Mahzuni der hemmekanım dostunan
Vücut gider başıyınan postunan
Gül düşmesin yaramıza kastınan
Elveda erenler gönderin bizi❞

❝Ne imiş alemin şu kılu kalı
Fark edip bu hali görenlere hü
Çiçek yok arının tükendi balı
Kudret lokmasını derenlere hü

Kurulur çıraklar açılır erkan
Verilmiş bizlere kudretten mekan
Tecelli eylemiş ol Nuri yezdan
Hakikatli gerçek erenlere hü

Hecemiz Kurandır zikrimiz ayet
Mürşitten bizlere erdi hidayet
Esrarımız haktır sırrı velayet
Bu bezmi irfana girenlere hü

Biz cemalullaha eyleriz sücut
Görülür bu babda menzili maksut
Bizim kalbimizdir mekanı mabut
Enel hak darına duranlara hü

Daimi der gel bu yola uyalım
Teslim olup mürşit pendin duyalım
Marifet abıyla ceset yuyalım
Bu demi devranı sürenlere hü❞

❝Yatarken üstüme geldi erenler
Gafil ne yatarsın uyan dediler
Elinde badesi pirim karşımda
Al şu badeyi de ihsan dediler

Uyandım gafletten açtım gözümü
Erenler hakine sürdüm yüzümü
Hak söyletti ben söyledim sözümü
Doksan bin kelamı iyan dediler

Benim halim bilsen içler acısı
Yüreğimden çıkmaz pirin acısı
Sorsan her gün örtük yarin kapısı
Her sırrı Ednaya beyan dediler❞

❝Bugün erenlere gurban
Halım meydanda meydanda
Bütün ikrar iman feda
Canım meydanda meydanda

Ben bir uzunca çınarım
Yoktur kalbimde gümanım
Al malım yarlığa canım
Dilim meydanda meydanda

Mümin olan olur veli
Veli olan olur gani
Nesimiyem yüzün beni
Derim meydanda meydanda❞

❝Dinleyin erenler aşıklık nedir
Allah bir Muhammed Alim diyerek
İmam Hasan bunda güvende okur
Allah bir Muhammed Alim diyerek
(diyerek diyerek Şahım diyerek)❞

Hey erenler düştüm ben bir sevdaya
Tutuldu dillerim lal eylediler
Derdim arzedeyim dedim hüdaya
Dertli bir kervana yol eylediler

Yeni düştüm sevdan yar etti beni
Erenler içinde var etti beni
Bu nasıl sevdaymış deletti beni
Aşkın badesini bal eylediler

Biri kırka yaranların aşkına
Serde hakkı görenlerin aşkına
Sevdim cümle erenlerin aşkına
Akarsuyu yaktı kül eylediler❞

❝Canım erenlere kurban
Serim meydanda meydanda
ıkrarım ezelden kadim
Canım meydanda meydanda

Yanarım yoktur dumanım
Gönlümde yoktur gümanım
Al malım bağışla canım
Varım meydanda meydanda

Kellem koltuğuma aldım
Kan ettim kapına geldim
Ettiğime pişman oldum
Dar'ım meydanda meydanda

Münkir rakipten kaçın
Müminim hulle don biçin
Ben bülbülüm bir gül için
Zarım meydanda meydanda

Gerçek olan olur gani
Gani olan olur veli
Nesimi'yem yüzün beni
Derim meydanda meydanda❞

❝Nedir hey erenler benim yandığım
Halden bilmez yar elinden dertliyim
Bu aşkın ateşi yaktı sinemi
Pervaneyim nar elinden dertliyim

Bin bir niyaz edip eyledi beni
Bir kadim ikrara bağladı beni
Gül iken dikene dağladı beni
Kokulatmaz har elinden dertliyim

Virani'yim çeker yarin kahrını
Doldur ver içeyim aşkın zehrini
Muhabbete saldık gönül bahrini
Geçti zaman zar elinden dertliyim❞

❝Dokuz bin evliya yüz bin erenler
Bizi mecnun sanır burda görenler
Sağ olup da sılasına varanlar
Bizi muradına şaduman olur

Aman Allahım gurbet ilde alma canımı
Sılada yavrularım perişan olur
Yıkıp fakir hanemi viran eyleme
Duyar düşmanlarım şaduman olur

Doktor beni hastaneye istemiş
Sevdiğim sarı saçını güle suya işlemiş
Anam beni gurbet için beslemiş

Tez gel ağam tez gel olma muhannet
Mahpusu icat edenler görmesin cennet

Mahpustan çıktım gözüm kamaşır
Baktım gözümden akıyor yaşım
Beni burada bakan aziz kardaşım
(Beni burada bırakan aziz kardaşım olmalı)
Ağlama ninem kaderim böyle imiş

Mahpustan çıktım mendil elimde
ıbrişim kuşak ince belinde
Bir yarim var yad illerinde

Sokma zalim sokma yaram derimdir
Eğer mahpustan çıkarsam Mevlam kerimdir❞

❝Hak nasip eyledi geldik buraya
şükür cemalini gördük erenler
Merhem olduk gönüldeki yaraya
Muhabbet gülünü derdik erenler

Dostlar ile cem olduk birarada
Hak Muhammet Ali mihman burada
Deli gönül coşar ara sırada
Sevgi ile hakka erdik erenler

Dost cemali gördü coştu Kederi
Aşkın deryasından alır gevheri
Güzel dosttan bugün aldık haberi
Pir himmet eyledi vardık erenler❞

❝Ey Erenler akıp gitsem
Ben o pirin sellerine
Bana bir selamı gelmiş
Kurban olam dillerine

Gözüm görmez elim ermez
Hatırına düşüp sormaz
Göndersem o şaha vermez
Desem seher yellerine

Aşkile Pirime yasam
Varıp divanına dursam
Yüzümü dizine sürsem
Niyaz etsem ellerine

Mahzuni derdim tabibi
Sultanım Gönlüm sahibi
Bir eskimez kamer gibi
Sarılayım bellerine❞

❝Ben bilirim erenlerin yerini
Çoktandır sırrını buldum perişan
Gençliğimde sevmiş idim birini
Eller aldı ben de oldum perişan

Ben kendi aklımda karar eyledim
Yaptığım her işte zarar eyledim
Kendi öz köyümden firar eyledim
Yaban ellerinde kaldım perişan

Daha genç yaşımda kendimi gördüm
Mümkünü olmayan hayaller kurdum
Gurbet ellerinde ağladım durdum
Tutacak dalım yok soldum perişan

Perişan kendini saldı gidiyor
Bozuk düzen beni aldı gidiyor
O yar saçlarını yoldu gidiyor
Ben de saçlarımı yoldum perişan❞

❝Yaradan ne güzel buyruk buyurmuş
Gelin hey erenler edin niyazı
Muhammed buyruğu bize duyurmuş
Gelin hey erenler edin niyazı

Niyaz etmek imiş her işin başı
Niyaz edenlerin ihsandır işi
Cemde hazır duran ol ulu kişi
Gelin hey erenler edin niyazı

Niyaz seni kuş eyleyip uçurur
Ab-ı zemzem sularını içirir
Sırat köprüsünden kolay geçirir
Gelin hey erenler edin niyazı

Cehennemde vardır gayya kuyusu
Yetmiş yıllık yoldan gelir yayası
Hemen niyaz etmek imiş eyisi
Gelin hey erenler edin niyazı

şah Hatayi'm derki niyaz bendedir
Niyaz eyleyenler Hak yanındadır
Niyaz etmeyenler cehennemdedir
Gelin hey erenler edin niyazı❞

❝Erenler üstadlar ettiler himmet
Bize Yaradan'ın kuludur diye
Anınçün onlara eyleriz minnet
Bu yolda bizlerden uludur diye

Ferhad gibi dağ bağrını delmedim
Mecnun gibi Leyla deyip yelmedim
Ben testime su doldurup gelmedim
Erenler çeşmesi doludur diye

Seyrani seyrimden geri durmadım
ınişe yokuşa atım yormadım
Güzelin çirkinin telin kırmadım
ısmi hak dilinde doludur diye❞

❝Erenler cemine her can giremez
Edep ile erkan yol olmayınca
Her kamberim diyen kamber olamaz
şahın kanberine kul olmayınca

Arama uzakta vardır yakını
Gerçek olan talip bulur hakkını
Yüklemezler sana yolun yükünü
Bükülü kametin dal olmayınca

şah Hatayim eder bu sırrı beyan
Kamil midir cahil sözüne uyan
Bir baştan ağlamak ömüre ziyan
ıki baştan muhip yar olmayınca

***

TRT kaydı

Erenler cemine her can giremez
ınsan-ı kamile kul olmayınca
Her mürşidim diyen mürşid olamaz
Edeb ile erkan yol olmayınca

Arama ırakta vardır yakını
Gerçek olan talib bulur Hak'kını
Yükletmezler sana yolun yükünü
Bükülü kametin dal olmayınca❞

❝Ey erenler akıl fikir eyleyin
Dağlara da duman ne güzel uymuş
Yaradan Allah’a şükür eyleyin
Müminede iman iman ne güzel uymuş

Ezeli gamımdır kara bağlamak
Ciğerimi aşk oduna dağlamak
Yakub’unda işi gücü ağlamak
Yusuf’a da Kenan Kenan ne güzel uymuş

Kul Hüseynim yeşil giyer eğnine
Hiçbir hile getirmezdi göynüne
Kurdu kuşu bendeylemiş kendine
Mülke de Süleyman ne güzel uymuş❞

❝Erenlerin cemine
Girdik niyaz eyledik
Bu gerçeğin demine
Bildik niyaz eyledik

Birinci hizmet farraş
Kerbela'ya döktük yaş
Selman-ı Pak'a sırdaş
Olduk niyaz eyledik

Gördüğün Hak didarı
Durduğun Mansur darı
Kadim olsun ikrarı
Durduk niyaz eyledik

Veli'nin nuru yanar
Zakirler duvaz çalar
Pervana semah döner
Döndük niyaz eyledik

Budur Kırklar'ın yolu
Mürşitten içtik dolu
Hak için açtık kolu
Sevdik niyaz eyledik

Peyikle haber aldık
Gözcüyle dara durduk
Hakk'ı insanda bulduk
Bulduk niyaz eyledik

On iki hizmet tamam
Saka suyuna selam
Sofrada vardır taam
Doyduk niyaz eyledik

Namazımız niyazdır
Hakk'a giden avazdır
Sefai bize farzdır
Kıldık niyaz eyledik❞

❝Erenler konacak gülümü buldum
Varıp da dalına konamaz oldum
Yine ateş düştü deli gönlüme
Dumanı tüttü de yanamaz oldum

Yaprağım dökülür oldu dalımdan
Feryadımı duysa anlar halimden
O güzelin adı düşmez dilimden
Ellerin yanında anamaz oldum

Gönlümü güzelin gönlüne saldım
Yangınlar içinde hummana daldım
Sevda ateşini avcuma aldım
Yola çıktım bir kez dönemez oldum

Boşalamam gayrı hepten dolsam da
Garip kaldı gönlüm aşkı bulsam da
Dökemedim derdim Yiğit olsam da
Nedense korkumu yenemez oldum❞

❝Ey serenler serenler (of yar) serenler
Ben gidiyorum mamur mamur olsun viranlar
Ahret hakkın helal etmem yarenler (of)

Parlaya parlaya doğar sabah yıldızı
Salına salına gelir gavurun kızı

Seni gidi oyunbaz
Cilvesine doyulmaz
Sızırılmış bal gibi
Yemesine doyulmaz❞

❝Ey serenler serenler of yar serenler
Ben gidiyorum mamur olsun viranlar
Ahret hakkın helal eylen yarenler

Parlaya parlaya doğar sabah yıldızı
Salına salına gelir Çakır'ın kızı

Seni gidi oyunbaz
Cilvesine doyulmaz
Sızdırılmış bal gibi
Yemesine doyulmaz❞

❝Erenler babında içtim bir dolu
Hakikatlı ulu meydana vardım
Mümin müslim hepsi sürer bu yolu
Bendine bend olup erkana vardım

Ben bir bezirganım her ilde gezmem
Her olur olmaza metahım çözmem
ılme hizmet edip okuyup yazmam
Hak ile hak olan bir cana vardım

Mürşüdüm emretti çırağım yaktım
Açtı can gözümü didara baktım
Katre olup her dem engine aktım
Dürrü meknun saçan bir kana vardım

Bu bir sırrı haktır erebilene
Hakikat gülünü derebilene
Hak bendedir, benim görebilene
Enel Hak deyuben urğana geldim

Ey Daimi ne ustasın malın var
Arı gibi her çiçekten balın var
Hamdülillah edep erkan yolun var
Kırkların Cemi'nde Selman'a vardım❞

❝Ali'nin sırrına ereyim dersen
Mürşid-i kamile varın erenler
Gönül kabesine gireyim dersen
Ol bahri ummana dalın erenler

Elesti bezminde odur varolan
Haklı hakikatta bize yarolan
Bütün kainatta gizli sırolan
Bu ilmin sırrına erin erenler

Esrari bu yolun kemter kuludur
Yükü ilim irfan gevher doludur
Ali yolu insanlığın yoludur
Gönülden gönüle girin erenler❞

❝Aşikar sevdanın gizli sırrını
Telaş edenlere deki erenler
Kutlu yaylalardan seyret yarını
Yollar birbirinin eki erenler

Yolların başından çıkan badeyi
Dağları taşları yakan badeyi
Elif pınarından akan badeyi
Birer birer sunar saki erenler

Çok bulanık aktım şimdi durgunum
Dağları gezerdim gayrı yorgunum
Bin güzel içinde bire vurgunum
Bundan gayrı derim peki erenler

Gönül sarayının yapısı gizli
Girilir içine kapısı gizli
Garip Sefai'nin tapısı gizli
Kim kalmış dünyada baki erenler❞

❝Erenler kahretti saldı işkile
Gönlüm şifalandı gümana geldim
Ali oğlu çare eyle müşküle
Sana mürvet ile amana geldim

Can evinde muhabbetim azaldı
Gönül aşkın deryasında yüzerdi
Yarelerim sağalmışken tazeldi
Gaziler derdime dermana geldim

Hak'tan kula her ne gelirse haktır
Erkansız işlere ırızam yoktur
Erenlerin lutfu keremi çoktur
Yarem sızıladı imana geldim

Himmet edin erler bir dahi yetem
Kalbimden şekkile şüphemi atam
Zat-ı sıfat olam bir dilden ötem
Bir desti tutmaya damana geldim

Pir Sultan Abdal'ım gör bize n'oldu
Ali'nin gülbengi bize zulm oldu
Muhabbet yurduna vesvese doldu
Sen bir padişahsın demana geldim❞

❝Erenler şahtan gelirler
Ali derler pirimize
On ıki ımam kullarıyız
Münkir ermez sırrımıza

Ateş yanıp kazan coşar
Dalga gelir boydan aşar
şulesi aleme düşer
Bakın bizim nurumuza

Pirimiz kırklar yediler
Bu yolu onlar kodular
Bize böylece dediler
Kanarsan ikrarımıza

Baktık aslımız Ademdir
Kısmetim veren hüdamdır
Halifeler piş kademdir
Taç urdular serimize

Mürit mürşidine uydu
Erenler manisin duydu
Münafıklar nice kıydı
Tiğ çektiler pirimize

Nesimi sabakın pişir
Özüne muhabbet düşür
Bin bezirgan metah taşır
Günden güne şarımıza❞

❝Erenler serveri gerçekler piri
Hünkar Hacı Bektaş erleriyiz biz
Balım Sultan Abdal Musa şahımız
Seyid Ali Sultan gülleriyiz biz

Kaygusuz Sultan'dır bir serdarımız
Kara donlu candır türbedarımız
Kanber Ali Sultan şehsüvarımız
Necef deryasının güheriyiz biz

Sarı ısmail Hacım Sultan ulumuz
şah-ı Horasan'a çıkar yolumuz
Muhammed Ali'den kokar gülümüz
On iki tarikatın serveriyiz biz

Türabi üçlerin birisi oldu
Yedilerle kırklar meclise güldü
Horasan erleri azmedip geldi
Muhammed Ali'nin kullarıyız biz❞

❝Erenlere eş olayım
Bu yola yoldaş olayım
ıçeyim sarhoş olayım
Aymak elinden gelir mi

Alna yazılmış yazıyı
Besili körpe kuzuyu
Hakk'ın yazdığı yazıyı
Bozmak elinden gelir mi

Dere tepe dümdüz olur
Gece geçip gündüz olur
Gökte kaç bin yıldız olur
Saymak elinden gelir mi

Pir Sultan'ım der Hatayi
Dilimiz söyler hatayı
Pişmedik çiğ yumurtayı
Soymak elinden gelir mi❞

❝Ey erenler aldı beni bir dert bir bela bir mihnet
Yaman canıma kar etti bir aşk bir firkat bir hasret

Ey erenler bu üç nesne çokları serden eylemiş
Padişahlar kapısında bir göz bir bühtan bir gıybet

Ey erenler bu üç nesne (...) beyan eyler
Hakikatin direğidir bir din bir insaf bir mürvet

Ey erenler bu üç nesne kimselere vefa kılmaz
Üçü de alemde mesbuk bir at bir kılıç bir avret

Ey erenler bu üç nesne giderir gönülden gamı
Kuşe-i gülşende (...) bir saz bir dilber bir sohbet

Ey erenler bu üç nesne bir yiğide keramettir
Koçaklara nasib olsun bir çav bir uğur bir ahret

Köçek eydür bu üç nesne bir yerde olsa hub olur
Birbirine yari kılsa bir dil bir akıl bir devlet❞

❝Ey erenler çün bu sırrı dinledim
Huzur-ı mürşide vardım bu gece
Hakikat sırrını andan anladım
Evliya erkanın gördüm bu gece

Rehberim Muhammed buldum yolumu
Mürşidim Ali'dir bildim şah'ımı
Tiğbend ile bağladılar belimi
Erenler meydanın gördüm bu gece

Erenler rahına eyledim iman
Kalmadı gönlümde şek ile güman
Ne bilir bu sırrı Yezid'le Mervan
Külli varım Hakk'a verdim bu gece

Andelip misali avaz ederek
Yedi sema üzre pervaz ederek
Yedi aza niyaz ederek
Ayn-ı cem güllerin derdim bu gece

Pir Sultan'ım Hakk'a niyaz ederim
Erenler rahına doğru giderim
Külli varım Hakk'a teslim ederim
Hakk'ın cemalini gördüm bu gece❞

❝Erenler cemine gireyim dersen
Kin ile kibiri at da öyle gel
Gerçekler sırrına ereyim dersen
Ulu bir mürşide yet de öyle gel

Bülbülün güledir feryadı ünü
Zaya verme geçen saati günü
Okumak istersen ilmi ledünü
Bir gerçekten destin tut da öyle gel

Kolay mı Divani gerçeğe ermek
Hasbahçe bağının gülünü dermek
Nene lazım elin kusurun görmek
Sen kendi aynana bak da öyle gel❞

❝Gafil olman hey erenler
Gelen Murtaza Ali'dir
Yezid'e batın kılıcın
Çalan Murtaza Ali'dir

Alçağa tutmuş yüzünü
Hakk'a bağlamış özünü
Kırklar ile bir üzümü
Yiyen Murtaza Ali'dir

Turnaya vermiş sesini
Aşıklar tutsun yasını
Hem önünce devesini
Yeden Murtaza Ali'dir

Ali'dir Allah'ın dostu
Hü dedi Zülfikar kesti
Selman'a sünbüllü desti
Veren Murtaza Ali'dir

Gülün bağlar deste deste
Bağlar da gönderir dosta
Mihmandar bir dolu iste
Sunan Murtaza Ali'dir

Derildi çıktı havaya
ındi döşendi ovaya
Güvercin donda kayaya
Konan Murtaza Ali'dir

Gülün bağlar baka baka
Bağlar da gönderir Hakk'a
Ejderhayı iki şakka
Bölen Murtaza Ali'dir

Dost bağında kızıl alma
Gül rengi güllerden solma
Pir Sultan'ım gafil olma
Gelen Murtaza Ali'dir❞

❝Gelin ey erenler seyran edelim
Açıldı kapısı Seyyit Ali'nin
Eksiğimiz bilip dara duralım
Himmeti ganidir Kızıl Deli'nin

Çekti sancağını dağlar dolanır
Mümin olan canlar aşka bulanır
Kurbanlar tıglanur çırak uyanır
Çekilir gülbenkler Seyyit Ali'nin

Ne güzel baharı yetmiştir şimdi
Lalesi sünbülü açmıştır şimdi
Abdallar semaı tutmuştur şimdi
Himmeti ganidir Seyyit Ali'nin

Baba ıbrahim şehitler ayırır
Kırkların ceminden o da beridir
Pirim cansız dıvarları yürüdür
Himmeti ganidir Kızıl Deli'nin

Pir Sultan'ım eydür kendi özümüz
Güzelce şah'ıma var niyazımız
Bir gün kara toprak örter yüzümüz
Himmeti ganidir Seyyit Ali'nin❞

❝Hey Erenler Pazarım Var
Hal Ehline Hal Satarım
Terazim Tartım Bulunmaz
Doyumuna Bal Satarım

Tezgah Üstü Söz Söylerim
Sözümü Gülle Peylerim
Aslı Sitemi Neylerim
Ben Dikensiz Gül Satarım

Erenler Bir Pazar Kurdum
Hak Hak Dedim Döndüm Durdum
Aşkın Mühürünü Vurdum
Aşk Zarfına Pul Satarım

Ben Sarrafım ınci Düzdüm
Gevher Denizinde Yüzdüm
Akıl Süzgecinden Süzdüm
Cevri Akıl Kul Satarım❞

❝Ey erenler bezmimize
Gel dediniz geldim işte
Tatlı canını sen bize
Ver dediniz verdim işte

Dinle öten bülbülleri
Kokla lale sümbülleri
Bahçenizdeki gülleri
Der dediniz derdim işte

Kaldım bir aba bir hırka
Onu da soyundum Hakk'a
Sen vücudunu çarmıha
Ger dediniz gerdim işte

Ayır dolunu boşunu
Vahit iyi bil dostunu
Dergahınıza postunu
Ser dediniz serdim işte❞

❝Hey erenler benim meyil verdiğim
Bir ismi Muhammed bir ismi Ali
Adına şanına kurban olduğum
Bir ismi Muhammed bir ismi Ali

Can bülbülü ne beklersin kafeste
Ali'nin sırrını söyle nefeste
Dünya kurulmadan oturan postta
Bir ismi Muhammed bir ismi Ali

Hızır ılyas ile içdi Hayat'ı
Yezid'e Zülfikar zehirden katı
Yine pirden ola er kerameti
Bir ismi Muhammed bir ismi Ali

Ali'm söyler Cafer yazar ayatı
Yedinde Zülfikar zehirden katı
Aşikaredir anın her keramatı
Bir ismi Muhammed bir ismi Ali

Zülfikar'ı vurup derya coşturan
Ab-ı Zemzem çeşmelerin aşuran
Hasret çekeni hasretine ulaştıran
Bir ismi Muhammed bir ismi Ali

Ab-ı Hayat çeşmelerin açtıran
Dalga vurup deryaları coşturan
Dolu köşler ile bizi kandıran
Bir ismi Muhammed bir ismi Ali

Pir Sultan Abdal'ım biz de varalım
Hakk'ın divanına birden duralım
On'ki ımamlara yüzler sürelim
Bir ismi Muhammed bir ismi Ali❞

❝Hey erenler bir hayale uğradım
Gafilim bu yere geldim bu gece
Garip düştüm kimse bilmez halimden
Kadir Mevla'm imdat eyle bu gece

Katar katar zibalanırsın güzel
Yaran güzel sohbet güzel cem güzel
Doldur doldur doluları sun güzel
Sanırım Kadir'e erdim bu gece

Bülbül gibi şakır m'ola dilleri
Sem'a döner kadeh tutar elleri
Firdevs bahçesinde gonca gülleri
Derdiğim aklıma geldi bu gece

Pir Sultan'ım faş eylemez bu sırrı
Etrafımız almış ihlasla peri
Huri midir melek midir her biri
Sanırım cennete girdim bu gece❞

❝Ali erenler hası
Ondadır aşkın tası
Ehlibeytin aşkına
Çekelim biz bu yası

ıllallah illallah
Ali Ali Allah eyvallah
Dostlar dostu illallah
şahlar şahı illallah
Hak halili illallah
Bacı bacı sultan illallah

Ortörenin düzünde
Hak nuri var yüzünde
Arzum galdı efendim
Senin ela gözünde

ıllallah illallah
Dostlar dostu illallah
şahlar şahı illallah
ılle aşkım send[e] Allah

şah Hüseyin diyene
Kisbet vardır giyene
Sorgu süal olur mu
şahı candan sevene

ıllallah illallah
ılle aşkım sende hu❞

❝Kalkın hey ey erenler durun aya
Adalet mülkünün sultanı geldi sultanı geldi
ıstikbal eyleyin durun selama durun selama
Sermesler alemin hübyarı geldi
ıstikbal eyleyin durun selama durun selama
Sermesler alemin hübyarı geldi

Cemaat kurulsun, emmeler yansın, ekaler yansın
Demler dolsun hem badeler dolsun badeler dolsun
ıkrarına sağlık erler uyansın erler uyansın
Gammı dert etmenin zamanı geldi
ıkrarına sağlık erler uyansın erler uyansın
Gammı dert etmenin zamanı geldi

Gevheri Muse beyin oyulmaz bağı oyulmaz bağı
Ehlin aşk olanın tükenmez işi hiç bitmez işi
Hasretli gönlümün gözümün yaşı gözümün yaşı
şu dertli gönlümün tabibi geldi
Hasretli gönlümün gözümün yaşı gözümün yaşı
şu dertli gönlümün tabibi geldi❞

❝Hey erenler neden diktin gözünü
Kusurum var ise mürvetim de var
Tabip olup bu yaramı saranlar
Kusurum var ise mürvetim de var

Dostum bahçesine yad eller girmez
Hakikat ilminin gülleri solmaz
Yük eğilme ile bezirgan kalmaz
Kusurum var ise mürvetim de var

Yüke girmeyen deveyi döverler
Tor olursa okşayuben sağarlar
Çifte kantar kaldıranı severler
Kusurum var ise mürvetim de var

Veli'yi darından asabilin mi
Bir yol benim dedin küsebilin mi
Mürvet Ali'nindir basabilin mi
Kusurum var ise mürvetim de var❞

❝Gönül aşkın ile düştü yollara
Medet mürvet Mercan babaerenler
Arz edip türbene ettim ziyaret
Medet mürvet Mercan babaerenler

Ziyaret edince kabri tacını
Gönlümde parlıyor aşkın gevheri
Kırkların ceminde sürdükçe demi
Medet mürvet Mercan babaerenler

Vehbi'yem sıdkıylan niyaz eyledim
Gerçek erenlerin methin söyledim
Durup erenlerden himmet eylerim
Medet mürvet Mercan babaerenler❞

❝Bu yolun ilersi Hak'tır
Mürüvvet kerem erenler
Bu yoldan özge yol yoktur
Mürüvvet kerem erenler

Yolda nefis öldürmezler
Mürit düşse kaldırmazlar
Mürvet dese düşürmezler
Mürüvvet kerem erenler

Kur'an oldu delilimiz
Sırr-ı hakikat yolumuz
ımam Cafer'dir ulumuz
Mürüvvet kerem erenler

Pir Sultan'ım hale geldik
Hal içinde yola geldik
Mansur gibi dara geldik
Mürüvvet kerem erenler❞

❝Ey erenler bu meydanda müşkülüm
Seçilmedi gitti bilmem ne haldir
Dosta gidem dedim bağlandı yolum
Açılmadı gitti bilmem ne haldir

Can ah çeker arzu kılar cananı
Dem be dem artmakta zar ü efganı
Hazırlandı amma gönül kervanı
Göçülmedi gitti bilmem ne haldir

Beller duman kış çevirdi yolumu
Balım Sultan sen bilirsin halimi
Dost aşkına doldurdular dolumu
ıçilmedi gitti bilmem ne haldir

Bir ziya bulmuşum aşk çerağından
Can bülbülü çıkmaz dostun bağından
Secer bellerinden Yıldız Dağından
Geçilmedi gitti bilmem ne haldir

Sefil Sıdkı abdal oldu yürüdü
Açılmadı dağlar duman bürüdü
Aşk derdinden çeşmim yaşı kurudu
Saçılmadı gitti bilmem ne haldir❞

❝Ey erenler şaha kimse eremez
şahın Kamberine kul olmayınca
Kamber'im diyenler Kamber olamaz
Edep ile erkan yol olmayınca

Irakta arama vardır yakını
Gerçek olan talip bulur hakkını
Sana yükletmezler yolun yükünü
Bükülü kametin bel olmayınca

Cevahir yanmadan aşkın oduna
Kal olup varır mı sultan katına
Seni mi okurlar talip adına
Altın tek sararıp al olmayınca

Mecnun olan daim gezer dostunda
Aşkın badesini tutar destinde
Seni mi taşırlar başlar üstünde
Mürşit nazar kılıp hal olmayınca

Derdimend olmayan gönlü pak olmaz
Aşık olmayanlar sine çak olmaz
Kul Himmet döşenip yere hak olmaz
Akıtıp gözyaşın sel olmayınca

(Ek)
Coştu deli gönül bir dala konmaz
Akş olmazsa sinesi de sağ olmaz
Kul Himmet Üstadım yaramız onmaz
Mürşit nazar kılıp hal olmayınca❞

❝Serenler serenler yüksek serenler
Ben gidiyom mamur olsun viranlar
Ahret hakkın helal eylen yarenler

Aradım dağları kar parça parça
Sevdiğim geliyor el çırpa çırpa

Orta pencerenin parmağı yoktur
Ölürüm ayrılmam çareler çoktur
Gel sunam göğsüne düğmeler diktir

Açıldı laleler gelmedi yazlar
ıki eli koynunda ağlıyor kızlar❞

❝Serenler serenler yüksek serenler (ey aman aman)
Ekmek yiyip sular içtim (aman) yarenler (hey)
Ben gidersem mamur galsın viranlar (ey aman aman)

Uyan yarim uyan sabahlar oldu (hey)
Bizim gavuşmamız mahşere galdı (hey)

Mayhoş olur şu yaylanın kirazı (hey aman aman)
Yağlık yağlık yenir yarin (aman) çerezi (hey)
Nere vurmuş Ülker ile Terazi (hey aman aman)

Uyan yarim uyan sabahlar oldu (hey)
Bizim gavuşmamız mahşere galdı (hey)❞

❝Serenler serenler yüksek de serenler of
Ben gidiyorum mamur olsun (aman) viranlar ey
Ahret hakkın helal eyle de yarenler of

Aman Allah nedir bunun aman çaresi ey
Yaktı beni kaşlarının karesi aman karesi ey

şu Burdur'dan gece geçtim de görmedim of
On yerimden hançer yedim aman ölmedim ey
Baş çeşmeden sular içdim de kanmadım of

Aman Allah nedir bunun aman çaresi ey
Yaktı beni kaşlarının karesi aman karesi ey❞

❝Söğüt’ün erenleri
Çevirin gidenleri
Ne güzel baş bağlıyor
Söğüt’ün güzelleri

Naldırdın beni
Gül iken soldurdun beni

Söğüt’ün çarşısına
Gün doğar karşısına
ınsan hile yapar mı
Kapı bir komşusuna

Naldırdın beni
Gül iken soldurdun beni

Elmayı yüke koydum
Ağzını büke Koydum
Aldı yari elimden
Boynumu büke koydum

Naldırdın beni
Gül iken soldurdun beni❞

❝Safa geldin safa geldin erenler
Muhabbet eyleyen cana aşk olsun
Vücudunu bilen Allahın bilir
Ademin kalbinde raha aşk olsun

Cümlenin maksudu ademde mevcut
Anınçün kıldılar melekler sücut
Allah bir Muhammed Ali'dir mescut
Evvel ezel kıblegaha aşk olsun

Bai Bismillahtır noktadır kadim
Hasan Errahmandır Hüseyin Errahim
Vallahi Ali'dir her şeye kaim
Vechinde bedrolan maha aşk olsun

Denir Ehli Beyti sevene Naci
Ademde iyandır Allah'ın veçhi
Muhammed geydiği hırkayı tacı
Sefil Abdal geydi şaha aşk olsun❞

❝Seyran ettim erenlerin demini
Kudret kandilini yanarken gördüm
Burak olup içtim ab-ı hayattan
Hazret Peygamberi kanarken gördüm

Günde bin kez Hakk'a şükür ederken
Veysel erenler katarın yederken
Musa Hakk'ın didarına giderken
Hızır müşkülünü anarken gördüm

Halil Kabe yaptı insan gelmeğe
şüphesiz günahlar kabul olmağa
ısmail uğruna kurban kılmağa
Bir melek bir koyun yederken gördüm

Nerden düşman gelir ise duyardı
Dost uğruna can-u başı koyardı
Her gün Hamza aşikare gezerdi
Ali'yi Düldül'e binerken gördüm

Vefası yok imiş şunda fenanın
Hisabı yok imiş mülke konanın
Yavrusun aldırmış garip ananın
Parlayı parlayı yanarken gördüm

Pir Sultan'ım eydür şunda gelmişler
Dizilmişler duasını almışlar
Bir birinin eteğini tutmuşlar
Müşkülün mürşide tınarken gördüm❞

❝Temennaya geldim erenler size
Temenna edeyim destur olursa
Mürvet kapıların bağlaman bize
ıçeri gireyim destur olursa

Pirim deyü divanına geçeyim
Destinizden ab-ı hayat içeyim
ızniniz olursa ağzım açayım
Bir mana söyleyim destur olursa

Talib günahkardır pir meydanında
Zülfikar oynuyor durmaz kınında
Rehberin önünde pir meydanında
Kemer best olayım destur olursa

Rehbere bağlıdır talibin başı
Durmuyor akıyor didemin yaşı
Arafat Dağında koçun savaşı
Erkana düşeyim destur olursa

Pir Sultan Abdal'ım hey güzel şah'ım
Günahlıyım arşa çıkıyor ahım
Pire kurban olsun bu tatlı canım
Terceman olayım destur olursa❞

❝Uyurken üstüme gelen erenler
Gafil aç gözünü uyan dediler
Serseri kalma bu cihan içinde
Yürü bir mürşide hey can dediler

Uyandım gafletten açtım gözümü
Erenler payına sürdüm yüzümü
Hak buyurdu ben söyledim sözümü
Gizlice sırlara boyan dediler

Bu derd-ü belayı çeken Eyyub'dur
Erenlerin yolu hoş acayiptir
Her yerde açma sırrını ayıptır
Gizlice sırlara boyan dediler

Pir Sultan'ım Haydar gir yola hoş ol
Erenler yoluna döş olma duş ol
Geç dünya malından sen de derviş ol
Dünyada dervişe sultan dediler❞

❝Yüce evliyalar nice erenler
Kusurlar gizleyip herşey görenler
Varır gerçeğine sizi bilenler
Özüm siziynen beraber olsun

Öksüze garibe yaran olanlar
Bildirmeden her yarayı saranlar
Erenler postuna yüzün sürenler
Yüzüm siziynen beraber olsun

Arzusunda gamberinde eşinde
Kırklarında yedisinde beşinde
Erenler içinde er meclisinde
Sözüm siziynen beraber olsun

Sürmeli Can goyluk goyluk tüterken
Gandildeki yağlar gibi biterken
Doğrulayıp hak cemine giderken
Özüm siziynen beraber olsun❞

❝Ye yarenlerey erenler
Ecel gele ölem birgün
ışlerime pişman olup
Ah neyledim diyem birgün

Yanlarıma kona elim
Söz söylemez ola dilim
Karşıma gele amelim
Netdim ise görem birgün

Üç parca bezdir kefenim
Yılan çiyan yerler tenim
Yıllar geçer bilinmez yerim
Unutulup kalam birgün❞

❝ıçtim erenler demini
Ruhum uyandı uyandı
Gördüm kırkların Cemini
Nura boyandı boyandı

Evvel sofu eşler geldi
Dostur deyu gülbenk aldı
Mürşüt anda himmet kıldı
Çırak uyandı uyandı

Sürüldü semah havası
Biçildi birlik libası
Yayıldı kudret lokması
Erkan dolandı dolandı

Budur erenlerin yolu
Açıldı marifet gülü
Coş etti hakikat seli
Aktı bulandı bulandı

Daimi dilimde virdim
Hakkın didarını gördüm
Hakikat şehrine girdim
Bennik talandı talandı❞

❝Ey erenler yine bozuldu bendim
Manalar dilimden ayrı duruyor
Aşkın ateşine yandıkça yandım
Dumanım külümden ayrı duruyor

Bağbancı hasiret sümbül çiğdeme
Bir od düştü yanar dertli sineme
Seher vakti bülbül gelmez bu deme
Bülbülüm gülümden ayrı duruyor

Bu benim derdimin yok mu ilacı
Bitip tükenmiyor çektiğim acı
Gazel döktü şu ömrümün ağacı
Yaprağım dalımdan ayrı duruyor

Katlanayım dedim derde mihnete
Gayrı gönül dayanmıyor hasrete
Kader kısmet aldı attı gurbete
Hüdai ilinden ayrı duruyor❞

Aman hey erenler mürüvvet sizden
Öksüzem garibem amana geldim
Şu benim halime merhamet eylen
Ağlayu ağlayu meydana geldim

Şahın bahçesinde men garip bülbül
Efkarım artmakta halim pek müşkül
Koparmadım asla kokladım bir gül
Kafir oldum ise imana geldim

Gönül şahinini saldım havaya
Akıl sefinesin vermişim zaya
Yüzüm süregeldim men hak-i paya
Server Muhammed'e Selman'a geldim

Muhammed Ali'nin kullarındanım
Al-i aba nesl-i Hayderidenim
İmam-ı Ca'fer'in mezhebindenim
Derdimend Hatayi dermana geldim