Osman Öztunç - Divan







Yorum Yaz

Yorumlar
5 - 5 - 0 yorum

Osman Öztunç En Çok Dinlenen 10 Türküsü
Osman Öztunç - Vur
Osman Öztunç - Mehmedim
Osman Öztunç - Selam Olsun
Osman Öztunç - Ben Sensiz Öldüm Bağışla
Osman Öztunç - Adı Türk
Osman Öztunç - Yastadır
Osman Öztunç - Devran
Osman Öztunç - Türkün Türküsü
Osman Öztunç - Akalın
Osman Öztunç - Züleyha da Kalmışım

Etiketler : Osman Öztunç, Divan, Osman, Öztunç, Divan, Osman Öztunç - Divan türkü indir, Osman Öztunç - Divan türkü dinle, Osman Öztunç türküleri, Divan türküsü dinle, Osman Öztunç türkü dinle, Osman Öztunç türkü sözleri, Divan sözleri, Osman Öztunç mp3 dinle

❝Divane ettin aklımı
Taştan taşa vura vura
Aradım can yoldaşımı
Baştan başa sora sora

Kimi yanar kimi söner
Kimi iner kimi biner
Saraylar virane döner
Boştan boşa dura dura

Gir Mahzuni dost bağına
Kar yağmış dostluk dağına
Gençliğim ömrüm çağına
Baştan başa yara yara❞

❝Ama geldim bu cihana etmedim firkat-ı ah
Evrağımı böyle yazmış büyük ilahım benim
Beni yakıp ihrak eden dilber-i cemal-i mah
Ey peri insaf eyle ki tutacak ahım benim

Böyle gelmiş böyle gider sevenler oda yanar
Gül dalına bülbül değil sakar kargalar konar
Bir ateş saldın özüme yandıkça içim kanar
Neden bana çektirirsin afet-i şahım benim

Ulu hakkın kelamını görmeden hıfz eyledim
Erenlerin meclisinde aşk deryasın boyladım
Kimseye avuç açmadım şerre hiç meyletmedim
Der Rufai o cananı yakar günahım benim❞

❝Bilse bir divane idrakinde noksaniyyeti
Müsterih olmak ne mümkün kalb-i cismaniyyeti

Hazret-i Musa eğer el-ilmü indallahdan
Olmasa gafil yapar mı kibr-i şeytaniyeti

Ademe Tanrı bütün esmayı talim eyledi
Nar-ı şehvet yaktı sonra nur-u irfaniyeti

Hızra mahsus eylemiş Mevla ledünnün ilmini
Gayre mahsus etmemiş bu fazl-ı rüçhaniyeti

Anla harf lafzını men lem yezuk lem yarifin
İlme cehlin cehle ilmen var mı seyyaniyyeti

Arifin her bir kelamında kemal-i müstetir
Merd-i Hak dilden komaz Seyrani hakkaniyeti❞

❝Bu suz-i zulmetten divana gönül
Neyleyim bir kerre azad olaydı
Cevr ile yıkılan virane gönül
Nail-i vasl olup abad olaydı

Bağ-ı vuslat olsa biganelere
Baykuş ser çekmezdi viranelere
Yanıp yakılmadan pervanelere
Ateşten olurdu imdad olaydı

Emrahını saldın bu ateşlere
Bak gözümden akan kanlı yaşlara
Böyle çalınmazdım taştan taşlara
Felekde ikbalim küşad olaydı❞

❝Nerde ne arıyon divane gönül
Dinle bir kendini anlamak için
Sen bir ruhsun kalbin ruhuna bağlı
İrade elinde yönlemek için

Tanıyabildin mi sendeki seni
Bütün vücudunu bu nazik teni
Allah şahit etmiş ruha bedeni
Kimseyi kimseden sormamak için

Sana akıl fikir bir mantık vermiş
Seni gözün ile dünyayı görmüş
O Hak sevenlerin gönlüne girmiş
Kulundan uzakta durmamak için

Sevip sevilmesi gayet tatlıdır
Garibim sevgiler farklı farklıdır
O Hak ruhumuzla irtibatlıdır
Sır etmiş kendini bilmemek için❞

❝Başın için olsun divane Mecnun
Dolanıvirse kuh-i Leylada beni
Değilim huri-vü gılmana meftun
Gözletme cennet-i alada beni

Aşık ister yar yolunda ölmeye
Arif ister bu esrarı bilmeye
Kendi tişesiyle başın delmeye
Üstad gönderdiler Ferhada beni

Hamdülillah her bir murada yittim
Dünyayı ukbayı küllü terk ettim
Alem-i ervahta ilim dercittim
Kim talim idecek dünyada beni

Derdimend Şemidir aşkın mihengi
Asitan-ı yarın bir beli sengi
Her kaçan kurulsa Kerbela cengi
Erenler gönderir imdada beni❞

❝Gül yüzünü görüp divane oldum
Beni mahzun etti sevdan sevdiğim
Cemalin şemsine pervane oldum
Salarım kendimi nara sevdiğim

Nazar kıl aşkına ömrümün varı
Sinemin zalımına melhem ol gayrı
Gel Kerem et bana lütfeyle bari
Sensin her derdime deva sevdiğim

Sen saçı Leylaya olmuşum Mecnun
Görmedim sen gibi bir güzel toygun
Bu Emrah kulunu eyleme mahzun
Razı olmaz buna Huda sevdiğim

***

Dost Elinden Gelen Turna, Erzurumlu Emrah Hayatı
Şiirleri, Orhan Ural, Hürriyet Yayınları: 130
Halk Ozanları Dizisi:1, Şubat - 1976
s.93de eser şu şekilde aktarılıyor


Gül yüzünü görüp divane oldum
Beni mahzun etti sevda sevdiğim
Cemalin şemine pervane oldum
Salarım kendimi nara sevdiğim

Nazar kıl aşıka ömrümün varı
Sinemin zahmına merhem ol gayrı
Gel kerem et bana lütfeyle bari
Sensin her derdime deva sevdiğim

Sen saçı Leylaya olmuşum Mecnun
Görmedim sen gibi bir güzel toygun
Bu Emrah garibi eyleme mahzun
Razı olmaz buna Huda sevdiğim❞

❝Biz bu dünyadan gitsek de söylenecek türkümüz
Ta dünyanın kuruluşu bilir bizim şarkımız
Bu halkın kutsal gülüne vardır bizim saygımız
İşte bu vesile ile budur bizim farkımız

Canım kurban olsun kadir kıymet bilen o merde
Bazı sıra namertlerle başımız girer derde
Biz bugün buradayız ama yarın kim bilir nerde
Diyarı gurbet olmuştur hem evimiz barkımız

Kul Kevseri benim sazım bazı yerlerde ötmez
Ben yürürüm gölgem yürür gölgem bensiz hiç gitmez
Bu dünyanın malı tatlı arzular asla bitmez
Birkaç tahta beş metre bez orası son parkımız❞

❝Ataş yakar cihanı aşk ile narın senin
Ah etti arşadayandı ah ilezarın senin
Nas içinde destan oldun düştün dilden dillere
Yar elinden serserisin ya hani arın senin

Aşıksın aşnan ararsın ah edersin derinden
Aşnan sadık yarın ise der sana ne narından
Sed-hezar naz ile senin aklın ala serinden
Şay eder gizli sırların hercai yarın senin

Işığı der sıdk ile gel sen çalış Hakk rahına
Git uzak şeytan şerrinden sığın şahlar şahına
Seni halk-eden Hellakın secde kıl dergahına
Her ne dilek dilersen ihsan eder Tanrın senin❞

❝Şu benim divane gönlüm
Gene elden ele (halden hale) düştü
Mah cemalin şulesinden
Dalgalanıp göle düştü

Kiminin meskeni külhan
Kimi derviş kimi sultan
Kimi öz yarine mihman
Bana yardan cüda düştü

İntizarım bak kelama
Yarimden gelen selama
Rüzigar doldu aleme
Bana bad-ı saba düştü

Kimisi yar ile gezer
Kimisi canından bezer
Kimi atlas libas giyer
Şükür bana aba düştü

Kul Yusufum der bu demler
Gözünden akıtır nemler
Benim çektiğim sitemler
Bana yardan reva (cefa) düştü❞

❝Şu fani dünyada kara bahtlı işim var benim
Nasipsiz yenilmeyen zehri zıkkım aşım var benim
Sanma ki alim olmaz yaşta küçük olanlar
Ehli insanlara kan kusturan yaşım var benim

Haksızlığa karşı mert olmalı kişinin özü
Etrafı yakmaz doğrunun sözü ataşın közü
Benimle yola gidenin gerçeği görmeli gözü
Feleğin kahrından ağır taşım var benim

Çıldırlı Ergünem yere bakar göğü görerim
Mert insanın yoluna canım kurban vererim
Nereye gittimse yoluma tuzak kurdu kaderim
Dertten kederden kurtulmaz belalı başım var benim

❝Dünyada insan vardır ki yaşıyor ardan habersiz
Haktan yana yüz çevirmiş rahmetten nurdan habersiz
Yaratan Allah yağdırır dağına göre karını
Dağ vardır ki dört mevsimi geçirir kardan habersiz

Kim istemez hoş yaşamak ömründe özü özüne
Arzusuna yetenlerin dünya görünmez gözüne
Nasibi şansı olanların talihi güler yüzüne
Bahtı kara olanlarsa talihten zardan habersiz

Nasipsiz kısmet yeyilmez kime pay oldu ki dünya
Kimiye hayat cehennem kimiye sanki rüya
Zenginin serveti elde ömür yaşar doya doya
Fakir olan çile çeker servetten vardan habersiz

Ozan Ergün sözlerimi gel soralım bir sarrafa
Vicdanlar başka başkadır her birinde ayrı çaba
Geçen gün ömürden geçer zararı nedir acaba
Ahreti bilmeyen insan oradaki kardan habersiz❞

❝Aziz kardeş dengin sağla irşad eden ehl-i hal
Cananına canından geç aşkın ile et niyaz
Haklara riayet eyle riyan taştan taşa çal
Şeytan lanetlendi işte ettiğinde itiraz

Kainatın her zerresi sana Hakkı anlatır
Çalış kazan helalından hak ilhakı anlatır
Tarikat hakikattir ki hoş ahlakı anlatır
Cennetini diler isen hal içinde haldir haz

İnsan kişi ihsan ister rızasında erişe
Haktan alan halka satan niçin girsin yarışa
Sakidedir aşk lezzeti kaynaktır içten neşe
Geleni tahta çıkarır hatırnazdır hatırnaz

Genel hayatın içinde yaşın sınırı kaçtır
Çırçır Alinin dilleri her hastaya ilaçtır
Eğit kendin ahalini hayırhaneler açtır
İster sazını çal gezin ister isen şiir yaz❞

❝Şu divane gönlüm bahar çağında
Bülbülüm ne çare ötemiyorum
Ceylanım kayboldu geçti bağımdan
Fakat kement atıp tutamıyorum

Bana derler sen de gel geç o yardan
Halil gibi cismim kurtulmaz nardan
Ben de Mansur gibi kurtulmam dardan
(Mansur gibi cesedim dur olsa dardan)
Ser veririm Billah geçemiyorum

Alemin sözünden yandım yakıldım
Şükür aşkın kantarına çekildim
Katre idim göl ummana döküldüm (akındım)
Kem sözü zehirmiş içemiyorum

Aslım cinsim ola Mansuru Hallaç
(Aslım cinsim ola ki Şah-ı Pevaç)
Dost olan dostuna olurmuş muhtaç
(Çar köşe cihandan alırdı haraç)
Derler Davut Sulariye gözün aç
Dumandır etrafım açamıyorum❞

❝Hava vü hevesten kaçmak isterim
Beni bana komaz divane gönül
Geceyi gündüzden seçmek isterim
Beni bana komaz divane gönül

Özümü mizana vurmak istersem
Hayrımı şerrimi bilmek istersem
Aklımı başıma dermek istersem
Beni bana komaz divane gönül

Dünyaya gelenler gelir kalmağa
Birbirinden görüp öğüt almağa
Hercayi sevmeden fariğ olmağa
Beni bana komaz divane gönül

Beni sevmiyeni düşman bilirdim
Sevene canımı feda kılardım
Vücudum şehrine sultan olurdum
Beni bana komaz divane gönül

Katibi sırrımı bildirmez idim
Bivefaya gönül aldırmaz idim
Nice dem düşmanı güldürmez idim
Beni bana komaz divane gönül❞

❝Dünyadan el çek ey divane gönlüm
Ulaş bir üstada er ile görüş
Mürşidin nazarından yad edersen
İkilikten geçip bir ile görüş

Mürşide yüzünü sürmek dilersen
Emrine zatına ermek dilersen
Hakkın cemalini görmek dilersen
Nur ile nur olup sır ile görüş

Sen nefsini öldür olagör yeksan
Erler meydanında olagör kurban
Yedi iklim dört köşede lamekan
Erenlerin sırrı nur ile görüş

Aşık-ı sadıklar ölegelmiştir
Ağlayanlar bir gün gülegelmiştir
El ele Hakka yola gelmiştir
Tanı kendi özün pir ile görüş

Pir Sultanım kemter kuldur Şahına
Hünkar Hacı Bektaş nazargahına
Deli gönül hak ol düş dergahına
Er olayım dersen er ile görüş❞

❝Kalktı göç eyledi divane gönlüm
Yola varmak ister yoldaş kalmamış
Garip ilde kaldım ben de yalınız
Aradım gönlüme sırdaş bulunmaz

Sofu gevherini yabana atmaz
Yalınız sofunun ektiği bitmez
Kendinin kalbinde karası gitmez
Yapısın yapıma bir taş bulunmaz

Sofu kendi kendin bilmek gerektir
Düşünüp devranı sürmek gerektir
Fırsat elde iken görmek gerektir
Oğul ele geçer kardeş bulunmaz

Gurbet ilde bana neler oluptur
Ciğer aşk oduna delik deliktir
Müsahipsiz sofu düşmüş gariptir
Müsahip ele geçer sırdaş bulunmaz

Abdal Pir Sultanım doğrusu vardır
Harami çok gönül uğrusu vardır
Her başların da bir ağrısı vardır
Ağrıdan kurtulmuş bir baş bulunmaz❞

❝Sen de benim gibi divane misin
Bağ ile bend olmuş her yanın bülbül
Yoksa ki açılmış gülün goncası
Yetürdün aleme figanın bülbül

On bir ay gözlersin bezm-i gülzarı
Ederdin güllerle sen aşk bazarı
Ruz u şeb kılarsın ah ile zarı
Bilmez misin solar gülşenin bülbül

Emrah bülbül gibi sevme gülleri
Gözünden akıtma kanlı selleri
Güz gelince eser hazan yelleri
Geçen gülistandan zamanın bülbül❞

❝Hub cemalin görüp divane oldum
Beni mecnun etti sevdan efendim
Cemalin şemine pervane oldum
Atarım kendimi nara efendim

Nazar kıl bendene ömrümün varı
Nasıl sevmez bu dil sen gibi yarı
Gel kerem kıl bana lütfeyle bari
Sensin her derdime derman efendim

Sen saçı Leylaya ben oldum Mecnun
Görmedim sen gibi bir güzel toygun
Bu garip Emrahı eyleme mahzun
Razı olmaz buna Huda efendim❞

❝Bir peri gördüm oturmuş kuşe-i meyhanede
Şarkı söyler mey içer ey suret-i rindanede

Ellerim peymanede kaldı gözlerim sakide kaldı
Demedim mi uçacak göksümün kafesinden
Bülbülüm bir gün uçacak demedim mi heyran

Aman Allah aman Allah ne temaşadır
Bu senin dürri kudretin esrarın senin heyran

Sana şahım münacaatım değil bir rızk için haşa
Huda Rızık-ı Alemdir rızıksız kul yaratmaz ya
Ay lımın aman aman aman aman aman❞

❝Ne istersin benden divane gönül
Ben senin kahrını çekemez oldum
Fitne tarlasına sevgi tohumun
Ne kadar uğraştım ekemez oldum

Ne baharın bahar ne de yazın yaz
Bu ne biçim sevgi bu ne biçim naz
Kendi mezarını var elinle kaz
Dönüp de yüzüne bakamaz oldum

Divani ak ile karayı seçti
Sanma yadlar ile konup da göçtü
Ah of dedim ama iş işten geçti
Zalimin bileğin bükemez oldum❞

❝Pervaneler gibi nare
Dolanma divane gönlüm
Yüze gülen sahte yare
İnanma divane gönlüm

Yar bağında biter gonca
Sabredemem dermeyince
Seni candan sevmeyince
Gel kanma divane gönlüm

Daimi seyrana çıkıp
Bahar seli gibi akıp
Hakikat bendini yıkıp
Bulanma divane gönlüm❞

❝Erenler meyninde pir divanında
Çözülür gevheri lal böyle gider
Bindik aşk atına er meydanında
Burcu aşıkana yol böyle gider

Nadan olan bu dergahtan atılır
Dost dostuna kul olup da satılır
Dört can ile canı cana katılır
Bezmi hakikate hal böyle gider

Daimiyim ahengimiz kurulur
Aşık olan sinesinden vurulur
Yüzü yerde özü darda durulur
Divanı Hazrete kul böyle gider❞

❝Bir gönüle benzemiyor
Şu benim divane gönlüm
Bulutları ezemiyor
Şu benim divane gönlüm

Saraylarda hırsız ister
İnsanları arsız ister
Kar içinde karpuz ister
Şu benim divane gönlüm

Mahzuniyim ne diyorum
Canı dosta adıyorum
İşte geldim gidiyorum
Şu benim divane gönlüm❞

❝(ve bre) Divanlıdan kalkınca da Gotağın köyü
Yüklendi varıyo göçü Döndümün
Tel tel olmuş her bucesin tararken
Karışmış zülüfe teli Döndümün

(ve bre) Döndüm geliyo da bir ince belli
Hakikat güzeldir pek şirin belli
Döndüyü misafir et sen Gelingüllü
Taze kınalanmış eli Döndümün

(ve bre) Gelingüllüden kalkınca da Dedikin köyü
Çağlayıp akıyo Ganağın suyu
Bu gün gonalgamız Abıcak köyü
Çevrilir Akdağa göçü Döndümün

(ve bre) Oradan kalkınca da Çukum Eşmeye
Hançer alıp da dertli sinem deşmeye
Bir gün olup da Yahyalıdan aşmaya
Karıştı çamlara göçü Döndümün

(ve bre) Döndüm oturmuş da yolun bendine
Bendi bendeylemiş kendi kendine
Kazansam kazansam versem Döndüme
Ben olayım harcayan eli Döndümün

(ve bre) Gurbete çıkması acıdır acı
Bize de bulunmaz ayrılık ucu
Döndü bizim elde bir top gül ağacı
Olsam ığralandıkça dalı Döndümün❞

❝Cigaramın dumanı
Yoktur yarin imanı
Altından köşk yaptırdım
Gümüşten merdivanı

Dut ağacı merdivan
Dibinde kurdum divan
Beni yardan ayıran
Ne din bulsun ne iman

Cigaramın incesi
Göynümün eğlencesi
Bir akşam gel bir sabah
İlla Cuma gecesi

Dut ağacı merdivan
Dibinde kurdum divan
Beni yardan ayıran
Ne din bulsun ne iman

Mendili saramadım
Ben murad alamadım
Cümle kuş yuva yaptı
Kuş kadar olamadım

Dut ağacı merdivan
Dibinde kurdum divan
Beni yardan ayıran
Ne din bulsun ne iman❞

❝Çıkar tahta divan eyler
Aslı kaşların gözlerin
Göz yaşın kan revan eyler
Yavru kaşların gözlerin

Çıkar tahtında oturur
Hükmünü yere getirir
Dilsizi dile getirir
Yavru kaşların gözlerin

Havada şahine benzer
Meryemin saçına benzer
Gökte güvercine benzer
Yavru kaşların gözlerin

Kah ağlatır kah güldürür
Kah güzelliğin bildirir
Ahır Keremi öldürür
Yavru kaşların gözlerin❞

❝Gam yiyip ağlama divane gönül
Daima bu dünya başa dar olmaz
Hakkın kelamını bırakma dilden
Haktan özge bir adama yar olmaz

Tavlada bağlıdır yiğidin atı
Aslı pak olanın söylenir zatı
Altuna batsa da iyiolmaz kötü
Aslı ham demirden cevahir olmaz

Atı olan ata biner atlanır
Er yiğitler her cefaya katlanır
Yiğit gölgesinde yiğit saklanır
Kötünün gölgesi hem dalı olmaz

Deli Boran bilin cümleden gani
Hem yaratır alır Allah bu canı
Sen kendini yokla nefsini tanı
Boğaz kırk boğumdur dilde sır olmaz❞

❝Hasta gönlüm divanedir durmuyor
Dünya hiç kimseye kalmamış deyin
Bu dert bana asla aman vermiyor
Ağlamış gözünü silmemiş deyin

Çoban oldum sürüleri heyledim
Kader ile ben bu derdi payladım
Bir yar için terki diyar eyledim
Aramış yarini bulmamış deyin

Neler geldi girdi benim düşüme
Felek bu dertleri taktı peşime
Bir yazı yazın ki mezar taşıma
Ferrahi dünyada gülmemiş deyin❞

❝Deli könül ne divane gezirsen
Bivefa dilberden sene yar olmaz
Düz çıhmaz ilgarı ehd-i peymanı
Hercayıda namus geyret ar olmaz

Üz verme nadana sirr verme pise
Ahır gelbin ya inciye ya küse
Ot biter kök üste esli ne ise
Yovşan beslemekle çemenzar olmaz

Vefalıya emek çeksen itirmez
Bedesil nesihet öyüd götürmez
Gabak tağı ter şamama bitirmez
Göy söyüdde heyva olmaz nar olmaz

Teklif olunmamış bir yere varma
Her olmaz meydanda her bığı burma
Seyreğıb adama sen yahın durma
Hain çıhar onda düz ilgar olmaz

Heste Gasım günü geçmiş gocadı
Gelen bezirgandı geden hocadı
Serv ağacı her ağaçdan ucadı
Esli gıtdı budağında bar olmaz❞

❝Bağdatta hurmalıklar
Şattada oynar balıklar
Ne bele sevda olsun
Ne bele ayrılıklar

Men delliyem divana
Men olmuşam pervana
Hepsi o yar derdinnen
Kalmışam yana yana

Seyyidem bak başıma
Bak gözümın yaşına
Geç tapdım tez itirdim
Bak Mevlanın işine

Men delliyem divana
Men olmuşam pervana
Hepsi o yar derdinnen
Kalmışam yana yana❞

Altım üstüm kaç kuruşluk
Efsaneyim efsaneyim
Aşık olmak dile kolay
Bahaneyim bahaneyim

Aşığın gönlü külhanda
Çok marifet vardır onda
İki kapılı bir handa
Mihmaneyim mihmaneyim

Durmaz eser aşkın yeli
Ona revan çeşmim seli
Ben bir günahkar kul dertli
Divaneyim divaneyim❞

Her gün başka bir taraftan esersin
Deli misin divane mi sevdiğim vah beni beni
Ne dedim de benden ayrı gezersin
Deli misin divane mi sevdiğim

Yüreğimde açan gülümdün benim
Aşkın deryasında salımdın benim ah beni beni
Dünyada kanadım kolumdun benim
Deli misin divane mi sevdiğim

Akarsuyu bilmem böyle mi sevdin
Aşkın ateşiyle sinemi deldin ah beni beni
Benim bu halıma sen sebep oldun
Deli misin divane mi sevdiğim❞

Ne istersin benden benden divane gönül
Ben senin kahrını çekemez oldum
Fitne tarlasına sevgi tohumu
Ne kadar uğraştım gönül ekemez oldum

Ne baharın bahar ne da yazın yaz
Bu ne biçim sevgi bu ne biçim naz
Kendi mezarını var elinle kaz
Dönüp de yüzüne gönül bakamaz oldum

Divani ak ile karayı seçti
Sanma yadlarınan konup da göçtü
Ah of dedim ama iş işten geçti
Zalımın bileğin gönül bükemez oldum


Gam kasavet çekme divane gönlüm
Her zamanda dünya başa dar olmaz
Yıkılıp düşene gülme sakın sen
Yiğit düşüp kalkmayınca bellolmaz

Avluda bağlıdır yiğidin atı
Her nere varırsan söylenir methi
Altına batırsan eyolmaz kötü
Aslı ham demirden cevher dar olmaz

Yiğit olan yiğit biner atlanır
Yiğitler de her cefaya katlanır
Yiğit gölgesinde yiğit saklanır
Namertlerde gölge olmaz dal olmaz

Karacoğlan melül mahzun oturur
Ağlamaktan kendi yaşın bitirir
Herkes ataşını burdan götürür
O dünyada ataş olmaz har olmaz❞

Merdivanım kırkayak
Kırkına vurdum dayak
Dediler yârin geliyor
Koşarım yalın ayak

Ah aman aman eller var
Ellerde güzeller var
Çek elini koynumdan
El dağmedik yerler var

Gediyom ağle beni
Zülfünü bağla beni
Zülfün gonca gül ise
Bir tel ver ağle beni

Ah aman aman eller var
Ellerde güzeller var
Çek elini koynumdan
El dağmedik yerler var❞

Ne ağlarsın benim divane gönlüm
Ezelden böyledir halı dünyanın
Bir gül için gezdim bunca bahçeyi
Sarmış etrafını hey hey çalı dünyanın

Gece batan güneş sabahtan doğdu
Karşıki dağları bulutlar boğdu
Cennetten Ademi Havvayı kovdu
Haramdır Tubası vay vay dalı dünyanın

Mahzuni dünyaya erdiğim zaman
Serimi sevdaya verdiğim zaman
Düğmesiz gömleğe girdiğim zaman
Başına çalınsın vah vah malı dünyanın❞

Şu benim divane gönlüm
Yine hubdan huba düştü
Mah cemalin şulesine
Çalkalanıp göle düştü

Kiminin meskeni külhan
Kimi derviş kimi sultan
herkes yâri ile mihman
Ben yarimden cüda düştüm

İntizarım hak kelama
Kamilden gelen selama
Rüzgar esti şu aleme
Bize badı saba düştü

Bir gün felek cana kıyar
Bizi kabdan kaba koyar
Eller atlas libas giyer
Şükür bize aba düştü

Kul Yusufum der bu demler
Gözümden akıttın nemler
Çekticeğim bu sitemler
Bana yardan reva düştü❞

❝Benim yarim merdivandan eniyor
(oy eniyor oy ne zalım oy)
Eve gelsem ev başıma dönüyor
(oy dönüyor oy ne hayın oy)
Arkadaşlar beni sarhoş sanıyor
(oy sanıyor oy ne zalım oy)
Ben sarhoş değilim yarin sevdası
(oy sevdası oy ne hayın oy)

Ufacık sokuda yarma dövülmez
(oy dövülmez oy ne zalım oy)
Güzelin üstüne çirkin sevilmez
(oy sevilmez oy ne zalım oy)
Kötü olan iyi diye övülmez
(oy övülmez oy ne zalım oy)
Ben sarhoş değilim yarin sevdası
(oy sevdası oy ne hayın oy)❞

❝Azmile bir borç eyledim canların tüccarına
Faizi erdi ödedim faizi cananımmış
Erem dedim eremedim ademin esrarına
Hali haktan ayrı kişi dil bilen hayvanımış

Ben derdim ki sitem çekmek boş ömüre delildir
Meğer sitem çekmek er kişiye delili buhranmış
Bilmezdim ki şu dünyada herşey lütfü celildir
Her nereye nazar kıldım mevcudu sübhanımış

Ben güler dururdum neden çölün mecnunlarına
Dad-ı leyla için çöller tahtı süleymanimiş
Erem dedim eremedim ademin esrarına
Kendini okuyan kişi bir "ümmül kur'an" ımış

Ey Mahzuni kan kalesin yıkta tarümar eyle
Tahammül bir zülfükardır kullanan merdanımış
Eğer goncayı seversen durma ahuzar eyle
Goncayı gonca eyliyen bülbül-ü efganımış❞

❝Divane ettin aklımı
Taştan taşa vura vura
Aradım can yoldaşımı
Baştan başa sora sora

Kimi yanar kimi söner
Kimi iner kimi biner
Saraylar virana döner
Boştan boşa dura dura

Gir Mahzuni dost bağına
Kar yagmış dostluk bağına
Gençliğim ömrüm çağına
Baştan başa yara yara❞

❝Dostum sen gideli divane oldum
Gözleyip dururum yolların senin
Bir kez cemalini görmeye kaldım
Bekleyip dururum illerin senin

Gönül feryad eyler seni görmeyip
Senden gayrısına meyil vermeyüp
Gönlüm gözüm aklım fikrim durmayup
Hayaline yeler kulların senin

Hasretinden dertli sinem delinir
Yarin kadri ayrılınca bilinir
Kulağıma hayal hayal çalınır
Sesin ile tatlı dillerin senin

Sensin bu gönlümün hayali düşü
Hasretinden akar gözümün yaşı
Gitmedi serimden boranı kışı
Daim eser firkat yellerin senin

Yar ahdi ikrarı hiçe satarsa
Varıp bir gayriye gönül katarsa
Dostum o yerlerde mekan dutarsa
Aşıki nicolur hallerin senin❞

❝Yıllardır sırtımda gezdi saza göre hava hoş
Ömür boyu kış yaşadım yaza göre hava hoş
Bu aşıklık kolay değil ömrüm çileyle geçti
Zorluğunu ben yaşadım size göre hava hoş

Fırsatları kaçırdıysan boşu boşa inleme
Saçını başını yolup eğri yola yönleme
Doğruları anlatırım ister dinle dinleme
Ben gerçekleri söylerim bize göre hava hoş

Kul Kevseri ozan oldum çıkmışım Göle de ben
Herkes zevki sefasında derdimle çilede ben
Her aşığın bir ahı var içinde ille de ben
Kerem aslı için yandı köze göre hava hoş❞

❝Bir daha dünyaya gelsem ozan olmam katiyen
Çileli gurbet elinde gezen olmam katiyen
Ozan odur kendi sözleriyle çıksın meydana
Başka bir ozan sözünü yazan olmam katiyen

Bakın beş vakit okunur ezanlar hastasıyım
Güler yüze tatlı dile lisanlar hastasıyım
Kibar ve mert anlayışlı insanlar hastasıyım
ıki insan arasını bozan olmam katiyen

Kul Kevseri bazı evlat söz dinlemez babadan
Hiç hayır gelir mi kendini beğenmiş kabadan
Bazısı da dedikodu atar tutar cabadan
Arkasından kuyusunu kazan olamam katiyen❞

❝Hak dedim iptida dergaha vardım
Sakın nizamını bozma divane
Eksiklik görürsen yakana yapış
Sakın bir kardaştan bilme divane

Varıp bir kardaşın kuyusun kazma
Kendin düşersin kuyuya yolundan azma
Var hasmınla barış küsülü gezme
Ko desinler sana da deli divane

Gel pirim sen şu Hakk'ın işine karışma
ıblis'in atına binip yarışma
Ko seni dövsünler sen ona ilişme
Ko desinler sana da deli divane

Gerçeğin kitabına yalan yazılmaz
Bunda mürşüdsüz deryalar yüzülmez
Gel bu nizam kıyamette bozulmaz
Ko desinler sana da deli divane

Abdal Pir Sultan'ım hü gel nefes akla
Erenlerin sırrını kalbinde sakla
Ulu divan olur kendini yokla
Ko desinler sana da deli divane❞

❝Hergün başka bir taraftan esersin
Deli misin divane mi sevdiğim
Ne dedim de benden ayrı gezersin
Deli misin divane mi sevdiğim

Yüreğimde açan gülümdün benim
Aşkın deryasında salımdın benim
Dünyada kanadım kolumdun benim
Deli misin divane mi sevdiğim

Akarsu'yu bilmem böyle mi sevdin
Aşkın ateşiyle sinemi deldin
Benim bu halıma sen sebep oldun
Deli misin divane mi sevdiğim❞

❝Divane gönlümüz geçmez güzelden ya Ali
Bir niyaz eyledik senden ya Ali
Benim arzumanım sensin ezelden ya Ali
Gitmez muhabbetin candan ya Ali

Canı dilden sevenlerin canısın ya Ali
Aşıkları mest etmeye kânısın ya Ali
Kusura kalmayan mürvet kânısın ya Ali
Geçersin günahtan kandan ya Ali

Nice yüz bin yıllar kandilde durdun ya Ali
Atanın belinden anadan geldin ya Ali
Onunçün bu halkı gümana saldın ya Ali
Bin bir dondan baş gösterdin ya Ali

şeriat içinde şemsi kamersin ya Ali
Tarikat içinde dahi kemalsin ya Ali
ıstemem cenneti göster cemalin ya Ali
Kul Himmet için de göster himmetin ya Ali❞

❝(erkek)
Divane aşık gibi de dolaşırım yollarda
Kız senun sebebine kaldım ıstanbullarda

(kız)
Boban beni bobamdan da bir kerrecuk istesun
Allah'un emru ilan gelunum olsun desin

(erkek)
Sar belune belune da Trabulus kuşağı
E kız sen de der misun alsam ha bu uşağı

(kız)
Yüksek dağun guşuyum da selviye gonacağum
ıste beni bobamdan vermezse gaçacağum

(beraber)
Al şalum yeşil şalum da dünyayı dolaşalım
Sen yağmur ol ben bulut Maçka'da buluşalım❞

❝Küçük yaşta gurbet elde
Gezer divana divana
Defteri kalemi elde
Yazar divana divana

Minnet eylemem feleğe
(Minnet etmem ben feleğe)
Aşığım ben bir meleğe
Süt oldum girdim eleğe
(Hiç oldum girdim eleğe)
Süzer divana divana

Feleğin çarkı kırılsın
Menzil almasın yorulsun
ısterse bana darılsın
Küser divana divana

Aşıkların bağrı dağlı
Her tarafı bahçe bağlı
Bazı yavan bazı yağlı
Geçer divana divana

Seyit Meftuni'nin dili
Ayan olsun dosta hali
Taşa değse aşkın yeli
Tozar divana divana❞

❝Dilbera bendene divane dersin
Divane dağd’olur şehre gelir mi
Nezaket yüzünden düşnam edersin
Hiç demezsin hatırcığım kalır mı

Mestane çeşmimin ref’eyle habın
Kamil olan bilir kamil cevabın
Cemalin arz eyle yetür nikabın
Kem olan hakikat sözden alır mı

şiveler ettikçe kaşı kalemler
Ne denlu yolunda çekse sitemler
Gelir aşıklara lutf u keremler
Gönül sevdiğinden fariğ olur mu

Ey gönül artırıp ah ile zarın
Cevr ü cefasına incinme yarın
Bildirdin aleme hep cümle varın
Sağ olan derdlinin halin bilir mi

Gamzeler çeşminden devaç umarlar
Hatır-ı hasteden mizaç umarlar
Derdliler Ömer’den ilaç umarlar
Biçare derdine derman olur mu❞

❝Dünyanın evveli ahir olunca
Kitapların sözü yerin bulunca
Melaikler sur düdüğün çalınca
Dirilir meyyitler gelir divana

Fiilin olur tellal elinden mezat
Hayrın şerrin anda olunur kıraat
Anda bize fayda eylemez zekat
Hemen bunda tedarik gör divana

Eğer insan doğru yola giderse
Kitap sözün Hakk'ın emrin güderse
Malın fukaraya zekat ederse
Ol dem bikusur varır divana

Garip Çitçi hazer çekip ağlıyor
Ölüm gelip yollarımız bağlıyor
Kitaplar nasihat edip söylüyor
Hayır amel ile varın divana❞

❝Ben de şu dünyaya geldim giderim
Kalsın benim davam divana kalsın
Muhammed Ali'dir benim vekilim
Kalsın benim davam divana kalsın

Yorulan yorulsun ben yorulmazam
Derviş makamından ben ayrılmazam
Dünya kadısından ben sorulmazam
Kalsın benim davam divana kalsın

Ben de vekil ettim Bari Hüda'mı
O da kulu gibi zulüm ede mi
Orda söyletirler bir bir adamı
Kalsın benim davam divana kalsın

Mümin müslim döşürür de cem olur
Anda sınık yaralara em olur
Kara taş erir de safi mum olur
Kalsın benim davam divana kalsın

Pir Sultan Abdal'ım dünya kovandır
Giden adil beyler kalan avamdır
Muhammed divanı ulu divandır
Kalsın benim davam divana kalsın❞

❝Divane gönlümü eğlemek için
Bir güzel isterim Çalab'ım senden
Düşmanlar bağrını dağlamak için
Bir güzel isterim Çalab'ım senden

Yare gideceğim yollar yokuşlu
Ak gerdanında çifte benler nakışlı
Üsküfün eğdirmiş şahin bakışlı
Bir güzel isterim Çalab'ım senden

Dilberler içinde geydiği belli
Olsun Köroğlu'nun Ayvaz'ı dengi
Bir karış gerdanlı püskürme benli
Bir güzel isterim Çalab'ım senden❞

❝Divane gönlümün bulanması var
Çıkarım dağlarda gezer yürürüm
Elime aldım aşk meş'alesini
Sinemi odlara yakar yürürüm

ıntizar eyledin büktün belimi
Nice edeyim şu halkın dilini
Başıma sokunmam yarin gülünü
Elime aldım ben kokar yürürüm

Ala gözlü baharımdır yazımdır
Gidi rakıb kara kışım güzümdür
Vilayet hünkarın seyran bizimdir
Göze yasak olmaz gezer yürürüm

Karac'oğlan eydür ah-u zarımdır
Bu dünyada hasret benim yarimdir
Gahi bir bulanmak kisb-i karımdır
Tuna seli gibi akar yürürüm❞

❝Divaneler Divaneler
Durun durun aşka sala
Aşk esiri mestaneler
Varın varın aşka sala

Mest-i elestler kandesiz
Mestane mestler kandesiz
Saki duruptur muntazır
Erin erin aşka sala

Merdaneler Merdaneler
Erlik demi bugündürür
Baş veriben can terkini
Urun urun aşka sala

Ey nice hamle edelim
Üş bu fenadan gidelim
Binin binin aşk atına
Sürün sürün aşka sala

Rah-ı muhabbete girip
Dâva-yı aşk eden kişi
Tan'eylemez âşıklara
Girin girin aşka sala

Akil ne bilir aşkı kim
Mağrur oluptur aklına
Aşkı bugün bu Yunus'a
Sorun sorun aşka sala❞

❝Divaneyim aklım kalmadı serde
Bir kaşları keman aldı da gitti
Aşkın deryasına açuben yelken
Bir kıyas ummana daldı da gitti

Yarin şehrine uğrarsa yolum
Yüz şurup payine arzedem halim
Ahdinde durmadı şol kanlı zalim
Beni ferdalara saldı da gitti

Zalim felek yine gösterdi işler
Gözlerimden akar kan ile yaşlar
Yüreğimdeki yareler işler
Gamzesi sinemi deldi de gitti

Barekallah ne hoş yaraşır allar
Leblerinden akar sükkerle ballar
Der Aşık eğnime aldığım şallar
Hayali gözümde kaldı da gitti❞

❝Eldivan'ın kirazı
Dosta gider birazı
Artık çekemez oldum
Bana ettiğin nazı

Haremi de yar yar haremi
Sen açtın sinemdeki yaremi

Üzüm koydum sepete
Yâr oturur tepede
Öyle bir yar sevdim ki
şan olsun memlekete

Haremi de yar yar haremi
Sen açtın sinemdeki yaremi

Elmanın ağaçları
Hep kurulmuş başları
Kurulmuş yaya benzer
O yarimin kaşları

Haremi de yar yar haremi
Sen açtın sinemdeki yaremi

Irmak susuz olur mu
Dibi kumsuz olur mu
Ben müftüye danıştım
Yiğit yarsız olur mu

Haremi de yar yar haremi
Sen açtın sinemdeki yaremi❞

❝Ettin aklımı divane
Diyar diyar gezer oldum
Bir sızı koydun içime
şu ömrümden bezer oldum

Bir bahçede bir gül idim
Günden güne bak eridim
Sevdiğimden bir ok yedim
şu ömrümden bezer oldum

Akarsu'ya neler olmuş
Issız bir sahrada kalmış
Bu ne belalı dert imiş
şu ömrümden bezer oldum
Bu ne belalı dert imiş
Ben kendime kızar oldum❞

❝Ey benim divane gönlüm
Dağlara düştüm yalınız
Bu cezayı kendi özüm
Pek mail gördüm yalınız

Dağlar var dağlardan yüce
Dağ mı dayanır bu güce
Derdimi üç gün üç gece
Söylerim bitmez yalınız

şahın ayağına varsam
Hayırlı gül bengin alsam
Kızılırmak'a gark olsam
Çağlasam aksam yalınız

Pir Sultan'ım hey erenler
Erine niyaz edenler
Üçler kırklar yediler
Mürvete geldim yalınız❞

❝Fakirin geldi divane
Elinde gül dane dane
Yaranbaşı izin kime

ıç ağam afiyet olsun
Sohbetiniz kutlu olsun

Başına bağlıyor astar
Gel paşam cemalin göster
Yaranların sohbet ister

ıç ağam afiyet olsun
Sohbetiniz kutlu olsun

Kalk gidelim bizim bağa
Selam verdim sola sağa
Al arabı Ahmet ağa

ıç ağam afiyet olsun
Sohbetiniz kutlu olsun

Ocak yakar çıra ile
Sohbet yerleri sıra ile
Sıra değil para ile

ıç ağam afiyet olsun
Sohbetiniz kutlu olsun❞

❝Bu dünyada ağlamadan her zaman gülmek güzeldir
Bu gençliğin cevanlığın değerini bilmek güzeldir
Dünyada yüz karasıdır haklıya haksızsan demek
Allah için vicdanınca gerçeği demek güzeldir

Bu dünyada yaşa görem ister elli ister doksan
Senden evvelkiler hani dönüp etrafına baksan
ınan vallah fayda gelmez ne oğuldan ne de kızdan
Elden ayaktan düşmeden vaktinde gitmek güzeldir

Ozan Ergün'em dilimden düşürmem Allah adını
Bir gün perişan halde gördüm insanların en şahını
Ey Allah'ım sen gösterme bana haramın tadını
Allah'ın güzel nimeti helalden yemek güzeldir❞

❝Kul olanın Hak katında işleri
Bilinir gam çekme divane gönül
Sabır eyle bir gün gözün yaşları
Silinir gam çekme divane gönül

Duyurma illere feryadı ünü
Ah ile vah ile geçirme tünü
Böyle kalır sanma hicranın günü
Dolunur gam çekme divane gönül

Eğer bu gün halin olduysa yaman
Hak bize kefildir eyleme güman
Muhammed Ali'den derdine derman
Bulunur gam çekme divane gönül

Bozulmaz alma yazılan yazı
Elbet bir yola kor Yaradan bizi
Hak kerimdir yine muhabbet sazı
Çalınır gam çekme divane gönül

Aşıki ümidin kesmez şahından
Daim dilek diler kul Allahından
Niyaz et muradın Hak dergahından
Alınır gam çekme divane gönül❞

❝Gel ey divane gönül
Gir içerden içerü
Terk it cümle varını
Bu yad ilden göç yürü

Gel arabi farisi
Gönülden oku dersi
Seyr eyle arş'ı Kürs'i
Can gözlerin aç yürü

Sakın zahit yol ince
Söyler herkes dilince
Var sen seni bilince
Münkirlerden kaç yürü

Hoş kurmuşlar bu yolu
Fark için sağ ü solu
Dost elinden bir dolu
Gel ölmeden iç yürü

Bülbül ağlar gülünden
Söyler ma'na dilinden
Var ol yarin ilinden
Dürler getür saç yürü

Nakşiya dürler saçtın
Acayip sırlar saçtın
Bu meyden kim sen içtin
Ayrılması güç yürü❞

❝Güvenme malına olma divana
Terk-i dünya her bir leci dağıdır
Nerde birlik orda dirlik demişler
Kötü insan imtizaci dağıdır

Çoktur gam firakım içmişim zehri
Tarümar olmuştur bu gönlüm şehri
Elin sitem sözü feleğin kahri
ınsanın bağrını acı dağıdır

Mazlumi ayrılma doğru rahından
Yüz tut murat iste şahlar şahından
Savuş intizardan elin ahından
Ah dediğin tahtı tacı dağıdır❞

❝Gıydıvanın kızları (Huriyem)
Birer gonca gül olmuş (Huriyem)
Ufak ufak basta gel (Huriyem)
Tahtalar oynamasın (Huriyem)

şamama da güzelim (Huriyem)
Her gün gider hamama (Huriyem)
Delikanlılar dururken (Huriyem)
Niçin vardın imama (Huriyem)

Gıydıvanın gızları (Huriyem)
Birer salkım leylaktır (Huriyem)
Usul usul basta gel (Huriyem)
Bizim mehle dillektir (Huriyem)❞

❝Gam yeme divane gönül
Herkes ettiğini bulur
Kimseye hile eyleme
Ettiğin yoluna gelir

Evliya yolu yolumdur
Hep işler ona malumdur
Hak'tan korkmayan zalimdir
Güman ehli kafir olur

Evvel hasmını basmayan
Hırs ile nefsin kesmeyen
Özünü dardan asmayan
Deme ile dar mı olur

Ezel zatını bilmeyen
Kaptan kaba süzülmeyen
Sekiz uçmağa yazılmayan
Gezen hayvan alim m'olur

Aşk atına binmeyince
Aşk meyinden kanmayınca
Gül ağacı olmayınca
Her çalıda gül mü olur

Gani Hakk'ı bulmayınca
Hak'tan kerem olmayınca
Ya ölmeden ölmeyince
Her kişi de kul mu olur

Derviş Muhammed buzular
Aşkınan sinem sızılar
Gerçeği tanır gaziler
şahtan gayri pir mi olur❞

❝Ben bir devri alem gördüm gerçeği düşten habersiz
Otuz iki dem içinde altısı beşten habersiz
Yaradan neyi yarattı bir avuç balçık içinde
Ayırmak kolay mı sandın toprağı taştan habersiz

On dokuz taşla örtülmüş alemin hoş yapısı var
On iki direkli saray elli sekizde kapısı var
Alemin deryada onun dağ başında gemisi var
Nece mahluku kurtardı kaptanı köşkten habersiz

Bir günün iki yüzü var enişi var yokuşu var
Yaradan nurdan yarattı dünyaya hoş bakışı var
Üçyüzaltmışaltı bende aynı suyun akışı var
Böyle düzen nerde gördün gövdesi baştan habersiz

Çıldırlı Ergün biliyor o hızıra giden yolu
Mümin olan secde eder daima hep ona doğru
Yaradan verifti ama değer bilmez insanoğlu
Amaç başka gaye başka dolusu boştan habersiz❞

❝Ab-ı çeşmin göllerde sona da kaz da bir
Süsen sümbül mor menevşe bülbül öter yaz da bir
Vagıf dertten haberdardır Gevher’in kıymeti yok
Kul Karani Kara Zülal Aşık Ömer sözde bir

Kurbani Hak aşığıdır daima hamdan söker
Destine alıf kalemi hattına bir hat çeker
Çöllü ısmail baş tacı candan kasavet döker
Kerem ki yandı ateşe od da birdir közde bir

Molla Halis delaletten içti aşk badesini
Güftadi’ye vermiştiler ondan ziyadesini
Ufrani Hak aşığıdır geçilmez nidasını
Aşık Seyfi Usta Polat Deli Temo sazda bir

ıçmedim aşk badesini hem okuyam hem yazam
Böyle gitmez bu ülüzgar elbet gelir bir ayyam
Yılı minüçyüz on sekiz hesabı yok ki sayam
Çok aşıklar geldi geçti Hasta Hasan yüzde bir❞

❝Havai ceht etme be hey divane
Engine çekilir göç var ucunda
Boran eser boğulursun tufanda
Kırçılı boranlı kış var ucunda

Zahmalar yiyip de yırtıldım sanma
Kudret mizanında tartıldım sanma
Kabir azabından kurtuldum sanma
Başına gelecek iş var ucunda

Olur olmazınan meydana girme
Topal beygir gibi dizini yorma
Tavus kuşu gibi özünü kurma
Tüyü yolunacak kuş var ucunda

Emsali'ye bir söz diyemezsin ha
ıslamın şartını sayamazsın ha
Dişlerin tutup da yiyemezsin ha
Zehre macun olmuş aş var ucunda❞

❝Yalan dünya bunca yıldır sana ne zararım oldu
Aha geldim gidiyorum kime ne zararım oldu
Hatır için hasta yattım dost gönlü hoş olsun diye
Zararım hep kendimedir ele ne zararım oldu

Dostun kıymetini bildim her gülene aldırmadım
Muhabbeti serin tuttum sevenleri yıldırmadım
Sevgi bir çiçeğe benzer onu asla soldurmadım
Dikenine hep katlandım güle ne zararım oldu

Dilimde zikir salavat ol Allah'a çok yakındım
ıyilik ile kalbim doldu kötülükten hep sakındım
Ecdattan aldığım ilham o terbiyemi takındım
Edep ile gittim geldim yola ne zararım oldu

Kapım açıp buyur ettim gelenlere bağrım açtım
Sofralar kurdum donattım onlarla lokma paylaştım
Kalp kırmadım incitmedim hep hoşgörüyle yaklaştım
Hürmetim saygımdan başka kula ne zararım oldu

Ozan Ergün bunlar geçti cevan ömrün harmanında
Yaptıkların ettiklerin birer eser etrafında
Ben beni hiç düşünmedim o fırsatlar zamanında
Geçti zaman döndü devran yıla ne zararım oldu❞

❝ısmi Pünhan men ki senden ezel başdan küsmüşem
Xumar gözden ay qabaqdan qelem qaşdan küsmüşem
Üstden eziz bayram ötdü gelib temenneşmedin
ınce beldene servi boydane al qumaşdan küsmüşem

Gün görermi bu dünyada men kimi derde düşen
Eşq odundan köynek geyib içerde bağrı bişen
Öz yarını yad eyleyib özgelerle danışan
Bal dehandan şux zebandane inci dişden küsmüşem

Molla Cuma hicran çekire hal-ehvalın sormusan
Xidmetinde qulam deyir neçün layiq görmürsene
Sail olub yalvarıram birce buse vermirsen
Onun üçün ter buxaqla mermer döşden küsmüşem❞

❝Katlan dil-i divane güzeller belasına
Hublarda cefa adet imiş mübtelasına

Gel mihr ü vefa suretini tut ciğer köşem
Genç başın için koyma beni il sırasına

Yavuz göze uğrar deyu ol tıfl-ı nevresin
Simli hamayıl takmış ninesi yakasına

Bir şeb bize teşrif buyurun deyu ol şuhun
Yalvarsam aceb olmaz mı bir kez lalasına

Yelme yükünme vade-i vaslında ey gönül
Var mı ulaşan aşk yolunun müntehasına

Tuti gibi her göfti şirin olmağa sebep
Kundakta şeker katmış lalası mamasına

Terkeyle bugünden gerü sevda-yı dilberi
Ey Dertli kimler erişmiş anın vefasına❞

❝Ey felek senin elinden bu sitare kimde var
Meni kimi sine-dağlı bahtı-kara kimde var
ıki cihan-Serveri bir Mustafa’nın aşkına
Bulam dolanam başına derde çare kimde var

Her kişinin bir derdi var benimkinden beş-beter
Bir canan su ısıdarken birisi tas-tas töker
Birisi ağlar sızlar birisi yanar tüter
Tabib gelmez melhem almaz böyle yara kimde var

Hasta Hasan d e r bu sözüm konuşma namerdinen
Çok çalış ki dost olasın bir eli comardınan
Neçe aşık yandı nara illah Kerem derdinen
Böyle ataş böyle yanğun böyle çıra kimde var❞

❝Aşku şevk-i ile kurulmuştur binası Konya'nın
Ol sebepten badı cennettir hevası Konya'nın
Hicrine mahtubunu kılmış muhayyer aşıki
Davet etmiş dostuna olmuş hevası Konya'nın

Hor gezer ademleri amma veli irfan olur
Hafızı gayet ceri alimleri umman olur
Hasılı bir katre abın nuş eden aslan olur
Galiba toprağının bu iktizası Konya'nın

Bülbül elhan eylemez bu beldede vaktü seher
Zikri mevlanaya mani olmuş ol murgameyer
Heft kişverde hezarı aşıkları ya hu çeker
Zümreyi nadan degildir müptelası Konya'nın

Evliyasın eyleyim dersek bir bir hisap
Eylesem icmali tafsilini olurdu bin cilt kitap
Durma sende eyle kutbu Mevlanaya intisap
Ordadır aşıkların açık livası Konya'nın❞

❝Merdivanım kırkayak
Kırkına vurdum dayak
Yar kapıdan gelince (Aman aman)
Ne el tutar ne ayak

Sallan gel de boylarına kurbanım aman
(Ak gerdana beşibirlik takayım aman)
Nazik söyle dillerine hayranım aman
Gel yanıma dertlerine dermanım aman

Su gelir millendirir
Çayırı çimlendirir
O sendeki güzellik (Aman aman)
Ahrazı dillendirir

Sallan gel de boylarına kurbanım aman
(Ak gerdana beşibirlik takayım aman)
Nazik söyle dillerine hayranım aman
Gel yanıma dertlerine dermanım aman

Su gelir akmayınan
Kenarın yıkmayınan
Çirkin güzel olur mu (Aman aman)
Saraltın takmayınan

Sallan gel de boylarına kurbanım aman
(Ak gerdana beşibirlik takayım aman)
Nazik söyle dillerine hayranım aman
Gel yanıma dertlerine dermanım aman

***

Cahit Öztelli "Evlerinin Önü" adlı araştırmasında
türküyü şu şekilde aktarıyor (s.54)


Merdivenim kırk ayak (aman)
Kırkına vurdum dayak (aman)
Yar karşıdan gelirken (aman aman)
Ne el tutar ne ayak

Sallan gel de boylarına kurbanım (aman)
Ak gerdana beşibirlik takayım (aman)
Nazik söyle dillerine hayranım (aman)
Gel yanıma dertlerime dermanım (aman)

Bulut bulut üstüne (aman)
Bu buludun kasdi ne (aman)
Yarim saray yaptırmış (aman aman)
Ak gerdanın üstüne

Sallan gel de boylarına kurbanım (aman)
Ak gerdana beşibirlik takayım (aman)
Nazik söyle dillerine hayranım (aman)
Gel yanıma dertlerime dermanım (aman)

Su gelir millendirir (aman)
Çayırı çimlendirir (aman)
O sendeki güzellik (aman aman)
Dilsizi dillendirir

Sallan gel de boylarına kurbanım (aman)
Ak gerdana beşibirlik takayım (aman)
Nazik söyle dillerine hayranım (aman)
Gel yanıma dertlerime dermanım (aman)❞

❝Men seni seveli neçe gün
Neçe ay neçe ildi
Sen meni aldattın
Bu sende neçe dildi

Yanağının dört bir etrafı
Pembe-i ala güldü
Öpsem öldürürler öpmesem öllem
Bu nasıl zulüm işti

Gülüm gel bayramlaşak
Bugün şanlı bayram günüdü
Her kabahat mende ise ala göz çatma
Kaş alma yanak kaytan dudak cümlesi sendedi

Men de yanam aç sinen
Men de yanam
Kerem aşkından yandı
Umut ver men de yanam

Yar dayansın sineme
Yar dayansın
Men düştüm aşk oduna
Tutuşsun yar da yansın

He deduy aga menem paşa menem
Beg menem köyümde bu feryat nedir
He deduy mahm mülküm emlakim
Hiç demedim ölüm var❞

❝Niye gamlanırsın dîvane gönül
Elbet bir gün bu kış gider yaz gelir
Ben dertliyim deyi şikayet etme
Aşıklara böyle cefa az gelir
Elbet bir gün bu kış gider yaz gelir

Güven o Mevlaya kalmazsın naçar
Kara gün derler de tez gelir geçer
Seni eken bir gün kıymatın biçer
Gerçeklere elin sözü az gelir
Elbet bir gün bu kış gider yaz gelir

Gine haşır neşir olursun Hakla
Özünle sözünle kalbini pakla
Canıyın içinde cananın sakla
ıncidirler ona elden söz gelir
Elbet bir gün bu kış gider yaz gelir❞

❝Ne feryad edersin divane bülbül
Senin bu feryadın (anam) gülşene kalsın
Bu dünyada eremezsen murada
Huzur-i mahşere (anam) divana kalsın

Nesin methedeyim bir kaşı kare
şu sineme açtı (anam) onulmaz yare
Dünya tabip gelse derdime çare
Derdimin dermanı (anam) Lokman'a kalsın

Bir can için geçti can ü serinden
Vücudum kül oldu (anam) aşkın narınden
Emrah buse ister nazlı yarinden
Bu bayram olmazsa (anam) kurbana kalsın❞

❝Ne ile dolanın divane aşık
Küfürden ezeli iman ne idi
Oku üç ıhlas'ı otuz kelamı
Doksan bin kelamın harfi ne idi

Ol nasıl melektir divane duran
Başı yok ayağı meydana gelen
Kendi cesedine hem cellat olan
Cesetten canını alan ne idi

Gün buyruk üstüne eğlenir durur
Adı var ismi var dilde okunur
Yerle gök olmadan nice yıl evvel
Kalbinden cümbüşe gelen ne idi

ıkilikten kalkıp bire bağlanın
Budur nasihatim tutan eğlenin
Muallak taşını tutan oğlanın
Alnına çekilen perde ne idi

Değdiler yarama firkatim yeğin
Yerde mi söylüyom gökte mi bugün
Sar' öküzün alnındaki sineğin
Dilinde okunan mana ne idi

Ruhsati'yim selam eylen öksüze
Arif olan sırrın vermez haksıza
Tama olan kail olmaz yek aza
Bu dergaha inen secde ne idi❞

❝Nafile zar etme divane bülbül
Seher feryadını öğrenmedin sen
Senin derdin ancak bigane bir gül
Bahar evradını öğrenmedin sen

Hele sevdalığın yaza gelince
Devr-i gül mevsimi taze gelince
Akranın bulunmaz naza gelince
Aşkın muradını öğrenmedin sen

Çeşmin yaşı olur manend-i girdab
Nale vü zar ile çekersin azab
Mihneti veş olma nafile harab
Derdin berbadını öğrenmedin sen❞

❝Niçe dil vermesin divane gönlüm
Böyle bir cemali münevver aya
Aşkıyla olaldan mestane gönlüm
Nazar etmez oldu cam-ı sahbaya

Güftar eyledikçe canımın canı
Mest ü medhuş eder cümle cihanı
Nebat-ı kand ile beslemiş anı
Pesend aferin büyüden anaya

Bu aşk bize bela olmasın dostlar
Bülbül veş hem neva olmasın dostlar
Kimseler mübtela olmasın dostlar
Böyle bir dilber-i şuh u garraya

Ömer aşıkındır medhini kılur
Var mıdır yarine bahane bulur
Tekellüm babında kim kadir olur
Böyle tıhfe böyle rengin edaya❞

❝ıçip aşkın badesini vücud-i nar olmuşam
Divane derviş misali feryad-i zar olmuşam
Perişan bülbül kan ağlar ah u nalemden menim
Dil hasta gönül şikeste hem tarumar olmuşam

Bin yıl ömür verdi Adem'i saldı aha
Yedi yüz elli şit yaşadı dokuz yüz elli Nuh'a
Erenleri hak edeni fani kılar mı raha
Düşüp de dünya şerrine kara efkar olmuşam

şenlik'im hizmet etmedim daim bir tarikata
Uyup iblis yığvasına çok ettim cürm ü hata
şefaat ya resulullah muhtacım marifete
ısyanın hadden aşıptır çok günahkar olmuşam❞

❝Ataş yakar cihanı aşk ile narın senin
Ah etti arş'adayandı ah ilezarın senin
Nas içinde destan oldun düştün dilden dillere
Yar elinden serserisin ya hani arın senin

Aşıksın aşnan ararsın ah edersin derinden
Aşnan sadık yarın ise der sana ne narından
Sed-hezar naz ile senin aklın ala serinden
şay eder gizli sırların hercai yarın senin

Işığı der sıdk ile gel sen çalış Hakk rahına
Git uzak şeytan şerrinden sığın şahlar şahına
Seni halk-eden Hellak'ın secde kıl dergahına
Her ne dilek dilersen ihsan eder Tanrı'n senin❞

❝(ah) Sabahtan uğradım pir divanına
Pir divanı güldür gül
Oturmuş tahtı sarayına
Taht sarayı güldür gül

Güldür yar
Bülbülüyem can gülü yar
Tatlı tatlı sevgiliyem
Daldaki bülbülüyem
Bülbülümüz gülümüz
Efkarımız pirimiz
Suna bülbül can bülbül
şu bülbül naşı bülbül
Galemler gaşı bülbül
Seher vakti ötünce
Ağladır daşı bülbül
Ya bülbül
Bülbül bir garip kuştur
Seher ötüşü ne hoştur
Ben bülbülü gınamam
Ayrılık çetin iştir

(ah) Gülden terezi yaptılar
Gülü gülnen darttılar
Gül aldılar gül sattılar
Çarşı pazar gülden gül

Güldür yar
Bülbülüyem can gülü yar
Tatlı tatlı sevgiliyem
Daldaki bülbülüyem
Bülbülümüz gülümüz
Efkarımız pirimiz
Suna bülbül can bülbül
şu bülbül naşı bülbül
Galemler gaşı bülbül
Seher vakti ötünce
Ağladır daşı bülbül
Ya bülbül
Bülbül bir garip kuştur
Seher ötüşü ne hoştur
Ben bülbülü gınamam
Ayrılık çetin iştir❞

❝Sus ağlama benim divane gönlüm
N'olur bir de sen gül ellere karşı
Gam çekmek için mi geldim cihana
Bülbül gibi küstüm güllere karşı

Uçtu gönül kuşu hala dönmedi
Akar gözyaşlarım bir dem silmedi
Bir dost buldum o da halden bilmedi
Yalnız kaldım adu dillere karşı

Yok vefasızlıkta dostun emsali
Riya dolu imiş o gül cemali
Dalından ayrılmış yaprak misali
Savrulur Atıcı yellere karşı❞

❝Merdivanın başındayım
(Haydi) On üç on dört yaşındayım
On üç on dört yaştan beri
(Haydi) Ben o yarin peşindeyim

(Bağlantı)
Aman aman tatar
Bas parayı kurtar
Oğlun el atına biner
Kızım çalım satar

Merdivanım kırk ayak
(Haydi) Kırkına vurdum dayak
Yar karşıdan geliyor
(Haydi) Ne el tutar ne de ayak

Merdivanın altı boya
(Haydi) Saramadım doya doya
Yazması başındayken
(Haydi) Altı çember üstü boya

Merdivandan iniver
(Haydi) Gül tutarım gülüver
Alacaksan al beni
(Haydi) Annemden isteyiver❞

❝Uslan be divane gönül
Gideceğin yer bellidir
Başka bir yol ne ararsın
ıki ile bir bellidir

Eğri yolu gözler isen
Yarın orda sızlar isen
Ne kadarcık gizler isen
Her birşeyde sır bellidir

Nere geldik gele gele
Sonumuz ne olur hele
Boyanma başka renklere
Haktan gelen nur bellidir

ıster giyin kuşan salın
ıster olsun ayak yalın
Görmesin dünyanın halin
ıster ama kör bellidir

Nider Kul Dumani nider
Yarın herşey koyup gider
Yüzünden ifade eder
Uslu temiz hor bellidir❞

❝Uslanmadı benim benim divane gönlüm
şaştım nere gidem gönül senin elinden
Kadir bilmezlere de kul ettin beni de
şaştım nere gidem gönül senin elinden

Bir arı misali uçar uçar gezersin
Çiçeklerden bal şerbeti süzersin
Revamıdır beni beni böyle üzersin de
şaştım nere gidem gönül senin elinden❞

❝Uyan ey divane gönül
Ne yatarsın deli gibi
Geldi bahar öter bülbül
Açıl bahar gülü gibi

Açtı mor sümbüllü bağlar
Sular şarıl şarıl çağlar
Giydi atlas süsü bağlar
Her yer yeşil halı gibi

Açma eski yaraları
Ara yeni çareleri
At üstünden karaları
Gezip durma deli gibi

ışti budur necat yolu
ıster sağ ol ister ölü
Çalış da biriktir pulu
Kalma sultan kulu gibi

Serme boş tekkeye postu
Her yerde kazan bir dostu
Zuhuri kalk ayak üstü
Ne yatarsın ölü gibi❞

❝Açma tabip kara bağrım bitmez yara var bende
ılahinin bedduası gitmez kara var bende
Ne sen benim derdimi bilersin ne benim derdim biter
Bu ne hikmet yalan dünya gelmez çare var bende

ıflah etmez bir gün olur bu dert beni öldürür
Yakın yolu uzak eder gelmez yola gönderir
Elalemde nesne gördüm herkes şamdan yandırır
Bu ne hikmet yalan dünya gelmez çare var bende

Sefil Sabri kimse sormaz nasıl oldu hallerin
Diyin vefasız yarime beklemesin yolların
Vefasıza gidem diye çok bekledim yolların
Aylar bile muhannettir gelmez sıra var bende❞

❝Yonuk olur merdivanın taşları
Bir omuzdan bir omuza saçları
Keman olmuş sevdiğimin kaşları
Bu yandan gel kömür gözlüm bu yandan

Anam babam sarı kız
Malım mülküm sarı kız
Gelirim dedim sarı kız
Paraları yedin sarı kız

Yordu beni evlerinin yokuşu
Yaktı beni sarı kızın bakışı
Beni görüp sarı kızın kaçışı
Ne kaçarsın a sevdiğim benim

Anam babam sarı kız
Malım mülküm sarı kız
Gelirim dedim sarı kız
Paraları yedin sarı kız

Evinizin önü büyük bir dere
Güzelim sorarım eviniz nere
Dünür gönderdim kız baban vere
Bu yandan gel kömür gözlüm bu yandan

Anam babam sarı kız
Malım mülküm sarı kız
Gelirim dedim sarı kız
Paraları yedin sarı kız❞

❝Aşkın divanesi Mecnunum amma
O dosttan bir haber verenim yoktur
Can ile canana vurgunum amma
Rahmedip halımı görenim yoktur

Cahil değil hakikatı bilirim
Ölü gider sağ olarak gelirim
Anlayana doğru haber veririm
Lakin cevherimi bilenim yoktur

ınsanlık yoluna kılmışım karar
Ali evladına vermişim ikrar
Vara yok deyip de edemem inkar
Akarsu'yum bunu bilenim yoktur❞

❝Ab-ı çeşmin göllerde sona da kaz da bir
Süsen sümbül mor menevşe bülbül öter yaz da bir
Vagıf dertten haberdardır Gevher’in kıymeti yok
Kul Karani Kara Zülal Aşık Ömer sözde bir

Kurbani Hak aşığıdır daima hamdan söker
Destine alıf kalemi hattına bir hat çeker
Çöllü ısmail baş tacı candan kasavet döker
Kerem ki yandı ateşe od da birdir közde bir

Molla Halis delaletten içti aşk badesini
Güftadi’ye vermiştiler ondan ziyadesini
Ufrani Hak aşığıdır geçilmez nidasını
Aşık Seyfi Usta Polat Deli Temo sazda bir

ıçmedim aşk badesini hem okuyam hem yazam
Böyle gitmez bu ülüzgar elbet gelir bir ayyam
Yılı minüçyüz on sekiz hesabı yok ki sayam
Çok aşıklar geldi geçti Hasta Hasan yüzde bir❞

❝Asafın miktarın bilmez Süleyman olmayan
Bilmez insan kadrini alemde insan olmayan

Zülfüne dil vermeyen bilmez gönül ahvalini
Anlamaz hali perişanın hali perişan olmayan

Rıskına kani gerdune minnet eylemez
Alemin sultanıdır muhtac-ı sultan olmayan

Kim ki haktan korkmaz ondan korkar erbab-ı ukul
Her ne isterse yapar haktan harasan olmayan

ıtiraz eylerse bir nadan Ziya hamuş olur
Çünkü bilmez kadr-ı güftarı suhendan olmayan❞