Orhan Hakalmaz - Yalan Dünya







Yorum Yaz

Yorumlar
5 - 5 - 0 yorum

Orhan Hakalmaz En Çok Dinlenen 10 Türküsü
Orhan Hakalmaz - Acem Kızı
orhan hakalmaz - kalenin bedenleri-niksarın fidanları (tokat-niksar)
Orhan Hakalmaz - Mor Koyun Meler Gelir
Orhan Hakalmaz - Hacel Obası
Orhan Hakalmaz - Çiçekten Harman Olmaz
orhan hakalmaz - kapıları katıran (aksaray)
Orhan Hakalmaz - Yüceden Mi Geldin Sen Seher Yeli
Orhan Hakalmaz - Gafil Gezme Şaşkın
orhan hakalmaz - emirdağı birbirine ulalı (afyon-emirdağ)
orhan hakalmaz - bir ay doğar ilk akşamdan geceden (malatya-arguvan)

Etiketler : Orhan Hakalmaz, Yalan Dünya, Orhan, Hakalmaz, Yalan, Dünya, Orhan Hakalmaz - Yalan Dünya türkü indir, Orhan Hakalmaz - Yalan Dünya türkü dinle, Orhan Hakalmaz türküleri, Yalan Dünya türküsü dinle, Orhan Hakalmaz türkü dinle, Orhan Hakalmaz türkü sözleri, Yalan Dünya sözleri, Orhan Hakalmaz mp3 dinle

❝Yürü bre yalan dünya
Yalan dünya değil misin
Hasan ile Hüseyini
Alan dünya değil misin

Ali bindi Düldül ata
Can dayanmaz bu firkata
Bozkurt ile kıyamete
Kalan dünya değil misin

Tanrının aslanın alan
Düldülü dağlara salan
Yedi kere ıssız kalıp
Dolan dünya değil misin

Bak şu kaşa bak şu göze
Ciğer kebap oldu köze
Muhammedi bir top beze
Saran dünya değil misin

Pir Sultanım ne yatarsın
Kurmuş çarhını dönersin
Ne konarsın ne göçersin
Duran dünya değil misin

***

Cahit Öztelli, Pir Sultan Abdal - Bütün Şiirleri
adlı kitabında eseri şu şekilde aktarmaktadır.
Özgür Yayınları, Onuncu Basım,
Ağustos - 2004, s.302


Yürü bire yalan dünya
Yalan dünya değil misin
Hasan ile Hüseyini
Alan dünya değil misin

Ali bindi Düldül ata
Can dayanmaz bu fırkata
Boz kurt ile kıyamete
Kalan dünya değil misin

Tanrının arslanın alan
Düldülü dağlara salan
Yedi kere ıssız kalan
Kalan dünya değil misin

Bak şu kışa bak şu güze
Ciğer kebap oldu köze
Muhammedi bir top beze
Saran dünya değil misin

Pir Sultanım ne yatarsın
Kurmuş çarhını dönersin
Ne konarsın ne göçersin
Kalan dünya değil misin❞

❝Şu yalan dünyaya geldim geleli
Şu gönlümün gamı gitmez dahi ne
Sevgili canandan ayrı düşeli
Şu çeşmimin yaşı dinmez dahi ne

Neylersin sen anın çırağın yakıp
Olur olmazların kahrını çekip
Dört yanımız aldı engelli rakip
Vadesi yetesi olmaz dahi ne

Gel dediğim yerde gelir isterim
Dur dediğim yerde durur isterim
Bir halimden bilir canan isterim
Gönül sahibini bulmaz dahi ne

Pir Sultan Abdal der girdik bu yola
Dost odur ki dostum yolunda ola
Tedbirin üstüne takdir havale
Kulun kendi dediği olmaz dahi ne❞

❝Hep sen mi ağladın hep sen mi yandın
Ben de gülemedim yalan dünyada
Sen beni gönlünce mutlu mu sandın
Ömrümü boş yere çalan dünyada

Ah yalan dünyada yalan dünyada
Yalandan yüzüme gülen dünyada

Sen ağladın canım ben ise yandım
Dünyayı gönlümce olacak sandım
Boş yere aldandım boşuna kandım
İrengi gözümde solan dünyada

Ah yalan dünyada yalan dünyada
Yalandan yüzüme gülen dünyada

Bilirim sevdiğim kusurun yoğdu
Sana karşı benim gayetten çoğdu
Felek bulut oldu üstüme yağdı
Yaşları gözüme dolan dünyada

Ah yalan dünyada yalan dünyada
Yalandan yüzüme gülen dünyada

Ne yemek ne içmek ne tadım kaldı
Garip bülbül gibi feryadım kaldı
Alamadım eyvah muradım kaldı
Ben gidip ellere kalan dünyada

Ah yalan dünyada yalan dünyada
Yalandan yüzüme gülen dünyada❞

❝Şu yalan dünyaya geldim geleli
Bir kez olsun deli gönül gülmedi
Zalımın birine meyil vereli
Bir kez olsun deli gönül gülmedi

Coşkun seller gibi dolam boşalam
Yar ben senin yollarına taş olam
Bilmem kızgın güneş bilmem kış olam
Bir kez olsun deli gönül gülmedi

Ayhaniyim behey gönlüm kendine gel
Bırak yola devam etsin coşkun sel
Halimden anlayan bir tek sarı tel
Bir kez olsun deli gönül gülmedi❞

❝Yörü bre yalan dünya
Hiç kimseye mülk değilsin
Safi sırma telden olsan
Giyinecek kürk değilsin

Amber ile miskin olsa
Dağlar kadar aşkın olsa
Cevahirden köşkün olsa
Oturacak yurt değilsin

Hali vakti mal olana
Oğlu kızı döl olana
Mülkiyeti mal olana
Çok mülayim mert değilsin

Aşık Meryem neler çektin
Tuz gibi eridin aktın
Felek bana azgın baktın
Başka kula sert değilsin❞

❝Bir güzel isterim yalan dünyada
Emrettiğim yere gelmeli kine
Ardına düşmekle güzel sevilmez
Yar seni arayıp bulmalı kine

Her gündüz her gece yare gitmeli
Yalvarıp o dosta minnet etmeli
Sinesin sinene sarıp yatmalı
Memeler döşümü delmeli kine

Dolaşıp dağları yadlara düşen
Çaresi bulunmaz dertlere düşen
Yanarsın ateşe odlara düşen
O dost da halinden bilmeli kine

Vadem tamam olup ecel gelmeden
Dost ağlayıp düşman bize gülmeden
Aşık ölüp maşuk geri kalmadan
İkisi bir günde ölmeli kine

Molla der aşıklar melamet olur
Gönlü her gördüğü güzelde kalır
Elin güzelinden bana ne gelir
Benim yarim güzel olmalı kine❞

❝Şu yalan dünyada ömrüm oldukça
Dilinen çağırım nerdesin dost dost
Dertli sazım yanık yanık çaldıkça
Telinen çağırım nerdesin dost dost

Enginlerden yücesine çıktıkça
Dertli sinem aşk oduna yaktıkça
Sarı çiğdem gibi güzel koktukça
Yelinen çağırım nerdesin dost dost

Yürü sevdiceğim gerçeksin gerçek
Ne kadar güzelsin o kadar gökçek
Bedenim bahçedir aşkım bir çiçek
Gülünen çağırım nerdesin dost dost

Kağıt kalemini ele aldıkça
Ağlayıp da gözyaşımı sildikçe
Mektubumu posta ile saldıkça
Pulunan çağırırım nerdesin dost dost

Yüzbaşıoğlum yeni çıktım huzura
Kail oldum haktan gelen yazara
Öldüğümde gider iken mezara
Salınan çağırım nerdesin dost dost❞

❝Yörü bre yalan dünya
(Yörü bre fani dünya)
Hiç vefanı göremedim
Geçti ömrüm muradıma
(Ömrüm geçti muradıma)
Eremedim eremedim

Yıllar geçti ömür durdu
Umutlarım hayal oldu
Sevdiğimi eller aldı
Ben yanına varamadım

Eksilmez başımın garı
Gitmez gönlümün efkarı
Geçti ömrümün baharı
Bir gonca gül deremedim

Garibim irengim soldu
Gözlerime yaşlar doldu
Gönlüm bana bir dert oldu
(Gönlüm bana zehir oldu)
Alan bulup veremedim❞

❝Şu yalan dünyaya geldim geleli
Tas tas içtim ağuları sağ iken
Kahpe felek vermez benim muradım
Viran koydu mor sümbüllü bağ iken

Aradılar bir tenhada buldular
Yaslandılar kıvdılarım kırdılar
Yaz bahar ayında bir od verdiler
Yandım gittim anam karlı dağ iken

Kanmaz da deli gönül kanmaz
Akar gözlerimin yaşı kurumaz
Senden geri benim fikrim yürümez
Azil oldum güzellere bey iken

Karacoğlan der ki bakın geline
Ömrümün yarısı gitti talana
Sual eyle bizden evvel gelene
Kim var imiş biz burada yoğiken❞

❝Şu yalan dünyaya geldim geleli
Özge elden özge yar bulamadım
Yaralandım al kanlara boyandım
Elimin kanını yur bulamadım

Dostun zülüfleri destedir deste
Erenler hak için oturmuş posta
Bir zaman sağ gezdim bir zaman hasta
Hasta halin nedir der bulamadım

Felek kırdı benim kolum kanadım
Baykuş gibi viranlarda tünedim
Bugün üç güzelin nabzın sınadım
Can feda yoluna der bulamadım

Pir Sultan Abdalım dağlar ben olsam
Dağlarda biten laleler ben olsam
Alem çiçek olsa arı ben olsam
Dost elinden tatlı bal bulamadım

***

Cahit Öztelli, Pir Sultan Abdal - Bütün Şiirleri
adlı kitabında eseri şu şekilde aktarmaktadır.
Özgür Yayınları, Onuncu Basım,
Ağustos - 2004, s.277-278


Şu yalan dünyaya geldim geleli
Özge elden özge yar bulamadım
Yaralandım al kanlara bulandım
Elimin kanını yur bulamadım

Güzel olan neyler altın akçayı
Arif olan düzer türlü bohçayı
Vücudumda seyreyledim bahçeyi
Dosta el değmedik nar bulamadım

Dostun zülüfleri deste deste
Erenler Hak için oturmuş posta
Bir zaman sağ gezdim bir zaman hasta
Hasta halin nedir der bulamadım

Felek benim kırdı kolum kanadım
Baykuş gibi viranlarda tünedim
Bu gün üç güzelin nabzın sınadım
Can feda yoluna der bulamadım

Felek benim kurulu yayımı basdın
Her köşe başında yolumu kesdin
Keskin kadeh ile dolumdan içtin
Yandı yüreciğim kar bulamadım

Pir Sultan Abdalım dağlar ben olsam
Dağlarda biten laleler ben olsam
Alem çiçek olsa arı ben olsam
Dost elinden tatlı bal bulamadım❞

❝Şu yalan dünyada bir üstat buldum
Beni bırakmadın işime felek
Şakirt olan şaşkın olur dembedem
Ne okursun bilmem güşuma felek

Gönül turnam gökyüzünde dönerken
Felek ağu katmış göle inerken
Dizbediz oturup derdim yanarken
Kahrettin dostuma eşime felek

Sorayım feleğe Kemterim netti
Yoksa delirdi mi huyu mu tuttu
Balım Sultan tekkesine mi gitti
Baykuşlar kondurdum taşıma felek

Kemter türlü kemhaları dokurdu
Doksan bin ayetin ilmin okurdu
Balım Sultan bahçesinde şakırdı
Yoksa ok mu değdi kuşuma felek

Kemter beni koydu yuvada yurtta
İsmini söyledim dilimde virtte
Ol sene bin iki yüz otuzdörtte
Yükletti göçünü döşüme felek

Kemter türlü alemlere ermişti
Yedi farzı üç sünneti kılmıştı
Ölmeden elli yıl evvel ölmüştü
Çok çevir eyleme düşüme felek

Velim ey der Kemter gitti kimim var
Kemteri aldırdım yeni gamim var
Usta idi yapılacak damım var
Hiç bu iş gelmedi başıma felek❞

❝Yürü bre yalan dünya
Senin ömrün biter birgün
Şu ömür dediğin rüya
Gör beni de yutar birgün

Yüce yüce dağlar aştım
Gah yürüdüm gahi koştum
Turnalara yoldaş düştüm
Garip gönlüm öter birgün

Yar boyamış kaşlarını
Gelir süsler düşlerimi
Kimse bilmez işlerimi
Yar yanıma yatar birgün

Aşık maşukun bulacak
Bu dünya mamur olacak
Hallac-ı Mansur gelecek
Dağı taşı atar birgün

Kime diyem adlarını
Sen bilirsin yadlarını
O yar aşkın odlarını
Gelir bana satar birgün

Karacaoğlan haylama
Dünyayı boşa paylama
Güzelsiz yayla yaylama
Kızlar halay tutar birgün❞

❝Şu yalan dünyanın kahrını çektim
Hayatta kimsesizim boynumu büktüm
Deymeyen sevgiye gözyaşı döktüm

Yalan yalan yalan yalan vallahi yalan
Yalan yalan yalan yalan her şeyde yalan

Elimi tutacak bir dal kalmadı
Ne dilek diledim kabül olmadı
Şu yalan dünyada çilem dolmadı

Yalan yalan yalan yalan vallahi yalan
Yalan yalan yalan yalan her şeyde yalan❞

❝Şu yalan dünyaya geldim geleli
Bir günüm bir güne uymadı gitti
Gah danişmed oldum gahice deli
Bir günüm bir güne uymadı gitti

Bir zaman su idim bir zaman da kan
Süründüm yerlerde hayli bir zaman
Gah oldu kazandım şöhret şeref şan
Bir günüm bir güne uymadı gitti

Gün oldu beğendim ben kendi özüm
Doğruyu eğriyi görmezdi gözüm
Söyler çekinmezdim ne olsa sözüm
Bir günüm bir güne uymadı gitti

Gah ben ele güldüm gahi bana el
Gah oldu gözyaşım durmaz akar sel
Gah verdim dünyaya birdenbire bel
Bir günüm bir güne uymadı gitti

Gah akıllı dendim gah oldum deli
Gah oldu güldürdüm üstüne eli
Gah esti başımdan muhabbet yeli
Bir günüm bir güne uymadı gitti

Gahi mağrurlanıp paralar saçtım
Gahi muhtaç olup el avuç açtım
Gahi günah diye her şeyden kaçtım
Bir günüm bir güne uymadı gitti

Gah oldu namusu hayayı attım
Gah Haktan utanıp yerlere battım
Gah doğru işime bin hile kattım
Bir günüm bir güne uymadı gitti

Bir zaman şeyh oldum bir zaman hoca
Çalıştım kazandım hep gitti borca
Bir şey koyamadım şu dipsiz hurca
Bir günüm bir güne uymadı gitti❞

❝Şu yalan dünyadan usandım doydum
Elveda eyledim gayri cihana
Aldanıp şeytana nefsime uydum
Garip bülbül gibi düştüm figana

Günahım çok gözüm dolar yaşınan
Gece gündüz sinemi döverim taşınan
Ya Rarbim sen habibine bağışla
Irahimsin ırahman kalma noksana

Hep seni zikreder dallar ağaçlar
Akan ulu sular havada kuşlar
Kul kusur işler sultan bağışlar
Muhtaçtır ben kulun kutlu nisyana❞

❝Nasıl sana güveneyim
Ne zalimsin yalan dünya
Gönlümde bir bağ besledim
Sen etmişsin viran dünya

Mecnunu koydun avara
Ferhat dağlar yara yara
Keremi yandırdın nara
Neden oldun duman dünya

Dostum gelir güle güle
Yüzü benzer baksan güle
Bülbül aşık tek bir güle
Diken olmuş düşman dünya

Çobanoğlu akar nemi
Görmedim dünyada demi
Sırtıma yükledin gamı
Yok mu sende kervan dünya❞

❝Bu fani yalan dünyada
Gülenleri bulamadım
Çalışıp da muradını
Alanları bulamadım

Bu can bizlere emanet
Bak ömür sonu nihayet
Babaya hayırlı evlat
Olanları bulamadım

Bülbülün çektiği zardır
Sevdiği bahçedir bardır
Açma benim sinem dardır
Bilenleri bulamadım

Çobanoğlu geçer devran
İster dünya olsun düşman
Eceli gelmeden insan
Ölenleri bulamadım❞

❝Bilmem ne olacak dünyanın sonu
Ben de görülmemiş hal ettin dünya
Davutoğlu Sultan Süleyman hanı
Çoğunu yandırdın kül ettin dünya

Çok çalıştım devlet varı vermedin
Tavlasını verdin zarı vermedin
Bir güzel istedim yarı vermedin
Bağladın dilimi lal ettin dünya

Bazısına bahçe verdin bağ verdin
Beni derde saldın yaktın yandırdın
Tuttun tilkilere beni boğdurdun
Kediyi karşımda fil ettin dünya

Dadaşoğlu yıllar boyu ağladın
Gönlüm yaktın aşk oduna bağladın
Kollarımı zincir ile bağladın
Beni bir canana kul ettin dünya❞

❝Şu yalan dünyaya geldim geleli
Kahbe felek bizi çarha çalıyor
Ecel gömleğini takdim eğnime
Aldayıp da yüzümüze gülüyor

Gidi düşman uğrun uğrun gülersin
Size sağlık bize ölüm dilersin
Bir gün olur saçın başın yolarsın
Nicesinin malı mülkü kalıyor

Kahbe felek ne iş işler bizlere
Sarıyorlarmış on arşın bezlere
Şu dünyaya bakan ala gözlere
Bir gün olup kara toprak doluyor

Irızkım çok deyü mala güvenme
Dünyalığa tapup odlara yanma
Ağyar ile bile kalırım sanma
Yiğit ölüp nazlı yari kalıyor

Bu gün sekiz gündür dokuz gecedir
Mümin kulların köşeği yücedir
Felek bir okumuş derin hocadır
Seçip seçip eyisini alıyor

Pir Sultan Abdalım yandım da tüttüm
Ahret azığını dünyada tuttum
Nöbetim geldi de koydum öğüttüm
Bizden hakkın aldı size varıyor❞

❝Şu yalan dünyanın seyrine daldım
Bana bir gelene on adım vardım
Dünyanın üstünde mezarlar gördüm
Adem ile Havva gelmeden önce

Dalgalarım azdı başımdan aştı
Doğruyu deyince dostlarım küstü
Acaba Cebrail nereye bastı
Kainat gelişip olmadan önce

İnsan gelişime uyması gerek
Yarınları bugün görmesi gerek
İnsan kendisini bilmesi gerek
Varıp başkasını bilmeden önce

Bulamadım gitti emsalin eşin
Önemi kalmadı şu dertli başın
Merhametin varsa birazcık düşün
Seni seven kalbi delmeden önce

Yaktın kazanları başıma döktün
Çekildin kenara seyrime baktın
Kiminle uğraştın kimleri yaktın
Gelip Erbabiyi bulmadan önce❞

❝Dünyanın çivisi çıkmış yerinden
Hem dertleri hem de devası yalan
Bazı güldürüyor nafile yere
Bizlere verdiği sefası yalan

Yaşayıp görürsün dünya dönüyor
Herkes onun devranına kanıyor
Garibin gönlünde ateş yanıyor
Zalime verdiği cefası yalan

Her şey gibi onun da sonu gelecek
Son olma ne imiş o da bilecek
İhtimal ahrette garip gülecek
Ettiği cenk ile davası yalan

Fizani bu yerden topla göçünü
Yüreğine göm çektiğin acını
Mahşerde haykır ona suçunu
İçinde tuttuğu kafesi yalan❞

❝Şu yalan dünyadan murat almadan
Ömrümün baharın geçirdin kader
Eller ile şad olup da gülmeden
Bir gönül bilmeze düşürdün kader

Ne ettim neyledim bilmiyom sana
Çekilmez dertleri sen verdin bana
Bu aşkın narını koydun sineme
Yaktın şu bağrımı pişirdin kader

Soldurdun bağımda gonca gülümü
Ben neyleyim şu dünyanın malını
Haldan bilen yok ki diyem halımı
Bir haldan bilmeze düşürdün kader

Bülbül olan aşık gonca gülüne
Engel diken olur çıkar yoluna
Aşkın zehirini alıp eline
Ahiri Garibe içirdin kader❞

❝Yalan dünyada gülen
Yok mu halimden bilen
Ben gülerken gülen
Ağlarken yaşım silen

Gel gel gel gel
Çapkın yarim bana gel
Kalpsiz yarim bana gel
Merhametsiz zalim yar
Candan isen bana gel

Bir öpücük ver bana
Kurbanım yarim sana
Ya gel ya beni aldır
Mihman olayım sana

Gel gel gel gel
Çapkın yarim bana gel
Kalpsiz yarim bana gel
Merhametsiz zalim yar
Candan isen bana gel

Hançerledin kalbimi
Aldın gittin aklımı
Merhametsiz zalim yar
Gelip görmez halimi

Gel gel gel gel
Çapkın yarim bana gel
Kalpsiz yarim bana gel
Merhametsiz zalim yar
Candan isen bana gel❞

❝Bu dünya bir yalan dünya
Bir haraban hale benzer
Kimi gelir kimi göçer
İşte kervan yola benzer

Kılma namerde minneti
Etme cahile rağbeti
Hal ehlinin muhabbeti
Şeker şerbet bala benzer❞

❝Kanunu böyledir yalan dünyanın
Ayırır kuzudan tuz anasını
Karlı dağda gezen yavru ceylanın
Getirir peşine iz anasını

Ozanlar dilinde mana doğurur
İyi inek iyi dana doğurur
Yiğidin merdini ana doğurur
Tanırız koçağın biz anasını

Yatağından tanırmışlar aslanı
Seçmek lazım bakır ile mercanı
Seçemezse dostu ile düşmanı
Vallahi tanımaz göz anasını

Çerkezoğlu ikrarından dönmedi
Ömür bitti aşk ateşi sönmedi
Çocuk gibi gerdanından inmedi
Her gün böyle üzer saz anasını❞

Şu yalan dünyaya geldim giderim
Gönül senden özge yar bulamadım
Yaralandım alkanlara belendim
Elimin kanını yur bulamadım

Güzellerin zülfü destedir deste
Erenler hak için oturmuş posta
Bir zaman sağ gezdim bir zaman hasta
Hasta halın nedir der bulamadım

Pir sultan abdalım dağlar ben olsam
Üstü mor sümbüllü bağlar ben olsam
Âlem çiçek olsa arı ben olsam
Dost dilinden tatlı bal bulamadım❞

Yalan dünya senin neyen güvenem
Hayal mi rüya mı gerçek diyemem
Aramıza dizdin karlı dağları
Uzaktır yollarım yare gidemem

Bırak herkes gidip sevdiğin alsın
Kollarını kollarına dolasın
Sevenleri sevdiğinden ayıran
Dilerim Allahtan murat almasın
Sevdiğini sevdiğinden ayıran
Bu dünyada evi barkı olmasın

Herkes gibi ben de sevdiğim alam
Kollarımı kollarına dolayam
O yar şu gönlümün sultanı olsun
Ben de ömür boyu ona kul olam

Bırak herkes gidip sevdiğin alsın
Kollarını kollarına dolasın
Sevenleri sevdiğinden ayıran
Dilerim Allahtan murat almasın
Sevdiğini sevdiğinden ayıran
Bu dünyada evi barkı olmasın❞

❝Dokunma keyfine yalan dünyanın
ıpini beline dolamış gider
Gözlerimin yaşı bana gizlidir
Dertliyi dertsizi sulamış gider

Kimi hızlı gider uzun yol tutar
Kimi altın satar kimi bal tutar
Kimi soğan bulmaz kimi bal yutar
Kimi parmağını yalamış gider

Mahzuni bu nasıl yazı Mahzuni
Bazı şerif olur bazı mahzuni
Yurdunda anasız kızı mahzuni
ınsanlık ardından melemiş gider❞

❝Yalan dünya senden bıktım usandım
Derdim bitmez benim ömrüm boyunca
Aşkın cefası da bitecek sandım
Ela gözlü nazlı yare doyunca

Bize bizden oluyor hep ele ne
Gücenmem ben halimize gülene
Dost kazığı çetin olur bilene
Can cananı el yerine koyunca

ınsanlığın karşısına durulmuş
Sevgi ve saygıya zincir vurulmuş
Dünyanın düzeni böyle kurulmuş
Kendini düşünür soylu soyunca

ınanmam ben el sözüne gidene
Güvenemem gaybetimi edene
Karşıyım ben nefret ve kin güdene
Pişman olur yar gerçeği duyunca

Kasım der ki kötülükten ne çıkar
Sözünü bilmeyen hep hatır yıkar
ıyilik edenler olur bahtiyar
Doğru olan bu kurala uyunca❞

❝Ey gidi yalan dünya
Gitti galmadı gitti
Bu benim yüreğimde (anam)
Taze yareler bitti

Yaylanın çimeninde
Oturdum serinledim
Yar yanımdan geçerken (anam)
Bir kere berinledim

Yaylanın çimeninde
Hep yayıldı geyikler
Cahilin sevdasına (anam)
Ne garışır böyükler❞

❝şu yalan dünyaya geldim geleli
Ömrüm dert gölünde sal Kızılırmak
Gamdan kurtulamam kendim bileli
Sen de benim gibi kal Kızılırmak

Kızılırmak coşar coşar çağlarsın
Aylar geçmez bağırcığım dağlarsın
Ah vah alma bir gün yanar ağlarsın
Kayığıma yol ver al Kızılırmak

Nereden gelirsin Hint'den Yemen'den
Korkum geçmez senin gibi zalimden
Aldın sahanımı alın elimden
Bundan kelli olmaz ol Kızılırmak

Köpürür taşarsın benzersin kana
Kıvrılı çevrili giden bir yana
Tabiatın senin kıyarsın cana
Ne kötü huyun var sel Kızılırmak

Engin öter şu Irmağın kuşları
Yanar durur ciğerimin başlar
Önüne yığılsa köyün taşları
Ahdim gitmez sen del (i) Kızılırmak

Der Said çok coşma burulun bir gün
Akıbet ah çeken yorulun bir gün
Bağlarlar bendini durulun bir gün
Yeter kuruyası el Kızılırmak❞

❝Evveli yalan dünyaya
Kur'an m'indi hece m'indi
Haydin danışak alime
Gündüz m'indi gece m'indi

Melekler safa düzüldü
ıblis'in bağrı ezildi
Dört kitap nerde yazıldı
Yoksa gökten hoca m'indi

Melekler Mevla'nın hası
ıblis ona oldu ası
Gökten ol kudret lokması
Toka m'indi aca m'indi

Karac'oğlan söyler ırdan
Destur aldım ben bir pirden
Beytullah'ın üstü nurdan
Beyte m'indi hacca m'indi❞

❝şu yalan dünyaya geldim geleli
şakıyıp gülmedim hey zalim felek
Her ne tuttum ise aldın elimden
Nice bir divane dolanam felek

Eller göçün çekti bense göçmedim
Yar elinden dolu bade içmedim
Bilmem hata ettim kusur işledim
Cahilim kıymatın bilmedim felek

Karac'oğlan der ki ezelden ezel
Duruldu suyun da kazıldı mezer
Ellere yar verdin el ele gezer
Her daim bana mı garezin felek❞

❝şu yalan dünyaya geldim geleli
Giyinip kuşanıp işlemek gerek
Cahil yar sevenin uykusu gelmez
Uyanıp sohbete başlamak gerek

Mürakipler var da burda duyarlar
Duyarlar da birbirine koyarlar
şöylesi güzele nasıl kıyarlar
Güzeli gül gibi beslemek gerek

Ne güzel yetmiş de dostumun bağı
El vurup gülleri dermenin çağı
Sıra sıra olmuş yanakta beni
Öperken onları düşlemek gerek

Dadaloğlu'm der de bahar yaz gelir
Bizim ele ördeğinen kaz gelir
Bugün ayın yarın bahar yaz gelir
Yiğit yar koynunda kışlamak gerek❞

❝Yürü bre yalan dünya
şu gövdemde can kalmadı
Dünya ecik mecik olmuş
Geçinecek gün kalmadı

Hasta deli gönül hasta
Su verirler altın tasta
Küçük büyüklerden usta
Zamanede bön kalmadı

Acı ot atarlar yaraya
ınsanlar düştü paraya
Kimse bakmaz fukaraya
Doğru söyler kul kalmadı

Yeter Hafız Hoca yeter
Bacalarda duman tüter
Vallah ölümden de beter
Namus ile ar kalmadı❞

❝şu yalan dünyaya gelenler gider
ıki kahramanlı yerler kalır mı
Ölenler ölür de borcunu öder
Hele dur bakalım sağlar kalır mı

Annacımdan gelen eli gümüşlü
Kargısının ucu cevahir taşlı
Altı Arap atlı yanı kılıçlı
Hele dur bakalım beyler kalır mı

Alim olanlar şirin sözlü olur
Onlar Hakk'ın divanında nazl'olur
Neticesi vezirlikten azl-olur
Hele dur bakalım tuğlar kalır mı

Karacaoğlan der erven dirildi
Mustafa üstüne bina kuruldu
Subhaneke arşa direk verildi
Hele dur bakalım gökler kalır mı❞

❝Yalan dünya ne dar imiş
Gariplere mezar imiş
Ölmeden ölmek var imiş
Bildim amma neden sonra

Seyrettim dağ ile taşa
Gökyüzünde uçan kuşa
Eyvah* ömrüm geçmiş boşa
Bildim amma neden sonra

Gitmem haksızın izinden
Mihnet m'olur ki sözünden
Kusurumu** kend' özümden
Buldum amma neden sonra

Hüseyni'yem dünya fani
Gelenler durmuyor hani
Dost*** yoluna ben bu canı
Saldım amma neden sonra❞

❝Neye yarardı şu yalan dünya
Senin sevdan benim aşkım olmasa
Belki kök salmazdı bağrımda yara
Senin sevdan benim aşkım olmasa

Bana göç ettirdi ilden illere
Kona bilmem için gonca güllere
Düşmez idim zalim ben bu hallere
Senin sevdan benim aşkım olmasa

Neden aşayıdım karlı dağları
Gazel eder miyim yeşil bağları
Gülmez idim yaşam boyu çağları
Senin sevdan benim aşkım olmasa

Coşamazdı bu gönlümün selleri
Görmeseydi sende tatlı dilleri
Yurt etmezdim gülüm gurbet elleri
Senin sevdan benim aşkım olmasa

Dalga vurup deniz gibi taşmazdım
Sen olmasan engelleri aşmazdım
Dertli Murat der ki böyle coşmazdım
Senin sevdan benim aşkım olmasa❞

❝Neyine güvenem yalan dünyanın
Kerem'i yandırıp kül etmedi mi
On bir ay bülbülü ettirdi feryat
Gül için bülbülü lal etmedi mi

Bülbül aşık idi gonca güllere
Arzusun söylerdi esen yellere
Mecnun Leyla için düştü çöllere
Ferhat'a dağları yol etmedi mi

Çobanoğlu yaram döndü çıbana
Kurduğum bağlarım oldu virane
Kardeşi Yusuf'u attı zindana
Kaderi Mısır'da kul etmedi mi❞

❝Neyneyim yalan dünya malı ziyneti
Akıbeti ölüm olduktan gayri
ısterim bahçanda bülbülün ötsün
Benim gonca gülüm solduktan gayri

Yalandır bu dünyanın ahiri yalan
Aldadıp gül yüzlüm elimden alan
Mısır'a Sultan etsen de istemem kalan
Ben ölüp ellere kaldıktan gayri❞

❝Oy dünya yalan dünya
Yalan yalan yalan dünya

Mecnun Leyla'ya vurulmuş
Kerem Aslı'ya kul olmuş
Ferhat şirin'le yoğrulmuş
Arzu'yu Kamber'e vereydin ya
Yalan yalan yalan dünya

Kimisini ağlatırsın
Kimisini güldürürsün
Genç yaşlarda öldürürsün
Ölüme çare bulaydın ya
Yalan yalan yalan dünya

Dağların var yüce yüce
Yaylaların koca koca
Yalan dünya uçtan uca
Sulh içinde olaydın ya
Yalan yalan yalan dünya

Biraz umut vermedin ki
Zalimi yere sermedin ki
Haktan yana olmadın ki
Yüzünü garibe döneydin ya
Yalan yalan yalan dünya❞

❝Pare pare yalan dünya
Yalan dünya değil misin
Hasan ile Hüseyin'i
Alan dünya değil misin

Ali bindi Düldül ata
Âşık dayanır firkate
Boz kurt ile kıyamete
Kalan dünya değil misin

Ali'nin Düldül'ünü alıp
Arslanını dağa salıp
Yedi kere üste kalan
Dolan dünya değil misin

Ah şu kaşa ah şu göze
Ciğer kebap oldu köze
Muhammed'i bir ham beze
Saran dünya değil misin

Yetik Kul Himmet'im yetik
Gerçeğin eteğin tutup
ınsan gül ot gibi bitip
Dolan dünya değil misin❞

❝Ver ateşi yalan dünya ko yansın
(Ko yansın aman aman)
Nazlı yarim uykulardan uyansın
Uyansında gül yastığa dayansın
(Dayansın aman aman)
Yine bir güm ahım var sende dayler

A dayler dost beyler aman aman
Okunur fermanlar kara gözlüm kan ağlar

Beşlik düke düke geldim kapına
(Kapına aman aman)
Mail oldum dal fino fesli yapına
Kerem eyle bir lahzacık yanıma
(Yanıma aman aman)
Yine bir gün ahım var sende dayler

A dayler dost beyler aman aman
Okunur fermanlar kara gözlüm kan ağlar❞

❝Yalan dünya senin nelerin gördüm
Sultanı tahtından indiren dünya
Alemi titreten kükreyişinden
Aslanı kediye yendiren dünya

Aldatıp kandıran yüzlere gülen
Hepsi de nafile herşeyi yalan
Kiminin serini sevdaya salan
Kerem'i Aslı'ya yandıran dünya

Kimine hesapsız servet verirsin
Kimine dert keder firkat verirsin
Kimine şan ile şöhret verirsin
Kiminin mumunu söndüren dünya

Nice yiğit Ali Zallar var idi
Yok oldular toprak olup çürüdü
şefaatkar resulullah nur idi
Acımadan kabre döndüren dünya

Coşkuni der bizim halimiz n'ola
Mevlam yardım eyle her mümin kula
Birgün yolcu eder dönülmez yola
Üç beş arşın bezle gönderen dünya❞

❝Dünya dedikleri hayale sığmaz
Hayaller içinde kalasın dünya
Bu yalan dünya kimseye kalmaz
Yalanlar içinde yanasın dünya

Cennet dedikleri yalan dünyadır
Acıyı çeken garip bünyedir
Varlıkları belli eden künyedir
Cennetin olmuş cehennem dünya

Kasım der ki bu dünyadan usandım
Yalan dünyayı bir cennet sandım
Hayalcı yalancı dünyaya kandım
Hayaller içinde kalasın dünya❞

❝şu yalan dünyaya geldim giderim
Gönül senden güzel yar bulamadım
Karayımış benim bahtım kaderim
Kendime münasıp yar bulamadım

Yıllarca aradım yari bulurum diye
Gönlüm hasret kaldı bir sevgiliye
Acep niye geldim ben bu dünyaya
Hal hatır bilir dost bulamadım

Kasım der ki durmayla yar bulunmaz
Bir merhaba demeyle dost olunmaz
Ehli-kamil olanın kadri bilinmez
Derdime derman olan el bulamadım

Ehli-kamil olan enginden uçar
Kör cahil olanlar kötülük saçar
Bilene doğru yol ilimden geçer
Birbirini incitmeyen kul bulamadım❞

❝Yürü yürü yalan dünya
Yalan dünya değil misin
Yedi kez boşalıp gine
Dolan dünya değil misin

Bir od bıraktım özüme
Dumanı girdi gözüme
Bu gözle bugün yüzüme
Gelen dünya değil misin

Yunus Emre'm sür sefayı
Sür sefayı çek cefayı
Ol Muhammed Mustafa'yı
Alan dünya değil misin❞

❝Nice şahları tahtından
Endirirsin yalan dünya
Nice beyleri ahtından
Döndürürsün yalan dünya

Yalan dünya yalan dünya
Zalimlere kalan dünya

Bizden evvelkiler hani
Yedin doymadın çok canı
Nice mülkü Süleyman'ı
Kandırırsın yalan dünya

Yalan dünya yalan dünya
Zalimlere kalan dünya

Dönüyorsun sine sine
Bıkıp usanmadın yine
Çoğun eşeğe tersine
Bindirirsin yalan dünya

Yalan dünya yalan dünya
Zalimlere kalan dünya

Yeşertin bahçen bağını
Birde kurdur tuzağını
Nicesinin ocağının
Söndürürsün yalan dünya

Yalan dünya yalan dünya
Zalimlere kalan dünya

Üstündağ vefa yok sende
Söyle ne kaldı bende
Aslanı çakal önünde
Sindirirsin yalan dünya

Yalan dünya yalan dünya
Zalimlere kalan dünya❞

❝Yürü yalan dünya bunca gamın ne
Yaşamdan umudu keser olmuşum
Güzel idim çirkin gözle görüldüm
Aynada yüzüme küser olmuşum

Aşılmaz engelden aşırdın beni
Diyardan diyara koşturdun beni
En son sevdalattın coşturdun beni
Deli poyraz gibi eser olmuşum

Nurşani'yem bir kenara attılar
Pahalıyken ucuz gibi sattılar
Sonunda hışmedip taşa tuttular
Kalmadı mecalim susar olmuşum❞

❝Yörü bre yalan dünya
Hiç kimseye mülk değilsin
Safi sırma telden olsan
Giyinecek kürk değilsin

Amber ile miskin olsa
Dağlar kadar aşkın olsa
Cevahirden köşkün olsa
Oturacak yurt değilsin

Hali vakti mal olana
Oğlu kızı döl olana
Mülkiyeti mal olana
Çok mülayim mert değilsin

Aşık Meryem neler çektin
Tuz gibi eridin aktın
Felek bana azgın baktın
Başka kula sert değilsin❞

❝Yürü yalan dünya senden usandım
Goncaydım dalında harettin beni
Onulmaz derdime dermandır sandım
Kadir bilmeyene yarettin beni

Firkatin derdine alışamadım
Kavim kardaşımla buluşamadım
Yalan dünya sana çıkışamadım
Bağladın kollarım torettin beni

Uyku yok gözümde yatamaz oldum
Kutnu kumaşımı satamaz oldum
Cüda bülbül gibi ötemez oldum
Ah ile bülbüle zar ettin beni❞

❝Bir nefese köle ettin
Yürü bre yalan dünya
Bir güzele deli ettin
Yürü bre yalan dünya

El gözüyle bakan sensin
Vurup vurup yıkan sensin
Alasına yakan sensin
Yürü bre yalan dünya

Gayrı gözyaşını silsin
Onsuz olmaz alem bilsin
Gelmezse Ezrail gelsin
Yürü bre yalan dünya

Her gün feryadımı duydun
Ruhumu bedenden soydun
Sefaiyi hasret goydun
Yürü bre yalan dünya❞

❝Mevsim mevsim üzerinden
Gelip geçtik yalan dünya
Dertle zaman bağlarında
Solup geçtik yalan dünya

Attın kahrın ortasına
Ne haldeyiz bizi sına
Bu kainat deryasına
Dalıp geçtik yalan dünya

Çöktü ruhumuzun köşkü
Bitti gönlümüzün meşki
Yalnız senden tanrı aşkı
Alıp geçtik yalan dünya

Yüreğimde bir ateş var
Başka kula vermez zarar
Yana yana aşkta karar
Kılıp geçtik yalan dünya

Silinmeyen yazım kara
Talih benzer bir çift zara
Derdimizi her diyara
Salıp geçtik yalan dünya

Yaktık aşkın çırasını
Sile sile kalp pasını
Sende cevherin hasını
Bulup geçtik yalan dünya❞

❝Yalan dünya sana bel mi bağlarım
Hanı benim önüm sıra gelenler
Ölüm var derlerdi ben inanmazdım
Duya duydum essah imiş diyenler

Yaratmıştır insan ile hayvanı
ınsanda emanet koydu bu canı
Üç yüz altmış altı peygamber hanı
Bizi kor mu ya onları alanlar

şöyle bir günahkar kul türemişam
Bilemem ben feleğe neylemişam
Feleğin burcunu çok aramışam
Bel mi bağlar şu dünyayı görenler

Pir Sultan Abdal'ım gezerek gelir
Elinde defteri yazarak gelir
Sıra dolanarak bize de gelir
Ölmez imiş bizim için ölenler❞

❝Yürü bire yalan dünya
Sana konan göçer bir gün
ınsan bir ekin misali
Seni eken biçer bir gün

Ağalar içmesi hoştur
O da züğürtlere güçtür
Can kafeste duran kuştur
Elbet uçar gider bir gün

Aşıklar der ki nolacak
Bu dünya mamur olacak
Halebi Osmanlı alacak
Dağı taşa katar bir gün

Yerimi serin bucağa
Suyumu koyun ocağa
Kafamı alın kucağa
Garip anam ağlar bir gün

Yer üstünde yeşil yaprak
Yer altında kefen yırtmak
Yastığımız kara toprak
O da bizi atar bir gün

Bindirirler cansız ata
ındirirler tuta tuta
Var dünyada yol ahrete
Coşkun gider salın bir gün

Karac'oğlan der naşıma
Çok işler geldi başıma
Mezarımın baş taşına
Baykuş konar öter bir gün❞

❝Yürü bre yalan dünya
Yalan dünya değil misin
Hasan ile Hüseyin'i
Alan dünya değil misin

Ali bindi Düldül ata
Can dayanmaz bu firkata
Bozkurt ile kıyamete
Kalan dünya değil misin

Tanrı'nın aslanın alan
Düldül'ü dağlara salan
Yedi kere ıssız kalıp
Dolan dünya değil misin

Bak şu kaşa bak şu göze
Ciğer kebap oldu köze
Muhammed'i bir top beze
Saran dünya değil misin

Pir Sultan'ım ne yatarsın
Kurmuş çarhını dönersin
Ne konarsın ne göçersin
Duran dünya değil misin

***

Cahit Öztelli, Pir Sultan Abdal - Bütün şiirleri
adlı kitabında eseri şu şekilde aktarmaktadır.
Özgür Yayınları, Onuncu Basım,
Ağustos - 2004, s.302


Yürü bire yalan dünya
Yalan dünya değil misin
Hasan ile Hüseyin'i
Alan dünya değil misin

Ali bindi Düldül ata
Can dayanmaz bu fırkata
Boz kurt ile kıyamete
Kalan dünya değil misin

Tanrı'nın arslanın alan
Düldül'ü dağlara salan
Yedi kere ıssız kalan
Kalan dünya değil misin

Bak şu kışa bak şu güze
Ciğer kebap oldu köze
Muhammed'i bir top beze
Saran dünya değil misin

Pir Sultan'ım ne yatarsın
Kurmuş çarhını dönersin
Ne konarsın ne göçersin
Kalan dünya değil misin❞