Onur Şan - Yetiş







Yorum Yaz

Yorumlar
5 - 5 - 0 yorum

Onur Şan En Çok Dinlenen 10 Türküsü
Onur Şan - Kara Kiraz
Onur Şan - Yarim Yarim
Onur Şan - Hata Benim
Onur Şan - Açmam Diyor
Onur Şan - Siyah Zülfün Tellerine
Onur Şan - Yetiş
Onur Şan - Annem
Onur Şan - Dağ Dağın Aynasıdır
Onur Şan - Kapıya Çıktım Ki Yeller Esiyor
Onur Şan - Düz Tara

Etiketler : Onur Şan, Yetiş, Onur, Şan, Yetiş, Onur Şan - Yetiş türkü indir, Onur Şan - Yetiş türkü dinle, Onur Şan türküleri, Yetiş türküsü dinle, Onur Şan türkü dinle, Onur Şan türkü sözleri, Yetiş sözleri, Onur Şan mp3 dinle

❝Mektup yetişen de vefalı yara
Ahvalimi senden sorsun ağlasın
Bensiz seyretmesin bağı bahçeyi
Derdi sinesinde dersin ağlasın

Dert elinden oldu vücudum yara
Kaderim böyledir elde ne çare
Bir önünü beyaz birini kara
Hergün gözyaşıyla örsün arasın

Hasretiyem sinemdedir dağlarım
Günden güne karaları bağlarım
Ben ki yare hasret kaldım ağlarım
O da benim gibi varsın ağlasın❞

❝Temenni eyledim güzel pirime
Car günündür yetiş Muhammet Ali
Yüzümü tutmuşam desti girine
Car günündür yetiş Muhammed Ali

Aşığını ağlatuben güldüren
Düşkünlerin elin tutup kaldıran
Şol alemi rahmet ile dolduran
Car günündür yetiş Muhammet Ali

Cümle naçar kullarının sahibi
Gönüller mihmanı dertler tabibi
Evliyalar şahı Hakkın habibi
Car günündür yetiş Muhammet Ali

Evvel dört kapıyı izhar eyleyen
Çıkıp arşullahta kendi söyleyen
Hakikatin ummanını boylayan
Car günündür yetiş Muhammet Ali

Daimi der gönüllerde nur olan
Hakikatin çevresine sur olan
Dört can ile bir noktada sır olan
Car günüdür yetiş Muhammet Ali❞

❝Er eri bunalmayınca çağırmaz
Aman mürvet Şahım Ali gel yetiş
Sen merhem etmezsen yaram onulmaz
Aman mürvet Şahım Ali gel yetiş

Oniki imam katarıdır bu katar
Dostun hakipayı gözüme tüter
Muradın cevr etmek ise bu yeter
Aman mürvet Şahım Ali gel yetiş

Muhammed Alide erkanım yolum
Hasan Hüseyindir bağımda gülüm
İmam-ı Zeynelden al arzumanım
Aman mürvet Şahım Ali gel yetiş

Muhammed Bakırdan Cafer soyuna
Yüzümü süreyim hakipayine
Kazım-ü Rızanın yüzü suyuna
Aman mürvet Şahım Ali gel yetiş

Taki Naki Hasan Ali Askeri
Bu geda der daim Ali gel beri
Nice bir ağlattın bu günehkarı
Aman mürvet Şahım Ali gel yetiş

Dedemoğlu yardım eyle düşküne
Sen mürşitsin seçilmiyen müşküle
Şah Mehdi sahipzamanın aşkına
Aman mürvet Şahım Ali gel yetiş

***

Bektaşi Gülleri, Bektaşî-Alevî Şiirleri
Antolojisi, Cahit Öztelli, Özgür Yayınları: 13
Üçüncü Basım Kasım 1997, s.217de eser
şu şekilde aktarılmaktadır


Er ere bunalmayınca çağırmaz
Aman mürvet pirim Ali gel yetiş
Sen melhem etmezsen yaram onulmaz
Aman mürvet pirim Ali gel yetiş

On-ki İmam katarıdır bu katar
Dostun hakipayi gözümde tüter
Muradın cevr ise bu bize yeter
Aman mürvet pirim Ali gel yetiş

Muhammed Alidir erkanım yolum
Hasan Hüseyindir bahçemde gülüm
Zeynelabidinden al arzuhalim
Aman mürvet pirim Ali gel yetiş

Bakırdan bakalım Cafer soyuna
Yüzümü süreyim hakipayine
Musa Kazım Riza yüzü suyuna
Aman mürvet pirim Ali gel yetiş

Taki Naki Hasan Ali Askeri
Dertteyik bundayık yetiş gel beri
Nice bir ağlattın bu günahkarı
Aman mürvet pirim Ali gel yetiş

Dedem Oğlu yardım eyle düşküne
Sen mürşitsin seçilmeyen müşküle
Mehdi-i Sahip-Zamanın aşkına
Aman mürvet pirim Ali gel yetiş❞

❝Ozanlar yetişir Sivas ilimiz
Ölenlere rahmet sağa selamet
Her yerde söylenir iyi halimiz
Ölenlere rahmet sağa selamet

Birbirini sever insan kucaklar
Gelişmiş vilayet şirin bucaklar
Odaları açık yanar ocaklar
Yakanlara rahmet sağa selamet

Ne tarafa baksa her yanı dört yol
Cumhuriyet kurduk orda onu bil
Tarikat şeriat dosdoğrudur yol
Kalanlara rahmet sağa selamet

Pir Sultan Abdalı ozanlar başı
İbrahim Doğanın altmıştır yaşı
Ankara ilinde Atamın naşı
Atatürke rahmet sağa selamet❞

❝Muhammed Alidir güruh-ı Naci
Başına geymişler elifi tacı
Yürek yaralıdır sen ver ilacı
Yetiş Allah ya Muhammed ya Ali

Güvercin donunda girmiş oturur
Zemheride gonca güller bitirür
Güzel Şahım hayırlısın getirir
Yetiş Allah ya Muhammed ya Ali

Güvercin donunda dalına konsam
Arayup eksiğin özümde bulsam
Çevrilip yolunda kurbanın olsam
Yetiş Allah ya Muhammed ya Ali

Yol oğluyuz yolu doğru severiz
Haklı mıdır haksız mıdır sorarız
Dönüp eşiğine yüzler süreriz
Yetiş Allah ya Muhammed ya Ali

Pir Sultanım Haydar kendi özümüz
O güzel Şahıma var niyazımız
Bir gün siyah toprak örter yüzümüz
Yetiş Allah ya Muhammed ya Ali❞

❝Adı güzel şevketli yar hastayım
Ecel memurları gelmeden yetiş
Can veriyom ölüm döşeğindeyim
Azrail canımı almadan yetiş

Helal et hakkını gel yanımotur
Çenem bağlamaya bir yağlık getir
Salacamdan sen tut mezara götür
Hoca cenazemi kılmadan yetiş

Gözüm yumulmadan canım çıkmadan
Kefenim biçilip suyum akmadan
Hasiret ölmeden yola bakmadan
Ömrüm çiçekleri solmadan yetiş

Komşularım yok ki kabirim kaza
Yavrularım yok ki tabutum düze
Karanlık kabire on arşın beze
Sarmadan koymadan ölmeden yetiş

Aşıkların cenaze namazını
Güzel kılar güzel yumar gözünü
Ecel türküsünü ölüm sazını
Zavallı Alİzzet çalmadan yetiş❞

❝Nişan alıp tutma yayı
Gel bu ömrü etme zayi
Şu gönülden pırangayı
Açacaksan hemen yetiş

Sadık olup dur sözünde
Gel eritme şu nazında
Benim ile gök yüzünde
Uçacaksan hemen yetiş

Gel de acı mazlum kula
Senin için düştüm dile
Buralardan benim ile
Göçeceksen hemen yetiş

Korku verdin yüz astın da
Sanki bulut var üstünde
Çeşme oldum yol üstünde
İçeceksen hemen yetiş

Sarmış iken yine göçüm
Hesap sorun varsa suçum
Erbabiyi kendin için
Seçeceksen hemen yetiş❞

❝Ne zaman gülecek bu garip yüzüm
Saçımda aklarım bitmeden yetiş
Kimse sebebime girmesin sakın
El aşıma zehir katmadan yetiş

Günahtır bu cana çektirdiklerin
Yetmez mi bağrıma ektirdiklerin
Ya gözümden yaşlar döktürdüklerin
Bağımda baykuşlar ötmeden yetiş

Gitmesin aklından ağlayan gözüm
Ağıtlar yakıyor inleyen sazım
Fizani ardından sana son sözüm
Azrail canıma yetmeden yetiş❞

❝Devran-ı alemin hayat bağına
Fidan yetiştiren Türk anasıdır
Beşeriyet için sol ve sağına
Civan yetiştiren Türk anasıdır

Öğünmek hakkınız aziz analar
Nebi Veli bir çok yüksek simalar
Rumi Kadir Hakki İbn-i Sinalar
İrfan yetiştiren Türk anasıdır

Sıtkı sadakatta pürhulus gibi
Erine bağlıdır nevarsız gibi
Turgut Reis gibi Barbaros gibi
Kaptan yetiştiren Türk anasıdır

Sizden zuhur eden nice hanlar var
Yurt uğruna feda kahramanlar var
Oğuz Yavuz Fatih Alparslanlar var
Arslan yetiştiren Türk anasıdır

Düşün ecdadını yerde yatanı
Şüheda menbai Türk Vatanını
Çakmak Karabekir İsmet Atanı
Her an yetiştiren Türk anasıdır

Saysam söz uzanır gider derine
Saygı hürmet gerek analarına
Biri gitse biri gelir yerine
Başkan yetiştiren Türk anasıdır

Müdami hürmetin ona göredir
Her devirde bir Pilevne yaratır
İşte bugün de misali Koredir
Merdan yetiştiren Türk anasıdır❞

❝Dördümüzü bir araya sürdüler
Eriş Teslim Abdal gel imdat eyle
Sordular da bol bol zahmet verdiler
Eriş Teslim Abdal gel imdat eyle

Bekin olur gerçek erin kuvveti
Her yerde okunur ismi ayeti
Mümin kullarının yüzü hürmeti
Eriş Teslim Abdal gel imdat eyle

Bize duru gömleklerin geydirme
Sırrımızı yad ellere dedirme
Aman mürüvvet katardan ayırma
Eriş Teslim Abdal gel imdat eyle

Gerçekler yanında olmaz müdara
Umarım ki müdarayı gidere
Pirim divanında yüzümüz kara
Eriş Teslim Abdal gel imdat eyle

Kul Mustafa siklet geldi üstüme
Mail oldum ala gözlü dostuma
Kelp rakip ne ettin düştün kasdıma
Eriş Teslim Abdal gel imdat eyle❞

❝Gece gündüz intizarım pirime
On-ki İmam seher vakti gel yetiş
Kanım kaynar ehl-i beytin yoluna
On-ki İmam seher vakti gel yetiş

Kimin umudu var kimin akçası
Kimi şalvar geyer yoktur bohçası
Bu garip gönlümün bağı bahçesi
On-ki İmam seher vakti gel yetiş

Bizi ilettiler Mansur darına
İman ikrar getir derler pirine
Lanet olsun münafıklar canına
On-ki İmam seher vakti gel yetiş

Tavus kuşu cevlan kurar bu demde
Çekmişler Mansuru dara meydanda
Nice sefillerin boynu urganda
On-ki İmam seher vakti gel yetiş

Kul Himmet der kulhüvallahü ahad
Cesedimde can kalmadı bu saat
Dünü günü virdim Al-i Muhammed
On-ki İmam seher vakti gel yetiş❞

❝Gine bir karanlık düştü serime
Yetiş imdadıma İmam Hüseyin
Ben çağırırım ere Hakka pirime
Yetiş imdadıma İmam Hüseyin

Deden Muhammeddir atan Ali
Hakka doğru gider anların yolu
Nice bir incittin bu edna kulu
Yetiş imdadıma İmam Hüseyin

Bahçen bozulduysa Bariye başla
Mümine kuvvettir Yezidi taşla
Kusurum çok günahımı bağışla
Yetiş imdadıma İmam Hüseyin

Mürüvvet kapısın ezel ezelden
Hiç vefa yok imiş oğlandan kızdan
Kusur bizde ise mürüvvet sizden
Yetiş imdadıma İmam Hüseyin

Bozulmasın İbrahimin dirliği
Dirlik ile olur dünya varlığı
Bun günde belli olur erin erliği
Yetiş imdadıma İmam Hüseyin❞

❝Yetiş Allah ya Muhammet ya Ali
Ey sultanım sana mürvete geldim
Pirim Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli
Ey cananım sana mürvete geldim

Girdim yolunuza cemaller gördüm
Gelip didarına yüzümü sürdüm
Aradım her şeyi özümde buldum
Ey cananım sana mürvete geldim

Garip Kamil akar gözünden yaşı
Bu yolda veririz ser ile başı
Hazret-i Alidir Kırkların başı
Ey mihmanlar size mürvete geldim❞

❝Oku ey çocuğum yetiş dünyaya
Hayırlı fidan ol dikende gülsün
Gül açsın çiçekler bülbül şad olsun
Sedalansın aşkla ötende gülsün

Zahmetinden vücuduna ter gelen
Çalışarak eller nasırlar alan
Senin için türlü masrafa giren
Talaşını çeken atan da gülsün

Çocuğa annenin zahmetin gördün
Zavallı uykunun almadı tadın
Günlerce nennini sallıyan kadın
Gece saatlarca itende gülsün

Fatih Yavuz senin gibi böyüdü
İstanbul Türklere ne güzel kaldı
Şah İsmail tahtı müzeye geldi
Zaferi kazanıp çatanda gülsün

Şevki şairlikle bu aşka geldi
Hocadan Mustafa Kemali aldı
Sonu Türkiyeye Atatürk oldu
Ebedi anıtta vatanda gülsün❞

❝Başlayalım söze Eüzü-Billah
Amentüden bir imana yetiştim
İslama ihsan et halk eden Allah
Şükür olsun bu imkana yetiştim

İmkan eden bize Hazreti Hünkar
Fizah arşa çıktı Hak Perverdigar
Yoldaşın Hızr olsun ey nur-i Enver
Figan eden nice cana yetiştim

Canlar figan eder koyma yasında
Dağlar aciz kaldı fizah sesinde
Ne haneler harap oldu Pasında
Kars Kars diyen çok lisana yetiştim

Lisanında tekbir gökleri yırtar
Üç kolordu gelir dağları tartar
Ya Rabbi İslamı Urustan kurtar
Bu dilekte Al-Osmana yetiştim

Al-Osmana Urus etti hileyi
Horumda bozuldu yedi silleyi
Serdar Enver Paşa gelir Kars deyi
Sabit-kadem pehlivana yetiştim

Sabit olanların sözü bir idi
Cümle ordular hep kalktı yürüdü
Bardıza gelmeden duman bürüdü
Soğanlıda ne tufana yetiştim

Tufan geldi nicesinin başına
Koyan yoktur musallanın taşına
Haber eden olmaz öz kardaşına
Hakka giden üç bin cana yetiştim

Canlar şehid kalan asker galiptir
Ahir Yağbasanda mesken kılıptır
Nece ceng ü cidal yağma oluptur
Can sökülen kızıl-kana yetiştim

Karnağaz Gölenin yüreği yandı
Ahir bu musibet bize dayandı
İslam olan kızıl-kana boyandı
Figan eden çok zenana yetiştim

O zenneler kundakların düşkünü
Hep oldular hanelerin şaşkını
Sabi sübyan yalın-ayak kış günü
Yolda kalan çok kurbana yetiştim

Kimi kurban oldu dondu çöllerde
Kimi meşelerde kimi yollarda
Kimi kapılarda kimi ellerde
Nan elinden el-amana yetiştim

El-amanın ahı arşa ulaştı
Bu musibet her diyara bulaştı
Nice yiğitlerin dili dolaştı
Görün nice kör zamana yetiştim

Neler oldu Asbuğanın dağında
Üç yiğit yok on üç on dört çağında
Kör zaman oluptur felek bağında
Emr-i Haktan bu fermana yetiştim

Fermana sabreden bulur eyliği
Hanı noldu Boyalının beğliği
Bilmem nedir fukaranın kemliği
Ağlar sızlar ne şivana yetiştim

Şivan böyle kalmaz dünya dönüptür
Boyalı Saluttan yüz can ölüptür
Sağ kalanları da esir oluptur
Günden güne perişana yetiştim

Perişan Tozanlı oda tutuştu
Ahir Selimköye velvele düştü
Göçün önü Olukluya yetişti
Şimdi görün ne talana yetiştim

Talancının sanma gönlü yumuşak
Olukludan gitti otuz dört uşak
Allah yardım etsin kime danışak
Adaletli o Sultana yetiştim

Sultanın bülbülü hasret gülüne
Duam budur dertli gönlüm siline
Hak yardım eylesin Havas kuluna
Otuz birde bu destana yetiştim❞

❝Yetişin erenler ah u zarıma
Halden bilmeyene hal anlatamam
Kimisi bir yolda çekmiş gidiyor
Başı boş kervana yol anlatamam

Kim ne anlar aşıkların dilinden
Kerem deryasından Mecnun çölünden
Dikenler ne bilsin gülün derdinden
Bülbül olmayana gül anlatamam

Yavuzer dünyaya kamil az gelir
Her telin altına bir avaz gelir
Anlayana sivri sinek saz gelir
Sohbet bilmeyene dil anlatamam❞

❝Vasfını yazmaya kalem yetişmez
Senden ayrılması zor olur anam
Muhabbet balına zehir katışmaz
Bu dünya başıma dar olur anam

Başımı alıp diyar diyar gidemem
Hak emrinin davasını güdemem
Azraile bende sitem edemem
Sitemkarlık aşıka ar olur anam

Gittigin yol uluların yoludur
Kimse kalmaz şu fanide bunu bil
Önce giden anan baban ordadır
Tanrı aşkı sana nur olur anam

Muhabbetle dolanırdın başımda
Haram kaynatmadın tatlı aşımda
Aşkın deryasına daldım düşümde
Dizlerinde yatıp uyurken anam

Gece gündüz dizlerinde uyuttun
El bağına girme diye avuttun
Aşk-ı Mevla ile beni büyüttün
Erenler katına erdirdin anam

Revai adını verdirdin bana
Kimse dil uzatmadı ömründe sana
Vasiyetin yoktur bilirim ana
Şimdi senin yolun cennettir anam❞

❝Bir güzelin aşkı düştü serime
Yetiş Şahı Merdan eleman medet
Minnetimiz vardır ulu Kerime
Yetiş Şahı Merdan eleman medet

Ben de intizarım dosta yarene
Varayım tabibe derde çare ne
Yardan ayrılmışam gönlüm virane
Yetiş Şahı Merdan eleman medet

Nasip eyle bizi dönder sılaya
Yari olan aşık düşer belaya
Erişmek isterim ben o Leylaya
Yetiş Şahı Merdan eleman medet

Sürmedim dünyada devranı demi
Ruzu şep taşıdım efkarı gamı
Çeşmimden akıttım gam ile nemi
Yetiş Şahı Merdan eleman medet

Daimiyem daim çeker cefayı
Efendim bizlere eyle vefayı
Ulaştır maksuda gel bu gedayı
Yetiş Şahı Merdan eleman medet❞

❝Dermanım mı kaldı yol bekleyecek
Neredesin Şah-ı Merdan gel yetiş
Münkirin hakkından kimler gelecek
Neredesin Şah-ı Merdan gel yetiş

Toplanmış erenler büker boynunu
Zalim softa sarmış çevre yanını
Dara düşmüşlerin kurtar canını
Neredesin Şah-ı Merdan gel yetiş

Hak sende mevcuttur sen Hakkın özü
Her zaman karadır cahilin yüzü
Dergahına mahrum eyleme bizi
Neredesin Şah-ı Merdan gel yetiş

Mahzuni Şerifim kaldır ahmanı
Çektim çilesini yak şu yumağını
İşte şimdi yetişecek zamanı
Neredesin Şah-ı Merdan nerdesin❞

❝Gittim Erzincan iline
Yetiş ya Muhammet yetiş
Sen bak fakirin haline
Yetiş ya Muhammet yetiş

Kara kiliseye geldik
Bir gece çiftlikte kaldık
Bali Beye niyet kıldık
Yetiş ya Muhammet yetiş

Dört arkadaş düştük yola
Mevla yardımcımız ola
Sen düşürme müşkül hala
Yetiş ya Muhammet yetiş

Karslıoğlu Haydar nitti
Bir araba geldi yetti
Haydar arabayı tuttu
Yetiş ya Muhammet yetiş

Araba devrildi suya
Ne edep kaldı ne haya
Sığındım Gani Mevlaya
Yetiş ya Muhammet yetiş

Irmak kenarına geldik
Dört arkadaş suya daldık
Biz bu işe şaştık kaldık
Yetiş ya Muhammet yetiş

Rüzgar esiyor bir yandan
Hiç eser kalmadı kandan
İnayet umarız senden
Yetiş ya Muhammet yetiş

Güya Bali Beye gittik
Gittik de ırmağa yettik
Biz bu işe hayret ettik
Yetiş ya Muhammet yetiş

Nitti arabacı nitti
Bütün otlar suya gitti
Arabacı zarar etti
Yetiş ya Muhammet yetiş

Sudan kurtulduk selamet
Olduk rüsvayi melamet
Başa geldi bu nedamet
Yetiş ya Muhammet yetiş

Bizi gören canlar güldü
Üstümüz cimcime oldu
Kül gibi benzimiz soldu
Yetiş ya Muhammet yetiş

Daimiyim coşumuz var
Bunda kemlik işimiz var
Ne belalı başımız var
Yetiş ya Muhammet yetiş❞

❝Ezel bahar yaz ayları yetişti
Biter lale sümbül gül zamanıdır
Güzeller bağına velvele düştü
Cananın seyrana gel zamanıdır

Gönül müştağ olur civan çağlara
Lale sümbül uyar şimdi dağlara
Süslenir dilberler iner bağlara
Sallanıp gezmenin bol zamanıdır

Neylersin Nihani dünya malını
Sakla ahbapların itibarını
Ferhat Şirin için verdi canını
Hemen yar yolunda öl zamanıdır❞

❝Lamekan şehrinden geldim cana men
Canlar ehli bir canan yetişdim
Elden ele gabdan gaba süzüldüm
Getre idim bir ümmana yetişdim

Bir gözelin eleyinde elendim
Beli dedim belasına belendim
Yeri göyü yaradandan dilendim
Göheri ahtardım kana yetişdim

Gurbani der göz gözledim göz aldım
Semağ oldum ağılmendden söz aldım
Düz terpendim merufumu tez aldım
Edeb götdüm yol erkana yetişdim❞

❝Bir name yazmışdı gözeller şahi
Geldi meni mübtelaya yetişdi
Güşe-yi külahım fehr-i nameden
Çerhe deyib Mesihaya yetişdi

Şehbaz-i alemden isterem seni
Hüdanı seversen unutma beni
Guya ki Yusifin gül pireheni
Geydi yegub binevaya yetişdi

Sen Gerib Aşıgin giblegahısan
Melamet mülkünün padişahısan
Aşiğ-i sadigin sen penahısan
Seadetin Süreyyaya yetişti❞

❝Gırhlar piri özün yetiş dadıma
Bir de meni yetir yar ayağına
Üzün görüm könül alsın teselli
Hına tek yahılım el ayağına

Semada ulduzlar sana gelibdi
Yüz ilin hestesi cana gelibdi
Ay hezerat bir zamana gelibdi
Yohsul üzün sürtür mal ayağına

Abbas bu sözleri deyer özünden
Doymamışam yarın o gül üzünden
Ağlamagdan bir perinin gözünden
Düşübdü Gülgezin hal ayağına❞

❝Eğer katre isen yetiş deryaya
Nice alem gezer derya içinde
Gerçek olan düşmez kuru kavgaya
On sekiz bin alem derya içinde

Deryanın dalgası çoktur sayılmaz
Gerçek kaptan olan perişan olmaz
Hikmetleri çoktur her can anlamaz
Gemi vapur gezer derya içinde

Derdi Derya coştu yürekler yakar
Nehirler yol almış deryaya akar
Alem seyrine çıkmış da bakar
Deryalarda gezer derya içinde❞

❝Çekilse bayraklar döğüş kurulsa
şahımız da kol kol olsa yürüse
Eğer din-ıslam'da kuvvet var ise
Muhammed Mustafa Ali gel yetiş

Lavunları bağladılar nazıra
Sığınalım Yaradan'a hızar'a
Gedik Paşam bel bağlamış vezire
Cezayirli Hasan Paşam gel yetiş

Sekiz bin Arnavut dokuz bir Tatar
Kimi gülbek çeker kimi ok atar
On iki bin serdar elinde teber
Yüz bin urum eri cara gel yetiş

Hani bizim ile lokma yiyenler
Yiğin atıma binip kürküm giyenler
Sen ölmede ben ölürüm diyenler
Kara-donlu Polat Paşam gel yetiş

Pir sultan Abdal'ım varımız deyü
Bu meydanda gitsün serimiz deyü
Çağrışır beyimiz Pirimiz deyü
Hacı Bektaş Balım Sultan gel yetiş❞

❝Tez yetişir durmaz evde
Göçer gider kız evladı
Yük olmaz baba yurduna
Çeker gider kız evladı

Sevdasıdır dünya malı
Örer kilim örer halı
Kanatsız bir kuş misalı
Uçar gider kız evladı

Elvan elvan çeyiz tutar
Güzelliği göze batar
Elçilere çalım satar
Güler gider kız evladı

Kurulur düğün alayı
Güzeller çeker halayı
ıki eline kınayı
Yakar gider kız evladı

Anası babası ağlar
Kardaşı belini bağlar
Komşular çeyizini toplar
Alar gider kız evladı

Severler koçak gelini
Mevlam soldurmaz gülünü
El kapısına el külünü
Döker gider kız evladı

Ozan Ergün kızların var
Bu sözleri duyan kızlar
Ergün size mutluluklar diler
Diler gider kız evladı❞

❝Yattım bir dalda uyudum
Medet pirim Ali yetiş
Beni kimse kaldırmadı
Medet pirim Ali yetiş

Kimse kaldırmadı neden dost
Medet pirim Ali yetiş

Elinde kamçısı yeşil
Cümle alemi dolaşır
Medet diyene ulaşır
Aman pirim Ali yetiş

Medet diyene ulaşır dost
Medet pirim Ali yetiş

Kul Mehmet'im n'olamadım
Yollarında ölemedim
Kim olduğun bilemedim
Medet pirim Ali yetiş

Kim olduğun bilemedim dost
Medet pirim Ali yetiş❞

❝Aradım derdimin dermanı yoktur
Medet sende n'olur gel yetiş yetiş
Fele ile derd-i davamız çoktur
Medet sende n'olur gel yetiş yetiş

Tenhalarda haber saldım yüceden
Bir cevap bekledim mimden heceden
Hiç haberim yoktur günden geceden
Medet sende n'olur gel yetiş yetiş

Yüce dağ başını mekan eyledim
Kurda kuşa müşkül halim söyledim
Bilmem ki ben sana ne iş eyledim
Medet sende n'olur gel yetiş yetiş

Kahpe felek kapımızı çalmadan
Azrail gelip de canımız almadan
Eroğlu'yum ölüp toprak olmadan
Medet sende n'olur gel yetiş yetiş❞

❝Mektup yetişen de vefalı yara
Ahvalimi senden sorsun ağlasın
Bensiz seyretmesin bağı bahçeyi
Derdi sinesinde dersin ağlasın

Dert elinden oldu vücudum yara
Kaderim böyledir elde ne çare
Bir önünü beyaz birini kara
Hergün gözyaşıyla örsün arasın

Hasreti'yem sinemdedir dağlarım
Günden güne karaları bağlarım
Ben ki yare hasret kaldım ağlarım
O da benim gibi varsın ağlasın❞

❝Yamana yetişti şavşat'ın işi
Görülecek işler bitse gören yok
Hiç kimse görmemiş böyle gidişi
Çakallar tilkiyi gütse gören yok

Çoğunun çirkefe bulaşık eli
Kiminin fitneye alışık dili
Kimi düzgün gitmez eğilir beli
Doğrular düzgünce gitse gören yok

Farkeden yok satan kimdir alan kim
Anlayan yok batan kimdir çalan kim
Gözler görmez yiten kimdir bulan kim
Cevher yere düşüp yitse gören yok

Dalkavukluk moda kadında erde
ılaç kar eyler mi bu uyuz derde
Bir akıllı çıkıp Azmi bu yerde
Doğru yok işaret etse gören yok❞

❝Sed hezaran şükrü minnet hüdaya
Kereminden lütf ü ihsan yetişti
Taksim-i ezelde elest bezminde
Beli dedik bize iman yetişti

ıman-ı devletle hoş oldu amin
Hem eshabi yemin muvahhid mümin
Yok iken bu eşya felekler zemin
Murad-ı ilahi ferman yetişti

Ferman kün emriyle yarattı gevher
Bir kez nazar kıldı su oldu her yer
Kemal sıfatından ecel ü ekber
Halketti bir bahr-i umman yetişti

Ol umman çalkandı küf oldu peyda
Bir duman halketti ol hudavende
Köpükten yerleri yarattı hüda
Ol dumanda seb asuman yetişti

Asuman üstünde şems ile kamer
Hangi şahte vardır böyle bir hüner
Mağripten maşrığa çekmiştir kemer
Bir bütün muallak bu an yetişti

Bu anda her anda şükretti dedem
Getirdi Azrail turab-ı Adem
Andan beri yerler ağlar dem be dem
Gözyaşıdır sular veran yetişti

Su çar anasırdan Adem yarattı
Havva'yı cisminden ana yar etti
ıblis hasedinden iğva yarattı
Cennetten atıldı şeytan yetişti

şeytan şerre sebep çıktı cihana
Taktir böyle imiş oldu bahane
Üç yüz yıl yalvardı gani süphana
Nihayet hitabı süphan yetişti

Süphanın affıyla oldu muteber
Geliptir neslinden nice peygamber
Kıssa dıraz olur yazsam serteser
Ol nebi-i ahir zaman yetişti

Ahir zaman peygamberin zuhuru
Anda karar kıldı nübüvvet nuru
Ref edip mahvetti ehl-i fücuru
şeriat-ı garra Kuran yetişti

Kuran muciziyle cihan pak oldu
Nice hükümdarın bağrı çok oldu
Hamdolsun din ıslam ferahnak oldu
Nam-ı Haydar Ali Aslan yetişti

Huda aslanıdır mübariz gezer
şereflendi ıslam diyar be diyar
Muhammet vefatı emri gerdigar
Biraz müddet ibn-i Mervan yetişti

Mervan oğlu Yezit canına lanet
Yetmiş yıl zulm ile kıldı hükümet
Çar yar ismin hutbelerde kıraat
Ettirmedi zalim düşman yetişti

Ol sahip kıranın hoştur haberi
Kudretten düzüldü anın teberi
Aldı Haçlılardan nice diyarı
Ol Abbas nesline devran yetişti

Devr etti bir zaman ol nesli Abbas
Müçtehit azaldı çoğaldı hannas
Az kaldı tarikten çıka cümle nas
ımam azam Hoca Numan yetişti

Numan ıbni Sait mezhebe sahip
Fütühatta şöhret yap çoğaldı talip
Neşroldu her yerde din ıslam galip
Çok cihangir nice sultan yetişti

Sultanlarda Abdülhamit şaz olsun
Devletler içinde serfinaz olsun
Dostları çok düşmanları az olsun
ılme rağip ol Gazihan yetişti

Ol Gazihan vardır çok ıslahatı
Sayesinde ıslam buldu şöhreti
Mekke Medine'ye vapur hayratı
Bu şerefe ol Alişan yetişti

Lütfi yezdan ola ahirdir zaman
Hak cümleye versin kamil ül iman
Mahcubi dilinden düşünmez heman
Yarene yadigar destan yetişti❞

❝Men seni seveli neçe il oldu
Bir ah çegsem o da yara yetişmez
Bu ağlar gözlerim yaş ile doldu
Helag oldum yardan çara yetişmez

Bezenibsen ay kız dağda gezersen
Yaşıl baş sona teg gölde üzersen
Elvan çiçeg ter buhağa düzersen
Terlan avı heç de sara yetişmez

Kızıl gülü derib deste deste
Elim koyum beyaz ter memen üste
Çokdandı düşmüşem men elde heste
Senin gibi elim kara yetişmez

Bir ah çegdim dağlar daşlar oyandı
Al geyindi kırmızıya boyandı
Menim yarım cavanlardan cavandı
Dövlet getdi elim vara yetişmez

Sana kurban olsun bütün cahanlar
Eşkinden yanır men teg cavanlar
Hüseyn Sanı deyer arifler anlar
Heste gönlüm bir cüt nara yetişmez❞

❝Devrildim ansızın selvi dal gibi
Yerinden sökülmüş bir fidan gibi
Günün karşısında yağan kar gibi
Eriyip su olmadan bitmeden yetiş

Ses versin Nesimi versin sesime
Sevenlerim gelsin gelsin yasıma
Yerim darağacı Mansurcasına
Urganım boynuma geçmeden yetiş

Issız ve karanlık sessiz geceler
Haşimi'yim neler çektim ben neler
Saatim ay oldu günüm seneler
Ecel şerbetini içmeden yetiş❞

❝Ezan sesleri duyulmaz oldu
Camilerde namazlar kılınmaz oldu
Bağrıyanık analar saçların yoldu
Yetiş imdadımıza sen Gazi Paşa

Türk milleti acep naçar mı kaldı
Sağını solunu düşman mı aldı
Atatürk'üm imdadın nerede kaldı
Yetiş imdadımıza sen Gazi Paşa

Türk'ün evinde olmaz bu keder
Bu biçareler bühtana gider
Yeter bu zulüm bize bu kadar
Yetiş imdadımıza sen Gazi Paşa

Nihat'ın kahvesi askerle doldu
Köprü başında yoklama oldu
Millet kahveye gelemez oldu
Yetiş imdadımıza sen Gazi Paşa

Millet ne yapsın devlete karşı
Dinmiyor milletin gözünün yaşı
Vurdular milletten üç beş kardeşi
Yetiş imdadımıza sen Gazi Paşa

Ada köşesinden atıldı silah
Affan'da kalmadı toplandı fellah
Kışladan yürüdü asker müsellah
Yetiş imdadımıza sen Gazi Paşa

Duyulmaz oldu ramazan topunun sesi
Türk milleti çekiyor bütün bu yası
Asi Nehri'ne attılar püsküllü fesi
Yetiş imdadımıza sen Gazi Paşa

Müsteşar geldi köprü başına
Milleti topladı yanıbaşına
Kafir ağı kattı sahur aşına
Yetiş imdadımıza sen Gazi Paşa

Allah'ın zalimi vurdu güçleri
Silahsız ahali döndüler geri
Hükümet verdi o gün vur emri
Yetiş imdadımıza sen Gazi Paşa

Bunu yazan dersen Zübeyde Çalışkan
Söyledi Hatay'a düzdü bir destan
Türkler yaşar da kahrolur düşman
Yetiş imdadımıza sen Gazi Paşa❞

❝Arzum vardır efendimi görmeğe
Azrail omzuma binmeden yetiş
Hak sahibi geldi hakkım almağa
Bedenim kabire inmeden yetiş

Felek Bir ok attı kalem yıkıldı
Atmış altı azam birden söküldü
Kalktı musalladan göçüm çekildi
Ayaksız ata da binmeden yetiş❞

❝Yetişemedim yara
Can katar canına
şimdicek başlıyorum
Kedinin destanına

Sofrada ekmeklere
Kuyruğunu sürtüyu
Havalar söğüdü mu
Yataklara gidiyu

Gelin gider ahıra
Alır dolaptan tası❞

❝Bir niyazım vardır pirler pirine
Yetiş Hacı Bektaş sen imdat eyle
Gerçek erenlerin hüsn ü nuruna
Yetiş Hacı Bektaş sen imdat eyle

Horasan elinden Uruma gelen
Cümle düşmüşlerin eynini alan
Cümle evliyaya hem rehber olan
Yetiş Hacı Bektaş sen imdat eyle

şimdiki insanlar yoldan azarlar
Haktan korkmayıp da ahkam bozarlar
Adem düşürmeye kuyu kazarlar
Yetiş Hacı Bektaş sen imdat eyle

Geldi gaflet çöktü bu zaman kula
Hiç giren kalmadı erkana yola
ımanı satarlar akçeye pula
Yetiş Hacı Bektaş sen imdat eyle

Softalar ters anlar mana hecesiz
Nideyim dünyada varı yücesiz
Daimi bir güldür gezer goncasız
Yetiş Hacı Bektaş sen imdat eyle❞

❝Ayırma bizi katerden
Medet senden Pirim Ali
Mahrum eyleme didardan
Medet senden Pirim Ali
Yetiş Hacı Bektaş Veli

Münkürü nara yandıran
Aşıkları uyandıran
Ruhumuzu inandıran
Medet senden Pirim Ali
Yetiş Hacı Bektaş Veli

Miinkür olan kalır matta
Ayırma doğru sıfatta
Koyma bizi arasatta
Medet senden Pirim Ali
Yetiş Hacı Bektaş Veli

Müminlerin yolusun sen
Muhammed'in gülüsün sen
Rahmeti bol ulusun sen
Medet senden Pirim Ali
Yetiş Hacı Bektaş Veli

Daimi der günümüz var
Kötülere kinimiz var
Senden özge kimimiz var
Medet senden Pirim Ali
Yetiş Hacı Bektaş Veli❞

❝Yetiş imdadıma yetiş ya Muhammet Mustafa
Nedir şu alem içinde çektiğim cevrü cefa
Ben bu aşka cünun oldum sensin derdime şifa

şafaati kesme şahım umarım senden vefa
Yetiş imdadıma yetiş ya Muhammet Mustafa

şahi Merdan sırri Huda Murtaza'nın aşkına
Ol ımamı Hasani Hulhi Rıza'nın aşkına
Serveri şehidan şahi Kerbela'nın aşkına
Ziya-i din ımamı Zeynel Eba'nın aşkına

Yetiş imdadıma yetiş ya Muhammet Mustafa
Nedir şu alem içinde çektiğim cevrü cefa

Bakır Cafer Musa-i Kazım Ali Rıza hakkıyçün
Hem Taki hem Naki Asker Mehti Liva hakkıyçün
ıncil Zebur Tevrat Furkan öndört Esma hakkıyçün

Yetiş imdadıma yetiş ya Muhammet Mustafa
Nedir şu alem içinde çekıiğim cevrü cefa

Hem bu şam sensin şu dilimin virdi ezberi
Nazar etmezsen gönlümün gitmez gamı kederi
Hem yüz yirmi dört Nebi'nin - enbiyanın serveri
Ruzi Mahşerde cümle cihanın aziz rehberi

Yetiş imdadıma yetiş ya Muhammet Mustafa
Nedir şu alem içinde çektiğim cevrü cefa

Senin nurun şefaatin du cihana sed çeker
şavkı hüsnün hem zeminü Asumana sed çeker
Cem olup cümle alem gelir divana sed çeker
Men Daimi'yim bu gam leşkeri cana sed çeker

Yetiş imdadıma yetiş ya Muhammet Mustafa
Nedir şu alem içinde çektiğim cevrü cefa❞

❝Temenni eyledim güzel pirime
Car günündür yetiş Muhammet Ali
Yüzümü tutmuşam desti girine
Car günündür yetiş Muhammed Ali

Aşığını ağlatuben güldüren
Düşkünlerin elin tutup kaldıran
şol alemi rahmet ile dolduran
Car günündür yetiş Muhammet Ali

Cümle naçar kullarının sahibi
Gönüller mihmanı dertler tabibi
Evliyalar şahı Hakkın habibi
Car günündür yetiş Muhammet Ali

Evvel dört kapıyı izhar eyleyen
Çıkıp arşullahta kendi söyleyen
Hakikatin ummanını boylayan
Car günündür yetiş Muhammet Ali

Daimi der gönüllerde nur olan
Hakikatin çevresine sur olan
Dört can ile bir noktada sır olan
Car günüdür yetiş Muhammet Ali❞

❝Ovada bitişen sümbüller gibi
Sardı dört yanımı har Ali Ali
Yavrusun yitirmiş bülbüller gibi
Aldı şu gönlümü zar Ali Ali

Kaldı dertli gönlüm virane gibi
Kaybettim aklımı divane gibi
Ruzu şeb dönerim pervane gibi
Yaktı şu özümü nar Ali Ali

şu devran çağında ömrüm bitirme
şu garip başımı derde yetirme
Muhannetin kapusuna götürme
Yetiş neredesin car Ali Ali

Güz geldi dağları duman bürüdü
Çeşmin yaşı sel sel oldu yürüdü
Yazık gazel düştü dalım çürüdü
Kurudu bağımda har Ali Ali

Dertli Daimi'yim söyler yazarım
Hak bilir ki şirin candan bezerim
Nazlı sevdiğimden ayrı gezerim
Beni aşka saldı yar Ali Ali❞

❝Ne dağlar yıkılır ne de duvarlar
Of çeker ağlarım yetiş nerdesin
Kurumuş pınarlar gelmez baharlar eyvah eyvah
Ah eder ağlarım yetiş nerdesin

Canım nerdesin sen gülüm nerdesin sen
Bekle ben öyleyim ki o zaman gelesen
Beyaz mintanına bos yastığına
Yüs sürer ağlarım yetiş nerdesin

Yandım atasına kul oldum yana Allah Allah
Diz çöker ağlarım yetiş nerdesin❞

❝Gözüm nuru Fahr-i cihan
Yetiş ya Muhammed yetiş
Aleme gün gibi doğan
Yetiş ya Muhammed yetiş

Bizim ahvalimiz budur
Ali'yi sen bize göndür
Kanber'i Düldül'e bindür
Yetiş ya Muhammed yetiş

Gaziler kana boyandı
Yandı şol yüreğim yandı
Son demidir bize şimdi
Yetiş ya Muhammed yetiş

Hakk'a ermiş erenlerle
Ak sakallı pirler ile
Cümle peygamberler ile
Yetiş ya Muhammed yetiş

Sana derim iki gözüm
Ayağına sürem yüzüm
Yardımcımız olver bizim
Yetiş ya Muhammed yetiş

Ey Kuloğlu canlar canı
ıki cihanın sultanı
Derdimizin hem dermanı
Yetiş ya Muhammed yetiş

***

(Kaynaktan bağımsız dörtlük)

Yeşil sancaklar yalabır
Onu gören can talabır
Acap guluv etti kafir
Yetiş ya Muhammed yetiş❞

❝Bir dostun peşine düştüm ezelden
Ay geçti yıl geçti yetişemedim
Bilmem benim çilem ne zaman biter
Ay geçti yıl geçti yetişemedim

Ben bir hayal kurdum kendi kendime
Aklım ermez bu dünyanın fendine
Gitmek istiyorum kendi dengime
Ay geçti yıl geçti yetişemedim

şah'ım arşa çıkmış yeri zordadır
Her zaman bakarım gönlüm yardadır
Kul hakkın'yemişler emek zaydadır
Ay geçti yıl geçti yetişemedim

Garez etti bana içimde atiş
Sordum sual ettim bu nasıl gidiş
Yüze gülüp geçti dedi uç yetiş
Ay geçti yıl geçti yetişemedim

Pir Sultan'ım içerimde köz yanar
Ancak dost eliyle bu ateş söner
şerbet ver sevdiğim içerim yanar
Ay geçti yıl geçti yetişemedim❞

❝Yetişmiyor sana sesim
Bekliyorum gelmiyorsun
Yıllar geçti mevsim mevsim
Bekliyorum gelmiyorsun

Dağlar yüce beller uzun
Günler aylar yıllar uzun
Bu kadar mı yollar uzun
Bekliyorum gelmiyorsun❞