Onur Şan - Aras







Yorum Yaz

Yorumlar
5 - 5 - 0 yorum

Onur Şan En Çok Dinlenen 10 Türküsü
Onur Şan - Kara Kiraz
Onur Şan - Yarim Yarim
Onur Şan - Siyah Zülfün Tellerine
Onur Şan - Annem
Onur Şan - Hata Benim
Onur Şan - Açmam Diyor
Onur Şan - Kapıya Çıktım Ki Yeller Esiyor
Onur Şan - Yetiş
Onur Şan - Dağ Dağın Aynasıdır
Onur Şan - Akçadağın Düzüne

Etiketler : Onur Şan, Aras, Onur, Şan, Aras, Onur Şan - Aras türkü indir, Onur Şan - Aras türkü dinle, Onur Şan türküleri, Aras türküsü dinle, Onur Şan türkü dinle, Onur Şan türkü sözleri, Aras sözleri, Onur Şan mp3 dinle

❝Kaşların karasına
Kurbanım arasına
Ancak sen melhem olun
Kalbimin yarasına
Gönlümün yarasına

İnce belinden yarim
Tatlı dilinden yarim
Bir hatıra ver bana
Zülfün telinden yarim

Kaşların kara kara
Açtı bağrıma yara
Başka tabip (doktor) istemem
Sensin derdime çare

İnce belinden yarim
Tatlı dilinden yarim
Bir hatıra ver bana
Zülfün telinden yarim❞

❝Kaşların karasına (Vay lele vay le)
Mim çekmiş arasına (Yar yangınam ben vurgunam)
Seni merhem diyorlar (Vay lele vay le)
Sinemin yarasına (Yar yangınam ben vurgunam)

Kaşların ince mince (Vay lele vay le)
Ölürüm görmeyince (Yar yangınam ben vurgunam)
Ben senden ayrılmam (Vay lele vay le)
Kabire girmeyince (Yar yangınam ben vurgunam)❞

❝Aras Aras han Aras
Bingölden kalkan Aras
Al başımdan sevdayı
Hazarda çalkan Aras

Yar beni yara beni
Öldürür yara beni
Aras kurbanım olam
Al götür yara beni

Dağlar siz ne dağlarsınız
Kardan kemer bağlarsınız
Gül sizde bülbül sizde
Daha neye ağlarsınız

Yar beni yara beni
Öldürür yara beni
Aras kurbanım olam
Al götür yara beni

Arasa vurdum teşti
Aras bulandı geçti
Muhannet emmim oğlu
Senin de vaktin geçti

Yar beni yara beni
Öldürür yara beni
Aras kurbanım olam
Al götür yara beni❞

❝Aynaya baktım yüzüme
Ali göründü gözüme
Nazar eyledim özüme
Ali göründü gözüme

Adem Baba Havva ile
Hem Allemel Esma ile
Çark-ı felek sema ile
Ali göründü gözüme

Hazreti Nuh Neciyullah
Hem İbrahim Halilullah
Sinadaki Kelimullah
Ali göründü gözüme

İsa-i Ruhullah oldur
İki alemde şah oldur
Cümlemizde penah odur
Ali göründü gözüme

Ali evvel Ali ahir
Ali batın Ali zahir
Ali tayyip Ali tahir
Ali göründü gözüme

Ali candır Ali canan
Ali dindir Ali iman
Ali rahim Ali rahman
Ali göründü gözüme

Hilmi gedayi bir kemter
Görür gözüm dilim söyler
Her nereye kılsam nazar
Ali göründü gözüme❞

❝Kaşların karasına
Gül koydum arasına
Az verdim çok yalvardım
O kızın anasına

Haydi gülüm haydi haydi
Gözlerin beni baydı
Ellerinen olmuşsun
Bana yaraman gayrı

Bahçeleri bayırsız
Etirafı çayırsız
Ellerin yari gelmiş
Hani bizim hayırsız

Haydi gülüm haydi haydi
Gözlerin beni baydı
Ellerinen olmuşsun
Bana yaraman gayrı

Kara kaş boyanır mı
Öpsem yar uyanır mı
Yarim orda ben burda
Buna can dayanır mı

Haydi gülüm haydi haydi
Gözlerin beni baydı
Ellerinen olmuşsun
Bana yaraman gayrı❞

❝Ardıç arasında biten naneler
Doğurursa kız doğursun analar
Çöz Aslım çöz göğsün düğmelerin
Ala göz üstüne çek sürmelerin

Hisar ellerinin gülü bitmez mi
Bu güzellik kızım sana yetmez mi
Çöz Aslım çöz göğsün düğmelerin
Ala göz üstüne çek sürmelerin

Ardıç arasında biten budaklar
Honaz kirazına dönmüş dudaklar
Çöz Aslım çöz göğsün düğmelerin
Ala göz üstüne çek sürmelerin❞

❝Bugün ben güzeller şahını gördüm
Giyinmiş kuşanmış al harelenmiş
Ayağın tozuna yüzümü sürdüm
Derdim emdim benden bi-çarelenmiş

Bıktık o feleğin kötü işinden
Değirmenler döner gözüm yaşından
Elin siteminden adu taşından
Gönlümün şişesi bin parelenmiş

Kızarmış yanağın yine al olmuş
Benim akılcığım tar ü mar olmuş
Siyah kaküllerin bir keman olmuş
Mestane gözleri setparelenmiş

Efendim sultanım yüzünü dönder
Gelmediysen bari selamın gönder
Mübarek ayların zekatını ver
Desinler Gevheri fukaralanmış❞

❝Ardıç arasında biten budaklar
Honaz kirazına dönmüş dudaklar

(Bağlantı)
Ünnedim Ayşa diye odayı döşe diye
Ünnedim Fatma diye kaşını çatma diye
Ünnedim Gülsüm diye sesime gelsin diye

Keklik kodum al ardıcın başına
Kağrıla kağrıla öter eşine

Bağlantı

Teke dağlarını duman bürüdü
Üç yüz atlı beş yüz yayan yürüdü

Bağlantı❞

❝Kaleden iniyordum (dost yareli yareli)
Çevirsen dönüyordum (yar nenni nenni nenni)
Aşkından kibrit oldum (dost yareli yareli)
Üfürsen yanıyordum (yar nenni nenni nenni)

Kaleden indim düze (dost yareli yareli)
Su bağladım nergize (yar nenni nenni nenni)
Yedi yıl hizmet ettim (dost yareli yareli)
Bir ela gözlü kıza (yar nenni nenni nenni)❞

❝Yarası yar yarası
Yamandır yar yarası
Beni candan bezdirir
Yüreğimin yarası

Yarası dil yarası
Almaz fitil yarası
Her bir yara sağalır
Sağalmaz dil yarası

Kömüre yar kömüre
Gözler benzer kömüre
Ateşin yaktı beni
Döndüm kara kömüre

Toruna mert toruna
Düşeydik mert toruna
Mert torundan kaçarken
Düştük namert toruna

Daimiyim al beni
Yere düştüm al beni
Sen kasap ol ben deri
Taştan taşa çal beni❞

❝Giderim Karasu’ya
Elmayı soya soya
Verim benim yarimi
Seveyim doya doya

Karpuz kestim yiyen yok
Halin nedir diyen yok
Öyle bir yar sevdim ki
Gözün aydın diyen yok

Öptürmem öptürmem
Al yanaktan öptürmem
Öperse yarim öpsün
Başkasına öptürmem

Dağ başından geçilsin
Rakı şarap içilsin
Güzeller sevdiğini
Hemen alsın çekilsin❞

❝Şu Maraşın bağları
Bağları bahçaları
Bin bir çiçek kokuyor
Pınarbaşı bağları

Maraşın yaylaları
Zümrütten ovaları
Analar kız beslemiş
Yeşilden valaları

Maraş Maraş can Maraş
Canlara canan Maraş
Suları kevser olmuş
Toprağı mercan Maraş❞

❝Yeşil yaprak arasında kırmızı gül goncesi
Nerelerde mesken kurmuş gönlümün eğlencesi
Varın deyin nazlı yare ayrılık son gecesi

Gözüm gördü gönlüm sevdi yar yoluna fedayım
Vallahi dost billahi dost sana kurban can daim

Yeşil yaprak arasında kırmızı gül harı var
Yanakları alev almış sinesinde narı var
Varın sorun el aleme kimin böyle yarı var

Gözüm gördü gönlüm sevdi yar yoluna fedayım
Vallahi dost billahi dost sana kurban can daim

Yeşil yaprak arasında bir nar aldım yemeye
Meramım yar değil gettim nazlı yari görmeye
Yarıma bir çift sözüm var utanırım demeye

Gözüm gördü gönlüm sevdi yar yoluna fedayım
Vallahi dost billahi dost sana kurban can daim❞

❝Ardıç arasından yürüyüp gelir
Carse fistanını sürüyüp gelir
Bir iyiyi bir kötüye vermişler
Ağlayıp gözyaşını silip gelir

Ne olacak İsmet Paşa ne olacak
Yarim ile kolordu mu dolacak

Perde olsam pencerene çekilsem
Balmumu olsam başucuna dikilsem
Acep yarime saat kaçta gelsem
Safa geldin odama der mi ola

Yol üstünde sıra sıra bademler
Otursun ağlasın yari gidenler

Sıkı bağla potininin bağını
Dolan da gel Konyaların dağını
Berberden al kakülünün yağını
Dolan da gel şu Ilgının bağını

İmana gel on yedi benlim imana
Alırım dedin koydun beni dumana❞

❝Zeybek misin Zeybek donu geyecek
Katil misin tatlı cana kıyacak
Cahil misin el sözüne uyacak

Cıgarası elinde
Kuburları belinde
Çankırının içinde
Ben bir yare vuruldum

Meşelidir karlı dağlar meşeli
Üç gün oldu yardan ayrı düşeli
Ak gerdanda çifte benler döşeli

Cıgarası elinde
Kuburları belinde
Çankırının içinde
Ben bir yare vuruldum

Kar mı yağmış Kütahyanın dağına
Ateş düşmüş şalvarının bağına

Cıgarası elinde
Kuburları belinde
Çankırının içinde
Ben bir yare vuruldum

Silindi mi maşrapamın kalayı
Bozuldu mu Zeybeklerin alayı
Şu güzeli kandırmanın kolayı

Cıgarası elinde
Kuburları belinde
Çankırının içinde
Ben bir yare vuruldum❞

❝(Gelin)
Kaynana kazan karası
Kaynata Allah belası
İkisini birden alası
Oğlu da bana kalası

Rafa fincan ben koydum
İçine de mercan ben koydum
Kaynanamın adını
Kuyruklu yılan ben koydum

Atım var katırım var
Elimde satırım var
Vallahi vurur öldürürüm
Oğlunun hatırı var

Kaynanam esdi mesdi
Beni oğluna kesdi
Kesdi de bana ne yaptı
Aldı da bağrına basdı

Çarşıdan aldım kilimi
Kes kaynana dilini
Akşam oğlun gelirse
Kırar o kanbur belini

İki çeşme yan yana
Ben istemem kaynana
Olursa görüm olsun
O da def olur bir yana

(Kaynana)
Çift minderin çift yüzü
Ne tanırdık biz sizi
Kürk geydin hanım oldun
Adın Çingene kızı

Ellerin elçekli gelin
Kolların kolçaklı gelin
Oğulu ben doğurdum
Kedi bacaklı gelin

(Gelin)
Kaynanayı netmeli
Merdivenden itmeli
Tıngır mıngır düşerken
Peşine de göbek atmalı

Sürme çekmiş kaşına
Çıkmış ocak başına
Akşama oğlun gelince
Sıçar tuvalet başına❞

❝Ben atımı nallatırım
Okka da nalınan (haydi yallah)
Üzerini çullatırım
Acem de çulunan (haydi yallah)
Ben kızları oynatırım
Dökme de zilinen (haydi yallah)

Gözleri sürmeli (haydi yallah)
Elleri kınalı (haydi yallah)

Çıktım cevizin dalına
Dal kırılıverdi (haydi yallah)
Girdim yarin bahçesine
Yar sarılıverdi (haydi yallah)

Gözleri sürmeli (haydi yallah)
Elleri kınalı (haydi yallah)❞

❝Güzel güzel yaşamanın yerine
Neden bir köşede duruyorum ben
Gönül verdim hal bilmezin birine
Ah deyip dizime vuruyorum ben

Herkes gibi yaşamaktı niyetim
Hiç uğruna heder oldu hayatım
Meftuniyim sürünmektir sanatım
Kusuru kendimde görüyorum ben❞

❝Kaşların karasına
Gül koyam arasına
Seni merhem demişler
Bağrımın yarasına

Uy nedem nedem nedem
Gel seni alam gidem
Gelmezsen nasıl idem
Bu elleri terk edem

Kara erik çağala
Yeni yaram sağala
Hangi kitap yazıyor
Ben sevem eller ala

Uy nedem nedem nedem
Gel seni alam gidem
Gelmezsen nasıl idem
Bu elleri terk edem

Karadır kaşın oğlan
Küçüktür yaşın oğlan
Küçüklüğün aramam
Belalı başın oğlan

Uy nedem nedem nedem
Gel seni alam gidem
Gelmezsen nasıl idem
Bu elleri terk edem❞

❝Yarasızlar ey
Ok değmiş ey kardaş yara sızlar heyran yar
Yaralının halından
Ne bilsin ey kibar yarasızlar kurban yar
Ağamın elinden nere gidim beni ben
Zalımın elinden nasıl edim ben
Yeter ağlattın beni

Gözlerinde ey kibar cadı var
Baktıkça ey hayran dilim bağlar
Kül o yarın başına
Vefasızlara ey hayran bel bağlar
Ağalar elinden nere gidim beni ben
Zalimin elinden nasıl edim ben
Yeter ağlattın beni❞

❝Akyurt Tire arası
Yaktı gaşın garası
Gavuşursak eğerim
Kurur içim yarası

Garcalı yolu taştır
Taş yolun dibi yaştır
Yedi yıl yar yoluna
Konulan benim baştır

Daş tepenin kayası
Yardı elim ayası
Ölmeye yar sevenin
Sağlam olur mayası

Fata yolunda çınar
Çınar dibinde pınar
Gız seni gördüm beri
Yüreğim oldu nar❞

❝Şu Somayla Bergamanın arası
Pek mi goygun (imanım aman) Çakır Mahmudumun yaresi
Doktorbaşı (aman aman) yok mu bunun çaresi

Ötme bülbül (imanım aman) mezarımın taşında
Hasretlik (aman aman) hem kız sevdası var başımda

Bergamaya vardım amma girmedim
Düşman sarmış (imanım aman) dört bir yanı görmedim
Aman doktor (aman aman) ben murada ermedim

Ötme bülbül (imanım aman) mezarımın taşında
Hasretlik (aman aman) hem kız sevdası var başımda❞

❝Kaynana kazan karası
Körüm helva tavası
İkisini Allah alası
Oğlu bana kalası

Kocamın abası var
Çok iyi babası var
Kocam güzeldir ama
Bir cadı anası var❞

❝Sürmelimin gözlerine mailem
Ayda bir selam gelse kailem
Senin gibi iki dinli değilem
İki dinli yare kul ettin beni

Kaşlar kara gözler ela
Kirpikleri sürmeli (aman aman)
Ben yandım (aman)

Aşağıdan gelir başı valalı
Yüzü duvak ağ elleri kınalı
Başın mı byüdü gelin olalı
Gız iken sevdiğim sürmeli güzel

Kaşlar kara gözler ela
Kirpikleri sürmeli (aman aman)
Ben yandım (aman)❞

❝Yine dost yarası aldı gönlümü
Dostum arif canan arif can arif
Yaraladı bülbülümü gülümü
Bülbül arif gülüm arif dil arif

Almışsın sazını söylersin mana
Hakkın emri ile geldi bu ana
Şeyda gibi salma kalbin gümana
Sazın arif sözün arif tel arif

Ana hakkı Tanrı hakkı bilene
Biz seninle konuşuruz ele ne
Kulak bozuk perde bozuk tele ne
Kulak arif perde arif el arif

Sana karşı kararsızım passızım
Ne acıyım ne ekşiyim ne tatsızım
Anam var babam var yine öksüzüm
Anam arif babam arif men arif

Aşık Arslan gülümüzü deriyor
Hünkarımız kalbimizi görüyor
Nasibi olana kısmet veriyor
Aşık arif şahı arif pir arif❞

❝Oğlun kızın bacın avradın karın
Eline bir tas su vermez parasız
Hem eşin hem dostun sevgili yarin
Eğlenip yanında durmaz parasız

Bir arzuhal yazsan makama varsan
Ağlasan derdini davanı sorsan
Ağır hasta olsan hekime varsan
Yarana bir ilaç sürmez parasız

Bir zengin hasta olsa çok hekim gelir
Avrupadan yarasına em gelir
Bir fakirin ölüsüne kim gelir
Hoca bile elin vurmaz parasız

Yandı adaletin evi köşesi
Şimdi o rüşvetin işler şişesi
Hacısı hocası beyi paşası
Allah için bir iş görmez parasız

Parasız adamda olur mu akıl
Yoksulun adını koymuşlar pakıl
Her ayda sayısız para alan vekil
Bir gün gelip halini sormaz parasız

Ali İzzet böyledir kanun-ı cihan
Hiçbir iş göremez parasız insan
Kulun muradını Cenab-ı Sübhan
Hiçbir şey almadan verir parasız❞

❝Baylar Maraştan gelirken
Ben Kısıkın yolun gördüm
Oturmuş Dutlusekiye
Top zülüflü gelin gördüm

Dermiş başına dernekler
Sedeften beyaz tırnaklar
Şeker kamışı parmaklar
Kınalanmış elin gördüm

Yaradan ne güzel övmüş
Cemali nur gibi doğmuş
Çifte çifte sırma gümüş
Bilezikli kolun gördüm

Sinemde yaralar ezik
Kıyma bana canım yazık
Şor veriyor gayet nazik
Bal dökülür dilin gördüm

Derdiçok bir güzel över
Cemali nur gibi doğar
Badısaba dalın eğer
Siyah zülfün telin gördüm❞

❝(Amanın) Akşamla da seherinin arası
Hiç de rahat olur mu da yüreğimin yarası (uy uy aman yar)

Ağlarım ya da gurbet elde kaldım ya da hala ona yanarım
Ya da ben derdime yanarım ağlarım (amanın yar yar)

(Aman) Urfanın da üzerine otomatik kurdular
Ya da atar atmaz yiğit oğlumu da vurdular (amanın yar yar)

Ağlarım ya da gurbet elde kaldım ya da hala ona yanarım
Ya da ben derdime yanarım ağlarım (amanın yar yar)

(Aman) Antep ile Urfanın da arası
(Aman) Yiğit oğlumu sorarsan Gülsüm Hanım anası (uy uy)

Ağlarım ya da gurbet elde kaldım ya da hala ona yanarım
Ya da ben derdime yanarım ağlarım (amanın yar yar)❞

❝İki dağın arası kurulmuş yerin
Nerede tarlan da nerede ürün
Çıkınca tepeye şirindir Gürün
Gördüm yeşil olur yazı Gürünün

Sivas a bağlıdır Malatya yakın
Gençleri gurbete ediyor akın
Bilirim insanı cana çok yakın
Sevecen halkı var yeşil Gürünün

Bahçesinde elma kaysılar biter
Dallarında şeyda bülbüller öter
Arısı var petek petek bal yapar
Doyulmaz tadına yeşil Gürünün

Sinende barınır oğlum ve kızım
Çok güzel geçiyor baharın yazın
Yeter hey Medine kes artık sözün
Saymakla bitmiyor methi Gürünün❞

❝Yaprağım sarardı gülüm solarken
İhtiyarlık yakamızdan sararken
Senelerdir ben o yari ararken
Bundan sonra yar da beni arasın

Nice günler geçti yaş elli oldu
Yüzümdeki ak sakallar bell oldu
Gönül dünyasının miyadı doldu
Kocamış bir ağaç neye yarasın

Seneler dolandı göçmek yanaştı
Aleme derdimi açmak yanaştı
Ecel tarlasını biçmek yanaştı
Gönül ister hakikate varasın

İçim ateş doldu yanar dağ gibi
Yaprağı sararmış viran bağ gibi
Hak yolunda ölü gezdim sağ gibi
Şekip seni bilmeyenler karasın❞

❝(Taşlıova)
Yıllar arasında ömrümüz bitti
Aşıklar içinde meydan geçirdik
Hayat başımıza oyunlar etti
Feleğin elinde zaman geçirdik

(Çobanoğlu)
Aşıklık babında meydan eyledik
Dar geçitten büyük kervan geçirdik
Ne sen bildin ne ben bildim arkadaş
Bu köprüden nice insan geçirdik

(Demir)
Biz gençliğin kıymetini bilmedik
Yazık ömrümüzü yaman geçirdik
Şu dünyaya kalmak için gelmedik
Hakkın rahmetiyle iman geçirdik

(Taşlıova)
Vefa umduk bu dünyanın neyinden
Kısmetler bekledik herbir şeyinden
Sitem mekiğinden gam eleğinden
Elenerek çarkı devran geçirdik

(Çobanoğlu)
Bizden sonra gelecekler dinlesin
Mana olsun boş sözleri neylesin
Mevlam ömrümüzü uzun eylesin
Çok Ramazan nice Kurban geçirdik

(Demir)
Mevlam şifa versin çile çekene
Rızasına göz yaşını dökene
Gahi güle konduk gahi dikene
Feryat ettik nice figan geçirdik

(Taşlıova)
Şeref derdi ile yandı kavruldu
Kim demiş aşıklar yarını buldu
Arpalar biçildi buğday savruldu
Sinemizde nice harman geçirdik

(Çobanoğlu)
Çobanoğlu sanma boşa kaynadık
Biz söyledik el söyledi dinledik
Cambaz kimi çok iplerde oynadık
Başımıza nice tuman geçirdik

(Demir)
İlhami der gurbet elde yaylandık
Yurdumuzdan yuvamızdan aylandık
Bu dünyaya geldik güldük eylendik
Bir nefeste bütün yalan geçirdik❞

❝(Arifi)
Ey arkadaş yar karşına gelince
Kendi gözleriyle gör yarasını
Onun aşkı seni derde salınca
Gerçekten anlarsın yar yarasını

(Dadaşoğlu)
Derde düşenlerin haline yazık
Yetiş ilaç ile sar yarasını
Eğer dostun sana atarsa kazık
Ne acı ne yaklaş sor yarasını

(Arifi)
Senin için nara kendini yaksa
Yarınına doğru yanan ışıksa
Eğer ki o sana gerçek aşıksa
Getir kendi yüzün sür yarasını

(Dadaşoğlu)
Yara derin olsa dertli neylesin
Dosta yarenine halin söylesin
Yaradan derdine ilaç eylesin
Atarsa içinden kir yarasını

(Arifi)
Herkes kararınca olsa karınca
Gönlünün içine aşkı girince
Aşk-ı ilahiye tezden erince
Dışarıya döker sır yarasını

(Dadaşoğlu)
Coşkun coşkun sular akarken çağlar
İniler dereler seslenir dağlar
Ali Dadaşoğlu derdine ağlar
Açarsa dostuna her yarasını❞

❝Yürekte yarası derin olana
Ben bir çare buldum derman olayım
Canım kurban olsun kıymet bilene
Döndersin çarkımı kirman olayım

Arif erenlerin yolunu tutup
Varıp dergahına menzile yetip
Kin ile nefreti kenara itip
Sevgiye barışa ferman olayım

Onguni bakamaz gönül yıkana
Ne mutlu alnından teri akana
Dağlar dağ değildir bakıp çekene
Diksinler bir fidan orman olayım❞

❝Şevk-i hayalinle hab arasında
Senin sevdan gelmiş cana basılmış
Billur gerdan tatlı dehan bal dudak
Gül yaşmakda al yanağa basılmış

Karşında kul olup sail olanlar
Cevrini çekmeğe kail olanlar
Güzel endamına mail olanlar
Pervane tek yana yana basılmış

Emrahı eyledin aşk giriftarı
Saldın içerime ateş-i harı
Zülüfler götürmüş Ruma askeri
Mesken kurmuş dal gerdana basılmış❞

❝Saat birde radyo verdi yayını
Doktor bulamamış bir kolayını
Bin dokuz yüz elli on nisan günü
Beka mülke sefer kıldı maraşal
Dağ kıldı sevincik olum pür melal

Alemi kapladı bu matem yası
Sanarsın patladı bir top sesi
Saat yedi otuz gün pazartesi
Dünyadan ukbaya kıldı irtihal
Ağla gözüm ağla gitti maraşal

Kainat bend oldu bu matem yasa
Bir kabustur çöktü alemi nasa
Durmadan feryat et bir bülbül asa
Soldu güller bağlar oldu izmihlal
Ağla gözüm ağla gitti maraşal

Sakarya da Atatürke eş idin
Hatay da Atanın can kardeşiydin
Kutsal Türk elinin bir güneşiydin
Doğdu da dolandı bir güneş masal
Ağla gözüm ağla gitti maraşal

Kırk gün yasın tutar yer ile felek
Kuran da görmüşüm isbatım gerek
Böyle cana ağlar semada felek
Ayetle buyurmuş gani-ül celal
Ağla gözüm ağla gitti maraşal

Kırk altı yıl kıldı orduya hızmet
Nankördür emeğin yitiren elbet
Yoldaşın hür olsun mekanın cennet
Saki kevserden nuş eyle zülal
Ağla gözüm ağla gitti maraşal

Uzattı faniden bekaya elin
Vatan derdi ile ağırdı telin
Sana komşu olsun fahrül mürselin
Sayenizde Türkler aldı istiklal
Ağla gözüm ağla gitti maraşal

Nur olsun ecdadı toprakta yatan
Bunca yıl olmuştur hizmet-i vatan
İkiydi birisi edebi Atan
Çağırdı yanına Mustafa kemal
Ağla gözüm ağla gitti maraşal

Namınız söylenir fevkalade
Zeminde karada sema deryada
Zaman kutbu idin her bir sahada
Bu ne isbat eder hep gayb-ı rical
Ağla gözüm ağla gitti maraşal

Sarsılmaz güveni idin milletin
Nankördür bilmiyon kadr-ü kıymetin
Bütün hışmın yüreğinde heybetin
Suretin Haydar dı biretin Battal
Ağla gözüm ağla gitti maraşal

Bu matem haberi duyan kan ağlar
Asker zabit sivil bayan kan ağlar
Baştanbaşa cümle cihan kan ağlar
Kamer bile yüze tuttu destimal
Ağla gözüm ağla gitti maraşal

Sundu şerbetini sahbay-ı ecel
Okudu nezdinde Hakk izzi vel cell
İki nisandaydı sekiz gün evvel
İşaret gösterdi semada hilal
Ağla gözüm ağla gitti maraşal

Bir bühtan attılar seni hinayet
Hinayet diyenin kendi melamet
Geri kalanlara sağlık selamet
Hafızkar olsun Rabb-i ya yezel
Ağla gözüm ağla gitti maraşal

Evladın Müdami döker kan yaşın
Bu matem kalbinde her vatandaşın
Millet derdi ile ağardı başın
Şu bitmez emeğin gel eyle helal
Ağla gözüm ağla gitti maraşal❞

❝Bugünkü meclisde bir güzel gördüm
Güzeller sefinde sana yaraşır
Geyinip sallanan güzeller çoktu
Terlan kimi süzmek ona yaraşır

Tutini bend eyler şirin dilleri
Şümşad barmakları nazik elleri
Güle batın kimi kara telleri
Dökülende dal gerdana yaraşır

Genim üste nara çekip hovlamak
Arap at döşünde katıp kovlamak
Senin kimi bir ceyranı avlamak
Cünun deyir koç oğlana yaraşır❞

❝Yaylacıkla Karakayanın arası (aman arası)
Zor geldi dağları aşması (aman aşması)
Kurşun gibi bağlaması
(Kurşun gibi yüreğimi deldi bağlaması)
Yüreğimi dağlar Çakır gelinin sevdası (aman sevdası)

Al kana boyandı
Sultan gelinimin yazması (aman al yazması)

Yaylacıkla Karakayanın arası (aman arası)
Pek de zormuş kız kaçırması
Kesme dalında kaldı (aman da kaldı)
Çakır gelinimin oyalı da yazması (aman al yazması)

Al kana boyandı
Sultan gelinimin yazması (aman al yazması)

Yaylacıkla Karakayanın arası (aman arası)
Sol yanımda Helvacı Mehmetimin yarası
Vurdum diye sevinme Kara Süleyman
Başucunda ağlayıp duru anası (aman anası)

Al kana boyandı
Sultan gelinimin yazması (aman al yazması)❞

❝Karanlıkla Kuru dere arası
Kuru Kazık oğlunu vurmuş kurşun yarası

Zalim babam katil babam öldürdün beni
Güllerim açmadan soldurdun beni

Varın söyleyin Borazana kızını alsın
Yetim kalan oğlunu öksüz koymasın

Zalim babam katil babam öldürdün beni
Güllerim açmadan soldurdun beni

Mezarımı derin kazın kuşlar yesin
Gelen geçen dostlarım Genç Hüseynim desin

Zalim babam katil babam öldürdün beni
Güllerim açmadan soldurdun beni❞

❝Yıkılsın Maraş kalesi
Ne hoştur dağı lalesi

Mırım mırım mırım mırım
Derdo mıra mırım mırım
Vay vay vay vay vay vay

Maraştadır bağlarımız
Geçti ömür çağlarımız

Mırım mırım mırım mırım
Derdo mıra mırım mırım
Vay vay vay vay vay vay

Maraşın suları serin
O yarın sevdası derin

Mırım mırım mırım mırım
Derdo mıra mırım mırım
Vay vay vay vay vay vay❞

❝Meclis yaraşığı memleket hürü
Yaradıfdı Mevlam sensen Ali Bey
Uyanık fikirli her yanı görü
Müsafirperveri varsan Ali Bey

Neden çabuk gittin gelmedin bize
Sözün hakikatnı danışar yüze
Emin dayın görmek için Tiflise
Gitti hasretlerin görsün Ali Bey

Asıl adın Ali elde Alpaşa
Dünya malı için düşmez talaşa
Şair ruhlu sözü söylemez boşa
Yerinde konuşan hürsen Ali Bey

Dayim aşıhlara eyleyer hürmet
Güzel İstanbulda eder ticaret
Apartıman dört kat yapmış mülkiyet
Helal kazancındır yersen Ali Bey

Aşık Şevki eyler dostunu metih
Oğlu Muzaffer Bey kendinden üstün
Karsı Kağızmanı alallar satın
Aşıkana kıymet versin Ali Bey❞

❝Aras bir tecelli keşfetmiş haktan
Cemaline hayran olmuş gidiyor
Doğmuş derelerden dalgası taştan
Her bakana seyran olmuş gidiyor

Aras gümbür gümbür dağlardan akar
Sermest olmuş akar her yeri yıkar
Aşk ile bin türlü dalgalar çalkar
Halk yoluna kurban olmuş gidiyor

Kağızman dağları hey hey nidası
Esen Aras coşkun sular sedası
Derdi İkram beni kılmış hüdası
Baştan başa umman olmuş gidiyor❞

❝Bu nasıl iş idi bu nasıl hışım
Arada mı kaldı belalı başım
Hemi yavrum gitti hemi gardaşım
Hangisinin başucunda ağlayım

Anam gitmiş gitmiş Yemen göçüne
Kına yakmış perçemine saçına
Bunda küçük yavrular suçu ne
Hangisinin başucunda ağlayım

Dizilmiş arabalar kanlı kervan
Arasam dünyayı bulunmaz derman
Kaderim köküme okudu ferman
Hangisinin başucunda ağlayım❞

❝İstedim bir kızı kovdular evden
Karasuda değirmenin yok diye
Utandım bu işten çıktım ben hemen
Karasuda değirmenin yok diye

Gidip elli dirhem hisse alayım
Ah değirmen taşlarını yalayım
Etmen bana sitem söylen mülayım
Karasuda değirmenin yok diye

Değirmende otuz altı hisse var
Revai babanın şimdi eli dar
Öyle ise seni kim adamdan sayar
Karasuda değirmenin yok diye❞

❝Behey dilber benim meylim
Kaşların karasındadır
Hak bilir ki senin aşkın
Kalbimin yarasındadır

Yad olan girmez pazara
Kalmam menzilden avara
Hemi kahve hem sigara
Kar bunun harasındadır

Kahve mideyi bastırır
Sigara nefes kestirir
Rakı insanı küstürür
Hırs onun arasındadır

Gönül yarinden ayrılmaz
Riya ile dost kayrılmaz
Riyali da dost sayılmaz
Kemlik mudarasındadır

Daiminin can güneşi
Göremiyom ben bu işi
Dostun bana şeşi beşi
Fendi dubarasındadır❞

❝Yare bir adires hele yaz katip
Divan-ı mahşerde arasın beni
Ceset ruhta ruh cesette ağlarken
Bir semt-i kenarda arasın beni

Sualde cevapta hitapta şennas
Burc u perva döner cebrolur cennas
On bölük olup da bölünen de nas
Bir bağ-ı gülşende arasın beni

Çıkmasın bir yana kesiktir yollar
Haklı haksız herkes gözetir kollar
Divan-ı kübraya varan da kullar
Ol Şah-ı Muhtarda arasın beni

El atmasın amellerin tucuna
Gider bir gün suallerin gücüne
Muhammed çıkarken mihrap burcuna
O hüsn-ü gülzarda arasın beni

Vermezse muradım ol Perverdigar
Girmezsem cenneti kılsa yadigar
Sıratta sualde yok isem eğer
Dolanıp Finnarda arasın beni

On sekiz bin alem ey sırr-ı Sübhan
Amelim yok ama kesmezem güman
Sekiz cennette de yok ise Hicran
Cemalda Didarda arasın beni❞

❝Geldim indim Karasuyun başına
İsmim geçti Boğaz köprü taşına
Kimse bakmaz gözlerimin yaşına
Köye gitmek için derman bulunmaz

Şimdi benim sağ olsaydı pederim
Kalmaz idi kasavetim kederim
Tanrının yoludur döner giderim
Yanımda gidecek akran bulunmaz

Namıma verildi aşık Revai
Sancağım Kayseri kariyem Molu
Gülmeden ağlattı tecelli beni
Beni affedecek ferman bulunmaz❞

❝Zalim korucular kapladı sazı
Fakirlerin öz ekmeği Karasaz
Bi-çare fakirler olmuyor razı
Hayvanların öz yemliği Karasaz

Vasiyet etmeden girilmez saza
Başına getirir görülmez kaza
Kanaat etmiyor zalimler aza
İnsanların cidal yeri Karasaz

Şehir köy zorbası eminir ordan
Otunu satarak kurtulur dardan
Uçan kuşu bile indirir gökten
Zorbaların at oynağı Karasaz

Revai bu işte sen düşme derde
Müstehak olana kapanır perde
Fakirlik olmasa şu garip serde
Semtinden geçmezdim ben de Karasaz❞

❝Bin dokuz yüz yetmiş sekiz sonları
Yüzlerce masumun aktı kanları
Hunharca budandı yurt fidanları

Maraşa Maraşa hele Maraşa
Maraşta kıyıyor gardaş gardaşa

Cahil sürüsünün gözü karardı
Ananın karnında bebek tarardı
Ne güneşler battı rengi sarardı

Maraşa Maraşa hele Maraşa
Maraşta kıyıyor gardaş gardaşa

Kimi satırlarla kana boyandı
Kimi diri diri ateşte yandı
Vuran ne Fransız ne de Yunandı

Maraşa Maraşa hele Maraşa
Maraşta kıyıyor gardaş gardaşa

Yavruyu kundağa belerken ana
Kundağı elinde bulandı kana
İnsan olan bunu yapmaz insana

Maraşa Maraşa hele Maraşa
Maraşta kıyıyor gardaş gardaşa

Dertli Daimiyim zulüm bitmiyor
Kanlı Maraş hayalimden gitmiyor
Tarihe yazmaya elim tutmuyor

Maraşa Maraşa hele Maraşa
Maraşta kıyıyor gardaş gardaşa❞

❝Güzel Maraş sana nazar mı değdi
Ahır dağı neden gamlı gamlısın
Mor kayada yiğit canlar gezerdi
Ahır dağı niye gamlı gamlısın

Köyler de yakıldı yanmadı dağlar
Yavrular ezilmiş analar ağlar
Denizler tükenmez damlalar çağlar
Mahirler hiç bitmez doğar Sinanlar

Maraş halkı niye gamlı gamlısın
Allah deyip tespih çekip gittiler
Hakkın binasını yıkıp gittiler
Camilerden gelip, döküp gittiler

Maraş halkı niye gamlı gamlısın
Bizim inancımız söküp gittiler
Der Mahzuni boyun eğme köpeğe
Döner kuzgun üleş pislik yemeğe

Utanıyom Maraşlıyım demeğe
Maraş halkı yine gamlı gamlısın❞

❝Çaldığım keman
Halim pek yaman
Seviyorum seni
Vallah billah inan
Baygınam da vurgunam da çiftetelliye

Çaldığım deftir
Üstü sedeftir
Biçare gönlüm
Sana kadeftir
Baygınam da vurgunam da çiftetelliye

Çaldığım uddur
Gayet amuttur
Biçare gönlüm
Sana yanıktır
Baygınam da vurgunam da çiftetelliye

Çaldığım cura
Sen beni ara
Biçare gönlüm
Düştü bu nara
Baygınam da vurgunam da çiftetelliye❞

❝Ofis bağlar arası
Onun kaşı karası
Gündüz gel bir hal eyle
Oldu gece yarısı

Di gel yarim gel yarim
Gel seni sineme sarim
Eller ne derse desin
Sensin benim dermanım❞

❝İki derya arasında gemim var
Çıhartmadın bir kenara el meni
Menim yüz min möhnetim var gemim var
Apardı girdaba saldı sel meni

Bahar oldu bağçamız bar getirmez
Menim könlüm geribliği götürmez
Gidi Reyhan Ereb atı getirmez
Aşabilmez garlı dağlar yol meni

Vara vara dost kuyinde yad oldum
Gehbe felek haçan senden şad oldum
Vetenimden ulusumdan yad oldum
Yada salmaz gohum gardaş el meni

Koroğluyam onu bunu bilmezem
Her yeten lekeye boyun eğmezem
Yaradandan geyri kimse bilmezem
İster yahşi ister yaman bil meni❞

❝Isdanbıldan Angaranın arası
Soyha gassın şu kafirin parası
Çoh muyumuş gardaşımın yarası
Yaralarına da gurban olayım

Isdanbıldan Angaraya göçeller
Yiğitlerin Almanya seçeller
Gannarını ılgıt ılgıt saçallar
Gannarına gurban olırım gardaş

Ayağından geçmiş soyha makine
Dermanı da yoh ki gaha yekine
Kim götirmiş tohtırlara hekime
Dertlerine gurban olayım gardaş

Yahın değelsin ki mektup atayım
İtolayım başıcunda yatayım
Gannarını diliminen yutayım
Gannarına kurban olırım gardaş

Mısdafam gelmiş de Çuhura gedek
Gedek de dayısı Çuhuru nedek
Nasıl giydin kafir gardaşım bir tek
Gannarına kurban olırım gardaş

Alamadınnı şu kafirden acını
Can ağlattın ananınan bacını
Allah göstermesin bana acını
Acılarına da gurban olayım

Merdufanım da gırh ayah
Gırhına da vurdum dayah
Gardaşım yolların irah
Ben nasıl duyuram telli geline❞

❝Gaşların garasına
Gül koyayım arasına
Seni merhem diyorlar
Göynümün yarasına

Gara erik çağala
Yeki yaran sağala
Hangi kitap yazıyor
Ben sevem eller ala❞

Aras’a vurdum teşti vay lele vay lele
Aras bulandı geçti vay lele vay lele
Eğildim mendil alam vay lele vay lele
Yarim yanımdan geçti vay lele vay lele

Çaya indim susuzam vay lele vay lele
Kaç gündür uykusuzam vay lele vay lele
Girsem yarin koynuna vay lele vay lele
Elim durmaz huysuzam vay lele vay lele

Çaya indim bulanık vay lele vay lele
Ela gözler uyanık vay lele vay lele
Yarimden ayrılalı vay lele vay lele
Ağlaram yanık yanık vay lele vay lele
Ben yardan ayrılalı vay lele vay lele
Söylerem yanık yanık vay lele vay lele❞

İki dağın arasında kalmışam
Bülbül gibi daldan dala
Konmuşam oy konmuşam oy
Ne güngörmüş ne de murad almışam

Ana beni bir çocuğa
Verdiler oy verdiler oy
Verdiler de günahıma
Girdiler oy girdiler oy

Al elvana yatak serdim yumuşak
Emmim oğlu yanıma geldi
Bir uşak bir uşak oy
Öpmesi yok sevmesi yok konuşak

Ana beni bir çocuğa
Verdiler oy verdiler oy
Verdiler de günahıma
Girdiler oy girdiler oy❞

Mezar arasında harman olur mu X2
Kama yarasına derman olur mu X2
Kamayı vuranda iman olur mu
Vurma zalım kıyma cana amansız olma
Unutma hakkı vicdanı imansız olma

Mezar arasında ağu tavası X2
Yitirmiş yavrusun aman ağlar anası X2
Yarın mahşer günü hakkın davası
Kurulur vicdanda aman bunu bilesin
Yükler hak sırtına zalım zulüm çilesi

Mezar arasına kanlı gelir mi
Vadesiz ölüme Allah razı olur mu X2
Yörü zalım dünya sana kalır mı
Kazımım aslanım aman yerde yatıyor
Kaytan bıyıkları aman kana batıyor❞

Gönülde yar yarası var
Alı gitmiş karası var
Yâri gören olur ise
Yüzünde gülkurusu var

Gel canım dizime
Gül canım yüzüme
Ömrümü veririm
Bir tatlı sözüne

Gönülde yar yarası var
Alı gitmiş karası var
Yâri gören olur ise
Yüzünde gülkurusu var

Gel canım dizime
Gül canım yüzüme
Ömrümü veririm
Bir tatlı sözüne❞

Bir saat yok iken kavli kararım
Yine kaldık doğan aylar başına
Kimse bilmez kimselerin halinden
Herkes düşmüş işin telaşesine

Yari olmayanın yarası molur
Arifler deminden sırası molur
Pare pare kılsan çaresi molur
Gönül düşmüş bir gerçeğin peşine

Adım adım ben dostuma varayım
Mansur ile muradıma ereyim
Gül yüzlü sevdiğim yüzün göreyim
Ay gibi doğmuşsun sinem başına

Yari olmayanın yarası molur
Arifler deminden sırası molur
Pare pare kılsan çaresi molur
Gönül düşmüş bir gerçeğin peşine

Kul velim der yaralarım belloldu
Sene bin iki yüz tamam elloldu
Çeke çeke yaralarım belloldu
Sahir cerrah el vurmasın yarama

Yari olmayanın yarası molur
Arifler deminden sırası molur
Pare pare kılsan çaresi molur
Gönül düşmüş bir gerçeğin peşine❞

Zeytin karası gözlerin gözlerini özledim
Taşa geçerdi amma sana geçmez sözlerim
Hadi sen git işine

Hadi sen git işine senin burda işin ne
Kaç gündür firardayım bela olma başıma

Suya yazarsam kalmaz kalemin al derdim yaz
Yare selam yolladım o yar selamım almaz
Hadi sen git işine

Hadi sen git işine senin burda işin ne
Kaç gündür firardayım bela olma başıma❞

❝Duydunuz mu kız babası ne dedi
Dünürlere bolca başlık parası
Zengin olan on binliği ödedi
Fakir göze kaldı yaşlık parası

Anne diyor sütüm helal olmalı
Babası der on beş bine dolmalı
Damat dertli bunu nasıl bulmalı
Bir de çıkar yolda dişlik parası

Köylümüzde yuvalarda yıkılma
Damat kızda biraz fazla sıkılma
Zor oluyor on beş bini sökülme
Yeni evlilere eşlik parası

Divani der cehaleti kaldırın
Hak yolunu aşıklara bildirin
Evlilikte sevenleri güldürün
Hazırdan gelmeli kışlık parası❞

❝Bir ay doğdu kardaş Maraş'tan vay vay
Gözlerim doldu yaştan yar yar
Beni yardan ayıran ayıran vay
Gömlek geysin ataştan yar yar
Naçar elinden yar kibar elinden vay vay yar yar

Dağda harman olur mu vay vay
Beğe ferman olur mu yar yar
Ben yandım küle döndüm küle döndüm vay
Küle derman olur mu yar yar
Naçar elinden yar kibar elinden vay vay yar yar❞

❝Cabbar'lı senetde dünyadır dostlar
Men ne deyim o dünyaya yaraşsın
O bir aydır mense solğun ulduzam
Neyleyim ki Ulduz aya yaraşsın

O bir heyatdır ki tükenmez sonu
Güneşdir deryalar söndürmez onu
Ele sözüm hanı ilhamım hanı
ınci kimi o deryaya yaraşsın

Ehmed o güneşdir deme ki tekdir
Halgımız Ceferler yetirecekdir
Sen kimsen bu yerde Vurgun gerekdir
Hemtay sözü o hemtaya yaraşsın❞

❝Cevizin yaprağı dal arasında
Güzeli severler bağ arasında
Üç beş güzel bir araya gelmişler
Benim sevdiceğim yok arasında

Evlerinin önü bahçalık bağlık
Ne güzel işlemiş eline sağlık (koluna sağlık)
Yar bana yollamış bir beyaz yağlık
Boynuna dolasın eğlensin diye (aldansın diye)

Evlerinin önü zerdali dalı
Pencereden gördüm kınalı eli (o nazlı yari)
Benim sevdiceğim tomurcuk (domurcak) gülü
Sensiz lokmaları yiyemez oldum (yutamaz oldum)
Sensiz odalara giremez oldum (yatamaz oldum)

***

Mehmet Özbek, "Folklor ve Türkülerimiz" adlı
kitabında türküyü şu şekilde aktarmaktadır
(Kaynak kişi, Cafer Arıkan bilgisiyle)
(Yayın No.91, s.212)


Cevizin yaprağı dal arasında
Güzeli severler bağ arasında (bağ arasında)
Üç beş güzel bir araya gelmişler
Benim sevdiceğim yok arasında (yok arasında)

Evlerinin önü zerdali dalı
Pencereden gördüm kınalı eli (o nazlı yari)
Benim sevdiceğim tomurcak gülü
Sensiz lokmaları yiyemez oldum (yutamaz oldum)

Evlerinin önü bahçelik bağlık
Yar bana göndermiş bir beyaz yağlık (bir beyaz yağlık)
Ne güzel işlemiş eline sağlık (koluna sağlık)
Dolasın boynuna sallansın diye (sallansın diye)❞

❝Ceviz arasında vardır evimiz
Aman amanda evimiz
Yar seninle aman böyle miydi
Yandım da kavlimiz

Mezar arasında yandım aman
Harman olur mu
Kama yarasına yandım aman
Derman olur mu❞

❝Diyarbekir ile bağlar arasi
Yakhti beni kaşlarının karasi
Sende kurşun bende piçağ yarasi

Yandım çavuş yandım senin elinden
Çokh sallanma kasaturan düşer belinden

şekh Matar'dan bir mum aldım yakmağa
Yakhıp yakhıp yar yoluna bakmağa
Altun ister gerdanına takmağa

Yandım çavuş yandım senin elinden
Çokh sallanma kasaturan düşer belinden

Diyarbekr'in dört tarafı bağçalar
Yarım durmuş pencerede def çalar
Aşık olan birbirini parçalar

Yandım çavuş yandım senin elinden
Çokh sallanma kasaturan düşer belinden

Diyarbekr'in dört tarafı gül nergiz
Biz üç kardaş bir ordiya yeteriz
Yar yoluna nece kanlar dökeriz

Yandım çavuş yandım senin elinden
Çokh sallanma kasaturan düşer belinden❞

❝Diken arasında bir gül açılmış
Bülbülüm bahçene ötmeğe geldim
Bezirganım yüküm gevher satarım
Ulu pazarına satmaya geldim

Bacım vermeyince yüküm satılmaz
Gevherin hasına hile katılmaz
ınkar topu ile şahin tutulmaz
Bir gerçek to'runa düşmeye geldim

Pir Sultan Abdal'ım yüreğim derin
Kırkların deminde bezendim bugün
ırehber pişirir talibim çiğim
Ahiri bu imiş pişmeye geldim❞

❝(Bağlantı)
Kırcaliyle Arda arası
Saat Sekiz Sırası
(Yusufum saat sekiz sırası)
Ardalılar ağlıyor (Yusufum)
Yoktur çaresi

Aman bre deryalar
Kanlıca deryalar
Biz nişanlıyız
ıkimizde bir boydayız
Biz delikanlıyız

Çıkar aba poturunu
Dalgalar artacak
Demedim mi ben sana
Kayığımız batacak

Bağlantı

Kırcaliyle Arda boylarında
Kimler gidecek
Garip Yusuf’un annesine
Kim haber verecek

Zavallı Feride’nin annesine
Kim haber verecek

Bağlantı❞

❝Dellarınan Sarıova'nın arası
Pek mi koygun Sarı Hüseyin'in yarası
Yok mu dostlar yokmu bunun çaresi

Yetiş kardaş sağ yanıma kon benim
Kel Yörükten intikamımı al benim

şu Dellar'ın sıra sıra söğüdü
Biz geçerken yaprakları göğüdü
Evvel küçük idi şimdi böğüdü

Yetiş gardaş sağ yanıma kon benim
Kel Yörük'ten intikamımı al benim❞

❝Bakar gelse bağlar güler dağlar ağlar
Bülbüller zar eder gül yarasından
Toprak cana gelse tomurcuk açar
Arı oğul verir bal yarasından

Sinedeki bağın lalesi solmaz
Dağlar su vermezse deryalar dolmaz
Bağbansız bahçenin meyvası olmaz
Kökü kurur gider dal yarasından

Dallar kurur ise yeşermez olur
Meyveyi özünden deşirmez olur
Atası dilinden düşürmez olur
Közün kavurduğu kül yarasından

Küller közün sonandaki cismidir
Sefai özünün fani ismidir
Söz odur ki gönüllerin resmidir
Lokman naçar kalır dil yarasından❞

❝Çok yaralar gördüm çok parelendim
Eyvah dost yarası bitirdi beni
Çok sitemler gördüm çok karalandım
ılle dost yarası bitirdi beni
Eyvah dost yarası bitirdi beni

Yıktılar bendimi kesildi suyum
Kurudu pınarım akmıyor çayım
Cahiller elinden çok oldu zayım
ılle dost yarası bitirdi beni
Eyvah dost yarası bitirdi beni

Çekmiyor yükümü yorgun dizlerim
Yar gelmezse açık gider gözlerim
Küsmüş konuşmuyor artık dillerim
ılle dost yarası bitirdi beni
Eyvah dost yarası bitirdi beni❞

❝Adana Mersin Maraş
Dur gitme hele kardaş
Aşıksan benim gibi
Olurum sana sırdaş

Doy doy doy doy doy
Doymadım Urfa'ya
Doy doy doy doy doy
Doymadım Mardin'e
Doy doy doy doy doy
Doymadım Kilis'e
Doy doy doy doy doy
Doymadım Antakya'ya

Elazığ Malatya'dan
Diyarbakır'la Van'dan
Hoyrat ile ayrıldım
Erzurum Erzincan'dan

Doy doy doy doy doy
Doymadım Urfa'ya
Doy doy doy doy doy
Doymadım Mardin'e
Doy doy doy doy doy
Doymadım Kilis'e
Doy doy doy doy doy
Doymadım Antakya'ya

Sivas'tan çıktım yola
Antep'de verdim mola
Güzeli menşur olan
Acep Urfa mı ola

Doy doy doy doy doy
Doymadım Urfa'ya
Doy doy doy doy doy
Doymadım Mardin'e
Doy doy doy doy doy
Doymadım Kilis'e
Doy doy doy doy doy
Doymadım Antakya'ya❞

❝Elvanlar'la şu Takmağ'ın arası
Oldu mu oğlan oldu mu, oldu mu gece yarısı
Saç baş olmuş Elvanlar'ın ahlisi

Gelme oğlan gelme gelme de vururlar seni
Elinde de evraklar Manisa'ya yollarım seni
Elinde de evraklar Kütahya'ya yollarım seni

Bir taş attım pencereye tık dedi
Bir kız bir kız çıktı anam anam da evde yok dedi
ınanmazsan çık yukarı bak dedi

Gelme oğlan gelme gelme de vururlar seni
Elinde de evraklar Manisa'ya yollarım seni
Elinde de evraklar Kütahya'ya yollarım seni❞

❝Elvanlar'la şu Takmak'ın arası
Oldu mu oğlan oldu mu, oldu mu gece yarısı
Saç baş olmuş Elvanlar'ın ahalisi

Gelme oğlan gelme gelme de vururlar seni
Elinde de evraklar Manisa'ya yollarım seni
Elinde de evraklar Kütahya'ya yollarım seni

Bir taş attım pencereye tık dedi
Bir kız bir kız çıktı anam anam da evde yok dedi
ınanmazsan çık yukarı bak dedi

Gelme oğlan gelme gelme de vururlar seni
Elinde de evraklar Manisa'ya yollarım seni
Elinde de evraklar Kütahya'ya yollarım seni❞

❝Germenciynen Balatcığın arası (aman aman of)
Yaktı beni dom dom kurşun yarası
Aman doktor nedir bunun çaresi (aman aman of)

Gitti yarim gitti elden ne çare
Kader kısmet böyle yazmış ah ni çare

Meyhaneye vardım ama içmedim (aman aman of)
Arkadaşım düşman imiş bilmedim
Yedi yerimden kurşun yedim ölmedim (aman aman of)

Gitti yarim gitti elden ne çare
Kader kısmet böyle yazmış ah ni çare❞

❝Gel benim gelin yarim
Ver bana elin yarim
Gör aşkın yarasını
Ne kadar derin yarim

Saçların sarı yarim
Örülmüş yarım yarım
şu üç günlük dünyada
Sen oldun karım yarim❞

❝Giresun'un içinde iki sokak arası
Altı kurşun attılar üç de bıçak yarası
Vuruldun düştün yere gidemedin uzağa
Ne edelim Feridem düşürdüler tuzağa

Giresun'un içinde yeşil fındık bahçası
Vurdular Feridemi yere düştü bohçası
Vuruldun düştün yere gidemedin uzağa
Ne edelim Feridem düşürdüler tuzağa

Giresun'un içinde gezerim yali yali
Feridemi vuranın çekilir mi vebali
Vuruldun düştün yere gidemedin uzağa
Ne edelim Feridem düşürdüler tuzağa❞

❝Tamzara'nın bacaları tütüyor
ımsak atmış horozları ötüyor
Gelinlik kızları şimdi yatıyor

Tamzara tamzara balam tamzara
Gönül ister sende kalam tamzara

Tamzara'ya indim gece yarısı
Üstüme yansıyor ayın sarsı
Beni tanır tamzara'nın yarısı

Tamzara tamzara balam tamzara
Gönül ister sende kalam tamzara

Hele söyle sen kimlerin köyüsün
Tamzara'ya ninni çalam uyusun
Ol fircan memmeli kızlar büyüsün

Tamzara tamzara balam tamzara
Gönül ister sende kalam tamzara❞

❝Garaserin gadısıydın
Gırk tavuğun gocasıydın
Alpavudun hocasıydın

Civcili civcili civcili cah cah
Al horozum nec'oldu

Horoz değil o bir arslan
Su içerdi altın tasdan
Gine de iyiydi namert dosttan

Civcili civcili civcili cah cah
Al horozum nec'oldu

Hep meydanda gezer idi
Piliçleri gözler idi
Ötmeyi pek bilmez idi

Civcili civcili civcili cah cah
Al horozum nec'oldu

Horozum da yağlıyıdı
Kümesine bağlıyıdı
Çil tavuğun oğluyudu

Civcili civcili civcili cah cah
Al horozum nec'oldu

Horozumun beş pençesi
Tavukların eğlencesi
Evde kaldı boş kümesi

Civcili civcili civcili cah cah
Al horozum nec'oldu❞

❝Göktepeyle ınönünün arası
Çoğacılmış kurşunların yarası

Göktepenin uzun olur gürgeni
Murat da efenin boyuna da göre yorganı

Göktepeyi gara duman bürüdü
Murat da efe göktepeye yörüdü

Murat da efe şu cihanda biridi
Armudu daldan gül gibi yardan ayrılmam
(Yar yaraman)❞

❝Gece ile gündüz arasında
Bir bileyi taşındayım ben
Göğile yer arasında
Dostumun gözyaşındayım ben

Demirciler dövdü canımı
Doğrudur emzirdim anamı
Kızıma öğrettim adımı
Sanki beş yüz yaşındayım ben

Yaşadım yaşamaz gibi
ıyi iken kötüler gibi
Gülerken hep ağlar gibi
Toprağın gözyaşındayım ben

Demirciler dövdü canımı
Doğrudur emzirdim anamı
Kızıma öğrettim adımı
Sanki beş yüz yaşındayım ben❞

❝Dertliyim dermanım yok
Aşığım fermanım yok
Kaldım yollar üstüne
Belli bir mekanım yok

(Bağlantı)
O benim sevdiğimin
Ne hain anası var
Bende eskiden kalma
Bir gönül yarası var

Ben ayrıldım o yardan
Yıllar geçti aradan
Bir daha karşılaşmak
Nasip etme yaradan

Bağlantı

Gittim dönmedim geri
Hergün tükenmekteyim
Derdime bin dert daha
Sensiz eklemekteyim

Bağlantı

Allahım ne edeyim
Günüm dünümden beter
Görüşmesek de olur
Selamın gelsin yeter

Bağlantı

Ağlayarak geçeyi
Gecelerim günlerim
Kime ne söyleyeyim
Budur benim kaderim

Bağlantı❞

❝Beş parasız çıktın yola
Yad ellerde verdin mola
Kader yüzüne gülmedi
Düştün kara topraklara

Benim oldu senin oldu
Zalim gurbet bizim oldu
Bunca hayın insan varken
Felek gelip bizi vurdu

Eller sürerken sefayı
Bırakıp gittin dünyayı
Ekmek derdine düşmüşken
Kimden aldın bu cezayı❞

❝Bir hicran yarası bir söz yarası
Yüz melhem goysan da sağalan deyil
Sevib mehebbetle gurulan yuva
Tufanlar gopsa da dağılan deyil

Üreyi yandıran acı dil olar
Eşgin ateşinde yanan kül olar
Bülbül olan yerde gönçe gül olar
Mehebbet gülşeni saralan deyil

Dostunla gardaş ol derdini bölme
Özünden gücsüzün üstüne gülme
Her deli olanı divane bilme
Her delinin ipi yığılan deyil

Baş goyma dünyanın naz balışına
Bir gün tutularsan yaz yağışına
Gefil sınıg körpü çıhar garşına
Sanma ki körpüler gırılan deyil

Bah Esli-Keremin kül ocağına
Ferhadla şirinin dağlı dağına
Leyli Mecnunu da sal bir yadına
Bil ki eşg yarası sağalan deyil❞

❝Haydi gidelim (güzelim) bağ arasına (gel gel aman)
Ürüzgar sokunur (aman) yelpazesine
Bergüzar göndermiş (kibarım) hovardasına (yar yar aman)

Aç beyaz göğsünü (kibarım) sinelerin görünsün
Bize sebep olanlar kurşunlara dizilsin

Leblerin al olmuş (kibarım) dişlerin inci (yar yar aman)
Gerdanın çok beyazdır Tosya da pirinci
Göğsünün üstünde (güzelim) Aydın turuncu (yar yar aman)

Aç beyaz göğsünü (kibarım) memelerin görünsün
Bize sebep olanlar kurşunlara dizilsin❞

❝Karasuda pazar var
Nazmiyemde nazar var
Çok sallanma Nazmiyem
Senden daha güzel var

Trenden mi indiniz
Vapura mı bindiniz
Birik birik baş olmaz
Cümleden hoş geldiniz❞

❝(ah) Karaserin ortasında
Cellad kolum bağladı
Hem bağladı hem söyledi
(ah) Ciğerimi dağladı

(ah) Karaserin ortasında
Kazlarınan cengim var
Yağma yağmur esme poyraz
(ah) Yolda benim yolcum var

(ah) Karaserin ortasında
Yastıceğim taş benim
Altım çamur üstüm yağmur
(ah) Gine gönlüm hoş benim❞

❝Karasuyun alt tarafı değirmen
Hareli suları etrafı çimen
Kadife de isterim basma fistan giyemem

Güle gelen bülbülü çevirmem
Bir evin bir kızıyım fakir de istemem
Kadife de isterim basma fistan giyemem

Karasuya varılmaz meşeden
Mevla'dır sevdayı kalbe nakşeden
Kadife de isterim basma fistan giyemem❞

❝Karasuyun sazları sazları
Biçilmiyor yazları
ıpek mendil düşürür
şu Bozüyün kızları

(Bağlantı)
Amman amman mendili mendili
Yari nasıl görmeli

Karasuyun başından başından
Sular çıkar taşından
Ben yarimi tanırım
ınce kalem kaşından

Bağlantı

Karasuyun boyunda boyunda
Balık oynar suyunda
Öyle bir yar isterim
Hem huyum hem boyumda

Bağlantı❞

❝Kaşların karasına
Gül koydum arasına
Az verdim çok yalvardım
O kızın anasına

Haydi gülüm haydi haydi
Gözlerin beni baydı
Ellerinen olmuşsun
Bana yaraman gayrı

Bahçeleri bayırsız
Etirafı çayırsız
Ellerin yari gelmiş
Hani bizim hayırsız

Haydi gülüm haydi haydi
Gözlerin beni baydı
Ellerinen olmuşsun
Bana yaraman gayrı

Kara kaş boyanır mı
Öpsem yar uyanır mı
Yarim orda ben burda
Buna can dayanır mı

Haydi gülüm haydi haydi
Gözlerin beni baydı
Ellerinen olmuşsun
Bana yaraman gayrı❞

❝Kaynana kazan karası
Körüm helva tavası
ıkisini Allah alası
Oğlu bana kalası

Kocamın abası var
Çok iyi babası var
Kocam güzeldir ama
Bir cadı anası var❞

❝Kalkan ile kapı taşın arası
Yol mu bulamadı dağlar arası
Halil'im düşmüş de elde çapası

Halil'im Halil'im garip Halil'im
Yar başından düşmüş ölmüş Halil'im

Halil'ime kement bağlayamadım
Halil'im düşmüş de toplayamadım
Her yanları ganlı paklayamadım

Halil'im Halil'im garip Halil'im
Yar başından düşmüş ölmüş Halil'im

Adı taş üstüne yazılı galdı
Curası duvarda asılı galdı
Hörüsü ardında yasılı galdı

Halil'im Halil'im garip Halil'im
Yar başından düşmüş ölmüş Halil'im❞

❝Kalbimde sızlayan aşk yarasını
Elinle bir defa sar bana yeter
Bir nazar muskası yazdım sevdiğim
Ağ gerdana takıp gez bana yeter

Her gördüğün anda gir nazarıma
Açtım dert dükkanı gel pazarıma
Ölürsem ayda bir gel mezarıma
Başımda azıcık dur bana yeter

Bunca aşık muradına erdi mi
Mutlu olup hayatına doydu mu
Abalı'nın tükenmeyen derdini
Uzaktan uzağa sor bana yeter❞

❝Kaşımın karasına
Gül koydum arasına
Yaralı ceylan gibi
Melerim arkasına

Hadi yandım sürmeli
Göğsü çapraz düymeli
Bir aklıma düşünce
Seni nerde bulmalı
Uçan kuşa sormalı (Vay)

Bağa gel bostana gel
Zülüfün destele gel
Beni burda bekletme
Yalandan hastalan gel

Hadi yandım sürmeli
Göğsü çapraz düymeli
Bir aklıma düşünce
Seni nerde bulmalı
Uçan kuşa sormalı (Vay)

Bahçelerin gülüyüm
Dalında bülbülüyüm
Boyum benzer fidana
Anadolu gülüyüm

Hadi yandım sürmeli
Göğsü çapraz düymeli
Bir aklıma düşünce
Seni nerde bulmalı
Uçan kuşa sormalı (Vay)❞

❝Kalk dilber gidelim bağ arasına
şakısın bülbüller gül incinmesin
Eser seher yeli zülfün dağıtır
Gerdana dökülen tel incinmesin

Gözlerin şemistir gün yüzün kamer
Seni seven yiğit zekatın umar
ınce bel üstüne cevahir kemer
şöyle bir salın da bel incinmesin

Bir eyilik et ki çıkasın başa
Ak gerdana benler ola temaşa
Aşık maşukla sarılıp sarmaşa
Yorgan zahmet çekip kol incinmesin

Karac'oğlan der ki gel görüşelim
şöyle bir tenhada gel buluşalım
Kaldır nikabını bir öpüşelim
Dudak zahmet çekip dil incinmesin❞

❝Maraş halkı da yana yana ön olur
Her sineği de bir alıcı kurt olur
Ben gidersem yüreğine dert olur
Gardaş kalk gidelim sılaya doğru
Anama doğru babama doğru
Yoldaş kalk gidelim canana doğru

Maraş halkı da yana yana ön olsun
Her sineği bir alıcı kurt olsun
Böyle memlekete düşmanım varsın
Sıla da bir gurbet el de bir bana
Yavru bir bana gardaş bir bana

Anam tüfeğini de direğe asar
Bacım tabancanı da bağrına basar
Anaya bacıya gardaş mı küser
Kalk gardaş gidelim sılaya doğru
Anama doğru Sunama doğru
Kalk gardaş gidelim de canana doğru

Gardaş o dağlarda dağların mı var
Ah çekip ardından ağların mı var
Sanki mor çubuklu bağların mı var
Sıla da bir gurbet el de bir bana
Gardaş bir bana canım bir bana
Sıla da bir gurbet el de bir bana❞

❝Mezar arasında harman olur mu
Gama yarasına derman olur mu
Gamayı vuranda iman olur mu

Aslanım Kazım'ım yerde yatıyor
Gaytan bıyıkları gana batıyor

Mezar arasından atlayamadım
Döküldü cephanem toplayamadım
Bir tek düşmanımı haklayamadım
(Gama yarasını saklayamadım)

Aslanım Kazım'ım yerde yatıyor
Gaytan bıyıkları gana batıyor

Mezar arasında ganlı gasaplar
ınsan ahbabına gama mı saplar
Cenazem geçiyor bakın ahbaplar

Aslanım Kazım'ım yerde yatıyor
Gaytan bıyıkları gana batıyor

Mezarımın daşı gıbleye garşı
Üstünün toprağı gözümün yaşı
Benim gözel oğlum efenin başı

Aslanım Kazım'ım yerde yatıyor
Gaytan bıyıkları gana batıyor

***

Mehmet Özbek, "Folklor ve Türkülerimiz" adlı
kitabında türküyü şu şekilde aktarmaktadır
(Yayın No.91, s.278-279)


Mezar arasında harman olur mu
Kama yarasına derman olur mu
Kama saplayanda iman olur mu

Aslanım Kazım'ım yerde yatıyor
Kaytan bıyıkları kana batıyor
Seni vuran zalım damda yatıyor

Söyle doktor söyle ölecek miyim
Ölmeden yarimi görecek miyim

Karakoldan çıktım yan basa basa
Ciğerlerim koptu kan kusa kusa
Beni vuran zalım Konyalı Musa

Aslanım Kazım'ım yerde yatıyor
Kaytan bıyıkları kana batıyor
Seni vuran zalım damda yatıyor

Söyle doktor söyle ölecek miyim
Ölmeden yarimi görecek miyim

Mezarımın taşı kıbleye karşı
Dil verin söylesin kabrimin taşı
Beni vuran zalım çerkesler başı

Aslanım Kazım'ım yerde yatıyor
Kaytan bıyıkları kana batıyor
Seni vuran zalım damda yatıyor

Söyle doktor söyle ölecek miyim
Ölmeden yarimi görecek miyim❞

❝Maraş'tan çıktım da katırlar yüklü
Bir yelek diktirdim gümüş ilikli
Bir gelin sevdim siyah zülüflü

Nen eyle nen eyle Iraz nen eyle
Çık yüce dağlara bana al eyle
Ah aman aman sürmelim aman
Sürmedim safasını kalsın bir zaman

Karşıdan karşıya (okunmuyor) yuvanı
Iraz'ın yediği cennet meyvası
Bizim çektiğimiz Allah belası

Nen eyle nen eyle Iraz nen eyle
Çık yüce dağlara bana al eyle
Ah aman aman hallerim yaman
Yar ile yaylaya çıktım bir zaman

Maraş'ın altında ufacık gözler
Yine melullaşır şu ala gözler
Gelin helallaşak gelinler kızlar

Nen eyle nen eyle Iraz nen eyle
Çık yüce dağlara bana al eyle
El aman kötüye dedirdin felek
Arslanı çakala boğdurdun felek

***

Bu kısımdan sonrası "Kozan'ın Karsaklar'da
bir eşkiyanın vurulduğu ve nişanlısının söylediği"
türkü olarak geçmektedir (XXIII 69)


Yüce dağ başında duman mı durdu
Çizmenin içine kanlar mı doldu
Bizim hısımlara kıran mı girdi

Nen eyle nen eyle Iraz nen eyle
Çık yüce dağlara bana al eyle

Al atlı merkeze döküldü m'ola
Yüz elli fişengim sıkıldı m'ola
Iraz'ın belleri büküldü m'ola

Nen eyle nen eyle Iraz nen eyle
Çık yüce dağlara bana al eyle

Halep'in köprüsü dardır geçilmez
Iraz'ın saçları telden seçilmez
Ofo'yu vurmuşlar bundan geçilmez
Yürü Ofo yürü kal melil melil

Katip geldi arabaya yaslandı
Yağmur yağdı siyah saçım ıslandı
Beş yüz fişenk omuzumda paslandı

Oy aman felek vay aman felek
Arslanı çakala boğdurdun felek

Jandarma papağı vardı başında
Beşli mavzeri de yanı başında
Ofo'mu vurmuşlar şahantaşı'nda

Oy aman felek vay aman felek
Arslanı çakala boğdurdun felek❞

❝Allah Allah dedik başladık işe
Acele Hazreti Ali yetişe
Evliyalar cümle harbe tutuşa
Kafirin hunu ciğerime dayandı

Bu harbe fahri kainat nazır
Mustafa Kemal de bir ulu vezir
Bize imdat eyle Hazreti Hızır
Her taraftan kahramanlar uyandı

Dört taraftan düşman toplar atıyor
Aman arkadaşlar vatan batıyor
Yanan hanelerde baykuş ötüyor
Viran kuşu seherlerden uyandı

Tayyareler geldi havada uçtu
Gören masumların tebdili şaştı
şükrolsun Mevlaya düşman kaçtı
Ordu vardı Osmaniye’(ye) dayandı

Allah Allah dedi çok babayiğit
Kimi gazi oldu kimisi şehit
Hamdolsun düşmanı eyledik sakıt
Hançerimiz kızıl kana boyandı

Gazi Paşa’m gözün aydınlar olsun
Cenabı Hak sana çok ömür versin
Vatan Maraş’ın günün görsün
Kahramanlar senin için dayandı

Rüyat seherlerde eyliyor zikir
Milli nusrat buldu binlerce şükür
Ömer Osman ile Hazreti Bekir
Bu kavgaya ciharyarlar uyandı❞

❝Maraş'ın parmak üzümü
Severler boyu uzunu
Halil oğlum gelmeyince
Nideyim elin kızını

Eğil yüce dağlar eğil
Biten dalım oğul Halil
Emmim dayım oğlu Halil
O da benim babam oğlu

Dörtyol'dan da aldım fener
Yanar Halil oğlum yanar
Gelinlik evde kalır mı
Duyan eller beni kınar

Oğlum Halil biricikti
Askerliğin görücüktü
Urus'a mı vericikti
şehit Halil Hasan ağlar

Hafız Hoca kime yansın
Hasan, Hacı hep ağlasın
Harp gaçkını zengin olsun
Yüreciğim kanar ağlar❞

❝Mezar arasında harman mı olur
Kama yarasına derman mı olur
Kamayı sokanda iman mı olur

Aslanım Kazım'ım nerde yatıyor
Kaytan bıyıkları kana batıyor

Mezar arasından atlayamadım
Cephanem döküldü toplayamadım
Neyleyim düşmanlar vuruşamadım

Aslanım Kazım'ım nerde yatıyor
Kaytan bıyıkları kana batıyor

Kabir arasında kanlı kasaplar
ınsan ehbabına kama mı saplar

Aslanım Kazım'ım nerde yatıyor
Kaytan bıyıkları kana batıyor❞

❝(aman) Maraş altı da yanar yanar mürd olur
Her sineği de bir alıcı kurd olur
Sen gelmezsen de yüreğime derd olur (derd olur)

Kalk birader gidelim
Sılaya doğru
Ataya doğru
Vatana doğru

(aman) Aşağıdan gelen de Türkmen sucusu
Yürekten mi çıkar aney gardaş acısı
Gardaş gardaş der de ağlar bacısı (bacısı)

Kalk birader gidelim
Sılaya doğru
Ataya doğru
Vatana doğru❞

❝Mezar arasından atlayamadım
Döküldü cephanem toplayamadım
Zalim düşmanımı haklayamadım

Aslanım Kazımım yerde yatıyor
Kaytan bıyıkları kana batıyor

Mezar arasında harman olur mu
Kama yarasına derman olur mu
Bir ben ölmeyinen alem ölür mü

Aslanım Kazımım yerde yatıyor
Kaytan bıyıkları kana batıyor❞

❝Manisa'yla Bergama’nın arası
Yaktı beni kaşlarının karası

Kara kara kargalar
Ceviz dalını ırgalar
Onbeşine basan kız
Sevdiğine el sallar
Yelek de diktim giymedi
Diktiğime değmedi
Sağolası anam da babam
Sevdiğime vermedi

Manisa'yla Bergama’nın askeri
Ben yolcuyum yolları bana gösterin

Kara kara kargalar
Ceviz dalını ırgalar
Onbeşine basan kız
Sevdiğine el sallar
Yelek de diktim giymedi
Diktiğime değmedi
Sağolası anam da babam
Sevdiğime vermedi❞

❝Hıdırlığa çıktım yan basa basa
Ciğerlerim kurudu kan kusa kusa
Seni vuran zalım arabacı musa

Aslanım Kasım'ım efem yerde yatıyor
Saat köstek kaytan bıyık kana batıyor

Mezar arasında kanlı kasablar
Kasaplar oturmuş bıçak masatlar
ınsan ehbabına efem kama mı saplar

Aslanım Kasım'ım efem yerde yatıyor
Saat köstek kaytan bıyık kana batıyor

Mezar arasında pusu kuruldu
Yiğidim Kasım'ım efem orda vuruldu
Kamayı vurandan hesap soruldu

Aslanım Kasım'ım efem yerde yatıyor
Saat köstek kaytan bıyık kana batıyor

Mezar arasında harman olur mu
Kama bıçak yarasına derman olur mu
ınsan ehbabına böyle vurur mu

Aslanım Kasım'ım efem yerde yatıyor
Saat köstek kaytan bıyık kana batıyor

Mezar arasından atlayamadım
Cephanem döküldü efem toplayamadım
Bir tek düşmanımı haklayamadım

Aslanım Kasım'ım efem yerde yatıyor
Saat köstek kaytan bıyık kana batıyor

Mezar arasında ötmesin kuşlar
Hayırdır inşallah gördüğüm düşler
Cenazeme gelsin bütün dervişler

Aslanım Kasım'ım efem yerde yatıyor
Saat köstek kaytan bıyık kana batıyor❞

❝Maraş'tan bir haber geldi
Dediler ki Meyrik öldü oy oy
Keşke Meyrik ölmeseydi
Kesileydi elim kolum oy oy

Oy Meyrik Meyrik Meyrik
Ben kurbanam sana Meyrik
Ben hayranam sana Meyrik (vay)

Doktor yarayı kesiyor
Gene Meyrik kan kusuyor oy oy oy
Dediler ki Meyrik öldü
Anası kime (bana) küsüyor oy oy oy

Oy Meyrik Meyrik Meyrik
Ben kurbanam sana Meyrik
Ben hayranam sana Meyrik (vay)

şu Meyrik'in acısına
Çarşaf serin gecesine oy oy oy
Keşke Meyrik ölmeseydi
Sabır onun kocasına (anasına) oy oy oy

Oy Meyrik Meyrik Meyrik
Ben kurbanam sana Meyrik
Ben hayranam sana Meyrik (vay)❞

❝Maraş’da gutu
ıcinde otu
Nışanlın kötü

Geldin gelinim
Geldin geldin gelinim
Sen sefa geldin

Narın ağacı
Narın ağacı
Gız gelin bacı

Geldin gelinim
Geldin geldin gelinim
Sen sefa geldin

***

Béla Bartók's Folk Music Research in Turkey,
Ahmed Adnan Saygun, Budapeşte, 1976 isimli
kaynakta eserin 3. kıtası şu şekilde
aktarılmaktadır: (Bu bilgiler Bartók'un
notlarında bulunmamaktadır.)


Geydiğin atlas
ığneler batmaz
Yalınız yatmaz

Geldin gelinim
Geldin geldin gelinim
Sen sefa geldin❞

❝Maraş abalı çoban
Gelele gelele nazlı da yar
Nereye kondu oban
Durele durele sürmeli yar (sevdalı yar)
Nere gonarsa gonsun
Gelele gelele nazlı da yar
Vermiyor zalım baban
Durele durele sürmeli yar (sevdalı yar)

Maraş aba geymişsin
Gelele gelele nazlı da yar
Ne kadar büyümüşsün
Durele durele sürmeli yar (sevdalı yar)
Pek de güzel değilsin
Gelele gelele nazlı da yar
Kendini sevdirmişsin
Durele durele sürmeli yar (sevdalı yar)

Maraş abayı geyer
Gelele gelele nazlı da yar
Tomafil geldi gider
Durele durele sürmeli yar (sevdalı yar)
Yari elden gidenin
Gelele gelele nazlı da yar
Vallahi ömrü biter
Durele durele sürmeli yâr (sevdalı yar)❞

❝Sana kem dendi mi kalbim sızılar
Dillerde ucuza satınsın Maraş
Kendini kurtardın yandın yıkıldın
Koç yiğit anası hatunsun Maraş

Korucun uğrar mı bahçeye bağa
Al yeşil don layık simaya çağa
ıfritler ezildi çarpınca dağa
Tabiat hattın var çetinsin Maraş

şansın mı fenadır bahtın mı kara
Tedavi olmuyor sendeki yara
Süslenmek faslına yazılan para
Sordum sual ettim ketumsun Maraş

Hacı Zülkadir de gurbette n'eyler
Haline acıyor obalar köyler
Dertliler ağlar da aşıklar söyler
Sen de benim gibi yetimsin Maraş❞

❝Maraş Maraş derler bir büyük Maraş
Döşeğim kutnu da yorganım kumaş
Al kanlar içinde can veren kardaş
Bize mesken oldu Maraş illeri

Maraş'ın önünde bir sürü koyun
Eşildi mezarım ılıdı suyum
Kefene sığmıyor şu selvi boyum
Bize mesken oldu Maraş illeri

Maraş'a vardım da sığmadım hana
Doğurmaz olaydın sen beni ana
Kimsem de yoktur ki derdime yana
Bize mesken oldu Maraş illeri

Kömüşlerim de gelmiş yağlayamadım
Kır atım boşanmış bağlayamadım
Gitme yavrum dedim eğleyemedim
Bize mesken oldu Maraş illeri

Bir dikme de diktim bitiremedim
Dikmenin dibinde oturamadım
Gitme Ali'm dedim getiremedim
Bize mesken oldu Maraş illeri

Gayrı fidanıdım sürmez dallarım
Döküldü yeşilim yoktur allarım
Kardaşsız gelini nasıl eğlerim
Yarim mesken m'oldu Maraş illeri

***

Ahmet şükrü Esen "Anadolu Türküleri"
adlı kitabında türkünün çeşitlemesini şu şekilde
aktarıyor, Türkiye ış Bankası Kültür Yayınları,
Emel Matbaacılık, 1986 - Ankara, s.80


Maraş Maraş dediler de Maraş bir koca Maraş
Kutnudur yorganım yastığım kumaş
Bir yorgan altında can veren kardaş
Öldü diye haber eylen sunama of anam of

Maraş'ın içinde bir çeşme akar
Gelmez düşmanlardan geriden kaçar
şimdi garip anam yoluma bakar
Öldü diye haber eylen sunama of anam of

Maraş'ın dağları da mor düzdür çamdır
Görünür de bizim yurtlar dumandır
Gayrı bizim geleceğimiz gümandır
Öldü diye haber eylen sunama of anam of

Arpayı biçende olacak deste
Başım yastıktadır kulağım seste
Diyarı gurbette kimseler olmasın hasta
Gayrı ben sılamı göremem demiş

Kılınç kabzasında kınalı parmak
Ne yaman müşkilmiş yardan ayrılmak
Hepimiz kırılırık yurdumuzu vermek
Gayrı ben sılamı göremem demiş❞

❝Tarihlere şeref veren
Senem Ayşe denir adca
Çomaklı'da şehit olan
Elkablı'nın kızı Hatçe

Düşman içinden aldılar
Pazarcıklı Kır Bektaş'ı
Tüfengini bırakmıyor
Köşker Ahmet'in Ökkeş'i

Yiğitlerin seçtim yazdım
Bin bir şehit vardır daha
Deliktaş'ta şehit oldu
Pendirdereli Mustafa

Çatal çatal yüreği var
Maraş'ın oldu velisi
Kahramanlık icat eden
Çuhadarların Ali'si

Hacı Zülkadir'in derdin
Vatanı kurtardı merdin
Türk milleti binler yaşa
Asırlarca zafer gördün❞

❝Maraş'ın savaşa sancak çektiği
Al kanın sel olup aktığı gün bu
şanlı bayrağını burca diktiği
Fennin aciz kalıp baktığı gün bu

Sait Sütçü ımam savaşa koşar
şad olsun ruhunuz tarihte yaşar
Düşmanlar korkudan durmayıp koşar
Türk'ün Allah deyip kalktığı gün bu

Buluta karışır ateşli duman
ırsi kalpte doğar azimle iman
Çağırdı düşmanlar aman elaman
Bayrağın madalya taktığı gün bu

Dalgalan bayrağım şanın var senin
Neslinden renk almış kanın var senin
Tarihi doldurmuş ünün var senin
Hacı Zülkadir'in çektiği gün mu❞

❝Maraş'tan olur beylerin ulusu
Urfa'dan gelir Kürdün valisi
Halep'ten Antep'ten şuradır berisi
Sılayı arz' eden gelsin gidelim

Garipler yatağı Tarsus Adana
Ağalar olsun dost elinden dadana
Gitme demem sılasına gidene
Sılayı arz' eden gelsin gidelim

Alt' ay oldu ben çizmeyi giymeyi
Dost elinden şeker şerbet ezmeyi
Gönül ister kır at ile gezmeyi
Sılayı arz' eden gelsin gidelim

Karacaoğlan der ki geldik faniye
Gönlüm sende tor sefil dünyaya
Ana dedik mağara olan binaya
Anayı arz'eden gelsin gidelim❞

❝Maraş Maraş derler bu nasıl Maraş
Yorganı kutnu da yastığı kumaş di nenni nenni
Çayırın üstünde can veren kardaş
Kalk gidelim kardaş sılaya doğru

Getme kardaş getme sıla düzüne
Huri olsa da bakmam yüzüne
Benden selam edin menemenci kızına
Sıla da bir gurbet el de bir bana

Kardaş şu dağlarda dağların mı var
Güllü mor sümbüllü bağların mı var
Ya sılada da bana ağlarım mı var
Sıla da bir gurbet el de bir bana❞

❝Narası gafletten beni uyardı
Kıldı kendi gibi divane gönül
Eyledi şulesi aşkın şemini
Başladı dönmeye pervane gönül

Nuru ak alemi kıldı ürüşan
Nakşını kalbime eyledin rüşan
Bıraktı hayrette kıldı perişan
Saldı göz yaşımı revana gönül

Düştüm muhabbete eyledim devran
Sandım yüreğimi emdi şahmaran
Düşürdü gönlüme etki zaferan
Bağladı dilimi şivane gönül

Sevda rüzigarı serimden esti
Aldı rahatımı uykumu kesti
Kafeste kuş gibi halvetten küstü
Yüz tuttu ahbabı ihvana gönül

Düştü nazarıma bir saçı leyla
Mecnun'dan beş beter oldum divana
Haddi hoş gülcemal gözleri ala
şevketti aklımı elvana gönül

Çalkanır çeşmimde kazlar sonalar
Ötüşür dilimde yüzbin turnalar
Her taşı bir gamdan yaptık binalar
Göçürdü meskeni ayvana gönül

Her nereye gitsem bu talih kara
Çok vurdu serimi taştan taşlara
Hıfzı Kerem gibi yanacan nara
Al canımı benzet kurbana gönül❞

❝Giderim Karasu’ya
Elmayı soya soya
Verim benim yarimi
Seveyim doya doya

Karpuz kestim yiyen yok
Halin nedir diyen yok
Öyle bir yar sevdim ki
Gözün aydın diyen yok

Öptürmem öptürmem
Al yanaktan öptürmem
Öperse yarim öpsün
Başkasına öptürmem

Dağ başından geçilsin
Rakı şarap içilsin
Güzeller sevdiğini
Hemen alsın çekilsin❞

❝Üç gün önce haber aldım
Yetişti dün parasızlık
Girdi gönlümün şehrine
Kurdu bir han parasızlık

Parasızlık parasızlık
Hiç olmuyor ki evsizlik

Talan vurdu dört yanıma
Hasret koydun sağ canıma
Taa damarda ki kanıma
Vurdu birden parasızlık

Parasızlık parasızlık
Hiç olmuyor ki evsizlik

Yanık bağrım pişirirsin
Benim yolum şaşırırsın
Bir kötüye düşürürsün
Vallahi sen parasızlık

Parasızlık parasızlık
Hiç olmuyor ki evsizlik

Kemal Yıldız’ı kul eden
Akan yaşını sel eden
Kardeşlerimi el eden
Yinede sen parasızlık

Parasızlık parasızlık
Hiç olmuyor ki evsizlik❞

❝Oğlun kızın bacın avradın karın
Eline bir tas su vermez parasız
Hem eşin hem dostun sevgili yarin
Eğlenip yanında durmaz parasız

Bir arzuhal yazsan makama varsan
Ağlasan derdini davanı sorsan
Ağır hasta olsan hekime varsan
Yarana bir ilaç sürmez parasız

Bir zengin hasta olsa çok hekim gelir
Avrupa'dan yarasına em gelir
Bir fakirin ölüsüne kim gelir
Hoca bile elin vurmaz parasız

Yandı adaletin evi köşesi
şimdi o rüşvetin işler şişesi
Hacısı hocası beyi paşası
Allah için bir iş görmez parasız

Parasız adamda olur mu akıl
Yoksulun adını koymuşlar pakıl
Her ayda sayısız para alan vekil
Bir gün gelip halini sormaz parasız

Ali ızzet böyledir kanun-ı cihan
Hiçbir iş göremez parasız insan
Kulun muradını Cenab-ı Sübhan
Hiçbir şey almadan verir parasız❞

❝Sokak arasında kanlı kasaplar
ınsan evladına da kama mı saplar
Cenazem kalkıyor bakın ahbaplar
Oy babam oy zalım babam oy

Söyle baba ben suçumu bileyim
Bileyim de ecelimle öleyim
Oy babam oy zalim babam oy

Sokak arasına kanım yayılır
Anam figan eder bacım bayılır
Ocağa odunlar bir bir kayılır
Oy babam oy zalım babam oy

Söyle baba ben suçumu bileyim
Bileyim de ecelimle öleyim
Oy babam oy zalim babam oy❞

❝Saçının ağına garasına gurbanam (ay ana)
Könlünün o hazin laylasına gurbanam (ay ana)

Eziz anam ay ana ay ana
Dünya bir yana sen bir yana ay ana
Men sene gurbanam ana

Geceler sübhe dek gadam aldın (ay ana)
Eziz laylanı bahar bilmişem yaz bilmişem (ay ana)

Eziz anam ay ana ay ana
Dünya bir yana sen bir yana ay ana
Men sene gurbanam ana❞

❝Gözümün nuru eziz ana
Böyüttün sen meni yana - yana
Odlusan gül kimi
Bir gaynar heyat kimi
Borçluyam men sene
Sene bir evlat kimi
Eziz ana

Ne ki arzu kamın var
Gelbimde tutmuş gerar
And olsun sana can ana
Etrini gül bilir
Gedrini el bilir
Saçının ağına garasına gurbanam
Könlümün o hezin laylasına gurbanam
Eziz ana

Beşiyim üsde layla çekdin
Geceler sübhe dek gadamı aldın
ısdi nefesini hemişe yaz bilmişem
Eziz ana
Ne ki arzu kamın var
Gelbimde tutmuş gerar
And olsun sana can ana
Etrini gül bilir
Gedrini el bilir
Saçının ağına garasına gurbanam
Könlümün o hezin laylasına gurbanam
Eziz ana❞

❝Uçdu gönül kuşu yucadan yuca
Kondu bir dilberin tel arasına
Camalda gamalda bulunmaz bunca
Bir gözel sorasan el arasına

Kameti ayna kar sinesi çak
Ağ meme eyleyir göyneye mazak
Ebrişimden ela çin çin bir kucak
Tögübdü zülflerin bel arasına

Ennabı lebleri al meden idi
Fıtnegar gözleri kal meden idi
şirindi dehanı bal meden idi
şehd ü şeger ezib dil arasına

Bağçalar içinde bahar goncası
Lale genarında nergiz şahesi
Simi zenahdanda hallar danesi
O gülgez yanaklar gül arasına

Celladdan bedter can alan gözlerin
Aşığı möhnete salan gözlerin
Herden min heyala dalan gözlerin
Fitneler oynadır fel arasına

Her gelmesi bir dürr her högmü ferman
Almas gibi giprigler ohlar insan
Cilvesi eşkinde alıcı terlan
Bir sonadur konmuş göl arasına

Derin deryalar teg daşan Ülger'in
Gem möhnet başından aşan Ülger'in
Hüsnüne bir dastan koşan Ülger'in
Rehm et sanc bağrını mil arasına❞

❝ıki mezar arasında harman olur mu
Kama yaresine derman olur mu
Kamayı vuranda iman olur mu

Aslanım Kazım'ım yerde yatıyor
Kaytan bıyıkları kana batıyor

Mezar arasında kanlı kasaplar
ınsan sevdiğine kama mı saplar
Cenazem geçiyor kalkın ahbaplar

Ay karanlık gecede vurdular beni
Ölmeden tabuta koydular beni

Mezar arasından atlayamadım
Cephanem döküldü toplayamadım
Bir tek düşmanımı haklayamadım

Ay karanlık gecede vurdular beni
Ölmeden tabuta koydular beni

Evimizden çıktım yan basa basa
Ciğerim söküldü kan kusa kusa
Beni vuran katil arabacı Musa

Vurma Kazım vurma keser yarası
Burası meydan değil sokak arası

Evimizden çıktım başım selamet
Çarşıya varmadan koptu kıyamet
Üç çocuğum var Allah'a emanet

şu alçacık damdan atlayamadım
Döküldü cephanem toplayamadım

Mezar arasında melekler çoktur
Gelme doktor gelme çaresi yoktur
Allah'tan başka kimselerim yoktur

Aslanım Kazım'ım yerde yatıyor
Kaytan bıyıkları kana batıyor❞

❝Batın zahir özde gizde
ınsana sevmek yaraşır
Yaz baharda kışda güzde
Dört mevsimde aşk yarışır

Geldik insan sıfatında
Halk olduk Hakk'ın katında
Sevdam insanlık atında
Dünya sonsuza varışır

Gönül yanar kızgın narda
Üşümem boranda karda
Gece gün olur şiar'da
Gider yarına karışır❞

❝ıki dostun arasından
Keçen bir cüt maral ıdı
Biri eşgin havasından
Biri yardan yaralıdı

Hına vurub ellerine
şana vurub tellerine
Gümüş kemer bellerine
Heyif menden aralıdı

Esme bad-i seba esme
Yarın meylin menden kesme
Biri Dursun biri Mesme
Aydın deyer haralıdı❞

❝Yöremizin Karasuyu
Pırıl pırıl çakıllı
Öyle bir yar isterim
Hem güzel hem akıllı

(Bağlantı)
Mal alırsan yörükten
Gız alırsan Söğüt'ten

Çıktım yaylanın başına
Seyran ettim ovayı
Gız gönlümle doldurdun
Elindeki govayı

Bağlantı

Domaniç'e varalım
Obamızı kuralım
Söğüd'e döndüğmüzde
Düğün dernek yapalım

Bağlantı❞

❝Yarasa kuşuna benzer fukara
Kanadı bitse de bitmez tüy tozak
Kim sürüp hümanın izin çıkara
Gönül birbirine olmuş bir tuzak

Oku var sure-i nun velkalemden
Hazreti Eyyub'a derdi elemden
Gidip sual eyle Fahr-i Alem'den
Nedir el-firaru mimma la-yutak

Seyrani kıssanın nihayetine
O şah-ı Kerbela hikayetine
şahın mertebe-i şehadetine
Muhabbet gerektir alel ittifak❞

❝Yeşil yaprak arasında kırmızı gül goncesi
Nerelerde mesken kurmuş gönlümün eğlencesi
Varın deyin nazlı yare ayrılık son gecesi

Gözüm gördü gönlüm sevdi yar yoluna fedayım
Vallahi dost sana kurban can daim

Yeşil yaprak arasında kırmızı gül harı var
Yanakları alev almış sinesinde narı var
Varın sorun el aleme kimin böyle yarı var

Gözüm gördü gönlüm sevdi yar yoluna fedayım
Vallahi dost sana kurban can daim

Yeşil yaprak arasında bir nar aldım yemeye
Meramım yar değil gettim nazlı yari görmeye
Yarıma bir çift sözüm var utanırım demeye

Gözüm gördü gönlüm sevdi yar yoluna fedayım
Vallahi dost sana kurban can daim❞

❝ıki dağın arasında kalmışam
Bülbül gibi daldan dala konmuşam ey
Ne gün görmüş ne de murad almışam

(Bağlantı)
Ana beni bir kötüye verdiler ey
Verdiler de günahıma girdiler ey

Bir tas ağu olsa ezer içerem
ıçerem de bu canımdan geçerem ey
Ben yarimi nerede olsa seçerem

Bağlantı❞

❝ıstanbul'dan Üsküdar'a yol gider çavuş
Yol gider hanımlara deste deste gül gider
Gül gider de çavuş gül gider

(Bağlantı)
Yandım çavuş yandım senin elinden
Elinden çavuş elinden
Çok sallanma kasatura da fırlar belinden
Belinden çavuş belinden

ıstanbul'dan üç mum aldım yakmaya
Yakıp yakıp yar yüzüne bakmaya

Bağlantı

ıstanbul'la Üsküdar'ın arası
Yaktı beni kaşlarının karası

Bağlantı❞

❝Yeşil yaprak arasında kırmızı gül goncası
Nerelere gitti gelmez gönlümün eğlencesi
Geç güzel karşımda durma yakar ateşin beni
Er olan meydana çıksın kim sarar güzel seni

Yüce yüce dağ başında aramaktan gelirim
Yitirdim nazlı yarimi ağlamaktan gelirim
ıflah olmam ben bu dertten çeke çeke ölürüm
Er olan meydana çıksın kim sarar güzel seni❞

❝Yarası yar yarası
Yamandır yar yarası
Beni candan bezdirir
Yüreğimin yarası

Yarası dil yarası
Almaz fitil yarası
Her bir yara sağalır
Sağalmaz dil yarası

Kömüre yar kömüre
Gözler benzer kömüre
Ateşin yaktı beni
Döndüm kara kömüre

Toruna mert toruna
Düşeydik mert toruna
Mert torundan kaçarken
Düştük namert toruna

Daimi'yim al beni
Yere düştüm al beni
Sen kasap ol ben deri
Taştan taşa çal beni❞

❝Ondurmaz yakar yandırır bahtın karası
Yıldırımı utandırır hasret narası
Yürek yarası

(Bağlantı)
Bu dert dertlerin hası
Vuslattır tek devası
ılaç neylesin yara
Yürek yarası

Can bedene sitem eder yoktur arası
Kafesinden uçar gider gelse sırası
Yürek yarası

Bağlantı

Her nefese yazı denir olmaz turası
Ancak can ile ödenir aşkın kirası
Yürek yarası

Bağlantı❞

❝ıki dağın arası var
Bu gönlümün yarası var
Doktorlarda bulamadım
Zalim yarda çaresi var

Kara giydim yastayım ben
Yar yüzünden hastayım ben
Derman kar eylemez bana
Ciğerimden hastayım ben❞

❝Yarasızlar ey
Ok değmiş ey kardaş yara sızlar heyran yar
Yaralının halından
Ne bilsin ey kibar yarasızlar kurban yar
Ağamın elinden nere gidim beni ben
Zalımın elinden nasıl edim ben
Yeter ağlattın beni

Gözlerinde ey kibar cadı var
Baktıkça ey hayran dilim bağlar
Kül o yarın başına
Vefasızlara ey hayran bel bağlar
Ağalar elinden nere gidim beni ben
Zalimin elinden nasıl edim ben
Yeter ağlattın beni❞

❝Aras kenarının ince dumanı
Yayılır dağlara (oy oy oy oy oy) seher zamanı

Bülbül ne ağlarsın yuvan mı yoktur
Yoksa benim gibi (oy oy oy oy oy) yaran mı çoktur

Mızıka çalındı düğün mü sandın
Askere gideni (oy oy oy oy oy) gelir mi sandın❞

❝Ardıç arasında biten haneler
Doğurursa kız doğursun analar
Çöz Aslım çöz göğsün düğmelerin
Ala göz üstüne çek sürmelerin

Hisar ellerinin gülü bitmez mi
Bu güzellik kızım sana yetmez mi
Çöz Aslım çöz göğsün düğmelerin
Ala göz üstüne çek sürmelerin

Ardıç arasında biten budaklar
Honaz kirazına dönmüş dudaklar
Çöz Aslım çöz göğsün düğmelerin
Ala göz üstüne çek sürmelerin❞

Antepten ötedir maraşın yolu
Geçmez oldu burdan gardaşın yolu
Kapımı çaldıda bir kara haber
Kırıldı gönlümün kanadı kolu
kırıldı gönlümün kanadı kolu

Noldu gardaş noldu dardamı kaldın
Doluyamı düştün kardamı kaldın
Bir zalim elinden yaramı aldın
Antebi maraşı başıma yıktın

Geleceksin diye gözüm yoldaydı
İçimdeki ateş ogün soldaydı
Nere gittin kardaş neydi acelen
Keşke kalan ömrün senin olaydı

Noldu gardaş noldu dardamı kaldın
Doluyamı düştün kardamı kaldın
Bir zalim elinden yaramı aldın
Antebi maraşı başıma yıktın

Söz : Yunus Taşkın & Müzik : Ahmet Satılmış