Ömer Kadiroğlu - Selam







Yorum Yaz

Yorumlar
5 - 5 - 0 yorum

Ömer Kadiroğlu En Çok Dinlenen 10 Türküsü
Ömer Kadiroğlu - Selam

Etiketler : Ömer Kadiroğlu, Selam, Ömer, Kadiroğlu, Selam, Ömer Kadiroğlu - Selam türkü indir, Ömer Kadiroğlu - Selam türkü dinle, Ömer Kadiroğlu türküleri, Selam türküsü dinle, Ömer Kadiroğlu türkü dinle, Ömer Kadiroğlu türkü sözleri, Selam sözleri, Ömer Kadiroğlu mp3 dinle

❝Benden selam olsun Bolu Beyine
Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır
Ok gıcırtısından kalkan sesinden
Dağlar gümbür gümbür seslenmelidir

Düşman geldi tabur tabur dizildi
Ak alnıma kara yazı yazıldı
Delik demir çıktı mertlik bozuldu
Eğri kılıç kında paslanmalıdır

Köroğlu düşer mi yine şanından
Çoğunu ayırır er meydanından
Kır at köpüğünden düşman kanından
Çizme dolup şalvar ıslanmalıdır

***

Halk Şiirinden Seçmeler - 100 Temel Eser adlı
kitapta metin şu şekilde aktarılıyor
(Bilge Kültür Sanat, Yayın No: 186, sayfa 124)
Aynı sözlerle Türk Halk Şiiri Antolojisi - Ali Püsküllüoğlu
Bilgi Yayınları: 224, Antoloji Dizisi: 2
Bilgi Yayınevi, Birinci Basım, Haziran - 1975
s.178de eser şu şekilde aktarılmaktadır


Benden selam olsun Bolu Beyine
Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır
Ok gıcırtısından kalkan sesinden
Dağlar sada verüp seslenmelidir

Düşman geldi tabur tabur dizildi
Alnımıza kara yazı yazıldı
Tüfenk icad oldu merdlik bozuldu
Eğri kılıç kında paslanmalıdır

Köroğlu düşer mi yine şanından
Ayırır çoğunu er meydanından
Kır At köpüğünden düşman kanından
Çevrem dolup şalvar taşmalıdır

***

Benden Selam Olsun - Bolu Türküleri
Hazırlayanlar: Taner Can ve Siyami Palazoğlu
Bolu Belediyesi Kültür Yayınları: 2
Belen Ofset, Ankara - 2008, s.30da
eser şu şekilde aktarılmaktadır


Benden selam olsun Bolu Beyine
Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır
Ok gıcırtısından kalkan sesinden
Dağlar seda verip seslenmelidir

Düşman geldi tabur tabur dizildi
Alnımıza kara yazı yazıldı
Tüfek icad oldu mertlik bozuldu
Eğri kılıç kında paslanmalıdır

Köroğlu düşer mi yine şanından
Ayırır çoğunu er meydanından
Kır at köpüğünden düşman kanından
Çevrem dolup şalvar ıslanmalıdır

***

Benden Selam Olsun - Bolu Türküleri
Hazırlayanlar: Taner Can ve Siyami Palazoğlu
Bolu Belediyesi Kültür Yayınları: 2
Belen Ofset, Ankara - 2008, s.118-119da
eser şu şekilde aktarılmaktadır


(hey hey yine de hey hey)
Benden selam olsun Bolu beyine (Bolu beyine)
Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır (yaslanmalıdır)
At kişnemesinden gargı sesinden (gargı sesinden)
Dağlar seda verip seslenmelidir (seslenmelidir)

(hey hey yine de hey hey)
Düşman geldi tabur tabur dizildi
Alnımıza böyle yazı yazıldı
Tüfek icad oldu mertlik bozuldu
Eğri kılınç kında paslanmalıdır

(hey hey yine de hey hey)
Köroğlu döner mi kendi şanından
Çıkarır çoğunu er meydanından
Kır at köpüğünden düşman kanından
Çevre dolup şalvar ıslanmalıdır❞

❝Benden yare selam edin turnalar
Bir gün varıp divanına durunca
Sormazsa belletmen gidin turnalar
Pek perişan diyesiniz sorunca

Varın Kayseriye bir ziynet edin
Erciyes dağında bir sematutun
Hacıbektaş nahiyesinde yatın
Halim diyin dost köyüne varınca

Yaman olur Kırşehirin belleri
Keskinden de sual edin yolları
Ankarada iyarz edin halleri
Adaletli Atatürkü görünce

Eskişehirde de bir katar bağlan
İzmire vatınca deryayı boylan
Eski vatanımız çırpınıp ağlan
Öz yurdumuz Selaniğe girince

Şamdır ceddimizin yurduna konun
Bağdad şehirinin başında dönün
Yıkılası Kerbelaya da inin
Ali İzzetunutman yüzler sürünce❞

❝Kara gözlüm benden Tanrı selamın
Keser gider misin kıyamete dek
Bir kurulu yaydır kaşları keman
Yaşar gider misin kıyamete dek

Öldürmeğe kail oldum ben özüm
A benim sevdiğim hey iki gözüm
Ayağın altına döşesem yüzüm
Basar gider misin kıyamete dek

Nereden uğradım senin iline
Gider iken ağam doğru yoluma
Bendeyledin siyah zülfün teline
Asar gider misin kıyamete dek

Gelin yalvaralım şimdi Celile
Merhamet eyleye kalb-i melile
A sevdiğim kulun hasta Halile
Küser gider misin kıyamete dek❞

❝Bir selam yok neredesin
Can gözlerim yas dolu
Kime sorsam kimbilsin
Bulamam ki yolu

Gel desende
Gül desende
Gelemem gülemem
Senin olamam

İşte son yerdeyim
Hayaldeyim seninleyim
Sen dönsen bile bana
Ben sensizlerdeyim❞

❝Saba selam eyle gül yüzlü yare
O mübarek hatırcığı hoş mudur
Ben bendesi ayrı olalı gözden
Kadrin bilmezlere hali hoş mudur

Canan bizim kıymetimiz bilmedi
Bu çeşmimden akan yaşı silmedi
Çok zamandır bir selamı gelmedi
Bilmem o zalimin bağrı taş mıdır

Mustafam da yollarını gözetir
Rakip açmış zülüflerin düzetir
Olur olmaz sitemlerin bizedir
Adularla bade içmek iş midir❞

❝Bize bir hal oldu gardaş
Haller bitmiyor bitmiyor
Gezdik dünyayı dolaştık
Yollar yollar bitmiyor

Yağmur olduk yağdık gardaş
Seller bitmiyor bitmiyor
Güneşime mani olma
Güller bitmiyor bitmiyor

Yaşa yaşa boşa gardaş
Günler bitmiyor bitmiyor
Rezil oldu paşa gardaş
Cinler bitmiyor bitmiyor

Saygı sevgi nerde gardaş
Kinler bitmiyor bitmiyor
Ayı dolmuş her tarafa
İnler bitmiyor bitmiyor

Arar olduk hep eskiyi
Dünler bitmiyor bitmiyor
Suçun sahibi bulunmaz
Senler bitmiyor bitmiyor

Günün modası övünmek
Benler bitmiyor bitmiyor
Alimlere selam olsun
Canlar bitmiyor bitmiyor❞

❝(Köroğlu)
Benden selam olsun Cevher Paşaya
Can ister ki bu firkata dayana
Şimdi yiğitliğin geldi sırası
Eğilip de öz kanını yalana

(Demircioğlu)
Şükür olsun yaradana çok şükür
Şükür ki serdarım geldi üstüme
Bu yarayla ölsem bile gam değil
Şükür ki Köroğlum geldi üstüme

(Köroğlu)
Ah edende gözden yaşı dökerim
Gazap etsem nice beller bükerim
Peg eder peglere arpa ekerim
Koçaklarım birbirinden talana

(Demircioğlu)
Bakmaz mısın tenden akan kanıma
Bir od düştü beyim şirin canıma
Bir haber gönderin Telli Hanıma
Korkarım bir zeval gele dostuma

(Köroğlu)
Ruşen Alim der yüzünü göreyim
Düşmanımdan intikamım alayım
Hışma gelip şimdi kılıç çalayım
Kan bağırsak birbirine dolana❞

❝Ispartadan çıktım başım selamet
Çivril köprüsüne gelince koptu kıyamet
Çoluğum da çocuğum demirci efem sana emanet

(Bağlantı)
Güpegündüz artıyor benim kederim
Ağlama annem ağlama yazım kaderim

Ispartadan çıktım dalburuş kuşaklı
Ülfet beyin candarmaları süngülü bıçaklı
Demirci de efenin cepkeni sırma saçaklı

Bağlantı❞

❝Ben gelirken beyaz karlar yağmıştı
Düz ovayı kara duman boğmuştu
Rahat olanlara güneş doğmuştu
Hasret ile iki gözü dolan var

Çok azaldı Kızılırmak Ceyhanlar
Kokmaz oldu lale sümbül reyhanlar
Birbirini sevmez oldu insanlar
Ne yazık ki öldüren var ölen var

Mahzuniyim alın teri yemedim
Ömrümde haksıza haklı demedim
Benim Türkiyelim benim Memedim
Türkiyeden dolu dolu selam var❞

❝Şimdi almaz oldun benim selamım
Alırsın sevdiğim bir zaman olur
Bana işlediğin işlere nadim
Olursun sevdiğim bir zaman olur

Olamam sevdiğim bir nefes sensiz
Diyar-ı gurbete giderim sensiz
Cihan köşkünde kul yok mu diyen siz
Kalursun sevdiğim bir zaman olur

Sözüm geçmez oldu ol bi-amana
Büküldü kametim döndü kemana
Böyle kalmaz elbet gelir imana
Gelürsün sevdiğim bir zaman olur

Vücudum şehrinde nar-ı hasretin
Arttı derunumda derd-i firkatin
Bu Aşık Ömer’in kadr ü kıymetin
Bilürsün sevdiğim bir zaman olur❞

❝Benden selam söyle gül yüzlü yare
İnce belli selvi boylu arı kız
Ben ölürsem vasiyetim budur ki
Cenazemi zülfün ile sara kız

Kalk seninle gezek bahçeyi bağı
Nazik dudakların çiçek yaprağı
Beyaz memeklerin Erzurum yağı
Göğsünde beslemiş çifte narı kız

Canım kurban o gözlerin mestine
Ne düşmüşüm tatlı canın kastına
Tut kolumdan kaldır göğsün üstüne
Sana feda ettim her bir varı kız

Serbesti düşürdün tükenmez derde
Eğdirme boynumu merde namerde
Varol dedim varol olduğun yerde
Yetişir çektiğim ah ü zarı kız❞

❝Benden selam söylen vefasız yare
Gurbet benim olsun sıla kendine
Çekilmedik derdimizi bölüşek
Başlı ben alayım sıla kendine

Dökek derdimizi ölçek bölüşek
Ne el bize ne biz ele karışak
Felek bize gül demez ki gülüşek
Cefa benim olsun çile kendine

Çektiğim cefalar yar senden geldi
Bana bu sitemler kar senden geldi
Başımdaki duman kar senden geldi
Ben kara bağlayım ala kendine

Evvelden hastadır yaralı gönlüm
Sevdayı mahbuba ereli gönlüm
Aşkın gömleğine gireli gönlüm
Hicranı Veyselden nola kendine❞

❝(aman) Benden selam söylen o nazlı yare ey vay yare oy
Bir soluk karşımda ey yavru dursun da gitsin
Heç eyolmaz yarelerim sızılar ey
Yaremin hatırını ey yavru sorsun da gitsin ey

(aman) Yavru şahin avladıydım bazınan ey vay yare oy
Yar gelir geçerdi ey yavru türlü nazınan
Balı pestil etmiş koca dutunan ey
Yar gelsin elinen sorsun da sorsunda gitsin ey

(aman) Hüseyinim kurtulmadı beladan ey vay yare oy
Yari bize nasip eyle Yaradan
Çekim ki kurtulam ben bu yaradan ey
Yar gelsin yaramı sarsın da sarsın da gitsin ey❞

❝Bafradan çıktım başım selamet
Hacı köyüne vardım koptu kıyamet
Münevver hanım Allahıma emanet

Be hey zalım düşman kıydın canıma
Sen de geleceksin benim yanıma

Atımı nallattım yol mu dayanır
Çerkez uşakları erken uyanır
Döngelek ölmüş derler can mı dayanır

Doğmaz olaydım başım belalı
Elim kelepçeli boynum laleli❞

❝(ey aman) Benden selam söylen beyefendime
Gönül kuşu salağında dönüyor (uy uy efendim uy)
(ey aman) Varmadan da destur vermiş her kuşa
Gönül kuşu aramızda dönüyor (efendim ey)

(ey aman) Yasını çekerim zülfü burmanın
Dudak şeker olmuş dili hurmanın (uy uy efendim ey)
(ey aman) Korkusu kalmamış da güvel durnanın
Üç gün oldu Aynılızda dönüyor (efendim uy)

(ey aman) Size derim size beyler ağalar
Dost elinden içticeğim ağılar (uy uy efendim ey)
(ey aman) Geldiğim duymamış da akça kuğular
Daha Elbeylioğlum İstanbulda sanıyor
Efendim uy Yaradan amman beyler❞

❝Selamün aleyküm aziz gardaşlar
Altıncı Şehire selamlar olsun
Allahtan gayrıya eğilmez başlar
Batına zahire selamlar olsun

Abdülvahap Gazi Tekkede yatan
Müşkile düşünce imdada yeten
İhramcızadedir elimden tutan
Veliyy-i tahire selamlar olsun

Sırrına vakıftır nice üstatlar
Sivasa cem olmuş cümle sanatlar
Kuşanmış yiğitler atlar pusatlar
Kalem-i mahire selamlar olsun

Nasıl metheylesin Tektaşın dili
Elvan elvan açar Sivasın gülü
Çifteminaredir tevhit sembolü
Mübarek mühüre selamlar olsun❞

❝Selam durun koşunlarım
Derdime dermandır gelen
İki gözüm sevdiğimdir
Canıma canandır gelen

Kime açtı hallerini
Lal eyledi dillerini
Bekler idim yollarını
Güzel Mahbup Handır gelen

Atlı geldi sollu sağlı
Dört yanı bahçeli bağlı
Bakın Ahmet Şahın oğlu
Tek oğlu Kirmandır gelen❞

❝Selam sana gence şehri
Çok şükür sana gelmişim
Son buldu gurbetin kahrı
Aziz vatana gelmişim

Viran kaldı bahçe bağım
Kurudu yeşil yaprağım
Burası ata toprağım
Canım vermeye gelmişim

Anam ile nazlı canan
Bu yolda feda Emir Han
Zindana düşmüş Ziyad Han
Sanki tufana gelmişim❞

❝Dinle bu sözümü Ozan Şerefim
Evvela vatana selamım götür
Kurduğun o bağlar açtı mı yaprak
Diktiğim fidana selamım götür

Şeyda bülbül gibi ötüyor dili
Açmıştır bağında gönül sümbülü
Sorarsan Erzurum ulusu eli
O Aşık Reyhana selamım götür

Aşıkların çoktur gamı merağı
Dilerim ki dökülmesin yaprağı
Şimdi Sarıkamış onun durağı
O Mevlüt İhsana selamım götür

Böyle midir bu dünyanın bucağı
Söyle buraların çoktur sıcağı
Karsımızın o iftihar kucağı
O Kele İlhana selamım götür

Elin Kağızmandır gelir o yana
Lakin çok mazlumdur değmeyin ona
Söyleyin ki dua eylesin bana
O Rüstem civana selamım götür

Karahanlı Murat çekmesin tasa
Şevki her sözlerden alıyor hisse
Çok dertli dolanır ihtiyar Musa
O koca divana selamım götür

Aşık Lütfi Azerinin ustası
Aşık İslam o Şenlikin hastası
Çalışırsa vardır onun tasası
Dert bilen insana selamım götür

Söyle ki düşmesin feryada yasa
Çalışan dünyada alırmış hisse
Ağrıdan misafir gelmiştir Karsa
O Aşık Firgana selamım götür

Aklı olan dünya malını neyler
Dünyayı terketmiş ağalar beyler
Aşık Sadi hoştur gönüller eyler
Gönlü latifana selamım götür

Her yana yayılmış şöhreti şanı
Derde derman eder gönülden gamı
Doktor Budak Kars Halkevi Başkanı
Eflatun Lokmana selamım götür

Karslı aşıkların kanadı kolu
Konuştum da içi mücevher dolu
Mahir Baranseli gönlümün gülü
O civan başkana selamım götür

İlham Musaoğlu ilimden yüce
Onun erbabıdır o İhsan Hoca
Onların ilmine yetmez netice
Hafız-ı Kurana selamım götür

Diledim o felek bana kıymasın
Sır sözümü yad ellere yaymasın
Dayım Mehmet aşıklara değmesin
Koca Pehlivana selamım götür

Çobanoğlu aşıkların hastası
Bekle Almanyadan çıkar postası
Pederimdir aşıkların ustası
Babam Gülüstana selamım götür❞

❝Yüce Mevla seni öğmüş yaratmış
Selam sana Anadolum gönülden
Temelini tekbir ile donatmış
Selam sana Anadolum gönülden

Türk-İslam olanın canı sendedir
Her dönemin kahramanı sendedir
Şehidin gazinin kanı sendedir
Selam sana Anadolum gönülden

Selam toprağına taşına selam
Sensiz dünya neye yarar tek kelam
Senin aşığındır bütün bir alem
Selam sana Anadolum gönülden

Gücüm yetmez yapmak için methini
Bağrına basmışsın Türk Milletini
Koruyorsun kemiğini etini
Selam sana Anadolum gönülden

Çerkezoğlu der ki yüce dağların
Mahsul dolu bahçelerin bağların
Tarihi doldurmuş nice çağların
Selam sana Anadolum gönülden❞

❝Dost selam göndermiş alırım ama
Ben ona bir selam salmadan ölmem
Dağlardan taşlardan sorarım ama
İlle de yarimi bulmadan ölmem

Aramızda dağlar sıralı durur
Ciğer ödün yakmış pareli durur
Hasretinden canım yaralı durur
Dost eliyle merhem çalmadan ölmem

Dünya kurulmadan evveli sağdım
Bulut oldum gökten yağmurla yağdım
Ağlıyarak nice anadan doğdum
Bir kere de olsa gülmeden ölmem

Meçhuli yarinden hep ayrı kalsa
Neylerim dünyayı yar benim olsa
Azrail canımı almaya gelse
Yar başım ucuna gelmeden ölmem

***

Yar selam göndermiş alırım ama
Ben ona bir selam salmadan ölmem
Canlıdan cansızdan sorarım ama
Ben ona bir selam salmadan ölmem

Aramızda dağlar sıralı durur
Ciğer parça parça pareli durur
Hasretiyle canım yareli olur
Dost eliyle merhem çalmadan ölmem

Meçhuli yarinden hep ayrı galsa
Neylerim dünyayı yar benim olsa
Azrail canımı almaya gelse
Yar başım ucuna gelmeden ölmem❞

❝Mektup göndermişsin geldi selamın
Gönlümde mihmanım aleykümselam
Beni teskin etti güzel kelamın
Ey hüsnü endamım aleykümselam.

Gönlüm güze döndü hazan erişti
Derdim bir bir sıralandı karıştı
Gönlüm bahar sizin ile barıştı
Ey gülü handanım aleykümselam

Hayalin şulesi gönlüme düştü
Hasretlik oduyla vücudum pişti
Yaylamızda şimdi güller erişti
Ey lale reyhanım aleykümselam

Aşkın metaında bir pazar kurdum
Yazmakla biter mi bu benim derdim
Takdire şayansın münevver gördüm
Ey canı cananım aleykümselam

Gurbet ilden gelmemeye kastın mı
Dağımıza yaylamıza küstün mü
Yoksa sazı bir köşeye astın mı
Ey şöhreti şanım aleykümselam

Yüksekten uçardım indim bir düze
Yaşımı yetirdim otuz sekize
Bir muhabbetname gönderdin bize
Dost için yananım aleykümselam

Hacı Pirin sözlerini alınca
Nasıl tatlı konuşuruz gelince
İkimizin gönlü mesut olunca
Hakikat yaranım aleykümselam❞

❝Beni Mevlama bırakın
Şimdi size selam olsun
Konu komşu yaren kardeş
Hepinize selam olsun

Ben kalırım yalnızca
Tekbir verir gider hoca
Hem cemaatten ayrıca
Birinize selam olsun

Yaradana şükür edin
Mevlanızı zikir edin
Gün bu gündür fikir edin
Yarinize selam olsun

Cezası var her bir suçun
Bir gün yüklenecek göçün
Hazırlayın yarın için
Yerinize selam olsun

Ecel büker belinizi
Kırar kanat kolunuzu
Bütün gizli malınızı
Döker düze selam olsun

İnsana budur akıbet
Fayda etmez etsen gayret
Şehir kazalar vilayet
Karyenize selam olsun

Olalım dünyadan uzak
Bugüne etmeyin merak
İnsanlara bu son durak
Yuvanıza selam olsun

Selam kudretin yadıdır
Selam Allahın adıdır
Selam kulun muradıdır
Mevlanıza selam olsun

Sakın aldanıp şaşmayın
Haksız işe alışmayın
Doğruca yoldan şaşmayın
Yolunuza selam olsun

Efkariden selam size
Kim ki rahmet eder bize
Hakka kalkan elinize
Dilinize selam olsun❞

❝Bad-ı saba selam eyle yarime
Çıkıp annaçımda gülüp durmasın
Ben doydum usandım güzel sevmeden
Uğrun uğrun selam salıp durmasın

Gayri hublar ile yoktur pazarım
Hilal kaşlarında kaldı nazarım
Yol üstüne kazman benim mezarım
Yar gelip geçtikçe yanıp durmasın

O yarin sitemi bana pek çoktur
Aradım cihanı menendi yoktur
Var yürü göğsüne düğmeler diktir
Esen ürüzgarlar dönüp durmasın

Emrah eder bir bahçecik tutalım
Kırmızı gül goncesine katalım
Gel seninle sarılalım yatalım
Hasret kıyamete kalıp durmasın❞

❝Koca Türkiyemden Anadoludan
Dostlar size mektup selam getirdim
Ardahandan Edirneden Boludan
Güzel koku çiçek çektim getirdim

Sivasa uğradım ah güzel yurdum
Tunceli Dersimde ağladım durdum
Karsta gözü yaşlı bir gelin gördüm
Acıdı yüreğim sitem getirdim

Sordum o geline eşim yok dedi
Almanyada işçi derdim çok dedi
Üç yavrum var amma hasta bak dedi
Şu yaslı gönlüme matem getirdim

Şimdi bizim ile karlar yağıyor
Koç karıştı aha yüze geliyor
Geçti yaz baharım mevsim soğuyor
Kışın yitti yollar matem getirdim

Kötü kader Alİzzete çok çattı
Yetmiş beş yaşında yollara attı
Ömrüm son durakta günlerim bitti
Kefenim sabunum tamam getirdim❞

❝Ademden Havvaya selam getirdim
Habil Kabil oldum al kan göründüm
Hak emretti melekleri okuttum
Şerre memur oldum şeytan göründüm

Nuh ile bir olduk bir gemi çattık
Her cins mahluk aldık içeri attık
Bir zaman balığın karnında yattık
Hikmet deryasoldum umman göründüm

Süleymana Belkıs oldum sevildim
Allahgilin dergahından koğuldum
İsa oldum çarmıhlara gerildim
Asmana kaçtım Yuhan göründüm

Halil ile bir ev yaptık Allaha
Halkı secdettirdik o Beytullaha
İsmaile imdat geldik vallaha
Arafat dağında kurban göründüm

Allahım çağırdı dedi ya Musa
Senden bir alçak kul getir var ise
Geldi beni buldu elinde asa
Musanın yedinde hayvan göründüm

Üç yüz yıl uyuduk mağrada nihan
Kıtmiri kapıya bekçettik heman
Muhammet Alinin geldiği zaman
Hizmet kapısında Salman göründüm

Çok geldim gittim zaman içinde
Çok kalıp eskittim cihan içinde
Çok şekile girdim devran içinde
Bugün de Alİzzet Özkan göründüm❞

❝Kabeye toplanıp giden hacılar
Varın Cidde kapısına oturun
Havva anamızı ziyaret edin
Bizlerden çokça selam götürün

Aşık olmuşum Allaha
Sıdkı severim vallaha
Kara donlu Beytullaha
Bizden çokça selam edin

Mekkenin hurma bağına
Dolanın Beytin sağına
Çıkın Arafat dağına
Bizden çokça selam edin

Hacılar gidiyor başa
Ayak yalın koşa koşa
Altın oluk yeşil taşa
Bizden çokça selam edin

Çıkın Nur dağının başına
Değersin on beş yaşına
Hacer-ül Esved taşına
Bizden çokça selam edin

Kazasına hem köyüne
Kesilen deve koyuna
Mübarek zemzem suyuna
Bizden çokça selam edin

Tüccarına sarrafına
Tavaf edin Arafına
Mekkenin dört tarafına
Bizden çokça selam edin

Parası hem göçüne
Yıkanın gelmesi saç ile
Beytullahın tam içine
Bizden çokça selam edin

Beytullah perdesini açın
Tevhid oku nurlar saçın
Müzdelerden Minaya geçin
Bizden çokça selam edin

Kalkın sabahın şehrine
Dolarsın ilim nehrine
Geçin Medine şehrine
Muhammede selam edin

Orada oturun zikire
Biraz dolaşın fikire
Ömer Osman Ebu Bekire
Bizden çokça selam edin

Medinedeki uluya
Dağda gezen deliye
Hasan Hüseyin Aliye
Bizden çokça selam edin

Alinin Düldül atına
Görüşün ehl-i zat ile
Hasan Hüseyin Fatma
Bizden çokça selam edin

Feyz-i İlahi nurlar akar
Has ılıktır orda bahar
Taşı toprağı mis gibi kokar
Bizden çokça selam edin

Medinenin pazarına
Leyl ü nehar gecesine
Hazret-i Hamzanın mezarına
Bizden çokça selam edin

Hazret-i Muhammed Adem ata
Hakikat şehrinde yata
Ruhlarına yüz bin kere Fatiha
Bizden çokça selam edin

Hasan dayanamaz amana
Aşığım kaşı kemana
Peygamber-i ahir zamana
Bizden çokça selam edin❞

❝Öğretmen Cemal Bakiden aldım izahat
Söyledim destanı ben de ol saat
Nice harpler oldu hem nice cihat
Selam olsun sana ulu Edirne

Uğradın işgale hem oldun gazi
Atıldı topların geldi avazı
Selimiyede eder alimler Hakka niyazı
Selam olsun sana ulu Edirne

Nice harpler oldu döküldü kanlar
Nice koç yiğitler vermişti canlar
Karıştı toprağa çok nazik tenler
Selam olsun sana ulu Edirne

Atıldı toplar gülleler seker
Türkler oraya da nice kan döker
Hain Bulgarlar da gözünü diker
Selam olsun sana ulu Edirne

Her cephede akar bizim kanımız
Dinimiz İslamdır yüce şanımız
Vatan için feda olsun cemimiz
Selam olsun sana ulu Edirne

Aşık Hasan der ki içtim dolu da
Kuvvet aldım Muhammedle Alide
Koç gibi durursun Urumelide
Selam olsun sana ulu Edirne❞

❝Kendi saçımı da okşar ellerim
Dökülen telime selamım olsun
Gözümün yaşını da sözüm bellerim
Sükutun seline selamım olsun

Adım hiç mi geçmez güzel sözünde
Varlığım gereksiz senin gözünde
Yokluğumda hüzün olmaz yüzünde
Sel vermez diline selamım olsun

Gönül sevmez artık olmuş yaralı
Ozan Aynur der ki halim soralı
Yalnızlık hırkası beni saralı
Sarmayan eline selamım olsun❞

❝Çukuralandan çıktım sağ selamet
Maşada gelince goptu gıyamet
Küçük guzularım kime emanet
Veran Yıldırıma verdim canımı gurban canımı

Maşadınan Yıldırımın arası
Sol yanımdan girdi bıçak yarası
Nedir gomşularım bunun çaresi
Veran Yıldırıma verdim canımı gurban canımı

Üç gün oldu ben yaylıya göçeli
Yar oturur evde alnı peçeli
Her gün durmaz ağlar gündüz geceli
Veran Yıldırıma verdim canımı gurban canımı❞

❝Dostlara selamı saldıktan keri
Dostlar selamımız aldıktan keri
Canan yüzümüze güldükten keri
Dert kalır mı Eyüp teninde ya hu dost ya hü

Var mı Kerem gibi ataşta yanan
Var mı Mecnun gibi çöllerde kalan
Erenlere dolu sunarmış canan
Bir de biz alalım elinden ya hu dost ya hü

Halim erenlere beyan edeyim
Canımı yoluna kurban edeyim
Ben de o canana doğru gideyim
Koyman şu Garibi yolundan ya hu dost ya hü❞

❝Cabrail getirdi Haktan selamı
Ümmül-Kuran Fatihaya verildi
Miraç ahvalinden dinle kelamı
Bunca hikmet evhaynaya verildi

Cebrail yanında rehber olunca
Üç yüz altmış kanadını kurunca
Yedinci kat semalara varınca
O sidretül-müntehaya verildi

Rasulizi-şanın ol aşkı coştu
Gece gündüz birbiriyle buluştu
Hudanın emriyle Refref irişti
Kabe kavseyn ev ednaya verildi

Fena fillah makamıdır bu makam
Anda vuslat kıldı Allahü alem
Nur-ı paki nur-ı zatı mukaddem
Emanetler Enbiyaya verildi

Cümle sırlar oldu aşikar anda
Doksan bin kelamı hoşdur var anda
Revai fark eyle bir şikar anda
Hakkın ilmi Mustafaya verildi❞

❝(Seyrani)
Bizden selam söylen çatlımçanağa
Kokusu olmayan gül güllenmesin
Koymayın kargayı gülşenli bağa
Gübre mübtelası bülbüllenmesin

(Revai)
Hak aslanı hayrı ihtiyar eder
Bir harpten usanmaz iftihar eder
Düşman ülkesini tarumar eder
Ali Zülfikarla Düldüllenmesin

(Seyrani)
Mürtekib ademden ülfeti soğut
Mağrurluk lafzını Seyrani unut
Çirkini güzeli indinde bir tut
Olura olmaza dil dillenmesin

(Revai)
Kimseyi beğenmez çıksan katına
Gönül bakmaz tazesine kartına
Beygir denk olur mu Arab atına
Söyleyin de Ona düldüllenmesin

(Seyrani)
Yetmiş bin nefesi verse bir kula
Birisini hayra sarfeder mola
Lisanımız Türkçe darılır mola
Arabiden gayrı dil dillenmesin

(Revai)
Arif olan anlar her sözü bilir
Kimisi giderken kimisi gelir
Kötüler sevilmez iyi sevilir
Bu dünyada kimse gönüllenmesin

(Seyrani)
Lihye-i şerif tek var mı muteber
Evvelki tıraşda kim idi berber
Seyrani bir kılın medhini eder
Kılabudun sırma tel tellenmesin

(Revai)
Dünya şöhretine aldanan ahmak
Revai ahirim sonumuz toprak
Emr-i Hakla solar yeşeren yaprak
Ecel yeli eser sünbüllenmesin❞

❝Selam saldım rüzgar ile
Yare vardım vah vah vah
Ömür bitti yollar gider
Yollar durmaz vah vah vah vah

Dağlar bulut çöller susuz
Gecelerim tüm uykusuz
Ne haldeyim a kaygusuz
Halim sormaz vah vah vah vah

Sümbüldüm sarardım soldum
Yaprağı dökülmüş oldum
Şimdi uzaklarda kaldım
Gözüm görmez vah vah vah vah

Mahzuniyim soldum bittim
Bindiğim dalı incittim
İşte geldim işte gittim
Aklım ermez vah vah vah vah❞

❝Şu dünyada temel kazmak
İnsanlara bir adettir
Hemi yiyip hem yedirmek
Konup görmek adalettir

Anla manayı beşeri
Gafil olma be serseri
Hakikatin öz cevheri
Adap ile kemalettir

Yardım eyle her düşküne
Girersin birlik meşkine
Otur kanaat köşküne
Tükenmez büyük devlettir

Gaye ise dostu bulmak
Layık mıdır uzak kalmak
Mürşit ile yoldaş olmak
En münasip saadettir

Ey Daimi bu bir izdir
Görünen hak bakan gözdür
Ululardan kalan sözdür
Sabrın sonu selamettir❞

❝Gitme gitme dur ki sahan ne diyem
Ağzın dilin dudakların ben yiyem
El altından sahan bir çift söz diyem
Yürü dilber sağ selamet gidesen

Sen gidersen benim halim nice olur
Altın yüzük parmağında tunç olur
Sevip sevip ayrılması güç olur
Yürü dilber sağ selamet gidesen❞

❝Bihamdillah selam aldım bugün cananın ağzından
Sanarsın dökülür inci leb-i mercanın ağzından

Beni öldürmeğe gelmiş efendim naz ile şimdi
Yazılmış katlime ferman heman sultanın ağzından

Yürek de nar-i hasretle yanar şule gibi her şeb
Sanarsın dökülür ateş heman külhanın ağzından

Elimden almak isterler efendim naz ile şimdi
Ne mümkindir şikar almak kedi arslanın ağzından

Çü Hami bazı ahmaklar diline geleni söyler
Çıkarmaz hem-kelam insan olan insanın ağzından❞

❝Bad-ı saba selam eyle o yare
Pek göresim geldi illerimizi
Gönül arzu çeker amma ne çare
Nideyim tutan var yollarımızı

Acem Şahı bize name gönderdi
Gam leşkerin üstümüze dönderdi
Zalim felek bizi yaktı yandırdı
Savurdu havaya küllerimizi

Yüküm gamdır gam alırım satarım
Pervaneler gibi yanar tüterim
Kıyamette yakasını tutarım
Vermesin hoyrata güllerimizi

Karacoğlan der ki gümanım yoktur
Gayrı rakiplere amanım yoktur
Sılaya varmaya dermanım yoktur
Nazlım beklemesin yollarımızı❞

❝Nazlı yare selam saldım almamış
Almazsa gam değil almayıversin
Nazlı yar da bana selam salmamış
Salmazsa gam değil salmayıversin

İstemem kaşları kara ise de
Hasretten ciğerim pare ise de
Merhemi derdime çare ise de
Çalmazsa gam değil çalmayıversin

Duydunuz mu şu yavrunun ahdini
Yıktı viran etti gönül tahtını
Nettin yarim ikrarını ahdini
Gönül hayaline yelmeyiversin

Mansur gibi darım idin bir zaman
Kisb içinde karım idin bir zaman
Alem bilir yarim idin bir zaman
Şimden geri yarim olmayıversin

Doksana vardı da yüz geçti ise
Aradan ahd aman söz geçti ise
Sevdiği Kemterden vaz geçti ise
Bergüzar verdiğim elmayı versin❞

❝Sabahtan erkenden seher vaktinde
Seher yeli yardan selam getirir
Gurbet ellerinde yarin derdinde
Seher yeli yardan selam getirir

Kalem kaşlarınan ela gözünen
Top zülüfe dokunmuşsun nazınan
Şirin dillerinen tatlı sözünen
Seher yeli yardan selam getirir

Ağlar Ali Rızam gurbet elinde
Yardan ayrı adı elin dilinde
Sivas diyarında Çamşıh elinde
Seher yeli yardan selam getirir❞

❝Benden selam olsun vekil babaya
Gelecek seçimde oy da bulamaz
Fakirler bürünür kilim abaya
Bir kaşık ayranı çay da bulamaz

Siparişi Avrupadan getirin
Eksiğini çek usulü yetirin
Sen ise sarayda köşkte oturun
Fakirler ekmeği köyde bulamaz

Seçimlerde cak cak edip kekelen
Siyasete sade yağı ekelen
Otuz günde üç yüz bini çekelen
Fakirler beş yüzü ayda bulamaz

Nazar edip baksan bir kez ha buna
Tavuk yiyen tilki sığmaz kabına
Kazancımız yetmez oldu sabuna
Meydani tursilli fay da bulamaz❞

❝Bizden selam olsun arif olana
Herkesin menimle var ise gelsin
Cehennemi indi ona gösterrem
Hansı bende günahkar ise gelsin

Zalım bende uyma bunca giybete
Giybet eden tez düşecek zillete
İskenderi kim gönderdi zülmete
Her kim ondan heberdar ise gelsin

Gızıl gül beslenir handan içinde
Ennabi leblerin dehan içinde
Abbasam durmuşam meydan içinde
Kime bu gen dünya dar ise gelsin❞

❝Ey bağrı zaferle dolu al sancak
Ellinci yıl sana selam sunacak
Yüksel ki bu şeref senindir ancak
Ellinci yıl sana selam sunacak

Yüksel ki milletin göğsü kabarsın
Ay yıldız aşkıyla sineler yansın
Yüksel dalgaların arşa dayansın
Ellinci yıl sana selam sunacak

Yüksel dalgaların inletsin arşı
Yiğitler saf dursun hep karşı karşı
Yüksel ki çalınsın İstiklal Marşı
Ellinci yıl sana selam sunacak

Yüksel ki anılsın hep kahramanlar
Atatürkle Fatih Yıldırım Hanlar
Yüksel ki eğilsin bütün düşmanlar
Ellinci yıl sana selam sunacak

Yüksel Nimri seni kalbine alsın
Sönmez aşkın onda ebedi kalsın
Yüksel ki al rengin göklere dalsın
Ellinci yıl sana selam sunacak❞

Badı sabah selam söyle o yare
Mübarek hatırında hoş mudur nedir
Nideyim yitirdim yar yar bulamam çare
Mestane gözlerinde yaş mıdır nedir

O nazlı canana yar yar uğrasa yollar
Bana mesken oldu kahveler hanlar
Yarin meclisinde aman oturan canlar
Hesap etsin yıllar aylar beş midir nedir

Emrah eder gam bülbülüm kafeste
Benim arzuhalim bildirin yare
Kendim gurbet elde gönlüm sılada
Gitmiyor kervanım kış mıdır nedir❞

Yağmurdan çıkar gelirdim
Başımı öne eğerdim
İşsizdim biliyordun
Çaresizdim biliyordun
Yine de çok seviyordun
Ya sonra?

Benden selam söyleyin,
O nazlı sevgiliye
Tutsakmış da ne olmuş
Demiş birisine
Benden selam söyleyin
O nazlı gözlerime
Unutamadım unutamadım

Acı tatlı günlerimiz
Oldu elbette de (bizim de)
Anlatırdım gülerdin
Gözlerimden öperdin
Bu günler de geçer derdin
Ya sonra?

Benden selam söyleyin,
O nazlı sevgiliye
Hapismiş de ne olmuş
Demiş birisine
Benden selam söyleyin
O nazlı gözlerime
Unutamadım unutamadım❞

Gün akşama döndü gülüm
Bir selam sal sabah olsun
Gökte bulut yandı gülüm
Bir selam sal sabah olsun
Bir selam sal güneş doğsun
Bir selam sal yüzüm gülsün

İnce ince eğir beni
Sev yeniden doğur beni
Ta yürekten çağır beni
Bir selam sal sabah olsun
Bir selam sal güneş doğsun
Bir selam sal yüzüm gülsün

Benim türküm başka türkü
Söylüyorum aşka türkü
Yitirmişim evi barkı le
Bir selam sal sabah olsun
Bir selam sal güneş doğsun
Bir selam sal yüzüm gülsün❞

Mektup selam söyle benden sılaya
Söyle benim için de eller ağlasın
Da yıkılası dağlar oy oooy oy
Gözü yaşlı düştüm gurbet illere
Uzaktır aramızda yollar ağlasın
Da yıkılası gurbet oooy oy oy

Eledim buğdayı seçtim daneyi
Bu gönül de sevdi o bir daneyi
Da yıkılası dağlar oy ooooy
Eğer gurbet ile gider dönmezsem
Bana saydırırlar yedi seneyi
Da zalım eller oy ooooy oy❞

❝Bad-ı saba selam söyle o yare
Mübarek hatırı hoş mudur nedir
Nideyim yitirdim bulamam çare
Mestane gözler de yaş mıdır nedir

O nazlı canana uğrasa yollar
Bize mesken oldu kahveler hanlar
Yarin meclisinde oturan canlar
Hesap etsin aylar yıllar beş midir nedir

Emrah eder gam bülbülüm kafeste
Benim arzuhalim bildirin dosta
Kendim gurbet elde gönlüm sılada
Gitmiyor kervanım kış mıdır nedir❞

❝Beklerim selamın seher zamanı
Ilgıt ılgıt esen yel ile gönder
Engel olur ise dağlar dumanı
Mektupla geç olur tel ile gönder

Aşk ateşi gül sinende coşarsa
Firkat gelir ela gözler yaşarsa
Irmak kenarına yolun düşerse
Bırak boz bulanık sel ile gönder

Selviye benzersin dallar içinde
Herkes seni söyler diller içinde
Eğer dolaşırsan güller içinde
Kopar yaprağını dal ile gönder

Ateşlere yakma Mahmut Erdal'ı
Tükendi takati kalmadı hali
Kulağım haberde gözletme yolu
Ağızdan ağıza dil ile gönder❞

❝Benden selam eyle hubun hubuna
Hele sabreylesin dursun yazaca
Mart dokuzu çıksın seller sökülsün
Herbir eksiğini görsün yazaca

Sahil kuşu gelsin yaylaya gitsin
Dağlar don değişsin beyazın atsın
Güller domurlansın bülbüller ötsün
Zülfün malı yüzüne döksün yazaca

Dermek nasip ola idi gülüni
Sakınsın rakipten ebru telini
ınce meyanına Acem şalını
Benim niyetime sarsın yazaca

Diyarı gurbette olduk mücavir
Sadık aşıklara bulunmaz nazir
Hele dağlar başı alsın müsafir
Ruhsati de eksik görsün yazaca❞

❝Benden selam edin suna boyluma
Bir karış gerdanlı Habeş benlime
Yenem dedim yenemedim gönlüme
O dosta yiyecek nar bulamadım

Elimden aldırdım telli Hatçe'yi
Sarrafı da bilir altın akçeyi
Dolandım gezdim ben bağı bahçeyi
O dosta yiyecek nar bulamadım

Arab atı olan atına biner
Yari güzel olan başına döner
O yar hasta olmuş benden kar diler
Dolaştım dağları kar bulamadım

Karac'oğlan der geyinmiş al ile
Al beni sevdiğim sinene sakla
Dağlar çiçek olmuş sen de kokula
Dudağından şirin bal bulamadım❞

❝Benden selam eyle sevgili yare
Perişan hatırın sor seher yeli
Bildir ahvalimi dostuma benim
Sevdiğim ne söyler sor seher yeli

Sen seher yelisin esersin yakın
Dağıtma kakülün enginde sakın
Erkeğin yanında bulunma sakın
Var da bir tenhada sor seher yeli

Karac'oğlan bulma kusur huyuna
Kurban olam kaşlarının yayına
Benim için dostun uğra yanına
Uğra sen yanına gör seher yeli❞

❝Benden selam eylen gül yüzlü yare
Bir saat karşımda dursun da gitsin
Az mı çok mu sinemdeki yaralar
Gelsin gözü ile görsün de gitsin

Ben de pazar edemedim kız ile
Aldı beni cilve ile naz ile
Merhem eylesin de ballı söz ile
Ak elile yaram sarsın da gitsin

Fenadan da Karac'oğlan fenadan
Bir selam geldi de karşı karadan
Eğer ölür isem ben bu yaradan
Yarim cenazemi kılsın da gitsin❞

❝Benden selam eylen o bey babama
Ettiği aklımdan çıkmaz neyleyim
Öperim ellerin hanım ninemin
Demircioğlu bensiz gitmez neyleyim

Durman hey ağalar gelin meydana
Boyansın kılıçlar al kızıl kana
Bende mürüvvet yok kıyarım cana
ıçerimden gamım gitmez neyleyim

Arap at altımda durmaz savaşır
Kılıcı çekersem gözler kamaşır
Benim ilen şimdi devler uğraşır
Sizin ilen işim bitmez neyleyim

Köroğlu'nu dersen bir genç aslandır
Demirc'oğlu yanında bir kahramandır
Dizdar der ki dövüşecek zamandır
Beş yüz atlı bana yetmez neyleyim❞

❝Benden selam eylen şol nazlı yare
Her beni gördükçe gülüp durmasın
Aldırdım aklımı oldum divane
Aklımı başımdan alıp durmasın

Kız seninle böyle miydi pazarım
Kara kaşlarında kaldı nazarım
Yol üstünde kazmasınlar mezarım
Yar gelip geçtikçe yanıp durmasın

Kız seninle bir bahçecik dikelim
Ayvasından turuncundan satalım
Gel sarılıp bir gececik yatalım
Ah-ü zarım sende kalıp durmasın

Karacaoğlan der Hakk'a baka dur
Yollar çamur belki çöker büke dur
Çekemem kahrını bağrım yufkadır
Arada habarın gelip durmasın❞

❝(Köroğlu)
Benden selam olsun Cafer Paşa'ya
Can ister ki bu firkata dayana
şimdi yiğitliğin geldi sırası
Eğilip de öz kanını yalana

(Demircioğlu)
şükür olsun yaradana çok şükür
şükür ki serdarım geldi üstüme
Bu yarayla ölsem bile gam değil
şükür ki Köroğlu'm geldi üstüme

(Köroğlu)
Ah edende gözden yaşı dökerim
Gazap etsem nice beller bükerim
Peg eder peglere arpa ekerim
Koçaklarım birbirinden talana

(Demircioğlu)
Bakmaz mısın tenden akan kanıma
Bir od düştü beyim şirin canıma
Bir haber gönderin Telli Hanım'a
Korkarım bir zeval gele dostuma

(Köroğlu)
Ruşen Ali'm der yüzünü göreyim
Düşmanımdan intikamım alayım
Hışma gelip şimdi kılıç çalayım
Kan bağırsak birbirine dolana❞

❝Benden selam olsun Cevher Paşa'ya
şimdi keleşlerim seni titretir
şeşberle gürz yağar yağmur misali
Yıkar Erzurum'u Van'ı titretir

Atlarım azgındır gemini almaz
Koçaklarım biribirinden yaramaz
Bedir yüzlü Ayvaz ferman dinlemez
Ünü gider Hindistan'ı titretir

Ruşen Ali'm der ki sözün alası
Acep bulunur mu derdin çaresi
Koçaklarım vardır devlete asi
Ünü gider Al'Osman'ı titretir❞

❝Benden selam söyle o güzel şaha
Kurduğu yollara gitmiyor talip
Herkes kendisine bir yol sürüyor
Mürşit buyruğunu tutmuyor talip

ıçeri girilen ikrar hak diyor
Dışarı çıkılan ikrar yok diyor
Senden gayrı bana mürşit çok diyor
Verdiği ikrardan dönüyor talip

Yolum uğrar ise söylerim sözün
Varsın doğru yola gitmesin talip
Sen mürşitlik hakkın ifa eylersen
Günahı boynuna tutmasın talip

Pir Sultan Abdal'ım ben bir biçare
Boynunu de eğip durmuyor dara
Gönüle de düştü bir sınık yara
ınliye inliye geliyor talip❞

❝Benden selam söylen Aydın iline
Top kara zülüflü mayalarına
Bizim ilde çakır doğan olamaz
Yavru şahin konar sarp kayalarına

Yaz gününün suyu böyle mi çağlar
Eşinden ayrılan ah çeker ağlar
Katar katar olmuş yüzünde benler
Dizilmiş kaşının aralarına

Karac'oğlan der ki ben de ben olsam
Güzeller üstüne serdar ben olsam
Mevla destur verse bir top gül olsam
Sokulsam zülfünün aralarına❞

❝Bir selam geldi de o nazlı yardan
Ne imiş efkarı sormak muradım
Duydum gene gonca güller perişan
ınip bahçesinde dermek muradım

Çaylak çılgın gibi göllerden kalkar
Ala geyik gibi yüksekten bakar
Ayvası turuncu burnumda kokar
Soyunup koynuna girmek muradım

Erisin de dağların karınız
Kudretten de kınalanmış eliniz
Eğer tenhalarda bulsam yalınız
Tanrı celalile sarmak muradım❞

❝Bir selam gönderdim esen yellerle
Allahı seversen bakma ellere
Kader kötü imiş düştüm dillere

Anam anam garip anam
Hangi bir derdime yanam
Derdim bir değil ki neye dayanam

Yeşil ipek yeşil iplik bükeyim
Derdim çoktur ben kimlere dökeyim
Kefenimi yar kefenimi dikeyim

Anam anam garip anam
Hangi bir derdime yanam
Derdim bir değil ki neye dayanam

Dereden akıyor bulandı seller
Derdim içerimde ne bilsin eller
Otursam ağlasam el beni kınar
Ölmeyince gönül yardan ayrılmaz

Gönül kabül etmez verilen pendi
Sevda çeke çeke ömrüm tükendi
Çıkmaz derinumdan temellilendi
Besbelli mahşere sürer bu sevda❞

❝Bizden selam olsun Ali oğluna
Koyduğu yerlerde durmayor talib
Her kişi başına bir sürek sürer
Rehberin buyruğun tutmayor talib

Avrat er sözü tutmayor seyrini
Faş ettiler erenlerin sırrını
Hangi bir kitapta gördün yerini
Tariksiz tercüman biliyor talib

ıçeri girer güzel Hak'tır dersin
Dışarı çıkar ikrarı yok dersin
Senden gayrı halifeler çok dersin
Verdiği ikrardan dönüyor talib

Haberin aldım ben bir nebaşiden
Pazarlık görmemiş pazarbaşıdan
Sen hiç korkmaz mısın ulu kişiden
Artık alıp eksik satıyor talib

Pir Sultan'ım Abdal eydür ne çare
Talib boynun eğüp durmayor dara
Sonuklar sarılıp onulmaz yara
Görüp ne dert ile ölüyor talib❞

❝Bizden selam olsun sofu canlara
Vücudun şehrini yuyanlar gelsin
Yedi kat göklerin yedi kat yerin
Kudret binasını kuranlar gelsin

Sofu dedikleri bir kolay iştir
Erenler gördüğü bir engin düştür
Eti yok kanı yok bir uçar kuştur
O kuşun adını bilenler gelsin

Pirimi sorarsan Ali'dir Ali
Altından çakılmış Düldül'ün nalı
Kim sürdü kuyuda kırk arşın yolu
Bu yolun erkanın bilenler gelsin

Pir Sultan'ım eydür özüm Didarda
Saklıyalım Hak katında nazarda
Çıkmadı can kazılmadık mezarda
O canın namazın kılanlar gelsin❞

❝Bir selam geldi de eski dostumdan
Asla gönül ayrılmıyo üstünden
Yandım güzel bir su içem testinden
Suyun zemzem ise kandırır beni

şimşir imiş sofrasının kaşığı
Ben oldum da o güzeliğin aşığı
Nasıl yar diyeyim o vefasıza
El evinde sallanıyo beşiği

Gönder güzel yüksüğünü saklayım
Yemin ettimde parmağıma takmayım
Senden başkasına gönül verirsem
Hasta olup hastaneden çıkmayım❞

❝(aman) Bir selam gönderdim canan eline
Yar yar canan eline
Acep şu günlerde yetişir m'ola of
(aman) Garip bülbül de hasrettir gonca gülüne of
Kavuşup da bir kez ötüşür m'ola ey ey❞

❝Selam saldım Ankara'ya gitmedi
Merhamet kıl birisinden duy götür
Amerika bizden kurban istemiş
Kes başımı ciğerimden pay götür

A güzelim incinmesin Çankaya
Bizi toptan götür yatır bankaya
A güzelim incinmesin Çankaya
Topla bizi götür yatır bankaya

Terse döndü şu feleğin motoru
Yaman teper Avrupa'nın katırı
Kırılmasın kalbinizin hatırı
Bir milleti bir çuvala koy götür

A güzelim incinmesin Çankaya
Topla bizi götür yatır bankaya
A güzelim incinmesin Çankaya
Topla bizi götür yatır bankaya

Doğru giden emekliyi sollarken
Açık açık vurguncuyu kollarken
Bizi toptan ahirete yollarken
Tıka basa ye de bizi doy götür

A güzelim incinmesin Çankaya
Topla bizi getir yatır bankaya
A güzelim incinmesin Çankaya
Bizi toptan götür yatır bankaya

Mahzuni bu yollar haktan ıradı
Bak kimin kazancı kime yaradı
Beş yıl evvel çiftçideki türedi
Bin kat oldu tumanını soy götür

A güzelim incinmesin Çankaya
Bizi toptan götür yatır bankaya
A güzelim incinmesin Çankaya
Topla bizi getir yatır bankaya❞

❝şimdi ağ ellere kına yakılır
ınce bele Tarabulus dökülür
Eski nala acar mıhı çakılır
Dostun sana selamı var Kınalı

Yetdi mo'la şam elinin hurması
Gitti m'ola ala gözün sürmesi
Mısırın Bağdadın telli turnası
Dostun sana selamı var Kınalı

Açıldı mı bağcamızın gülleri
Uzun olur Siveyişin yolları
şimdi alard alard değner yolları
Dostun sana selamı var Kınalı

Çerçi Yusuf der de oldum şivara
Ulunun işini mevlam onara
Öksüz Yakup gördüm ağlar pınara
Dostun sana selamı var Kınalı❞

❝Benden selam eylen nazlı dilbere
Gelip de karşımda dönüp durmasın
Ben güzel sevmeden doydum usandım
Anın da hayali gelip durmasın

Benim güzel ile yoktur pazarım
Kaşların arası benim nazarım
Yol üstüne koyun benim mezarım
Yar gelip geçtikçe dönüp durmasın

Gelindi hüsnüne sitemin çoktur
Aradım cihanı akranım yoktur
Nazlı dilber göğsün düğmeler taktır
Esen rüzgar açıp açıp durmasın

Duyun da düşmanlar siz de sevinin
Dostlarım vah diyip varın yerinin
şem'i'ye mahbublar düşte görünün
ıntizarı sizde kalıp durmasın❞

❝Drabzon'dan çıkdım başım selamet
Daşköprü'ye vardım kopdu gıyamet

şu askerlik şimdi de büküyor belimi
Kafir duşman bombarduman ediyor evimi

Drabzon'un dört tarafı iskele
Ne aylık var ne yıllık var askere
Sultan Reşad vermez bize tezkere

şu askerlik şimdi de büküyor belimi
Kafir duşman bombarduman ediyor evimi

Drabzon'un arkasında meteriz
Meterizden telli gurşun atarız
Üç gardaşız bir orduya yeteriz

şu askerlik şimdi de büküyor belimi
Kafir duşman bombarduman ediyor evimi

Garadeniz inim inim iniler
Aldı gitdi nazlı yari gemiler

şu askerlik şimdi de büküyor belimi
Kafir duşman bombarduman ediyor evimi❞

❝Dedim hani selam sebah zalim yar
Dedi benden cilve ile naz geçti
Ahu figanımı dinlersen ne var
Dedi dinlemezem gönül vaz geçti

Lanet olsun senin gibi haine
Vefasızlık devam eder boyuna
ıkrar vermiş idin nisan ayına
Hani vade oldu turna kaz geçti

Zülali der yar senden geçilmedi
Kadehler devrildi mey içilmedi
Bu ne bahtsız bağdır gül açılmadı
Bülbül feryad eder bahar yaz geçti❞

❝Bizden selam eylen benli dildara
Çıkıp karşımızda gülüp durmasın
Ben güzel sevmeden doydum usandım
Yarin bir selamı gelip durmasın

Ben bu derdimi deftere yazarım
ıki kaş arasında intizarım
Yol üstüne koman benim mezarım
Yar gelip geçtikçe döğnüp durmasın

Yavrunun gerdanı billurdan akdır
Gezdim şu cihanı akranı yoktur
Sevdiğim sinene düğmeler dikdir
Esen ürüzgarlar açup durmasın

Karac'oğlan mail yarin mestine
Kelp irakip ne çok düşdün kasdıma
(Bu kısımdaki kelimeler okunmuyor)
Ağyarın göğsünü döğüp durmasın❞

❝Ey mektup selam et Hacı Efendi'ye
Dolanı dolanı hele var yürü
Cesedim içinde candan sevgili
Hatırı hoş mudur iyi sor yürü

Perişan halleri yoksa fena mı
Ol şirin dilleri yaktı sinemi
Ver Tanrı selamı eyle kıyamı
El bağla da divanına dur yürü

Hem görünüz obasını elini
Dinle kelamını tatlı dilini
Varınca öpesin iki elini
Ayağın tozuna yüzün sür yürü

Görmedim yüzünü nasıl er imiş
ışidişim bir acayip sır imiş
Tepeden tırnağa safi nur imiş
Mübarek cemalin sen de gör yürü

Der Mustafa aynın geri tezlesin
Mektup yazsın cevabını gözlesin
Kendi okusun oğulları gizlesin
Mustafa'nın ceplerine gır yürü❞

❝Esselam aşık var ise işte meydan essela
Gün doğmadan neler doğar gör anadan essela
Bugün ben nuş eylemişim pir elinden bir dolu
Geçmişim şad'ı Murad'ı hem Tuna'dan essela

Ben bir mimden dükkan açtım müşteriler isterim
ılm-i ledün ders okudum değdi cana neşterim
Tavrat Zebur ıncil Kur'an kamu dilde ezberim
Tarikatim Nakşibendi bu binadan essela

Zaten birsin yok şerikin Kulhü allahü ahad
Daima dilde ezberim derim Allahüssamed
Lemyelid ve lem yuled okumuşum bi-aded
Ruhsati dil ehli oldu bu manadan essela❞

❝Emanet etmişsin geldi selamın
Gül yüzlü cananım aleyküm selam
Aldım tazim ile bu beng ü lalım
Ey şah-ı cihanım aleyküm selam

Mürüvvet umarım efendim senden
Uğruna geçmişim can ile tenden
Demişsin gedama selam et benden
Ey şah-ı cihanım aleyküm selam

Boynuma geçmeden aşkın kemendi
Neden ağlatınsın bu Derdimend'i
Dosta selam salmış efendim kendi
Ey şah-ı cihanım aleyküm selam❞

❝Seher yeli selam söyle yarime
Gel hele de gülüm gel hele
Beni kula kul eyledi bu sene
Gel hele de gülüm gel hele

Değme kuşlar konmaz iken dalıma
Gel hele de gülüm gel hele
Gurbet eli yol eyledik bu sene
Gel hele de gülüm gel hele

Hasretin acısı bağrımı deler
Gel hele de gülüm gel hele
Nedendir ki ben ağlarım el güler
Gel hele de gülüm gel hele

Ne bir mektup gelir ne haber salar
Gel hele de gülüm gel hele
Postaneyi yol eyledik bu sene
Gel hele de gülüm gel hele

Aşığın sinesi benzer sazına
Gel hele de gülüm gel hele
Geceleri uyku girmez gözüme
Gel hele de gülüm gel hele

Takatim yok sular indi dizime
Gel hele de gülüm gel hele
Hastaneyi yol eyledik bu sene
Gel hele de gülüm gel hele❞

❝Bizden selam olsun gül yüzlü yare
Salınıp sevdiğim bağlara gelsin
Severim dilberi elde ne çare
Yürekte eriyen yağlara gelsin

Sevda derler bir acayip dengim var
Güzeller giyecek şali rengim var
Bugün benim adüvlerle cengim var
Kılıçlar bilensin zağlara gelsin

Ne kadar cevretse şikayet etmem
Öperim koçarım hıyanet etmem
Canım sende iken feragat etmem
ısterse gerdanım ağlara gelsin

Gevheri bağlanmış bir özge eda
Elinde tespihi dilinde hüda
Dellal-i muhabbet eylemiş nida
Mecnunum olanlar dağlara gelsin❞

❝Bizden selam söylen Kul Himmet kardaşa
Vücudun şehrini gezsin de gelsin
Yedi kat yer ile yedi kat göğün
Onun manasını versin de gelsin

Benim aradığım Hazret-i Ali
Altından dökülmüş Düldül'ün nalı
Kırk arşın kuyudan kim çıkarmış yolu
Yolun tedarikin sürsün de gelsin

Dervişlik dediğin bir kolay iştir
Ali'nin gördüğü mübarek düştür
Canı yok cismi yok bu nasıl kuştur
Bu kuşun dilinden bilsin de gelsin

Derviş dediğin arıdır özü
Araya mı gitti garibin sözü
Demirin üstünde karınca izi
Karanlık gecede görsün de gelsin

Pir Sultan Abdal'ım özümüz darda
Seni sakınırım ağyar nazarda
Çıkmadık can kazılmadık mezarda
Cenaze namazın kılsın da gelsin❞

❝Hak peyik yollamış selam eylemiş
Her sabah her sabah yalvarır kullar
Onlar da özünü Hakk'a yetirmiş
Her sabah her sabah yalvarır kullar

Uymayasın kör şeytan'ın sözüne
Dön gidelim Muhammed'in izine
Kul olanın uyku girmez gözüne
Her sabah her sabah yalvarır kullar

Uyuma ki Muhammed'i göresin
Yaradan Allah'tan kısmet alasın
Günahlıysan günahsızdan olasın
Her sabah her sabah yalvarır kullar

Nuh-ı Nebi ile kaldık gemide
Tabip gerek bu yarama em ede
Kimi kilisede kimi camide
Her sabah her sabah yalvarır kullar

Pir Sultan Abdal'ım hayal düş gelir
Her gün bahar gitmez bir gün kış gelir
Yaradan'a yalvarması hoş gelir
Her sabah her sabah yalvarır kullar❞

❝Haziret-i Hızır selam göndermiş
Oturduğu postu pak etsin deyu
Muhammed kandilden indi buyurdu
Yediği lokmayı hak etsin deyu

Giyinip yediği meydanla erle
Yolu doğru tut da erkanı birle
Kimi talip olmuş kimisi pirle
Onu birbirine kat etsin deyu

Katardan ayrılmış bir devesi var
Cemde kabul olmuş bir duası var
Bin katar devede bir devesi var
Anı ileriye çek etsin deyu

Kurbanlık koyunu sürüden seçme
Aç otur keçinin sütünü içme
Direksiz köprüyü uğrayıp geçme
Onun temeli yok yık etsin deyu

Bir kişi rehbere gidemez ise
Rehberin buyruğun tutamaz ise
Hakk cem'ine meyil katamaz ise
Yükü saman çaya dök etsin deyu

Budala'm der cehennemin ateşi
Rehbere bağlıdır talibin başı
Müdarayla yola gitse bir kişi
Yeri cehennemdir dık etsin deyu❞

❝Isparta'dan çıktım başım selamet
Çivril köprüsüne gelince koptu kıyamet
Çoluğum da çocuğum demirci efem sana emanet

(Bağlantı)
Güpegündüz artıyor benim kederim
Ağlama annem ağlama yazım kaderim

Isparta'dan çıktım dalburuş kuşaklı
Ülfet beyin candarmaları süngülü bıçaklı
Demirci de efenin cepkeni sırma saçaklı

Bağlantı❞

❝Kimler verdi kimler aldı selamı
Bilmezsen sor bilir şuarasından
Kalbime yazılmış Hakkın kelamı
Ne hacet okumak ulemasından

Amel ile rah-ı Hakka girilir
Murad-ı maksuda anda erilir
şems ile kamere destur verilir
Alem ihya olur pür-ziyasından

Eyyub'un hakkında edelim inha
Sabredenler bulur şüphesiz kimya
Bir karıncasından geçmeyen Mevla
Geçer mi zannettin Seyrani'sinden❞

❝Kalkın turnam kalkın Kars'tan çekilin
Ardos'un dağına inin turnalar
şahan avcısından kendiz sakının
Çıkın Akbaba'ya konun turnalar

Pasin ovasında edin niyazı
Hasan Kalesi'nin çetindir güzü
Korkarım buz tutmuş Erzurum sazı
ınin Ilıca'da yunun turnalar

Ilıca kalabalık yönüz ne yana
Doğrudur yolunuz uğramaz Kan'a
Tercan boğazından aş Erzincan'a
Mercan dağlarına binin turnalar

Erzincan çukurdur uçun havaya
Sivas illerinde Ulaş ovaya
Söylen Aşık Veysel dursun duaya
Bir namem var ona sunun turnalar

Önümüzde vardır Erciyes dağı
Bitmez Kayseri'nin bostanı bağı
Ankara ülkesi şair yatağı
Gazi Çiftliği'ne konun turnalar

Çıkın Çankaya'da bir katar tutun
Kemal Atatürk'ün yasına yetin
Radyonun başında fırlanın ötün
Benden yare selam kılın turnalar

Gah çıkarsın yüce yüce dağlara
Gah inersiz bahçelere bağlara
Selam edin Behçet Kemal Çağlar'a
Onda da misafir olun turnalar

Serden aldız Cevlani'nin aklını
Derdim çoktur kime kılam naklımı
Dolaşın Bağdat'ı yedi iklimi
Bir de ilkbaharda gelin turnalar❞

❝Koyup el güğsüne Hakk’ın selamın
Verdi bendesine bir şah-ı mahbub
Kıldım adab ile feth-i kelamın
ışte böyle olsa alemde mahbub

şuh-i nevrestedir serv-i nevbahar
ıdeyim payine sirişkim nisar
Cemali bağının bülbülü hezar
Dahi taze açmış gonca-i megrub

Vefalar kılıcı kavline sadık
Hüsnü hub mülayim kalbe muvafık
Kemend-i zülfüne bend olan aşık
ıstemez çin ilen verseler mansub

Gönül ol sevdayı serv-i semenden
Çeker el can meğer el çeke tenden
Kal’a-i vuslata burc-i bedenden
Atılır gördükçe şevk ile bir tup

Ey Ömer edersin aklını zayi
Bekle tevekkülde olma hevayi
Çekenler alemde hüzn ü belayı
ırişir murada misal-i Ya’kub❞

❝Mektup selam söyle benden sılaya
Söyle benim için de eller ağlasın
Gözü yaşlı düştüm gurbet ellere
Uzaktır ararnızcla yollar ağlasın

Bu nasıl kuş imiş yuva yapmamış
Yaptığı yuvayı da tamam etmemiş
Sanki benim derdim bana yetmemiş
Bir dert de sen bana ekledin felek❞

❝Mektup selam eyle bizden vatana
Söyle bizim eller ağlasın
Gözü yaşlı düştüm gurbet ellere
Iraktır aramız yollar ağlasın

Bu ayrılık çekilmiyor pek acı
Nerde ana nerde baba ah bacı

Silan'ın etrafi bahçalar bağlar
Analar oturmuş oğul der ağlar
Yare perde olmuş yıhılsin dağlar
Yarin ağzındaki diller ağlasın

Bu ayrılık çekilmiyor pek acı
Nerde ana nerde baba ah bacı❞

❝Benden selam söyle mercan araba
Evvel bahar dememize ne kaldı
Çiğdem reyhana çok hasrettir derler
Bahçe gülü ile sar menekşeyi

Menekşe devşiren kuzeyi gezer
Yağınca rahmet yer kendini düzer
Kokusu cennetten çıkmışa benzer
El et bir güzele ver menekşeyi

Ben bilmedim menekşenin aynını
Mekan tutmuş güzellerin koynunu
Yelden mi günden mi eğmiş boynunu
Neden eğdin diye sor menekşeyi

Der Aşık Said'im katma hileyi
Terkeyledim vatanımla sılayı
Ben neyleyim sünbül ile laleyi
Armağanım olsun al menekşeyi❞

❝Selam da söylen bey babama
Çiftini çubuğunu satsın da
Beş bini tamam yapsın da
Oğlum da Mahmud'um desin de aman
O çıkarsın beni zindandan mahpusdan

Selam da söylen Mahmud'uma
Çiftimi çubuğumu sataman aman
Beş bini tamam yapaman aman
Oğlum da Mahmud'um deyemen aman
Çıkaraman onu zindandan mahpusdan

Selam da söylen anneme
Sandığını sepedini satsın da
Beş bini tamam yapsın da
Oğlum da Mahmud'um desin de aman
O çıkarsın beni zindandan mahpusdan

Selam da söylen Mahmud'uma
Sandığımı sepedimi sataman aman
Beş bini tamam yapaman aman
Oğlum da Mahmud'um deyemen aman
Çıkaraman onu zindandan mahpusdan

Selam da söylen gardaşıma
Evini de köyünü de satsın da
Beş bini tamam yapsın da
Gardaşım Mahmud'um desin de aman
O çıkarsın beni zindandan mahpusdan

Selam da söylen ağbeyime
Evimi de köyümü de sataman aman
Beş bini tamam yapaman aman
Ağbeyim Mahmud'um deyemen aman
Çıkaraman onu zindandan mahpusdan

Öyle ise selam söylen sevdiğime
Yüzüğünü küpesini satsın da
Beş bine on bin katsın da
Sevdiğim Mahmud'um desin de aman
O çıkarsın beni zindan mahpusdan

Selam da söylen Mahmud'uma
Yüzüğümü küpemi satarım aman
Beş bine on bin katarın aman
Sevdiğim Mahmud'um derim de aman
Çıkarırım onu zindandan mahpusdan❞

❝Al katip kalemi yaz bu selamı
Mektup yare selamımı ulaştır
Bir yar için terkeyledim sılamı
Mektup yare selamımı ulaştır

şarkışla kazamdır Sivralan köyüm
Geçti ömrüm gurbet elde neyleyim
Gel diyorsa bu illerde durmayım
Mektup yare selamımı ulaştır

Yardan ayrılalı yaralı sinem
Gam ile kurulmuş temelim binam
Ağlar mı güler mi gör benim sunam
Mektup yare selamımı ulaştır

Gider bu hasretlik yıla yetmez mi
ısmin tesbih ettim dile yetmez mi
Bülbülün feryadı güle yetmez mi
Mektup yare selamımı ulaştır

Gönüle hasiret göze yol yaman
Veysel'i söyletir bir kaşı keman
Mektup ile konuşalım bir zaman
Mektup yare selamımı ulaştır❞

❝Seçildiniz vatanımda milletimin oyuyla
Söze gelin hak yolunda tutan tutan diyerek
Anadolu trakyayı şehirinle köyünle
Bir görerek çalışalım vatan vatan diyerek

Kaldırınız particilik kavgasını aradan
Yürümeli Türk dümeni hava deniz karadan
Büyük devlet olmak için yardım etsin Yaradan
Bu toprakta benim ceddim yatan yatan diyerek

Reislere vekillere bakanlara millete
Altı oklar üç hilaller teraziler kır ata
Sekiz parti bir olunca bakmalı o heybete
Kimdir bize yan bakarak çatan çatan diyerek

Divani der açılmalı iktisadin zaferi
Türklük için milletimin olsun yeni seferi
Kumandanla aynı safta yürümeli neferi
Fatih benim atam atam vatan vatan diyerek❞

❝Nazlı dostum selam salmış gel diye
Ara yerde engellerim var diye
Açtı ak göğsünü bana em diye
Emdiğim aklıma düştü efendim

Nazlı dostum selam salmış gelmesin
Ara yerde engelleri duymasın
Eliminen ak göğsünün düğmesin
Çözdüğüm aklıma düştü efendim

Metini de Deli Boran metini
Ne vereyim Küpelinin metini
Ak bilekli samur kürklü hatunu
Nişanlımı vermediler efendim❞

❝Benden selam söylen Mürseloğlu'na
Hesap ettim Binboğa'ya çıkmamıza ne kaldı
Nevruz biter sümbül biter gül biter
Top top edip dermemize ne kaldı

Seçin ağalar da kötüyü seçin
Eyinin alnına kemhalar biçin
Arap at besleyen el malı için
Bölük bölük bölmemize ne kaldı

Babına da Dadaloğlu'm babına
Koçyiğitler sığmaz oldu kabına
Kamalağın kabardıcın dibine
Silah çatıp yatmamıza ne kaldı❞

❝Selamımı yare götür
Seher yeli ne olursun
Selam ver yanında otur
Gör o hali ne olursun

Yapma çakır diken yapma
Gülün yaprağına bakma
şeyda bülbül kon incitme
Gonca gülü ne olursun

Biz aşığız hakir görme
Başımıza çorap örme
Yarla aramıza girme
Kara çalı ne olursun

Ara sen seni sende bul
Çırağı gerçek insan ol
Yaratanı seversen kul
Üzme kulu ne olursun❞

❝Ben seninle etmem kelam
Nafile gönderme selam
Eğer ülfet ise meram
Nafile gönderme selam

Demedim mi beni bulsun
Ne arasın ne de sorsun
Bu ikrama sebep n'olsun
Nafile gönderme selam

Vefa gelmez sen dilberden
Kes ümidin kuzum benden
Hoşlanmadı canım senden
Nafile gönderme selam❞

❝Bir dilbere selam verdim
Almazlanır hoş nazlanır
Canım halin nedir dedim
Bilmezlenir hoş nazlanır

Yüz çevirdi bizden ol yar
Ruz u şeb kılarım zar
Sundum desdine arzuhal
Almazlanır hoş nazlanır

Bilmem ol yare ne dedim
Sırrını kime söyledim
Dosta işaret eyledim
Gelmezlenir hoş nazlanır

Gevheri gedadır adım
Arşa çıkıyor feryadım
Beni bilir misin dedim
Bilmezlenir hoş nazlanır❞

❝Selamsız sabahsız gelir geçersin
Her yolun bir sonu vardır nereye
Bu dünyada ektiğini biçersin
Azıksız lambasız zordur nereye

Seni beni ediyorum endişe
Ömrümüz geçiyor yıkıla düşe
Bir çeki düzen ver bu boş gidişe
Bu bolluğun sonu dardır nereye

Kul şahballı yerin yurdun boş olur
ınsanoğlu bir kanatsız kuş olur
Varın yoğun iki sivri taş olur
Akıbetin bir mezardır nereye❞

❝Selam olsun ona baba kardeşe
Beş yıl oldu gelen soran olmadı
Hasret kalmışım dosta ve eşe
Beş yıl kaldım gelen soran olmadı

Babamı özledim çok efkar basmış
Annemin ninnisi kulakta kalmış
Kardeşlerim mektup göndermez olmuş
Beş yıl kaldım haber salan olmadı

Babamın emeği nasıl ödenir
Annemin sütüne bal kaymak denir
Kardeşlerim beni gafil mi sanır
Beş yıl oldu yerimi bilen olmadı

Yine efkarlandım gözlerim doldu
Annen ile babam aklıma geldi
Kardeşler bacılar hep hayal oldu
Beş yıl kaldım bana gülen olmadı

Yine anne ile baba da güman
Bu asırda kardeşlere az güven
Onlarda bulunmaz din ile iman
Beş yıl kaldım belki yalan olmadı

Sırrı şaka yaptım kızmayın ne olur
ınsan oğlu elbet bir kusur bulur
Anne baba kardeş aklıma gelir
Beş yıl oldu gerçek soran olmadı❞

❝Bizden selam olsun Süleyman Bey'e
Bize içi dışı görülmelidir
Kanınan boğuyor gardaş gardaşı
Bizzat kendisinden sorulmalıdır

Biz balık değiliz bizi yutmasın
Önümüze kalkan kılıç tutmasın
Anadolu derler sakın çatmasın
Aklı başlarına derilmelidir

Bizim atlar kır beygire benzemez
Dağda gezer denizlerde yüzemez
Unutmasın çakal aslan ezemez
Bizde sivri burun kırılmalıdır

Bana bu illerde Mahzuni derler
Fukarayı sever er oğlu erler
Babasının malı değil bu yerler
ınsanca bir düzen kurulmalıdır❞

❝Serin sulu bulaklardan bulaklardan
Yeşil yaprak budaklardan budaklardan
Lale renkli yanaklardan
Bal süzülen dudaklardan
Size selam size selam getirmişem

Katar katar turnalardan
Yeşil başlı sunalardan
Azerbaycan diyarından
Köroğlu'nun nigarından
Size selam size selam getirmişem

Koç Nebi'nin hecerinden
Setterhan'ın hünerinden
şehriyarın şeherinden
Ayyıldızlı seherinden
Size selam size selam getirmişem

Katar katar turnalardan
Yeşil başlı sunalardan
Azerbaycan diyarından
Köroğlu'nun nigarından
Size selam size selam getirmişem❞

❝Sabah sabah Hak selamın
Gahi gelip hatırımı

Veren güzelin kuluyum
Soran güzelin kuluyum

Bile muhabbet türesin
Dertli yüreğim yarasın

Açmaya sevgi arasın
Saran güzelin kuluyum

Kulak ura feryadıma
Ha deyince imdadıma

ısmi gelince yadıma
Eren güzelin kuluyum

Yakmaya aşık canını
Başımdan gam dumanını

Dökmeye çeşmim kanını
Süren güzelin kuluyum

Aşıki bak güftarına
Bu ahdi bu ikrarına

Hilaf olmıya yarine
Duran güzelin kuluyum❞

❝Bizi haklı görenlere
Yolumuzu ölenlere
Selam olsun selam olsun
Kavgamıza girenlere

Oğlumuza kızımıza
Davul zurna sazımıza
selam olsun selam olsun
Koç olacak kuzumuza

Ölenlere kalanlara
Milyonlara milyonlara
Bağımsızlık sessimizi
Selam olsun duyanlara

Yoksul diyor yolumuza
Ateş düştü solumuza
Selam olsun selam olsun
Silah tutan kolumuza❞

❝Ben gidersem bu ellerden
Kalanlara selam olsun
Hatırımı esen yelden
Soranlara selam olsun

Yalan Dünya kime kalmış
Konup göçen nasbin almış
Kimi ağlayıp kimi gülmüş
Duranlara selam olsun

Eşe dosta olsa ayan
Birgün öldüğümü duyan
Göz yaşıyla tenin yuyan
Nazlı yare selam olsun

Garip Kasım heder olmuş
Gül gibi sararıp solmuş
Bu diyardan gider olmuş
Can ciğere selam olsun
Selam olsun selam olsun
Can ciğere selam olsun
Nazlı yare selam olsun❞

❝Selam olsun eşe dosta gönülden
Ayrılık özlemini çekenler bilir
Alın yazısıdır ne gelir elden
Ancak göz yaşını dökenler bilir

Bitmez oldu şu gönlümün çilesi
Değilim ben yadellerin kölesi
Hasret kaldım vatanıma ölesi
Ancak hasretliği çekenler bilir

Kasım der ki garibin çilesi bitmez
Benim derdim hergün artar eksilmez
Yaralı gönleme melhem kar etmez
Aşkın pençesine düşenler bilir❞

❝Selam olsun size güzel cemaat
Sizler bu haneye sefa geldiniz
Hele cümlenize hoş merhabalar
Sizler bu haneye sefa geldiniz

Yollara bakardı daim gözümüz
Her an methetmekti sizi sözünüz
şükür olsun bugün gördük yüzünüz
Sizler bu haneye sefa geldiniz

Hele cümlenize hoş merhabalar
Gönülle dolsun ferah sefalar
Kahve çay şerbetler versin şifalar
Sizler bu haneye sefa geldiniz

Muhammet Lütfi'ye lütfede Allah
şefaat eyleye hak resulullah
Sever müminleri hasbeten lillah
Sizler bu haneye sefa geldiniz❞

❝Selam verip halımızı sormayın
Dil ile söylenmez halımız bizim
Zemheride açar varsılın gülü
Baharda kurudu gülümüz bizim

Diyorlar ki yoksul sohbeti bilmez
Verdiğin öğütten hiç nasip almaz
Yoksul çiğ süt emmiş itibar olmaz
Ondan suskun durur dilimiz bizim

şeker şerbet taşısa da elinde
Derler Acem şalı yoktur belinde
Abası yırtılmış yama telinde
Görün kırk yamalı çulumuz bizim

Kapısında çil horozu ötmüyor
Ne etse neylese derdi bitmiyor
Çoluğa çocuğa kazanç yetmiyor
Hiç iki olmuyor malımız bizim

Kazma dedik kürek dedik sarıldık
Gün vurdukça çatır çatır yarıldık
El işine koşa koşa yorulduk
Görsen nasır tutmuş elimiz bizim

Yaz güneşi dağı taşı yalıyor
Cemre düştü toprak nefes alıyor
Neden bizim bağlar böyle kuruyor
Yeşile durmadı dalımız bizim

Ferman Baba kakmış işe koşuyor
Kimse sormaz bunlar nasıl yaşıyor
Varsılın kervanı dağlar aşıyor
Düz ovada şaştı yolumuz bizim❞

❝Selam olsun tüm canlara ve ihvanlara
ılim deryasında çağlayan pınarlara
Hoşgörülü sevecen gönlü irfanlara
Selam olsun selam tüm varlığa canlılara

Selam olsun zikrile tavaf dönenlere
Bir mürşide varıp da ikrar verenlere
Evliya embiya yareni erenlere
Selam olsun selam tüm varlığa canlılara

Selam olsun gaterin düzen kervanlara
Yanar dağ misali gizemle yananlara
Geçip giden zamana demi devranlara
Selam olsun selam tüm varlığa canlılara

Selam olsun dağa denize ve semaya
ılim yollarında erişene uzaya
Yunus gibi gönüllere sevgiden maya
Selam olsun selam tüm varlığa canlılara❞

❝şu dağlardan ovalardan
Bizlere selam var selam
Zikirlerden dualardan
Bizlere selam var selam

Mevlananın devranından
Mevleviler kervanından
Dost ıbrahim kurbanından
Bizlere selam var selam

Hacılardan hocalardan
Nine hatun bacılardan
Güllerden ve goncalardan
Bizlere selam var selam

Zenginlerden fakirlerden
Halil Osman Bekirlerden
Farklı farklı fikirlerden
Bizlere selam var selam

Dehli sazım tellerinden
Dost bağının güllerinden
Sadık dosttan pirlerimden
Bizlere selam var selam

Karaman'dan Konya’lardan
Semalardan dünyalardan
Derya deniz ummanlardan
Bizlere selam var selam❞

❝Selamet ararsan sabreyle otur
Ehli irfan içinde kulda neler var
Bize üstadlardan nasihat budur
Dahi gerçeklerde dilde neler var

Hak Muhammed Ali geldi bu hana
Onlara buldular bin bir bahana
Aç gözünü nazar eyle cihana
Hakikat deryası gölde neler var

Binde bir kalmadı bir sadık yaran
Üstada hizmet et marifet öğren
Aşık çok sadık az dertli hezaran
Arı da iniler balda neler var

Hezar yalancıysa sevme nigarı
Heman didar etmiş cihanın varı
Ebedi cennete girmez mürai
Doğru gel katara yolda neler var

Bunca sarraf vardır her taşa mihenk
Hak deme ile bulunmuyor Hak
Kimi lokma aşıkı kimisi ahenk
Buna alem derler elde neler var

Öksüz Ali'im Hacı Bektaş pirimdir
Hem dinim imanım külli varımdır
Ol Allah'ü alem Gani Kerim'dir
A ile okudum Dal'da neler var❞

❝Selam verdik kadem bastık bu yere
Söyle aşık bu kamiller yeridir
Kurban olam yanındaki şu pire
Söyle kardeş bu kamiller yeridir

(Bağlantı)
Yar yar nazenim
Yar yar güzelim
Yar yar bir eylen eylen

Cehteyle ki kamillere yetesin
Metaını kıymetiyle satasın
Erbabının nasihatın tutasın
Söyle kardeş bu kamiller yeridir

Bağlantı

Osmani'yim pirden dolu içerim
Dört kitabın manasını seçerim
Ağzımdan dilimden cevher saçarım
Ben de bildim bu kamiller yeridir

Bağlantı❞

❝Selam da söylen bey babama
Çiftini çubuğunu satsın da
Beş bini tamam yapsın da
Oğlum da Mahmud'um desin de aman
O çıkarsın beni zindandan mahpusdan

Selam da söylen Mahmud'uma
Çiftimi çubuğumu sataman aman
Beş bini tamam yapaman aman
Oğlum da Mahmud'um deyemen aman
Çıkaraman onu zindandan mahpusdan

Selam da söylen anneme
Sandığını sepedini satsın da
Beş bini tamam yapsın da
Oğlum da Mahmud'um desin de aman
O çıkarsın beni zindandan mahpusdan

Selam da söylen Mahmud'uma
Sandığımı sepedimi satamkan aman
Beş bini tamam yapaman aman
Oğlum da Mahmud'um deyemen aman
Çıkaraman onu zindandan mahpusdan

Öyle ise selam söylen sevdiğime
Yüzüğünü küpesini satsın da
Beş bine on bin katsın da
Sevdiğim Mahmud'um desin de aman
O çıkarsın beni zindan mahpusdan

Selam da söylen Mahmud'uma
Yüzüğümü küpemi satarım aman
Beş bine on bin katarın aman
Sevdiğim Mahmud'um derim de aman
Çıkarırım onu zindandan mahpusdan❞

❝Selam yaz dostlara mektup dolusu
Sağ olsun var olsun Türk'ün ulusu
Tükenir mi bu dünyanın delisi
Kimi lehte söyler kimi aleyhte

ınce fikirlerim keskin sözlerim
Sizler gibi ben de sizi özlerim
Adımlarım doğru belli izlerim
Fikrim nazarlarda düşüncem bende

Gelip dünyaya kim kalmış nerde
Gelenler gidiyor kalmak yok burda
Dostunan aradan kalkınca perde
Veysel der hedefim doğru bir nokta❞

❝Kalktı deli gönül kısmet ayrıldı
Siz sağ olun biz selamet gidelim
Sılayı görmenin zamanı geldi
Siz sağ olun biz selamet gidelim

Enstitü mektebi Hasanoğlan'dan
Sanki ayırdılar cesedi candan
Irkımız neslimiz aslı bir kandan
Siz sağ olun biz selamet gidelim

Geçirdik baharı getirdik yazı
Zamanı gelince hatırlan bizi
Arzuluyom Sarkışla'yı Sivas'ı
Siz sağ olun biz selamet gidelim

Helal olsun hakkım var ise size
Hakkınızı helal edin siz bize
Sağ olursak yine gelir yüz yüze
Siz sağ olun biz selamet gidelim

Veysel'in dönüyor içinde sıla
Uzadı günlerim benzer bir yıla
Sılada yavrular bakıyor yola
Siz sağ olun biz selamet gidelim❞

❝Saba selam eyle gül yüzlü yare
O mübarek hatırcığı hoş mudur
Ben bendesi ayrı olalı gözden
Kadrin bilmezlere hali hoş mudur

Canan bizim kıymetimiz bilmedi
Bu çeşmimden akan yaşı silmedi
Çok zamandır bir selamı gelmedi
Bilmem o zalimin bağrı taş mıdır

Mustafa'm da yollarını gözetir
Rakip açmış zülüflerin düzetir
Olur olmaz sitemlerin bizedir
Adulara bade içmek iş midir❞

❝Selam edin ağalara beylere
Düşmana mert gibi durmalı imiş
Safımızda koç yiğitler var iken
Dövüşü dövüşü ölmeli imiş

Süremedim kara günün yasını
Kafir cellat ne bağlıyon gözümü
Tutmalıymış Han Ayvaz'ın sözünü
Bu yıllık Tiflis'te kalmalı imiş

Tüketmedim kara günün gamını
Süremedim şu gönlümün demini
Üç gün oldu Kır at yemez yemini
Kırat'tan haberi almalı imiş

Eğlenip de ben ilimde kalmadım
Kılıç çekip düşmanlara dalmadım
Azdır deyü hiç hesaba almadım
Az çok her ne ise kırmalı imiş

Çamlıbel dağları buraya ırak
Köroğlu'n öldürene ister yürek
şimdi Demirc'oğlu yanımda gerek
Keşke yanım sıra gelmeli imiş❞

❝Bad-ı saba efendime gidersen
Ol güneş yüzlüye var selam eyle
Sevap kazanırsın hizmet edersen
Aman karşısında dur selam eyle

Ardımdaki karlı dağlar diyesin
Çeşmim yaşı her dem çağlar diyesin
Derundan ah edip ağlar diyesin
Benim çün hatırın sor selam eyle

Selamımı dondan dona devşirme
Varıp bir nadan eline düşürme
Gül cemalin görüp kendin şaşırma
Aklını başına der selam eyle

Gevheri bir name verdi bad ile
Gönderdi sana elinden dad ile
Lütfeylesin konuşmasın yad ile
Kamil olsun anı gör selam eyle❞

❝Selam eylen varın söylen o dosta
Garip halim gelsin seyran eylesin
Mihnet firaşında yatarım hasta
Çaresiz dertliyim derman eylesin

Feleğin sillesi eyledi sersem
ıflah olman derler her kime sorsam
Beni bir ağlar yok eğer ölürsem
Meğer nazlı yarim figan eylesin

Bir nefi gam benim düştü tabrime
Görse Lokman tahsin eder sabrıma
ıhtimaldir bile gider kabrime
Başıma taş diye nişan eylesin

Süruri der dilber konup göçtükce
Unutmasın beni gelip geçtikce
Ziyaret etmeye yolu düştükce
Ruhuma Fatiha ihsan eylesin❞

❝Selam olsun ağalara beylere
Sılasına gitmek ister Köroğlu
Ala karlı mor sümbüllü dağlara
Çıkıp seyran etmek ister Köroğlu

Ey ağalar nedir bizim suçumuz
Uğrun uğrun dövüş bizim işimiz
Demirc'oğlu Köse Sefer üçümüz
ıçimizde nam sahibi Köroğlu

Deryanın yüzünde yatan gemiler
Zarından bu dağlar taşlar iniler
Dağında da aslan gibi ünüler
Kurt avazlı kaplan ünlü Köroğlu

Adımı sorarsan Uruşan Ali
Dövüş görmeyeli del'oldum deli
Sağ yanı Ayvaz da solu Bey Veli
Feracesi merdaneli Köroğlu❞

❝Selam olsun dağa taşa
Yaranlara selam olsun
Ormandaki kurda kuşa
Cerenlere selam olsun

Dünya üstü kara zindan
Boynumuzda yağlı urgan
Yolculardan hancılardan
Soranlara selam olsun

Ölüm canın has yoldaşı
Diken gülün gönüldeşi
Kar altında deniz düşü
Kuranlara selam olsun

Kağıdımız çaput bizim
Kefenimiz bulut bizim
Mesleğimiz umut bizim
Kuranlara selam olsun❞

❝Bunca Yara Aldım Kanım Akmıyor
Ateş Üstündeyim Beni Yakmıyor
Kara Basan Çökmüş Sesim Çıkmıyor

Selam Olsun Dağlarıma
Mor Sümbüllü Bağlarıma
Yaşam Dolu Çağlarıma
Selam Olsun

Kulak Verdim Haksızların Derdine
Çekti Vurdu Hiç Dönmedim Ardıma
Hasret Kaldım Yavukluma Yurduma

Kahpe Kurşun Aman Vermez Bu Cana
Sıradan Bir Ölüm Zor Gelir Bana
Haber Salın Kardaşıma Anama❞

❝Selam verdim selam almaz
Selamına salam seni
Akçasız pulsuz aşıkım
Nasıl benim kıalm seni

Hubluğuna yok bahana
Gözlerin benzer şahana
Namın çıkmıştır cihana
Bilir cümle alem seni

Nazlım salınır gezersin
Dertli bağrımı ezersin
Beyaz kağıda benzersin
Yazar m'ola kalem seni

Malım yok ki dökem saçam
Hazinem yok ağzın açam
Çare budur alam kaçam
Hep yanımda bulam seni

Yeni bahçenin narısın
Kırmızı gülden arısın
Koç Köroğlu'nun yarisin
Böyle misin bilmem seni❞

❝Selam söylen sofulara
Kız başlığın almasınlar
Kız başlığı alanları
Hak cemine koymasınlar

şah Ali'm hü
Pir Veli'm hü
Gerçek erenlerin demine hü

Soyunup da üryan olsa
Ciğerciği büryan olsa
Ahirete revan olsa
Cenazesin kılmasınlar

şah Ali'm hü
Pir Veli'm hü
Gerçek erenlerin demine hü

Nesimi'yim gafil olma
Her deftere kalem vurma
Hacet alıp hacet verme
Gomşuluğa goymasınlar

şah Ali'm hü
Pir Veli'm hü
Gerçek erenlerin demine hü❞

❝Selam olsun Yaylacık'a köyüme
Gözümde tütüyor hayli zamandır
Hasret kaldım rüzgarına karına
Hayali gönlümde hayli zamandır

ılkbaharda çiğdemleri açıyor
Çocukları oynaşıyor neşe saçıyor
Dağlarında karları kolay kalkmıyor
Karlarını görmedim hayli zamandır

Demirci babanın tepesine çıkınca
Tabiat ne güzel Kozluca'ya doğru bakınca
Cemilbey'den Çorum'a arabalar geçince
O anı yaşamadım hayli zamandır

Rüzgarı çok sert yazın bile üşürsün
Suları soğuk hiç dokunmaz içersin
Veled pınarından yokuşu zor çıkarsın
O yokuşu çıkmadım hayli zamandır

Mollahasan'a varınca için burkulur
Az ileride Keslik yolu ayrılır
Orayı geçersin baraj görülür
O baraja gidemedim hayli zamandır

Soycak yolundan sola dönünce
Heyecan sarar Yaylacık'ı görünce
Hele arabayla gece köye girince
Köye arabayla girmedim hayli zamandır

Kızılhamza Fındıklı oralar da güzel
Yaylacık bambaşka özel mi özel
Aşık Güner gurbette ölürse eğer
Köyüme götürün diyor hayli zamandır❞

❝Ben gelirken beyaz karlar yağmıştı
Düz ovayı kara duman boğmuştu
Rahat olanlara güneş doğmuştu
Hasret ile iki gözü dolan var

Çok azaldı kızılırmak ceyhanlar
Kokmaz oldu lale sümbül reyhanlar
Birbirini sevmez oldu insanlar
Ne yazık ki öldüren var ölen var

Mahzuni'yim alın teri yemedim
Ömrümde haksıza haklı demedim
Benim türkiyelim benim memedim
Türkiye'den dolu dolu selam var❞

❝Telli turnam selam götür
Sevdiğimin diyarına
Üzülmesin ağlamasın
Belki gelirim yarına cananıma

Hasret kimseye kalmasın
Sevdalılar ayrılmasın
Ben yandım eller yanmasın
Sevdanın aşkın narına canıma

Gönüle hasret yazıldı
Sevgiye mezar kazıldı
ıki damla yaş süzüldü
Gözlerimin pınarına

Hasret kimseye kalmasın
Sevdalılar ayrılmasın
Ben yandım eller yanmasın
Sevdanın aşkın narına canıma❞

❝Turnam gidersen Mardin'e
Turnam yare selam söyle
Karlı dağların ardına
Turnam yare selam söyle

Turnam gidersen Akdaş'a
Karlı dağlar aşa aşa
Hem kavıma hem kardaşa
Turnam yare selam söyle

Turnam gidersen Gündeş'e
Yere döşene döşene
Al sana veren nişane
Turnam yare selam söyle

Turnam gelirken ilinden
Yüce dağların belinden
Dertli Kerem'in halinden
Turnam yare selam söyle❞

❝Ünye'den çıktım başım selamet
Ceviz deresinde koptu gıyamet
Gadın gız gardaşım sana emanet

Ağla anam ağla sen bana ağla
Çifte doktor getir yaremi bağla

Yedi garış gelir omzumun eni
Genç yaşımda gabre goydular beni
Anneciğim bana söylesin nenni

Ağla anam ağla sen bana ağla
Çifte doktor getir yaremi bağla

Martinim duvarda asılı kaldı
Elbisem sandıkta basılı kaldı
Gadın gız gardaşım küsülü kaldı

Ağla anam ağla sen bana ağla
Çifte doktor getir yaremi bağla❞

❝Benden selam söylen gül yüzlü yare
Hele sabreylesin dursun yazaca
Mart dokuzu çıksın seller sökülsün
Her bir eksiğini görsün yazaca

Sahil kuşu gelsin yaylaya gitsin
Dağlar don değişsin beyazın atsın
Güller domurlansın bülbüller ötsün
Zülfün malı yüzüne bursun yazaca

Dermek nasip ola idi gülüni
Sakınsın rakipten ebr u telini
ınce meyanına Acem şalını
Benim niyetime sarsın yazaca

Diyar-ı gurbette olduk mücavir
Sadık aşıklara bulunmaz nazir
Hele dağlar başı alsın müsafir
Ruhsati de eksik görsün yazaca❞

❝Yare selam söylen seher yelleri
Çıkıp şu yollara naz eylemesin
Bağları ak güllü derin gölleri
Uçan turnaları kaz eylemesin

Gurbet ilde bir silen yok yaşımı
Kendim gider kotarırım aşımı
Yuvası içinde gönül kuşumu
Göz yaşım akıtıp baz eylemesin

Geçen olur şu yaylanın düzünü
ılin aşiretin çeker nazını
Nazlı yarim sürmelemiş gözünü
Suları ısıtıp yaz eylemesin

Karacaoğlan der bire ağalar
Fırkat yolumuzu uc uca bağlar
Yare söylen onla öğünsün sağlar
Benim çok ömrümü az eylemesin❞

❝Ne olursun selam yolla
Arada bir arada bir
Kolların boynuma dola
Arada bir arada bir

(Bağlantı)
Sinem yanar sarmaya gel
Dertli başım sormaya gel
Diler isen vurmaya gel
Arada bir arada bir

Yalınız gitti gideli
Çağlar oldu gözüm seli
Bir mektup yaz deli deli
Arada bir arada bir

Bağlantı❞