Ömer Gülcan - Ayrılık







Yorum Yaz

Yorumlar
5 - 5 - 0 yorum

Ömer Gülcan En Çok Dinlenen 10 Türküsü
Ömer Gülcan - Ayrılık
Ömer Gülcan - Askerim

Etiketler : Ömer Gülcan, Ayrılık, Ömer, Gülcan, Ayrılık, Ömer Gülcan - Ayrılık türkü indir, Ömer Gülcan - Ayrılık türkü dinle, Ömer Gülcan türküleri, Ayrılık türküsü dinle, Ömer Gülcan türkü dinle, Ömer Gülcan türkü sözleri, Ayrılık sözleri, Ömer Gülcan mp3 dinle

❝Fikrimden geceler yatabilmirem
Bu fikri başımdan atabilmirem
Neyleyim ki sene çatabilmirem

Ayrılık ayrılık aman ayrılık
Her bir dertten ala yaman ayrılık

Uzundur hicrinle kara geceler
Bilmirem men kendim hara geceler
Bir oktur kalbime yara geceler

Ayrılık ayrılık aman ayrılık
Her bir dertten ala yaman ayrılık❞

❝Ayrılık hasretlik kar etti cana
Seher yeli sevdiğimden ne haber
Selamım tebliğ et kutb-i cihana

Seher yeli sevdiğimden ne haber
Seher yeli sultanımdan bir haber

Bülbül gibi bağlamışım kareler
Ayrılık derdine nedir çareler
Merhem kabul etmez dilden yareler

Seher yeli sevdiğimden ne haber
Seher yeli sultanımdan bir haber

Sıtkıyam kalmışım ıssız çöllerde
Böyle dert bulunmaz gayrı kullarda
Anasız babasız gurbet ellerde

Seher yeli sevdiğimden ne haber
Seher yeli sultanımdan bir haber❞

❝Ayrılık kolay değil
Onu gel sen bana sor
Günlerim yalnız seni
Aramakla geçiyor

Kader ayırdı bizi
Elimizden ne gelir
Sabrın sonu selamet
Başa gelen çekilir

Bahtiyar olamadım
Garibim şu cihanda
Bir gün ben de ölürsem
Arkamdan sen ağlama

Kader ayırdı bizi
Elimizden ne gelir
Sabrın sonu selamet
Başa gelen çekilir❞

❝Uğrum sıra giden Boz atlı Hızır
Ayrılık derdinin dermanı nedir
Şu iki aleme olmuşsun nazır
Ayrılık derdinin dermanı nedir

Sığanmıştır ağca kolun bilekler
Hak katında kabul olsun dilekler
Arş yüzünde secde kılan melekler
Ayrılık derdinin dermanı nedir

Küseyim de ben yarime küseyim
Siyah zülfün mah yüzüne asayım
Kerbelada yatan İmam Hüseyin
Ayrılık derdinin dermanı nedir

Hanı şu dünyanın toprağı taşı
Akıttım gözümden kan ile yaşı
Urum illerimin Hacı Bektaşı
Ayrılık derdinin dermanı nedir

Aksaya geyinmiş incedir beli
Ben pirimi gördüm tatlıdır dili
Tanrının arslanı Hazreti Ali
Ayrılık derdinin dermanı nedir

Gıcılar da dağlar başı gıcılar
Çıkmaz oldu içerimden acılar
Arafat dağından gelen hacılar
Ayrılık derdinin dermanı nedir

Dünyayı sorarsan bir dipsiz anbar
Alinin yoldaşı Zülfikar Kanber
Kabeyi yaptıran Halil Peygamber
Ayrılık derdinin dermanı nedir

Deryanın yüzünde dönen üç gemi
Yiyelim içelim sürelim demi
Geminin sahibi ol Hızır Nebi
Ayrılık derdinin dermanı nedir

Pir Sultan Abdalım içtim curadan
Okudum ağını bilmem karadan
Yeri göğü cümle alemi yaradan
Ayrılık derdinin dermanı nedir❞

❝Ayrılık badesi kar etti cana
Serseri gezdirir peymane bizi
Esti kısmet yeli attı bir yana
Düşürdü feryada figana bizi

Elbet takdir sana ederim mihnet
Nedir bu ayrılık nedir bu hasret (gurbet)
Almış diyar diyar gezdirir gurbet (kısmet)
Her gören zanneder divane bizi

Terk ettim cananı (hülyayı) her muhabbeti
Ağlarım gezerim ben bu gurbeti (kısmeti)
Bir yandan ayrılık vatan hasreti
Der Zülali ettin mestane bizi
(Der Zülali etti efsane bizi)❞

❝Denizleri yuttu dağları aştı
Ayrılık büyüdü hasret büyüdü
Acısı dünyadan Merihe taştı
Ayrılık büyüdü hasret büyüdü

Hudutlara omuz verdi yaslandı
Kirpiklerden elek elek ıslandı
Gram gram ömür yedi beslendi
Ayrılık büyüdü hasret büyüdü

Yüreklerden hasret sütü sağıldı
Hıçkırıklar düğüm düğüm boğuldu
Ucun ucun kıta kıta dağıldı
Ayrılık büyüdü hasret büyüdü

Emekçiyim yollar seçilir oldu
Ruhumuzdan nefes biçilir oldu
Dünya günden güne küçülür oldu
Ayrılık büyüdü hasret büyüdü❞

❝Vakti geldi ayrılığın ne yapsak boş
Kurtulamaz bu sevda bu amansız rüzgardan
Anla beni geçmişteki günlerimiz
Birer birer hayal oldu
Birer birer yalan

Gözlerindeki yaşı sil canım
Beni burda bırak git
Gereksiz artık anlamı yok sözlerin
Bu aşk gömülmeli

Oysa senle çok zamanlar paylaşırdık
Acıları umutları hiç usanmadan
Yüreğimde saklı kalan anılarla
Gidiyorum bu şehirden sevdiğim hoşçakal

Gözlerindeki yaşı sil canım
Beni burda bırak git
Gereksiz artık anlamı yok sözlerin
Bu aşk gömülmeli❞

❝Bu nasıl ayrılık bu nasıl zulüm
Bu ahvale ermeden mi öleyim
Şehir-i Afgana açılmaz yolum
Yar şehrine girmeden mi öleyim

Iraktan ırağa onu seslerim
Kumru kuğular gibi kafeslerim
Kırk üç yıldır ben bir fidan beslerim
Bak verecek dermedin mi öleyim

Der Nihan kapında olmuşam sail
Acep bu murada kum oldu nail
Doldu müddet canım alır Azrail
Ya ben yari görmeden mi öleyim❞

❝Ayrılık zamanı geldi gaziler
Yakar bu sinemi nar derli dertli
Ah ettikçe ciğerlerim sızılar
Ağlayı ederim zar dertli dertli

Gel karşıma dal boyunu göreyim
Bir dolu ver muradıma ereyim
Sana bir yadigar mendil vereyim
Sil çeşmin yaşını var dertli dertli

Geçen sohbetlerdi düşün hayal et
Sen de benim için ağla melal et
Ayrılık vaktidir hakkın helal et
Kuşlardan haberim sor dertli dertli

Çektiğim dertleri edemem beyan
Hasretinle oldu gözlerim al kan
Sevda-ı gamzenle bu tığ-i hicran
Eyledi bağrıma kar dertli dertli

Sefil Sıdkı çağırırım erlere
Aktı çeşmim yaşı döndü sellere
Düştü nasibimiz gurbet ellere
Gözle yollarımı yar dertli dertli❞

❝Bu çarkın elinden devran kan ağlar
Gidenler gelmiyor yastadır sağlar
Kerbela çölünde hayrali çağlar
Ayrılık derdinin dermanı nedir

Dosta hasretlik de ateşten çember
Ah idi bağlandı Aliye Kamber
Kenan ellerinde Yakup peygamber
Ayrılık derdinin dermanı nedir

Yusufun cemali benzerdi maha
Kul edip sattılar yeter mi baha
Yusufu zindana salan Züleyha
Ayrılık derdinin dermanı nedir

Yeryüzünde biter nebatı otlar
Arşa yüzün tutmuş ırahmet bekler
Aşıklar sadıklar hulus-i paklar
Ayrılık derdinin dermanı nedir❞

❝Ayrılık badesin tatlı mı sandın
Ne tez tebdil olmuş çimenin dağlar
Bu güzellik geçer sana da kalmaz
Daha neye bağlı gümanın dağlar

Nice güzellerden alırsın bacı
Al yeşil renklerden giyersin tacı
Yardan ayrılması zehirden acı
Bu yüzden gitmiyor dumanın dağlar

Gece gündüz yalvarmıştım Süphana
Birden vuslat bulamadım sunama
Daha şimden geri beni kınama
Semaya erişmiş figanın dağlar

Ruhsat gibi karaları bağlarsın
Aşkın ateşiyle yürek dağlarsın
Benim ahvalime sen de ağlarsın
Var ise zerrece imanın dağlar❞

❝Trenlerde buruşuk yüzlü insanlar
Trenlerde yalnızlık vardı akşamlar
Köylüler bozkır damlacıkları
Trenlerde sessiz akşamlar

Sallana sallana aşk içinde
Bir o yana bir bu yana
Dertlenir durur sevda türküleri
Bir o yana bir bu yana

Trenler tren rayları içinde
Akşamın derinliği peşinde
Köylüler bozkır damlacıkları
Ayrılık taşır içinde❞

❝Gine havalandı aşk pervanesi
Düşüp aşk oduna tüter değil mi
Haberdar mı bilmem Hublar danesi
Bülbül can içinde öter değil mi

Dırgeyledin benden hüsnü menanın
Senin de bozulur bağın bostanın
Güzel yok mu senin dinin imanın
Senden çekticeğim yeter değil mi

Daimi hüsnüne kurban olayım
Arayıp ben seni kanden bulayım
Senden ayrılırsam nerde kalayım
Ayrılık ölümden beter değil mi❞

❝Ayrılık günüdür kavim kardaşlar
Yüreğim doludur gözlerim ağlar
Gelin helallaşak yaran yoldaşlar
Hasreti od olmuş sinemi dağlar

Bozulmaz bu yazı hak yazmış ezel
Hani vatan sende evvelki güzel
Kurumuş ağaçlar dökülmüş gazel
Ne zaman yeşerir bu viran bağlar

Kadersiz maksuda ermek olur mu
Takdir mukadderi bilmek olur mu
Acep birgün yine görmek olur mu
Alçaklı yüksekli dumanlı dağlar

Ya nasib Zülali bir gine gelsin
Artık hasretimiz mahşere kalsın
Ölenler ruhuna fatiha olsun
Vallahi unutmam sizleri sağlar❞

❝Dünyayı gezdim dolaştım
Ayrılık gibi dert olmaz
Tatlı canımdan usandım
Ayrılık gibi dert olmaz

Kaçan döndüm yare baktım
Gözümden kanlı yaş döktüm
Gezdim her belayı çektim
Ayrılık gibi dert olmaz

Hilal kaşı keman değil
Zülfü ahir zaman değil
Be yarenler yalan değil
Ayrılık gibi dert olmaz

Kullar başına gelmesin
Kimse göz yaşın silmesin
Hak düşmanıma vermesin
Ayrılık gibi dert olmaz

Bana inanmayan varsın
Aşıkın yüreğini yarsın
Neler çektiğini görsün
Ayrılık gibi dert olmaz❞

❝Aynı frekansta yayın yaparız
Sesimiz üst üste karışmaz bizim
Gönül penceresin şerre kaparız
Kin ile nefretle barışmaz bizim

İhtilafımızı hayra yorarız
Kalpleri ne dışlar ne de kırarız
Ne sirke ne de bal orta kararız
Yüzümüz eskise buruşmaz bizim

Hatayla noksanla adresim burda
Belki de gediğim kalede surda
Adımlarım gayretim bu uğurda
Şeytanın safında yarışmaz bizim

Yardan geçti serden geçti atalar
Sancak burçta olsun rahat yatalar
Kimin haddinedir zor dayatalar
Ahd ü peymanımız kırışmaz bizim

Ayrılık gayrılık yakışmaz bize
Asırlar öncesi çıkmışız düze
Ne oldu ki kara çaldık gündüze
Dokumuza zehir erişmez bizim❞

❝Ayrılık günleri geldi dayandı
Eğlenip burada kalan elveda
Eridi cesedim yüreğim yandı
Sinem delik delik delen elveda

Gelin birer birer helallaşayım
Yol verin ki şu dağları aşayım
İstemezdim senden uzaklaşayım
Hasreti kalbime dolan elveda

Kalbimde kadimdir gurbet korkusu
Gitmiyor burnumdan sıla kokusu
Bir güzelin meftunuyum doğrusu
Beni bu sevdaya salan elveda

Karlar erir akar gider lodostan
Coşar gönlüm selam gelse o dosttan
Sen eyledin beni dillere destan
Çırpınıp saçların yolan elveda

Veyselin derdinin yoktur ilacı
Gurbetin dertleri acıdır acı
Biz gidelim sizler olun duacı
Döküp göz yaşların silen elveda❞

❝Ayrılık her bir günüm
Bana hicran oluyor
Geçtim yollara baktım (da vay)
Çiçekler soluyor

Ayrılık yıldönümü
Bana yadın oluyor
Geçtim yollara baktım (da vay)
Çiçekler soluyor❞

❝Ayrılık mızrağı değdi sineme
Aman servi boylu yardan ayrıldım
(Boyu selvi kaddi yardan ayrıldım)
Ne yerde ne gökte bulamam çare
(Zeminde samada bulamam çare)
Bir dünya güneşi yardan ayrıldım
(Cihan afitabı yardan ayrıldım)

Emsali nazirsiz hubluk çağında
Kaldı yavruları sol ve sağımda
Bir sam yeli esti gönül bağımda
Ayvadan turunçtan nardan ayrıldım

Yine melül oldu gönül küşadım
Durağım kalmadı bir dem naşadım
On beş yıl yar ile bile yaşadım
Zühre sani zülfikardan ayrıldım

Mevlam halk eylemiş nur ala nurdan
Dişleri inciden dehanı dürden
Yükledi yükünü göç etti burdan
Vazgeçtim her işten kardan ayrıldım

Huri melek idi haddizatında
Görmedim yüzünü nihayetinde
Yüce dağ başında pir hizmetinde
Sahip şeref Lalizardan ayrıldım

Bu sinemde bu yaralar var iken
Gül yerine aşlanır mı hiç diken
Dursun Cevlaninin belini büken
Dideden damardan kandan ayrıldım❞

❝Bilse idim ayrılık var sonunda
Şeyda bülbül gibi gülü sevmezdim
Sevdasına yanıp yanıp püryan olduğum
Bana yar olmayan yarı sevmezdim

Ben kurdu severdim kuşu severdim
Şiddetli tipiyi kışı severdim
Viran yerde kör baykuşu severdim
Mecnun olsam ben Leylayı sevmezdim

Püryani Haydarım zoru severdim
Zakkumu severdim harı severdim
Çıyanı severdim marı severdim
Kerem olsam Aslı Hanı sevmezdim❞

❝Bileydim bu işin sonu ayrılık
Kapılmazdım bu sevdaya sevdiğim
Verdiğin o sözler hep önen gelsin
Kurtulmasın başın dertten sevdiğim

Yorganın ot olsun yastığın taştan
Gözün açılmasın kan ile yaştan
Ümidin kesilsin bacı kardeşten
Kalasın sonunda bana sevdiğim

Göresin göresin bitmeye işin
Umarım dönüşlü ola gidişin
Her zaman duam o tez öle eşin
Kalasın sonunda bana sevdiğim

Kaynın kaynatandan yiyesin sopa
Yarıla yüreğin ciğerin kopa
Tutmaya babangil kapıya ata
Gelesin sonunda bana sevdiğim

Erdaliyim iyiğimden alasın
Hayat boyu döşeklerde kalasın
Sağından solundan yaralar alsın
Doktor bulamasın derman sevdiğim❞

❝Dalıma batıyor ayrılık diken
Eller ayrı yollar ayrı en ayrı
Sılanın yoludur boynumu büken
Dizler ayrı gözler ayrı sen ayrı

Umut bitti aktı içimde kalan
Hayalin silindi gerisi yalan
Yüreksiz ellerle geçmişi çalan
Ağyar ayrı canan ayrı ben ayrı

Hileli baharda sahtekar yazda
Polat dünya yıkmış vefasız nazda
Şerefsiz elinde şu soylu sazda
Cümle ayrı name ayrı ün ayrı❞

❝Ayrılık zuhretti gene sultanım
Var git gayri zaman neler getirir
Bir sürüye zeval düşmeyiversin
Belalar kuzuyu meler getirir

Selam söyle Gümüşhacıköyüne
Kölesine ağasına beyine
Karlı dağlar düzün mor eteğine
Şubat aylarını siler getirir

Kimse bilmez şu ormanın kurdunu
Kara kartal yüksek oyar yurdunu
Mahzuni Şerifin gönül derdini
Ağlayı ağlayı güler getirir❞

❝Kader attı beni gurbet ellere
Sonumuzda görünüyor ayrılık
Dolu vurdu hazan düştü güllere
Sonumuzda görünüyor ayrılık

Senin yolun karlı dağlar
Benim yolum gurbet eller
Aramızda soğuk yeller
Sonumuzda görünüyor ayrılık

Hasret dolu gözlerimden akmıyor
Hiç bir çare ellerimden tutmuyor
Bitirdiğim yollar sana gitmiyor
Sonumuzda görünüyor ayrılık❞

❝Gözlerimden kanlı yaşlar
Döker ayrılık ayrılık
Öksüz oğlan gibi boynum
Büker ayrılık ayrılık

Duman çöküyor aynıma
Dost zülfün taktım boynuma
Her gün ellerim koynuma
Sokar ayrılık ayrılık

Yari görmez oldu gözüm
Çağırsam tutulmaz sözüm
Ne bileyim ömrüm özüm
Söker ayrılık ayrılık

Alamam yari karşıma
Su serpen yok ataşıma
Her gün evimi başıma
Yıkar ayrılık ayrılık

Derdiçok dinlen zarımı
Baksam göremem yarimi
Kınaman beyler serimi
Yakar ayrılık ayrılık❞

Fikrimden geceler yatabilmirem
Bu fikri başımdan atabilmirem
Neyleyim ki sene çatabilmirem
Ayrılık ayrılık Aman ayrılık
Her bir dertten olan yaman ayrılık

Uzundur hicrinden kara geceler
Bilmirem men gedim hara geceler
Buruktur kelbime yara geceler
Ayrılık ayrılık aman ayrılık
Her bir detten olan yaman ayrılık❞

Ayrılık hasreti kar etti cana
Seher yeli sevdiğimden ne haber
Selamın tebliğ et kutbi cihana
Seher yeli sultanımdan ne haber

Bülbül gibi bağlamışım kareler yar yar kareler
Ayrılık derdine nedir çareler
Merhem kabul etmez dilde yareler
Seher yeli sevdiğimden bir haber

Sıtkıyam kalmışım ıssız çöllerde
Böyle dert bulunmaz gayrı kullarda
Dilim intizarda gözüm yollarda
Seher yeli sevdiğimden bir haber❞

Kaderde ayrılık varımış meğer oy oy
Yad ele zülfünü yoldurmayasın oy oy
Eğer gurbet ele gider dönmezsem oy oy
Ağlayıp gül benzin soldurmayasın oy oy

Yanıp yanıp yad ellere açılma oy oy
Kahırlanıp dilden bir söz kaçırma oy oy
Ellerin yanında göğsün geçirme oy oy
Düşmanı kendine güldürmeyesin oy oy❞

❝Ayrılık zamanı geldi gaziler
Yakar bu sinemi nar derli dertli
Ah ettikçe ciğerlerim sızılar
Ağlayı ederim zar dertli dertli

Gel karşıma dal boyunu göreyim
Bir dolu ver muradıma ereyim
Sana bir yadigar mendil vereyim
Sil çeşmin yaşını var dertli dertli

Geçen sohbetlerdi düşün hayal et
Sen de benim için ağla melal et
Ayrılık vaktidir hakkın helal et
Kuşlardan haberim sor dertli dertli

Çektiğim dertleri edemem beyan
Hasretinle oldu gözlerim al kan
Sevda-ı gamzenle bu tığ-i hicran
Eyledi bağrıma kar dertli dertli

Sefil Sıdkı çağırırım erlere
Aktı çeşmim yaşı döndü sellere
Düştü nasibimiz gurbet ellere
Gözle yollarımı yar dertli dertli❞

❝Gine bir ayrılık düştü (de) serime
Aşıp gideceğim (de) ey dumanlı dağlar
Bir bergüzar alamadım (da) yarimden
Kahpe felek ayrılacak (da) zaman mı
(Vay zalım ayrılacak zaman mı)

Neler geldi neler geçti (de) cihanda
Neçe haneleri (de) şen ettin ey felek
Kimselere bulmam (da) ben bir bahane
Hep bu işleri (de) sen ettin felek
(Vay zalım sen ettin felek)

***

Mustafa Özgül, Salih Turhan ve Kubilay
Dökmetaş'ın hazırladığı Notalarıyla Uzun
Havalarımız adlı kitapta eser şu şekilde
aktarılmaktadır (Ankara 1996, s.269)
(Mustafa Erkuş derleyen bilgisiyle)


(ah aman) Gine bir ayrılık düştü de
Serime serime of
Aman aşıp gideceğim de ey dumanlı dağlar
(ah aman) Bir bergüzar alamadım da yarimden
Aman kahpe felek ayrılacak da zaman mı oy
Vay zalim ayrılacak da zaman mı

(ah aman) Neler geldi neler geçti de
Cihandan cihandan of
Aman neçe haneleri de şen ettin ey felek
(ah aman) Kimselere bulmam da
Ben bir bahane bahane
Aman hep bu işleri de sen ettin felek oy
Vay zalim sen ettin felek❞

❝şu dünyada üç nesneden korkarım
Gel bir yokluk bir ayrılık üç ölüm
Üçünden de gönülcüğüm hoş değil
Gel bir yokluk bir ayrılık üç ölüm

Feryatları kayalarda gezdirir
Bir kardeşi taban aşırı ezdirir
Gemileri deryalarda yüzdürür
Gel bir yokluk bir ayrılık üç ölüm

Ali dedem sabahın almış hocadan
Okudu okudu da çıktı heceden
Bir kardeşin belini büküp kocadan
Gel bir yokluk bir ayrılık üç ölüm

Pir Sultan'ım deryaları doldurur
Bir doluyla cümle alemi kandırır
Ulu beyleri saltanattan indirir
Gel bir yokluk bir ayrılık üç ölüm❞

❝Ben nefret eyledim sizin gerçekten
Yalanı severim yalanı gayrı
Tiksindim bülbülden gülden çiçekten
Yılanı severim yılanı gayrı

Sapıtmış bu diye beni yeriniz
Hakkımda bin türlü hüküm veriniz
Omuzumda yüktür dirileriniz
Öleni severim öleni gayrı

Uzun yaşamayı saymadım sanat
Kurda yürek oldum kartala kanat
Oturup ağlayan korkağa inat
Güleni severim güleni gayrı

ıyinin ardından kötü demezdim
Kötünün elinden ekmek yemezdim
Birlikten kopana selam vermezdim
Böleni severim böleni gayrı

Yıllarca boş yere canımı sıktım
Nihayet yol buldum çığırdan çıktım
Bey'den efendi'den sayın'dan bıktım
Ulan'ı severim ulan'ı gayrı❞

❝Kalbimi yerinden söktü gidişin
Sensiz yaşamaya gücüm yetmiyor
Yarına çıkamam sensiz bilirsin
Ömrümü tükettim acım bitmiyor

Kavuşmamız hayal sana sorarsam
Geriye dönüpte beni arasan
Çiçekler misali bir gün solarsam
Sevgini içimden atmak gelmiyor

Gittiğin o günü hiç unutmadım
Yazdığın mektuplar hala duruyor
Seninle yaşarken ben yorulmadım
Aldığım nefesim seni soruyor

Yokluğun buraya huzur vermedi
Sokaklar daraldı yollar uzadı
Baharı görmeden güller sarardı
Hasreti bilmeyen yaram kanıyor❞

❝Seyyah oldum gezdim gurbet elleri
Anlatayım başa gelen halleri
Çok çektim ölümden beter ayrılık
Ölümden çok çektim beter ayrılık

Gurbet eli bizim için yapmışlar
Çatısına üç mum kazıp çatmışlar
Ölüm ile ayrılığı tartmışlar
Elli dirhem fazla gelmiş ayrılık❞

❝Ayrılık dediğin bir kor yığını
Yakar gider iz bırakmaz yerinde
Bazı yağmur olur bazı kasırga
Yıkar gider iz bırakmaz yerinde

Savaşmak istersin savaşamazsın
Sevişmek istersin sevişemezsin
Kavuşmak istersin kavuşamazsın
Çeker gider iz bırakmaz yerinde

Emekçi'yim yersiz yurtsuz kuş oldu
Hayallere daldı sıla düş oldu
En sonunda iki damla yaş oldu
Döker gider iz bırakmaz yerinde❞

❝Kalbimi yerinden söktü gidişin
Sensiz yaşamaya gücüm yetmiyor
Yarına çıkamam sensiz bilirsin
Ömrümü tükettim acım bitmiyor

Kavuşmamız hayal sana sorarsam
Geriye dönüpte beni arasan
Çiçekler misali bir gün solarsam
Sevgini içimden atmak gelmiyor

Gittiğin o günü hiç unutmadım
Yazdığın mektuplar hala duruyor
Seninle yaşarken ben yorulmadım
Aldığım nefesim seni soruyor

Yokluğun buraya huzur vermedi
Sokaklar daraldı yollar uzadı
Baharı görmeden güller sarardı
Hasreti bilmeyen yaram kanıyor❞

❝Sürgünüyüm bu yerlerin elveda sızım
Ayrılığın ilk yarası avuçlarımda
Ben seninle senin için hasretlerdeyim
Ben yangınlar içindeyim arama beni

Arama beni hasretlerdeyim
Ben yangınlar içindeyim
Arama beni

şu yeryüzü cennetinde meçhullerdeyim
Sevmelerin ilk coşkusu dudaklarımda
Viran olmuş mekanların gizlisindeyim
Terkedilmiş adreslerde arama beni

Arama beni meçhullerdeyim
Terkedilmiş adreslerde
Arama beni

Taşkını bendler yıkan bir sevdadır bu
Baharlara söylenmişim verilmiş sözüm
Deftere kitaba sığmaz soluklardayım
Yakınmayan feryatlarda arama beni❞