Nurullah Akçayır - Bad







Yorum Yaz

Yorumlar
5 - 5 - 0 yorum

Nurullah Akçayır En Çok Dinlenen 10 Türküsü
Nurullah Akçayır - Kara Çadır İs Mi Tutar
nurullah akçayır - uca daglarin basinda-köroğlu solağı (erzurum)
Nurullah Akçayır - Bu Dünya Yalan
Nurullah Akçayır - Karadır Kaşların Ferman Yazdırır
Nurullah Akçayır - Gel Tabip Sar Bu Yarayı
Nurullah Akçayır - Kesik Çayır
nurullah akçayır - seher yeli nazlı yare (kahramanmaraş)
nurullah akçayır - ellerini çekip benden (azerbaycan)
Nurullah Akçayır - Seyreyle Güzel Kudreti Mevlam Neler Eyler
Nurullah Akçayır - Acem Kızı

Etiketler : Nurullah Akçayır, Bad, Nurullah, Akçayır, Bad, Nurullah Akçayır - Bad türkü indir, Nurullah Akçayır - Bad türkü dinle, Nurullah Akçayır türküleri, Bad türküsü dinle, Nurullah Akçayır türkü dinle, Nurullah Akçayır türkü sözleri, Bad sözleri, Nurullah Akçayır mp3 dinle

❝Bad-ı saba selam söyle o yare
Ya gelsin ya gidek o diyara biz
Katip arzuhalim yaz ki canana
Ayrılalı düştük ah ü zara biz

Katip arz-ı halim arşa dayandı
Can gurbette hasret narına yandı
Herkes sevdiğinden doydu usandı
Neden kaldık böyle bahtı kara biz

Namem hem okusun hem yar ağlasın
Aşk oduna düşsün naçar ağlasın
Sinesini dövsün her bar ağlasın
Desin ki zulmettik Zihnizara biz❞

❝Mendilimde kişmiş ile badem var
Usul söyle köşelerde adam var
Seni benden beni senden eden var

Tipi olur bora olur elbet bir gün yaz olur
Bağdat yolu hor göründü göründü
Gurbet bana dar göründü göründü

Baltayı vurdum bayıra
Su bağladım çayıra
Ben giderim gurbet ele
Seni Mevlam kayıra

Tipi olur bora olur elbet bir gün yaz olur
Bağdat yolu hor göründü göründü
Gurbet bana dar göründü göründü❞

❝Ayrılık badesi kar etti cana
Serseri gezdirir peymane bizi
Esti kısmet yeli attı bir yana
Düşürdü feryada figana bizi

Elbet takdir sana ederim mihnet
Nedir bu ayrılık nedir bu hasret (gurbet)
Almış diyar diyar gezdirir gurbet (kısmet)
Her gören zanneder divane bizi

Terk ettim cananı (hülyayı) her muhabbeti
Ağlarım gezerim ben bu gurbeti (kısmeti)
Bir yandan ayrılık vatan hasreti
Der Zülali ettin mestane bizi
(Der Zülali etti efsane bizi)❞

❝Bir name yazmışım dilden kan ile
Götür o canana ver bad-ı saba
Ağlatmasın beni yar efkarına
Meksetme yetişir er bad-ı saba

Gidersen yanına diz be diz otur
Engeller duymasın sen nehan yetir
Tez yazıp mefhumum sen geri getir
Ben gelsem dizimde fer bad-ı saba

* ağlıyor gülene kadar
Arayıp yarini bulana kadar
O yar bana aşna olana kadar
Korkem bu dert beni yer bad-ı saba❞

❝Ayrılık badesin tatlı mı sandın
Ne tez tebdil olmuş çimenin dağlar
Bu güzellik geçer sana da kalmaz
Daha neye bağlı gümanın dağlar

Nice güzellerden alırsın bacı
Al yeşil renklerden giyersin tacı
Yardan ayrılması zehirden acı
Bu yüzden gitmiyor dumanın dağlar

Gece gündüz yalvarmıştım Süphana
Birden vuslat bulamadım sunama
Daha şimden geri beni kınama
Semaya erişmiş figanın dağlar

Ruhsat gibi karaları bağlarsın
Aşkın ateşiyle yürek dağlarsın
Benim ahvalime sen de ağlarsın
Var ise zerrece imanın dağlar❞

❝Arabadan atladım
şalvarımı topladım
Efem gelecek diye
Ben bu gece yatmadım
Yan Ayşem yan

Arabamın samanı
Mardinimin dumanı
Şu Aydının içinde
Yoktur efemden yamanı
Yan Ayşem yan

Elinde kaşığı
Mardinim pek şık
Üzülme Ayşem
Efem sana aşık
Gül Ayşem gül❞

❝Bir anadan bir babadan gelmişiz
Biz buna etmişiz iman Zülali
Eğer böyle ise niçin olmuşuz
Biz size siz bize düşman Zülali

Cami kiliseyi birleştirelim
Bu halkı oraya yerleştirelim
Allah Allah diye dilleştirelim
Birdir iki değil Sübhan Zülali❞

❝Engini dağlardan bir yol arzettim
Engini dağlardan bir yol arzettim
Acap Şah’a giden yollar bu mudur yollar bu mudur
Acap Şah’a giden yollar bu mudur yollar bu mudur

Sarardım soldum da ayvaya döndüm
Sarardım soldum da ayvaya döndüm
Acap Şah’a giden yollar bu mudur yollar bu mudur
Acap Şah’a giden yollar bu mudur yollar bu mudur

Merdanesin deli gönül merdane
Merdanesin deli gönül merdane
Ölüp gidiyorum Şah’ın derdine aman derdine

Aladağdan Şah’a kazın yurduna
Aladağdan Şah’a kazın yurduna
Acap Şah’a giden yollar bu mudur yollar bu mudur

Pir Sultan Abdal’ım coşup giderim
Pir Sultan Abdal’ım coşup giderim
Kaynamış kazan gibi taşıp giderim taşıp giderim
Taşıp giderim Allah Allah Allah gerçeğin demine Hu

Ay ile yıldızın da yar yar ooof
Hayaline düşerim
Acap Şah’a giden yollar bu mudur
Acap Şah’a giden yollar bu mudur

Hünkarım Beyim aman Sultanım canım aman
Dönüver Fidan boylum Şah Alim Şah Alim Şah
Sürülerimiz vardı da yar yar of dolar eksilir

Ala tekelerimiz de dalda asılır
Gırcı boran tuttu yollar kesilir
Hünkarım Beyim aman aman Sultanım canım
Dönüver fidan boylum Şah Alim Şah Alim

Pir Sultan Abdal’ım coşup giderim
Kaynamış kazan gibi taşıp giderim
Kaynamış kazan gibi taşıp giderim
Ay ile yıldızın hayaline de düşerim

Acap Şah’a giden yollar bu mudur
Acap Şah’a giden yollar bu mudur
Yar medet medet Medet imanım Şah Alim Şah
Şah seven Şah desin
Alim Şah Şah Şah Şah ey❞

❝Hostanın bademleri (ölem yar canım yar ninne yar)
Seyredin gidenleri (ölem yar canım yar ninne yar)
Dutun dutun öldürün (ölem yar canım yar ninne yar)
Yari terk edenleri (ölem yar canım yar ninne yar)

Hostanın önü bağlar (ölem yar canım yar ninne yar)
Başı dumanlı dağlar (ölem yar canım yar ninne yar)
Yarim gitti gurbete (ölem yar canım yar ninne yar)
Gözlerim durmaz ağlar (ölem yar canım yar ninne yar)

Hostadan giden yarim (ölem yar canım yar ninne yar)
Bana zulmeden yarim (ölem yar canım yar ninne yar)
Beni goydun yalınız (ölem yar canım yar ninne yar)
Derdinden ölem yarim (ölem yar canım yar ninne yar)

Yari yolladım yola (ölem yar canım yar ninne yar)
Gözlerim dola dola (ölem yar canım yar ninne yar)
Tanrım bir bulut gönder (ölem yar canım yar ninne yar)
Yarıma gölge ola (ölem yar canım yar ninne yar)

Hostaya geçi geldi (ölem yar canım yar ninne yar)
El attım saçı geldi (ölem yar canım yar ninne yar)
Keşke atmaz olaydım (ölem yar canım yar ninne yar)
Arkadan göçü geldi (ölem yar canım yar ninne yar)❞

❝Badılcanı doğradım
Doğradım da vurmadım
Çok serbest gezer iken
İftiraya uğradım

Oldu mu yar oldu mu yar
Söz yerini buldu mu yar
Ah sana bana olanlar
Hiç kimseye olmadı yar

Altın tabakta bal var
Yalvar anneme yalvar
Annem beni vermezse
El kaldır Hakka yalvar

Oldu mu yar oldu mu yar
Söz yerini buldu mu yar
Ah sana bana olanlar
Hiç kimseye olmadı yar❞

❝Mendilimde kişmiş ile badem var
Yavaş söyle köşelerde adem var

Akşam vakti köşelerde buluşak
Mendilimde kişmiş ile badem var
Buluşak da sohbet edek konuşak
Yavaş söyle köşelerde adem var
Meni senden seni menden ederler
Mendilimde kişmiş ile badem var
Derdimizi kime açak danışak
Yavaş söyle köşelerde adem var

Mendilimde kişmiş ile badem var
Yavaş söyle köşelerde adem var

Camusun bakışı turnanın sesi
Mendilimde kişmiş ile badem var
Güzelliğin yaktı bütün Ercişi
Yavaş söyle köşelerde adem var
Mendilimde kişmiş ile badem var
Yavaş söyle köşelerde adem var❞

❝Suriyeden çıktım beş gün vadeli
Beylerden yitirdim kanlı bedeli
Bana derler de anam Nahsan Badeli

Vurma zalim de ben Badeli Nahsenim
Zincirlere bağlanacak aslanım (oy oy)

Suriyeden çıktım geldim taraya
Zalim Ahmet Bey de aldı beni araya
Üleşim sürüdüler saraya

Vurma zalim de ben Badeli Nahsenim
Zincirlere bağlanacak aslanım (oy oy)

Nolacak da zalim hindo nolacak
Bu yalan dünya da size baki mi kalacak
Üç beş aslanım var hayfım alacak

Vurma zalim de ben Badeli Nahsenim
Zincirlere bağlanacak aslanım (oy oy)

Getirin kır atım binem üstüne
Beşli mavzerimi de alam destime
Haberim olsaydı Kilis gelmezdi üstüme

Vurma zalim de ben Badeli Nahsenim
Zincirlere bağlanacak aslanım (oy oy)

Suriyeden çıktım nedir telaşım
İçeri bahçede anam kaldı üleşim
Ben ölüyom da arslanlarım yetişir

Vurma zalim de ben Badeli Nahsenim
Zincirlere bağlanacak aslanım (oy oy)

Benden selam olsun Halepteki hanıma
Çocuklarım alsın gelsin yanıma
Zalim sitem kasteyledi canıma

Vurma zalim de ben Badeli Nahsenim
Zincirlere bağlanacak aslanım (oy oy)❞

❝Bad-ı saba benim hasbihalimden
Varıp nazlı yare dedin ne dedi
Cünun-ı aşk ile aşık-ı şeyda
Geziyor avare dedin ne dedi

Ne vakt idi dost iline varışın
El bağlayıp divanına duruşun
Derdimend Dertliyi anıp soruşun
Gamzesi gaddare dedin ne dedi❞

❝Bad-ı saba bir Mevlayı seversen
Başın için nazlı yare de gelsin vay gelsin
Vücudum şehrine düştü bir ateş
Yeter etti sitemkara de gelsin

Karşıdan karşıya yanmaz mı ışık
Herkes sevdiğine olmaz mı aşık vay aşık
Kaşları kara da zülfü dolaşık
Mecnunuyum o dilbere de gelsin❞

❝Bir güzel adına içmiştim bade
Binip aşk atına koşanlardanız
Çalkanıp ararken duyulur seda
Amazonlar gibi coşanlardanız

Yanıyor içimde var aşkın közü
Razıyız kadere ne ise yazı
Yapsalar bir baraj zapt etmez bizi
Yıkıp da bentleri taşanlardanız

Söyleriz her sözü var hazır gibi
Adalet hükmünde bir vezir gibi
Çıkarız yokuştan sır Hızır gibi
Başı karlı dağlar aşanlardanız

Can verir o yarden geçemeyiz biz
Allahın emrinden kaçamayız biz
Her kişiye sırrı açamayız biz
Gam keder içine düşenlerdeniz

Hem şair hem Bestekar etmiş bizi
Getirmiş dünyaya var etmiş bizi
Hiç yoktan yaradan var etmiş bizi
Hakkın hikmetine şaşanlardanız❞

❝Aşk olmayınca bade içilmez
İçip içip nazlı yardan geçilmez
Açılır çiçekler gönül açılmaz
Ne değniyon dört yanını tor gibi gibi

Gönlüm düştü mor beliğe cığala
Ebruların ak gerdana dağıla
Kaşları kara da gözleri göğ ala
Bir melek siması var gibi gibi

Ölürüm de dönmem senin yolundan
Hata çıkmaz aşıkların dilinden
Çekti çılbırımı aldı elimden
Gitme nazlı yarim der gibi gibi

Karacoğlan dört kitabın dilinden yazar
Arada engeller bağrımı ezer
Ala gözüm üstünde kaş oynar gezer
Parlıyor yanaklar kar gibi gibi❞

❝Ben şehid-i badeyim dostlar demim yad eyleyin
Kabrimi meyhane enkazı ile bünyad eyleyin aman aman
(ah) Kabrime kandil için bir köhne sağar vakf edin
(aman aman aman aman)
Şule-i nar-ı arakla ruhumu şad eyleyin aman aman

(ah ah) Neyle meyle bir alay mahbub ile her dem gelin
(aman aman)
Bezm-i cem ayinini kabrimde mutad eyleyin
(aman aman) ah (aman aman)❞

❝Bad-ı sabahta benden yare haberi
Vahdetine daldı diye söyleyin
Hatırlayıp da yar beni sorarsa
Can cananda kaldı diye söyleyin

Bazan rüzgar oldum estim savruldum
Yanardağın da lavunda yavruldum
Senelerdir ateşiyle kavruldum
Çiçekleri de soldu diye söyleyin

Hak diye bağlanıp da ikrar verende
Ahuzar-ı maşkte dostu yarende
Şekip can gözüyle canan görende
O günlerde öldü diye söyleyin❞

❝Doldurma ki gam badesin içmerem
Sır sözümü her yetene açmaram
İnat için ben bu yerden göçmerem
Gören diyor sılasından kaçkındır

Kimsenem var
Kimim var kimsenem var
Ne ben kimim kimsesi
Ne benim kimsenem var❞

❝Yeni bu bad-ı nev-bahar
Hoş nevile esti yine
Yine kışın soğukluğu
Fuzulluğun kesti yine

Yine rahmettir bikıyas
Yine işret oldu demsöz
Yine geldi bu yeni yaz
Kutlu kadem bastı yine

Yine yeni hazineden
Yeni hilat giydi cihan
Yine verildi yeni can
Ot ve şecer süstü yine

Yeni seher merguzarı
Hoş akar esrük suları
Cihanlara saçtı nisar
Cümle alem dostu yine

Yine görün gök donanıp
Donu kat kat renge batıp
Bülbül güle karşı durup
Can budağa astı yine

Sözüm yaz kış için değil
Vallah bu düş için değil
Aşıkların curasından
Yunus kadeh sustu yine❞

❝Bad-ı saba söyle o meh-didara
Zulmetteyim nur u ziya göndersin
Merhamet eyleyip ben dil-i zara
Verdiği dertlere deva göndersin

Bilmem ne sihr ile o çeşm-i meste
Eyledi gönlümü zülfüne beste
Sitem-i firkatten hastayım hasta
Şerbet-i vaslından şifa göndersin

Emrah hasretinden natüvan oldu
Hazan-ı firkatle sarardı soldu
Vakitler yetişti vadeler doldu
Ettiği ikrara vefa göndersin❞

❝Bad-ı saba selam eyle yarime
Çıkıp annaçımda gülüp durmasın
Ben doydum usandım güzel sevmeden
Uğrun uğrun selam salıp durmasın

Gayri hublar ile yoktur pazarım
Hilal kaşlarında kaldı nazarım
Yol üstüne kazman benim mezarım
Yar gelip geçtikçe yanıp durmasın

O yarin sitemi bana pek çoktur
Aradım cihanı menendi yoktur
Var yürü göğsüne düğmeler diktir
Esen ürüzgarlar dönüp durmasın

Emrah eder bir bahçecik tutalım
Kırmızı gül goncesine katalım
Gel seninle sarılalım yatalım
Hasret kıyamete kalıp durmasın❞

❝Ey gönül sabadan başla figane
Gülşende bülbül-i nalan da dinler
Halini arz eyle yare nevadan
Belki rahmeyleyip canan da dinler

Pervane-veş suz-ı şererden söyle
Ney gibi ah edip ciğerden söyle
Gahi heva gahi kederden söyle
Nağme bilen ehl-i irfan da dinler

Emrah Hakktan gelir söylenen güftar
Münkir-i billahtır eyleyen inkar
Sakın her nadana eyleme izhar
Dinleyen arifler candan da dinler❞

❝Kayseriden bindim idi trene
Makinistler el atıyor frene
Gelirken yolum düştü örene
Sordum dedi yalan dünya boşumuş

Neydi dünyada senin nazarın
Var mıydı çarşın hanın pazarın
Kalmamış içinde bir tek gezerin
Dedi sorma yalan dünya boşumuş

Fikrim ince derin kuyu kazardım
Katib idim hep malımı yazardım
Ölmem sanır bu dünyada gezerdim
Geçti dünya ele geçmez kuşumuz

Bu dünyada sen de kaçıp kopardın
Doğru gider yoksa yolda sapardın
İslam mıydın hangi dine tapardın
Dedi sorma yalan dünya boşumuş

Yaşım küçük ölüm yoktu hesapta
Tüccar idim davarlarım kasapta
Dinim İslam kendim Ali mezhepte
Ölüm yakın göz üstünde kaşımış

Var mıydı meydan sinin bakırın
Yayılır mı atın deven nahırın
Var mıydı senin odan ahırın
Dedi sorma yalan dünya boşumuş

Sulu mülküm başıma idi konağım
Kahpe felek viran etti dünağım
Çifte gelinli akça konağım
Geçti dünya ele geçmez kuşumuş

Kürt müydün Çerkez miydin Tatardın
Dertli bulsan sen derdini katardı
Ne zamandan beri burda yatardın
Dedi sorma yalan dünya boşumuş

Alim idim hem okurdum ilimi
Kimselere eylemedim zulümü
Bilirim aşık Yavuz Selimi
Geçti dünya ele geçmez kuşumuş

Var mı burda silsilende soyunda
Konu komşu hoşnut muydu huyunda
Harab olmuş eser yoktur köyünde
Dedi sorma yalan dünya boşumuş

Burada meleşir yatardı yozlar
At deve doluydu gördüğün düzler
Cesur koç yiğitler gelinler kızlar
Geçti dünya ele geçmez kuşumuş

Kıblegaha döndermişler yönünü
Konu komşu baş koymuşlar yanını
Azraile nasıl verdin canını
Dedi sorma kara bağrı taşımış

Ağrıdı başım ben oldum hasta
Kavmim kardeşlerim hep kaldı yasta
Bir emanet kuş uçtu gitti kafeste
Ölüm yakın göz üstünde kaşımış

Şu yalan dünyada ben miydim derdin
Yıkılmış mezarın haraptır yurdun
Şu fani dünyada ne kadar durdun
Dedi sorma yalan dünya boşumuş

Anamdan doğdum dünyaya geldim
Çok zaman ağladım az zaman güldüm
Dünya yalanmış ben şimdi bildim
Geçti dünya ele geçmez kuşumuş

Dedim viran harap olmuş yapınız
Ne tarafa açılırdı kapınız
Var mıydı malın mülkün tapınız
Dedi sorma yalan dünya boşumuş

Benim idi şu gördüğün yazılar
Atlar kişner develerim bozular
Sorma aşık kemiklerim sızılar
Geçti dünya ele geçmez kuşumuş

Dedim viran yayla mıydın yurt muydun
İşe yarar yiğit miydin mert miydin
Köylü müydün Türkmen miydin Kürt müydün
Dedi sorma yalan dünya boşumuş

Viran der ki yayla değildim yurt idim
Bin atlıya at katacak mert idim
Babam Türkmen anam Kürt idi
Geçti dünya ele geçmez kuşumuş

Dedim viran harap olmuş taşların
Var mıydı eşin dostun eşlerin
Acep kaça basmış idi yaşların
Dedi sorma yalan dünya boşumuş

Viran der ki harap olmuş taşlarım
Burma bıyıklarım çatık kaşlarım
Otuz bire girdi idi yaşlarım
Geçti dünya ele geçmez kuşumuş

Dedim viran baykuşların ötüşür
Seni gören ciğerlerde tutuşur
Top kekilli güzellerin yetişir
Dedi sorma yalan dünya boşumuş

Viran der ki evliyam var erim var
Burgaz ovasına benzer yerim var
Hacı Bektaş-ı Veli gibi pirim var
Geçti dünya ele geçmez kuşumuş

Koç yiğitler şahin avlar kolumda
Kızıldağ yayla idi solumda
Büyük şehir idim Bağdat yolunda
Geçti dünya ele geçmez kuşumuş

Aşık Hasan der ki sözümü kestim
Şu yalan dünyaya darıldım küstüm
Hakkını helal eyle üstüne bastım
Dedi çiğne yalan dünya boşumuş

Güzellerin halı kahme dokur mu
Ördek yüzer bülbüllerin şakır mı
Minarelerinde hoca ezan okur mu
Sorma aşık yalan dünya boşumuş

Viran der ki ben viran kastım var
Evliyalar namaz kılar postum var
Aşık Hasan gibi garip dostum var
Geçti dünya ele geçmez kuşumuş❞

❝Dost yüzün gördükçe eyvallah demek
Ta evvelden beri bu adetimdir
Aşkın Kabesinde imama uymak
Dostumun cemali ziyaretimdir

Gerçeklerin kalbi aynadır Hakka
Beytullah gönüldür değildir Mekke
Ne mescit isterim ne dahi tekke
İnsanlığa hizmet ibadetimdir

Mansur oldum dostun zülfünde berdar
Benim için budur büyük iftihar
Ne cübbe giyerim ne külahım var
İnsanlık kisvesi kıyafetimdir

Ne orucum vardır ne de namazım
Hakka pek yakınım her dem niyazım
Aşk ile divane elimde sazım
Buna sebep dosta muhabbetimdir

İbretiyim değiştirmem niyeti
Batıl hurafaya etmem biati
İbadet sayarım dosta hizmeti
Bu da göze çarpan kabahatimdir❞

❝Bad-ı sabaya sorsunlar canan illeri kandadır
Bilenler haber versinler canan illeri kandadır

Zikrederim aklım ermez yürek kaynar taşar durmaz
Bilenler de haber vermez canan illeri kandadır

Hayli zamandır sorarım bir dertli aşık ararım
Kalmadı sabr-u kararım canan illeri kandadır

Şol bahrım kaynadım taştım mevc uruban hadden aştım
Diyar-ı gurbete düştüm canan illeri kandadır

Derviş Himmet eder ahı aceb görem mi ol mahı
Seversen güzel Allahı canan illeri kandadır

***

Türk Halk Şiiri Antolojisi - Ali Püsküllüoğlu
Bilgi Yayınları: 224, Antoloji Dizisi: 2
Bilgi Yayınevi, Birinci Basım, Haziran - 1975
s.238de eser şu şekilde aktarılmaktadır


Bad-ı sabaya sorsunlar
Canan illeri kandedir
Görenler haber versinler
Canan illeri kandedir

Zikrederim aklım ermez
Yürek kaynar taşar durmaz
Görenler de haber vermez
Canan illeri kandedir

Bir bahrim kaynayup taştım
Mevce vurup hadden aştım
Diyar-ı gurbete düştüm
Canan illeri kandedir

Derviş Himmet eder ahı
Göz yaşı döker günahı
Acap görür mü ol mahı
Canan illeri kandedir❞

❝Al bu mektubumu ey bad-ı saba
Engin engin ülçeleri gez getir
Seninle durursa sual cevaba
Deste deste sözlerini düz getir

Ordu alay kapısını bekle dur
Nevzat keskin tabur bölük nerde sor
El bağla divanda edesin huzur
Dile ferman elden ele yaz getir

Söyle ki sil gözden he ile sini
Kalpte beslemeli vatan dersini
Sıladan aldığı dilekçesini
El duymasın sar canından öz getir

Gir konuş otur kalk şöyle yüz yüze
Hicran kaleminde kulak ver söze
Bizim hasret çıktı doksan dokuza
Sen hesap et bu efkarı yüz getir❞

❝Bu aşkın ezeli pir badesinden
O da bilinmez bir sır idi geçti
Devrolmadı bunun iradesinden
O da çiçeksiz bir bar idi geçti

Felek pençesini sineme çaldı
Vücud düşvar oldu gönül kocaldı
Fehmimi götürüp aklımı aldı
Köz almaz ateşten nar idi geçti

Bir bilen bağına giremez oldum
Sırrımı ağyara veremez oldum
Mecnunum Leylayı göremez oldum
Saharada bir hiss-i zar idi geçti

Vücut iklimini verdik talana
Metah açtık sarrafına alana
Dediler kemal var ebsem olana
Elmastan yakuttan dür idi geçti

Gamlı devralmakta bugünüm dünden
Gözler matlubunu kul mabudundan
Hasret ateşinden sevda odundan
Derler ki Hicrani eridi geçti❞

❝Gece gündüz baharımda yazımda
Arıyodum onu hayli zamandır
Şu benim özümde benim gözümde
Sevişmek ibadettir sevgi imandır

Seviştiğim anda mutlu olurum
Sevgisiz imanı nasıl bulurum
Ben böyle inandım böyle bilirim
Sevişmek ibadettir sevgi imandır

Sevgi için benim Garip olduğum
Doğrudur sevgide iman bulduğum
Benim inandığım benim bildiğim
Sevişmek ibadettir sevgi imandır❞

❝İstanbul iline azmedip geldim
Kokar burcu burcu gül İstanbulda
Gamdan azat oldum şad olup güldüm
Eser badı saba yel İstanbulda

Yeşerir bahçeler bahar yaz olur
Dallarında kumru olur baz olur
Güzelleri gayet servinaz olur
Şakır bülbül gibi dil İstanbulda

Bahçivanlar gül devşirir gül satar
Alemi hoş olur cana can katar
Güzel toprağında çok erler yatar
Erkan İstanbulda yol İstanbulda

Önünde Marmara deniz havası
Cennete benziyor çölü ovası
Evliya yatağı gerçek yuvası
Ara hemdemini bul İstanbulda

Yeşerir hoş olur bahçesi bağı
Hayal hayal olur ovası dağı
Açılıp gelince yaz bahar çağı
Bekar İstanbulda dul İstanbulda

Çıkılır kırlara meyler içilir
Sanma bir taşına paha biçilir
İki nokta birbirinden seçilir
Altın İstanbulda pul İstanbulda

Çoban olsam sürülerin gütmeye
Bülbül olsam bahçelerde ötmeye
Sana gelen eli olmaz gitmeye
Tadına doyulmaz hal İstanbulda

Aşık olan olur buna musamma
Aşıklık dediğin gizli muamma
Yurdumun her yanı cennettir amma
Fakat ölürsen de öl İstanbulda

Arif isen buna aklını erdir
Bunu bana veren Hazreti Pirdir
İstanbul ülkesi doğduğum yerdir
Eğlen ey Daimi kal İstanbulda❞

❝Hindi babada mumlar yanar mı
Doğru sözlerimi yalan sanar mı
Zalimin kızı da beni anar mı

Söyle tabip söyle kime gideyim
Bu derdin elinden ya ben nedeyim

Hatun katsalından suyunu içer
Yazması başında süzülüp geçer
Sanki orak olup kalbimi biçer

Söyle tabip söyle kime gideyim
Bu derdin elinden ya ben nedeyim

İskender Paşanın mahallesinde
Tahta kurulmuş kendi hanesinde
Ben kaldım Bozonun meyhanesinde

Söyle tabip söyle kime gideyim
Bu derdin elinden ya ben nedeyim❞

❝Esme ey badı sabah yine canan elinden
Nice Mansur dara getti zülfü siyah yüzünden

Dilerem berber elin ta bileğinden kesile
Nasıl kıydın o şuhun kakülünün bir tek teline
Bir teli Bağdata Basraya bedel
Bir teli Çin-u maçine değer

Yererden eyleme beni
Ruzi mahşerde şikva ederim ben seni
Bu sanat bize verilmiş bir dahi haktır
Pirimiz rehberimiz Hazreti Süleyman-ı paktır
Elimiz altında bu damat güzelleşip şuhlaşır❞

❝Yine bad-ı saba esti
Yarim çıktı otağından
Aşıkına bade sundu
Lebi sükker dudağından

Salındı bahçeye girdi
Çiçekler titredi durdu
Mor menevşe boynun eğdi
Gül kızardı hicabından

Uyma rakibin ardına
Zarar edersin kendine
Bak şu zalimin fendine
Emer yarin dudağından

Bahçelerde biten güldür
Dalında öten bülbüldür
Ömerin bir edna kuldur
Bağışla geç günahından❞

❝Bad-ı saba selam eyle o yare
Pek göresim geldi illerimizi
Gönül arzu çeker amma ne çare
Nideyim tutan var yollarımızı

Acem Şahı bize name gönderdi
Gam leşkerin üstümüze dönderdi
Zalim felek bizi yaktı yandırdı
Savurdu havaya küllerimizi

Yüküm gamdır gam alırım satarım
Pervaneler gibi yanar tüterim
Kıyamette yakasını tutarım
Vermesin hoyrata güllerimizi

Karacoğlan der ki gümanım yoktur
Gayrı rakiplere amanım yoktur
Sılaya varmaya dermanım yoktur
Nazlım beklemesin yollarımızı❞

❝Canan bana bade verse
Hocam içmemiş olur mu
Aşk badesi yar hevesi
İçip dolmamış olur mu

Balçıktan yaratan bizi
Her yemeğin vardır tuzu
Günah deme kuru sazı
Hocam çalmamış olur mu

Aşıkım değilim terzi
Yar demek aşkın marazı
İnsana farz olan farzı
Hocam kılmamış olur mu

Köprü geçtim mizan gibi
Aşk ateşi suzan gibi
Aşık gönlü hazan gibi
Hocam solmamış olur mu

Efkariyi temaşada
Hakikat suyu şişede
Aşık olan bir köşede
Hocam kalmamış olur mu❞

❝Şeha Hakka ibadet kıl Muhammed Mustafamız var
Veliler serveri tahkik Aliyül-Murtazamız var

Melamet hırkasın giydik bulup hem sırr-ı ekremde
Bihamdüllah veli eşref bizim tac-ü abamız var

Şehid-i Kerbela Hüseyn dahi evladan içün
Bugün mah-ı Muharremdir Yezid ile nizamız var

Dinimiz din-i tahkiktir değildir münkiri taklid
Kamu eşyaya perdeler çeken derde şifamız var

Tesadüf Dertli-i naçar bize perde hicab olmaz
Kamu müminlerin yari bizim bari Hudamız var❞

Badı sabah selam söyle o yare
Mübarek hatırında hoş mudur nedir
Nideyim yitirdim yar yar bulamam çare
Mestane gözlerinde yaş mıdır nedir

O nazlı canana yar yar uğrasa yollar
Bana mesken oldu kahveler hanlar
Yarin meclisinde aman oturan canlar
Hesap etsin yıllar aylar beş midir nedir

Emrah eder gam bülbülüm kafeste
Benim arzuhalim bildirin yare
Kendim gurbet elde gönlüm sılada
Gitmiyor kervanım kış mıdır nedir❞

❝Bad-ı saba derler erken esene
Deli derler sevdiğine küsene vay
Derd ortağı bulup derdin eşene
Serin yaylalara çıkmışa benzer vay

Gölgel'olur Gökbelen'in çınarı
Elin d'olur yiğitlerin hüneri vay
Sana derim sana gayfeli pınarı
Benim Aslı'm pınarından içti mi vay

Kerem der ki dağ üstüne dağ olmaz
Ah çekenin yüreğinde yağ olmaz vay
Ölür gider Aslı'm sana yar olmaz
Çöz Aslı'm çöz göğsün düğmelerin vay❞

❝Bad-ı saba selam söyle o yare
Mübarek hatırı hoş mudur nedir
Nideyim yitirdim bulamam çare
Mestane gözler de yaş mıdır nedir

O nazlı canana uğrasa yollar
Bize mesken oldu kahveler hanlar
Yarin meclisinde oturan canlar
Hesap etsin aylar yıllar beş midir nedir

Emrah eder gam bülbülüm kafeste
Benim arzuhalim bildirin dosta
Kendim gurbet elde gönlüm sılada
Gitmiyor kervanım kış mıdır nedir❞

❝Bad-ı sabah esen seher yelleri
Eylen sultanımdan bir haber eylen
Ayrı düştüm ela gözlü pirimden
Eylen sultanımdan bir haber eylen

Güzel dosta uğra seher zamanı
Gönüller mihmanı Hublar sultanı
Bizden selam edin kaşı kemanı
Diye seher yeli bir haber eylen

Talibin esrari seni arıyor
Gönülde perdede telde arıyor
Dost hayali sinemizi deliyor
Diye seher yeli bir haber eylen❞

❝Bade-i lebinden nuş eden aşık
Ne gezer mescitte meyhaneler var
Onun için kimseyle etmez ilişik
Nasibini almış divaneler var

Aşık olan aşk oduna alışır
Sadık olan erenlere karışır
Meyhaneden çıkar gelir ulaşır
Hakka vasıl olan mestaneler var

Hakkı gel sırrını eyleme zahir
Öyle bir yol tut ki olasın mahir
Harabat ehline hor bakma şakir
Defineye malik viraneler var❞

❝Bade içerler nazınan
Sohbet ederler sazınan
Kırk ince belli kızınan
Selvi han bağdadır bağda
(O canan bağdadır bağda)

Selvi han bahçaya girdi
Çiçekler selama durdu
Mor menevşe boynuneydi
Gül kızardı hicabından

Ben Emraham düştüm raha
Yüzün çevür gıble gaha
Müjdeler olsun Emrah'a
Selvi han bağdadır bağda
(O canan bağdadır bağda)❞

❝Bahçalarda badem var (da)
Sallanıp da giden yar
Ezel böyle değildin (de)
Seni (de) bir öğreden var

Bahçalarda bal erik (de)
Dallarını eyerik
Bize derler Zaralı (da)
Biz güzeli severik

Mendil atdım daşinan (da)
Gözüm doldu yaşinan
Gara gözlü Kıymet'im (de)
Gaçtı başçavuşunan

Yağmur (da) yağar daşlara (da)
Sürme de çekmiş gaşlara
Gara gözlü Kıymet'im (de)
Gaçtı başçavuşlarla❞

❝Çarşambadır Çarşamba
Yarın günden Perşembe
Çarşambayı şaşırma
Perşembeye kaçırma

Hoppala yavrum yaz geldi
Çarşıya kiraz geldi
Aldım beş okka kiraz
O da yare az geldi

Değirmenin bendine
Döner kendi kendine
Değirmende üç kız var
Biri benim dengime

Derler güzelsin derler
Derler oynaksın derler
Ah şu güzele kim derler
Ona bulgurlu derler

Dam üstünde kartal
Kartal kanadın dartar
Dul garıdan gız alma
Çeker yakanı yırtar

Desinler de desinler
Dilini de dişini de yesinler
Tek meşenin dibinde
Kız oynatmış disinler❞

❝(Of yar ey)
Dilbere arzettim aşkın badesin
Naz eder efendim içmez üçgündür
(Yar ey)
(Ah)
Saçı Leyla beni Mecnun eyledi
Cevriden cefadan kaçmaz üç gündür
(Yar ey)
(Ömrüm hey anadan benlim hey)

(Of yar ey)
Gözlerin şahı aklımı aldı
Durmayıp ikrarda feryada saldı
(Ah)
Ağlayı ağlayı kan ile doldu
Gözlerim dünyayı seçmez üç gündür
(Yar ey ey)
(Ömrüm hey anadan benlim hey)❞

❝Esdi bad-i sebah rubendin atdı
Gözüme bir ağca maye göründü
Kelemden çegilmiş kara kaşları
Kudret gelamında aye göründü

Almas giprigleri kana yeridi
Huriler sefinde sana yeridi
Yayındı çalkandı yana yeridi
Salmadı Seyyada saya göründü

Dedim Ülker sennen tanış olar mı
Dedi oğlan ele bir iş olar mı
Dedim bari bir cüt öpüş olar mı
Dedi al derdine dava göründü❞

❝Elinden içtiğim mey ile bade
Zehir miydi ey dost vay yıktı beni
Külhana çevirdi tenini sade
Morul morul tümden oy yaktı beni

ınan ki sözümde yoktur hiç hilaf
Yoluna can koydum olsam da telef
Her tarafım sanki kor ile alev
Yerle gök arası duy sıktı beni

Derdin yüreğimi kemirdi oydu
Eritti derimi sırf kemik koydu
Sefil Selimi de dertlere doydu
Görmeye gel ne olur tan vakti beni❞

❝Ey dil eser fena badein olursun
Mesim-i subuh veşten müberra
Yahşi kem söyleme nadim olursun
Özün bilmezlere Hayren ve şerra

Gahilin bed sözü cana dikendir
Arife lec düşmez başı esendir
Arifin kelamı misk-i Huten’dir
ırdiği dimağı kılar mutarra

şeriat tarikat bir özge kandır
Ma’rifet meydanı ali meydandır
Hakikat esrarı genc-i nihandır
Ana yol bulmaz duni teberra

Görmeyen leddünnün karasın akın
Bu babı fehmeder zannetme sakın
Ebkar-ı ma’naya olamaz yakın
Zahiri olanlar sureta garra

Aşık Ömer şimdi Mecnun’a akran
Olmuşum bade-i gafletle sekran
şerab-ı aşk ile valih ü hayran
Diyar-ı gurbette mest i muharra❞

❝Evlerinde var badiya (sen niye gelmezsen)
şeker yedirrem Dudu'ya (sen niye gelmezsen)
Elinden gittim kadıya (sen niye gelmezsen)
Sen şeker yarim güzel canım niye gelmezsen

Evlerinde vardır arış (sen niye gelmezsen)
Eşkin verir karış karış (sen niye gelmezsen)
Azıcık da benden konuş (sen niye gelmezsen)
Sen şeker yarim güzel canım niye gelmezsen

Evlerinde vardır kuyu (sen niye gelmezsen)
Kuyudan çekerler suyu (sen niye gelmezsen)
Her güzelin var bir huyu (sen niye gelmezsen)
Sen şeker yarim güzel canım niye gelmezsen❞

❝Gara gözün ay badam o dedi yoh yoh yoh yoh
Mene gelsin ah gadan o dedi yoh yoh yoh yoh
Dedim insaf eyle dedi güle güle
Senden yar olmaz mene

Düz dolan düz otur ay kişi
Yaş özün diyesen yetmişi
Ağzında yohtur bir dişi
Bir utan gızına aşık olar mı adam

Sene gurban ay haci o dedi yoh yoh yoh yoh
Haci yar muhtaci o dedi yoh yoh yoh yoh
Dedim ay gız dayan dedi olsun heyan
Senden yar olmaz mene

Düz dolan düz otur ay kişi
Yaş özün diyesen yetmişi
Ağzında yohtur bir dişi
Bir utan gızına aşık olar mı adam❞

❝Hosta'nın bademleri (ölem yar canım yar ninne yar)
Seyredin gidenleri (ölem yar canım yar ninne yar)
Dutun dutun öldürün (ölem yar canım yar ninne yar)
Yari terkedenleri (ölem yar canım yar ninne yar)

Hosta'nın önü bağlar (ölem yar canım yar ninne yar)
Başı dumanlı dağlar (ölem yar canım yar ninne yar)
Yarim gitti gurbete (ölem yar canım yar ninne yar)
Gözlerim durmaz ağlar (ölem yar canım yar ninne yar)

Hosta'dan giden yarim (ölem yar canım yar ninne yar)
Bana zulmeden yarim (ölem yar canım yar ninne yar)
Beni goydun yalınız (ölem yar canım yar ninne yar)
Derdinden ölem yarim (ölem yar canım yar ninne yar)

Yari yolladım yola (ölem yar canım yar ninne yar)
Gözlerim dola dola (ölem yar canım yar ninne yar)
Tanrım bir bulut gönder (ölem yar canım yar ninne yar)
Yarıma gölge ola (ölem yar canım yar ninne yar)

Hosta'ya geçi geldi (ölem yar canım yar ninne yar)
El attım saçı geldi (ölem yar canım yar ninne yar)
Keşke atmaz olaydım (ölem yar canım yar ninne yar)
Arkadan göçü geldi (ölem yar canım yar ninne yar)❞

❝Karşı bağda sıra sıra bademler
Otursun ağlasın yari gidenler
Ne sen bana doydun ne de ben sana
Yıkılsın gurbeti icat edenler

Keklik olsam çalı dibi eşerdim
Zengin olsam kız ardına düşerdim
Alıverin filintamı oymadan
Gidiyorum Avanos'a doymadan

Karşı bağda badem gülüp duruyor
Yaprağı dalında solup duruyor
Bir iyiyi bir kötüye vermişler

Keklik olsam çalı dibi eşerdim
Zengin olsam kız ardına düşerdim
Alıverin filintamı oymadan
Gidiyorum Avanos'a doymadan

Perde olsam pencerene çekilsem
Bal mum olsam başucuna dökülsem
Saat beşte kapısına dikilsem
Acep bana sefa geldin der m'ola

Keklik olsam çalı dibi eşerdim
Zengin olsam kız ardına düşerdim
Alıverin filintamı oymadan
Gidiyorum Avanos'a doymadan

Karanlık yerlerdedir yurdumuz
Bugünlerde arttı gine derdimiz
Hep ellerin birer birer yari var
Bir yari de bana çok mu gördünüz

Keklik olsam çalı dibi eşerdim
Zengin olsam kız ardına düşerdim
Alıverin filintamı oymadan
Gidiyorum Avanos'a doymadan

***

Ahmet şükrü Esen "Anadolu Türküleri"
adlı kitabında türkünün çeşitlemesini şu şekilde
aktarıyor, Türkiye ış Bankası Kültür Yayınları,
Emel Matbaacılık, 1986 - Ankara, s.194


Karşı dağda sıra sıra bademler
Durmasın ağlasın yari gidenler
Ne ben senden doydum ne de sen benden
Kör olsun gurbeti icat edenler

ıki bülbül efgan eder bir güle
Reva mıdır ben ağlayım o güle
Düşman eli değmeyecek bu güle
Gelir gider ben gülümü koklarım

***

Mehmet Özbek, "Folklor ve Türkülerimiz" adlı
kitabında türküyü şu şekilde aktarmaktadır
(Ürgüp ve Ürgüplü Refik Başaran bilgisiyle)
(Yayın No.91, s.243-244)


Garşı bağda sıra sıra bademler
Otursun ağlasın yari gidenler
Ne sen bana doydun ne de ben sana
Kör olsun gurbeti icad edenler

Alıverin filintamı oymadan
Gideceğim şu Ürgübe doymadan

Garşı bağda badem gülüp duruyor
Yaprağı başında solup duruyor
Bir iyiyi bir kötüye vermişler
Ağlamış göz yaşın silip duruyor

Keklik olsam çalı dibi eşerdim
Zengin olsam kız ardına düşerdim

Karanlık yerlerdir bizim yurdumuz
Bugünlerde arttı yine derdimiz
Hep ellerin üçer beşer yari var
Bir yavruyu bana çok mu gördünüz

Alıverin filintamı oymadan
Gideceğim şu Ürgübe doymadan❞

❝Kırklar kasesinden bade nuş ettim
Gönül mesken tuttu meyhanelerde
Dünyanın varını feramuş ettim
Süreta kalmışım gam hanelerde

Can bülbülü uçar kalır bir kafes
Erenler ruhuna kim eder heves
Bir pir-i azizden almışız nefes
ılm-i yekta vardır irfanelerde

Seyrani ademlik halini takın
Adem ilmelyakin hem aynelyakin
Harabat ehline hor bakma sakın
Define bulunur viranelerde❞

❝Kalem tutan eller yazsın derdimi
Elimdeki sazın kırdım telini
Selam edin o güzel badem gözlüme
Sevdasından oldum deli divane

Aradım aradım gezdim her yeri
Karpazdan Mağusa'ya ordan Girne'yi
Badem gözlüm seni bulmadım yine
Lefkoşa'yı Lefke'yi goymadım geri

Zümrütköy'den Bostancı'ya bahçeler uzar
Badem gözlüm hasretin içimi yakar
Sana selam gönderdim sazım teliyle
Aldığın gün haber sal sabah yeliyle❞

❝Kayseri'den bindim idi trene
Makinistler el atıyor frene
Gelir iken yolum düştü örene
Sordum senin yaşın kaç kabadurak

Var mı idi paşan okur yazarın
Hanların hamamın çarşı pazarın
Kalmamış içinde bir tek gezerin
Dedi yalan dünya boş kabadurak

Hangi dine bağlı neye tapardın
Halkın tüccar mıydı neyi satardın
Kaç asırdan beri burda yatarsın
Acep senin yaşın kaç kabadurak

Burda yatar mıydı koyunlar yozlar
At deve otlar mı gördüğüm düzler
Cesur koç yiğitler gelinler kızlar
Dedi yalan dünya boş kabadurak

Dedim viran yayla mıydın yurt muydun
ınsanların yiğit miydi mert miydin
Yumşak huylu muydun yoksa sert miydin
Dedi eski günler düş kabadurak

Harap olmuş duvarların taşların
Burma bıyıkların çatık kaşların
Acep kaça basmış idi yaşların
Sorma yalan dünya boş kabadurak

Viran oldum baykuşlarım ötüşür
Beni gören ciğerleri tutuşur
Top kekilli güzellerim yetişir
şimdi eski günler düş kabadurak

Güzellerin halı kilim dokur mu
Ördeklerin bülbüllerin şakır mı
ınsanların zengin yoksa fakir mi
Nidem yalan dünya boş kabadurak

Alimlerim okur idi ilimi
Kimselere eylemedim zulümü
Ben bilirim Yavuz Sultan Selim'i
Ele geçmez dünya kuş kabadurak

Viraneyim Aksak Timur kastım var
Selçuklunun döşediği postum var
Aşık Hasan gibi garip dostum var
Gayrı yalan dünya boş kabadurak❞

❝Muhabbet badesin bezm-i ezelden
Nuşeden saki-i ebrar elinden
Bir yar bulup huyu suyu güzelden
Kurtarmış yakasın ağyar elinden

Bülbül hicabında güldür terleyen
Yavru bülbülleri güldür perleyen
Arifin ruhudur hakkı birleyen
Aşık çile çeker dildar elinden

Nazarını atma Hicaz Aden'e
Bir can taksim olmuş cümle bedene
Her gönül Kabe'dir tavaf edene
Çıkmış bina değil mimar elinden

Seyrani beyhude gezme her suyu
Alma kulağına her güft u guyu
Bir su teskin eder nar-ı tamuyu
Serpilip Ahmed-i Muhtar elinden❞

❝Mendilimde kişmiş ile badem var
Yavaş söyle köşelerde adem var

Akşam vakti köşelerde buluşak
Mendilimde kişmiş ile badem var
Buluşak da sohbet edek konuşak
Yavaş söyle köşelerde adem var
Meni senden seni menden ederler
Mendilimde kişmiş ile badem var
Derdimizi kime açak danışak
Yavaş söyle köşelerde adem var

Mendilimde kişmiş ile badem var
Yavaş söyle köşelerde adem var

Camusun bakışı turnanın sesi
Mendilimde kişmiş ile badem var
Güzelliğin yaktı bütün Erciş'i
Yavaş söyle köşelerde adem var
Mendilimde kişmiş ile badem var
Yavaş söyle köşelerde adem var❞

❝Mahramamda kişnişilen badem var
Yavaş yörü köşelerde adem var
Ah seni benden beni senden eden var

Aman güzel yavaş yörü her yana
Sallandıkça kemer düşer bir yana
Hanım can canım can
Sırma çarıda çar bağı

Kalk gidelim Karaman'a yukarı
Sarıda çekme geymiş altın tokalı
(Ah) Mail oldum yar yüzüne bakalı

Aman güzel yavaş yörü her yana
Sallandıkça kemer düşer bir yana
Hanım can canım can
Sırma çarıda çar bağı❞

❝Suriye'den çıktım beş gün vadeli
Beylerden yitirdim kanlı bedeli
Bana derler de anam Nahsan Badeli

Vurma zalim de ben Badeli Nahsen'im
Zincirlere bağlanacak aslanım (oy oy)

Suriye'den çıktım geldim taraya
Zalim Ahmet Bey de aldı beni araya
Üleşim sürüdüler saraya

Vurma zalim de ben Badeli Nahsen'im
Zincirlere bağlanacak aslanım (oy oy)

Nolacak da zalim hindo nolacak
Bu yalan dünya da size baki mi kalacak
Üç beş aslanım var hayfım alacak

Vurma zalim de ben Badeli Nahsen'im
Zincirlere bağlanacak aslanım (oy oy)

Getirin kır atım binem üstüne
Beşli mavzerimi de alam destime
Haberim olsaydı Kilis gelmezdi üstüme

Vurma zalim de ben Badeli Nahsen'im
Zincirlere bağlanacak aslanım (oy oy)

Suriye'den çıktım nedir telaşım
ıçeri bahçede anam kaldı üleşim
Ben ölüyom da arslanlarım yetişir

Vurma zalim de ben Badeli Nahsen'im
Zincirlere bağlanacak aslanım (oy oy)

Benden selam olsun Halep'teki hanıma
Çocuklarım alsın gelsin yanıma
Zalim sitem kasteyledi canıma

Vurma zalim de ben Badeli Nahsen'im
Zincirlere bağlanacak aslanım (oy oy)❞

❝Saba mülkün verir bade
Dağıttıkça saba zülfün
Yıkar Çin mülkünü ahır
Harap eyler hata zülfün

Olanı olmasa asker
Çekildi şamahan asker
Habeş'te kesti çok serler
O Mehdi zamanda zülfün

Boyun selvi revan ettin
Duhanın enduha ettin
Acem mülkün yağma ettin
ıran üzre Huıda zülfün

Diyar-ı zulmette seyran
Eder ıskederi devran
Nebildir çeşme-i hayran
Hızırdır rahmına zülfün

Gence ile Karabağ'ı
Semerkant Buhara Dağı
Kurup Keşmir'de otağı
Horasan'dan yağa zülfün

Erişti hükmü şevkanı
Kızıl elmayı fermenı
Çekip bende Tatar Hanı
şahı Rüstem şam'a zülfün

şeyda bülbül garip bülbül
şeyda bülbül deli bülbül
Gel bizim ellere de bülbül

Buhara ile Kerman'a
Haber gitti Horasan'a
Düşüp pazar-ı büyrana
Senin ile baha zülfün

Giden aşıkların dadı
Elinde Zihni feryadı
Yeniden sahnı Bağdad'ı
Vuruptur Kerbela zülfün❞

❝Bad-ı saba efendime gidersen
Ol güneş yüzlüye var selam eyle
Sevap kazanırsın hizmet edersen
Aman karşısında dur selam eyle

Ardımdaki karlı dağlar diyesin
Çeşmim yaşı her dem çağlar diyesin
Derundan ah edip ağlar diyesin
Benim çün hatırın sor selam eyle

Selamımı dondan dona devşirme
Varıp bir nadan eline düşürme
Gül cemalin görüp kendin şaşırma
Aklını başına der selam eyle

Gevheri bir name verdi bad ile
Gönderdi sana elinden dad ile
Lütfeylesin konuşmasın yad ile
Kamil olsun anı gör selam eyle❞

❝Samanlıkta kediler
Miyav miyav dediler
ıki kedi bir oldu
Sakallıyı yediler

(Bağlantı)
Hop badirik badirik
Yaprağı delik delik
Bize Yozgatlı derler
Bir güzeli severik

Samanlık dolu saman
Aman efendim aman
Eller düğün ediyor
Bizim düğün ne zaman

Bağlantı

Samanlık dolu saçma
Sevdiğim benden kaçma
Zaten ben yaralıyım
Bir yara da sen açma

Bağlantı❞

❝Nasıl vasfedeyim ey güzel seni
Cemalin görenler terkeder canı
Sarı çiçek mor menekşe zamanı
Kalktı yaylasına göçtü bir gelin

Taramış gerdana dökmüş saçını
Yaktı viran etti gönlüm içini
Er kuşluk zamanı çekmiş göçünü
Yayla sana sökün etti bir gelin

Taramış zülfünü kırkmış kabadan
Ayrı düşmüş hem anadan babadan
Bir ceren tezikmiş Büyükoba'dan
Cihana ateşin saçtı bir gelin

Dağlardan tezikmiş bir akça geyik
Kırıktır kollarım tutmuyor seyik
Malı cemalin görünce titirer kayık
Cemalin perdesin açtı bir gelin

Kızılırmak selamına durdun mu
Doğrulup da mah cemalin gördün mü
Kanlı zalim yare bir yol verdin mi
Kuruyasın senden geçti bir gelin

şu hocanın her işlerin bitirin
Görün hizmetini keyfin yetirin
şu gelini Bakacığa götürün
Koçhisar üstüne aştı bir gelin

Said'im erişti bahar çağına
Kemhalar yakışır usul boyuna
Arzu edip gider Kulu köyüne
Vardı sılasına düştü bir gelin❞

❝Tuna'nın eser bad-ı saba yeli de Tuna'nın
Kıyılara çalkar çalkar seli de Tuna'nın
Açılır kırmızı kırmızı gülü de Tuna'nın
Alaman dağlarını aşıp gelirsin

Cineviz dağların dağların deler geçersin
Analar ağladıp kanlar içersin
Açılır kırmızı kırmızı gülü de Tuna'nın❞

❝Uyudum bademi aldım
Anne ben pirimi gördüm
Böyle bir efkara daldım
Anne ben pirimi gördüm

Pirim geldi de yoruldu
Aklım fikrim hep vuruldu
Düştü fincan da kırıldı
Anne ben pirimi gördüm

Gözüm gördü ona şaştı
Yandı içerimde coştu
Bana haktan vade düştü
Anne ben pirimi gördüm

Bulani ismi verildi
Fikrim şaştı da vuruldu
Haktan bu rüya görüldü
Anne ben pirimi gördüm❞

❝Uyandım ki esiyor bad-ı firkat
Dediler geçti mübarek ramazan
Gazel olsun gönül ey bad-ı saba
Dalından uçtu mübarek ramazan

Gün ayrılık günüdür ağlaşalım
Hoş hatır isteyip halallaşalım
Ne mümkündür tozuna ulaşalım
Firkate gitti mübarek ramazan

Çarkı felek bir kararda kalır mı
Geçti geçen günler geri gelir mi
Görüşmek bir daha kısmet olur mu
Ah vah gitti mübarek ramazan

Gülşen-i vatanda o bir gül idi
Geç açıp tez solan bir sümbül idi
Okuyanı hakikat bülbülüdü
Feryada gitti mübarek ramazan

Onbir ayda geliyor yollar irak
ışte şimdi binmişdir gider burak
El firaku el firaku el firak
Elveda gitti mübarek ramazan

Uyan Hıfzı günah kaldı gün geçti
O mah-ı mağfiret rahman'a göçtü
Ne çare fırsatın elinden uçtu
Hasretle gitti mübarek ramazan❞

❝Ufacık badem içi
Yarimin siyah saçı
Yar derdinden ölürüm
Nedir bunun ilacı

Ufacık iğnesine
Mailim cilvesine
Ben yarime kavuştum
Darısı cümlenize❞

❝Bad-ı saba eser seher vaktinde
Kumrular ötüşür dallar üstüne
Yari gördüm gitti aklım başımdan
Yeşiller giyinmiş allar üstüne

Deli gönül yöğrük Arap atlıdır
Aşığın yüreği yedi katlıdır
Nice sevmeyeyim dili tatlıdır
Lebi şeker ezer ballar üstüne

Yalan olmaz aşıkların sözünde
Arzumanım kaldı ela gözünde
Kimi gerdanında kimi yüzünde
Dizilmiş benleri eller üstüne

Öksüz Aşık eder hayalden düşten
Gönül imdat diler yarenden eşten
Hiç eksik değildir ikiden beşten
Engeller har olmuş yollar üstüne❞

❝Vahdet badesiyle mestiz ezelden
Elest kadehinden tadanlardanız
Nur alır gözümüz her bir güzellen
Arıyız bala bal katanlardanız

Harabat mülkünün sultanı olduk
Melanet ufkunun tabanı olduk
Öyle bir hayranı olduk didarın
Üryan eşiğinde yatanlardanız

Hey Ruhi aşk olsun bu irfanına
Neşeler yağdıran cem meydanına
Münkirin yobazın paslı canına
Kantarlı kütükler atanlardanız❞

❝Yüksek haneylerde badılcan oyar
Oyma badılcanı ellerin boyar
Elin oğlu değil mi aklına uyar

Geçiver ağalar beyler sarhoşumuz var
Bizim Hacı Ayşe'yinen cümbüşümüz var

Yüksek haneylerde kahve pişirir
Kahvenin köpüğünü yerlere taşırır
Elin oğlu değil mi aklın şaşırır

Geçiver ağalar beyler sarhoşumuz var
Bizim Hacı Ayşe'yinen cümbüşümüz var❞

❝ıçip aşkın badesini vücud-i nar olmuşam
Divane derviş misali feryad-i zar olmuşam
Perişan bülbül kan ağlar ah u nalemden menim
Dil hasta gönül şikeste hem tarumar olmuşam

Bin yıl ömür verdi Adem'i saldı aha
Yedi yüz elli şit yaşadı dokuz yüz elli Nuh'a
Erenleri hak edeni fani kılar mı raha
Düşüp de dünya şerrine kara efkar olmuşam

şenlik'im hizmet etmedim daim bir tarikata
Uyup iblis yığvasına çok ettim cürm ü hata
şefaat ya resulullah muhtacım marifete
ısyanın hadden aşıptır çok günahkar olmuşam❞

❝Yüksek hanaylarda (da belalım) badılcan soyar
(ölem ölem yar)
Badılcanın boyası (a dilber) ellerin boyar
Yavaş sallan gartopu (a dilber) gomşular duyar
(ölem ölem yar)

Aman aman gartopu (belalım) sevdan gitmiyor benden
Yüksek ayvanlarda da (a dilber) ayrılamam senden

Hanaylar yaptırdım (da belalım) bir uçdan uca
(ölem ölem yar)
ıçinde yatmadım da (a dilber) üç gün üç gece
Gurbanlar kestirem (a dilber) sevdiğim gece
(ölem ölem yar)

Aman aman gartopu (belalım) sevdan gitmiyor benden
Yüksek ayvanlarda da (a dilber) ayrılamam senden❞

❝Yusuf peygamberi alıp babadan
Götürüp attılar haset cahına
Bir Tanrı selamı bir merhabadan
Delil bulunmamış hürmet rahına

Cihanı ibretle kıldın temaşa
Kaştan göze medet yok gözden kaşa
Çarh-ı gerdun ile çıkılmaz başa
Katıp seçer nurdan mihr ü mahını

Çalkan ey tecelli deryası çalkan
Yüreğim yaralı gözlerim alkan
Kurtaramaz hasud ger tutsa kalkan
Ahım okun alsa nişangahına

Cam-ı tecelliden teşneyim müle
Akranlığım vardır benim bülbüle
Bülbül meftun ise dikenli güle
Seyrani aşıktır bir Allah'ına❞

❝ıçtiklerimiz bade değil zehr-i elemdir
Güldüklerimiz hande-i tesir-i sitemdir
Cahiller eder alemi mihrire tekaddüm
Tahsil-i kemal etmenin encamı nedemdir
Hem nev'ini rencide eder nakıs olanlar
Makhur olur ol kimse ki erbab-i kalemdir
Bir akçeye namus ile imam satarlar
Bedmaye olan çaker-i dinar ü dirhemdir
Bin lanet ü nefrine sezavar olur ahir
Ol kimse ki ahlakı bed efali de kemdir
ıcra-yi mefasit eden eşhas-i leim
Fikretmeli kim en sonu mahkum-i ademdir
ınsanları düçar-i düyunat eden elyevm
Hep de ki maişet denilen emr ü ehemdir
Müstağrak-i derya-yi niam zümre-i cühhal
Düçar-i sefalet olan erbab-i himemdir
Bir devre-i nahsinde bulunduk ki zamanın
Bahşettiği illetlerin ednası veremdir
Dilşat ediyor nakesi ya-rayi tabiat
ırfan ü hüner sahibi maruz-i sakemdir
Milliyetini methe seza görmiyen adem
Allaha kasem hain-i efrad-i ümemdir
Epkar-i arusan-i suhan saf be-saf olmuş
Bin cilve-i tazim ile karşımda hademdir
Evza-i hiretsusi cihandan heder olduk
Geldik geleli dehre esir-i keder olduk❞

❝Yarelinden bade içtim
Çok oldu gurbete düştüm
Gurbet elde çok eyleştim
Nazlı yarim ağlar şimdi

Kış gününde güller açmaz
Dalında hiç bülbül ötmez
Can arzular elim yetmez
Yarim mektup ister şimdi❞

❝Yar elinden badeler içtim
Diyar diyar gurbete düştüm
Elalemin diline düştüm

Yar aldı aklımı baştan
Gözlerim doluyor yaştan

Yar elinde bak neler oldu
Gülen yüzüm sararıp soldu
Didelerim kan ile doldu

Yar aldı aklımı baştan
Gözlerim doluyor yaştan❞

❝ılk yaz olur açar bade çiçeği
Kış olunca püsküllenir saçağı
Nasıl kıydın ak gerdana bıçağı

Seni seni pek canım sevdalı seni
Ben kıyamam pek canım sevdi seni

ılk yaz olur atlar gider çayıra
Kadir Mevlam işimizi döndürür hayıra
Meğer ölüm seni benden ayıra

Seni seni pek canım sevdalı seni
Ben kıyamam pek canım sevdi seni❞

❝Zibadır sevdiğim kadd-ü kametin
Nice vasfedeyin civanım seni
Beni Mecnun etti çeşm-i afetin
Leyla'ya benzettim a canım seni

Kaşların kemandır, müjganın oktur
Arz-ı halin çeker müşterin çoktur
Dünyayı verseler gönlümde yoktur
Vermezen ey hüsn-i fettanım seni

Erbabı aşıkım ey dil güvendim
Hasretinle yandım canım efendim
Hakikat eyle gel sen de levendim
Gönlümün tahtında sultatım seni

Hatadan saklasın ıslam'ı Allah
Münacat'ım budur Ulu Subhan'a
Gelip geçer ömrümüzün kervanı
Bir gün de Azrail sunar bu cana

Dinleyin kelamı ahbab-ü yaran
Bakındi kalmadı Mühr-i Süleyman
Azrail bu canı aldığı zaman
Götürürler anı mezaristana

Ne ettiyse bulur anın içinde
Fayda yoktur asla anın içinde
ımam talkın verir başı ucunda
Ol vakitte mevta kalkıp uyana❞

❝Zühd ü riya ile olan ibadet
Hatadır hazret-i settar'a karşı
Böyle namaz ile olamaz ümmet
Hiç kimse Ahmed'i muhtar'a karşı

Allah gözlerine çekmiş bir perde
Yok dersin Allah'ı gökte ve yerde
Gösterelim gel de gör Hak'kı nerde
Secde eyleyesin didara karşı

Ebsem ol Harabi sen nasıl ersin
Halli müşkül böyle sözler söylersin
ıçtinab et belki hata edersin
Haydar'ı kerrar'e hünkara karşı❞