Nurettin Rençber - Yavaş Yavaş







Yorum Yaz

Yorumlar

Nurettin Rençber En Çok Dinlenen 10 Türküsü
Nurettin Rençber - Yalnızım
Nurettin Rençber - Deniz Kenarında Yerler Hurmayı
Nurettin Rençber - Sus
Nurettin Rençber - Hoşça Tutun Öküzü
Nurettin Rençber - Yürürüm
Nurettin Rençber - Bir Veda Şarkısı
Nurettin Rençber - Alo
Nurettin Rençber - Ayrı Ayrı
Nurettin Rençber - Uzakta
Nurettin Rençber - Yeşil Erik Dalları

Etiketler : Nurettin Rençber, Yavaş Yavaş, Nurettin, Rençber, Yavaş, Yavaş, Nurettin Rençber - Yavaş Yavaş türkü indir, Nurettin Rençber - Yavaş Yavaş türkü dinle, Nurettin Rençber türküleri, Yavaş Yavaş türküsü dinle, Nurettin Rençber türkü dinle, Nurettin Rençber türkü sözleri, Yavaş Yavaş sözleri, Nurettin Rençber mp3 dinle

❝Hele bakın bu dünyanın haline
Zaman yavaş yavaş kayıp oluyor
İtibar olmuyor hiç bir insana
Vicdan yavaş yavaş kayıp oluyor

İnsanın vücudu yeşeren bağdır
Bir yanı ölüdür bir yanı sağdır
Gençlik dedikleri yüce bir dağdır
Duman yavaş yavaş kayıp oluyor

Felek her gelene yapar oyunu
Hiç sormuyor insanların soyunu
Ağasına teslim eder koyunu
Çoban yavaş yavaş kayıp oluyor

Bu insanın nerden geliyor sesi
Yaşamaktır onun bütün hevesi
Durmadan yüzüyor ümit gemisi
Liman yavaş yavaş kayıp oluyor

Çobanoğlu asla sırra erilmez
Sahibi olmayan bahçe derilmez
Dün gördüklerimiz bu gün görülmez
İnsan yavaş yavaş kayıp oluyor❞

❝Fakirler altta ezilir
Yanar içi yavaş yavaş
Kuru sofrası dizilir
Siner içi yavaş yavaş

Ömrü telaş ile geçer
Belalar hep onu seçer
Ağıları koymaz içer
Kanar içi yavaş yavaş

Ağlasa hali sorulmaz
Hasta aşısı vurulmaz
Çalışan kolu yorulmaz
Söner içi yavaş yavaş

Onguni der halim sorun
Yoksulun yarası derin
İlacımı ona verin
Diner içi yavaş yavaş❞

❝Beğenip geymezsin gül-ü pirheni
Giyersin eğnine çul yavaş yavaş
Ey gönül bu aşkla bu sevda seni
Eder muhanete kul yavaş yavaş

Gönül geçe nasihatla her demin
Muhanet babına basma kademin
Emsaliye konuşmayan adamın
Olur altın ismi pul yavaş yavaş

Soyunup libası gezdim üryani
Yedi iklim çar köşe-i devrani
Yılın vakti geçti Baba Figani
Ara kısmetini bul yavaş yavaş❞

❝Aç artık dost kollarını
Gel ey dostum yavaş yavaş
Yol karanlık gözüm görmez
Gel ey dostum yavaş yavaş

Dardayım gel artık ulaş
Muhabbet yolunu dolaş
Sensin dost yarama ilaç
Gel ey dostum yavaş yavaş

Haydar'ı şah senin adın
Bilirim sende muradım
Çok peygambere uğradım
Gel ey dostum yavaş yavaş

Artık bana aç kolları
Yağmur geçti yağar dolu
Boynumda gezer dost kolu
Gel ey dostum yavaş yavaş

Sanadır bu sözüm sana
Artık al ulu divana
Kavruldum dost yana yana
Gel ey dostum yavaş yavaş

Pir Sultan başk'yol bilmez
Senin bu yolundan dönmez
Alev oldu gayrı sönmez
Gel ey dostum yavaş yavaş❞

❝Dostlar yavaş yavaş elden gidiyor
Sen benim yanımda kalsan ne olur
Herkes yaptığına bedel ödüyor
Beni sen olarak bilsen ne olur

Yürek tertemizdi şimdi karıştım
Koşa koşa bir menzile eriştim
Küskün yaşanır mı işte barıştım
Kötülük defterin silsen ne olur

Gönül bahçesinde bülbül ötmüyor
Aşkın toprağında güller bitmiyor
Çiçekler toplasam elim tutmuyor
Sevgi tarlasına dalsan ne olur

Boz bulanık akan selim mi kaldı
Ilgıt ılgıt esen yelim mi kaldı
Saçın tarayacak elim mi kaldı
şu kırık sazımı çalsan ne olur

Bir içim su mudur ceylan bakışlı
Niçin ağlıyorsun kirpikler yaşlı
Gözlerim tutuklu yollarım taşlı
Aksakal Nuri'yi salsan ne olur❞

❝Güldürmedim nazlım birgün ben seni
Bundan sonra yürü gül yavaş yavaş
Ya görürsün ya görmezsin sen beni
Artık defterinden sil yavaş yavaş

Yaprağım döküldü çiçeğim soldu
Seninle ikbalim yüzüme güldü
Kurtuldun kışından baharın geldi
Açılsın bahçende gül yavaş yavaş

Çoktan sönmüş idi sevgin aşikar
Bunu bilmez mi sandın ey hoş nigar
Beni böyle süründüren bir ikrar
Bilmek istiyorsan bil yavaş yavaş

Yaptığım binayı yıkıp devirdin
Başkalara uydun işi çevirdin
Destan ettin elden ele duyurdun
Sevinip duruyor el yavaş yavaş

Zehirle yoğrulmuş vurduğun hançer
Bundan kurtulmaya ne çarem mi var
Çekerim bu derdi ölene kadar
Bilmek istiyorsan gel yavaş yavaş

Meluli kapında bendedir bende
Gönlüm yanındadır ayrılmaz sende
Meğer ki bu ruh da çıkar bedende
O zaman ayrılır yol yavaş yavaş❞

❝Ay nazdı dilber (...)
Geyin libaslarını gel yavaş yavaş
O hicran kirpihler gana belenmiş
Ağlama sevdiğim gül yavaş yavaş

Doldur doldur nergileyi tezele
Seraldı gül benzin döndü hezele
Özün öz elinnen salla mezere
Göz yaşın üsdüne töh yavaş yavaş

Gaşların garadı kirpihler kaman
Men bu derdi çehmem elaman aman
Mollalar telgunu veren ay zaman
Salları üsdüme düz yavaş yavaş❞

❝Gam yükünü aldım sırtıma
Yürüyorum yavaş yavaş
Güneş vurmuş kar gibiyim
Eriyorum yavaş yavaş

Dert sıralı düğüm düğüm
ıster ağla ister döğün
Her güne ömürden bir gün
Veriyorum yavaş yavaş

Neler geldi geçti başa
Hepsi de döndü bir düşe
Bunca ömür geçti boşa
Arıyorum yavaş yavaş

Kimi ağlar güler kimi
Kim bilir kimin derdini
Gazel olmuş yaprak gibi
Kuruyorum yavaş yavaş

Budur Cefai'nin hali
Kah divane kah da deli
Talan vurmuş gül misali
Soluyorum yavaş yavaş❞

❝Evvel giymez iken ipek mintanı
Giyersin eğnine çul yavaş yavaş
Feragat kıl bırak aşk ü sevdayı
Olma bir dilbere kul yavaş yavaş

Heder olsa bir pul için her demin
Muhannet babına basma kademin
Emsaliyle konuşmayan ademin
Altın ismi olur pul yavaş yavaş

Soyundum libasım oldum üryani
Seyrettim köşeyi çarh-ı devranı
Bu dünyanın işi bitti Seyrani
Başına bir çare bul yavaş yavaş❞

❝Evvel bahar derler müminin yazı
Açılır bahçede gül yavaş yavaş
Yetip ehl-i beyte katanlar özü
Hak'ka yakın eyler yol yavaş yavaş

ıkrarın bilmeze bildirme halin
Kendi dükkanında sakla gör malın
Sarrafı fehm eyler altunu pulun
Vur mihengine de bil yavaş yavaş

Herkesin mayası kendine mihenk
Amelin ne ise o yüküne denk
Kurbani dünyada alagör irenk
Başının kaydığını gör yavaş yavaş❞

❝Ezirail sere çötüğü zaman
Kırılır kanadım kol yavaş yavaş
Mevlam nasip etsin din ile iman
Akar gözlerimden sel yavaş yavaş

Yüksek uçan gönül yorulur bir gün
Nizam terazisi kurulur bir gün
Herkesin ettiği sorulur bir gün
Döner mi yarabbi dil yavaş yavaş

El keyfi yetirdin çaldın çağırdın
Her çeşitten yedin sürdün savurdun
ışte toprak senin vatanın yurdun
Çekilir fenadan el yavaş yavaş

Kabrim üzerine dikerler taşı
Kimin gölgesine saklarsın başı
Baba oğul görmez kardaş kardaşı
Gider geri dönmez yol yavaş yavaş

Isıcak ılıman suyum koyarlar
Eyi kötü elbisemiz soyarlar
Mesleki'yem öldüğümü duyarlar
Girer salacama el yavaş yavaş❞

❝Gel gönül gel sana verem nasihat
Tarikat babanı bul yavaş yavaş
Ceht eyle ki yola varasın
ızini cennete sal yavaş yavaş

Merd olan namerde demez halını
Yiğid odur esirgemez malını
Zebaniler kesmiş iblis yolunu
Aldadırlar gönül gel yavaş yavaş

Der Zülali dad figanım artanda
Emanetdir durduğumuz vatanda
Vadem tekmil olup günüm bitende
Azrail canımı al yavaş yavaş❞

❝Bir nazım var sana güzel sevdiğim
Gizli esrarları aç yavaş yavaş
Lütfedip emrinle bildir benliğim
Gönlümün pasını sil yavaş yavaş

Güller bahçesinde gülümü gözet
Nefse esir etme sen beni düzelt
Hakikat yolunda ihvanı yücelt
Kalbimin pasını sil yavaş yavaş

Hakikat yolunda sen bizi gözet
Yeşert yaprağımı gönlümü bezet
Kıtmır’im kapında enisi ilet
Bağdaki gülleri ver yavaş yavaş

Bırakma kalbimi iblis elime
Estir seher yelin gönül evime
Yaban el attırma zülfüm teline
Bu gönül bahçemi der yavaş yavaş❞