Nurettin Rençber - Sus







Yorum Yaz

Yorumlar
5 - 5 - 0 yorum

Nurettin Rençber En Çok Dinlenen 10 Türküsü
Nurettin Rençber - Yürürüm
Nurettin Rençber - Söyle Sunam
Nurettin Rençber - Ciran
Nurettin Rençber - Deniz Kenarında Yerler Hurmayı
Nurettin Rençber - Sus
Nurettin Rençber - Gül eyler imiş
Nurettin Rençber - Eski yara
Nurettin Rençber - Ela gözlü
Nurettin Rençber - İnce Mehmet
Nurettin Rençber - Hicran

Etiketler : Nurettin Rençber, Sus, Nurettin, Rençber, Sus, Nurettin Rençber - Sus türkü indir, Nurettin Rençber - Sus türkü dinle, Nurettin Rençber türküleri, Sus türküsü dinle, Nurettin Rençber türkü dinle, Nurettin Rençber türkü sözleri, Sus sözleri, Nurettin Rençber mp3 dinle

❝Ben susadım sular (aman) isterim
Su deresi neriye (nere) gelir gösterin (-m)
Ben ellerin kahrını çekemedim
Ben ille kendi yarimi isterim

Amanın aman da yaylaların ormanı
Bulunur mu yangınlığın dermanı

Şu dağların kekliğini av ettim
Bir yosmayı ben kendime yar (kul) ettim
Ey (A) sevdiğim nerelere gideyim
Günlerimi sen başıma yıl ettin
(Günlerimi ben başıma yıl ettim)

Amanın aman da yaylaların ormanı
Bulunur mu yangınlığın dermanı❞

❝Dağlar al yeşil süslenir
Hele bahar gelsin de bak
Bülbül aşkınan seslenir
Güle bahar gelsin de bak

Bayramlığın giyer dağlar
Her örnekten başın bağlar
Türkü söyleyerek çağlar
Sele bahar gelsin de bak

Emanet versen götürür
Menziline tez yetirir
Dertliye derman getirir
Yele bahar gelsin de bak

Cennet sanarsın cihanı
Kalkar dağların dumanı
İner ovanın ceylanı
Çöle bahar gelsin de bak

Dere kenarında taşlar
Hep yosun tutmağa başlar
Yuva için tüner (döner) kuşlar
Dala bahar gelsin de bak

Turnam kanadını düzler
Ördek avcısını gözler
Çığrışarak konar kazlar
Göle bahar gelsin de bak

Feymani biter acılar
Kağnılar yürür gıcılar
(Yürüyen kağnı gıcılar)
Kervan düzer yaylacılar
Yola bahar gelsin de bak❞

❝Susuzam su isterem esmer yanağın gösterir
Yatmağa yar isterem koynun kucağın gösterir

Geceler zar geceler
Mene zinhar geceler
Ay battı ülker çıktı
Gelmedi yar geceler

Susuzam su isterem esmer yanağın gösterir
Yatmağa yar isterem koynun kucağın gösterir

Gecenin yarısıdı
Yar ömrüm varisidi
İki gözüm insaf et
İnsaf din yarısıdı

Susuzam su isterem esmer yanağın gösterir
Yatmağa yar isterem koynun kucağın gösterir❞

❝Ak bakraçlar susuz galdı
Büyük evler ıssız kaldı
Gız anası gızsız kaldı (hey anam)
Oğlun güveyler olayı

Oğlun güveyler olayı (hey anam)
Gelin evine geleyi

Atımın guyruğu düğüm
Yüreğime vurdu düğün
Ayrılık günümüz bugün (hey anam)
Oğlun güveyler olayı

Oğlun güveyler olayı (hey anam)
Gelin evine geleyi

Güveyi bahçede gezer
Sarığına güller dizer
Güveyi gelinden güzel (hey anam)
Oğlun güveyler olayı

Oğlun güveyler olayı (hey anam)
Gelin evine geleyi❞

❝Ak bakırlar susuz kaldı
Kız annesi kızsız kaldı
Yüksek evler ıssız kaldı

(Bağlantı)
Sarsam uyanmaz uyanmaz
O kız bizi biyenmez

Evleri var dört direkli
Bir yarim var taş yürekli
Yanakları al pembeli

Bağlantı

Evleri var su başında
Benleri var sol kaşında
Saramadım genç yaşımda❞

❝(Uy uy uy uy) Köprünün altı diken
(Uy uy uy uy) Yahma beni gül iken
(Uy uy uy uy) Allah ta (Mevlam da) seni yahsın
(Uy uy uy uy) Üç günlük gelin iken

(Uy uy uy uy) Pencereden bakıver
(Uy uy uy uy) Bir gadeh ırakı ver
(Uy uy uy uy) Sinendeki gülleri
(Uy uy uy uy) Elime (yüzüme) bırakıver

(Uy uy uy uy) Köprüden geçeriken
(Uy uy uy uy) Köprü salladı beni
(Uy uy uy uy) Yine zalimin gızı
(Uy uy uy uy) İpsiz bağladı beni❞

❝Bilim kürsüsünde oturan cahil
Papa dedi dostlar ben de şaşırdım
Dost görünür sözü yabana dahil
Kapa dedi dostlar ben de şaşırdım

Fikirde hürriyet vicdan marifet
İnandığın fikri dostça tarif et
Hakaret içeren zikri zarif et
Sopa dedi dostlar ben de şaşırdım

İnsan olan mahluk sözle kaynaşır
Karanlığa hizmet dillenen neşir
Dedim senin fikrin kimle oynaşır
Sıpa dedi dostlar ben de şaşırdım

Söz dediğin beş bükümdür on yudum
Gönülleri sarsar attığın adım
Kalbinde kulakta ne var ki dedim
Tıpa dedi dostlar ben de şaşırdım❞

❝Ben tecessüs ettim ruh-ı meskunu
Bulmadım meramı maksada vusul
Leyla irşad etmiş Hakka Mecnunu
Bana da gösterir aşkım doğru yol

Kokusu tükenir gonca solunca
Hiç bir kemal yoktur zeval olunca
Mecnunun kalbine sevgi dolunca
Bütün Leyla ile doldu sağ ve sol

Her çeşmeden ab-ı hayat içilmez
Ekmeyince hiç bir mahsul biçilmez
İnd-i Hakta ala edna seçilmez
Mevlasından gafil bulunmaz bir kul

Seyraniyim kime gitsem çareye
Bir keyfince merhem sarmaz yareye
Cami-i kalbimde Ak Minareye
İsa gibi aşkım etmese nüzul❞

❝Suşehrine geldim son güz ayında
Çarşısı pazarı dere boyunda
Çok lezzet var havasında suyunda
Gövel ördek göllerin var Suşehri

Kasabanın yeri bağlı dereli
Toprağı mahsulü ağlı karalı
Gönlüm coştu bu şehiri göreli
Bahçelerde güllerin var Suşehri

Sivastan Zaradan yeri engindir
Diğerlere nispet halkı zengindir
Bülbüller ötüşür güle yangındır
Nice fidan dalların var Suşehri

Şirin kasabalar bir dere içi
Uzar gider darboğazdır bir ucu
Her iki taraflı meyve ağacı
Çok meyveli dalların var Suşehri

Bu şehir yükselir gider ileri
Çalışkan ağalar efendileri
Çoktur çeşmeleri akar suları
Geniş arazin çöllerin var Suşehri

Yüksek dağları var kışı tez gelir
Karabayırda çok yolcular kalır
Cankurtaran da çok sefalet bulur
Yüce dağlar bellerin var Suşehri

Suşehri kavuşamadı t(i)rene
Halkı tahammül eder tipi borana
Yolcular toplanır Cankurtarana
Böyle çetin yolların var var Suşehri

Suşehrinden Karşıyaka geçmeli
Çiçekler derlenip güller seçmeli
Bağ ve bağçesinde kahve içeli
Kahvelerin otellerin var Suşehri❞

❝Ceylan gibi yörük kızı
Bakar Tarsus ovasına
Yeşil yeşil ormanlardan
Çıkar Tarsus ovasına

Naz olmaz böyle naz gibi
Rengi gülden beyaz gibi
Gökten kopmuş yıldız gibi
Akar Tarsus ovasına

Almış yayla havasını
Bozmuş mutlak yuvasını
Bezeklemiş devesini
Yıkar Tarsus ovasına

Affedelim suçlarını
Çeksin gitsin göçlerini
Bulut gibi saçlarını
Döker Tarsus ovasına

Kısa örmüş öreğini
Yakar çoklar yüreğini
Çadırının direğini
Takar Tarsus ovasına

Görmemiştim böyle peri
Kara kaşlar zülüf sarı
Metheyle aşık Efkari
Çıkar Tarsus ovasına❞

❝Susuz derelerde kavak mı biter
Oğlansız evlerde duman mı tüter
Testilerimi susuz bıraktın
Evimi öksüz bıraktın

Bahçelerde kerdime
Kimlere dökeyim derdimi
Assı bostan ektim bitmedi
Benim başım küçükten gülmedi

Koca dağlarda harman mı olur
Acılara derman mı olur
Koca dağ başında sirken mi biter
İnsan evlatlarını silker mi gider❞

❝Canım yüce dağ başında da laleler susuz
Ana ben cahilim de (duramam yarsız duramam yarsız)
Başımı alam da gidem gurbet ellere
Ben nere gidem de (yurtsuz yuvasız yurtsuz yuvasız)

Canım yaylalar yaylalar da yüksek yaylalar
Yarinen sevdamızı da sürsek yaylalar canım yaylalar
Herkes yarinen de salınır gezer
Biz de bir murada ersek yaylalar canım yaylalar

Canım bir su olsam da şu pınarın gözünde
Cahil yarim de anlamadı da sözümden beni sözümden
Ne bekliyon da gurbet elde gelsene
Dertli verem oldum da (senin yüzünden senin yüzünden)❞

❝Süs saltanat istemem (aramam)
Cihana metelik vermem
Sadık bir yar ararım
Vefasızdan yandı yüreğim

Çıtır pıtır döktü dilleri aldı da şeftalileri
Çıtır pıtır dillerin kurusun şeftalileri ver geri

Neler vaat ettin bana
Ben de söz verdim sana
O yalvardığın günler
Hiç gelmez mi hatıra

Çıtır pıtır döktü dilleri aldı da şeftalileri
Çıtır pıtır dillerin kurusun şeftalileri ver geri❞

❝Çapaya giderim susa boyunca
Yar aklıma geldin duyuverince (de duyuverince)
Tepemden vurulmuş deliye döndüm
Fidan boylarını görüverince (de görüverince)

Dolana dolana geldim bu hana
Ala gözlerine buldum mahana (da buldum mahana)
Bu ayrılık bana değil cihana
Mert ol sevgilim ayrılmayalım (da ayrılmayalım)

Gökten uçan tayyarenin kanadı
Gine tuttu şu ananın inadı (da gavur inadı)
İnadın tutmasın kız zalım ana
Sürmeliyi almak idi muradım (da yarim muradım)

Pınarın başına vurmuş koyunu
Aştı gitti göremedim boyunu (da yarim boyunu)
On beşimde ettin bana oyunu
Sallanan boyuna nüzüller insin (de nüzüller insin)

Tayyare içinde harlayıp gitme
Yüzüğün yadigar beni unutma (da beni unutma)
Senden üstün ben yarimi bulurum
Sen de pek ağzını havaya tutma (da havaya tutma)❞

❝Şüşede rakımız var
Ne güzel sakimiz var
Dedik muhabbet olsun
Yoksa ne hakkımız var

Hele esmer tu zani
Kaynek mala me dane
Can kurban canım kurban lo
Tu sebebe we cane

Rakı koydum şüşeye
Şavkı vurdu köşeye
Diyarbakır kızları
Yüklü gider gişiye

Hele esmer tu zani
Kaynek mala me dane
Can kurban canım kurban lo
Tu sebebe we cane

Bade fincanda olur
Rakı meydanda olur
Güzellik hak vergisi
Çirkin bir yanda olur

Hele esmer tu zani
Kaynek mala me dane
Can kurban canım kurban lo
Tu sebebe we cane

Şüşede rakı dursun
Bütün canlar bir olsun
Mahlenin güzel kızı
Gönlünü bana sunsun

Hele esmer tu zani
Kaynek mala me dane
Can kurban canım kurban lo
Tu sebebe we cane❞

❝Beyhude süs verme kendi kendine
Dolaş dertli gönül sana da kalmaz
Bir gün düşeceksin felek bendine
Dolaş dertli gönül sana da kalmaz

Bin türlü naz ile civan olsan da
Hükmü Süleymana sultan olsan da
Güzellikte Yusuf Kenan olsan da
Dolaş dertli gönül sana da kalmaz

Beyhaniyem bu dert bana firgattır
Dünyanın sefası benden uzaktır
Toprak hepimize son bir duraktır
Dolaş dertli gönül sana da kalmaz❞

❝Irmak susuz olur mu
Dibi kumsuz olur mu
Ben müftüye danıştım
Yiğit yarsız olur mu

Dama çıkma iz olur
Lastiklerin toz olur
Merak etme sevdiğim
Arzuların tez olur

Yemek koydum tepsiye
Gönderdim efendiye
Kalk gidelim sevdiğim
Saat geldi yediye❞

❝Sen öyle süslenip karşıma çıkma
Gönül mevce gelip dalgalanmasın
Şiveler gösterip naz ile bakma
Bu yaştaki başım sevdalanmasın

Hiç kimse çekemez böyle edayı
Düşürür çöllere nice şeydayı
Küçük yaştan çeken bilir sevdayı
Kimseler coşup da çalkalanmasın

Aşikar eyleme cilvelerini
Yad eller dermesin meyvelerini
Gösterme aleme şivelerini
Dünya baştan başa ırgalanmasın

Mahitap yaratır hilal kaşların
Aşıkı mest eder her cuybarların
Müşk i amber ile daridarların
Al yanak üstüne halkalanmasın

Bu Ali Bakiyi başından atma
Derdim kafi bana sen de dert katma
Nikabın açıp da yüzün parlatma
Bu dünya yeniden kavgalanmasın❞

❝Behey aşık niçin süslen kendini
Çirkin güzel olmaz allanmayınan
Seç halis maddeden al metaını
Katıran yenir mi ballanmayınan

Kuş yuva mı yapar ferik olmazsa
Üzüm ekşi olmaz koruk olmazsa
Ağacın özünden çürük olmazsa
Polat bozulur mu ellenmeyinen

Cevahiri elden ele tutarlar
Has altını vezin ile tartarlar
Yenlik taşı sapan ile atarlar
Sarp kaya yürür mü sallanmayınan

Bey olmaz soysuzun binde birisi
Asalete yeter olmaz doğrusu
Besler isen besle şahin yavrusu
Könez av mı alır yollanmayınan

Gelip Emsaliye eş olmak ister
Kanat bağlamadan kuş olmak ister
Şair derneğinde baş olmak ister
Hemen bir kaç cevap bellemeyinen❞

❝Süslen düğünler yap ey Konya şehri
Cumhurun reisi o aslan geldi
Beyan olunamaz dille değeri
Vatanı kurtaran kahraman geldi

Mustafa Kemal Paşa oldu zairin
İzzetle devletle dolu her yerin
Ulu muhafızı darü diyarın
O hamii halk ve hanüman geldi

Geldiği yerlerden gider gam keder
Bastığı toprakta nimetler biter
Lale sümbül açar coşan kevserler
Ayağı uğurlu bir mihman geldi

Böyle bir konuğa olunca konak
İmrendiler sana her yurt her durak
Ayağına yüz sür olsun alnın ak
Misli görülmeyen kumandan geldi

Hoş geldiniz sefa getirdinizdi
Toprağında güller bitirdinizdi
Bu kutlu günleri siz verdinizdi
De ki Paşam sizden bize şan geldi

Düşmandan öcünü alan insana
Arzet sadakati düşme küfrana
Şükran takdim için o kahramana
Kaçırma fırsatı hoş zaman geldi

Bu idi yanmaktan seni koruyan
Sana hücum eden düşmanı vuran
Okşamak kasdile seni yakından
Üstüne mukaddes sayeban geldi

Böyle şeref böyle neşve böyle şan
Vermemişti sana ne han ne hakan
Verdi Cumhuriyet saadet saman
Eski toprağına taze can geldi

Ulu konuğundur Reisicumhur
Bulamazsın şöyle kutlu bir huzur
Tut her buyruğunu karşısında dur
Bir can değil gelen bir cihan geldi

Bu Paşan olmasa gelirdi Yunan
Seni de eylerdi hak ile yeksan
Yakar bırakmazdı yerinde nişan
Sana varlık beka hep ondan geldi

Buyruğunu tutmak borcundur ona
Fedakarı olmak vaciptir sana
Her yerde her sözde ol ondan yana
Seni hıfzeyleyen nigehban geldi

Velii nimetin bu zatı zişan
Halaskarlığını unutma bir an
Konukla yolunda vakfet mal ve can
Malını canını kurtaran geldi

Gözünde başında eylesin karar
Bağrına bastıkça eyle iftihar
Soğukla incitme göster bir bahar
Gözlerin bebeği kamuran geldi

Teceddüt fikrinin feyzü rifati
Hal ve istikbalin ümnü rahatı
Şu yeni zamanın bu saadeti
O mihmandan sana armağan geldi

Müsavatı saçan zir ile fevka
Maksad taşımıyan ihyadan başka
Kardeşlik babalık gösteren halka
Tavazuu seven alişan geldi

Yoldaşı Latife Hanımefendi
Hilale eş olmuş yıldız manendi
Mükemmel bir tahsil görmüştü kendi
Şefkatle müzeyyen bir irfan geldi

Büyüklemek için ulu mihmanı
Etmişti vicdanım ahdü peymanı
Yazdım takdim ettim şu armağanı
Ruhumdan koparak bir destan geldi❞

❝Beyaz atı süsledik
Düğün dernek eyledik
Gelinin çehizini
Her beraber düzledik

Evde bayrak asılsın
Ocak altı yakılsın
Damat murada erdi
Çifte martin atılsın

Gelini giydirelim
Atına bindirelim
Damat evde bekliyor
Yanına gönderelim

Evde bayrak asılsın
Ocak altı yakılsın
Damat murada erdi
Çifte martin atılsın❞

❝İstemem dünyada süsü ziyneti
Bir kaşı kemanın büryanıyam ben
Lazım değil gulun kahrı minneti
Ta ezelden beri üryanıyam ben

Maşukumdur benim mezhebim dinim
Asla bir kimseye bulunmaz kinim
Varlığım onundur yar benim canım
Kulu kölesiyem kurbanıyam ben

Yar için dolaştım ilçeyi ili
Şeker kaymak olmuş ağzında dili
Neyleyim serveti neyleyim malı
Şimdi bir divane Ferrahiyem ben❞

❝Urfa bir yana düşer
Saçak gerdana düşer
Nassı bir saç kondurup
Her gün bir yana düşer

Süsen-i mahmur yakası
Yoktu da yarın vefası
Çoktu o yarın cefası
Hacı Molla Seyyit beçesi
Korya Şaturlu beçesi
Diye diye dilden oldum
Baka baka gözden oldum
(Seve seve candan oldum)
Gide gide dizden oldum
(Bala bala yardan oldum)

Kerkükün kalasıyam
Dibinde lalasıyam
Burdan bir gözel geçti
Men onun kölesiyem

Süsen-i mahmur yakası
Yoktu da yarın vefası
Çoktu o yarın cefası
Hacı Molla Seyyit beçesi
Korya Şaturlu beçesi
Diye diye dilden oldum
Baka baka gözden oldum
(Seve seve candan oldum)
Gide gide dizden oldum
(Bala bala yardan oldum)

Evleri ark boyunda
Gördüm turunç koynunda
Mennen senuv günahuv
Kassın nenev boynunda

Süsen-i mahmur yakası
Yoktu da yarın vefası
Çoktu o yarın cefası
Hacı Molla Seyyit beçesi
Korya Şaturlu beçesi
Diye diye dilden oldum
Baka baka gözden oldum
(Seve seve candan oldum)
Gide gide dizden oldum
(Bala bala yardan oldum)❞

❝Yirmi Dokuz Ekim kurtuluş günü
Bu bayrama karşı olanlar susmalı
O günü düşün de hatırla dünü
Bu bayrama karşı olan susmalı

Yurdumuzun haritası silindi
Düşmanlarca birçok yerler bölündü
Türke düşman olan bize gülündü
Laikliğe karşı olan susmalı

Atamızdan ulusuna uyarı
Kesin emir ile verdi kararı
Hedefiniz Akdenizdir ileri
Bu bayrama karşı olan susmalı

Düşmanları Akdenizde bitirdi
O hainler kıçın üstün oturdu
Cumhuriyeti laikliği getirdi
Laikliğe karşı olan susmalı

Tarih oku ondan sonra bir düşün
Atamızın ilkesinde birleşin
Al bayrağın gölgesinde dirleşin
Bu bayrama karşı olan susmalı

Ulu Önder başarmasa nolurdu
Cami biter kiliseler gelirdi
Güzel vatan düşmanların olurdu
Laikliğe karşı olan susmalı

Bu vatan bu ulus elbette bizim
Atamdan emanet hem iki gözüm
Be gafil hortlaklar sizlere sözüm
Laikliğe karşı olan susmalı

Dertli Şimşek Kemalist bir ozanım
İlkesini sever çalarım sazım
Vatanım aşkına çıkar avazım
Bu bayrama karşı olan susmalı❞

❝Kız kalbimi süsleyen
İlahi bir incisin
Dersem sana inan ben
Aşkımda birincisin

Erdim sevginle bil
Sen de bu aşka eğil
Sevmemek mümkün değil
Çünkü sen çok cicisin❞

Bedenin ruhuma gurbet el olmuş
Olsun sabret sus be ağlama gözüm
Ömrümün baharı sararıp solmuş
Solsun sabret sus be ağlama gözüm X2

Gönül derdin yüz bin yapmış abartmış
Her gün ağıt yakıp yürek kabartmış
Saçlarını pençe pençe kopartmış
Yolsun sabret sus be ağlama gözüm X2

Devran baba o yar demiş oh olsun
Zindanlara Yusuf gibi sokulsun
Gözlerine Yakup gibi kan dolsun
Dolsun sabret sus be ağlama gözüm X2❞

❝Baktım selvi bağı susmuş uyumuş
Otağı yıkılmış bülbülü ağlar
Hoyrat bir yel esmiş silmiş süpürmüş
Nergis boynun bükmüş güller kan ağlar

Ayrıldım Selvi'den hastayım hasta
Başım yastıkdadır kulağım seste
Almışlar kuşumu inler kafeste
Ruhunu yitirmiş bir güzel bağlar

Hem ağlarım hem inlerim yürürüm
Ruhumu ardınca çeker sürürüm
Gece düşte gündüz şurda görürüm
Selvi der de ağaçlar peçeli dağlar

Emrah yar acısı daima canda
Gönül melül mahzun dideler kanda
şah geldi götürdü sevdası bende
Gönülde ah değil sevdası çağlar❞

❝Be hey aşık nice süslen kendini
Çirkin güzel m'olur allanmayınan
Seç halis madenden al şekerini
Katıran yenir mi ballanmayınan

Kuş yuva mı yapar ferik olmazsa
Üzüm ekşi m'olur koruk olmazsa
Ağacın özünde çürük olmazsa
Polat bozulur mu ellenmeyinen

Cevahiri elden ele tutarlar
Has altını mizan ile tartarlar
Yeğnik taşı sapan ile atarlar
Sarp kaya yürür mü sallanmayınan

Bey olmaz soysuzun binde birisi
Asalete yeter olmaz doğrusu
Beslersen besle bir şahin yavrusu
Könez av mı alır yollanmayınan

Gelir Emsali'ye eş olmak ister
Kanat bağlamadan kuş olmak ister
şair derneğinde baş olmak ister
Hemen birkaç cevap bellenmeyinen❞

❝Çok susadım bir yudum su versene
Kızılırmak sanki sanki suyun kurudu
Sarardım ben ne haldayım görsene
Kızılırmak sanki sanki suyun kurudu

Ne yerim var ne yurdum var ne bağım
Bahar geldi açamadım yaprağım
Senelerdir kupkuru kaldı toprağım
Kızılırmak sanki sanki suyun kurudu

Ne yaptım ki zalım zalım beni sevmedin
Önünde durdum da yine görmedin
Akarsu'ya bir damlanı vermedin
Kızılırmak sanki sanki suyun kurudu❞

❝Evlerinin önü susam
Su bulsam mendilim yusam
Annen seni bana versin

Uyur musun uyan Ali'm
Hep dostlarım düşman olmuş
Kendine güvenin mi yarim

Evlerinin önü fındık
Fındığın dalına gonduk
Biz nereden gelin olduk

Uyur musun uyan Ali'm
Hep dostlarım düşman olmuş
Kendine güvenin mi yarim

Evlerinin önü iğde
ığdenin dalları yerde
Benim sevdiceğim nerde

Uyur musun uyan Ali'm
Hep dostlarım düşman olmuş
Kendine güvenin mi yarim❞

❝Fadimem süslü gezer Fadimem
Ayağı mesli gezer Fadimem
(Canlar yakan Fadimem)

Fadimemsin benimsin Fadimem
Ciğerimsin canımsın Fadimem
(Evler yıkan Fadimem)

Su başında ağlama Fadimem
Ciğerimi dağlama Fadimem
(Mecnun bakan Fadimem)❞

❝Hadi gidelim Garadaş'a üzüme (aman)
Gelin sürme çekmiş kaşlarına gözüne

Garadaş'ın bağlarında üzüm var (aman)
şu giden güzelde benim gözüm var

Selendir'in sarı sarı samanı (aman)
(Ah) Gine geldi ayrılmanın zamanı❞

❝Kalenin bedenleri (havar yarim)
Çevirin gidenleri (aman)
Kıyma kıyma çeksinler (havar yarim)
Yarimi sevenleri (aman)

Süsemi hanım canım süsemi vay
Bozulmuş bağlamanın düzeni vay
Yapılmaz yüreğimin ezeni vay

Kalelerden inen yok (havar yarim)
Halin nedir diyen yok (aman)
Yarim gurbetten gelmiş (havar yarim)
Gözün aydın diyen yok (aman)

Süsemi hanım canım süsemi vay
Bozulmuş bağlamanın düzeni vay
Yapılmaz yüreğimin ezeni vay❞

❝Aşk elinden susuz kaldım yanarım
Kurudu gönlümde sevda pınarım
Bu dünyada sana hasret ölürsem
Mahşere dek kaderime yanarım

Derdimi söylesem esen yellere
Uğrattın yolumu ıssız çöllere
Madem Leyla bende gönlün yoğidi
Neden düşürdün de dilden dillere❞

❝Bahışların üşüse
Könlüne çiçek düşse
Bir günün mensiz keçse
Sen meni çağır

Çeleng hörüm adına
Yetişerem dadına
Yanmag üçün oduna
Sen meni çağır

Meni çağır meni çağır
Sen meni çağır

şirin duyğu istesen
Ömre gayğı istesen
Sevgi çağı istesen
Sen meni çağır

Bir köklenmiş sazam men
Sene neğme yamaz men
Taleyine yazam men
Sen meni çağır❞

❝Muş[ust-ayrac]un etrafında fesli gezerim
Elbisem kirlenmiş paslı gezerim
Vatan elden gitmiş yaslı gezerim

Ağla gözüm ağla gör neler oldu
Vatanı terkeden hainler oldu

(Değişik kaynakta bağlantı)
(Ağla vatan ağla gör neler oldu)
(Muş[ust-ayrac]u işgal eden Moskoflar oldu)

Muş[ust-ayrac]un etrafında bahçeler bağlar
Havası serindir suları çağlar
Yuvadan ayrılan garipler ağlar

Ağla gözüm ağla gör neler oldu
Vatanı terkeden hainler oldu

(Değişik kaynakta ek bend)
Muş[ust-ayrac]un etrafı dağdır meşedir
ıçinde oturan Veysi Paşadır
Veysi emir verdi Muş[ust-ayrac]u boşaltın❞

❝Mahsus mahal derler kalırım zindanda
Kalırım kalırım dostlar yandadır
ık'elleri kızıl kandadır kanda
Ölürüm kardeş aklım sendedir
Artar eksilmeyiz zindanlarda
Kolay değil derdin ucu derinde

Kumhan ırmağında Karaburunda
Bulurum bulurum kardeş öfkem kındadır
Dirliğim düzenim dermanım canım
Solum sol tarafım imanım dinim
Benim beyaz unum ak güvercinim
Bilirim bilirim kardeş gelen gündedir❞

❝şeriat sancağın meydana dikmek
Habib-i kibriya servere mahsus
şimşiri şecaat âdâya çekmek
Sahib-i Zülfikar Haydar'a mahsus

Sevgilisi anlar yarü Hüda'nın
Muhammed Mustafa ve Murtaza'nın
Fatımatü'z Zehra Hayrünnisa'nın
Nur-u aynı şebbir idi şübbere mahsus

Caferi Sadık Zeynel eba Bekir
Musa Kazım Taki Naki'dir Faik
Askerî mehdidir Arifî aşık
Aldım imameyni ezbere mahsus❞

❝Nedir suskunluğun gözüm ilkbahar
Niçin sarı yeşil bildiğim yüzün
Ne bir damla yağmur ne bir avuç kar
Düşmemiş bahdıma abanmış hüzün

Nisan yağmurları düş olmuş çıkmış
Ölüm sessizliği içinde toprak
Ağaçlar dalını yana bırakmış
Bir heykel misali dona kalmış bak

Çatlamış kahrından içeri dere
Somurtur çakılı kumu taşları
Bel elinde bekler ırgat boş yere
Ağarmış çehresi gözleri sarı

Ne uçan bir an ne uçan bir kuş
Ne çayır çimen var ne bir kelebek
ınsanlar umutsuz mutsuz ve sarhoş
Bilmemki encamın nasıl gelecek❞

❝Susuz kaldı bağım kurudu toprak
Ben güle yanarım güle ne var ki
Kırk senelik ağaç döküyor yaprak
Kökü kurur gider dala ne var ki

Ben beni kaybettim yaşarken seni
Bin yıldan eskisin bir günden yeni
Her gece çarmıha gererler beni
Gönlüm feryat eder dile ne var ki

Bu yılda geçerse eğer harmansız
Ölüm ağır ağır gelir zamansız
Gayrı varamıyom dizim dermansız
Zay olup giderim ele ne var ki

Yaralanmış gönül konar Sefai
Yar ki terk eylemiş sanar Sefai
Ne bilsin aşkına yanar Sefai
Köz küle karışmış küle ne var ki❞

❝Okyanusta balık susuz
Gözleri seraba düşer
Kim içer bu deryaları
Yorgun ser haraba düşer

Arayıp sorsam halimi
Taş ezer başım elimi
Biçare gönlüm deli mi
Sabahtan şaraba düşer

Kabus dolu hayal düşte
Kahpelik var bu gidişte
Bir yenisi gelir peşte
Umudum turaba düşer

ılhami der bu alemin
Çomağı senin kalemin
Kendinden olursan emin
Yolsuzlar yoraba düşer❞

❝Oy süsen süsen süsen oy çılgın Dicle süseni
Gözler baygın zülüfler kirpikler bahar çimeni

Oy süsen süsen süsen oy çılgın Dicle süseni
Ak gerdan üstüne konmuş siyah püskürtme beni❞

❝Bedenim ruhuma gurbet el olmuş
Olsun sabret sus be ağlama gözüm
Ömrümün baharı sararmış solmuş
Solsun sabret sus be ağlama gözüm
Solsun sabret boş ver ağlama gözüm

Gönül derdin yüz bin yapmış abartmış
Her gün ağıt yakıp yürek kabartmış
Saçlarını pençe pençe kopartmış
Yolsun sabret sus be ağlama gözüm
Yolsun sabret boş ver ağlama gözüm

Devran Baba o yar demiş oh olsun
Zindanlara Yusuf gibi sokulsun
Gözlerine Yakup gibi kan dolsun
Dolsun sabret sus be ağlama gözüm
Dolsun sabret boş ver ağlama gözüm❞

❝Sinemde dağdı şuşam
Ölmeyib sağdı şuşam
Harı bülbül yol azıb
Virane bağdı şuşam

şuşada uca dağlar
Gocadan goca dağlar
Ne ola duman olub
Seni bir gucam dağlar

şuşanın Han bulağı
Gerib olub oylağı
Guzusu meler galıb
Yetimleşib yaylağı

şuşam şah şuşam menim
Gülmehmer yovşan menim
Üreyimin melhemi
Gelbimle goşam menim

şuşada gözel vardı
Hınada yüz el vardı
Elime kömek gerek
Haydı vahtımız dardı

şuşam od içindedi
Allah yad içimdedi
Uluların ruhudu
Yene gem içindedi❞

❝Süsen sümbül ay gülüm bitirmişem
Men yarımı ay gülüm itirmişem
Ay gülüm itirmişem
Ömrü başa a gülüm yetirmişem
Aman Gülgez a balam yarım hanı
A gülüm yarım hanı

Ağ üzde halın a gülüm
O mah cemalın ay gülüm
Yandırdı meni ay gülüm
Nedir hayalın
Ay gülüm nedir hayalın

Yar elinden bade içtim
Metlebime a balam men yetiştim
Kecavesin men özüm bezemişdim
Aman Gülgez a balam yarım hanı
A gülüm yarım hanı

Ağ üzde halın a gülüm
O mah cemalın ay gülüm
Yandırdı meni ay gülüm
Nedir hayalın
Ay gülüm nedir hayalın❞

❝Susuz Köy Başlarında Hilmiyem
Sarı Meyva Dalları
Biz Nerelerden Geçelim Hilmiyem
Tıkamışlar Yolları

Susuz Köy Başlarında Hilmiyem
Bir Sıra Üzüm Var
Çık şu Yolun Üstüne Hilmiyem
Sana Gizli Sözüm Var❞

❝Bir bahçıvan olsam gönül bağında
Fidan yetiştirir dalı süslerdim
El ayak tutarken gençlik çağında
Bilezik takınır kolu süslerdim

Öğrenirdim öğretirdim sanatı
Boşa geçirmezdim bunca hayatı
Hiç kalmazdı insanların feryadı
Hakikate giden yolu süslerdim

Kimsenin emeği gitmezdi boşa
Saygı gösterirdi kardaş kardaşa
Tüm dünyada son verirdim savaşa
Nezaket aşılar dili süslerdim

ınsan birbirine tatlı bakardı
Kim demiş ki hatır gönül yıkardı
Her pınardan barış suyu akardı
Deryayı ummanı gölü süslerdim

Silah üretmezdim fikir var iken
Gafil dolaşmazdım zikir var iken
ısyan eylemezdim şükür var iken
Güzel ahlak ile kulu süslerdim

Göz atardım ileriye geriye
Uyar idim geleneğe töriye
Türlü çiçek üretirdim arıya
Hem peteği hem de balı süslerdim

Kaybolmaz ebedi kalırdı izim
Kitaplara geçer idi bu sözüm
Hazım Demirci'yim olsaydı sazım
Mızrabı perdeyi teli süslerdim❞

❝Susturdu sazları fennin rebabı
Bu rebab şeytanı cinden çıkarır
Ateş şöyle dursun tütün azabı
Tilkiyi çakalı inden çıkarır

Evlad alim olmaz okutmayınca
ıplik gömlek olmaz dokutmayınca
Ayılar et yemez kokutmayınca
Yallılar ölüyü sinden çıkarır

Ey Seyrani var mı sözün hatası
Bulunmaz dünyanın elbet ötesi
Ermeni'nin Rum'un yağlı ketesi
Kaypak müslümanı dinden çıkarır❞

❝Susadan giden yaylı
Hatçam bizi bindirse bayrı
Mahgimeye varınca
Amanın Hatçam doğru söylesen bayrı

Gökden zenbil iniyor
Hatçam parıl parıl dönüyor
Ataş m'oldun gız Hatçam
Amanın seni gören yanıyor❞

1.varyant

(ah balam) Süsen açmış sümbül açmaz gül ağlar
(ah yavru) Gül dalına bülbül konmuş ah ey zar ağlar
(ah yavru) Benim gönlüm melul mahzun
Ey ey kan ağlar ey
(ah) Gülü nedem cananımdan ayırdı
Hele hele yar yar yar yar yar ey
Canan yar ey yar ah ey
Gülüm nenni nenni nenni vay
Cananımdan ah ah ey ayrıldım

***

2.varyant

ıki bülbül figan eder bir güle
Reva mı ki ben ağlıyam el güle
Yara değen düşman eli büküle
Gidem gelem ben gülümü derem yar

***

3.varyant

Humar gözlüm bakışından doyamam
Ak gerdanda benleri çok sayamam
Çok güzelsin ben bakmaya kıyamam
Kıyanların bakanların kör olsun❞

❝Sus ağlama benim divane gönlüm
N'olur bir de sen gül ellere karşı
Gam çekmek için mi geldim cihana
Bülbül gibi küstüm güllere karşı

Uçtu gönül kuşu hala dönmedi
Akar gözyaşlarım bir dem silmedi
Bir dost buldum o da halden bilmedi
Yalnız kaldım adu dillere karşı

Yok vefasızlıkta dostun emsali
Riya dolu imiş o gül cemali
Dalından ayrılmış yaprak misali
Savrulur Atıcı yellere karşı❞

❝Böyle midir bu dünyanın kanunu
Ekini büyüten bağlar susar mı
Aşığın çileyle geçiyor günü
ıçinde yara var ağlar susar mı

ışi temelinden bilenler söyler
Ölüm hak olduğun ölenler söyler
Gelip gidenleri gelenler söyler
Tarihler konuşur çağlar susar mı

Mecnun’a güzeldir Leyla’nın dağı
Sevene taptaze gülün yaprağı
Derununda çıban gizler Çırağı
Acep sinemdeki dağlar susar mı❞

❝Gün olur elbet döner bu çarkı devran
Sızlanma deli gönlüm sus sızlanma
Gün olur gater düzer elbet bu kervan
Sızlanma deli gönlüm sus sızlanma

Gün olur elbet elbet aşıklar varır yarine
Sızlanma deli gönlüm sus sızlanma
Gün olur elbet şaşıklar gelir didar
Sızlanma deli gönlüm sus sızlanma

Gün olur elbet dağılır kara bulutlar
Sızlanma deli gönlüm sus sızlanma
Gün olur elbet yine yeşerir umutlar
Sızlanma deli gönlüm sus sızlanma

Gün olur elbet dün bu günden sorulur
Sızlanma deli gönlüm sus sızlanma
Gün olur elbet Nizami alem kurulur
Sızlanma deli gönlüm sus sızlanma❞

❝Susadım çeşmeye gelmez olaydım
Elinden bir tas su içmez olaydım
Yolum düştü köyünüzden geçmez olaydım

Gelmez olaydım
Güzel yüzünü
Görmez olaydım

Çeşmenin başına bir güzel durmuş
Eğilmiş zülfünü suya düşürmüş
Mevlam bu güzeli kime yar etmiş

Gelmez olaydım
Güzel yüzünü
Görmez olaydım❞

❝Beni yağlı kurşun ile
Vursalar da susamam ki
Öldürüp beyaz kefene
Sarsalarda susamam ki

Kurutsalar göllerimi
Bağlasalar dillerimi
Ağaç gibi dallarımı
Kırsalar da susamam ki

Halka adadım canımı
Vurun akıtın kanımı
Kama ile her yanımı
Yarsalarda susamam ki

Yumuşak durmam katıya
Sevgi bağlamam kötüye
Hamdi doğudan batıya
Sürseler de susamam ki❞

❝Adli ılahi'den sual eylesem
Kapanır dudaklar susar söylemez
Acep hangi meyve helaldir desem
Sararır yapraklar susar söylemez

Munis bir merakım mağrur bir merak
Tohum bir merakım yağmur bir merak
Maden bir merakım çamur bir merak
Utanır topraklar susar söylemez

Karlı dağlar uykuya mı yattı ki
Geçitleri haydutlar mı tuttu ki
Deli rüzgar dilini mi yuttu ki
Ormanlar-ırmaklar susar söylemez

Desem ki adalet hürriyet var mı
ınananlar inancını yaşar mı
Yoksa zulüm-zillet boydan aşar mı
Kararır şafaklar susar söylemez

Bir yemine çeksem gök yere değer
Alem söz orucu tutarmış meğer
Balıklar başını önüne eğer
Sallanır kavaklar susar söylemez❞

❝Rüya bütün çektiğimiz
Rüya kahrım rüya zindan
Nasıl da yılları buldu
Bir mısra boyu maceram
Sus kimseler duymasın
Duymasın ölürüm ha
Aymışım yarı gecede
Seni bulmuşam sonra
Yağar bir yağmur sonra
Yağıyor yeşil yeşil

Bilmezler nasıl aradık birbirimizi
Bilmezler nasıl sevdik birbirimizi
ıki yitik hasret
ıki parça can
Sus kimseler duymasın
Duymasın ölürem ha
Aymışım yarı gecede
Seni bulmuşam sonra
Yağar bir yağmur sonra
Yağıyor yeşil yeşil❞

❝Sus, kimseler duymasın
Duymasın ölürüm ha
Aydım yarı gecede
Yeşil bir yağmur sonra
Yağıyor yeşil

En uzak o adsız ve kimselersiz
O yitik yıldızda duyuyor musun
Bir stradivarius inler kendi kendine
Yayı reçinesi köprüsü yeşil
Önce bendim diyor ve sonra benim
Ölümsüz güzel ve çetin
Ezgisidir dolaşan bütün evreni
Bilinen bilinmeyen ıssızlıkları
Canımı tüylerimi sarmada şimdi
Kendi rüzgarıyla vurgun
Sarıyor yeşil

Rüya bütün çektigimiz
Rüya kahrım rüya zindan
Nasıl da yılları buldu
Bir mısra boyu maceram
Bilmezler nasıl aradık birbirimizi
Bilmezler nasıl sevdik
ıki yitik hasret
ıki parça can
Çatladı yüreği çakmaktaşının
Ağıyor gök kuşaklarının serinliğinde
Çağlardır boğulmuş bir su
Ağıyor yeşil

Yivlerinde yeşil güller fışkırmış
Susmuş bütün namlular
Susmuş dağ
Susmuş deniz
Dünya mışıl mışıl
Uykular derin
Yılan su getirir yavru serçeye
Kısır kadın maviş bir kız doğurmuş
Memeleri bereketli ve serin
Sağıyor yeşil

Aydım yarı gecede
Neron çocuk kitaplarında çirkin bir surat
Ve Sezar'sa bir ad yıkıntılarda
Ama hançer taşı sanki
Koca Kartaca
Hani kibrit suyu vermişlerdi üstüne
Bak nasıl alıyor yiğit
Binlerce yıl da sonra
Alıyor yeşil

Vurur dağın doruğundan
Atmacamın çalkara
Yalın gölgesi
Kuş vurmaz tavşan almaz
Ama aç azgın
Köpek balıklarıydı parçaladığı
Bak Tiber saygılı suskun
Bak nilüfer dizisi zinciri
Bunlar bukağısı kolbağlarıdır
Cihanın ilk umudu ilk sevgilisi
Ve ilk gerillası Spartakus'un
Susuyor yeşil

Sus kimseler duymasın
Duymasın ölürüm ha
Aymışam yarı gece
Seni bulmuşam sonra
Seni kaburgamın altın parçası
Seni dişlerinde elma kokusu
Bir daha hangi ana doğurur bizi

Ruhum
Mısra çekiyorum haberin olsun
Çarşıların en küçük meyhanesi bu
Saçları yüzümde kardeş çocuksu
Derimizin altında o olüm namussuzu
Ve Ahmed'in işi ilk rasgidiyor
ılktir dost elinin hançersizliği
Ağlıyor yeşil❞

❝Bir çocuk ağlıyor nerde anası
Sargı tutarmı dost savaş yarası
Bütün insanlığın gönül duası
Susmalı silahlar savaş belası

Dört kitapta bire varır bireyler
Hoşgörü barışı sevgiyi yeğler
Evrensel dünya da akli selimler
Susmalı silahlar savaş belası

Sussun bu silahlar bitsin savaşlar
Ölmesin bebeler masum çocuklar
Çekilsin ordular gitsin bu tanklar
Susmalı silahlar savaş belası❞

❝Tiflis'in yollarında
Çimeydim göllerinde
Çift bazu bend olaydım
O yarin kollarında

Araz üste milçeyem
Köprü bulam geçeyem
Ne kadar çirkin olsam
Öz yarime göyçeğem

Gökte yıldız üzdüren
Kaşın gözün süzdüren
Senen aşkın değil mi
Beni böyle gezdiren

Araz üste milçeyem
Köprü bulam geçeyem
Ne kadar çirkin olsam
Öz yarime göyçeğem

Arazın yastı yolu
Su geldi bastı yolu
Özüm yare giderken
Zalımlar kesti yolu

Araz üste milçeyem
Köprü bulam geçeyem
Ne kadar çirkin olsam
Öz yarime göyçeğem

Yağız at nalı neyler
Kara kaş halı neyler
Vefalı yari olan
Devleti malı neyler

Araz üste milçeyem
Köprü bulam geçeyem
Ne kadar çirkin olsam
Öz yarime göyçeğem❞

❝Toprağa yağmurun susayışında
Bin sevda dolaşır döner başımda
Derbeder olmuşum gençlik yaşımda
Ben seni efendim özler dururum

Sevdaya tutkulu yürek dilinmez
Yaşayıp görmeden kader bilinmez
Nasibe yazılan yazı silinmez
Ben seni efendim bekler dururum

Rüyama girmesen hayalimdesin
Baktığım çiçek gül minesindesin
Gönül gözlerimin haresindesin
Ben seni efendim izler dururum

Ecele yalvardım seni görmesin
Günlere yalvardım üzüp gelmesin
Adını anmam ki kimse bilmesin
Ben seni efendim izler dururum❞

❝Tarsus'a yapılmış yeniyle bir park
Sağına soluna (yavrum) lale güller tak
Çok hoşuma gidiyor Tarsus'ta durmak

Yol verin a beyler parka girelim
şu Tarsus parkından buzlu sular içelim

Tarsus'un parkında çalınır sazlar
Ötüşür havuzunda ördekler kazlar
Tarsus'tan ayrıldım yüreğim sızlar

Yol verin a beyler parka girelim
şu Tarsus parkından buzlu sular içelim❞

❝Vadesi erince susam sümbülün
Safasın sürdükçe dal gelsin gitsin
Sürelim dünyanın zevk ü safasın
Tek dola boynuma kol gelsin gitsin

Susam nedir sümbül nedir gül nedir
Mah yüzünde tane tane hal nedir
şeker nedir şerbet nedir bal nedir
Ver ağzım içinde dil gelsin gitsin

Dost benimdir evvel gelen benimdir
Ağzında söylenen kelam benimdir
Yarım seyre çıkmış alım benimdir
Giyinmiş yeşili al gelsin gitsin

Yar geldi fethetti Kerem'in kanı
Gerçek aşık isen maşukun tanı
Dostun kapısında refik et beni
Uğrasın üstüne el gelsin gitsin❞

❝Vardım ki yurduna bülbülü susmuş
Selbim göçmüş viran kalmış otağı
Camlar şikest olmuş meyler dökülmüş
Sakiler meclisten kesmiş ayağı

Ayrıldım Selbi'den yastayım yasta
Başım yastıktadır kulağım seste
Dudiler kan ağlar bülbüller yasda
Nazlı canan terkedeli bu bağı

Emrah yar hastası daima canda
Gönül melul mahzun dideler kanda
şah geldi apardı sevdası bende
Mecnun gibi dolanayım bu bağı❞

❝Kan ile beslenen doyar mı cana
Zalim müttefiktir zulümden yana
Vicdanlar titriyor dokunur bana
ınsanlar ölüyor dünya susuyor

Dengeler belirsiz fikir israfta
Barış adalet mi bekliyor rafta
Üzüntü ve tepki gösteriş lafta
Zalimler gülüyor dünya susuyor

Kurt çakal barışıp pay eylemişler
ınsanlığı oka yay eylemişler
Kalpleri şeytana tay eylemişler
Silah yargılıyor dünya susuyor

Burnumun dibinde bombalar patlar
Sabır mı dayanır taş olsa çatlar
Manda yön şaşırmış sınırda otlar
Ateş yükseliyor dünya susuyor

Hep tarih midir bu tekerrür eden
Düşünmez mi insan bu azap neden
Birlik nerye uçtu biz mi terk eden
Zulüm haykırıyor dünya susuyor

Birleşmiş milletler kime birleşmiş
Eşkıya en otlak yere yerleşmiş
Gelişmişler canilikte sözleşmiş
Ne canlar soluyor dünya susuyor

Medeniyet demek bu mudur yani
Nerde insan hakkı adalet hani
Gündemi belirler kanlı bir cani
Kabirler doluyor dünya susuyor❞

❝Ak bakraçlar susuz galdı
Büyük evler ıssız kaldı
Gız anası gızsız kaldı (hey anam)

Oğlun güveyi olayı (hey anam)
Gelin evine geleyi

Atımın guyruğu düğüm
Yüreğime vurdu düğün
Ayrılık günümüz bugün

Oğlun güveyi olayı (hey anam)
Gelin evine geleyi

Güveyi bahçede gezer
Sarığına güller dizer
Güveyi gelinden güzel

Oğlun güveyi olayı (hey anam)
Gelin evine geleyi❞