Nuray Şimşek - Oğul







Yorum Yaz

Yorumlar
5 - 5 - 0 yorum

Nuray Şimşek En Çok Dinlenen 10 Türküsü
Nuray Şimşek - Hey Dost
Nuray Şimşek - Can Sevdiğim
Nuray Şimşek - Bir Yar Sevdim Sivas tan
Nuray Şimşek - Kınayı Getir Ana
Nuray Şimşek - Köyün Bacaları
Nuray Şimşek - Halaya Kalkın
Nuray Şimşek - Oğul
Nuray Şimşek - Türküler Gül ve Sen
Nuray Şimşek - Gitti
Nuray Şimşek - Nazlı Yar

Etiketler : Nuray Şimşek, Oğul, Nuray, Şimşek, Oğul, Nuray Şimşek - Oğul türkü indir, Nuray Şimşek - Oğul türkü dinle, Nuray Şimşek türküleri, Oğul türküsü dinle, Nuray Şimşek türkü dinle, Nuray Şimşek türkü sözleri, Oğul sözleri, Nuray Şimşek mp3 dinle

❝Gömdüm oğul seni toprağa gömdüm
Kanlı yaşlarımla pınara döndüm
Tabutun üstünde dirildim öldüm
Seni vuran eller kırılsın oğul

Doymadım sesine fidan boyuna
Kalın ip taktılar ince boynuna
Gül gibi düştün toprağın koynuna
Seni asan eller kırılsın oğul

Giden oğul hiç gelir mi yerine
Ah evladım yaram indi derine
Hele bakın zalimin eserine
Seni yakan eller kırılsın oğul❞

❝Sakın durma bu ellerde yaşanmaz
Git de hayatını kazan sen oğul
Dağları kar sekiz ayı aşılmaz
Bu hayatın çilesini yen oğul

Bahar gelir seller ile akarız
Kalorisi eksik tezek yakarız
Döner diye yollarına bakarız
Sen unutma vatanını an oğul

Bin güçlükle bu dünyada yaşarız
Dertli olduk derman için koşarız
Bizler yaya karlı dağı aşarız
Sen orada mersedese bin oğul

Mustafa bu hale döndü şaşkına
O zevkinde gitti girdi köşküne
Koltuktasın faydan olsun düşküne
Derdin ile kahrolmuşum ben oğul❞

❝Dalında martini yağlı
Ahırda küheylan bağlı
Kurban olam anam oğlu
Tuttum amma ala kanlı

Martini elinde düştü
Hain Tozo geri kaçtı
Seni vuran Aynacının
Gavur dölü domuz Rüştü

Koyun gelir sürüyünen
Gelin güler eriyinen
Silmeyin kabire koyun
Alnındaki teriyinen

Çarşıya kına geldi
Okkası ona geldi
Güvenmeyin Aynacılar
Müfrezeler çıka geldi

Aynacının uşağı
Belindedir fişeği
Zabitlerin düşmanı
Aynacının uşağı

Dinsiz gavur dine gel
Söz dinle de dile gel
Nice ocaklar yıktın
Nadim ol imana gel❞

❝Bir kuş uçurdum havaya
Kışkırdım gelmez yuvaya
İnersem Çukurovaya
Kızları toplar gelirim

Şuvara gönlüm şuvara
Belimi verdim duvara
Dört oğlun karşıya saldım
Devletten öte küffara

Kurban olacağım aba
Dokunmayım olsun tövbe
Yaşı küçük gözü söbe
Anam kurban bostan oğlum

Kaya gibi karıncalı
Benim gönlüm zerinceli
Beli şifte tabancalı
Baban kurban bostan oğlum

Dört oğlum var dört taburda
Silahı dolu kuburda
Kara yağız bostan oğlum
Çok keramet var sabırda

Binmiş atın iyisine
Sürmüş yolun kıyısına
Varmış düşmüş oğlancığım
Kör ocaklı dayısına

Aferim oğlum aferim
Bir kara donlu neferim
Bostanına yetti mola
Kara kaküllü neferim

Çağırın emmisi gelsin
Gönlümün gamını alsın
O nedici on deveyi
Altısını bedel versin

Erzunımun hocaları
Ezan sünnet etti mola
Yaşı küçük bostan oğlum
Camilere gitti mola

Başından aldım fesini
Verdim oğlanın hasını
Yine kulağım duyuyor
Topun tüfeğin sesini

İçeri gel kızım Hörü
Gitti beş oğlanın biri
Kıyma gadir Mevlam kıyma
Bu sefil gelinin yari

Şu teyzenin tek Musası
Alıyor beni tasası
Postalım giydirmedi
Kanlı köpükler kusası❞

❝Aman oğul sorma benim halımı
Ne Hamit Han ne de Kenan gelmedi
Kayıp ettim servetimi malımı
Ne Hamit Han ne de Kenan gelmedi

Güne gün eklerim
Zay oldu emeklerim
Yarim gitti oğlum yok
Yollarını beklerim

Efruz Hanım kime diyem halımı
Kaderim bağlamış iki kolumu
Ne Hamit Han ne de Kenan gelmedi
Kadir Mevlam nasip eyle ölümü

Hamit Han gurbette öldü dediler
Sarardı gül benzi soldu dediler
Kenan da kuyuda kaldı dediler
Ne Hamit Han ne de Kenan gelmedi

Gözümden akar yaşım
İçimde bir telaşım
Vay ne günler gördün sen
Ey benim dertli başım

Gelir mi
Giden yolcu gelir mi
Gurbet uzak o garip
Geri dönüp gelir mi❞

❝Ne kötü zamana kaldık
Oğul babayı tanımaz
Bu dünyanın ters işleri
Oğul babayı tanımaz

Böyle olur dertle sızı
Böyle mi yazılmış yazı
Ananın geçmiyor sözü
Oğul babayı tanımaz

Bu çıralar boşa yanar
İçinde yaralar kanar
Gece içki gündüz kumar
Oğul babayı tanımaz

Böyle mi olur hareket
Ömür olur mu nihayet
O evde olmaz bereket
Oğul babayı tanımaz

Çobanoğlu böyle gider
Kardeş kardeşe zulmeder
Kız anaya hücum eder
Oğul babayı tanımaz❞

❝Nasihat edeyim dinle sözümü
Lisanına leke gelmesin oğul
Sakın kötü bakma el namusuna
Vicdanına leke gelmesin oğul

İçindeki gizli sırrın da gider
En sevdiğin sadık yarin de gider
El kiridir derler varın da gider
İmanına leke gelmesin oğul

Yaradanın varı dünyayı süsler
Darda kalan söyle kimleri sesler
Dua et Mevlaya susmasın sesler
Ezanına leke gelmesin oğul

Dikkat eyle kayıp etme şansını
Şehitlerim döktü ona kanını
Esirgeme kurban eyle canını
Vatanına leke gelmesin oğul

Çobanoğlu der ki Hakktır Yaradan
Veren de O alan da o Yaradan
Bizim için indirmiştir Yaradan
Kuranına leke gelmesin oğul❞

❝Eğer çiftçi isen herke er başla
İki sür tarlanı bir dahi üçle
Abdest al namaz kıl gözünü yaşla
Yaş olan gözde nur olur oğul

Güzün ek tohumu bırakma yaza
Sakın aldanmayın davula saza
Üstünü çırpar da girmezsen toza
Hizmetine bakmayan aç olur oğul

Eğer koyuncu isen çok al çayırı
Boşa dolaştırma dağı bayırı
Yazın ayran verin eden hayırı
Muhannet ayranı zor olur oğul

Koyununu seçer ele katarsan
Gailesiz olarak evde yatarsan
Fukaranın arkasından yetersen
Arkası möhlüzlüğe varılır oğul

Eğer esnaf isen makası bile
Doğru sözleri alıştır dile
Sakın arşınına eyleme hile
Sonunda cezanı bulursun oğul

İnsan olayım dersen namuslu gezin
Her aldığın sözde bir hisse sezin
Çalışın dünyada okuyun yazın
Kalem tutan eller var olur oğul

İnsanlığın başı hem doğru sözler
İnsan incitmez yerdeki yüzler
Bu Aşık Hasan vaktini gözler
Bu gün varsın ama yarın yok olun oğul

***

Ey oğul kimsenin sözüne uyma
Yaramaz sözleri sakın sen duyma
Akşamın işini sabaha koyma
Muhanet sözü çekilmez oğlum

Bir büyük görünce sen ayağa kalk
Tevhide devam et ışığım yak
Alim kimselerin sözlerine bak
İlim meclisleri nur olur oğlum

Benim ihvanlarım hep sevsin seni
Gel kerem et oğlum incitme beni
Bismillah de dergaha dönder yönü
Namazda dergaha varılır oğlum

Benlik davası ile dönüşü dövme
Konuyu komşuyu incitip sövme
Kapımıza gelen saili kovma
Allahın yanında hor olun oğlum

Ananın babanın sözünden çıkma
Kimse kötü diye eğlenip dakma
Sakın kimselerin kalbini yıkma
Namusu olana ar olur oğlum

Aşık Hasan der ki budur son sözüm
Her daim kaynayıp yanıyor özüm
Dergaha tutmuşum her daim yüzüm
Bu Türk milleti ile var olun oğlum❞

❝Yedi yerde oğul vermiş arım arım
Gizli peteklerde balım var benim
Gelin utanmadan yalan söyledin
Ellenmiş petekte bal eyleşir mi

Gördün mü Memet Tekçe mezarı
Zarar mı verdi sana Kirlik pazarı
Eve geldim kan vurdu azarı
Atın var Memet yükün hanı senin❞

❝İnanmadın sana çok öğüt verdim
Yollarda neler var bilinmez oğul
Dünyaya gelirken adamsın derdim
Gene de umudum silinmez oğul

Sen küçükken yuvamızı yıktılar
Onlar şimdi sana arka çıktılar
Lokmamı yiyenler benden bıktılar
Sana da boş yere gelinmez oğul

Sen bir aşık soyu türapsın türap
Amma dost değildir içtiğin şarap
Yanlıştan çabuk dön olmadan harap
Bu ahval hoş diye gülünmez oğul

Mahzuniyim yıllar yılı taş bana
Gökten yağdı acıları boş bana
Cenazeme gelmesen de hoş bana
İnsan doğup hayvan ölünmez oğul❞

❝Bakmıya adam gıyamaz
Çift gezer dayım uşağı
Erzurumdan mor aldırır
Emlekden gelir şişegi

Pambuga zehir atdırır
Çiftlikde dönüyor uşak
Sürek orada yayılır
Kabaktepe Sarıçiçek

Ne diye geç galdın dayı
Bölündü uşağın yarısı
Ellaham gışa dutuluk
Emlekde galık sürüsü

Gittim de çiftliğin gezdim
Portakal dalını eğmiş
Beş dene dayım uşağı
Ellahame nazar degmiş

Bakmıya adam gıyamaz
Bir gafeste iki keklik
Ellaham harap olucun
Osmancıkda büyük çiftlik

Ağam gurban ederim
Densiz yörür benli gırı
Filistine mor endirmiş
Beyrutte söylenir ünü

Oba bizi gınamasın
Anam gidek elimize
Pembe köşkte mebus döver
Öğüt verin delinize

Bakmıya adam gıyamaz
Gaşı kirpigine değer
Adana milletvekili
Pembeköşkte mebus döver

Soğanlıda belli yurtlar
Dumanlıda yatar yozlar
Tükendi dayım uşağı
Altın dakmasınlar gızlar

Yazıhaneye oturmuş
Laf veriyor gürlek gürlek
Taksine müşteri gelmiş
Adanalı Remzi Parlak

Yazıhaneler kitlendi
Soldu çiftliğin çiçegi
Dayımın sarı aslanı
Zehir atıyor uçağı

Memici Ağa asker oluk
Motorlar tarlada ğalık
Beş dene dayım uşağa
Çiğerlerim delik delik

Vana telefon açın da
Kinyas Kartal koyun salsın
Sürüler trenden indi
Haradan yerini alsın

Bir gafeste iki keklik
Bakmaya adam gıyamaz
Ağanı gurban ederim
Çoban sürüyü sayamaz❞

❝Omar Osman gardaşlarım
Gitmez burada gışlarım
Omarımın gelinini
Osmanıma bağışlarım

Görüyon mu işliğini
Bedenine dar geliyor
Yarsufatta öldürmüşler
O da bana ar geliyor

Taze Boz Omarım taze
Boğazında heril hoza
Şimdi gardaşlarım gelir
Gır atınan toza toza

Yürü Omar Osman uşağı
Guşanın gayret guşağı
Hani arkam çok diyordun
Gelmedi Avşar uşağı

İnce iğnesi heril başlı
Eli ivil ivil işli
Var gardaşların gelini
Güvel ördek yürüyüşlü

Ocakta daban gılıcı
Ciğerime battı ucu
İki elimde iki efe
Ne zaman sabah olucu

Ocakta daban eğrisi
İnmez dorunun sağrısı
Omar da öldü Osman da öldü
Dayanamıyom doğrusu

Omar almıyor amandan
Gahvesi gelir Yemenden
Çadır gurup otur gardaş
Örtülü Söbeçimenden

Uşak gelir düzüm düzüm
Alayından Osman uzun
Gadanız alıyım bibileri
Şu da bizim şu da bizim

Atı bağlamış çalıya
Yükü çıkartmış keliye
Sakalını yolar gelir
Hele bak babam Aliye

Şo yamaçtan gelen atlı
Garışsın bizim atlıya
Yedisuyun garşısında
Gel gonak dedim köprüye

Bu gece neşaal gece
Ülger teraziden yüce
Üç gardaşım bir vuruldu
Yatamıyom sabahaça

Ceyhan suyu in aşağı
Düşmandan geldi guşağı
Ben ölüyüm bibileri
Gırıldı babam uşağı

Ceyhan suyu enniyidi
Düşman deve kinniyidi
Arık Hasan Boz Omarım
El içinde ünnüyüdü❞

❝Yaktı kül eyledi firkat ateşi
Ciğerimi püryan eden oğullar
Kime ne edeyim Mevlanın işi
Tomurcuk gül iken giden oğullar

Mehmedim Sırfa kavgaya vardı
Dayısını anda hem şehit verdi
Plevnede kafir kolundan vurdu
Din uğruna harbe giden oğullar

Eşrefim davar güderdi her an
Gecelerde daim okurdu Kuran
Bulunmazdı nizarsız bir işde an
Hakkın emrini güden oğullar

Abdullah der kimse bilmez sızımı
Yayladan götürün benim kuzumu
Teneşşürde gayri görsün yüzünü
Kuzusunu göremeden oğullar❞

❝Ey oğul soysuzla yürüme yakın
Ağırdır sillesi şerrinden sakın
Dostuyun huyuna ibretle bakın
Aslı bozuklarla tura yanaşma

Fikrin biraz ilim öğrenmek ise
Ağzını tut kulağını ver sese
Böyle devam eyle olgun meclise
Büyükler içinde şora yanaşma

Uzunlar her söze inanmaz olur
Kısalar fesattan usanmaz olur
Erkeğin kızılı utanmaz olur
Kadın renklerinden kıra yanaşma

Fazla konuşanlar seyirsiz olur
Ahmaklar başına hayırsız olur
Benlik güden derviş feyizsiz olur
Kendini metheden pire yanaşma

Helal karın olsun ektiğin bider
Haram mal geldiği şekilde gider
En uygun barışı komşular eder
Söze yat beyhude zora yanaşma

Suçsuz ise ahı taşları söker
Güçlüyse dişini ağzına döker
Kul uymazsa kader belini büker
Elim yakandadır şere yanaşma

Yağlı aşın tadı bol etle amma
Softanın dostluğu davetle amma
Şimdiki asalet servetle amma
Eksik olmaz itte pire yanaşma

Tekrar tekrar oku nasihatimi
Anlarsın hakkı ve hakikatimi
Vasfi der bir kızın kalbi katı mı
Açar yüreğinde yara yanaşma❞

❝Yadellerde gelin başım
Yoklayacak yok kardeşim
Karıya döndüm karıya
Otuza varmadı yaşım

Hele bakın şu karşıya
Çift koşturdu tarleyledim
Kucağım altı oğlanlı
Koca Maşatı boyladım

Kimi oğlağımı güder
Kimi davarıma gider
Babamoğlu İnc Omarım
Değirmen ustalığın eder

Şuvara oldum şuvara
Karam da içer cuvara
Babamoğlu İnce Alim
Davar döker Üçpınara❞

Gelir diye yollarını gözlerim
Dönülmez yollara gittin mi oğul oğul
Yaş yerine kan akıtır gözlerim
Yaktın yüreğimi yanarım oğul oğul

Elbiseni saklıyorum
Her bayramda kokluyorum
Kapılarda bekliyorum
Gelmez oldun oğul
Yandım oğul öldüm oğul
Kırıldı kolum oğul
Tutmuyor elim oğul oğul

Oğul seni yüce haktan diledim
İpek kundaklara sardım beledim oğul
Büyüttüm vatana asker eyledim
Ölüm haberini verdiler oğul oğul

Elbiseni saklıyorum
Her bayramda kokluyorum
Kapılarda bekliyorum
Gelmez oldun oğul
Yandım oğul öldüm oğul
Kırıldı kolum oğul
Tutmuyor elim oğul oğul

Dur diyemem gözlerimin yaşına
Doyamadım kipriğine kaşına oğul
Şehit yazdık mezarının taşına
Kahpe kurşunlara geldin mi oğul oğul

Elbiseni saklıyorum
Her bayramda kokluyorum
Kapılarda bekliyorum
Gelmez oldun oğul
Yandım oğul öldüm oğul
Kırıldı kolum oğul
Tutmuyor elim oğul oğul❞

❝Baba arzulayıp gelen
Bu halime muti olan
Ata okuna uğrayan
Yetim oğul garip oğul

Anan hasretini çeksin
Gele deyu yola baksın
Baban firkatını etsin
Yetim oğul garip oğul

Beni arzulayıp geldin
Ata okuna duş oldun
Bu dertlü bağrımı deldin
Yetim oğul garip oğul

Baban derviş donun giydi
Mal u mülkü sana verdi
Bu gün hep illere kaldı
Yetim oğul garip oğul

Ata oku seni yaktı
Kamu iller bize baktı
Firakın yüreğim yaktı
Yetim oğul garip oğul

Tacir sıfatına girdin
Gelip bu diyara irdin
Yiğitliği ele verdin
Yetim oğul garip oğul

N’olaydı beni sormasan
Arayıp burda bulmasan
Dertlü bağrımı delmesen
Yetim oğul garip oğul

Anan aklını yitirsün
Hasretün dile getürsün
Tahtımızda el otursun
Yetim oğul garip oğul

Beni dervişlere sordun
Oduna gittiğim bildün
Bağrım delik delik deldün
Yetim oğul garip oğul❞

❝Ha bu diyar ha bu diyar
Ha bu di ha bu di ha bu diyar

Eledir oğul eledir
şimdiki zaman beledir
Almış yari yanına
Hem öpir hem söyletir

Ha bu diyar ha bu diyar
Ha bu di ha bu di ha bu diyar

Gece çıktım ayaza
Sarıldım bir beyaza
Ele bir yar sevmişem
Hem okuya hem yaza

Ha bu diyar ha bu diyar
Ha bu di ha bu di ha bu diyar❞

❝Bir gece ölümü gördüm düşümde
Elveda eyledim gayri cihana
Ecel kuşu dönüyormuş başımda

Vadem tamam oldu daha ne fayda
Zalim baraj kıydın dört tane cana

Toklumen köyünden sandala bindim
Battı kayık suyun dibine indim
Ecel şerbetine orada kandım

Vadem tamam oldu daha ne fayda
Kanlı baraj kıydın dört tane cana

Karalı haber köye ulaşır
Meryem gelin baş ucumda dolaşır
Bacılarım koyun gibi meleşir

Vadem tamam oldu daha ne çare
Zalim baraj kıydın dört tane cana❞

❝Ali Ağa Mehmed Ağa
Cemalin benzettim (doğan) aya
Kaçan kandan kurtuluyor
Bin atına çekil dağa

Astılar kendir kırıldı
Ağanın konağı yıkıldı
Kör olası müstebidler
Gelin boynuma sarıldı

Adana'dan aldım keçe
Saraçlardan seçe seçe
Darağacı kuruluyor
Kaç a Mehmed Ağam kaç a

Fermanları yazılıyor
Bacıları sızılıyor
Darağacına asmışlar
Kara bıyık süzülüyor

Devesi yurtlar köşeği
Koyun kuzular şişeği
şurda on adam asmışlar
Üçü Kibarın uşağı

Gömlek giyerdi oyalı
Konağı yeşil boyalı
Beyler yemek yemez oldu
Asılacağım diye(li)

Al atım örk ile çıkar
Çifte kazanlarım kaynar
Çıkmış konağın başına
Düldül ile ırağa bakar

Musluğa camuz düzdürür
Sarrafa lira bozdurur
Mehmed Beyim olsa idi
Oğlunu yanında gezdirir

Darağaca koşal koşal
Görenlerin aklı şaşar
Beyler asılmaya gitmiş
Bebekler ardına düşer

Biri Mehmed biri Ali
Veyli çiftçelerim veyli
Meclisinde şor verilir
Sanırsın istekli tülü

Darağacını yaktılar
Dört yanna siyah çektiler
Malum olsun Mehmed Beyim
Kafirler geldi baktılar

Adana'dan Vali biner
Yürür konağına iner
Yalan isem kör olayım
Beş yerde kandili(m) yanar

Gelinin adı Döndü
Cümle alem sana yandı
Beyler asılmaya gider
Bebeklerin yüzü döndü

Adana'dan haber geldi
Yatamıyom uzun gece
Her gelen delikten bakar
Evliya yapılı Hoca

Abaniyesi başında
Fermanı bağlı döşünde
Dört oğlumun birin asman
Yazık olur genç yaşında

Asıyorlar sıra sıra
Can veriyor söne söne
Dört oğlumun birin asman
Aşiretin hali fena

Dut ağacın budamışlar
Yenisinden bitsin diye
Dördünü birden asmışlar
Ocakları batsın diye

Yusuf'un giydiği çizme
Güzellik Yusuf'u yakar
Hükümete varıncağaz
Kaymakam ayağa kalkar

Her gelen delikten bakar
Güzellik Yusuf'u yakar
Asman Müftüyü Müftüyü
Korkarım gelinler çıkar

Altın zarfta gümüş tabak
Geri ardında kaldı bebek
Kızlar Adana'ya inmiş
Dördünün de başı kabak

Yaşa Padişahım yaşa
Yazılanlar gelir başa
Biz Müftüyü vermek diye
Mahpuslar düşmüş talaşa

Ta ezel ezelden böyle
Bozuk Osmanlının fendi
Eğer bunu kim derlerse
Aziz'li Mehmed Efendi❞

❝Sana nasihatim duy beni oğul
Yaptığın eylikler kalacak oğul
Sana söylüyorum duy beni oğul
Yaptığın eylikler kalacak oğul

Bu dünya fanidir gelir gidersin
Bugün burda ama yarın nerdesin
Yoksula yetime yardım edersin
Yaptığın eylikler kalacak oğul

Sevgini yitirme kinlik hiç gütme
Kötülük eyleyip kalpler incitme
Alimle dostluk kur cahile gitme
Yaptığın eylikler kalacak oğul

Kemal Yıldız der ki dürüst olasın
Sevenle sevgiyle birlik kalasın
Din Muhammet dini layik olasın
Yaptığın eylikler kalacak oğul❞

❝Taş Deller'den çıktım ağrıdı başım
Dor atım yıkıldı kırıldı koşum
Bir gün önce gördüm karalı düşüm
Halime'min mor beliği sırmadan
Suya verdim muradıma doymadan

Halime'mi verdim azgın sellere
Ellerim koynumda düştüm yollara
Çağırırım ünüm gitmez dağlara
Kızılırmak aldın nazlı yarimi
Garip kaldım kimse sormaz halimi❞

❝Kahrolası neydem gurbet
Beni nerden buldu oğul
Evim barkım tarlam
Tümü orda kaldı oğul

Eğersiz koydum atımı
Pula saydım kıymetimi
Otuz yıllık sanatımı
Pop müziği çaldı oğul

Bitermi gurbetin gamı
Avrupaya uymuş şanı
Yoldan çıkardı ananı
Yırtmaç etek aldı oğul

Sığır gibi ot topladık
Tarih gördük çağ atladık
Babamızı tokatladık
ısmimiz oldu moruk oğul

şimşekoğlu gama daldın
Gah ağladın gah güldün
Tarih toprağa gömüldü
Gelenekler öldü oğul❞

❝Ayandır Allah’a ne yaptın ise
Bunu kul gözünden gizleme oğul
ılahi kanundur değişmez yasa
Kadere razı ol sızlanma oğul

Ariflerin meclisinde kalmalı
Geçmişe bakarak örnek almalı
Gönlü alçak başı yerde olmalı
Kötünün izini izleme oğul

Bağrı yanıkların gam ateşi ol
Aşıkların gözlerinde yaşı ol
Koyul da duvara köşe taşı ol
Sakın olmayasın yüzleme oğul

Aşık maşukunu özlesin dursun
Vuslatın yolunu gözlesin dursun
Elleme dost için sızlasın dursun
Yaranın üstünü düzleme oğul

Çırağı dostunu kenara atmaz
Gerçek kişi insanlığı bırakmaz
ınsanın bir vakti birini tutmaz
Elin kem gününü gözleme oğul❞

❝Kuldan kula fayda gelmez efendim
Yalvar kainatın birine oğul
Durdum hesap ettim ben kendi kendim
Alem gider kendi karına oğul

Kendinden kendini yokla söyleme
Muhabbet bir güldür kokla söyleme
Sır verir eloğlu sakla söyleme
Göm onu sinende derine oğul

Öyle içerdeki bu benim yaram
Bul getir ilacı yaramı saram
ınsanlıkça ayıp dinen de haram
Bakma bir kimsenin yarına oğul

Arkadaşın kem gününü gözetme
Az söyle öz konuş lafı uzatma
Elinden hacetin kaldırıp atma
Bir gün lazım olur birine oğul

Güneş vurur dağda karı eritir
şüphe yok ki toprak teni çürütür
El saman altından sular yürütür
Yetilmez kimsenin sırrına oğul

Kötü söz insana ciğer deldirir
Nazar et tarihe böyle bildirir
şüphe yok sahibi gelir kaldırır
Oturma kimsenin yerine oğul

Hey Nuri Çırağı bu sende sürur
Öldürür insanı nefsani gurur
Ey dinle sözümü sen Mehmet Mansur
Sahip ol eldeki varına oğul❞

❝Oğul Yar ıçerden Anam
Oğul Kes Bağrımı Dost ıçerden
Vallah Gurban Gözüm Kapunda Kaldı
Oğul Çıkmıyor Yar ıçerden
Yeter Ağlatma Beni
Oğul Gözüm Kapında Kaldı
Yavrum Çıkmıyor Yar ıçerden
Yeter Ağlatma Beni

Oğul Dil Meze Dudak Meze
Oğul Dil Değil Dudak Meze
Oğul Bilmezdim Gönül Verdim
Yavrum Ben Bir Halden Bilmezem
Yeter Ağlatma Beni
Oğul Bilmedim Gönül Verdim
Yavrum Ben Bir Kadir Bilmezem
Yeter Ağlatma Beni❞

❝Oğul oğul yara benden
Yavru yavru ok senden yara benden
Oğul oğul yolcuyam durmak olmaz
Selam et yara benden
Oğul ben nasıl edim gönüldür nasıl edim

Oğul oğul bu haber ne haberdir
Yavru yavru sinem kabar kabardır
Oğul oğul bir yanım kurt kuş yemiş
Bir yanım bihaberdir
Oğul ben nasıl edim gönüldür nasıl edim

Oğul oğul bu dağlar kömürdendir
Yavru yavru geçen gün ömürdendir
Oğul oğul feleğin bir kuşu var
Pençesi demirdendir
Oğul ben nasıl edim gönüldür nasıl edim❞

❝Yaratılan kulu ufak göremem
Gönlü kendisine şah olur oğul
Yetimlerin torbasına el atmam
Vallahi çok günah ah olur oğul

Çirkef ile gel nefsini bezetme
Olur olmaz yere sözün uzatma
Elin tabağına elini atma
Batar ciğerine mıh olur oğul

Aklı olan hiç boş yere zorlanmaz
Bulutun yokluğu göğü gürletmez
Cahile bin cila sürsen parlatmaz
Kamillerin yüzü mah olur oğul

Çırağı derdine bir çare ara
Hayır et yar ol yar olan yara
Günah ile çıkar isen huzura
Sadece kendine vah olur oğul❞

❝Oğul emek ver tarlaya
Dön harmanda yüzün olsun
Saygılı davran babaya
Hem anaya sözün olsun

Suyu bağla gel çayıra
Aksın gitsin ol bayıra
ışlerin çıksın hayıra
He oğul he nazın olsun

Kartolu ektim bostana
Sözü doldurdum destana
Bize mestane mestane
Bakan iki gözün olsun

Bir ineğim var kınalı
Bu inek bu evin malı
Emektir insanın yolu
Oğul yolda izin olsun

Bu Ferman Baba geziyor
Derdin deftere yazıyor
ış dedim oğul beziyor
Çorbada bir tuzun olsun❞

❝Oğul emek ver tarlaya
Dön harmanda yüzün olsun
Saygılı davran babaya
Hem anaya sözün olsun

Suyu bağla gel çayıra
Aksın gitsin ol bayıra
ışlerin çıksın hayıra
He oğul he nazın olsun

Kartolu ektim bostana
Sözü doldurdum destana
Bize mestane mestane
Bakan iki gözün olsun

Bir ineğim var kınalı
Bu inek bu evin malı
Emektir insanın yolu
Oğul yolda izin olsun

Bu Ferman Baba geziyor
Derdin deftere yazıyor
ış dedim oğul beziyor
Çorbada bir tuzun olsun❞

❝Oğul yarim yaylalardan aş da gel
Gurban olam yar peşime düş de gel
Oğul yarim al eline sazları
Ben gidiyom kime eden nazları

Oğul yarim sitem etme boyuna
Nazlı yarim gelemiyom oyuna
Oğul yarim ılgaların geliyor
Nazlı yarim sevda beni deliyor

Bizim elin yaylaları hoş olur
Sen gelmesen kara bağrım taş olur
Oğul yarim al eline sazları
Ben gidiyom kime eden nazları❞

❝Bilinmez gelecek neler getirir
Bugünden hazırlan yarına oğul
Ecel gelir birgün alır götürür
Güvenme dünyanın varına oğul

Sadık insanlara eyle ülfeti
şikâyet sebebi yapma külfeti
Doğru yola sarfet bütün serveti
Dikkat et ebedi karına oğul

Saptırma yolunu, varlık olunca
Sakın isyan etme darlık olunca
Haram yeme kazan kendi halince
Yaklaşma yadların narına oğul

Açlığını sakın ya da bildirme
Elinle dilinle kötüyü önle
Düşkünleri yokla, derdini dinle
Kulak ver mazlumun zarına oğul

Kara Nureddin’den öğüdünü al
şu fani dünyaya etme itibar
Bu sözü unutma ölene kadar
Bu sözüm gitmesin zoruna oğul❞

❝Anam haber salmış yenimi yeni
Oğlum evlendirek diyo bu sene seni
Ben aradım buldum gelinliğimi
Evlenirsen bizim köyden al oğul

Kız mı kalmadıydı emmin dayında
Ne işin varıdı ta uzaklarda
Birkez sözüm dinle allah aşkına
Evlenirsen bizim köyden al oğul

ıneği sahıpta yayık yayamaz
Emmin kimdir dayın kimdir tanımaz
Ölsek bile ölümüze ağlamaz
Evlenirsen bizim köyden al oğul❞

❝Ezgini yedi yıldır hasret kaldım kuzuma
Bir mektup gönderde bakam yazına
Ayrılık hasreti vardır kuzumda
Türkiye`den sonsuz sevgiler oğul

Yeter oğul yandım hasret narına
ısterim kuş olam gelem yanına
Canım feda olsun gül cemaline
Türkiye den sonsuz sevgiler oğul

Hasret kaldım gözlerine yüzüne
Bağlar gazel döktü ömrüm gözünde
Hayran kaldım kelamına sözüne
Türkiye den sonsuz sevgiler oğul

Zalim Avustralya bağladı seni
Güzel bu vatanım cennet her yeri
Dilerim dokunmaz sana sam yeli
Türkiye den sonsuz sevgiler oğul

Mevsim Temmuz ayı havalar sıcak
Selamlar dolusu sar kucak kucak
Güzel mektup Avustralya ya varacak
Türkiye den sonsuz sevgiler oğul

Ozan Ezgini' nin gönül dağında
Hasretlik gülleri açtı bağında
Ne cefalar çekti gençlik çağında
Türkiye den sonsuz sevgiler oğul❞

❝Oğul boyun incedendir
Saçın teli sırmadandır
Asker oldun çok zamandır
Haber gelmez nicedendir
Oğul oğul ömrüm oğul

Oğul oğul cansın oğul
Tezgel güller açsın oğul
Sen dön baban ölsün oğul
Oğul oğul ömrüm oğul

Oğul dağlar yücedendir
Sırrı kara gecedendir
Kıyma ona zalım felek
Yavrum ile derdin nedir
Oğul oğul ömrüm oğul❞

❝Gömdüm oğul seni toprağa gömdüm
Kanlı yaşlarımla pınara döndüm
Tabutun üstünde dirildim öldüm
Seni vuran eller kırılsın oğul

Doymadım sesine fidan boyuna
Kalın ip taktılar ince boynuna
Gül gibi düştün toprağın koynuna
Seni asan eller kırılsın oğul

Giden oğul hiç gelir mi yerine
Ah evladım yaram indi derine
Hele bakın zalimin eserine
Seni yakan eller kırılsın oğul❞

❝Binbir çileyle büyüttüm oğlumu
Yemedim yedirdim bu güne getirdim
Cesurdu mertti kaya gibi sertti
Bir gün geldi ki vay vay
Vurdular O'nu

Beni kınama ardımdan ağlama
Ne yaptımsa bilki halkım için derdi
Aslan gibiydi sözünün eriydi
Bir gün geldi ki vay vay
Vurdular O'nu

Yaşlı gözlerle beklerdim yolunu
Oğlum ya giderde dönmezse diye
Göz bebeğimdi benim her şeyimdi
Bir gün geldi ki vay vay
Vurdular O'nu❞

❝Allah Allah dedik ata bindirdik (bindirdik leyli can)
Hayır duayıla yola gönderdik
Gıble tarafında elden aldırdık (aldırdık leyli can)
Nettin Kızılırmak allı gelini (ah Zilha gelini)

(ey) Martin getir şu gartalı vuralım (vuralım)
Dalgıç getir şu gelini bulalım (bulalım)
Biz gelinsiz nasıl köye varalım (varalım)
Nettin Kızılırmak Zilha gelini
(anam anam anam anam gülümü)

(ey) Kızılırmak bırakmamış huyunu (huyunu)
Kurban ettik sürüleri koyunu (koyunu)
Göremedim güveyinin boyunu (boyunu)
Nettin Kızılırmak Zilha gelini
(anam anam anam anam gülümü)❞

❝Kızılırmak parçam parçam olaydın
Her bir parçan bi yerlerde kalaydın
Sen de benim gibi yarsız olaydın

Verin Kızılırmak allı gelini
Balıklar mı yuttu tatlı dillerini

Koprüye varmadan koprü yıkıldı
Yaylı atlı birden suya doküldü
Hepimizin birden beli buküldü

Verin Kızılırmak allı gelini
Balıklar mı yuttu tatlı dillerini

Avcı gelsin şu gartalı vurayım
Verin dalgılıcı gelin bulayım
Güveyiye nasıl onsuz varayım

Verin Kızılırmak allı gelini
Balıklar mı yuttu tatlı dillerini❞

❝Yedi kardeş idik bindirdik ata
şevkettik kavimli kardeşli öte
Köprüye varınca oldu bir hata
Nettin Kızılırmak allı gelini

Kayığa varınca kayık yıkıldı
Beşyüz sağmen birden suya döküldü
Fakir fukarının beli büküldü
Nettin Kızılırmak allı gelini

Tüfek getirin kartalı vuralım
Dalgıç getirin gelini bulalım
Biz gelinsiz köye nasıl varalım
Nettin Kızılırmak allı gelini

Sağmenler de kaya gibi dolaşır
Yengeler de kuzu gibi meleşir
Güveye karalı haber ulaşır
Nettin Kızılırmak allı gelini

Kaynanası der ki gelin gelmedi
Kayınbabası der gönlü olmadı
Cehizler geldi de damlar almadı
Nettin Kızılırmak allı gelini

Der Said'im orda ben olmasaydım
Ölü yüzlü gelin hiç görmeseydim
şu yalan dünyada murat alsaydım
Nettin Kızılırmak allı gelini❞

❝Yedi kardeş idik bindirdik ata
Sevkettik kavimli kardeşli öte
Köprüye varınca oldu bir hata
Nettin Kızılırmak allı gelini

Kayığa binince kayık yıkıldı
Seğmenler yengeler suya döküldü
Nice yiğitlerin beli büküldü
Nettin Kızılırmak allı gelini

Seğmenler de ara yerde dolaşır
Yengeler de kuzu gibi meleşir
Güveğiye kara haber ulaşır
Nettin Kızılırmak allı gelini

Kaynanası der ki gelin gelmedi
Kayınbabası der gönlü olmadı
Çehizler geldi de damlar almadı
Nettin Kızılırmak allı gelini

Kızılırmak ne belalı başın var
Kuzgunlar dolanır çok üleşin var
Yazı göstermezsin daim kışın var
Nettin Kızılırmak allı gelini

Nice taze canlar yedin doymadın
Muradı koynunda kaldı duymadın
şu gelinin kocasına sormadın
Nettin Kızılırmak allı gelini

Said'im der orda ben olmasaydım
Ölmüş gelin yüzü hiç görmeseydim
Böyle destanları yazmasayıdım
Nettin Kızılırmak allı gelini❞

❝Irmak geçidini yakın dediler
Aldattı bizi hain gidiler
Gelen gelinsiz seymen sizin dediler
N'ettin Kızılırmak Zelha gelini

Kaynatası gelin gözetir
Görümcesi yüklük düzetir
O gelen gelinsiz seymen bizedir
N'ettin Kızılırmak Zelha gelini

Anası babası bindirdi ata
Emmisi dayısı geçirdi öte
Irmağa varmadan oldu bu hata
N'ettin zalim ırmak Zelha gelini

Devveciyim develikte beş idi
Beşi de birbirine eş idi
Kara mayam hepisine baş idi
N'ettin Kızılırmak Zelha gelini

Atıma bindim haylayıverdim
Irmağın yolunu boylayıverdim
Yağlığım yüzümde ağlayıverdim
N'ettin Kızılırmak Zelha gelini

Kaynatası der ki gelin gelmedi
Kaynanası der ki testi dolmadı
Kızılırmak yedi doymadı
N'ettin Kızılırmak Zelha gelini❞

❝Kızılırmak parça parça olaydın (olaydın olaydın)
Her parçası bir diyarda kalaydın (annem kalaydın)
Sen de benim gibi yarsız olaydın (olaydın olaydın)

Yedin Kızılırmak allı gelini (gelini)
Balıklar mı yedi datlı dilini (annem dilini)

Avcı gelsin şu gartalı vuralım (vuralım vuralım)
Dalgıç gelsin şu gelini bulalım (annem bulalım)
Güveyiye kara haber salalım (salalım salalım)

Yedin Kızılırmak allı gelini (gelini)
Balıklar mı yedi datlı dilini (annem dilini)❞

❝Allah Allah dedük ata bündürdük
Hayır dua ile yola gönderdik
(leylim leylim leylim yareli durnam)

Köprüye varmadan köprü yıkıldı
Üç yüz atmış atlı çaya döküldü
(leylim leylim yareli durnam)
(ah) Nice yiğitlerin beli büküldü
Nettin Kızılırmak allı gelini
(gelini gelini gelini çevresi oyalı telli gelini)❞

❝Köprüye varınca köprü yıkıldı
Üç yüz atlı birden suya döküldü
Nice yiğitlerin beli büküldü

Nettin Kızılırmak allı gelini
Gelini gelini benim yarimi

Tüfek getirin de şu kartalı vuralım
Dalgıç getirin de allı gelini bulalım
Biz gelinsiz nasıl köye varalım

Nettin Kızılırmak allı gelini
Gelini gelini benim yarimi

Elinin kınası soldu mu ola
Gözünün sürmesi soldu mu ola
Evde kaynatası duydu mu ola

Nettin Kızılırmak allı gelini
Gelini gelini benim yarimi

Kızılırmak parça parça olaydın
Her bir parçan bir yerlerde kalaydın
Sen de benim gibi yarsız kalaydın

Nettin Kızılırmak allı gelini
Gelini gelini benim yarimi

Altı kardeş idik bindirdik ata
Hürü'yü yolladık üç köyden öte
Kızılırmağa varınca oldu bir hata

Nettin Kızılırmak allı gelini
Gelini gelini benim yarimi

Evde kaynanası evi bezedir
Yolda kaynatası yolu gözedir
Gelinsiz haneyi kim bezedir

Nettin Kızılırmak allı gelini
Gelini gelini benim yarimi

Atlılar da Kapaltı'nı dolaşır
Yengeler de kuzu gibi meleşir
Kara haber güveyiye ulaşır

***

Türkünün TRT Repertuvarındaki hali

Köprüye varınca köprü yıkıldı
Üç yüz atlı birden suya döküldü
Nice yiğitlerin beli büküldü

Kızılırmak nettin allı gelini
Nasıl yedin benim suna boylumu

Kızılırmak parça parça olasın
Her parçanı bir diyara salasın
Sende benim gibi yarsız kalasın

Kızılırmak nettin allı gelini
Nasıl yedin benim suna boylumu

Anası der ben kızımı veremem
Babası der ben sözümden dönemem
Kardeşi der ben kanına giremem

Kızılırmak nettin allı gelini
Nasıl yedin benim suna boylumu

***

Ahmet şükrü Esen "Anadolu Türküleri"
adlı kitabında türkünün çeşitlemesini şu şekilde
aktarıyor, Türkiye ış Bankası Kültür Yayınları,
Emel Matbaacılık, 1986 - Ankara (s.43)


Köprüye geldik de köprü yıkıldı
Beş yüz atlı birden suya döküldü
Koçyiğidin orta beli büküldü

Kızılırmak n'ettin allı gelini
Gerdanı beş karış benli gelini

Elinin kınası soldu mu ola
Gözünün sürmesi bozuldu m'ola
Uçmakta mezarı kazıldı m'ola

Kızılırmak n'ettin allı gelini
Gerdanı beş karış benli gelini

Kızılırmak parça parça olasın
Her parçanı bir diyara salasın
Sen de benim gibi yarsız kalasın

Kızılırmak n'ettin allı gelini
Gerdanı beş karış benli gelini

***

Anadolu Köylerinin Türküleri, Yusuf Ziya
Demirci, ıstanbul, 1938'de eser şu şekilde
aktarılıyor. Kaynak: Sivas Lisesi Musiki Muallimi
Hüseyin ve Muzaffer [Sarısözen]
Derleme: 1926 yılında Darül Elhan


Kızılırmak parça parça olasın
Her parçanı bir diyara salasın
Sen de benim gibi yarsiz kalasın

Kızılırmak yedin allı gelini
Gelini gelini suna boylumu

Köprüye varınca köprü yıkıldı
Beş yüz atlı birden suya döküldü
Nice yiğitlerin beli büküldü

Kızılırmak nettin allı gelini
Gelini gelini suna boylumu❞

❝Alma da çaylar allı gelini
Söğüde kıstırmış ince belini
Biz üç kardeş idik bindiydik ata
Annesi duymasın kıyamet kopa

Alma da çaylar allı gelini
Söğüde kıstırmış ince belini

Köprüye varınca köprü yıkıldı
Üç yüz atlı birden suya döküldü
Nice yiğitlerin beli büküldü

Alma da çaylar allı gelini
Söğüde kıstırmış ince belini❞

❝Hayırlı duaylan da bindirdim de atın da üstüne
Allah Allah sesleri ile de gönderdim öteye
Köprüye varınca köprü büküldü
Altmış iki bin atlı da suya döküldü

Alı verin de şu martimide şu kartalı vuralım
Dalgıçı getirin de şu gelini bulalım
Gelinsiz köyede nasıl varalım

Ah ulen ne ettin de Kızılırmak allı gelini
Saçları da bir kucak telli gelini

Kayınnası derki gelin gelmedi
Kayınbabası derki daha gelesi olmadı
Gelinin çeyizinide evler almadı

Ah ulen ne ettin de Kızılırmak allı gelini
Saçları da bir kucak telli gelini❞

❝Altı kardeş idik bindirdik ata
Hürü'yü yolladık üç köyden öte
Kızılırmağa varınca oldu bir hata

Nettin Kızılırmak allı gelini
Gelini gelini benim yarimi

Evde kaynanası evi bezedir
Yolda kaynatası yolu gözedir
Gelinsiz haneyi kime bezedir

Nettin Kızılırmak allı gelini
Gelini gelini benim yarimi

Atlılar da Kapaltı'nı dolaşır
Yengeler de kuzu gibi meleşir
Kara heber güveyiye ulaşır

Nettin Kızılırmak allı gelini
Gelini gelini benim yarimi

Köprüye varınca köprü yıkıldı
Üç yüz atlı birden suya döküldü
Nice yiğitlerin beli büküldü

Nettin Kızılırmak allı gelini
Gelini gelini benim yarimi

Tüfek getirin de şu kartalı vuralım
Dalgıç getirin de allı gelini bulalım
Biz gelinsiz nasıl köye varalım

Nettin Kızılırmak allı gelini
Gelini gelini benim yarimi

Elinin kınası soldu mu ola
Gözünün sürmesi soldu mu ola
Evde kaynatası duydu mu ola

Nettin Kızılırmak allı gelini
Gelini gelini benim yarimi

Kızılırmak parça parça olaydın
Her bir parçan bir yerlerde kalaydın
Sen de benim gibi yarsız kalaydın

Nettin Kızılırmak allı gelini
Dalga vurdu göremedim boyunu❞

❝Sözlerin andırır oğul balını
Gel karşıma sen salını salını
Islak gözlerimin bil ahvalını
Bildim anı iki gözlü çay dedi

Dedim sen oldukça karşımda yırak
Artıyor bendeki derd-i iftirak
Kulağını ver döşüme dinle bak
Yar dinledi çalınıyor nay dedi

Birgün gördüm o gözleri karayı
Aman dedim bul derdime çarayı
Dedim kaçtır say sinemde yarayı
Acısını sen çekersin say dedi

Mağrurlanır baş kaldırır yörürsün
Beni aşkın ateşiyle sürürsün
Birgün zulmün cezasını görürsün
Eyvah bunu bilmiyordum vay dedi❞

❝Ata binmiş at üstünde gidiyor
Vay oğul vay vay oğul vay vay oğul vay
El atına binmiş devran güdüyor
Vay oğlu vay vay oğul vay vay oğul vay

Oğul oğul vaylar sana
Yol versin çaylar sana
Mesken olsun toylar sana
Vay oğlu vay vay oğul vay vay oğul vay

şehir derler yolumuz yok
Ceryan derler telimiz yok
Konuşmaya dilimiz yok
Vay oğlu vay vay oğul vay vay oğul vay

Sendikacı bizi sattı
ışçi hakkı böyle bitti
Başbakan yan geldi yattı
Vay oğlu vay vay oğul vay vay oğul vay

Ne çay buldum ne de şeker
Gaz tüpü ah-u vah çeker
Kimi paşa kimi nöker
Vay oğlu vay vay oğul vay vay oğul vay

Kardeş kardeşi vuruyor
Devlet el divan duruyor
Ferman Baba hak soruyor
Vay oğlu vay vay oğul vay vay oğul vay❞

❝Var oğul merdoğlu mert ile konuş
şeker olsa yeme muhannet ile
Asılzade olan azmaz yolundan
Car verir uğruna sadakat ile

Zübdeder sözünü yerine göre
Harman olur koçyiğit serine göre
Düşünür hasmını tavrına göre
Doğup da öldürmez nedamet ile

ıptida dayıdan soy olmalıdır
Anadan babadan huy olmalıdır
Ne alçak ne yüksek boy olmalıdır
Gezmeli dillerde diyanet ile

Ruhsat'ım doğruyu eğmeli değil
Gücün yettiğine çöğmeli değil
Asıl yiğit kendin öğmeli değil
Her dem el methetsin şerafet ile❞

❝Var oğul mertoğlu mert ile konuş
şeker olsa yeme muhannet ile
Asıl zade olan azmaz yolundan
Can verir uğruna sadakat ile

Zübdeder sözünü yerine göre
Harman olur koç yiğit serine göre
Düşünür hasmını tavrına göre
Boğup ta öldürmez nedamet ile

ıptida dayıdan soy olmalıdır
Anadan babadan huy olmalıdır
Ne alçak ne yüksek boy olmalıdır
Gezmeli dillerde diyanet ile

Ruhsat'ım doğruyu eğmeli değil
Gücün yettiğine çöğmeli değil
Asıl yiğit kendin öğmeli değil
Her dem el methetsin şerafet ile❞

❝Zulüm ejderha olsa da
Telli duvaklı yurdunda
Bir oğul büyütmelisin
Kavgada yiğit olmalı
Kavgada yiğit

Gün gelip yol kenarında
Kızıl gül açmış alnında
Bulursan yıkılmayasın
Gözyaşında hınç olmalı
Gözyaşında hınç

Düşen birdir bilmelisin
Bin oğlun var sevmelisin
Yarın bizim yılmayasın
Yüreğinde güç olmalı
Yüreğinde güç

Yarin yanağından gayrı
Paylaşmak için herşeyi
Söylediğimiz türkülerde
Senin de sesin olmalı
Senin de sesin❞

❝Kor bir ateştir yüreğim
Coşku büyüttüm koynumda
Oğul gitme demedim
Omuz verdim kavgasına
Kızım gitme demedim
Omuz verdim kavgasına

Bulutlar ağlar
Dağlardan akar
Savrulur zindanlara
Zinciri kırar
Duvarı yıkar
Buluşuruz meydanlarda

Boy veriyor karanfilim
Özgür günün müjdesiyle
Kızım gitme demedim
Soluklar verdim sesine
Oğul gitme demedim
Soluklar verdim sesine

Bulutlar ağlar
Dağlardan akar
Savrulur zindanlara
Zinciri kırar
Duvarı yıkar
Buluşuruz meydanlarda❞