Nuray Şimşek - Gitti







Yorum Yaz

Yorumlar
5 - 5 - 0 yorum

Nuray Şimşek En Çok Dinlenen 10 Türküsü
Nuray Şimşek - Hey Dost
Nuray Şimşek - Can Sevdiğim
Nuray Şimşek - Bir Yar Sevdim Sivas tan
Nuray Şimşek - Köyün Bacaları
Nuray Şimşek - Halaya Kalkın
Nuray Şimşek - Kınayı Getir Ana
Nuray Şimşek - Türküler Gül ve Sen
Nuray Şimşek - Gitti
Nuray Şimşek - Oğul
Nuray Şimşek - Nazlı Yar

Etiketler : Nuray Şimşek, Gitti, Nuray, Şimşek, Gitti, Nuray Şimşek - Gitti türkü indir, Nuray Şimşek - Gitti türkü dinle, Nuray Şimşek türküleri, Gitti türküsü dinle, Nuray Şimşek türkü dinle, Nuray Şimşek türkü sözleri, Gitti sözleri, Nuray Şimşek mp3 dinle

❝Bağa gittim üzüme
Bir kız çıktı önüme
Ben o kızı almasam
Uyku girmez gözüme

Çal iki telli telli
Yar ince belli
Maramam işli işli
Yar altın dişli

Bağa gittim yaprağa
Kıyamam koparmağa
Ben o kızı almasam
Girmem kara toprağa

Çal iki telli telli
Yar ince belli
Maramam işli işli
Yar altın dişli❞

❝Bu cehalet yaktı gitti milleti
Gelin buna çare bulalım canlar
Silelim gönülden kini nefreti
Sevgi saygı ile dolalım canlar

Kimse boş laflarla nara atmasın
Nefsine uyup da gönül yıkmasın
Her kafadan ayrı bir ses çıkmasın
Sözde özde birlik olalım canlar

Onurlu bir yaşam felsefesinden
Barış huzur doğar her ilkesinden
Der Dertli Divani şah nefesinden
Sevgi türküsünü çalalım canlar❞

❝Gittikçe gam gama sövkünür gider
Aman Allah aman ceranım noldu
Azdı yaralarım tabip bulunmaz
Em düzüp yaramı saranım noldu

Ah nideyim uzattılar arayı
Sevdiğime bağladılar karayı
Kararttılar yaktıcağım çırayı
Günde bir halimden soranım noldu

Bülbül değilim ki dalda gezeyim
Şahin değilim ki çarpıp kaçayım
Yanımda değil ki bile yatayım
Başı yeke tellim maralım noldu

Bu hasret ateşi sinemi yakıp
Şat Murat didemden çağlayıp akıp
Meslekiyi türlü derde bırakıp
Soyunup koynuma girenim noldu❞

❝Dünya zindan görünüyor gözüme
Sevdası başımda kalan yar gitti
Ne yaptımsa hiç gelmedi sözüme
Aklımı fikrimi alan yar gitti

Sabahtan varmıştım bağlar başına
Hiç ummazdım o yar çıktı karşıma
Ben onunla olmuş idim aşina
Ateşi gönlüme dolan yar gitti

Elveda ey gözü ceylan elveda
Elveda ey boyu fidan elveda
Dertli Daimiye canan elveda
Benden benliğimi çalan yar gitti❞

❝Gönlümün devası Piri Piranım
Şu fani dünyadan göçtü de gitti
Gönlümün bağında suna ceylanım
Körpe kuzuların kaçtı da gitti

Takdir böyle yazmış ezel dünyada
Konan göçer elbet kalmaz dünyada
Yarene ahbaba etti elveda
Rumzu hayal gibi geçti de gitti

Dokuz yüz kırk sekiz erişti vade
Dertler tazelendi oldu ziyade
Nice bin zar ile halim ifade
Ecel peymanesin içti de gitti

Cümle mühibbanlar çektiler yası
Kenci nihan oldu hasların hası
Gönlümün süruru çeşmim cilası
Başıma ateşler saçtı da gitti

Daimiyim asla kalmam gümanda
Er olanlar ölmez göçer bu handa
Sam yel esti güller soldu gülşanda
Bülbül bağımızdan uçtu da gitti❞

❝Atladı gitti eşiği
Sofrada kaldı kaşığı
Güzel evlerin yaraşığı

Kalevimiz kal kalındı
Şen odamız şen olundu

Elimi vurdum istare
Kolumu kesdi testere
Allahım şirin göstere

Kalevimiz kal kalındı
Şen odamız şen olundu

Gelinin yükü tutuldu
Oğlan evine yıkıldı
Ananın beli büküldü

Kalevimiz kal kalındı
Şen odamız şen olundu

***

Cahit Öztelli "Evlerinin Önü" adlı araştırmasında
aynı türküyü şu sözlerle aktarmaktadır (s.347)


Gelinin yükü tutuldu
Oğlan evine yıkıldı
Kız ananın beli büküldü

Kal evimiz kal kalındı
Şen odalar şen olundu

Ana hamama vardın mı
Yunduğum yeri gördün mü
Bencileyin kız buldun mu

Kal evimiz kal kalındı
Şen odalar şen olundu

Atladı gitti eşiği
Sofrada kaldı kaşığı
Gitti evinin yakışığı

Kal evimiz kal kalındı
Şen odalar şen olundu❞

❝Bağya gittim nar için (yale yale)
Öldüm kara kaş için (hop yale yale yale)
Gel bir kere üpeyim (yale yale)
Kardaşın başın için (hop yale yale yale)

Bağya gittim yaprağa (yale yale)
Kıyamam koparmağa (hop yale yale yale)
Ben o yari almadan (yale yale)
Girmem kara toprağa (hop yale yale yale)

Bağya gittim üzüm yok (yale yale)
Şu üzümde gözüm yok (hop yale yale yale)
Darılttım nazlı yari (yale yale)
Barışmaya sözüm yok (hop yale yale yale)❞

❝Arda boylarına ben kendim gittim
Dalgalar vurdukça can teslim ettim

Uyu uyan Ercebim ben gidiyorum
Şavuklu dünyayı terk ediyorum

Arda boylarında kandiller yanar
Kandiller şavgına şahinler oynar

Uyu uyan Ercebim ben gidiyorum
Şavuklu dünyayı terk ediyorum

Arda boylarında sarı karınca
Nerelere varırım sabah olunca

Uyu uyan Ercebim ben gidiyorum
Şavuklu dünyayı terk ediyorum❞

❝Atladım gittim eşiği
Sofrada goydum gaşığı
Büyük evin yakışığı
Gız anam gınan gutlolsun

Büyük evin yakışığı
Gız anam gınan gutlolsun

Don yudum yasdı daşlar
Eğrişdim gabardaşlar
Siz sefa galın yoldaşlar
İşte geldim gidiyorum

İşte geldim gidiyorum
Sılamı terk ediyorum

Babam ekmani attı mı
Gardaş ekinin bitti mi
El gızı keyfin yetdi mi
İşte geldim gidiyorum

İşte geldim gidiyorum
Bu evi terk ediyorum❞

❝Şeb-i zulmette gittim semt-i dildare fenersizce
Bihamdüllah eriştim menzil-i yare kedersizce

Eriştim hab-ı nazda alem-i ağyardan hali
Otağın şöyle buldum dest-i düşmandan fenersizce

Koçup gerdanını yarin lebinden buseler aldım
Serapa okşayıp öptüm efendimden zararsızca

Uyandı hab-ı nazından nazar kıldı tebessümle
Dedi hırsız mısın busem alırsın sen-habersizce

Figaani kal’a-i hüsnün dedim fetheyledi cana
Dedi fetheyledi üftadem aşk olsun sefersizce❞

❝Dinle gitti bizden kalpteki sevinç
Yolumuz sapada kapandı kaldı
Nuh tufanı gibi çok kıldım itap
Yolumuz deryada kapandı kaldı

Yaz Özcanım bugün bir hoş da makal
Tebrik et dostları duysunlar ahval
Buyrulmadı yazdığımız arzuhal
Neden Adliyede kapandı kaldı

Sönmaz olundu bizde bu yanışanlar
Bugün yüz çevirdi dünkü kafadar
Evvela gönlümüz gezerken süvar
Yollarda piyade kapandı kaldı

Hicrani hicret kıl eğlenme burda
Vücudum hayatta ruhumuz şurda
Makineler gitmez oldu Bayburta
Yol Gümüşhanede kapandı kaldı❞

❝Bağa gittim üzüm yok
El yarınde gözüm yok
Ben yarimi küstürdüm
Barışmaya yüzüm yok

Elma attım havaya
Düştü divanhaneye
Divanhane yarıldı
Yar boynuma sarıldı

Hop hop yarıma da maşallah
Barışırız inşallah

Dam başında meyhane
Ben yanarım şişmane
Şişman benim olursa
Billah vermem düşmane

Hop hop yarıma da maşallah
Barışırız inşallah

Kapum iki kanatlı
Yarim elma yanaklı
Yarim pek güzel amma
Biraz Urum inatlı

Hop hop yarıma da maşallah
Barışırız inşallah

İndim çeşme başına
Başım değdi taşına
Sevda nedir bilmezdim
O da geldi başına

Hop hop yarıma da maşallah
Barışırız inşallah❞

❝Şebabet gitti de elden
Başımdan gitmiyor sevdam
Hayatım mahvolup gitti
Muhabbet gitmiyor candan

İşitsinler bu feryadım
Ölürsem de mezarımdan
Hayatım mahvolup gitti
Muhabbet gitmiyor candan❞

❝Bağa gittim haşıya
Ahmet çıktı karşıya
Kör olası katil Ahmet
Yazık ettin Ayşeye

De[ği]rmende unum kaldı
Tarlamda ölüm kaldı
Kör olası katil Ahmet
Üç çocu[ğu]m yetim kaldı

Al buğdayı eleme
Getti[ği]n yoldan geleme
Kazan kazan ver Hatıp da
Oğlanlara cereme

Domofiller geliyor
(Hotamofil geliyor)
Dağı daşı deliyor
Açın demir kapıları
Katil Ahmet geliyor

Dermenlerin alanı
Gır atımın golanı
Kirazcığa varmışlar da
Hatıbın oğlanları

Harman yeri çaltılık
Belindedir altılık
Talip olanlar gelsin
Hatıbın koynu satılık

Değirmenin üst taşı
Kapısı poyraza karşı
Katil Ahmet hiç laf yapma
Geçirelim bu yazı

Yazılı taş kenarı
Üstünde yedim narı
Dutulası dillerimle
Küstürdüm nazlı yari

Ey kırmızı kırmızı
Yanakları kırmızı
İfadeyi verememiş
Anasının bir kızı

Yumurtanın sarısı
Oldu gece yarısı
İfadeyi verememiş
Hatıbın koca karısı

Altın sa[a]tım kırıldı
İşlemesi de durdu
Kör olası katil Ahmet
Şimdi bana küs oldu❞

❝Barkaç gitti ben de burada kaldım
Sırma saçlarımı söğüde sardım
Anamdan babamdan hasret kaldım
Arifem Arifem gelin Arifem
Şimdi buradan gelir Arifem

Yolum da uğradı Çalkanışıya
Zalim baba bırak şafak ışıye
Benden selam söylen kapı komşuya
Anam beni sarsın ipek puşuya

Koca dağ başını kar geldi bastı
Şen olayım dedim gam geldi bastı
Bu sene silaya gideyim dedim
Silanın yolunu sel geldi bastı

Başı bölük bölük dumanlı dağlar
Duman eğlenir mi kar olmayınca
Bana derler durmaz ağlarsın
Gönül eğlenir mi yar olmayınca❞

❝Ben bir avcı idim canan da bir kuş
Kanat vurdu gözden uçtu da gitti
Döndüm her yanıma kaya hem de taş
Keklik gibi elden kaçtı da gitti

Dedim harcayayım dosta varımı
Kimler bilir benim gam efkarımı
Dost bildim de açtım gizli sırrımı
Muhannet yad ele açtı da gitti

Çobanoğlu kader yazı sıralı
Kimi gördüm ise benden karalı
Cananım bir tabip ben de yaralı
Bakmadı yarama deşti de gitti❞

❝Gençlik elden gitti oldun ihtiyar
Acaba baktın mı yüz aynasına
Ömür mevsim gibi olur sonbahar
Aldanma geleek yaz aynasına

Ağır yaralara derman olanlar
Üç günlük dünyada mihman olanlar
Özü sözü doğru insan olanlar
Asla kondurmaz toz aynasına

İnsanı öldüren acı bir keder
Ne yazılmış ise o imiş kader
Üç konuş beş dinle bir de cevap ver
Dikkat et evvela söz aynasına

Mutlaka konuşur Hakka erenler
Hak için canını feda edenler
Kendini alemde güzel görenler
Mutlaka bakmıştır öz aynasına

Çobanoğlu herkesin bir yari var
Yaradanın tükenmeyen varı var
Güzellerde Yaradanın nuru var
Eğer baktın ise göz aynasına❞

❝Ne oldu nereye gitti
Gelmedi kardeşim benim
Neden bizleri terk etti
Vay belalı başım benim

Gözü yaşlı dertli anam
Viran kaldı evim hanam
Yıkıldı sarayım binam
Gözden aksın yaşım benim

Bey babamın gözü yolda
Bir haber yok sağda solda
Gökçekem perişan halda
Zehir oldu aşım benim❞

❝Sorma aşığın halini
Dertli geldi dertli gitti
Bülbül gülün aşığıdır
Dertli geldi dertli gitti

Nasıl ben bu sırra erem
Yüzümü toprağa sürem
Hani Emrah hani Kerem
Dertli geldi dertli gitti

Dost olan dostuna bağlı
Sormayın ciğerim dağlı
Sorsan nasıl Çobanoğlu
Dertli geldi dertli gitti❞

❝Dediler gelen canandır
Göremedim geçti gitti
Bir name hazırlamıştım
Veremedim geçti gitti

Arılar yapar balını
Gezer bağların dalını
Ben de dostumun halini
Soramadım geçti gitti

Felek vurdu taşlarını
Bilemedim işlerini
Elimle yar saçlarını
Öremedim geçti gitti

Çobanoğlu sırasını
Çok aradım çaresini
Cananımın yarasını
Saramadım geçti gitti❞

❝Yıktın viran ettin garip gönlümü
Ben kendi kendimi sürüdüm gittim
Yoldun yaprağımı kırdın dalımı
Yine de menzile yürüdüm gittim

Kimisini zengin ettin sel gibi
Kimisini güzel ettin gül gibi
Kimisini fakir ettin çul gibi
Ben de hasır gibi çürüdüm gittim

Bunca doğanları hani neyledin
Cümlesiyle böyle gönül eyledin
Beni de yağmursuz bulut eyledin
Hayalet dağını bürüdüm gittim

Kesildi takatim gel ölüm yanaş
Kalmadı mecalim gerekse telaş
Ben bir kar misali sen de bir güneş
İşte ılgıt ılgıt eridim gittim

Eminiyim geldim geçtim bu handan
Ümitsiz bedenden ne fayda candan
Hayat denen şu alem-i cihandan
Kim ne derse desin farıdım gittim❞

❝Nice ağlamayım nice yanmayım
Ayrıldı canımın cananı gitti
Yıkıldı gönlümün köşkü sarayı
Tahtı viran oldu sultanı gitti

Bu dert yaktı etti ateş kor beni
Bir gün olur kara toprak yer beni
Yüz üstü düşürdü nazlı yar beni
Elinde derdimin dermanı gitti

Der Maksut o yardan aralı gönül
Ezelden kederli karalı gönül
Daha sargı tutmaz yaralı gönül
Terk etti tabibi Lokmanı gitti❞

❝Gittim dostumu görmeye
İster ise kovsun beni
Azgın yaramı sarmaya
Demir ile dövsün beni

Ağlayanın zarı isem
Sevgilimin yarı isem
Ben yaramaz biri isem
Kurtlar kuşlar yesin beni

Şu güzeller hepisine
Kurban olam yapısına
Güzel dostun kapısına
Alıp gidin asın beni

Meçhuli neden gülmüyor
Ne yaptı da ne bilmiyor
Duydum dost bize gelmiyor
Ayağına kesin beni❞

❝Nice canlar konup göçtü üstünden
Her biri bir çıra yakıp gittiler
Kimi dilden kimi telden vurulup
Toprağına kanlar döküp gittiler

Biter elbet biter bir gün sancımız
Uygarlığa koşar yaşlı gencimiz
Nice aydın ozan nice öncümüz
Ulu bir deryaya akıp gittiler

Ne öksüzün ekmeğini çaldılar
Ne de yalan yanlış yola daldılar
Her biri toprağa tohum oldular
Yediveren gülü ekip gittiler

Gülenayım yürek buruk gezerim
Dertlerimi satır satır dizerim
Gahı saza döker gahı yazarım
Dilimize türkü yakıp gittiler❞

❝Bir söz diyeyim de istersen alma
Görüp bildiklerin kulaktan dolma
Halime bakıp da çalgıcı sanma
Gittiğimiz yere saz taşıyorsak

Dinleyen olunca nutuk atarsın
Biraz riya biraz yalan katarsın
Arıyla sineği bir mi tutarsın
Her çiçekten alıp öz taşıyorsak

İyiliği başa kakacak sanma
Gittiği yerleri yıkacak sanma
Dokunduğu yeri yakacak sanma
Gönül ocağında köz taşıyorsak

Kanadımız varsa uçmak içindir
Uçup ilden ile göçmek içindir
Ayrana yoğurda ekmek içindir
Eğer soframızda tuz taşıyorsak

Bunlar Erbabiden hatıra kalır
Kim ne istiyorsa içinden alır
Her cümlesi bir gün bir kitap olur
Geçmiş tarihlerden iz taşıyorsak❞

❝Hep gittiler uzaklara
Kalduh bir babayla ana
Gitsah olmaz yanlarına
Neredesiz yavrularım
Bir ses verin balalarım

Köyümüzde hane çohtur
İçinde oturan yohtur
İhtiyarlar çoğunluhtur
Neredesiz yavrularım
Bir ses verin balalarım

Gücümüz yoh mal sağmaya
Çayır biçip ot yığmaya
Gelen yoh yardım etmeye
Neredesiz yavrularım
Bir ses verin balalarım❞

❝Yaz gitti güz geldi
Yad illerde göç geldi
Göç oldu
El gitti
Biz kaldık

Guk guk tu
Yağ döktü
El gitti
Biz kaldık❞

❝O yar gitti kavuşamam göçüne
Ahdetmişim altın takam saçına
Aç üstün girem yatağın içine
Bahar yatam yaz uyanam güz kalkam

Ben kaderime atamam taşımı
Ben ağlarım yar silsin yaşımı
Ağ gerdanda keseydiler başımı
Kanım aksın gül memeler üstünde❞

❝Ben de gittim Beyşehirin gölüne
Selam söylen annem Ayşe geline
Emin gelir diye bakma yoluma
Ağla anam ağla benim yazıma

Ben de gittim annem balık avına
Balık aldı beni kendi yanına
Benden selam söyle asker oğluna
Ağla anam ağla benim yazıma

Doktor savcı gelmiş cesede bakar
Annem ile babam gözyaşı döker
Ahbaplar da çıkmış yoluma bakar
Ağla anam ağla kara yazıma❞

❝Gönül gitti elimden
Ele giresi değil
Hallaak ile bir oldu
Artık ölesi değil

Ol bir ile bir olan
Cümle aleme dolan
Böyle sultanlık bulan
Kulluk kılası değil

Erişmeyen vahdete
Vahdetteki izzete
Girse bile cennete
Lezzet bulası değil

Can iline girmeyen
Hak varını bulmayan
Bu surette gülmeyen
Sonra gülesi değil

İkiliğin silmeyen
Hakkı canda bulmayan
Gaybi kendin bilmeyen
Rabbin bilesi değil❞

❝Yüz üstü bırakıp gittiğin zaman
Gittiğini gördüm ağlayamadım
Yürüdüğün yollar şimdi toz duman
Yittiğini gördüm ağlayamadım

Yağmur yağıyorken gözüme doldu
Rüzgar esiyorken sinemi yoldu
Aldığım nişanlar göğsümde soldu
Attığını gördüm ağlayamadım

Düşmanım kim ise sevgi zar bulsun
Yüce dağlar gibi başı kar dolsun
Yalan söyleyenin gözü kör olsun
Sattığını gördüm ağlayamadım❞

❝Oğlum gittin mi yesire
Gaşların vermem Mısıra
Gaba döşşekte yatarken
Nasıl dayandın hasıra

Aman guzum aman guzum
Narman dağlarında gezin
Yedi oğlanın anasıyım
Hiç birin görmüyor gözüm

Yaşıtlarını gördükçe
Günde bin kere ölüyom
Yedi oğlanın anasıyım
Elden fitire alıyom

Aman benim yavrularım
Narman dağlarından galan
Yedi oğlanın anasıyım
Şimdiçike oldu yalan

Aman Muradım Muradım
Yıradın yavrum yıradın
Eller öküzhamı alırken
İndim ahırı aradım

Hak için oruç dutarım
Deseler Muradın yolda
Gelinleri taksim ettim
Kimi sağda kimi solda

Boz Omarım ağ Muradım
Yıradın yavrum yıradın
Yedi oğlanın anasıyım
Elden orakçı aradım❞

❝Koca bir yıl ömrümde gitti
Bunun nesini kutlayabilirim
Söyleyebilir misin bana
Hüzün içinde geçer garip ömrüm
Sensiz gülmek haram bana
Her an gelecek misin diye beklerim
Senin ise umrunda değil

Üç renk sarar yüzümü
Aynı duygu
Aynı hasret
Aynı sevdayı
Gönlünde hissetmek ne güzel
Adın kadar güzelsin
Bak şarabımı sensiz içiyorum
Sen yoksun yanımda
Bekliyorum seni
Her saniye
Her dakika
Gelmesin artık

Gönlüm on beşinde yaşım ise
Sarmak isterim seni bir defa olsa
O bakışların unutulmaz bir şimşek gibi
Çaktı yüreğime silinmez izleri var
Seni severim ölümsüye haberin yok❞

❝Hasretli bırakıp gittin buradan
Her yerde sen varsın gözlerin eksik
Aylar ne ki yıllar geçti aradan
Her yerde sen varsın sözlerin eksik

Yansımış hayalin duvarda çizgi
Ağlayan bulutun sesinde ezgi
Dönersin umudu gönlümde sezgi
Her yerde sen varsın dizlerin eksik

Sensizlik içimi sen gibi yakar
Çiçekler yüzüme sen gibi bakar
Halılar kilimler sen gibi kokar
Her yerde sen varsın izlerin eksik

Işık vermez lamba yanışı bir hoş
Soframız gariban yemekler mayhoş
Sobanın yanışı alevi sarhoş
Her yerde sen varsın yüzlerin eksik❞

❝Hani ya Kelkitten gitmeyecektik
Niye bırakıp da gittin emice
Gurbette eriyip yitmeyecektik
Niye bırakıp da gittin emice

Davarı yaylaya yaylayacaktık
Kekliği beraber avlayacaktık
Harmanda beraber oynayacaktık
Niye bırakıp da gittin emice

Yuvanı Kelkitte kuramadın mı
İşini Kelkitte bulamadın mı
Dağları elinle tutamadın mı
Niye bırakıp da gittin emice

Hasreti gönlümde tüten yıllara
Beyazı saçıma eken yıllara
Acırım Kelkitsiz geçen yıllara
Niye bırakıp da gittin emice❞

❝Tarlayı satıp da hicaza gittin
Eve geldiginde nedamet ettin
Yavruların hakkını hep heder ettin
Korkarım amelin boş olur hacım

Nam almak için düşme yollara
Gülünç olun komşulara ellere
Sebebsiz düşen sen de dillere
Gidecegin yollar kış olur hacım

Haccın temelini evde atmalı
İşlediğin hayrı sağlam tutmalı
Helal ile Beytullaha gitmeli
Borç paranın altı yaş olur hacım

Revai dört farzı noksansız işle
Sonra hac parasın dermeye başla
Dünya masiyetin temelden boşla
Bu amel hepsine baş olur hacım❞

❝Gitti ömrün biri daha
Bugün de akşam oldu
Giden gelmiyo bir daha
Bugün de akşam oldu

Sözüm kar etmiyo sana
Merhamet eyle bana
Yar aşkına yana yana
Bugün de akşam oldu

Hatıra gelince ölüm
Gülmemek istiyo gönlüm
Boşuna geçiyo ömrüm
Bugün de akşam oldu

Bir Garibim gülemedim
Can kıymetin bilemedim
Sadık bir dost bulamadım
Bugün de akşam oldu❞

❝Ta güççükten yetim kaldım öksüzüm
Talihim yüzüme gülmedi gitti
Durmaz kan ağlıyor her iki gözüm
Gözümün yaşları dinmedi gitti

Bakan olmaz gariplere düşküne
Kaybettim aklımı döndüm şaşkına
Aktı gözyaşlarım yarin aşkına
Yar gelip gözyaşım silmedi gitti

Şu dünyada alamadım muradım
Garip bülbül gibi arttı feryadım
Nice tabiplerden derman aradım
Yarelerim derman bulmadı gitti

Sormadı halımı kahir eyledi
İçtiğim badeyi zehir eyledi
Halim uzaklardan seyir eyledi
Sevdiğim yanıma gelmedi gitti

Sefil Mecnun gibi Leyladan oldum
Yarin aşkı ile sarardım soldum
Bir Garibim gurbet ellerde kaldım
Sevdiğim gönlümü bilmedi gitti❞

❝Turnalar öterken bizim ovada bahar ayları
Gamlı gamlı geçen kara bulutlu Merik dağları
Kitap kitap okur gider gözlerim eski çağları
Edep erkan bizim elde yol olur bahtı karalı
Bağrı yaralı yıllar sıralı gönlüm gümanlı

Kurumuş buğdayı orak biçerdi ırgat zamanı
Şafakta güzeller gelip geçerdi fırgat zamanı
Güz gelince çadırımız göçerdi berbat zamanı
Yorganım yastığım kara çul oldu dağlar dumanlı
Bağlar çimenli bağrı yaralı gönlüm gümanlı

Der Mahzuni boz fireli yazılar silindi gitti
Bir dert yüreğimi aldı sızılar delindi gitti
Ömrüme kırk yıl daha kattı gaziler gerildi gitti
Ne fark eder altun idi pul idi çalındı gitti
Allah-ı alem hasılı kelam kalana selam❞

❝Ömürcüğüm gazel gibi
Gitti gider dahi gider
Bir önceki ezel gibi
Gitti gider dahi gider

Geçti güzelliğin çağı
Sarardı ömrümün bağı
Aktı gönlümün ırmağı
Gitti gider dahi gider

Bir ateş düşmeye görsün
Ciğerim pişmeye görsün
Dertli bir içmeye görsün
Gitti gider dahi gider

Fırsat var iken elinde
Uyuma gaflet çölünde
Canlar ecel menzilinde
Gitti gider dahi gider

Tabiatı bilmeksizin
Kim yaşadı ölmeksizin
Çoklar gitti gelmeksizin
Gitti gider dahi gider

Hani bizden öncekiler
Hep gittiler birer birer
Ne güzeller ne yiğitler
Gitti gider dahi gider

İlik kemik sinir deri
Bulur aslını her biri
Çok Daimi çok Ekberi
Gitti gider dahi gider❞

❝Atladı gitti eşiği
Sofrada kaldı kaşığı
Kızdır evin yakışığı
Kız eşin kınan kutlolsun ey
Bunda dirliğin tatlolsun ey

Al tavanlı evin var
Elden güzel yarin var
Ne de mutlu başın var
Kız eşin kınan kutlolsun ey
Bunda dirliğin tatlolsun ey

Kız anasın anasındır
Bu gün misafir senindir
Yarın yadellerindir
Kız eşin kınan kutlolsun ey
Bunda dirliğin tatlolsun ey

Yengeler yakar kınayı
Kız eşin kınan kutlolsun ey
Bunda dirliğin tatlolsun ey❞

❝Çalçı köye gittiğime pişmanım
Gamyon değil şoför benim düşmanım
Gamyon geldi söbe taşa dayandı
Ak dülbendim al kanlara boyandı
Benim anam buna nasıl dayandı
Anam benim sandığımı açmasın
Açıp açıp çeyizime bakmasın
Kızım gelir diye yola bakmasın❞

❝Gitti gelmez bahar yeli
Şarkılar yarıda kaldı
Bütün bahçeler kilitli
Anahtar Tanrıda kaldı

Geldi çattı en son ölmek
Ne bir yemiş ne bir çiçek
Yanıyor güneşte petek
Bütün bal arıda kaldı❞

❝Gardaş da gardaştan aralı kaldı
Niye gitti İstanbula bizim köy
Hasreti yürekte yaralı kaldı
Niye gitti İstanbula bizim köy

Her sabah erkenden ağlar analar
Viraneye döndü köyde hanalar
Azrail gurbette her gün can alar
Niye gitti İstanbula bizim köy

Çiftçiliğin asıl özü kalmadı
Yemeğin lezzeti tuzu kalmadı
Çoğu evde koyun kuzu kalmadı
Niye gitti İstanbula bizim köy

Aşığın toylarda fasılı kaldı
Sazları direkte asılı kaldı
Memet gurbet elde küsülü kaldı
Niye gitti İstanbula bizim köy❞

Baskın yemiş bir evsen dağılmışsan
Tutuklanmış kitapsan yakılmışsan
Bir çift turnaya benzerdi gözleri
Göğüm öksüz kaldı bakar ağlarım

Aldı gitti neyim var neyim yoksa
Kalanlarsa yalım yalım yangınsa
Bu can bu bedenden ayrılmıyorsa
Daha çok hasretle yanacak ömrüm
Bu can bu bedenden ayrılmıyorsa
Daha çok acıyla yanacak ömrüm

Yaktım koca ömrü zaaflı bir anda
Yarla baharımı kışlara gömdüm
Eğdim dağ başımı onun önüne
Yetmedi ardından bakar ağlarım

Aldı gitti neyim var neyim yoksa
Kalanlarsa yalım yalım yangınsa
Bu can bu bedenden ayrılmıyorsa
Daha çok hasretle yanacak ömrüm
Bu can bu bedenden ayrılmıyorsa
Daha çok acıyla yanacak ömrüm❞

Koy verdin gittin beni oy
Allah’ından bulasın oy
Kimse almasun seni
Yine bana kalasun

Sevduğum senun aşkın
Ciğerlerumu dağlar
Hiç mi düşünmedun sen
Sevduğum böyle ağlar

Gelevera deresi oy
İki dağun arasi oy
Yüzünden silinmesun oy
Piçağumun yarasi

Sevduğum senun aşkın
Ciğerlerumu dağlar
Hiç mi düşünmedun sen
Sevduğum böyle ağlar❞

Öyle ağırım ki kendime
Sen benden gittin gideli
Terim küs olmuş tenime
Sen benden gittin gideli

Öyle bıkmışım ki kendimden
Kurudum düştüm dalımdan
Sanki ruhum çıktı canımdan
Sen benden gittin gideli

Bir cefam var idi bin oldu
Aktı gözüm yaşı sel oldu
Yaz baharım döndü kış oldu
Sen benden gittin gideli❞

Sen gittin gideli deliye döndüm
Her gün gözyaşlarım dökerim ali
Ana bacı gardaş bilmez diyorlar
Duydukça içimi çekerim Ali
Ana bacı gardaş bizde yoğumuş
Duydukça boynumu bükerim Ali

Seni sevenlerin yaralı dertli
Şu elin zalımı bizden kıymetli
Keramet sahibiydin güçlü kuvvetli
Yoksa bir kul idin öldün mü ali

Zalım katlimize yazmış fermanı
Daha tüter otel-lerin dumanı
Geleceksen tez gel tam da zamanı
Yoksa ikrarımdan dönerim ali

O zalımın zulmü bizi yakarsa
Biz yakıp da karşı-mızdan bakarsa
Ahrette elimiz boşa çıkarsa
Tutar zülfikarı kırarım ali

Kızıltuğ’um pire meyil bağladım
Yıllar var ki için için ağladım
Can boğaza geldi küstün söyledim
Yine senden özür dilerim ali❞

❝Yar gitti gideli deliye döndüm
Eğlemiyor gayrı buralar beni
Hanlara serilmiş yatağa döndüm
Önüne gelen dert kiralar beni

Önümü ardımı sardı dikenler
Halinden bellidir aşkı çekenler
Nerde diye aramaya çıkanlar
Yerin kapısından soralar beni

Gidip başka ağaçları taşlamam
Adını anmadan işe başlamam
Hizmetimde asla kusur işlemem
Yar yanına köle vereler beri

Saçı bölük bölük inmiş beline
En kızgın alevler sinmiş teline
Düşmüşüm boş kağıt gibi eline
Canı sıkıldıkça karalar beni❞

❝Ben de gittim bir geyiğin avına
Geyik aldı gitti beni kendi dağına
Töbeler töbesi geyik avına
Siz gidin kardaşlarım kaldım kayalarda
Aman aman

Esvabım bohçada dürülü kaldı
Nişanlım benden küsülü kaldı
Töbeler töbesi geyik avına
Siz gidin kardaşlarım kaldım kayalarda
Aman aman

***

Ahmet şükrü Esen "Anadolu Türküleri"
adlı kitabında türkünün çeşitlemesini şu şekilde
aktarıyor, Türkiye ış Bankası Kültür Yayınları,
Emel Matbaacılık, 1986 - Ankara, s.159-160


Sabahtan da kalktım geyik avına
Geyik çekti bizi kendi dağına
Tövbeler tövbesi geyik avına
Siz gidin avcılar kaldım kayada

Geyik diye kovducağım kurt oldu
Anam babam büyük dert oldu
Kayadan düştüm de ağzım mürt oldu
Siz gidin avcılar kaldım kayada

Atmaca kuşlarım göklerde tüğsün
Benim böyl'olduğum cüml'alem duysun
Gözletmen nişanlım küçük kardaşım alsın
Siz gidin avcılar kaldım kayada

Güzel anam karşınızdan gelirse
Top top eder zülüflerin yolarsa
N'ettiniz avcılar oğlumu derse
Ulu kervanlara kattık den varın

Elim tutmaz çakmağımı çakamam
Dizim tutmaz sarp kayaya çıkamam
Çıkıp çıkıp yar yoluna bakamam
Siz gidin avcılar kaldım kayada

Alt yanımda boz kurtlarım uluşur
Üst yanımda kuzgunlarım dönüşür
Ciğerlerim top top olur alışır
Siz gidin avcılar kaldım kayada

Avcılar yanında olur tazısı
Koçyiğidin yanında olur yazısı
Ananın babanın emlik kuzusu
Siz gidin avcılar kaldım kayada

Gelin beni de uçtan indirin
ındirin de sağ yanıma döndürün
Nazlı dilber yardan bir arzuhal gönderin
Siz gidin avcılar kaldım kayada

Arzum kaldı Düldülü'nün başında
Kanım kaldı kayasında taşında
Bir yar sevdim on üç on dört yaşında
Siz gidin avcılar ben varamıyom

Esbabım bahçada bükülü kaldı
(Bu kısımdaki kelimeler okunmuyor)
(Bu kısımdaki kelimeler okunmuyor)
(Bu kısımdaki kelimeler okunmuyor)

Kayanın dibinde altmış ayak merdiven kurdular
Kurdular da ne murada erdiler
Nişanlımı küçük kardaşıma verdiler
Siz gidin avcılar ben kaldım kayada❞

❝Tek başıma yalnız gurbet ellerde
Dolaştım dolaştım dolaştım gittim
Her şehirden her toplumdan her köye
Ulaştım ulaştım ulaştım gittim

ışte ozan ömrü çileyle biter
Sesim kısılınca saz bozuk öter
El kahrını çekmek zulümden beter
Alıştım alıştım alıştım gittim

Kevseri’yem bilmem neyimiş suçun
Artık yavaş yavaş bitiyor gücün
Güzeli doğruyu söylemek zuçun
Çalıştım çalıştım çalıştım gitti❞

❝Oy çalamadım gitti
Sürmene havasuni
Bu yıl da yiyemedum
Hamsinin tavasuni

Gel yanuma yanuma
Gidelim yali yali

Sürmene yolun uzak
Kurdular bize tuzak
Bu sene köyümüzde
Ne düğünler olacak

Gel yanuma yanuma
Gidelim yali yali

Yarim gitti ormana
O ıslandı ıslandı
Sorayım ağaçlara
Hangisine yaslandı

Gel yanuma yanuma
Gidelim yali yali❞

❝Vardım gittim gurbet eli dolaştım
Gözümün yaşını durduramadım
Öldüm bittim bir sevdaya bulaştım
Divane gönlümü durduramadım

Yıllardır sevdiğim el oldu gitti
Tutuştu yüreğim kül oldu gitti
Gözlerimin yaşı sel oldu gitti
Zülfünden bir köprü kurduramadım

Mahzuni bu dağlar yolum bağladı
Gönlüm deli deli coştu çağladı
Hergün hergün figan etti ağladı
Kolunu boynuma sardıramadım❞

❝Dostlarınan bozuk gitti aramız
Düşmana yeke yek varmak sıramız
Biz düşmana sardırmayız yaremiz
Kendi yaremizi saranlardanız

Bineyidim kıratımın üstüne
Alayıdım martinimi destime
Gafil varmayız biz düşmanın üstüne
Hazır ol bahtına diyenlerdeniz

Çıkayıdım Dinekdağı salına salına
At katayım mal yemezin malına
Sıtkı bütün arkadaşın yoluna
Biz kelleyi verenlerdeniz❞

❝Denize kalbur gitti (ninana ninaynay nom)
Dibine daldı gitti (ninana nay nay nom)
Al bayraklı trenler (ninana ninaynay nom)
Yarimi aldı gitti (ninana nay nay nom)

Aman yalel yaleli nina ninanay nom
Yandım yalel yaleli nina nanaynay nom

Denizde kalbur yüzer (ninana ninaynay nom)
Annem kendini üzer (ninana nay nay nom)
Üzme annem kendini (ninana ninaynay nom)
Damadın benden güzel (ninana nay nay nom)

Aman yalel yaleli nina ninanay nom
Yandım yalel yaleli nina nanaynay nom

Denize serdim postu (ninana ninaynay nom)
şu gelen kimin dostu (ninana nay nay nom)
Gören maşallah desin (ninana ninaynay nom)
Kimin var böyle dostu (ninana nay nay nom)

Aman yalel yaleli nina ninanay nom
Yandım yalel yaleli nina nanaynay nom❞

❝Gitti yarim gurbet ellere
Uzuyor zalim geceler gün olmaz
Razıyım görüpte canım vermeye
Yeller bile kokusunu getirmez

Dünya döner mevsim döner
Başım döner yar dönmez
Yollar biter yıllar biter
Ömür biter dert bitmez

Döküldü yaprağım kurudu dalım
Yandıkça kıyıya vuruyor salım
Umudum kesildi biçare halım
Söylerim gönlüme sözüm dinlemez

Dünya döner mevsim döner
Başım döner yar dönmez
Yollar biter yıllar biter
Ömür biter dert bitmez❞

❝Gönül kuşu uçtu gitti havaya
ın gönül dedim de indiremedim
Aşıp gitti karlı dağlar başından
Dön gönül dedim de döndüremedim

Aleme vezirsin sultansın kendin
Aç dedim açmadın ak göğsün bendin
Ahuya gönül verip geri döndün
Gönül sana akıl erdiremedim

Hüma kuşu gibi yüksek uçarsın
Pervaz vurup tercümanı geçersin
Binbir türlü dala konup göçersin
Gönül sana bir mekan bulduramadım

Karacaoğlan eydür nedir çare ya
Cerrah neyler yürekteki yaraya
Gönül düştü şimdi kaşı karaya
Akar çeşmim yaşım dindiremedim❞

❝Gelin ahbaplarım yanı başıma
Bir harman topladım yel aldı gitti
Varıp dost bağına bir gül aşladım
Koptu bir fırtına sel aldı gitti

Düştüm yarenlerim bitmez telaşa
Felek yollarımı çevirdi kışa
Ne han idi ne bey idi ne paşa
Benim gibi mazlum kul aldı gitti

Herşey olabilir dünyamız fani
Serseri zannetmiş ham bal kovanı
Balını üç sefer süzdü Civani
Eriyip süzülmüş bal aldı gitti❞

❝Bir nazan-ı canan bir ela gözlüm
Yüreğime neşe salmadı gitti
Lavanta kokulum o tatlı sözüm
Akan gözyaşımı silmedi gitti

Daim yoldaş oldu gam ile elem
Bana böyle yazmış ol levh-i kalem
Dedim bir şad olam dedim bir gülem
Kör talihim bana gülmedi gitti

Rufai ser verir senin yoluna
Coşmuşum benzerim bahar seline
Naz etme himmet et sen ben kuluna
Bu benim halimi bilmedi gitti❞

❝Kalktı göç eyledi gönül kervanı
Dahi görüşmemiz güç oldu gitti
Düzüp yer etmiştik bağı bostanı
Bütün emeğimiz hiç oldu gitti

Felek bir ok attı temelim yıktı
Ecel çırasını başımda yaktı
Herkesin evrakı bir yana çıktı
Bilmem bizim dava nic'oldu gitti

Ben dilerdim muradıma ereyim
Sunam hangi bağın gülün dereyim
Senden gayri kime gönül vereyim
Hicrani dünyada poç oldu gitti❞

❝Gitti gelirim diye
Yolu bilirim diye
Aldı benden çevreyi
Seni alırım diye

ındim derelerine
Bilmem nerelerine
Yarim yüzük yollamış
Gınalı ellerime

Altın desti bu muydu
ıçi dolu su muydu
Kendirli'nin içinde
Nişanlı gız bu muydu❞

❝Bir güzel severdim ezelden beri
Seher yeli gibi yar esti gitti
Uğruna adadım can ile seri
Bir yuva kurmadı yar küstü gitti

Bizi ayıranlar murat almasın
Vefasız yar bensiz yuva kurmasın
Dilerim Allah’tan ahım kalmasın
Bir yuva kurmadan yar küstü gitti

Düştüm yollara ben ağlaya sızlaya
Yari arıyorum hep yana yana
şikayetim vardır yüce mevlaya
Bir yuva kurmadan yar küstü gitti

Ayan olsa çıkar mıyım sabaha
Acep ben de sever miyim bir daha
Bir hiç uğruna girsem günaha
Bir yuva kurmadan yar küstü gitti

Kasım der ki kara bahtım güler mi
O yar gelip göz yaşımı siler mi
Çaresiz bir derde şifa eyler mi
Bir yuva kurmadan yar üstü gitti❞

❝Geleceğim diye gitti
Kaldı diyar-ı gurbette
Benim derdim yetmez gibi
Bıraktı beni hasrette

Vefasızmış gitti gelmez
Akan gözyaşlarım silmez
Allahtan kuldan utanmaz
Bıraktı beni hasrette❞

❝Gittim gördüm bizim köyü
Neler olmuş biz gideli
Kurumuş pınarın suyu
Neler olmuş biz gideli

Bir dolu içtim tasınan
Gene eski hevesinen
Gönlüm ayrıldı yasınan
Neler olmuş biz gideli

O gün çok geç oldu sabah
Kalktığımda çektim bir ah
Yok olmuş diktiğim kavak
Neler olmuş biz gideli

Pınar bilir sözümüzü
Senle yuduk yüzümüzü
Gel de bir gör emmim kızı
Neler olmuş biz gideli

Han evler virane olmuş
Çiçekler sararmış solmuş
Yerine baykuşlar konmuş
Neler olmuş biz gideli

Çırağı’yım çok merağım
şirin yaylam Kumru dağım
Yıkılmış baba ocağım
Neler olmuş biz gideli❞

❝Pınarın başında gözledim yari
Geldi testisini doldurdu gitti
Konuşmadı ömrüm eyledi yarı
Düşmanı üstüme güldürdü gitti

Açtı bu gönlüme eylenmez yara
Bıraktı gönlümü bu meraklara
Üstelikte göçtü çok uzaklara
Göçünü bu köyden kaldırdı gitti

Nuri Çırağı’ya çektirdi çile
Yazık ömrüm geldi geçti nafile
Ahu bakışıyla ok kirpiğiyle
Vurdu bu sinemi deldirdi gitti❞

❝Bir sevda peşinde yıllarca gezdim
Hayali gözümden gitmedi gitti
Uğruna ben çiçek ektim gül diktim
Bülbüldü bağımda ötmedi gitti

Bozuldu huzurum bozuldu tadım
Gezdim gurbet eli ben adım adım
Unutayım dedim unutamadım
Sevdası gönlümde bitmedi gitti

Ben deli değilim sevda çıldırttı
Aklımı fikrimi baştan aldırttı
Divane eyledi çöle saldırttı
Yıktı sarayımı çatmadı gitti

Kul Kevseri bu ne biçim manzara
Topladım derdimi sürdüm pazara
Bu dert beni taaa götürür mezara
Bu genç ömrüm bana yetmedi gitti❞

❝Dünya başıma yıkıldı
Sen burdan gittin gideli
Gözümde yaşlar döküldü
Sen burdan gittin gideli

Sana yoktu bir kusurum
Seni sevmekti özürüm
Sen gittin kaçtı huzurum
Sen burdan gittin gideli

Boynu bükük çiçeklerim
Boşa gitti emeklerim
Zehir oldu yemeklerim
Sen burdan gittin gideli

Kul Kevseri ettim keder
Hasret beni deli eder
Burda oldum bir derbeder
Sen burdan gittin gideli❞

❝Vefasız dilberi gördüm pınarda
şu kara bağrımı dağladı gitti
Bir dem şahin gibi yüzüme baktı
Yıktı kaşlarını ağladı gitti

Yaşını silip de demedi derdi
Fark etmedi zalim namerdi merdi
El sözüne kandı yolun dönerdi
Ak üstüne kara bağladı gitti

Her dem varıp beni sana kardılar
şerha şerha yüreğimi yardılar
Seni benden alıp yada verdiler
Düşman yarasını sağladı gitti

Bizi ayırana sanmayın kalır
Erilmez muradın atı gem alır
Gitti bu ülkeden yetişem sanır
Minhaci gözyaşın çağladı gitti❞

❝şu hoş bakışlı sevgiler varya sende
Kalbimi yerinden söktü de gitti
Seyreyle hele şu düşkün halime
Aklını peşine taktı da gitti

şu hoş görülü endamlar varya sende
Beni benliğimden aldı da gitti
şu selvi boyun gamzeler varya yüzde
Aklımı yerinden çaldı da gitti

şu hoş seda sözlerin dil varya sende
Beni hülyalara saldı da gitti
ıbrişim kuşaklı ince bel varya sende
Beni rüyalara saldı da gitti❞

❝Giyindim kuşandım gittim düğüne
Sürmeledim kaşım ile gözümü
Usanıp da şu dünyadan bezmeden
Kadir mevlam kara yazmış yazımı

Selam söylen yarenime dostuma
Hasta olsam Nuri'm gelmez üstüme
Bu feleğin benim ile kastı ne
Yare çektirmedi türlü nazımı

Nuri'min çektiği gamılan keder
Talih olmayınca başaca gider
Nuri'min derdi de ölümden beter
Burada bitirdim dertli sözümü❞

❝Sabahtan uğradım nazlı dildare
Olanca aklımı aldı da gitti
Beni bülbül gibi düşürdü zare
Serimi sevdaya saldı da gitti

Sığanık kolların beni yandırdı
Acep neden bilmem gine indirdi
Bize nisbet edip yönün döndürdü
Bir hoş eda ile güldü de gitti

Mah cemalin gördüm kendim şaşırdım
Bahr-i aşk dalgasın boydan aşırdım
Bu yelkeni pek engine düşürdüm
Muhalif yel gibi geldi de gitti

Süruri aşıka kıyma yazıktır
Perişan gönlünün bağı bozuktur
Benim bağrım küçücükten eziktir
Bu derdli sinemi deldi de gitti❞

❝Gitti kış geldi bahar dayanmaz oldu ahıma dağlar
Küller o yarin başına her vefasıza bel bağlar
Ey felek kaddim büküp namurad ettin beni
Ben murad almış iken tarümar ettin beni❞

❝Gitti gelirim deyi
(allım guguk durnalar tellim guguk durnalar)
Yolu bilirim deyi
(allım guguk durnalar tellim guguk durnalar)
Ahdettim yemin ettim
(allım guguk durnalar tellim guguk durnalar)
Seni alırım deyi
(allım guguk durnalar tellim guguk durnalar)

Irmağın geçeleri
(allım guguk durnalar tellim guguk durnalar)
Kız kaldır peçeleri
(allım guguk durnalar tellim guguk durnalar)
Bu kaş bu göz sendeyken
(allım guguk durnalar tellim guguk durnalar)
Öldürün niceleri
(allım guguk durnalar tellim guguk durnalar)

Irmağı yüzdüm geçtim
(allım guguk durnalar tellim guguk durnalar)
Kumunu süzdüm geçtim
(allım guguk durnalar tellim guguk durnalar)
Baktım yarin göynüne
(allım guguk durnalar tellim guguk durnalar)
Umudum üzdüm geçtim
(allım guguk durnalar tellim guguk durnalar)

Irmak başı taş başı
(allım guguk durnalar tellim guguk durnalar)
Çatıktır yarin kaşı
(allım guguk durnalar tellim guguk durnalar)
Çirkin ile bal yenmez
(allım guguk durnalar tellim guguk durnalar)
Güzel ile taş taşı
(allım guguk durnalar tellim guguk durnalar)❞

❝Gel gönül dünyaya eyleme ülfet
Nice arifanlar gitti gelmedi
Terk eyle elinde var iken fırsat
Nice hub zebanlar(1) gitti gelmedi

Hulus-ı kalb ile sev Yaradan'ı
Kün demekle halk eyledi cihanı
Muhammed Mustafa canların canı
O nur-ı sübhanlar gitti gelmedi

Hiç çıkmıyor derunumdan hayali
ısmi Sübhan ile buldu kemali
Ebubekir Ömer Osman hem Ali
O ehl-i Kur'anlar gitti gelmedi

Cümle din kardaşlar olmuştur razı
Ederim ruz u şeb Hakk'a niyazı
Hamza Ebamüslim Battal-ı Gazi
O şanlı sultanlar(2) gitti gelmedi

Gördün mü dünyada eğlenip kalmış
Saraylar yaptırıp ber-murad olmuş
Bir gün de derler ki Ruhsatı ölmüş
Nice şairanlar gitti gelmedi❞

❝Geçti gitti vatanına yurduna
Dayanamam hasretine derdine
Uçurdum durnamı dağlar ardına
Felek bizi nazlı yardan ayırdı

Ara ver ara ver dağlar ara ver
Götür selamımı nazlı vara ver

Benim gizli derdim asla bilinmez
Akar gözüm yaşı birden silinmez
Ayrılık derdime çare bulunmaz
Felek beni nazlı yardan ayırdı

Ara ver ara ver dağlar ara ver
Götür selamımı nazlı vara ver

Yaz gelir şenlenir yaylalar dağlar
Bülbülün meskeni bahçeli bağlar
Herkes muradına erdiği çağlar
Felek beni nazlı yardan ayırdı

Ara ver ara ver dağlar ara ver
Götür selamımı nazlı vara ver❞

❝Nasıl methedeyim Mihrali Bey'i
Eyvah Mihrali Bey gitti gelmedi
Düşman mı oldular kahraman sana
Eyvah Mihrali Bey gitti gelmedi

Sürmeler çekilir kirpiğe kaşa
Mihrali Bey o Yemen'e ulaşa
Günler sıcak olur çıkamaz başa
Eyvah Mihrali Bey gitti gelmedi

Acıyurt iklimi Konak köyü'nü
Ne bayramı belli ne de düğünü
Gözlerim gelmedi Ali Bey'imi
Eyvah Mihrali Bey gitti gelmedi

Açtı çayır çimen güller nergizler
Bütün yasta kaldı gelinler kızlar
Sivas ahalisi yolunu gözler
Eyvah Mihrali Bey gitti gelmedi

Mihrali ünün duyanlar ağlar
Gam çeker dostların karayas bağlar
Ulaş Nahyasında köyler kan ağlar
Eyvah Mihrali Bey gitti gelmedi

Kahraman Mihrali yiğit bir kişi
Ne yazı bellidir ne soğuk kışı
Topladı orduyu otuz bin kişi
Eyvah Mirali Bey gitti gelmedi

Malın mülkün mirasçılar paylaşır
Rüştü Bey'in konağında eyleşir
Bacıların "gardaş" deyi ağlaşır
Eyvah Mihrali Bey gitti gelmedi

Vasfedelim Mihrali Bey halını
Yiğitliğin şerefini şanını
Çifte hanım bekliyorlar yolunu
Eyvah Mihrali Bey gitti gelmedi

ısa Bey'im O'nun büyük gardaşı
Yemen'e yapmaya gitti savaşı
Ağlar Sivas halkı döker gözyaşı
Eyvah Mihrali Bey gitti gelmedi

Yemen dedikleri gayet sıcaktır
Konak Mihrali Bey yalan ocaktır
Ahbabın yarenin dostların çoktur
Eyvah Mihrali Bey gitti gelmedi

Ummazdım ki ol Yemen'de kalasın
Sıcağından böyle bir hoş olasın
Kars'ın kumandanı Acem balası
Eyvah Mihrali bey gitti gelmedi

Ne diyelim senin yiğitliğine
Alem and içiyor hürmetliğine
Hak'tan bir inayet kuvvetliğine
Eyvah Mihrali Bey gitti gelmedi

Biter mi hiç Mihrali Bey davası
Aslanın boş kalmaz yurdu yuvası
Bir beş değil atmış köyün ağası
Eyvah Mihrali Bey gitti gelmedi

Öyle bir kumandan öyle paşaydı
Biner ata yüce dağlar aşardı
Mahiyetinde nice yiğit yaşardı
Eyvah Mihrali Bey gitti gelmedi

Bu Mihrali Bey'in bu hali böyle
Konuşurdu ağa paşa bey ile
Dinlen gel Püryani yeniden söyle
Eyvah Mihrali Bey gitti gelmedi❞

❝Ay kızım kınalı kızım
Gelin olup gitti bugün
Sensiz ne yaparım kuzum
Gelin olup gitti bugün

Ağlayınca avuttuğum
Ninni çalıp uyuttuğum
Öpe seve büyüttüğüm
Gelin olup gitti bugün

şahballı’yım sinem tüter
Benim derdim bana yeter
Ayrılık ölümden beter
Gelin olup gitti bugün❞

❝Bahçemde açılan o gonca gülü
Dost dediğim saldı derdi de gitti
Dalında şakıyan iki bülbülü
Benli kurşunuynan vurdu da gitti

Bahçe viran oldu gül viran oldu
Bülbülün ardından dil viran oldu
Sazımın döşünde tel viran oldu
Curayı çöğürü kırdı da gitti

Güvercin'im küstüm zalim feleğe
Güvenemem gayrı huri meleğe
Gönlümdeki muradıma ermeye
Dostluk defterini dürdü de gitti❞

❝Gitti Cerit gitti gider Avşarlar
Gider oldu namusumuz arımız
Kavga kuruldu da kılıç çalındı
Hey ağalar nere vardı yarımız

Ağamız da çadırını tutardı
Kabudunu dal boyuna atardı
Her birimiz bin atlıya yeterdi
Dövüşerek ölemedi varımız

Dadaloğlu'm şu dağlara varınca
Korkarım yurtları ıssız kalınca
Saçılıp da Binboğa'ya konunca
Yaylalara dokunmazdı serimiz❞

❝Bir ulu kervandır hak kuyusunda
Gitti kervanımız Ali'ye doğru
Yeni de kurtulduk gamdan kederden

Gitti kervanımız Ali'ye doğru
Hünkar Hacı Bektaş Veli'ye doğru

Helallik vermedik kavim kardaşlar
Yandı yüreciğim ciğerim haşlar
Üç gün üç gecedir yağan yağışlar

Gitti kervanımız Ali'ye doğru
Hünkar Hacı Bektaş Veli'ye doğru

Pir Sultan Abdal'ım coşup gideriz
Düşüp aşk eline taşıp gideriz
Ayınan yıldızı aşıp gideriz

Gitti kervanımız Ali'ye doğru
Hünkar Hacı Bektaş Veli'ye doğru

***

Cahit Öztelli, Pir Sultan Abdal - Bütün şiirleri
adlı kitabında eseri şu şekilde aktarmaktadır.
Özgür Yayınları, Onuncu Basım,
Ağustos - 2004, s.143-144


Bir ulu kervandık kalktık Musul'dan
Gitti kervanımız Ali'ye doğru
Yenice kurtulduk gamla gussadan
Gitti kervanımız Ali'ye doğru

Benden selam söyle güzel Ali'ye
Güzeli sevenler düşer belaya
Yolumuz uğradı Toprakkale'ye
Gitti kervanımız Ali'ye doğru

Helallık vermedik kavim kardaşlar
Yandı ciğerciğim yüreğim hışlar
Üç gün üç gecedir yağan yağışlar
Gitti kervanımız Ali'ye doğru

Sabahtan uğradım ben bir araba
Yüzümü süreyim hak-ı türaba
Kızılşehir derler o da harabe
Gitti kervanımız Ali'ye doğru

Pir Sultan Abdal'ım kubbem göründü
Emir ile yeşil taçlar urundu
Bize bu ayrılık Hak'tan verildi
Gitti kervanımız Ali'ye doğru❞

❝Yıllarım boyunca çektiğim hasret
Bir damla gözyaşı oldu da gitti
Ne güldü yüzüme ne kesti müddet
Açmadan çiçeğim soldu da gitti

Uzun gecelerim bahtsız sabahlar
ınledim sızladım çok çektim ahlar
Dizilse bir yana bahtı siyahlar
Dünya yetmiş kere doldu da gitti

Mevlüt ıhsani'nin her neşesini
Sevda güç bağladı kelepçesini
Gönül zambağını menekşesini
Felek deste deste yoldu da gitti❞

❝Gitticeğin sokak mıydı yol muydu
Yediceğin şeker şerbet bal mıydı
Dakıldığın budak mıydı dal mıydı
Naziklikten ince düşmüş beliniz

Uğrun uğrun dost bağına girmeli
Al yanaktan gonca gülün dermeli
Muhtaçlara bir şeftali vermeli
Cömertlikten kesilmesin eliniz

Uğrun uğrun dost bağını gezmeli
Kalem alıp kaşın gözün yazmalı
Kırmızı fistan da sarı çizmeli
Kadın kızlar nerden aşar yolunuz

Top top olmuş suya giden güzeller
Acep sarpa düşer m'ola yolunuz
Kadir Mevlam nazarlardan saklasın
Anan zalım suya savmış yalnız❞

❝Gurbet ellerine gitti efendim
Aceb dostlar gine tizce gelir mi
Zevk işret içinde zülfü kemendim
Benim bunda çektiğimi bilir mi

Bülbül gibi eyleyim mi figanı
Zarım ile ağlatırım cihanı
O gül yüzlü ahu gözlü civanı
Çarh-ı felek elimizden alır mı

Ağlamaktan hiçbir lahza gülemem
Akan bu çeşmimin yaşın silemem
Bir acep sır vardır bunda bilemem
Deli gönül böyle mahzun kalır mı

Beni Mecnun eden ol saçı Leyla
Gezerim aşk ile sahra-be-sahra
Acep ol dilberi Aşık şermiya
Bir gececik yine tenha bulur mu❞

❝Gitti canımın cananı
(Ah le canım vah le canım uy canım)
Bıraktı beni yaralı
(Ah le canım vah le canım uy canım)
Ben bu dertten ölür isem
(Ah le canım vah le canım uy canım)
Kime yazam fermanımı
(Ah le canım vah le canım uy canım)

Lokman gelse tabip gelse
(Ah le canım vah le canım uy canım)
Bulamaz derdime şifa
(Ah le canım vah le canım uy canım)
Gelsin canımın cananı
(Ah le canım vah le canım uy canım)
Odur derdimin dermanı
(Ah le canım vah le canım uy canım)❞

❝Gittim baktım evlerinin haline
Gittim baktım evlerinin haline
Mayil oldum o gelinin diline
Uy aman bir gelin
Tutaydım elin elin
Saraydım ince belin

Evinin kapısı demir değil mi
Evinin kapısı demir değil mi
Demiri eriten kömür değil mi
Uy aman bir gelin
Tutaydım elin elin
Saraydım ince belin

Ahtım olsun kına yakam eline
Ahtım olsun kına yakam eline
Başımı sevdaya yakan bir gelin
Uy aman bir gelin
Tutaydım elin elin
Saraydım ince belin

Gittim baktım aşiretin göçüne
Gittim baktım aşiretin göçüne
Mayil oldum o gelinin göçüne
Uy aman bir gelin
Tutaydım elin elin
Saraydım ince belin❞

❝Karakoyun aştı gitti dağlara
Üç güzel de şimdi indi bağlara (oy)
Ölen öldü selam söyle sağlara
Hiç yanıma gelenim yok gardiyan

Daldı deli gönül firgata daldı
Yazıldı cezamız evraklar doldu (oy)
Sılada nazlı yarımız galdı
Nazlı yardan hiç haber yok gardiyan

Aşkam olur firengiler vurulur
Gardiyanlar baş ucuma gurulur (oy)
Anam babam çok ricada bulunur
Acep ben de çıkar mıyım gardiyan

Ne zor olur hapisane sıtması
Kıyıda bucakta garip yatması (oy)
Körpe guzuların göze tütmesi
Guzulardan hiç haber yok gardiyan

Hapisanelerde sam yeli esti
Eşler dostlar hep umudun kesti (oy)
Çok arkadaş vardır iyi gün dostu
Aç kapıyı gelenim yok gardiyan❞

❝Ben böyle değildim bana ne oldu
Ümidim hayalim yel oldu gitti
Biçare gönlüme acılar doldu
Aktı gözyaşlarım sel oldu gitti

Kader zincirini açamıyorum
Kırıldı kanadım uçamıyorum
Eşimi dostumu seçemiyorum
Bunca sevdiklerim el oldu gitti❞

❝Bize biz diyecek bir hal kalmadı
Yandı vücudumuz kül oldu gitti
Her kime verdikse attı almadı
Lütuf gevherimiz pul oldu gitti

Feleğin elinden dedik elaman
Boş harman ne buğday kaldı ne saman
Bir yandan hocalık bir yandan zaman
Atlasımız eski çul oldu gitti

Huzuri aynanın yüzün tuttu toz
Ağızlar kapalı gözler eski göz
Gün gece lastikli can sıkar her söz
Bilen bilmeyene kul oldu gitti❞

❝Hakikat rumzundan mana seçenler
Hak ile birlikte bir oldu gitti
Pirler meydanında serden geçenler
Karıştı katere nur oldu gitti

Evvela Kur'anı enzal eyledi
Oun manasını cim dal eyledi
Ademi kendine timsal eyledi
Noktayı gönülde sır oldu gitti

Marifet mülküne göçemeyeler
Helal haramını seçemeyenler
Gözünü gafletten açamayanlar
Hakkın dergahından dür oldu gitti

Münkürün delili nevs emmaredir
Bir menzil alamaz o avaredir
Ol Ulu Divanda yüzü karadır
Yeri tamu ile nar oldu gitti

Daimi'yim minnetim var Hazrete
Fehmeyle nevsini düşme gaflete
Çek postunu yat köşeyi vahdete
şimdiki insanlar şer oldu gitti❞

❝Ilgaza gittik tazu[ust-ayrac]ya
Anı da saldı yazuya
Bakdın mı gara yazuya

(Bağlantı)
A dağlarda kalan oğlum
Çam dibinde buyan oğlum

Altuna yayduğu pürler
Üstüne şalını bürler
Çamlar acı acı gürler

Bağlantı❞

❝Dinle gitti bizden kalpteki sevinç
Yolumuz sapada kapandı kaldı
Nuh tufanı gibi çok kıldım itap
Yolumuz deryada kapandı kaldı

Yaz Özcan'ım bugün bir hoş da makal
Tebrik et dostları duysunlar ahval
Buyrulmadı yazdığımız arzuhal
Neden adliyede kapandı kaldı

Sönmez olundu bizde bu yanışanlar
Bugün yüz çevirdi dünkü kafadar
Evvela gönlümüz gezerken süvar
Yollarda piyade kapandı kaldı

Hicrani hicret kıl eğlenme burda
Vücudum hayatta ruhumuz şurda
Makineler gitmez oldu Bayburt'a
Yol Gümüşhane'de kapandı kaldı❞

❝Bu gittiğin yolun dönüşü yoktur
Çıkma yolculuğa gel etme kuzu
Meleşir ardından zor olur acım
Geride kalanı del etme kuzu

Oturup ağlasa var mı ki bacın
Bu körpe çağında nedir amacın
Buna can dayanmaz zor gelir acın
Gözümde yaşları sel etme kuzu

Gönlüm gitmez hep başında dolanır
Bir yaram var derdin ile sulanır
Dizlerim tutmuyor başım bulanır
Gönlümü gözüme göl etme kuzu

El bilmez bu derdi ben kime deyim
Gideli acının hep içindeyim
Gönlüm arzu eder nasıl geleyim
Aşılmaz dağları yol etme kuzu

Yaram iflah olmaz gönlüme kanar
Figanım göklerde üşüyüp donar
Yüreğim derdinle sızılar yanar
Ardından yakarak kül etme kuzu❞

❝Kerem kıl ey saki yüz verme bana
Gönül o yüzlerden fariğdi gitti
Sevda illetinden açma söz bana
O illet bana bir nar idi gitti

Evvelden gül gübü olurdum handan
şimdi bülbül gibi kalmışım giryan
Ya nice ağlayıp etmeyim efgan
Yarim sadakatli yar idi gitti

Gözlerim yarin muvafık ismi
Hüsnüne düşmüştür mutabık ismi
Ne zaman okunsa bir aşık ismi
Derler ki Emrah var idi gitti❞

❝Kervan gitti biz uyuya kalmışız
Haydi ey tamburam biz de gidelim
Tatvan kenarından Nemrut dağından
Haydi ey tamburam biz de gidelim

Gidelim tamburam gayrı sılaya
Gidenler var katılalım alaya
Yarimiz göç etmiş arş-ı alaya
Haydi ey tamburam biz de gidelim

Has bahçeler açılmıştır girmeye
Hazırlamış güllerini dermeye
Ana baba eşi dostu görmeye
Haydi ey tamburam biz de gidelim❞

❝Koyverdim kuşu da gitti dumana
Ötesin sorarsan ahır zamana
Bilmem akıllı mı bilmem divana
Boğum boğum kınalanmış sürmeli

Ayağına geymiş telli yemeni
Aramızdan kaldıralım gümeni
Aç göğsünü kız göreyim memeni
Boğum boğum kınalanmış sürmeli

Koltuğuna almış bir topça cüzü
Ciğerime battı nazlımın sözü
Cennetten mi çıktın kahpenin kızı
Boğum boğum kınalanmış sürmeli

Karacaoğlan der ne kadar öğdün
Olanca emeğin havaya verdin
Soyundum bir gece koynuna girdim
Boğum boğum kınalanmış sürmeli❞

❝Koyup gittin beni yedi yaşımda
Nasıl kıydın beni ellere anam
Her yatanda görüyorum düşümde
Gelmedin çok baktım yollara anam

Okşayıp emzirip büyüttün beni
Kendin uyumadın uyuttun beni
Tam otuz yıl oldu unuttun beni
Hasretinden döndüm küllere anam

Bayram geldi öpemedim elini
Yıllar geçti soramadım halini
Genç yaşında oldun ahret gelini
Hoyrat baykuş kondu güllere anam

Baksana Özeri ne kadar üzgün
Esen yeller ile şefkatini sun
Elveda eyleyip sarıldığın gün
Hasretim o sıcak kollara anam❞

❝Mangal yaktım koydum gittim ben yana yana
Kendim içtim aman kendim oldum divane
ımana gel kömür gözlüm imana
Oynama balık balık bugün hava bulanık❞

❝Erzurum'da bir kuş var
Kanadında gümüş var
Gitti yarim gelmedi
Elbet bunda bir iş var

Bir taş attım kuşlara
Kanadı gümüşlere
Mertler baş aldı gitti
Meydan kaldı puştlara❞

❝Bu ellerden göçtü m'ola obalar
Üzerine giyer türlü dibalar
Daha yar seversem olsun tövbeler
Mestane gözlü yar gittikten sonra

Dünya zindan oldu bir firkat geldi
Ayrılık oku da sinemi deldi
Yürü fani dünya sende nem kaldı
Mestane gözlü yar gittikten sonra

Viran bahçelerde gülü neyleyim
şu fani dünyada malı neyleyim
Cenneti alayı gayrı neyleyim
Mestane gözlü yar gittikten sonra

Kıyma felek kıyma bana yazıktır
Dağıldı aşiret eller bozuktur
şifa oğlan gitti gönlüm eziktir
Mestane gözlü yar gittikten sonra

Kalktı gönül kuşum göçtü çöllere
Kanlı gözüm yaşı döndü sellere
Başım sığmaz haymalara evlere
Mestane gözlü yar gittikten sonra

***

Eski yurtdan göçtü m'ola obalar
Eğnine giymiş türlü dibalar
Bir daha yar seversem olsun tövbeler
Mestane gözlü yar gidenden kelli

Dünya zindan oldu bir firkat geldi
Ayrılık okudur sinemi deldi
Yürü fani dünya sende nem kaldı
Mestane gözlü yar gidenden kelli

Garip bülbül oynamasın gül ile
Ömrüm geldi geçti ahu-zar ile
Bir yastığa baş koymayam yar ile
Mestane gözlü yar gidenden kelli

Benim yarim yad ellere bakmasın
Ala karlı dağda duman kalkmasın
Karlı buzlu soğuk sular akmasın
Mestane gözlü yar gidenden kelli

Kul Yusuf'um der ki tabib olanlar
Elmas cevahirde olsa şu dağlar
Altın esvap giysem yakışmaz sağlar
Mestane gözlü yar gidenden kelli❞

❝Nasıl geldin nasıl gittin dünyadan
Aşkın tuzağında tutuldun mu hiç
Cefa çekmek için Yusuf misali
Kul olup meydanda satıldın mı hiç

Aşkın badesinden bir kase içip
ıyiyi kötüyü derhal da seçip
Hallacı Mansur’un yayından geçip
Eski pamuk gibi atıldın mı hiç

Bu nasıl güzellik cennet hurisi
Bu dünyada murat kaldı birisi
Gelip geçmektedir Kırklar sürüsü
Koç olup koyuna katıldın mı hiç

ılkbaharı bize yaratan Tanrı
Yeşil mor çiçekli kimisi sarı
ışte karşındadır gönül kantarı
Kendini veznedip tartıldın mı hiç

Serbesti bakınca Eyüp sırrına
Bu devleti vermez binde birine
Aldı ısmail’i kurban yerine
Dosttan ferman geldi kurtuldun mu hiç❞

❝Niceleri gitti de fizan ellere
Duygulanmadın ardından o ellere
Sen giderken döndüm ben akan sellere
Bir noktaya düşen bin yağmur misali

Binerken trene gözlerim ırmaktı
Gün boyu sensizliğine yaş bıraktı
Belki döner diye yollarına baktı
Melul melul bakan bir mağdur misali

Bir teselli uydurmuşum sen gidince
şiirler yazıyorum elim değince
Dökülüyor kaleme sözler hazince
Efkar ile avunan gurur misali❞

❝Kalktı zevrakımız aşkın gölünden
Bir yana varması güç oldu gitti
Biçare gönlümüz sahra çölünde
Mecnun'dan ziyade puç oldu gitti

Aleme yahşi gün bana yamandır
Yıkma dil kasrını bir misl-i kandır
Merhem bulunmadı hayli zamandır
Sinemde yareler lüc'oldu gitti

Derd ehli derdinden irşad olalı
ıhsanı devletten değildir hali
Celali naçarın bir arzuhali
Dergaha varması güç oldu gitti❞

❝Estere bindim oldum suvari
Bir çavuş düştü bende yaralı
Bir nenem vardı bahtı karalı

Ağlama anam belki gelirem
Eğer ölmezsem seni görürem

Hasan kalesi bir yüce kale
Etrafı yalçın dağı Kerbela
Binbaşım gitti gelmiyor hâlâ

Ağlama anam belki gelirem
Belki mahşerde seni görürem

Ordumuz geldi Muş’a dayandı
Taşı toprağı kana boyandı
Bitlis’i gördüm yüreğim yandı

Ağlama anam belki gelirem
Belki mahşerde seni görürem❞

❝Gitti Çamlıbel beyleri
Bana dert oldu dert oldu
Baktım Ayvaz'ın yoluna
Gözüm dört oldu dört oldu

Kervanlar göçtü Yemen'e
Kötüler gelmez imana
Yıkılsın böyle zamane
Kötü mert oldu mert oldu

Köroğlu der şahbazlarım
Düzen tutmuyor sazlarım
Ben böyle sefil gezerim
Adım kurt oldu kurt oldu❞

❝Bu nasıl yaşamak bu nasıl çile
Lira iflas etti pul oldu gitti
Üç beş gündeliğe dolmuyor çile
Halk kuru soğana kul oldu gitti

Vurguncu açıktan vururken avı
Fakiri kahreder pazarın tavı
Unuttuk kasabı bakkal manavı
şu bakire hayat dul oldu gitti

Bak omuzu çökmüş bizim Ali'ye
ış aranmak dönmüş deliye
Tepesinde halay çeker maliye
Ecel yetti ömür çul oldu gitti

Ucar'ım miskince gaflete daldık
Köylü işçi memur biçare kaldık
Allah kerim dedik arzuhal saldık
Yemek içmek bize zul oldu gitti❞

❝Sen gittikçe afeti devran olacaksın
Çok canlar yakıp ateş-i suzan olacaksın
Amman amman çağın geçecek
Ettiklerine vallahi sende pişman olacaksın aman
Çok canlar yakıp ateşi suzan olacaksın of of olacaksın

Amman aman intikam almak dilersin
Ben gibi biçareden
ışte gönlüm işte kalbim işte sen
Ben çıkayım aradan
ışte gönlüm işte kabim işte sen
Ben de çıktım aradan

Aman aman intikam alır senden seni beni
Yaradan aman
ışte gönlüm işte kalbim işte sen
Ben çıkayım aradan
ışte gönlüm işte kalbim işte sen
Ben de çıktım aradan❞

❝Soyun Nemrut mudur ok mu atarsın
Mazlumu döğmeyi sevmedim gitti
Allahı tanımaz gafil yatarsın
Cahile uymayı sevmedim gitti

Adam tek taraflı ağırdır kanlı
Ağaç kökten kurur yeşermez dalı
Adam vardır hayvan ondan akıllı
ınsandan saymayı sevmedim gitti

Ölürsen kabirde ne diyer diller
Ortaya çıkacak yaptığın feller
Köyün merasını süren hainler
Mazlumdan duymayı sevmedim gitti

Haram kazanmıştır yakandaki ran
Onu bunu kandırıp da söz veren
Mümünleri birbirine düşüren
Belayı yaymayı sevmedim gitti

Vahit Köroğlu’yum sözünde kalır
Doğruluk hazıne izinde kalır
Yalıncını atı menzilde kalır
Söz verip caymayı sevmedim gitti❞

❝Gençlik elden gitti halım çok yaman
Perişan düşmüşüm ala seslendim
Garip bülbül gibi düştüm figana
Virane bahçede güle seslendim
Vay vay vay vay vay dünya

Bendimi yıktım da çıktım Sahraya
Yar cemalin benzer güneşe aya
Ben yanmışım bir sarışın Leyla'ya
Mecnuni misali çöle seslendim
Vay vay vay vay vay dünya

Fazıli cihanda gülmedi yüzüm
Beni bırakmıyor bu kara yazım
Bana karalıdır baharım yazım
Suları çekilmiş göle seslendim
Vay vay vay vay vay dünya❞

❝Tamam kırk senedir gurbete gittim
Görseniz orada ben neler ettim
Yeşil ağaç gibi töredim bittim
Yüzümün üstünde bir ağ getirdim

Yükümü yükledim katara geldim
Gelirken dağları devirdim deldim
Zirveden aşağı kükremiş seldim
Paslı yüreklere ben yağ getirdim

ılim meclisleri bağ-i cenandır
Bunu bilmeyene söyle inandır
Yüreğin içinde ışığı yandır
Sevgili yurduma bir bağ getirdim

Saçımdaki akı görüp aldanma
ıhtiyar diyenin sözüne kanma
ıftira edip de ateşe yanma
Henüz pek yerinde bir çağ getirdim

Ulusum ne zaman savaşa girse
Başkanım yürüyüş emrini verse
Yiğitler kükreyip kavgaya girse
Mertlik anbarından bir mağ getirdim

Ordu nasıhlığı yaptığım zaman
Düşmanlar elimden demişti aman
Divrikli Haca'ydı adım o zaman
ılime şerefli bir dağ getirdim

Mikdat ne bahtiyar taliin vardır
Henüz o gençliğin özüne yardır
ıftihar edenin ahiri nardır
De ki şahin değil bir zağ getirdim❞

❝Nice arif canlar nice kamiller
En sonunda toprak olup gittiler
ınsanlığa yol gösteren alimler
En sonunda toprak olup gittiler

Nice evliyalar hice Veliler
Nice akıllılar nice deliler
Evrensel hakların piri Aliler
En sonunda toprak olup gittiler

Dört kitabı insanlıkta bulanlar
ılim deryasında kaptan olanlar
Nice hükümdarlar nice sultanlar
En sonunda toprak olup gittiler

şah Müslüm'den önce gelen ozanlar
Uygarlığı yıllar önce sezenler
ılimce konuşup ilim yazanlar
En sonunda toprak olup gittiler❞

❝Üş gafil çıkdın gittin elimden
Ah yiğitlik yavı kıldım ben seni
Andelibim ayrı düştüm gülümden
Vah yiğitlik yavı kıldım ben seni

Dahi böyle olmamıştır sanarum
Bir görmüş yok bulduğuma sorarım
Anın için belim bükük ararum
Ah yiğitlik yavı kıldım ben seni

Mevla birdir yoktur kalbimde hilem
Nebim Muhammed'dir demezim yalan
Allah ver(e) inşallah cenneti bulam
Ah yiğitlik yavı kıldım ben seni

Muradım kaldı ermedim kasdına
Bu hale de şükür olsun dostuma
Yokuş gelse çıkamazam üstüne
Ah yiğitlik yavı kıldım ben seni

Farkedemez oldum güneş ayı
Bize kısmet oldu pirliğin payı
Gel de gör ne halde bu Kul Çulha'yı
Ah yiğitlik yavı kıldım ben seni❞

❝Vardım gittim dükkanına (dilelele leley)
Yanımı virdim yanına (dilelelele yanına yanına vay)
Kazan belan bu canıma (dilelele leley)
Vardım gittim süt pişirir (dilelelele pişirir pişirir vay)
Südün yüzünü düşürür (dilelele leley)
Görenler aklın şaşırır (dilelelele şaşırır şaşırır vay)❞

❝Vardım gittim odasına (dıleleley)
Yatak yapmış kocasına
Beş yüz lira gecesine (dıleleley)

ımanın olayım Vanlı
Yes kadan alim Sivaslı

Vardım gittim bulakdadır (dıleleley)
Elin yüzün yumaktadır
Hatem yüzük parmaktadır (dıleleley)

ımanın olayım Vanlı
Yes kadan alim Sivaslı

Ne hoş olur Erzurum sazı (dıleleley)
Çalkanır ördeği kazı
Bedendedir Çerkes kızı (dıleleley)

ımanın olayım Vanlı
Yes kadan alim Sivaslı❞

❝Varıp gittim bir kapıya dayandım
şahadet miftahıyla açmış olaydım
Ben dört renkli boya ile boyandım
Emrini nehyini seçmiş olaydım

Varlığımı Hak cennete koydurdu
Sol yanımdan Havva çıktı dedirdi
Zalim nefis bana buğday yedirdi
Elimle sitrimi biçmiş olaydım

Kara ettim Hakk’a karşı yüzümü
Kalmadı cennette adam lüzumu
Serendib’e fırlattılar özümü
Bu tatlı canımdan geçmiş olaydım

Hıkıf inzal oldu kendi varından
Haber verdi bu gününden yarından
Daha evvel bilip şeytan şerrinden
Hakk’ın daldasına kaçmış olaydım

Fani mülke Adem diye duyruldum
Bir kalmadım Havva ile ayrıldım
Tövbe ettim günahlardan sıyrıldım
Faniden bakiye göçmüş olaydım

Çıkmaz idim cennet denen yuvadan
Ellerimi indirmezdim duadan
Bir kalırdım ayrılmazdım Havva’dan
Rahman pınarından içmiş olaydım

Çırağı’yım razı olsam çileme
Dert dökmeye sarılmazdım kaleme
Kahretmezdim göçer iken aleme
Birlik tohumunu saçmış olsaydım❞

❝Vardım gittim su başına
Üç kız oturmuş (evlat üç kız oturmuş)
Sağ elini sol elini
Suya batırmış (evlat suya batırmış)

Uzun boylu mecidiya feslim
Yazıklar sana evlat yazıklar sana
Haram olsun şimden sonra
Bu yerler sana evlat bu gençlik sana

Vardım gittim odasına
Liba döşeli (evlat liba döşeli)
Yanağında güller açmış
Mor menevşeli (evlat mor menevşeli)

Uzun boylu mecidiya feslim
Yazıklar sana evlat yazıklar sana
Haram olsun şimden sonra
Bu yerler sana evlat bu gençlik sana❞

❝Gittim mahkemeye arzuhal için
Bey dedi boynunu büktü yürüdü
Bir küfür yedi ki oldu o biçim
şey dedi boynunu büktü yürüdü

Çekti topukları kahveye vardı
Çürük tabakadan bir tütün sardı
Niceden sonraya garson çağırdı
Çay dedi boynunu büktü yürüdü

Babası yaslandı durdu duvara
Çoban gidiyordu ulu davara
şöyle döndü baktı apartmanlara
Vay dedi boynunu büktü yürüdü

Gidemedi kaldı kendi yolunda
Kimse yoktu baktı kendi halına
Velhasıl birkaç beyin dölüne
Bey dedi boynunu büktü yürüdü

Mahzuni gerçegi bulmalı insan
Savaşlar olmasın dökülmesin kan
Eğitim kültürle uyansın her can
Aydınlık başını dikti yürüdü❞

❝Yağmur gibi geldim sel gibi gittim
Bu yalan dünyayı görmüş mü oldum
Sanki kasırgayım yel gibi gittim
Ömrümün hakkını vermiş mi oldum

Su oldum aktım görmedim hargı
Çekildim pazara bulmadım nargı
Gelip gelmemenin nedir ki fargı
Bahçemin gülünü dermiş mi oldum

Kölesin dediler satıldım gittim
Nice kervanlara katıldım gittim
Diyarı gurbete atıldım gittim
Sanki menzile varmış mı oldum

Ne desem beyhude hepsi yalan
Var mıdır dünyada muradın alan
Nedir Sefil Pir'im geride kalan
Bu yalan dünyaya gelmiş mi oldum❞

❝Terse savurmuşum eyvah harmanı
Taneyi samanı yel aldı gitti
Kirpiğimle toplamıştım bir zaman
En sonunda baktım sel aldı gitti

Neyine inanam ben nasıl kanam
Kâr etmiyor sözüm çok kötü zaman
Üstümüze çöktü bir kara duman
Esti deli poyraz yel aldı gitti

Erdoğan gözyaşım hep terse akar
Dört mevsimde olmaz böyle bir bahar
Evimi barkımı başıma yıkar
Baktım enkazını el aldı gitti❞

❝Yiğidim gitti yaylaya
Ecel çekmişti oraya
Tabip yok ki derdim yaza
Yiğidim ağlatma bizi

Yiğidim ağlattın bizi
Viran koydun köyümüzü
Kimse sormaz halimizi

Karşı dağda kuş oturur
Kuş kuşa da yem götürür
Evvel şenlik bağımızda
şimdi baykuşlar ötüşür

Yiğidim ağlattın bizi
Viran koydun köyümüzü
Kimse sormaz halimizi❞

❝Yar saçların deste deste elimde
Gezdirdim gezdirdim yel aldı gitti
Türkülerin beste beste dilimde
Yazdırdım yazdırdım tel aldı gitti

Hasret benim sağ yanımda yatarken
Dertli bülbül yaz baharda öterken
Dost derdimi Pazar Pazar satarken
Bozdurdum bozdurdum sel aldı gitti

Ferman Baba senin günahın yoktur
Derdin dermanını bilmiyor doktor
Senin ahım bütün ahlardan çoktur
Sezdirdim sezdirdim el aldı gitti❞

❝Etim gitti kemik kaldı
Bir hayırsız yedi beni
Çekilmeyen çile doldu
Bir hayırsız yedi beni

Yandım dedim serin dedi
Hastalandım sürün dedi
Öleceksin yarın dedi
Bir hayırsız yedi beni

ıçin için yanar idim
Kurumayan pınar idim
Çürümeyen çınar idim
Bir hayırsız yedi beni

Cenazeme su döktürmez
Açıp yüzüme baktırmaz
Mezarıma taş diktirmez
Bir hayırsız yedi beni

Gülhani'yi güldürmedi
Süründürdü öldürmedi
Yere düştüm kaldırmadı
Bir hayırsız yedi beni❞

❝Yarim gitti çeşmeye (Aman güzel oğlan)
Yaralarım deşmeye (Yar yar yar aman)
Neyim varsa vereyim (Aman güzel oğlan)
Elinden su içmeye (Yar yar yar aman)

Yarimin gelişine (Aman güzel oğlan)
Mailim gülüşüne (Yar yar yar aman)
Deli olacağım ben (Aman güzel oğlan)
Ben düşüne düşüne (Yar yar yar aman)

Yar yüzünü göreyim (Aman güzel oğlan)
Bir canım var vereyim (Yar yar yar aman)
Saçlarının telinden (Aman güzel oğlan)
Başıma taç öreyim (Yar yar yar aman)

***

TRT Repertuvarındaki hali

Yarim gitti çeşmeye (Aman güzel oğlan)
Yaralarım deşmeye (Yar yar yar aman)
Ney istersen vereyim (Aman güzel oğlan)
Elinden su içmeye (Yar yar yar aman)

Yarimin gülüşüne (Aman güzel oğlan)
Vurgunum sevişine (Yar yar yar aman)
Deli olacağım yar (Aman güzel oğlan)
Ben düşüne düşüne (Yar yar yar aman)

Yağız yüzünü göreyim (Aman güzel oğlan)
Bir canım var vereyim (Yar yar yar aman)
Saçlarımın telinden (Aman güzel oğlan)
Başıma taç öreyim (Yar yar yar aman)❞

❝Yeni evli idim gittim askere
Mektup yazıyorum günde beş kere
Ağladığım günler oldu eşkere
Benim bu halime bakın kardeşler

On bir aydır bana mektup gelmiyor
Eller güler benim yüzüm gülmüyor
Kimse benim içerimi bilmiyor
Yağlarım eriyip aktı kardeşler

Çok sürmedi dostlar çıktım izine
Anam ile karım tüttü gözüme
Bir ateştir düştü benim özüme
Bütün içerimi yaktı kardeşler

Arkadaşın biri mektup yazıyor
Okudum mektubu beni üzüyor
Anam karım devre yolda geziyor
Gözlerim kanlı yaş döktü kardeşler

Gece bir yarısı geldim köyüme
Arkadaşın biri çıktı önüme
Beraber gelmiştik dostlar evime
Arkadaşım dönüp gitti kardeşler

Anam ile karım geldi oturdu
Aç mısın diyerek yemek getirdi
Takadım kesildi gözüm dikildi
Anam kollarımı tuttu kardeşler

Anam bana dostlar oğlum demedi
Karım geri durur yakın gelmedi
Takadım kesildi gözüm görmedi
Gözlerimin nuru gitti kardeşler

Arkadaşım gelmiş beni soruyor
Annem yoktur diye cevap vermiyor
Cesedim içerde kesik duruyor
Beni bir çuvala kattı kardeşler

Anam ile karım zehir yedirdi
Üstelik beni boğup öldürdü
Büyük bir çuvala kesip doldurdu
Beni bir çukura attı kardeşler

Konuşmak istedim dilim dönmedi
şu yalan dünyada yüzüm gülmedi
Beni öldürürken kimse görmedi
Kadir Mevla'm bana baktı kardeşler

Jandarma olmuştum karakollara
Böyle acı verme Tanrı'm kullara
Anam karım düşmüş kötü yollara
Duyar diye böyle yaptı kardeşler

Bir emmim var benim gelsin yanıma
Anam ile karım kıydı canıma
ıdamlık yakışır iki zalime
Beni hayatımdan etti kardeşler

Nihayet merkeze teslim oldular
Ellerine birer ceyran koydular
Biz öldürdük diye haber verdiler
Duyan bu acıya şaştı kardeşler

Doktor ile savcı geçirdi beni
Büyük bir meydana yatırdı beni
Köylülerim alıp götürdü beni
Görenin gözleri aktı kardeşler

Böyle bir anayı asmak doğrudur
Elini kolunu kesmek doğrudur
ıkisini birden yakmak doğrudur
Evimi başıma yıktı kardeşler

Komşularım gelmiş beni götürür
Bütün millet yüzlerine tükürür
Görenin gözünden yaşlar dökülür
Bana bütün boyun büktü kardeşler

Aşık Ali'm der ki gözüm doluyor
Yazmaya başadım elim duruyor
Ana evladına düşman oluyor
Güvenecek kimsem yoktu kardeşler❞

❝Yar gitti gelmedi hayli zamandır
Bekleye bekleye ömrüm söküldü
Ayrılığın derdi gayet yamandır
Çeke çeke artık belim büküldü

ıçerim yanıyor hasret narından
Çünkü ayrı düştüm nazlı yarimden
Ayrılık yoksulluk çile serimde
Hançer olup ciğerime çakıldı

Bilmem nerde kaldı nazlı cananım
Kime anlatayım derdi hicranım
Sıkıntı kederle doldu her yanım
Sıralanıp hep yanıma sokuldu

Bilmem ne olacak halimiz bizim
Her dem kısa gider yolumuz bizim
Zalim felek kırdı kolumuz bizim
Yar gitti gideli evim yıkıldı

ıbreti dünyada çok çektim çile
Acep bu çilenin sonu mu gele
Bülbül gibi hasret kaldım o güle
Gözlerimden kanlı yaşlar döküldü❞

❝ındim gittim Diyarbeyirin düzüne
Sürmeler çekilmiş ela gözüne
Uyusam uyansam baksam yüzüne

Söyle menem hane şiraze gelsin
Gündüz bağa gece otağa gelsin

Ya(ğ)lığında kişniş ile badem var
Pek salınma aramızda adam var
Seni benden beni senden eden var

Söyle menem hane şiraze gelsin
Gündüz bağa gece otağa gelsin

Diyarbeyrin kalesi var düzü var
Gerdanında top-top olmuş inci var
Benim dilber senden gayri kimim var

Söyle menem hane şiraze gelsin
Gündüz bağa gece otağa gelsin❞

❝ındim gittim has bahçeye yol sandım
Ayağıma diken battı gül sandım
El o(ğ)lunu ben kendime yar sandım

Yavrum Halimem her yanı alaylı
Yalabık sevmesi beyim kolaylı

Halimenin havl[u]sunda mısırı
Halimeyi gelen geçen ısırı
Halimem de nizamların yesiri

Yavrum Halimem her yanı alaylı
Yalabık sevmesi beyim kolaylı

Halimenin havlusunda dibeyi
Halimenin ayva gibi göbeyi
Halimenin mermer gibi yüreyi

Yavrum Halimem her yanı alaylı
Yalabık sevmesi beyim kolaylı❞

❝ındim gittim yaylasına iline
Hayran oldum ben bir taze geline
Kadir Mevla'm nice öğmüş yaratmış
Gümüş tasma takmış nazlı beline

Göğsü telli turna gibi dölektir
Gözler kara dolgun beyaz bilektir
Kuraş yayla şirin yeri gölektir
Kendi melek benzer yayla geline

Karac'oğlan der ki gönül eğlerim
Benim olsa böyle dilber neylerim
Gurbet ilde yanık yanık söylerim
Gümüş halka takmış tonbul koluna❞

❝Yaz bahar ayında pek etti gitti
Acep sılasına giden gelir mi
Kadir Mevlam bize hidayet etse
Kul ednanın muradını verir mi

şol Koca Nalbat'a biz de varalım
Serimizden şu sevdayı ıralım
Emlak kazasında bir dem sürelim
Sultan Akdağ gibi dağlar olur mu

Kızdırmaz coşkun akar selinen
Güzellerin suya iner alınan
Altın halhal ile gümüş kemer ince belinen
Seni seven şu fanide kalır mı

Soğanlı da Koçdağı'nın eteği
Koca Buzluk şol Malya'nın yatağı
Geç Hıdır dağından Kurtul Eteği
Kaşı keman bu sularda kalır mı

Dadaloğlu'm der de hub tatlı dilli
Güzellerin var da çığallı-telli
Edna kullarının sohbeti belli
Yalan dünya hiç kimseye kalır mı❞

❝Koyup gittin beni yedi yaşımda
Nasıl kıydın beni ellere anam
Her yatanda görüyorum düşümde
Gelmedin çok baktım yollara anam

Okşayıp emzirip büyüttün beni
Kendin uyumadın uyuttun beni
Tam otuz yıl oldu unuttun beni
Hasretinden döndüm küllere anam

Bayram geldi öpemedim elini
Yıllar geçti soramadım halini
Genç yaşında oldun ahret gelini
Hoyrat baykuş kondu güllere anam

Baksana Özeri ne kadar üzgün
Esen yeller ile şefkatini sun
Elveda eyleyip sarıldığın gün
Hasretim o sıcak kollara anam❞