Nuray Hafiftaş - Dinle







Yorum Yaz

Yorumlar
5 - 5 - 0 yorum

Nuray Hafiftaş En Çok Dinlenen 10 Türküsü
Nuray Hafiftaş - Leyli Leyli
Nuray Hafiftaş - Sen Küçüksün
Nuray Hafiftaş - Doktor
Nuray Hafiftaş - Eyvah Gönül
Nuray Hafiftaş - Ahu Gözlüm Tut Elimden
Nuray Hafiftaş - Ay Doğar Ayazlanır
Nuray Hafiftaş - Potpori
Nuray Hafiftaş - Geliver
Nuray Hafiftaş - Gözünü Toprak Doyursun
Nuray Hafiftaş - Cemil

Etiketler : Nuray Hafiftaş, Dinle, Nuray, Hafiftaş, Dinle, Nuray Hafiftaş - Dinle türkü indir, Nuray Hafiftaş - Dinle türkü dinle, Nuray Hafiftaş türküleri, Dinle türküsü dinle, Nuray Hafiftaş türkü dinle, Nuray Hafiftaş türkü sözleri, Dinle sözleri, Nuray Hafiftaş mp3 dinle

❝Dinleyin ağalar tarif edeyim
Açılır baharda gülü Tebrizin
Düğünde bayramda atlas giyerler
Bozulmaz yeşili alı Tebrizin

Tebrizin etrafı dağdır meşedir
İçinde oturan beydir paşadır
Sekiz bin mahalle yüz bin köşedir
Çarşısı pazarı yolu Tebrizin

Pehlivanlar kispet giyer yağlanır
Cümle bezirganlar anda eğlenir
Üç yüz altmış yükü birden bağlanır
Elden ele gezer mali Tebrizin

Erenler dolusun içip gelmişsin
Aşkın deryasını geçip gelmişsin
Aşık Garip vatan methin etmişsin
(Ben Garipim vatan methin etmişim)
Benim imdi Rüstem Zalı Tebrizin❞

❝Ağalar dinleyin şu bezirganı
Bize haber verir ellerimizi
Hasan için gidek Güllü Nigara
Gonca iken derek güllerimizi

Düğünüm var haber salın komşuya
Nişanlandım Döne Hanı Hoyluya
Emir verin hazırlansın orduya
Ördek gibi yüzek göllerimizi

Yanarım ağalar yerlerim diken
Babamın öcüdür belimi büken
Düğün kurulmadan günümüz varken
Göz oyanlar görsün sellerimizi

Döktüler babanın gözü kanını
Söndürmeli zalim hanımanını
Almalıyız bunun intikamını
Estirsin kıratım yellerimizi

Kulak verin Köroğlunun sözüne
Düğün kuracağım yılın güzüne
Söz verdim emmimin iki kızına
Hoylu Hasan çalsın tellerimizi❞

❝Veysel Hakk’a erdi cahil anlamaz
Boşuna arayıp sorman Veysel’i
Tellal oldu ama kimse dinlemez
Kulağınla duysan görmen Veysel’i

Onu görmek yetmez Kâmil olmazsan
Sazında sözünde mânâ bulmazsan
Gözleri kör diye kale almazsan
Olur olmaz şeye yorman Veysel’i

Sadık yarim diye toprağı seçmiş
Kazma ile ekmiş orakla biçmiş
Bahçe bağda aşlak sarmış dip açmış
Sakın köylü diye yermen Veysel’i

Nice güzellere bağlanmış kalmış
Arı gibi çiçek dermiş bal salmış
Uzun ince yolda gaflete dalmış
Düz iken yokuşa sürmen Veysel’i

İçindeki aşkı yare yazdırmış
Hislerini beyit beyit dizdirmiş
Küçük Veysel Ahmet köy kent gezdirmiş
Bırakın açılsın dürmen Veysel’i

Pir Sultan Abdal’ın izin sürmüş
Yunus’ta Tapduk’ta kendini görmüş
Agahi Kemter’in sırrına varmış
Onlardan aşağı görmen Veysel’i

Onu Yüzbaş’oğlu Mihmanî’den sor
Ali İzzet ile Devranî’den sor
Aziz Üstün’den sor Aziyet’ten sor
Bunlar yol dostuydu kırman Veysel’i

Onu Hüseyin’e Kul Sabri’ye sor
İstersen İzzet’e Hasgül’e de sor
Emlek Yöresini bilenlere sor
Dağa taşa sorun durman Veysel’i

Adım adım gezmiş vatanı yurdu
Kardeş kılmış Sünnî Alevî Kürd’ü
Birlik dirlik için çırpındı durdu
Sevgiye mal edin harman Veysel’i

Bayrağı toprağı genel hak görmüş
Atasına minnet duymuş iz sürmüş
Bölücü bağnazı taşlamış yermiş
Derde deva edin derman Veysel’i

Emaneti der ki iyi tanırım
Filozof tabiri yetmez sanırım
Çağın ozanıydı benim onurum
Ümmi cihan gelse vermen Veysel’i❞

❝Hoca dinle bu sözümü
Duymayanın avradını
Harap eyledi özümü
Sağlamayanın avradını

Bir münkirin bir gammazın
Terk-i salat beynamazın
Üçünün meyit namazın
Kılanın da avradını

Münkir münafıkın soyu
Yıktı harap etti köyü
Ölüsüne bir tas suyu
Koyanın da avradını

Dağdamn odun getirenin
Ilıtıp su yetirenin
Iskatına oturanın
Hocanın da avradını

Meyit sinni çarı yardır
Münkirin fesadı vardır
Rafıziye ehl-i nardır
Demeyenin avradını

Ruhsat burdan kalktı deyu
Dört yanına baktı deyu
Bu destanı yaktı deyu
Kınayanın avradını❞

❝Bu ah u zarımı kimler dinlesin
Bu canım canana katana kadar
Yatıp bir yastıkta yarinden halbet
Sarıp canı cana katana kadar

Göksu bostan olmuş bitmiş şememe
Yüzbin şemameye değer bir meme
Hasta gönül ister memeden eme
Al kanı damardan alana kadar

Hüdam kıl müesser murat alayım
Leyi ü nehar dost köyünde kalayım
Canan ile can sohbeti kılayım
Her gece horozlar ötene kadar

Silse göz yaşımı baksa yüzüme
Hab-ı gaflet haram olsun gözüme
Körpe kuzu kimin alsam dizime
Desem ninni ninni yatana kadar

Köşe-i zindanda dostun eline
Kailem berdara zülfün teline
Hıfziyım gözüm yok dünya malına
Olsa gün doğandan batana kadar❞

❝Dinle sözlerimi canım Yavuzer
Dosta ulaşması yolunan olur
Bir tek elin sesi çıkmaz bilirsin
Vallahi bu işler elinen olur

Şu ateş bu canı yakar söyleyin
Doğru olan doğru bakar söyleyin
Ufak sular sessiz akar söyleyin
Derenin coşması selinen olur

Gönlünde gizlemiş yara Çırağı
Ne anlattı nazlı yara Çırağı
Sesin duyuramaz yara çırağı
Duyurması ehl-i halınan olur❞

❝Dinle gitti bizden kalpteki sevinç
Yolumuz sapada kapandı kaldı
Nuh tufanı gibi çok kıldım itap
Yolumuz deryada kapandı kaldı

Yaz Özcanım bugün bir hoş da makal
Tebrik et dostları duysunlar ahval
Buyrulmadı yazdığımız arzuhal
Neden Adliyede kapandı kaldı

Sönmaz olundu bizde bu yanışanlar
Bugün yüz çevirdi dünkü kafadar
Evvela gönlümüz gezerken süvar
Yollarda piyade kapandı kaldı

Hicrani hicret kıl eğlenme burda
Vücudum hayatta ruhumuz şurda
Makineler gitmez oldu Bayburta
Yol Gümüşhanede kapandı kaldı❞

❝Dinle sözlerimi Salih Bezirgan
Kenan sana sen Allaha emanet
Evladın acısı hasreti zordur
Kenan sana sen Allaha emanet

Elimden alındı ok ile yayım
Kesildi dünyadan kısmetim payım
Bunca saltanatım köşk ü sarayım
Kenan sana sen Allaha emanet

Hamit Hanım yüreğimde sızı var
Alnımda da silinmeyen yazı var
Peşim sıra boynu bükük kuzum var
Kenan sana sen Allaha emanet

Baba baba dönecem
Pervaneyim dönecem
Eğer kısmet olursa
Birgün geri dönecem❞

❝Dinle beni Celal Paşa
Sağ kalanlar döner bir gün
Bu öyle bir ocaktır ki
Söndüğünde yanar bir gün

Ben ağlarım yana yana
Olmuşum deli divana
Dünya benzer merdivana
Çıkan insan iner bir gün

Hamit Han der bak çağına
Çıkmıştım gönül dağına
Güvenme sen ocağına
Felek vurur söner bir gün❞

❝Dinle sözlerimi ey yavrum Kenan
Meyve vermeyince dal faydasızdır
Geniş günde dostun olur kötüler
Dar güne düşünce kul faydasızdır

Bu fani dünyada yaşa ha yaşa
Yazılan gelirmiş insana başa
Bütün emeğimi verdiler boşa
Ahbap faydasızdır el faydasızdır

Dinle yavrum sana öğüdüm olsun bu sözüm

Ahirden geçmiştir bu devr-i zaman
Nekem yerden geldi yazılan ferman
Dünyada hayırsız olursa insan
Devlet faydasızdır mal faydasızdır❞

❝Garip yiğit dinle benim sözümü
Ne sebepten gelip girdin meydana
Bu topraklar benim ata yurdumdur
Sen olmuşsun neden deli divana

Yiğit olan meydandan korkar mı
Çevirir meydanı toza dumana
Ben gelmişim burdan haraç almaya
Şimdi düşürürem seni şivana

Bilir misin yiğitliğin halını
Ben bilirim erkanını yolunu
Keleşlerim bağlar senin kolunu
Seni attırırım şimdi zindana

Kahraman Harami derler adıma
Bakan yok mu benim bu feryadıma
Seni getirdiler benim katıma
Yiğit olan girer gerçek meydana

Ben bir han oğluyum ağlar anam ey
Viran kaldı köşk ü saray binam ey
Gözü yolda yol bekliyor sunam ey
Kıymayın pehlivan civan Kenana❞

❝Çoban kardeş dinle benim sözümü
Bu vatandan sizin elden ne haber
Hasbahçede kızılcıklar açanda
Bülbül öter şeyda gülden ne haber

Kenan der ki devletimdir varımdır
Dilimde söylenen ah u zarımdır
Hanzade benim nazlı yarimdir
Sevdiceğim mah cemalden ne haber

Vatan bizim ulus bizim el bizim
Eğer sorar isen el yerindedir
Bülbül gülün aşkı ile yanarsa
Hasbahçede açan gül yerindedir

Çoban der ki şimdi gözü yolunda
Herkes gezer bak sen kendi halinde
Zehir almış kadehine elinde
Eğer sorar isen gel yerindedir❞

❝Padişahım dinle benim sözümü
Uzak yerden ben bu yana gelmişem
Sevdanın ateşi yakar içimi
Onun için sararmışam solmuşam

Derdimi sizlere edem ifade
Sırrımı dünyada açmadım yada
Pirlerin elinden içmişim bade
Hanzadenin divanına gelmişem

Zalimler önünde kolu bağlıyam
Kenan der ki ciğerimden dağlıyam
Sorarısan ben de bir şah oğluyam
Bu divanda mağdur olup kalmışam❞

❝Mine Hanım dinle beni
Kırmanıma bir hal oldu
Kim getirdi kim götürdü
Ona bugün zeval oldu

Nakış nakış işleniyor
Sözlerime başlanıyor
Kanlı köpük taşlanıyor
Hikmetinden celal oldu

Yıkıldı tahtı hanesi
Nerde kaldı nişanesi
Mahbup Kirmanın anası
Başına kalmakal oldu❞

❝Dinle beyim dinle benim sözümü
Uzak yerden ben bu yana gelmişem
Hasretlik sineme saldı bir ateş
O sebepten yan yana gelmişem

Hasretlikten sinesinden dağlıyam
Yüreğimden sevdiğime bağlıyam
Eğere sorarısan bir bey oğluyam
Aşk yüzünden bu meydana gelmişem

Yıkılsın feleğin tahtı binası
Göllere dağılsın kazı sunası
Adım Kirman hasret kaldı anası
Bugün seni gördüm cana gelmişem❞

❝Aman bacım dinle benim sözümü
Hasret itkin kardeşinden ne haber
Anan baban bekler idi yolunu
Hasret itkin kardeşinden ne haber

Sorma bacı sorma benim halimi
Gözüm yolda bey kardeşim gelmedi
O bağlamış kanadımı kolumu
Gözüm yolda bey kardeşim gelmedi

Akça Kız gözünden kurusun yaşın
İçinden tükensin ahın telaşın
Müjdemi ver geldi Seyyad kardeşin
Hasret itkin kardeşinden ne haber

Gökçek der ki benim tükenmez sızım
Ondan sonra kara baharım yazım
Hasrettir kardeşim o iki gözüm
Yol beklerim bey kardeşim gelmedi❞

❝Dinle sözlerimi baba
Benim yarim dönecektir
Haber salın dört tarafa
Vefakarım dönecektir

Gurbetin yolu dolaşık
Gökyüzünde nurlu ışık
Rüyasında oldu aşık
Huluskarım dönecektir

Gülistanım budur ahım
Sevmişem yoktur günahım
Sana yalvardım Allahım
Sitemkarım dönecektir❞

❝Dinle sözlerimi azizim oğul
Nice yıl çekmişim aşk ateşini
Hayalinden girmez yarin cemali
Görmüş isen gözlerini kaşını

Sorma baba sorma müşkül halimi
Silen olmaz gözlerimin yaşını
Kim budadı yaprağımı dalımı
Duman aldı karşı dağın başını

Yusuf Usta derler benim adıma
Gene eski günler düştü yadıma
Hiç kimse yetmedi benim dadıma
Ben anlarım hayalini düşünü

Hafız der derdimin yoktur çaresi
Sargı merhem tutmaz gönül yarası
Gün doğandan gün batanın arası
Göreyidim toprağını taşını❞

❝Dinle sözlerimi garip evladım
Sana bir insandan haber getirdim
Halini söyledi gördüm ağladım
Gönlü perişandan haber getirdim

Beni dinle zarar getirme bana
Merhamet kıl aşka düşen insana
Aşkınla olmuştur deli divana
Sana sadık candan haber getirdim

Koca Nene kara etme yüzümü
Gezdiğin yerlere sürem yüzümü
Yavrum iyi dinle benim sözümü
Güzel Gülistandan haber getirdim❞

❝Dinle sözlerimi hey garip oğlan
Ne sebepten bu diyara gelmişsen
Nicesini tuzağıma düşürdüm
Ölmek için bu pazara gelmişsen

Alemlere bildirirem
Güllerini soldururam
Sen civansın be hey oğlan
Bir kılıçla öldürürem

Sevdiğimin ülkesine giderem
Yar elini sora sora gelmişem
Bir aslan tilkiye payını vermez
Bu dağlarda dura dura gelmişem

Gözü yolda yarim vardır
Gurbet ile zorum vardır
Ben de bir şahın oğluyam
Benim bir diyarım vardır

Görür müsün feryadımı dadımı
Yandırmışam ateşi hem odumu
Yedi düvel duymuş benim adımı
Gafil adam sen bir dara gelmişsen

Güllerini solduracam
Hallerini bildirecem
Be hey seni gafil insan
Bir kılıçla öldürecem

Gözlerimden akar bu kanlı yaşım
Her zaman belalı yiğitten başım
Meydana girmektir her zaman işim
Amma o sevdiğim yara gelmişem

Kirmanım böyle der sözüm
Nazlı yara kurban özüm
Meydana girdiğim zaman
Hiç kimseyi görmez gözüm❞

❝Bezirganım dinle beni
Bu yol yarimin yoludur
Gideceğim Herat şehri
Bu el yarimin elidir

Çevresinde çanağında
Sarayında konağında
Çiçek açmış yanağında
Hasbahçenin sümbülüdür

Alnıma yazan yazıdır
Gönlümde olan sızıdır
Herat Şahının kızıdır
Mahperi gönlüm gülüdür

Derdimin yoktur dermanı
Tükenmez ah ü figanı
Adımı sorsan Kirmanı
Gözümdeki yar selidir❞

❝Padişahım dinle beni
Yar için huzura geldim
İçimde ateşi yanar
Yari sora sora geldim

Dizimde vardır dermanım
Yazılmış ecel fermanım
Nazlı yarime kurbanım
Ben Mahperi yare geldim

Derdime bulunmaz derman
Yaratan verirse imkan
Adımı sorarsan Kirman
Ben sizin diyara geldim❞

❝Dinle sözlerimi canım sevdiğim
Aheste aheste aman ha aman
Kenardan köşeden incitme beni
Sesini duymasın bu zalim düşman

Yaratan Mevlaya niyaz ederim
Çünkü onda mevcut her türlü imkan
Yunusu deryadan kurtaran odur
Zindandan kurtuldu Yusuf-u Kenan

O zalimin bin bir türlü hali var
Erişilmez kuvveti var kolu var
Sihiri var fitnesi var feli var
Zalimin eline verilmez nişan

Zalimin yaptığın meydan ne yapar
Allah fırsat verse düşman ne yapar
Allahın emridir aslan ne yapar
O da zalim cana edemez ziyan

Mahperiyem sana kurbandır canım
Düşman zindanında pek perişanım
Allah yardımcımız olsun aslanım
Zalimler elinde kalma perişan

Sözlerim doğrudur vallah da billah
Böyle emreylemiş Amentü billah
Kirman der sığındım yaratan Allah
Bütün dertlerime sen eyle derman❞

❝Yusuf Paşa dinle beni
Kayıp ettim yitiğimi
Benim yavrum burda kalmış
Kayıp ettim yitiğimi

Gelip geçenden sorarım
Kesildi sabrım kararım
Sizin şehirde ararım
Kayıp ettim yitiğimi

Koca Arap budur sözüm
Kan yaşa bürünmüş gözüm
Oğluma kurbandır özüm
Kayıp ettim yitiğimi❞

❝Keleşler dinleyin beni
Gelen Kirmandır Kirmandır
Yusuf Paşa affedildi
Gelen Kirmandır Kirmandır

Yavaşça uslu geliyor
Yüreği paslı geliyor
Yaralı yaslı geliyor
Gelen Kirmandır Kirmandır

Koca Arapın haline
Bakmam dünyanın malına
Selama çıkın yoluna
Gelen Kirmandır Kirmandır❞

❝Köse Emmi dinle beni
Yaz bir yana boz bir yana
Düşmana itibar etme
Biz bir yana göz bir yana

Bakarım kolların bağlı
Düşman gelmiş sollu sağlı
Kılıç kuşan Demircoğlu
Gez bir yana toz bir yana

Emmimin kolu bağlıdır
Hasan Bey civan çağıdır
Bu gelen Koç Köroğludur
Saz bir yana söz bir yana❞

❝Dinle yavrum dinle benim sözümü
Sana bu diyardan gitmek göründü
Vatandan uzağa çıkarsan eğer
Aşkın tufanına batmak göründü

Kimse bilmez gariplerin halını
Felek kırar budağını dalını
Bülbül olan arar kendi gülünü
Aşkın bahçesinde ötmek göründü

Ahmet Dede sözüm beyandır sana
Dert elinden oldum deli divana
Başın alıp gitsen başka vatana
Dileğin murada yetmek göründü❞

❝Dinle beni han kardeşim elden ayırma beni
Bülbül gibi feryadım var gülden ayırma beni
Bir babanın evladıyız şöhret bizim şan bizim
Erkanından töresinden yoldan ayırma beni

Gaflet uykusuna yatma tezce uyan kardeşim
Emrine boyun eğmişim feda bu can kardeşim
Gence şehri sana ait başında han kardeşim
Kuşlar gibi yuvamızdan daldan ayırma beni

Yakup Hanım kan ağlarım feryadım var zarım var
Derdimi kime açayım sana intizarım var
Bir Emir körpe kuzumla bir talihsiz yarım var
Gitme diye feryat eden dilden ayırma beni❞

❝Dinleyin sözümü gence hanları
Bugün bu huzura divana geldim
Çok insanın burada akacak kanı
Size söylemeye bu yana geldim

Orta yere darağacı kuruldu
Zalim cellatlara emir verildi
Deprenmeyin dört yanınız sarıldı
Çektim kılıcımı meydana geldim

Ben de emmim Ziyad Hana bağlıyım
Adım Emir Yakup Hanın oğluyum
Düşmanların sinesine dağlıyım
Sizin için kopan tufana geldim❞

❝Dinle beni deli gönül
Haber vereyim ta nerden
Bu gördüğün dünya malı
Geçti nice İskenderden

Hani bunca ulu hanlar
Gelip geçen bezirganlar
Hamza gibi pehlivanlar
Sual eyle kara yerden

Bir gömlek giyersin yeni
Ne yakası ne de yeni
Poyrazoğlu bir gün seni
Felek geçirir çemberden❞

❝Dinle anam dinle benim sözümü
Şu Kaçkar dağları yaman görünür
O dağda görmüşüm ben nazlı yari
Çevre yanı duman duman görünür

Çoban olup şu dağlarda gezerken
Başıma dar oldu genç yaşta cihan
Dünyada bulunmaz derdime derman
Aşk elinden dünya viran görünür

Gülhaniyim nazlı yari yitirdim
Günlerim zararlı karı yitirdim
Yar elinden ben bu seri yitirdim
Olmuşum bir deli divan görünür❞

❝(Çırağı)
Dinle sözlerimi ey aşık candan
Gerçek deryasında kenar değilim
Sevda sohbetinde halden anlarım
Kimseyi sözüyle kınar değilim

(Çobanoğlu)
Gönül badesini açtım dostuma
İnan ki gönülden kanar değilim
Bir damla suyum var özüme yetmez
Eli doyuracak pınar değilim

(Çırağı)
Gene eski günler geçer yadımdan
Dağlar da usandı bu feryadımdan
Bir kere söz verdim caymam vadimden
Verdiğim ikrardan döner değilim

(Çobanoğlu)
Ben tanırım sadık olan aşığı
Kınamadım o can veren maşuğu
İki gözüm vardır azdır ışığı
Etrafa nur saçan fener değilim

(Çırağı)
Ahbabı severim eli severim
Edebi erkanı yolu severim
Benim adım bülbül gülü severim
Rastgele dikene konar değilim

(Çobanoğlu)
Gel dostum bunları eyleme merak
Her nere gidersen sonundur toprak
Vücudum bir daldır dört tane yaprak
Kula gölge veren çınar değilim

(Çırağı)
Nuri Çırağının aşkı telaşı
Bu yüzden akıyor gözünün yaşı
Beni yaktı bu sevdanın ateşi
Gördüğün ateşte yanar değilim

(Çobanoğlu)
Çobanoğlu der ki beller büküldü
Bütün dostlar birer birer çekildi
Saçlarım ağardı dişler döküldü
Halimi dostlara sunar değilim❞

❝(İmami)
Dinle sözlerimi aşık arkadaş
Dimmit üzümünün çöpü gibisin
Fazla böbürlenme er maydanında
Başı boş dolaşan hipi gibisin

(Ali Rıza)
Ne çökmezsin yıkılmazsın arkadaş
Temeli çok sağlam yapı gibisin
Her anahtar sır şehrini açamaz
Pahası biçilmez tapu gibisin

(İmami)
Senin garip hallerini sorarım
Sorarım da sırlarına ererim
Edeple erkanla açar girerim
Aşkın dergahında kapı gibisin

(Ali Rıza)
Sakın yüce dağlar aşma azizim
Türlü hatalara düşme azizim
İnandığın yoldan şaşma azizim
Sen bu güzergahın ipi gibisin

(İmami)
Muhabbet bağında gonca gülün var
Güler yüzün tatlı tatlı dilin var
İmami der melül mahzun halin var
Taca giden futbol topu gibisin

(Ali Rıza)
Aşk denen yırtıcı kurt var içimde
En büyük sevgili yurt var içimde
Ali Rıza sağalmaz dert var içimde
Sen Lokman Hekimin hapı gibisin❞

❝(Müdami)
Dinle sözlerimi canım Ümmani
Suyu zehir eden taştan haber ver
Nice kullar karşısında lal olur
Onun başı birdir şeşten haber ver

(Ümmani)
Dinledim sözlerin Baba Müdami
Göktaş zehir eder taştan al haber
Nice kullar karşısında lal olur
Allah bir şeş altı şeşten al haber

(Müdami)
Muhammet miraca vardığı zaman
Hakkın huzurunda durduğu zaman
Acaip garaib gördüğü zaman
Orada yediği aştan haber ver

(Ümmani)
Muhammet miraca vardığı zaman
Hakkın huzurunda durduğu zaman
Cennet cehennemi gördüğü zaman
Süt geldi süt içti aştan al haber

(Müdami)
Müdaminin muamması çözüldü
Aşk elinden bu bağrımız ezildi
Gizli bir yazı var nere yazıldı
Hiç ölüm görmemiş baştan haber ver

(Ümmani)
Der Ümmani muammanız çözüldü
Aşk elinden öz bağrımız ezildi
Gizli yazı alnımıza yazıldı
Melekler ölmemiş baştan al haber

***

Aşık Ümmani Saraç, Aşık Müdaminin
muammalarını çözünce, bu kez Aşık Ümmani öne
düşer ve Aşık Müdamiye muammasını sormaya
başlar. Bakalım Müdami ne cevap verecek?


(Ümmani)
Cehennemin kapısında bir mimber
Söyle ayağından Baba Müdami
Neden yaratılmış bana haber ver
Söyle durağından Baba Müdami

(Müdami)
Minberin altıyüz bin ayağı var
Söyleyeyim sana canım Ümmani
Nardan yaratılmış durağı da nar
Söyliyeyim sana canım Ümmani

(Ümmani)
O minber üstüne kim idi durdu
Kaç melektir onun yanına vardı
Kim idi geldi de onları gördü
Söyle menbaından Baba Müdami

(Müdami)
İsmi Maliktir o minberde durdu
Onsekiz melektir yanına vardı
Hazreti Muhammet onları gördü
Söyleyeyim sana canım Ümmani

(Ümmani)
Ümmani de aşka bandı cismini
Görmek zordur muammanın resmini
Söyle yedi cehennemin ismini
Anlat temelinden Baba Müdami

(Müdami)
Müdaminin sözü olmuştur kaim
Allahımdan yardım umarım daim
Elza hütema sadir sakar cahim
Biri de hasiye canım Ümmani❞

❝(Azeri)
Dinle sözlerimi Deryami Baba
Aşığın başında ıstırap olur
İçinde biter mi gönül yarası
Oturup kaldığı bin azap olur

(Deryami)
Anlarsan sözümü Aşık İsmail
İnsanın gönlünde inkilap olur
Bunu ne anlasın bilmeyen cahil
Sonunda bilinmez bir hesap olur

(Azeri)
Aşkın hiç biter mi derdi yarası
Gurbet eldir sevenlerin sılası
Saz ilen silinir şu gönlün pası
Yoksa gönül evi pek harap olur

(Deryami)
Kara şey üstüne ekme ekini
Hiç bitmeden kurutursun kökünü
Söylesem derdimin ben bir tekini
Ciltlere sığmayan bir kitap olur

(Azeri)
Azeriyem dünya hali görülür
Boşa oynayanlar bir gün yorulur
Dert çekenin hali kimden sorulur
Sözüm anlayana bir hitap olur

(Deryami)
Deryami boşuna geçirdin çağı
Dert dolu gönlümün köşe bucağı
Arkamdan geziyor ölüm bıçağı
Azrail bana da bir kasap olur❞

❝(Hikmet Arifi)
Dinle bu sözümü Deryami Usta
Yağmur yağar yer ıslanır ot çıkar
Derman olur sana olmuşsan hasta
İnek otlar meme dolar süt çıkar

(Deryami)
Dikkat et sözüne Hikmet Arifi
Gönlüm yara içim yanık dert çıkar
Bu sözlerin kolay olur tarifi
Gönül verir vicdan kıyar mert çıkar

(Hikmet Arifi)
Bu sözlerim size değildir haşa
Sakın arkadaşım düşme telaşa
Düşman ile girer isek savaşa
Silah patlar düşman ölür yurt çıkar

(Deryami)
Ne karadır bu alnınım yazısı
Güler oynar bakıyorum bazısı
Cimri bir babanın olsa kuzusu
İçi kinli yüzü kara sert çıkar

(Hikmet Arifi)
Hikmet Arifinin böyledir sözü
İnsana yaramaz şirretin yüzü
Eğer ki peynire dökmesen tuzu
Deri çürür peynir kokar kurt çıkar

(Deryami)
İnsanın baharı kışı geçince
Gençliğinde her bir işi geçince
Deryami der bu inişi geçince
Viraj çıkar yokuş çıkar sırt çıkar❞

❝Şecaatin varsa kalbinde sakla
Nasihatim dinle sakın gururdan
Bir işin önünden sonunu yokla
Nasihatim dinle sakın gururdan

Hünerin var ise yerini devşir
Bir söz söyleyicek kalbinde pişir
Ululanmak bir Mevlaya yaraşır
Nasihatim dinle sakın gururdan

Hatırın yıkarlar hatır yıkınca
Göz yaşı yenilmez taşıp akınca
El elden üstündür arşa erince
Nasihatim dinle sakın gururdan

Oku asılanın yayı yasılır
Gaziler kılıcı arşa asılır
Gurur ile kahramanlar basılır
Nasihatim dinle sakın gururdan

Pir Sultanım ulular izin izle
Kemliği terk eyleyip eyliği özle
Hasmın karıncaysa merdane gözle
Nasihatim dinle sakın gururdan❞

❝Hak Muhammed Ali üçü bir nurdur
Söyleyen Muhammed dinleyen Ali
Birisini Hak üçü de birdir
Söyleyen Muhammed dinleyen Ali

Müsahip müride demese beli
Ona şefaat etmez Muhammed Ali
Dünyada ahrette eğridir yolu
Söyleyen Muhammed dinleyen Ali

Müsahip müsahiple nice bozula
Sakın defterinde lanet yazıla
Balı sönmüş arı gibi sızıla
Söyleyen Muhammed dinleyen Ali

Müsahip müsahiple malın ayıra
Şah-ı Merdan durağın duyura
Yedi tamu narını ona buyura
Söyleyen Muhammed dinleyen Ali

Müsahip müsahibe bulsa mana
Onları sürerler karanlık hana
Yüzü kara gitmez ulu divana
Söyleyen Muhammed dinleyen Ali

Müsahibine söylese kem sözü
Cehennem kelbinden karadır yüzü
Dünyada ahrette eğridir özü
Söyleyen Muhammed dinleyen Ali

Müsahiple bozulan Hakka kanlıdır
Atasiyle bozulan Peygambere kinlidir
Mihmanla bozulan yedi dinlidir
Söyleyen Muhammed dinleyen Ali

Talip almayın akça fayizi
Münkirin dünyada karadır yüzü
Müslim bacılar geymeyin kırmızı
Söyleyen Muhammed dinleyen Ali

Hak da bir kuluna eylese nazar
Kalem neyler divit neyler kendi yazar
Abdal Pir Sultan türlü güher düzer
Söyleyen Muhammed dinleyen Ali❞

❝Ne kaçarsın benden güzelim dinle
Ateş-i hicranla sen de yan böyle
Ben yandım yakıldım gam-ı hicrinle
Sen de benim gibi yan dolan böyle

Kimden kime şekva edeyim yahu
Kimselerden değil Haktan bize bu
Sen orda ben burda her zaman ayrı
Gezelim sevdiğim bir zaman böyle

Emrah der sebebin gözü kör olsun
Düşmanların ahdi yerin mi bulsun
Sevdiğim gözlerin kan ile dolsun
Ağla da yan yakıl bul derman böyle❞

❝Gel dost Allah için dinle kelamım
Gider isen nazlı yare haber ver
Onun hasretinden bülbüller gibi
Düş olmuşum ah ü zare haber ver

Galiba evvelki mihri soğuttu
Vefayı terk etti cefayı tuttu
Hercai meşreptir belki unuttu
Kul olduğum o hünkara haber ver

Emrahi bilmez mi ruhleri alim
Gece gündüz sensin fikr ü hayalim
Eğer rahme gelip sorarsan halim
Derdimendi sad-hezare haber ver❞

❝Ben derdim söyleyim sen dinle katib
Vasf-ı halim güzel hana böyle yaz
Bir dem çıkarmasın gönülden beni
Merhametli mihribana böyle yaz

Rahmetsin derdiyle giryendesine
Şah olan lütf eder efkendesine
Nasıl cevr eyledi bu bendesine
Kerem eyle kerem - kana böyle yaz

Aşık Emrahın işi hayaldir
Yardan ayrılması ne müşkül haldir
Ana şekva değil bir arzuhaldir
Başın için o sultana böyle yaz❞

❝(Aşık Yetimi)
Dinle sözlerimi Aşık Onguni
Seni bu soğukta buyduracağım
Derdin yetmez gibi derdin üstüne
Bir tekme vurup da kaydıracağım

(Aşık Onguni)
Sana derim sana Aşık Yetimi
Sana yırtık çorap giydireceğim
Şimdi vuracağım güzel bir tokat
Yıldızları tek tek saydıracağım

(Aşık Yetimi)
Bir hayır yok elindeki sazında
Matem eksilmiyor senin yüzünde
Duramazsın verdiğin bir sözünde
Seni ben sözünden caydıracağım

(Aşık Onguni)
Kamil insan cahillerle olamaz
Bu sazımı dert çekmeyen çalamaz
Aylak gezer bir işini bulamaz
Seni kapılara koyduracağım

(Aşık Yetimi)
Ne desem de gitmez bir kez cumaya
Eriniyor elin yüzün yumaya
Dilim varmaz kötü bir söz demeye
Sana güzelleme uyduracağım

(Aşık Onguni)
Atıp durma koca koca yalanı
Sana ne alemin namaz kılanı
Bura Yunus Emre Nikah salonu
Bir dulla nikahın kıydıracağım

(Aşık Yetimi)
Yetimi kızar mı dostun sözüne
Kadir Mevlam baksın senin yüzüne
İyi düzen ver şu garip sazına
Namelerle seni baydıracağım

(Aşık Onguni)
Onguni der ozanların şahısın
Okuma görmemiş ama dahisin
Bilmeyenler bilsin duymayan duysun
Adını dillere yaydıracağım❞

❝Dinle sözümü de eğriye gitme
Gerçek olmayanın elini tutma
Rehberini bul da yolundan sapma
Dosta gitmek için yol istiyorsan

Hak edenler gitsin yolun yürüsün
Nefretin yerini sevgi bürüsün
Var kendi bağına dik de büyüsün
Eğer koklayacak gül istiyorsan

Aradığın neyse gider alırsın
Yol içinde daha neler görürsün
Sen de benim gibi yalnız kalırsın
Menfaattan uzak kul istiyorsan

Dikkat et kendine her suyu içme
Sırra erdi isen kimseye açma
Gördüğün ağacı budayıp biçme
Bir yuva kuracak dal istiyorsan

Yeter be Erbabi kendini yorma
Ehven olan işi yokuşa sürme
Kimsenin gönlünü incitip kırma
Erdeme ulaşıp hal istiyorsan❞

❝Dinle şimdi ey müminler sözümü
Ayırmam hiçbir noktadan gözümü
Döndüm Hakka hem çevirdim yüzümü
Kapı Hakkın kapısıdır ayrılmam

Bir gün ecel gelir hem vaden yeter
Niceler türaba tenini katar
Ol kapıda cümlenin işi biter
Gel kapıya Hakka çevir yüzünü

Dilim söyler gözlerim yaşlar saçar
Bu dünyada kalmışım gayrı naçar
Aylar gelir hem günler bunda geçer
Son günümüz ayrılmayın kapıdan

Dinle şimdi söyleyim birkaç kelam
Ruh-ı Muhammede verelim selam
Muhammedtir cümle derdin dermanı
Çalışırsan alın orda fermanı

Beş vakit namazı edersen eda
Razıyım kulumdan hem derse Hüda
Muhammedten bizi eyleme cüda
Aşkın narı ciğerimi yandırır

Alnında ayet yazılı dört kişi
Mevlaya çalışmak onların işi
Dünyayı dolaşır ol gönül kuşu
Nur-ı Ahmet çarpıyor hem kalbime

Ol dört kişi birbirinin hem yari
Ortasında bark urur Ahmedin nuru
Ebu Bekir Ömer Osman Aliyyül Haydar yarı
Nur-ı Ahmet çarpıyor hem kalbime

Ol dört yıldız şavkına verir ziya
Ortasında Muhammed benzer aya
Dişleri incidir kaşları benzer yaya
Nur-ı Ahmet çarpıyor hem kalbime❞

❝Misafir olursun aşıkta saza
Kasveti söylerim dinleyin dağlar
Kaleme ağladım yazacak size
Kasveti söylerim dinleyin dağlar

Kendine güçlüyüm yüceyim dersin
Yüceden bakar da küçük görürsün
Sevip de yanmayı hiç bilmezsin
Kasveti söylerim dinleyin dağlar

Biter eteğinde çiçeğin dalın
Beyaz örtü hırkan üstünde kalın
Aynura bir gün de sormaz ki halın
Kasveti söylerim dinleyin dağlar❞

❝Dinlerim sözün diyesin
Sen rabbimden hediyesin
Anasız yuvam yok desin

Her ananın adı cennet
Nasıl öder borcun ümmet

Cemalinde güller açar
Gamzen çıkar reyhan saçar
Sen yok isen çare naçar

Her ananın adı cennet
Nasıl öder borcun ümmet

Aynur otursun dizine
Elin sür yüzüm gözüme
Kurban olam her sözüne

Her ananın adı cennet
Nasıl öder borcun ümmet❞

❝Destanı aşklara bakın
Hepsi uzak olmaz yakın
Aşık olma derler sakın
Söz dinlemiyor bu gönül

Dersin Ferhad ile Şirin
Aşkın kapısından girin
Ölse solun beden dirin
Söz dinlemiyor bu gönül

Kara sevda der adına
Doyulmuyor hiç tadına
Yanar yanar inadına
Söz dinlemiyor bu gönül

Seviyorum demek yetmez
Cümleler bir emek etmez
Aynur hiçbir yere gitmez
Söz dinlemiyor bu gönül❞

❝Dinleri dilleri ne olursa olsun
Severim insanı insancasına
İnsanlık kardeştir diyen canları
Baş tacı ederim sultancasına

Cinsi ırkı rengi başımın tacı
Aşkı felsefesi neyse inancı
Hiç kimse kimseye bakmasın öcü
Kötülük düşünmem şeytancasına

Bitsin artık senlik benlik kavgası
Ta ezelden birdir insan mayası
Güzel düşünendir dünyanın hası
Canımı veririm kurbancasına

Nedir gavur müslim zenci arabı
Herkes birdir insanlıktır cevabı
Ben kulaktan içtim kevser şarabı
Muhabbet edelim irfancasına

Herkesi severim ne olur olsun
Yeter ki insanlık sevgiyle dolsun
Sevgiyle yaşasın sevgiyle ölsün
Gerçek hakikatte merdancasına

Yaratan karışmış bedende cana
Yerlere göklere cümle cihana
Görünen kainat ayettir bana
Okurum alemi Kurancasına

Eminiyim gerçekleri severim
Sevgidir menşeim sevgidir yerim
İnsan doğdum insan ölmek isterim
Ben asla ölmem hayvancasına❞

❝Dinleyin efendim kulak ver söze
Ara bul yoldaşın beraber götür
Bir uzun menzil var görünmez göze
Sırlaşıp sırdaşım beraber götür

Fani dünya Ahiretin yoludur
Gözle kendin yollar hırsız doludur
Alem-i Berzahta yurdum halıdır
Ara bul yoldaşım beraber götür

Sonra deme kaderimdir yazgımdır
Rızaullah matlubatım arzumdur
Ruh gıdasız olmaz gıda lazımdır
Ekmek ile aşın beraber götür

Gaflet uykusundan ol kalbi ayık
Sonra çektirirler sefil serdarlık
Döşeğin topraktır evin karanlık
Işığın ateşin beraber götür

Mevlam hidayet kıl Hicrani kula
Tedbirsiz tesirsiz bırakma yola
Amelim kalkan et sağ ile sola
Kurtarsın öz başın beraber götür❞

❝Dinle nasihatim hacer sıdk ile
Bu esrarı kimse bilmez Dikmetaş
Bir kararda duran Gani Mevladır
Masiva kimseye kalmaz Dikmetaş

Bir gün olur temelinden sökülür
Ne zamandan beri böyle dikilir
Çalkanır dereler yerler dökülür
Kimse muradına gülmez Dikmetaş

Görmez misin bu Çoruhu bulanır
Zikreder Mevlayı her dem dolanır
Aşık maşukunu arayan bulur
Yatmakla menzile ermez Dikmetaş

Cümle mahlukatı olan mevcuda
Getiren getirdi bizi vücuda
Seherlerde hiç gittin mi sücuda
Böyle eşya Hakka olmaz Dikmetaş

Kametin ihtiyar olmamış nazın
Nice yıl beklersin bu Hayık düzün
İşitmez kulağın görmüyor gözün
Hicraniye selam vermez Dikmetaş❞

❝Dinleyin ahibba edeyim beyan
Dillerde daima söylensin heman
Bin üç yüz on üçte bilin ki tamam
Yunaniler ile olan kavgayı

Daim kahbelikle çıkar meydane
Eşkıyadır diye eder bahane
Kadın erkek demez kasd eder cane
Hiç mi düşünmezler gani Mevlayı

İptida Giride bir parmak vurdu
Miralay Vasoyu kumandan koydu
Cezire usatı bunlara uydu
Şübhesiz anlar da bulur belayı

Devletlere hemen haber erişti
Cümlesi hep birden telaşa düştü
Harb sefineleri çabuk yetişti
Abluka ettiler hemen adayı

Vasoya nasihat hiç kar etmedi
Fenalıklarından hiç vazgeçmedi
Henüz oradadır çıkup gitmedi
Lakin kaptırmazlar hazır lokmayı

Yunaniler katen karar verdiler
Hayır yok Giridten bize dediler
Hudut boylarına yüz çevirdiler
Bak şimdi yediler tatlı helvayı

Hududu boş sandı bu serseriler
Açlık susuzluktan canları inler
Görsünler vahşilik anları neyler
Taciz eylediler bütün dünyayı

Giriştiler hudut tecavüzüne
Cesur görünmeğe halkın gözüne
Nasıl çıkacaklar insan yüzüne
Şiddetli gördüler müdafaayı

Pek çok tecavüze cüret ettiler
Haylı leş bırakup geri gittiler
Kaçarken birbirin sürüp ittiler
İslamlar arkadan çekti yuhayı

Huda-yı lemyezel haksız iş yapmaz
Mazlumların ahın yerde bırakmaz
Yakında gösterir pek çok uzatmaz
Bir anda mahveder kavm-ı adayı

Padişah tahtında çak sabır etti
Elbet bu sabrın da vadesi yetti
Umum kumandana irade etti
Görsünler düşmanlar şimdi kavgayı

Beş rumi Nisanda harb ilan oldu
Düşmanların yüzü sararup soldu
Yunan askerleri aceb ne oldu
Bırakup kaçtılar koca ovayı

Ol saat çalındı hücum borusu
İslam askerleri arslan yavrusu
Eğer isterseniz sözün doğrusu
Bunlara layıktır demek fedayi

Her taraftan girişildi kavgaya
Otuz altı saat sırtı sıraya
Top tüfenk sesleri çıktı semaya
Zabitler kesmedi hiç kumandayı

Edhem Paşa geldi meydan-ı harbe
Askere buyurdu korkmayın asla
İstirahat edin var asker burda
Teneffüs ediniz biraz havayı

Asker dedi Paşam rica ederiz
Biz ceng ü cidalde rahat ederiz
Ölür isek dahi rahat ederiz
Biz istemeyiz işbu tabiyeyi

Gelürken anamız eyledi nida
Ayaallerinizle edin elveda
Yavrularınızı gözetsün Huda
Allah açık itsün sizlere rahı

Ömrümüz var ise yine geliriz
İnşallah sizi hep sağ buluruz
Ya şehid ve yahut gazi oluruz
Hemen biz bu yolda olduk fedayi

Babalarımızın öptük elini
Kimimiz bıraktık taze gelini
Bu devlet uğruna verip serini
Canlar atıp geldik bizler burayı

Böyle söylenerek hep vedalaştık
Hududa gelince bunca dağ aştık
Kimimiz kurşuna sinemiz açtık
Biz hiç düşünmeyiz artık dünyayı

Yaşasınlar seci arslan askerler
Cesur kahramanlar er oğlu erler
Şecaatlerinden titriyor yerler
Edelim anlara hayır duayı

Hayri Paşa eydür haydi ileri
Gün bu gün evlatlar kalmayın geri
Memnun eyleyelim Hak Peygamberi
O emir kılmıştır bize gazayı

Bir taraftan Neşet Paşa fırkası
Bulunduğu mevki hudut ortası
Göründü karşıdan düşman noktası
Verelim düşmana şimdi cezayı

Memduh Paşanın da çoktur gayreti
Görenlerin mutlak artar hayreti
Bir başka kuvvettir Hak din kuvveti
Tarümar ettirir bütün adayı

Hakkı Paşa daim gözetir hakkı
Hatırdan çıkarmaz cenab-ı Hakkı
Yedirir askere güzel erzakı
Gayreti tuttu kubbe-i minayı

Haydar Paşa dahi vezir-i sadık
İsmi müsemmaya hem de mutabık
Askeri kendine düşmüş muvafık
Hatırdan çıkarmaz ulu Mevlayı

Gazi Osman Paşa hem Osman Paşa
Nüfuzları geçer dağlara taşa
Korkmaz bu arslanlar salar ateşe
Memnun eylediler bütün dünyayı

Erkan-ı harbler de hep gider önde
Fenn-i harble çektik düşmana perde
Sıkıştı düşmanlar hem üç dört yerde
Aldık ellerinden biz Tesalyayı

İlerde bütün süvari kolları
Muayene etti bunlar yolları
Dehşete gelirdi gören bunları
Toz duman ettiler bütün ovayı

Az uzak durdular Yeni Şehirden
Piyadeler dahi geldi nehirden
Arş ileri etti cümlesi birden
Kaçtı Yunanlılar bırakt(ı) orayı

İstikbale çıktı ordaki Türkler
Birlikte Rumlarla hem Yahudiler
Buyurun diyerek davet ettiler
Çok ettiler Yunanlıdan şekvayı

İnayet-i rahmet yetişti bize
Üçlerle Yediler hem Kırklar bile
Birlikte girdiler Yeni Şehire
Şükür feth eyledik diktik bayrağı

Mehmed acizleri söyledim yani
Lisan-ı acz ile işbu destanı
Kusurum bilirim çoktur noksanı
Görünüz fakiri afve sezayı❞

❝Ey gönül nasihat dinle be-gayet
Sahib-i şefaat Sultana ulaş
Nazil oldu ayet ayet necabet
Refeder müşkülü Kurana ulaş

Gezme tevek tevek eklin bir kelek
Yiğitlerde yürek göklere direk
Direklerde mülk ü emr-i Hak gerek
Var alıp beratın irfana ulaş

Bülbül aşık güle kim düşdü dile
Pervane müşküle yakın bil hele
Dehri tevhid ile celb eyle çile
Elin ver bir ele meydana ulaş

Sıdkile bir mürşide olup müride
Emrinde ol sakın olma nehyinde
Olursun mezin-i alem yerinde
Revai seyyid-i seyrana ulaş❞

❝Kulak verdim çar köşeyi dinledim
Ardım sıra gıybet eden çoğumuş
Toplanmış dertliler derdini söyler
Sordum ki dertsiz bir kimse yoğumuş

Başına bağlamış sırmalı poşu
Nedir bu feleğin ettiği işi
Tırnağın var ise başını kaşı
Kardaştan kardaşa fayda yoğumuş

Gündeşloğlu der dünyaya gelmeden
Ben usandım el işine yelmeden
Gurbet ilde padişahlık sürmeden
İlimizde çoban olmak yeğimiş❞

❝Dinleyin ağalar hasbihalimi
Eserim şayoldu her bir diyare
Bir noksansız imla manalı kelam
Aşkım mahrem değil hep aşikare

Deryayı ummana dalmayan bilmez
Pir elinden bade almayan bilmez
Simya definesin bulmayan bilmez
Özbirle yüz tutup Pervendigare

Sinnim hemen hemen kemali buldu
Korkarım defterde çilemiz doldu
Zeka her tarafta nişantaş oldu
Yine kavuşmadık bir bahtiyare

Derdimendim yarelerim açmayın
Bundan artık müşkül hale düşmeyin
Muhannetin köprüsünden geçmeyin
Ne minnetim yare ne de ağyare❞

❝Söyleyim bir destan dinle nazlı yar
Giyinip alları sallan bir zaman
Adu karşısında serseri gezme
Dara perçemini tellen bir zaman

Bu aşkın ateşi coşkundur serde
Ne çare ki derman bulunmaz derde
Alemden ağyardan uzak bir yerde
Yeşer bostan gibi güllen bir zaman

Bu aşkın hançerin yarama vurma
Düşman karşısında sallanıp durma
Her gelip geçene gönlünü verme
Yar kendi kendini kullan bir zaman

Ah çektim derinden yandı ciğerim
Hiç kimse yanında yoktur değerim
Gördüm tedarikim burdan giderim
Sen de arkam sıra yollan bir zaman

Suna boylum eyle derdime derman
Kırılıp düşmesin muradım bir an
Ey Zakiri sen de eylegil devran
Namlı aşık gibi dillen bir zaman❞

❝Biraz dur da dinle beni
Çiçek balın mehengidir
Aldatırsa yaprak seni
Meyve dalın mehengidir

Her insan başka bir hayda
Gördüğünden bekler fayda
Her aşıkta başka kayda
Nağme telin mehengidir

Sular şırıl şırıl akar
Her şeyin bir sesi çıkar
Söz var yapar söz var yıkar
Mana dilin mehengidir

İsmet geldi önün sonu
Atasözü var ya hani
İş düşerse dostu tanı
Fırsat kulun mehengidir❞

❝Dinle önergemi benim bakan bey
Yolum yok suyum yok köylüyüm köylü
Ne evim var ne toprağım iş nanay
Meydan kürsüsünde soyluyum soylu

Işığım çıradır bazan da mumdur
Savaşım beton taş yatağım handır
Elbisem kıl şalvar yemenim göndür
Kars Hakkari Doğuluyum Doğulu

Çoluk çocuk bilmez karpuz kavunu
Soğan ekmek on iki ay öğünü
Yanıyoruz biz göyünü göyünü
Görüyorsun uzun boyluyum boylu

Talih var kader var benim geçimde
Yaşım otuz siyah bul gel saçımda
Boşa zahmet çekip gelme seçimde
Ben muhtar emmime oyluyum oylu

Okuyup yazmam yok aydın olamam
Boykot grev sağ-sol nedir bilemem
Tek bildiğim bir gün olsun gülemem
Kira bakkal fırın aylıyım aylı

Dedem şehit babam şehit er benim
Bayrakla sancakla yükselmiş kanım
Mehmetçiği benim güya vatanın
Tutmuyor dizlerim yaylıyım yaylı

Danıştay Sayıştay hür Anayasam
Her yıl delik bütçem kupkuru kesem
Sırtıma binerek yükselen ya sen
Dağıt dört yanına paylıyım paylı

Gözübenlim var mı bunun yalanı
Koltuğa otursa para pilanı
Eşeğimin yoktur semer palanı
Var gör beni nasıl köylüyüm köylü❞

❝Dinleyin erenler aşıklık nedir
Allah bir Muhammed Alim diyerek
İmam Hasan bunda güvende okur
Allah bir Muhammed Alim diyerek
(diyerek diyerek Şahım diyerek)❞

❝Kurtulmadı derdinle gönül bu semelikten
Buldum reh-i aşkında telezzüz dedelikten

Bilmez idim ol şehd-i hakikat ne şirindir
Bir ehl-i harabat bana tattırdı çelikten

Bir noktada kaldım dahi ebced okumadım
Farkeyleyemem anın içün şahı melikten

Seyrediler halk-ı cihan raz-ı derunum
Peykanlarının sinede deldiği delikten

Meryem gibi doldurdu derunum dem-i Cibril
Çok şir Mesihayı doğurdum gebelikten

Beyneşşuara Dertli de bir söz ebesidir
Halince tefahürler eder bu ebelikten❞

❝Dinleyin baylarım methin edeyim
Her yanı duyuldu şanı Gazinin
Hidayet yetişti barek-Allahtan
Yüceldi cihanda namı Gazinin

Gayet ziynetlidir ol hükmü şanı
Gülşene dönderdi viran cihanı
Yeni hayat düzdü bu Türkistanı
Emsali yücelsin şanı Gazinin

Gayet dilde çoktur onun hüneri
Yedi düvele de kurar planı
Adalet eyledi bütün millete
Her yerde zikrolur ismi Gazinin

Ankarada kurdu cihanı ala
Kullara bir mektup gönderdi Mevla
Tahtında adalet getirsin Mevla
Türkiyenin namı şanı Gazinin

İlhamiyim bilmem tam edem methin
Çok şirin yaşatır hazır milletin
Artırsın Yezdanım şevk ü kudretin
Elde gülümüzdür şanı Gazinin❞

❝Dinle Türk evladı bak nedir sözüm
Okunu hedefle alan Atandır
Çevirme yüzünü sanadır sözüm
Düşman kabağına çatan Atandır

Arabasın dağdan aşırmak için
Girdiği savaşı başarmak için
Bu şanlı vatanı kurtarmak için
Gecesin gündüze katan Atandır

Gel sen de unutma senden ufağın
Kim kurtardı çakallardan durağın
Yükseklerde dalgalanan bayrağın
Yerde direğini tutan Atandır

Çağlar yüreğinden kan ılgıt ılgıt
Bu yurtta yürürken ağır ağır git
Duranlar gazidir ölenler şehit
Vatanın bağrında yatan Atandır

Bilmez misin sen sendeki derdini
Gerçek bir yiğit ol koru yurdunu
Kara sınırların kara kortunu
Düğümünü çözen kotan Atandır

Sümmanoğlunun türlü derdini saran
Sönmeden karşımda eyleşir her an
Anıtkabirinde haşre dek duran
Eskimez bölünmez vatan Atandır❞

❝Dinleyin sözümü ey hacı hoca
Hakikati sakın gel inkar etme
Gündüz gider bakın oluyor gece
Ben alimim diye sen çalım satma

Hakikat sırrında yol ara durma
Yanlış fetva verip küfüre girme
Şöyle böyle deyip vesvese verme
Ehlibeyitlere sakın kin gütme

Hak ise muradın dilinde söyle
Hakikata dal da ummanı boyla
Muhammed Aliye sen hürmet eyle
Ol melun Yezidin sözünü tutma

Hak dedi Muhammed dönmedi geri
Mekanı cennettir hazırdır yeri
Ali feteyledi Babı Heyberi
İsmini duyunca tutmasın sıtma

Beş vaktini sana kılma demedi
Hakikat ilmine dalma demedi
Kendine bir ışık bulma demedi
Yanlış yola gidip çamura batma

On iki imamın başında Ali
Hemi aslan hemi velidir veli
Aliyi sevmeyen delidir deli
Sakın ortalığa ihtilaf katma

Der Ferrahi Hakkın kemter kuluyum
Aklını yitirmiş sersem deliyim
Ben Hakkın yolunda kurban oluyum
Hak yolu dururken eğriye gitme❞

❝Canım dostum dinle benim sözümü
Bir insan kış ile yazı bilmeli
Ben benden ayırmam artık gözümü
ınsan dostça bakan gözü bilmeli

Kimin lale alır kimisi gonca
Kimi ihtiyara kimisi gence
Kahrolmamak için hayat boyunca
ınsan evlenecek kızı bilmeli

Düşünmek lazımdır sonum n’olacak
Sanma bu kainat böyle kalacak
Nihayeti son elbisen olacak
ınsan kefen olan bezi bilmeli

Der Civani insanların hası var
ınanç iman ile hem ihlası var
Mevlanın taktiri tecellisi var
ınsan alnındaki yazı bilmeli❞

❝Dinle çiftçilerin garip halini
ılkbaharda çifte başlar çiftçiler
Hiçbir zaman işten çekmez elini
Durmaz yıl onik'ay işler çiftçiler

Ölçer tohumunu koyar sekleme
Al git der oğluna haydi bekleme
Tarlası herk ise ya ikileme
Tohumu toprağa aşlar çiftçiler

Evvel buğday eker sonra arpayı
Her gün fazla saçar kuşların payı
Tarlada görürse kuşu kargayı
Döner sapanınan taşlar çiftçiler

Yağmur bol olursa güler yüzleri
Bahar göğ ekini görür gözleri
Çayır çimen bürüyünce dizleri
Öküzün boynunu boşlar çiftçiler

Kimi pulluk koşar kimi makine
Kimi eski çifti kullanır gine
Bol bol gözü doymayınca ekine
şaşar nideceğin nişler çiftçiler

Ekin firik ığış ığış yellenir
Bıldırcınlar arasında dillenir
Gelinler al giyer kızlar sallanır
Bulur ırgatların çiftler çiftçiler

Biçer ekinini sürer harmanı
Esen yellerinden savurur onu
Bol gelirse dane ile samanı
O sene ırahat kışlar çiftçiler

Veysel anlatırsın çiftçi halını
Kışın yemler davarını malını
Başına toplanır oğlu gelini
şimdi bol şüküre başlar çiftçiler❞

❝Dinleyin ağalar benim sözümü
Has bahça içinde gül emmim oğlu
Emmim oğlu arabasın çekmiş gidiyor
Bu gazaya Allah’dan bilemem oğlum

Yeğit dara düşmüş de boğazı hırlar
Çok da çabalamış bıyığı terler
Gelin bakın ehali gazılmış yerler
Elinizde var mıdır bir emmim oğlu

ımam gelmiş goç yeğidi yumağa
Yuyup onu dar mezere gomağa
Dutmadı dillerim öldü demağa
Billaha dutmayor dil emmim oğlu❞

❝Dinleyin ağalar da Üçgözoğlu manisini söyleyem
Mani sayılmaz da öğd sayılır
Her yeğit ne bilir de sırın gıymetim
Sır altın tereziye garşı goyulur

Yeğid isterim ki de sözü gayim ola üstüne
O erer de murazına dostuna
Deme yar eline o der dostuna
Bir ağızdan çıkan bin ağız yayulur❞

❝Dinlersen kardeşim sözlerim sana
Hatırdan gönülden geçme ha geçme
ınsan olan değer verir insana
Sakın eri erden seçme ha seçme

Kamilin nişanı o güzel huyu
Ona ölçü olmaz bedeni boyu
Derde derman olsa namerdin suyu
Sakın bir damlayı içme ha içme

Derdin bedenini ağ gibi sarsa
Feryat ve figanın semaya varsa
O müşkül halini gelip de sorsa
Hal bilmeze sırrın açma ha açma

ınsan ol insana eyle ameli
Gerçek insanlığın budur temeli
Aşık Kederi de sevip sevmeli
Dost ile sohbetten kaçma ha kaçma❞

❝Dinleyin dünyadan haber vereyim
ınsan kalleş oldu sertte kalmadı
Hiç kimse verdiği sözünde duramaz
Kendi insan özde mertte kalmadı

Büyükleri bir tarafa seçtiler
Motor için ziraate koştular
Fukaralar bataklığa düştüler
Dağ taş felhan oldu yurtta kalmadı

Zengin isen hatırını sayarlar
Çul kötü ise dışarıya koyarlar
Bir söz desen gelir seni döverler
Aslı kurt oğlu kurt da kalmadı

Aşık Ali'm söyler arif olana
Ne mutlu da bizden sonra gelene
Ölmeyip de beş on sene kalana
Misafir olacak fert de kalmadı❞

❝Dinleyin ağalar millet halini
Cehenneme karşı gider yolumuz
Hep melekler rahmetini saçarken
şeytan doldu derya deniz gölümüz

Ermiyor aklım cahil gezmeden
Fırkatli fırkatli yalan düzmeden
Melekler usandı günah yazmadan
Çok uzadı kırılası dilimiz

Dünyada yaşamak bize güç oldu
Bulunmaz açkemiz demir tunç oldu
Zamane azdı insan piç oldu
Sana malum yarap işte halimiz

Oturmuş malını engine satmaz
Zenginler fakirin elinden tutmaz
Bir metre astara gücümüz yetmez
Ne eyledik neye kaldı gücümüz

Çakallı'm der de destan düzerik
Günah deryasında böyle yüzerik
Korkarım ki daha üryan gezerik
Geçmez akçe pula döndü malımız❞

❝Dinlesinler ehl-i kamil olanlar
Kıyamet gömleği biçenlerdeniz
Bizde yoktur şu dinlerin gayrisi
Terkedip küffarı kaçanlardanız

Nideyim eriştim bu ahir zaman
Fitne ile fesat türedi hemen
Altı bin altı yüz ayeti tamam
Okuyup biz onu seçenlerdeniz

Bu fani dünyada hep benim deme
Fakirin malını kapıp da yeme
Üç yüz altmış beş gün kırk sekiz cuma
Virdedip biz onu geçenlerdeniz

Belli olur anda iyi kötüsü
Kurulmuş terazi Sırat Köprüsü
Cennet-i alanın sekiz kapısı
Bizler o kapıyı açanlardanız

Bir zaman sen yaşa Garip Esrari
Çekersin daima gamı efkarı
Huriler elinden Ab-ı Kevseri
Alıp kana kana içenlerdeniz❞

❝Dinle ahvalimi de bi-mecalimden
Bir haber al getir ru-i alimden
Sorarsa sevdiğim de vasf-ı halimden
Söyle amma zülfü yare dokunma

Vay beni beni
Öldürdün beni

Aşkınla yanıyor da Emrah-ı kemter
Bilir mi halimden de vefasız dilber
Ricam budur senden ey bad-ı sarsar
Bana dokun derdo o dil-dare dokunma

Vay beni beni
Öldürdün beni❞

❝Dinle yavrum dinle büyük sözüdür
Eğer dinlemezsen pişman olursun
ıyilik mertlik insanlığın özüdür
Eğer bilemezsen pişman olursun

Aklın ermediği işe karışma
Haddinden yüksek olanla yarışma
Büyük lokma yut büyük konuşma
Eğer konuşursan pişman olursun

Kinci olma erirsin için için
Eşin dostun komşunla iyi geçin
Her ne yapsan yap Allah rızası için
Eğer yapmazsan sonra pişman olursun

Her insandan dost olmaz bilmelisin
Ağlayanla ağla gülenle gülmelisin
Yılanın başını fırsat varken ezmelisin
Eğer ezmezsen sonra pişman olursun

Ergün der her zaman ol cana yakın
Yaklaşma belaya uzaktan bakın
Müşkülün mazlum haline gülme sakın
Eğer gülersen sonra pişman olursun❞

❝Dinleyin ağalar size söyleyem
Devletli dalını el dolandırır
Yağın bil kesildi sabır kararım
ıyi bil dünyayı pul dolandırır

Köprü goyuf köprülerden geçmeyen
Dünya şerbetinden bir cam işmeyen
Evde garısına sözü geşmeyen
O da muhtar oluf köy dolandırır

şennih’em dünyada gülmedim heş men
Usandım canımnan olmuşam peşman
Geyretsiz dostdansa geyretli düşman
Ölende gebrime gül dolandırır❞

❝Dinle beni dinle behey zalım yar
Öldürecek bu aşk yar beni beni
Benden başkasına meyil verirsen
O zaman Allahım öldürsün beni

Çardakta oturmuş çamaşır yıkar
Dönüp de çardaktan geriye bakar
Senin bu hallerin ciğerim yakar
Öldürecek bu aşk yar beni beni

Karşıda görünen dumanlı dağlar
Yüreğim efkarlı gözlerim ağlar
Senin bu hasretin kolumu bağlar
Öldürecek bu aşk yar beni beni❞

❝Dinle sevdiceğim yazarım name
Oku mektubumu yar diye ağla
Yarim uzaktadır gelemem deme
Gurbette sevdiğim var diye ağla

Bu uzak yollara erilmez deme
Yarsiz boş sarayda durulmaz deme
Mektupla yaralar sarılmaz deme
Yalnızca durması zor diye ağla

Mektup ile hal hatır sorayım
Nasip olsun cemalini göreyim
Tel tel zülüflerin tutup öreyim
Bu dünya başıma dar diye ağla

Divani söylüyor derdim var benim
Yarden ayrı uzak yurdum var benim
Esen rüzgarlara sordum yar benim
Bozuldu saçlarım ör diye ağla❞

❝Dinleyin ağalar medhin eyleyim
Elma yanaklımın kara kaşlımın
O gül yüzlerine kurban olayım
Dal gerdanlımın da sırma saçlımın

O yarın açılmış gülü goncedir
Boyu fidan beli gayet incedir
Mutabık fakirce hemen bencedir
ıpek poşulumun güneş başlımın

Bir yol öpemedim kara gözünden
Geçilmez ki cilvesinden nazından
Hokka dehanından şirin sözünden
Kiraz dudaklımın inci dişlimin

Aşık oldum cemalinin gülüne
Al kınalar yakmış sedef eline
Bir gönül bağlıdır herbir teline
Henüz çağı onüç ondört yaşlımın

Bin deyiş söylerim her gidişine
Evvel sevip sonra terkedişine
Noksani girdin mi sen de düşüne
O turunç memeli beyaz döşlümün❞

❝Dinleyin sözümü behey yarenler
Ne işler başıma geldi bu gece
Bu zalim gurbetin halin söyleyim
Bütün dertler beni buldu bu gece

Akşam olup muhabbete dalınca
Vücudumu soğuk sıcak alınca
Arkadaşlar başucuma gelince
Dünyalar başıma kaldı bu gece

Hasta oldum herbir yerim ağırır
Arkadaşlar sıhhiyeyi çağırır
Kimi n'oldu sana diye bağırır
Halden anlayanlar bildi bu gece

Bakarım görünmez bu bizim dağlar
Öyle bir ah çeksem alemi dağlar
Hatırıma gelir bahçeler bağlar
Ektiğim güllerim soldu bu gece

Dizlerimde can yok yolu yürüye
Yatırdı kardeşler gitti geriye
Nasıl söz geçirem bu serseriye
Canım ateşlere saldı bu gece

Acep bu mu layık böyle mi haktır
Bakarım gelecek bir kimse yoktur
Çektiğim çileler cefalar çoktur
Ömrüm zehir zindan oldu bu gece

On sekiz gün yattım kendi halımdan
Bir haber almadım ev ahvalinden
Memleket ahvali çıkmaz serimden
Dertlerim saçımı yoldu bu gece

Hamdolsun kurtulup geldim koğuşa
Mihnet ettim işçilere çavuşa
Cümle alem sılasına kavuşa
Kader bir kez bana güldü bu gece

Der Noksani daim seni gözlerim
Yar sırrını yüreğimde gizlerim
Kamil-i alemin izin izlerim
Mevlam günahımı sildi bu gece❞

❝Dinleyin yarenler müşkül halimi
Felek ile görülmüyor aramız
Daim muhabbeti başkalarıyla
Ne zaman gelir ki bizim sıramız

Çoklara vermiştir fazla serveti
Bize de göndermiş kahrı mihneti
Taksimde almışız derdi töhmeti
Birgün kurtulamaz clertten birimiz

Hayalle çok kere boşaldım doldum
Çektiğim bir değil sarardım soldum
Derdime dermanı dergahta buldum
Hakka helal olsun külli varımız

Geçiyor günlerim kahırla yasla
Ağlarım kendimce ağlamam sesle
Bir kuvvet çekemez derdimi asla
Zahir ondan dik durmuyor serimiz

Ne yandan bakarsan kenarda Noksan
Bulaman Lokmanı derdini döksen
Haklı olmaz onu ne yana çeksen
Belki belli olur bizim yerimiz❞

❝Dinle sana bir nasihat edeyim
Hatırdan gönülden geçici olma
Yiğidin başına bir hal gelirse
Onu yad ellere açıcı olma

Mecliste arif ol kelamı dinle
El iki söylerse sen de bir söyle
Elinden geldikçe sen iy'lik eyle
Hatıra dokunup yıkıcı olma

El arifdir yoklar senin fendini
Dağıtırlar tuzağını bendini
Alçaklarda otur gözet kendini
Katı yükseklerden uçucu olma

Pir Sultan Abdal'ım sözüm başarır
Aşkın deryasını boydan aşırır
Seni bir mecliste hacil düşürür
Kötülerle konup göçücü olma❞

❝Dinle canım sana haber vereyim
Bu saat Azrail can üstündedir
Yezid melun Kerbela'da ne yaptı
Kestiği bıçak kan üstündedir

Cebrail Allaha verdi selamını
Aldı Muhammed'e verdi kelamını
Hak yarattı on sekiz bin alemi
Alemi halkeden şan üstündedir

Halilullah Mekke'ye getirdi taşı
Kendisidir sadıkların kardeşi
Muhammed'dir bir katre gözünün yaşı
Vefasız dünyada fan(i) üstündedir

Muhammed ismidir dünyada gezer
Hak'tan ne gelirse derhal da sezer
Firdevsi kandildir cümleden yanar
Cenneti alada yan üstündedir❞

❝Dinle gönül candan haber vereyim
Mert yiğidin beli bükülmez imiş
Ben gönlüme kara toprak sarındım
Beyaz taşa biber ekilmez imiş

Bülbülüm gülmez ettiği iç çekiş
Bu nasıl güzellik bu nasıl reviş
Aşkın iğnesiyle dikilen dikiş
Bil ki haşre kadar sökülmez imiş

Doğru git doğru gel haddini tanı
Ağır yat ağır kalk dikersin şahı
Bir kimsenin kimse dostu düşmanı
Başa gelmeyince bilinmez imiş

Yürü gönül gece gündüz ağlama
Kızılırmak gibi demde çağlama
Her yosma güzele belin’ bağlama
Kötü yarin kahrı çekilmez imiş

Serbesti yüz çevir Hakkın yoluna
Akşamki işini koyma yarına
Dostun sözlerinde sadık kalına
Doğru duvar hiç de yıkılmaz imiş❞

❝Dinle Nizamettin bir bak sözüme
Yetişir vatanda fidan olursun
Ananın babanın görün gözüne
Rutbe-i imzada insan olursun

Maarif mektebe edişin devam
Türkçe Fransızca lüzumlu kelam
Farisiye, fenne edersen devam
Mukaddes vatanda irfan olursun

Sorsalar Nihani sevdiğin kimdir
Sevdiğim dostumun delili Cimdir
Sevdiğim Eliftir sevdiğim Mimdir
Anlarsan gönülden kurban olursun❞

❝Dinle beni güzel dostum
Sırtından vurulan benim
Bilmem ki sen neye küstün
Kemiği kırılan benim

Çoban derdi garip yayla
Gel üstüme türkü söyle
Tam beş ay geçti böyle
Hep hor görülen benim

Yaşa dostum sen de yaşa
Nedir sendeki endişe
Emeklerim bütün boşa
Boşuna yorulan benim

Sırrı bilir durağını
Çeker bundan ayağını
Dostum yoldu yaprağımı
Dal gibi kırılan benim❞

❝Dinleyin dostlarım zalim sevdiğim
Gönül sarayımı yıktı bıraktı
Adını kalbime yazıp övdüğüm
Beni ateşlere yaktı bıraktı

Sıkıldım darıldım bittim aşındım
O sebeple gurbet ele taşındım
Her gün kederlendim her gün düşündüm
Saçımı dişimi döktü bıraktı

şu kalbimde iz bıraktı yol vurdu
Güllerime dolu vurdu sel vurdu
Sağını gösterdi döndü sol vurdu
Mağlup etti galip çıktı bıraktı

Kul Kevseri böyle kendimi yaktım
Unutması çok zor kafama taktım
El güldü eğlendi ben ise baktım
Başımı boynumu büktü bıraktı❞

❝Dinle sana bir sözüm var
Kimseyi hor görme gardaş
Kim nasıldır Allah bilir
Kötüleyip yerme gardaş

Tek Hakim'dir ulu gani
Bir yaratmış seni beni
Veren alır tatlı canı
Ötesini sorma gardaş

Gönül bilmeyenler çoktur
Bilmeyen de gönül yoktur
Bilmiş ol ki gönül haktır
Sakin ol ha kırma gardaş

Kerameti sende bilip
Bilmeden günahkar olup
ınsan doğup Hayvan ölüp
Cehenneme girme gardaş

Bak hayvanların halına
Gitmiş şeytanlık yoluna
Kaderin garib kuluna
Başka isim verme gardaş❞

❝Dinleyin kardaşlar benim sözümü
Felek yaktı kül eyledi özümü
Elimden aldırdım nazlı kuzumu

Her gün kıyamettir kuzuma yanarım
Kıyamet kıyamet yavruma yanarım

Felek bana böylece bir oyun saldı
Bülbül dilli yavrumu elimden aldı
Neyleyim kardaşlar elim boş kaldı

Her gün kıyamettir kuzuma yanarım
Kıyamet kıyamet yavruma yanarım

Üflerim üflerim çerağım tütmez
Seslerim seslerim bülbülüm ötmez
Yavrumun hayali gözümden gitmez

Her gün kıyamettir kuzuma yanarım
Kıyamet kıyamet yavruma yanarım

Evladın tatlısı tatlıdır baldan
Kokusu güzeldir kırmızı gülden
Neyleyim kardaşlar aldırdım elden

Her gün kıyamettir kuzuma yanarım
Kıyamet kıyamet yavruma yanarım

Pir Sultan Abdal'ım ganidir gani
ınsana vermişler emanet canı
Dünyada doğrudur ahiret yolu

Her gün kıyamettir kuzuma yanarım
Kıyamet kıyamet yavruma yanarım❞

❝Dinle güftarımı arif-i dana
Derunumda şimdi açam nihanı
Dil mülkü tutuştu nar-ı suzana
Ah ettikçe zuhur etti dumanı

Hakka doğru gitmez oldu bir kulu
Geri kaldı Hakkın emri usulü
Çokların gittiği şeytanın yolu
Boşa bıraktılar rah-ı rahmanı

Azdır giden şimdi rah-ı Mevlaya
Heves edilmekte zevk-i dünyaya
Taat etmez oldu evlat babaya
Aklından çıkarma ahır zamanı

Kalemiz bozuldu işimiz harap
Akıl isen düşün bundan hisse kap
Kıyamet gününden açıldı çar bab
Her tarafta zahir oldu nişanı

Mehdi-i Resul'den oldu işaret
Galiba yakındır ruz-u kıyamet
Dört kitabı yazan ol dest-i kudret
Hak böyle buyurdu emr ü fermanı

Hikmet-i rabbani bu emr-i Gafur
Bala-yı kudretten eyledi zuhur
Azrail Tarsus'a edince ubur
Dikti sancağını kurdu meydanı

Kolera başladı alem uyandı
Tutulanın çeşmi kana boyandı
Ecel sefinesi geldi dayandı
Açtı yelkeni duyuldu figanı

Bir fırtına oldu tuttu etrafı
Gün günden artmakta ölümün lafı
Girdi aramıza bir can kavafı
Nicenin tutuldu bunda zebanı

ışledi insanda nar-ı ihtirak
Çoklarını sardı bir gizli merak
Otuz kuruş oldu bir şişe konyak
ıçip yolda düştü öyle sekranı

Tarsus'un içine düştü bir figan
Çığrıştı ahali Ya Rab el'aman
Bir günde gidince birden yüz on can
Herkes sağlığından kesti gümanı

Ziya Bey kaymakam dedi bu ne iş
Tel çekti üç günde geldi müfettiş
ılletin def'ine eyledi teftiş
Yetişti Eflatun dehrin Lokmanı

Hakkın hikmetine gönüllü uyan
Vadesi yetene olur mu derman
Tabipler seğirtti atlı ve yayan
Gördüler ah edip kan ağlıyanı

Sağ olan evinden bir yana sapsın
Arasın ilacı Lokman'dan kapsın
Vadesi yetene doktor ne yapsın
Ölecek hastanın olmaz dermanı

Siyah senge döndü cism-i mermerler
Böyle soldu nice nice dilberler
Gece gündüz durmaz oldu berberler
Sağ koldan aldılar o fazla kanı

Tabipler ettiler bir kolca karar
Dediler insana bu da mı zarar
Yenidünya elma zerdali hıyar
Tarlada kuruttular patlıcanı

Bahçecilder dedi yok bize ekmek
Boşa gitti bizim hep olan emek
Beyaz kavun karpuz oldu bir çeyrek
Çok cevir ettiler bağ u bostanı

Takdir böyle imiş hükm-ü kazada
Ölen gitti sağı kaldı belada
Çok evler kapandı bu fırtınada
Melil mahzun kaldı hep hanümanı

Devlete halimiz olunca beyan
Emreyledi olsun Tarsus'a ihsan
Cihana gelmemiş böyle adil Han
Sehavet gencidir merhamet kanı

Kolera illeti bize bulaştı
Niceler canından usandı şaştı
Ermeni milleti dağlara kaçtı
Gece düştü yola tuttu revanı

Pek çoğunda vardır mevtin yarası
Zenginlerin çıktı küflü parası
Yetmiş kuruş oldu Namrun kirası
Vakitsiz yüklerler dilsiz hayvanı

Katolikler şaştı oldu divane
Bavuliyle kaçtı Kafiristan'e
Tarsus'dan dağıldı iki bin hane
Çok konaklar oldu harap viranı

Bir takım urumlar düştüler yola
Atla dağıldılar sağ ile sola
Bodos Vasil Siva Yani Nikola
Andan arar bulmaz o kör Yuvan'ı

Mevlamız söndürsün işbu ateşi
Hiç leke tutar mı mücevher taşı
Hak selamet versin can karındaşı
Namrun'a çekildi dinin ihvanı

Üç yüz pare köpek beşlice yitti
Baş alıp Hacin'e menzile yetti
Uşaklar dağıldı ırgatlar gitti
Çiftçilere oldu mezar sabanı

Gerçektir sözlerim serverler tacı
Alındı bizlerden canların bacı
Ne bezirgan kaldı ne de sebzeci
Kapandı Tarsus'un beş yüz dükkanı

Beynamazlar kılar oldu namazı
Asumana çıktı bunda avazı
Mümin olan etti Hakka niyazı
O demde biz kıldık şükr-ü Yezdanı

Beynamaz namaza pek etti devam
Senede dört defa görmezdi imam
Sure-i Mülk ile doldu top makam
Vaızla okuduk aziz Kuran'ı

ıslama farz olan savm ile salat
Hatırdan dür etme var hacc ü zekat
Resul-ü Ekrem'dir sahip mucizat
Daima hatırla sen Yaradanı

Sefî'ül-müslimin Resul-ü Zişan
Ebubekir Sıddık Ömer ve Osman
Ali-yül-Murtaza o şah-ı Merdan
Sahib-i Zülfikar Hakkın Aslanı

Adana'ya eyvah dedi ıstanbul
şam'dan haber aldı Bağdad Anadol
Fransa'dan tel gitti duydu Tirpol
Haberi doldurdu bütün cihanı

Bu derde giriftar olalı solduk
Kusurumuz çoktur hep onu bulduk
Gaffar-üz-Zünub var ucuz kurtulduk
Bırakma dilinden vird-i Mennan'ı

Bin üçyüz onbirde oldu kolera
Defetti sineden Hazreti Mevla
Hayr ile yad etsin ımdadi geda
Okuyup dinliyen bu dasitanı❞

❝Dinle beni kulağın aç
Sev insanlığı sev gardaş
ınsan Kabe insan miraç
Sev insanlığı sev gardaş

ınsanlar Hakk'ın mekanı
ınanmazsan aç Kuran'ı
Sakın hor görme insanı
Sev insanlığı sev gardaş

Meleklerin secdegahı
Orda gördüler insanı
Bırak kusuru günahı
Sev insanlığı sev gardaş

Nesimi der her yaşında
ınsan sevdası başında
Kötü huylunun dışında
Sev insanlığı sev gardaş❞

❝Dinle imdi bir nasihat edeyim
Kullar muhannete muhtaç olmasın
Doğru yolu koyup sarpa gideyim
Sevdiğim gönlüne gamlar gelmesin

Niderler de insan oğlu niderler
Doğru yolu koyup sarpa giderler
Züğürt isen seni deli ederler
ısterim bildiğin eller bilmesin

Coşkun sular gibi akar su isen
Ararlar bulurlar asıl soy isen
Gayetle severler malı çoğ isen
ısterim akl ile hergiz olmasın

Ben değilim bunu kitap söyleyen
ınip aşkın deryasını boylayan
Diğümü dinleyip gıybet eyleyen
Oruç tutup beş vaktını kılmasın

Karac'oğlan eydür mala tapıldı
Dert kalmadı içerime tepildi
ınsana ahrette ik(i) ev yapıldı
Biri dolup da biri boş kalmasın❞

❝Dinle sevdiceğim medhin eyleyim
Açılmış baharda gülün sevdiğim
şirin'in aşkına söylen sözünü
şeyda bülbül gibi dilin sevdiğim

Bedirlendin doğdun yüce felekten
Cemalin seçilmez hörü melekten
Meles gömleğini attın bilekten
Güneş gibi parlar kolun sevdiğim

Kirpiklerin hançer can alır gözün
Yüreğime koydun ateşin közün
Daha görmedim hiç kimsenin yüzün
Getirdin beni de ele sevdiğim

Kaşların hilaldir gözlerin ala
Bülbül figan etti şol gonca güle
Bilemem nettim beni getirdin ele
Güldürdün bak beni bile sevdiğim

Güzellikte kemalini bulmuşsun
Uğrun uğrun bir dosta selam vermişsin
Bin bir çiçekten rengin almışsın
Döndürmüşsün rengin güle sevdiğim

Zülfün teline asılam dar deyi
Gonca güle el uzadam har deyi
Koynunda bir çift tomurcuk var deyi
Kondurdum bülbülü güle sevdiğim

Karac'oğlan der ki kendi halinde
Söylenir sözümüz elin dilinde
Veririm sevdiğim canı yolunda
Geyin kırmızıyı alı sevdiğim❞

❝Dinle sözlerimi han oğlum Ayvaz
Yükletin kervanı dengine bakın
Erlik meydanına girdiğin zaman
Kuşanın kılıcı cengine bakın

Düşmanın üstüne eyledim akın
Geri dönüşüm yok zamanım yakın
Fakir fukarayı incitmen sakın
Mal yemez tamahkar zengine bakın

Köroğlu her zaman kurdu meydanı
Ben bilirim yahşi ile yamanı
Aman dileyenden kesme amanı
Dertli olanların derdine bakın❞

❝Dü çeşmim kan ağlamaktan gözlerim yaş incidir
Kadir kıymet bilmeyenler yaren yoldaş incidir
Dinle sözüm al nasihat konuşma cahil ile
Cahilde bir kem söz var ki değse bin baş incidir

Kadir Mevla’m sebepkar et bezirganlar kânına
Yüküm cevahir yüküdür bakır çatmaz yanına
Sarraf olan kıymet biçsin lalime mercanıma
Sarraf olmayan ne bilir sanar her taş incidir

Kamil ile haşr olmayan kendisin evla bilir
Dinleme cahil adamı özünü derya bilir
Der Tüccari yar elinden çektiğim Mevla bilir
Mevsim ihtiyar olunca dağları kış incidir❞

❝Aç kulaklarını dinle sözümü
Yalan söz gerçeğe bir tuzak değil
Ehli irfan olan hakkın mekanı
ışte böylesinden hak uzak değil

ırfan meclisine girmeyen kişi
Pişmemiştir özüsünün ateşi
Yenilmez ekmeği zehirdir aşı
Lanet böylesine hiç yazık değil

ınsan haklarını hak bilen kişi
Özünde nur doğar yalan ateşi
Kamili taşlamak cahilin işi
Cahilden kötülük hiç uzak değil

Sakın ol Nesimi sen senden sakın
Meclis-i erkandır edep er hakkın
Özünü bilene hak olur yakın
Hak odağı demden hiç uzak değil❞

❝Yüreğimde yangın başlar
Gün dönünce akşama
Aklım başımdan gidiyor
Sen gelince aklıma

Sensiz olmaz diye diye
Akşam oluyor bu şehirde

Hiç söylemediysem
şimdi söylüyorum
Seni her şeyden
Çok seviyorum dinle

şu dağların ötesinde
Bir yol var ki sana gelir
Bu bedenim yok olsada
Bir tek senin sevdan kalır

Aşılar ölmez diye diye
Akşam oluyor bu şehirde
Sevdalar ölmez diye diye
Sabah oluyor bu şehirde

Hiç söyleyemediysem şimdi söyle
Seni her şeyden çok seviyorum dinle❞

❝Dinlen ağalar birim birim söyleyim
Ak yar ile muhabbetim düzgündür
Değmiş m'ola bir kötünün elleri
Ak göğsünün düğmeleri çözgündür

Niçin bir gider bir döner bakarsın
Her bakışında canımı yakarsın
Al yanak üstüne sünbül takarsın
Saç bir yana zülüflerin bozgundur

Zalım engel girdi aman araya
Kömür gözlüm ben varamam oraya
Devre melhem vurdun gene yaraya
Onun için yaralarım azgındır

Mestine de Karac'oğlan mestine
Dostu olan gül gönderir dostuna
Kızılırmak olsam aksam üstüne
Ataşından kara bağrım ezgindir❞

❝Dinleyelim dağ başında figanı
Görelim ne demiş o Leyla Leyla
Uğra yar yanına eyle selamı
Dayim ezberimiz bu Leyla Leyla

Felek çakmağını eyledi çengel
Beni yare giderken bırakmaz engel
Ölürsem sevdiğim üstüme sen gel
Gözün yaşı ile yu Leyla Leyla

Felek çakmağını üstüme çaktı
Beni bir onulmaz derde bıraktı
Vücudum şehrini odlara yaktı
Yandım ataşına su Leyla Leyla

Karac'oğlan der ki sen de heman ol
Hublara karışta sen de tamam ol
Ben ölürsem cenazeme imam ol
Kıl kara zülfüne hu Leyla Leyla❞

❝Dinleyin ağalar bir söz edeyim
Bir güzel beni dilinen kandırdı
Söz verdi de geri döndü sözünden
Kötüleri üstümüze güldürdü

Devşir hey sevdiğim simlerin kuşan
Deli olur senin sevdana düşen
Dostum nerde deyi sorup sormaşan
Muhabbeti ara yerden kaldırdı

Senin için geyeceğim alları
Irak idi yakın ettim yolları
Heves güves yetirdiğim gülleri
Korkuyorum bir soysuza yoldurdu

Dadaloğlu'm der ki bakın halime
Değirmen dönüyor çeşmim seline
ınanman güzelin tatlı diline
Çokça beni serseriye yeldirdi❞

❝Dinleyin ağalar dinleyin beyler
Sorarım bunları bir gün olur ki
Adam olup koç Kırat'a binişim
Kırarım belini bir gün olur ki

Ben yükümü dağ başına çözersem
Sıra sıra koç yiğidi dizersem
Yiğitler elinden bade süzersem
Ararım bunları bir gün olur ki

Al yanağım kızıl kana bulandı
Akan kandan coşkun sular bulandı
Düşman ne söyledi paşam inandı
Sorarım sizlerden bir gün olur ki

Ben Yusuf Bey idim kendi başıma
Düşürürdüm koç yiğidi peşime
Küçük Ali'm çıkar dağlar başına
Ararım sizleri bir gün olur ki❞

❝Dinleyin ağalar meydan açıldı
Vurun yiğitlerim hoy günü bugün
Koç yiğitler bugün için seçildi
Vurun yiğitlerim hoy günü bugün

Bu meydana yalın kılıç inmeli
Naramızdan düşmanımız sinmeli
Kötü ağlamalı dost sevinmeli
Vurun yiğitlerim hoy günü bugün

Köroğlu der yurdum Çamlıbel dağı
Tutun yiğitlerim sol ile sağı
Düşmanın bağrına atın mızrağı
Vurun yiğitlerim hoy günü bugün❞

❝Dinleyin ağalar size söyleyim
Arşı kürsü gider yolun dağlar
Kara ardıçlı kamalaklı yüceler
Selvili söğütlü yerin var dağlar

Ahır Dağı'ndan gör Maraş bağını
Engirek'te derler ilin çoğunu
Bayra'dan Bertiz'den Konur dağını
Göğsün güzel derler ilin var dağlar

Gün doğar da Gündüzlü'nün başına
Göğdeli'de sünbüllünün peşine
Ak Dağ derler duman çöker başına
Kabak Tepe derler şarın var dağlar

Karac'oğlan der de bitirdim çağı
O yüce Binboğa Bulgar'ın dengi
Soğanlı yücesi Koca Beydağı
Erceyiş okunur pirin var dağlar❞

❝Dinleyin ağalar tarif edeyim
Açılır baharda gülü Tebriz'in
Düğünde bayramda atlas giyerler
Bozulmaz yeşili alı Tebriz'in

Tebriz'in etrafı dağdır meşedir
ıçinde oturan beydir paşadır
Sekiz bin mahalle yüz bin köşedir
Çarşısı pazarı yolu Tebriz'in

Pehlivanlar kispet giyer yağlanır
Cümle bezirganlar anda eğlenir
Üç yüz altmış yükü birden bağlanır
Elden ele gezer mali Tebriz'in

Erenler dolusun içip gelmişsin
Aşkın deryasını geçip gelmişsin
Aşık Garip vatan methin etmişsin
Benim imdi Rüstem Zal'ı Tebriz'in❞

❝Dinleyin ağalar zamane azgın
Yiğidin başında döner bin kuzgun
Tohumu almış da tarlası bozgun
Yiğit de ne desin day'olmayınca

Söylerim söylerim sözümden almaz
Nideyim cahıldır halimden bilmez
Bu dostluğun senin boyuna sürmez
Anadan atadan soy olmayınca

Amana da deli gönül amana
Kalmadı eyi gün devr-i zamana
Cevheri de denk ettiler samana
Yük masnıtı bulmaz tay olmayınca

Karac'oğlan der ki yiğitler över
Açılmış meyvenin dalını eğer
Güzelin kıymatı bin altın değer
Netmeli güzeli huy olmayınca❞

❝Dinleyin ağ'lar birer birer söyleyim
ıçerime bir örd düştü gaziler
Dosta doğru gidiyordum esti rüzgar
Göçmüş eller ıssız kalmış yazılar

Seherleyin Cerit eli göçtü mü
Gün burnuna kanlı Ceyhan geçti mi
Düşüt verdi Andırın'a çözdü mü
Katardaki tor mayalar bozular

Benim dostum bu yollardan gitti mi
Evini bozdu çadırını tuttu mu
Ufacık beyler muradına yetti mi
Benim gönlüm şahin Beyi arzular

Karac'oğlan der ki dostum giydi m'ola alları
Kalbur'dan Suvat'tan Geben elleri
Soğuk olur Meryemçil'in belleri
Esti poyraz çam dalları sızılar❞

❝Dinleyin arkadaşlar
Bir atasözümüz var
Biri yer biri bakar
Kıyamet ondan kopar

Kıyamet dedikleri
Ha koptu ha kopacak
Yoksuldan halktan yana
Bir dünya kurulacak

Görmüşler ileriyi
Atalarımız demek
Herkese yeter dünya
Herkese yeter ekmek❞

❝Dinleyin aşıklar benim sözümü
Felek yaktı kül eyledi özümü
Elimden aldırdım körpe kuzumu

Her gün kıyamet oğlum diye diye
Bir gün kıyamet oğlum diye diye

Yakarım yakarım ateşim tütmez
Seslerim seslerim bülbülüm ötmez
Oğlumun hayali karşımdan gitmez

Her gün kıyamet oğlum diye diye
Bir gün kıyamet oğlum diye diye

Pir Sultan'ım dünya fanidir fani
ınsana verdiler emanet canı
Dünyadan ahrete uludur yolu
Bundan gayrı yol yok dönesin geri

Her gün kıyamet oğlum diye diye
Bir gün kıyamet oğlum diye diye

***

Cahit Öztelli, Pir Sultan Abdal - Bütün şiirleri
adlı kitabında eseri şu şekilde aktarmaktadır.
Özgür Yayınları, Onuncu Basım,
Ağustos - 2004, s.50-51


Dinleyin aşıklar benim sözümü
Felek yaktı kül eyledi özümü
Elimden aldırdım körpe kuzumu

Her gün kıyamet oğlum diye diye
Bir gün kıyamet oğlum diye diye

Felek bana şöyle bir oyun saldı
Dudu dilli kuzucağımı aldı
Neyleyim kardaşlar elim boş kaldı

Her gün kıyamet oğlum diye diye
Bir gün kıyamet oğlum diye diye

Yakarım yakarım ateşim tütmez
Seslerim seslerim bülbülüm ötmez
Oğlumun hayali karşımdan gitmez

Her gün kıyamet oğlum diye diye
Bir gün kıyamet oğlum diye diye

Pir Sultan'ım dünya fanidir fani
ınsana verdiler emanet canı
Dünyadan ahrete uludur yolu
Bundan gayrı yol yok dönesin geri

Her gün kıyamet oğlum diye diye
Bir gün kıyamet oğlum diye diye❞

❝Dinleyin bir güzel medhin edeyim
Bir beni var şirin canı bendetmiş
Bir beni var kaşla göz arasında
Bir deni de ak gerdanı bendetmiş

Bir beni başının tacıdır tacı
Bir beni Kabe'de hacıdır hacı
Bir beni Urum'dan alır haracı
Bir beni de aşıkanı bendetmiş

Bir benin bahası Gürcü Gürcüstan
Bir benin bahası Hind-ü Hindistan
Bir benim bahası şol Arabistan
Bir beni de Tatar Han'ı bendetmiş

Bir beni bendetmiş şam'ı Haleb'i
Bir beni bendetmiş Mısr'ı Anteb'i
Karacaoğlan der nazlı çelebi
Bir beni de Al-Osman'ı bendetmiş❞

❝Dinleyin bir güzeli medhedeyim
Yiğide nisbetle yürüyüşlünün
Can feda ederim şöyle sunaya
Bin türlü naz ile salınışlının

Kadife şalvarlı tül libaslının
Güvercin topuklu sarı mestlinin
Elleri kınalı kumru seslinin
Zülüfü gerdana tarayışlının

Entari geyinmiş frengi rengi
Yanakları kırmızı elmas irengi
Saçları topukla eyliyor cengi
Bir hüma bakışlı on dört yaşlının

Karac'oğlan der ki güzelin huyu
Hezeran çubuğuna benziyor boyu
Ab-ı kevser gibi lebinin suyu
Peynirdir dilleri ince dişlinin❞

❝Dinleyin efendim bir sohbetim var
Hep şayan-ı destan oldu fareler
ıkamet-i dava şikayetim var
Belimi beş yerden kırdı fareler

Kıtlığın elinden çok çile çektim
Harcadım, evimi başıma yıktım
Temin-i idare bir tohum ektim
Yetmeden göğ iken yoldu fareler

Kazması küreği beş dişi de var
Çadırı direği şiltesi de var
Ordu komutanı binbaşı da var
Geldi bölük bölük kondu fareler

Nerde bir bozartı görse yetişir
Kimi hona gider kimi bölüşür
Geceyi gündüze katar çalışır
Kahraman tezgahı kurdu fareler

Gönül ne gezersin sıçan avında
Ellisi destede yüzü yığında
ıki bölük koydu dört kulağında
Tarlayı ortadan böldü fareler

Gördüğü insana dalaşmak ister
Hemen karşı koyup söyleşmek ister
Mültezimler ile uğraşmak ister
ılkbahardan behi verdi fareler

Toplanıp bir meclis olur akşamdan
Durur konuşurlar ince makamdan
Ne Müdürden korkar ne kaymakamdan
Nizam defterini dürdü fareler

Bir gün keşf ederken ev eşyasını
Bulgur çuvalında duydum sesini
Güç ile öldürdüm bir tanesini
Kolorduya haber saldı fareler

Dinlen farelerin ferasetini
Çete başlarının cesaretini
Tamam kuşanmışlar cenk aletini
Geldi bizim eve doldu fareler

Gizlendi kediler tor da kalmadı
Bir karşı koyacak er de kalmadı
Kaçıp kurtaracak yer de kalmadı
Mal-ı ganimete daldı fareler

Önlerine bir taş atmadım hele
Yalınız bir yere gitmedim hele
Serbestçe uykuya yatmadım hele
Belki beni bile yerdi fareler

Emsali'm bundan da çektim çok elem
Bir diyecek söz kalmadı veselam
Hasıl-ı şikayet hülasa kelam
Harap etti bizim yurdu fareler❞

❝Ey erenler çün bu sırrı dinledim
Huzur-ı mürşide vardım bu gece
Hakikat sırrını andan anladım
Evliya erkanın gördüm bu gece

Rehberim Muhammed buldum yolumu
Mürşidim Ali'dir bildim şah'ımı
Tiğbend ile bağladılar belimi
Erenler meydanın gördüm bu gece

Erenler rahına eyledim iman
Kalmadı gönlümde şek ile güman
Ne bilir bu sırrı Yezid'le Mervan
Külli varım Hakk'a verdim bu gece

Andelip misali avaz ederek
Yedi sema üzre pervaz ederek
Yedi aza niyaz ederek
Ayn-ı cem güllerin derdim bu gece

Pir Sultan'ım Hakk'a niyaz ederim
Erenler rahına doğru giderim
Külli varım Hakk'a teslim ederim
Hakk'ın cemalini gördüm bu gece❞

❝Dinle nasihatim ey deli gönlüm
Alış sen de biraz faydalanırsın
Ahbaplar geziyor her eli gönlüm
Dolaş sen de biraz faydalanırsın

şen tut gönlünü de derbeder kılma
Bak kendi haline kimseye gülme
Sağ elin hakkmı sol ele salma
Çalış sen de biraz faydalanırsın

Çalış her işini atma yarına
Haram katmayasın kendi karına
Asla gözün dikme elin varma
Bölüş sen de biraz faydalanırsın

Eda et beş vaktin koyma kazaya
Düşmeyesin kimse ile nizaya
Düşer isen razı ol her cezaya
Ağlaş sen de biraz faydalanırsın

ıncele her yanın kalmasın Noksan
Yaşın otuz gönlün nedendir doksan
Günlerce ağlasan gözyaşın döksen
Gülüş sen de biraz faydalanırsın❞

❝Dinneyin ağalar size söylüm
Mescitli köyünden gör neler oldu
ıki köy figanı arşa dayandı
Cavat suya düşdü ahu zar oldu

Çocuhlar bağırır Allah amanım
Buz gırıldı kesilifdi gümanım
Yerişdi dayan on iki imamım
El elden üzüldü gör neler oldu

Okulunu sorarsan Atcılar köyü
Ahlağı yerinde ne gözel huyu
Buz altında oldu Cavat’ın toyu
Toy hanesi tamamile kül oldu

Veli cenazeyi getirdi eve
O vahıt her yere düşdü velvele
Sanasan bülbüller çığrışır güle
Eyvah soldu bir nevcivan kül oldu

Cavat’ın sizlere sondur bu sözü
Cavat’la Nuru’dur okulun gözü
Har an öyretmenin ağ olur yüzü
Eyvah soldu bir nevcivan kül oldu

Ali’yim söylerim böyle bir desdan
Bu dünyada Guran ahretde iman
Dostdar Cavat’a rahmet her zaman
ınşallah meganı cenneti buldu❞

❝Gel vefasız dinle sözüm
Ah ile zar ediyorum
Duy arşa çıkıyor ünüm
Ah ile zar ediyorum

Niye büktün boynum benim
Vicdanın yok imiş senin
Kurtlar kuşlar yesin tenin
Ah ile zar ediyorum

Tenin her an yara olsun
Yarana da hicran dolsun
Sağın solun yadlar alsın
Ah ile zar ediyorum

Gece gündüz eyle figan
Sızından geçmesin zaman
Olmasın dizinde derman
Ah ile zar ediyorum

Birgün sesim duyar Allah
Hemi vallah hemi billah
Gözlerim görür inşallah
Ah ile zar ediyorum

Oğlun kızın uğramasın
Azan yaramı sarmasın
Dostların halin sormasın
Ah ile zar ediyorum

Kara’yı yaktın sineden
Beter olasın ölmeden
Dert çekesin hep çileden
Ah ile zar ediyorum❞

❝Güzelim dinle methin edeyim
Beni mecnun eden senin gözlerin
şu fani dünyayı sensiz neyleyim
Beni mecnun eden senin gözlerin

Aklımı başımdan alıp kaçıran
Zalim feleğin çarkında geçiren
Aşkın şarabını bana içiren
Beni mecnun eden senin gözlerin

şu garip sinemi ateşe yakan
Aşk kelepçesini koluma takan
Öksüzler gibi boynumu büken
Beni mecnun eden senin gözlerin

Ben Derdi Deryayım şu dünya yalan
Var mıdır dünyada muradım alan
Aklımı başımdan eyledin talan
Beni mecnun eden senin gözleri❞

❝Hasret-i kaddinle gurbet illerde
Geçmededir vakt ü zamanım benim
Gahi beyabanda gahi çöllerde
Kesilmiştir tab ü tüvanım benim

Böyle ayrılığa kör olsun sebep
Fedadır uğruna ser ü canım hep
Ya peri esmasın çeksem ruz ü şeb
Gelmez'mola kaşı kemanım benim

Fesahat yolunda çok çektim emek
Revamı biz anı yadlara vermek
Nerde kaldı Dertli dedem diyerek
Aceb sorar'mola Figan'ım benim❞

❝Keklik öter de kendi dinler sesini of sesini
Öksüz kızlar kendi eder yasını
Sürmelim of palazım ey
Bir yanım deniz de bir yanım balkan of balkan of
Gelmesin yanıma da ölümden korkan
Sürmelim ey palazım ey

Yörük yurdu da aman beyler
Bizim yurdumuz of yurdumuz
Allı beyazlıdır da bizim ordumuz
Sürmelim of palazım ey
Çamlıbelden de aşar ardımız of ardımız of
Bir orduya karşı gelir dördümüz
Sürmelim ey palazım ey❞

❝Bir dinleyen yoktur derdimi desem
Asla bir meslekte elim kalmadı
Çok başvurdum sağa sola fayda yok
Döktü yaprak gazel gülüm kalmadı

Daim arz ederim ticaret karı
Asla sevmez oldu evdeki karı
Arayan bulurdu serveti varı
Soramam kimseye dilim kalmadı

Üç beş kuruş bulunurdu arasan
şapkam kopmuş saçlarımı tarasan
Çıra yakıp meteliği arasan
Gitti kazanç servet pulum kalmadı

Gitmez hayalimden aşk-ı ateşim
Silsem de tükenmez gözümden yaşım
Ezelden yoksulluk boşlamaz peşim
Savruldu dumanım külüm kalmadı

Geçti bir devranım tıfıl çağlarda
Bülbül sesi dinler idim bağlarda
Vardı sürüm çobanlarım dağlarda
şimdi seyretmeye malım kalmadı

Yorulmadan yüce dağlar aşardım
Bulanmadan kaynayıp da coşardım
Rençperliğe beş on boyun koşardım
Büküldü kametim belim kalmadı

Halılar yerinde yoktur hasırım
Düşündüm taşındım bilmem kusurum
Sular akmaz kol vermiyor mısırım
Düşsem tutunacak dalım kalmadı

şimdi ticaretim yolcu bacından
Dizlerimde can yok öldüm acımdan
Kar edemem kuvvetimden gücümden
Gitti kuvvet derman halim kalmadı

Gönül müpteladır daim güzele
Yaprağım yok bağlar hasret gazele
Akla gelir bir Murgul'u tazele
Başka da gidecek yolum kalmadı

Sabreyle Noksani dert ile zora
Yokuşta yorulan bir düze vara
Bir gün devredersin kara toprağa
Görsem sağ tarafı solum kalmadı❞

❝Koşayım bir destan dinle nazlı yar
Giyinip alları sallan bir zaman
Kaçma üftadenden yar diyar diyar
Tara perçemini tellen bir zaman

Bu aşkın ateşi coşkundur serde
Ne çare ki derman bulunmaz derde
Alemden ağyardan uzak bir yerde
Bağ-ı hüsn olup da güllen bir zaman

Firakın okunu yarama vurma
Düşman karşısında salınıp durma
Her gelip geçene gönlünü verme
Yar kendi kendini kullan bir zaman

Ah çektim derinden yandı ciğerim
Güzeller katında yoktur değerim
Görüp tedarikim burdan giderim
Sen de arkam sıra yollan bir zaman

Suna boylum eyle derdime derman
Kırılıp düşmesin muradım bir an
Ey Noksani işte böyledir devran
Ehli-diller gibi dillen bir zaman❞

❝Dinle gitti bizden kalpteki sevinç
Yolumuz sapada kapandı kaldı
Nuh tufanı gibi çok kıldım itap
Yolumuz deryada kapandı kaldı

Yaz Özcan'ım bugün bir hoş da makal
Tebrik et dostları duysunlar ahval
Buyrulmadı yazdığımız arzuhal
Neden adliyede kapandı kaldı

Sönmez olundu bizde bu yanışanlar
Bugün yüz çevirdi dünkü kafadar
Evvela gönlümüz gezerken süvar
Yollarda piyade kapandı kaldı

Hicrani hicret kıl eğlenme burda
Vücudum hayatta ruhumuz şurda
Makineler gitmez oldu Bayburt'a
Yol Gümüşhane'de kapandı kaldı❞

❝Dinle Kürd'ün metini dinle
Kadim bir kararda kalman kürt kızı
Hesap ettim hiçbir nuksanın yoktur
Hani gerdanın da çalman kürt kızı

Benden dinle dostum eli nidiyon
Yalvarıp Allah'a dilek ediyom
Kız derdinden telef olup gidiyom
Hiç mi merhamete gelmen kürt kızı

Kara gözlüm şimdilik inanman bana
Döş döğüp ah çeken çok oldu sana
Cemalini gören melek der buna
Vallah sen periden kalman kürt kızı

Kız seni severdim evelden zatı
Güzelin eyisini kötü alır kötü
Her nerde olsa söylerim metin
Neyleyim kıymetim bilmen kürt kızı

Dostum çok güzelsin nazardan sakın
Sağına soluna hameyli dakın
Elimi göğsüne elletmem yakın
Destursuz koynuna salmam kürt kızı

Kul Abdulla'm der ki tükendi canım
Giyinmiş kuşanmış sanki bir hanım
Diliniz kürt dili uymaz lisanım
Söylerim işmardan alman kürt kızı❞

❝Kulak ver sözüme dinle vatandaş
Uyma laklak edip gülüşenlere
Meşgul eder seni işinden eyler
Karışırsın tembel perişanlara

Adım at ileri geriye bakma
Bir sağlam iş tut da elinden bırakma
Saçmasapan sözler hep delip takma
Allah'ın yardımı hep çalışanlara

ıleriyi gören geriye bakmaz
ınsanlık yolundan dışarı çıkmaz
Allah cömert amma ekmek bırakmaz
Oturup geçmişi konuşanlara

Maziye karışmış yıllar da ay da
Geçmişi konuşmak getirmez fayda
Gören göze ibret vardır her şeyde
Seyret gökyüzünde yarışanlara

Veysel der kafanı nafile yorma
Dünya fani değil çöküp oturma
Adım at ileri avara durma
Yoldaş ol refaha kavuşanlara❞

❝Kulak verdim dört köşeyi dinledim
Ardımızdan gıybet eden çoğumuş
Ben dünyayı sonsuza dek bellerdim
Meğer dünya dört sultanlık yerimiş

Karşıda uzanır yapraklı dağlar
Hastanın derdini bilemez sağlar
Her nere vardıysam dertliler ağlar
Gezdim şu alemi dertsiz yoğumuş

Karac'oğlan der ki dosta sarılam
Su değilem bulanıp da durulam
Bu dünyada sevdiğine sarılan
Ahirette sorgu sual yoğumuş❞

❝Dinle beni güzel kardeş bu ne iş
Ağız mutlu değil dil mutlu değil
Nedir bu heyecan nedir bu telaş
Ayak mutlu değil kol mutlu değil

Köylünün tarlası vardır harmanı
Dağlarının hiç eksilmez dumanı
Durmadan yakılır onun ormanı
Ağaç mutlu değil dal mutlu değil

Dinle beni n'olur sen yavaş yavaş
Biz dost olduk hem de iyi arkadaş
Nedir bu dünyada bitmeyen savaş
Sağ mutlu değildir sol mutlu değil

Hiç durmadan yükseliyor binalar
Ciğerleri yanmış olan analar
Çoğaldı dünyada bakın zinalar
Evli mutlu değil dul mutlu değil

Sırrı der ki böyle dünya kanunu
Hiç unutmaz dünü ile bugünü
Sanki gelmiş artık dünyanın sonu
ınsan mutlu değil kul mutlu değil❞

❝Dinle güzel sana bir sualim var
Kalbinde aşk ile zarı neyledin
Derdin ile beni ettin ihtiyar
Çok sevdiğin nazlı yari neyledin

Gönül kuşu gibi gelip konardın
Gece gündüz ateşine yanardın
Yazıp yazıp bana çok name verdin
Başındaki ol efkarı neyledin

Vallahi ilk seni sevmişim derdin
Nice nice çıkıp karşımda durdun
Gönlün ile bana bir buse verdin
O temiz namusu arı neyledin

Der Civani dolaşırdın peşimde
Seni sevdim derdin bu genç yaşımda
ılk tanıştık merdivenin başında
Unutulmaz o yerleri neyledin❞

❝Dinleyin ağalar te'rif eleyim
Heç yaza çıhmasın gışı namerdin
Kor olsun gözleri batsın oylağı
Ala garğa olsun guşu namerdin

Obçunun içinde yeyer çöreyi
Ganıdan çağırsan titrer üreyi
Gurusun meyvesi bağı teneyi
Heç aşa deymesin dişi namerdin

ıstemez yanında yarı yoldaşı
Heç gelmez evine gohum gardaşı
Nagaf gonag gelse salar taraşı
Açılmaz gabağı gaşı namerdin

Canım gurban olsun merd oğlu merde
Me'rifet dilinde kamalı serde
Nagah bir gulluğun düşse namerde
Çal gabana döner başı namerdin

Ahşam olur molla verir azanı
Heç gaynamaz ocağında gazanı
Gınamayız bu sözleri yazanı
Bundan beş beterdi işi namerdin

Men adımı bildirmerem ellere
Namerd düşsün çalay veten çöllere
Gazandığı ne'met getsin yellere
Galmasın daş üste daşı namerdin❞

❝Dinle sözlerimi canım Yavuzer
Dosta ulaşması yolunan olur
Bir tek elin sesi çıkmaz bilirsin
Vallahi bu işler elinen olur

şu ateş bu canı yakar söyleyin
Doğru olan doğru bakar söyleyin
Ufak sular sessiz akar söyleyin
Derenin coşması selinen olur

Gönlünde gizlemiş yara Çırağı
Ne anlattı nazlı yara Çırağı
Sesin duyuramaz yara çırağı
Duyurması ehl-i halınan olur❞

❝Dinle arkadaşım cevap ver bana
Dünyaya ilk sefer gelen kim idi
Allah emretmiştir böyle bilirim
Kendi öz kızını alan kim idi

Balığın karnında kim çekti çile
Kim sahipti sırat denen o kıla
Adem Havva ile cennette bile
Tavuz kuşu deve yılan kim idi

Haberin var mıdır yedinci kattan
Bilirsen bahseyle cennetlik itten
Yusuf'un gömleğin girip cennetten
Gezip dolaşırken çalan kim idi

Deli Hazım bir göl oldu akmayıp
Nice cem'e girdi gönül yıkmayıp
ıki sene karanlıktan çıkmayıp
Annesi rahminde kalan kim idi❞

❝Dinleyin ağalar tarif edeyim
Gözde hayal hayal işi sılanın
Estikçe rüzigar kokar burnuma
Kayası toprağı taşı sılanın

Ağyar ile ettim kararı zati
Zayetme sevdiğim sen emaneti
Biz yar ile yedik nanü nimeti
Bol olsun ekmeği aşı sılanın

Kanlı Kızılırmak enginden akar
Ayrılık ateşi ciğerim yakar
Gelin kız karışmış çamaşır yıkar
Ilıca göl derler başı sılanın

Turnamın kanadı bir karış telden
Çekerim ayrılık ne gelir elden
Bülbül gibi ben de ayrıldım gülden
Gündüz hayal gece düşü sılanın

Ayrılık hasretlik ne yaman beter
Ah çektikçe sılayı efkarım yeter
Baharın çağında turnalar öter
Hep seherde öter kuşu sılanın

Said'im der ki bu sözüm haktır
Yaralıyım yare sitemim çoktur
Gezdim dört köşeyi hiç dengi yoktur
Bulunmaz akranı eşi sılanın❞

❝Elimde telleri dile gelince
Gaipten konuşan sazımı dinle
Dilimin hanesi dudak gülünce
Meydana dökülen sözümü dinle

Kolunun dovazı gövdenin hazı
Perdeden geliyor namesi bazı
Mızrabın üstüne yazdığı yazı
Bağrımdan gelen ses özümü dinle

Divani bağlama ile curaya
Divani kopuzu koyup sıraya
Nasihat olmalı kalbi karaya
Diyerek gönülden hazımı dinle❞

❝Söyleyim de dinlen mevali canlar
Evvel Allah bu cihana kim geldi
Muhammet Ali kandilde nur iken
Bu cihana sada geldi ün geldi

Cihan derya idi dünya dar idi
Cebrail Mikail anda var idi
Bir avuç toprakla dünya kuruldu
Azrail israfil anda sur idi

Kün deyince karar kıldı ademe
Yedi gün emeğim geçti o deme
Kadir Allah can verince ademe
Akıl fikir ile kül-i kan geldi

Sen talip ol çok iş vardır talipte
Ne ararsan gerçeklerde arifte
Adem nice böyle yattı kalıpta
Ol Hazret-i Âdem dahi dün geldi

Sen talip olup da yakından gözle
Gezme yazı yaban gerçeği özle
Yüz yiğirmi dört bin nebiden özce
Muhammed'e vahy-i Cebrail geldi

Bu işlerin ezelini soranda
Yer gök bina kurdu ısm-i Azam'da
Bu cihanı var eyleyip düzende
Ali Muhammet'ten gayrı kim geldi

Doksan bin er Horasan'ın bendidir
Vallah billah aşıkların andıdır
Pîrim Hünkar Hacı Bektaş kendidir
Cümlemize Hacı Bektaş pir geldi

Miraç'ta danıştık doksan bin kelam
Cebrail Ali'ye getirdi selam
Dört kitaba indi levh ile kalem
Aşıklar da bu cihana sır geldi

Veli'm bu sözlere inandık vallah
Hak ben-i ademde arayıp bulmak
On sekiz bin alem yaratan Allah
Cevlan edip bu cihana bir geldi❞

❝Söz tutup uludan dinleyin öğüt
Edepli erkandan belli olur
Mertliğin bildirir cilasın yiğit
Gönülceği alçak ağa yoll'olur

Fidanı boy verir her bir yurtların
şikarı mı eksik olur kurtların
Cenk yüzünde kelle kesen mertlerin
Sırtı kaplan postu başı tell'olur

Sözünde yanılır geri kalanlar
Tevekkül-i Hak'tır devlet bulanlar
Hele sofrasında koçak olanlar
Kılıncı salmakta bek bell'olur

Gazilik edenin kanlıdır gözü
Yarar olanların yerdedir yüzü
Hatır yıkmakta namerdin sözü
Koç yiğitler daim tatlı dill'olur

ızzette oturur merdüm olanlar
Derunun söylerler yüzü gülenler
Koroğlu'nun gönülceğin alanlar
Servi boylu güzel ince bell'olur❞

❝Dinleyin ağalar derdimi bugün
Sözü şeker lebi bala vuruldum
Hatırımdan gitmez lale-i gülgun
Yanaklarda olan ala vuruldum

Eğnine giyinmiş firengi diba
Maarif madeni mahbub-u ziba
Erguvan mı bilmem kameti tuba
Boyu selvi gibi dala vuruldum

Mecnun gibi daim gezerim sahra
Cihana gelmemiş böyle dilara
Kemandır kaşları ruhleri hurma
Zenahdanda siyah hale vuruldum

Süruri der aşkın bahri boşandı
Beyaz gerdanına benler döşendi
Kırmızı lahuri kuşak kuşandı
ınce belde Kişmir şala vuruldum❞

❝Dinleyin hey ağalar derdimi bugün
Sözü şeker lebi bala vuruldum
Hatırımdan gitmez lale-i gülgun
Yanaklarda olan ala vuruldum

Eğnine giyinmiş firengi diba
Maarif madeni mahbub-u ziba
Erguvan mı bilmem kameti tuba
Boyu selvi gibi dala vuruldum

Mecnun gibi daim gezerim sahra
Cihana gelmemiş böyle dilara
Kemandır kaşları ruhleri hamra
Zenahdanda siyah hale vuruldum

Süruri der aşkın bahri boşandı
Beyaz gerdanına benler döşendi
Kırmızı lahuri kuşak kuşandı
ınce belde Kişmir şala vuruldum❞

❝Dinlen kızlar size vasiyetim var
Özü geçkin olur hocaya varman
Mala tama edip sakın aldanman
Sakalı ağarmış kocaya varman

Döşeğine varsan sam yeli esiyor
Aksırığı beni ekmekten kesiyor
Bir de vıdırlı kı hemen küsüyor
Ayın karanlığı geceye varman

Zahir kaderine böyle yazılmış
Elekçi harcı olmuş tüyden üzülmüş
Tutmuyor tıpası yayı bozulmuş
Ağrısı çoğalmış kocaya varman

Yüzüne bakınca gönlün bulanır
Culluk gibi dört yanını dolanır
Öpme sevme bilmez hemen yalanır
Sakalı ağarmış kocaya varman

Kocanın kahrını nasıl çekmeli
Sabahları havruzunu dökmeli
Boynu dağarcıklanmış alnı sekmeli
Işığı kesilmiş kocaya varman

Başını yesin altınıyla gümüşü
Ben istemem meyvesiynen yemişi
Porsumuş pancara benzer kamışı
Babanız yaşında kocaya varman❞

❝ısabalı dinle benim sözümü
Ezel bahar yaz ayları ne galdı
Çamlıbel[ust-ayrac]de boz ardıcın dibinde
Keleşlerle gezmemize ne galdı

Babam gelir han elinden
Kız ayıftı babam gelir
Keleşler sağı solunda
Yar ayıftı babam gelir

Derya kenarında biter kamışlar
Kamışlar da bize vermez yemişler
Sarı altın ile beyaz gümüşler
Gabalağnan bölmemize ne galdı

Yağmur yağar taş üstüne
Kalem oynar kaş üstüne
Ört poşuyu baş üstüne
Yar ayıftı babam gelir

Köroğlu dünyada çekmedi yası
Silindi gönlümün kalmadı pası
Atlası kumaşı libası hası
Kargıynan ölmemize ne galdı

Yağmur yağar hışır hışır
Babam geldi kahve pişir
Kız kalk eteklerin döşür
Yar ayıftı babam gelir❞

❝Dinleyin arkadaşlar
Bir atasözümüz var
Biri yer biri bakar
Kıyamet ondan kopar

Kıyamet dedikleri
Ha koptu ha kopacak
Yoksuldan halktan yana
Bir dünya kurulacak

Görmüşler ileriyi
Atalarımız demek
Herkese yeter dünya
Herkese yeter ekmek❞

❝Dinle beni güzel dostum
Sırtından vurulan benim
Bilmem ki sen neye küstün
Kemiği kırılan benim

Çoban derdi garip yayla
Gel üstüme türkü söyle
Tam beş ay geçti böyle
Hep hor görülen benim

Yaşa dostum sen de yaşa
Nedir sendeki endişe
Emeklerim bütün boşa
Boşuna yorulan benim

Sırrı bilir durağını
Çeker bundan ayağını
Dostum yoldu yaprağımı
Dal gibi kırılan benim❞

❝Güzelim dinle metnin edeyim
Beni mecnun eden senin gözlerin
şu fani dünyayı sensiz neyleyim
Beni mecnun eden senin gözlerin

Aklımı başımdan alıp kaçıran
Zalim feleğin çarkında geçiren
Aşkın şarabını bana içiren
Beni mecnun eden senin gözlerin

şu garip sinemi ateşe yakan
Aşk kelepçesini koluma takan
Öksüzler gibi boynumu büken
Beni mecnun eden senin gözlerin

Ben Derdi Deryayım şu dünya yalan
Var mıdır dünyada muradım alan
Aklımı başımdan eyledin talan
Beni mecnun eden senin gözleri❞