Nuray Hafiftaş - Bizim Eller







Yorum Yaz

Yorumlar
5 - 5 - 0 yorum

Nuray Hafiftaş En Çok Dinlenen 10 Türküsü
Nuray Hafiftaş - Leyli Leyli
Nuray Hafiftaş - Sen Küçüksün
Nuray Hafiftaş - Doktor
Nuray Hafiftaş - Eyvah Gönül
Nuray Hafiftaş - Ahu Gözlüm Tut Elimden
Nuray Hafiftaş - Ay Doğar Ayazlanır
Nuray Hafiftaş - Potpori
Nuray Hafiftaş - Geliver
Nuray Hafiftaş - Gözünü Toprak Doyursun
Nuray Hafiftaş - Cemil

Etiketler : Nuray Hafiftaş, Bizim Eller, Nuray, Hafiftaş, Bizim, Eller, Nuray Hafiftaş - Bizim Eller türkü indir, Nuray Hafiftaş - Bizim Eller türkü dinle, Nuray Hafiftaş türküleri, Bizim Eller türküsü dinle, Nuray Hafiftaş türkü dinle, Nuray Hafiftaş türkü sözleri, Bizim Eller sözleri, Nuray Hafiftaş mp3 dinle

❝Eğer gider isen bizim ellerden
Sakın bu diyara varma bir daha
Beni bu dert ile yaktı kül etti
Dermansız kalmışam sorma bir daha

Şu deli gönlümü azab eyledin
Ne sordumsa aksi cevab eyledin
Yıktın taht-ı payın harab eyledin
Sinemde mekanın kurma bir daha

Beyhaniyi böyle eden sen oldun
Gariban bırakıp giden sen oldun
Sinemde sağılmaz yara sen oldun
İstemem elini sürme bir daha❞

❝Turnam gider olsan bizim ellere
Şeker söyle kaymak söyle yağ söyle
Eğer meni sorarsa ihtiyar anam
Boynum armut sapı canım sağ söyle

Felek bilekçeyi takdı boynuma
Yad ülkede baş eğdirdi zalıma
Sevdiğim (y)üz dönüp bakmaz halıma
Yolumu bağladı karlı dağ söyle

Gurbet elin töhmeti var alı var
Cazu oyunbazı yaldak dili var
Gör Emrahı ağlanacak halı var
Kurudu gazele döndü bağ söyle

***

Halk Şiirinden Seçmeler - 100 Temel Eser adlı
kitapta metin şu şekilde aktarılıyor
(Bilge Kültür Sanat, Yayın No: 186, sayfa 163)


Durnam gider olsan bizim ellere
Şeker söyle kaymak söyle yağ söyle
Eğer meni sorarsa ihtiyar anam
Boynum armut çöpü canım sağ söyle

Felek bilekçeyi taktı koluma
Yad ölkede baş eğdirdi zalıma
Sevdiğim yüz dönüp bakmaz halıma
Yolumu bağladı karlı dağ söyle

Gurbet elin töhmeti var alı var
Cazu oyun bazı yaltak dili var
Gör Emrahı ağlanacak hali var
Kurudu gazele döndü bağ söyle❞

❝Turnam gider olsan bizim ellere
Gatığ söyle gaymağ söyle bal söyle
Eğer bizden vesm-i halin sorsalar
Boynum armut sapı canım sağ söyle

Bizim yerin ırmakları akar mı
Yaz olanda menekşeler kokar mı
Sevdiğim de seyrangaha çıkar mı
Orada bir hasta gördüm diyersen

Turnam gider misin bizim ellere
Selam söyle bahçemizde güllere
Felek salıp meni gurbet ellere
Tercanda bir hasta gördüm diyersin

(Ek)
Turnam gider isen bizim ellere
Tercanda bir hasta gördüm diyesin
Eğer bizden sual eden olursa
Tercanda bir hasta gördüm diyesin❞

❝Sen bizim elleri bilmezsin gülüm
Ulgar’ın dumanı çekilsin de gör
Her haftası bayram her günü düğün
Hele Ortayurt’a çıkılsın da gör

Mayıstan mayısa yapılır yolu
İçimiz Atatürk sevgisi dolu
Biz ebedi unutmayız onu
Hele Karadağ’da gölgesi oluşsunda gör

Bilmezsin ovalar nasıldır bizde
Kağnılar yollarda yoncalar dizde
Yazdıklarım yalan değil hep bizde
Hele bir ekinler ekilsin de gör

Görmedin sen bizim soğuk suları
Karlar eriyince kırar yuları
Köpük olur beyaz su olur sarı
Hele taştan taşa dökülsün de gör

Mezarlık sanki Kıbrıs Adası
İçinden çıkmaz ölüm sedası
Cumadan cumaya gideyim bari
Muhammet mezarda ağlasın da gör❞

❝Bizim eller yaylasına yürümüş
Tez gidelim o göçlere erelim
Boz dumanlı soğuk sulu yaylanın
Soldurmadan çiçeğini derelim

Kuzlamış koyunlar kuzular körpe
Saf tutar güzeller el çırpa çırpa
Çöldeki ceylanlar çıkmadan sarpa
Kemend atıp kollarını saralım

Bizim elin menekşesi mor olur
Güzeli aşıka sitemkar olur
Her çiçeğin bir mevsimde yerolur
Bu sırları tabiata soralım

Bülbüller susmadan güller solmadan
Sümbüller kuruyup hep toz olmadan
Yüce yaylam seni duman almadan
Zurba zurba kekliklerin görelim

Sarı durnam tel tel olmuş kanadın
Veyselin dilinde tespihtir adın
Hayal mıydın gözlerimden ıradın
Ahu gözlüm sümbül saçlı meralım❞

❝Azmirah eylemiş bizim ellere
Yine sen mi geldin ey yüzü benlim
Seni bekçi derler yüce bellere
Dem gadem getirdim hırkası şallım

Er olanlar menziline yetişir
Can canı görünce gaynar katışır
Seher vakti andelipler ötüşür
Sümbüllü reyhanım ol gonca güllüm

Deli Boran karşımızda yavrubaz
Bir tüyünü vasfeylesem dahi az
Pirim Ali cümlesinden serfinaz
Kesme selamını ey şirin dillim❞

❝Yine geldi bizim elin baharı
Başkadır baharı bizim ellerin
Eridi kalmadı dağların karı
Serindir baharı bizim ellerin

Sarı çiğdem mor menekşe vakti mi
Mor çiçekli erguvanlar koktu mu
Oylum oylum madımaklar çıktı mı
Sevilir baharı bizim ellerin

Evecendir badem ile zerdali
Çiçek açar ağaçların her dalı
Çok sevilir yemlik ile hardalı
Sevilir baharı bizim ellerin
(Başkadır baharı bizim ellerin)

Ekinler içinde ötüşür kuşlar
Çıkar gökyüzüne pervaza başlar
Pancar kuşkuş toplar kız arkadaşlar
Başkadır baharı bizim ellerin

Harmanlara çıkar körpe kuzular
Burcu burcu kokar otlar yazılar
Morgülüm gurbette sıla arzular
Başkadır baharı bizim ellerin
(Özlenir baharı bizim ellerin)❞

❝Ay doğmasın bizim eller ürüşan
Saz neylesin çalan eller perişan
Özüm gördü yol üstünde bir nişan
Elin kızı eyler beni perişan

Esti hoyrat yel apardı elimden
İsmi düşmez dodağımdan dilimden
Yanıp yanıp kül olmuşam elinden
Zalım kızı elinden ay elinden❞

❝Şu güzel yurdum da Anadolu’mu
Koluna kurbanım bizim ellerin
Hemi tozlu olsun hemi dumanlı
Yoluna kurbanım bizim ellerin

Hurma’n Göksu’n Ceyhan ile katışır
Aşıkları çalar söyler atışır
Bahçesinde bülbülleri ötüşür
Gülüne kurbanım bizim ellerin

Coşan deli gönül niye susuyor
Gurbet benim yollarımı kesiyor
Nurhak Berit Binboğa’dan esiyor
Yeline kurbanım bizim ellerin

Havasıyla suyu getirir aşka
Ömrüm buralarda geçseydi keşke
Açar çeşit çeşit kokusu başka
Gülüne kurbanım bizim ellerin

Gulfani’yim toprağının taşının
Ne sonuncuyum ben ne de başınım
İşte benim Elbistan’ım Afşin’im
İline kurbanım bizim ellerin❞

❝Nasıl tarif etsem bizim elleri
Tilgarimo asıl adı Gürünün
İlçemizde iş sahası olmazsa
Parasız çıkar mı tadı Gürünün

İnanmayan gelsin görsün bir kere
İki dağ arası Bağırsak Dere
Motorlu taşıtlar çıkmaz sefere
Kışında kapanır yolu Gürünün

Bahar aylarında bostan ekerler
Kışın kahvelerde tespih çekerler
Bütün veresiye döner tekerler
Fincanla açılır falı Gürünün

Yaz gelince dutlar olur sallanır
Zerdaliler olgunlaşır ballanır
Söğütleri yapraklanır dallanır
Solmaz yeşil ile alı Gürünün

Kış basınca şehir gömülür kara
Yoksulluk dediğin derin bir yara
Eskiden dokunur sağlardı para
Tezgâhta bindallı şalı Gürünün

Akide Gökpınar suyun menba(ğ)ı
Balık tutmak için atarlar ağı
Çakçurun arkası Tozluyurt Bağı
Meyveden kırılır dalı Gürünün

Elma armut meyvelerin yarısı
Çok lezzetli şu dutların sarısı
Ağustosta oğul verir arısı
Peteklerden çıkar balı Gürünün

Herlesiyle köfte meşhur aşları
Mantı çörek yemeklerin başları
Dağdan çıkar kerpiç gibi taşları
Tahtadan düzgündür salı Gürünün

Bazı sene ayaz meyveyi yakar
Lahana patates bostandan çıkar
Tohma suyu coşar etrafı yıkar
Bahçeleri basar seli Gürünün

Bir garip sessizlik çarşıyı sarar
Çalışmayan insan ne işe yarar
Yeni başkanımız çareler arar
İmar ister sağı-solu Gürünün

Bizden selam söylen yarana eşe
Çayboyu da Suçatıyla peşpeşe
Kalkınması için başlandı işe
Çarşısı pazarı yolu Gürünün

Burçevi semtiyle Şuğulun bendi
Şu zalim yoksulluk bizi de yendi
Turgut Yalçın şimdi Sivasa indi
Hep sizlere kalsın malı Gürünün❞

❝Turnam gider olsan bizim illere
Vezir Ardahandan göçtü diyesin
Karşı geldi Kızılbaşın Hanları
Çıldırda da döğüş oldu diyesin

Al kana boyandı Çıldır dağları
Gaziler diktiler tuğları
Gözü kanlı Diyarbekir Beyleri
Din yoluna şehit düştü diyesin

Çamur dize çıkti kan ile yaştan
Atlar dalmaz oldu serilen leşten
Kaleler yığıldı kesilen baştan
Ak gövdeler kana battı diyesin

İki alay bir araya gelince
Ara yere çarkacılar girince
Beş bin beş yüz belli atlı ölünce
Tokmak Han da kaçtı gitti diyesin

Haberimiz etsin dosta varanlar
Varıp dostun didarını görenler
Şahin şahin Paşaları soranlar
Din uğruna şehit düştü diyesin❞

❝Etrafımız Toroslarla çevrili
Dağı beli hoştur bizim ellerin
Yağmur yağar dereleri kabarır
Suyu seli hoştur bizim ellerin

Ocağında tezekleri tutuşur
Tarlasında başakları yetişir
Daldan dala kuşlar konar ötüşür
Bülbül gülü hoştur bizim ellerin

Ağıllarda koyun kuzu meleşir
Çobanları kaval çalar buluşur
Çiçek çiçek arıları dolaşır
Yağı balı hoştur bizim ellerin

Bayram gelir türlü sofra kurulur
Bacı kardeş birbirine sarılır
Onguni der hal hatırın sorulur
Tatlı dili hoştur bizim ellerin❞

❝Gezdim dünyayı dolandım
Ne güzeldir bizim eller
Benzerini bulamadım
Ne güzeldir bizim eller

Dağı denizi ovalar
Dört mevsimi birden yaşar
Mert yiğidi güzeli var
Ne güzeldir bizim eller

Al bayrağı serimizde
Vatan aşkı gönlümüzde
Türküleri telimizde
Ne güzeldir bizim eller

Dündar uçan kuşu olsam
Yazı olsam kışı olsam
Bir dikili taşı olsam
Ne güzeldir bizim eller❞

❝Çok göresim geldi bizim elleri
Çayırlı çimenli tozlu yolları
Yaz bahar ayında açan gülleri
Ben bizim oraları özledim

Şu Eşmenin nakış nakış kilimi
Sofrasında kavun karpuz dilimi
Elleri kınalı yörük gelini
Ben bizim oraları özledim

Benim yoksul anam o yaşlı peder
Her gün her gün rüyalarıma girer
Garip Alim öldürür beni bu dertler (keder)
Ben o bahtı karaları özledim❞

❝Dağları var ovası var
Ne güzeldir bizim eller
Tertemiz bir havası var
Ne güzeldir bizim eller

Irmakları çayları var
Aşireti boyları var
Pek güzelce huyları var
Ne güzeldir bizim eller

Gelin elinde kınası
Gözü yaşlı hep anası
Anasıdır kaynanası
Ne güzeldir bizim eller

Bahar gelir çiğdem kokar
Güzelleri yola bakar
Cilveleri yürek yakar
Ne güzeldir bizim eller

Tarlaya gider şafakta
Azığı çoktur mutfakta
Al al kızaran yanakta
Ne güzeldir bizim eller

Sevgisi var saygısı var
Ne gelecek kaygısı var
Ciğer yakan duygusu var
Ne güzeldir bizim eller

Yaylalarda koyun yayar
Dost uğruna canın koyar
Misafiri Hızır sayar
Ne güzeldir bizim eller❞

❝Eğer uğrarısan bizim ellere
Hatırdan gönülden bilene söyle
Gurbet elde boynu bükük gezerim
Derdimin dermanı bilene söyle

Büyümüş mü bizim elin çınarı
Yosun tutmuş söylemezmiş pınarı
Kimse bilmez gizli gizli yananı
Derdime bir çare bulana söyle❞

❝Turnam giderseniz bizim ellere
Haydi açık olsun yolunuz turnam
Sazım bozuk düzen girmez tellere
Düzenlidir sizin teliniz turnam

Kastamonu Daday Taşköprü Araç
Çankırıya varın siz alın viraç
Ankara Dağları çimensiz kıraç
Gayet tehlikeli biliniz turnam

Haymana kazası bol bir ovalı
Çorum Yozgat ili güzel havalı
Aşiretler gezer eli develi
Dokunsun onlara yeliniz turnam

Yozgatın üstünde dolaşın durun
Başlayın avaza tellere vurun
Terzili Köyünden Nuriyi sorun
Sorun bir havadis salınız turnam

Kırıkkale Keskin varın Kamana
Döndü çarkı felek azdı zamana
Kapılmayın efkar ile gümana
Daima neşeli olunuz turnam

Kırşehire doğru alçaktan gidin
Hacıbektaşı da ziyaret edin
Ordan yekinirken etrafı güdün
Müşküle düşmesin haliniz turnam

Avanostan öte Kayseri yakın
Bor Niğde üstünden katarı çekin
Develiye doğru eyleyin akın
Seyraniye tavaf kılınız turnam

Develiden kalkın yükseğe uçun
Aşın Erciyesi Sarıza geçin
Saimbeyliden de soğuk su için
Göksu ırmağına dalınız turnam

Hökeçce Bünyandan Tomarza Gürün
Açar Şarkışlanın gülleri narin
Eser badı sabah dokunur serin
Sivasa bir öncü salınız turnam

Kangal Akçadağdan geçer yolunuz
Bilmem nolur ahvaliniz haliniz
Yanık sesle avaz verir diliniz
Yanık yanık öter diliniz turnam

Elbistan Afşini dolaşın gezin
Fındıklı Kamışlı serindir yazın
Yönlenin Göksuna katarı düzün
Eğlensin orada tülünüz turnam

Göksundan uçunca varın Maraşa
Yüksekten Antepe edin tamaşa
Bahçe Osmaniye saçın bir neşe
Sözümü unutman nolunuz turnam

Ceyhandan aşınca varın Haraya
Benden selam söylen kaşı karaya
Ceyhan vatanımdır konun oraya
Eminemi orda bulunuz turnam

Handere Çayına inin bir dalın
Eğleşin bir zaman orada kalın
Şubat on beş derse siz geri gelin
Çok fazla kalmayın ölünüz turnam

Ferrahi derkine düştüm ben derde
Sevda mesken tuttu bu benim serde
Kaldım Kastamonu denilen yerde
Eminemi alıp geliniz turnam❞

❝şu güzel yurdum da Anadolu’mu
Koluna kurbanım bizim ellerin
Hemi tozlu olsun hemi dumanlı
Yoluna kurbanım bizim ellerin

Hurma’n Göksu’n Ceyhan ile katışır
Aşıkları çalar söyler atışır
Bahçesinde bülbülleri ötüşür
Gülüne kurbanım bizim ellerin

Coşan deli gönül niye susuyor
Gurbet benim yollarımı kesiyor
Nurhak Berit Binboğa’dan esiyor
Yeline kurbanım bizim ellerin

Havasıyla suyu getirir aşka
Ömrüm buralarda geçseydi keşke
Açar çeşit çeşit kokusu başka
Gülüne kurbanım bizim ellerin

Gulfani’yim toprağının taşının
Ne sonuncuyum ben ne de başınım
ışte benim Elbistan’ım Afşin’im
ıline kurbanım bizim ellerin❞

❝Bizim eller ne güzel eller
Söylesin şirin diller
Oynasın koç yiğitler
(Oh) Bizim eller ne güzel eller

Bu dağda maral gezer
Zülfunü darar gezer
Dağ bizim maral bizim
Avcı burda ne gezer

Bizim eller ne güzel eller
Söylesin şirin diller
Oynasın koç yiğitler
(Oh) Bizim eller ne güzel eller

Al giyer allanırsan
şekerlenir ballanırsan
Geyinmiş kuşanmışsan
Garşımda sallanısan

Bizim eller ne güzel eller
Söylesin şirin diller
Oynasın koç yiğitler
(Oh) Bizim eller ne güzel eller❞

❝Bahar gelmiş yine bizim ellere
Çiçekler rengarenk açarlar şimdi
Kuşlar kelebekler çizerler ahenk
Süzülüp neşeyle uçarlar şimdi

Hakkın örtüsüdür düzler dereler
Çiğdem çiçek dolar öte beriler
Vızıl vızıl vızıldayan arılar
Güllerin özünü içerler şimdi

ışlenir her yanı sürülür toprak
Özenle bezenle görülür toprak
Nasırlı eller de karılır toprak
Tohumu tarlaya saçarlar şimdi

Çobanın sürüsü yayılır gelir
Dağlardan taşlardan koyulur gelir
Çıngırdak sesleri duyulur gelir
Koyunu kuzudan seçerler şimdi

Kışlık yorganları kaldırıp büküp
Dört duvarı beton evler den çıkıp
Sedirin üstüne hasırı çekip
Serin odalara geçerler şimdi

Ozan şerafettin gurbet başında
Sılayı andıkça terler döşünde
Eli tırpan tutan kendi işinde
Suludan yoncayı biçerler şimdi❞

❝Bereket çok hakkın nazargahısın
Çamlıbeller bizim eller aşkolsun
Gerçek yiğitlerin seyrangahısın
Çamlıbeller bizim eller aşkolsun

Çayırların çimenlerin göllerin
Boz bulanık taşar akar sellerin
Çoktur senin eğlenecek yerlerin
Çamlıbeller bizim eller aşkolsun

Yollar kesen yağız kurdun var mıdır
Beller büken çokça merdin var mıdır
Çarh elinden acep derdin var mıdır
Çamlıbeller bizim eller aşkolsun

Bahar gelip yaprak yeşil olunca
Gönlüm coşar seni böyle görünce
Yeni baştan selam olsun varınca
Çamlıbeller bizim eller aşkolsun

Er değildir seni görüp coşmayan
Yürek değil bir solukta taşmayan
Köroğlu der arap atla aşmayan
Çamlıbeller bizim eller aşkolsun❞

❝Nasıl anlatayım bizim elleri
Seherde acar sümbül ile gülleri
Bülbül gibi şakır dudu dilleri
Bizim elin güzelleri bol olur

Bizim elde top zülüflü gelinler
Dizi dizi olur suya giderler
Hepsi birer koç yiğidi severler
Bizim elin güzelleri bol olur

Sandıklı'dan şeker gibi nar gelir
Akdağından soğuk suyla kar gelir
Elleri kınalı bir edalı yar gelir
Bizim elin güzelleri bol olur

Kul Mehmet'i sürüleri otlatır
Çimenlerde kuzuları zıplatır
Genç kızları var yürekleri hoplatır
Bizim elin güzelleri bol olur❞

❝Parmak ile sayılır mı
Teker teker bizim eller
Yaban elde doyulur mu
Özlem kokar bizim eller

Fitneliği içten atıp
Belaları baştan satıp
Gönülleri açık tutup
Ordan bakar bizim eller

Kötülükten hep yanıla
Güzel olup hoş anıla
Bir gönülden bir gönüle
Gizli akar bizim eller

Kartal gibi yüksek uçup
Binbir çeşit çiçek açıp
ıçimize sevda saçıp
Türkü yakar bizim eller

Aşka düştü ah-ı zara
Gurbet elde gönlüm yara
El sallayıp ardı sıra
Hasret çeker bizim eller

Tohum saçtık çorak yere
Umut ettik yüzbin kere
Nice Yiğit gönüllere
Sevda eker bizim eller❞

❝Sevdiğim yar senden ayrı düşeli
Zaman geçti müddet geçti yıl geçti
Gurbet elde mezarımın üstüne
Yağmur yağdı dolu değdi kar düştü

Gör ne hala galdı o bizim eller
Bana düşman oldu konuşan diller
meskenim gurbettir oy bizim eller
Aramıza sıra sıra dağ düştü

Sabri ne çağlıyor gözlerin yaşım
Sabra hikmettir her ilmin başım
Yaş onbeş demeden döküldü dişim
Yirmisinde saçlarıma ağ düştü❞

❝Kitaplar getir ki yemin edeyim
Sen olmazsan bizim eller yıkılır
Gönlümde kurduğun taht ile saray
Sen olmazsan inan bir gün yıkılır
şu Divriği yıkılır şu Çamşıhı yıkılır
şu Malatya yıkılır şu Argavun yıkılır

Eynom kaşın gözün sana çok uymuş
Bir çift sözün ettim el âlem duymuş
O tatlı dillerin bir içim suymuş
Sen olmazsan bizim eller yıkılır
Yıldızeli yıkılır şarkışla yıkılır

Erdoğan’ım kabul olsa dileğim
O benim gönlümde solmaz çiçeğim
Uykumu kaçırdın sarı meleğim
Sen olmazsan bütün cihan yıkılır
şu Ankara yıkılır şu ıstanbul yıkılır
Bizim eller yıkılır şu Divriği yıkılır
Kızılcaören yıkılır şu Çamşıhı yıkılır❞

❝Turnam gider olsan bizim ellere
şeker söyle kaymak söyle yağ söyle
Eğer meni sorarsa ihtiyar anam
Boynum armut sapı canım sağ söyle

Felek bilekçeyi takdı boynuma
Yad ülkede baş eğdirdi zalıma
Sevdiğim (y)üz dönüp bakmaz halıma
Yolumu bağladı karlı dağ söyle

Gurbet elin töhmeti var alı var
Cazu oyunbazı yaldak dili var
Gör Emrah'ı ağlanacak halı var
Kurudu gazele döndü bağ söyle

***

Halk şiirinden Seçmeler - 100 Temel Eser adlı
kitapta metin şu şekilde aktarılıyor
(Bilge Kültür Sanat, Yayın No: 186, sayfa 163)


Durnam gider olsan bizim ellere
şeker söyle kaymak söyle yağ söyle
Eğer meni sorarsa ihtiyar anam
Boynum armut çöpü canım sağ söyle

Felek bilekçeyi taktı koluma
Yad ölkede baş eğdirdi zalıma
Sevdiğim yüz dönüp bakmaz halıma
Yolumu bağladı karlı dağ söyle

Gurbet elin töhmeti var alı var
Cazu oyun bazı yaltak dili var
Gör Emrah'ı ağlanacak hali var
Kurudu gazele döndü bağ söyle❞

❝Sen bizim elleri bilmezsin gülüm
Ulgar’ın dumanı çekilsin de gör
Her haftası bayram her günü düğün
Hele Ortayurt’a çıkılsın da gör

Mayıstan mayısa yapılır yolu
ıçimiz Atatürk sevgisi dolu
Biz ebedi unutmayız onu
Hele Karadağ’da gölgesi oluşsunda gör

Bilmezsin ovalar nasıldır bizde
Kağnılar yollarda yoncalar dizde
Yazdıklarım yalan değil hep bizde
Hele bir ekinler ekilsin de gör

Görmedin sen bizim soğuk suları
Karlar eriyince kırar yuları
Köpük olur beyaz su olur sarı
Hele taştan taşa dökülsün de gör

Mezarlık sanki Kıbrıs Adası
ıçinden çıkmaz ölüm sedası
Cumadan cumaya gideyim bari
Muhammet mezarda ağlasın da gör❞