Hüseyin Yaltırık - Arzu







Yorum Yaz

Yorumlar
5 - 5 - 0 yorum

Hüseyin Yaltırık En Çok Dinlenen 10 Türküsü
Hüseyin Yaltırık - Edirne nin Ardı Bayler
hüseyin yaltırık - demirköy başlarında (rumeli-kırcaali)
hüseyin yaltırık - iki keklik bir kayada ötüyor (balıkesir)
hüseyin yaltırık - püskül pencereden uçtu (edirne-uzunköprü)
hüseyin yaltırık - çalın davulları çaydan aşağı (rumeli)
hüseyin yaltırık - bugün bayram günü derler (erzincan-tercan)
hüseyin yaltırık - edirnenin ardı bayler (edirne)
hüseyin yaltırık - benden selam olsun bolu beyine (kastamonu)
hüseyin yaltırık - çubuğum yok yol üstüne uzatam (rumeli)
hüseyin yaltırık - güzel pirden bize bir dolu geldi (balıkesir-türkali köyü)

Etiketler : Hüseyin Yaltırık, Arzu, Hüseyin, Yaltırık, Arzu, Hüseyin Yaltırık - Arzu türkü indir, Hüseyin Yaltırık - Arzu türkü dinle, Hüseyin Yaltırık türküleri, Arzu türküsü dinle, Hüseyin Yaltırık türkü dinle, Hüseyin Yaltırık türkü sözleri, Arzu sözleri, Hüseyin Yaltırık mp3 dinle

❝Arzu ederdiniz bir yol görmeye
Bugün bize hoş geldiniz erenler
Muhabbet bağında(n) güller dermeye
Bugün bize hoş geldiniz erenler

Tarihler boyunca bir milletiz biz
İlimde dünyaya vermiş idik hız
Büyük bir babanın torunlarıyız
Bugün bize hoş geldiniz erenler

İyi insan olmak her şeyin başı
Kardeş biliyoruz her vatandaşı
Anmak için hey dost Hacı Bektaşı
Bugün bize hoş geldiniz erenler

Hisse alın Çırakmanın sözünden
Zerre kaçmaz ariflerin gözünden
Kemal Atatürkün aydın izinden
Bugün bize hoş geldiniz erenler❞

❝Arzulayıp Hak demine gelince
Gönülde kin kibir eylemeyesin
Hakikatın kubbesine girince
Zinhar kötü kelam söylemeyesin

Ağır ol sakin ol postunda otur
Evliya cemidir sayılmaz hatır
Eğer isterlerse bir kelam yetir
Her yerde ataklık eylemeyesin

Beğlicelik edip postundan kalkma
Delil çağrılırken gerine bakma
Aşnan musahibin odlara yakma
Yükünü günahla toplamayasın

Sen seni gör elin aybını görme
Tarikat ateştir tamuya girme
Sen de bu anlığın kimseye deme
Bu sözlerim garaz anlamayasın

Pir Sultan Abdalım mana bilemez
Kibrine yedirip haber alamaz
Kılavuzsuz giden yolu bulamaz
Bulunmaz yolda yol aramayasın❞

❝Arzuhal için Sultana geldim
Sailem lutfun ihsana geldim

Kanlı yaş ile arzuhal yazdım
Ol şahin şaha sunmaya geldim

Derd-i fıraka dermen ararım
Ben ol tabibe dermana geldim

Can kulağıyle hüsnünü duydum
Şem-i cemale pervane geldim

Bildimki varlık perdedir Hakka
Raf edip anı canana geldim

Boynuma taktın tabla-ı aşkı
Satmaya anı alana geldim

Sırr-ı sama-i duyunca ruhum
Bi- karar olup dönmeye geldim

Gönlüm mülevves oldu kesretle
Bahr-ı Vahdette yüzmeye geldi

Bendelik eyler cümle mevcudat
Ben de külluğa sultana geldim

Der ki Kuddisi Elhamdülüllah
Geçtim sıvadan yezdana geldim❞

❝Arzuladım geldim Karadağ seni
Nedir bu çektiğim elinden senin
Aktı çeşmim yaşı Ceyhana döndü
Acep kimler geçer selinden senin

Dilerim başına samyeli essin
Şu kara bağrını taşçılar kessin
Elvan çiçeklerin yansın tutuşsun
Kimseler kokmasın gülünden senin

Marallarm azgın azgın ayılar
Çeşmelerin derin derin kuyular
Bellerini kessin yad haramiler
Bezirgan geçmesin ilinden senin

Kerem der serinden duman gitmesin
Lale sümbül mor menevşe bitmesin
Bahçenizde yad bülbüller ötmesin
Han Aslım geçmiştir yolundan senin❞

❝Etir saçır gül çiçek
Gülsün ömrün bahar tek
Senin bu şen heyatta ay gızım
Hoş gademin mübarek

Ay menim Arzu gızım
Ömrümün yazı gızım
Sevinci nazı gızım
Arzu gızım

Dağda duman çen gözel
Çehri o çemen gözel
Gelbimde min arzu var ay gızım
Hamısından sen gözel

Ay menim Arzu gızım
Ömrümün yazı gızım
Sevinci nazı gızım
Arzu gızım

Ana kimi mehriban
Var mı gözel bir insan
Gün olsun sen özün de ay gızım
Böyük anay olasan

Ay menim Arzu gızım
Ömrümün yazı gızım
Sevinci nazı gızım
Arzu gızım❞

❝Arzulayıp çıktım gurbet iline
Ağlarım sızlarım kimsem yok benim
Yazık oldu düştüm elin diline
Ağlarım sızlarım kimsem yok benim

Genç yaşımda terk eyledim vatanım
Gayet ile zayıf oldu bu tenim
Şimdi bu beldedir benim meskenim
Ağlarım sızlarım kimsem yok benim

Aşık Garip yanık yanık söylesin
İnip aşkın deryasını boylasın
Hak seni devletinde daim eylesin
Ağlarım sızlarım kimsem yok benim❞

❝Arzularım kaldı bir Arab atta
Koyma kadir Mevlam gamda firkatta
Düğünde bayramda ağır ziynette
Anar mola emmi dayı il bizi

Getir oğlan ben geyeyim postumu
Kimse bilmez garezimi kasdımı
Gurbet elde koydum geldim dostumu
Geri dönsem kınar mola el bizi

Dost elinden içtim içtim mat oldum
Kahpe felek güldü ben de şad oldum
Emmiden dayıdan dosttan yad oldum
Ne zaman uzağa attı yol bizi

Karacoğlan devranım var gamım var
Yar yitirdim düşüncem var gamım var
Yedi derya içinde bir gemim var
Atar mola bir kenara sel bizi❞

❝Arzuhal sunayım gül yüzlü yare
Hocam arz eylesin halimi benim
Derdine düşeli oldum divane
Ölürsem yar yusun ölümü benim

Dağların çektiği karın elinden
Bülbülün çektiği harın elinden
Başım alıp gidem yarın elinden
Ahir terk ettirir ilimi benim

Velim eyder dost günleri sayılır
Kaçan yare gitsem engel duyulur
Yarelerim maden gibi oyulur
Gene bu yar bilsin halimi benim❞

❝Arzum da dağlarda gezersin
Başına gülleri dizersin
Hep güllerden güzelsin
Hala mı bekar gezersin

Estirme Arzum estirme
Derindir yarelerim deştirme

Kamberim çeşmeye vardın mı
Vardın da orda durdun mu
Çeşmenin taşı üstünde
Kol bilenziğim buldun mu

Estirme Arzum estirme
Derindir yarelerim deştirme

Yel eser kum savrulur
Dünya da başımıza çevrilir
Eğil de Arzum sarmışelim
Yol buracıktan ayrılır

Estirme Arzum estirme
Derindir yarelerim deştirme❞

❝Arzum kaldı salınarak gidende
Saldığın yadigar saklıdır bende
Merhamet denilen yok mudur sende

Merhametsiz yare çattı yollar
Sevdana yandı açılan kollar

Yarim su yolunda gözüme battı
Yüreğime damla damla kan aktı
Tomurcuk memeler burnuma koktu

Tomurcuk memeni alsam elime
Ondan sonra ben kailim ölüme

Ay doğdu ışıdı beklemem gayrı
Söylerim sırrımı saklamam gayrı
Ayrılırım senden kız dini ayrı

Dini ayrı güzelin derdine yandım
Beni hep gönülden seviyor sandım

Pek erken yatmazsın sevdiğim güzel
Yarin deli gibi sokakta gezer
Kız senin ateşin sinemi ezer

Yandım ateşine sıdkı bütünüm
Kül oldum yoluna çıkmaz tütünüm

Baktım nazlı yarim uyumuş yere
Vurup pencereyi kırasım geldi
Atlayıp delikten girip içeri
Soyunup koynuna giresim geldi

Merhametsiz yare çattı yollar
Sevdana yandı açılan kollar❞

❝Biz ki insan yaratıldık anadan
İnsan geldik insan olmak arzumuz
Türlü renge sahip olduk sonradan
İnsan geldik insan olmak arzumuz

Bakmaz mısın başındaki dumana
Sanma hevesliyim saza kemana
Ben aşık değilim fotoromana
İnsan geldik insan olmak arzumuz

Dinle kardaş sana bir çift sözüm var
Çırağı’yım elde dertli sazım var
İnsan olmak için candan arzum var
İnsan geldik insan olmak arzumuz❞

❝Arzumanım kaldı şol kara taşta
Güzelin sevdası dönüyor başta
Tunus Tarabulus koca Maraşta
Reyhanın içinde birdir bu gelin

Bülbül gibi avaz eder saz ile
Kılıç sürür kanlar döker göz ile
İki bin gelin de dört yüz kız ile
Tartsalar da ağır gelir bu gelin

Bin gelin de kurban olsun diline
Tarabulus kuşanmış ince beline
Varın bakın Gürcistanın eline
Acem Buharada birdir bu gelin

Bülbül gibi ne salınırsın
Karşında ciğerlerim bölük bölük bölünür
Ahir zaman ahirete gelinir
Urum Şam içinde birdir bu gelin

Karacoğlan der de fanidir fani
Dünyaya dağılmış şöhreti şanı
Eşine düşürmemiş rabbın seni
Büsbütün dünyaya değer bu gelin❞

❝Arzulayıp seni görmeğe geldim
Yüzünde evvelki nurun kalmamış
Evvel uğrun uğrun işmar eylerdin
Şimdi söylemeğe dilin kalmamış

Böyle olduğunu bilsem gelmezdim
Öğüt versen ol öğütten almazdım
Bahçem mamur deyi gelip girmezdim
Senin yol olmadık yerin kalmamış

Boranım der geldim ise giderim
Bağıban değilim bağı nederim
Varır bir fidana hizmet ederim
Dökülmüş yaprağın gülün kalmamış❞

❝Arzun görmek ise dostu
Hak aşikar değil nihan
Çekerse can iştiyakı
Arzuların olur asan

Elindedir her irade
Cem et idrakin burada
Ne gezer gaflet arada
Açılmazmı dide-i can

Hak yolunda olan sail
Uyanıktır olmaz gafil
Gönül dosta olsa nail
Cümle sırlar olur ayan

Deme sırların ağyara
Düşürmesin seni zara
Bağlanma ehli inkara
Girmesin içine şeytan

Dosta bağla sen ikrarı
Budur kamillerin karı
Taşa çal şişe-i arı
Aşık ol da ateşe yan

Yananlar aşkın narına
Kavuşur Hak didarına
Aldanmaz dünya varına
Şema-i dildara yanan

Fani için çekme melal
Kamu eşya budur zeval
Var bir üstazdan haber al
Kalmasın gönülde güman

At içinden o gafleti
Gaflettir dünya zilleti
Olmazsa aşkın illeti
Bulunmaz dertlere derman

Ali Baki kamil pire
Erenler erdi bu sırra
Dost gider mi başka yere
Kurdum ona bir aşiyan❞

❝Arzusun çektiğim Beserek Dağı
Elvan elvan çiçeklerin açtı mı
Çevre yanın güzellerin otağı
Bizim eller yaylasına göçtü mü

Güney tarafında Kurban Pınarı
Kalktı mı Mezarlı Boyunun karı
Garip öter Meşeliğin kuşları
Yavru şahin yuvasından uçtu mu

Doğrusu Beyyurdu Şahinkayası
Batısı Aşılık taştır boyası
Üçoluktan geçer Türkmen mayası
Sultan Sulağından suyun içti mi

Yeşil atlas giymiş dağlar süslenmiş
Mescit Köyü eteğine yaslanmış
Şeme Dağı duman olmuş puslanmış
Sivralana nuru rahmet saçtı mı

Zaman gelip göçler geri dönerken
Güzellerin yaylasından inerken
Dilberler doldurup bade sunarken
Veysel Şatır hatırlara düştü mü❞

❝Arzum ağleyip durma
Kareleri bağleyip durma
Ben buradan gidersem
(of of yarim aman aman gülüm aman aman)
Kareleri bağlama

Hey kavaklar kavaklar
Yarim şeker ufaklar
Pul pul olsun dökülsün
(of of yarim aman aman gülüm aman aman)
Seni de öpen dudaklar❞

❝Çektiler de yurdumuzu çatal armut dağına
Benim de salımı çanlı mayaya sardılar
Çatal armut dağına da kodular kabrimi
Çağırın benim Arzu gelinimi
Atsın kollarını kabrimin üstüne
Yetirsin benin yasımı yasımı
Ah göremem de senin suna boyunu
Her sabah neni çeken dillerin ben olayım
Ah Arzu gelin ben olaydım
Ah sarı gelin of
Yurdumuzu koydular da sarı meşelik de yaylasına
Kabrimin üstüne de çayır çimen de bürüdü de bürüdü
Sam yelleri de estikçe tenlerimde korudu da çürüdü
Kabrimin etrafında al laleli mor menekşeli oldu of
Seninde bağrında gonca güller döşeli
Arzu gelinim of❞

❝Pirim Ali Şahtan işaret oldu
Arzulayıp size geldik erenler (kardaşlar)
Cemalin nuruna çıraklar uyandı
Arzulayıp size geldik erenler (kardaşlar)

Yine şen oldu ya Şahın ocağı
Elvan elvan kokar dergah çiçeği
Pirim Hacı Bektaş erler gerçeği
Arzulayıp size geldik erenler (kardaşlar)

Şaha arka verdim elim erdedir
Himmet erenlerin varlık pirdedir
Bir garip kemterim yüzüm yerdedir
Arzulayıp size geldik erenler (kardaşlar)

Pir Sultanım sıdkıyla gir meydana
Pes ettiler ak yazılı sultana
Hakkın nazarıyla görün mihmanı
Arzulayıp size geldik erenler (kardaşlar)❞

❝Gönlüm arzu eder seni görmeye
Bilirim yolların ırak küpelim
Tenha bulup hallerini sormaya
Engel fırsat vermez varak küpelim

Benim derdim bine vardı beş değil
Gördüceğim hayal değil düş değil
Senden ayrılalı gönlüm hoş değil
İflah etmez beni merak küpelim

Bir çift kelam gelmez oldu dilinden
Ölmüyom ki kurtulayım elinden
Kısmet kalktı gider oldum elinden
Çık salın bir daha görek küpelim

Nasıl olun bir çift selam verirsen
Yarim diye tenha bulup görürsen
Bana nispet elvan elvan yürürsen
Dayanır mı buna yürek küpelim

Yanma Derdiçokum bu kadar yanma
Ölürsen de gayri ikrardan dönme
Böyledersem beni vazgelir sanma
Ölenecolurum çırak küpelim❞

❝Yarabbi sana bir arzum var
Nolur bunu kabul eyle
Dünya sevdasını kaldır
Nolur bunu kabul eyle

Sevgiyi kalbime doldur
Yeter ruhum nefsimi öldür
Bana hakikati bildir
Nolur bunu kabul eyle

Emirlerini hep tutayım
Aşkınla yanıp tüteyim
Bu çanı sana satayım
Nolur bunu kabul eyle

Arzettim seni sevmeyi
Terkeyledim ması vayı
Eyledim nasfı töybeyi
Nolur bunu kabul eyle

Seversin seni seveni
Seviyorum işte seni
Mahrum etme rapbim beni
Nolur bunu kabul eyle

Rapbim hatalarımı bildir
Muhapbet sevdana daldır
Işıkın ateşine yandır
Nolur bunu kabul eyle

Hep dünyayı terkeyleyim
Yalınız emrin tutayım
Yaratıktan inatnayım
Nolur bunu kabul eyle

Eh bir asi günahkarım
Süflü gezen simizarım
Terkeyledim sonu namusarı
Nolur bunu kabul eyle

Gezdim avare avare
Gam yemem yaksan da nare
Beni kavuştur didare
Nolur bunu kabul eyle

Birliğine şüphe etmem
Gelmişem kapına gitmem
Söz veriyom günah etmem
Hüseyini kabul eyle❞

❝Gönül arzuladı yüzün görmeye
Geldim ki evvelki benzin kalmamış
Evvel işmarla muhabbet ederdin
Şimdi ağızında dilin kalmamış

Böyle olduğunu bilsem gelmezdim
Selam verip selamını almazdım
Bağçen mamur değil ben de girmezdim
Bana bir destecik gülün kalmamış

Göçtü şu ellerin kervanı göçtü
Yüzünde benlerin fikrime düştü
Nice aşıkların badesin içti
Bana bir tas acı suyun kalmamış

Dayanmalı Haktan gelen cefaya
Sen ölmeden ben de yetem vadeye
Kafir rakip gelmiş girmiş odaya
Bana oturacak yerin kalmamış

Abdal Pir Sultanım gelmiş giderim
Senin gibi bi-vefayı niderim
Varıp da bir pire hizmet ederim
Dökülmüş yaprağın dalın kalmamış❞

❝Arzu ettim elimizi sizleri görmeği dayı
Çoktan beri can atardım burıya gelmeyi dayı
Nasip bizi ayrı salıf kadere razı olmuşuz
Kısmet bize bugün oldu sizleri sormayı dayı

Odanız sofrası açıh ziyafetde şan sizdedi
Çok şükür ossun Allaha halalından mal sizdedi
Oğullar emrinde durar elpençede gul sizdedi
Terbiyeden hisse alıf bu işi bilmeyi dayı

Nüfusda Feyzullah adım Şevki derler mahlesime
Bu mesleği sevdim seçdim çoh gelifdir hevesime
İlki benim gibi idi bade verildi Nesime
O yola ben kervan oldum arayıf bulmayı dayı❞

❝Gerçek arzum budur benim
Yunus gibi olabilsem
Niyaz edip pir darında
Ömür boyu kalabilsem

Birdir insanların özü
Sönmez aşk ateşi közü
Gerçek sevgi doğru sözü
Rehber bulup sorabilsem

Günümde çok aşık derviş
Bilmem kim nefsini yenmiş
Mahlasıma Çoban denmiş
Bir sürümü bulabilsem❞

❝Arzum yok zenginin baklavasında
Aslım arpa aşı içenlerdeniz
Ne börek ne çörek ne tavasında
İğne iplik ile uçanlardanız

Ne servet ne varlık ne aldım devlet
Ne alim ne ilim gördüm icazet
Çoban çeşmesinden içtiğim şerbet
Varlıktan bir kenar geçenlerdeniz

Otuz yıl aşk ile kaldığım kadar
Dünya bize zindan oldu mukadder
Eyyup derdi ile oldum kafadar
Derdi tabibine açanlardanız

Alemde Hudanın lütf-u nazarı
Sarrafına gösteririz pazarı
Aşkın tezgahında sevra hızarı
Hicran hançeriyle biçenlerdeniz❞

❝Arzulayup sen şahıma gelmişem
Olur bu derdime deva diyerek
Kapunda biçare çaker olmuşam
Sen keremkani ata diyerek

Aşıklar halini şaha arz etmek
Ahval-i dilini ayıbı dimek
Yok mu dünyada eylik eylemek
Al sen de var şunu harca diyerek

Ayak çarık ister vücud kisvesin
Ser tacını ister el sermayesin
Bir vücuda üç dört zekat veresin
Sen de kabul eyle molla diyerek

Revai halini kimseye demez
Sırrı faş eyleyen murada ermez
Aşıklar namerdin lokmasın görmez
Varır bir aduya baba diyerek❞

❝Katip bir arzuhal gönder Halepe
Eğer bülbül ise Gülzare gelsin
Belki tutmaz ise eli ayağı
Karışsın havaya rüzgara gelsin

Söyle figanımdır hasrette dili
Mecnun olmuş bu sevdanın tebdili
Mecnun edip beni tutmasın eli
Ezelden verdiği ikrara gelsin

Sevda çok kuvvetli küşadım yıktı
Felek kisbetini boynuma taktı
Erkanın yitirip tarikten çıktı
Din Muhammed dini izhara gelsin

Ne dertli söylersin ey Geda Hicran
Bırak bu sevdaya yansın bir zaman
Arzuhalim almaz ise Leylahan
Bir daha mahşere yüz kara gelsin❞

❝Edirneden Karsa efendim
Bu memleket takım takım bizim be
Bizi bölemezsin behey serseri
Toprak gibi büküm büküm bizim be

Bizdeki yürekler başka yürekler
Günümüz dayanır tuzlu çörekler
Senin sofrandaki ballar börekler
Ömür boyu zehir zıkkım bizim be

Kara sapan kuru tezek kel çarık
Toprak tezek toprak susuz çok yarık
Biz senin gözünde güya barbarık
Hayat denen şeyden bıktık bizim be

Edirneden Karsa bir yol uzanır
Dumanlı dumanlı oy bizim eller
Yeşil ormanları bulut kazanır
Dumanlı dumanlı oy bizim eller❞

❝Gönül arzu çeksin Halebi Şamı Kademi
Göresin Merve Safa Mescid-i Aksa dedemi
Bürüdü Nur-u Nebiden bütün Hamdi-Livanın alemi
Döker ol zerre günahlarını Zemzem keremi
Yüri var eyle ziyaret yürü Beytül-Haremi
Arafat Mekke Medine ile Kabe-i himemi

Ne güzel arzu eylemiş bize ol şehr-i Emin
Yatur anda iki dünya güneşi mah-cebin
Girüp ihrama tavaf et Haccül-Haremeyn
Ana şefaat eder cedd-i Hüseyin
Yürü var eyle ziyaret yürü Beytül-Haremi
Arafat Mekke Medine ile Kabe-i himemi

Dile ısyanını sür Beyt-i Hudadır yüzünü
Ya Habibullah deyü tevhid ile gusl et yüzünü
Deme bir kimselerin sırrını hıfz et sözünü
Altundur alur elbette ziyası gözünü
Yürü var eyle ziyaret Beytül-Haremi
Arafat Mekke Medine ile Kabe-i himemi

O yarim kalbine esrar-ı hakikat çerağın
Göresin avaf Arafat yerlerinin otağın
Hacerül-Esvedi kesdigi çün hayret bıçağın
Koçu kurban içün İsmaile kıldı ayağın
Yürü var eyle ziyaret Beytül-Haremi
Arafat Mekke Medine ile Kabe-i himemi

Yürü var anda varıp cürmünü afv et kulunun
Her asan sanma heba savtını sabi çocuğun
Ala kalbini hoş kalbini kırma konuğun
Bulasın bab-ı niyaz semtini Altun oluğun
Yürü var ziyaret eyle Beytül-Haremi
Arafat Mekke Medine ile Kabe-i himemi

Çün Ebabekir Ömer Osman Ali ser
Ona damad nebi Hayder-i Kerrar oliser
Hüseyin şah Hasan vakıf-ı esrar oliser
Hem şahbaz veli Veysel Karani oliser
Yürü var ziyaret eyle Beytül-Haremi
Arafat Mekke Medine ile Kabetül-himemi

Yok iken ol ruhı şems ü kamer yakin
Seyreder cümle melek ins ü melek şah-ı güzin
Ana tazim kılar ol şems ü kamer arş u zemin
Ne saadet ana mekan oliser şehr-i emin
Yürü var ziyaret eyle Beytül-Haremi
Arafat Mekke Medine ile Kabe-i himemi

Nazar et Beyt-i Şerife ya Muallak taşına
Anı fehm et getiren arş-ı dü-alem başına
Tutamaz belki bir aşıklarda çeşm-i yaşına
Dile o tesellüble güzel çar-yar aşına
Yürü var ziyaret eyle Beytül-Haremi
Arafat Mekke Medine ile Kabe-i himemi

Ulaşa şavk-ı refik her rehber nefesi fanusı
Olasın canla her-bar dedeliğin munisı
Dahi her belde de var sıyam-ı beşaret Yunusı
Varanın kalmaya kalbinde fenalık Funusı
Yürü var ziyaret eyle Beytül-Haremi
Arafat Mekke Medine ile Kabe-i himemi

Al-i evlad-ı rasülin alini ile eylese ilaf
Var anın kudretüllahı Teala mahv ider isyanı af
Budur alemde Revai sana bir hayrül-halef
Ana can ile fedalar bulasın lutf ü şeref
Yürü var ziyaret eyle Beytül-Haremi
Arafat Mekke Medine ile Kabe-i himemi❞

❝Acafatlar kasılı
Koç kurbanlar kuzulu
Bileziğin üstünde
Arzu Kamber yazılı

Ne kaş gözün çatmışsın
Ne uzağa bakmışsın
Önündeki kuzuya
Zehirler mi katmışsın

Ne kaş gözüm çatmayam
Ne uzağa bakmayam
Önümdeki kuzuya
Zehirler mi katmayam

Al taylar doru taylar
Sinem üstüne yaylar
İşidin ağalar beyler
Garip Kamber ne söyler

Tükrüceğini yutma
Cazı sözünü tutma
Gözlerini sevdiğim
Bizim semti unutma

Atın donu kareli
Mevlam neler yaredi
Kır at belde gezersin
Görmedin mi Kamberi❞

❝Arzuhalci başı yaz bir arzuhal
Dertler üç beş iken onu da geçti
Yok mu bulan buna bir çare bir hal
Pahalılık oku canı da geçti

Kimi gam yükünü almış taşıyor
Kimi efkar ile dolup taşıyor
Fiyatlar başıboş hızla koşuyor
Şimdiye dek Bingöl Vanı da geçti

Eller gider iken gökteki aya
Bizse muhtaç kaldık aşa hırkaya
Köyler hicret etti tüm Avrupaya
Göçler Viyanayı Bonu da geçti

Viski çeker sevap vurguncu şahı
Memet şarap içse çoktur günahı
İşçinin memurun feryadı ahı
Figan ile öten çanı da geçti

Kıyma manav amca bizlere yazık
Patates kırk lira tek öğün azık
Hele bakkalların attığı kazık
Çeki batman deği tonu da geçti

Et görmedik diye sızlanır karı
Kızın kansızlıktan benzi sapsarı
Oğlanda pantolun dizden yukarı
Yırtıla yırtıla donu da geçti

Şekvacıyız senden kahveci dayı
Gidip göreceğiz reis babayı
On lira yaptınız bir bardak çayı
Zıkkımın bedeli kanı da geçti

Mazlumun sırtından çalan çalana
Dişliler diş attı dişsiz olana
Vurguncu tefeci çıktı talana
Herifler Teksaslı Conu da geçti

Hangi birin sayam dert dizi dizi
Soyun fırsatçılar göreyim sizi
Yokluk değirmeni öğüttü bizi
İncelik ölçümüz unu da geçti

Daldı Aşık Yener derine daldı
Bir iş için beş yıl bin kapı çaldı
Satmadık ne yastık ne yorgan kaldı
Tamtakır bizim ev hanı da geçti❞

❝Hasretinden nazik bahtım
Şu aleme de meyil etmez
Alemin zevki sefası
Bana zindan oldu gel cenanım

Lisanın bildiğim eller
Lebinden emdiğim ballar
Dost ile sürdüğüm demler
Külli yalan oldu gel
Ali Ali merdan Ali
Külli yalan oldu gel cenanım

Ol habibin başı için
Gedüp elde tez gelesin
Müddailer demesin ki
Gavli yalan oldu gel yar Ali

Ey Nesimi can Nesimi
Hak evinde gülbenk çeker
Arıdıp gaibin evini
Haktan ferman oldu gel cenanım

Dost senin aşkın ateşin
Yaktı yandırdı beni
Pir senin mah cemalin
Mahi taban oldu gel yar Ali❞

❝Kalkıp arzulayıp ceme gelenler
Bilesiniz cem cümleden uludur (uludur)
Kovunan gıybeti dile alanlar
Benim gibi günahkardır delidir (delidir)

Mümin müslim sakin ola yerine (efendim)
Mümin murad ala münkir yerine (dost dost dost)
Girinceye muhabbetin şarına (efendim)
Niyazi bülbüldür irfan gülüdür (dost dost dost)❞

❝İllerinen arzumanım çekerem
Efganım(ız)dan zara geldi el sonam
Aşig oldum men günahkar olmadım
Gözüm yaşı umman oldu sel sonam

Seher seher çemenlerde gezersen
Söylü beyler meclisinde bezersen
Mislin yokdur gızıl gülden tezesen
Sana horyad eli değdi sol sonam

Seher seher ne hoş gelir avazın
Gedibdir baharın galıbdır yazın
Seni alır gaçar tülek şahbazın
Sizin gölden bizim göle gel sonam❞

Arzuhalim sana ey kaşı keman
Dara düştüm kerem eyle al beni
Od düştü sineme aman ha aman
Aşkın ateşine etme kül beni
Neredeysen kömür gözlüm bul beni

Harami de deli gönül harami
O dost açtı şu sineme yaremi
Lokman bile bulamadı çaremi
Bir yar için esir aldı çöl beni
Neredeysen kömür gözlüm bul beni

Çok bekledim baştabibim gelmedi
Canda cana canan derman olmadı
Aşık haydar şad olup da gülmedi
Dost köyüne uğratmadı yol beni
Neredeysen kömür gözlüm bul beni❞

Arzusun çektiğim gül yüzlü dostum
Erenlerin demi demi nurdan sayılır
On iki imam katarına dizilen
Muhammet aliye yar yar yardan sayılır

İhlas ile giden bu yoldan dönmez
Dost olan dostundan ikilik bulmaz
Eri hak bilmeyen hakkı bulamaz
Gözü bakar ama körden sayılır

Gerçek aşık menzilinde durursa
Ocak gibi yanıp yağı erirse
Kişi kusrun kendözünde görürse
O da erdir gerçek erden sayılır

Üç beş imiş bu dünyanın sefası
Sefasından artık artık etmiş cefası
Gerçek erenlerin nutku nefesi
Biri kırktır kırkı yar yar birden sayılır

Abdal Pir Sultanım Bağdattır vatanım
İkilikten geçip birliğe yelten
Erenler yoluna kıl ü kal katan
Yolun dikenidir yar yar hardan sayılır❞

Bütün İnsanlardan Arzumuz Vardır
İnsan Birliğine Zor Demesinler
Gerçekler Nerdedir Haberimiz Var
Haktan Gayrısına Yar Demesinler

Dünya Aydınları Siyaset Tutsun
İnsan Aleminden Cehalet Gitsin
Senlik Benlik De Ne Kavgalar Bitsin
Şu Koca Dünyaya Dar Demesinler

İsavi Musevi Muhammediler
Doğu Batı Kuzey Hem Güneyliler
İnsanlık Öncüsü Bunca Veliler
Yollar Buzlu Dağlar Kar Demesinler

Bu Dünya Doludur Dolu Nimeti
İnsanlığın Huzur Barış Cenneti
İnsanlığa Hizmet Bunca Serveti
Silahlar Yaparak Kâr Demesinler

Ali Cemali Der İnsan Olasın
İnsanlık Vasfında Yerin Bulasın
İnsan Ektiğini Biçer Bilesin
Doğru Görenlere Kör Demesinler❞

❝Bir arzuhal yazdım şahlar şahına
Sabır köşesine otursun demiş
Nefsin arzusuna etmesin heves
Ekmeğini suya batırsın demiş

Hakkı hakikate bağlasın özün
Erenler cümleye eyler mi yazın
Namert kapısına değmesin gözün
Kötülüğü kalpten götürsün demiş

Ey Ruhsati nefsin ne yaman azdın
Yalınız sen değil zamane azgın
Ölmeyince kesmemkulumun rızkın
Emrimi yerine getirsin demiş❞

❝Cemi kuşlar arzulamış yarını
Süleyman tahtına yar deyü ağlar
Seher vakti dinlen bülbül zarını
Gülden ayrı düşmüş har deyü ağlar

Telli turnam tellerini düzmeye
Kalem alıp çığaların yazamaya
Yeşil başlım göllerinde yüzmeye
Salında yad avcı tor deyü ağlar

Baykuş viranede aşıktır taşa
Selman kısmet verdi hem kurda kuşa
Kerkez körlüğünden indi üleşe
Yaşım da bin beş yüz var deyü ağlar

Mahbub-ı zamanın tutisi öter
Kumru dost dedikçe dertlerim artar
Gövel turnam şah'a gider bir katar
şahinin pençesi zor deyü ağlar

Bir kuş vardır ala idim duasın
Aslı nerededir bilmez yuvasın
Bir tüyünde Ayat birinde Yasin
Veli de sebakım ver deyü ağlar❞

❝Dost dostu arzularsa
Irak yakın farkı olmaz
Gönül güle bağlanırsa
Irak yakın farkı olmaz

Dosttan dosta cidal gelmez
Sevgisine payan olmaz
Yolun ortasında dönmez
Irak yakın farkı olmaz

Dostluğu başa baş sürer
Gül bitirir bülbül türer
Dost dostun gönlüne girer
Irak yakın farkı olmaz

Berat dost için yazdığın
Dosttan dostluğu sezdiğin
Yetmez mi artık gezdiğin
Irak yakın farkı olmaz❞

❝Arzuladım ben de dostu görmeğe
Çekti huzuruna aldı dost beni
Diz çöktüm önünde yüzüm sürmeğe
Aldı yerden yere çaldı dost beni

Cehalet bir perde çekti önüme
Yazık oldu baharıma ömrüme
Teselli ararken garip gönlüme
Aşkın girdabına saldı dost beni

Dertli Daimi'yim gurbet ellerde
Türkümüz söylenir esen yellerde
Sessiz vadilerde ıssız çöllerde
Aradı sonunda buldu dost beni❞

❝Muhalefet ölü iktidar aciz
Türk milleti boğuluyor ne haber
Kapıya dayandı ambargo haciz
Müfettişler çoğalıyor ne haber

Rüşvet meşrulaştı yukarı katta
Fukaranın canı çıkıyor altta
şahlar dans ederken repo'da rant'ta
Orta direk eğiliyor ne haber

Örtülüye öfke çıplağa rıza
Laikçiye taltif dindara ceza
Daraldı yerküre çatladı feza
Milli birlik dağılıyor ne haber

Adaleti felç eyledi iki tay
Rezilliği ben üç deyim sen yüz say
Dilenerek beylik sürmek çok kolay
Borç dağları yığılıyor ne haber

Çivi fırttı aşirette oymakta
Haramiler haram ile doymakta
Namussuzlar hazineyi soymakta
Namuslular sağılıyor ne haber❞

❝Gönül arzumanım sensin ezelden
Kalbimin aynası sen sefa geldin
Ayırdılar beni kaşı karadan
Zülfü perişanım dost sen sefa geldin yar sefa geldin

şu gözlerim seni görünce melek
Didelerim ruşen eyledi felek
Gece gündüz Hak'tan diledim dilek
Güzeller sultanı dost sefa geldin yar sefa geldin

Beni mecnun etti o saçı Leyla o saçı Leyla
Bana aşkı veren Hazreti Mevla
Dertli ben dertliye durmaz can ağlar
Güzeller sultanı dost sefa geldin yar sefa geldin❞

❝Gülüm Doktor ey Mustafa Faysal Bey
Ağlayan gözümü güldür de kurtar
Size kolay bize zor olan bir şey
Bana dostluğunu bildir de kurtar

şiirle zatına derdimi aştım
Lokman Hekim diye ben sizi seştim
Kapına gelirken yıkıldım düştüm
Kanadımdan tutup kaldır da kurtar

Kadir Mevla'm türlü türlü iş verdi
Yollarıma boran boran kış verdi
Yaralarını yenilendi baş verdi
Hakka emanetim aldır da kurtar

Ondan başka çeken olmaz nazımı
Yaradan Allah'ım bilir özümü
Arzuhali veren Deli Hazım'ı
Kurtar da istersen öldür de kurtar❞

❝Gönül arzuladı gayri çölleri
Baş vuruben ağca ceren döner mi
Issız kaldı Ayneriz'in gölleri
Geri dönse yar sulağa iner mi

Benim bu illerden gitmektir kasdım
ıçtim aşk dolusun ayılmaz mestim
ıkramlı izzetli şol benim dostum
Mey doldurup aş[i]nasına sunmaz mı

Altı Arap atlı kolu bazlılar
Mencilis kurulmuş çifte sazlılar
Eğrice zilifli kömür gözlüler
Gelir deye yollarımı öner mi

Mukim Bey'im der ki ağalar mertler
Çayır çimen oldu konduğum yurtlar
Elleri badeli nazeniynim hublar
Acep Tanrım beni dilde anar mı❞

❝Gelsin diye arzulamış yar beni
Duman çökmüş yollar kıştır gelemem
Arpalar bar çekmiş buğday sararmış
Ziraat zamanı iştir gelemem
Gelemem gelemem gelemem

Yağmur yağar dere gelir selinen
Mektup yazdım konuşalım telinen
Haber aldım eylenmişsin elinen
Ne haldir ne de düştür gelemem
Gelemem gelemem gelemem

Uçan kuşlan haber saldım götürmez
Zalim felek hiç insanı güldürmez
Ecel gelse müddetini bildirmez
Geçiyor ömrümden yaştır gelemem
Gelemem gelemem gelemem❞

❝Güzellikleri arzula
Kötüleri anma gönül
Dosta düzensiz saz ile
Deli dolu çalma gönül

Senden uzak dursun hile
Kötü kelam alma dile
Birgün mecbur kalsan bile
Namerde yol sorma gönül

Eğer ediyorsan merak
ıkiliği elden bırak
Var bir ustaya ol çırak
Öyle naçar kalma gönül

Turap ol enginlerde kal
Benlik tahtını yere çal
Başına gelirse bir hal
Ele mana bulma gönül

şu gönül dediğin sensin
Sen kendini bilmelisin
Enginlerde yüzmelisin
Derinlere dalma gönül

Dedim gitti fikirimi
Söyleyim son satırımı
Saymasan da hatırımı
Güvercin'i kırma gönül❞

❝Arzusun çektiğim ey kaşı kare
Seni gördüm cesedime can geldi
Zelha gibi intizarım o yare
Kavuştum Yusuf-i Kenan'ım geldi

Yare meyil verdim getirmek için
Yar eli yöremi bitirmek için
Gönlümün tahtında oturmak için
Vücudum mülküne Süleyman geldi

N'olur bir yol visaline erince
El bağlayıp divanına durunca
Gül yüzlü yar cemalini görünce
Bugün bana iman geldi din geldi

Yar ile kısmetim ayrı seçildi
Bal yerine ağu şerbet içildi
Kurumuştu damarlarım açıldı
şimdi benim vücuduma kan geldi

Bülbül de gül için ah ü feryatte
Aşık maşukunu bulur elbette
Agahi yar ile tenha halvette
Muhabbet edecek bir zaman geldi❞

❝Gönül arzuluyor tokat ilini
Dumanlı dağları göresim geldi
Gümenek köprüsünü de mamu belini
Dumanlı dağları göresim geli

Mehrabın altı bayır
Üs yanı tosga çayır
O yar bir tane bulmuş
Mevlam sen beni gayır

Benim gibi garibler gurbette kalmış
Ne muradın almış nede gün görmüş
Nice ağalar beyler vaırıdı ölmüş
Geriki sağları göresim geldi

Akıyor çamlı pınar
Suyundan içen kanar
Yeni sevdalı kızlar
Ataşlar gibi yanar

Eşrefin gözünde tüter sılası
Dünek dağlarının yüksek kalesi
Viran olmuşda dırığ ibilin yaylası
O saya yağları göresim geldi❞

❝Baba arzulayıp gelen
Bu halime muti olan
Ata okuna uğrayan
Yetim oğul garip oğul

Anan hasretini çeksin
Gele deyu yola baksın
Baban firkatını etsin
Yetim oğul garip oğul

Beni arzulayıp geldin
Ata okuna duş oldun
Bu dertlü bağrımı deldin
Yetim oğul garip oğul

Baban derviş donun giydi
Mal u mülkü sana verdi
Bu gün hep illere kaldı
Yetim oğul garip oğul

Ata oku seni yaktı
Kamu iller bize baktı
Firakın yüreğim yaktı
Yetim oğul garip oğul

Tacir sıfatına girdin
Gelip bu diyara irdin
Yiğitliği ele verdin
Yetim oğul garip oğul

N’olaydı beni sormasan
Arayıp burda bulmasan
Dertlü bağrımı delmesen
Yetim oğul garip oğul

Anan aklını yitirsün
Hasretün dile getürsün
Tahtımızda el otursun
Yetim oğul garip oğul

Beni dervişlere sordun
Oduna gittiğim bildün
Bağrım delik delik deldün
Yetim oğul garip oğul❞

❝Gece gündüz arzumanım Kerbela
Gidelim gaziler ımam aşkına
Serden başka benim sermayem yoktur
Verelim gaziler ımam aşkına

Kapıyı çaldı Kırkların birisi
Birinden mest oldu kalan hepisi
Sarı Kaya derler şahın korusu
Konalım gaziler ımam aşkına

Böyle öter bu yerin bülbülleri
Ma'na verir hakikatin dilleri
Taze açmış dost bağının gülleri
Derelim gaziler ımam aşkına

Talib rehberini aklına getir
Noksan işlerini tamama yetir
Rıza lokmasını meydana getir
Yiyelim gaziler ımam aşkına

Pir Sultan'ım der yol uludur deyü
Cümlemiz hakikat kuludur deyü
Muhammed çağırır Ali'dir deyü
Çağralım gaziler ımam aşkına❞

❝Arzum vardır karlı dağlar aşmağa
Bülbül gibi derdim vardır deşmeğe
Komazlar yarile bir söyleşmeğe
Hiç bir yiğit sevdiğinden geçer mi

Bulanık su gibi taşam da coşam
Varam da ulu deryaya kavuşam
Bir başına gelmiş yok varam danışam
Hiç yiğit sevdiğinden geçer mi

Karac'oğlan der ki bunda nesi var
Garip bülbül öter bir hoş sesi var
Her yiğidin birer eğlencesi var
Hiç bir yiğit sevdiğinden geçer mi❞

❝Gönül arzuluyor Antep ilini
şol Kemnun Gediği belli görünür
Evvel bahar yaz ayları doğunca
Coşar Balık suyu seli görünür

Kılcan derler şu köylerin sırası
Rasaf söker benim göğsüm yarası
Bakıda'nın çoktur kaşı karası
Eğdirmiş başlığın teli görünür

Bakıda'dan indik kol kola düze
Melek köy gark olmuş güle nergize
Arkık'ta uğradım bir güzel kıza
Terlemiş yanağı ballı görünür

Gediğe varırsak yol olur yarı
Sargın'ın güzeli salınır barı
Bu gün konak yeri Nafak Pınar'ı
Oradan Antep ili görünür

Karac'oğlan der ki Ergene Kuyu
Beş Deli'den akar Haleb'in suyu
Til Başar ilinde şol Ekiz Kuyu
Edepli erkanlı yolu görünür❞

❝Arzuhal sunayım gül yüzlü yare
Hocam arz eylesin halimi benim
Derdine düşeli oldum divane
Ölürsem yar yusun ölümü benim

Dağların çektiği karın elinden
Bülbülün çektiği harın elinden
Başım alıp gidem yarin elinden
Ahir terkettirir ilimi benim

Veli'm eydür dost günleri sayılır
Kaçan yare gitsem engel duyulur
Yaralarım maden gibi oyulur
Gene bu yar bilsin halimi benim❞

❝Hayf oldu dünyada arzuhalimiz
Okuyup dildara dinletemedik
Sırr ile anlatıp bu ahvalimiz
Derunumuz nayın inletemedik

Hava yere geçti ömrümüz heman
Sürmedik yar ile bir dem ü devran
Doldurup elinden mey-i erguvan
Nuş edip kaseyi çınlatamadık

Güc ile düşürdüm yarimi tenha
Ref'-i hicab için nuş ettim sahba
Halkalandı o gül ruhleri amma
Beyaz-ı gerdenin benletemedik

şermiya sineden pak eyle jengi
Ruz ü şeb eyleme savaş ü cengi
Bürc-ü dilden atıp top ü tüfengi
şehr-i vücudumuz şenletemedik❞

❝Her dem arzularım bahçesin bağın
Gitmez hayalimden narı sılanın
Kaldım gurbet ilde gidemez oldum
Öldürür yiğidi arı sılanın

Kuşlar içre bülbül gibi kuş olmaz
Aşkın piyadesi daim boş olmaz
Yüz bin gönül sevsem gönül hoş olmaz
Derdime dermandır yari sılanın

Asla unutamam gözümde tüter
Sıla terkeylemek ölümden beter
Koç yiğide bir at bir silah yeter
Cennet misaldir gülzarı sılanın

Süleyman'ım çağırır gani Settar'ı
Sılaya göndersin garib kulları
Ölmeden bir kere göreydim bari
Bana gül görünür harı sılanın❞

❝Saba arzuhal-i pür melamini
Sundun sultanıma dedin ne dedi
Sual etmedi mi benim halimi
Kaşı kemanıma dedin ne dedi

Dedin mi derdimin bir çaresini
Gücendirme sakın can paresini
Ateş-i hicriyle dil yaresini
Çeşm-i mestanıma dedin ne dedi

Bir hasta aşığın var demedin mi
ışi gücü ah u zar demedin mi
N'olur bir yanma var demedin mi
şah-ı hubanıma dedin ne dedi

Utandın hünkardan diyemedin mi
Kaşları gaddara diyemedin mi
Fahri-i naçardan dilemedin mi
Yoksa cananıma dedin ne dedi❞

❝Efendim nazar kıl arzuhalime
Açlıktan madde bir diyeceğim yok
ıane buyurmuş devletli beyim
Akşamdan sabaha yiyeceğim yok

Derdi olan elbet gelir sızılar
Lokman deyu geldim beyler gaziler
Herle deyu ağlaşıyor kuzular
Kazana bir avuç koyacağım yok

Ben her zaman huzuruna gelemem
Ne havada gezdiğimi bilemem
Yol üstünde durup kervan alamam
Efendimden baska soyacağım yok

Başımda kalmadı zerrece akıl
Ağnıya komşular oldular dahil
Paşamdan isterim beş kile tahıl
Üç ile dört ile doyacağım yok

Kimini ne güzel sevmiş kayırmış
Kimini ne güzel vermiş doyurmuş
Kimini ne guzel vermiş buyurmuş
ımanım muhkemdir sayacağım yok

Murat kapusunda bir tül-i emel
Yazılmaz mahfuza bozulmaz ezel
Günde nida eder cellad-ı ecel
Kapanmış kulağım duyacağım yok

Biraz ahvalimden yazdım varaka
Verirsen Ruhsati atmaz ırağa
Bir top bez isterim biraz nafaka
Ölürsem mezarda giyeceğim yok❞

❝Seni arzuladım geldim Develi
Halin nedir diye soran olur mu
Tahkikat yolundan açtım suali
Sözüme karşılık veren olur mu

Bahtım karışıyor ağdan karaya
Melhem bulunmuyor gizli yaraya
Bir canan yitirdim geldim buraya
Acep sual etsem gören olur mu

Gönlüm bir gül aldu ırem Bağı'ndan
Karanlıklar koşar sol ve sağından
Bir turna uçurdum Kozan dağından
Bu turnaya tuzak kuran olur mu

Kaybettim turnayı karşıma geçin
şahan oldum uçtum bana yol açın
O turnayı tutup götürmem için
Benim yamacımda duran olur mu

Deli Hazım derdin aştı Kerem'i
Nedir bilmem bu zalimin meramı
Yarimin açtığı azgın yaramı
Mümkün mü başka bir saran olur mu❞

❝Pek çok arzuladım varayım dedim
Varamadım gül yüzlü yar küstün mü
Haki payına yüzler süreyim dedim
Süremedim gül yüzlü yar küstün mü

On beş yıl yaklaştı olmadı çare
Erenler terkim kılmadı zara
Fazlı gibi kendi kendim hançere
Vurmadım gül yüzlü yar küstün mü

Sıra ister Beytullah'm yolları
Onun yolu zordur yokuş belleri
Al yanakta al kırmızı gülleri
Deremedim gül yüzlü yar küstün mü

Aşık oldum Ehlibeyt'in nuruna
Amasya'da yatan gerçek pirime
Elim bağlı belim bağlı darına
Duramadım gül yüzlü yar küstün mil

Eşiğine süremedim yüzleri
Gözüme tütüyordur ayak izleri
Dili şeker ezer şirin sözleri
Eremedim gül yüzlü yar küstün mü

Velim eyder işim ahızar idi
Bizi bu sevdaya salan yar idi
Danışmaya çok müşkülüm var idi
Soramadım gül yüzlü yar küstün mü❞

❝Rabbim sana hacet değil arzuhal
Her nefeste sen alimsin sözüme
Tenimde canımda kalmadı mecal
Medet senden yokuş ile düzüme

Amel sazım bozuk düzen çalmışım
ısyan deryasına düşüp dalmışım
Aziz gecelerde gafil kalmışım
Nevm-i gaflet düşman imiş gözüme

Düzemedim turna gibi katarım
Viranede baykuş gibi öterim
Ben aşkın narına yanar tüterim
Hayrettedir tamu nari özüme

Hava-yı nefsimle ettim ülfeti
Başa satın aldım gamı mihneti
Açıldığı zaman amel hücceti
Seyrani'yim suçum vurma yüzüme❞

❝Arzum kaldı salınarak gidende
Saldığın yadigar saklıdır bende
Merhamet denilen yok mudur sende

Merhametsiz yare çattı yollar
Sevdana yandı açılan kollar

Yarim su yolunda gözüme battı
Yüreğime damla damla kan aktı
Tomurcuk memeler burnuma koktu

Tomurcuk memeni alsam elime
Ondan sonra ben kailim ölüme

Ay doğdu ışıdı beklemem gayrı
Söylerim sırrımı saklamam gayrı
Ayrılırım senden kız dini ayrı

Dini ayrı güzelin derdine yandım
Beni hep gönülden seviyor sandım

Pek erken yatmazsın sevdiğim güzel
Yarin deli gibi sokakta gezer
Kız senin ateşin sinemi ezer

Yandım ateşine sıdkı bütünüm
Kül oldum yoluna çıkmaz tütünüm

Baktım nazlı yarim uyumuş yere
Vurup pencereyi kırasım geldi
Atlayıp delikten girip içeri
Soyunup koynuna giresim geldi

Merhametsiz yare çattı yollar
Sevdana yandı açılan kollar❞

❝Kömür bitmiş hava soğuk
Tütmez baca düzen bozuk
Bir yorgana altı çocuk

Sarıl yavrum ısınasın
Isındıkça uyuyasın

Hayatımız sudan ucuz
Ağır yükü çekmez omuz
Bir koltuğu iki karpuz

Sarıl yavrum kırmayasın
Kırıp kendin yormayasın

Kötülerden gelmez hayır
Doğruyu yanlıştan ayır
ılimin başıymış sabır

Sarıl yavrum uslanasın
Bilim ile beslenesin

Kul Akın'ım budur halim
Gerçek mürşit imiş ilim
San nakışsın hayat kilim

Sarıl yavrum dokuyasın
ışle yavrum yakışasın❞

❝Arzusun çektiğim gül yüzlü dostum
Erenlerin demi nurdan sayılır
On iki ımam katarına dizilsen
Muhammet Ali'ye yardan sayılır

ıhlas ile giden bu yoldan dönmez
Dost olan dostundan ikilik bulmaz
Eri hak bilmeyen hakkı bulamaz
Gözü bakar ama körden sayılır

Üç beş imiş bu dünyanın sefası
Sefasından artık etmiş cefası
Gerçek erenlerin nutku nefesi
Biri kırktır kırkı birden sayılır

Gerçek aşık menzilinde durursa
Ocak gibi yapıp yağı erirse
Bir kişi kusuru özden görürsen
O da erdir gerçek erden sayılır

Abdal Pir Sultan'ım Bağdat'tır vatan
ıkilikten çıkıp birliğe biten
Erenler yoluna kil ü kal katan
Yolun dikenidir hardan sayılır❞

❝Hasbi arzuhalim ol nazlı yare
Candan cananıma var selam söyle
Bu derdi zahmime eylesin çare
Gül yüzlü yarime var selam söyle

Gelsin şu halime bir rahim etsin
Tarikat ilmini bir tarif etsin
Her ne dek cürümüm varsa affetsin
Adalet şahına var selam söyle

Agahi ayrılık bize kisb ü kar
Eriştir menzile hasbeten nikar
Sevdiğim yadlara etme itibar
Düşürme şanına var selam söyle❞

❝Yine arzuladım bizim elleri
Eski günler hayalimde bak şimdi
Yeni açtı muhabbetin gülleri
Dertlerimi tazeledin bak şimdi

Bahar gelir yaylalara giderdim
Eşinen dostunan sohbet ederdim
Yar koyun yayardı ben süt sağardım
Ala gözlü mor kuzumuz yok şimdi

Bir zamanlar emmim dayım sağ idi
O zamanlar hiçbir derdim yok idi
Ayrı düştüm sevenlerim soğudu
Dön Haşimi etrafına bak şimdi❞

❝Aylar yıllar geçse ayrılsam yardan
Dertlice bir mektup yazdırır arzu
Kara kış ayında yağmurda karda
Ardı sıra beni gezdirir arzu

Gurbet ellerinde ayrıldı yolum
Kırıktır kanadım kalkmaz ki kolum
Usandım yad elde bir çeşit halım
ınsanı canından bezdirir arzu

Zalim felek sana yetmez ki gücüm
Hasretlik içimde olmuş baş tacım
Çok aradım bulamadım ilacım
Yaramı dermansız azdırır arzu

Kemal Yıldız der ki izin bulursam
Yorulmadan ardın sıra gelirsem
Vadem yetip yad ellerde ölürsem
Derince bir mezar kazdırır arzu❞

❝Arzum vardır efendimi görmeğe
Azrail omzuma binmeden yetiş
Hak sahibi geldi hakkım almağa
Bedenim kabire inmeden yetiş

Felek Bir ok attı kalem yıkıldı
Atmış altı azam birden söküldü
Kalktı musalladan göçüm çekildi
Ayaksız ata da binmeden yetiş❞

❝Dağda duman çen gözel
Sehli ot çemen gözel
Gelbimde min arzu var
Hamısından sen gözel

Ay menim Arzu gızım
Ay menim Arzu gızım
Ömrümün yazı gızım
Sevinci nazı gızım Arzu gızım

Ana kimi mehriban
Var mı gözel bir insan
Gün olsun sen özünde
Böyük ana olasan

Ay menim Arzu gızım
Ay menim Arzu gızım
Ömrümün yazı gızım
Sevinci nazı gızım Arzu gızım❞

❝Aylar yıllar geçse ayrılsam yardan
Dertlice bir mektup yazdırır arzu
Kara kış ayında yağmurda karda
Ardı sıra beni gezdirir arzu

Gurbet ellerinde ayrıldı yolum
Kırıktır kanadım kalkmaz ki kolum
Usandım yad elde bir çeşit halım
ınsanı canından bezdirir arzu

Zalim felek sana yetmez ki gücüm
Hasretlik içimde olmuş baş tacım
Çok aradım bulamadım ilacım
Yaramı dermansız azdırır arzu

Kemal Yıldız der ki izin bulursam
Yorulmadan ardın sıra gelirsem
Vadem yetip yad ellerde ölürsem
Derince bir mezar kazdırır arzu❞

❝Arzulayıp geldim gurbet eline
Ağlarım sızlarım kimsem yok benim
Yazık oldu düştüm elin diline
Ağlarım sızlarım kimsem yok benim

Genç yaşımda terkeyledim vatanı
Gayet ile zayıf oldu bu tenim
şimdi bu beldedir benim meskenim
Ağlarım sızlarım kimsem yok benim

Aşık Garip yanık yanık söylersin
ınip aşkın deryasını boylarsın
Hakkın devletinde daim eylesin
Ağlarım sızlarım kimsem yok benim❞

❝Arzum kaldı salınarak gidende
Saldığın yadigar saklıdır bende
Merhamet denilen yok mudur sende

Merhametsiz yare çattı yollar
Sevdana yandı açılan kollar

Yarim su yolunda gözüme battı
Yüreğime damla damla kan aktı
Tomurcuk memeler burnuma koktu

Tomurcuk memeni alsam elime
Ondan sonra ben kailim ölüme

Ay doğdu ışıdı beklemem gayrı
Söylerim sırrımı saklamam gayrı
Ayrılırım senden kız dini ayrı

Dini ayrı güzelin derdine yandım
Beni hep gönülden seviyor sandım

Pek erken yatmazsın sevdiğim güzel
Yarin deli gibi sokakta gezer
Kız senin ateşin sinemi ezer

Yandım ateşine sıdkı bütünüm
Kül oldum yoluna çıkmaz tütünüm

Baktım nazlı yarim uyumuş yere
Vurup pencereyi kırasım geldi
Atlayıp delikten girip içeri
Soyunup koynuna giresim geldi

Merhametsiz yare çattı yollar
Sevdana yandı açılan kollar❞

❝Yine Arzuladım Bizim Elleri
Eski Günler Hayalimde Bak şimdi
Yeni Açtı Muhabbetin Gülleri
Dertlerimi Tazeledin Bak şimdi

Bahar Gelir Yaylalara Giderdim
Eşinen Dostunan Sohbet Ederdim
Yar Koyun Yayardı Ben Süt Sağardım
Ala Gözlü Mor Kuzumuz Yok şimdi

Bir Zamanlar Emmim Dayım Sağ idi
O Zamanlar Hiçbir Derdim Yok idi
Ayrı Düştüm Sevenlerim Soğudu
Dön Haşimi Etrafına Bak şimdi❞

Arzu çekerim o yare
Bir gün olur gelir diye
Şu sinem oldu bin pare
Cananını bulur diye

Aşk ile bağrım ezerim
Söyler derdimi yazarım
İlde umutlu gezerim
Yar halimden bilir diye

Ararım lebi balımı
Kuruttu budak dalımı
Yare söylerim halımı
Göz yaşımı siler diye

Gördüm yari otağında
Yandırdı gençlik çağında
Yazık ömrümün bağında
Gonca güller solar diye

Daimi'yim bir kemterim
Kara Bağrımı döğerim
Naçarım boynum eğerim
Bu dert bende kalır diye