Ali Ercan - Gordum







Yorum Yaz

Yorumlar
5 - 5 - 0 yorum

Ali Ercan En Çok Dinlenen 10 Türküsü
Ali Ercan - Nesem
Ali Ercan - Eski Muhabbet
Ali Ercan - Kiz Sen Istanbulun Neresindensin
Ali Ercan - Testisini Almis
Ali Ercan - Zeynebim
Ali Ercan - Biri Anam Biri Babam
Ali Ercan - Kırat Gemini Almış Yol Mu Dayanır
Ali Ercan - Ne Ogluna Guven Ne Kizina
Ali Ercan - Anadir Baslarin Taci
Ali Ercan - Helga Turk Gelini

Etiketler : Ali Ercan, Gordum, Ali, Ercan, Gordum, Ali Ercan - Gordum türkü indir, Ali Ercan - Gordum türkü dinle, Ali Ercan türküleri, Gordum türküsü dinle, Ali Ercan türkü dinle, Ali Ercan türkü sözleri, Gordum sözleri, Ali Ercan mp3 dinle

❝Bir çift turna gördüm durur dallarda
Seversen Mevlayı kalma yollarda
Sizi bekleyen var bizim ellerde
Bizim ele doğru gidin durnalar

Durnam dertli öttün derdimi deştin
El vurdun yaremin başını açtın
Eşinden mayrıldın yolun mu şaştın
Bizim ele doğru gidin durnalar

Fazla gitmen Deremuma varınca
Selam söylen eşe dosta sorunca
Sağ selamet muradınız alınca
Benden yare selam edin turnalar

Selama razıydım mektubun gelmez
Gurbette kalanın hiç yüzü gülmez
İbrahim halinden kimseler bilmez
Benden yare selam söylen turnalar❞

❝Bugün ben bir güzel gördüm
Bakar cennet sarayından
Kamaştı gözümün nuru
Onun hüsn-ü cemalinden

Salındı bahçeya girdi
Çiçekler selama durdu
Mor menekşe boyun eğdi
Gül kızardı hicabından

Bahçenin kapısın açtım
Sandım ki cennete düştüm
Sevdim coştum helallaştım
Buse aldım yanağından

Bahçenin kapısı daldır
Dalında öten bülbüldür
Emrah da bir edna kuldur
Bağışla geç günahından❞

❝Bugün ben şahımı gördüm (vay vay)
Bir elinde zülfükar var (vay vay)
Dane dane dökülüyor
Dillerinde kehribar var (aman aman)

Gel ey gönül yanlış gitme (vay vay)
Gidip cananı incitme (vay vay)
Bu yolda acele etme
Acelede bin zarar var (aman aman)

Mahzuni geçeyim dedim (vay vay)
Ecelden içeyim dedim (vay vay)
Dünyadan göçeyim dedim
Sevdiğimden intizar var (aman aman)❞

❝Ben ağlamam On Kasımda
Onu her gün diri gördüm
Ölene dek göreceğim
Doğalıdan beri gördüm

Halka vermişti canını
Haktan almış unvanını
Altmış Osmanlı şanını
Samsunda bir eri gördüm

Matemin doyurmaz beni
Minnetim kucaklar seni
Bize cennet gibi yeni
Verdiğin eseri gördüm

Ulu Atam inan buna
Düşkünler hayrandır sana
Mazlum milletler adına
Sendeki zaferi gördüm

Ne hikmet varıdı sende
Güneştin doğdun cihanda
Bin yılların ötesinde
El bastığın yeri gördüm

Mahzuni yoluna düştüm
Nice nice engel aştım
On Kasımda kaybetmiştim
Daha şimdi geri gördüm❞

❝Seyredelim Horasanın ilini
Gördüm iki turna güzel turnalar
Tavaf ettim İmamların yerini
Gördüm iki turna güzel turnalar

Muhammed bizimdir Ali bizimdir
Erkanı bizimdir yolu bizimdir
Değmesin yad avcı teli bizimdir
Gördüm iki turna güzel turnalar

Muhammed Aliden (...) damlar
Elinde doğar ol şems ile kamer
Yaylağı Yıldızdır gözleği Kemer
Gördüm iki turna güzel turnalar

Şu gelen avcıdan hazerim deyü
Ezelki ikrarı bozarım deyü
Çığrışır Tebrizde öterim deyü
Gördüm iki turna güzel turnalar

Pir Sultan Abdalım kendi halinden
Kalmalıdır evliyanın yolundan
Kalkıştı gitti de Ali gölünden
Gördüm iki turna güzel turnalar❞

❝(Ah hey)
Bugün ben güzeller şahını gördüm
Beli ince kaşları kemane benzer
Alemde bulunmaz böyle bir güzel
Sürmeli gözleri ceylana benzer

(Ah hey)
Kaddi kameti bir hal içinde
Şekerlenmiş kaymağı bal içinde
Aşık oldum o yare ben hayal içinde
Mestetti ol beni mestane benzer

(Ah hey)
Lütfunla sevdiğim eyle bir kamet
Cemalin görenler istemez cennet
Biçare İlyas da kapında hizmet
Reddetme sevdiğim meftuna benzer❞

❝Sabahın seher vaktında
Aliyi gördüm Aliyi
Eğildim niyaz eyledim
Aliyi gördüm Aliyi

Kaşı kirpik deste deste
Armağan sunar dosta
Muhammed ile Miracta
Aliyi gördüm Aliyi

Arslanı gördüm meşede
Kırk mum yanar bir şişede
Yedi iklim dört köşede
Aliyi gördüm Aliyi

Arslanı gördüm çağında
Açılmış cennet bağında
Musa ile Tur Dağında
Aliyi gördüm Aliyi

Cennet kapısında duran
Hayberin kilidin kıran
Kafire Zülfikar çalan
Aliyi gördüm Aliyi

Çiskin dağlar başı çiskin
Kul Himmetim oldu küskün
Cümle yerden erden üstün
Aliyi gördüm Aliyi❞

❝(aman) Açtım perdeyi de durnamı gördüm
Dost yüzünden artıyor da efkarım derdim (of)
Yaradan aşkına bir selam verdim
Durna ben mahkumum avcı değilim
(aman) Yaradan aşkına bir selam verdim

(aman) Eğer durnam varırsan bizim ellere
Selam söyle orda açan güllere
Söyleyin derdimi esen yellere
Durna ben mahkumum avcı değilim
(aman) Yaradan aşkına bir selam verdim

(aman) Bir çift durna gördüm göğde yorulmuş
Avcı vurmuş kanatların kırılmış
O da benim gibi yardan ayrılmış
Durna ben mahkumum avcı değilim
(aman) Yaradan aşkına bir selam verdim❞

❝Bugün güzellerin şahını gördüm
Giyinmiş kuşanmış el karelenmiş
Ayağın tozuna yüzümü sürdüm
Gördüm derdi benden biçarelenmiş

Bak sen o feleğin ehval işine
Mürekkep yazılır çeşmim yaşıyla
Elin siteminden alül taşından
Gönlümün şişesi sedparelenmiş

Efendim sultanım suçumu bildir❞

❝Bu gece rüya gördüm
Olmadı bana ayan
Kemençemin sesine
Uyan sevdiğim uyan

Ben bu gece rüyamda
Gördüm sen ölmüş idin
Ben de gördüm rüyamda
Sen benim olmuş idin

Gene gördüm rüyamda
Güya sarıldın bana
Ben de gördüm ananı
Olmuş bana kaynana

Soralım bu rüyayı
Acep nedir manası
Böyle olur oy kızlar
Asilerin riyası❞

❝Ağ deveyi düzde de gördüm
Sürmeyi gözde de gördüm
On iki gelin sevdim
Cilveyi kızda da gördüm

Ah Alim gadan belan alam
Yar olam kölelerin olam

Ağ devem düzde de kaldı
Yüküm Tercanda kaldı
Oğlanı kan bürümüş
Meylim o kızda da kaldı

Ah Alim gadan belan alam
Yar olam kölelerin olam

Al ata sarı kolan
Leyli de kurbanın olam
Nasıl da askere gider
Taze de nişanlı olan

Ah Alim gadan belan alam
Yar olam kölelerin olam❞

❝Bir kız gördüm bedende
Sallanıdı gidende
Aklım başımdan aldı
Her o kızı görende

(Bağlantı)
Oy oy oy Emine
Şeker versem lebine
Ben seni çok seviyem
İmanıma dinime

Bir kız gördüm yağ ali
Bahçe veri bağ ali
Her o kızı görende
Yaralarım sağali

Bağlantı

Dağı duman olanın
Hali yaman olanın
Gece uykusu gelmez
Yarı güzel olanın

Bağlantı❞

❝(aman) Bir güzel kız gördüm tutmuş yolunu
Uzatmış gerdana zalım of eğri telini
Geldi geçti bilmem kimin gelini gelini
Sorsam öldürüller sormasam öldüm öldüm

(aman) Dönberi güzel de yüzün göreyim göreyim
Gerdanda benine zalım of yüzüm süreyim
Dedi gel yanıma da haber vereyim vereyim
Varsam öldürüller varmasam öldüm öldüm❞

❝(oğul) Bu gün ben yari gördüm
Yatakta yadı gördüm

(vallah) Keşke görmez olaydım
(oğul) Benzini sarı gördüm

***

Diyarbakır Müziği ve Folkloru - Vedat Güldoğan
Kripto Kitaplar, Araştırma İnceleme Dizisi: 34
Genel Yayın No: 45, Birinci Baskı, Ankara - 2011
s.526da eser şu şekilde aktarılmaktadır


(oğul) Bögün ben yari gördüm anam anam anam ay of
(valla(h)) Yatakta yari gördüm
Havar yarim kibar yarim of of

(oğul) Bögün keşke görmez olaydım anam ay of
(valla(h)) Benzini sarı gördüm
Havar yarim ah kibar yarim of❞

❝Bugün ben güzeller şahını gördüm
Giyinmiş kuşanmış al harelenmiş
Ayağın tozuna yüzümü sürdüm
Derdim emdim benden bi-çarelenmiş

Bıktık o feleğin kötü işinden
Değirmenler döner gözüm yaşından
Elin siteminden adu taşından
Gönlümün şişesi bin parelenmiş

Kızarmış yanağın yine al olmuş
Benim akılcığım tar ü mar olmuş
Siyah kaküllerin bir keman olmuş
Mestane gözleri setparelenmiş

Efendim sultanım yüzünü dönder
Gelmediysen bari selamın gönder
Mübarek ayların zekatını ver
Desinler Gevheri fukaralanmış❞

❝Bugün ben bir güzel gördüm
Hilal kaşı keman olmuş
Dili bülbül saçı sümbül
Yanağı erguvan olmuş

Dedim dilber ne ağlarsın
Sabah akşam ne inlersin
Aşık gibi ne söylersin
Gözün yaşı revan olmuş

Gonca gülün açılmakta
Hal-i hindu saçılmakta
Hep dilberler kocalmakta
Senin vasfın civan olmuş

Gevheriyim sözüm haktır
Methedecek yerin çoktur
Dilberlerde vefa yoktur
Bildim ahiri kan olmuş❞

❝Ben feleği gördüm daşdan inerken
Kırıldı kanadım celvan ederken
Pervan dönerken

Neynim felek neynim ben sana neynim
Kırıldı kanadım celvan ederken
Perman dönerken

Yüce dağ başına kurdum aşhane
Vefasız yar için düştüm daşhane
Düştüm daşhane

Neynim felek neynim ben sana neynim
Kırıldı kanadım celvan ederken
Perman dönerken

Yanarım yanarım tütünüm tütmez
Yarem içerdendir derman kar etmez
Lokman kar etmez

Neynim felek neynim ben sana neynim
Kırıldı kanadım celvan ederken
Perman dönerken❞

❝Bugün Ankarada bir güzel gördüm
Mest eyledi beni döndüm deliye
Eğer güzel bana meyil verirsen
Seni götüreyim Kırıkkaleye

Ne kadar güzeldir kaşları gözü
Bakınca dayanmaz insanın özü
Vallahi yaşatmaz öldürür bizi
Başımızı koydun derde belaya

Acep kim saracak ince belini
Tutamadım gözlerimin selini
Bülbül zanneyledim tatlı dilini
Konuştukça hayat verir ölüye

Ne varısa malımızı satalım
Zevkimizi birbirine katalım
Motora binmezsen taksi tutalım
Açılalım İstanbula Boluya

Koca Ankarada eşin bulunmaz
Hayat paha ile satın alınmaz
Cilve olmayınca güzel salınmaz
Salınıpta çıkma güzel karşıma❞

❝Bugün gördüm bir çift dilber gaziler
Ağ sinesi taze kara benzerdi
Biçin zerbaf tikin libas terziler
Geydirin ki boy çınara benzerdi

İkiside sürmelemiş gözleri
Hem gülüp hem söylüyordur sözleri
Kızarıp da terlemişti yüzleri
Gece çişkin yemiş nara benzerdi

Gezerim alemde bayramda toyda
Emsali yok bir millette bir soyda
İkisi de bir kıbalda bir boyda
İnsan değil perilere benzerdi

Mazlum geliyordum ben Dedegül’den
Onlar geliyordu çün Edegül’den
Doldurulmuş yağlığın hem taze gülden
Cennetteki hurilere benzerdi❞

❝Bugün ben bir güzel gördüm
Cennet kadını kadını
Desem dile düşürürler
Demem adını adını

Gül açılır oymak oymak
Hiç olur mu yare doymak
Ne bal verir ne de kaymak
Yarin tadını tadını

Gireyim mi dost bağına
El uzatsam yaprağına
Gel ey dilber gel yanıma
Şöyle salını salını❞

❝Bir çift güzel gördüm yolda yolakda
Altın küpe şan veriyor kulakda
Yeryüzünde insan gökde melekde
Acep sevdiğimin eşi varmola

Ela göze sürme çekme sözolur
Ateş düştü ciğerime köz olur
Şahin pençesine düşme zor olur
Acep sevdiğimin eşi varmola

Menevşe sümbülde boynunu büker
Garip olanlar da derdini döker
Zülüflerin dökmüş alemi yakar
Acep sevdiğimin eşi varmola

Bir elinde kirkit halı dokuyor
Sürmeli gözler de kuran okuyor
Cemalin şavkında güller açıyor
Acep sevdiğimin eşi varmola❞

❝Bugün ben dostumu gördüm
Doyamadım dillerinden
Sual ettim nerelisin
Dedi dostun ellerinden

Dedim serden geçer misin
Aşk elinden göçer misin
Sen bir dolu içer misin
Dost elinin güllerinden❞

❝Bir kız gördüm yıkılası Keskinde
Allı yazmasında pul beni yakar
Çekilmiş kenara boynunu bükmüş
Dertleri kudurmuş kul beni yakar

Dedi götür ben seninle giderim
Kendin bilmez serseriden ederim
Bir zalime verdi beni pederim
Baharda açmayan gül beni yakar

Dedim güzel nikahlı bir gelinsin
El süremem benim değil elinsin
Baban ile gardaşların sürünsün
Eldeki perişan hal beni yakar

Kadersiz bu gelin sinemi yaktı
Aniden içime gariplik çöktü
Böylesi bir gelin Keskinde yoktu
Arısız peteksiz bal beni yakar❞

❝Bir güzel gördüm de harman yerinde (of)
Salınıp gelir de çorap elinde (of)
Benim gönlüm de kız da değil gelinde (of)
Salın gelin boylarına da kurban olayım (of vay gelin of)

Aşağıdan gelen de gelin de nereli (of)
Gelinin boynu da altın dolalı (of)
Üç güzel oturmuş gönlü havalı (of)
Hangisinden ayırayım da gönül seni (of vay gelin of)❞

❝Bir gelin gördüm harman yerinde
Taramış zülfünü kirman elinde
Arzumanım kaldı ince belinde
İnce bellerine kurban olayım

Bir sabah vaktinde düştüm yollara
Ayrılık çantasını aldım ellere
Sen düşürdün beni dilden dillere
Tatlı dilerine kurban olayım❞

❝Bir çift turna gördüm yolda yorulmuş (aman aman)
Şahin vurmuş kanatları kırılmış (aman aman)
O da benim gibi yardan ayrılmış (aman aman)

Turnalar turnalar telli sunalar (aman aman)
Benden yare selam edin turnalar

Turnamın kanadı allı yeşilli (aman aman)
Felek vurdu ben kaybettim eşimi (aman aman)
Nere alıp gidim ben bu başımı (aman aman)

Turnalar turnalar telli sunalar (aman aman)
Benden yare selam edin turnalar❞

❝Gördüm Şüregelin ova düzünü
Çayır çimen yeşil almış yüzünü
Ermeniler yakmış yıkmış özünü
Sahipsiz vatanlar insan kalmamış

Elde dolu bade düşmüş dökülmüş
Yıkılmış binalar taşı sökülmüş
Kırılan kırılmış kalan çekilmiş
Sahipsiz vatanlar insan kalmamış

Ya rab neler geldi mümin başına
Dideler garkolmuş kanlı yaşına
Sefil baykuş konmuş viran taşına
Sahipsiz vatanlar insan kalmamış

Harabe kapılar hep karşı karşı
Kapıda dizildi mal tuz taşı
Mevlam kabul etme sen de bu işi
Sahipsiz vatanlar insan kalmamış

Çok evler yıkılmış harabe hanlar
Kesilmiş kelleler dökülmüş kanlar
Hani benim mülküm diyen sultanlar
Sahipsiz vatanlar insan kalmamış

Mescit merek yanan insanla dolmuş
Hepsi ite kurda kuşa yem olmuş
Nice ocak sönmüş bir adı kalmış
Sahipsiz vatanlar insan kalmamış

Çocuklar sahipsiz yoktur babası
Ağlar gezer arar bulmaz anası
Kesilmiş avara gelmez ağası
Sahipsiz vatanlar insan kalmamış

İslamlardan on köy bütün dağılmış
Nice bin can duman odda boğulmuş
Cenazeler odun gibi yığılmış
Sahipsiz vatanlar insan kalmamış

Kahraman seni sağ kalmaz olaydın
Bu fani dünyaya gelmez olaydın
Şüregeli böyle bilmez olaydın
Sahipsiz vatanlar insan kalmamış❞

❝Şu karşıda bir kız gördüm
Boyu selvi dala benzer
Yanında bir gelin vardır
Tomurcuklu güle benzer

İncidir o kızın dişi
Hilaldir gelinin kaşı
Kız kafeste dudu kuşu
Gelin bir bülbüle benzer

Kız için de gönlüm hasta
Gelin bir acayip nesne
Kız baharlı şerbet tasta
Gelin ravaklı (ravak) bala benzer❞

❝Bir kız gördüm yıkılası Keskinde
Allı yazmasında pul beni yakar
Çekilmiş kenara boynunu bükmüş
Dertleri kudurmuş kul beni yakar

Dedi götür beni seninle giderim
Kendini bilmez serseri de niderim
Bir zalime verdi beni pederim
Evdeki perişan hal beni yakar

Babası evinde çekmiş zahmeti
Sağardı koyunu süzerdi sütü
Yakar beni bu gelinin hasreti
Asra bedel olan yıl beni yakar

Dedim güzel nikahlı bir gelinsin
El süremem benim değil elinsin
Baban ile kardeşlerin sürünsün
Arısız çiçeksiz bal beni yakar

Kadersiz bir gelin sinemi yaktı
Aniden içime gariplik çöktü
Böylesi bir gelin Keskinde yoktu
Baharda açmayan gül beni yakar❞

❝Afşar Beylerinde gördüm bir güzel
Kozan Ovasından çeker göçünü
Kadir Mevlam öğmüş kendin yaratmış
Sırma ile karıştırmış saçını

Göremedim altınından tuncundan
Öpemedim dudağının ucundan
Gözlerin sevdiğim senin ucundan
Üç beş sene bekleyeyim Haçını

Sabahleyin kalkar kendini öğer
Altın saç bağların topuğun döğer
Sade kaşlarıyla gözleri değer
Acem ülkesinin taht-u tacını

Karacoğlan der ki oynadım güldüm
Muhabbet ne imiş yenice bildim
Sultan Pazarında miriden aldım
Üç beş sene güzellerin bacını❞

❝Annaçta bir güzel gördüm
Perdelenmiş aya benzer
Yanında bir kız oturmuş
Destelenmiş güle benzer

Gelinin beliğin saydım
Kızın memelerinden emdim
Soyunup koynuna girdim
Zemheride güze benzer

Gelinin beliği deste
Kız eyledi beni hasta
Gelin şeker şerbet tasta
Kız süzülmüş bala benzer

Gelin der ki aktır yüzüm
Hiç menendi yoktur kızın
Karacoğlan ikinizin
Kapısında kula benzer❞

❝Avşar beğlerinde gördüm bir güzel
Guzan arasına çekmiş göçünü
Nasıl medheyleyim böyle gözeli
Sırmaynen garışdırmış saçını

Her sabah sabah da gendini öger
Altın saç bağı da topuğun döger
Sade gaşıynan girpiği değer
Acem ölkesinin tahtın tacını

Mis gohuyor zülüfünün ucundan
Öpeyidim al yanağın purcundan
Eğlenip galdıgım senin yüzünden
Üç beş sene bekleyelim Hacını

Garaca Oğlan der de eğlendim galdım
Muhabbet neyimiş yenice bildim
Kimse dehletmesin miriden aldım
Üç beş sene güzellerin pacını❞

❝Avşar içinde bir güzel gördüm
Kozan arasında çeker göçünü
Kınalamış ayağını başını
Sırma ile örmüş sümbül saçını

Her sabah her sabah kendini öğer
Altın saç bağları topuğu döğer
Sade kaşı ile gözleri değer
Acem ülkesinin tahtla tacını

Dadaloğlum al yanağın gülünden
Mis kokuyor saçlarının telinden
İnce belli nazlı yarin elinden
Üç beş sene bekleyelim Hacını❞

❝Bugün ben bir güzel gördüm
Gül cemali ala benzer
Çıkmış bahçede salınır
Boyu selvi dala benzer

Boyu uzun beli ince
Memeler benzer turunca
Yanak lale ağız gönce
Kaşları hilale benzer

Bahçenizde biten badem
Sanma ki ben sana yadem
Eğil gerdanından tadam
Ab-ı şeker bala benzer

Bahçenizde biter üzüm
Sensin benim iki gözüm
Gerdanına yoktur sözüm
Bağdadi marala benzer

Bahçenizde bülbül öter
Aşık Hasan yanıp tüter
Siyah kakül gerdan örter
Lebi kevser bala benzer❞

❝Bugün ben bir güzel gördüm
Yeşiller giymiş ağ üzre
Aklımı başımdan aldı
Durabilmem ayağ üzre

Beni mest eden camıdır
Gonce gülün eyyamıdır
Her biri bir haramidir
Kirpikleri kapağ üzre

Mah cemaline bakılır
Ben kulun yanıp yakılır
Söyledikçe bal dökülür
Leblerinden dudağ üzre

Cemali hüsnü alişan
Ol Yusufdan almış nişan
Siyah zülüfler perişan
Dökülmüş al yanağ üzre

Aşık Ömer geldi ise
Hak inayet kıldı ise
Ferhad dağı deldi ise
Ben koyam dağı dağ üzre❞

❝Şükür ben cennetin gördüm mislini
Melekler yurt tutmuş sordum aslını
Bülbüller çağrışıp eder faslını
Açmış gonce gülü var Hazinenin

Gayret kemerini beline takmış
Mermer üzerine cevahir kakmış
Serine müzeyyen çelenkler sokmuş
Göz kamaşır teli var Hazinenin

Direkler arası perde açılır
Çeşmesinden ab-ı Zemzem içilir
Behey dostlar bundan nice geçilir
Can feda kıl yolu var Hazinenin

Çeşme odası da elvan nakışlı
Üftadesin ateşlere yakışlı
Aşıkına kıya kıya bakışlı
Aslan bekler beli var Hazinenin

Herbir köşesinin gördüm resmini
Bağdadi de üryan etti cismini
Ben Cennet-ül-Meva dedim ismini
Tazi söyler dili var Hazinenin❞

❝Ben yarimi gördüm aşk pazarında
Cihan yarin bir teline az gelir
Cümle alem kurban olsun yolunda
Gine yarin bir teline az gelir

Mısır ülkesine etseler sultan
Deseler ki senin olsun şu cihan
Yüzbin deve yükü cevahir mercan
Gine yarin bir teline az gelir

Yüz bin Arap yüz bin hem Acem kızı
Yüzbini huri olsa mahitap yüzü
Gürcü Gürcistanı versen Tiflizi
Gine yarin bir teline az gelir

İstanbul tahtının tacı devleti
Yüzbin Arap yüzbin küfeylan atı
Şu dünyanın saltanatı devleti
Gine yarin bir teline az gelir

Sefil Alim sevdiceğim cihanda
Kıymetimi yeterki kevni mekanda
Yüzbin aşık kurban olsun yolunda
Gine yarin bir teline az gelir❞

❝Kozan köprüsünde bir güzel gördüm
Güvel ördek gölden çıktı yörüdü
Aman ok kirpiklerini taktı sineme
Beni ardı sıra çekti yörüdü

Ezeli de deli gönlüm ezeli
Bu kız herhalda Kadirlinin güzeli
Ezeli de deli gönlüm ezeli
Bu kız acep Ceyhanın mı güzeli

Bir eliyle düğmesini ilikler
Deliçayda kıyam durdu balıklar
Omuzdan aşağı çifte belikler
Sandım kara yılan aktı yörüdü

Ezeli de deli gönlüm ezeli
Bu kız acep Tarsusun mu güzeli
Ezeli de deli gönlüm ezeli
Bu kız herhal Pozantının güzeli

Bir of çektim Kozan Dağı inledi
Feryadımı dağlar taşlar dinledi
Aşık İmami olduğum anladı
Gözünü gözüme dikti yörüdü

Ezeli de deli gönlüm ezeli
Bu kız herhal Tufanbeyin güzeli
Ezeli de deli gönlüm ezeli
Bu kız herhal Karisalı güzeli❞

❝Çağırırım çıkmaz sesim
Gidin söylen çeksin yasım
Yonadakının Gülsüm
Baba ben Leylayı gördüm

Ben ağlarım il savaşta
Bugün itibar kuruşta
Bir Yonada bir Uruşta
Baba ben Leylayı gördüm

Sabahtan uğradım hayır
El bağladı dedi buyur
Dili söyler gözü uyur
Baba ben Leylayı gördüm

Mustafam söyler özünden
Ciğeri yandı közünden
Öpsem kaşından gözünden
Baba ben Leylayı gördüm❞

❝Halepte bir güzel gördüm
Usul boyu çınara benzer
Görenler salavat verir
Gözleri humara benzer

Aslı suhna illeri var
Ne şirince dilleri var
Kapısının kulları var
Kendisi hünkara benzer

Tahirim oldum zarıncı
Ebrular döğer kuluncu
Koynunda ayva turuncu
Huriyi gılmana benzer❞

❝Rüyada cemalin gördüm yare hasret kalmışam
Bülbül gibi gül ucundan sararıban solmuşam
Yusuf gibi zindanlarda ömrümü zal eyledim
Ferhat gibi külüngünen yüce dağlar delmişem

Dert çekenin derdi derin bilene söyle onu
Ah eyleyip figan ile gelene söyle onu
Bir nasihat söyler isen alana söyle onu
Yusuf gibi zindanlarda rüyalara dalmışam

İmdat eyle merhamet et Yaradanın aşkına
Aşka düşen bu dünyada bir gün düşer şaşkına
Dervişler aldı götürdü sevdiğimin köşküne
Sevdiğimin ateşiyle sararıban solmuşam❞

❝Nasıl methedeyim sultan şehirim
İl üstünde gördüm güzel Sivası
Bellidir tarihte otağım yerim
Dal üstünde gördüm güzel Sivası

Tek damlası derya umman oluyor
Arayarak menzilini buluyor
Kızıldağdan kaynayıp da geliyor
Sel üstünde gördüm güzel Sivası

Ruhsati Mesleki Emsali durur
Edirne Ardahan Arvine varır
Doğuya batıya geçidi verir
Yol üstünde gördüm güzel Sivası

Arayanlar burda bulur menzili
Kadı Burhaneddin yaktı kandili
Abdulvahap Gazi gibi bülbülü
Gül üstünde gördüm güzel Sivası

Kelami Sivasta bülbül ol şakı
Asilzadelerden geliyor kökü
Şems-i Sivasiyle İsmail Hakkı
Dil üstünde gördüm güzel Sivası❞

❝Küçük yaşta geldim gördüm Sivası
Yiğittir halkının soyu Sivasın
Çarşısında yatan Şems-i Sivasi
Türbelerden en çok sayı Sivasın

Osmanlı çatısı çöktü sallandı
Devletimiz geri kaldı sollandı
Atatürk Sivası başkent kullandı
Manevi gölgesi koyu Sivasın

Atatürk Sivasta çok işler gördü
Temele ilk taşı Sivasta ördü
Her yıl geldiğinde Eylülün Dördü
Coşuyor bayanı bayı Sivasın

İsmet İnönünün müzesi burda
Kemal Atatürkün füzesi burda
Sivastan bir güneş parladı yurda
Kalkınmakta vardır payı Sivasın

Nice kördüğümler burda çözüldü
Sevri yırtmak için pilan çizildi
Atlı süvariler yola dizildi
Hep şahlandı atı tayı Sivasın

Selçuklu Osmanlı eserleri var
Gelir kaynağı yok halk perişan dar
Sivas Kemal Atatürke minnettar
Karından çok fazla zayı Sivasın

Sivaslı derdini meclise bildir
Akan gözyaşını devlete sildir
Sivas Atatürkün sevdiği ildir
Dünü bu gününden iyi Sivasın

Etrafı dağlıktır kırlar görülür
Yıldızda Tecerde karlar görülür
Ramazanda şehir parlar görülür
Kandiller yıldızı ayı Sivasın

Aşıkları ünlü hem de yaralı
Kimi Şarkışlalı kimi Zaralı
Ruhsati Feryadi Veysel buralı
Selimi İsmeti Dayı Sivasın

Aşıktır Sivası her öven diller
Sazlar çalındıkça coşuyor teller
Temiz lokantalar temiz oteller
Kahvelerde hoştur çayı Sivasın

Kızılırmak burdan doğar uludur
Koca Yıldız Nehri eli koludur
Sivasta çeşmeler tatlı suludur
Coşkun akar Tecer Çayı Sivasın

Aralık Ocakta havası serttir
Yoksul olanlara soğuklar derttir
Fakir gözetilir insanı merttir
Cömerttir ağası beyi Sivasın

Tekkeönü derler güzeldir yazı
Ötüşür burada ördeği kazı
Türbedeki Abdul-vahab-i Gazi
Bu zat-ı Peygamber soyu Sivasın

Açın haritayı bir bakın görün
Bir başta Suşehri bir başta Gürün
Divriğiden Yıldızeline girin
Geniş toprağının boyu Sivasın

Hak güzellik vermiş bu kutsal mülke
Bence kardeş şehir kardeşi Mekke
Kuş bakışı bakan Yukarı Tekke
Manevi güneşi ayı Sivasın

Camileri tıklım tıklım doluyor
Huzur deryasına gelen dalıyor
Halk Kuran dinliyor öğüt alıyor
Güzeldir halkının huyu Sivasın

Yıllardır huzur yok halkımız yaslı
Çok vaatler oldu çıkmadı aslı
Böyle depremlerden yılmaz Sivaslı
Sağlamdır kırılmaz fayı Sivasın

Devlet kapısını bir kul vurmuyor
Devlet Baba bir fabrika kurmuyor
İşsizlik artıyor göç hiç durmuyor
Göçenlerden en çok sayı Sivasın

Atanın koyduğu taşlar bittiler
Nice iş yerleri burdan gittiler
Sivası bir iyi tıraş ettiler
Kalmadı başında tüyü Sivasın

Gönül bu yerleri oldu göresi
Ağaçlı gölgeli her bir yöresi
Paşa Fabrikası Tavra Deresi
Ordan akar gelir suyu Sivasın

Bu kadar övgünün pek çok nedeni
Halkı pek çalışkan hem de medeni
Divriğiden çıkar demir madeni
Nice ocak nice kuyu Sivasın

Ömer Tombul der bu ile doyamam
Sivaslıyım kötü kula uyamam
Köylerini hesap etsem sayamam
Gaziköy ne güzel köyü Sivasın❞

❝Ana ben bir güzel gördüm
Misli yok cihan içinde
Aşık oldum meyil verdim
Ateşi bu can içinde

Hafızam yoktur amanım
Ona kurban şirin canım
Kalaçalı Bağdat Hanım
Bir derya umman içinde

Canım sana kurban balam
Eşin yok insan içinde
Derdin söyle gadan alam
Bu devr-ü zaman içinde

Tazegül çare kılaram
Her yana haber salaram
Bağdatı sana alaram
Sen kalma figan içinde❞

❝Ben de gezdim Avrupayı
Neler gördüm Avrupada
Haya iman hepsi kalkmış
Neler gördüm Avrupada

Her yerde çalınır cazlar
Herkes bir köşede sızlar
On iki yaşında kızlar
Neler gördüm Avrupada

Yazık olsun Müslümana
Neden gelmiş Almanya ya
Orda kazanılmaz para
Neler gördüm Avrupada

Hele Türkten gelen gençler
Çoğu kız peşine düşer
Nasıl hayat nasıl yaşar
Neler gördüm Avrupada

Avrupaya gelen netmiş
Yavrularını unutmuş
Çoğu vatanı terketmiş
Neler gördüm Avrupada

Sarı saçı mavi gözü
Sokaklarda dolu kızı
Aman Mevlam affet bizi
Neler gördüm Avrupada

Bir birine karışırlar
Çırıl çıplak dolaşırlar
Geceleri buluşurlar
Neler gördüm Avrupada

Böyle giderse Almanya
Muhtaç kalırız imana
Çobanoğlu dön vatana
Neler gördüm Avrupada❞

❝Nihayet gerçeği gördüm
Doğruca camiye geldim
Emmiler abdesim aldım
Namazımı kılıcıyım

Gavur olan camiye gelmez
Beş vakit namazın kılmaz
Allahını büyük bilmez
Hakın bir olduğun biliciyim

Ben de on yaşına geldim
Kuran-ı kitabım bildim
Emmiler abdesim aldım
Ben imana geliciyim

Karacoğlan böyle bilin
Vermen yanınıza alın
Emmiler adımı vurun
Ben müslüman olucuyum❞

❝Nice erenlerin mekanı oldun
Daha da niceler yolunda Konya
Her dertli aşıkın dermanı oldun
Bir kutlu nefes var yelinde Konya

Derdimi bilen yok derdim derinde
Türbeler seyrettim tepelerinde
Çiçekler açılmış her bir yerinde
Şöhretin cihanın dilinde Konya

Meram bağlarında gül hare hare
Her ulunu bekle İnce Minare
Nağmemi vereyim ulaştır yare
Çok hikmet bulunur elinde Konya

Alaeddin tepesine uzandım
Görünmeyen mücevherler kazandım
Mevlananın nefesiyle bezendim
Ruhumu seyrettim gölünde Konya

Gönül yurdum yar derdiyle sam olmuş
Bahar vakti baştan başa gam olmuş
Evliyalar toprağında cem olmuş
Ne lezzet var idi balında Konya

Sana gelen hikmet feyzini alır
Dünyaya hükmeder ebede kalır
Tanrıyı arayan yolunda bulur
Türlü keramet var halinde Konya

Aşk ile dolaştım bağrında gezdim
Esrarı aşkımı sihirle çözdüm
Bir mürşit kulunda kemali sezdim
Başka değer var her kulunda Konya

Dünyada bulunmaz senin benzerin
Bahar vakti çelenkleşir seherin
Gönlümü fethetti senin her yerin
Dokuzyüz ellibir yılında Konya❞

❝Sonbahar geldiği zaman
Dallarda üzüntü gördüm
Sor bülbüle neden ağlar
Güllerde üzüntü gördüm

Kerem Aslı için yanar
Ferhat dağı taşı yarar
Mecnun Leylasını arar
Çöllerde üzüntü gördüm

Nevruz Ali dağlar aşan
Sel gibi çağlayan coşan
Gurbete garip düşen
Kullarda üzüntü gördüm❞

❝Üç güzel görmüşüm Karacalarda
Söylesem methini her hecelerde
Çünkü menendi var çok yücelerde
Şu Karacalarda üç güzel gördüm

Övdükçe övülür üçü güzeldir
Sallanır belinde saçı güzeldir
Şaka değil Allah için güzeldir
Şu Karacalarda üç güzel gördüm

Baktıkça seçilmez içinden biri
Birisi melektir birisi huri
Güzel mi güzeldir misali peri
Şu Karacalarda üç güzel gördüm

Seyrettim birisi birinden güzel
Şu doğan Güneşin nurundan güzel
Ferhadın yandığı Şirinden güzel
Şu Karacalarda üç güzel gördüm

Üçünü bak üç yaylanın gülüdür
Hepisi de sevda ile doludur
Yoksul Derviş kapusunun kuludur
Şu Karacalarda üç güzel gördüm❞

❝Bir güzel gördüm ki uzunca boylu
Çok şirindi methetmeye şaşarım
Eğri börk üstüne gelgisi bağlı
Emretsin uğrunda dağlar aşarım

Henüz daldan kopmuş taze muz gibi
Süslenişi bahar gibi yaz gibi
Gözü ciğerimi yaktı köz gibi
Derman için kapısına koşarım

Bakışları başka zülüfler sökük
Büyülü saçları omuza dökük
Çözüldükçe kokar kırlarda kekik
Rüzgarında dalgalanır coşarım

Hasılı Kul Gazim bulunmaz dengi
Dünyaya bir gelmiş Zeliha sanki
Hiç görmedim böylesini inan ki
Tutuştu içerim kaynar taşarım❞

❝Güzel gördüm altın kemer belinde
Güzel gördüm sarp kayada sümbüldür
Güzel gördüm aşk hançeri elinde
Güzel gördüm beni öldürdü bıldır

Güzel gördüm kaşı gözü sürmeli
Güzel gördüm kumral saçlar sırmalı
Güzel gördüm ona canlar vermeli
Güzel gördüm yanakları al aldır

Güzel gördüm boyu selvi dal gibi
Güzel gördüm ak gerdanı gül gibi
Güzel gördüm dudakları bal gibi
Güzel gördüm has bahçede bülbüldür

Güzel gördüm sevgi saçar gözünden
Güzel gördüm sundu aşkın közünden
Güzel gördüm bal akıyor sözünden
Güzel gördüm bunda bu nice dildir

Güzel gördüm kendi meçhul adı var
Güzel gördüm binbir çeşit tadı var
Güzel gördüm affetmeye vadi var
Güzel gördüm sevap ihsanı boldur

Güzel gördüm Mecnuna çöl aratmış
Güzel gördüm Leylaya saç taratmış
Güzel gördüm kainatı yaratmış
Güzel gördüm Polat yolunda kuldur❞

❝Vardım bindim aşk atına
Ol ruh-i revanı gördüm
Erdim melekler katına
Bir ulu divanı gördüm

Akıl almaz feza oldum
Hadsiz hesapsız yol aldım
La-Mekan şehrine daldım
Her iki cihanı gördüm

İdris oldum hülle biçtim
İlyas ile dolu içtim
Üçyüzaltmış derya geçtim
O sırrı sultanı gördüm

Bir dağdan bin ırmak çıkar
Vadilerden hayat akar
Gülüstanlar güller kokar
Can içinde canı gördüm

Geçtim ölüm korkusundan
Münkir Nekir sorgusundan
Kalktım gaflet uykusundan
Hakikat erkanı gördüm

Orda bahar yazlar kışlar
Şakır bülbül öter kuşlar
Lale sümbül dağlar taşlar
Can içinde canı gördüm

Yükümü yükledim sardım
Musa ile tura vardım
Muhammetten himmet yardım
Ben Nuri Rahmanı gördüm

Bayrami dert elem bende
Arş kürs levhi kalem bende
Onsekizbin alem bende
Ben bende subhanı gördüm❞

❝Deryanın üstünde bir gemi gördüm
Oturmuş üç kişi bir mana söyler
Gayet lütf ile birbirine söyler
Pirim Ali ahır zamanı söyler

Gelin Kırklar gelin meyimden için
Dünya tükenmeden özünü seçin
Cebrail indirdi şu güzel koçun
İsmaile inen kurbanı söyler

Hind ilinde Aliyi kimler eğledi
İmam Cafer imza imza söyledi
İfrit devin parmakların bağladı
1033 yıldan beri anı söyler

Cebrail kuşu da bunda konunca
Gökten nisan yağmurları yağınca
Dev de titredi Aliyi görünce
Zülfikar oynadı yemini söyler

Pir Sultanım bize bir abdal geldi
Aradı eksikliğin özünde buldu
İnsanın dilinde muhabbet kaldı
Pirim oğlu ahır zamanı söyler❞

❝Gönüller kırarak canlar yakarak
Hakkın kullarını üzeni gördüm
Çıkar için yemin billah ederek
Asılsız yalanlar düzeni gördüm

Bir havası var ki sandım uçacak
Üç kuruş aşırsa kafa çekecek
Belinde tabanca elinde bıçak
Dayılık taslayıp azanı gördüm

Selamsız sabahsız gelip geçerek
Ortalığa fitne fesat saçarak
İnsanların arasını açarak
Dostluk bağlarını çözeni gördüm

Zalim geldi beni yoldan çevirdi
Bir oraya bir buraya savurdu
Onguniyi yaktı yıktı devirdi
Kurulu düzeni bozanı gördüm❞

❝Kulak verdim kainatı dinledim
Adını işittim hep onu gördüm
Seherin yelinde ezan sesinde
Adını işittim hep onu gördüm

Mülk onundur ortağı yok dünyada
Bütün yeryüzünde derin deryada
Tekbirde teşbihte salat duada
Adını işittim hep onu gördüm

Ağaç yaprağında tomurcuk gülde
Ana duasında şeyda bülbülde
Buzlar ülkesinde kimsesiz çölde
Adını işittim hep onu gördüm

Her dem her saatte kış ile yazda
Mümin mürşit zikir ile niyazda
Kıldığımız her beş vakit namazda
Adını işittim hep onu gördüm

Püryani Haydarım ruhum kafeste
Dilim zikir eder kulağım seste
Alıp verdiğimiz her bir nefeste
Adını işittim hep onu gördüm❞

❝Değişti insanlar hayli bu zaman
Vefadan biçare kalanı gördüm
Can alan celladın en son anında
Gözünden yaşını sileni gördüm

Mazlumun feryadı indirir şahı
Fizandan duyulur gelir eyvahı
Yürekten lav gibi püsküren ahı
Yüzyılın sonunda alanı gördüm

Gönül ister dünya neşeyle dolsun
Bir gelen yüz sene tadını alsın
Her çiçek zamanı gelince solsun
Tomurcuk gülleri yolanı gördüm

Kiminin yarası gelir ezelden
Kimi yarasını sarmaz gazelden
Gezerim alemi bıktım güzelden
Zehiri kalbinde yılanı gördüm

Gemiden rüzgarı görüp ayrılan
Kendince yürüyüp sonra doğrulan
Acının içinde balla yoğrulan
Felekten günleri çalanı gördüm

Tarlaya nefretten tohumlar eken
Deveye çöllerde buldurur diken
Birliler elinin altında iken
Kendine papazı bulanı gördüm

Fizani ömrünü harcadın boşa
Bilmeden baharı varmışsın kışa
Akbaba misali çöldeki leşe
Dolanı dolanı geleni gördüm❞

❝Vardım şehire obaya
Geçti zimistan yaz gördüm
Uğradım çöle sahraya
Bulağ üste yarpuz gördüm

Den den oldu dağlarda kar
Bağlar getirdi ayva nar
Dolandı kış geldi bahar
Göllerde ördek kaz gördüm

Dolandım nice oymağı
Geçtim düzü aştım dağı
Halep Kesri Bağdat bağı
Döşenmiş payandaz gördüm

Gidende bende oldu tuş
Kars Kağızman İstanbul Muş
Çanakkale Sarıkamış
Yiğitlerin şahbaz gördüm

Alaca dağdan aşanda
Erzurumu dolaşanda
Kenimler tek savaşında
Gözü kanlı hırsız gördüm

Eyri kılıncı belinde
Tarifi mertler dilinde
O Teke Türkmen elinde
Kasaboğlu Ayvaz gördüm

Laçin kimi göyde süzer
Namertler bağrını ezer
Meclislerde sağı gezer
Ortada sohbet saz gördüm

Aşık Cünun de üz barı
Dolandım dünyanı yarı
Koç Köroğlunun Nigarı
Ayvaz tek eri az gördüm❞

❝Yusuf-i zamanı afat-ı devran
Mahi şakkal kamer yarimi gördüm
Gülşeni hüsnüne olmuşum hayran
Pervane misali nurumu gördüm

Tuba-i cennettir boyu ne güzel
Hüsnüne yakışmış huyu ne güzel
Mutlak sulbi tahir soyu ne güzel
Hallacı Mansur veç darımı gördüm

Cihanda misli yok cevheri yekta
Bir nuru mücessem kılmış tecella
Cemâlin görünce dedim eyvallah
Lemteradan olan turumu gördüm

Bin hacca bedeldir nazı niyazı
Bendesiyem hem de rahının tozu
Çok şükür keşfettim gizlenen razı
Mahi taban olan ruhumu gördüm

İbreti bade-i aşk ile mestim
Yoluna baş vermek muradım kastım
Eğer ki canımı isterse dostum
İşte ben yok olup varımı gördüm❞

❝Bir bedesten gördüm ebedül-baki
Yetmiş iki dilde dilleri aynı
Birgün olur yolun uğrar ola ki
Otuz mahalle var yolları aynı

Yüz ondört kapıda gördüm hüneri
Seksen üç bahçenin birdi pınarı
Yüz dört suhuf bir kilidin esrarı
Elifleri aynı dalları aynı

Otuz iki mescid nurdan direkli
Elli dört minare buna gerekli
Yirmi sekiz kandil açık yürekli
Bülbülleri aynı gülleri aynı

Beş temel üstüne bina kurdular
Altı şart dediler gayım durdular
Tüm cihana ab u hayat verdiler
Der Hasreti kudret kolları aynı❞

❝Aşşaki camide gördüm boyunu
Az gonuştum bilemedim huyunu
Sarılmadan aldı benim ferimi

Vazgeçemem hovardayım vurgunum
Gollarında uyut beni yorgunum

İçtim içtim gönül verdim ben sana
Sarhoş oldum şu halime baksana
Ne olur gel oturalım yan yana

Vazgeçemem hovardayım vurgunum
Gollarında uyut beni yorgunum❞

❝Terekte darı gördüm
Ben bugün yari gördüm
Hay görmez olayıdım
İrengini sarı gördüm

Terekteki siniler
El değmeden iniler
Gurbetteki yarimin
Gulahları siniler

Tam da çilem bitmez mi
Süpürseler gitmez mi
Şu boynumun eğrisi
Yare keder etmez mi❞

❝Ben yarimi gördüm aşk pınarında
Civan yarin mah cemali sararmış
Ben gönlümü verdim onun yoluna
O da bencileyin beni ararmış

Kömür gözlüm hiç mi gelmem aklına
Aktı didem yaşı doldu koynuma
Ezel ayrılığı ben kınar idim
Demirden yay oldu geçti boynuma❞

❝(oğul) Bugün ben yarı gördüm
(vallah) Yatakta yadı gördüm
(oğul) Keşke görmez olaydım
(vallah) Benzini sarı sarı gördüm

(oğul) Yarı yolda yarı yolda
(vallah) Kim görmüş yarı yolda
(oğul) Eller muradın almış
(vallah) Ben kaldım yarı yolda❞

❝Alem içre bir bağ gördüm efendim
Acayip acayip devreleri var
Çıktım dört yanım devran eyledim
Burcunda on iki yaylaları var

Her yaylada otuz koyun sürüsü
Bir koyunun yirmi dörttür kuzusu
Kuzu da kuzladı altmış yavrusu
Bir yavrunun altmış memeleri var

Hicrani söyledi böyle bir rumuz
Meydanda isterim aşıkı temiz
Bir ağaçta gördüm tam kırk sekiz nergis
Burcunda açılmış meyveleri var❞

❝Kanlı Maraşın düzünde
Sandım Kerbelayı gördüm
Körpe kuzular dizinde
Fatmayı Zehrayı gördüm

Ezelidir o ezeli
Fidanlar döktü gazeli
Şahı Merdan gerçek Veli
Ali Murtezayı gördüm

Gerçek aşıkların varı
Şehitlerin tek serdarı
Şehriban ananın yari
Hüseyin fedayı gördüm

İmam Hasan çekti kahrı
Muaviye sundu zehri
Ehli Beytin ilim şehri
Zeyneli Abayı gördüm

İmam Bakırdır tacımız
İmam Cafer mihracımız
Ondan gelir ilacımız
Kazım-ı Rızayı gördüm

Rızadan doğan Takidir
Gülün goncası Nakidir
Hasan Askeri Bakidir
Mehdi de davayı gördüm

Ey Daimi bitmez savaş
On dört masum döktüler yaş
Zuhur etti Hacı Bektaş
Gerçek evliyayı gördüm❞

❝Gümüşhane ili Şiran ilçesi
Potik dede derler birini gördüm
Müsbet düşüncesi asrın tümcesi
Devrimci gençliğin pirini gördüm

Deli Tacım dede kılmış himmeti
Ne çiftliği vardı ne bir serveti
İbrahim dededen ilmi kudreti
Halkın arasında yerini gördüm

Potik Daimide oldu aşama
Çekerdi gençleri sosyal yaşama
Çizdim tasvirini gönül köşeme
Sözünün özünün erini gördüm❞

❝Bir gece manada gördüm bir dilber
Dolanır cenneti izleri Mimde
Saki-i devranda ab-ı hayatta
Halleri Errahman yüzleri Mimde

Cennet bağlarını hu der gezerler
Taze güller deste deste dizerler
Kudret havuzundan bade süzerler
Kadehler Elifte gözleri Mimde

Ebrüşüm telinden halısın dokur
Yanağı misktendir zülüfler buğur
Daim ol Mevlaya Yavedud okur
Dilleri Elifte gözleri Mimde

Kudret kalemiyle bir çatı çatmış
Firdevs-i Alaya zülfün uzatmış
Halk eyleyen Halik ne hob yaratmış
Cennette ol Huri kızları Mimde

Sekiz cennetin de hob sunaları
Asiye Meryemdir dost sultanları
Aleme berk vurur yüzünün nuru
Dönmüş yalvarırlar nazları Mimde

Bunu bilen insan dünyaya kanmaz
Sevda dilberlerinin oduna yanmaz
Sorsalar bu aşkın mayası sönmez
Geda Hicraninin gözleri Mimde❞

❝Gördüm güvercin donunda oturur
Gördüm seyreyledim Hacı Bektaşı
Kösevisin Horasandan yetirir
Gördüm seyreyledim Hacı Bektaşı

Bahreyledi ummanına daldırdı
Dağı daşı cırnağıyla kaldırdı
On iki öküzü bir kazana doldurdu
Gördüm seyreyledim Hacı Bektaşı

Can Hatayim kork Allahın işinden
Uğradım geçtim delikli taşından
Tas almış eline serçeşmenin başından
Gördüm seyreyledim Hacı Bektaşı❞

❝İlk bakışta cemaline
Gözlerinde beni gördüm
Güller açmış yanağında
Yüzlerinde beni gördüm

Boş dolaştım adım adım
Beni bende bulamadım
Anladım ki sende kaldım
Sözlerinde beni gördüm

Sen mutlusun bense nerde
Pay olmuşum bunca derde
Gezip dolaştığım yerde
İzlerinde beni gördüm

Kalan kaldı giden gitti
Bu hasretlik cana yetti
Hayalin elimden tuttu
Sanki seni yeni gördüm

Geçen zaman neler etmiş
Bana aşkını tüketmiş
Yanan yürek sönmüş gitmiş
Soğuk bir bedeni gördüm

Bir Garibim seni gördüm
Ben sendeki beni gördüm
Benlerine yüzüm sürdüm
O doyumsuz teni gördüm❞

❝Doğduğu yerine ana yurduna
Düşmüş idi ezilenin erdine
Sordum Mahzuniye bu figan ne
Dedi tasa kıvanç tümü sizinle

Kara duman olsa kar boran olsa
Damarı sağlamdır çiçeği solsa
Yetmez mi dostuna selamı varsa
Uzak olsa bile yakın bizimle

O layıktır sevginin güzeline
Aşka geldi vurdu sazın teline
Uğradım demişti ben göl yerine
Pınar kendi onu gördüm gözümle

Uğur ile yola çıkıp giderken
Mahzuni dedi ki bu ne gezinme
Kendi kendimize okur yazarken
Onu gördüm selam verdim özümle❞

❝Çarşıda gördüm elma
İster al ister alma
Ben giderim sevdiğim
Aman sakın darılma

Aman aman bu aşkımın halleri
Açıldı mı dost bağının gülleri

Dalda gördüm portakal
Tatlılandı oldu bal
Hicran der ki sevdiğim
Sen bu gece burda kal

Aman aman bu aşkımın halleri
Açıldı mı şu Bayburtun yolları❞

❝Avşar elinden bir güzel gördüm
Kozan eline çek eylemiş göçünü
Eller kınalı da gözler sürmeli
Sırmayınan dolaştırmış saçını

Yeri güzel yeri saçın sürünsün
Aç beyaz göğsünü memen görünsün
Evvel benim idin şimdi kiminsin
Zalım anan bundan kelli sevinsin❞

❝Baktım havaya da turnamı gördüm
Dost yüzünden artar efkarım derdim
Yarenler aşkına da bir selam verdim
Ben avcı değilim mahkumum turnam

Turnam gider isen bizim ellere
Benden selam söylen koca Kellere
Söyleyin derdimi esen yellere
Ben avcı değilim mahkumum turnam❞

❝Bir kız gördüm bedende
Sallanıyor gidende
Aklımı baştan ali
Ben o kızı görende

Oy oy oy Emine
Çekme beni yemine
Ben seni çok seviyem
İmanıma dinime

Bir kız gördüm çok hanım
Gel canım gel sultanım
Ben o kızı görende
Sağali hasta canım

Oy oy oy Emine
Çekme beni yemine
Ben seni çok seviyem
İmanıma dinime

Bir kız gördüm yanarım
Bahçelidir bağlarım
Ben o kızı almazsam
Kaderime yanarım

Oy oy oy Emine
Çekme beni yemine
Ben seni çok seviyem
İmanıma dinime❞

❝Çay başında gördüm seni
Küçücükten sevdim seni
Bir canım var gitse bile
Kimselere vermem seni

Ay le güle vay le güle hanıme sevda gül
Ay le güle vay le güle şirinim sevda gül

Kara kaşlar kalem gibi
Ela gözler badem gibi
Yanakların al al olmuş
Dudakların kiraz gibi

Ay le güle vay le güle hanıme sevda gül
Ay le güle vay le güle şirinim sevda gül❞

❝Kız ben seni damda gördüm
Kırmızı yazma başında
Koy beni öldürsünler
Yar sizin küçe başında

Baba ben Seyid oğluyam
Sen beni derde salmışsan
Gel otur yan başıma
Belki yaram sağaldırsan

Oy çilli çilli çilli
Öpeydim ağzın içini
Dün gece neredeydin
Gönlümün göğercini

Bahçede gördüm seni
Derde saldın sen beni
Keşke görmez olaydım
Nerden sevdim ben seni❞

❝Seni gördüm çeşmede
Yaralarım deşme gel
Esmer seni severim
Dilber beni üzme gel

Çeşmede gördüm seni
Yaktın yandırdın beni
İnanma el sözüne
Vallah severim seni

Vallahi ben esmerim
Seni candan severim
İnanma el sözüne
Kara gözlü dilberim❞

❝Seni gördüm gel bu yana (gel bu yana)
Gidelim Halebe Şama (esmer yarim)
Eğer benim olmaz isen (nazlı yarim)
Vallahi kıyarım cana (güzel yarim)❞

❝Yaylada gördüm seni
Gül iken derdim seni
Sevmeye kıyamazdım
Ellere verdim seni

Cemile Cemile
Çektirdin bana çile
Aklımı çaldın benim
Yüzüme güle güle

Gözün benzer ceylana
Boyun benzer fidana
Seni sevdim seveli
Kül oldum yana yana

Cemile Cemile
Çektirdin bana çile
Aklımı çaldın benim
Yüzüme güle güle

Tarladan gel tarladan
Pınar yolu yayladan
Alır seni kaçarım
Anan baban duymadan

Cemile Cemile
Çektirdin bana çile
Aklımı çaldın benim
Yüzüme güle güle❞

❝Bir güzel gördüm bakarken ben sarayından
Kamaştı gözümün nuru onun hüsnü cemalinden
Yar hey hey ah ah

(Ah ah ah aman) Bir dağ ne kadar yüksek olursa olsun
(yar hey hey) Elbet bir kenarı yol olur
Bir yiğit ne kadar kahraman olursa olsun
Elbet bir gün gelir sevdiğine kul olur
Yar hey hey

(ah ah) Sallandı girdi bahçeye gül kızardı hicabından
Mor menekşe boyun büktü gül kızardı hicabından
Yar yar❞

❝Bir dilber gördüm halini
Soran yiğide aşk olsun
Değer dünyanın malını
Saran yiğide aşk olsun

Başım duman bağrım baca
Yaşı on dört gönlü yüce
Soyunup koynuna gece
Giren yiğide aşk olsun

Komaz ki hiç soram halin
Bütün değer dünya malin
El değmedik gonca gülün
Deren yiğide aşk olsun

Beyaz göğsü Cennet bağı
Henüz gelmiş sevgi çağı
Kiraz dudak al yanağı
Gören yiğide aşk olsun

Kurbanım saçın teline
Bülbülüm kondum gülüne
Tatlı canını yoluna
Veren yiğide aşk olsun

Ahmet Çıtak kıy canına
Bu düşer senin şanına
El bağlayıp divanına
Duran yiğide aşk olsun❞

❝Ben bir güzel gördüm yanaklarına
Terinden açılan bir gül yaraşır
Sözüne bir baktım dudaklarına
Akar abu kevser bal bal yaraşır

Elinden ne gelir Haktan hidayet
Vasıl olmak için eyledim niyet
Dost kapısına eylemiş davet
Elinden tutacak el el yaraşır

Gönülden severim sevdiğim seni
Ricam var huzurda unutma beni
Kapında kul eyle Ümmani Canı
Dilekçemi ele al al yaraşır❞

❝Bugün ben cananı gördüm
Dağlarda ceylana benzer
Birden müştak oldum ona
Çok güzel hubana benzer

On üç on dört tamam yaşı
Sürmelemiş hilal kaşı
Aksatır gökte güneşi
Cennette gılmana benzer

Pervan kurban yanağına
Kaymak sürmüş dudağına
Altın takmış buhağına
Lebleri mestane benzer❞

❝Karıncada filin gücünü gördüm
Ondaki sabırla kuvvete hayret
Kainata baktım çok fikir sürdüm
Yapan mimardaki kudrete hayret

Feza boşluğunda bunca cisimler
Ressamı bir türlü türlü resimler
Değişik hareket başka isimler
Tek emre uyarlar hürmete hayret

Güzel çirkin hepsi aynı topraktan
Ustalar var dersi alır çıraktan
Kimine belalar geliyor Haktan
Kimisine yağan rahmete hayret

Dilerse alemi kökten mafeder
Kirlenmiş ruhları yıkar safeder
Tövbekar suçluya acır af eder
İnsana verdiği kıymete hayret

Dertli Kul Sadiyim aşktan sarhoştur
Cümlesi Allahtan tatlıdır hoştur
Herkes biliyor ki fanidir boştur
Dünyaya edilen rağbete hayret❞

❝Vatanımın bahçesinde bağında
Gülşanında Kemal gördüm Kemal var
Ovasında yaylasında dağında
Her yanında Kemal gördüm Kemal var

Yiğitlerin şimşek gibi bakışı
Yaylaların buram buram kokusu
Ak gelinin cehezinin nakışı
Elvanında Kemal gördüm Kemal var

Bizim ceddimizden eşit örnek al
Hürriyet güneşi Mustafa Kemal
Ya ölüm Türk genci ya da istiklal
Al kanında Kemal gördüm Kemal var

Vatanımın bozkırında düzünde
Kocasında gelininde kızında
Mehmetçiğin silahının gezinde
Nişanında Kemal gördüm Kemal var

Türküm diyen yiğitlerin soyunda
Lisanında ahlakında huyunda
Düğününde bayramında toyunda
Her şanında Kemal gördüm Kemal var

Bozkurtlara zincir olmaz bağ olmaz
Dağ üstünde tepe olur dağ olmaz
Türk Milleti bir bütündür dağılmaz
Vicdanında Kemal gördüm Kemal var

Tuna boylarında Sakaryada
Adımız söylendi bütün dünyada
Pelevne Malazgirt dün de Korede
Meydanında Kemal gördüm Kemal var

Ademden geliyor Türklüğün çağı
Kıyamete kadar sönmez ocağı
Al kanından Ay-yıldızlı bayrağı
Fermanında Kemal gördüm Kemal var

Sanatkarın bileğinde elinde
Bahçivanın bahçesinde gülünde
Aşıkların mızrabında telinde
Destanında Kemal gördüm Kemal var

Yurdumuzun havasında yerinde
Memurunda işçisinde pirinde
Ordusunun subayında erinde
Her canında Kemal gördüm Kemal var

Kemal Kemal Kemal Mustafa Kemal
Dünya tarihinden haberini al
O büyük kumandan şanlı İstiklal
İmanında Kemal gördüm Kemal var

Mevlüt İhsaniyim dalarım derin
Gül yüzün gülecek kalmaz kederin
Doğudan batıya şanlı Türklerin
Lisanında Kemal gördüm Kemal var❞

❝Yanağında benek gördüm
Yarin karşısında durdum
Dedim yoksa ben mi vurdum
Dedi yok vallah yok vallah hem billah

Sular gibi çağlıyordun
Gece gündüz ağlıyordun
Dedim sebep ben mi oldum
Dedi he vallah he vallah hem billah

Baharında hem kışında
Hayalinde hem düşünde
Dedim yoksa ben mi vardım
Dedi he vallah he vallah hem billah❞

❝Bir gün bir heyvanat gördüm zenbur kimi şan verir
Höreyi yük ile gelir nefesi duman verir
Dindirirsen danışmağa nale verir asmana
Ne yerdedir ne göydedir sedri üste yan verir

Bir başı var bir aşağı gör nece barmağı var
İki golu bir boğazı tek birce dodağı var
Eyleşibdir bir megamda necemin oylağı var
Goy eşitsin hamı bilsin her gelene nan verir

Gel biçare Aşıg Hüseyn gıl sözünü mühteser
Suyu onun bol olanda olur deli dengeser
Eşidenler fikir verin bu sözüme serbeser
Eğer ki ağam olmasa sidgine güman verir❞

❝Yine gamlı gördüm dostun yüzünü
O gözlere kurban verdim gözümü
Efkar almış söylemiyor dilleri
O gözlere kurban verdim gözleri

Adoların işi gücü duzaktır
Yad elin sohbeti bizden uzaktır
Alemi seyreden o güzel şahtır
O gözlere kurban verdim gözleri❞

Sabahın seher vaktinde X2
Aliyi gördüm Ali’yi
Eğildim niyaz eyledim
Aliyi gördüm Ali’yi

Aslanı gördüm meşede X2
Kırk mum yanar bir şişede
Yedi iklim dört köşede
Aliyi gördüm Ali’yi

Aslanı gördüm çağında X2
Açılış cennet bağında
Musa ile Tur Dağı’nda
Ali’yi gördüm Ali’yi

Cennet kapısında duran X2
Kilidin mührünü vuran
Yezid’e kılıcın çalan
Aliyi gördüm aliyi

Yüce dağlar coşkun coşkun
Kul Himmet’im aşka dükün
Cümle yerde erden üstün
Aliyi gördüm aliyi❞

Alucrada gördüm seni
Pazara mı geldin gelin
Saçlarına ak mi düştü
Nazara mı geldin gelin

Seni bana vermiyorlar
Yoksul olmam baş bahane
İkimizi kopardılar canım oy
Ah benim sonum hastahane

Çıktım kümbet yaylasına
Doyamam ki havasına
İkimizi ayıranın
Ölüm girsin yuvasına

İstedim de vermiyorlar
Askerliğim bir bahane
Kız ben seni alamadım canım oy
Benim sonum hastahane❞

Bugün ben bir dünya gördüm
Taşı toprak var içinde
Bir damla suya büründüm
Ne ararsan var içinde

Orda zengin fakir yoktur
Kötü ahlak hesat yoktur
Irkçı millet devlet yoktur
Bir sultanı var içinde

Ne cehennem ne de cennet
Ne din vardır ne de mezhep
Sözü engin özü hikmet
Sevgi hürmet var içinde can

Ne Peygamber ne de Veli
Ne cahili ne de deli
Orda ilim irfan dolu
Bir hakikat var içinde can

Orda mevsim gece yoktur
Yılan akrep çiyan yoktur
Kanlı kinli katil yoktur
Söz anlayan var içinde

Ağa paşa çözemezki
Hallerimizi göremezki
Türlü dolap açamazki
Dost Fezayi var içinde❞

Nenni de nenni nenni
Dost nenni nenni has nenni nenni

Bugün yasta gördüm
Zülfü siyahı – zülfü siyahım
Gülmedi sultanım dost dost
Bilmem ne haldır
Halim arz eylerim – Dinle Ahvalim
Sormadı Sultanım – Bilmem Ne Haldır

Nenni de nenni nenni
Dost nenni nenni – Has Nenni Nenni

O sultanı aşık
Pirden sorarım – Gurban sorarım
Bugün dünya yarın dost dost
Ahret ararım
Aşkına kıldığım – Sabrı kararım
Kalmadı sultanım – Bilmem ne haldır

Nenni de nenni nenni
Dost nenni nenni – Has nenni nenni

–> –>

O sultandır her işlerin sebebi
Alnının uğrunda gördüm habibi
Yaralara merhem süren tabibi
Sür-medi sultanım bilmem ne haldır

Velim hu der aklım başımdan gitti
Sağlığımda beni salacak etti
Cenazeyi kılarım deyi vadetti
Kıl-madı sultanım bilmem ne haldır

Nenni de nenni nenni
Dost nenni nenni – Has nenni nenni

–> –>

Pervaz Kısmı: (hızlı)

Gece gündüz durmaksızın
Yoluna revanım senin
Her yerde hazır nazırsın
Sensin mabudu cümlenin

Ezel ebed sensin Gaffar
Varlığın bizim ile var
Gel ihsan eyle güzel yar
Bize gevheri madenin

Muhammet Ali nurundur
Bektaşi Veli sırrındır
Kul senin gizli varındır
Gördük didarı cemalin

Dertli Divani’ye himmet
Nola dilber kıl hidayet
Bakidir nuru velayet
Şahidi Kur’an ül mübin

Nenni de nenni nenni
Dost nenni nenni Has nenni nenni❞

Ali yar Ali yar hodam ali yar
Hak bilir ki benim benim gönlüm sende var

Güzel cemalini gördüm beğendim
Yazılmış hatlara sadrı bismillah
Kuduretten var eylemiş zatını
Gören feryat eder teberekallah

Hüsnün yeter mescidi kabe aşığa
Ne demeli müşteri olan sadığa
Hacet kalmamıştır sayı aşığa
Müyesser eyledik emhamdülillah

Otuz iki harfi ben sende gördüm
Okuyup birleyip dercine verdim
Hattı istiğfanın sırrına erdim
Ne güzel bahşetmiş ey sübhanallah

Hiç fikrimden çıkmaz senin hayalin
Niçin methetmeyim senin kemalin
Rubari görmüşüm pirin cemalin
Görenler söylesin hasbetenlillah

Virani’yem değme lebden emenem
Senden gayrısına meyil vermenem
Vefasız güzeli asla sevmenem
Şimdi tövbekarım da vallah estağfirullah❞

Bu dünyada yaşamak zor
Yaşarken öleni gördüm
Nere baksam garip ağlar
Ağlarken güleni gördüm

Neler gördüm neler gördüm
Ben ne kara günler gördüm
Şu diyarda dost görünen
Ben ne zalım kullar gördüm

Varıp çıkam dağ başına
Boğulayım göz yaşına
Doyamadan genç yaşına
Zamansız öleni gördüm

Neler gördüm neler gördüm
Ben ne kara günler gördüm
Şu diyarda dost görünen
Ben ne zalım kullar gördüm❞

Yücelerden yüce gördüm Erbapsın sen koca tanrı
Âlim okur kelam ile Sen okursun hece tanrı X2

Nice kullar yaratmışsın Hele şöyle dursun deyi
Onları koymuşsun orda Sen çıkmışsın uca tanrı

Kıldan köprü yaratmışsın Gelsin kulum geçsin deyi
Hele biz şöyle duralım Yiğit isen gel geç tanrı

Kaygusuz Abdal yaradan Gel içegör şu curadan
Kaldır perdeyi aradan Gezelim bilece tanrı❞

❝Bir münevver devran gördüm
Rufailer tekkesinde
Dertlilere derman gördüm
Rufailer tekkesinde

şeyhinin ismi Abdullah
Nüfuz etmiş resulullah
Aklımı aldı zikrullah
Rufailer tekkesinde

Mermer taşa baş vururlar
Ah eyleyüp «Allah» dirler
Mest olup serhoş olurlar
Rufailer tekkesinde

Dervişleri şiş vururlar
Himmet eylemiştir pirler
Öldürürler dirildirler
Rufailer tekkesinde

Yaktı beni Allah sesi
Gel tövbeye behey asi
Resulullah silsilesi
Rufailer tekkesinde

Aşk ile pervane döndü
Allah Allah deyu yandı
Sağ olsun Hüseyn efendi
Rufailer tekkesinde

ıhlas ile her işleri
Ne güzeldir cümbüşleri
Can bağışlar dervişleri
Rüfailer tekkesinde

Tarikat kazanında piş
Sıdkile it alış veriş
Gel şehrin damanına düş
Rüfailer tekkesinde

ıspat oldu dost olduğu
Her tekkeden üst olduğu
Ruhsati' nin mest olduğu
Rüfailer tekkesinde❞

❝Ben bir geyik gezer gördüm
Yavruları meler gördüm
Gelin oldum şimden sonra
El anasına ana diyeceğim
(El babasına baba diyeceğim)

Çekin çekin kıratları
Yükletelim bakırları
Gelin biner kavalara
şevki vurdu dağa taşa❞

❝Barçın yaylasında üç güzel gördüm
Birbirinden üstün şivga fidandır
Aklım şaştı garip belim büküldü
Kaşlar hilal gözler ahu cerandır

Bellerinde gördüm lahur şalını
Yanakları gülden almış alını
Al sıktırma kavuşturmuş belini
Güzellere bildim bunlar sultandır

Üç kumrudur su başında ötüşür
Yol üstünde bana seyran yetişir
Yatışır mı deli gönül yatışır
Avcıyım amma onlar benden şahandır

Karacaoğlan der bu yer neresi
Altın oluk pınar başı süresi
ınce belde saçlarının turası
Böyle selvi endam akla ziyandır❞

❝Ben bir melek sima gördüm
Ardı sıra eyledim hü
Payına yüzümü sürdüm
Eyledi bin naz ile gü

Kapısında kulu oldum
Yanında eğlenip kaldım
Lebinden bir buse aldım
Dedi böyle mi olur bu

Dağıldı serimde efkar
Kılmaz oldum ah ile zar
Beni gösterdi bu ağyar
Dedi aşık geçinir şu

Yazıcı mail sözüne
Hem ela ahu gözüne
Canannım rakip yüzüne
Hışma gelip eyledi tü❞

❝şu karşıda bir kız gördüm
Boyu selvi dala benzer
Yanında bir gelin vardır
Tomurcuklu güle benzer

ıncidir o kızın dişi
Hilaldir gelinin kaşı
Kız kafeste dudu kuşu
Gelin bir bülbüle benzer

Kız için de gönlüm hasta
Gelin bir acayip nesne
Kız baharlı şerbet tasta
Gelin ravaklı bala benzer❞

❝Bir ay gördüm bu gece kamu burçlardan yüce
Esritti gönlüm canım bilmezim halim nice

Ol ayın şulesinden âlem münevver oldu
Sanasın kim açıldı uçmaktan bir deriçe

Ol Muhammed nurudur Halilullah sırrıdır
Gönlümdeki çırağı yandırdı Ulu Hoca

Müddei bizi görmez gözüne girersevüz
Gerekse yüz kez varsın Kabe'ye ulu hacca

Âşıkların sözünden kan yaş akar gözünden
Bülbüller söyleşicek nöbet değmez turaca

Kur'ağacı n'ederler kesip oda yakarlar
Her kim âşık olmadı benzer kuru ağaca

Yunus'u öğen öğsün söğenler dahi söğsün
Aşk ile yola geldik yanalım erte gece❞

❝Bir çift keklik gördüm sıra çekilmiş
Eşinden ayrılmaz seker ikisi
Taramış zülfünü gerdana dökmüş
ınci ile mercan dizer ikisi

Birini benzettim yavru şahine
Birini benzettim aynı doğana
Emsali gelmemiş devr-i cihana
El göğüste hizmet eder ikisi

Birini benzettim bahçe gülüne
Birini benzettim selvi dalına
Dividin kalemin almış eline
Hünkara arzıhal yazar ikisi

Karac'oğlan der ki ilden illere
Akam gidem boz bulanık sellere
Gövel ördek gibi gölden göllere
Çırpına çırpına yüzer ikisi❞

❝Bu gün ben bir güzel gördüm
Ne öpüp ne koçabildim
Ne meclisinde oturdum
Ne dolusun içebildim

Sevmem güzelin ednasın
Gayrıya gönül vermesin
Ne çözebildim düğmesin
Ne ak göğsün açabildim

Bak şu dilberin boyuna
Ak gül doldurmuş koynuna
Geldi sarıldı boynuma
Ne şeftali alabildim

Karac'oğlan gel kendine
Aldanma dilber fendine
Astı zülfünün bendine
Ne kaçıp kurtulabildim❞

❝Bir kız gördüm bedende
Sallanıdı gidende
Aklım başımdan aldı
Her o kızı görende

(Bağlantı)
Oy oy oy Emine
şeker versem lebine
Ben seni çok seviyem
ımanıma dinime

Bir kız gördüm yağ ali
Bahçe veri bağ ali
Her o kızı görende
Yaralarım sağali

Bağlantı

Dağı duman olanın
Hali yaman olanın
Gece uykusu gelmez
Yarı güzel olanın

Bağlantı❞

❝Bugün yasta gördüm zülfü siyahı
Gülmedi sultanım bilmem ne haldır
Halım arz eylerim dinle ahvalim
Bilmedi sultanım bilmem ne haldır

Nenni de nenni dost nenni
Nenni de nenni has nenni

O sultanı aşık pirden sorarım
Bugün dünya yarın ahret ararım
Aşkına kıldığım sabrı kararım
Kalmadı sultanım bilmem ne haldır

Nenni de nenni dost nenni
Nenni de nenni has nenni

O sultandır her işlerin sebebi
Alnının uğrunda gördüm habibi
Yaralara merhem koyan tabibi
Salmadı sultanım bilmem ne haldır

Nenni de nenni dost nenni
Nenni de nenni has nenni

Veli'm der aklım başımdan gitti
Sağlığımda beni salacak etti
Cenazeyi kılarım diye vadetti
Kılmadı sultanım bilmem ne haldır

Nenni de nenni dost nenni
Nenni de nenni has nenni❞

❝Bir çift turna gördüm Edremit üstü
O yare ne dedim o benden küstü
Ayda bir selamdı onu da kesti

Turnalar turnalar telli turnalar
Hamamda kaynaşır çift çift kurnalar

Bir çift turna gördüm yolda yorulmuş
şahan vurmuş kanatları kırılmış
O da benim gibi yardan ayırlmış

Turnalar turnalar telli turnalar
Hamamda kaynaşır çift çift kurnalar❞

❝Bir çift turna gördüm durur dallarda
Seversen Mevla'yı kalma yollarda
Sizi bekleyen var bizim ellerde
Bizim ele doğru gidin durnalar

Durnam dertli öttün derdimi deştin
El vurdun yaremin başını açtın
Eşinden m'ayrıldın yolun mu şaştın
Bizim ele doğru gidin durnalar

Fazla gitmen Deremum'a varınca
Selam söylen eşe dosta sorunca
Sağ selamet muradınız alınca
Benden yare selam edin turnalar

Selama razıydım mektubun gelmez
Gurbette kalanın hiç yüzü gülmez
ıbrahim halinden kimseler bilmez
Benden yare selam söylen turnalar❞

❝Bugün ben bir civan gördüm ey aziz
Canevimde mihmanıma benziyor
Dudak ağız burun sima da leziz
Dişleri dürr ü mercanıma benziyor

Ayaklar alışı yosma gelişi
Naz ile gülüşü canlar yakışı
Sarhoş salınışı mahmur bakışı
O gözleri mestanıma benziyor

Leninin ırmağı gonca yanağı
O kalem parmağı gerdan kaymağı
O sedef tırnağı sükker dudağı
O kamet-i fidanıma benziyor

Bir naz ile Seyri vechinin nuru
Kamet-i ar'arı leb-i sükkeri
Cilveli bir peri hasıl her yeri
O Yusuf-i Kenanıma benziyor❞

❝Gördüm camalını düşdüm teşvişe
Alıbsan canımı cellad misilli
Firgetinden elim getmez bir işe
Gezirem didergin seyyad misilli

Felek yıhsın seyrağıbın öyünü
Üreyine çeksin dağı düyünü
Üzü gara olsun giyamet günü
Yansın oda Seddi şeddad misilli

Gel barış Cuma'yla servi boylu yar
Men senin eşginden tapmıram gerar
Bir neçe vaht bele keçerse ruzgar
Öldürrem özümü Ferhad misilli❞

❝Çarşıdan yürüdüm hesabı gördüm
Gelen var mıdır diye millete sordum
Göz kıyametimi yollarda gördüm
Gençlikten olurum ona yanarım

Tepan bulayımı vatanım gördüm
Bir akşam orada misafir durdum
Arzuladım kaktım eve yürüdüm
Sağ eve gitmek nasip değildi

Virane Üskütte kar yağmış dolmuş
Gelinin çehresi sararmış solmuş
Kaldı bir saatimiz vadeler dolmuş
Anamı görmeye nasip değildi

Gelin yorulmuşun biraz iz vursan
Belki duyururdun köye bağırsan
Mustafaya boğuldu bir haber versen
Gençlikden olurum ona yanarım

ınelim pugardan bir su içelim
Gelin eylenmeyip haydi geçelim
Vademiz yetişti nasıl kaçalım
Gençlikden olurum ona yanarım

ınelim pugara serin su akar
Gelin imdat diye yollara bakar
Gözlerimin yaşı kar gibi akar
Dünyadan vazgeçtim ona yanarım❞

❝Çok şükür mübarek cemalin gördüm
Hayat buldum bu cismime can geldi
Hayatın üstünde cevran ederken
Kudret-i esrardan bir sübhan geldi

Kaşların türesi şekli ya bismillah
Ne güzel yaratmış yaradan Allah
Gökten inen Kuran nasrun min Allah
Ahsen-i takvimden bir rüşan geldi

El hata hu deyip etti beyanı
Elem neşra maliyke fark eder onu
ınna fetahnaleyke süphan misali
Suret-i Necim'den er-Rahman geldi

Kalender'in piri Bektaş-ı Veli
Nurumdur Muhammed sırrımdır Ali
Cümlenin istediği Muhammed Ali
Kevni mekanından bir nişan geldi❞

❝Çimeni yeşil gördüm mü
Aklıma Arapgir gelir
Yaylada soğuk su içtin mi
Aklıma Arapgir gelir

Zümrüt gibi dağı bağı
ıçi aslanlar yatağı
Özledin mi yayık yağı
Aklıma Arapgir gelir

Yaylasında koyun kuzu
Güler insanın yüzü
Görsem yüce dağda buzu
Aklıma Arapgir gelir

Bahçesinden güller dersem
Ovasına halı sersem
Nerde nefis bir bal görsem
Aklıma Arapgir gelir

Bilgedir, kahramandır soyu
Görülmeye değer toyu
Haşim der ki ömrüm boyu
Aklıma Arapgir gelir❞

❝Deveyi düzde gördüm
Sürmeyi gözde gördüm
şükür olsun Mevlama
Seni bu Güzde gördüm

Di kız gel gel yanıma
Seni saram canıma
Seni görmezsem bu Güz
Kıyarım ben canıma

Deveyi düz öldürür
Sürmeyi göz öldürür
Yiğidi kılıç kesmez
Bir acı söz öldürür

Di kız gel gel yanıma
Seni saram canıma
Seni görmezsem bu Güz
Kıyarım ben canıma❞

❝Deli gönül feğan etme
Bu işini cana gördüm
Senin gibi çok aşığı
Eşk oduna yana gördüm

Sözü danışma aşgara
Cismimi yandırdım nara
Uyubsan merdümazara
Dünya seni fena gördüm

Seri siyeh kıvrım saçdı
Leyli misal gaman gaşdı
Kuba gibi tel nahışdı
Gölde bir cüt sona gördüm

Nazeninim şirin dilim
Derdim budur hoş hıyalım
Yanma nare sen bülbülüm
Men gi yana yana gördüm

Mecnun oldum özge teher
Eynindür kudretden seher
Ne sızlarsan Sefil Sefder
Könlüm batıb kana gördüm❞

❝Dolandı zimistan geldi növ bahar
Bülbüller ötüşdü de yazdı gördüm
Yene çöller geydi toy libasını
Dağların eteyi beyazdı gördüm

Dünyanın bezeyi bahardır bahar
Güneşden eridi gışda yağan gar
Sende ne gaydadır ay Deli Goşgar
Hemişe başına ayazda gördüm

Ekber de sözünü deyer yerinde
Gözüm galmış bir perinin serinde
Yarı gezdim yar eşgile derinde
Ondaki mehebbet dayazdı gördüm❞

❝Yolda gördüm sarı saçlı bir kızı
Aşık oldum buna dayanamerem
Bana baktıkça gülüyor yüzü
Aşık oldum ona söyliyemirem

Beli ince ama fidan boyludur
Tatlı dili vardır güzel huyludur
Aslını sordum da Çerkez soyludur
Aşık oldum buna dayanamerem

Kaşları karadır gözleri ela
Başına örtmüştür sarı bir vala
Hasret kaldım onun o tatlı dile
Aşık oldum ona ben acemirem

Yumuşak elleri uzun parmakları
Kırmızı yanağı kiraz dudağı
Tam yaşını sordum gelinlik çağı
Aşık oldum ona ben gidemirem

Kara kaşlarına kirpiğe göze
Aşık oldum o güzel yüze
Sırrı de ki hayran oldum bu kıza
Bir türlü aşkımı bildiremirem❞

❝Dünyanın en zengin aklını gördüm
Sermayesin sordum dedi ki okul
ınsanlara hizmet yaptığın yardım
Merhametim duygum dedi ki okul

Sudan ateş yapan ne güzel sanat
Dünyayı ışığa kaplarsın kat kat
Fikrile mi ettin bunları icat
Rehiberim oldu dedi ki okul

Bu bir keramet mi yoksa hüner mi
Göz görmezse gönül buna kanar mı
Öküzler tarlada sapan döner mi
Eker biçer motor dedi ki okul

Kanat takar gökyüzünde uçarsın
Denizleri müdanasız geçersin
Soğuğu yağmuru nasıl seçersin
Rasathane kurmuş dedi ki okul

Çeşitli taşıtlar bir de tirenler
Hekim olup her yareyi saranlar
Bunu sen mi yaptın yoksa erenler
Daha neler yapar dedi ki okul

Radyolar hayrete düşürdü beni
Her dilden biliyor yok amma canı
ılim akıl fikir yaratmış bunu
Lambası dalgası dedi ki okul

ınsanlar kafası bunları bulan
ılimdir dünyada hakikat olan
Bütün bu işlerin temelin kuran
ınan buna Veysel dedi ki okul❞

❝Ben ağlamam On Kasım'da
O'nu, her gün diri gördüm
Ölene dek göreceğim
Doğalıdan beri gördüm

Halka, vermişti canını
Hak'tan almış ünvanını
Atmış, Osmanlı şanını
Samsun'da bir eri gördüm

Matemin doyurmaz beni
Minnetim kucaklar seni
Bize cennet gibi yeni
Verdiğin eseri gördüm

Ulu Atam, inan buna
Düşkünler hayrandır sana
Mazlum Milletler adına
Sendeki zaferi gördüm

Ne hikmet, varidi sende
Güneştin, doğdun cihanda
Bin yılların ötesinde
El bastığın, yeri gördüm

Mahzuni yoluna düştüm
Nice nice engel aştım
On Kasım'da kaybetmiştim
Daha şimdi geri gördüm❞

❝Everek şehrinde bir güzel gördüm
O da düşmüş bir kötünün eline
Ol hak-i payine yüzümü sürdüm
Salınıp giderken kendi iline

Yüz yüze rast geldim günlerden bir gün
Cennetten etmişler dünyaya sürgün
Kötüye düşmüş de gönülü kırgın
Hayran oldum tatlı güzel diline

Selamı verince eğlendi biraz
Atardı ağzına uğrunca çerez
Dudağının rengi sultani kiraz
Hiç bir gül benzemez kendi gülüne

Karşıma geçmiş de gözünü süzer
Sanki Seyrani'nin bağrını ezer
Saçının bir teli bin cana değer
Bin kız kurban olsun böyle geline❞

❝Elhamdülillah şükür gördüm de bildim
Rabbü'l-Alemin Hak yola geldim
Errahmanirrahim'den rahmet buldum
Malikiyevmüddin Ali görünür

ınna atayna sure-yi Kevser'in başı
Kevser dağıtmak Ali'nin işi
Hasan'ın oddan yoğruldu aşı
Hüseyin'in aldan tonu görünür

ımam Zeynel de zindanda durdu
Hel eta suresi dilinde virdi
Nasrun minallah Bakır'a erdi
Ve feth-i karib Ca'fer yolu görünür

Elem neşrahleke Yasin Kef Ha
Musa-yı Kâzım da çok çekdi cefa
Irıza'yı sevmek mü'mine safa
Muhabbetin doğru yolu görünür

Ve’ş-şemsi Muhammed Taki'de gördüm
Ve aleyke Naki'ye erdim ayet-i Hak bildim
Can u gönülden ikrarım verdim
Kırklar meydanının zarı görünür

Elif-la dedim de bu dara durdum
Askeri Mehdi'ye yüzümü sürdüm
Budala ısmail'in darını gördüm
Hakk'ın bin bir ismi Ali görünür❞

❝Bir çift güzel gördüm yolda yolakta
Altın küpe şan veriyor kulakta
Yer yüzünde insan gökte melekte
Acap sevdiğimin eşi var m'ola

Sevdiğim oturmuş halılar dokur
Viran bahçelerde bülbüller şakır
Ne ıstanbul koydum ne Diyarbekir
Acap sevdiğimin eşi var m'ola

Bana su içirdin yeşil kanyadan
Güzel seven gam çekmesin dünyadan
Kayseri'den Karaman'dan Konya'dan
Acap sevdiğimin eşi var m'ola

Karac'oğlan der ki düşürdün oda
Dertli yürek dayanır mı bu derde
Güneşin doğup da battığı yerde
Acap sevdiğimin eşi var m'ola❞

❝Feleği gördüm ayda giderken
Yükünü yüklemiş yolda giderken
Kanatlandım uçmaya ben de uçmaya

Kanadımı kolumu (uy uy) sen kırdın felek
Tacımı tahtımı sen yıktın felek

Bülbülü suladım altın tas ile
Çok günler geçirdim kara yas ile
Ben de seni sevdim ne heves ile

Kanadımı kolumu (uy uy) sen kırdın felek
Tacımı tahtımı sen yıktın felek❞

❝Gine gördüm Elif de kızın yüzünü de yüzünü aman
Duman da sandım şalvarının tozunu vay vay
Elifim gel gel nazlı da yarim sallan da gel

Elif çıkmış pencereden el eder de el eder aman
Kaşıynan gözü beni del'eder vay vay
Elifim gel gel nazlı da yarim sallan da gel

Bir kuş konmuş sarayının başına da başına aman
Güneş de çavmış kirpiğine kaşına vay vay
Elifim gel gel nazlı da yarim sallan da gel❞

❝Gördüm şöragel'in ova düzünü
Çayır çemen yaşıl almış üzünü
Ermeniler yakmış yıkmış özünü

Sahibsiz şöregel insan kalmamış
Susmus dağı taşı lisan kalmamış

Elde dolu bade düşmüş dökülmüş
Yıkılmış binalar taşı sökülmüş
Kırılan Kırılmış kalan çekilmiş

Sahibsiz şöregel insan kalmamış
Susmus dağı taşı lisan kalmamış

Ya Rab neler geldi mümin başına
Dideler gark olmuş kanlı yaşına
Sefil baykuş konmuş viran taşına

Sahibsiz şöregel insan kalmamış
Susmus dağı taşı lisan kalmamış

Haraba kapılar hep karşı karşı
Kapıda dizildi mala düzdaşı
Mevla'm kabul etme sen de bu işi

Sahibsiz şöregel insan kalmamış
Susmus dağı taşı lisan kalmamış

Çok evler yıkılmış haraba bunlar
Kesilmiş kelleler tökülmüş kanlar
Hanı benim mülküm diyen sultanlar

Sahibsiz şöregel insan kalmamış
Susmus dağı taşı lisan kalmamış

Mescit merek yanan insanla dolmuş
Hepsi ite kurda kuşa yem olmuş
Neçe ocak sönmüş bir adı kalmış

Sahibsiz şöregel insan kalmamış
Susmus dağı taşı lisan kalmamış

Çocuklar sahibsiz yokdur babası
Ağlar gezer arar bulmaz anası
Kesilmiş havara gelmez ağası

Sahibsiz şöregel insan kalmamış
Susmus dağı taşı lisan kalmamış

ıslamdan on kend bütün dağılmış
Neçe bir can duman orda boğulmuş
Cenazeler odun kimi yığılmış

Sahibsiz şöregel insan kalmamış
Susmus dağı taşı lisan kalmamış

Kahraman seni sağ kalmaz olaydın
Bu fani dünyaya gelmez olaydın
şöragel'i bele bilmez olaydın

Sahibsiz şöregel insan kalmamış
Susmus dağı taşı lisan kalmamış❞

❝Var olsun halgımız geldim ulusuna eline
Yılannı köyünde adalet gördüm
Hep gonuşdum ağanıle beyiyle
Her birinde ayrı bir hörmet gördüm

Toflanıf ahbaplar soliye sağa
Men de müşdağ oldum cennete bağa
Cumartesi geldim Gızılçahçağa
Biri dor biri gır bir çif at gördüm

Yeddi sekgiz mindih gızağa
Dere tepe deyif endiy obaya
Seherciler tamam durdu duvaya
Maşallah atdar da çoh guvet gördüm

Evleri yahındı çeşme bulağa
O da müfdaleydi sedir otadağa
Fatma hanım aşbaz oluf mütbağa
Yedih yemeginde çoh lezzet gördüm

Köyümüz şereflidi ağaları her terefde sayıllar
Dağlarında goyun guzu yayılır
Etrefında adı şanı duyulur
Maşallah halgıne çoh çömer gördüm❞

❝Kader layık gördü gurbet elini
Gönlümü sılada eğlerken gördüm
Erken kalkıp hazırlığa başlarken
Çorap çamaşırı bağlarken gördüm

Aldım da çantamı çıktım kapıya
Nazar ettim bağ bostana yapıya
Değer vermem mala mülke tapuya
Yarimi peşimden ağlarken gördüm

Yola çıktım ayaklarım gitmiyor
Yokuşu çıkmaya dizim tutmuyor
Ah ederim elim yare yetmiyor
Hasretlik gönlümü dağlarken gördüm

Bilmem nasip midir yoksa ki kader
Kimseye küsemem böyle mukadder
Gittikçe gönlümü aldı bir keder
Bahar seli gibi çağlarken gördüm

Gel vazgeç Noksani gurbet karından
Asla fayda yoktur dünya varından
Git al muradını kendi yarinden
Dermansız devayı sağlarken gördüm❞

❝Getdim gördüm nazlı yarın yurdundan
Terlan uçub oylağında sar galıb
Hezel tutub bağçasını bağını
Bülbül köçüb gül üstünde har galıb

Bir kesim yoh metlebimi bitire
Erz-i halım eziz yara yetire
ıstekli dilberden heber getire
Bu dünya başına tarimar galıb

Hüseyn neylemişdi gül üzlü yara
Meni goyub getdi hansı diyara
Yene uzag düşdü cananla ara
Menim üçün nece ahızar galıb❞

❝Gine mihman gördüm gönlüm şad oldu
Mihmanlar siz bize sefa geldiniz
Kar kış yağar iken bahar yaz oldu
Mihmanlar siz bize sefa geldiniz

Misafir aşk kapusunun dilidir
Hızr-ı sev kim sahibinin gülüdür
Tanrı misafiri pirim Ali'dir
Mihmanlar siz bize sefa geldiniz

Bir eve kahr ola misafir gelmez
Çalınsa çırpınsa ektiği bitmez
Çağırsa bağırsa bir ere yetmez
Mihmanlar siz bize sefa geldiniz

Himmet eyle sen ki daima gele
Yavan yaşık bizim yüzümüz güle
Büyük küçük anı hep Hızır bile
Mihmanlar siz bize sefa geldiniz

Misafir gelir ki kısmeti bile
Misafir Hızır'dır özrünü dile
Hatai'yim uğruyu tut ver gel ele
Mihmanlar siz bize sefa geldiniz❞

❝Son verib geme hesrete
Nazlı yarı gördüm ana
Derdlerime derman eden
Davakarı gördüm ana

Canlar alan callad başı
Eteyinden tökdü taşı
Yola salıb garlı gışı
ılk baharı gördüm ana

Kirpikden oh gaşdan kaman
ısteyir ki ahıda gan
Sinesinde baş galdıran
Bir cüt narı gördüm ana

Görse üzün kim bir kere
Deyer güneş enib yere
Lağ eleyen çiçeklere
Yanagları gördüm ana

Hesen sevdi bir afeti
Yolunda çekdi zehmeti
Her sözünde sedageti
E'tibarı gördüm ana❞

❝Bu dehr üzre gelen günden
Cahanı pür bela gördüm
Yetende onbeşe yaşım
Olub behtim gara gördüm

Gemim pünhan sözüm pünhan
Gözüm yaşı revan pünhan
Mene düşmen olub könlüm
Ne könlümden vefa gördüm

Gözüm hesret günüm möhnet
Mekanı çahdir zülmet
Neyi sevdimse dünyade
Özümden men cüda gördüm

Hemişe heste vü hicran
Olub Mecnun sayağında
Ne terk etdim bu dünyanı
Ne dünyada sefa gördüm

Galıb könlümde çün pünhan
Dil-i derdim zibes yaran
Tabiblerden olub mey'us
Ne bir metleb reva gördüm

Gedib loğman hüzurunda
Dedim derdim melulane
Dedi get get Cahansuz men
Sene sebri reva gördüm❞

❝Gedirdim güzarım düşdü bu lağa
Ovçu beresinde maralı gördüm
Yatır inildeyir durub boylanır
Bir neçe yerinden yaralı gördüm

Zalim ovçu onu goyub nişana
Delib üreyini boyayıb gana
Yıhılıb çevrilir o yan bu yana
Kesilibdi sebri geralı gördüm

Tebib olsam yaraların bağlaram
Sinem üstün düyünlerem dağlaram
Elesger'em çaylar kimi çağlaram
Ananı baladan aralı gördüm❞

❝Gezdim Karaman'ı gördüm Konya'yı
Bir yar için terkeyledim sılayı

Linga da linga lingabak (vay vay)
Aman açılır bad-ı saba (hey)
Aman sen şeker ol ben kaymak
Haydi yiyelim parmak parmak (hey)

Nerde isen arayayım bulayım
Gökte isen merdivenler kurayım

Linga da linga lingabak (vay vay)
Aman açılır bad-ı saba (hey)
Aman sen şeker ol ben kaymak
Haydi yiyelim parmak parmak (hey)

Elif kızın yaylasını gezmeli
Kalem alıp kaşı gözü yazmalı

Linga da linga lingabak (vay vay)
Aman açılır bad-ı saba (hey)
Aman sen şeker ol ben kaymak
Haydi yiyelim parmak parmak (hey)❞

❝(ey) Antalya'dan bir okka pırasa aldım geldi mi
Geldi de gördüm nenni
Acıyımış nenni
Attırıverdim nenni
Döktürüverdim nenni

(ey) Isparta'dan bir okka kabak aldım geldi mi
Geldi de gördüm nenni
Yiyemedim nenni
Attırıverdim nenni
Döktürüverdim nenni

(ey) Findost'tan bir okka keşir aldım geldi mi
Geldi de gördüm nenni
Yiyemedim nenni
Attırıverdim nenni
Döktürüverdim nenni

(ey) Burdur'dan bir okka üzüm aldım geldi mi
Geldi de gördüm nenni
Da'lıymış nenni
Attırıverdim nenni
Döktürüverdim nenni❞

❝Bir güzel gördüm kale boynunda
Yayılıyor yazılarda toy gibi
Kaşlarının altına kirpiği eğme
Kuruluyor kara kaşın yay gibi

Ağca ceren gibi seker sekişi
ınci mercan ak göğsünün nakışı
Gallemis gibi de kokar kokusu
Kokup gider yörük may gibi

Çıktın Adana’dan bilmem Hama’dan
Yörük kızı beni vurdun sineden
Yörük kızı senin aslın nereden
Ne sallanın attan inmiş bey gibi

Kul Mustafa’m der de böyle olunmaz
Ağyar senin için Çukurova’da kalmaz
Yörük kızı senin dengin bulunmaz
ıstanbul’da padişaha tay gibi❞

❝Düştüm sahralara düştüm çöllere
Vaktim tamam iken indim ellere
Elimde zülfikar altımda düldül
Karşımda Kamber Ağa’mı gördüm

Binince düldüle çıktı meydana
Attığı zülfikar kâr etti cana
Dinsiz kafir derhal geldi imana
Meydanda şahımı ağamı gördüm

Ehli aşkın cennet imiş durağı
Hasan’la Hüseyin’dir cennet çırağı
Nuru Muhammed’dir arşın direği
Fatma Zühre’yi kararlı gördüm

Serbesti nazar et aziz Kuran’a
Nuru Muhammed’dir doğdu cihana
Aslanım demiştir şahı Merdan’a
Hayber’in cenginde ağamı gördüm❞

❝Gedik’ten aşarken gördüm o yari
Gözlerim yolunu da dönmez Salı’ya
Figan feryat ettim geçti ne çare
Gözlerim yolunu da dönmez Salı’ya
Dağlar hani ya yollar hani ya yavrum hani ya

Gözleyi gözleyi gözden oldum ben
Kesildi dermanım dizden oldum ben
Ağladı gözlerim özden oldum ben
Beklerim yolunu da dönmez Salı’ya
Dağlar hani ya yollar hani ya yavrum hani ya

Hasan gibi hiç efkara dalmamış
Belki dönecek gücü kalmamış
Kar yağmış dağlara engel salmamış
Gözlerim yolunu da dönmez Salı’ya
Dağlar hani ya yollar hani ya yavrum hani ya❞

❝Hayalimde gördüm gerçek yüzünü
ıçin için ağlıyordu gözlerin
Konuşurken bitirmeden sözünü
Sanki pınar oldu siyah gözlerin

Acı olur sevenlerin dramı
Çaresi yok açma gönül yaramı
Tertemiz duyguma katma haramı
Gerçeği anlatır ıslak gözlerin

Nefret eden insan ne çok severmiş
ınandım ki ağlayan gönül vermiş
Var mı ki severek murada ermiş
Bakışında sitem dolu gözlerin

Kasım der ki aşığım ben kız sana
Acelen ne bir dakika dursana
Ağlamayıp gül yüzüme baksana
Çilesi biter mi dolu gözlerin❞

❝Gittim gördüm bizim köyü
Neler olmuş biz gideli
Kurumuş pınarın suyu
Neler olmuş biz gideli

Bir dolu içtim tasınan
Gene eski hevesinen
Gönlüm ayrıldı yasınan
Neler olmuş biz gideli

O gün çok geç oldu sabah
Kalktığımda çektim bir ah
Yok olmuş diktiğim kavak
Neler olmuş biz gideli

Pınar bilir sözümüzü
Senle yuduk yüzümüzü
Gel de bir gör emmim kızı
Neler olmuş biz gideli

Han evler virane olmuş
Çiçekler sararmış solmuş
Yerine baykuşlar konmuş
Neler olmuş biz gideli

Çırağı’yım çok merağım
şirin yaylam Kumru dağım
Yıkılmış baba ocağım
Neler olmuş biz gideli❞

❝Bir aydınlık oldu ay doğdu sandım
Bir kul sebep oldu ben yârı gördüm
Samur kalpak ile çıkmış hanadan
Kemer izar nişan civanı gördüm

Sümesi huri kendisi melek
ımanı kalmamış geçmeyor dilek
Bir çift kelam söyle şad olak gülek
Yumuşak söyleyiben yalvarıgördüm

Pencerede durmuş neler takınır
Ak alnına al kınalar yakınır
Siyah zülfü gerdanına tıkılır
Yüzündeki yanan şem'ayı gördüm

Sağaldı yaram artıyor sızım
Yâra yalvarmaktan tükendi özüm
şakıben nurlandır yüzün Öksüz'ün
Sandım ki diz-be-diz hünkarı gördüm❞

❝Göle’de festivale koşarak gittim
Çayırı çimeni meşeyi gördüm
Üç gece köyümde yaylada yattım
Sağımda solumda bir şeyi gördüm

Bu bir başlangıçtır sorarsan bence
Neşe verdi kadına kıza ve gence
Tam devam etti üç gün üç gece
ıçildi rakılar şişeyi gördüm

Asildir bu millet vardır bir boyu
Çalışkan fedakar güzeldir huyu
Göle'yi severim akmıyor suyu
Yapılmamış yolu şosayı gördüm

Ne hoş olur bakın baharı yazı
Çalar zurna ile davulu sazı
Oynadı erkeği kadını kızı
Eleği elinde poşayı gördüm

Koyunu kırparlar alırlar yünü
Ardahan il olmuş tabi ki yeni
Buğdayı ekerler yaparlar unu
Keteyi katmeri pişiyi gördüm

Ormanı güzeldir hoştur havası
Çayırlı çimenli boldur merası
Uzun ömürlüdür gördüm dedesi
Tavşarlı ninede teşiyi gördüm

Karışma be kötü işe karışma
Varıp sağa-sola sakın sataşma
Göle meydanında vardı atışma
Aşıklar söylerken neşeyi gördüm

Dostların neşesi bizlere yetti
Festival güzeldi sonunda bitti
Kesilen koyunun kuzunun eti
şiş kebap yaparken maşayı gördüm

Sırrı Arpaç der ki neydi derdim
Göle'ye canımı sırrımı verdim
Açık artırımla yapılan yardım
Beyleri ağayı paşayı gördüm❞

❝Lele girdim dost bağına
Bağda ki divanı gördüm
Bakarken yolun sağına
Mihriban Sultan'ı gördüm

Bağında ataş kalamış
Başında duran valaymış
Özüne sevda belaymış
Ben bağda yatanı gördüm

Atladım girdim ben bağa
El sürdüm yeşil yaprağa
Alıştım dudak dudağa
Elimi tutanı gördüm

Bu bağın kapısı güldür
Güle dert yanan bülbüldür
Latif şah'da sana kuldur
Can diyen cananı gördüm❞

❝Hakikat sır olup bedenden uçmuş
Sahteye bürünmüş çok yüzler gördüm
Herkes bencilleşip kendinden geçmiş
Manası belirsiz çok sözler duydum

Kimi var deveyi hamutla yiyor
Kimi belli olmaz işler ediyor
Kimisi beyaza karadır diyor
Bakarken kör olmuş çok gözler gördüm

Cemal ne diyorsun bu nenin nesi
Çok bozuldu insanların dengesi
Mazlumun korktuğu kendi bölgesi
Güneş kar etmeyen çok buzlar gördüm❞

❝Bir tenhada gördüm o nazlı yari
Böyle uğrun uğrun baktı gidiyor
Siyah saçlarını dökmüş yüzüne
Gönlümü ateşe yaktı gidiyor

Yüzüne baktıkça tutuldu dilim
Kırıldı kollarım tutmuyor elim
Hey dost bu diyarda n'olacak halim
Gözlerimden kan yaş aktı gidiyor

Dost dost diye dostu hergün sorarım
Yitirdim o yari durmaz ararım
Abdal Pir Sultan'ım edem kervanım
Bak işte sel gibi yıktı gidiyor❞

❝Baylar Maraş'tan gelirken
Ben Kısık'ın yolun gördüm
Oturmuş Dutluseki'ye
Top zülüflü gelin gördüm

Dermiş başına dernekler
Sedeften beyaz tırnaklar
şeker kamışı parmaklar
Kınalanmış elin gördüm

Yaradan ne güzel övmüş
Cemali nur gibi doğmuş
Çifte çifte sırma gümüş
Bilezikli kolun gördüm

Sinemde yaralar ezik
Kıyma bana canım yazık
şor veriyor gayet nazik
Bal dökülür dilin gördüm

Derdiçok bir güzel över
Cemali nur gibi doğar
Badısaba dalın eğer
Siyah zülfün telin gördüm❞

❝Mecnunum deli gibiyim
Ben seni gördüm göreli
Yaşayan ölü gibiyim
Ben seni sevdim seveli

Hiç bu yana bakmıyorsun
Yeşil ışık yakmıyorsun
Hiç aklımdan çıkmıyorsun
Ben seni gördüm göreli

Hasretin boynumu büken
Gel yetiş ömrüm var iken
Yorgan ateş yastık diken
Ben seni sevdim seveli

şahballı ömrüm bitirdim
Ne götürdüm ne getirdim
Evin yolunu yitirdim
Ben seni sevdim seveli❞

❝Seyredelim Horasan'ın ilini
Gördüm iki turna güzel turnalar
Tavaf ettim imamların yerini
Gördüm iki turna güzel turnalar

Muhammet bizimdir Ali bizimdir
Erkanı bizimdir yolu bizimdir
Değmesin yad avcı teli bizimdir
Gördüm iki turna güzel turnalar

Muhammet Ali'den parıldar damlar
Elinde doğar ol şems ile kamer
Yaylağı Yıldız'dır gözleği Kemer
Gördüm iki turna güzel turnalar

şu gelen avcıdan hazerim deyu
Ezel ki ikrarı bozarım deyu
Çığrışır Tebriz'de öterim deyu
Gördüm iki turna güzel turnalar

Pir Sultan Abdal'ım kendi halinde
Kalmadılar evliyanın yolunda
Kalkıştı da gitti Ali gölünde
Gördüm iki turna güzel turnalar❞

❝Sene üç yüz otuz birin devrinde
Vasf edeyim size ben neler gördüm
Bigafilden oldu millet tarumar
Sanırsın mahşerdir fenalar gördüm

Ferman olup harp alayı açıldı
Cümle askerlere libas biçildi
Sılasından vatanndan geçildi
Baykuş öter viran haneler gördüm

Nevcivan olanlar yekun kartlanmış
Yüklenmiş gam yükün gider atlanmış
Nicelerin kapıları kitlenmiş
Ağlayıp sızlaşan analar gördüm

Der Firaki geldi ahir zamanlar
Çıktı alametler geçti gümanlar
Yârından ayrılan taze civanlar
Ah ü feryad eden sonalar gördüm❞

❝Gördüm ki gülşende edersin nida
Yandırdı bağımı bülbül-ü şeyda
Sen de mi olmuşsun dostundan cüda
Bülbül seherlerde bütün ağlarsın

Gonca mı maksudi dosta yananın
Kenan ellerinden haber mi aldın
Mevla'nın aşkına gelin mi kaldın
Bülbül seherlerde bütün ağlarsın

Söylersin söylersin kendi dilinde
Uyanır seherde vakti gelince
Bülbül seherlerde bütün ağlarsın
şu garip gönlümü bütün dağlarsın❞

❝Halep'te bir güzel gördüm
Aslı Ermeni Ermeni
Güzel görmek isterisen
Hele gel gör Meryem'i Meryem'i

Handan Ali Paşam handan
Gamzeleri dolu kandan
Kırk ayaklı merdivandan
Meryem iner sallanı sallanı❞

❝Hubların serdarı Muzo'mu gördüm
Seherde açılmış gonca gül gibi
Yaşta küçük amma boyda münasip
Iğranı ığranı bir kısacık dal gibi

Muzo'yu dersen de ezelden güzel
Kaşların eğdirmiş gözlerin süzer
Gördüm Aynalız'da bir yeşil güzel
Avcısına şeker şerbet bal gibi

Elbeylioğlu'm der de sözlerim haktır
Hakk'ın rahmeti de kullarda çoktur
Altında hile var Muzo'da yoktur
Yedi ken sözülmüş gümüş hal gibi❞

❝Hamamda bir güzel gördüm
Suna gibi boyun gelin
Kocan sana uygun değil
Kör mü koydun eli gelin

Boğazına dakmış gazi
Yüreğime koydun sızı
Soramadan kimin gızı
Bir Allah'ın sırrı gelin

Akşam oldu gün görenler
Maşallah desin seni sevenler
On tene vardı gelenler
Hepisinin piri gelin

Aşık Hösün hemen söyler
Güzellerin methin eyler
Öğün bire üce dağlar
Eşmiş uşağın malı gelin❞

❝Hey ağalar güzel gördüm bu sene
Yeşile karışmış alı gelinin
Gelmemiş cihana böyle bir güzel
Boyu usul ince beli gelinin

Açmış beyaz göksü bir metin kale
Bu güzellik nasip olmaz her kula
Sabahın seherinde öten bülbüle
Burca burca kokar gülü gelinin

Laleli çar gülgülü fes başında
Beden ben türemiş beyaz döşünde
Altın küpe ışılaşır küsünde
Boynunda mücevhar dolu gelinin

Said'im der ki bir ikrara durur
Gözler mestanedir kirpikler uyur
Kafi üstün oku mimi raya vur
Belki hile sezer eli gelinin❞

❝Kandilden içeri bir nihan iken
ışte ben o zaman Haydar'ı gördüm
Cihan derya iken gök derya iken
ışte ben o zaman Haydar'ı gördüm

Yetmiş yıl havada döndüğü zaman
Tutuşup kanadı yandığı zaman
Cebrail kubbeye konduğu zaman
ışte ben o zaman Haydar'ı gördüm

Selman'ın carına yettiği demde
Süleyman'ın elin tuttuğu demde
ıfriti ummana attığı demde
ışte ben o zaman Haydar'ı gördüm

Daimi'yim demden deme göçünce
Aşıklara nurdan libas biçince
Kırkların ceminde engür içince
ışte ben o zaman Haydar'ı gördüm❞

❝Irmahdan geşdi gördüm (elmasım)
Gül içinden gül derdim (hele hele gel)
Öpmeye kıymaz idim (elmasım)
Seni ellere verdim (diloy diloy vay vay vay)

Acem şali beldedir (elmasım)
Etekleri yerdedir (hele hele gel)
Dünya güzelle dolsa (elmasım)
Yine gönlüm sendedir (diloy diloy vay vay vay)❞

❝Karşıdan gördüm seni (bi danem)
Korkuttum sandım seni
Dokunmaya kıymazdım (bi danem)
Ellere verdim seni

Ölüyorum annem ben (bi danem)
Ey[i] olurum sandım ben

Karşıdan gel göreyim (bi danem)
El uzat gül vereyim
Senin gibi çapkına (bi danem)
Nasıl gönül vereyim

Ölüyorum annem ben (bi danem)
Ey[i] olurum sandım ben❞

❝Kozan köprüsünde bir güzel gördüm
Güvel ördek gölden çıktı yörüdü
Aman ok kirpiklerini taktı sineme
Beni ardı sıra çekti yörüdü

Ezeli de deli gönlüm ezeli
Bu kız herhalda Kadirli'nin güzeli
Ezeli de deli gönlüm ezeli
Bu kız acep Ceyhan'ın mı güzeli

Bir eliyle düğmesini ilikler
Deliçay'da kıyam durdu balıklar
Omuzdan aşağı çifte belikler
Sandım kara yılan aktı yörüdü

Ezeli de deli gönlüm ezeli
Bu kız acep Tarsus'un mu güzeli
Ezeli de deli gönlüm ezeli
Bu kız herhal Pozantı'nın güzeli

Bir of çektim Kozan Dağı inledi
Feryadımı dağlar taşlar dinledi
Aşık ımami olduğum anladı
Gözünü gözüme dikti yörüdü

Ezeli de deli gönlüm ezeli
Bu kız herhal Tufanbey'in güzeli
Ezeli de deli gönlüm ezeli
Bu kız herhal Karisalı güzeli❞

❝Karşıda Fırat gördüm
Ölümü murat gördüm
Gönülden dert çekmeyen
Demesin ki dert gördüm

Yara benden yara benden
Ok senden yara benden
Yolcu yoluna kurban
Selam söyle yara benden❞

❝Karşıda kuzu gördüm
Tüyü kırmızı gördüm
Bu sabah bahar olmuş
Sevdiğim kızı gördüm

Oy gelin gelin gelin
Eller kınalı gelin
Gözler sürmeli gelin

şu derenin alıcı
Kınalı parmak ucu
Sevilmeyen kızların
Kabul olmaz orucu

Oy gelin gelin gelin
Eller kınalı gelin
Gözler sürmeli gelin❞

❝Karşıda gördüm seni
(Kız Emine Emine yandım kibar Emine)
Gül iken derdim seni
(Kız Emine Emine yandım kibar Emine)
Öpmeye kıyamazken
(Kız Emine Emine yandım kibar Emine)
Yad ele verdim seni
(Kız Emine Emine yandım kibar Emine)

Ak darı beyaz darı
(Kız Emine Emine yandım kibar Emine)
O yandan aktar beni
(Kız Emine Emine yandım kibar Emine)
Ağu olsa içerim
(Kız Emine Emine yandım kibar Emine)
Gerdandan akan teri
(Kız Emine Emine yandım kibar Emine)

Değirmen boyu çiçek
(Kız Emine Emine yandım kibar Emine)
Orak getirin biçek
(Kız Emine Emine yandım kibar Emine)
Ben yarimi tanırım
(Kız Emine Emine yandım kibar Emine)
Orta boylu mor çiçek
(Kız Emine Emine yandım kibar Emine)❞

❝Kaleden kaleye ben gördüm oni
Mavidir şalvarı şeleke yani
Elalem içinde ben sevdim oni

Atma bu taşları ağam uyanır
Ağamın sesinden sular bulanır

Kalenin dibinde bir sepet kiraz
Aşağdan geliyor gerdani beyaz
Ağa gerdan üstüne kılaydım namaz

Neyleyim neyleyim dünya malını
Elime verseler nazlı yarimi❞

❝Kavron yaylasında bir gelin gördüm
Geline yaylanın yolunu sordum
Duman geri gitti yaylayı gördüm
Eyvah bana yazık bana vay bana

Tüfeğim duvarda asılı kaldı
Mektubum bavulda basılı kaldı
Dertlerim çoğaldı yazılı kaldı
Eyvah bana yazık bana vay bana

Avcı Ahmet ile ava yürüdüm
Yokuştur yolları orda yoruldum
Avımı vurmadan kendim vuruldum
Eyvah bana yazık bana vay bana❞

❝Gördüm cemalini güldü bu gönül
Baldan tatlı gelir dili Müjgan'ın
Sultanlığa layık ne yazık ki kul
Uzar bir eyyama yolu Müjgan'ın

Beyazdır libası sanırsın huri
Baldan nişan almış ağzının barı
Perişan ediyor bastığı yeri
Tam aslan misali hali Müjgan'ın

Merdane bir güzel doğrudur sözü
Güldür bülbülüne ediyor nazı
Adaletle gezer tam bir şark kızı
Doğuda Kars imiş ili Müjgan'ın

ısmi Müjgan derler soyadı Koçer
Verseler de aşkın badesin içer
Civani mihmandır bu yerden kaçar
Bilmem kimdir özce kulu Müjgan'ın❞

❝Mahimi gördüm düşümde (aman aman)
(Aman) Giden ayın onbeşinde
Sevdası vardır başımda (aman aman)

Aman gelişi mahime benzer
Yavrum gülüşü şahime benzer

Mahim vardır da mahim vardır (aman aman)
(Aman) Yüreğimde ahim vardır
Kokulmadık gülüm vardır (aman aman)

Aman gelişi mahime benzer
Yavrum gülüşü şahime benzer❞

❝Mecnun’um Leyla’mı gördüm
Yüzüme bir baktı geçti
Çözemedim ak elleri (oy oy oy)
Kaşlarını yıktı geçti

Gözlerini hançer gibi
Yar sineme çaktı geçti

Soramadım bir çift sözü
Ay mıdır gün müdür yüzü
Sanki bir sabah yıldızı (oy oy oy)
şevki beni yaktı geçti

Gözlerini hançer gibi
Yar sineme çaktı geçti

Ateşinden duramadım
Sırrına ben eremedim
Sabah oldu göremedim (oy oy oy)
Yıldız gibi aktı geçti

Gözlerini hançer gibi
Yar sineme çaktı geçti❞

❝Merdiven başında gördüm boyunu
Tazece konuştum bilmem huyunu
En gücü sararlar fidan boyunu
Öyle bir güzelin sevdalısıyım

Merdiven başında gergefin işler
Gergefin üstüne dökülür yaşlar
Alem sevdiğine neler bağışlar
Karadır kaşların sevdalısıyım❞

❝Bir kız gördüm Serhat Kars'ın düzünde
Kız sen Serhat Kars'ın neresindensin
Bir tebessüm vardı melek yüzünde
Kız sen Serhat Kars'ın neresindensin

Giyinmiş kuşanmış gelmiş pazara
Hangi rüzgar attı seni bu diyara
Aman dikkat eyle gelme nazara
Kız sen Serhat Kars'ın neresindensin

Sarıkamış'tan mı Iğdır'dan mısın
Ladı Kars benlehmet Diğor'dan mısın
Göle, Selim yoksa Çıldır'dan mısın
Kız sen Serhat Kars'ın neresindensin

Gerdanı dizilmiş sarı liralar
Fırfırlı eteği belin burmalar
Sana kurban olsun bizim buralar
Kız sen Serhat Kars'ın neresindensin

Ardahan Hanaktan Posof'tan mısın
şöreyelden yoksa Susuz'dan mısın
Arpaçay Kaçköyü Cala'dan mısın
Kız sen Serhat Kars'ın neresindensin

Serhat diyarının ayı yıldızı
Edepli erkanlı anasının kızı
Söylettik konuşmaz ediyor nazı
Kız sen Serhat Kars'ın neresindensin

Ergün metahını döktü sözlere
Sürmeler çekilmiş ele gözlere
Hadi nazlanmada söyle bizlere
Kız sen Serhat Kars'ın neresindensin❞

❝Bir güzel gördüm ki çimende gezer
Kınalı parmak elleri ne güzel
Kamette zibade huriye benzer
Gerdanında çifte benler ne güzel

Huri kıyafeti lebinde ballar
Rüzigar estikçe titreşir teller
Sanma ki bahçede öten bülbüller
Söyledikçe dudu diller ne güzel

Kemandır kaşları gözleri ela
Cemalin görenler mecnundur hala
Sallanır naz ile bir kaddi bala
Yürüdükçe ince beller ne güzel

Cemalin görenler almaz mı ibret
Çekilmiş hüsnüne nakkaşı kudret
Daim güzellerde vardır mürüvvet
Siyah perçem ebru teller ne güzel

Said'im çekersin efkarı gamı
Sürmedim dünyada devranı demi
Saçıldı sineme siyah perçemi
Ürgürdükçe ince beller ne güzel❞

❝Ben doğmadan çoktan öldüm
şansıma küstüğüm zaman
Ne gün gördüm ne de güldüm
Ağlayıp sustuğum zaman

Düşmüşem sebebine ben
Tutun kaldırın elimden
Deşer yaram kaderimden
Melhemi bastığım zaman

Güllerim soldu baharda
Söndü ışıklarım bağda
Bitmeyen çilem bir anda
Biter mi öldüğüm zaman❞

❝Ne vefasın gördüm bezm-i cihanın
Kan ile pür olsun peymaneleri
Ne lütfunu gördüm pîr-i muganın
Basma yıkılsın meyhaneleri

Çok çektim feleğin cevr ile kahrın
Bin kerre nüş ettim tas ile zehrin
Boş olsun şarabı sak-i dehrin
Lebinden emzirmez mestaneleri

Emrahi beyhude sanma emeğin
Elbette dergaha geçer dileğin
Kırılsın dişleri çarh-ı feleğin
Nice hor eylemiş merdaneleri❞

❝Bugün gördüm kaşı kara
Anlaşılmaz bir hal olmuş
Göze çarpmadı tam bir aya
Konuşmaz dili lal olmuş

Unutmuş şöhreti şanı
ıncitir bu şirin canı
Büyümüş dalı gerdanı
Kolları selvi dal olmuş

Sevda yakıyor içini
Göremez kendi suçunu
Omuza dökmüş saçını
Zülüfleri tel tel olmuş

Seller gibi çağlıyorum
Bak gönlümü dağlıyorum
Der Civani ağlıyorum
Gözümün yaşı sel olmuş❞

❝ıki beden gördüm altmış başı var
Müttesildi onda gayrı sır olur
ıki uruf gerdiş vurub dolanır
Gahdan iki olur gahdan bir olur

Birisi sultandı gezir taht üste
Biri gah sağ olur gah olur heste
Gocaldıgca olur teze növreste
Cavanlıgda goca olur pir olur

Yüzseksen kolu var oynar abınan
Üçyüz kulağı var san hesabınan
Beş kelme danışır afitabınan
Kelmesinden gövher olur dür olur

Aşıg Elesger (bu) hesaba yetişdi
Onu cem eyleyen bir neçe kuşdu
Gahdan bezirgandı gahdan dervişdi
Gah padişah olur gah vezir olur❞

❝Bir güzel kız gördüm tutmuş yolunu
Uzatmış gerdana ebru telini
Geldi geçti bilmem kimin gelini
Sorsam öldürürler sormasam öldüm

şu giden güzelin aslın sorayım
Gerdanda benine yüzüm süreyim
Dedi gel yanıma haber vereyim
Varsam öldürürler varmasam öldüm

Çok durma karşımda söyle sözünü
Zahire aşıkım bilmem özünü
Gerdanda benime gel sür yüzümü
Sürsem öldürürler sürmesem öldüm

Dedi yiğit muradına erdin mi
El uzatıp gonca gülüm derdin mi
Koynumdaki çifte narı gördün mü
Görsem öldürürler görmesem öldüm

Alem güzel olsa girmez aynıma
Uzat kollarını dola boynuma
Eğer Said isen gel gir koynuma
Girsem öldürürler girmesem öldüm❞

❝Sabahtan gördüm seni
Çok beyaz geldin bana
Konakta mı büyüdün oy oy Emine
Güneş çalmamış sana
(Güneş değmemiş sana)

Parmağında yüzükler
Kolunda bilezikler
Oy sana dolanayım of of Emine
Nedir bu güzellikler

Vardır güzel yaylalar
Hamsiköy'ün başında
Alır kaçarım seni oy oy Emine
Onüç ondört yaşında

Parmağında yüzükler
Kolunda bilezikler
Oy sana dolanayım of of Emine
Nedir bu güzellikler

Bir kurşun atacağım
Belindeki kuşağa
Anan vermedi seni oy oy Emine
Benim gibi uşağa

Parmağında yüzükler
Kolunda bilezikler
Oy sana dolanayım of of Emine
Nedir bu güzellikler❞

❝Payas ellerinde bir güzel gördüm
ınci mi mercan mı dişi fidanım
Ak göğsünde güller açılmış
Bellisiz baharı kışı fidanın

Güzellik alnına haktan yazılmamış
Görüncek dizimin bağı çezilmiş
Beşibirlik kaşar kaşar dizilmiş
Görünmez dakımdan döşü fidanım

Kiminin izarı ipekli belli
Kiminin izarı sırmalı telli
Bir isbir bakışlı bir ince belli
Mesteder alemi kaşı fidanın

Hanım gibi güzellerin içinde
Miski amber bulaştırmış saçında
Parlak kondurası parlar kıcında
Al yeşil dönüyor başı fidanın

Kul Abdulla'm der ki güzeller piri
Cemalin görseniz dağların karı
Horalımı çıkar Halep'ten beri
Bulunmaz menendi eşi fidanın❞

❝Pınarın başında ben gördum onu
Siyahtır şalvarı pembedir yanı
Yandım le le le pembedir yanı
Güzel sevenlerin bu mudur sonu

(Baglantı)
Geçti gençlik ömrüm kırka da dayandı
Yandım le le le seksene dayandı

Pınarın başında yatmış uyumuş
Ela gözlerini uyku da bürümüş
Yandın le le uykuda bürümüş
Evvel küçücüktü şimdi büyümüş

Bağlantı❞

❝Bu gece rüyamda bir güzel gördüm
Erken uykudan kaldırdı gönül
Daha yaşı ondört ile onbeşti
Yalvardı bu kızı al dedi gönül

Dedim gönül gel bir kavil edelim
Dedi babasına dünür gidelim
Dedim kız da almam derse nidelim
Dedi Peygambere şikayet edelim

Dedim gönül bu kız bize yar olmaz
Dedi insan kocar gönlü kocamaz
Dedim gönül cebimizde para az
Dedi el aç dilen al dedi gönül

Ercan der benim de ara uyumuş
Aç tavuk rüyasında darı görürmüş
Gözümü açtım ki dostlar rüyaymış
Kız diye yastığa sarılmış gönül❞

❝Bir gece yatarken habu gafletten
Cem oldu başıma cihanı gördüm
Ta Ademden beri gelip geçenler
Gerek aşikare nihanı gördüm

O zaman karşımda gördüm ben piri
Semaya ser çekmiş yüzünün nuru
Hitap etti bana dedi bak beri
Ellerinde Ayet Kur'an'ı gördüm

Dediler geliyor hatemen nebi
Açıldı yedi kat göklerin babı
Titredi yerlerin bunca mihrabı
Fahri kainatı Sultanı gördüm

Zülali'yi yaktı bu aşkın közü
Dilimde zikrettim hakkı niyazı
Elim uzattım ki alayım sazı
Gözüm açtım tahtı viranı gördüm❞

❝Seni gördüm el götürdüm dünyadan
Uzun boylu kelem kaşlı ay gözel
Lale yanaklara kaymak dodağa
Bakan gibi ağlım çaşdı ay gözel

Heç demirsen Yetim Seyid hardadı
Ne sebebdi senin meylin hardadı
Menim gözüm koynundagı nardadı
Pulum yokdu elim boşdu ay gözel❞

❝Gurbanın elinde meyve bağında
Alma heyva deren bir sona gördüm
Başında ağ çalma ayağında mest
ıpekden bürünmüş al dona gördüm

Gara gözler ile gıygacı bahdı
Eşgi üreyime süzüldü ahdı
Gırmızı güllerden teline tahdı
O gızı güneşle yan yana gördüm

Söz açdım sevgiden çiçekden gülden
O gız gülümsedi dillendi birden
Söyledi oğlum var incime menden
Men onu mehriban bir ana gördüm❞

❝(hey) Saraçlar içinde gördüm (leyli leyli) ben onu
Mavidir şalvarı siyahdır donu

Haydi gel leylim leylim leylim bir tanem
Gel yavaş yavaş yanıma yanaş
Ufacık ufacık da köşeyi dolaş

(hey) Nalbantlar içinden geliyor (leyli leyli) sesi
Sarıdır cepkeni kırmızı fesi

Haydi gel leylim leylim leylim bir tanem
Gel yavaş yavaş yanıma yanaş
Ufacık ufacık da köşeyi yanaş❞

❝Senem'i gördüm yayla yolunda
Saçları belik belik dalında
Baharın gülşen çağında

Aşkın oduna yan Senem Senem
Ben sana yandım can Senem Senem
Ay Senem vay Senem
Karda oynayan endamı güzel
ışveli nazlı gözleri güzel

Sarıkamış suyun içemedim
Kınalı köprü dar geçemedim
(Doğanlı dağı kar geçemedim)
Güzellerden seçemedim

Aşkın oduna yan Senem Senem
Ben sana yandım can Senem Senem
Ay Senem vay Senem
Karda oynayan endamı güzel
ışveli nazlı gözleri güzel❞

❝Sabahtan bir güzel gördüm
Suya gelmişti pınara
Aradım aslını sordum
Aşıkım hüsnü dilbere

Bahçedeki taze fidan
Seherde kalkmış uykudan
Salınarak suya giden
Ala gözlü kaşı kara

Gider yolda üğrünerek
Sandım aslı huri melek
Cilveli nazlı gülerek
Benleri var sıra sıra

Boyu servi çınar gibi
Gökte turna döner gibi
Dala bülbül konar gibi
Avaz veriyor kuşlara

Bülbül bağlıdır kafeste
Kavuşursak son nefeste
Gül bahçede bülbül seste
Veysel yapış zülfü yare❞

❝Salınıp giderken boyunu gördüm
Selvi miydi fidan mıydı boy muydu
Eğmiş kaşlarının yayını gördüm
Kılıç mıydı gamze miydi yay mıydı

Güzel keklik gibi geziyor taşta
Gören aşıkları yakar ateşte
Avazı bülbülde sedası kuşta
Keklik miydi turna mıydı toy muydu

Taramış zülfünü dökmüş gerdana
Yel estikçe dalgalanır her yana
Dedim dilber çevir yüzün bak bana
Gözler yıldız al yanaklar ay mıydı

Arasan dünyayı bulunmaz eşi
Siyah bulut perdelemiş güneşi
Ah çekti gözünden sel etti yaşı
Deniz miydi derya mıydı çay mıydı

Veysel şatır beyan eder derdini
Terkedemem ezberini virdini
Dilim tutup soramadım yurdunu
Yayla mıydı kasaba mı köy müydü❞

❝Ben bir öküz gördüm çıktı zafere
Onun dağıttığı yuvayı söyle
Nefsin tuzağına düştü bir kere
Onun kaybettiği davayı söyle

O öküz misafir oldu Musa'ya
Düşürdü Musa'yı derde tasaya
O öküz ihanet etti Asa'ya
Sırtına yediği sopayı söyle

O öküz ahırda kırdı yuları
Musa'nın küpünden içti suları
Kaçtı Musa'cığın hep uykuları
Muamması gizli manayı söyle

Öküz firar etti Ağrı Dağı'na
Gitti girdi ejderhanın bağına
Ejderha öküzü al kursağına
Midesi bozuldu ikrahı söyle

Yeter ey Daimi yorma özünü
Arif olan anlar senin sözünü
Biliyorsan o öküzün izini
Aşık mısın be hey enayi söyle❞

❝Satarımda gördüm seni yardıma
Yetiş bun günleri Ali Muhammed
Bastığın turaplar derman derdime
Yetiş bun günleri Ali Muhammed

Hasan'ın sevgisi candan ırılmaz
Hüseyin'i seven her giz yorulmaz
Dünü günü meylim senden ayrılmaz
Yetiş bun günleri Ali Muhammed

Ol ımam Zeynel'i candan severim
Muhammet Bakır'ı anar ağlarım
ımamı Cafer'i tesbih eylerim
Yetiş bun günleri Ali Muhammed

Benim sevdiceğim Musa-ı Kazım
ımam Rıza'ya vardır niyazım
Taki Naki kabul eyle sen sözüm
Yetiş bun günleri Ali Muhammed

Askeriden melhem gelsin yaraya
ımam Mehti kadem basar karaya
Zefili'yim geldim girdim sıraya
Yetiş bun günleri Ali Muhammed❞

❝Sencan karyesinde gördüm bir güzel
Çeşit çeşit başcağızı bağlıdır
Ne ben söyledim de ne o açıldı
Açılmadık dilceğizi bağlıdır

Kahpenin kızı da ne tez böyüdün
Geçen gördüm şu düğünde yoğ idin
Ağlayan yiğidi ne şekl avudun
Avutmasın bilmez daha yalvardır

Salını salını karşıma çıktı
Ak yari görünce belimi büktü
Eski derdimden de beş beter etti
Doğrulmaz kametim bundan eğridir

Karac'oğlan der ki konup göçülmez
Eyi kötü birden bire seçilmez
Denerim yolları yarsız geçilmez
Yarin alan gidişinden bellidir❞

❝Çok düş gördüm gerçek hani
Bundan sonra senin olsun
Kime kandırdın yabani
Bundan sonra senin olsun

Çiğdi gönlüm şimdi pişti
Neylesin sarayı köşkü
Zaten artık vakti geçti
Bundan sonra senin olsun

Bulduğun yar yar olsa da
Kararların kar olsa da
Yoklar artık var olsa da
Bundan sonra senin olsun

Özlediğin mutluluklar
Bitmeyen kula kulluklar
Zor gelen bu ayrılıklar
Bundan sonra senin olsun

Dünyada bir haz kalmadı
Geçti bahar yaz kalmadı
Çalınacak saz kalmadı
Bundan sonra senin olsun

Cahilidir benim adım
Kalmadı hiç tuzum tadım
Alacağım her muradım
Bundan sonra senin olsun❞

❝Tahrir mektebinde bir güzel gördüm
Payesin izzette yekta yazarlar
Nasıl zat-ı şerif aslına erdim
Saadette ol bi hemta yazarlar

Ancak budur mahbublara sergerde
Naz ü nezakette peyrev her yerde
Aşıklar ah eder gördüğü yerde
şeftalisin derde şifa yazarlar

Görmedim sen gibi şuh-ı cihanı
Emsalin bulunmaz Yusuf-ı Sani
ısmim beyan etme aşık Figaani
ımzalarda (ayın mim ra) yazarlar❞

❝Tabakta darı gördüm
Düşümde yarı gördüm
Keşke görmez olaydım
Benzini sarı gördüm

Sabahınan gün doğar
Boyalı konaklara
Yar bizi davet etmiş
Kırmızı yanaklara❞

❝Tabakta balı gördüm
Üyramda yari gördüm
Keşke sevmez olaydım
Benzini sarı gördüm

Hop ninnayı ninnayı
Gel oynayı oynayı

Tabak balsız olur mu
Gül dikensiz olur mu
Doğru söylen gomşular
O yar bensiz olur mu

Hop ninnayı ninnayı
Gel oynayı oynayı❞

❝Taht tavusunu gördüm
Ayağına yüzüm sürdüm
El bağlayıp divan durdum
şahım Sultan Selim'dir bu

Geçip çeşme kenarında
Havuzların civarında
Yapıp sanat dıvarında
Sim ü zerle kalemdir bu

Aynalarda gör kendini
Izhar eylemiş fendini
Açmış göğsünün bendini
şükür Hak'tan keremdi bu

Cihan buna malik olmaz
Bahçesinin gülü solmaz
Seyfa varan geri dönmez
Meğer bağ-ı iremdir bu

Hudam versin nice sürur
Olalım daima mesrur
Der Aşık Bağdadi mehcur
Benim daim duamdır bu❞

❝Üç gün önce gördüm karalı düşün
Felek kara yele bağladı başım
Daha onbeş yaşa değmedi başım

Kıyma kanlı zalim gel bana kıyma
Yalandır sözleri sözüne uyma

Üç gün evvel kınaladım elimi
Bohçaladım yeşilimi alımı
Ben de bilmem gideceğim yolumu

Kıyma kanlı zalim gel bana kıyma
Yalandır sözleri sözüne uyma

Yedi kurşun yazdılar kabir taşıma
Varın bakın şu zalimin işine
Bir gelin vurmuşlar boşu boşuna

Kıyma kanlı zalim gel bana kıyma
Yalandır sözleri sözüne uyma

Odada serili ipekli minder
ıpekli çarşamın çevresin dönder
Kusurum var ise babama gönder

Kıyma kanlı zalim gel bana kıyma
Yalandır sözleri sözüne uyma

Nettin kanlı zalim ben sana nettim
Malını alıp ele mi sattım
Yoksa namusuna hilemi kattım

Kıyma kanlı zalim gel bana kıyma
Yalandır sözleri sözüne uyma

Sen de benim gibi garip ölesin
Mapushane köşesinde kalasın
Kara toprağılan murat alasın

Kıyma kanlı zalim gel bana kıyma
Yalandır sözleri sözüne uyma❞

❝Uyudum bademi aldım
Anne ben pirimi gördüm
Böyle bir efkara daldım
Anne ben pirimi gördüm

Pirim geldi de yoruldu
Aklım fikrim hep vuruldu
Düştü fincan da kırıldı
Anne ben pirimi gördüm

Gözüm gördü ona şaştı
Yandı içerimde coştu
Bana haktan vade düştü
Anne ben pirimi gördüm

Bulani ismi verildi
Fikrim şaştı da vuruldu
Haktan bu rüya görüldü
Anne ben pirimi gördüm❞

❝Üç güzel gördüm de Han Ayvaz içinde
Çalınsın toy düğünde ta ben gelende
Biriksin Halep'in babam şam'ın ayali
Çalınsın toy düğünde ta ben gelende

Kurban olam da kametine boyuna
Hayran olam da kaşlarının yayına
Dürlü libas Ayvaz balı boyuna
Diksin terzibaşı ta ben gelende

Binem kır atımı da esem bir yana
Düşmanın bağrını da dönderem kana
Beş yüz evvel ısmarladım Urum'a
Yedi kasapbaşı da ta ben gelende

Issız koyman da Köroğlu'nun odasın
Kötülere varsın koçyiğitler kadası
Beş yüz şişe de Urumeli badası
ıçsün serhoşlarım da ben gelende❞

❝Vefasız dilberi gördüm pınarda
şu kara bağrımı dağladı gitti
Bir dem şahin gibi yüzüme baktı
Yıktı kaşlarını ağladı gitti

Yaşını silip de demedi derdi
Fark etmedi zalim namerdi merdi
El sözüne kandı yolun dönderdi
Ak üstüne kara bağladı gitti

Her dem varıp beni sana kardılar
şerha şerha yüreğimi yardılar
Seni benden alıp yada verdiler
Düşman yarasını sağladı gitti

Bizi ayırana sanmayın kalır
Erilmez muradın atı gem alır
Gitti bu ülkeden yetişem sanır
Minhaci gözyaşın çağladı gitti❞

❝Vatanın halkına bir nazar ettim
Ne bir mecnun ne bir efsane gördüm
Durmadım dolaştım her yana koştum
Zaman dönmüş başka zamane gördüm

Aşık oldum vatanımın nazına
Bülbül oldum baharına yazına
Her taşın altında birer hazine
Defineler dolmuş virane gördüm

Maarif selleri çölleri almış
Devrilmiş çevrilmiş her yanı sarmış
Der Zülali yeni asırlar gelmiş
Çok şükür yurdumu keşane gördüm❞

❝Dün gece seyrimde batın yüzünde
Hünkar Hacı Bektaş Veli'yi gördüm
Elif taç başında nikap yüzünde
Aslı imam nesl-i Ali'yi gördüm

Geçti seccadeye oturdu kendi
Cemali nurundan çerağ uyandı
ışaret eyledi sakiler sundu
Bize Hak'tan gelen doluyu gördüm

ıçtim ol doluyu aklım yitirdim
Çıkardım benliğim ikrar getirdim
Menzil gösterdiler geçtim oturdum
Kemerbest bağlanmış belimi gördüm

Mürşid eteğinden tutmuşam destim
Bu idi muradım erişti kastım
Bilmem sarhoş muyum neyim ben mestim
Erenler verdiği dilimi gördüm

Kalender Abdal'ım koymuşam seri
Canım kurban ettim gördüm didarı
Erenler serveri gerçekler eri
Hünkar Hacı Bektaş Veli'yi gördüm❞

❝Gine gördüm Elif de kızın yüzünü (de yüzünü aman)
Duman da sandım şalvarının tozunu (vay vay)
Elifim gel gel nazlı da yarim sallan da gel

Elif çıkmış pencereden el eder (de el eder aman)
Kaşıynan gözü beni del'eder (vay vay)
Elifim gel gel nazlı da yarim sallan da gel

Bir kuş konmuş serayının başına (da başına aman)
Güneş de çavmış kirpiğine kaşına (vay vay)
Elifim gel gel nazlı da yarim sallan da gel❞

❝Bir mezarcı gördüm mezar başında
Gider ağır ağır hüzün içinde
Dedim ki yaşı kaç yetmiş yaşında
Gider ağır ağır hüzün içinde

Terkedip dünyadan almış payını
Terkeylemiş daha görmez köyünü
Ölüm komaz ağasını beyini
Gider ağır ağır hüzün içinde

Birkaç kişi gördüm gözleri yaşlı
Her birisi birbirinden telaşlı
Ne taze gelin kor ne kalem kaşlı
Gider ağır ağır hüzün içinde

Biri gelip çatar geçmeden çağlar
Dayanmaz ölüme en yüce dağlar
Baksana bir çocuk doğmadan ağlar
Gider ağır ağır hüzün içinde

Ya Dumani işte böyledir ölüm
Senin de ahrete dönmüştür ölüm
Seninle başbaşa kalır ecelin
Gider ağır ağır hüzün içinde❞

❝Yayla güzelini gördüm bezeli
Bir melek misali döner yayladan
Siyah saçlar ak topuğa uzalı
Doğar güneş gibi yanar yayladan

şu yayla yanıklara su verirmiş
şu yayla ah şu yayla

Güzel Leyla gibi dağları bekler
Aşıklara dert üstüne dert ekler
Yaz mevsimi geçer göçünü yükler
Bu dağlar maralı iner yayladan

şu yayla yanıklara su verirmiş
şu yayla ah şu yayla❞

❝Yalan dünya senin nelerin gördüm
Sultanı tahtından indiren dünya
Alemi titreten kükreyişinden
Aslanı kediye yendiren dünya

Aldatıp kandıran yüzlere gülen
Hepsi de nafile herşeyi yalan
Kiminin serini sevdaya salan
Kerem'i Aslı'ya yandıran dünya

Kimine hesapsız servet verirsin
Kimine dert keder firkat verirsin
Kimine şan ile şöhret verirsin
Kiminin mumunu söndüren dünya

Nice yiğit Ali Zallar var idi
Yok oldular toprak olup çürüdü
şefaatkar resulullah nur idi
Acımadan kabre döndüren dünya

Coşkuni der bizim halimiz n'ola
Mevlam yardım eyle her mümin kula
Birgün yolcu eder dönülmez yola
Üç beş arşın bezle gönderen dünya❞

❝Yatmışdım gefletde men bele gördüm
Ereb rö'ya Farsi habı Türki tuş
Uçuşur könlümden günde min defe
Ereb deyyar Farsi mürğu Türki guş

şükür olsun bele gözel varımış
Hesretinden şirin canım erimiş
Deste deste dal gerdeni bürümüş
Ereb zülfü Farsi muyu Türki saç

Birce sallan bu gaşımda gez menim
Gehr eylesen gara bağrım ez menim
Rehm eyleyib gebrim üste düz menim
Ereb hecer Farsi sengi Türki daş

şair Nebi deyer galmadı arım
Vede hilaf oldu bi-mürvet yarım
Men seni seveli oldu baharım
Ereb işta Fars zimistan Türki gış❞

❝Yaz ayları gördüm seni
Ömrüm oldu teze dağlar
Könül senden ilham aldı
Başlayanda söze dağlar

Ağır eller yaylar sende
Hörmet eyle derdimende
Yağış yağıb gün düşende
ışin olur meze dağlar

Gülün deste tutmayanlar
Köksün üste yatmayanlar
Eli sene çatmayanlar
Derde nece döze dağlar

Mehribansan bahar yaznan
şirin dilli hoş avaznan
Hındı Memmed telli saznan
Gelib sende geze dağlar❞

❝Yolda gördüm bir zaza
Sarılmış piyonza
Dedim zaza derdin ne
Dedi aşığım Fatma’ya

Elbisesi mor imiş
Yar sevmesi zor imiş
Ben bir tane yar sevdim
Seveni ne çok imiş❞

❝Yarçın Yaylası'nda bir güzel gördüm
Kaşları hilal gözleri cerandır
Yanaklarında al al gülleri var
Dili bülbül kendisi bir şahandır

Çiçeklerden almış yüzün rengini
Hayran oldum bulamadım dengini
ınce bele salmış kemer bendini
Bildim güzellere bu bir sultandır

Karacaoğlan der bu yer neresi
Altın Oluk Pınarbaşı çevresi
ınce belde saçlarının turası
Boyu servi endam akla ziyandır❞

❝Yine gördüm gerdanında bir nişan
Nişane gördükçe oldum perişan
Dua eyle[n] ben yarımla kavuşam

Keten gömlek giyer teninden nazik
Kolunu sıktırmış elma[s] bilezik
Yerine düşmeyen gönüle yazık

Evlerimin önü ebem-gümeci
Tırmana tırmana çıktım yamacı
Sizde mi bulunur gönül ilacı❞

❝Bir çift turna gördüm yolda yorulmuş (aman aman)
şahin vurmuş kanatları kırılmış (aman aman)
O da benim gibi yardan ayrılmış (aman aman)

Turnalar turnalar telli sunalar (aman aman)
Benden yare selam edin turnalar

Turnamın kanadı allı yeşilli (aman aman)
Felek vurdu ben kaybettim eşimi (aman aman)
Nere alıp gidim ben bu başımı (aman aman)

Turnalar turnalar telli sunalar (aman aman)
Benden yare selam edin turnalar❞

❝Bugün ben bir peri gördüm
Sırma saçın tarar gezer
Bölüp tökmüş sağa sola
Dal gerdanda örer gezer

Çıkıp tahtında oturmuş
Aleme hükmün yetirmiş
Sona-tek eşin yitirmiş
Maral gibi arar gezer

Mazlumi gördüm göz ilen
Islaha gelmez naz ilen
Benden kaçar el söz’ ilen
Çekip yüzün sarar gezer❞

❝Bugün ben güzeller şahını gördüm
Giyinmiş kuşanmış al harelenmiş
Ayağın tozuna yüzümü sürdüm
Derdim emdim benden bi-çarelenmiş

Bıktık o feleğin kötü işinden
Değirmenler döner gözüm yaşından
Elin siteminden adu taşından
Gönlümün şişesi bin parelenmiş

Kızarmış yanağın yine al olmuş
Benim akılcığım tar ü mar olmuş
Siyah kaküllerin bir keman olmuş
Mestane gözleri setparelenmiş

Efendim sultanım yüzünü dönder
Gelmediysen bari selamın gönder
Mübarek ayların zekatını ver
Desinler Gevheri fukaralanmış❞