Ali Ekber Çiçek - Divane







Yorum Yaz

Yorumlar
5 - 5 - 0 yorum

Ali Ekber Çiçek En Çok Dinlenen 10 Türküsü
ali ekber çiçek - şu yüce dağları duman kaplamış (erzincan)
Ali Ekber Çiçek - Dünya Malına Güvenme
Ali Ekber Çiçek - Unutursun
ali ekber çiçek - başı pare pare dumanlı dağlar (erzincan)
Ali Ekber Çiçek - Yolumuz Gurbete Düştü
ali ekber çiçek - gönül gel seninle muhabbet edelim (erzincan)
Ali Ekber Çiçek - Ağlama Gözlerim Mevlam Kerimdir
ali ekber çiçek - bir yıldız doğdu nur ile (erzincan)
Ali Ekber Çiçek - Gurbet Elde Bir Hal Geldi Başıma
Ali Ekber Çiçek - Ben Bu Derdi Çeke Çeke

Etiketler : Ali Ekber Çiçek, Divane, Ali, Ekber, Çiçek, Divane, Ali Ekber Çiçek - Divane türkü indir, Ali Ekber Çiçek - Divane türkü dinle, Ali Ekber Çiçek türküleri, Divane türküsü dinle, Ali Ekber Çiçek türkü dinle, Ali Ekber Çiçek türkü sözleri, Divane sözleri, Ali Ekber Çiçek mp3 dinle

❝Divane ettin aklımı
Taştan taşa vura vura
Aradım can yoldaşımı
Baştan başa sora sora

Kimi yanar kimi söner
Kimi iner kimi biner
Saraylar virane döner
Boştan boşa dura dura

Gir Mahzuni dost bağına
Kar yağmış dostluk dağına
Gençliğim ömrüm çağına
Baştan başa yara yara❞

❝Bilse bir divane idrakinde noksaniyyeti
Müsterih olmak ne mümkün kalb-i cismaniyyeti

Hazret-i Musa eğer el-ilmü indallahdan
Olmasa gafil yapar mı kibr-i şeytaniyeti

Ademe Tanrı bütün esmayı talim eyledi
Nar-ı şehvet yaktı sonra nur-u irfaniyeti

Hızra mahsus eylemiş Mevla ledünnün ilmini
Gayre mahsus etmemiş bu fazl-ı rüçhaniyeti

Anla harf lafzını men lem yezuk lem yarifin
İlme cehlin cehle ilmen var mı seyyaniyyeti

Arifin her bir kelamında kemal-i müstetir
Merd-i Hak dilden komaz Seyrani hakkaniyeti❞

❝Nerde ne arıyon divane gönül
Dinle bir kendini anlamak için
Sen bir ruhsun kalbin ruhuna bağlı
İrade elinde yönlemek için

Tanıyabildin mi sendeki seni
Bütün vücudunu bu nazik teni
Allah şahit etmiş ruha bedeni
Kimseyi kimseden sormamak için

Sana akıl fikir bir mantık vermiş
Seni gözün ile dünyayı görmüş
O Hak sevenlerin gönlüne girmiş
Kulundan uzakta durmamak için

Sevip sevilmesi gayet tatlıdır
Garibim sevgiler farklı farklıdır
O Hak ruhumuzla irtibatlıdır
Sır etmiş kendini bilmemek için❞

❝Başın için olsun divane Mecnun
Dolanıvirse kuh-i Leylada beni
Değilim huri-vü gılmana meftun
Gözletme cennet-i alada beni

Aşık ister yar yolunda ölmeye
Arif ister bu esrarı bilmeye
Kendi tişesiyle başın delmeye
Üstad gönderdiler Ferhada beni

Hamdülillah her bir murada yittim
Dünyayı ukbayı küllü terk ettim
Alem-i ervahta ilim dercittim
Kim talim idecek dünyada beni

Derdimend Şemidir aşkın mihengi
Asitan-ı yarın bir beli sengi
Her kaçan kurulsa Kerbela cengi
Erenler gönderir imdada beni❞

❝Gül yüzünü görüp divane oldum
Beni mahzun etti sevdan sevdiğim
Cemalin şemsine pervane oldum
Salarım kendimi nara sevdiğim

Nazar kıl aşkına ömrümün varı
Sinemin zalımına melhem ol gayrı
Gel Kerem et bana lütfeyle bari
Sensin her derdime deva sevdiğim

Sen saçı Leylaya olmuşum Mecnun
Görmedim sen gibi bir güzel toygun
Bu Emrah kulunu eyleme mahzun
Razı olmaz buna Huda sevdiğim

***

Dost Elinden Gelen Turna, Erzurumlu Emrah Hayatı
Şiirleri, Orhan Ural, Hürriyet Yayınları: 130
Halk Ozanları Dizisi:1, Şubat - 1976
s.93de eser şu şekilde aktarılıyor


Gül yüzünü görüp divane oldum
Beni mahzun etti sevda sevdiğim
Cemalin şemine pervane oldum
Salarım kendimi nara sevdiğim

Nazar kıl aşıka ömrümün varı
Sinemin zahmına merhem ol gayrı
Gel kerem et bana lütfeyle bari
Sensin her derdime deva sevdiğim

Sen saçı Leylaya olmuşum Mecnun
Görmedim sen gibi bir güzel toygun
Bu Emrah garibi eyleme mahzun
Razı olmaz buna Huda sevdiğim❞

❝Şu benim divane gönlüm
Gene elden ele (halden hale) düştü
Mah cemalin şulesinden
Dalgalanıp göle düştü

Kiminin meskeni külhan
Kimi derviş kimi sultan
Kimi öz yarine mihman
Bana yardan cüda düştü

İntizarım bak kelama
Yarimden gelen selama
Rüzigar doldu aleme
Bana bad-ı saba düştü

Kimisi yar ile gezer
Kimisi canından bezer
Kimi atlas libas giyer
Şükür bana aba düştü

Kul Yusufum der bu demler
Gözünden akıtır nemler
Benim çektiğim sitemler
Bana yardan reva (cefa) düştü❞

❝Şu divane gönlüm bahar çağında
Bülbülüm ne çare ötemiyorum
Ceylanım kayboldu geçti bağımdan
Fakat kement atıp tutamıyorum

Bana derler sen de gel geç o yardan
Halil gibi cismim kurtulmaz nardan
Ben de Mansur gibi kurtulmam dardan
(Mansur gibi cesedim dur olsa dardan)
Ser veririm Billah geçemiyorum

Alemin sözünden yandım yakıldım
Şükür aşkın kantarına çekildim
Katre idim göl ummana döküldüm (akındım)
Kem sözü zehirmiş içemiyorum

Aslım cinsim ola Mansuru Hallaç
(Aslım cinsim ola ki Şah-ı Pevaç)
Dost olan dostuna olurmuş muhtaç
(Çar köşe cihandan alırdı haraç)
Derler Davut Sulariye gözün aç
Dumandır etrafım açamıyorum❞

❝Hava vü hevesten kaçmak isterim
Beni bana komaz divane gönül
Geceyi gündüzden seçmek isterim
Beni bana komaz divane gönül

Özümü mizana vurmak istersem
Hayrımı şerrimi bilmek istersem
Aklımı başıma dermek istersem
Beni bana komaz divane gönül

Dünyaya gelenler gelir kalmağa
Birbirinden görüp öğüt almağa
Hercayi sevmeden fariğ olmağa
Beni bana komaz divane gönül

Beni sevmiyeni düşman bilirdim
Sevene canımı feda kılardım
Vücudum şehrine sultan olurdum
Beni bana komaz divane gönül

Katibi sırrımı bildirmez idim
Bivefaya gönül aldırmaz idim
Nice dem düşmanı güldürmez idim
Beni bana komaz divane gönül❞

❝Dünyadan el çek ey divane gönlüm
Ulaş bir üstada er ile görüş
Mürşidin nazarından yad edersen
İkilikten geçip bir ile görüş

Mürşide yüzünü sürmek dilersen
Emrine zatına ermek dilersen
Hakkın cemalini görmek dilersen
Nur ile nur olup sır ile görüş

Sen nefsini öldür olagör yeksan
Erler meydanında olagör kurban
Yedi iklim dört köşede lamekan
Erenlerin sırrı nur ile görüş

Aşık-ı sadıklar ölegelmiştir
Ağlayanlar bir gün gülegelmiştir
El ele Hakka yola gelmiştir
Tanı kendi özün pir ile görüş

Pir Sultanım kemter kuldur Şahına
Hünkar Hacı Bektaş nazargahına
Deli gönül hak ol düş dergahına
Er olayım dersen er ile görüş❞

❝Kalktı göç eyledi divane gönlüm
Yola varmak ister yoldaş kalmamış
Garip ilde kaldım ben de yalınız
Aradım gönlüme sırdaş bulunmaz

Sofu gevherini yabana atmaz
Yalınız sofunun ektiği bitmez
Kendinin kalbinde karası gitmez
Yapısın yapıma bir taş bulunmaz

Sofu kendi kendin bilmek gerektir
Düşünüp devranı sürmek gerektir
Fırsat elde iken görmek gerektir
Oğul ele geçer kardeş bulunmaz

Gurbet ilde bana neler oluptur
Ciğer aşk oduna delik deliktir
Müsahipsiz sofu düşmüş gariptir
Müsahip ele geçer sırdaş bulunmaz

Abdal Pir Sultanım doğrusu vardır
Harami çok gönül uğrusu vardır
Her başların da bir ağrısı vardır
Ağrıdan kurtulmuş bir baş bulunmaz❞

❝Sen de benim gibi divane misin
Bağ ile bend olmuş her yanın bülbül
Yoksa ki açılmış gülün goncası
Yetürdün aleme figanın bülbül

On bir ay gözlersin bezm-i gülzarı
Ederdin güllerle sen aşk bazarı
Ruz u şeb kılarsın ah ile zarı
Bilmez misin solar gülşenin bülbül

Emrah bülbül gibi sevme gülleri
Gözünden akıtma kanlı selleri
Güz gelince eser hazan yelleri
Geçen gülistandan zamanın bülbül❞

❝Hub cemalin görüp divane oldum
Beni mecnun etti sevdan efendim
Cemalin şemine pervane oldum
Atarım kendimi nara efendim

Nazar kıl bendene ömrümün varı
Nasıl sevmez bu dil sen gibi yarı
Gel kerem kıl bana lütfeyle bari
Sensin her derdime derman efendim

Sen saçı Leylaya ben oldum Mecnun
Görmedim sen gibi bir güzel toygun
Bu garip Emrahı eyleme mahzun
Razı olmaz buna Huda efendim❞

❝Ne istersin benden divane gönül
Ben senin kahrını çekemez oldum
Fitne tarlasına sevgi tohumun
Ne kadar uğraştım ekemez oldum

Ne baharın bahar ne de yazın yaz
Bu ne biçim sevgi bu ne biçim naz
Kendi mezarını var elinle kaz
Dönüp de yüzüne bakamaz oldum

Divani ak ile karayı seçti
Sanma yadlar ile konup da göçtü
Ah of dedim ama iş işten geçti
Zalimin bileğin bükemez oldum❞

❝Pervaneler gibi nare
Dolanma divane gönlüm
Yüze gülen sahte yare
İnanma divane gönlüm

Yar bağında biter gonca
Sabredemem dermeyince
Seni candan sevmeyince
Gel kanma divane gönlüm

Daimi seyrana çıkıp
Bahar seli gibi akıp
Hakikat bendini yıkıp
Bulanma divane gönlüm❞

❝Bir gönüle benzemiyor
Şu benim divane gönlüm
Bulutları ezemiyor
Şu benim divane gönlüm

Saraylarda hırsız ister
İnsanları arsız ister
Kar içinde karpuz ister
Şu benim divane gönlüm

Mahzuniyim ne diyorum
Canı dosta adıyorum
İşte geldim gidiyorum
Şu benim divane gönlüm❞

❝Gam yiyip ağlama divane gönül
Daima bu dünya başa dar olmaz
Hakkın kelamını bırakma dilden
Haktan özge bir adama yar olmaz

Tavlada bağlıdır yiğidin atı
Aslı pak olanın söylenir zatı
Altuna batsa da iyiolmaz kötü
Aslı ham demirden cevahir olmaz

Atı olan ata biner atlanır
Er yiğitler her cefaya katlanır
Yiğit gölgesinde yiğit saklanır
Kötünün gölgesi hem dalı olmaz

Deli Boran bilin cümleden gani
Hem yaratır alır Allah bu canı
Sen kendini yokla nefsini tanı
Boğaz kırk boğumdur dilde sır olmaz❞

❝Hasta gönlüm divanedir durmuyor
Dünya hiç kimseye kalmamış deyin
Bu dert bana asla aman vermiyor
Ağlamış gözünü silmemiş deyin

Çoban oldum sürüleri heyledim
Kader ile ben bu derdi payladım
Bir yar için terki diyar eyledim
Aramış yarini bulmamış deyin

Neler geldi girdi benim düşüme
Felek bu dertleri taktı peşime
Bir yazı yazın ki mezar taşıma
Ferrahi dünyada gülmemiş deyin❞

❝Deli könül ne divane gezirsen
Bivefa dilberden sene yar olmaz
Düz çıhmaz ilgarı ehd-i peymanı
Hercayıda namus geyret ar olmaz

Üz verme nadana sirr verme pise
Ahır gelbin ya inciye ya küse
Ot biter kök üste esli ne ise
Yovşan beslemekle çemenzar olmaz

Vefalıya emek çeksen itirmez
Bedesil nesihet öyüd götürmez
Gabak tağı ter şamama bitirmez
Göy söyüdde heyva olmaz nar olmaz

Teklif olunmamış bir yere varma
Her olmaz meydanda her bığı burma
Seyreğıb adama sen yahın durma
Hain çıhar onda düz ilgar olmaz

Heste Gasım günü geçmiş gocadı
Gelen bezirgandı geden hocadı
Serv ağacı her ağaçdan ucadı
Esli gıtdı budağında bar olmaz❞

Her gün başka bir taraftan esersin
Deli misin divane mi sevdiğim vah beni beni
Ne dedim de benden ayrı gezersin
Deli misin divane mi sevdiğim

Yüreğimde açan gülümdün benim
Aşkın deryasında salımdın benim ah beni beni
Dünyada kanadım kolumdun benim
Deli misin divane mi sevdiğim

Akarsuyu bilmem böyle mi sevdin
Aşkın ateşiyle sinemi deldin ah beni beni
Benim bu halıma sen sebep oldun
Deli misin divane mi sevdiğim❞

Ne istersin benden benden divane gönül
Ben senin kahrını çekemez oldum
Fitne tarlasına sevgi tohumu
Ne kadar uğraştım gönül ekemez oldum

Ne baharın bahar ne da yazın yaz
Bu ne biçim sevgi bu ne biçim naz
Kendi mezarını var elinle kaz
Dönüp de yüzüne gönül bakamaz oldum

Divani ak ile karayı seçti
Sanma yadlarınan konup da göçtü
Ah of dedim ama iş işten geçti
Zalımın bileğin gönül bükemez oldum


Gam kasavet çekme divane gönlüm
Her zamanda dünya başa dar olmaz
Yıkılıp düşene gülme sakın sen
Yiğit düşüp kalkmayınca bellolmaz

Avluda bağlıdır yiğidin atı
Her nere varırsan söylenir methi
Altına batırsan eyolmaz kötü
Aslı ham demirden cevher dar olmaz

Yiğit olan yiğit biner atlanır
Yiğitler de her cefaya katlanır
Yiğit gölgesinde yiğit saklanır
Namertlerde gölge olmaz dal olmaz

Karacoğlan melül mahzun oturur
Ağlamaktan kendi yaşın bitirir
Herkes ataşını burdan götürür
O dünyada ataş olmaz har olmaz❞

Ne ağlarsın benim divane gönlüm
Ezelden böyledir halı dünyanın
Bir gül için gezdim bunca bahçeyi
Sarmış etrafını hey hey çalı dünyanın

Gece batan güneş sabahtan doğdu
Karşıki dağları bulutlar boğdu
Cennetten Ademi Havvayı kovdu
Haramdır Tubası vay vay dalı dünyanın

Mahzuni dünyaya erdiğim zaman
Serimi sevdaya verdiğim zaman
Düğmesiz gömleğe girdiğim zaman
Başına çalınsın vah vah malı dünyanın❞

Şu benim divane gönlüm
Yine hubdan huba düştü
Mah cemalin şulesine
Çalkalanıp göle düştü

Kiminin meskeni külhan
Kimi derviş kimi sultan
herkes yâri ile mihman
Ben yarimden cüda düştüm

İntizarım hak kelama
Kamilden gelen selama
Rüzgar esti şu aleme
Bize badı saba düştü

Bir gün felek cana kıyar
Bizi kabdan kaba koyar
Eller atlas libas giyer
Şükür bize aba düştü

Kul Yusufum der bu demler
Gözümden akıttın nemler
Çekticeğim bu sitemler
Bana yardan reva düştü❞

❝Divane ettin aklımı
Taştan taşa vura vura
Aradım can yoldaşımı
Baştan başa sora sora

Kimi yanar kimi söner
Kimi iner kimi biner
Saraylar virana döner
Boştan boşa dura dura

Gir Mahzuni dost bağına
Kar yagmış dostluk bağına
Gençliğim ömrüm çağına
Baştan başa yara yara❞

❝Dostum sen gideli divane oldum
Gözleyip dururum yolların senin
Bir kez cemalini görmeye kaldım
Bekleyip dururum illerin senin

Gönül feryad eyler seni görmeyip
Senden gayrısına meyil vermeyüp
Gönlüm gözüm aklım fikrim durmayup
Hayaline yeler kulların senin

Hasretinden dertli sinem delinir
Yarin kadri ayrılınca bilinir
Kulağıma hayal hayal çalınır
Sesin ile tatlı dillerin senin

Sensin bu gönlümün hayali düşü
Hasretinden akar gözümün yaşı
Gitmedi serimden boranı kışı
Daim eser firkat yellerin senin

Yar ahdi ikrarı hiçe satarsa
Varıp bir gayriye gönül katarsa
Dostum o yerlerde mekan dutarsa
Aşıki nicolur hallerin senin❞

❝Hak dedim iptida dergaha vardım
Sakın nizamını bozma divane
Eksiklik görürsen yakana yapış
Sakın bir kardaştan bilme divane

Varıp bir kardaşın kuyusun kazma
Kendin düşersin kuyuya yolundan azma
Var hasmınla barış küsülü gezme
Ko desinler sana da deli divane

Gel pirim sen şu Hakk'ın işine karışma
ıblis'in atına binip yarışma
Ko seni dövsünler sen ona ilişme
Ko desinler sana da deli divane

Gerçeğin kitabına yalan yazılmaz
Bunda mürşüdsüz deryalar yüzülmez
Gel bu nizam kıyamette bozulmaz
Ko desinler sana da deli divane

Abdal Pir Sultan'ım hü gel nefes akla
Erenlerin sırrını kalbinde sakla
Ulu divan olur kendini yokla
Ko desinler sana da deli divane❞

❝Hergün başka bir taraftan esersin
Deli misin divane mi sevdiğim
Ne dedim de benden ayrı gezersin
Deli misin divane mi sevdiğim

Yüreğimde açan gülümdün benim
Aşkın deryasında salımdın benim
Dünyada kanadım kolumdun benim
Deli misin divane mi sevdiğim

Akarsu'yu bilmem böyle mi sevdin
Aşkın ateşiyle sinemi deldin
Benim bu halıma sen sebep oldun
Deli misin divane mi sevdiğim❞

❝Divane gönlümüz geçmez güzelden ya Ali
Bir niyaz eyledik senden ya Ali
Benim arzumanım sensin ezelden ya Ali
Gitmez muhabbetin candan ya Ali

Canı dilden sevenlerin canısın ya Ali
Aşıkları mest etmeye kânısın ya Ali
Kusura kalmayan mürvet kânısın ya Ali
Geçersin günahtan kandan ya Ali

Nice yüz bin yıllar kandilde durdun ya Ali
Atanın belinden anadan geldin ya Ali
Onunçün bu halkı gümana saldın ya Ali
Bin bir dondan baş gösterdin ya Ali

şeriat içinde şemsi kamersin ya Ali
Tarikat içinde dahi kemalsin ya Ali
ıstemem cenneti göster cemalin ya Ali
Kul Himmet için de göster himmetin ya Ali❞

❝(erkek)
Divane aşık gibi de dolaşırım yollarda
Kız senun sebebine kaldım ıstanbullarda

(kız)
Boban beni bobamdan da bir kerrecuk istesun
Allah'un emru ilan gelunum olsun desin

(erkek)
Sar belune belune da Trabulus kuşağı
E kız sen de der misun alsam ha bu uşağı

(kız)
Yüksek dağun guşuyum da selviye gonacağum
ıste beni bobamdan vermezse gaçacağum

(beraber)
Al şalum yeşil şalum da dünyayı dolaşalım
Sen yağmur ol ben bulut Maçka'da buluşalım❞

❝Dilbera bendene divane dersin
Divane dağd’olur şehre gelir mi
Nezaket yüzünden düşnam edersin
Hiç demezsin hatırcığım kalır mı

Mestane çeşmimin ref’eyle habın
Kamil olan bilir kamil cevabın
Cemalin arz eyle yetür nikabın
Kem olan hakikat sözden alır mı

şiveler ettikçe kaşı kalemler
Ne denlu yolunda çekse sitemler
Gelir aşıklara lutf u keremler
Gönül sevdiğinden fariğ olur mu

Ey gönül artırıp ah ile zarın
Cevr ü cefasına incinme yarın
Bildirdin aleme hep cümle varın
Sağ olan derdlinin halin bilir mi

Gamzeler çeşminden devaç umarlar
Hatır-ı hasteden mizaç umarlar
Derdliler Ömer’den ilaç umarlar
Biçare derdine derman olur mu❞

❝Divane gönlümü eğlemek için
Bir güzel isterim Çalab'ım senden
Düşmanlar bağrını dağlamak için
Bir güzel isterim Çalab'ım senden

Yare gideceğim yollar yokuşlu
Ak gerdanında çifte benler nakışlı
Üsküfün eğdirmiş şahin bakışlı
Bir güzel isterim Çalab'ım senden

Dilberler içinde geydiği belli
Olsun Köroğlu'nun Ayvaz'ı dengi
Bir karış gerdanlı püskürme benli
Bir güzel isterim Çalab'ım senden❞

❝Divane gönlümün bulanması var
Çıkarım dağlarda gezer yürürüm
Elime aldım aşk meş'alesini
Sinemi odlara yakar yürürüm

ıntizar eyledin büktün belimi
Nice edeyim şu halkın dilini
Başıma sokunmam yarin gülünü
Elime aldım ben kokar yürürüm

Ala gözlü baharımdır yazımdır
Gidi rakıb kara kışım güzümdür
Vilayet hünkarın seyran bizimdir
Göze yasak olmaz gezer yürürüm

Karac'oğlan eydür ah-u zarımdır
Bu dünyada hasret benim yarimdir
Gahi bir bulanmak kisb-i karımdır
Tuna seli gibi akar yürürüm❞

❝Divaneler Divaneler
Durun durun aşka sala
Aşk esiri mestaneler
Varın varın aşka sala

Mest-i elestler kandesiz
Mestane mestler kandesiz
Saki duruptur muntazır
Erin erin aşka sala

Merdaneler Merdaneler
Erlik demi bugündürür
Baş veriben can terkini
Urun urun aşka sala

Ey nice hamle edelim
Üş bu fenadan gidelim
Binin binin aşk atına
Sürün sürün aşka sala

Rah-ı muhabbete girip
Dâva-yı aşk eden kişi
Tan'eylemez âşıklara
Girin girin aşka sala

Akil ne bilir aşkı kim
Mağrur oluptur aklına
Aşkı bugün bu Yunus'a
Sorun sorun aşka sala❞

❝Divaneyim aklım kalmadı serde
Bir kaşları keman aldı da gitti
Aşkın deryasına açuben yelken
Bir kıyas ummana daldı da gitti

Yarin şehrine uğrarsa yolum
Yüz şurup payine arzedem halim
Ahdinde durmadı şol kanlı zalim
Beni ferdalara saldı da gitti

Zalim felek yine gösterdi işler
Gözlerimden akar kan ile yaşlar
Yüreğimdeki yareler işler
Gamzesi sinemi deldi de gitti

Barekallah ne hoş yaraşır allar
Leblerinden akar sükkerle ballar
Der Aşık eğnime aldığım şallar
Hayali gözümde kaldı da gitti❞

❝Ettin aklımı divane
Diyar diyar gezer oldum
Bir sızı koydun içime
şu ömrümden bezer oldum

Bir bahçede bir gül idim
Günden güne bak eridim
Sevdiğimden bir ok yedim
şu ömrümden bezer oldum

Akarsu'ya neler olmuş
Issız bir sahrada kalmış
Bu ne belalı dert imiş
şu ömrümden bezer oldum
Bu ne belalı dert imiş
Ben kendime kızar oldum❞

❝Ey benim divane gönlüm
Dağlara düştüm yalınız
Bu cezayı kendi özüm
Pek mail gördüm yalınız

Dağlar var dağlardan yüce
Dağ mı dayanır bu güce
Derdimi üç gün üç gece
Söylerim bitmez yalınız

şahın ayağına varsam
Hayırlı gül bengin alsam
Kızılırmak'a gark olsam
Çağlasam aksam yalınız

Pir Sultan'ım hey erenler
Erine niyaz edenler
Üçler kırklar yediler
Mürvete geldim yalınız❞

❝Fakirin geldi divane
Elinde gül dane dane
Yaranbaşı izin kime

ıç ağam afiyet olsun
Sohbetiniz kutlu olsun

Başına bağlıyor astar
Gel paşam cemalin göster
Yaranların sohbet ister

ıç ağam afiyet olsun
Sohbetiniz kutlu olsun

Kalk gidelim bizim bağa
Selam verdim sola sağa
Al arabı Ahmet ağa

ıç ağam afiyet olsun
Sohbetiniz kutlu olsun

Ocak yakar çıra ile
Sohbet yerleri sıra ile
Sıra değil para ile

ıç ağam afiyet olsun
Sohbetiniz kutlu olsun❞

❝Kul olanın Hak katında işleri
Bilinir gam çekme divane gönül
Sabır eyle bir gün gözün yaşları
Silinir gam çekme divane gönül

Duyurma illere feryadı ünü
Ah ile vah ile geçirme tünü
Böyle kalır sanma hicranın günü
Dolunur gam çekme divane gönül

Eğer bu gün halin olduysa yaman
Hak bize kefildir eyleme güman
Muhammed Ali'den derdine derman
Bulunur gam çekme divane gönül

Bozulmaz alma yazılan yazı
Elbet bir yola kor Yaradan bizi
Hak kerimdir yine muhabbet sazı
Çalınır gam çekme divane gönül

Aşıki ümidin kesmez şahından
Daim dilek diler kul Allahından
Niyaz et muradın Hak dergahından
Alınır gam çekme divane gönül❞

❝Gel ey divane gönül
Gir içerden içerü
Terk it cümle varını
Bu yad ilden göç yürü

Gel arabi farisi
Gönülden oku dersi
Seyr eyle arş'ı Kürs'i
Can gözlerin aç yürü

Sakın zahit yol ince
Söyler herkes dilince
Var sen seni bilince
Münkirlerden kaç yürü

Hoş kurmuşlar bu yolu
Fark için sağ ü solu
Dost elinden bir dolu
Gel ölmeden iç yürü

Bülbül ağlar gülünden
Söyler ma'na dilinden
Var ol yarin ilinden
Dürler getür saç yürü

Nakşiya dürler saçtın
Acayip sırlar saçtın
Bu meyden kim sen içtin
Ayrılması güç yürü❞

❝Gam yeme divane gönül
Herkes ettiğini bulur
Kimseye hile eyleme
Ettiğin yoluna gelir

Evliya yolu yolumdur
Hep işler ona malumdur
Hak'tan korkmayan zalimdir
Güman ehli kafir olur

Evvel hasmını basmayan
Hırs ile nefsin kesmeyen
Özünü dardan asmayan
Deme ile dar mı olur

Ezel zatını bilmeyen
Kaptan kaba süzülmeyen
Sekiz uçmağa yazılmayan
Gezen hayvan alim m'olur

Aşk atına binmeyince
Aşk meyinden kanmayınca
Gül ağacı olmayınca
Her çalıda gül mü olur

Gani Hakk'ı bulmayınca
Hak'tan kerem olmayınca
Ya ölmeden ölmeyince
Her kişi de kul mu olur

Derviş Muhammed buzular
Aşkınan sinem sızılar
Gerçeği tanır gaziler
şahtan gayri pir mi olur❞

❝Havai ceht etme be hey divane
Engine çekilir göç var ucunda
Boran eser boğulursun tufanda
Kırçılı boranlı kış var ucunda

Zahmalar yiyip de yırtıldım sanma
Kudret mizanında tartıldım sanma
Kabir azabından kurtuldum sanma
Başına gelecek iş var ucunda

Olur olmazınan meydana girme
Topal beygir gibi dizini yorma
Tavus kuşu gibi özünü kurma
Tüyü yolunacak kuş var ucunda

Emsali'ye bir söz diyemezsin ha
ıslamın şartını sayamazsın ha
Dişlerin tutup da yiyemezsin ha
Zehre macun olmuş aş var ucunda❞

❝Katlan dil-i divane güzeller belasına
Hublarda cefa adet imiş mübtelasına

Gel mihr ü vefa suretini tut ciğer köşem
Genç başın için koyma beni il sırasına

Yavuz göze uğrar deyu ol tıfl-ı nevresin
Simli hamayıl takmış ninesi yakasına

Bir şeb bize teşrif buyurun deyu ol şuhun
Yalvarsam aceb olmaz mı bir kez lalasına

Yelme yükünme vade-i vaslında ey gönül
Var mı ulaşan aşk yolunun müntehasına

Tuti gibi her göfti şirin olmağa sebep
Kundakta şeker katmış lalası mamasına

Terkeyle bugünden gerü sevda-yı dilberi
Ey Dertli kimler erişmiş anın vefasına❞

❝Niye gamlanırsın dîvane gönül
Elbet bir gün bu kış gider yaz gelir
Ben dertliyim deyi şikayet etme
Aşıklara böyle cefa az gelir
Elbet bir gün bu kış gider yaz gelir

Güven o Mevlaya kalmazsın naçar
Kara gün derler de tez gelir geçer
Seni eken bir gün kıymatın biçer
Gerçeklere elin sözü az gelir
Elbet bir gün bu kış gider yaz gelir

Gine haşır neşir olursun Hakla
Özünle sözünle kalbini pakla
Canıyın içinde cananın sakla
ıncidirler ona elden söz gelir
Elbet bir gün bu kış gider yaz gelir❞

❝Ne feryad edersin divane bülbül
Senin bu feryadın (anam) gülşene kalsın
Bu dünyada eremezsen murada
Huzur-i mahşere (anam) divana kalsın

Nesin methedeyim bir kaşı kare
şu sineme açtı (anam) onulmaz yare
Dünya tabip gelse derdime çare
Derdimin dermanı (anam) Lokman'a kalsın

Bir can için geçti can ü serinden
Vücudum kül oldu (anam) aşkın narınden
Emrah buse ister nazlı yarinden
Bu bayram olmazsa (anam) kurbana kalsın❞

❝Ne ile dolanın divane aşık
Küfürden ezeli iman ne idi
Oku üç ıhlas'ı otuz kelamı
Doksan bin kelamın harfi ne idi

Ol nasıl melektir divane duran
Başı yok ayağı meydana gelen
Kendi cesedine hem cellat olan
Cesetten canını alan ne idi

Gün buyruk üstüne eğlenir durur
Adı var ismi var dilde okunur
Yerle gök olmadan nice yıl evvel
Kalbinden cümbüşe gelen ne idi

ıkilikten kalkıp bire bağlanın
Budur nasihatim tutan eğlenin
Muallak taşını tutan oğlanın
Alnına çekilen perde ne idi

Değdiler yarama firkatim yeğin
Yerde mi söylüyom gökte mi bugün
Sar' öküzün alnındaki sineğin
Dilinde okunan mana ne idi

Ruhsati'yim selam eylen öksüze
Arif olan sırrın vermez haksıza
Tama olan kail olmaz yek aza
Bu dergaha inen secde ne idi❞

❝Nafile zar etme divane bülbül
Seher feryadını öğrenmedin sen
Senin derdin ancak bigane bir gül
Bahar evradını öğrenmedin sen

Hele sevdalığın yaza gelince
Devr-i gül mevsimi taze gelince
Akranın bulunmaz naza gelince
Aşkın muradını öğrenmedin sen

Çeşmin yaşı olur manend-i girdab
Nale vü zar ile çekersin azab
Mihneti veş olma nafile harab
Derdin berbadını öğrenmedin sen❞

❝Niçe dil vermesin divane gönlüm
Böyle bir cemali münevver aya
Aşkıyla olaldan mestane gönlüm
Nazar etmez oldu cam-ı sahbaya

Güftar eyledikçe canımın canı
Mest ü medhuş eder cümle cihanı
Nebat-ı kand ile beslemiş anı
Pesend aferin büyüden anaya

Bu aşk bize bela olmasın dostlar
Bülbül veş hem neva olmasın dostlar
Kimseler mübtela olmasın dostlar
Böyle bir dilber-i şuh u garraya

Ömer aşıkındır medhini kılur
Var mıdır yarine bahane bulur
Tekellüm babında kim kadir olur
Böyle tıhfe böyle rengin edaya❞

❝Sus ağlama benim divane gönlüm
N'olur bir de sen gül ellere karşı
Gam çekmek için mi geldim cihana
Bülbül gibi küstüm güllere karşı

Uçtu gönül kuşu hala dönmedi
Akar gözyaşlarım bir dem silmedi
Bir dost buldum o da halden bilmedi
Yalnız kaldım adu dillere karşı

Yok vefasızlıkta dostun emsali
Riya dolu imiş o gül cemali
Dalından ayrılmış yaprak misali
Savrulur Atıcı yellere karşı❞

❝Uslan be divane gönül
Gideceğin yer bellidir
Başka bir yol ne ararsın
ıki ile bir bellidir

Eğri yolu gözler isen
Yarın orda sızlar isen
Ne kadarcık gizler isen
Her birşeyde sır bellidir

Nere geldik gele gele
Sonumuz ne olur hele
Boyanma başka renklere
Haktan gelen nur bellidir

ıster giyin kuşan salın
ıster olsun ayak yalın
Görmesin dünyanın halin
ıster ama kör bellidir

Nider Kul Dumani nider
Yarın herşey koyup gider
Yüzünden ifade eder
Uslu temiz hor bellidir❞

❝Uslanmadı benim benim divane gönlüm
şaştım nere gidem gönül senin elinden
Kadir bilmezlere de kul ettin beni de
şaştım nere gidem gönül senin elinden

Bir arı misali uçar uçar gezersin
Çiçeklerden bal şerbeti süzersin
Revamıdır beni beni böyle üzersin de
şaştım nere gidem gönül senin elinden❞

❝Uyan ey divane gönül
Ne yatarsın deli gibi
Geldi bahar öter bülbül
Açıl bahar gülü gibi

Açtı mor sümbüllü bağlar
Sular şarıl şarıl çağlar
Giydi atlas süsü bağlar
Her yer yeşil halı gibi

Açma eski yaraları
Ara yeni çareleri
At üstünden karaları
Gezip durma deli gibi

ışti budur necat yolu
ıster sağ ol ister ölü
Çalış da biriktir pulu
Kalma sultan kulu gibi

Serme boş tekkeye postu
Her yerde kazan bir dostu
Zuhuri kalk ayak üstü
Ne yatarsın ölü gibi❞

❝Aşkın divanesi Mecnunum amma
O dosttan bir haber verenim yoktur
Can ile canana vurgunum amma
Rahmedip halımı görenim yoktur

Cahil değil hakikatı bilirim
Ölü gider sağ olarak gelirim
Anlayana doğru haber veririm
Lakin cevherimi bilenim yoktur

ınsanlık yoluna kılmışım karar
Ali evladına vermişim ikrar
Vara yok deyip de edemem inkar
Akarsu'yum bunu bilenim yoktur❞