Abdurrahman Önül - İsm







Yorum Yaz

Yorumlar
5 - 5 - 0 yorum

Abdurrahman Önül En Çok Dinlenen 10 Türküsü
Abdurrahman Önül - Hacca Gidiyor Hacılar
Abdurrahman Önül - Ya İlahi
Abdurrahman Önül - Çöllerdeyim
Abdurrahman Önül - Şeyda Sultanım
Abdurrahman Önül - Curmum İle Geldim Sana
Abdurrahman Önül - Geliyor Muhammed
Abdurrahman Önül - Gururlanma İnsanoğlu
Abdurrahman Önül - Sığındım Sana
Abdurrahman Önül - Aşkındandır
Abdurrahman Önül - Kul Olamadım

Etiketler : Abdurrahman Önül, İsm, Abdurrahman, Önül, İsm, Abdurrahman Önül - İsm türkü indir, Abdurrahman Önül - İsm türkü dinle, Abdurrahman Önül türküleri, İsm türküsü dinle, Abdurrahman Önül türkü dinle, Abdurrahman Önül türkü sözleri, İsm sözleri, Abdurrahman Önül mp3 dinle

❝Alo olmuş İsmet Paşa
Hükmediyor dağa taşa
Yedisini birden vurdu
Kuzgun döner kanlı leşe

Molla Hüseyin vuruldu
Düşmanın beli kırıldı
Alo eşkıya olalı
Bulanık sular duruldu

Alo gezer ünüyünen
Dere dolmuş kanıyınan
Şimdi Ankaraya vardı
Uğraşıyor valiyinen

Ünlü Ali efendim ünlü
Tüfengin ucu kanlı
Yirmi iki kelle kesmiş
Düşmanına deve kinli (daha kinli)

Binboğaya mevzi kazmış
Ben hayfımı allım (alırım) diyor
Hükümetle yoktur işim
Ben hasmımı billim (bilirim) diyor❞

❝Evvel bu dergahtan kısmet
Alır da var almaz da var
Tarikate kadem basıp
Gelir de var gelmez de var

Bazını almış destine
Hizmet ederdi dostuna
Ahd ile ikrar üstüne
Durur da var durmaz da var

Olayım der isen Hızır
İrfan defterine yazıl
Hak her yerde hazır nazır
Görür de var görmez de var

İçin bizim dolumuzdan
Çıkman sakın yolumuzdan
Pir Sultanım halimizden
Bilir de var bilmez de var❞

❝Bahçede mişmlş
Sararıp yere düşmüş
Sevdiğim komşu kızı
Aklıma düşmüş

Öyledir öyle
Derdini söyle
Arayıp da bulamazsan
Gönlünü eyle

Bahçede iğde
Dalları hep yerde
Sevdiğim Hattuç Bacı
Eviniz nerde

Öyledir öyle
Derdini söyle
Arayıp da bulamazsan
Gönlünü eyle

Arabi fellahi
Severim billahi
Çekerim silahı
Vururum vallahi

Öyledir öyle
Derdini söyle
Arayıp da bulamazsan
Gönlünü eyle

Bahçede havuz
Etrafı yavuz
Elimizde billur şişe
Mezemiz karpuz

Öyledir öyle
Derdini söyle
Arayıp da bulamazsan
Gönlünü eyle

***

Cahit Öztelli "Evlerinin Önü" adlı araştırmasında
aynı türküyü şu şekilde aktarıyor (s.119-120)


Bahçede mişmiş
Sararıp yere düşmüş
Sevdiğim köylü kızı
Aklıma düşmüş

Amanın vallahi
Severim billahi
Çekerim silahı
Vururum tallahi

Bahçede bal var
Sende bir hal var
Anama yalvar
Onda çok iş var

Amanın vallahi
Severim billahi
Çekerim silahı
Vururum tallahi

Öyledir öyle
Kız derdini söyle
Arayıp bulamazsan
Gönlünü eyle

Amanın vallahi
Severim billahi
Çekerim silahı
Vururum tallahi

Bahçede iğde
Dalları hep yerde
Sevdiğim küçük kızın
Gönlü de kimde

Amanın vallahi
Severim billahi
Çekerim silahı
Vururum tallahi❞

❝Mendilimde kişmiş ile badem var
Usul söyle köşelerde adam var
Seni benden beni senden eden var

Tipi olur bora olur elbet bir gün yaz olur
Bağdat yolu hor göründü göründü
Gurbet bana dar göründü göründü

Baltayı vurdum bayıra
Su bağladım çayıra
Ben giderim gurbet ele
Seni Mevlam kayıra

Tipi olur bora olur elbet bir gün yaz olur
Bağdat yolu hor göründü göründü
Gurbet bana dar göründü göründü❞

❝Şişmanoğlu vurdular
Kayalara serdiler
Daha canı çıkmadan
Salını bağladılar

Şişmanoğlu nereye
Asker indi dereye
Oturmuş da ağlıyor
Nenesi pencereye

Ey gidi Şişmanoğlu
Severdi Gülizarı
Yeşil sandala benzer
Şişmanoğlu mezarı

***

Notalarıyla Karadeniz Türküleri,
Hamdi Tanses, Say Yayınları, Birinci Basım
Şubat 1997, s.35de eser şu
şekilde aktarılmaktadır


Şişmanoğli vurdiler
Kayalara serdiler
Daha canı çıkmadan
Salini bağladiler

Ey gidi Şişmanoğli
Kumyatağın Valisi
Vurdiler Şişmanoğlini
Ağlasın nişanlısi

Ey gidi Şişmanoğli
Severdin Gülizari
Yeşil sandala benzer
Şişmanoğli mezari

Derenin kıyısında da
Yatak ararım yatak
Ey gidi Şişmanoğli
Arar seni Kumyatak❞

❝Ben de şu dünyaya geldim geleli
Derdin nedir diye soran olmadı
Sarardı gül benzim sinem yaralı
Dedim yare gidem nasip olmadı

Bu dünyada ömrüm har ile geçti
Düşledim baharı kar ile geçti
Ağladım inledim zar ile geçti
Akan göz yaşımı silen olmadı❞

❝Dedi bir pir bana pişman olursun
Razın açma Huda’dan gayrı ferde
Vücudun şehrine sultan olursun
Sabredersen Eyyub misali derde

Sanma isteyenler murada ermez
Kimsenin ettiği yanına kalmaz
Zalimin zulmüne Hak kail olmaz
Ya mazlumun ahı kalır mı yerde

İste muradını Bari Huda’dan
Bekle tevekkülü geçme rızadan
Yakar Arş ü Kürs’ü geçer semadan
Feryad-ı garibe olur mu perde

Felek camlar sundu semler alursun
Kurtulmaz ebedi gamda kalursun
Namerde yar olma namerd olursun
Merd olursun yar ol merd oğlu merde

Ömer köpeklerin dil olsun bağı
Tevekküle bend et can ile teni
Gam çekme murada erdirir seni
Biçare devletin var ise serde❞

❝Çekti kısmetimiz değiliz mecbur
Yıkılsın yamacı yeri Şavşatın
Camiden çıkanlar sessiz savuşur
Bakmaz misafire piri Şavşatın

Pazarlıkta göz bulsalar oyarlar
Başka cepten sarf etmeyi severler
Beş parayı büyük bir kar sayarlar
Gelmez ola yaz baharı Şavşatın

Cimrilikten hep belleri bükülmüş
Meyvası yok daldan yere dökülmüş
Rüzigar üstüne reyhan ekilmiş
Ekini büyütmez yarı Şavşatın

Hazır bulsa teklifsizin başlarlar
Cömertliği birbirine aşlarlar
Kırk para kaybetse orda kışlarlar
Var mı merdi bilmem bari Şavşatın

Neden saldın felek bizi bu derde
Burda rastlamadım merdoğlu merde
Sizleri mat etmek farzdır bir yerde
Yanacak bağrmda koru Şavşatın

Nasıl mihnet etsem azclır feleğe
Düşürmesin mevlam asla dileğe
Beş on cinsten un dökerler eleğe
Ondandır tuzları kuru Şavşatın

Küheylanı tavlasında beslenir
Uzak yerden adı büyük seslenir
Her meziyet misafirden istenir
Bulanmaz çayları duru Şavşatın

Bahçelerde biter kokmaz gülü var
Yokuşlu engelli düzlü yolu var
Başkadır şivesi nasıl hali var
Lezzetsiz meyvası narı Şavşatın

Hangi yana baksan aynı görürsün
Kar görmeden bir zarara varırsın
Ne lazımsa hep kendinde bulursun
Temmuzda yağıyor karı Şavşatın

Büyüklüğü zapdetmiştir herbiri
Yüklenmiş geziyor ölüye diri
Eksik değil vardır zengini beyi
Baylar yatağıdır yeri Şavşatın

Üç öğünde ayran cadi yiyorlar
Söz başında hep babacan diyorlar
Asır sonra insanlığı duyarlar
Halkı meziyetten geri Şavşatın

Tek tek baksan bulamazsın merdini
Hasta olur söylemeyen derdini
Kahpe felek ayrı koydun yurdunu
Bana lazım değil kan Şavşatın

Kısmet daim gezer gönül kardadır
Gezer bulmaz acep nasıl nerdedir
Gönül havalanmış kısmet burdadır
Kalmamış edebi arı Şavşatın

Öz ehli kamildir sevmez namerdi
Bu cimri millete göstermek merdi
Gezip de görmeli gurbeti derdi
Düşerse bizlere biri Şavşatın

Bir çöl yerde merkez çoktur sıcağı
Gezmeden işittim birkaç bucağı
Merkezde vardır üç parti ocağı
Yıkıla kalesi suru Şavşatın

Ahmet Bey Mehmet Bey beydir herbiri
Ne kadar azmolsa geridir yeri
Rehberlik ediyor gençlere piri
Kendine sağolsun van Şavşatın

Düşünmeyen hata kılar her işi
Bayramda pişiyor her evde bişi
Çok sağolsun belediye çavuşu
Bir Habip Yılmazdır eri Şavşatın

Noksani yazıyor daim kahrına
İcap etse dalar aşkm bahrine
Beddua alanlar Şavşat şehrine
Kendine yar olsun sırrı Şavşatın❞

❝Her güzele vermem gönül tahtımı
Gül ile goncaya değişmem seni
Sen ağarttın bu karanlık bahtımı
Güneş ile aya değişmem seni

Gel deneme nazlı yarim deneme
Sitem taşlarını vurma sineme
Yüz Arzuya yüz Aslıya Seneme
Şirine Leylaya değişmem seni

Daimiyim sensin kanadım kolum
Ey ılık baharım çimenli yolum
Ey gözleri yaşlı ey gönlü dolum
İnan ki dünyaya değişmem seni❞

❝Şu derede İsmail Çavuş yatıyor
Gan altına akıyor
İsmailin yaresine
Müddüyumlar bakıyor

Aman şu başım
Yandım gardaşım
Evrahları doğru yaz
Müdür onbaşım

Değirmenin aman ganalı
Firdevs yazman garalı
İsmaili vuranlar
Değirmenci Kırali

Aman şu başım
Yandım gardaşım
Evrahları doğru yaz
Müdür onbaşım❞

❝(Aldı Üstündağ)
Geçer iken yolum uğradı sana
Bu müşkül halım gör Babuş emmi
Derdim vardır geldim sana dermana
Var ise melhemin sür Babuş emmi

(Aldı Heveli Babuş)
Eski günler yine yadıma düştü
Onu gel de bana sor benim yavrum
Hangi rüzgar attı yolun mu şaştı
Bilmem ki ne derdin var benim yavrum

(Aldı Üstündağ)
Baba seni gördüm arttı kederim
Ada dersen bu canımı adarım
Yağın balın yemem çeker giderim
Çünkü yolum bekler yar Babuş emmi

(Aldı Heveli Babuş)
Bende aynı hep yarımı anarım
Sana bana çok göreni kınarım
Huzuru mahşere kadar yanarım
Sönmemiş içimde kor benim yavrum

(Aldı Üstündağ)
Baba tohum atma sen kara taşa
Sonra yem edersen kargaya kuşa
Serçe şahin ile çıkamaz başa
Elimden kurtulmak zor Babuş emmi

(Aldı Heveli Babuş)
Has bahçedeçiçek çimen bitmez mi
Şeyda bülbül figan edip ötmez mi
Zaten benim yaram bana yetmez mi
Sen de hançerini vur benim yavrum

(Aldı Üstündağ)
Üstündağ hayranım eroğlu ere
Ustadımsın baş tacımsın bin kere
Bir daha görüşmek kalsın mahşere
Öpeyim elini ver Babuş emmi

(Aldı Heveli Babuş)
Aşık Babuş beni bekler sondurak
İçerime koydun der ile merak
Tarlam yarım kaldı yolunda ırak
Kamçıla atına sür benim yavrum❞

❝Mendilimde kişmiş ile badem var
Yavaş söyle köşelerde adem var

Akşam vakti köşelerde buluşak
Mendilimde kişmiş ile badem var
Buluşak da sohbet edek konuşak
Yavaş söyle köşelerde adem var
Meni senden seni menden ederler
Mendilimde kişmiş ile badem var
Derdimizi kime açak danışak
Yavaş söyle köşelerde adem var

Mendilimde kişmiş ile badem var
Yavaş söyle köşelerde adem var

Camusun bakışı turnanın sesi
Mendilimde kişmiş ile badem var
Güzelliğin yaktı bütün Ercişi
Yavaş söyle köşelerde adem var
Mendilimde kişmiş ile badem var
Yavaş söyle köşelerde adem var❞

❝Ali İsmailim geldim
Alemi seyran eylerim
Zülfekar durmaz kınında
Günde bin kez kan eylerim

Görürüm düzen düzeni
Kırarım yoldan azanı
Yeni baştan bu düzeni
Bir kavim erkan eylerim

Yürdü vilayet leşkeri
Zuhur oldu meydan eri
Gözlü olan gelsin beri
O cana burhan eylerim

Şah Hatayi emrim kanı
Yokdurur leşkere sanı
Kayırmaz süflüler canı
Sırrı cana can eylerim❞

❝Bismillah yedin gınaya
Sağ elin versin gınaya
Çağırın gelsin anaya
Yar elin gınan gutlu olsun
Bunda dirliğin datlu olsun

Hatladı çıgdı eşiği
Sufrada galdı gaşığı
Gız anasının danısı
Yar elin gınan al olsun
Bunda dirliğin bal olsun

Mercimek egdim bitti mi
Dalinde bülbül öttü mü
Gız anan seni unuttu mu
Gız gınan gutlu olsun❞

❝Ne yatıyon bir oğlancık
Daldan düşmüş elma gibi
Daha sıdk ile bakmadım
Kara bıyık burma gibi

Kadanı alayım emiş
Parmağında yüksük gümüş
Iramazan gelirkene
Heybeyle alır yemiş

Heves köves çorap aldı
Birni giydirmedi felek
Ayan olsun İsmailim
Hep dikili kaldı yelek

Nol askere gideydi
Mektubu gelirdi bize
Garip misin bire oğlancık
Dünürcü salarım kıza

Sağ yanından kurşun değmiş
Sol yanına boynun eğmiş
Garip garip duruyordu
Meğer kimsesi yoğumuş

Habeb oldu hübeb oldu
Yandı ciğer kebab oldu
O gediğe hiç varmazdı
Abdi buna sebep oldu

Ömer ağa Ömer ağa
Ardımızı verdik dağa
Sanki bunu öldürünce
Hayıf mı aldın Şaban ağa❞

❝Sinem alev alev yandıktan sonra
Ben feleğe küstüm barışmam gayri
Gözüm yaşı sel sel indikten sonra
Ben feleğe küstüm barışmam gayri

Vücudum şehrinde koptu zelzele
Koymadı yar ile gezem el ele
Aklım aldı beni düşürdü dile
Ben feleğe küstüm barışmam gayrı

Oturmuş gemiye elde dümeni
Güldürmez yüzümü garip sinemi
Dağıttı yuvamı fakirhanemi
Ben feleğe küstüm barışmam gayri

Dost bağında dertli koyun meliyor
Meledikçe sesi sinem deliyor
Felek kalbur almış adam eliyor
Ben feleğe küstüm barışmam gayri

Kul Hüseyinim felek neyledim sana
Ne suçum var idi kahrettin bana
Ben de sığınırım yüce Mevlama
(Ben de sığınırım Şah-ı Merdana)
Ben feleğe küstüm barışmam gayri❞

❝Ali ismi dört kitapta okunur
La ilahe illallaha yazılı
Zikredenler Azrailden sakınır
La ilahe illallaha yazılı

Bektaşi Velinin ismi dildedir
Muhammedin hub cemali güldedir
Hatice Fatime gözü yoldadır
La ilahe illallaha yazılı

Hasan bahçesinde bir gül açıldı
Şah Hüseyinim parelendi seçildi
Şehit olanlara hülle biçildi
La ilahe illallaha yazılı

Zeynel parelendi akıyor kanı
Bakır kazanında kaynadı donu
İmam Cafer kurdu bize bu yolu
La ilahe illallaha yazılı

Musa Kazım Şah Rızanın destine
Yüz sürelim ayağının postuna
Cebrailin kanadının üstüne
La ilahe illallaha yazılı

Taki Naki Askeri saçı Leyla var
Bunca aşıkların sana mehli var
Mehtinin boynunda bir hamaylı var
La ilahe illallaha yazılı

Kul Himmet Üstadım dert ilacına
Yüz sürelim Muhammedin tacına
Fatma Ana saç bağının ucuna
La ilahe illallaha yazılı❞

❝Bana bu cismile can Alidendir Alidendir
Bu lutf bu kerem ihsan Alidendir Alidendir

Hem ağladıp hem güldüren hem düşürüp hem kaldıran
Hem dirildip hem öldüren Alidendir Alidendir

Hem andan verilir hayat hem andandır geri memat
Yaradılmış bu kainat Alidendir Alidendir

Sırat-ı müstakim ah girmiyenler oldu gümrah
Bu mahluk alem-i ervah Alidendir Alidendir

Sekiz cennetin babı da derd ırmağının abı da
Yarin kevser serabı da Alidendir Alidendir

Lütf-u kerem ıssı gayet keremine yok nihayet
Yedi derya yedi ayet Alidendir Alidendir

Alidendir her ne ki var yedi eflak yedi seyyar
Hem anda künbet-i devvar Alidendir Alidendir

Behey zahit olma ahmak sözümü dinle Haktır Hak
Yedi Tamu yedi Uçmak Alidendir Alidendir

Aşıki bunda etmez af bu sözünde yoktur hilaf
Bunca alem hem kuf-u Kaf Alidendir Alidendir❞

Oğlan:
Penceresi camlıdır
Kolları mercanlıdır
Yara bir söz dimeyin
Yarim iki canlıdır

Şemsiyesi sırmadan
Aç kapıyı kırmadan
Sarılıp da yatalım
Deyyus baban duymadan

Pencereden bakıyor
Kuran açmış okuyor
Yanağına gül takmış
Yel vurdukça kokunur

Arabam teker teker
Birecikten kum çeker
Gaziantep kızları
Halay çeker diz çöker

Baş pınardan su içtim
Eski yardan vazgeçtim
Güzel kızlar içinden
Suna boylu yar seçtim

Kız:
Arabamın tekeri
İstemem ben nökeri
Olursa sarhoş olsun
Çok getirir şekeri

Deniz üstü gitmeli
Yar göksün gül ekmeli
Yar sevmek kolay olmaz
Altunları dökmeli

Yar karşıdan bakıyor
Ciğerimi yakıyor
Bakışları içime
Çaylar gibi akıyor

Doğan bakışlı yarim
Pek yakışıklı yarim
İki yar sana azdır
Güller takışlı yarim❞

❝Aman Allah ben senin adına bahdım mı
Şu dünyada niye alamadım ahdımı
Yıhdın Yaredenim yapman tahdımı
Gaylı ölenece yıhıh giderim

Soyha Angaraya bir daha varmam
Nörinin orada adını sormam
Şu yalan dünyada bir daha gülmem
Gayli ölenece yıhıh giderim

Ağı gatdın avrat benim aşıma
Daha ne gelecah garip başıma
Geceleri heç gelmiyon düşüme
Ağla İsmayılım gaderin böyle

Anamda dovalı gülmüyo yüzüm
Esgi dostlara da geçmiyo sözüm
Onnarınan gonuşmaya galmadı lüzum
Ağla İsmayılım gader gülmedi

Yitirdim elimden ben oldum düşman
Onnar da ettiğine oldular pişman
Aman gomşular derdimi deşmen
Ağla İsmayılım gader gelmedi

İçimden hiç çıhmıyor acın
Gendim düşman oldum aza da bacım
Kimdin nikahsız adın Hacı
Utanmadan beniyinen uğraşır

Bacım hayatdayıken geçimini bilmezdin
Hasda olsam heç yanıma gelmezdin
Ulu bayramlarda bile sormazdın
Utanmadan müdafanı yapıyon

Benden uzun aldın aldın götürdün
Vaden yetdi gardaşını getirdin
İfadeyi bile vermeden işin bitirdin
Gader böyleyimiş kime ne deyim

Söylen gomşulara versin ifade
Geldin getdin heç bahmadın idade
İşimizi ayırt etdi o Hüda
Ağla İsmayılım gaderin böyle

Esgi dostlar bütün düşman oldular
Cebahirliyinen yatah aldılar
Gonu gomşu bütün onnara güldüler
Şükret İsmayılım emrine şükür

Evlenmeye yönüm dutdum ne oldu
Avrad yemin etdi belasın buldu
Anası gardaşı yanında durdu
Ağla İsmayılım gaderin böyle

Dört sene bahdım gine bilmedi
Hem geçim vermedi hem de gülmedi
Çoh öğüt verdim söze gelmedi
Ağla İsmayılım gaderin böyle

Ne diyim gonşular Allahdan oldu
Utanmadan Ece yalağa geldi
Bunarın haline millet hep güldü
Ağla İsmayılım gaderin böyle

Evel düşmanıdı şimdi dost oldu
Evel azdıysa belasın buldu
Şükret İsmayıl Allahdan oldu
Ağla İsmayılım gaderin böyle❞

❝Çamı çama çattılar
Çama gurşun attılar
İsmail’in ganını da
Şişelere gattılar

Çanakçı çayı çağlıyor
Dobrali martini yağlıyor
Yağlama Dobrali martini
Sultan gelin ağlıyor

Çanakçı’dan geçtin mi
Soğuk sular içtin mi
Manisa’ya varmadan da
Bayıldın da düştün mü

Minarenin uçları
Öttü sabah guşları
İsmail’i vuran da
Çanakçı’nın puşları

Çanakçıda dübek var
Sultan gızda göbek var
Doburların avlusunda
Üç gudurmuş köpek var

Çınar kestim belinden
Dut gelinin elinden
Ben nasıl gurtulayım
Candarmanın elinden❞

❝Kaptani
Yine hatırladım şirin Sivası
Gardaş diyen dillerini özledim
Şimdi köylerinden duyulur sesim
O çamurlu yollarını özledim

Erdem Can
Ulaştan geçiyor Tecer ırmağı
Balık dolu göllerini özledim
Çevresinde çoktur bahçesi bağı
Çiçeğini güllerini özledim

Kaptani
Kışın kar üstünde kayardık kızak
Şirin köyüm şimdi bana çok uzak
Bazen küsmük yanar bazen da tezek
Tandırdaki küllerini özledim

Erdem Can
İlimin beşiği kültür kervanı
Çermikler hastaya verir dermanı
Ozanların yurdu, yiğit harmanı
Bizim Sivas ellerini özledim

Kaptani
Benim memlekette olmaz ki tasam
Hoşunuza gider bir şey söylesem
Koyun kaymağına sürüp de yesem
Kara kovan ballarını özledim

Erdem Can
Sivasın meşhurdur Kepenek suyu
On altı kazası bellidir sayı
Birbirinden güzel binlerce köyü
Duman çökmüş bellerini özledim

Kaptani
Kapkara bulutlar dağları aşar
Yağmurlar yağdıkça dereler coşar
Bentlerine sığmaz her yana taşar
Boz bulanık sellerini özledim

Erdem Can
Tarlalarda az mı firik kavurduk
Bir o yana bir bu yana çevirdik
Gürgen yaba ile tığlar savurduk
Serin esen yellerini özledim

Kaptani
Ağustos ayında harman koşardık
Düvenin üstünde yanar pişerdik
Fırsat bulsak bahçelere koşardık
Vişnelerin dallarını özledim

Erdem Can
Bir lokmamız kırk kişiye bölünür
Misafirler bizde Hızır bilinir
Türküler söylenir sazlar çalınır
Ozanların tellerini özledim

Kaptani
Düğünlerde bizi uyku tutmazdı
Sabahaca oyun-halay bitmezdi
Kaptaniyim pilav turşu yetmezdi
Gençliğimin yıllarını özledim

Erdem Can
Erdem Canım hasret ile yanarım
Birgün olur ben Sivasa dönerim
Aşık severlere saygı sunarım
Mevlanın has kullarını özledim❞

❝Bismillah diyerek başlayım hele
Dört tarafın nurla dola Gürünüm
Kıyamete kadar zeval vermeye
İnsanların mutlu ola Gürünüm

Duayla başlayım hayıra geçsin
Her dalında bin bir güllerin açsın
Kestiğin kurbanlar Hakka kavuşsun
Her tarafın nurla dola Gürünüm

Gürün değil Görün asıl anlamı
Battal Gazi evliyadan kalma mı
Bu güzellik nerden Haktan bulma mı
Her dalında filiz sala Gürünüm❞

❝İsmini duyardım elin dilinden
Kader bizi sana saldı İmranlı
Çıkıp geldim şanlı Sivas ilinden
Artık bura mekan oldu İmranlı

Geldiğim gün önüm kesti boran kış
Bizi hoş tutarsan eylemem alkış
Yoksulu bayıyla işlenmiş nakış
Sende yaşayanlar noldu İmranlı

Yönünü seyrettim güneye bakar
Orta yerden Kızılırmakın akar
Çiçeklerin açar güllerin kokar
İçerim sevgi haz doldu İmranlı

Hocaları okur güzel ezanı
Kimse sevmez düzenini bozanı
Tarih boyu hatırla sen yazanı
Dileğim yerini buldu İmranlı

Sivasa bağlıdır Zaradan öte
Muhabbet tohumu burada bite
Karslı dayılarım yedire kete
Altınay fikire daldı İmranlı❞

❝Kader kısmet böyle imiş
Uzaktan bu yana geldim
Demek sonum böyle imiş
Vermek için cana geldim

Uzaktır benim vatanım
Kendim de sultanım hanım
O yar için kurban canım
Vermeye meydana geldim

Seyyad Beyem yüce soyum
Baş eğmedim budur huyum
Tutulsun düğünüm toyum
Sözüm budur buna geldim❞

❝Nasip kısmet uzaklara götürdü
Bu yıl Avrupayı gezdim de geldim
Hasretlik içimi yedi bitirdi
Gözyaşım elekten süzdüm de geldim

Türk kardeşler karşıladı bizleri
Bazısının solmuş idi yüzleri
Kimisinin pınar gibi gözleri
Hasret denizinde yüzdüm de geldim

Şeref der büyük yol Türklük yoludur
Seksen beş gün gezdim içim doludur
Dünyanın cenneti Anadoludur
Çok şükür yurduma tozdum da geldim❞

❝Dertli bülbül neden figan edersin
Yapraklar kurumuş bağban değişmiş
Garip yolcu yüce dağlar aşarsın
Gelenler yabancı kervan değişmiş

Kar olsan da yüce dağda erirsin
Gün gelir ki kara yerde çürürsün
Sen iste arzunu Yaradan versin
Dünya aynı dünya insan değişmiş

Çobanoğlu doğru söyle kelamı
Derviş olan dolaşmaz mı alemi
Hakkın emri ile yazdı kalemi
Kalem aynı kalem ferman değişmiş❞

❝Üç gün oldu da bir düş gördüm yormadım
Gördüm ama böyle ölüm görmedim
Aman emmim halimi de gidip sormadım
Amanın nasıl kıydılar da yaktın sen bizi
Oy oy felek oy

Amanın sabahtan kalktım da ben işe gittim
Söyle zalim emmim ben bana nettim
Amanın dört tane yavrumu kime terk ettim
Amanın nasıl kıydın da yaktın sen bizi
Oy oy felek oy

Amanın mezarımızı da bir araya koydular
Baş taşına da talihsizler yazdılar
Yavrular da baba diye geldiler
Muradım böyleymiş de garip anam ben nedem
Oy oy felek oy❞

❝(Erdemli)
Ümit dünyasının renkli perdesin
Gider ağır ağır açarsın baba
Bazan yüksek uçar bazen yerdesin
Bazen bahtı kara naçarsın baba

(İnani)
Talihin yar ise ümidin tamdır
Gençlik elde iken uçarsın oğul
Kocalık mutfakta kokmuş taamdır
Duyar kokusunu kaçarsın oğul

(Erdemli)
İhtiyar değilsin durursun metin
Gelen aşıklara yeter heybetin
İlm-i ferasetin gücün kuvvetin
Yıkar engelleri geçersin baba

(İnani)
Ben beni bilirim söz burda kalsın
Kendine güvenen ummana dalsın
İlm-i irfan dolu hazinen olsun
Alıp avuç avuç saçarsın oğul

(Erdemli)
Erdemli aşkının gerçek timsali
Evlatta babanın olmaz emsali
Nasip sizin ise Hızır misali
Hayat ırmağından içersin baba

(İnani)
İnani değildir kulaktan dolma
Beyhude çalışıp kendini yorma
Herşeyi inceden düşünür olma
Çabuk ihtiyarlar göçersin oğul❞

❝Gurbet yaktı ciğerimin başını
Gurbet ele düştüğüme pişmanım
Zehirden dediler gurbetin suyu
Yudum yudum içtiğime pişmanım

Vatanım dediğin büyük bir nimet
Ordan ayrıldım mı kopar kıyamet
Gurbet gezmeyenler ne bilir kıymet
Dertlerimi açtığıma pişmanım

Böyle midir gurbet elin yapısı
Senetli sepetli yoktur tapusu
Çok zor olur muhannetin kapısı
Yanılıp da geçtiğime pişmanım

Aşık Erdaliyim tayım nerede
Saatim yıl oldu ayım nerede
Canım Erzurumum köyüm nerede
Elden ele göçtüğüme pişmanım❞

❝Bu dünyada ismim cismim yok iken
Ayrıldım babamdan girdim ine ben
Kaç renk değiştirdim rengim ak iken
Döndüm al kırmızı kızıl kana ben

Damarım yok idi kanım yok idi
Etimle kemiğim tenim yok idi
Sanki ölüyüdüm canım yok idi
Müddet tamam oldu geldim cana ben

Uyudum uykuya bir zaman daldım
Yemedim içmedim gıdamı aldım
Dokuz ay on günde meydana geldim
İndim dünya dedikleri hana ben

Bebe oldum kundaklara belendim
Ninnilendim beşiklerde sallandım
Hak emriyle dile geldim dillendim
Söyler oldum baba ile ana ben

Etten duvar etti kemikten çattı
Bu binaya türlü cevheri kattı
Bütün kainatı yoktan yarattı
Duran der ki kurban Mevlam sana ben❞

❝İsm-i azam duasıdır
Hergiz usanmaz imiş
Uçtu bülbül kafesten
Göçen can dönmez imiş

Alay geçmiş yurda uğradım
Bir acıkmış kurda uğradım
Bir acayip derde uğradım
Çekmeyenler bilmez imiş

Ezelidir gönül ezel
Olur bencileyin gazel
Gel ahimi alma güzel
Bu ah yerde kalmaz imiş

Çevrilüben konan iller
Yaylamızdır çimenli beller
Bülbülün arzusu güller
Hub açılan solmaz imiş

Pir Sultanım Emirzade
Gel sırrını verme yade
Gaziler fani dünyada
Ağlamadan gülmez imiş❞

❝Dedi bir pir bana pişman olursun
Razın açma Hakkdan gayrı bir yerde
Vücudun mülküne sultan olursun
Sabr edersin Eyyub misali derde

Sanma isteyenler murada ermez
Herkesin ettiği yanına kalmaz
Zalimin zulmüne Hak kail olmaz
Ya mazlumun ahı kalır mı yerde

İste muradını Tanrı Hüdadan
Tevekkül babını bekle rızadan
Yakar arş ü kürsi geçen semadan
Aşıkın ahına olur mu perde

Emrah virdin olsun dilde Ya Gani
Gel nar-ı aşka ver can ile teni
Gam çekme murada erdirir seni
Biçare devletin var ise serde❞

❝Haşa hikmetine karışmam amma
Aşıkınım duramıyom görünce
Senin işin var mı bu ne muamma
Günah molur hata molur sorunca

Gizli sırrı ayıpları görürsün
Mekanın yok imiş nerde durursun
Gönlün olduğuna bol bol verirsin
Bir cömert ganisin gönlün olunca

Sesin duyan deniz coşar bulanır
Yüzün gören dağlar yanar küllenir
Deryan mı çoğalır neren bollanır
Şu gözümün yaşın yere dökünce

Sağ yüzün gündüzdür yakar lambayı
Sol yüzün gecedir ışıtır ayı
Şimden sonra kınamayın kimseyi
Sen gibi büyükler hatır yıkınca

Harun Karun ettin kimini Tanrı
Kimini aç susuz koydun ahiri
Ben cömerdim deyi öğünme bari
Alİzzet kuluna böyle bakınca❞

❝(Aşık Onguni)
Sana derim sana İsmail Hacı
Kurbanda kesecek koyunun var mı
TRTden gelip çekmişler seni
Bakmak istiyorum yayının var mı

(İsmail Hacı)
Dinle sözlerimi Aşık Onguni
Sürüyle koyunum vardır elbette
Yirmibeş Kasımda çektiler beni
Nisanda yayınım vardır elbette

(Aşık Onguni)
Sana sorarım ben erenler nerde
Dostluğa ikrarın verenler nerde
Kendin bir yerdesin aklın bir yerde
Kafanda kuş kadar beyinin var mı

(İsmail Hacı)
Karamanda vardır nice erenler
Gelsin bana dost yarasın saranlar
Senin gibi beni noksan görenler
Fil kadar beynim vardır elbette

(Aşık Onguni)
Arı gibi bal işle sen kovana
Uzaklaşma dön gel artık yuvana
Onguni gelirse bir gün evine
Onu doyuracak öğünün var mı

(İsmail Hacı)
İsmail Hacıyım yanar alevim
Sizlere açıktır buyur gel evim
Acı soğan ekmek yavan pilavım
Soframda öğünüm vardır elbette❞

❝Kısmet dağılırken rızık babında
Alan kaçtı dostlar az bana düştü
Herkes tutu yükün dünya varından
Elimde sermayem saz bana düştü

Bakın şu dünyanın haline bakın
Bir dost bulamadım olsaydı yakın
Felek üstümüze savurdu okun
Herkes merhem buldu tuz bana düştü

Niye be sevdiğim bu çile niye
Bir canım var dosta verdim hediye
Herkes yakınıyor derdim var diye
Sayılı dertlerim yüz bana düştü

Ağlar iken beni güldü deseler
Varıp muradını buldu deseler
Bu gün bir zengini öldü deseler
Kefeni kadife bez bana düştü

Erbabiyem halim söyliyem dedim
Şu deli gönlümü eyliyem dedim
Varıp bir yaylada yaylıyam dedim
Orman alev aldı köz bana düştü❞

❝Nigara mülk-ü cismim kenz-i aşıkım çün harab ettim
Anı canım yerine kalbden naib menab ettim

Derun-i sinemi pak eyledim ağyarı nakşimden
Gönül kaşenesin şevk-i ruhun için müsteteb ettim a

Cihanın gülşenine gelmemiş hüsnün gibi bir gül
Anınçün alem içre mülkü hüsnün intihab ettim

Şarab-ı nab-ı germe meylimi mazuru tut zahid
Ki ben ihlas ile pir-i mügane intisab ettim

Cenab-ı safı gerdune irişse himmetin ne ola
Ki ömrüm serfüm serfürü bir şehi Ali-cenab ettim

Medaris içre Halis görmedim ben aşkı sevdasın
Anınçün ilmimi meyhanede rehne-i şarabettim❞

❝Şaşmış anam oğlu şaşmış
Akkayadan öte aşmış
Gıçı gırık sallanarak
Kürtlerin damına düşmüş

Göguşaktan beri gelir
Sarı sümbül sokunarak
Gardaşım güleş güleşir
Sağ dizine yekinerek

O da bilmiş öldüğünü
Gırı kişner acı acı
Uşağın önüne düşmüş
Şu Merişin oğlu Hacı

O da bilmiş öldüğünü
Keklik kafeste beslenir
Yiğit idi anam oğlu
Tülüler de bir seslenir❞

❝Yazın dağlara çıkarım
Yurtlarına baka baka
Sabahaca yol çektim
Gözlerimden döke döke

Gel hele gel bacı
Bak ağamın işlerine
Yağdı tolu bize vurdu
Mart ayının gışlarına

Hemi doktor hemi usta
Bu ne zaman olmuş hasta
Acı haberin verdi
Bursa da duran posta❞

❝İsmin tarihlerde sevgin içimde
Yeşil bağlı mor sümbüllü Erzincan
Güzellerin çıkar yayla zamanı
Yeşil bağlı mor sümbüllü Erzincan

Eğinin güzeli dillere destan
Bağında yetişir üzümle bostan
Yüreğim yanıyor ayrıyım dost(t)an
Yeşil bağlı mor sümbüllü Erzincan

Depremlerle viran oldu yuvamız
Kabul etti Yüce Mevla duamız
Bulunmaz dünyada temiz havamız
Yeşil bağlı mor sümbüllü Erzincan

Çayırlıdan Çaykent köye varınca
Filiz Gündüz dost halimi sorunca
Suyuna doyamam inan kanınca
Yeşil bağlı mor sümbüllü Erzincan❞

❝Bismillah den kınasına
Çağırın gelsin anasına
Altın basın kınasına
Gelin anası gelin yanına
Bir daha gelmez yanına

Çattılar ocak taşını
Kurdular düğün aşına
Bir oğlanın kardaşını
O da gelin gidiyor

Baba bostanın bitti mi
Tarlaya köken attı mı
Beni verdin ellere de
Ahın yerine yattı mı❞

❝Hazeli deli gönlüm hazeli
Kavaklar döküyo gazeli
Ana beni de öldürün
Baba iki edek mezarı

Adanaya enen gardaş
Çifte doktorlara çıkmış
Sal kanıya yüklenince
Dönüp de dağlara bakmış

Hiç çıkmaz gardaşın acısı
Ağlıyo Nergiz bacısı
Adanaya enen gardaş
Kimler oldu da sucusu

Gadanı alayım ana
Eline vurdunuz mu kına
Gardaşın hatiresi için
Tokanmayın Döndü Geline❞

❝Acele asker eyledim
Haşlığını koyamadım
Gınaman bacılar beni
Çiftelere doyamadım

Ayranlıkta bayrak kalkmış
Okuntuyu elden aldık
Canım gurban babam oğlu
Ağır sameninen geldik

Baş çavuştan selam geldi
Teskiresi nakıt doldu
Canım gurban babam oğlu
Ekmeği yemeden öldü

Yol üstüne bir ev yapmış
Güvercin kondu başına
İlahe gurban olyum
Böründe yatan eşine

Yandım Kara Ahmetim yandım
Goyun ikindine döndü
Gurban olam babam oğlu
Ağıt sameninen geldi❞

❝İsmail öldü deyince
Osmaniye eline gittim
Evini bozuk görünce
Şuurumu gayıp ettim

Öldüğü yere vardım
İki gün orda durdum
Gardaşa ölük diyorlar
Ali Gayasında gördüm

Eşyasını ben getirdim
Özüm tutup bakamadım
Gızlar babam nettin derler
Ben evine çıkamadım❞

❝Gece gündüz baharımda yazımda
Arıyodum onu hayli zamandır
Şu benim özümde benim gözümde
Sevişmek ibadettir sevgi imandır

Seviştiğim anda mutlu olurum
Sevgisiz imanı nasıl bulurum
Ben böyle inandım böyle bilirim
Sevişmek ibadettir sevgi imandır

Sevgi için benim Garip olduğum
Doğrudur sevgide iman bulduğum
Benim inandığım benim bildiğim
Sevişmek ibadettir sevgi imandır❞

❝Vasfını yazmaya kalem yetişmez
Senden ayrılması zor olur anam
Muhabbet balına zehir katışmaz
Bu dünya başıma dar olur anam

Başımı alıp diyar diyar gidemem
Hak emrinin davasını güdemem
Azraile bende sitem edemem
Sitemkarlık aşıka ar olur anam

Gittigin yol uluların yoludur
Kimse kalmaz şu fanide bunu bil
Önce giden anan baban ordadır
Tanrı aşkı sana nur olur anam

Muhabbetle dolanırdın başımda
Haram kaynatmadın tatlı aşımda
Aşkın deryasına daldım düşümde
Dizlerinde yatıp uyurken anam

Gece gündüz dizlerinde uyuttun
El bağına girme diye avuttun
Aşk-ı Mevla ile beni büyüttün
Erenler katına erdirdin anam

Revai adını verdirdin bana
Kimse dil uzatmadı ömründe sana
Vasiyetin yoktur bilirim ana
Şimdi senin yolun cennettir anam❞

❝Makamı maarifte ey müdür beyim
Gel Allaha ısmarladık vaktidir
Vakit göç eyledi bağlandı dengim
Yol Allaha ısmarladık vaktidir

Kalktı bizim nasip kalan hoş kalsın
Gelenler oturup halallık alsın
Bu Gümüşhaneye elveda olsun
El Allaha ısmarladık vaktidir

Al kalemi ele yaz sen Özcanım
Ayrılık badesi doldu fincanım
Ya gelir ya gelmez ya çıkar canım
Kul Allaha ısmarladık vaktidir

Aldı Hicraniyi sönmez hararet
Açmayın efkarım ağırdır gayet
Sizler hoşnutlukla bizler selamet
Kal Allaha ısmarladık vaktidir❞

❝Alemi eşyada mevcut olanlar
Bismillahtır illallahtır Allahtır
Ahvali aşıka maksut olanlar
Bismillahtır illallahtır Allahtır

Erdirir kuluna hidayetini
Seyreyledim hakkın vilayetini
Okudum Kuranda bidayetini
Bismillahtır illallahtır Allahtır

Nunvel kalem ile noktayı çaldı
Onu bilmeyenler küfüre daldı
İkra kitabeke suresi geldi
Bismillahtır illallahtır Allahtır

Mescidi aksada manayı rahman
Bir nokta üstüne var oldu cihan
Evvel Cebraile okuttu ferman
Bismillahtır illallahtır Allahtır

Daimi de der ki sözüm haklıdır
Cümle eşya bir noktaya bağlıdır
Nihan olmuş gönüllerde saklıdır
Bismillahtır illallahtır Allahtır❞

❝İbrahim Dedenin dergahı zatı
Aslı nurdur cismi nurdur kendi nur
Budur kalbimizin aşk itikadı
Aslı nurdur cismi nurdur kendi nur

Kemah boğazına kurmuş mekanı
Şu aleme şule vermiş nişanı
Ziyaret eyledik zatı sultanı
Aslı nurdur cismi nurdur kendi nur

Dedemin mekanı bir yüksek yerde
Tavaf etmek nasip olmaz her ferde
Mümine ayandır münküre perde
Aslı nurdur cismi nurdur kendi nur

Onu anlamamış zamanın nası
Meğerse o imiş hasların hası
Hakikat ummanı vahdet deryası
Aslı nurdur cismi nurdur kendi nur

Aşık Daiminin şefaati o
Küntü Kenz sırrının bidayeti o
İlmi Cavidanın nihayeti o
Aslı nurdur cismi nurdur kendi nur❞

❝Sana böyle melül durmak yakışmaz
Nerde senin yiğitlerin dağlarım
İşte bundan çiğdemlerin kokuşmaz
Nerde senin yiğitlerin dağlarım

Güneş olan güneş yüksekten inmez
Bulutun sözüne toprak gücenmez
Ey Mahzuni bizim yiğit tükenmez
Nerde senin yiğitlerin dağlarım❞

❝Selam verdim selamımı almadı
Düşman moldun gözlerini sevdiğim
Sen beni severdin ezel ezeli
Pişman moldun gözlerini sevdiğim

Beni Mecnun ettin deliler gibi
Ferhat Şirindeki çalılar gibi
Biat eder idin Aliler gibi
Osman moldun gözlerini sevdiğim

Ayandır çöllere Mecnunun hali
Eğilmiş kırılmış güllerin (gözlerin) dalı
Ademi kovduran Havva misali
Şeytan moldun gözlerini sevdiğim

Uçma gökyüzünde Cebrail gibi
Can alıcı olma Azrail gibi
Mahzuni Şerife İsmail gibi
Kurban moldun gözlerini sevdiğim❞

❝Seher vakti evinize
Girdim girmez olayıdım
Geçiyordum bağınıza
Vardım varmaz olayıdım

Boş kayadan pınar akar
Ondan içen çile çeker
Azgın yarene kim bakar
Sardım sarmaz olayıdım

Mahzuni Şerifin halı
Aramızda kara çalı
Gittiğim erkanı yolu
Sordum sormaz olayıdım❞

❝Ayağında firik çizme
Dağlarda yalınız gezme
Vali tokaya varıyor
Aslan irengini bozma

Hamıza bana darılma
Gaynar gazan gapak dutmaz
Mavizeri dak dalına
Eşkiya evinde yatmaz

Suyu soğuk büyük yurdu
Yeni yoğunlaşdı derdi
Yekin sarı aslanım yekin
Düşman sana gavil gurdu

Hacının gara kekili
Mendil cebinde sokulu
Azziyeye varıncaaz
Müdür oynatmış akılı❞

❝Başlama bir işe danışmayınca
Arayıp tenhasın görüşmeyince
Geriden iyi deme konuşmayınca
İyinin pahası narhı olmazmış

İnsanlarda boya bosa bakarsan
Gene de bilinmez kalbini yarsan
Elini öp bir evliya bulursan
Görünüşte asla fark olmaz imiş

Herkes düz giderken çıkma yokuşa
Hakikat uğrunda sen koşa koşa
Doğru yola giden gider mi boşa
Doğru yoldan geri çarh olmaz imiş

Revai aklını başına devşir
Adalet İslamın farzı yetişir
Cami günde beş direğin değişir
Bi-namaz üstüne farz almaz imiş❞

❝(Mahzuni)
Murat bizim aramızda
Bayram olur barış olur
İnanma sen İbrahime
Bayram olur barış olur
(Tatlı tatlı yarış olur)

(Çobanoğlu)
Ayrımız gayrımız yoktur
Bayram olur barış o olur
Bir yetim güldüğü zaman
(Bir fakir güldüğü zaman)

(Mahzuni)
Aktı kanım ılık ılık
Biz yalancı kör değilik
Aradan kalksa ikilik
Bayram olur barış olur
(Bir dost dosta kabus olur)

(Çobanoğlu)
Aynı beden aynı yürek
Kalem yazsın duysun melek
Ne Alev Kürt ne de dilek
Hepsi Türktür barış olur

Ne Alevi Kürt ne de Laz
Hepsi Türktür barış olur
Bayram olur barış olur
Kim gülerse barış olur


(Mahzuni)
Çekilmez bayramın yası
Olmaz bayramın kavgası
Çözümüdür demokrasi
Bayram olur seyran olur
(Dost dostuna kurban olur)

(Çobanoğlu)
Evde kazan kaynarısa
Kız anayı anlarısa
Oğul babayı tanırısa
Barış olur bayram olur
Bayram olur barış olur

(Mahzuni)
Mahzuni gel kendin tanı
İkilik olmasın yani
Gel öpelim İbo seni
Bayram olur seyran olur
Can canana kurban olur

(Çobanoğlu)
Çobanoğlu düşme derde
Sırrını verme namerde
Tathses olduğu yerde
Barış olur bayram olur
Koca karıyı severse
Karı kocayı severse
Bayram olur barış olur❞

❝Üç çeşmedeki goyaklar
Oğlum gagnısın dayaklar
Güççük mü Ahmet emmisi
Gece uykuda sayıklar

Geçi meler ben melerim
Seni Allahtan dilerim
Üç çeşmede doğan guzum
Kösnüden toprak elerim

Şaştım ey Allahım şaştım
Şalvar giyip ekin biçtim
İsmailim can verirken
Yıkıldım eşşige düştüm

Nenni İsmailim nenni
Gol gulaç da döşü enni
Güççük mü Ahmet emmisi
Ondurdünde delikannı❞

❝Hele Osmanım deli Osmanım
Dini ayrı gavurlar ağlar
Kara kekil mor fesine
Gülgülü kefiye bağlar

Al atı teştte sulanır
Geri örküne dolanır
Her hekim bir yalan söyler
Can datlı galbim inanır

Al atı guyruk savurur
Geri sağrıya devirir
Ak elleri tabak dutar
Yemen kahvesi gavurur

Ak elleri tutar tabak
Kahve döver başı kabak
Araphasınlı içinde
Batkın imiş bizim ocak

İçerde gelin süzünür
Gapıda özne gezinir
İçi ibrişim gıyılı
Anayın evi bozulur

Hele bana gelsin efe
Zubun atlas şalvar çufa
Çerler alasıca gırat
Yıldızı değriyor gafa

Al atı yürür yel gibi
Başında efe gül gibi
Düşmanlar gana belemiş
Gömlek görünür al gibi

Gitti görünü görünü
Golu sürünü sürünü
Dönmüş de geri kişniyor
Al at biliyor yerini

Kısır kestirdiğim iğde
Gıratımın ağzı söbe
Düşman bizi eletmedi
Yara çok muyudu beyde

Evi görünmez atlıdan
Sofrası çıkar datlıdan
Günde üç bohça bozdurur
Kimi atlas kimi gutnudan

Ana şalım yok muyudu
Kıl golan kesti belimi
Al atımda engin geldi
Sıyırma yoldu golumu

Hasan Mehmedi unuttu
Söğütlüde düğün etti
Hep gırılsın Avşar eli
Oğlum eli bağlı gitti

Çuha seko sırma salta
Sallan babam oğlu sallan
Köyler imtihan oluyor
Dillen babam oğlu dillen

İmamgullu büyük Avşar
Ben geldim guruldu mahşer
Öyle değil mi bacısı
At kişner üzengi çığşar

Damımızın üstü otlu
Gardaş söyler dili datlı
Gardaş köy üstünden gelir
Altı üveyik gö kır atlı

Kara tabanca İngiliz
Sıkkın oturur mencilis
Bunda hiç darılmak olmaz
Gardaşa benzer hanginiz❞

❝Sarp kayada sümbül biter
Benim oğlum yeni yeter
Adın bata gızım Emiş
İş mi olur bundan beter

Kaynar kazan kapak dutmaz
Kaynanan gapıya atmaz
Emişimin dört oğlu var
İsmailin yerin tutmaz

Ali kahyanın Garası
Yeğin yiğidin yarası
Gelin eliyinen geldi
Bir gısır kes kör olası❞

❝Çalçı köye gittiğime pişmanım
Gamyon değil şoför benim düşmanım
Gamyon geldi söbe taşa dayandı
Ak dülbendim al kanlara boyandı
Benim anam buna nasıl dayandı
Anam benim sandığımı açmasın
Açıp açıp çeyizime bakmasın
Kızım gelir diye yola bakmasın❞

❝(oğul) Allahtandır kanın karışmış kanıma yar yar
Kadan belan gelsin şirin canıma yar yar
(oğul) Öldür beni parmak batır kanıma yar yar
Gören desin felek felek felek yar ellerin kınalı❞

❝İsmi var cismi yok ankaya döndü
Ne eylik ne bahşiş ne caba kaldı
En yakın dostumuz aduya döndü
Ne ehibba ne de akraba kaldı

Haramiler yedi kovanda balı
Sıralı boş kaplar arıdan hali
Olduk yeni doğmuş çocuk misali
Ne gömlek ne yelek ne aba kaldı

Huzuri sözlerin hikmet namına
Hastalık göz dikti sıhhat namına
Yedirmek içirmek külfet namına
Ortada bir kuru merhaba kaldı❞

❝Ara yitmiş yahu mezhep karışmış
Ağ ile karayı kim anlar seçer
Diyen yok çiğe çiğ pişmişe pişmiş
Bir takım terziler ölçmeden biçer

Halkı sarmış hamakatın yarası
İctinaptır bu illetin çaresi
Her kimin var ise elde parası
Bir ekmek yerine iki su içer

Huzuri gel yeter eyleme keder
Başa gelir her ne ise mukadder
Aklı olan hesap edene kadar
Deli olan yahu köprüyü geçer❞

❝İsmini dilimden düşürmediğim
Azdı yaralarım sar da sev beni
Var mı sensiz kendim şaşırmadığım
Gel de bir kerecik gör de sev beni

Sensiz gecem yoktur hem de gündüzüm
Melhem ol yareme güldür şu yüzüm
Başım bir karlı dağ çözülmez buzum
Bağrıma tandırın kur da sev beni

Kapanır yüzüme çaldığım kapı
Kırdı dallarımı ürüzgar tipi
Cemrenin toprağa düştüğü gibi
Gönül otağına gir de sev beni

Ben sensiz harabım sensiz bir hoşum
Ben sensiz yıkılan yolda sarhoşum
Arısı dağılmış özü bomboşum
Sevda peteğini ör de sev beni

Fedai kulunum azat istemem
Emrine muhalif tezat istemem
Pul etmez bin canım mezat istemem
Lütfeyle ihsanın ver de sev beni❞

❝Hangi ana seni böyle doğurmuş
Tatlı dilli güler yüzlü İsmail
Hamurunu balınan mı yoğurmuş
Doğru sözlü doğru gözlü İsmail

Eşin yoktur İsmail
Sözün haktır İsmail
İmranlının yiğidi vay
Doktor doktor İsmail

Çiğdem kokar Karacören yaylası
Hasta gibi inler doktorun hası
Dilerim Mevladan bakan olası
Çok yaralar nazlı sardı İsmail

Eşin yoktur İsmail
Sözün haktır İsmail
İmranlının içinde vay
Doktor doktor İsmail

Fakire ekmeği mazluma aşı
Haklının haksıza eğilmez başı
Ölüyorum Mahzuninin gardaşı
Selam gönder kara gözlü İsmail

Erli pirli İsmail
Yüzü nurlu İsmail
Soyadın adın gibi vay
Değerli İsmail❞

❝Gelibolu Kozlu Çeşme
Ora topçunun gezeği
Gözünün içi tilifli
Kekil Kayseri tozzağı

Battal Dayım bayrak dikmiş
Gelin yenge ben seğmenim
Anama künyemi salma
Kurban oluyum teğmenim

Battal Dayım bayrak dikmiş
Düğününe ulaşırım
Alayda birinci çıktım
Beşi ile güleşirim

Tilifli topçunun gözü
Ağzında dişleri gümüş
Teğmen künye yazarkene
Aman beyim etme demiş

Bıldır bu zaman geldi de
Omuzu çenteli bekar
Ana ben tezkere aldım
Çocuklara verir şeker

Karyolaya sığmamış da
Albay kolunu bağlamış
Bir Kanlıoğlu öldü diye
Kurtlar kuşlar hep ağlamış

Hacı Deden kadan alsın
Çayırda örklü gö kır atı
Orda kalma İsmailim
Orda kalan olur kötü

Hastanede yatarkene
Başında yanar ışığı
Ana benden umudun üz
Gelinine et mudara

Kederlenme bire peder
Dikkat ettim talimime
Selam söyleyin anama
Dokunmasın gelinime

Yiğirmi gün hasta yattım
Öldüm sürünü sürünü
Arkadaşlar tezker alır
Kaldım yerini yerini❞

❝Yönü beri uzun çamlar
Güneş vurur yağı damlar
Kul oluyum Battal Emmi
Yelgin sürme Doru hamlar

Kefiyesi morluyumuş
Palaskası telliyimiş
Aşamamış kız bibisi
Daha yollar karlıyımış

Kabaktepenin koyağı
Gökçek emmimin boyağı
Saba Urum kan yağar
Meste öğrengin ayağı

Mezerlikte ağca taşlar
Cığıl cığıl öten kuşlar
Kul oluyum Battal Emmi
Bu yıl emmin burda kışlar

İndin mi Çukurovaya
Vurdun mu tosun salını
Günbegün biz böyleyik
Yenemiyok ki gelini

Yönü beri uzun çamlar
Kölgen beri döndü mola
Ağam şehirden binişin
Ağpınara indi mola❞

❝Ağ konağını dutmuş da
Tahtasın vermiş hızara
Türkdönmez öldü deyi
Hakim yazdırmış mezere

Sünnet düğünü kurmuş
Kapıda oynar şebeke
Valiye hediye etmiş
İçi çakmaklı tabaka

Hekili gönlüm hekili
Bende koymadın akılı
Encümen başkanı sunam
Kırk iki köyün vekili

Sehilden sürek toplamış
Beşçeşmedir bunun yurdu
Ar değil mi emmimoğlu
Yerine saldılar Kürtü

Vallahi sıtkınan diyom
Hürü kurban Eşeyinen
Horta atmıyom kör oluyum
El tutardı paşayınan

Osmana kurban oluyum
Osman yakar odasını
Vallahi sıtkınan diyom
Kızlar alsın kadasını

İleri gel kız Fadime
Getir vezirin donunu
Kurban oluyum oluyum
Söylerim eski gününü❞

❝Dam kepmiş hezen yürümüş
Kumlar mı doldu gözüne
Azziyede Uzun Çerkez
Duyunca vurmuş dizine

Emmilere haber ettik
Emmiler geldi harman
Duydunuz mu emmilerim
Bir kardeş verdik zarınan

Koşman camızlar toralsın
Sürmen tarlası boralsın
Kucağı oğlan çocuklu
Geline eller gönensin

Seyfilem koyunun yayar
İsmail kuzusun sayar
Darılmayın tek kızına
Şimdi kardeşlerim duyar

Ağ başlık da kara yamçı
En geziyon elden ele
Sabahanan uçtu turnam
Kond mola gölden göle

Alnında kara kekili
Bende koymadın akılı
Yamaç tarlan davalıdır
Kardeşin arpas ekili

Anavarzanın taşına
Şahan konardı başına
Ben pedere kail oldum
Kıyma felek kardeşime

Analığın ad Emine
Niye gelmedin yanıma
Bir korkum var diyemiyom
Davar koyarlar damına

Kadanı alıyım bebek
Bebek gezer başı kabak
Çıkar gider elin kızı
Eline veriyim hobek

Seyfilem evin vekili
İsmail aldı akılı
Ağca Parmaktan çıkınca
Parlar Dorunun sekili❞

❝İşmar eder el ile
Yanağında gül ile
Sarılır yatar mısın
Zavallı bu kul ile

İpek yazma başında
Benleri var döşünde
Vallah sevda izi var
Öldüren bakışında

Kaşların kara mıdır
Gözlerin ela mıdır
Senin güzel bakışın
Başıma bela mıdır❞

❝Bar ilahim gismet eyle
Yara yoldaş eyle meni
Men ona can gıyar olsam
O sevsin baş ile meni

Ağladırsan güldürürsen
Çeşmin yaşın sildirirsen
Cellad kimi öldürürsen
O göz o gaş ile meni

Abbas deyer seni tarı
Çıhart könlünden gubarı
Sever olsam özge yarı
Yandır ateş ile meni❞

❝Kız sen benum anama
Demuşsun boğazuma
Var mı taksun altuni

Hey şişman kız şişman kız
Hey Allah alsun seni da
Yedun tükettun beni

Param yok altunum yok
Takayim boğazuna
Eski çaruklarumi

Hey şişman kız şişman kız
Hey Allah alsun seni da
Yedun tükettun beni

Kız ben nerde bulu da
Takayim boğazına
İncili boncukları

Hey şişman kız şişman kız
Hey Allah alsun seni da
Yedun tükettun beni

İnciden kıymetlidur
Dizeyim gerdanuna
Mübarek hamsileri

Hey şişman kız şişman kız
Hey Allah alsun seni da
Yedun tükettun beni❞

Bundan sonra ben o ben o yare küskünüm
Yıktı hatırımı barışmam gayrı
Cümle alem gelse gelse minnet eylese
Çevirdim yönümü barışmam gayrı

Kızılırmak gibi gibi çağlayıp aksa
El vurup yaremin bendini yıksa
Yarın mahşer günü günü şefaat etse
Kaçarım mahşerden görüşmem gayrı

Emrah’ım da bu yaz bu yaz yarsız kışlasın
Döner isem o yar o yar beni taşlasın
Bundan sonra bildi-ğini işlesin
Hiçbir oluruna karışmam gayrı❞

❝Bihamdilillah Gafur ismi var iken
Ağlama ey gönül gül ferah ferah
Esnasında Settar ismi nur iken
Akıtma gözyaşı sil ferah ferah

Eğer umar isen Haktan cenneti
Sofiye yalvarıp etme minneti
Gece gündüz terkeyleme sünneti
Beş vakit farzını kıl ferah ferah

Aşkın Zülfikarın beline sokun
Aduyü nefsine yanaşma sakın
Dilini haramdan gaybetten sakın
Geçersin Sıratı yol ferah ferah

Hulusi kalb ile birle Allahı
Seni nara yakmaz hemi Vallahi
Bülbül ol metheyle Resulullahı
Açılsın bahçende gül ferah ferah

Her derede söğüt olmaz Ruhsati
Her anadan yiğit olmaz Ruhsati
Bundan güzel öğüt olmaz Ruhsati
Aklın başta ise al ferah ferah❞

❝Ben de yeni başladım divana bismillah ile
Dağıtayım namımı cihana bismillah ile
Saki başın için yetiş derunumda yangın var
Biraz dinsiz çekeyim imana bismillah ile

Dilerim Hak'tan inayet tesir etsin sözlerim
Tecella düşür kalbime yari görsün gözlerim
Gafur ismi hüccetimdir siyah etme yüzlerim
ıtikadım kavidir Kur'an'a bismillah ile

Tarikatım Nakşibedi'nin Halidi kolundandır
ınabetim Hacı şakir Efendi elindendir
Mevludumuz Deliktaş'ın derbendi belindendir
Uyandım geldim yeni dermana bismillah ile

Nice gaflet uykusunda melul melul yatarsın
Yetmiş iki buçuk fırka çıkmaz yola çatarsın
Yakalarsan dağ başında ya menzile yetersin
Hizmet et Ruhsat gibi çobana bismillah ile❞

❝Yedi kat yer gök alem kuruldu bismillah ile
Cümle eşyaya destur verildi bismillah ile
Besmelenin be'sinin noktasıyım dedi Ali
Putperest Lat ü Uzza kırıldı bismillah ile

Yaz deyi emretti kalem yazdı bismillahı pes
Mim harfinden hem Muhammed Mustafa'dan geldi ses
şakkoldu kalem yarıldı almadı hiç bir nefes
Baştan başa bu cihan nur oldu bismillah ile

Cennette dört ırmak akar dört müminin özünden
Besmeleyle devam eden nuş ederler özünden
Melekler raksa gelirler besmele avazından
Sekiz cennet de zeynolup doldu bismillah ile

Besmeleyle niyyet eyle evvelinden her işin
Evvel ahır hayra döner kalmasın hiç teşvişin
Selametle necat bulur darda kaldıysa başın
ısmail taş vurdu şeytan kör oldu bismillahla

Bihamdillah yerin aldı nere atsam her taşım
Ne tarika yettiğimi fark edemez sırdaşım
Besmeleyle devam ede ede gözüm kardaşım
Ruhsati'ye bu aşıklık verildi bismillah ile❞

❝Dediler geliyor Türk'ün babası
Ortalıkta inliyor matem havası
Cevherler saçıyor teselli bahsi
O anda unutuldu felaket yası

Bin yaşa var ol ısmet ınönü
Lütfunla şad oldu milletin gönlü

Ağlayan gözlere teselli oldun
Yareleri bağladın merhemi buldun
Sanki bir Erzincan'ı yeniden kurdun
Himmetinle bizi nurlara boğdun

Bin yaşa var ol ısmet ınönü
Lütfunla şad oldu milletin gönlü

Bir ana başını koydu göğsüne
Avuttu ınönü tatlı sözüyle
Kalplere metanet verdi özüyle
Her yara sağaldı onun iziyle

Bin yaşa var ol ısmet ınönü
Lütfunla şad oldu milletin gönlü❞

❝Çalap Adem cismini topraktan can eyledi
şeytan geldi Adem’e tapmağa ar eyledi

Aydur ben od’dan nurdan ol bir avuç topraktan
Bilmedi kim Adem’in için gevher eyledi

Zahir gördü Adem’in batınına bakmadı
Bilmedi kim Adem’i halkı sever eyledi

Kırk yıl kalıbı yattı adı alemi tudu
Gör şeytan buğzundan ne fitneler eyledi

Adem toprak yatmıştı at alemi tutmuştu
Fikrine bak ıblis’in yani hüner eyledi

Ol yürüyen atları sürdü Adem üstüne
Adem’in mekr irgürüp yani zafer eyledi

Adem’in göbeğinden Çalap yaratdı onu
Vaff diye durdu urdu kaçtı güzar eyledi

Çün durdu Adem devri bu idi Musa kavli
ış bu söz yavlak bana katı eser eyledi

Musa gönüldü Tur’a Hakk’la münacat kılar
Gördü kim bir su akar Musa nazar eyledi

Musa aydur göreyim bu su ne yerden gelir
Ger böyle akar ise zır ü zeber eyledi

ıleri vardı Musa lain oturmuş ağlar
Gözünün yaşı imiş ol su pınar eyledi

Musa eydur laine ağladığın nedendir
Nideyim ağlamadan der işim zar eyledi

Mukarrebdim Musa ben ol Hakk’ın dergahında
Götürdü vurdu yere işimi şer eyledi

Sen bilmez misin Musa ben neden ayrıldığım
şunlar öğüme düştü beni humar eyledi

Vargıl değil ya Musa rahmet eylesin bana
Tövbe kılıp işine hoş istiğfar eyledi

Musa erdi hacete Hakk ile münacata
Unutdu emaneti söz muhtasar eyledi

Hakk Musa’ya ayıtdı unuttun emaneti
Ol nidaya canını Musa nisar eyledi

Vargıl degil Ya Musa rahmet edeyim ona
Secde etsin Adem’e çün istiğfar eyledi

Ben ondan umar idim derdime derman kıla
Dahi artırdı derdim yani tımar eyledi

Ben eğer tapsam ona ol vaktin tapar idim
şimdi hod toprak olup zır ü zeber eyledi

Adem ıblis kim ola işi işleten Çalap
Ay’ı günü yaratıp leyl ü nehar eyledi

Mana nedir ıblis’den cahilik kamu bizden
Ne duydun iş bu sözden sırrı esrar eyledi

Çalap aydur şol kula inayet benden ola
Ne şeytan azdırırsar ne kime kar eyledi

Altı bin yedi yüz yıldan geçen Adem’i
Dile getirdi Yunus söz muhtasar eyeldi❞

❝Dinle yavrum dinle büyük sözüdür
Eğer dinlemezsen pişman olursun
ıyilik mertlik insanlığın özüdür
Eğer bilemezsen pişman olursun

Aklın ermediği işe karışma
Haddinden yüksek olanla yarışma
Büyük lokma yut büyük konuşma
Eğer konuşursan pişman olursun

Kinci olma erirsin için için
Eşin dostun komşunla iyi geçin
Her ne yapsan yap Allah rızası için
Eğer yapmazsan sonra pişman olursun

Her insandan dost olmaz bilmelisin
Ağlayanla ağla gülenle gülmelisin
Yılanın başını fırsat varken ezmelisin
Eğer ezmezsen sonra pişman olursun

Ergün der her zaman ol cana yakın
Yaklaşma belaya uzaktan bakın
Müşkülün mazlum haline gülme sakın
Eğer gülersen sonra pişman olursun❞

❝ısmim üç herf ile eylerem beyan
Mimdir nundur sin yazılıb dal dala

Men aşıgam daldala
Bayğu gezer daldala
Açılıb yahan bendi
Çek turuncun daldala

Sedrin üste şuh memeler görünür
Bed nezerden pünhan ele daldala

Sürme çek gaşına ne gara yahşı
Ağ üstden yazıla ne gara yahşı

Men aşıgam ne gara
Gözlerindir ne gara
Hesretinden Mecnun'am
Günüm olub ne gara

Saçların görende ne gara Yahşı
Ondört hörük çin çin düşüb dal dala

Elesger'em men de nişana goydum
Temiz ad sahladım nişana goydum

Men aşıgam nişana
Zülf üzünde nişana
Sineme dağ çekilib
Galdı elde nişana

Başımı garşına nişana goydum
Esirgeme at ohların daldala❞

❝Bir adamsan bir adama name yaz
ıncidib manalı elden danışma
Ara garışdırıb seyragub olma
Kar çıhmaz govgadan galdan danışma

Göyce'nin gonağa çohdur hörmeti
Geyseve gayganag verir lezzeti
Plov dolma kebab emliyin eti
ınsaf ele tek motaldan danışma

Eğer şair isen gel eyleyek behs
Bir sözüne min söz deyim desbedes
Himarın dünbünde lağeri meges
Zenbur menem deyib baldan danışma

Kalman çarıg bize adeti - nasdır
Müselman'a persoy deyen hennasdır
Uşağın eşşekdir yükün kerbasdır
Ebrü etles tirme şaldan danışma

Nece aşıg gaçırmışam meydandan
ısteyirsen bir bir keçirim sandan
Gemirib kengerden içib ayrandan
Coçub kergadandan filden danışma

Adım Elesger'dir merd ü merdana
Oniki şayirdim işler her yana
Tülküsen aslanla girme meydana
Danasan sürtünüb kaldan danışma❞

❝Könül sene nesihetim budur gi
Kelmeni aşırıb beşden danışma
Meclise girende yerini tanı
Ayakda eyleşib başdan danışma

ıtirme dostunu hakkı sayını
şahla mehebbetin gesme payını
Arif olan tapar gendi tayını
Terlan olub yaşıl başdan danışma

Necef bir gimsedi ilkardan geçmez
şerm eyleyer şer işlere karışmaz
Horra hengel yaşıl evizde pişmez
Dindirende plav aşdan danışma❞

❝Muhabbet bağında bir gül açıldı
Bir derdim var bin dermana değişmem
Yüküm lal-i gevher mercan saçarım
Bir derdim var bin dermana değişmem

Cemi kuşlar dile gelir yazım der
Gövel turnam şam'dan gelir güzüm der
Benim yarelerim tuzum tuzum der
Bir derdim var bin dermana değişmem

Garip bülbül gönlüm eğler ses ile
Nicelerin ömrü gitmiş yas ile
Aratıp bulduğum pir heves ile
Bir derdim var bin dermana değişmem

Mende eyder niyazım var özüne
Güzel pir ayıbım vurma yüzüme
Yarelerim hoş görünür gözüme
Bir derdim var bin dermana değişmem

şah Hatayi'm muhabbete bakarım
Men doluyum men dolana akarım
Güzel pirim bir dert vermiş çekerim
Bir derdim var bin dermana değişmem❞

❝Doldu cismim nemden
Nuş eder semden
Ah bedir doğmadan
Olmadım halas
Değilim havas

Havas sözlü kemden
Mihnet ve elemden
Nas dilinde zemden
Usanıp rakkas
Olup bir hasas

Hasas züğürdedir
Halka haber ver
Miftaha muti pir
Aklın başa der
Sen murada er
Ben aduye esir oldum et kısas
Okurum ihlas

ıhlastır ezberim
Belalı serim
Nesimi veş derim
Yüzüp dare as
ıster saman bas

Bas rah-ı hayra pay
Yoksul olur çok bay
Kuru kalır çok çay
Vay elinden vay
Seyrani bir kaç ay
Birkaç sene say
Adüvvün ölür hay hay
Sakın tutma yas❞

❝Vurur seni yerden yere
Dost feleğinen yarışma
Sırrına sır erdirmek zor
Dost feleğinen yarışma

Dost Ali nerde
Dost Veli nerde
Dost Pir’im nerde dost

Çokları puta tapıyı
Sendeki canlı yapıyı
Açar kapalı kapıyı
Dost feleğinen yarışma

Dost Ali nerde
Dost Veli nerde
Dost Hünkâr nerde dost

Kuşlar Hak deyi ötüşür
Sesi menzile erişir
Candan çağırsam yetişir
Dost feleğinen yarışma

Dost Ali nerde
Dost Veli nerde
Dost Hünkâr nerde dost

Kışın açmayan gül açar
Can kafesten kuştur uçar
Erdoğan zalimden kaçar
Dost feleğinen yarışma

Dost Ali nerde
Dost Veli nerde
Dost Hünkâr nerde dost❞

❝Her yönüyle güzel ana vatanım
Güzelliğin hiçbir cana değişmem
Kemiğim iliğim damarda kanım
Tahdigan’a Hindistan’a değişmem

Cennete mi saldın meskenin yerin
Yüksektir dağların eksilmez karın
Yemyeşil yaylalar serin suların
Yüz Frans’a bin Alman’a değişmem

Türk kadını nur bağlamış yüzlerin
Ahu bakışların şirin sözlerin
Selvi boylu gelinlerin kızların
Irak ıran Gürcistan’a değişmem

Toruni yaşarken anlatır çağın
Minel iman hübbül vatan ocağın
Gökyüzünde dalgalanan bayrağın
şöhretini tüm cihana değişmem❞

❝Düzgün mısmıldır, baş örtüsü bürük
Lahana kelem, dağ armudu çördük
ıştaha mada, azcığa eccük
Alkışa da çepik diyorlar bizde

Merdiven badaldır, sebze de zavzu
ığneye biz derler, dibeğe sohu
Sitil kovadır, ceket ise sahu
Sedire de makat diyorlar bizde

Behni yem yeridir, arazi yazu
Eme haladır, abla ise abu
Balçığa lığırt, ev duvarına çandu
Civcive de cücük diyorlar bizde

Banyo yapmak yunmak, bol ise foltak
Hindi culluktur, sac ekmeği cızlak
Patatese gostil, sahiye essah
Kızılcığa zoğal diyorlar bizde

Takunya nalindir, çok bilmiş çepil
ıçi boş küftür, çabuk kızan çitil
şubat’a guçuk, yatağa mitil
Belkiye ellam diyorlar bizde

Biber issot, aceleci hetelek
Elbise urbadır, sırıksa herek
Fasulye çiğit, raf ise terek
Muşmulaya töngel diyorlar bizde

Koşmak seğirtmektir, boğaz ise ümük
Keh uçurumdur, kısa boylu gündük
Aşgana mutfak, pis boğaza sümsük
Çınara kavlağan diyorlar bizde

Ağleş dur demek, çirkin işe gaşmer
Ahacuk iştedir, göz etmek işmar
Yufkaya işkefe, salçaya pelver
Mandaya da kömüş diyorlar bizde

Azıcık bi dıhım, tatsıza sasuk
Boduç su kabıdır, ayran da katık
ışkembeye mimbar, çiviye de mıh
Bileziğe kol bağı diyorlar bizde❞

❝Dedi bir pir bana pişman olursun
Razın açma Huda’dan gayrı ferde
Vücudun şehrine sultan olursun
Sabredersen Eyyub misali derde

Sanma isteyenler murada ermez
Kimsenin ettiği yanına kalmaz
Zalimin zulmüne Hak kail olmaz
Ya mazlumun ahı kalır mı yerde

ıste muradını Bari Huda’dan
Bekle tevekkülü geçme rızadan
Yakar Arş ü Kürs’ü geçer semadan
Feryad-ı garibe olur mu perde

Felek camlar sundu semler alursun
Kurtulmaz ebedi gamda kalursun
Namerde yar olma namerd olursun
Merd olursun yar ol merd oğlu merde

Ömer köpeklerin dil olsun bağı
Tevekküle bend et can ile teni
Gam çekme murada erdirir seni
Biçare devletin var ise serde❞

❝Arzeyledim görem dedim sılayı
Toprağı değişmiş taşı değişmiş
Ne düğünü kalmış ne de halayı
Altınlı poşulu başı değişmiş

Türkülerin vardı oy Gürcüm Gürcüm
Al yeşil giyinip düzülen bercin
Yufka ekmek ile yemlik dürmecin
Sofrası değişmiş aşı değişmiş

Hüzünlü bakışlar eğilmiş kaşlar
Yıkılmış konaklar dökülmüş taşlar
ıklim etkilemiş bentler barajlar
Baharı değişmiş kışı değişmiş

Hani nerde senin yeşilin alın
Neden ırgalanmaz yaprağın dalın
Bağrında büyüyen Mahmut Erdal'ın
Hayali değişmiş düşü değişmiş❞

❝(Aşıg Elesger)
Esselamünaleyküm saları sukhan
Aşığı möhtekam benadem Veli
Arif'i fehminde sahibi ikrar
Maksut mecidimdir üstadım Veli

(Aşıg Veli)
Aleykümeselam şir'i babında
Eceb arif iptidasan Elesger
Suvara benara nezm i sadünde
Sen ziyade iptidasen Elesger

(Aşıg Elesger)
Aşgın meydanında acaip ersen
Katibi deftersen derin hünersen
Seddi ıskendersen bab-i Heybersen
Khop'un kenarı değil edadan Veli

(Aşıg Veli)
Aşıg meydanında libası fahir
Sensin bu mahalda ey derin mahir
Arşta mahir alemde oldun zahir
Sen ziyade iptidasan Elesger

(Aşıg Elesger)
Göyçeli Aşıg Elesger de zarıdı
Türabın içinde be ikrar idi
Gülçü eda çek zülbünde var idi
Hata eskik olmaz gededen Veli

(Aşıg Veli)
Veli her şairin hak-i payıdır
Tamamen sözlerim bögür yayıdır
Sürurunda çek zülbünde var idir
Sen ziyade iptidasan Elesger❞

❝Ezelden her kısmet verilir iken
Aşık olsun dedi canan bizlere
Ruhlar bir araya derilir iken
Aşk nasip eyledi Sübhan bizlere

Dergah-ı Mevla'nın mihmanesiyiz
Cam-ı ilahinin mestanesiyiz
Mahbub-ı Hüda'nın divanesiyiz
Ehl-i diller olur hayran bizlere

Seyrani ednayız türab aslımız
Seyrani yektayız türab aslımız
Seyrani danayız türab aslımız
Niye yerimizdir mihman bizlere❞

❝Ey gönül hışm ile bakma
Sakın doldurduğun dökme
Yekinip hırs ile kakma
Sonra sana ziyan olur

Sırrım verme gel yade
Kime gidersin imdade
Kimi adem kişizade
Kimi dava arar bulur

Dedim ki ben konan göçmez
Arif kişi sırrın açmaz
Yüz yaşasa gönül geçmez
Her daim bir karar durur

Taşdemir'in aklı çoktur
Fukaraya rağbet yoktur
Kötü söz zehirli oktur
Yüreğimi yarar durur❞

❝Ey hocam karışma Hikmetullaha
O derya derindir giren boğulur
Allah birdir inanmışız Allaha
ıki diyen o dergahtan kovulur

Aslım Türktür Elhamdüllah müslüman
şükür Amentüye etmişiz iman
Kalbime yaraşmaz şirk ile güman
Kalbimiz nur ile dolu sayılır

Karışma hikmete halini konuş
Müşkülat var ise üstad bul danış
Bu sırrın aslına eren olmamış
Bir ermiş var ise veli sayılır

Sen m'attın dünyanın temel taşını
Ne bilirsin yaradanın işini
Görsene dünyanın yürüyüşünü
Burda söyle Vaşington'da duyulur

Yürü ileriye bakma geriye
Nasıl işler bakmaz mısın arıya
Nar d'Allahın nur d'Allahın nuriye
Cehennem yobazın yolu sayılır

Cahil ile sohbet etmek zor olur
Kulağı sağırdır gözü kör olur
Her sözünde kavga niza var olur
Cahiller dikenli çalı sayılır

Yetişmiycek yere elin uzatma
Ben bilirim diye halkı aldatma
Manasız mantıksız kem laf sarfetme
Boş sözler kavganın dili sayılır

Baykuş gibi durup durma yuvada
ınsanlar kuş olmuş gezer havada
Giriş Veysel kollarını sıva da
Çalışan Allah'ın kulu sayılır❞

❝Eyişmem ben dere geliyor dere
Ninna ninna nam kumunu sere sere
Eyişmem ben al dere götür beni
Ninna ninna nam yarin olduğu yere

Nin ninna nina nina ni ni na
Ninna nini nam nina nina nini nam

Eyişmem ben entarisi garadan
Ninna ninna nam dağlar gaksın aradan
Eyişmem ben bizi gavuşmaz derler
Ninna ninna nam gavuşturur yaradan

Nin ninna nina nina ni ni na
Ninna nini nam nina nina nini nam❞

❝Evvel bu dergahtan kısmet
Alır da var almaz da var
Tarikate kadem basıp
Gelir de var gelmez de var

Bazını almış destine
Hizmet ederdi dostuna
Ahd ile ikrar üstüne
Durur da var durmaz da var

Olayım derisen Hızır
ırfan defterine yazıl
Hak her yerde hazır nazır
Görür de var görmez de var

ıçin bizim dolumuzdan
Çıkman sakın yolumuzdan
Pir Sultan'ım halimizden
Bilir de var bilmez de var❞

❝(Aşık Feymani)
Hakikat Mecnun değilsem çöl benim nemden bilir
Bir aşk ile çalamazsam tel benim nemden bilir
Gökteki yıldız ne anlar deryada balık halin
Bu derdi kendim çekerim il benim nemden bilir

(Aşık Hazım Demirci)
Bülbül gibi zara girdim gül benim nemden bilir
Dağlardan çok artık derdim kul benim nemden bilir
Rah-ı kadem eylemişem varmak için şahıma
Ayak bastım gidiyorum yol benim nemden bilir

(Aşık Gaderim)
Kuş oldum döndüm yuvaya dal benim nemden bilir
Azlıkla kondum tavaya bol benim nemden bilir
Kurumuş bir yaprak gibi elden ele gezdirir
Yar uğruna sürünürüm yel benim nemden bilir

(Aşık Feymani)
Bir çobanım sürüleri hep emeksiz yayarım
Hesabım kitabım bilmem amma her gün sayarım
Üzüm başka sözüm başka ne söyler ne duyarım
Gafil dudak ne anlasın dil benim nemden bilir

(Aşık Hazım Demirci)
Sır elinden tatlı candan bikes oldum bizarım
Çark eyleyip şeş ciheti tur yaparım gezerim
Bir arıyım kovanımda çiçeklerle pazarım
Aşkım benim peteğimdir bal benim nemden bilir

(Aşık Gaderim)
Bir odayı ışıtamaz elimdeki fenerim
Hakkın ismi dilimdedir zikreyleyip anarım
Bir ocağa girip böyle cayır cayır yanarım
Benden hasıl oldu amma kül benim nemden bilir

(Aşık Feymani)
Feymani'yim bu sohbetin cem olan dördü ile
Biz yaren ahbap olmuşuz dağların andı ile
Canana vuslat beklerim Eyyub'un derdi ile
Her günüm bin asır geçer yıl benim nemden bilir

(Aşık Hazım Demirci)
Deli Hazım şu alemde bir kısmeti karayım
Ben baştan ayağa kadar el vurulmaz yarayım
Yer-Gök arasından büyük bir çukurlu dereyim
Çağlayıp akıp gitse de sel benim nemden bilir

(Aşık Gaderim)
Gaderim'e kim ettirir bilmiyorum ah ü zar
Ama mıyım idrak etmem izanım yok hayr u şer
Yalan dünya fani imiş beyhudedir kisb ü kar
Arkamda miras kalacak mal benim nemden bilir❞

❝Bihamdillah Gafur ismi var iken
Ağlama ey gönül gül ferah ferah
Esmasında Settar ismi var iken
Akıtma gözyaşı sil ferah ferah

Eğer umar isen Hak'tan cenneti
Sofiye yalvarıp etme minneti
Gece gündüz terk eyleme sünneti
Beş vakit farzını kıl ferah ferah

Eğer umar isen lutfunu Hakk'ın(1)
Adu-yı nefsine yanaşma yakın(2)
Dilini haramdan gıybetten sakın
Geçersin Sırat'ı yol ferah ferah

Hulus-ı kalp ile birle Allah'ı
Seni nara yakmaz hemi billahı
Bülbül ol metheyle Resulullah'ı
Açılsın bahçende gül ferah ferah

Her derede söğüt olmaz Ruhsati
Her anadan yiğit olmaz Ruhsati
Bundan güzel öğüt olmaz Ruhsati
Aklın başta ise al ferah ferah❞

❝Biz kızla bir gelinin cengi var
Bilemedim hangisinin dengi var
O kızda bir ak sırmalı süngü var
Çeker süngüsünü yare saldırır

Suya gider sağ elinde tası var
Tasının içinde üç elması var
Bir kız ile bir gelinin nesi var
ıkisi de bir oğlanın üstüne

(Gelin)
Gelin der ki ben yaylama göçeceğim
Karlı buzlu soğuk sular içeceğim
Bir gün olup yar uğruna geçeceğim
Ellenmiş kovanda sırlı balım var

(Kız)
Kız der ki ben yaylamı yayladım
Çıktım yükseğine gönlüm eğledim
Gelin sen de böyle yalan söyledin
Ellenmiş kovanda sırlı bal mı olur hey

(Gelin)
Gelin der ki ululardan uluyum
Erginlerin yaranıyım kuluyum
Yedi yıldır oğul veren arıyım
Peteklerde dolu balım var benim

(Kız)
Elmanın eyisini yüke tutarlar
Çarığın çürüğün seçip atarlar
Kız ile gelini bir mi tutarlar
Var git gelin var git oğlan benimdir

(Gelin)
Gelin der ki kalk gidelim pazara
Selvi boyu gösterelim nazara
Ergini mi alırlar yoksa hamı mı
ıki meyve götürelim bir ara

(Kız)
Kız da der ki kalk gidelim pazara
ınce beli sıktıralım hizara
ıki tabak gül gönderem pazara
Solmuşunu mu alırlar yoksa solmamışını mı

(Kız)
Kınalar yakışmış eline
Erbişim kuşak sar ince beline
Bir tutam gül ver birinin eline
Açılmışı mı alırlar yoksa goncasını mı

(Gelin)
Gelin de der ki bir dumanlı başım var
Kara göz üstünde hilal kaşım var
A kız senin de bir gecelik işin var
Devresi gün kervan geçer yol olur

(Kız)
Kız der ki bizim ile yağmur yağma mı
Beni gören yiğit boyun eğme mi
O bir gece bin geceye değme mi
Kız alanlar nergiz alır gül alır❞

❝Gadir Mevla'm gısmetimizi bol eyle bol eyle
Artsın eksilmesin bizim şanımız
(Gel Ali'm şahım şah şah)
Bir anadan atmış oğlan var eyle var eyle
Bir sofraya el sunalım hepimiz
(Gel Ali'm şahım şah şah)

On dördümüz yüce dağlar yaylasın yaylasın
On beşimiz ekin eksin eylesin
(Gel Ali'm şahım şah şah)
Otuzumuz ağa sözü dinlesin dinlesin
ıçimizden sultan olsun birimiz
(Gel Ali'm şahım şah şah)

Söyle Pir Sultan'ım ahirin aman gel aman
Gitmesin cahilin gönlünden güman
(Gel Ali'm şahım şah şah)
Dünyada Kur'an'da ahrette iman gel iman
Hak nasib eylesin öldüğüm zaman
(Gel Ali'm şahım şah şah)❞

❝Gadir Mevla'm gısmetimizi bol eyle bol eyle
Artsın eksilmesin bizim şanımız
(Gel Ali'm şahım şah şah)
Bir anadan atmış oğlan var eyle var eyle
Bir sofraya el sunalım hepimiz
(Gel Ali'm şahım şah şah)

On dördümüz yüce dağlar yaylasın yaylasın
On beşimiz ekin eksin eylesin
(Gel Ali'm şahım şah şah)
Otuzumuz ağa sözü dinlesin dinlesin
ıçimizden sultan olsun birimiz
(Gel Ali'm şahım şah şah)

Söyle Pir Sultan'ım ahirin aman gel aman
Gitmesin cahilin gönlünden güman
(Gel Ali'm şahım şah şah)
Dünyada Kur'an'da ahrette iman gel iman
Hak nasib eylesin öldüğüm zaman
(Gel Ali'm şahım şah şah)❞

❝ısmi Pünhan yazılıbdır
ısmi Azamz qabağında
Kendi şekker ezilibdir
Ol senin bal dodağında

ınce belin surahlanır
Xumar gözün gümrahlanır
Beyaz xallar ferehlenir
Güle nisbet yanağında

Cuma'nın şahı serdarı
Ele güne havadarı
Bir Kadem bas bize sarı
Bereket var ayağında❞

❝Güzel adın ısmail aman aman
ısmine oldum mail aman aman

(Bağlantı)
Nazetme yürü fistanı sürü
Gözümün nuru dizimin feri hey aman aman

Bağlantı

Güzel adın Murtaza aman aman
Gel yanıma çek cefa aman aman

Bağlantı

Güzel adın Mustafa aman aman
Gel yanıma sür sefa aman aman

Bağlantı❞

❝Gine kısmet çekti gurbet ellere
Acep nerden aşar yolumuz bizim
Yiyecek içecek sular çekiyor
Toplayıp devşirmek karımız bizim

Dağlar dumanlandı hava bozuldu
Alnımıza kara yazı yazıldı
Mezarımız gurbet ele kazıldı
Acep nerde kalır ölümüz bizim

Yağmur yağar boran serper kar ilen
Günümüz geçiyor ah ü zar ilen
Kavuşmazsak gözü yaşlı yar ilen
Çok perişan olur halimiz bizim❞

❝Aman tabur yaman tabur
Zenginlere bedel kabul
Fukaraya Allah sabur

Göziv kişmişe benzer
Arak içmişe benzer
Üzüv turş benziv sarı
Gözden düşmişe benzer

Aman tabur yaman tabur
Zenginlere bedel kabul
Fukaraya Allah sabur

Göziv kesme gözimnen
O dı gettim özimnen
Dert çeken zaif olı
Pesende eyle özivnen

Aman tabur yaman tabur
Zenginlere bedel kabul
Fukaraya Allah sabur

Gözleriv ne mavıdı
Sinev kerklük avıdı
Her gelen bir söz diyer
Seni mennen savıdı

Aman tabur yaman tabur
Zenginlere bedel kabul
Fukaraya Allah sabur

Gözleriv yedi meni
Kırt oldu yedi meni
Oldım yamana yoldaş
Aleme dedi meni

Aman tabur yaman tabur
Zenginlere bedel kabul
Fukaraya Allah sabur❞

❝Gel ey zahit gel ey ilişme bize
Hakk'ın yarattığı kul bana neyler
Arıdırsan kendi kalbini arıt
Sende küfür bende imana neyler

Zahit sen bu yolu benim mi dersin
Erenler sırrına erem mi dersin
Mescit hak meyhane haram mı dersin
Hak olan mescide meyhane neyler

Zahit sen bu yola diken ekersin
Hatıra dokunur gönül yıkarsın
Yüküm vardır deyü zahmet çekersin
Yavuz bac yüksüz kervana neyler

Sekiz derler şol uçmağın kapısı
Hakk'a doğru açılırmış hepisi
Korkusun çektiğim Sırat köprüsü
Hakk'a doğru varan kullara neyler

Abdal Pir Sultan'ım er haksın er hak
Münkir kullarından ıraksın ırak
Kurdun işi namert lokmasın yemek
Hak için adanan kurbana neyler❞

❝Her kimin andırmış Hak ismin aşık
Marifet bahrine eylemiş gavvas
Hazine-i Rahman demeye layık
Durmuş aşık kalbin dinle kulak as

ısmi kenz-i Rahman hazinedarı
Etmiş aşık kalbin Yaradan Bari
Her kimin var ise Hakkı inkarı
Hak anı inkardan eylesin halas

Her kim ki aşığın kalbini yıkar
Gide gide Hakkı inkara çıkar
Hak anı cehennem narına yakar
Eyler ahirette kısasa kısas

Açıl var Seyrani solmak dilersen
Makbul-i indallah olmak dilersen
Eğer sende Hakkı bulmak dilersen
Sıdk ile tarih-i aşka kadem bas❞

❝Kalksa kısmet burdan gitse engine
Bilmem fırsat olup dönmek var mıdır
Meşakkatle püryan oldu her yanım
Dertsizlere dert çekmesi kar mıdır

Ah edersem bakan yoktur halime
Dert ki girmiş vücuduma koluma
Mevlam fırsat ver de gidem yoluma
Belki bulam derde derman var mıdır

Yetişti çektiğim elliye yüze
Daha başka var mı hep verdin bize
Kavuşmak nasip mi bahara yaza
Baharım yok kışım bana kar mıdır

Telkin ile beni tutup eğliyor
Yüzüme gülüp de özüm dağlıyor
Düşmanlar sevinir dostlar ağlıyor
Eller güler benim bağrım kor mudur

Durmaz kısmet gider yola uzuna
Yolum engel yokuş ile düzene
Canım kurban bu yazıyı yazana
Güldürmedin benim işim zar mıdır

Güvenmem dünyada servete vara
Gittim çok tabibe bulamaz çare
Teslim eyleyince cesedi yara
Münkir nekireyne cevap ar mıdır

Ezelden serimden dumanım gitmez
Çağırdım yalvardıın nasıl işitmez
Er eder geç eder asla güç etmez
Kader nasıl yazdı yerim dar mıdır

Tevekkül ol bir mevlaya ah etme
Kader yerin bulur fazla yas tutma
Bu yalan dünyadan muratsız gitme
Bu bir yoldur Noksan sana zor mudur❞

❝Kısmet olsa varsam yarin yanına
Hem taş ile toprağından bus etsem
Varsam yedi yerde kılıp temenna
Sekizinci ayağından bus etsem

Sevdiğim ahdında vereydi vefa
Gireydim koynuna süreydim sefa
Bu hasta gönlüme kılaydı şifa
Dilin emip dudağından bus etsem

Korku geçmez aşıkların aynına
Kısmet olsa gire idim koynuna
Der şamili kol aşırıp boynuna
Beyaz gerdan buhağından bus etsem❞

❝Kişmiri şalın ollam dad aldı meni
Ağ üzde halın ollam yad aldı meni
Anama yalvarıram dad aldı meni
Men senin yarın ollam yad aldı meni

Dad ey dad ey dad ey dad ey dad aldı meni
Almadı gonum gomşum yad aldı meni

Geceler ay olaydı dad aldı meni
Yar yara tay olaydı yad aldı meni
Yarın eli elimde dad aldı meni
Buseler aybolaydı yad aldı meni

Dad ey dad ey dad ey dad ey dad aldı meni
Almadı gonum gomşum yad aldı meni

Ay güzel o gün eyler dad aldı meni
Ay guzeyler ay güneyler yad aldı meni
Yar yara gavuşanda dad aldı meni
Bayramı o gün eyler yad aldı meni

Dad ey dad ey dad ey dad ey dad aldı meni
Almadı gonum gomşum yad aldı meni❞

❝Kaynana kişmiş yemez
Eşeğine deh çüş demez
Akşama pişmiş yemez
Kaynana kaynana kalk cazı oyna

Kaynanalar çeker maşa
Gelin durmaz kaçar dışa
Koca köpek ölse kışa
Kaynana kaynana kalk cazı oyna

Koçhisardan gelir paşa
Kabak kaynar taşa taşa
Koca köpek beni boşa
Kaynana kaynana kalk cazı oyna

Kaynanam hamama gitse
Dört ayağı birden kaysa
Sandık içi bana kalsa
Kaynana kaynana kalk cazı oyna

Kaynanamın adı hürü
Kör olsun gözünün biri
Koca köpek senden diri
Kaynana kaynana kalk cazı oyna

Sağ göğsünde olur beni
Hep çekiğim gelin derdi
Günde ölsün üçü dördü
Kaynana kaynana kalk cazı oyna❞

❝Karışmadan evvel pirler göçüne
Turna kılavuzu sanaman beni
Bade olsam girsem kadeh içine
Destur deyip dosta sunaman beni

Bahr-i hakikattan yıkanmış tenim
Riya pası tutmaz hulk-ı ahsenim
Cevheri halistir asıl madenim
Demir alat ile yontaman beni

Seyrani'nin çıkan sözler dilinden
Haddeden çok geçmiş sazın telinden
Nefs-i emmarenin hain elinden
Dostlar aciz kaldım kınaman beni❞

❝Kağızmana ısmarladım nargele nargele
Kağızmana ısmarladım nargele nargele
Gümüş kemer ince bele dar gele dar gele oy
Gümüş kemer ince bele dar gele dar gele oy

Bahar gelir kuzular yayılır yanyana
Bahar gelir kuzular yayılır yanyana
Benim yarim inci takar gerdana gerdana oy
Benim yarim inci takar gerdana gerdana oy

Erzuruma ısmarladım kazanı kazanı
Erzuruma ısmarladım kazanı kazanı
Ben sevişem hem okuru yazanı yazanı oy
Ben bilirem bu yerlerde gezeni gezeni oy

ıstanbula ısmarladım saz gele saz gele
Bu akılda bu kafaya az gele az gele oy
Bu akılda bu kafaya az gele az gele oy
Az gele az gele

Kağızmana ısmarladım nargele nargele
Kağızmana ısmarladım nargele nargele
Gümüş kemer ince bele dar gele dar gele oy
Gümüş kemer ince bele dar gele dar gele oy

Bahar gelir kuzular yayılır yanyana
Bahar gelir kuzular yayılır yanyana
Benim yarim inci takar gerdana gerdana oy
Benim yarim inci takar gerdana gerdana oy

Erzuruma ısmarladım kazanı kazanı
Erzuruma ısmarladım kazanı kazanı
Ben sevişem hem okuru yazanı yazanı oy
Ben bilirem bu yerlerde gezeni gezeni oy❞

Oğlan:
Penceresi camlıdır
Kolları mercanlıdır
Yara bir söz dimeyin
Yarim iki canlıdır

şemsiyesi sırmadan
Aç kapıyı kırmadan
Sarılıp da yatalım
Deyyus baban duymadan

Pencereden bakıyor
Kuran açmış okuyor
Yanağına gül takmış
Yel vurdukça kokunur

Arabam teker teker
Birecik'ten kum çeker
Gaziantep kızları
Halay çeker diz çöker

Baş pınardan su içtim
Eski yardan vazgeçtim
Güzel kızlar içinden
Suna boylu yar seçtim

Kız:
Arabamın tekeri
ıstemem ben nökeri
Olursa sarhoş olsun
Çok getirir şekeri

Deniz üstü gitmeli
Yar göksün gül ekmeli
Yar sevmek kolay olmaz
Altunları dökmeli

Yar karşıdan bakıyor
Ciğerimi yakıyor
Bakışları içime
Çaylar gibi akıyor

Doğan bakışlı yarim
Pek yakışıklı yarim
ıki yar sana azdır
Güller takışlı yarim❞

❝Kalktı kısmetimiz Kırıkkale'den
Başım kurtulmadı dertten beladan
Kesmeyin mektubu gelsin sıladan
Bize yol vermiyo gelmeye dağlar

Ankara'ya geldim yürekte sızı
Allah'a emanet eyledim sizi
Hayır dua ile hatırlan bizi
Bize yol vermiyo gelmeye dağlar

Kütahya'ya vardım sabaha karşı
Düz yere kurulmuş ufacık çarşı
Hasretim artıyo dostlara karşı
Bize yol vermiyo gelmeye dağlar❞

❝Kalktı kısmet bu ellerden gidelim
Sizlere bırakak ellerimizi
Eşe dosta gayrı veda edelim
Belki bekler vardır yollarımızı

Ayrılık efkarı serimden getmez
Virane bahçede bülbüller ötmez
Azgındır yaralar melham kar etmez
Kime arzedelim hallerimizi❞

❝Kısmet kalktı bu illerde durulmaz
Gel beni yolumdan eyleme dostum
Böyle bir firkatla gönül eğlenmez
Sil gözün yaşını ağlama dostum

Kader götü geldi paham kem gitmez
Ağladıkça ela gözden nem gitmez
ıllere düğündür bizden gam gitmez
Gam çekip yaslara bağlanma dostum

Gezerdi Said'im gurbet illeri
Tercüman yollardı esen yelleri
Gerdana dökülmüş zilfin telleri
Topla zilifleri ağlama dostum❞

❝Kısmet olup ben bu ilden gidersem
Sen de bu illerde kal kara gözlüm
Gurbet ilde kem haberim duyarsan
Başının çaresin bul kara gözlüm

Aşık bilir aşıkların hevesin
Kömür sandım yar başının karasın
Yoksa sen kapına kul mu ararsın
ışte ben kapına kul kara gözlüm

Aşık bilir aşıkların suçunu
Cennet sandım yar koynunun içini
Tarayıp zülfünü düzelt saçını
Hilal kaş üstüne sal kara gözlüm

Karac'oğlan talihsiz başın varmış
Yardan ayrılması ne çetin karmış
Ala göz üstünü saçlar bürümüş
Dilber dudakların bal kara gözlüm❞

❝Kısmet olur ben bu ilden gidersem
Yüce dağlar yol görünür gözüme
Dostum çıkmış evlerinden beriye
Top zülüfler tel görünür gözüme

Sana derim sana şol koca Düldül
Çekildi seyilden yaylaya bülbül
O kızın bahçesi menekşe sünbül
Kız koynunda gül görünür gözüme

Kısmet olup ben oraya varırsam
Nergis verir gül-ü reyhan alırsam
Rast gelip de bir tenhada bulursam
Al yanaklar bal görünür gözüme

Karac'oğlan der halim sorulmaz
Bahanesiz dost köyüne varılmaz
Bin dahi yaşasam çare bulunmaz
Ruh çıkarsa sal görünür gözüme❞

❝Heste cismim bir cananın eşginden
Yanıb ateşine eriyir lele
Hicranın leşkeri gemin sultanı
Sef çekib üstüme yeriyir lele

ısteyirem gedem goyam elime
Gaşlarıyla gıfıl vurur dilime
Zülfün kemendini salıb beline
Hüsnün sütununa sarıyır lele

Leyli kimi herden çıhır eyvana
Mecnun tek Hüseyn'i eylir divana
Eline götürüb şirmayı şana
şahmar zülflerini darayır lele❞

❝Mendilimde kişmiş ile badem var
Yavaş söyle köşelerde adem var

Akşam vakti köşelerde buluşak
Mendilimde kişmiş ile badem var
Buluşak da sohbet edek konuşak
Yavaş söyle köşelerde adem var
Meni senden seni menden ederler
Mendilimde kişmiş ile badem var
Derdimizi kime açak danışak
Yavaş söyle köşelerde adem var

Mendilimde kişmiş ile badem var
Yavaş söyle köşelerde adem var

Camusun bakışı turnanın sesi
Mendilimde kişmiş ile badem var
Güzelliğin yaktı bütün Erciş'i
Yavaş söyle köşelerde adem var
Mendilimde kişmiş ile badem var
Yavaş söyle köşelerde adem var❞

❝Mercimek aldım pişmez
Bu gençlik ele geçmez
Her yiğidin sevdiği
O da kendine düşmez

Alay mı uy
Ayrı düştük kavuşmamız kolay mı uy

ılimonu sıktım yar
Hatırımı yıktın yar
Dost düşmanın içinde
Çok hayırsız çıktın yar

Yaz gidimi
Mevlam versin ergenlerin kısmetini

Tarlaların nohudu
Havaların buludu
Ölsem mezara girsem
Senden kesmem umudu

Teklemedin mi
Kız gecelerde hiç yolumu beklemedin mi❞

❝Nasip kısmet ne verdiyse ezelden
Takdir mukaddere boyun eğmeli
Gönlüm geçemiyor hiçbir güzelden
Bilmem şimdi hangisini övmeli

Ezelden ervahın olduysa kara
Bir yar bulamazsın yaranı sara
Göremezsin yolun ne yana vara
Bilmem başım hangi taşa değmeli

Erkenden ervahın yazıldıysa ağ
Çağın nevcivandır gezdiğin hep bağ
Rahatın yerinde vücudun da sağ
Vardır bir yoldaşm göğsü düğmeli

Dünyada takdire olmalı razı
Talep vecedana kılmalı bazı
Noksani görmedi baharı yazı
Talihin yar değil ona sövmeli❞

❝Nice defterlerden ismin sildirdin
Gelmedi hiç senden ses kara bahtım
Bahtın gemisinde yelken yok bildim
Durma lodos gibi es kara bahtım

Ahd'ettim bu gonca yolmamasına
Bulmadım çaresin solmamasına
Bu derdinden iflah olmamasına
Kat'yyen ümidin kes kara bahtım

Alem yıkıcıdır yoktur yapıcı
Kimi cellad olmuş kimi kapıcı
Ezel giymez iken mesti pabıcı
Dedirdin çarığa mes kara bahtım

Ağır meclislerde sıkılmaz iken
Mengeneye versen bükülmez iken
Seyrani arslana yükülmez iken
Dedirttin tilkiye pes kara bahtım

***

Vasfi Mahir Kocatürk, Saz şiiri Antolojisi
adlı kitabında eseri şu şekilde aktarmaktadır
Ayyıldız Matbaası, Ankara - 1963, s.339-340


Nice defterlerden ismin sildirdin
Gelmedi hiç senden ses kara bahtım
Bahtın gemisinde yelken yok bildin
Durma lodos gibi es kara bahtım

Ahdettim bu gonca yolmamasına
Bulmadım çaresin solmamasına
Bu derdinden iflah olmamasına
Katiyen ümidin kes kara bahtım

Alem yıkıcıdır yoktur yapıcı
Kimi cellat olmuş kimi kapıcı
Ezel giymez iken mesti pabucu
Verdirdin çarığa mes kara bahtım

Ağır meclislerde sıkılmaz iken
Mengeneye versen bükülmez iken
Seyrani arslana yıkılmaz iken
Dedirdin tilkiye pes kara bahtım

***

Mustafa ıslamoğlu, Seyrani, Hayatı, Kişiliği, Sanatı,
şiirleri adlı kitabında eseri şu şekilde aktarmaktadır
(Denge Yayınları, ıstanbul 2002, s.242)


Nice defterlerden ismin sildirdin
Gelmedi hiç senden ses kara bahtım
Bahtım gemisinde yelken yok bildin
Durma lodos gibi es kara bahtım

Ahd ettim bir gonca yolmamasına
Bulmadım bir çare solmamasına
Bu derdinden iflah olmamasına
Katiyyen ümidin kes kara bahtım

Alem yıkıcıdır yoktur yapıcı
Kimi cellat olmuş kimi kapıcı
Ezel giymez iken mesti pabucu
Verdirdin çarığa mes(h) kara bahtım

Ağır meclislerde sıkılmaz iken
Mengeneye versen bükülmez iken
Seyrani arslana yıkılmaz iken
Dedirdin tilkiye pes kara bahtım

***

TRT Repertuvarında eser şu şekilde
aktarılmaktadır. Çukurova yöresi, Aşık Hacı
Karakılçık kaynak kişi, Halil Atılgan derleyen
bilgisiyle. Uzun hava Rept. No: 780


Nice defterlerden ismin sildirdim
Gelmedi hiç senden ses kara bahtım
Bahtın gemisinde yelken yok bildim
Dolanma dost gibi es kara bahtım

Dünya yıkılıyor yoktur yapıcı
Kimi cellat olmuş kimi kapıcı
Evvel beğenmezken mesti papucu
Dedirttin çarığa mes kara bahtım

Ağır meclislerde sıkılmaz iken
Mengeneye versen bükülmez iken
Seyrani'm aslana yıkılmaz iken
Dedirttin çakala pes kara bahtım❞

❝Ne güzel yakışmış allar Ayşe'ye
Boyunu benzettim mor menemşeye

Hele nenni mor menemşeye
Gülüm şaşıyorum ben bu işe

Lavanta doldurmuş billur şişeye
Alırım ahtımı koymam sevdiğim

Hele nenni mor menemşeye
Gülüm şaşıyorum ben bu işe

Menemşe biter de bahar yaz gelir
Bizim ele ördek ile kaz gelir

Hele nenni mor menemşeye
Gülüm şaşıyorum ben bu işe

Karışmış gelinler ilen kız gelir
Ahtımı alırım koymam sevdiğim

Hele nenni mor menemşeye
Gülüm şaşıyorum ben bu işe❞

❝ısmi Pünhan ele şirin danışır
Ay gabagda gelem gaşlar oynaşır
ıki lebi birbirine sarmaşır
Gül ağzında gövher dişler oynaşır

Meclise çıhanda durur bey kimi
Yese getse eyler bayram toy kimi
Danışanda şaggıldayır göy kimi
Havanın üzünde guşlar oynaşır

Molla Cüma şad könlünü yıhanda
Müştag müştag yollarına bahanda
Herden gelib gabağımdan çıhanda
Cigerimde eşg ateşler oynaşır❞

❝Oğlan adın ısmail
(Aman amman beyim amman)
ısmine oldum mail
Bir içim su (şeftali) ver bana
(Aman amman beyim amman)
Hem sevaptır hem hayır

Üç o yandan beşte bu yandan
Bir de Keleş yaylasından
Çayır çimen ortasından
Sever isen sev beni candan

Oğlan adın hem Bekir
(Aman amman beyim amman)
Çevreyi doldur getir
ıstanbul'a gidersen
(Aman amman beyim amman)
Çekirdeksiz nar getir

Üç o yandan beşte bu yandan
Bir de Keleş yaylasından
Çayır çimen ortasından
Sever isen sev beni candan

Öyledir yar öyledir
(Aman amman beyim amman)
Aşkın beni beni yavrum söyletir
Almış yari yanına
(Aman amman beyim amman)
Bülbül gibi söyletir

Üç o yandan beşte bu yandan
Bir de Keleş yaylasından
Çayır çimen ortasından
Sever isen sev beni candan❞

❝Kısmet olur Ödek köyüne varırsam
Karşıgilin hanesini bulup kalırsam
Köyün başındaki evlerini tanırsam
Öreni Teknecikten aşar giderim

Ödek karşısında memet ile orta dağı
Sağda korusuyu solunda türkeli bağı
Almaya kekik kokan konakgörmez yağı
Sivriyi delikli kayayı aşar giderim

Ödekin her şeyi özel kızları güzel
Ben de birini sevmiştim çok ezel
Güz gelip koruda yaprakla gazel
Toplar dörtkapıdan aşar giderim

Gömeri alıç armuduna doyum olmaz
Ören ahçır karamlığının eşi bulunmaz
Tanrı vergisidir Ödek’e sahip sorulmaz
Doyasıya yer gölbaşından aşar giderim

Acun Ödek’i bir gün gelir görürsem
Pirsultana Tekkeye yüzüm sürürsem
Kaderimde varsa burada ölürsem
Dostlarımla ağtarlaya aşar giderim❞

❝Pirim bana ismini bağışladı
Deftere yazıldım bir dün içinde
On iki kapılı şehre uğradım
Yedi derya geçtim bir dün içinde

Bir saatte yedi iklim dolandım
Saat geçti karar kıldım uyandım
Hikmeti görünce yine bulandım
Biraz çalkalandım cihan içinde

O ruh girdi bana Haydar dost dedi
Yaradandan nasibini istedi
Sabahın (...)
Ay olup oturdum bir can içinde

Alnıma yazıldı ak ile kara
El defterin ko kendi defterin ara
Kudret ıssı hikmetini göstere
Bu gün mihman düştük bir an içinde

Pir Sultan Abdal'ım eydür menzil ıraktır
Gülip oynamanın sonu firaktır
şimdi geldik amma gitsek gerektir
şimdi geziniriz canan içinde❞

❝(Oğlan)
Ay Nazenin söyle nedir hıyalın
Söyledigin o ilkara ne dedin
Deyirdin kocaya getmerem daha
Teze yetgin cavanlara ne dedin

(Kız)
Al cavabın deyim bir de danışma
Cem sözümü ar aşgara deyirem
Heber ver elçisi bir de gelmesin
Addamasın bu diyara deyirem

(Oğlan)
Çokları eşkinden götürdü sazı
Teb tapıb danışır şevki avazı
Gezirler bağlarda sen teg nergizi
Çeh çeh vuran bülbüllere ne dedin

(Kız)
Kaydadı heyyata işler sarınan
Boy heletin biçer o insafınan
Ahıl ahılınan cahıl babnan
Bülbül gülün vermez hara deyirem

(Oğlan)
Gel derya gönlümü eyleme ada
ısyanın olmasın hedden ziyada
Neçe cavanları yandırdın oda
Bi-bafasan sen onlara ne dedin

(Kız)
Bülbül koymaz gül üsünde gurbanı
Laçın da olar mı karğaya tabı
Gelen elçiler de alır cevabı
Yandırmasın özün nara deyirem

(Oğlan)
Yokdur senin gibi bir şah şahbaz
Ne fayda camaat eleyirdi naz
Üstadım Veli'di meganım Tavus
Yeni şair bu Sefder'e ne dedin

(Kız)
Kara sakkal elim Nazenin adım
Yandırır mahalı görürsen odum
Mecazisen hele dersin öyredim
Tay olmazsan lel gevhere deyirem❞

❝Bahtım tereggide işim tenezzül
ıki sifet bir igbala sığışmaz
şerieti anla me'rifeti bil
şerü böhtan doğru yola sığışmaz

Nadansan ganmırsan heyir şerini
Terse ohuyaram hoş defterini
Tanı adamını bil müşterini
Gargı mızrag gıl çuvala sığışmaz

Elesger'e satma sen erkinazı
Heçkes olmaz bele işden irazı
Tökerem hürmeti götürrem sazı
şişer başın bu mahala sığışmaz❞

❝Sarı sabahlık da yakışmaz mı güzele (anam güzele)
Valla gün gelince de bağlar döner gazele
Ben ölürsem de sen git yarini tazele (güzel tazele)
Valla iki kollarımdan tut da salla beni mezara

Sarı saçların da kollarıma bağ olsun (güzel bağ olsun)
Valla senin bu sözlerin de benim ciğerimde dert olsun
Ben ölürsem de seven dostlar sağ olsun (güzel sağ olsun)
Valla ben de vuruldum da senin göğsündeki düğmene❞

❝Sarı yazma yakışmaz mı güzele
Sarardı gül benzim döndü gazele
Ben gidiyom sen yarini tazele
Al da beni taştan taşa çal güzel
Oy güzel oy güzel

Sevda köşesinde bıraktım postu
Muhabbet kadimdir unutmam dostu
O ak ellere de olayım vay testi
Al da beni taştan taşa çal güzel
Oy güzel oy güzel❞

❝(Kız)
Sevduğumun ismini
Yazın yüzük daşına
Tutuldum sevdaluğa
Neler geldi başıma

(Oğlan)
Ağaç kırıldi belden
Sevişırduk evelden
Bu gaybana sevdaluk
Yıkdi bizi temelden

(Kız)
Ha bu köyün içinde
Çam fidanı büyür mü
Sevduk biribirini
Bize yazuk deyil mi

(Oğlan)
Sevdaluk edeceğem
Sevda bilenlerilan
Başım belaya kaldi
Köyün güzellerilan

(Kız)
Oy benım nazli yarum
Taşa oturur taşa
Bu kaybana sevdaluk
Neler geturur başa

(Oğlan)
Kız gapunun önünde
Kara diktim üzümü
Alıp giderım seni
(Alıp gaçarım seni)
Sina benim sözümü

(Birlikte)
Seviştuğumuz yerler
Ahumuzdan kurusun
Alalım birbirini
Ellerin sözü dursun❞

❝Seni sevdim bir gül gibi vay vay
Sarardı benzim kül gibi vay vay
Ortada koydun el gibi vay vay vay
Sevdiğime pişman ettin vay vay vay vay

Elim kollarım bağlandı vay vay
Bıçak kemiğe dayandı vay vay
Demek sevdan bir yalandı vay vay vay
Sevdiğime pişman ettin vay vay vay vay

Saçlarıma aklar doldu vay vay
Deli gönül uslanmadı vay vay
Gitti kötüye bağlandı vay vay vay
Sevdiğime pişman ettin vay vay vay vay

Elim kollarım bağlandı vay vay
Bıçak kemiğe dayandı vay vay
Demek sevdan bir yalandı vay vay vay
Sevdiğime pişman ettin vay vay vay vay❞

❝Tam da alışmışken sıcacık gülücüğüne
Seviler haykırırken çığlık çığlığa
Hüzün niye bu ağlamaklık
Hasret kalmak kahrolmak niye

Tam da alışmışken parlayan gözlerine
Mutluluk yansıtırken ışık ışığa
Nefret niye bu karamsarlık
ısyan etmek dargınlık niye❞

❝(Ülker)
şefek yüzlü nazenin gız
Sensiz halım yaman keçdi
Her gözü bir parlak yıldız
Kaş altından kaman keçdi

(Dilşad)
şahin şikar noreste can
Sorma serden duman keçdi
Sona alan tavar terlan
Könlümden bir güman keçdi

(Ülker)
Gerib aşig elden ayrı
Gara teller belden ayrı
şeyda bülbül gülden ayrı
Günüm ahı feğan keçdi

(Dilşad)
Cilvelen av alan terlan
Sen bir cevan men bir canan
Bele coşma birce dayan
O sen çeken hicran keçdi

(Ülker)
Çaylar tekin çağlar derdim
Eşk ehlini ağlar gördüm
Irmaklardan seni sordum
Dedi bir can alan keçdi

(Dilşad)
Gül mevsimi güler bahar
Gelbimde sevinçler gaynar
Aradaki o düz ilgar
Söyle oğlan haçan keçdi

(Ülker)
Saçı sünbül boyu beste
Gız gelinle deste deste
Seher sübhü bulag üste
Unutma ki peyman keçdi

(Dilşad)
Keçen sözü etdin aşkar
Hanı o dem gözel çağlar
Könül ister gelb arzılar
Göz gırpındı bir an keçdi

(Ülker)
Cilve vurar nazlı dilber
Gül camalı solmaz gemer
Ne bahırsan derdli Ülker
Sevdiğin o canan keçdi

(Dilşad)
Dilşad Hanım bir can alan
Her bahışı eyler yüz kan
Aman aşik besdir osan
O sevdadan zaman keçdi❞

❝Çığşardan ağaç biçtirir
Onu da Ceyhana döktürür
Kim çıkarır oğlancığım
Bin kırat çeltik ektirir

Hocalardan izin alın
Bir gece evinde yatsın
Düşmanlık eden deyyuslar
Gayrı murdaına yetsin

Acar konak dutturdu da
Bir gün içinde yatmadı
Hacı oğlun everip de
Oğlum murada yetmedi

Bayraklı patos çekildi
Oğlum uğramış nazara
Hacıya gelin getirdim
Peygamberin kavl' üzere

Konak yaptırır keliye
Benzer Hazreti Aliye
Kalbura hayma dutturmuş
Davet verdirmiş valiye

Çığşardan biçtirmiş lata
Gitmedi Ceyhandan öte
ısmail Ağa ölünce
Düşmanları çalmış hota

Sürek yazıda yayılır
Akça savağa koyulur
Gelen sene kimse bilmez
Bu yıl hatırın sayılır

Ben böyle ağlayamam
Kaputunu bana salın
ıhtiyarım varamıyom
Hepiniz yanıma gelin

Adanadan gelir bekar
Sandıklarla alır şeker
Dolansa daireye çıksa
Kaymakam ayağa kalkar

Bacıcığı çölde kaldı
Mustafa Efendi ağlasın
şu Güllüye selam söylen
Ak çözsün kara bağlasın

ısterdi ısmail Ağa
Akşama on iki türlü
Varamıyom oğlancığım
Konağının başı karlı

Kahirlenme Güllü Hatun
Ben ağladım ağıdımı
Hacı küçük halden bilmez
Kim verecek öğüdünü

Yeter kadir Mevlam yeter
Acı m'olur bundan beter
Güvenirim Allahıma
Hacı oğlu yerin tutar❞

❝ısmail Bey yaylasından göçüşün
Soğuk sulu pınarlarım kal demiş
Vefa yokmuş meğer attan deveden
Derde deva değilmiş mal demiş

Hani benim emmim oğlu Ömer’im
Yüreğime bir od düştü yanarım
Diyarbekir Afşar benim timarım
Bölge bölge timarlarım kal demiş

Hani benim emmim oğlu Mucur’um
At üstünde ölemedim acırım
Sarı Halil oğlu çeksin ecirim
Bölge bölge timarlarım kal demiş

Hani benim emmim oğlu bütünüm
Göğe direk direk oldu tütünüm
Yanı çifte halayıklı hatunum
Top top eyle zülüflerin yol demiş

ısmail der ki kolu bağlıyam
Aşk elinden yüreciği dağlıyam
Mamalı’da bir Rızvan oğluyam
Ben gidiyorum yalan dünya kal demiş❞

❝Yine kısmetim kaldırdı felek aman aman
Aşıp gideceğim dağlar dumandır dumandır oy oy
Ben gidiyom geleceğim gümandır gümandır aman aman
Onun için ağlar ağlar gezerim Allah'tan bulan oy ay

Gide gide ben o yari bulurum aman aman
Bulurum da yamacında dururum dururum oy oy
Eğer o yar benden kurban isterse isterse aman aman
Keser bu canımı yare veririm Allah'tan bulan oy oy❞

❝Ey nazlı cananım konuş
Susmak sana yakışmıyor
Meltem rüzgarı olmuş
Esmek sana yakışmıyor

Kaşlarını çattın neden
Çok şey mi istedim senden
Selamı sabahı benden
Kesmek sana yakışmıyor

Yakın olsun sana aram
Sensiz hayat bana haram
Nereye gitsen bende varam
Gitmek sana yakışmıyor

Sen Ergün'ü durma taşla
Her ne işin varsa başla
Kusurum varsa bağışla
Küsmek sana yakışmıyor❞

❝Ne müddetdi yol gözlerem
Ne durmusan goç ısmayıl
Atam meni salıb beste
Gel gapını aç ısmayıl

Dağlar başı duman olar
Elif geddim kaman olar
Menim halım yaman olar
Tez ağalar saç ısmayıl

Gel eşit Zeynep sözünü
Yoldan yığ yarın gözünü
Çoh da incitme özünü
Götür meni gaç ısmayıl❞

❝ısmi Pünhan ol gözellik sende var
şuh gezel danışır dil didarına
Süsen sünbül lale nergiz bağda var
Heç biri benzemez gül didarına

Dostdan dönmek layig midir şanına
Mehebbet heşiri dursun canına
Her yeten eğyarı goyma yanına
Gorhuram degdire el didarına

Serinde sövdadır hezar Cüma'ya
Yığıbsan derd-gemi azar Cüma'ya
Bir buse verginen nezir Cüma'ya
Bu mezlum aşıgdır bil didarına❞

❝ısmi Pünhan nöçün menden küsürsen
Dost mehriban ya bir olar ya iki
Bugün ölsem hamı deyer hayıfdı
Candan yanan ya bir olar ya iki

Sen şö'lesen etrafında fanaram
Bülbülünem gülşeninden kenaram
Her meclisde od tutuban yanaram
Derdim ganan ya bir olar ya iki

Hilal gaşa ne layıgdı o sürme
Meylin menden kesib üzün çöyürme
Cüma deyer her yetene sir verme
Sirri bilen ya bir olar ya iki❞

❝Men seni seveli neçe il oldu
Bir ah çegsem o da yara yetişmez
Bu ağlar gözlerim yaş ile doldu
Helag oldum yardan çara yetişmez

Bezenibsen ay kız dağda gezersen
Yaşıl baş sona teg gölde üzersen
Elvan çiçeg ter buhağa düzersen
Terlan avı heç de sara yetişmez

Kızıl gülü derib deste deste
Elim koyum beyaz ter memen üste
Çokdandı düşmüşem men elde heste
Senin gibi elim kara yetişmez

Bir ah çegdim dağlar daşlar oyandı
Al geyindi kırmızıya boyandı
Menim yarım cavanlardan cavandı
Dövlet getdi elim vara yetişmez

Sana kurban olsun bütün cahanlar
Eşkinden yanır men teg cavanlar
Hüseyn Sanı deyer arifler anlar
Heste gönlüm bir cüt nara yetişmez❞

❝ısmi Pünhan zeyifiyem ya Davud
Gah bahmaz yarama gah bahar geder
Bir elinde sudur bir elinde od
Gah verib içirder gah yahar geder

Ne üzünü az görmürem ne de çoh
Ne garnımı ac eylemez ne de toh
Ne insafı var demirem ne de yoh
Gah durur yanımda gah çıhar gider

Hündür açag degil orta boyludur
Deyesen menimle ekiz taylıdır
Cüma'nın sevdiyi ceyran hoyludur
Gah alar gönlümü gah yıhar geder❞

❝Bir varmış bir yokmuş zaman içinde
Bir gün hayranların yarışması var
Yüksek dağ başına duman içine
Kurt ile koyunun barışması var

Toplantıda sivrisinek saz çaldı
Kaz türkü okudu biraz tiz çaldı
Ördek geldi vak vak dedi az çaldı
Meydan bizim diye kırışması var

Ayılar aslana küfür basarken
Maymun kuyruğundan kendin asarken
Karga ödül aldı bülbül susarken
Öküzün öküzle vuruşması var

Ekrana sığmadı sakanın sazı
Ona çok gördüler çok değil azı
Ötemezler diye geldi bir yazı
Baykuşla serçenin görüşmesi var

Söz aldı papağan ayağa gahdı
Bir dakika dedi gözlüğün dahdı
Başganlığa bir bildiri bırakdı
Hayli tartışmalı sürüşmesi var

Haksızlık var diye kaplan fırladı
Panter yeter dedi birden parladı
Tilki tahrik etti köpek hırladı
Kuyruğunu kısdırıp ürüşmesi var

Durum açıklandı jüri başından
ıtiraz çoğaldı hemen peşinden
Akbabalar memnun bu gidişinden
Tekrarları için girişmesi var

Hafif batı diye ibibik öttü
Çekirge caz dedi sahneye gitdi
Ayı kahdı kanguruyla dans etti
Elele belbele sarışması var

Ödülü kargayla sinek kazandı
Arı çok üzgündü gitdi uzandı
Çırakman da buna desten yazandı
Halkın kervanına karışması var❞

❝Sabahınan arzuhaller yazılır
Çatmasında çifte kurban yüzülür
Bilal Bey ölürse beyler bozulur
Ağlama anam ağlama
Lıvaran'ı dost bilip bel bağlama

Haleb'in yolları demirden direk
Kesilen kelleye dayanmaz yürek
şöyle yüğsek eve bir yiğit gerek
Ağlarım anam ağlarım
Mırazım koynumda kaldı söylerim

Sabahınan erken Lıvaran düşmüş yola
Bu işleri gören kalıyor dona
Gavur muydun gavur Lıvaran
Nasıl kıydın küçük kardeş ısmail Bey'e

Al ilen avladılar bizi
Koymadılar kimsemizi
Söndürdüler çıramızı
Issız koydular odamızı

Bilal Bey de Elbeyli'nin ulusu
Orduyu çeker de Halep valisi
Gülsüm Hatun olmuş çifte yavrusu
Ağlama anam ağlama
Lıvaran'ı dost sanıp bel bağlama❞

❝Aşireti düşmüş yola
Yağmurda ıslanı ıslanı
Ağayı isterler senden
Güllü sen n'ettin aslanı

Elli adamınan otursa
Verir lokanta harçlığın
şöyle vezirden ayrılan
Yavrum alamaz dışlığın

Felek bize etti kastı
Odasında kaplan postu
Ağa göçün ayrı çekmiş
Hep duysun yaranı dostu

Kalkar odasın' gezerim
Görmezsem umut üzerim
Alnıma kara bağlarım
Hacı evlenirken çözerim

Kadan alayım yelek
Ablak yüz de hançer bilek
Sen olmazsan yalınızım
Gayri viran kalır salak

Enni döşte gözler söbe
Ateş düştü yandı oba
N'ettin benim yalınızı
Senden istiyorum ebe

Evin' tutturmuş keliğe
Benzer Hazreti Ali'ye
Halbur'a hayma tutturur
Davet verirdi valiye

Bin adama günlük verir
Salakta atın' gezdirerek
Aşara davet verir
Çifte kısır yüzdürerek

Kimse bu yavruma uymaz
Hasmının lafın' duymaz
Acar tabut çaktırırım
Ağa her tabuta sığmaz

Azrail etmiş baskın
Hava azgın yeli keskin
Yüreğime dert oluyor
Dayılara gitti küskün

Eli cömert dili tatlı
Yedilere kavuşturur
Kimse olamaz yavrum gibi
Kanlıları barıştırır

Patoz motor ağlaşıyor
Ağamızı bul diyorlar
Ali Mehmet kaldırmıyor
Öfkemizi al diyorlar

Kurban olayım adına
Kardaş doymadım tadına
Yalınızım biriciğim
Neden kaldım ardında❞

❝Seni doktora götür'rüm
Misisten gideriz öte
Bu yaradan ölünmez ki
Yalınız ocağı bata

Seni Adanaya eletdim
Orda gönlünü eğledin
Gözü körolası doktor
Yüzüme karşı söyledin

Seni doktora götürdüm
Döşemeyi aşa aşa
Evlatsızsın kul olduğum
Ha bir sene daha yaşa

şafak attı horoz öttü
Sise kefenliğe gitti
Evlatsızsın kul olduğum
Yenice ocağın battı

Kardeşim ağlama diyor
Ağlayamıyom korkumdan
Ayan olsun kul olduğum
Kır at boşandı örkünden

Sıra sıra oturanlar
Hepiniz verin bir akıl
Sen öldün de kul olduğum
Kimi ettin eve vekil

Sıraverdi oturanlar
Hepisine verin akıl
Beşir Ahmet kardeşlerim
Onları etmiş eve vekil

Odamızın kapısına
Al kırmızı at bağlanır
Satın bebek mi alıcınız
Ansam ciğerim dağlanır

El bayram namazına gitti
Gördüm de burcum bulandı
Ayan olsun kul olduğum
Kır atın örke dolandı

Kadanı alayım hoca
Yatamadım sabahaca
Ayan olsun kul olduğum
Pırtını yaktılar gece

Ne ağlarsın bire deli
Yarın olur aklın şaşar
Evlatsızsın arabasın
Bir gün olur iller koşar❞

❝ısmi Hak yazılı aşkın atını
Gemin saz eyleyip sürmeyen bilmez
Her varlıkta mevcut Hak sıfatını
Can gözüyle bakıp görmeyen bilmez

Erba anasırdan kulun yapısı
Sabıra bağlıdır ilmin hepisi
Cömertler elinde cennet kapısı
Sahavet sırrına ermeyen bilmez

Yaradan yetmiş kez yoklar kulunu
Zikrullaha aşına et dilini
Otuz üç bahçenin vuslat gülünü
şadet parmağıyla dermeyen bilmez

Deli Hazım herkese sırrın açamaz
Her okuyan ağ karayı seçemez
Turna dahi kılavuzsuz uçamaz
Bir ehlini bulup sormayan bilmez❞

❝Yerin göğün ismi cismi yok iken
Bir ezan okunur sadası nerde
El ermedik göz görmedik bir nesne
Yapılmış kubbesi hüdası nerde

Bazı aşıklar da kendisin över
Kamilin cevabın biri bin değer
Cümle kitab gökten inmezden evvel
Bir Kur'an okunur sadası nerde

Gözlerimden akan kanlı yaşlarda
Katresinde dert bulunur başlarda
ılham derler bir kuş vardır kuşlarda
Gökten yere inmez yuvası nerde

Çok ahdettim konamadım bu dala
Yok imiş ikramın hayyalessala
Ucu bulunmadık böyle bir mana
Söyle ey Seyrani ustası nerde❞

❝ısmini sevdiğim saadetli dostum
Özüm senin ile bir değil midir
Bu aşkın elinden yandım kül oldum
Beni Mecnun eden yar değil midir
(Yar değil midir)

Her andıkça aşkın beni coşurur
Dalgaların gelir başdan aşırır
Tuzak kurmuş aşığını düşürür
Siyah ebrulerin yay değil midir
(Yay değil midir)

Velim der ki hayran oldum bakmadan
Kaşların hükmeder canım yakmadan
Böyle dostun hasretini çekmeden
Ölümde bir yandan kar değil midir
(Kar değil midir)❞

❝Ne yatıyon bir' oğlancık
Daldan düşmüş elma gibi
Daha sıdk ile bakmadım
Kara bıyık burma gibi

Kadanı alayım emiş
Parmağında yüksük gümüş
Iramazan gelirkene
Heybeyle alır yemiş

Heves köves çorap aldı
Bir'ni giydirmedi felek
Ayan olsun ısmailim
Hep dikili kaldı yelek

Nol' askere gideydi
Mektubu gelirdi bize
Garip misin bire oğlancık
Dünürcü salarım kıza

Sağ yanından kurşun değmiş
Sol yanına boynun eğmiş
Garip garip duruyordu
Meğer kimsesi yoğumuş

Habeb oldu hübeb oldu
Yandı ciğer kebab oldu
O gediğe hiç varmazdı
Abdi buna sebep oldu

Ömer ağa Ömer ağa
Ardımızı verdik dağa
Sanki bunu öldürünce
Hayıf mı aldın şaban ağa❞

❝ıstanbul'a ısmarladım fesimi
Ben ölürsem kimler tutar yasımı

ıstanbul'a ısmarladım yar gele
Altın kemer ince bele dar gele

ıstanbul'a ısmarladım makine
Ben ölürsem kimler gider hakime❞

❝Güz gelir uşağı dizer sıraya
Canlar mı dayanır böyle yaraya
ısmail de askerlikte ölüyo
Giremedim mektebine avluya

Acel gelmiş Ankara'da çevirmiş
Azrail de taksisini devirmiş
Köprülü ısmail öldü diye de
Gazeteler haberini duyurmuş

Sakın öldü demen dayanmaz ötem
Ben zalim ölümü bilirim zaten
Kıyma kahpe felek kurban olayım
Asker ocağında bekliyor vatan

Sarı kekilli de gök ala gözü
Büyük cemaatte dinlenir sözü
Anan kucağına basmış ağlıyor
Keşke öle idi gönüllü kızı

ısmail de köyümüzün hocası
Başına birikmiş beyi paşası
Muradı koynunda kalan öğretmen
ıyi olmuyor derin imiş yarası

ısmail dediğin bir temiz çocuk
Beyaz mintan giyer ipekli gocuk
Boynunu bükmüş de mahzun duruyor
Al bayrak çekili mektebi açık❞

❝Köyüm Budak köyü merkezim Mucur
Duyan ahbaplarım hep bana acır
Allah pederime çok versin ecir

Elimde galemim al ganım akar
Gelmiş yavrularım halime bakar

Sabahleyin kalktım sağdı selamet
Boraz köprüsünde koptu kıyamet
Ben sana ne yaptım hey zalım Fikret

Elimde galemim al ganım akar
Gelmiş on bir yavrum yareme bakar

Ben gidersem gayri Mucur dölenir
Yarelerim göz göz oldu sulanır
Katiplerim baş ucumda dolanır

Elimde galemim al ganım akar
Gelmiş yavrularım halime bakar

Kitli galdı hökümetin gapısı
Yetim kaldı yavruları karısı
Ağlaşıyor şu Mucur'un hepisi

Elimde galemim al ganım akar
Gelmiş yavrularım halime bakar

Alınan avlandım yanar özlerim
Doymadım dünyama akar gözlerim
Baş ucumda ağlar körpe gızlarım

Elimde galemim al ganım akar
Gelmiş yavrularım halime bakar

Gelin incitmeyin benim tenimi
Makine bastı da kırdı belimi
Kırşehir'e götürsünler ölümü

Elimde galemim al ganım akar
Nazik hanım gelmiş yareme bakar

Köprünün üstünde bana gıydılar
A işliğim gızıl ganda goydular
Ahbaplarım elbisemi soydular

Elimde galemim al ganım akar
Gelmiş yavrularım halime bakar

ısmail derler de Mucur dönenir
Katiplerim baş ucumda dolanır
Yarelerim göz göz olmuş sulanır

Elimde galemim al ganım akar
ıkbal hanım gelmiş yareme bakar

Aşık Hasan der ki Mucur yatışır
Yarelerim göz göz oldu bitişir
Duymuş ahbaplarım bana yetişir

Elimde galemim al ganım akar
Gelmiş yavrularım halime bakar❞

Çarpışmadan önce Mehmet Çavuş'un söylediği
Mehmet Çavuş der ki yüreğim çatal
Fişekliğim belimde tam yedi katar
Kuş olsan uçsan Kürtoğlu kır atım yeter
Gökteki uçan kuşlara dahi hükmeder

Kürtoğlu söyler
Kürtoğlu da der ki buralar yadım
Dersim dağlarında söylenir adım
Senin gibi nice Mehmet Çavuşlar yedim
Kıyarım canıma hey Mehmet Çavuş

Mehmet Çavuş çeteye der
Çatın arkadaşlar da atları çatın
Kurşun bizi yutuyor sipere yatın

Çarpışmadan sonra Mehmet Çavuş
Vuruldum arkadaşlar beni yatırın
Sağıma soluma yastık getirin
Bülbül dillimi de baş ucuma getirin
Kader böyle imiş ne çare

Vuruldum arkadaşlar çıkıyor canım
Kır atın üstünde de fışkırır kanım
Teslim et martinim imdat eyleye
Kader böyle imiş ne çare❞

❝ıstanbul'a ısmarladım bir altın sini
Üstüne yazdırdım belalım yarimin ismini
Ben yarime gideceğim acep bana küstümü

Hasta düştüm hastalandım hastayım hasta
Baş ucum yastıkta belalım kulağım seste

ıstanbul'a ısmarladım bir altın tarak
Tara kaküllerini belalım bir yana bırak
Ben yarime gideceğim yollar çok ırak

Hastalandım kara kara gözlüm hastayım hasta
Baş ucum yastıkta belalım kulağım seste

ıstanbul'a ısmarladım bir yeşil çadır
Çadırın içinde belalım sevdiğim yatır
Sevdiğimde bilmiyor hiç gönül hatır

Hastalandım kara kara gözlüm hastayım hasta
Baş ucum yastıkta belalım kulağım seste❞

❝ısmi Hamdulah'tı gürbüz er idi
Aşıklara sadıklara yar idi
Ta baştan ayağa münevver idi
ınci mercan gevher la'l ağlamaz mı

Açardı dükkanı gevher satardı
Dertli olanlara derman katardı
Dudu kumru kafeslerde öterdi
Kumrudan ayrılan dal ağlamaz mı

Vara idim türbesinin başına
Yüz süreydim toprağına taşına
Yaktın şu sinemi aşk ataşına
ısmini zikr eden dil ağlamaz mı

Sene bin iki yüz altmış üç oldu
Varam dedim varamadım suç oldu
Don değişti şu dünyadan göç oldu
Kervanı kesilen bel ağlamaz mı

Aşık Veli'm eyder derdim yüz oldu
Gecinden isterdik gayet tez oldu
Yaz bahar ayları döndü güz oldu
Bağa gazel düşse gül ağlamaz mı❞

❝Aşık ıbrahim de bir mana söyler
Ben gidersem ismim kalsın dillerde
Aşıklar derdinin dermanın söyler
Ben gidersem ismim kalsın dillerde

ınil inil inilerim zar deyu
Gün perdeye indi vakit dar deyu
Önümüzde aşıkımız var deyu
Ben gidersem ismim kalsın dillerde

Ötesi yok imiş burc-i fenanın
Yalan değil bu sözüme inanın
Kesildi kısmetim tükendi nanım
Ben gidersem ismim kalsın dillerde

Neden ola bu aşıklar gülmedi
Dünya Sultan Süleyman'a kalmadı
Kadim değil giden geri gelmedi
Ben gidersem ismim kalsın dillerde

Toplansın kavimler gelsin yarenler
Ölüm ile ayrılığı bilenler
Kadim imiş emaneti alanlar
Ben gidersem ismim kalsın dillerde

Mimar gelip tabutumu düzünce
Alıp cenazemi yerden üzünce
Kadir Allah fevt kalemim yazınca
Ben gidersem ismim kalsın dillerde

Kul Himmet Üstadım sevgi sır ola
Orda iki değil heman bir ola
Bir yar bul ki mahşer günü yar ola
Ben gidersem ismim kalsın dillerde❞

❝ısmimi bilmez var ise alemde
Aslım Bozok'ludur ismim Pehlivan
Pederim tarafı Battal Gazi'dir
Validem tarafı Ahmed-i Tarhan

Al(i) Paşa kap(ı)sında sürdüm devranı
Tersenkli kap(ı)sında açtım meydanı
Kendime bendettim Deli Orman'ı
Varup da Kuzgun'da tutmuştum mekanı

Darb-ı ali ile açtım bu dağı
Yiğit için yaptırmıştım konağı
Haramdır tilkiye arslan yatağı
Haram olsun ana gelirse arslan

Bir mahzunluğum oldu etmem inkar
Çıkmazdım Kuzgun'dan gelseydi küffar
Pek belimi büktü ol Gazi Hünkar
Bakalım ne suret gösterir devran

Köt(ü)ye meyletmedim işim merd ile
Kötüler aradan çıksın derd ile
On yıl yürüttüm koyunu kurd ile
Tecelli eyledi ol gani yezdan

Hatt-ı şerif okunur dinleyen yoktur
Fetvaları dinlemeyen çoktur
Aleme bir felaket olacaktır
Yazmadan usandı ol şah-ı devran

Sinne boğazından açmıştım meydan
Çıraklarım vardı etmiştim ayan
Padişah uğruna beslerdim her an
Sayesinde rahat etmişti sıbyan

Dayılarım vardı arslan yürekli
Belleri kılıçlı gümüş tüfekli
Yanları çıraklı önü yedekli
Nice bir beyzade hep ehl-i irfan

Aldım askerimi sökün eyledim
Ol kahbe Moskof'a oyun eyledim
Olduğum Kuzgun'u metin eyledim
Bir fitnelik düştü Ulah'a yaman

Geldi kafir Silistre'yi sardı
Ordu-yı humayun imdada vardı
Yeniçeri yaya dayandı durdu
ımdad senden bize ey gani Yezdan

Nasıl vasfedeyim uzun hikayet
Ben görmedim dostlarımdan riayet
Düşmandan kurtartığımdı şikayet
Desturlar yakıptır bu fani cihan

Usandım aleme ben yaza yaza
Bir gazab var idi görünür göze
Her kaçan ki Moskof geçti bu yüze
Ol vakıt dediler bana el'aman

Almış idim şu Moskof'un huyunu
Niyet etmiş geçmeğe Turla suyunu
Metanet eyledim Tuna boyunu
Varınca ısmail'e geldi düşman

ısmail'de cengim bilir alemler
Kafir ülkesinde çekti elemler
Acizdir yazmağa bunca kalemler
Söylesin cengimi edenler seyran

ısmail çölünde kanlar ağladı
Kafir ülkesinde canlar ağladı
Hiylesinden kafir sulha bağladı
Tek elinde kalsın Eflak'la Buğdan

Dörtbin kişiyle Pazarcık'ta n'idem
Din-i ıslam uğruna gayret güdem
Devlet eli ile esir mi gidem
ınayet sendedir ey ulu Sübhan

Kuşadi çağırır ey Kara Baba
Din yoluna şu şan olur mu heba
ınşallah kurtarır ol cömerd Huda
Detigirin olsun ol şah-ı Sultan❞

❝ısmine ateş demişler
Ateş değil kömür d'olman
Alem çingi pulat olsa
Sen kevensin demir olman

ıstihareye yatmazsın
Doğruca yola gitmezsin
Debagat kabül etmezsin
Kürk olsan da samur olman❞

❝ısmini zikr eder her daim kullar
Urum diyarında er Hacı Bektaş
Müminler müslimler gözetir yollar
Hasretin gözlerim gel Hacı Bektaş

Hasretin gözlerim akıtır kanı
Pîrim mahzun edip ağlatma beni
Bu sınık yaremin emi merhemi
Ey'olmaz yareme sar Hacı Bektaş

Bedir olup yeter olsa bir cana
Ziya verir üçyüz altmış cihana
Kolu bağlı sen yetürme divana
Divanda oturan ser Hacı Bektaş

Ol Ali olup da Zülfikar çalan
Sırr-ı Mustafa'sın eylemem güman
Horasan'dan Hindistan'a kul olan
Yemen'de Veysel'e yar Hacı Bektaş

Dımışkı şehrinde zindana giren
Müminler şad oldu verince selam
ımam Zeynel ile danışan kelam
Bin bir ayetleri nur Hacı Bektaş

Gazilere dalga verip coşuran
Ahmet Zengi ile teberler çalan
Mısır'dan Mervan'dan hayıflar alan
Eba Müslim gibi sır Hacı Bektaş

Teber çalar Eba Müslim serveri
Bin kafir kıranda verir haberi
Teber şada verir La Feta Ali
ımamlar hayıfın al Hacı Bektaş

Sarhoş Veli'im niyaz kılın o maha
Halim arz eyleyim gülyüzlü şaha
Yüzün karasın yetürme dergaha
Noksan isyan bizde bol Hacı Bektaş❞

❝Yetişmiyor sana sesim
Bekliyorum gelmiyorsun
Yıllar geçti mevsim mevsim
Bekliyorum gelmiyorsun

Dağlar yüce beller uzun
Günler aylar yıllar uzun
Bu kadar mı yollar uzun
Bekliyorum gelmiyorsun❞

❝Yine kısmetimiz kaldırdı bizi
Ne yaman uzağa düştü yolumuz
ıneyim gideyim şam'dan aşağı
Nerde kaldı ana ata ilimiz

Kan olur garibin gözü yaşından
Haber almaz yareninden eşinden
Ağular da sızar canım aşından
Belki pire malum ola halimiz

Urum'un dağları ışçil ovası
Issız kalmaz yavru şahin yuvası
Urum'dan da şam'a erler duası
Erler olsun kanadımız kolumuz

Pir Sultan Abdal'ım uzak yollardan
Helal olduk yücelerden bellerden
Bir zamanlar biz de gurbet illerden
Ne yaman gurbeti söyler dilimiz❞

❝(Aldı Üstündağ)
Geçer iken yolum uğradı sana
Bu müşkül halım gör Babuş emmi
Derdim vardır geldim sana dermana
Var ise melhemin sür Babuş emmi

(Aldı Heveli Babuş)
Eski günler yine yadıma düştü
Onu gel de bana sor benim yavrum
Hangi rüzgar attı yolun mu şaştı
Bilmem ki ne derdin var benim yavrum

(Aldı Üstündağ)
Baba seni gördüm arttı kederim
Ada dersen bu canımı adarım
Yağın balın yemem çeker giderim
Çünkü yolum bekler yar Babuş emmi

(Aldı Heveli Babuş)
Bende aynı hep yarımı anarım
Sana bana çok göreni kınarım
Huzuru mahşere kadar yanarım
Sönmemiş içimde kor benim yavrum

(Aldı Üstündağ)
Baba tohum atma sen kara taşa
Sonra yem edersen kargaya kuşa
Serçe şahin ile çıkamaz başa
Elimden kurtulmak zor Babuş emmi

(Aldı Heveli Babuş)
Has bahçedeçiçek çimen bitmez mi
şeyda bülbül figan edip ötmez mi
Zaten benim yaram bana yetmez mi
Sen de hançerini vur benim yavrum

(Aldı Üstündağ)
Üstündağ hayranım eroğlu ere
Ustadımsın baş tacımsın bin kere
Bir daha görüşmek kalsın mahşere
Öpeyim elini ver Babuş emmi

(Aldı Heveli Babuş)
Aşık Babuş beni bekler sondurak
ıçerime koydun der ile merak
Tarlam yarım kaldı yolunda ırak
Kamçıla atına sür benim yavrum❞

❝Yalanlardan medet umma
Yalan bir merde yakışmaz
ıdamdan döndürür sanma
Bir gün yalanın çıkışmaz

Mayayı çok katıyorsan
Göze geze batıyorsan
Hile ile yatıyorsan
Bir gün yalanın çıkışmaz

şarjörünü ittirsen de
Tam isabet ettirsen de
Horozunu öttürsen de
Bir gün yalanın çıkışmaz

Bıyık altında gülerek
Bilmem yalana ne gerek
Metanet aslada yürek
Bir gün yalanın çıkışmaz

Mecalin kalmaz canında
Tek dostun olmaz yanında
Sıkışsan da zor anında
Bir gün yalanın çıkışmaz

Harçlık sanma şu yalanı
Koynundan çıkar yılanı
şimdi kursan da planı
Bir gün yalanın çıkışmaz

ılhami der dinle özün
Yalana bulama sözün
Oltaya düşer öküzün
Bir gün yalanın çıkışmaz

O gün yalanın çıkışmaz❞

❝Yıllar gelip geçti zaman değişti
Bir sen değişmedin şu yüreğimde
Dağlara kar düştü duman değişti
Bir sen değişmedin sevdiğim bende

Ovalar nehirler düzler değişti
Baharlar rüzgarlar güzler değişti
ınsanlar nesiller yüzler değişti
Bir sen değişmedin şu yüreğimde

Sen hala içimde incecik sancı
Biricik sevdiğim başımın tacı
Sevenler eskidi herkes yabancı
Bir sen eskimedin şu yüreğimde

Mevsimler takvimler yıllar eskidi
Resimler kavimler kullar eskidi
Gelenler gidenler yollar eskidi
Bir sen eskimedin sevdiğim bende

şaşsa da yollarım kesilse de hız
Gözlerin gönlümde sönmeyen yıldız
Hala yavuklumsun o nazenin kız
Bir sen değişmedin şu yüreğimde

Kurallar töreler bazlar değişti
Sevdalar sevgiler hazlar değişti
Kadınlar gelinler kızlar değişti
Bir sen değişmedin şu yeryüzünde

Eserken başımda kavak yelleri
Bağlanmıştı gönlüm öyle serseri
Sen hala sevecen nazlı cilveli
Hiç mi değişmedin sevdiğim bende

Bakışlar işmarlar gözler değişti
şarkılar duygular sözler değişti
Saçlara ak düştü yüzler değişti
Bir sen değişmedin sevdiğim bende

şehirler sokaklar evler değişti
Bahçeler tarlalar köyler değişti
Ağalar köleler beyler değişti
Bir sen değişmedin şu yeryüzünde

Can Nuri’yim yıllar ne çabuk geçti
Avurtlarım çöktü şeklim değişti
Doldu vadem ölüm çağım erişti
Bir sen değişmedin durursun öyle❞

A gidi Şişmanoğlu
Kumyatağın valisi
Vurdular Şişmanoğlu'nu
Ağlasın nişanlısi

Derenin kıyısında da
Yatak ararım yatak
A gidi Şişmanoğlu
Arar seni Kumyatak


Almazdım İsmail'i
Gelin gandırdı beni
Geldi seyircilerim
Seyir ettiler beni

Geldi gınacılarım
Gınaladılar beni
Mehmet Ali amucem
Ata bindirdi beni

Ata bindirdi beni
Çayırlıktan aşağı
Aldı geldiler beni
Soğuk kapunun önüne
Gaynım öldürdü beni