Abdurrahman Önül - Anam







Yorum Yaz

Yorumlar
5 - 5 - 0 yorum

Abdurrahman Önül En Çok Dinlenen 10 Türküsü
Abdurrahman Önül - Hacca Gidiyor Hacılar
Abdurrahman Önül - Şeyda Sultanım
Abdurrahman Önül - Çöllerdeyim
Abdurrahman Önül - Geliyor Muhammed
Abdurrahman Önül - Kul Olamadım
Abdurrahman Önül - Ya İlahi
Abdurrahman Önül - Curmum İle Geldim Sana
Abdurrahman Önül - Allah dan Gelir
Abdurrahman Önül - Selam Sana Uhut Dağı
Abdurrahman Önül - Aşkındandır

Etiketler : Abdurrahman Önül, Anam, Abdurrahman, Önül, Anam, Abdurrahman Önül - Anam türkü indir, Abdurrahman Önül - Anam türkü dinle, Abdurrahman Önül türküleri, Anam türküsü dinle, Abdurrahman Önül türkü dinle, Abdurrahman Önül türkü sözleri, Anam sözleri, Abdurrahman Önül mp3 dinle

❝Martinini yağladın mı
Karadağı boyladın mı
Yalın ayak başı kabak
Nöbetlerde ağladın mı

Kara çadır is mi tutar
Beylik martin pas mı tutar
Ağlar ise anam ağlar
Osmanlıdır yas mı tutar❞

❝Anamur yolları yar yar
Kaynakta çakıllı a canım
Öyle bir yar sevdim yar
Uyar da akıllı canım

Sürmelim amman
Ben yandım amman
Sevmişem amman

Anamur üstünü yar yar
Duman da bürüdü a canım
Herkes sevdiğini yar
Aldı da yürüdü a canım

Sürmelim amman
Ben yandım amman
Sevmişem amman

Anamur yolları yar yar
Dardır da geçilmez a canım
Soğuktur suları yar
Bir tasda içilmez a canım

Sürmelim amman
Ben yandım amman
Sevmişem amman❞

❝Bir gerçek yalanım vardır erenler
Anam yeni gelin oldu duydun mu
Bir gasavet aldı garip babamı
Düğününde davul çaldı duydun mu

Bizim köye kabak ektik dut bitti
Yeşil yaprağında develer öttü
Dört boynuzlu koçlar doğuma yattı
İkiz ikiz kurtlar geldi duydun mu

Semer vurduk serçelerin eğnine
Balığı bezirgan yaptık yanına
Ramazan Ağanın girdik kanına
Aklımızı Bayram aldı duydun mu

Senem kadın sekseninde doğurdu
Doğan çocuk mama diye bağırdı
Bitirdi de altı kova yoğurdu
Bir dakka uykuya daldı duydun mu

Kebana göl yaptık dağlar sulandı
Bütün Edirnede bağlar sulandı
Karadeniz bir sinekten bulandı
Coştu Akdenize doldu duydun mu

Mahzuni der işte böyle halimiz
Avrupaya köprü olur dilimiz
Arada sırada hortlar ölümüz
Her biri bir makam çaldı duydun mu❞

❝Anam yoğurdunu anam ayran eylesin
Çıksın yüce dağ başına seyran eylesin
Anamın oğlu var anam beni neylesin
Anamı anamı benim anamı

Hiç ulu kavakta anam meyve blter mi
Oğulsuz evlerde anam tütün tüter mi
Çağırın anamı anam gele yanıma
Anamı anamı benim anamı

Anama deyinki anam erken uyana
Anam varken kimler anam derdime yana
Efendi kardaşa deyin yüke dayana
Anamı anamı benim anamı❞

❝Anam ağlar için için
Ben bilirim kimin için
Yansın anam ile babam
Benim o gençliğim için

Penceresi kara perde
Yeni düştüm ben bu derde
Gençliğime doyamadan
Nasıl yatmam kara yerde

Pencereden kar geliyor
Dünya bana dar geliyor
Açtım baktım yorganımı
Yiğidim de can veriyor❞

❝Anam ağlar başucumda oturur
Derdim elli iken yüze yetirir
Bu dert beni yiye yiye bitirir

El çek tabip el çek benim yaramdan (yaremden)
Ölürüm kurtulmam ben bu yaramdan (veremden)

Anama babama yüzüm (sözüm) kalmadı
Bir su ver demeye sözüm (yüzüm) kalmadı
Doktora tabibe lüzum kalmadı

El çek tabip el çek benim yaramdan (yaremden)
Ölürüm kurtulmam ben bu yaramdan (veremden)

***

Garip Bülbül Neşet Ertaş, Hayatı - Sanatı
Eserleri 2, Erol Parlak, Demos Yayınları
Barış Matbaası, İstanbul - 2013, s.320de
eser şu şekilde aktarılmaktadır
(Söz ve müzik: Neşet Ertaş bilgisiyle)


Anam ağlar başucumda oturur
Derdim elli iken yüze yetirir
Bu dert beni yiye yiye bitirir

El çek tabip el çek benim yaremden
Ölürüm kurtulamam ben bu veremden

Anama babama sözüm kalmadı
Bir tas su ver demeye yüzüm kalmadı
Doktora tabibe lüzum kalmadı

El çek tabip el çek benim yaremden
Ölürüm kurtulamam ben bu veremden❞

❝Anam beni haslarınan hasladı
Saçlarımı gülsuyu ile ısladı
Anam beni gurbet için besledi
Gel güle güle ayrılalım anamdan

Yukarıdan ivil ivil göç gelir
Aşağıdan kınacılar geç gelir
Kız anadan ayrılması güç gelir
Gel güle güle ayrılalım anamdan

Bizim elin harmanları savrulur
Savrulur da sağ yanına devrilir
Anadan ayrılan başı çevrilir
Gel güle güle ayrılalım anamdan❞

❝Değirmenim terse döndü bu sene
Bulgura mı yanam kendime mi yanam
Yar orada kanser olmuş ben burda verem
Ben bana mı yanam sana mı yanam

Öyle güzel bulamam ki kusursuz
Seven neşeliymiş kendisi mutsuz
Kendi muratsızsa ben de huzursuz
Ben bana mı yanam sana mı yanam

Sadık yarim deyip beni ağlattı
Gözlerimden kanlı yaşlar çağlattı
Kendi yattı bana tohum arattı
Ben bana mı yanam sana mı yanam❞

❝Aşam anam bu dağların kurdu var
Yavru göçmüş ne virane yurdu var
Her yiğidin döne döne derdi var
Benim derdim hiç birine benzemez

Gider oldum el başıma darıldı
Gitme dedi yar boynuma sarıldı
Kısmetimiz gurbet ele verildi
Çık sallan ki boyun görim gidim yar❞

❝Anam kurdu sofrayı
Oturup yiyemedim
Anama dertlerimi
Açıp da diyemedim

Kestane çiçeğinden
Acı olur balımız
Sevdik evlenemedim
Ne olacak halimiz

Hayladım koyunları
Yaylanın yaylımına
Birşey demezsin bana
Geldik yol ayrımına

Karayemişin dalı
Budur dünyanın hali
Her derde deva olur
Bizim Anzerin balı

Alçaktan çiçek açar
Hazin dağın yaylası
Gene aklıma geldi
Hemşinin mıhlaması❞

❝Adem babamızdır Havva anamız
Allah bir Muhammet Aliden beri
Topraktan kuruldu bizim binamız

Allah bir Muhammet Aliden beri
Hünkar Hacı Bektaş Veliden beri

Kendi cesedini kendisi yudu
Okudu Kuranı tabuta koydu
Devenin önünde çekti sır oldu

Allah bir Muhammet Aliden beri
Hünkar Hacı Bektaş Veliden beri

Altında Düldülü çıkan bülbülü
Elinde Zülfikar müminin gülü
Kadir kimler demiş Aliye ölü

Allah bir Muhammet Aliden beri
Hünkar Hacı Bektaş Veliden beri❞

❝Gelinim geleli de altı ay olmadı
Kilimimin de daha ciciği solmadı
Yorganımın da sifili yunmadı

Ağla anam ağla ağlamanın günüdür
Yarın elin gızı gider bizi unudur

Yiğin biter de beçeneğin sazları
İndir sürüyü de yayılsın Mustafanın yozları
Zeynebim getir de görmesin gözleri

Ağla anam ağla ağlamanın günüdür
Yarın elin gızı gider bizi unudur

Mustafamın davarı da ahraçta top yatar
Sarı zilleri de goygun goygun öter
Esir gelmiş Mustafam da yuvamda döner

Ağla anam ağla ağlamanın günüdür
Yarın elin gızı gider bizi unudur❞

❝Anamın rahminden yere düşmeden
Dokuz ay yaslandım handa misafir
Bu gün geldim ise yarın giderim
Ben bir ulu kervan hana misafir

Müminlerin defterine bakarlar
Münafığın kayıdını yakarlar
Dar bacadan çalı gibi çekerler
Emanetullahın sende misafir

Haktan emir cebraile buyruldu
Yönümüz de tam kıbleye çevrildi
Siyaset perdesi birden sıyrıldı
Semanın yüzünde künde misafir

Saidim der durma Kur ana yalvar
Bu yalan dünyada bin türlü hal var
Hazır ol bahtına cihanı server
Bu gün ümmetlerin sende misafir❞

❝Bir hal gelirse cana
Haber salın anama
Türkü yaksın yollasın
Merhem edem yarama

Anam anam öz anam
Koynu köz anam
El ağlar yalan ağlar
Ağlar benim öz anam

Anama deyin gelsin
Dertlerim sayın gelsin
Koynuna koyup gelsin❞

❝Gurbet girdi kanımıza
Çare yoktur yolumuzda
Vursan başın taştan taşa
Gitme vakti geldi anam

Ah anam garip anam
Gül kokulu güzel anam
Bu ayrılık yedi beni
Tut elimden gelem aman

Büyüttün besledin beni
Terkedipte gittim seni
Dinlemedim sözlerini
Gene beni sevdin anam❞

❝Eziz anam canım gözüm
Anam can verme can verme
Goy laylanı deyim özüm
Laylam can verme can verme

Sensiz ömrü talan ollam
Gem mizrabın çalan ollam
Can alanın canın allam
Allam can verme can verme

El-ayağın buz olsa da
Bedenin köz-köz olsa da
Derdin elacsız olsa da
Loğman can verme can verme

Guruca nefesin sözün
Havam suyum ezmim gücüm
Sen dünyasan menim üçün
Dünyam can verme can verme

Al menim galan ömrümü
Al övlad bala ömrümü
Ömrüne cala ömrümü
Dayan can verme can verme

Odlayır göyleri ahım
Ümidim arham penahım
Mene can veren Allahım
Canım can verme can verme
Anam can verme can verme❞

❝Anama söyleyin damda yatmasın
Çuha şalvarıma uçkur takmasın
Oğlum gelir diye yola bakmasın
Analar da böyle aslan doğurdu

Nezifin hurcunda bir top alaca
Seraya endirdiler kanlı salaca
Bacıma söyleyin getsin ilaca
Analar da böyle aslan besledi❞

❝Anam bana ne dedi
Düşmanlara küs dedi
Ben tomafili soymazdım
Nazife de fistan istedi (Ayler Nazifem)

Ayna aldım bakındı
Kına aldım yakındı
Nazifenin uğruna
Zencirleri takındım (Ayler Nazifem)❞

❝Anam kirmenini alsın eline
Çıksın baksın gurbet elin yoluna
Gız gelin gördükçe bağrı deline

Eyvah eyvah ben anamdan ayrıldım
Eşim gızlar ben sılaya doymadım
Çık yukarı bağlasınlar başını
İn aşağı sil gözünün yaşını

Anam kır atımı çaya bağlasın
Atım kişnesin anam ağlasın
Anamın kızı var beni neylesin

Eyvah eyvah ben anamdan ayrıldım
Eşim gızlar ben sılaya doymadım
Çık yukarı bağlasınlar başını
İn aşağı sil gözünün yaşını

Anam aşını da bişirdi mola
Uşağın başına deşirdi mola
Beni de aklına düşürdü mola

Eyvah eyvah ben anamdan ayrıldım
Eşim gızlar ben sılaya doymadım
Çık yukarı bağlasınlar başını
İn aşağı sil gözünün yaşını

İnci ilen mercan dizem dişine
İndin gittin gurbet elin içine
Allah yazdı gız anayın suçu ne

Eyvah eyvah ben anamdan ayrıldım
Eşim gızlar ben sılaya doymadım
Çık yukarı bağlasınlar başını
İn aşağı sil gözünün yaşını

Yengem geldi çayırlığa düzendi
Yeşil kınam altın tasta özendi
Kınayı görünce benzim bozardı

Eyvah eyvah ben anamdan ayrıldım
Eşim gızlar ben sılaya doymadım
Çık yukarı bağlasınlar başını
İn aşağı sil gözünün yaşını❞

❝Bu bağda dolanısan
Derdiv mene demisen
Atrafıv dolub gülden
Bir gül mene vermisen

Bu seniv Hindi zülfüv
Çignime mindi zülfüv
Çurgala koy koynuva
Kan eder indi zülfüv

Bu bağda dolanısan
Derdiv mene demisen
Atrafıv dolub gülden
Bir gül mene vermisen

Seniv Nasrani zülfüv
Cemler aslanı zülfüv
Bağdadı viran eder
Alı Basranı zülfüv

Bu bağda dolanısan
Derdiv mene demisen
Atrafıv dolub gülden
Bir gül mene vermisen

Kurbanam han gözüve
Nazdan bakan gözüve
Çoh sürmeler çekibsen
Evim yıkan gözüve

Bu bağda dolanısan
Derdiv mene demisen
Atrafıv dolub gülden
Bir gül mene vermisen

Geyip beyaz mayılı
Seni gören bayılı
Üzuvda göz izi var
Hepsi bir bir sayılı

Bu bağda dolanısan
Derdiv mene demisen
Atrafıv dolub gülden
Bir gül mene vermisen❞

❝Anam vay olsun beni
Öldüm yar diye diye
Benden selam söyleyin
Zavallı Fadimeye

Motor geliyu motor
Denizi yara yara
Alacağım Fatmayi
Başına vura vura

Ayağumda çapula
Fola gidelim Fola
Sen git de kızın gelsin
Konuşalım kabıda

Oy benim aluşuğum
Balinen garuşuğum
Böyle mi Fadimecim
Seninle gonuşuğum

Bu yıl mısır çok oldu
Doldu serendi doldu
Ne yapalım Fadime
Bize Allahtan oldu

Ha buradan yukarı
Dağa kidelum dağa
Aç da gel kollarını
Sarulacağum sağa

Karşıda komar foli
Doli yağayi doli
Sarılsın buvazına
Kemençeci Picoğli❞

❝Anam beni vay beni
Geldi gene kara güz
Aramuzdaki dağlar
Erise da olsa düz
Yıkadum da çikardum
Mendilumun kirini
Erisa yüksek dağlar kız
Görsak biribirini

Olayim güzelume
Suyi gölden aluyi
Terketup gideceğum
Aklum onda kalayi
Al cepumden aynayi
Bakup güzellenelum
Dedi geluyi annem da
Nereye gizlenelum

Kemençemun üstüne
Vururum yayi yayi
Nasi geçurdum haram
İki günlük dünyayi
Ah dünya yalan dünya
Sen da böyle kalursun
Bakma eller sözüne da
Güzelum aldanursun❞

❝Çağrın gelsin gelin kızın anası
Eyvanlarda sıra mumlar yanası
Siniyi getirsin kız kaynanası

He anam he bacım kınam kutlu olsun
Hem orda hem burda dilim tatlı olsun

Yeşil kınam bakır tasta durulsun
Benim elim ak mendile sarılsın
Güleç yüzüm tatlı dilim sorulsun

He anam he bacım kınam kutlu olsun
Hem orda hem burda dilim tatlı olsun

Atladım atladım çıktım eşiği
Görülsün görülsün kızlar beşiği
Kaldırın sofradan kızın kaşığı

He anam he bacım kınam kutlu olsun
Hem orda hem burda dilim tatlı olsun

Altın tas içinde kınam ezilsin
Anam bacım başucuma dizilsin
Babam gelsin çeyizlerim yazılsın

He anam he bacım kınam kutlu olsun
Hem orda hem burda dilim tatlı olsun

Merdivenden basa basa inmişem
Al duvakla doru taya binmişem
İki damla göz yaşına kanmışam

He anam he bacım kınam kutlu olsun
Hem orda hem burda dilim tatlı olsun

Bayburt benim meskenimdir ilimdir
Yar konağı gideceğim yolumdur
Kınalara yanan benim elimdir

He anam he bacım kınam kutlu olsun
Hem orda hem burda dilim tatlı olsun❞

❝Var mıdır dünyada senden güzel yer
Benim geleceğim dünüm Anamur
Gönder köyümüzden yayladan haber
Seni çok özledim canım Anamur

Dünyadan bağımsız yaşar kulların
Kim gelse de düzelmiyor yolların
Senden ayrı geçirdiğim yılların
Hasretiyle yanar kanım Anamur

Deniz ile dağı buluşturmuşsun
Tarihle doğayı yarıştırmışsın
Gurbetle sılayı barıştırmışsın
Haberim olmadı benim Anamur

Cömerttir toprağın tertemiz suyun
Peşkeş çekilmesin sakın ha kıyın
Yolu bile yoktur en yakın köyün
Kaderin mi bu senin Anamur

Suların dağlarda boşuna akar
Çoğu köy su için kuyuya bakar
Bir gün gelir elbet sahibin çıkar
Mutlaka doğacak günün Anamur

Akdenize uzanıyor parmağın
Sugözünde taştan çıkar ırmağın
Ankaraya ulaşacak bir bağın
Hiç mi olmadı ki senin Anamur

İthal ürün darbe vurdu muzuna
Doyulmuyor o güneşli yazına
Görünmüyor vekillerin gözüne
Sihirli mi yoksa yüzün Anamur

Yozlaşmamış kültürüne hayranım
Keçi sütündendir yayık ayranım
Çekinmeyin geçti diye devranım
Sizi de kucaklar güzün Anamur

Çam ile Sediri gördüm birlikte
Ardıçla Andız da hala varlıkta
Doğayı koruyan kalmaz darlıkta
Neden konuşmuyor dilin Anamur

Sılamda olsaydım her zaman keşke
Köydeki evleri değişmem köşke
Yazı bir güzeldir kışı da başka
Baharda oluyor gelin Anamur

Çınarlar yeşerir ırmak boyunca
Bir hoş oldum kuş sesini duyunca
Sabahları güneş erken doğunca
Bir başka açıyor gülün Anamur

Arif der ilçemiz çiçektir bizim
Gurbette kaldıkça artıyor sızım
Sılaya dönmektir en doğru çözüm
Dertlere devadır külün Anamur❞

❝Yaşamda en gerçek yol gösterici
Bilimdir dedi başöğretmenim
Ayrılma Atanın çizdiği yoldan
Bilimle birlikte koş öğretmenim

Çağdışı işleri unuttur bize
Eyleme geçelim pes artık söze
Göster yöntemini çıkalım düze
Uygarlık kapısın aç öğretmenim

Haydi cehalete savaş açalım
Geri değil ileriye uçalım
Bilim pınarından tas tas içelim
Yepyeni ufuklar aç öğretmenim

Taze beyinlere çağdaş bilgi ek
Yanlış olanları birer birer çek
Durumlar aydınlık olmasa da pek
Ayrılma yolundan koş öğretmenim

Çınlatsın Atanın sözleri dağı
Sizlere bıraktı yeni kuşağı
Yayılsın her yere öğretim ağı
Yurduma ışıklar saç öğretmenim

Bırakalım dünü tanı yarına
El atalım nice nice soruna
Çağdaş uygarlıkla bilim uğruna
Kapama ağzını aç öğretmenim❞

❝Ulaşılmaz kayaların
El değmemiş kıyıların
Yazın kışın ve baharın
Kaynaştığı Anamurum

Türkiyenin muzu sende
En güneşli yazı sende
Kumsalları sazı sende
Benim güzel Anamurum

Gökyüzünün en mavisi
Her tür çağın mimarisi
Havada yok isi-sisi
Benim özel Anamurum

Irmakların en temizi
Tarihlerin bir bir izi
Aşık ettin hepimizi
Benim canım Anamurum

Ormanların her türlüsü
Yeşil doğanın örtüsü
Türkiyemin sensin süsü
Benim zümrüt Anamurum

Zeytin mersin yerfıstığı
Defnedir çocuk yastığı
Doğanın hep kaynaştığı
Benim yeşil Anamurum

Sabahın bir başka senin
Yeşil-pembe-mavi tenin
Cennetisin Türkiyemin
Benim güzel Anamurum

Elma armut narın da var
Dağda beyaz karın da var
Narenciyen darın da var
Benim güzel Anamurum

Pınarlarda çağlayanın
Yaşam doludur her yanın
İncisisin sen dünyanın
Benim yeşil Anamurum

Arif yine özler seni
Yüreğinde gizler seni
Yayla suyu deniz yeli
Benim canım Anamurum❞

❝Anam beni soğuk suya yolladı
Bulanık su ciğerimi dağladı
Anam duydu babam beni aradı

Arifem Arifem gelin Arifem
Yaz bahar suyuna giden Arifem

Bakraç suya gitti ben burada kaldım
Sırmadan saçlarım söğüde sardım
Anama babama ben hasret kaldım

Arifem Arifem gelin Arifem
Yaz bahar suyuna giden Arifem

Yolumuz uğradı çorharişiye
Değme baba değme sabah ışıya
Benden selam söylen konu komşuya

Arifem Arifem gelin Arifem
Yaz bahar suyuna giden Arifem❞

❝Anam babam yok mu benim nerde kaldı gelmedi
Gözümden akan yaşı el uzatıp silmedi
Ben büyüdüm beni görüp muradına ermedi

Hep esirler geldi ana benim babam gelmedi
Hep yetimler güldü ana benim yüzüm gülmedi

Ağlama sen nazlı yarim ben edeyim figanı
Milletime vatanıma kurban verdik babanı
Seferberlik yaktı bizi ağlatıyor cihanı

Hep esirler geldi ama senin baban gelmedi
Hep yetimler güldü ama senin baban gülmedi❞

❝Anam kanı atam kanı
Önünde verdiğim canı
Ne tezce unuttun beni
Anam kanı atam kanı
Niçin unuttular beni
Niçin anmaz anam beni

Haktan bize emir geldi
Gözüm kanlı yaşla doldu
Azrail canımı aldı
(Okunmuyor) zındanda kaldı
Niçin anmaz anam beni

Dolaşırım geceleri
Kuran okur hocaları
Varam cuma geçeleri
Niçin anmaz anam beni

(Okunmuyor) ile emdirmedi
(Okunmuyor) ile çimdirmedi
Ağlayıp da döndürmedi
Niçin anmaz anam beni

Gah döğüp gah söğmedi mi
Hiç yüzüne bakmadı mı
Ya uçup ya koşmadı mı
Niçin anmaz anam beni

Biz ufacıkça kuşlarız
Ana ata arzularız
Cennet kapısı gözleriz
Niçin anmaz anam beni

Mahşer yerinde ararın
Kanadadır diye soranın
Şimdi anlardan umarın
Niçin anmaz anam beni
Anam kanı atam kanı

Bayram olur namaz olur
Melekler dolanır gelir
Çok dualar kabül olur
Niçin anmaz anam beni

Anaların gözü yaşlı
Ataların bağrı taşlı
Kardaşım ibrişim saçlı
Niçin anmaz anam beni

Kardaşım yanıma gelmez
Atam hiç halinden bilmez
Bu dünya kimseye kalmaz
Niçin anmaz anam beni

Görün ölüm nizi netti
Kara toprak bizi yuttu
Anam babam hoş unuttu
Niçin anmaz anam beni

Yavruyam yuvadan uçtum
Bu darı dünyadan göçtüm
Ahret yollarına düştüm
Niçin anmaz anam beni

Hısım kavim neylesinler
Hayır dua eylesinler
Öleceğim söylesinler
Niçin anmaz anam beni❞

❝Bürücek derler anam allı bürücek
Kararım kalmadı kız seni görüncek
Sabahın seherinde nenni kuzum deyincek
Nen çalan dillerine kurban olayım

Yağmur yağdı su serptirmedim güllere
Derdim içerimde bildirmedim ellere
Yedi yılda ondört baylamlar geçirdim
Yakmadım kınalar nazik ellere

Karşıdan karşıya yar beni gördü
Elini ağzına kapadıp güldü
Çıkardı koynundan da iki elma verdi
Yorgunsun sevdiğim ye dedi bana

Tarlaları vardır içi pürüzlü
Irgatları vardır gelinli kızlı
Benim sevdiceğim ah ela gözlü
Çırpınır üstüne toz konar diye❞

❝Anasız bir canlı gelmez cihana
Benim anam hanım anam han anam
Babamın eşisin bizlere ana
Benim anam hanım anam han anam

Çünkü insanlığa anadır ezel
Anaları met eylemiş Lemyezel
Analar kutsaldır analar güzel
Benim anam hanım anam han anam

Kanıma kan kattın kendi kanından
Kendi bedeninden kendi canından
Bir an olsun ayrılmadın yanımdan
Benim anam hanım anam han anam

Ekmeğini suya bandırır yerdin
Sabreder ya rabbi çok şükür derdin
Gizli dertlerini bana söylerdin
Benim anam hanım anam han anam

Babamla beraber gece ve gündüz
Büyüttünüz bizi dosdoğru dümdüz
Dünyada Emine cennette Gündüz
Benim anam hanım anam han anam

Bizi büyütmekti bütün hevesin
Kulağımdan gitmez o güzel sesin
Yavrulara ilaçtır serin nefesin
Benim anam hanım anam han anam❞

❝Anam anam ah anam
Sönüp gittin vah anam
Sana vakıtsız kıydı
Bu nasıl Allah anam

Dağlar seçilmez oldu
Beller geçilmez oldu
Kevsere dönen sular
Sensiz içilmez oldu

Gözden sızan yaş olsam
Ölüne yoldaş olsam
Gelen geçen okurdu
Mezarına taş olsam

Solan bir güz gülüsün
Sevilen bir ölüsün
Kara toprakta değil
Gönlümde gömülüsün

İçime neler doldu
Hayat bana derd oldu
Bu sünbüllü vatanım
Sensiz bir gurbet oldu

Ah anam şimdi nesin
Söyleyemem nerdesin
Bir canlı hayal oldun
Benimle her yerdesin

Mahşerde derler anam
Kavuşmak inanamam
İnansam da bu uzun
Hasrete dayanamam

Zalim sel oya oya
Yara açtı ovaya
Birak da ağlayayım
Anama doya doya

Bağın ne gülü kaldı
Ne de bülbülü kaldı
Yavrun böyle anasız
Boynu bükülü kaldı

Ana başta tac imiş
Her derde ilaç imiş
Bir evlad pir olsa da
Anaya muhtaç imiş❞

❝Anam anam canım anam
Südün emdim kana kana
Ahret hakkın helal eyle
Bu gece ben müsafirim

Anam gel otur yanıma
Bak gözlerimlen kaşıma
Doymadım ben genç yaşıma
Bu gece ben müsafirim

Çağr meyzini salat versin
Garip göynüm gümanlansın
Yak ateşi dumanlansın
Bu gece ben müsafirim❞

❝Bırak beni yanam yanam kül olam oy
Sen bahçıvan ol da ben bağında gül olam oy
O nazik ellerinle de der beni beni beni beni oy
O nazik ellerinle de sar beni beni sev beni
O nazik ellerinle de der beni severim seni güzelim seni

İnsan kısım kısım yer damar damar oy
Kara kaş üstünde ay kamer kamer oy
O ince beline de olaydım kemer oy
O nazik ellerinle de sar beni beni
O nazik ellerinle de çez beni severim seni güzelim benim

Karadır kaşların da gözlerin elmas oy
Gider bu güzellik sana da kalmaz oy
Beni öldürüyor da sendeki nazlar oy
Bazı tenhalarda gör beni beni sor beni oy
Bazı tenhalarda gör beni beni severim seni❞

❝Anamın rahminden inmezden evvel
Dokuz ay eğlendim kanda misafir
Bugün geldim ise yarın giderim
Bir ulu kervanım handa misafir

Müminlerin defterine bakılır
Münafığın ahireti yıkılır
Can boğazdan çalı gibi çekilir
Cesedin içinde rah da misafir

Birgün Hakkın divanına varılır
Münafıklar müminlerden ayrılır
Semanın perdesi birden sıyrılır
Semanın yüzünde gün de misafir

Der Seyrani seni verene yalvar
Bu dünyanın bin bir iki hali var
Şefaat kanısın ey Perverdigar
Ümmetlerin bir gün sende misafir❞

❝Kaynanam kümese varsa
Tavuklar gözünü oysa
Top yumurta da bana kalsa
Ben yisem oğlu baksa

Kaynanam hamama varsa
İki ayağı birden kaysa
Parlak pabucu bana kalsa
Ben giysem de oğlu baksa

Kaynanamın adı Hürü
Kör olsun gözünün biri
Çerkez karı benden diri
Öldüm yayık yaymayılan

Kaynanamın adı Fatma
Kemikleri derme çatma
(Müstehcen olduğu için yazılmadı)
Öldüm yayık yaymayılan

Eğik bükük kaynana
Ön dişi gedik kaynana
Oğlun lokum getirdi
Sensiz yedik kaynana

İrafta et var kaynana
Zilifinde bit var kaynana
Oğlun neler getirmiş
Sensiz yedik kaynana

İrafta kepek kaynana
Kudurmuş köpek kaynana
Oğlun çerez getirmiş
Sensiz yedik kaynana

Kaynanam kara tazı
Ürüyor bazı bazı
Ürüdüğünü aramam
Isırır bazı bazı❞

❝Atım eğerlendi kapıya geldi
Anam babam yana yana ağlasın
Körpe kuzularım anasız kaldı
Anam bana yana yana ağlasın

Anam duyup figanıma gelmedi
Deli gönül hasretini duymadı
Başımızın al valası solmadı
Anam babam yana yana ağlasın

Babam tellerimi bergüzar etsin
Anam kokulasın yüzüne sürsün
Kavimlerim hısımlarım hep duysun
Anam bana yana yana ağlasın

Anam beni görür mola düşünde
Hasiretim kaldı kalem kaşında
Baykuş öter mezarımın taşında
Anam bana yana yana ağlasın

Göremedim kardaşımı anamı
Bacım duysa ateşime yana mı
Ellerimden soldurmadım kınamı
Anam bana yana yana ağlasın

Benli Mercan derler benim adıma
Anam yansın ateşime oduma
Gök Yalıncak derler pir üstadıma
Anam bana yana yana ağlasın

Kul Himmet Üstadım çektirmiş göçün
Ak gerdana dökmüş ol siyah saçın
Dünyadan ahrete göçtüğüm için
Anam bana yana yana ağlasın❞

❝(aydos) Bin bir hayalınan doğdum anamdan
Şu fani dünyaya geldim gidiyom
Muradımı alamadım dünyadan
Derdin çeşmesinden doldum gidiyom

(aydos) Cahil ömrüm geldi geçti yel gibi
Şad olup da gülemedim el gibi
Yaprağı sararmış gonca gül gibi
Daha fidan iken soldum gidiyom

(aydos) Hak bildiğim yoldan ayrı gitmedim
İnsanı insandan ayırt etmedim
Gönülleri kırıp can incitmedim
Bir Garip sazımı çaldım gidiyom❞

❝Anamı sorarsan baba
Onun hali yaman oldu
Yıkıldı köşk ü sarayı
Eski günler viran oldu

Dizlerinde hal kalmadı
Konuşacak dil kalmadı
Devlet gitti mal kalmadı
Dostlarımız düşman oldu

Sana söyler oğlun Kenan
Anamdır ateşte yanan
Zulmetti Salih Bezirgan
Halimiz perişan oldu❞

❝Ben nasıl dayanam hicrana gama
Garip gönlüm gamdan gama salan var
Sebabetten beri yanarım oda
El zanneyler bu ahvalde yalan var

Derya kenarında ufacık taşlar
Nedir bu feleğin ettiği işler
Sudaki balıklar havada kuşlar
Belki yar yanına gidip gelen var

Sümmaniyem ya Rab gönlüm hoş eyle
Ya sabır ver ya bağrımı taş eyle
Ya bir çift kanat ver ya da kuş eyle
Tez ulaşam yar bağında talan var❞

❝Canım anam gözüm anam
Derdimin dermanı gitti
Bu derde nasıl dayanam
Gönlümün sultanı gitti

İçime sızı bıraktı
Sanki şimşek gibi çaktı
Beni ateşlere yaktı
Dağların arşlara gitti

Gülistanım yarasıdır
Talihimin karasıdır
Dertlerimin çaresidir
Aşkımın lokmanı gitti❞

❝Hanım anam garip anam han anam
Aklımı başımdan aldı bir güzel
Sana kurban olsun şirin can anam
Beni bu ateşe saldı bir güzel

Dizimin direği gözümün nuru
Söyle balam söyle yarine kurban
Bu viran hanemin devleti varı
Söyle balam söyle yârine kurban

Emir Han der alnımızda yazıdır
Yerin çiçeğidir tan yıldızıdır
O diyarda İshak Paşa kızıdır
Aşk okuyla kalbim deldi bir güzel

Pırlanta Sultanım edem ifade
Bizim elden haber salam Ziyada
Sen bir han oğlusun hem asilzade
Söyle balam söyle yarine kurban❞

❝Gözleri yollarda ah çeken anam
Seni istiyorum seni hep seni
El uzat elime dua et dönme
Seni istiyorum seni hep seni

Gözüm yok dünyanın küllü malında
İpeğinde kumaşında şalında
Yonca çiçeğinde fincan falında
Seni istiyorum seni hep seni

Bülbül oldum senin için şakıdım
Elif dedim sonra seni okudum
Elmasım zümrütüm incim yakutum
Seni istiyorum seni hep seni

Gurbet elde ayrılığın yasında
Al duvaklı gelinlerin süsünde
İftar sofrasında ezan sesinde
Seni istiyorum seni hep seni

Hasretiyem gözlerimin yaşında
Fikrimde zikrimde hergün düşümde
Elinde aş ekmek ocak başında
Seni istiyorum sen hep seni❞

❝Dinle anam dinle benim sözümü
Şu Kaçkar dağları yaman görünür
O dağda görmüşüm ben nazlı yari
Çevre yanı duman duman görünür

Çoban olup şu dağlarda gezerken
Başıma dar oldu genç yaşta cihan
Dünyada bulunmaz derdime derman
Aşk elinden dünya viran görünür

Gülhaniyim nazlı yari yitirdim
Günlerim zararlı karı yitirdim
Yar elinden ben bu seri yitirdim
Olmuşum bir deli divan görünür❞

❝Bu dünyanın bunca derdi kahrını
Çeker benim garip anam yorulmaz
Ağlar ağlar gözlerinin yaşını
Döker benim garip anam yorulmaz

Koyun sağar elde kirman eğirir
Unu eler hamurunu yoğurur
Kırk yaşında altı çocuk doğurur
Bakar benim garip anam yorulmaz

Dara düşsem üzüntüden yıkılır
Yüzden şefkat dilden dua dökülür
Ağzında diş kalmaz beli bükülür
Çöker benim garip anam yorulmaz

Onguniyim ana can imiş meğer
Bir kuzum demesi dünyayı değer
Başına ne gelse boynunu eğer
Büker benim garip anam yorulmaz❞

❝Yirminci yüzyılda bilgi çağında
Oku anam oku babam kardeşim
Tarihler yazılı her yaprağında
Oku anam oku babam kardeşim

Okumayan gözler kördür göremez
Kanasa da dost yarasın saramaz
Hiçbir zaman gerçeklere eremez
Oku anam oku babam kardeşim

Bilgisizler geri safta kalacak
El alemin maskarası olacak
Askerde oğlundan mektup gelecek
Oku anam oku babam kardeşim

Ne yaptığın ne ettiğin bilesin
İlim irfan denizine dalasın
Cahil isen bu dünyada kölesin
Oku anam oku babam kardeşim

Cehaletin başı yoktur efendim
Dikili bir taşı yoktur efendim
Okumanın yaşı yoktur efendim
Oku anam oku babam kardeşim

Onguni der okuyalım yazalım
Geleceğe künyemizi kazalım
Uygarlığın üst katında gezelim
Oku anam oku babam kardeşim❞

❝Hiç kimseler yoktur derdimi yanam (oy)
Derdimi sizlere yanayım dağlar
Yandım eller yandım yandım gardaş yandım

Varıp sırrın yadellere söylemem (oy)
Çıkam tenhalarda ağlayam dağlar
Yandım eller yandım yandım gardaş yandım

Hangi dala el atsam o dal kırılır (oy)
Kemend atıp kollarımı bağlayan dağlar
Yandım eller yandım yandım gardaş yandım❞

❝(ah) Anam ineğini de daşa bağlasın
Eller bayram etsin (anam ağlasın anam ağlasın)
Gelin bacım da sinesini dağlasın

Yokluk gurbet ele bağladı bizi
Ah garib anam çileli anam anam

(ah) Gurbetin yoluna da ekin ekilmez
Yağmur yağmayınca da (kökü sökülmez kökü sökülmez)
Hem ayrılık da hem sevda da çekilmez

Yokluk gurbet ele bağladı bizi
Ah garib anam çileli anam anam

(ah) Uzundur uzahdır da gurbetin yolu
İçimde hasretlik de (gam keder dolu gam keder dolu)
Anam bu ayrılığın da ölümdür sonu

Yokluk gurbet ele bağladı bizi
Ah garib anam çileli anam anam❞

❝Demeden duyup da bakmadan gören
Ben anamdan başkasını görmedim
Yarattığı kulun rızkını veren
Ben anamdan başkasını görmedim

Gerçeğe ayandır nokta batınan
Canan olup muhabbete katılan
Kul olup da kullarına satılan
Kul anamdan başkasını görmedim

Hoş muhabbet güzel olur yarinen
Gahi batın gahi zahir görünen
Türlü türlü irenklere bürünen
Pir anamdan başkasını görmedim

Öz gönülden bizim yarimiz olan
Sevdası sinede narımız olan
Şu çarkı dünyada birimiz olan
Yar anamdan başkasını görmedim❞

❝Sen getirdin beni insan olarak
Ben senin kıymetin bilmedim anam
Uyu yavrum deyi nenni çalarak
Ben senin kıymetin bilmedim anam

Dokuz ay on gün rahminde gezdirdin
Doğurdun beledin beni emzirdin
Bağrına basarak beni severdin
Ben senin kıymetin bilmedim anam

Biliyodum gayet çoğudu derdin
Yoksulluk elinde çok cefa gördün
Tokacı saz yapıp elime verdin
Ben senin kıymetin bilmedim anam

Henüz beş yaşında yoğudum bile
Tokaçtan saz yapıp verdin elime
Ağlayarak şükrederdin haline
Ben senin kıymetin bilmedim anam

Arı gibi aşkın ile inlerdin
Ben çalardım ağlayarak dinlerdin
Bir ekmeği dördümüze bölerdin
Ben senin kıymetin bilmedim anam

Sen derdini hep ellerden gizlerdin
Biliyorum hasretini gözlerdin
Bir sızıydı dizlerindeki derdin
Ben senin kıymetin bilmedim anam❞

❝Şikayetim kime divane gönlüm
Anamı ağlatan kadıdır kadı
Nedir bu ihanet nedir bu zulüm
Bozuldu kalmadı insanın tadı

Muhabbet bağını eşkıya sardı
İrfanı öldürdü edebi vurdu
Kılıç güle değip bağrıma girdi
Daha bu yarayı saran kalmadı

Bülbül yuvasında baykuş yatıyor
Sarraf terazisi tezek tartıyor
Menekşeler eksen diken bitiyor
Kanunu mu bozan ya hangi cadı

Melül melül bakma gül yüzlü sunam
Sanma ki ben senden gayriye yanam
Doğurmaz olaydı oy beni anam
Hele bak başıma gör neler oldu

Gel Mahzuni yeter çekme bu ahı
Gidersem dünyadan gelmem vallahi
Duydum ki bana küsmüş güzeller şahı
Ömrümü bitirdi şu dedikodu

***

Şikayetim kime divane gönlüm
Anamı ağlatan kadıdır kadı
Nezaket ismine bürünmüş zulüm
Göbek attı durdu dünyanın tadı

El parmağa düşman göz gözden ayrı
Bundan ötesini sen düşün gayrı
Bozulmuş kalmamış dostluğun hayrı
Mesut gezer kara cübbeli cadı

Bunda hikmet nedir ey ulu calap
Her çayın başında bin türlü dolap
Bir adımlık ama Ruh ile Halep
Ne acıdır kıblem daha uzadı

Korktuğundan yiğit gezer Mahzuni
Biter mi yalanın perisi cini
Bırak şımartma şu hainoğlu haini
Elbet bir kayaya çarpar kanadı❞

❝Anamdan doğdum da geldim cihana
Kır ata bindim de döndüm şahana
Ecel yeterse de kurşun bize bahana

Aman çiçeğim uy
Giderken gördüğüm uy

Kimimiz molla da kimimiz hacı
Cümlemiz daima Hakka duacı
Aman doktor sen tez getir ilacı

Aman çiçeğim uy
Giderken gördüğüm uy

Kız ne bakarsın gül meme yanından
Yiğit olan bilir yiğit halından
Ayrı düştüm vatanımdan elimden

Aman çiçeğim uy
Giderken gördüğüm uy❞

❝Anam çıksın yaylalarda yaylasın (yaylasın)
Koyu gölgelerde gönlün eylesin (eylesin)
Babanın kızı var seni neylesin (neylesin)

Dayanamam dostlar bağrı taş deyil (taş dey il)
Kullar başına gelecek iş deyil (iş deyil)

Baban çubuğunu almış eline (eline)
Türlü armağanlar sokmuş beline (beline)
Bir kızını vermiş elin eline (eline)

Dayanamam dostlar bağrı taş deyil (taş deyil)
Kullar başına gelecek iş deyil (iş deyil)

Babağın bacası akşamdan tüter (yar tüter)
Anamın ekmeği burnuma kokar (yar kokar)
Bir dilimcik olsa aleme yeter (vay yeter)

Dayanamam dostlar bağrı taş deyil (taş deyil)
Kullar başına gelecek iş deyil (iş deyil)

Elimin kınasın çamur ettiler (ettiler)
Gözümün sürmesin kömür ettiler (ettiler)
Babam gelmeden gelin ettiler (ettiler)

Dayanamam dostlar bağrı taş deyil (taş deyil)
Kullar başına gelecek iş deyil (iş deyil)

Susuz derelerde kavak biter mi (biter mi)
Oğulsuz evlerde duman tüter mi (tüter mi)
Beş kız bir oğlan yerini tutar mı (tutar mı)

Dayanamam dostlar bağrı taş deyil (taş deyil)
Kullar başına gelecek iş deyil (iş deyil)

Ben anamın ak gömleğini yumadım (yumadım)
Yuyup yuyup taş başına koymadım (koymadım)
Anam bana ben anama doymadım (doymadım)

Dayanamam dostlar bağrı taş deyil (taş deyil)
Kullar başına gelecek iş deyil (iş deyil)❞

❝Bize Allahtan geldi
Söylen anam ağlamasın
Emanetim olsun size
Bana anam ağlamasın

Ağlayıp yakmasın beni
Davacıyım mahşer günü
Anam sorarsa beni
Kerem edip ağlamasın

Karışmasın Hakkın işine
Agu katmasın aşına
Ağlasun kendi başına
Söylen anam ağlamasın❞

❝Vara vara vardım Siverekte bir hana
Hancı dedi bu garibandır yatağını serin küçük eyvana
Komiser Hamdi dedi Diyarbakır çocuğudur atın zindana
Kafam bozuldu da çektim hıştigimi düştüm meydana

Mahkumam anam bekesim anam
Öldürdü beni kama yarası yarası oy oy
Masumum anam bekesim anam
Öldürdü beni kama darbesi darbesi oy oy

Mezarımı Kayseri dağlarında kazsınlar
Başucuma Salah Mısto diye yazsınlar
Mezarımın etrafını kaplayacak yosunlar
Ben ölürsem bu puştlardan intikamım alsınlar

Mahkumam anam bekesim anam
Öldürdü beni kama yarası yarası oy oy
Masumum anam bekesim anam
Öldürdü beni kama darbesi darbesi oy oy❞

❝Yüklendi barhanam göç vakti geldi
Meta-ı dünyada gözüm kalmadı
İrci-i rıpkasın boynuma saldı
Kesildi takatım özüm kalmadı

Neler yaptım neler ettim dünyada
Geçirdim ömrümü meyl-i havada
Meğer kendi affeyleye cezada
Hakka yalvarmağa yüzüm kalmadı

Varsın sefa sürsün dünyanın sağı
Geçti gelmez daha o gençlik çağı
Ansızın bozuldu ömrümün bağı
Devşirdi bir salkım üzüm kalmadı

Geçti o hoş günler kaldı kasavet
Eyvah edip gönlüm çeker nedamet
Kendim ettim kendimdedir kabahat
Kimseye diyecek sözüm kalmadı

Zari sen gidersen kim kalır bunda
Cümle misafirdir üç beş gün şunda
Gülüp oynayacak işbu düğünde
Hazz-ı halvetim tuzum kalmadı❞

❝Bir tel vurun anam gelsin üstüme
Postacı haberim versin ağlasın
Hasret kaldım vatanıma dostuma
Halimi görenden sorsun ağlasın

Bana ecel oldu giderken yolum
Kesildi ayağım kırıldı kolum
İfade veremem lal oldu dilim
Kimim var derdimi versin ağlasın

Uzaktan bir cemse çıktı karşıma
Ne bileyim geleceği başıma
Yazın bu derdimi mezar taşıma
Gelenler geçenler görsün ağlasın

Bilse idim gelmez idim bu yana
Kesildi vücudum bölündü kana
Nasip değil imiş dönmek vatana
Haberim sılaya varsın ağlasın

Sarkamış yolları dumandır duman
Yetişin doktorlar halım pek yaman
Daha sağlığıma kalmadı güman
Anam saçlarını yolsun ağlasın

Eniştem Cevatdan sorun halimi
Kimler görmüşüdü böyle zulumu
Bacılarım gözlemesin yolumu
Anam taş bağrına vursun ağlasın

Refik Miroğluyum yerim Ankara
Söyleyin anama bağlasın kara
Duysun bacılarım gelsin mezara
Garipler cenazem kılsın ağlasın

Elli yedi yılı aralık ayı
Sarkamış yolunda yaptık kazayı
Nasip değil imiş görmek sılayı
Haberim sılaya varsın ağlasın

Kalk sila görünsün Sarkamış Dağı
Bir baba bir oğul söndü ocağı
Bize nasibimiş suyu toprağı
Ya kimler cenazem kılsın ağlasın

Sarkamış yolları dönemeşlidir
Anamın gözleri kanlı yaşlıdır
Nişanlım ela göz kara kaşlıdır
Ah çeksin boynunu bursun ağlasın

Eceli kaza mı Mevlid İhsani
Ezelden yazılmış hakkın fermanı
Ana sen dünyada arama beni
Yadigar resmimi görsün ağlasın❞

❝Anam ne karaymış alnımın yazısı
Saat birden sonra yürek ağrısı
Düştü yüreğime (...)
Dönder kardeş dönder anama beni

Ilıca yolunda süzüldü gözüm
Erzurum yolunda bitti son sözüm
Nişanlıma demeyin sarardı yüzüm
Dönder kardeş dönder anama beni

Evlerinin önü bahçeye bakar
Tabutun üstüne sarı su akar
Ablam Kazım deyip yüzüme bakar
Dönder kardeş dönder anama beni

Tabut geldi indi dalım eni çok
Yan üstü yatmaya hiç imkani yok
Patladım dedimse hiç çaresi yok
Dönder kardeş dönder anama beni❞

❝Anam beni bir meşiye yolladı
Zalım Baki daldan dala golladi
Kesdi gollarımi melul eyledi
Hani ana benim gollarım

Evimizden çıhar bir ince tütin
Döşümden vuruldum elimden tutın
Ortaya sayıldı beş binik altın
Buna can dayanır mı anamcan

Evimizin penceresi çarşiye bahar
Vurıldım ganım çarşiye ahar
Nişanlım duyarsa yoluma bahar
Selvi gavah kimi budadın beni

Cenazem üstinde döner guşlar
Durmadan aher gözümden yaşlar
Başımda savurdın boranlı gışlar
Çıhardın göglere külimi feleg❞

❝Ezel bahar yaz ayları olunca
Akar derelerden su yavaş yavaş
Bu dert beni iflah etmez öldürür
Başına çare bul yavaş yavaş

Anam anam anam anam garip anam
Hangi bir halime yanam

Yücesine çıktım seyran eyledim
Yarinen gezdiğim bağlar perişan
Kulak verdim dört etrafı dinledim
Bir ben değil cümle alem perişan

Anam anam anam anam garip anam
Hangi bir halime yanam

Gönül der ki bu yaylayı yaylamam
Aşk olmazsa ben buraları boylamam
Bir kusur eyledim inkar eylemem
Bir kusurla yar yüzüme bakmaz mı

Anam anam anam anam garip anam
Hangi bir halime yanam

Yüce dağ başında laleler susuz
Anadan yetimim babadan öksüz
Var mı benim gibi yurtsuz yuvasız
Yuvası yıkılmış baykuşa döndüm

Anam anam anam anam garip anam
Hangi bir halime yanam❞

❝Anamur çölleri yansın yıkılsın
Külü savrulsun yere dökülsün
Zebde boğazına göçler çekilsin
Göç çekip aştığım çöller ağlasın

Sürünün önünde sürmeli koçlar
Her akranım kızlar sallasın saçlar
Ayna deresine varınca göçler
Göç çekip aştığım yollar ağlasın

Arasta içinin konuğuyum
Yörük kızlarının gayet hasıyım
Barçın yaylasının al lalesiyim
Sevip saramıyan Tunam ağlasın

Varsın Tunam hocasında okusun
Garip bülbül gül dalında şakısın
El ıstarımı kadın anam dokusun
Al yemenimi gördük sıra ağlasın❞

❝Söyleyin anama ağlamasın
Şahin gelir diye yola bakmasın
Kanlı gömleğimi bağrına bassın
Kardeşim almazsa ellere kalsın
Nişanlım güzeldir bağrına bassın
Oh Nedim Nedim
Kaderin böyle imiş
Arkadaş Nedim
Kime ne diyim❞

Namlı döndü bağrıma
Elim düştü yanıma
Dur vurma diyemedim
Düştüm ölüm ağına

Ah anama anama
Dayanamam ben anama
Acısı kesilirdi
Eli değse yarama

Yandı yüreğim yandı
Elimde eriyorsun
Ne yüzle gideceğim
Sen burda ölüyorsun

Ah anama anama
Dayanamam ben anama
Acısı kesilirdi
Eli değse yarama

Vur kazmayı mezarcı
Mezarım derin olsun
Beni vuran gardaşım
Bu dünya senin olsun

Ah anama anama
Dayanamam ben anama
Acısı kesilirdi
Eli değse yarama❞

Anam ağlar başucumda otururum
Derdime elli iken yüze yetirir
Bu dert beni yiye yiye bitirir

El çek tabip el çek
Benim yaramdan
Ölürüm kurtulmam
Ben bu yaradan

Anama babama yüzüm kalmadı
Bir su ver demeye sözüm kalmadı
Doktora tabibe lüzum kalmadı

El çek tabip el çek
Benim yaramdan
Ölürüm kurtulmam
Ben bu yaradan❞

Anam bir gelin aldı
Başı belaya kaldı
Her sene çift doğurur
Köyde çocuk çoğaldı da
Evde çocuk çoğaldı

Vurduğunu dönderir de
Bizi evden gönderir
Oldu evin kahyası da
Hepimize hepimize … yön verir

Babam bizi ayırdı
Anam beni düşünür de
Babam beni düşünür
Ev işi bana kaldı
Ne yıkar ne büşürür de
Ne siler ne süpürür

Vurduğunu dönderir de
Bizi evden gönderir
Oldu evin kahyası
Hepimize yön verir…

Elinde sigarası
Anamdan küllük ister de
Babamdan küllük ister
Altında arabası
Benzini günlük ister de
Parayı binlik ister

Vurduğunu dönderir de
Bizi evden gönderir
Oldu evin kahyası
Hepimize yön verir…


Ben derdimi kime deyim
Kimim var ki canım benim
Hangi birini söyleyim
Çürümüş her yanım benim

Anam mı var boynum bükem
Kardaş mı var içim dökem
Bırakın çilemi çekem
Belki dolar günüm benim

Kuruttular pınarımı
Devirdiler çınarımı
Dağladılar her yanımı
Alevlerde tenim benim

Anam mı var boynum bükem
Kardaş mı var içim dökem
Bırakın çilemi çekem
Belki dolar günüm benim


Değirmenim terse döndü bu sene
Bulgura mı yanam ben buna mı yanam
Yar orada kanser oldu ben burda verem
Ben bana mı yanam sana mı yanam

Sadık yarim deyip beni aldattı
Al diyerek karaları bağlattı
Kendine kar yağmış bana dolular attı
Ben bana mı yanam ona mı yanam

Böyle güzel bulunmaz ki kusursuz
Seven neşeliymiş kendisi mutsuz
Kendi muratsızsa ben de huzursuz
Ben bana mı yanam ona mı yanam

Kızıltuğum dert bürüdü sinemi
Sevenler gülmezmiş gül yar öylemi
Sen aslıyı geçtin ben de keremi
Ben bana mı yanam ona mı yanam


Kimse beni anlamıyor
Ben derdimi kime yanam
Akbabalar dört dönüyor
Ben derdimi kime yanam

Seviyorlar beni seyri
Sanki benim dünyam ayrı
Dostum yok güneşten gayrı
Ben derdimi kime yanam

Emekçi bin yıllık ahlar
Aforoz etmiş ilahlar
Dostum düşmanım silahlar
Ben derdimi kime yanam❞

Benim anam da buralara gelmez ki oy
Elinden tutam da eve getirem getirem
Benim bir anam varıdı bir de bacım var
Yüreğimde de goygun goygun acım var
Şu zalım feleğe de bir can borcum var
Gelip almaz ki de ben de kurtulam

Ben gardaşın asbabını giymedim giymedim
Sındı basıp da yakasını oymadım oymadım
Gardaş bana da ben gardaşa doymadım oy..
Ben doymadım doyanlara aşk olsun oy

Gel felek de gurbet elde alma canımı
Duyar düşmanlarım da şadıman olur
Yıkıp veran etme de fakir hanemi hanemi
Arada yavrular da perişan olur vay olur

Güneşe söylen de erken doğmasın doğmasın
Yavrular yollarda benzi solmasın oy
Sabahın güneşi seherin yeli vay yeli
Bana değdi deyavrulara değmesin değmesin❞

Gayrı dayanamam ben bu hasrete
Ya beni de götür ya sende gitme
Ateşin aşkına canım yakma çıramı
Ya beni de götür ya sende gitme

Yar sineme vurdun kızgın dağları
Viran koydun mor sümbüllü bağları
Hüseyin’im geçiyor gençlik çağları
Ya beni de götür ya sen de gitme❞

Seher vakti evinize
Vardım varmaz olayıdım
Geçiyordum bağınızdan
Geçtim geçmez olayıdım

Yalancısın inanamam
Gayrı sana güvenemem
Yalancısın yalancısın
Yalancısın sen

Mahzuni Şerifin halı
Aramızda karaçalı
Gittiğin erkânı yolu
Sordum sormaz olayıdım

Yalancısın inanamam
Gayrı sana güvenemem
Yalancısın yalancısın
Yalancısın sen❞

❝Anamdan doğmadan dış ülkelere
Milyonlarca dolar para borcum var
Gönlümü verdiğim vefasız yare
Yüreğimde azmış yara borcum var

Yediğim ekmeğe içtiğim suya
Gökteki yıldıza güneşe aya
Borç ödemek için geldim dünyaya
Bitmek bilmez sıra sıra borcum var

Anama babama evlatlık borcum
Başımda ağaya ırgatlık borcum
Hele vergim var ki devletlik borcum
Ayağım bastığım yere borcum var

Seçimlerde vekilime oy borcum
Toprağımdan evladıma pay borcum
Kasap bakkal manav günlük say borcum
Ay içinde otuz kere borcum var

Öyle alıştım ki borçtan bıkamam
Aydan aya borç yapmadan çıkamam
Kadınımdan başkasına bakamam
Namusa borcum var ara borcum var

Hans'a Alberto'ya bizim Feto'ya
Milli Piyango'ya Süper Toto'ya
Oisidi IMF'ye Nato'ya
Daha nice uzun süre borcum var

Güzele çirkine topala şaşa
Yerde karıncaya semada kuşa
ılkbahara yaza ve karakışa
Esen yele yağan kara borcum var

Mezarında ot tünemiş ölüye
Muhammed Mustafa ımam Ali'ye
Hünkar Hacı Bektaş Kızıl Deli'ye
Hocaya dedeye pire borcum var

Hasan Kaplani'ye şöhret şan borcum
Sömürgene damarımdan kan borcum
Mekansız Allah'a tatlı can borcum
Kara toprak beni sara borcum var❞

❝Canım anam nasıl diyem derdimi
Gözlerinden akan sele aşığım
Fikr-i Mecnun oldum hayal-i Kerem
Bir bülbülem ben o güle aşığım

Yığılmış berhanen gider göçlerin
Ana bilemedim neydi suçların
Bir örükten bir örüğe saçların
Gerdanında sarı tele aşığım

Hıfzı'nın gönlünde inceden sızı
Olmadı gönlümün baharı yazı
Beni Mecnun eden o emmim kızı
ışte böyle bir güzele aşığım❞

❝Çirişe gitmezdim anam yolladı
Çıktı Boztepe'de beni kolladı

Ola Mahmut emmi sen kurtar beni
Sizlerde yok muydu er kişi şanı

Çirişi topladım götürün yeyin
Taze gelin oldum ağlama deyin

Ola Mahmut emmi sen kurtar beni
Sizlerde yok muydu er kişi şanı❞

❝Çıktım anam şu Rumeli dağına
Düştüm anam düşmanımın ağına
Kıydılar bu genç yaşımda canıma

Garip anam sen ardımdan ağlama
Ağlayıp da karaları bağlama

Gidemedim Rumeli'nden uzağa
Düşürdüler beni anam tuzağa
Genç yaşımda girdim anam mezara

Garip anam sen ardımdan ağlama
Ağlayıp da karaları bağlama❞

❝Derdine kurbanam gel etme naz
Canım gülüm Çeşminaz
Ömrümün gülüsün acı biraz
Sonu ölüm Çeşminaz

Bir kere görüm gül gülüm
Ya da ufak bi tebessüm

Ah Çeşminaz ah

Çeşminaz sen benim canım
Çeşminaz sen benim kanım
Çeşminaz öteki yarım
Daha nem olasın ay benim balam
Daha nem olasın❞

❝Dere kenarında anam
Kayık değilem neden
Yardan ayrılalı anam
Ayık değilem
Bir tek sevdalıya anam
Layık değilem neden
Yardan ağlamayım anam
Kimler ağlasın
şu garip gönlümü yandım
Kimler eylesin

Yüce dağların başında anam
Bir taş değilem neden
Yardan ayrılalı anam
Sarhoş değilem
Bir tek sevdalıya anam
Ben eş değilem neden
Yardan ağlamayım anam
Kimler ağlasın
şu garip gönlümü yandım
Kimler eylesin❞

❝Yıllar geçti gurbet elde
Bu hasrete dayanamam
Ben derdimi dökem kime
Bu hasrete dayanamam

Diley diley diley güzel
Sen benimsin bekle beni

Gurbet eli anlatamam
Daha fazla burda kalmam
Yaş döküyor yaşlı anam
Bu hasrete dayanamam

Diley diley diley güzel
Sen benimsin bekle beni

Saç ağardı bel büküldü
Gececik ömrüm söküldü
Ağzımda dişler döküldü
Bu hasrete dayanamam

Diley diley diley güzel
Sen benimsin bekle beni

Gam yüküyle dolu olsam
Kısmet olsa bende dönsem
Lavaş ekmek pağaç yesem
Bu hasrete dayananmam

Diley diley diley güzel
Sen benimsin bekle beni❞

❝Yolda gördüm sarı saçlı bir kızı
Aşık oldum buna dayanamerem
Bana baktıkça gülüyor yüzü
Aşık oldum ona söyliyemirem

Beli ince ama fidan boyludur
Tatlı dili vardır güzel huyludur
Aslını sordum da Çerkez soyludur
Aşık oldum buna dayanamerem

Kaşları karadır gözleri ela
Başına örtmüştür sarı bir vala
Hasret kaldım onun o tatlı dile
Aşık oldum ona ben acemirem

Yumuşak elleri uzun parmakları
Kırmızı yanağı kiraz dudağı
Tam yaşını sordum gelinlik çağı
Aşık oldum ona ben gidemirem

Kara kaşlarına kirpiğe göze
Aşık oldum o güzel yüze
Sırrı de ki hayran oldum bu kıza
Bir türlü aşkımı bildiremirem❞

❝Dokuz ay koynunda gezdirdi beni
Ne cefalar çekti ne etti Anam
Acı tatlı zahmetime katlandı
Uçurdu yuvadan yürüttü Anam

Anaların hakkı kolay ödenmez
Analara ne yakışmaz ne denmez
Kan uykudan gece kalkar gücenmez
Emzirdi salladı uyuttu Anam

O doğurdu beni Sivas ilinde
Sivralan Köyünde tarla yolunda
Azığı sırtında orak elinde
Taşlı tarlalarda avuttu Anam

Ben yürürdüm Anam bakar gülerdi
Huysuzluk edersem kalkar döverdi
Hemen kucaklardı okşar severdi
Çirkin huylarımı soyuttu Anam

Çocuğudum Anam bana ders verdi
Okumamı çalışmamı ön gördü
Milletine bağlı ol da dur derdi
Vatan sevgisini giyitti Anam

Tükenmez borcum var Anama benim
Onun varlığından oldu bedenim
Kimi köylü kızı kimisi hanım
Ta ezel tarihte kayıtlı Anam

Veysel der kopar mı Analar bağı
Analar doğurmuş ağayı beyi
ışte budur sözlerimin gerçeği
Okuttu öğretti büyüttü Anam❞

❝Kar olam dağbaşlarında dolanam
Ben olam
Didelerinden dökülen yaş olam
Konuştuğun dillerinde bal olam
Sen olmazsan yaşayamam

Oy Didem Didem Didem Didem
Sensiz nerelere gidem
Oy Didem Didem Didem Didem
Sen olmazsan yaşayamam

Saz olam avuçlarında kıvranam
Ben olam
Konuşurum ömür boyu söz olam
Yüreğinde yanam yanam köz olam
Sen olmazsan yaşayamam
Sel olam gözlerinden damlayan
Yaş olam
Senin yanında uyanam
Ben olam
Senden nice ayrılayım
Kör olam❞

❝Dolanam şemine pervane gibi men senin
Olurum yoluna dîvâne gibi men senin
Cemen-i hare giyüp salınma
Sevilir dilber olan alınma

Bir bûse ver begüm yanağından
Bir bûse ver kiraz dudağından
Aman aman gel ki bu gönlüm
şâd-edeyim seninle

Gel ki Nesim'i yad edeyim seninle
Aman aman yar yar aman aman dost dost
Kiraz dudağından yad ellerde zülfün gibi perişan
Pervane olur bu gönlüm menim vay❞

❝Gayrı dayanamam ben bu hasrete
Ya beni de götür ya sen de gitme
Ateş-i aşkınla yakma çıramı
Ya beni de götür ya sen de gitme

Sen gidersen kendim berdar ederim
Bülbül gül dalına konmaz niderim
Elif Kaddim büker kemed ederim
Ya beni de götür ya sen de gitme

Yar sineme vurdun kızgın dağları
Viran koydun mor sümbüllü bağları
Hüsey'n'im geçiyor gençlik çağları
Ya beni de götür ya sen de gitme❞

❝Gız anam, gız bacım
Sacıyah sacıyah sacdan yücedür
Gız anam, gız bacım
Evinizde galduğum bir bu gecedür

Eyildim eteğimi çaldım belime
Ayrıluh yolunu aldım elime
Küçücük bacımı godum yerime

Batağa ev yapma gız anam
Batar da gider
Uzağa gız verme gız anam
Yiter de gider
Dere gıyısına ev yapma gız anam
Sel alur gider

Anamı anamı benim anamı
Çarşamba gecesi yahın gınamı❞

❝(of of of) Yüksek dağlar olsun benim durağım (garip anam of)
Ah çekmekten hiç kalmadı yüreğim (aman sürmelim aman)

(of of of) Bırakın da nazlı yari göreyim (garip anam of)
Ayrı düştük ayıranlar onmasın (aman sürmelim aman)

(of of of) Kaçma güzel kaçma ne kaçan benden (garip anam of)
Ne kaçmayım senden korkarım elden (aman sürmelim aman)❞

❝Gezdir anam gezdir Kıratı gezdir
Götür nalbanta da nalını dizdir
Kıratın göğsüne maşallah yazdır
Ağam sever kıratı ben de yiğidi

Akşam oldu kırat yemez yemini
Çakın zikkesini gevsin gemini
Ben süremedim cingan sürsün demini
Ağam sever kıratı ben de yiğidi❞

❝Getir de anam püsküllü çantamı takayım boynuma
Babam da bedel vermiyor validem gideyim yoluma
Bakın da beyler bakın da ağalar babamın halına
Babam da tamah etmiştir validem dünyanın malına

Vudova ovasında bre validem vurdular beni
Balkan yarımadasında bre validem gömdüler beni
Çalınsın mahlemde bre çalınsın zurna davullar
Babam da bir düğün yapacak dünyada angılsın❞

❝Gelin kızlar anamıza soralım
Bahçemize salıncağı kuralım
Karşılıklı binip kolan vuralım

Salıncaktır genç kızların oyunu
Kolan vurdukça seyredin boyunu

Bir güzel kız salıncakta sallanır
Kolan vurdukça göklere yollanır
şiddetinden yanakları allanır

Yanağında gül açılmış sanırsın
Üstüne güller saçılmış sanırsın❞

❝Gözleri yollarda ah çeken anam
Seni istiyorum seni hep seni
Dua et duanla sılaya dönem
Seni istiyorum seni hep seni

Gözüm yok alemin devlet malında
Kutlusunda kumaşında şalında
Gonca çiçeğinde fincan falında
Seni istiyorum seni hep seni

Hasreti der gözlerimin yaşında
Fikrimde zikrimde her gün düşümde
Elinde aş, ekmek ocak başında
Seni istiyorum seni hep seni❞

❝Hasret kaldım gül kokuna
Emdiğim sütün akına
Takıldım zulmün okuna
Yetiş kaldım darda anam

Ben bir yaralı kuş idim
Hasret çekene düş idim
Yerlere düştüm üşüdüm
Kurtar beri karda anam

Gönülde şahım atlandı
Gecem gündüze katlandı
Umutlarım kanatlandı
Koyma beni zarda anam

şahturna'yım semah çeker
Bir üzülür bir ah çeker
Her gece bir sabah çeker
Gün ağarır narda anam❞

❝Kınayı getir anam
Parmağın batır anam
Bu gece misafirem
Yanında yatır anam

Yazmamı alma anam
Yerlere salma anam
Her kız misafir doğar
Hayale dalma anam

Ay anam gözüm anam
Kurbanım özüm anam
Ağ ele mor kınayla
Bismillah yazam anam

Su akar bende değer
Kekil kemende değer
Kızın değeri ney ki
Ana bin kende değer

Elekler ay elekler
Kınalansın bilekler
Gelin kızın ağzından
Kabul olsun dilekler

Kuşlar kanat üstünde
Çeyiz on at üstünde
Ana gurban ağlama
Kızın murat üstünde

Analar döner ağlar
Ciğerden yanar ağlar
Kız ananın yavrusu
Üstüne konar ağlar❞

❝Çağrın gelsin gelin kızın anası
Eyvanlarda sıra mumlar yanası
Siniyi getirsin kız kaynanası

He anam he bacım kınam kutlu olsun
Hem orda hem burda dilim tatlı olsun

Yeşil kınam bakır tasta durulsun
Benim elim ak mendile sarılsın
Güleç yüzüm tatlı dilim sorulsun

He anam he bacım kınam kutlu olsun
Hem orda hem burda dilim tatlı olsun

Atladım atladım çıktım eşiği
Görülsün görülsün kızlar beşiği
Kaldırın sofradan kızın kaşığı

He anam he bacım kınam kutlu olsun
Hem orda hem burda dilim tatlı olsun

Altın tas içinde kınam ezilsin
Anam bacım başucuma dizilsin
Babam gelsin çeyizlerim yazılsın

He anam he bacım kınam kutlu olsun
Hem orda hem burda dilim tatlı olsun

Merdivenden basa basa inmişem
Al duvakla doru taya binmişem
ıki damla göz yaşına kanmışam

He anam he bacım kınam kutlu olsun
Hem orda hem burda dilim tatlı olsun

Bayburt benim meskenimdir ilimdir
Yar konağı gideceğim yolumdur
Kınalara yanan benim elimdir

He anam he bacım kınam kutlu olsun
Hem orda hem burda dilim tatlı olsun❞

❝Bir afet beni eyler eyler helak
Tig-i gam ile kılar çak çak
Hak etti beni hem pir-ü pak
Kime yanam da kime halim ağlayayım

Teşnedir lebine dil-ü can
Çün tadı şeker rengi mercan
Amma uğur etmez seni kocan
Kime yanam da kime halim ağlayayım

Bir kerecik öpsem yüzünü
Tütiya ederdim topuzunu
Lakin pek saklar ben özünü
Kime yanam da kime halim ağlayayım

Hiç yoktur böyle hüsn-ü cemal
Bulunmaz onda olan kemal
Onunçün sevip oldum pamal
Kime yanam da kime halim ağlayayım❞

❝Değirmenim terse döndü bu sene
Bulgura mı yanam una mı yanam
Emeklerim zaya gitti vay yine
Geceye mi yanam güne mi yanam

Altın idim eskiciye sattılar
Bozdular bağımı talan ettiler
Doğruyu söyledim taşa tuttular
Canana mı yanam cana mı yanam

Hikmeti der böyle garip hallerde
Bir mecnun misali kızgın çöllerde
Yar sıla da bense gurbet ellerde
Kendime mi yanam ona mı yanam❞

❝Karım anam abilerim komşu olmuş
Yatmışlar ki bir tepenin düzüne
Hepsinin işi de yarıda kalmış
ınmemişler hiç bir işin özüne

Ne de derin uykulara dalmışlar
ıyi kötü ne bir haber salmışlar
Ne doğmuşlar ne bu dünyaya gelmişler
Yavruların inanmazken gözüne

Komşuluk mu olur ölüm sonrası
Her birinin birer metre arsası
Kırk beş yılda ne tez doldu burası
Ne çok rağbet o tepenin yüzüne

Hiç gülücük katmıyorlar bizlere
Örgel vurdu sizler için dizlere
Toz topraklar dolmuş ela gözlere
Sizin için vuran vurdu dizlere❞

❝Anamın rahminden inmezden evvel
Dokuz ay eğlendim kanda misafir
Bugün geldim ise yarın giderim
Bir ulu kervanım handa misafir

Mü'minlerin defterine bakılır
Münafığın ahireti yıkılır
Can boğazdan çalı gibi çekilir
Cesedin içinde rah da misafir

Birgün Hakkın divanına varılır
Münafıklar mü'minlerden ayrılır
Semanın perdesi birden sıyrılır
Semanın yüzünde gün de misafir

Der Seyrani seni verene yalvar
Bu dünyanın bin bir iki hali var
şefaat kanısın ey Perverdigar
Ümmetlerin bir gün sende misafir❞

❝Anam haber salmış yenimi yeni
Oğlum evlendirek diyo bu sene seni
Ben aradım buldum gelinliğimi
Evlenirsen bizim köyden al oğul

Kız mı kalmadıydı emmin dayında
Ne işin varıdı ta uzaklarda
Birkez sözüm dinle allah aşkına
Evlenirsen bizim köyden al oğul

ıneği sahıpta yayık yayamaz
Emmin kimdir dayın kimdir tanımaz
Ölsek bile ölümüze ağlamaz
Evlenirsen bizim köyden al oğul❞

❝Öz(ü)mü zulmete salmanam
Allah bir Muhammed Ali
Ben gayrı nesne bilmezsem
Allah bir Muhammed Ali

ıki şahin bir yuvada
ışler muallak havada
Dağda denizde ovada
Allah bir Muhammed Ali

ıki bülbül durmuş öter
Yükün açmış cevher satar
Pak gönülde mekan tutar
Allah bir Muhammed Ali

Anlardır kılavuz leşker
Daim Hak yolunda işler
Ol Yediler Kırklar Üçler
Allah bir Muhammed Ali

Anlar birdir bir oluptur
Hak içinde sır oluptur
Tecellide nur oluptur
Allah bir Muhammed Ali

Pir Sultan'ım Haydar sırdır
Sırra saraydan serverdir
Ayda nurdur günde nurdur
Allah bir Muhammed Ali❞

❝Arzın üzerinde cennet aradım
Sen dünyanın cennetisin Anamur
Yaşanacak diyar tek seni buldum
Sen dünyanın cennetisin Anamur

Hava temiz deniz temiz dağ temiz
Pazarında peynir temiz yağ temiz
Hep vererek Ağa olan Bey temiz
Sen dünyanın cennetisin Anamur

Abanoz Akpınar yaylaların var
Yemyeşil ovalar yemyeşil dağlar
Yaşanacak yersin dört mevsim bahar
Sen dünyanın cennetisin Anamur

Azı çok eyleyen harman sendedir
Ağrıya sızıya derman sendedir
Rahata huzura ferman sendedir
Sen dünyanın cennetisin Anamur❞

❝Gözümün nuru eziz ana
Böyüttün sen meni yana - yana
Odlusan gül kimi
Bir gaynar heyat kimi
Borçluyam men sene
Sene bir evlat kimi
Eziz ana

Ne ki arzu kamın var
Gelbimde tutmuş gerar
And olsun sana can ana
Etrini gül bilir
Gedrini el bilir
Saçının ağına garasına gurbanam
Könlümün o hezin laylasına gurbanam
Eziz ana

Beşiyim üsde layla çekdin
Geceler sübhe dek gadamı aldın
ısdi nefesini hemişe yaz bilmişem
Eziz ana
Ne ki arzu kamın var
Gelbimde tutmuş gerar
And olsun sana can ana
Etrini gül bilir
Gedrini el bilir
Saçının ağına garasına gurbanam
Könlümün o hezin laylasına gurbanam
Eziz ana❞

❝Sürgün olur dayanamam derdime
Ayrılık yakıyor sözüm yalansız
Sana olan bu hasreti içime
Birde sessizliği çektim dumansız
Al yanağım üstüne
Yaş olayım tenine kirpiklerin yol olsun
Birde ay düşse
Sevda içimden gitmiyor gitmiyor
şimdi denizlerde yanan sen oldun
Dokunduğum her dalgada titiriyor
Elimle denizi saran ben oldum❞

❝Çağ döndü yaş geçti ümitsizlik var
Gölge suya düştü uyanamadım
Fark ettim bu gün de eyledim zarar
Güneş çoktan aştı uyanamadım

Güllerin yerini aldı dikenlik
Nereden nereye geldi insanlık
Gündüz öğle vakti bastı karanlık
Kervan yolu şaştı uyanamadım

ınsan bir fikrede bir de düşüne
ınandım akmazmış su yokuşuna
Hasılı vesselam boşu boşuna
Ömür geldi geçti uyanamadın❞

❝Beş oğlum var beş taburda
Silahı dolu kuburda
Sabreyle kızım sabreyle
Çok keramet var sabırda

Oğlum gitti güle güle
Gelmedi el ile bile
Biri nergiz biri nevruz
Biri sümbül biri lale

Geçiyor gavurun sözü
Padişah kırıcı bizi
Din ıslam elden gidiyor
Ulaş bari Battal Gazi

Tabur taburu karşılar
Talim eder onbaşılar
Yağmur yağıp gün değince
Yatan şehitler ışılar

Atının alnını sığar
Önüne malağma yığar
Babam bedel versin diye
Uğrun uğrun boynun eğer

Anan kurbanların olsun
Dört bacın kadanı alsın
Nider on iki deveyi
Altısını bedel versin

(Kız)
Yaşa anam oğlu yaşa
Yazılanlar gelir başa
Ana ben sana küskünüm
Bedel vermedin kardeşe

(Ana)
Öyle deme kızım Hatun
Oğlum öldü kaldım yetim
Böyle olacağın bilsem
Alırdım oğlumu satın

Aferin oğlum aferin
Bir kara donlu neferim
Taburuna vardı m'ola
Kara kaküllü Çaparım

Zıbınının içi astar
Mevlam encamını göster
O kıza kurban olayım
Bostan oğlum bir kız ister

(Kız)
Anam beş oğlan yetirmiş
Arkası keten gömlekli
Benim kardeş cirit oynar
Kucağı on beş değnekli

(Ana)
Atının alnı perçemli
Üstü gülgülü keçeli
Baban ölsün oğlancığım
Beli çifte tabancalı

(Kız)
Sarıkamış Altunbulak
Soğanlıyı biz ne bilek
Bizim uşak böyle gezer
Aklı zıbın kara yelek

Battın Avşar kazaları
ıbrişimin kozaları
Sarıkamışta kırıldı
Gonca gülün tazeleri

Gene kavga sesleniyor
On altılı isteniyor
Gidenlerden biri gelmez
Silahları paslanıyor❞

❝Evimizin önünden söğüt söküldü
ıhtiyar babamın beli büküldü
Sırma saçlar teneşire döküldü

Vuruldum anam vuruldum bir su ver bana
ıçmeden ölürsem dert olur sana

Kalkın arkadaşlar ölümü soyun
Nişanlım duymadan mezara koyun
Yumdum anam gözlerimi açamıyorum
Sevgili yarimden geçemiyorum

Bir incecik yol gidiyor Talas'a
Kızıl kanlar bulaşıyor mor fese
Benden selam söylen cesur kardaşa

Yumdum anam gözlerimi açamıyorum
Annemden babamdan geçemiyorum

Kalkın arkadaşlar çıramı yakın
Nişanlım kınasını elime yakın
Cenazem gidiyor adettir bakın

Vuruldum anam vuruldum bir su ver bana
ıçmeden ölürsem dert olur sana❞

❝Sılaya dön diye mektubum geldi
Sılayı sılamda yitirdim anam
Biten dar günlere sattım gençliğim
Uyukuyu rüyamda yitirdim anam

Öteyi ötede burayı burda
Güneşin nurunu bir başka nurda
ısa’yı çarmıhta Musa’yı turda
Adem’i havamda yitirdim anam

Kapadım kapamı o bile aha
Açtım penceremi sonsuz sabaha
Adımı sızımı sorma bir daha
Onları orada yitirdim anam

Sözü bulma için indim derine
Uzandı ellerim dost ellerine
Çalınca gönünlümün mahşer yerine
Dünyayı dünyamda yitirdim anam❞

❝Bu dünyada derdin gamın
Bittiğine inanamam
Saf gönülün kin ve nefret
Tuttuğuna inanamam

Diken çiledir gülüne
Dostluk gönülden biline
Her aşığın dost iline
Yettiğine inanamam

Alışığı mı sefanın
Aşığı iken cefanın
Seven gönülde vefanın
Bittiğine inanamam

Gül açar dost kışında
Göz süzerek bakışında
Bülbülün baykuş taşında
Öttüğüne inanamam

El bilir mi halim nice
Dev yükünü çekmez cüce
Ağlamadan tek bir gece
Yattığıma inanamam❞

❝ıhtiyat mı etti de geri bakmaya
Ne hak geldi kefenini biçmeye
Sıva kollarını suyum dökmeye
Necip sana kurban derim söylemez

Hasta dediler de geldim yanına
şifa geldi desem kıyma canına
Böyle işler düşer miydi şanına
Onun için küstüm Necip söylemem

Yüklendi barhanam çekildi göçüm
Bağışla günahım affeyle suçum
Necip'i görmeye gelmedin niçin
Necip sana kurban derim söylemez❞

❝Anamdan doğalı yüzüm gülmedi
Sanki bana miras kaldı yoksulluk
Yalvardım yakardım ırad olmadı
Kaçtıkça peşimden geldi yoksulluk

Kendime baktıkça ele yerindem
Gizledim yokluğu zengin göründüm
Yavan yedim yırtık giydim büründüm
Benim ile kardaş oldu yoksulluk

Kim yardım ettiyse başıma kaktı
Kimi namusuma gözünü dikti
Kime dert yandımsa dudağın büktü
Beni muhannete saldı yoksulluk

Yeter Ana der ki gün böyle geçti
Perişan insanlar yaramı açtı
Doğurduğum evlat bırakıp kaçtı
Yarimi de benden aldı yoksulluk❞

❝Ben aşığım bir güzele
Aldanamam sana dünya
ıkrarım verdim pirime
ınanamam sana dünya

Sana gelen canlar ne oldu
Hasbahçede güller soldu
Yedi köşe boşalıp doldu
Aldanamam sana dünya

Süleyman'ı zara saldın
Elinden hatemi aldın
Aklımı gönlümü çaldın
ınanamam sana dünya

ıskender Süleyman Han
Tahtı sarayları kaldı viran
Kerbela'da döküldü kan
Aldanamam sana dünya

Kemter Yusuf sana kanmaz
Mümin olan nara yanmaz
ıki kapılı han kimseye kalmaz
Aldanamam sana dünya❞

❝Anam ağlar başucumda oturur
Derdim elli iken yüze yetirir
Bu dert beni yiye yiye bitirir

El çek tabip el çek benim yaramdan
Ölürüm kurtulmam ben bu yaradan

Anama babama sözüm kalmadı
Bir su ver demeye gücüm kalmadı
Doktora tabibe lüzum kalmadı

El çek tabip el çek benim yaramdan
Ölürüm kurtulmam ben bu yaradan❞

❝Gözleri yollarda ah çeken anam
Seni istiyorum seni hep seni
Dua et duanla sılaya dönem
Seni istiyorum seni hep seni

Gözüm yok alemin devlet malında
Kutlusunda kumaşında şalında
Gonca çiçeğinde fincan falında
Seni istiyorum seni hep seni

Hasreti der gözlerimin yaşında
Fikrimde zikrimde her gün düşümde
Elinde aş, ekmek ocak başında
Seni istiyorum seni hep seni❞

❝Koyup gittin beni yedi yaşımda
Nasıl kıydın beni ellere anam
Her yatanda görüyorum düşümde
Gelmedin çok baktım yollara anam

Okşayıp emzirip büyüttün beni
Kendin uyumadın uyuttun beni
Tam otuz yıl oldu unuttun beni
Hasretinden döndüm küllere anam

Bayram geldi öpemedim elini
Yıllar geçti soramadım halini
Genç yaşında oldun ahret gelini
Hoyrat baykuş kondu güllere anam

Baksana Özeri ne kadar üzgün
Esen yeller ile şefkatini sun
Elveda eyleyip sarıldığın gün
Hasretim o sıcak kollara anam❞

❝Ana saçlarıma beyazlar dolmuş
Yaramı saracak bir sensin anam
Yüreğimde derin yaralar açmış
Yaramı saracak bir sensin anam

Gurbet elde kadir kıymet kalmamış
Gelenler geriye asla dönmemiş
Hasret yüreğimde yanar sönmemiş
Yaramı saracak bir sensin anam

Kemal Yıldız der ki bahtım gülmemiş
Gurbet nice civan yemiş doymamış
Burda garip ölmüş asla duymamış
Yaramı saracak bir sensin anam❞

❝Yıllarca bitmedi çektiğim çile
Anlayan olmadı halimden anam
En yakın dediğin gardaşım bile
Ekmeğimi aldı elimden anam

Gurbete geldim ki bir yuva kuram
Derdim bin bir çeşit sağılmaz yaram
Nerden bileyim ki ben gelmiş sıram
Gayrı korkmaz oldum ölümden anam

Bir an olsun sizden ayrı kalmadım
Ömrüm boyu çalışmaktın yılmadım
Bin bir çile çektim iflah olmadım
Ölsem de kurtulsam derdimden anam

Babama söyleyin bana kızmasın
Dost düşmanlar halimize gülmesin
Emmilerim birbirine düşmesin
Dünya malı için değer mi anam

Gardaşlarım bana düşman oldular
Yıllarca benden hep ayrı kaldılar
Kurulu düzenimi de yıktılar
Sebebini onlardan sorasın anam

Sağ iken selamı kestiler benden
Ne farkları kaldı ki onların elden
Bahtım karaymış benim ezelden
Ölürsem mezarıma gelesin anam

Telef oldum yoksulluğu bilirim
ıçin için bu çileyle eririm
ıflah olmaz ben bu dertle ölürüm
Ak südünü helal edesin anam

Gardaşlarım çağlarımı döverler
Ölüsüne dirisine söverler
Ben ölmeden eşimi de kovarlar
Çocuklarımı yuvaya veresin anam

Emmilerim yanıma hiç gelmezler
Gardaşlarım halimi de sormazlar
Kil-toprak yiyen serseri derler
Sen de muhannetsiz kalasın anam

Kasım der Allah’ım bu nasıl kader
Çaresiz bir derde düşmüşüm meğer
Beni hatırlamak istersen eğer
şu yırtık resmime bakasın anam

Beni hatırlamak istersen eğer
şu yırtık resmime bakasın anam❞

❝Layla çaldı diller alıb apardı
Çiyni üste iller alıb apardı
Sona idi göller alıb apardı
Bahışına bahammıram anamın

Azı min yol günde aldı gadamı
Kelmeleri ovundurur adamı
Leyli çağı Mecnun eden Atamı
Gülüşüne bahammıram anamın

Gezdirende ellerimi saçanda
Güneş batır tebessümü saçanda
Uşag kimi gabağıma gaçanda
Görüşüne bahammıram anamın

Tendir üste ocag üste lengiyen
Ezel günden sevgisini gen geyen
Günü-günden addımları sengiyen
Yerişine bahammıram anamın

Bu dünyanın acığına söykenir
Obasına ocağına söykenir
Atam yonan ağacına söykenir
Duruşuna bahammıram anamın❞

❝Sabahın 6’sından
Akşamın 7’sine
Güneş girerdi eve
Ah benim Anamur’um

Önü açıktı sonsuz
Meyve yerdik hormonsuz
Nasıl yaşarım onsuz
Ah benim Anamur’um

Yeşildi dört bir yanı
Her bir köşesi anı
Çeker garibin canı
Ah benim Anamur’um

Gölevezi hem muzu
Marulu kuzu kuzu
Damdan sarkardı buzu
Ah benim Anamur’um

Daim oturduk köyde
Ekmek açardık evde
Keyfimiz yoktu beyde
Ah benim Anamur’um

Patates yeşil soğan
Bal dolu kütük kovan
Kalmazdı ekmek yavan
Ah benim Anamur’um

Abanoz’u Kaş’ı var
Böğrülcesi maşı var
Bir de kayrak taşı var
Ah benim Anamur’um

Bahçede balkabağı
Dağda kuzugöbeği
Ağaç dövme dibeği
Ah benim Anamur’um

Böğürtleni dut gibi
Yarpuz dersen ot gibi
Taze darı süt gibi
Ah benim Anamur’um

Karamık kürtüzümü
Güçlendirir dizimi
Alamazdım hızımı
Ah benim Anamur’um

Nergisi lalesi var
Mamure Kalesi var
Yollardan çilesi var
Ah benim Anamur’um

Maydanoz semizotu
Selleme tere otu
Yeniyor türlü otu
Ah benim Anamur’um

Lezizdir yağsız keşi
Hele incir heleşi
Dünyada yoktur eşi
Ah benim Anamur’um

Ayranlı tarhanası
Başkadır lahanası
Açıktır hep vanası
Ah benim Anamur’um

Sazak’ta ceviz-badem
Havuz önünde iğdem
Menekşe bir de çiğdem
Ah benim Anamur’um

Tatlıdır kuru soğan
Bacımdır keçi sağan
Yüreğime zor sığan
Ah benim Anamur’um

Bir başka Pınarlar’ı
Boy verir çınarları
Yazın pekmezli karı
Ah benim Anamur’um

Çalışır oğlu-kızı
Yanakları kırmızı
Akdeniz’in yıldızı
Ah benim Anamur’um

Yolları kıvrım kıvrım
Tepeler sivrim sivrim
Geçiremedi evrim
Ah benim Anamur’um

Arif’in tek arzusu
Kaksın dağların pusu
Gurbet kurmazsa pusu
Gelirim Anamur’um❞

❝(ağam) Aşam anam bu dağların gurdi var
(ağam) Yavri göçmüş (aman) ne virana yurdi var
(ağam) Her yiğidin (aman) göne göne derdi var
(ağam) Benim derdim heç birine benzemez

(ağam) Gider oldum el başıma derildi
(kurban) Getme dedi (aman) yar boynuma sarıldi
(ağam) Kısmetimiz gurbet ele verildi
(heyran) Çık salın ki (aman) boyun görim gidim yar❞