Abdullah Papur - Sevdiğim







Yorum Yaz

Yorumlar
5 - 5 - 0 yorum

Abdullah Papur En Çok Dinlenen 10 Türküsü
Abdullah Papur - Asagidan Gelir Benim Turkmenim
Abdullah Papur - Kürtçe Türkü
Abdullah Papur - Ah Anam Ah
Abdullah Papur - Halaylar Çekerdik
Abdullah Papur - Yine Ağlamışsın Gözlerin Yaşlı
Abdullah Papur - Yaradana Sor
Abdullah Papur - Ağla Dertli Gönül
Abdullah Papur - Çift Camlardan Ses Gelmiyor
Abdullah Papur - Gel Ha Gel
Abdullah Papur - Ağa Bir İken Beş Oldu

Etiketler : Abdullah Papur, Sevdiğim, Abdullah, Papur, Sevdiğim, Abdullah Papur - Sevdiğim türkü indir, Abdullah Papur - Sevdiğim türkü dinle, Abdullah Papur türküleri, Sevdiğim türküsü dinle, Abdullah Papur türkü dinle, Abdullah Papur türkü sözleri, Sevdiğim sözleri, Abdullah Papur mp3 dinle

❝Ala gözlerini sevdiğim dilber
Sevgini sevdamdan ayıramıyorum
Gündüz hayalimde gece düşümde
Bana bir hal oldu bilemiyorum

Yaylanın hası da şu nazlı pınar
Aşnası olanlar yolları dener
Duramaz dillerim nazlımı arar
Dilim tutup da duramıyorum

Nerde güzel görsem artıyor gamım
Genç yaşımda sağır oldu kulağım
Her gün önümüzden geçer yolağım
Şimdi nerd-olduğum bilemiyorum

Karacaoğlan da gördüğün öğer
Uzundur saçları topuğun döğer
Vermişler beş bini bin daha değer
Kesilmiş bahası alamıyorum

***

Ala gözlerini sevdiğim dilber
Korkarım ki sarpa düşer yolumuz
Kadir Mevlam tek saklasın nazardan
Zalım anan suya salmış yalınız

Gitticeğin bir incecik yol muydu
Sevdiceğin nergis miydi gül müydü
Yediklerin şeker şerbet bal mıydı
Onun için ince düşmüş beliniz

Gidip şu güzelin ilin gezmeli
Kalem alıp kaşın gözün yazmalı
Kırmızı önlüklü sarı çizmeli
Hatun kızlar nerden gider yolunuz

Karacoğlan dost bağına varmalı
El uzatıp gonca gülün dermeli
Muhtaçlara bir şeftali vermeli
Cömertlikten kesilmesin eliniz❞

❝Şu benim sevdiğim Muhammed Ali
Kumru dost dost deyü öten Alidir
Sakınan çağıran mahrum mu kalır
Şu sefiller carına yeten Alidir

Alim tutdu Zülfikarın sapını
Döndürdi kafirin dine hepini
Mağribde attı kudret topunu
Maşrıkta uzatıp tutan Alidir

Muhammed miraca gidecek oldu
Ali Muhammedi gönderi geldi
Doksan bin kelamı o demde sordu
Soran Muhammed dinleyen Alidir

Aşıka dilden halife kılandan
Bülbül ayrılır mı gonca gülünden
Dad be dad çağırdı devin elinden
Kesikbaş carına yeten Alidir

Ecel kayıp nasib kayıp er kayıp
Ya Ali sırrına ermedim deyip
Kul Himmet ortaya bir nişan koyup
Bir olup birliğe yeten Alidir❞

❝Ala gözlü Şahtan bir dolu geldi
Bir sen iç sevdiğim bir de bana ver
Balım Sultan Kızıl Deliden geldi
Bir sen iç sevdiğim bir de bana ver

Payım gelir İmamların payından
On İkİmam nesli Ali soyundan
Kırkların içtiği üzüm suyundan
Bir sen iç sevdiğim bir de bana ver

Beline kuşanmış nurdan bir kemer
Aşkın dolusunu içenler kanar
Herkes sevdiğine bir dolu umar
Bir sen iç sevdiğim bir de bana ver

Pir Sultanım hamı hası seçerim
Ağ okurum aşk kitabın açarım
Yar elinden ağu gelse içerim
Bir sen iç sevdiğim bir de bana ver❞

❝Sevdiğim gurbette yeter yad oldum
Gözlerim kan ağlar dilim dad eyler
Küçücükken gözüm açıp gördüğüm
Bana senden gayrı kim imdad eyler

Ben de bilmem ne diyardan olduğum
Hasretinden sararıp da solduğum
El bağlayıp divanına durduğum
Ne öldürür beni ne azad eyler

Açılmadı şu dağların lalesin
Yıktın viran ettin ömrüm kalesin
Emrah eder çok çekmişim belasın
Beni koymuş yad elleri şad eyler❞

❝Kanlı yaşlar aka aka gözümden
Nasır çıktı gel de bir bak sevdiğim
Ben kendimi sordum kendi özümden
Kusur çıktı gel de bir bak sevdiğim

Yollarımı Toroslardan aşırdım
Yüreğimi kebap ettim pişirdim
Saniyemi hesap ettim şaşırdım
Asır çıktı gel de bir bak sevdiğim

Gelmedik ne kaldı garip başıma
Aklıma yaramıyordu boşuna
Kilomu vurdum ben meheng taşına
Sıfır çıktı gel de bir bak sevdiğim

Ömrüm geçti gitti bitti zamanım
Ters tersine döndü gayrı devranım
Dostun dost üstünde dostluk nişanım
Zifir çıktı gel de bir bak sevdiğim

Devran Baba nasıl gönül eyleyim
Ruh bedene küsmüş daha neyleyim
Biri milyarlara böldüm söyleyim
Küsur çıktı gel de bir bak sevdiğim❞

❝Sevdiğim iki gözüm ellere yar oldu babuba
Kara tren aramıza kara duman ekti de
Göz göre göre yazık Eyupa

(Bağlantı)
Buraları sevemedim gönül orada
Yanıyorum toz biber yarada
Deli gönül eremedi eyvah murada
Yanıyorum tuz biber yarada

Gözlerimin karesi kırmızı nar oldu babuba
Meriçin azgın suyu aramıza girdi de
Göz göre göre yazık Eyupa

Bağlantı❞

❝Bağışla sevdiğim Hakkı seversen
Ağlatma Garibi eller içinde
Hep bizi söyleşir bu devr-i (halk-ı) alem
Beni destan ettin diller içinde

Hasretin sineme yaralar açtı
Kaybettim aklımı fikrim dolaştı
Aktı gözüm yaşı sele karıştı
Dost eline gider seller içinde

Yıllar yılı çektim bu zalim derdi
Yandı Kerem gibi gönlümün yurdu
Eller dost bağında gülünü derdi
Benim gülüm soldu güller içinde

Bu Garip başımı sevdaya saldım
Senin hasretinle sarardım soldum
Şaşırdım yolumu perişan oldum
Bir Mecnun misali çöller içinde❞

❝Ne olur sevdiğim bayram
Ayında gel ayında gel
Çıkart keteni gömleği
Soyun da gel soyun da gel

Hayranım sevdiğim sana
Gel göreyim kana kana
Aşkım ile yana yana
Göyün de gel göyün de gel

Seherde seyran günüdür
Hem demi devran günüdür
Yar bugün bayram günüdür
Sevinde gel sevin de gel

Aşkın kalbimde var deyi
Yanar yüreğim yar deyi
Bir Garip yarim var deyi
Övün de gel övün de gel❞

❝Adını sevdiğim Avşar beyleri
Sana bir vezirlik yakışıp durur
Topla dizginleri tanı kendini
Karşıda düşmanlar bakışıp durur

Avşar beyi der ki gelsin göreyim
O da nasıl yiğit imiş bileyim
Armağan isterse canlar vereyim
Candan başka armağanım yok benim

***

Farklı kaynak

Adını da sevdiğim Avşar beyleri aman da beyleri
Size de bir vezirlik yakışıp durur efendim of of
Topla da dizginleri kıratını tanı kendini a beyler kendini
Garşıda düşmanların bakışıp durur efendim efendim

Avşar da beyi der ki gelsin göreyim
(a beyler göreyim)
O da nasıl yiğidimiş benden (amanin) bileyim
Armağan isterse de ben de canlar vereyim
(aman da vereyim)
Candan başka armağanım (aman da beyler)
Yok benim efendim❞

❝A sevdiğim pir misin
Şu yerlerde bir misin aman
(Şu cihanda bir misin)
Geceler on beş saat
Gel desem gelir misin aman

Gel yanıma yanıma
Salın da gel gir koluma aman
Salın da gel gir koluma
Öyle yarim öyledir
Şimdi zaman böyledir aman

Şu karşıki haneyler
Yıkılsın meyhaneler aman
Yıkılsın meyhaneler
Acep şehit olur mu
Yar yoluna ölenler aman

Açıl ey ömrümün varı
Bad-ı saba olmadan
Gül cemalin sararıp solmadan❞

❝Ela gozlerini sevdüğüm dilbar
Sana bir sözüm var diyemiyorum
Bilmem deli miyim mejnun gezerim
Sırrımı ellere diyemiyorum
Sırrımı yadlara viremiyorum

Al yanahdan emdüceyim azıhdır
Darama zülfünü goğnum bozuhdur (Allah)
Oğsüzüm garibim bana yazıhdır
İradı yollarım göremiyorum
İradı yollarım göremiyorum

Helal olsun al yanahdan emdüyüm
El uzadıp gonca gülün derdüyüm
İnce belin datlı dilin sevdüğüm
Gırıhdır goğnüm gulemiyorum
Gırıhdır goğnüm de gulemiyorum

***

Neşet Ertaşın okuduğu haliyle

Ahu gözlerini sevdiğim dilber
Sana bir sözüm var diyemiyorum
Bilmem deli miyim Mecnun gezerim
Sırrımı ellere veriyorum
(Derdimi ellere diyemiyorum)

Helal olsun al yanaktan aldığım
El uzadıp gonca gülün derdiğim
İnce belini datlı dilini sevdiğim
Gırılsın gollarım saramıyorum

Al yanaktan aldıcağım azıktır
Darama zülfünü gönlüm bozuktur
Öksüzüm garibim bana yazıktır
Destursuz yanına varamıyorum

***

Cahit Öztelli "Karaca Oğlan - Bütün Şiirleri" adlı
kitabında şiiri şu şekilde aktarmaktadır (s.152)


Ala gözlerini sevdiğim dilber
Sana bir sözüm var diyemiyorum
Bilmem deli miyim mecnun gezerim
Sırrımı yadlara veremiyorum

Ak memenden emdiceğim azıktır
Tarama zülfünü gönlüm bozuktur
Öksüzüm garibim bana yazıktır
Destursuz koynuna giremiyorum

Helal olsun al yanaktan emdiğim
El uzatıp gonca gülün derdiğim
İnce belin usul boyun sardığım
Alışmış kollarım duramıyorum

Karacoğlan der ki Hasanpaşalı
Aşk sevdası gönlümüzden taşalı
Sen gibi güzele gönlüm düşeli
Uyuyup uykuya kanamıyorum

***

Sarı Defterdekiler: Folklor Derlemeleri,
Yaşar Kemal, Birinci Basım, s. 33de eser
Çukurova yöre, Yaşar Kemal derleyen
bilgisiyle şu şekilde aktarılmaktadır


Ala gözlerini sevdiğim dilber
Başımda bir hal var diyemiyorum
Vay senin sevdana düştüm düşeli
Sevdamı başımdan ıramıyorum

Yanal almaya da benzer yüzleri
Ceren gözüne de benzer gözleri
Alnı altınlı da Türkmen kızları
Destursuz koynuna giremiyorum

Helal olsun al yanaktan emdiğim
Ak göğsünden gonca gülü derdiğim
Usul boyun ince belin sevdiğim
Öğrenmiş ellerim duramıyorum

Al yanaklar leblerinden naziktir
Ak göğsünde gonca gülü düzüktür
Sen göreli ben yiğide yazıktır
Uzadı yollarım gelemiyorum

Karacoğlan der ki Memduh Paşalı
Üç gün oldu bu dağlardan aşalı
Kız senin sevdana düştüm düşeli
Uyuyup uykuya kanamıyorum❞

❝Ela gözlerini sevdiğim dilber
Kokunu benzettim güller içinde
Kurumuş bellerin hilale dönmüş
Serviye benzettim dallar içinde

Gözlerini süzüp kaşların çatma
Divane aklımı perişan etme
Güzel keklik gibi er kalkıp ötme
Takla vurup gezme dallar içinde

Pek çekme düzenme aşıklar yanar
Çok uzun avlanma düşmanlar duyar
İlde çapkın çoktur al ile avlar
Çırpınıp çok yüzme göller içinde

Aşık Said der ki deryaya dalma
Yanağım tasfiri kırmızı elma
Eda ile suna boylum sallanma
Belki destan olur diller içinde❞

❝Şu fanide birdir benim sevdiğim
Bilmem melek midir yoksa hur mola
Böyle bir güzellik insanda olmaz
Devretsem arasam aceb var mola

Naz ile salınır güzeller başı
Kudretten çekilmiş karadır kaşı
Çözülmüş düğmeler görünür döşü
Yüce dağ başına yağan kar mola

Elvan elvan döner eller kınadan
Bir bergüzar aldım yavru sunadan
Bu surette insan doğmaz anadan
İnci mola sedef mola dür mola

Ruhsati gam sardı her bir yerimden
Bir karanlık duman gitmez serimden
Beni ayırdılar nazlı yarimden
Onlara öcümü Mevlam kor mola❞

❝Sevdiğimden bir kem haber işittim
Vay benim başıma yine mi vah vah
İlahi rakibin gözü kör olsun
Acep kim öğretti sunamı vah vah

Güzellere benim gibi tacir yok
Ne yaman zulmette(1) kaldım fecir yok
Bana benim gibi candan acır yok
Yıktım harap ettim hanemi vah vah

Gahi hasta oldum gahi yaralı
Gahi ak giyindim gahi karalı
Bir ahu gözlüye meyil(2) vereli
Yaktım(3) kül eyledim sinemi vah vah

Bilmem ne günahım kabahatim de
Bir emel bulunmaz tabiatımda
On iki yaşında(4) sabavetimde
Yitirdim pederi anamı vah vah

Ruhsati rakipler bu sene zalim
Sana senden oldu bu kadar zulüm
İsmini demeye varmıyor(5) dilim
Vermedi düşmanlar(6) Dönemi vah vah❞

❝Gurbet ele düşen aşığı şeyda
Kareleri bağlar oldum sevdiğim
Olur mu hiç asla aşka bir fayda
Gözyaşlarım çağlar oldum sevdiğim

Yazılmış alnıma yazılar gibi
Çıkmaz yüreğimden sızılar gibi
Anadan ayrılan kuzular gibi
Ardınsıra ağlar oldum sevdiğim

Aşıklar sabreder cevri belaya
Gece gündüz el kaldırır Mevlaya
Hasret gezer her dem dosta sılaya
Yüreğimi dağlar oldum sevdiğim

Var gönlümde ayrılığın hicranı
Leylü nehar durmaz eyler mücdanı
Ela gözlü nazlı dostum müjganı
Şu sinemi tığlar oldum sevdiğim

Daimi ezelden taktirden adet
Bizimdir cihanda dert ile möhnet
Varıp bir tabibe eyledim minnet
Yarelerim sağlar oldum sevdiğim❞

❝Gönül pervanesi döner şavk ile
Cemalin şemine yandır sevdiğim
Seni seven aşık gezer aşk ile
Sundur aşk meyinden kandır sevdiğim

Sevmişem yar seni can ile özden
Menzili maksuda eriştir tezden
Hüsnü didarını gizleme bizden
Aradan hicabı kaldır sevdiğim

Beyhudenin kolu boş olur dolmaz
Muhabbet gülleri açıllır solmaz
Senden özge yadlar halimden bilmez
Derdime bir deva bildir sevdiğim

Peymanım Muhammet Ali Mürteza
Yetiş imdadıma hey ehli kaza
Ol ruzi mahşerde çektirme ceza
Şaduman eyleyip güldür sevdiğim

Daimiyim gider doğru rahından
Cüda kılma bizi ol dergahından
Sultan olan geçer kul günahından
Ezelden kurulmuş yoldur sevdiğim❞

❝Ela gözlerini sevdiğim dilber
Muhabbetin benim ile yan gider
Benim ile küsü tutup gezen yar
Eller ile güler oynar can gider

Ben de vara idim yarin yanına
Yüzümü süreyim taşlı yoluna
Bir busecik himmet eyle kuluna
Al yanaktan fiske vursam kan gider

Güzel yağlığını atmış boynuna
Onun güzelliği çıkmış aynına
Soyunsam da girsem yarin koynuna
Sermayenden ne eksilir nen gider

Minhaciyim der ki bahar erişti
Kırmızı gül goncasına karıştı
Gözün geldi gözüm ile görüştü
Hilal kaş üstüne kaş mihman gider
(Hilal kaşın kaşım ile cenk eder)❞

❝Ela gözlerini sevdiğim dilber
Kokuya benzettim güller içinde
İnceciktir belin hilaldir kaşın
Selviye benzettim dallar içinde

Benim dostum gelişinden bellidir
Ak elleri deste deste güllüdür
Güzel seven yiğitler de bellidir
Melil mahzun gezer eller içinde

Karşımızdan gelen acep yar mola
Benim gibi yaralanmış zar mola
Benim sevdiğimden güzel var mola
Hakkın yarattığı kullar içinde

Karacoğlan söyler biz de varalım
Kelpler rakip olmuş biz de görelim
Halin hatırını onun soralım
Götürüp giderler sallar içinde❞

❝Ela gözlerini sevdiğim dilber
Cefa etmeyise bu da yetiyo
Şu sinemde aşkın közü korlaşır
Ah ettikçe buram buram tütüyo

Ayetel kürsüyü okur dilinde
Altın kadeh ile bade elinde
Asılsam da öpsem zülfün telinde
Siyah ebrulerin bir kan ediyo

Pir Sultanım ben ayrılmam izinden
Bin dert derman bulur senin sözünden
Sıat köprüsünden kırklar ceminden
Eyleyin niyazi geçelim talip❞

❝Sevdiğim Çamoluk şöhrete erse
Servetleri bir kuşuna değişmem
Bütün güzellikler sıraya girse
Bizimkinin bir kaşına değişmem

Dipdiri ortada kızanı eri
Çamoluk ilginin tam odak yeri
Hayata geçmeyen boş gerçekleri
Gençlerin bir düşüne değişmem

Yünleri ip yapsın eldeki iğin
İpe geçirelim ucunu tığın
Düz yolları asfalt olsada beğin
Yaylamızın yokuşuna değişmem

Gurbette sancılı olan hemşerim
Hiç olmazsa yazın köye gel derim
Sazı inletsede ince sözlerim
Nazımızı çekişine değişmem

Betofen düzene gelse yabanın
Her yanı orkestra olsa obanın
Çamolukta kaval çalan çobanın
Size türkü yakışana değişmem

Kütük balı nasıl diye sorsalar
Çamolukta zenginliği görseler
Hindistanı ceviziyle verseler
Bizimkinin bir dişine değişmem

Pikniğini köyünde yap desen gelir
Vatan-Millet için öl desen ölür
Hizmet olsa kadir kıymetde bilir
Şu gurbeti bir taşına değişmem

İmamoğlu Çamoluktan geçerse
Şafaklara ufkumuzu açarsa
Vade yetip semalara uçarsa
Sevdasını bir eşine değişmem❞

❝Ela gözlerini sevdiğim dilber
Dilberler içinde ben sen(i) isterim
Bu cihan içinde sendedir gönlüm
Hercai cevreder ben sen(i) isterim

Melek midir seni doğuran ana
Asla mislin gelmemiştir cihana
Arz(-i) hal sunarım hünkar divanına
Dünyalar yüzünde ben sen(i) isterim

Derdine düşeli halim pek yaman
A zalim yok mudur göğsünde iman
Dünyada derdinden öldüğüm zaman
Cennet-i Alada ben sen(i) isterim

Öksüz Aşık bu aşk ile nidelim
Kalk salın sevdiğim şurdan gidelim
Biz de gayri sözü tamam idelim
Sılayı terk ider ben sen(i) isterim❞

❝Ela gözlerini sevdiğim dilber
Güzeller cefadan niçin usanmaz
Ne cefadan kaçar ne de rahm eyler
Hakdan haya edip kuldan utanmaz

Düşüp gam-ı hicre berbad olanda
Bülbül gibi işim feryad olanda
Bir çeşm-i Şirine ferhad olanda
Figan ü ahıma dağlar dayanmaz

Himmet bize Musa aleyhisselam
Bu şak u sevdayı ben nasıl kesem
Derdli yar yoluna can verir desem
Gelse mezarımı görse inanmaz❞

❝Ala gözlerini sevdiğim dilber
Senin bahışların bana yar gelir
Bu dünyede yavru güzel sarmayan
Ahrete hayvan gelmiş bün gider

Tilli mahramasın atmış başına
Gudiretten galem çekmiş gaşına
Bir yiğit te düşmeyince eşine
Ah dedikçe yüreğinden gan gelir

***

Béla Bartóks Folk Music Research in Turkey,
Ahmed Adnan Saygun, Budapeşte, 1976 isimli
kaynakta eserin 3. ve 4. kıtası şu şekilde
aktarılmaktadır: (Bu bilgiler Bartókun
notlarında bulunmamaktadır.)


Düğün olur Arab atlar eğreşir
Bayram olur ganlı insanlar barışır
Durmaz göynüm derdim ilen oğraşır
Gaşın ilen girpiklerin ceng idiyr

Garacoğlan der böyle oluptur
Ala gözün gan yaş ile doluptur
Ol asırdan beri adet oluptur
Parmahların memen ile han gider❞

❝Şafak söker seher yeli nazınan
Doğan güneş akşam batar sevdiğim
Rahmet gelir baharınan yazınan
Her yaylada yürek atar sevdiğim

Ben ki deyim gelmiş iken sırası
Bir nefestir iki gönlün arası
Dolunay doğanda gece yarısı
Gonca güle bülbül öter sevdiğim

Elbetteki bülbül güle zar eyler
Goncagül ki sevdasını sır eyler
Bağrı yanık feryad eyler ar eyler
Bu hasret ki bir gün biter sevdiğim

Al deseler dünya malı nideyim
Gonca güle ak nergise ne deyim
Sefaiyem gayun beri gideyim
Benim sevdam bana yeter sevdiğim❞

❝Ala gözlerini sevdiğim Antep elleri
Sizin yakışığınız yazınan gelir
Yiğidin sevdiği güzel olursa
Sallanır dostuna nazınan gelir

Antebin uğru da şol kara taşlı
Bakaman gerdana gözleri yaşlı
Göllere dökülmüş ol yeşil başlı
Ongun gelinler kızınan gelir

Antebin uğru kamışlık otluk
Yiğidi köt’eden daima yokluk
Sen seni sarpa çekme kınalı keklik
Beyoğlum üstüne bazınan gelir

Elb’oğlu’m der ki yolundan kalma
Her yüze güleni dost olur sanma
Halden korkup sen geri durma
Yiğidin alnına yazılan gelir❞

❝Ela gözlerini sevdiğim dilber
Aklım aldın yüzün gördüğüm zaman
Yok mudur zerrece iman göğsünde
Beni öldürürsün güldüğün zaman

Hüma kuşu gibi yüksek uçar mı
Kişi sevdiğinden nazlım kaçar mı
Sana bir minnetim vardır geçer mi
Soyunup koynuma girdiğin zaman

Dün gece girdindi dilber düşüme
Ertesi gün elim ermez işime
Benzetirler seni hüma kuşuna
Gülüp de karşıma geldiğin zaman

Dilinden mest oldum elinden sarhoş
Koymuşum yoluna hükarım can baş
Gece gündüz ah ü efgan bir savaş
A zalim rüyama girdiğin zaman

Öksüz Ahmed bunu böyle söylemiş
İnip aşkın deryasını boylamış
Yerde insan gökte melek ağlamış
O zalim hatıra geldiği zaman❞

❝A sevdiğim güzel
Uzat bana el
Gönlüm sende ezel
Atma yabana
Lütfeyle bana
Siyah zülfü tel tel
Cevreyleme gel
Gözyaşım oldu sel
Döndüm ummana
Kıyma bu cana

Bu aşkın pazarı
Olmaz zararı
Hem verdim ikrarı
Hem külli varı
Güldürme ağyarı
Çektirip zarı
Bi-hürmeti Bari
Gelsen imana
Kalma gümana

Eder işve nazı
Cefayı bazı
Bu sevdanın közü
Kül etti özü
Çektiğimiz sızı
Giydirip bezi
Der Esedi bizi
Kor kabristana
Köhne virana❞

❝Benim sevdiğim dilberin
Gönlü çelik bağrı taştır
Deli gönül nedir zarın
Kalbin viran gözün yaştır

Hayattaki mücadele
Kaçan fırsat girmez ele
Aşıklıktaki mesele
Kalbde dönen bir ateştir

Durmaz yanar tütünü yok
Yazısı yok sütunu yok
Bu sevdadan çetini yok
Uzun boylu bir savaştır

Senin aşkın gündüz gece
Rahat komaz hiç zerrece
Yolunda ölsem böylece
Cevrü cefan lutfun hoştur

Bu Veyselin arzusu sende
Muhabbetin kadim canda
İşitsem seni Yemende
Gönül bulur uçan kuştur❞

❝Ela gözlerini sevdiğim dilber
Benim dedin aklımı aldığın zaman
Eğer Müslümansan ikrarın gözet
İman yoldaş olsun öldüğün zaman

Gece gece olun girer düşüme
Sabah olur varmaz elim işime
Benzedirdim seni huma kuşuna
Salınıp karşıma geldiğin zaman

Gelmez misin yok mu göksünde iman
Eğer cellat olsan vermezsin aman
Güzellik hatım olmuş hüsnü de tamam
Aşıkı ağlatırsın güldüğün zaman

Aşık Şükri der kimin yarisin
Mevlam sağlık versin gezsin yürüsün
Cevabım sen benim nice verirsin
Hakkın divanına vardığın zaman❞

❝Ela gözlerini sevdiğim dilber
Göster endamını görmeye geldim
(vay amman amman sürmelim hey)
Şeftalini derde derman dediler
Gerçek mi sevdiğim sormaya geldim
(vay amman amman bir tanem hey)

Gündüz hayallerim gece düşlerim
Uyandıkça ağlamaya başlarım
(vay amman amman sürmelim hey)
Sevdiğim üstünden uçan kuşların
Tutup kanadını kırmaya geldim
(vay amman amman sevdalım hey)

Sana aşıkların bilmez dediler
Ağlatır gözyaşın silmez dediler
(gel amman amman sürmelim hey)
Seni bir kez saran ölmez dediler
Hak nasip ederse sarmaya geldim
(of amman amman bir tanem hey)❞

❝Bekliyorum neredesin sevdiğim
Yollarına baka baka usandım
Sazım sözüm seni söyler sevdiğim
Hasretini çeke çeke usandım

Yardımına koştum kara gününde
Kız öpemedim yüzündeki beninde
Yıllar yılı diz çökmüşüm önünde
Ben boynumu büke büke usandım

Seni düşünmekten ömrüm çürüdü
Gül Ahmeti umutsuzluk bürüdü
Vücudumun damarları kurudu
Göz yaşımı döke döke usandım❞

❝Ben deyim derdimi sen al kaleme
Gönül defterine yazma sevdiğim
Sen beni düşürdün gurbet ellere
Ne olur bağrımı ezme sevdiğim

Eline yakmışsın elvanlı kına
İster beni anla ister anlama
Yaptırdım gönlümde eyvanlı bina
Gelip bundan sonra gezme sevdiğim

Bülbül boş dolanmaz gonca güller
Yıprattım sazımda çalan telleri
Kader dolandırır gurbet elleri
Ne olur sen bana kızma sevdiğim

Seslendim de duymaz oldun sesimi
Senden başka kimse çekmez yasımı
Sen bir dar misali ben de Nesimi
Çekip de derimi yüzme sevdiğim

Çobanoğlu hemdem aldım destime
Gün gelir Azrail çöker kastıma
Sağlığımda hiç gelmedin üstüme
Ölürsem mezarım kazma sevdiğim❞

❝Eğer sevdiğimi vermezsen bana
Gözlerinden yağmur dökesin Sivas
Neler çektiğimi anlaman için
Bağrını kor ile yakasın Sivas

Bir kız sevdim kucağından çok gördün
Gönlümün gülünü ellere verdin
Baharımda bana acı gösterdin
Bencileyin acı çekesin Sivas

Gün görmeyip gecelerde kalasın
Mecnun gibi sevda çekip solasın
Cimri ağalara köle olasın
Herkese boynunu bükesin Sivas

Sen oldun Derdiyi dertlere salan
Yıkılsın evlerin etsinler talan
Kalmasın bağrında bir ekmek bulan
Ellerin eline bakasın Sivas❞

❝Aman ana canım ana han ana
Ana beni sevdiğimden ayırma
Sana kurban olsun şirin can ana
Ana beni sevdiğimden ayırma

Yanacak
Ya baltadır ya nacak
Yana yana kül oldum
Neyim kaldı yanacak

Gülistanın hali yamandır yaman
Hastayım derdime kim eyler derman
Bir gün dönecektir garip Süleyman
Ana beni sevdiğimden ayırma

Kimsesizem
Kimsizem kimsesizem
Ne ben kimin kimsesi
Onunçün kimsesizem❞

❝Padişahım dinle benim sözümü
İzin versen sevdiğime gidecem
Nazlı yar yolumu bekler dururmuş
İzin versen sevdiğime gidecem

Felek beni saldı aşkın gahrine
Eyüp mihnetine Yunus bahrine
Yolum uğrayacak Herat Şehrine
İzin versen sevdiğime gidecem

Kirmanım kalmışam ben gurbet elde
Kimse bilemez ki anam ne halde
Şimdi sevdiğimin gözleri yolda
İzin versen sevdiğime gidecem❞

❝Dinle sözlerimi canım sevdiğim
Aheste aheste aman ha aman
Kenardan köşeden incitme beni
Sesini duymasın bu zalim düşman

Yaratan Mevlaya niyaz ederim
Çünkü onda mevcut her türlü imkan
Yunusu deryadan kurtaran odur
Zindandan kurtuldu Yusuf-u Kenan

O zalimin bin bir türlü hali var
Erişilmez kuvveti var kolu var
Sihiri var fitnesi var feli var
Zalimin eline verilmez nişan

Zalimin yaptığın meydan ne yapar
Allah fırsat verse düşman ne yapar
Allahın emridir aslan ne yapar
O da zalim cana edemez ziyan

Mahperiyem sana kurbandır canım
Düşman zindanında pek perişanım
Allah yardımcımız olsun aslanım
Zalimler elinde kalma perişan

Sözlerim doğrudur vallah da billah
Böyle emreylemiş Amentü billah
Kirman der sığındım yaratan Allah
Bütün dertlerime sen eyle derman❞

❝Sevdiğim senden dileğim
Buyur gidek bizim ele
Sen benim huri meleğim
Konuşalım güle güle

Oğlan halini bilmişem
Benim için çektin çile
Yar deyip sana gelmişem
Ben derdini bile bile

Seyyadın sevgili yarı
Murat ver murat al bari
Gönlümüz bahçenin barı
Arı konar baldan bala

Güllü Kız senin yolunda
Dolanır kendi halında
Bülbül öter gül dalında
Arılar konarlar bala❞

❝İki gözüm nazlı yarim sevdiğim
Dalgalan yara yara gelerem
Esen yelden uçan kuştan haberin
Yar halini sora sora gelerem

Aşıklar dünyada ermez murada
Sırrımı demedim namerde yada
Gözü yaşlı sen orada ben burda
Kanadımı vura vura gelerem

Hafızam böyledir insanın hali
Pir elinden içtik badeyi dolu
Merhamete gel sen Çıldırın gölü
Yar ışığın göre göre gelerem❞

❝Sevdiğim sineye bir düzen vermiş
Saçları kaşları şakağı güzel
Beni aşık yaptı muhabbet kurmuş
Gözleri kirpiği kabağı güzel

Gözleri çok narin bebekler kara
Gönlüm hayran oldu o nazlı yara
Bir bakışı yapar beni bin pare
Görüşü sarışı yanağı güzel

Hangi yana dönsem sedası gelir
Ben onu anarım o beni bilir
Cananım tabibim gönlümde kalır
Nazik dal omuzu kulağı güzel

Sinesi terlese teri gül kokar
Siması alemde bağrımı yakar
Ben ondan umarım yar bana bakar
Edası zülüfü dudağı güzel

Gafleti bir yana artık atarım
Ne emir buyursa sözün tutarım
Her şeyin tadını yarla tadarım
Nazik dili dişi damağı güzel

Gerdanın altında güller narince
Çift kemer bağlamış biri çok ince
Beni mest eyledi canan sarınca
Nazik beli dizi ayağı güzel

Ali Rahmaniyim yarsız nederim
Gönlümün evine davet ederim
Ner(e)ye davet etse or(a)ya giderim
Hanesi bahçesi otağı güzel❞

❝Sevdiğim aşkınla yandım tutuştum
Hasretin bağrımı yaktı ha gel gel
Hayli zaman oldu ayrı düşeli
Ayrılık canıma yetti ha gel gel

Hoyrat girdi aramıza set oldu
Gönül bağı baykuşlara yurt oldu
Şu ayrılık yüreğime dert oldu
Günden güne derdim arttı ha gel gel

Çağırdım çağırdım duyan olmadı
Namerdin okları sinemi deldi
Bağrıma hançeri saplandı kaldı
Şu dünyamı zindan etti ha gel gel

Baykuş öter şu ömrümün dağında
Bülbül ötmez oldu gönül bağında
Emini kendini gençlik çağında
Senin aşkın ile sattı ha gel gel❞

❝Garip garip şimdi nerde düşünür
Gurbet günlerini sayan sevdiğim
Bensiz istemiyor süslü gezmeyi
Kirli entariyi giyen sevdiğim

Nenni deyip yavrusunu yatırır
Gece gündüz hep yalnız oturur
Yaptığı yemeği geri götürür
Yemeden içmeden doyan sevdiğim

Zalim gurbet eli gezdim dolaştım
Hasretlik duyunca kavrulup piştim
Aklıma düştükçe telefon açtım
Uzaktan sesimi duyan sevdiğim

Feryadiyim dileğimi dilersem
Nasip olur gurbet elden dönersem
Yarı gece pencereni çalarsam
Derin uykulardan uyan sevdiğim❞

❝Bunca yıl ağlattın Mecnun misali
Kaçma gel başımın tacı sevdiğim
Kalmadı gönlümün sabra mecali
Yazıktır bir kere acı sevdiğim

Yetmez mi döktüğüm bunca gözyaşı
Bana mesken ettin dağ ile taşı
Yok mu bu mihnetin bir ucu başı
Verme yüreğime sancı sevdiğim

Düşürdün İhsanı dilden dillere
Aşkınla ömrümü verdim yellere
Beni terk eyleyip gitme ellere
Fırkatın her şeyden acı sevdiğim❞

❝(Taşlıova)
Sevdiğimin vatanını sorunca
Kuzey dedi güney dedi garp dedi
Arzulayıp peşisıra varınca
Aşılmaz bu dağın yolu sarp dedi

(Çobanoğlu)
Gezer iken birisine rasladım
Çok güzelim gözlerini kırp dedi
Ben ismini ceylan diye çağırdım
Turna dedi kanadını çarp dedi

(Taşlıova)
Dedi ki okunmaz aşkın kitabı
Gönlümde saklıdır onun hitabı
Dedi bana verir isen cevabı
Dille söyle ellerinle çırp dedi

(Çobanoğlu)
Bir yadigar verdim ona nişane
Güzel meğer isem aşıktır bana
Ara sıra gezdik geldik yanyana
Uzak durma ara sıra çarp dedi

(Taşlıova)
Şeref aşık olmuş sevmişti seni
Uğruna koymuştu canı bedeni
Yıllar yılı süründürdün sen beni
Olsun bu bedduam darba darp dedi

(Çobanoğlu)
Çobanoğlu kuşlar kaldı yuvada
Koyunlar meleşir çoban yaylada
Sevdiğimle kaldık biz bir arada
Bir ses geldi olmaz böyle harp dedi❞

❝Irak yerde yad ülkede sevdiğim
Gözlerim kan ağlar dilim dad eyler
Arzedüben seni diye gelmişem
Bana senden gayri kim imdad eyler

Ben görmedim bu dünyada hoş günü
Felek minnet etmem sana beş günü
Selvi ne beklersin ilin köşkünü
Felek bir gün yıkar ya berbad eyler

Baş koymadım nazlı yarin dizine
Hasret melil seyretmedim yüzüne
Gel uyma Selvi can düşman sözüne
Seni benden beni senden yad eyler

Gine yeşillendi dağlar lalesi
Ben Emrahım arttı başım belası
Senin için yıktım gönül kalesi
Beni melil koymuş Şahı şad eyler❞

❝Usul boylu sevdiğimden ayrıldım
Arada bir kelam söz olmayılan
İşitenler hayran oldu zarıma
Ateşim yanuban köz olmayılan

Kimi al geyinmiş kimi beyazı
Gerçek erenlere eylen niyazı
Dostun dosta bir almadır ayvazı
Kusurun yazar mı az olmayılan

Alinin duası arşa direktir
İnanman gaziler dünya kalleştir
Ben gördüm dersen görücüler çoktur
Münkir de görür mü göz olmayılan

Koy sürenler sürsün yolun doğrusun
Tutun ele verin sırat uğrusun
Aşık bilir maşukunun eğrisin
Kişi hırsız molur az vermeyilen

Pir Sultan Abdalım bekle pirimi
Kaşlar cellat olmuş kirpik harami
Yar gele de sara benim yaramı
Rakip de saramaz öz olmayılan❞

❝Deli poyraz eser bir gün
Kırar dalım tut sevdiğim
Kuş kafesten uçar bir gün
Al sinene sar sevdiğim

Kekliğini avcı vurur
Fayda vermez sana gurur
Koklamadan gülün kurur
Al sinene sar sevdiğim

Sor adımı bilmez isen
Haber yolla gelmez isen
Bensiz murat almaz isen
Al sinene sar sevdiğim

Yüzüm görmek diliyorsan
Yerim nerde biliyorsan
Benle murat alıyorsan
Al sinene sar sevdiğim

Gülenayı yad almadan
Gözün yaşı sel olmadan
Beden toprağa dolmadan
Al sinene sar sevdiğim❞

❝Sevdiğimden ayrı düştüm
Görmedim bir zaman oldu
Ben gurbette o sılada
Hasreti sinemi deldi

Vay benim belalı başım
Ağlarım dinmez göz yaşım
Elim ermez gözüm görmez
Nerede yaran yoldaşım

Yar yarini bulur diye
Kıymetini bilir diye
Bir gün çıkar gelir diye
Gözlerim yollarda kaldı

Vay benim belalı başım
Ağlarım dinmez göz yaşım
Elim ermez gözüm görmez
Nerede yaran yoldaşım

Onguni dost yarin arar
Şu ayrılık ömre zarar
Her gece düşüme girer
O yar beni benden aldı

Vay benim belalı başım
Ağlarım dinmez göz yaşım
Elim ermez gözüm görmez
Nerede yaran yoldaşım❞

❝Ey sevdiğim nazlı dilber
Derdime bir derman eyle
Deli gönül sensiz neyler
Derdime bir derman eyle

Dost bildiğim yılan oldu
Üstüme dert salan oldu
Sensiz dünyam talan oldu
Derdime bir derman eyle

Onguni kime varayım
Nasıl murada ereyim
İster darına durayım
Derdime bir derman eyle❞

❝Sevdiceğim bana küsmüş
Üzdüğümü bilemedim
Onu koyup eller ile
Gezdiğimi bilemedim

Öfkem sana değil benim
Hoyratlar sıkıyor canım
Hasılı kelam insanım
Kızdığımı bilemedim

Ne bu eda nedir bu naz
Üzmem seni bir daha söz
Uyku bastı kapandı göz
Sızdığımı bilemedim

Dünyada bulunmaz eşi
Yüreğimde kor ateşi
Onguninin can yoldaşı
Sevdiğimi bilemedim❞

❝Sensizliğe tahammülüm kalmadı
Yeter artık gel sen bana sevdiğim
Bir gün olur bu hasretlik yok olur
Biter artık gel sen bana sevdiğim

Mesken tuttum Karamanın elini
Okşamaya doymam saçın telini
Birliğimiz dostlukların yolunu
Tutar artık gel sen bana sevdiğim

Aşık olan bilir ikrar imanı
Kaldır gitsin gönlündeki gümanı
Onguninin ocağının dumanı
Tüter artık gel sen bana sevdiğim❞

❝Sevdiğimin yaylaları
Pare pare duman şimdi
Sevişmesi ne hoş olur
Ah ayrılık yaman şimdi
(Ayrılması yaman şimdi)

Şakirim kaşı karama
Bir merhem sarsın yarama
Dost ile benim arama
Bir pus döktü duman şimdi

Arasam yari bulurum
Gözüne kurban olurum
Bir gün görmezsem ölürüm
Görüşmesi güman şimdi

Gülün çevresi har mola
Çektiğim ah ü zar mola
Acap bizi anar mola
Ol kaşları keman şimdi

Şimdi benim yarim çıkar
Çıkar da yollara bakar
Emrahı ateşe yakar
Boyu serv-i revan şimdi❞

❝Sevdiğim hayal-i vuslatın beni
Diyar-ı gurbette hayran gezdirir
Haşre-dek cemal ü firkatin beni
Neşe-i vaslınla giryan gezdirir

Gönül bu hasretten acep kana mı
Ya ruz u mahşerde böyle yana mı
Bilmem yoksa kader ab ü dane mi
Vatanımdan cüda her an gezdirir

Emrahi bu gamdan eyleme şekva
Demek ki böyleymiş takdir
Derd-i aşkın beni ey saçı Leyla
Mecnun edip viran viran gezdirir❞

❝Yüz yıl yerde yatsa çürür mü ola
Sana şu sarılan kollar sevdiğim
Parça parça olsa durur mu ola
Adını söyleyen diller sevdiğim

Güzeller muhtarı gökler meleği
Cennetler gelini dünya bebeği
Köyün yakışığı yayla çiçeği
Getirir kokunu yeller sevdiğim

Sabah günü sağ elinde görülmüş
Harman döşe iki yıldız sarılmış
Ak bebeğim anasından ayrılmış
Seni zaptedemez çöller sevdiğim

Alİzzeti güzellere taparım
Elin kor da ayağını öperim
Bilsem gideceğin yolu yaparım
İncitmesin seni yollar sevdiğim❞

❝Kazma kürek hiç durmadan çalışır
Gözünü de sevdiğimin köylüsü
Bir ekmeği altı kişi bölüşür
Gözünü de sevdiğimin köylüsü

Kimisi çiftçidir kimisi çoban
Dağlarda teperler durmadan taban
Ürünün bol olsun sallansın yaban
Gözünü de sevdiğimin köylüsü

Gecesi gündüzü belli değildir
Ekini ektiği yerler meğildir
Sarayları çardak ile ağıldır
Gözünü de sevdiğimin köylüsü

Ayda yılda bir şehre inerler
Bir şal için on dükkanı gezerler
Şenleniyor sizin ile pazarlar
Gözünü de sevdiğimin köylüsü

Tutmasa da nasır eller kalemi
Dillerinden gitmez hakkın kelamı
Uzaktan yakından verir selamı
Gözünü de sevdiğimin köylüsü

Onguniyim köyde doğup büyüdüm
Dağ başında yarı çıplak uyudum
Yaylalarda gezer iken toyudum
Gözünü de sevdiğimin köylüsü❞

❝Zordur gönül işi çekene zordur
Sığamaz kabına dünyası dardır
Gizli olan işte riziko vardır
Deyiver sevdanı yalın sevdiğim

Beni görür görmez gizlenir isen
Bahaneler koyup sızlanır isen
Yavuklum demeye nazlanır isen
Şişer ağzındaki dilin sevdiğim

Kaza mı hile mi sineni yırttın
İçi görününce yazmanı örtün
Yüzüme bakmadın seyirttin gittin
Bana dargın gibi halin sevdiğim

Gönül eğlencesi bulunsun diye
Seni gerçek seven bilinsin diye
Kötü insanlardan korunsun diye
Tuzaklarla dolu yolun sevdiğim

Ele atlar verdin Erbabi yaya
O da kendisini aşıktan saya
İçer içmez hemen mest olsun diye
Sundun aşıklara dolun sevdiğim❞

❝Dedim sevdiğim yar başıma taçmış
Gülen yüzü cana aşıkmış sandım
Gönül kapısını yalandan açmış
Bakan gözü bana kurşundur kandım

Dillere dolansa aşkın ne çıkar
Aşığım diyenler en başta bıkar
Yar dediğin zaten yolunu tıkar
Yazdım sözü sana bilinir yandım

Aynurun kalemi kelamı döker
Hüzünü örmüş de ilmektir söker
Gücü yetmez bilir boynunu büker
Bende sızı bir yana yare dermandım❞

❝Yaşımın on altı olduğu çağda
Ömrüme yar diye hayal ettiğim
Gözüme gözünün değdiği anda
Sen çağırsan ben gelirdim sevdiğim

Sevda denilen şey pay almakmış közden
Alem dilinde kahrolmakmış sözden
Sevdin diye inanmakmış özden
Sen çağırsan ben gelirdim sevdiğim

Geri dönmem verdiğim bu karardan
Kimse bilmez solumda şu yaramdan
Canım kurban senden gelen selamdan
Sen çağırsan ben gelirdim sevdiğim❞

❝Sandım ki sevdiğim aşık olunca
Kalıp da gönlümde sever yar beni
Gel desen de gelmem gözüm dolunca
Dalıp başka yare yolda kor beni

Sevdanın adını hasret koymuşlar
Gelmeyen vuslatı ömre saymışlar
Bahara söz verip sonra caymışlar
Solup kurur yürek üşür sar beni

Kelamına bir gün adım düşerse
Aşkın narı yakar gönül pişerse
Kirpiğin tutamaz yaşlar taşarsa
Gelip diyarıma dosta sor beni❞

❝Her sabah sevdiğim görmesem yüzün
O günün gündüzü şam olur bana
Günü çalmaz küsuf olur gündüzüm
Dünya cennet olsa dam olur bana

Mükadder atımı ele aldın mı
Bilmem bu yoldan aklımı çaldın mı
Şeker yesem yar aklıma geldi mi
Yediğim içtiğim sem olur bana

Cihan ara begüm mahal mümtazı
Benzettim sineme okşarım bazı
Sana eylediğim nazı niyazı
Kafire arz etsem ram olur bana

Terk eyledin beni ey kalbi hayin
Aşkın ateşinden kaynıyor beyin
Herkes sevdiğiyle gezer kol boyun
Anları görünce gam gelir bana

Sabit Müdüminin dilfikarisin
Maddi değil manevi de yarısın
Şu ağyarı kelb rakipden farısın
Anlarım ki meylin tam olur bana❞

❝Seni seven her an için ismin anar sevdiğim
Hayalin yada gelende bağrım kanar sevdiğim
Çok çalıştım murad alam kadere engel mi var
Şuride bülbül yerinne karga konar sevdiğim

Hini sevavetten açtım kişveri aşk babını
Kaldır Şemsinur yüzünden feteyle hicabını
Murat yaylasında içtim aşkın şarabını
Hala sanhoşum anınla başım döner sevdiğim

Şair Müdam yaz ayında bastıdı kışım benim
Yirmi dört yaşta döküldü ağzımra dişim benim
Senin hasretin ağarttı sekbende rişim benim
Korkam çınağı afiyet bir gün söner sevdiğim❞

❝Yüce dağlar gibi garip başımda
Esiyor sevdanın yeli sevdiğim
Dereyi ırmağı kattı peşine
Akıyor gözümün seli sevdiğim

Bana evvelinden verdiğin aşkın
Bağrımı yakarken dediler şaşkın
Virane olunca gönlümde köşküm
Mekan tuttum gurbet eli sevdiğim

Çıktım diyar diyar gezdim alemi
Sarmadılar yüreğimde yaremi
Karalıymış aşıkların kaderi
İnliyor sızımın teli sevdiğim

Dertli Biçariyim yüzüm gülmedi
Deli gönlüm muradına ermedi
Kimse beni anlamadı bilmedi
Oldum kul içinde deli sevdiğim❞

❝Sevdiğimden hemen diye ayrıldım
Dönmek istedim de yol vermediler
Dayanamam hasret diye yalvardım
Uçmak istedim de yel vermediler

Sevdasız dağlara güneş ermedi
Yüreğime sensiz ışık girmedi
Nasıl yandığımı kimse bilmedi
Sönmek istedim de sel vermediler

Yüreğimi orta yerden yardılar
Umulmaz yarayı başa sardılar
Gelemezmiş deyip sözü kardılar
Ölmek istedim de gel vermediler

Toprağım inliyor almadım murat
Sual için burada açıldı sırat
Sönmenize yetmez Dicle ve Fırat
Hesap dedim bana öl vermediler❞

❝Sevdan ile yandım desem
İnanır mısın sevdiğim
Uğruna can feda etsem
İnanır mısın sevdiğim

Şu sineme yara açtın
Aşkın sevdasını seçtim
Vallahi ben benden geçtim
İnanır mısın sevdiğim

Sensiz hayat bana zulüm
Sensiz nidem dünya malın
Yılmaz Ahmet yasta gülüm
İnanır mısın sevdiğim❞

❝Düş oldum derdine yanarım her an
Sevdiğim halimden bilmiyor neden
Deşildi yareler kan oldu revan
Çeşmimin yaşını silmiyor neden

Altın kemer kısık ince bellerde
Seyyahım gezerim gurbet ellerde
Kırıldı kanadım kaldım çöllerde
Düşkünem elimi almıyor neden

Bu aşkın ateşi sinemi yakar
Ah ile feryadım semaya çıkar
Yürekte yarem var kanlarım akar
Derdime bir deva bulmuyor neden

Yanağın gülleri sararmış solmuş
Şu virane gönlüm gam ile dolmuş
Nazlı canan mahzun bir şikest olmuş
Lütfedip yüzüme gülmüyor neden

Daimiyim düştüm böyle sevdaya
Yarimin cemali benziyor aya
Ben bir külünk oldum yarda bir kaya
Dönerim insafa gelmiyor neden❞

❝Sevdiğim aşkla yandı canım bilesin
Bana ulaştırırsın kaf elif ra
Hublar yanımı çevirdi ha elif ra
Dört yanım çevirdi ha elif ra

Sevda çeken aşık maşukun arar
Pervane-veş şemin odına yanar
Tehi mafur gibi etseler ber-dar
Olur mu anlarda ayın elif ra

Bu gönül bülbülü olalı bağın
Oldu hayranesi o gül yanağın
Siyah ebruların sarmış puhağın
Sanırsın dolaşmıştır mim elif ra

Revai halini ifade kıldı
Her hane bezminde usuğan oldı
Geçeli gül eyyamı işte har kaldı
Böyle remz olmuş idi vav elif ra❞

❝Ey sevdiğim benden ayrı gezersen
Gönlünün yarini bulamıyasın
Benden gayrısına gönül verirsen
Kırılsın kolların saramıyasın

Biriken ziynetin dökülü kalsın
Sinende açılan güllerin solsun
Gönlündeki yaran dermansız olsun
Derdine bir derman bulamıyasın

Saçların ağarsın belin bükülsün
Birer birer hep dişlerin dökülsün
Gönlünde parlıyan ışığın sönsün
Görmeye gözlerin göremiyesin

Bir Garibim yar olarak bilmezsen
Akar gözüm yaşlarını silmezsen
Gelip yar yarama melhem olmazsan
Şu yalan dünyada gülemiyesin❞

❝Kavuşmak güman oldu
Hallarım yaman oldu
Hasretini çekerim
Bir hayli zaman oldu

Sevdayı çeken bilir
Gözyaşı döken bilir
Bu sevdanın elinden
Belini büken bilir

Garibim bildir gayrı
Yüzümü güldür gayrı
Ya benim muradımı ver
Ya beni öldür gayrı❞

❝Nasıl vasfetmeyim sevdiğim seni
Cemalin görünce güller açılır
Ahraz dile gelir görünce seni
Söyler aşıkların diller açılır

Seni görenlerin tebdili şaşar
Cemalin şavkına eylese nazar
Aşkın ile yüce dağları aşar
Ahiri tükenmez yollar açılır

Cemalin şavkına boyanmış alem
Kirpikler tüy gibi kaşların kalem
Sevdiğim elinden bir bade alan
Çalar aşıkların teller açılır

Senin aşıkların vasfını eder
Durmadan artıyor gam ile keder
Yanarım aşkına ölene kadar
Akar gözüm yaşı seller açılır

Gözleri gönlüme akıyor benim
Kızınca canımı yakıyor benim
Şu Garip halime bakıyor benim
Acırsa sevdiğim kollar açılır❞

❝Gurbet elde yollarımız bağlandı
Sabreyle sevdiğim bir gün gelirim
Hasret çeke çeke bağrım dağlandı
Sabreyle sevdiğim bir gün gelirim

Kaldım gurbet elde halim çok yaman
Kalbimden çıkmıyor her an her zaman
Sağ olursak kavuşuruz bir zaman
Sabreyle sevdiğim bir gün gelirim

Garibin gurbette yüzü gülmezmiş
Ayrılmayan yar kıymeti bilmezmiş
Şu dünyada dertsiz insan olmazmış
Sabreyle sevdiğim bir gün gelirim❞

❝Gül yüzlü sevdiğim kaşı kemanım
Gel derdime derman eyle ne olur
Gel benim sultanım dinim imanım
Küs müsün cananım söyle ne olur

Bağlandı yollarım gurbet ellerde
Beklerim sevdiğim gözüm yollarda
Gönül eğlenmiyor viran yerlerde
Gel benim gönlümü eyle ne olur

Bir Garibim düştüm gurbet eline
Canımı bağladım zülfün teline
Sanki Mecnun gibi aşkın çölüne
Çaresi kimdedir söyle ne olur❞

❝Gözünü sevdiğim şimdi nerdesin
Şaşkınlığı seçti ellerin sesin
Ne selam ne haber sözde perdesin
Suskunluğu seçti dillerin senin

Sızlattın içimi anla be odun
Sevdamız olmasa silinir adın
Mızrabım vurmasa bilinmez tadın
Düşkünlüğü seçti güllerin senin

Gönül bu umudu tam bitirmedi
Ten darıldı lakin can yitirmedi
Esip bağımıza yaz getirmedi
Küskünlüğü seçti yellerin senin❞

❝Aradığın zaman bulurum sanma
Gönül delilenir düşer sevdiğim
Küllenmiş sevdaya üflersin amma
Duman olur bir gün küser sevdiğim

Bir sevdaya beni ataş doldurdun
Yüreğimi yakıp teni soldurdun
İçerimi acın ile doldurdun
Ayrı kalan yolu eşer sevdiğim

Aramıza girdi boranı karı
Belki unuturum yareni yarı
Sevgisiz ne bilsin hasreti darı
Sevdasız dünyayı deşer sevdiğim❞

❝Yazdığım mektubu okumamışsın
Duydum ki sevdiğim özün meşgulmüş
Sözün kilimini dokumamışsın
Duydum ki sevdiğim gözün meşgulmüş

Selamım ulaşmış tınlamamışsın
Namemi vermişler anlamamışsın
Yaktığım türküyü dinlememişsin
Duydum ki sevdiğim sözün meşgulmüş

Sözlerim kalbine çizdikten sonra
Gurbetin sılamda gezdikten sonra
Omuz silkip beni ezdikten sonra
Duydum ki sevdiğim dizin meşgulmüş❞

❝Yavaş oyna sevdiğim kunduran taşa değer
Siyah perçem uçları kemandır kaşa değer

Vay vay vay nolmuşam
Sararmışam solmuşam
Pembe yanak üstüne
Ben misali konmuşam

Güzelim selam ettim bir haber göndermedin
Şahit olsun yıldızlar murada eremedim

Vay vay vay nolmuşam
Sararmışam solmuşam
Pembe yanak üstüne
Ben misali konmuşam

Yaylamızın yolları buzlu sulardan geçer
Kız Allahın seversen öldürdün beni yeter

Vay vay vay nolmuşam
Sararmışam solmuşam
Pembe yanak üstüne
Ben misali konmuşam❞

❝Salını salını gelen sevdiğim
Gel böyle sallanma göz değer sana
Alların üstüne kara geyinme

Zalim düşmanlarda söz değer sana
Hayın komşularda söz değer sana

Gözünü sevdiğim kimin yarısan
Salınıp gezdikçe dünya malısan
Yüceden yüceye Bulgardağısın

Seherin güneşi tez değer sana
Sabahın güneşi tez değer sana❞

❝Ah sevdiğim pek küçüksün bilmezsin
Sevda vü muhabbet ne olduğunu
Hep kenardan gitme yanıma gel de
Öğreteyim sohbet ne olduğunu

Sade gülmek ile bitmez bu işler
İnci gibi sıralanmış o dişler
Sallanıp sallanıp gidip gelişler
Bilmiyorsun ülfet ne olduğunu

Bazı gelip gönlün al bu aşığın
Ağzına biraz tad çal bu aşığın
Kalbine de mihnet sal bu aşığın
Sen de anla şefkat ne olduğunu

Bu tahm-ı sevdayı dilber ekerdi
Zavallı aşıklar neler çekerdi
Başına aşk gelse belin bükerdi
Bilirdin ah külfet ne olduğunu

Rahmederdin eğer görseydin halim
Kalmadı elimde mal-ü melalim
Kaşifin çektiğin bilseydin zalim
Anlardın ki zahmet ne olduğunu❞

❝Bugün sevdiğimden bir name aldım
Göz yaşıyla selam yazarım demiş
Yeniden gönlümü sevdaya saldım
Dem be dem bağrımı ezerim demiş

Niçin terk eyledin peşimi benim
Bıraktın sevdaya başımı benim
Hasiret gözümden yaşımı benim
Akıtır günbegün üzerim demiş

Sarardı çiçeğin güllerin senin
Daha ulaşamaz ellerin senin
Nice yıl bekledim yolların senin
Ahu figan ile gezerim demiş

Hele bundan sonra yaşarsa eğer
Dağların ardını aşarsa eğer
Ümmani Can buraya düşerse eğer
Ziyaret eylesin mezarım demiş❞

❝Seher yeli sevdiğime dokunma
Dağılır yüzüne telleri küser
Çıkıp yollarına sakın takılma
Yeni kınalanmış elleri küser

Gafil değme yanakları solmasın
Uykudan uyanıp senden bilmesin
Gazel döküp çiçekleri solmasın
Girme bahçesine gülleri küser

İzin almadıkça değme yüzüne
Bak sürme çekmiş mi ela gözüne
Kusurum var ise gelme yüzüme
Melül melül söyler dilleri küser

Aşık Bektaş bu siteme dayanır
Yaylası var al çiçeğe boyanır
Sen yavaşça bir kez dokun uyanır
Yeşil ördek konar gölleri küser❞

❝Salını salını gelen sevdiğim
(aman) Gel böyle salınma göz değer sana
(aman) Alların üstüne yeşil giyinme
Zalım düşmanlardan söz değer sana

(aman) Salınıp gelende kimin yarisin
(aman) Şöyle sallandıkça dünya malımsın
Yüceden yüceye Toros Dağısın
Sabahın güneşi tez değer sana

(aman) İrfaniyem kimse yarin öğmesin
(aman) Çözemedim ak göksüyün düğmesin
Topla fistanını yere değmesin
Yollar sulanmamış toz değer sana❞

❝Sevdiğimi diyemedim
Bir güzel söz duyamadım
Şu dünyaya doyamadım
Ah nideyim gönül seni

Dokunamadım tellere
Karışamadım sellere
Hasretim var güzellere
Ah nideyim gönül seni

Savrulaydım harmanlarda
Söyleneydim zamanlarda
Durulaydım ummanlarda
Ah nideyim gönül seni

Her gün açan gül olaydım
Aşkı söyler dil olaydım
Her gönüle yol olaydım
Ah nideyim gönül seni❞

❝Ağlama sevdiğim elhükmülillah
Haktan bu keremdir her dem bulunmaz
Yeknazar eylese arifi billah
Kan ağlar çeşminde şebnem bulunmaz

Sizden evvel gam dolusun içmişim
Ol yakasız gömleği ben biçmişim
İnnalillah geçidinden geçmişim
Aşıklarda böyle bir dem bulunmaz

Han Behramı gülendamı görmedi
Leyla Mecnun kabağında durmadı
Ferhat Şirin için serin vermedi
Zevku şevk ehline hemdem bulunmaz❞

Bağışla sevdiğim hakkı seversen vay vay
Gel ağlatma beni eller içinde vay vay
Hep bizi söyleşir bu devri alem vay vay
Beni destan ettin eller içinde vay vay
İçinde vay vay içinde vay vay

Şu garip gönlümü sevdaya saldım vay vay
Kaybettim aklımı fikrim dolaştı vay vay
Aktı gözüm yaşı sele karıştı vay vay
Dost eline gider seller içinde vay vay
İçinde vay vay içinde vay vay❞

Ey Sevdiğim bir gün bana,
Yar demedin yar demedin.
Gece gündüz tenhalarda,
Ağlayanım var demedin.
Ağlayanım var demedin,
Var demedin yar.

Seni sevmek suç mu bana,
Ağlıyorum yana yana.
Bir merhem verip yarama,
Sür demedin sür demedin.
Sür demedin sür demedin,
Sür demedin yar.

Bir gün bana gül demedin,
Gözyaşımı sil demedin.
Bir ömür koştum peşinden,
Gel demedin gel demedin.
Gel demedin gel demedin,
Gel demedin yar


Ey sevdiğim sana şikâyetim var
Ne sevdiğin belli ne sevmediğin
Ben de bir insanım bir de canım Var
Ne sevdiğin belli ne sevmediğin oy oy
Zalimsin oy oy hainsin oy oy nedeyim Oy oy

Eski günler hayalimden gitmiyor
Dün dediğin bugünkünü tutmuyor
Yiğidim ya sana gücüm yetmiyor
Ne sevdiğin belli ne sevmediğin oy oy

Akarsuyum böyle miydi aktımız
Onun için viran oldu tahtımız
Umudum yok gülmez artık bahtımız
Ne sevdiğin belli ne sevmediğin oy oy
Zalimsin oy oy hainsin oy oy nedeyim Oy oy


Kaçma benden sevdiğim canana vermem
Ben seni dost seni
Tende canım sağ iken düşmana vermem
Dost seni ben seni yar seni can seni

Kapında kul olmak gibi olur mu devlet bana
Yar bana dost bana
Bundan ayrı bu cihanda olur mu servet bana
Dost bana yar bana
Hanemizden hoş görünür didarın cennet bana
Dost bana
Cennetin bağındaki meyvaya vermem
Dost seni yar seni ben seni can seni

Aşık Umman der ki sevdim tende canımsın benim
Dost benim
Malı mülkün hanım hem canımsın sen benim
Dost benim
Ben senin bir zayıfınım sen efendimsin benim
Dost benim
Bu cihana hükmeden sultana vermem
Dost seni yar seni beni can seni❞

Vay gözünü sevdiğimin dünyası
Dokunsalar ağlar oldum bu günler
Yüreğimde bir zalımın yarası
Yaralarım bağlar oldum
Bu günler aman aman

Derdim yüzü açtı evvel bir iken
Yüreğimde yara taşı var iken
Garip garip bir köşede dururken
Dertli dertli söyler oldum
Bu günler aman aman

Böyle miydi benim sana dileğim
Sen gel de ki ardın sıra geleyim
Akarsuyum ben her zaman böyleyim
Dertli dertli söyler oldum
Bu günler aman aman
Yâre doğru çağlar oldum
Bu günler aman aman❞

❝Ben seni sevdiğimi
Dünyalara bildirdim
ındirdin kaşlarını
Babanı mı öldürdüm

ın dereye dereye
Al dereden taşlan
Bizden geçti sevdiğim
Al cebimden saçları

Kız evinin önüne
Sereceğim kilimi
Oldu hayli zamanlar
Görmedim sevdiğimi

Yaz geldi bahar geldi
Açtı yeşil yapraklar
Ben sana doyamadım
Doysun kara topraklar❞

❝Bağışla sevdiğim öldürme beni
şu tatlı canımdan yıldırma beni
Bunca dertten sonra kahır çekemem
Dost ile düşmana güldürme beni

Aşılmaz dağlardan aşırttın beni
Verdiğin dertlerle şaşırttın beni
Her gece püsküren volkan misali
Kızgın ateşlerde pişirttin beni

Yeter güzel yeter ağlayıp durma
Açılan yollarım bağlayıp durma
Bırak beni bana bende kalayım
ıdam iplerini yağlayıp durma❞

❝Ala gözlerini sevdiğim dilber
şay edip aleme bildirme beni
Açıp ak gerdanın durma karşımda
Ecelimden evvel öldürme beni

Ko dolanıp dursun kolun boynumda
Hiç ölüm korkusu yoktur aynımda
Bir gececik mihman olsam koynunda
Uyan sabah deyü kaldırma beni

Dolandım dağları bu yere düştüm
Yar senin derdinden od'lara düştüm
Çaresi bulunmaz dertlere düştüm
Yeter alav alav yandırma beni

Karac'oğlan çok ağladım gülmedim
Aradım derdime derman bulmadım
Bunca gündür bir minnete gelmedim
Kerem eyle mahzun gönderme beni❞

❝Ala gözlerini sevdiğim dilber
Dikerler ağacı dal benim için
Aşam dedim aşamadım başından
Yağıyor yollara kar benim için

Sazımızı ele alıp çalalım
Çaresiz dertlere çare bulalım
Sabahtan seherde yoldaş olalım
Bu gün de burada kal benim için

Yücesine çıktım yayla yayladım
ındim enginine seyran eyledim
Bayram aylarına kavil eyledim
Bekliyor yolları yar benim için

Karac'oğlan der ki yerim içerim
Ağır saltanatla konar göçerim
Ahdım olsun seni alır kaçarım
Ferman çıkarsınlar var benim için❞

❝Sabah sabah esen seher yelleri
Benim sevdiğime benden aşk eyle
Irmak olup akar çeşmim selleri
Benim sevdiğime benden aşk eyle

Hayalleri gözlerimden ayrılmaz
Akar bu çeşminin yaşı durulmaz
Bir derde uğradım derman bulunmaz
Benim sevdiğime benden aşk eyle

Yavru şahan idim uçtum yuvadan
Ahım inmez oldu daim havadan
Unutmasın beni dahi duadan
Benim sevdiğime benden aşk eyle

Aşık eder dünya gelmez aynıma
Abdal olup post çekeyim eğnime
Tanrı emanetli olsun boynuma
Benim sevdiğime benden aşk eyle❞

❝Ala gözlerini sevdiğim dilber
Güzellikte yarim idin bir zaman
Gece gündüz kız sevdana yelerdim
Can içinde canım idin bir zaman

Ağır idin cilve ile naz ile
Sinemi doldurdun acı söz ile
Ahdım olsun konuşmaya kız ile
Sıdkı bütün yarim idin bir zaman

Al yanaktan akan ballar sanırdım
Top kara zülfünü teller sanırdım
Daha evvel değmez eller sanırdım
Burcu burcu kokar idin bir zaman

Her sabah her sabah gelem kapına
Kerpiç olam yapılayım yapına
Sen Leyla ben de Mecnun karşına
Kömür gözlüm yarim idin bir zaman

Karac'oğlan der ki mestin var imiş
Beni öldürmeğe kasdin var imiş
Daha benden başka dostun var imiş
Yad ellerle konuşmuşsun bir zaman❞

❝Çıkarma sevdiğim kenar-ı festen
Açmasın sinemde yare perçemin
Kesti beni tab ü derman nefesten
Eylemek derdime çare perçemin

Aşkınla aşıklar neylesin netsin
Başın alsın kangı diyare gitsin
Cem'olup hacılar ziyaret etsin
Kisve-i beyt gibi kara perçemin

Mukavves kaşların san'at-ı Yezdan
Bu güzellik sana Huda'dan ihsan
Bir telini zayi kılsan nev-civan
Bağrımın başında ara perçemin

Gönül düşüreli sen nev-civana
Kül oldum aşkınla ben yana yana
Tel tel olup düşsün beyaz gerdana
Zerrin şane ile tara perçemin

Gönül ulfet etmez gayri ferd ile
Değil na-merd ile dahi merd ile
Divane Dertli'yi böyle dert ile
Berbad eder vara vara perçemin❞

❝Cemile sevdiğim bana küstün mü
Unuttun mu kır beygirin üstünü
Yavıyıdım yar elimden ayrıldım
Bilemedim düşmanımı dostumu

Tehlikedir düşmanlardan hayatım
Berat oldu mahkemenin nayeti
şahan’ınan Cemile’nin yoluna
Konağa döküldü köyün heyeti

Firenk olur caminin anahtarı
Üç yüz dirhem kiloların kantarı
Konağa döküldü gelin yoluna
Pörneklinin teşkilatı muhtarı

Konaktaki oturanlar kadı mı
Paftun koydun kır beygirin adını
Aldılar elimden nazlı yarimi
Otuz günde alamadım tadını

Sağlam olur yarim konağın örkü
Buğday mı ekiyor sandıklı çarkı
Hesap ettim defterlere sığmadı
Cemile geline yakılan türkü

Cemile’dir nazlı yarimin adı
Oğul ballarında yok idi tadı
Çıkarınca ireyisin önüne
Efendim cebrile getirdi, dedi

Kırepdöşen saya giydin mi idi
ılk kocanın adı seydi mi idi
Bir ay durdun nazlı yarim yanımda
Düşman günlerini saydı mı idi❞

❝Her bakışta gözlerinin içine
Fırtına var yüzemedim sevdiğim
Kime ait bilmediğim gönlünde
Neler gizli sezemedim sevdiğim

Çok yakınsın demiryolu ray gibi
Elim ermez uzaktasın ay gibi
Daim benden kaçar oldun tay gibi
Yine sana kızamadım sevdiğim

Yıllar yılı gözler oldum yolunu
Kokun bana alıp gelen yelini
Çok özledim fidan boyda belini
Doyasıya süzemedim sevdiğim

Ben Yiğit'im bir başkası olamam
Ölüm acı senin için ölemem
Bundan sonra ötesini bilemem
Bilmecesin çözemedim sevdiğim❞

❝Çok sevdiğim Hasan Dağı
şu dumanın hal olma mı
Senin gibi yüce dağın
Eğlim eğlim yol(u) olma mı

Hasan Dağı'nın eteği
Çevresi güller biteği
Koç yiğit aslan yatağı
Hiç bu dağın el olma mı

Yükseği yalım sayalı
Kekliği şahin soyalı
ınce belli gök kayalı
Dilber seven del'olma mı

Yükseğinin karı tozar
Engininin köyü mezar
Göğsü alca kaplan gezer
Avcu olup al olma mı

Eğlim eğlim yol olanın
Seferine kul olanın
Ak gerdanda ben olanın
Yanakları bal olma mı

Deli gönül var günahın
Onun için geçmez ahın
Senin gibi padişahın
Benim gibi kul(u) olma mı

Farı Karac'oğlan farı
Ben çekerim ah-u zarı
Günde bağlanırsın sarı
Bu valanın al(ı) olma mı❞

❝Dolan gel sevdiğim Burdur dağını (ah)
Geçirmişiz de şu gençliğin çağını (ah)
Biz de bekleriz bayram ayını (ah)
Yar gine gurbette geçti bayram ayları (ah)
Gadersiz ömrüm of

Bizim yaylamızın dorusu vardır (ah)
Açılan güllerin sarısı vardır (ah)
Gızınan oğlanın sevisi vardır (ah)
Yar gine gurbette geçti bayram ayları (ah)
Gadersiz ömrüm of❞

❝Hergün başka bir taraftan esersin
Deli misin divane mi sevdiğim
Ne dedim de benden ayrı gezersin
Deli misin divane mi sevdiğim

Yüreğimde açan gülümdün benim
Aşkın deryasında salımdın benim
Dünyada kanadım kolumdun benim
Deli misin divane mi sevdiğim

Akarsu'yu bilmem böyle mi sevdin
Aşkın ateşiyle sinemi deldin
Benim bu halıma sen sebep oldun
Deli misin divane mi sevdiğim❞

❝Gözünü sevdiğim beni ağlatma
Aşığı ağlatmak ar değil midir
şu sinemi aşk oduna dağlatma
Sinemdeki yanan nar değil midir

Ela gözlüm kapınızdan eksilmem
Turap olup değme ağa basılmam
Varıp Mansur gibi dardan asılmam
Zülfün teli bana dar değil midir

Her nereye gitsem methin eylerim
Hayalinle cünun gönlüm eğlerim
Senden özge kisb ü karı neylerim
Didara baktığım kar değil midir

Senin muhabbetin cesetten candan
Gam çekme sevdiğim vaz gelmem senden
Ela gözlüm niçin kaçarsın benden
Dertli Kemter sana yar değil midir❞

❝Dil verip sevdiğim şivekar olsa
Sinesi bendleri çözülse dursa
Gayetle sevdiğim hüsnüdar olsa
Ruyinde benleri dizilse dursa

Yaremi istese tutsa rıza mı
Hizmetin eylesem olsam gulamı
ıçirsem destinden bir dolu camı
Ol ahu gözleri süzülse dursa

Gayet hazzederim ol mehcebinden
Letafet […] gabgabindan
Dolasam kolumu emsem lebinden
Aduların bağrı ezilse dursa

Ömer Aşık’ın artınca ahı
Seni sevenler niderler günahı
Hüsnünün zekatı olmuştur ahı
Fukara karşında dizilse dursa❞

❝Be sevdiğim seni benden ayıran
Din iman bulmaya diyelim Allah
şu sinemi aşk oduna dağlayan
Bekası olmayan diyelim Allah

Bir münafık sebep oldu bu işe
Umarım başına hem taşlar düşe
Kör yılanlar ura cesedi şişe
Eriye döküle diyelim Allah

O da benim gibi yana kuruya
Kısmeti tükene başı çürüye
Seyit Vakkas bir ok ura devire
Cennet'e girmeye diyelim Allah

Allah anı bin bir belaya ata
Kısmeti tükene vadesi yete
Yetmiş seksen sene döşekte yata
Yata da kalkmaya diyelim Allah

Pir Sultan Abdal'ım almadım hızaz
O kelp rakip bize eyledi garaz
Başka dertten gayrı bin kantar maraz
Gire de çıkmaya diyelim Allah❞

❝Sevdiğim binbir naz ile
Bu sevdaya saldı beni
Düzen tutmaz bir saz ile
Pençe vurup çaldı beni dost

Bazı umman bazı çöldüm
Bir lokmayı dörde böldüm
Aşk bağında açan güldüm
Dost eliyle yoldu beni

Aşk yarası yar elinden
Çaresi didar elinden
Mansur yanar dar elinden
Bir ummana saldı beni dost❞

❝Düşürme sevdiğim beni dillere
Sırrımı aleme ifşadan sakın
Varıp da meylini verme ellere
Sevdalı başımı kavgadan sakın

Derd-i aşkın gibi bir müşkül beter
Var mıdır dünyada ey kalbi hacer
Hatıra gelmez mi haval-i mahşer
Huzur-ı divanda davadan sakın

Bir ah etsem arş-ı alaya çıkar
Korkarım ki çarh-ı gerdunu yıkar
Nar-ı aşkım benim dünyayı yakar
A kuzum kendini cefadan sakın

Felekten başıma yağsa gam taşı
Tutarım daima açarım başı
Sururi'dir durmaz gözlerim yaşı
Akar deryalanır dalgadan sakın❞

❝Ela gözlerini sevdiğim dilber
Cefa etmeyise bu da yetiyo
şu sinemde aşkın közü korlaşır
Ah ettikçe buram buram tütüyo

Ayetel kürsüyü okur dilinde
Altın kadeh ile bade elinde
Asılsam da öpsem zülfün telinde
Siyah ebrulerin bir kan ediyo

Pir Sultanım ben ayrılmam izinden
Bin dert derman bulur senin sözünden
Sıat köprüsünden kırklar ceminden
Eyleyin niyazi geçelim talip❞

❝Ey sevdiğim artık yeter
Bana yosma bakışın var
Ateşlerden daha beter
Aşıkları yakışın var

Erdin güzellik çağına
Bağladın zülfü yayına
Beni hüsnün ayağına
Nal mıh gibi çakışın var

Güzel senin hüsnün sebep
Olup gören eyler talep
Cennetden mi çıktın acep
Tavus gibi nakışın var

Güzellerin pek gencisin
Seyrani'ye birincisin
Aşk ipine zevk incisin
Güzel delip takışın var

***

Mustafa ıslamoğlu, Seyrani, Hayatı, Kişiliği, Sanatı,
şiirleri adlı kitabında eseri şu şekilde aktarmaktadır
(Denge Yayınları, ıstanbul 2002, s.177-178)


Ey sevdiğim artık yeter
Bana yosma bakışın var
Ateşlerden daha beter
Aşıkları yakışın var

Erdin güzellik çağına
Bağladın zülfün bağına
Bizi hüsnün ayağına
Nal mıh gibi çakışın var

Sağlıktır her işin başı
Sabırdır ekmeği aşı
Aferin ey çeşmim yaşı
Yar yoluna akışın var

Güzel senin hüsnün sebep
Olup gören eyler talep
Cennetden mi çıktın acep
Tavus gibi nakışın var

Güzellerin çok gencisin
Seyrani'ye birincisin
Aşk ipine zevk incisin
Güzel delip takışın var❞

❝Ey sevdiğim sana şikayetim var
Ne sevdiğin belli ne sevmediğin
Ben de bir insanım bir de canım var

Ne sevdiğin belli ne sevmediğin
Zalımsın oy oy hayınsın oy oy ne deyim oy oy

Eski günler hayalimden gitmiyor
Dün dediğin bugünkünü tutmuyor
Yiğidim ya sana gücüm yetmiyor

Ne sevdiğin belli ne sevmediğin
Zalımsın oy oy hayınsın oy oy ne deyim oy oy

Akarsu'yum böyle miydi ahtımız
Onun için viran oldu tahtımız
Umudum yok gülmez artık bahtımız

Ne sevdiğin belli ne sevmediğin
Zalımsın oy oy hayınsın oy oy ne deyim oy oy❞

❝Ela gözlerini sevdiğim güzel
Bekle yollarımı gelene kadar
Ben seni severim can ile candan
Bize ayrılık yok ölene kadar

Seni muhannet
Seni hayırsız
Seni divane seni

Üç aşağı beş yukarı salla mendili
Kız ben seni tanımadım tanıt kendini

Bizim köyde er ekerler soğanı
Keklik için beslerlermiş doğanı
Hu dünyada çifte güzel seveni
O dünyada sorgu sual yoğumuş

Üç aşağı beş yukarı salla mendili
Kız ben seni tanımadım tanıt kendini❞

❝Ey sevdiğim bir gün bana
Yar demedin yar demedin
Gece gündüz tenhalarda
Ağlayanım var demedin

Seni sevmek suç mu bana
Ağlıyorum yana yana
Bir melhem verip yarama
Sür demedin sür demedin

Bir gün bana gül demedin
Gözyaşımı sil demedin
Bir ömür koştum peşinden
Gel demedin gel demedin❞

❝Ela gözlerini sevdiğim Senem
Salınma karşımda bu lazım değil
Yeter eylediğin bunca cefalar
Salınma karşımda bu lazım değil

Nazlı dilber sen gönlünü gezdirdin
Siyah yüzün mah yüzüne dizdirdin
Has bahçeni yad ellere bozdurdun
Bozulmuş bağların bu lazım değil

Arif beg der Hak doğruyu bildirsin
Yaradanım ağlayanı güldürsün
Ben ölürsem beni eller kaldırsın
Gelme başucuma bu lazım değil❞

❝Sevdiğim bu sevdan adalet midir
Böyle zalım iki yüzlü yar benim
Bu yaylada ikimizin hakkı var
Neden olsun sümbül senin kar benim

Bakmaz mısın yüreğimde yanana
Ezelden kurbandır canım canana
Malım mülküm yavrum hayrandır sana
Defol demek yüreğime kor benim

Mahzuniyim başım alıp giemem
Geveler düşümde sensiz yatamam
Seni sevidğime küsme Fadimem
Daha nice günahlarım var benim❞

❝Gel sevdiğim gamzelerin kan etme oy oy
Kerem kıl ciğerim yarelenmesin vay vay
Dilberliğindir daim kastı can eder oy kara gözlüm
Lütfeyle yüreğim de parelenmesin dost dost

Aşık kimdir sana meyil vermeye oy oy
Kurban olup dost cemalin görmeye vay vay
O ki kasteylemiş de gülün dermeye oy kara gözlüm
Derdirme güllerin de harelenmesin dost dost

Hamdiye'n işitsin de dost de halimi oy oy
Dudum ah bürüdü her bir yanımı vay vay
Görmeden almasın Mevlam canımı oy kara gözlüm
Ömrümün defteri de karelenmesin dost dost❞

❝Gücenmiş sevdiğim uykuyu atmış
Taramış zülfünü boynuna atmış
Akşamın uykusun sabaha katmış
Uyansana gözlerini sevdiğim

Karşıda bir güzel gülüp duruyor
Çiçeği burnunda solup duruyor
Bir güzeli bir çirkine vermişler
Gözünün yaşını silip duruyor❞

❝Ela gözlerini sevdiğim dilber
Seni görmeyeli göresim geldi
Altın kemer sıkmış ince belini
Usul boylarını sarasım geldi

Küçücüksün güzel etme bu nazı
Ciğerime bastın ateşi közü
Başına takmışsın gülü nergisi
Yüzünü yüzüme süresim geldi

Eladır gözlerin karadır kaşın
Aradım cihanı bulunmaz eşin
Yaylanın karından beyazdır döşün
Uzanıp üstüne ölesim geldi

Karac'oğlan der ki nettim neyledim
Coşkun sular gibi aktım çağladım
Vefasız dilbere gönlüm bağladım
Ayrıldı yollarım varasım geldi

***

Cahit Öztelli "Karaca Oğlan - Bütün şiirleri" adlı
kitabında şiiri şu şekilde aktarmaktadır (s.89-90)


Ala gözlerini sevdiğim dilber
Seni görmeyeli göresim geldi
Altın kemer sıkmış ince belini
Usul boylarını sarasım geldi

Küçücüksün güzel etme bu nazı
Ciğerime basdın ataşı közü
Başına sokmuşun gülü nergisi
Yüzünü yüzüme süresim geldi

Aladır gözlerin siyahtır kaşın
Aradım cihanı bulunmaz eşin
Yaylanın karından beyazdır döşün
Uzanıp üstüne ölesim geldi

Karac'oğlan der ki bilirim seni
Adadım yoluna kurban bu canı
Koynunda beslenen ayvayı narı
Çözüp düğmelerin deresim geldi❞

❝Gül yüzlü sevdiğim de nerede kaldın
Buram buram tütüyorsun burnumda
O dağlarda biten ireyhan gibi
Tümür tümür tütüyorsun burnumda

Eğlen yolcum eğlen eğlen
Eğlen suna boylum eğlen

Gelmek istiyorsan şu dağları del
Bekletme yolunu bari tezce gel
Sensiz geçen bir gün yıllara bedel
Buram buram tütüyorsun burnumda

Eğlen yolcum eğlen eğlen
Eğlen suna boylum eğlen

Boş yere bülbüller güle eder naz
Gelmemiş olmasın bahar ile yaz
Anlamaza davul zurna bile az
Tümür tümür tütüyorsun burnumda

Eğlen yolcum eğlen eğlen
Eğlen suna boylum eğlen

Erdoğan size demesin bayramı
Ben olmuşum nazlı dostun hayranı
ıstemem ki sensiz zevki seyranı
Tümür tümür tütüyorsun burnumda

Eğlen yolcum eğlen eğlen
Eğlen suna boylum eğlen❞

❝Gül yüzlü sevdiğim nemden incindin
Araya söz katan eldir efendim
Kul oldum kapına mürvete geldim
Göster cemalini güldür efendim

Dostun hünerleri gerçekler canı
Muhammet Ali'yle açtık dükkanı
Bahası biçilmez gerçek sultanı
O da bu asırda kuldur efendim

Kulun işi her an günah işlemek
Adettir fidanı kesip aşlamak
Bir mürvete yüz bin kan bağışlamak
Ta ezelden kadim yoldur efendim❞

❝Sevdiğim bahçıvan ol bekle bağım
Nasip olur bir gün size gelirim
Burdan Sarkamış’a olsa da deniz
Kanat açar yüze yüze gelirim

Sana şu yazdığım kara yazılar
Kalemim yazdıkça içim sızılar
Melediyse Soğanlı’da kuzular
Kış değil ilkbahar yaza gelirim

Etme sevdiceğim gam ile merak
Salma içerime hicranla firak
Üzülme ki benim yollarım ırak
Almışam hızımı füze gelirim

Bu kader benimle oynuyor oyun
Çırağı’yı deli divane deyin
Sen bir çoban ben dertli koyun
Versen yaylağında duza gelirim❞

❝Gözünü sevdiğim Antep elleri
Bizim baharımız yazınan gelir
Yiğidin sevdiği güzel olursa
Salınır üstüne nazınan gelir

Sultan Süleyman'a kalmayan dünya
şu dağlar yerinden sökülür birgün
Nice bin yıldır da çürüyen canlar
Hakkın emri ile dirilir birgün❞

❝Gündüzün sevdiğim seyrana çıkmış
Salınıp geldiği dağlar hû çeker
Çiçekler boyun eğmiş selam durmuş
Selvinin sallanan dalı hu çeker

Gözlerin kapatmış Kars ve Sivas'ı
ıstanbul Edirne zülfün bahası
Geyinmiş sevdiğim hasların hası
Bürünmüş allara yeşil hu çeker

Mübarek cemalin gün gibi yanar
Mestane gözlerin çarh gibi döner
Doldurmuş badeyi sakiler sunar
Cemali de şems-i kamer hu çeker

Menendin bulunmaz Gürcü Revan'da
Halep Diyarbakır şam ile Van'da
Ağalar el pençe beyler divanda
Nice Bahri gibi canlar hu çeker❞

❝Göğala gözünü sevdiğim Döndü göğala
Sen gülünü kime sundun evvela
Kipriklerin can almaya kasteder
Kele n'olur uçlarını iğnele

Leyla'nın bekçisi Mecnun ben oldum
Gark oldu gemim deryaya daldım
Esef etme kömür gözlüm ben geldim
Sen ağlama yak kınanı ağ ele

Öksüzoğlan avlığında avında
Kahpe düşman gaybetinde goğunda
Sultan Kırşehir'in Mucur elinde
Yeni buldum bu gözleri göğala❞

❝Gel gidelim sevdiğim
Çiçekli yaylalara
Her ikimiz sevdalı
Bakarız aynalara
Her ikimiz sevdalı le le
Bakarız aynalara

Yağmur yağar süzülmez
Yollar çamur geçilmez
Gel gaçalım sevdiğim
Böyle bekar gezilmez
Gel kaçalım sevdalım le le
Böyle bekar gezilmez

Atımın zencirini
Suya batıramadım
şu divane gönlümü
Yola getiremedim
şu divane gönlümü le le
Yola getiremedim❞

❝Ela gözlerini sevdiğim dilber
Muhabbetin benim ile yan gider
Benim ile küsü tutup gezen yar
Eller ile güler oynar can gider

Ben de vara idim yarin iline
Yüzümü süreyim taşlı yoluna
Bir busecik himmet eyle kuluna
Al yanaktan fiske vursam kan gider

Güzel yağlığını atmış boynuna
Onun güzelliği çıkmış aynına
Soyunsam da girsem yarin koynuna
Sermayeden ne eksilir nen gider

Minhaci'yım eydür bahar erişti
Kırmızı gül goncasına karıştı
Gözün geldi gözüm ile görüştü
Hilal kaş üstüne kaş mihman gider❞

❝Gül yüzlü sevdiğim neme gücendin
Senden başkasını sevdiğim mi var
Kıblemi Kabemi sana bağladım
Tavaf eylemekten yıldığım mı var

Aşkına düşeli yüzüm gülmedi
Çok bekledim dosttan haber gelmedi
Secde kıldım amma gene olmadı
Hakkı senden ayrı bildiğim mi var

Akarsu sevmese düşer mi dile
Seda bir çiçektir götürmez hile
Değil hakikatte düşümde bile
Hakikatten ayrı bildiğim mi var❞

❝Gene dama çıktı boyun sevdiğim
Böyle geliş m'olur gullar olduğum (oy oy oy)
Alem çiçek olsa sensin sevdiğim
Düşer cehenneme bile yanarım (oy oy oy)

Ardıcın dalına dayanmayasın
Gördüğün güzeli beğenmeyesin (oy oy oy)
El oğlu dediğin bir cahil uşak
Yanılıp sözüne aldanmayasın (oy oy oy)❞

❝Gel gidelim uzaklara sevdiğim
Bizi söylesinler ellere karşı
Eğil bir yol bal dudaktan öpeyim
Ağzından dökülen ballara karşı

Kerem eyle beni tanı sevdiğim
Uğruna koymuşum canı sevdiğim
Bana verirler mi seni sevdiğim
Alayım kaçayım illere karşı

Malım mülküm hep yoluna koymuşum
Kaç yıl oldu seni böyle sevmişim
Her ağızdan senin medhin duymuşum
Gel de sevişelim dillere karşı

Dünya benim olur yari gördükçe
Rahmeyle bende-i zarı gördükçe
Kışım bahar oldu seni gördükçe
Ruhsati sevinir yellere karşı❞

❝Gel sevdiğim, senle bir yol konuşsak
Yüzüne bakacak halin var m’ola
Kim suçluyor, bilmem kime danışak
Seni haklı gören kulun var m’ola

Erkek küsmez derler, ben sende gördüm
Sana ne ettim ki, kalbini kırdım
Dövdün, kovdun, yine koynuna girdim
Cilve edip saran kolun var m’ola

Günahım ne ise, yüzüme söyle
Hata sende ise, gel özür eyle
Boynu bükük koydun, yarini böyle
Bensiz tutunacak dalın var m’ola

Yavan ekmeğini, azığa sardım
Dağ başında ekin ektim, çift sürdüm
Odun şelek ettim, sırtıma vurdum
Dikili ağacın, çalın var m’ola

Sen gittin gurbete, gönül eğledin
Beni köye mahkum ettin, bağladın
Ben bir afet idim, arzum dağladın
Yanmış yüreğime yelin var m’ola

Yeter Ana der ki, sevdim de vardım
Baldırı çıplaktın, yuvanı kurdum
Birbirinden güzel yavrular verdim
Doğru söze, tatlı dilin var m’ola❞

❝Ela gözlerini sevdiğim dilber
Göster cemalini görmeye geldim
Buselerin derde derman dediler
Gerçek mi sevdiğim sormaya geldim

Senin aşıkların gülmez dediler
Ağlayıp yaşını silmez dediler
Seni seven yiğit ölmez dediler
Gerçek mi cananım sormaya geldim

Sarıgül'üm elden ele gezerim
Ela gözlü yari candan severim
Dediler o güzel sararıp solmuş
Hak nasip ederse görmeye geldim❞

❝Gel benim sevdiğim hercai dilber
Bakışın sineme bela getirir
Dolaştım dünyayı bulunmaz dengin
Korkarım başıma bela getirir

Kahpe felek ne düşmüşsün kastıma
Dağlar sen kavuştur beni dostuma
Salını salını gelse üstüme
Ölmüş ırfani'yi cana getirir

***

Vasfi Mahir Kocatürk, Saz şiiri Antolojisi
adlı kitabında eseri şu şekilde aktarmaktadır
Ayyıldız Matbaası, Ankara - 1963, s.271


Gel benim sevdiğim hercayi dilber
Yanağın bağlardan lale getirir
Dolaştım dünyayı bulunmaz dengin
Korkarım başıma bela getirir

Kınalı kekliğe benzer sekişin
Zay etti aklımı melul bakışın
Her kim görse senin bu salınışın
Eğer kafir olsa yola getirir

Kahpe felek ne düşmüşsün kasdime
Ya Rab sen kavuştur beni dostuma
Salını salını gelse üstüme
Ölmüş ırfani'yi dile getirir❞

❝Gel sevdiğim artık bir karar eyle
Kesme muhabbeti aralanmasın
şu sadık dostuna merhamet eyle
Aramızda dağlar sıralanmasın

Siyah saçlarını ör kement eyle
ıstersen vur beni ister kul eyle
Bir ben deyim bir de sen söyle
Kesme muhabbeti aralanmasın❞

❝şaşırıp da birgün bana
Gel sevdiğim ceylan gözlüm
Seni arzulayan cana
Gel sevdiğim ceylan gözlüm

(Bağlantı)
Aşk ne imiş biliyorsan
Sözlerimden anlıyorsan
Beni hala seviyorsan
Gel sevdiğim ceylan gözlüm

Taşlar bile geldi dile
Bu ayrılık bitmez çile
Bekliyorum ölsem bile
Gel sevdiğim ceylan gözlüm

Bağlantı❞

❝Ala gözlerini sevdiğim dilber
Göster cemalini görmeğe geldim
şeftalini derde derman dediler
Gerçek mi sevdiğim sormaya geldim

Gündüz hayallerim gece düşlerim
Uyandıkça ağlamaya başlarım
Sevdiğim üstünde uçan kuşların
Tutup kanatların kırmağa geldim

Senin aşıkların gülmez dediler
Ağlayıp yaşını silmez dediler
Seni bir kez saran ölmez dediler
Gerçek mi efendim sormaya geldim

Senin işin yiyip içmek dediler
Yaran ile konup göçmek dediler
Göğsün cennet koynun uçmak dediler
Hak nasib ederse görmeye geldim

Mail oldum senin ince beline
Canım kurban olsun tatlı diline
Aşık olup senin hüsnün bağına
Kırmızı gülleri dermeğe geldim

Karac'oğlan der ki işin doğrusu
Gökte melek yerde hüma yavrusu
Söyleyim ben sana sözün doğrusu
Soyunup koynuna girmeğe geldim❞

❝Ala gözlerini sevdiğim dilber
Bu yiyip içmeğe işlemek gerek
Sevdiği güzel olan neyler uykuyu
Uyanıp cilveye başlamak gerek

şan alsın dostun bahçası bağı
Derilmiştir gülü geçmiştir çağı
Yusuf almasına dönmüş yanağı
Anı öpmek değil dişlemek gerek

Koç yiğidin koluna şahbaz gelir
Yiğit sevdiğinden nice vazgelir
Bu gün sıcak gider yarın güz gelir
Güzelin koynunda kışlamak gerek

Karac'oğlan eydür sarsam dilberler
Kelp rakipler birbirine girerler
Bundaki güzele niçün kıyarlar
Güzeli balınan beslemek gerek❞

❝Geyin hey sevdiğim kuşağın kuşan
Del'olur hey yavru peşine düşen
Dilber benim deyi sarıp sarmaşan
Elini tutacak elim kalmamış

Bakın hey ağalar benim halime
Değirmenler döner gözüm seline
ınanmayın el kızının diline
Hoş geldin demeğe dilim kalmamış

Karac'oğlan der ki haydi gidelim
şunda bir güzel yok gel gel edelim
Bahçe viran olmuş bağı nidelim
Dökülmüş yaprağı gülüm kalmamış❞

❝Ala gözlerini sevdiğim dilber
Senin bakışların bana yan gider
On beşinde bir güzeli sevmeyen
Bu dünyaya hayvan gelir bön gider

Düğün olur Arap atlar yarışır
Bayram gelir kanlı kinli barışır
Durmaz gözüm gözlerine ilişir
On parmağım memen ile san gider

Karac'oğlan der ki böyle oluptur
Ala gözün kan yaş ile doluptur
Ol asırdan beri adet oluptur
Ergen kızlar yiğitlerle yan gider❞

❝Gül yüzlü sevdiğim ecel kapımı
Çalmayınca gönül yardan vazgeçmem
Ruhuma kastedip tatlı canımı
Almayınca gönül yardan vazgeçmem
Yar senden dost senden

Öz gülümü koyam dedim bardağa
Esti seher yeli değdi yaprağa
Elde olsa girmem kara toprağa
Ölmeyince gönül yardan vazgeçmem
Yar senden dost senden

Ali Baba dargın civan merdine
Dost derman olur mu gönül derdine
Felek kervanını benim yurduma
Salmayınca gönül yardan vazgeçmem
Yar senden dost senden❞

❝Gurbette sevdiğim bir gonca idi
Daha koklamadan soldu dediler
Ben aşkımı ona söylememiştim
Duyunca gözleri doldu dediler

Vefasız sanırdım anam o nazlı yari
Onun için terk eyledim diyarı
Duydum göç eylemiş gönlümün yari
Sana bir selamı kaldı dediler❞

❝Gel benim candan sevdiğim
Canda canan sende var
El bilir alem bilir
Benim mehlim sende var

Leyli nahhar gece gündüz
Uyku girmez gözüme
Ne avazım işitirsen
Ne kulağın bende var

Kürreyde pişmiyen aşık
Eyler özün be-taraf
Pişir de koyma çiğ yerin
Aşk oduna yan da var

Bu senin aşkın yüzünden
Kılmışam cana eza
Kollarımda demir ceza
Boynuzumda zende var

Ey Nesimi can Nesimi
Olma ıblis'e talip
Pirin sana gerek ise
Eşiğine künde var❞

❝(haleylim sevdiğim) Ben bir çakı bıçağım
(haleylim sevdiğim) Yalan değil gerçeğim
(haleylim sevdiğim) Kim olsa sever beni
(haleylim sevdiğim) Ben bir cahil uşağım

(haleylim sevdiğim) Sarısın seçemedim
(haleylim sevdiğim) Güzelsin geçemedim
(haleylim sevdiğim) Sevdan bir yeşil ipek
(haleylim sevdiğim) Dolaştı açamadım

(haleylim sevdiğim) Elma attım nar geldi
(haleylim sevdiğim) Dar sokaktan yar geldi
(haleylim sevdiğim) ılişmeyin yarime
(haleylim sevdiğim) ıki ayda bir geldi❞

❝Hey ala gözler sevdiğim dilber
Nesinden bellidir hası dilberin
Eğer arif isen bir gül ver bana
Yiğidi del'eden nesi dilberin

Berat göndermişler dağı kesmeye
Dost zülfün uzatmış beni asmaya
Söyledim söyledim derdim Esme'ye
Gayet nazlı derler sesi dilberin

Aşağıdan doğru bir ferman geldi
Her kişi sevdiğin yanına aldı
Benli Hüseyin derler biri öldü
Gine on'üstüne yası dilberin

Kara bulut gibi havaya ağarım
Sulu sepkenleyin yere yağarım
ıki ayağı düz ispir doğanım
Avlatması zordur hası dilberin❞

❝Kerem et sevdiğim bozma peymanı
Gider de gelirim sunam gözleme
Kaldır kalbindeki eski gümanı
Soldurma elinde kınan gözleme

Ebrular mah yüzde katar diyorlar
Kirpikler hançeri atar diyorlar
Ölümden ayrılık beter diyorlar
Belki Kerem gibi yananı gözleme

Zalim düşman iş bozmaya çalışır
Rakipler de kol kol olup yılışır
Elbet ayrı düşen bir gün kavuşur
Bir bade vir içip kanam gözleme

Gurbette dolaşup bir gün gelirsem
Düşmanlardan intikamı alırsam
Kalbimdeki muradımı bulursam
Ruhsati'yim geri dönem gözleme❞

❝Kerem et sevdiğim bozma peymanı
Gider de gelirim sunam gözleme
Kaldır kalbindeki eski gümanı
Soldurma elinde kınan gözleme

Ebrular mah yüzde katar diyorlar
Kirpikler hançeri atar diyorlar
Ölümden ayrılık beter diyorlar
Belki Kerem gibi yananı gözleme

Zalim düşman iş bozmaya çalışır
Rakipler de kol kol olup yılışır
Elbet ayrı düşen bir gün kavuşur
Bir bade ver içip kanam gözleme

Gurbette dolaşup bir gün gelirsem
Düşmanlardan intikamı alırsam
Kalbimdeki muradımı bulursam
Ruhsati'yim geri dönem gözleme❞

❝Kalk sevdiğim geyin kuşan
Topuğundan arta saçın
Gaflet basmış uyumuşsun
Uyan diye dürte saçın

Kalk sevdiğim geyin kuşan
Dediler sevdana düşen
Söylesene neye küsen
ıpekten de arta saçın

Söyler Karac'oğlan söyler
Nere varsan medhin eyler
Beş kulaca karar eyler
Dört kulaçtan arta saçın❞

❝Ala gözlerini sevdiğim dilber
Gel bizim elleri gez kerem eyle
Nice kulların var gezer kalemle
Al beni deftere yaz kerem eyle

Iraktır yollarım dolandım geldim
Tatlıdır dillerin eğlendim kaldım
Vebalim boynuna işte ben öldüm
Mezarın göğsüne kaz kerem eyle

Karac'oğlan der bir mani söyle
Ezelden kalmıştır bu kanun böyle
Edicek bir eylik vakt iken eyle
Çağın geçer aman kız kerem eyle❞

❝Kula da sevdiğim kula
Kolunu boynuma dola
Sarılalım ince bele
Bülbüller öttüğü zaman

Kaç güzel karşımda durma
Ölürüm kanıma girme
Yüzünü benden çevirme
Yanına vardığım zaman

Yolunu ayırma benden
Gönül vazgelir mi senden
Meğer can ayrılsa tenden
Senden ayrıldığım zaman

Karac'oğlan el duymasa
Yanımda engel olmasa
Üç gece sabah olmasa
Sarılıp yattığım zaman❞

❝Ala gözlerini sevdiğim dilber
Gel kara zülfüne kullar olayım
Ak memeler domur domur terlemiş
Sil kara zülfüne kullar olayım

Kutnu zıbın geyme dedim geyindin mi
El sözüne uyma dedim uydun mu
Seni bana vermediler duydun mu
Bil kara zülfüne kullar olayım

Keklik gibi taştan taşa sekersin
Top kuş gibi geri dönmüş bakarsın
Beni görsen kaşın gözün yıkarsın
Gül kara zülfüne kullar olayım

Hemen ol da Karac'oğlan hemen ol
Gel sen sahi güzellere tamam ol
Ben ölürsem cenazeme imam ol
Kıl kara zülfüne kullar olayım❞

❝Deli gönül feryat etme boşuna
Hal bilmez kişiye yar olamazsın
Bir mürşide bağlamazsan özünü
Hakkın huzurunda var olamazsın (medet sevdiğim)

Vefasız güzelden olur mu çare
Yoruldum derdimle öldüm bin kere
Düşme bir zalime göz göre göre
Sen insanoğlusun kör olamazsın (medet sevdiğim)

Akarsu bülbüller ötmez bağımda
Dumanlar eğlenir gönül dağımda
Aşk ateşi yanar oldu bağrımda
Yanmış yüreğime kar olamazsın (medet sevdiğim)❞

❝Gel gitme sevdiğim ağlatma beni
Senin için gurbet ili beklerim
Serim sağ olursa unutmam seni
Tatlı tanıştığım dili beklerim

Bir selam gelmedi senin elinden
Yaralıyım bir güzelin elinden
Yavru baz uçurdum ırmak salından
Göme yaptım ıssız gölü beklerim

Felek bir ok attı yıktı kalemi
Senin için terkeyledim sılamı
Belki gelir diye yarın selamı
Tan yüzünde seher yeli beklerim

Der Aşık Said'im yanıyor ördüm
Bir güzel elinde çok sitem gördüm
Leylayı yitirmiş mecnuna döndüm
Yana yana ıssız çölü beklerim❞

❝Medhedeyim sevdiğimin zülfünü
Bin yıl övsem bir teline az gelir
Yüz bin tayla yüz bin köle yüz bin kul
Varlığım olsa da versem az gelir

Yüz bin fındık altınının haznesi
Yüz bin deve yükü cevahir hası
Yüz bin şehristanın iki ülkesi
Varlığım olsa da versem az gelir

Yedi kıral memleketin halini
Yedi padişahlık birin malını
Bir şahın da ülkesiyle ilini
Varlığım olsa da versem az gelir

Yüz bin devreylesem elli bin fakı
Ya Ali olmazsa ya cömert saki
Hesabın göremez bin dahi oku
Varlığım olsa da versem az gelir

Veli'm eyder bahçenizde gülüm var
Mansur olan gelsin dostça zülfüm var
Elde varlığım yok tatlı dilim var
Yine dostum bir teline az gelir❞

❝Sevdiğimi kayıp ettim ağlarım
Kurtlar kuşlar deyin hele o nerde
Gözüme görünen neyse sorarım
Dağlar taşlar deyin hele o nerde

Ateşiyle hergün yanar ağlarım
Sineme köz bastım tüter dağlarım
Acısıyla coşar coşar çağlarım
Sular yaşlar deyin hele o nerde

Devran Baba'm kara bağla sen gayrı
Sevdiğinden düştün düşeli ayrı
Kulağına gelmiyor mu bu çağrı
Üçler beşler deyin hele o nerde❞

❝Nasıl methedeyim sevdiğim seni
ıstanbul Bursa'yı değer gözlerin
Arasan bulunmaz kahir alınmaz
ızmir'i Konya'yı değer gözlerin

Kimsede görmedim sendeki nazı
Tunus Trablus Acem şiraz'ı
Yemen'i Bağdat'ı Mısır Hicaz'ı
şam'ı ıskender'i değer gözlerin

Hüsnüne yakışır Yusuf nişanı
Seni sevenlerin artar efkarı
Kars'ı Ahıska'yı Erzurum Van'ı
Delh'i Buhara'yı değer gözlerin

ındim Adana'ya hem dahi Maraş
Selamına çıkar Hint ile Habeş
Süleyman tahtını verseler baştan baş
Büsbütün dünyayı değer gözlerin

Vapuru bendeniz eylerim metin
Yanağından bir buse olsa himmetin
Yüz bin sarraf gelse bilmez kıymetin
ınciyi mercanı değer gözlerin❞

❝Ala gözlerini sevdiğim güzel
Tanrı selamını kesme ne olur
Gittiğin yerlerde eğlenme tez gel
El sözüne uyup küsme ne olur

Yolun düşürürsen benim ilime
Bin kurban fedadır zülfün teline
Gel sakın aldanma seher yeline
Öyle nazlı nazlı esme ne olur

Bir selam ver gülsün bu benim yüzüm
Yabana gitmesin söylenen sözüm
Vay benim sevdiğim vay iki gözüm
Gül hele gül yüzün asma ne olur

Geldin işte sevilecek çağlara
Duman yakışmıyor senin dağlara
Bahçıvan'ın dem vurduğu bağlara
Giden ayağını basma ne olur❞

❝Ne olur sevdiğim bayram
Ayında gel ayında gel
Çıkart keteni gömleği
Soyun da gel soyun da gel

Seherde seyran günüdür
Hem demi devran günüdür
Yar bugün bayram günüdür
Sevin de gel sevin de gel

Aşkın galbimde var deyi
Yanar yüreğim nar deyi
Bir garip yarim var deyi
Övün de gel övün de gel❞

❝Nedir sevdiğim yokluğunda çektiğim bu acı
Kurudu göz pınarlarım dinmez yine de gözümün yaşı
Ben seni etmişken yaralı yüreğime baş tacı
Sen beni sensizliğe terkedip de gittin

Dinmek bilmiyor yüreğimde bıraktığın sızı
Hep karanlık geceler bir türlü vurmuyor sabahı
Hani unutursun demiştin, geçerdi ayrılık yarası
Sen beni acılar içinde terkedip de gittin

Yıllar geçse de üstünden ben seni unutamam
Her yüzde seni görürken yokluğuna alışamam
Giderim bu diyarlardan sensiz yaşayamam
Sen beni bir başıma terkedip de gittin

Korkmazım hergün yitik sevdama ağlarım
Biçare gönlüm, ümitsiz vuslatlara bel bağlarım
Yokluğunda bile sel olur sana çağlarım
Sen beni amansız korkulara terkedip de gittin❞

❝Nice methideyim sevdiğim seni
Rumeli Bosna’yı değer gözlerin
Alemde bulunmaz ruh u ravanın
ızmir’i Gonya’yı değer gözlerin

Alnına çekilmiş güzel nişanı
Seni sevenlerin artar fuğanı
Kars’ı Ahışka’yı Erzurum Van’ı
Balh’ı Puhara’yı değer gözlerin

Kimsede görmedim sendeki nazı
Yemen’i Bağdad’ı Acem şiraz’ı
Bütün Gürcüstan’ı Mısır Hicaz’ı
Hind’i Hindistan’ı değer gözlerin

Güzel gözlü göç yiğite naz olur
Vaktı gelir gül açılır yaz olur
Mısır’ın haznasın versem az olur
Bütün ıstanbul’u değer gözlerin

Der Karaca Oğlan eylerim metin
Bulsam yanağında buse himmetin
Yüz bin şeher saysam bilmez kıymetin
Büzbütün dünyayı değer gözlerin❞

❝Gözünü sevdiğim yüzüne hasret
Kalan benim sana göre ne var ki
Seni görmeyince deli divane
Olan benim sana göre ne var ki

Sözün ataş gibi dilin alamet
Seni görmeyince kopar kıyamet
Dağlarda taşlarda sensin muhabbet
Bulan benim sana göre ne var ki

Aşık Sefaiyem düşmüşem sele
Sinemdeki feryat sığmıyor dile
Bu nasıl derdimiş bu nasıl çile
Alan benim sana göre ne var ki❞

❝Niçin hey sevdiğim niçin
Seni sevdim odur suçum
Ak gerdanda ebru saçtın
Döken benden beter olsun
Dara zülfünü tel tel olsun

Evlerinin eğmeleri
Gönül almaz değmeleri
Ak göğsünün düğmeleri
Çözen benden beter olsun

Beter olsun beter olsun
Çok ağlattın yeter olsun

Karadır kaşların kara
Açtın bu sineme yara
Beni işimden avara
Eden benden beter olsun

Beter olsun beter olsun
Çok ağlattın yeter olsun❞

❝Oğlan özün sevdiğim
Cahil sözün sevdiğim
Boyacılar boyamış
Göğce gözün sevdiğim

Yumurta aldım satın
Kabuğu dolu altın
Hey kadamı alası
Sen ağa ol ben hatun

Yumurta soyulur mu
Gözele doyulur mu
Gözel seven yiğidin
Kolları yorulur mu

Yumurta aldım satın
Kabuğu dolu altın
Hey kadamı alası
Sen ağa ol ben hatun❞

❝Özge yar sevdiğim kim dedi sana
Hiç inanma vallah billah yalandır
Çekeceksen sicim istemez boynum
ışte boynum at zülüfün dolandır

Gel bu halimizi duyurma nasa
Can kurban ederim suçum varısa
Bir hırka bir külah birde bir asa
Al canımı kapı kapı dilendir

Der Zülali beni yaman görürsün
Neden küstün neden uzak durursun
Nasıl gecem yüreğimden vurursun
Gözün cellat iki kaşın hilalidir❞

❝Ala gözlerini sevdiğim dilber
şu gelip geçtiğin yerler öğünsün
Kadir Mevla'm seni öğmüş yaratmış
Kısmeti olduğun kullar öğünsün

Huri melek var mı senin soyunda
Ah-ü zarım kaldı uzun boyunda
Kadir gecesinde bayram ayında
Üstüne gölg'olan dallar öğünsün

Huri kızlar sürmelemiş gözünü
ılin aşiretin çeksin nazını
Kaldır perçemini görem yüzünü
Yüzüne dökülen teller öğünsün

Karac'oğlan der ki garibim garip
Garibin halinden ne bilsin tabip
Akşamdan soyunup koynuna girip
Boynuna dolanan kollar öğünsün❞

❝Ela gözlerini sevdiğim dilber
Salınıp geldiğin yolar öğünsün
Ne güzel yaratmış seni Yaradan
ınce belin saran kollar öğünsün

Aman hey eğlencem gel yine aman
Yok mudur zerrece göğsünde iman
Soyunup koynuna girdiğim zaman
Göğsünü okşıyan eller öğünsün

Bir melek nesli mi vardır soyunda
Hak nazarım kaldı selvi boyunda
Ol günlerde bahar bayram ayında
Üstüne gölg'olan dallar öğünsün

Gevheri yarının gülleri aktır
Var yürü yüzüne perdeler döktür
Bilemem sevdiğim akranın yoktur
Zülfüne dokunan yeller öğünsün❞

❝Gözünü sevdiğim Kırat
Sana uzun yol olaydı
şöyle elek selesi sık
Sırtına bir çul olaydı

Bakan gözüm seni görür
ık'ellerim saçın örür
Bana imdat senden gelir
Konuştuğun dil olaydı

Sana binen malı neyler
Senin ile gönül eyler
Yedi cihan seni söyler
Boyun selvi dal olaydı

Fanisin hey dünya fani
Esirin eyledin beni
Yüzdürmeye Kırat seni
Hazar gibi göl olaydı

Aygırdan aldın huyunu
Çekip getirdin soyunu
Aras'tan içer suyunu
Seni tutan kol olaydı

Neslin Düldül aslın Kırat
Üstünde alınır murat
Dal boynunda çifte kanat
Başındaki tel olaydı❞

❝Ala gözlerini sevdiğim dilber
Uyuyup uykuya kanamaz oldum
Deli miyim mecnun muyum ben neyim
Sırrımı yad ele veremez oldum

ınkar m'oldu al yanaktan emdiğim
Gece gündüz sevdasına yeldiğim
Usul boyun ince belin sardığım
Öğrenmiş ellerim duramaz oldum

Karac'oğlan der ki beyli paşalı
Aşkın dalgası da baştan aşalı
Burada bir kıza gönlüm düşeli
Sevdasın serimden atamaz oldum❞

❝Ölmeden sevdiğim kabrimi kazma
Belki bu derdime çare bulunur
Felek bana vurmuş bir de sen vurma
Belki bu derdime çare bulunur

Açtın yüreğimde derin yarayı
Çıkardım alları giydim karayı
Gece gündüz çağırım mevlayı
Belki bu derdime çare bulunur❞

❝Güzellerde benlik hiç eksik olmaz
Gençliğine kurulursun sevdiğim
Geçer bu güzellik sana da kalmaz
Hayatına darılırsın sevdiğim

Bu gelen günlerin bazısı kıştır
Zevk ile sefası hayaldir düştür
Hayat yaylasının yolu yokuştur
Yürüdükçe yorulursun sevdiğim

Arar her çiçekte bal bulamazsın
Uçar da konacak dal bulamazsın
Derlemek istesen gül bulamazsın
Bir dikene sarılırsın sevdiğim

Aşık Efkari'ye sen olma asi
Beni söyletiyor aşkın hülyası
Sende olsa bu aşkımın zerresi
Benim gibi kırılırsın sevdiğim❞

❝Nice yıldır göremedim yüzünü
Yaktın kor eyledin nara sevdiğim
Harap ettin bahar ile yazımı
Koydun bu sinemi dara sevdiğim

Saçların sarıydı dökülmüş gitmiş
Kaşların yay gibi çekilmiş gitmiş
Belin benden beter bükülmüş gitmiş
Neden böyle giydin kara sevdiğim

Gözler harap olmuş yaşın peşinden
Kirpikler dökülmüş kaşın peşinden
Çok dertlere düştüm peşin peşinden
Salmışım cismimi zara sevdiğim

Sen güzeldin fidan gibi boyların
Huri melek gibi temiz huyların
Kaşlar keman kirpiğinde yayların
Cismim olmuş pare pare sevdiğim

Der Dumani böyle imiş yazılar
Seni gördüm kara bağrım sızılar
Ne anneler duysun ne de kuzular
Düşürürler bizi hara sevdiğim❞

❝Sevdiğim yar senden ayrı düşeli
Zaman geçti müddet geçti yıl geçti
Gurbet elde mezarımın üstüne
Yağmur yağdı dolu değdi kar düştü

Gör ne hala galdı o bizim eller
Bana düşman oldu konuşan diller
meskenim gurbettir oy bizim eller
Aramıza sıra sıra dağ düştü

Sabri ne çağlıyor gözlerin yaşım
Sabra hikmettir her ilmin başım
Yaş onbeş demeden döküldü dişim
Yirmisinde saçlarıma ağ düştü❞

❝Ben senin aşkına müptela oldum
Sen getirdin bu diyara sevdiğim
Geldim yurtlarını perişan buldum
Ne bileydim bahtım kara sevdiğim

Yeni düştüm bir zahmete yanarım
Yetemedim bir ülfete yanarım
Hasret kaldı kıyamete yanarım
Ciğer oldu pare pare sevdiğim

Felek götürmedi hasta Cesimi
Ahir hasret koydu dosta Cesimi
Sevdiğim bıraktın yasta Cesimi
Yaktın hasret ile nara sevdiğim❞

❝Bu sevda bir sırdır yürekte gizli
Ortalığa saçılır mı sevdiğim
Bazen şekerlidir bazense tuzlu
Ha deyip de içilir mi sevdiğim

Bir dem enginlerde bir dem yücede
Söylenir sözcükte herbir hecede
Gönül gözü görür günde gecede
Hiç önünden kaçılır mı sevdiğim

Bazen davalıdır bazen kadıdır
Bazen can dostudur bazen yadıdır
Ölüm bu Deniz’in öbür adıdır
Aşka kefen biçilir mi sevdiğim❞

❝Gel sana vasfedem gurbet elleri
Acep bilir misin halden sevdiğim
Gönül arzediyor gonca gülleri
Ehli dil tatlıdır baldan sevdiğim

Artıyor gönlümün derdi hergünü
Gitti civan çağlar bilmem birgünü
Dedim bu bayramda verem terkini
Çekmiyor kısmetim elden sevdiğim

Geçiyor durmadan hergün bu çağlar
Kaldım gurbet elde kalbim kan ağlar
Bakarım görünmez vay bizim bağlar
Gönlüm pek naziktir gülden sevdiğim

Bayram geldi küsülüler barıştı
Dost düşmanı birbirine karıştı
Ana baba kardeş ile görüştü
Bekleme gelen yok yoldan sevdiğim

Nasip değil bilmem nasıl güleyim
Aht ettim bayramda orda olayım
Fırsat ise bayram sonra geleyim
Yazarım bir mektup telden sevdiğim

Giderken pek yakın gurbetin yolu
Benim için kokmaz bağların gülü
Durmaz bir kararda gurbetlik hali
Bilmem anlar mısın dilden sevgilim

Ümidim var belki izin alırım
Gül dalında bülbülümü bulurum
Sağlık olsun bayram sonra gelirim
Usandım Noksani elden sevdiğim❞

❝Sevdiğime varamadım
ıpek çorap giyemedim
Muradıma eremedim

Abum abum kız abum
Sebebim sensin abum
Muradın olsun abum

Beni çoban ettiniz
On binimi yediniz
Günahıma girdiniz

Abum abum kız abum
Sebebim sensin abum
Muradın olsun abum

şu Niksar'a varsalar
Sevdiğimi bulsalar
şu halimi sorsalar

Abum abum kız abum
Sebebim sensin abum
Muradın olsun abum❞

❝Sevdiğim seyre çıkıbdı
Avcı gesme beresini
Çünkü desteden ayrılıb
Koy ahtarsın sonasını

Men gi seni gördüm bağda
Saraldıbsan mani dağda
Seninle eyvan otakda
Çegeg eşkin safasını

Necef deyer söz ezeldi
Köhne yaralar tezeldi
Her yanın türfe gözeldi
Çeg birinin safasını❞

❝Sevdiğim ceylanın gözleri kare
Kalbimde bıraktı derin bir yare
Yine bize gurbet düştü de çare

Sevdiğim ellere bırakmam seni
Bekle ben gelirim sararım seni

Güzeller içinden ben seni seçtim
Aşkın şarabını elinden içtim
Ceylan senin için gurbete düştüm

Sevdiğim ellere bırakmam seni
Bekle ben gelirim sararım seni❞

❝Sevdiğim küçük yaşta
Derdinden oldum hasta
Eğer anam vermezse
Beni babamdan iste

(Bağlantı)
Aman n'olmuş n'olmuş n'olmuş
Sevdiğim oğlan saraya,saraya katib olmuş

Mendilim dalda kaldı
Gözlerim yolda kaldı
Yetsin artık merhamet
Sevgilim nerde kaldı

Bağlantı

Yandım senin sözüne
Kurban kara gözüne
Dizdize otururken
Hasret kaldım yüzüne

Bağlantı❞

❝Sevdiğim üstüne dört libas giymiş
Bir kara bir yeşil bir al bir beyaz
Güzellerde dört şey icat olunmuş
Bir şive bir cilve bir eda bir naz

Ehl-i dil hüsnünü muhalif etme
Mekteb-i irfandan bir kadem gitme
Sana dört sözüm var sakın unutma
Bir öğren bir öğret bir oku bir yaz

Eylen güzel eğlen bahçana girdim
(Karacaoğlan der ki bahçene girdim)
Tomurcuk güllerin dermeye geldim
Sevdiğim göğsünde dört nişan gördüm
Bir alma bir ayva bir nar bir kiraz

***

Cahit Öztelli "Karaca Oğlan - Bütün şiirleri" adlı
kitabında şiiri şu şekilde aktarmaktadır (s.266-267)


Sevdiğim üstüne dört libas geymiş
Bir kara bir yeşil bir al bir beyaz
Güzellere dört şey adet olunmuş
Bir şive bir cilve bir eda bir naz

Ehildir hüsnünü muhalif etme
Mekteb-i irfandan bir kadem gitme
Sana dört sözüm var sakın unutma
Bir öğren bir öğret bir oku bir yaz

Karac'oğlan der ki bahçene girdim
Tomurcuk güllerin goncasın derdim
Sevdiğim göğsünde dört nişan gördüm
Bir alma bir ayva bir nar bir kiraz❞

❝Sevdiğim girmiştir on beş yaşına
Boyalar çekinir hilal kaşına
Sevdasın duş etti benim başıma
Bu derdime çare olur mu bilmem

Sevdiğimin gözü karadır kara
Halil'i düşürdü firkati nara
Ciğerim olmuştur sad pare pare
Bu derdime çare olur mu bilmem

Cananımın beli gayet incedir
Ruyünde açılan güller goncedir
Name yazsam sevdiceğim nicedir
Bu derdime çare olur mu bilmem

Tenha bulsam versem elim eline
Mahfice bir baksam yüzün alına
Canım feda olsun anın yoluna
Bu derdime çare olur mu bilmem

Gece gündüz düşümdedir hayalin
Gün begün artmakta hüzn ü melalim
Yoluna harcetsem olanca malim
Bu derdime çare olur mu bilmem

Sevdiğim cananın giydiği aldır
Leblerini emsem sanırım baldır
Hüsnünde açılan bir gonce güldür
Bu derdime çare olur mu bilmem

Pamuk ele mor mor kına yakınır
Ak gerdana gerdanlığın takınır
Mah cemalin bu hakirden sakınır
Bu derdime çare olur mu bilmem

Halil'i sorarsan Mecnun'a döndüm
Aşk u sevda ile sarardım soldum
Bu sevdadan mecruh olduğum bildim
Bu derdime çare olur mu bilmem❞

❝Gül yüzlü sevdiğim nazlı cananım
Gönlümün sultanı sen ol istedim
Merhem diye zehir sarsan da bile
Kanayan yaram sen sar istedim

Gece gündüz kederdeyim gamdayım
Perişan hallerim gayet zordayım
Garip bülbül gibi ahuzardayım
Beyan ettim halim sen bil istedim

Daha neler gelir acep başıma
Eremedim şu feleğin işine
Yazık olur gözlerimin yaşına
Cefai ağlasın sen gül istedim❞

❝Sevdiğim bir yerde karar eylemez
Gönlümün mekanı hüsnün bağıdır
Cevrini çekmekte firar eylemez
Senden ayrı düşmek bir tas ağudur

şöyle celladdır ki bakmaz amana
Aşık öldürür de girmez mi kana
Kapa bakışların kasdeder cana
Gözlerin harami gamzen bağidir

Bunca kemal zahir olur özünden
Dürrü cevahirler doğar sözünden
Nikabın gidince şol mah yüzünden
Siyah zülfün aklımızı dağıtır

Aşka düşen aşık hali ne olur
Önde sonda ol habibini bulur
Bu cihan onsuz bana zindan olur
Cemali nuru gözüm çırağıdır

Bülbülüm figanım gülizar için
Ayrılam deyu korkum dildar için
Gece gündüz ağladığım yar için
Daşkın akan diydemin ırmağıdır

Yar bir olur iki yari neylerim
Gelene gidene böyle söylerim
şöyle bir sultana kulluk eylerim
Bu yedi sayvan anın otağıdır

Derununda muhabbetin gölü var
Akar çağlar gözlerimin seli var
ıhtiyari gitmiş yaman hali var
Garip Aşıki'ya lütfün çağıdır❞

❝Sevdiğim bu edna kulun
Gönül alçaklığı edip

Lütf edip göre mi geldin
Hatırın sora mı geldin

Safa ile geldin bize
Evvelki ettiğin söze

Merhabalar taze taze
Ahdine dura mı geldin

Can intizar saçı sünbül
Cemalin bağrından bir gül

Yüzü gülzar dili bülbül
Bergüzar vere mi geldin

Yaslıyım giydim karayı
Yürekte eski yarayı

Gezerim derman arayı
Em edip sara mı geldin

Gelmenin yeri var yeri
Bastı beni gam askeri

Hoş geldin beri gel beri
ımdada ere mi geldin

Derdi çok hicran dağının
Mihri muhabbet bağının

Kurbanım lütfun çağının
Güllerin dere mi geldin

Bağladım muhabbet perin
Aşıki'ye gam hançerin

Ta candan eyledim yerin
Kendince ura mı geldin❞

❝Nazlım seni takmış idim koluma
Yoruldum yollarda kaldım sevdiğim
Geri alıp getirmiştim elime
Saadetten mahrum oldum sevdiğim

Annen baban bizi dava ettiler
Devlet kuvvetiyle gelip tuttular
Seni alıp beni hapse attılar
Karanlık zulmete daldım sevdiğim

Cebren seni makineye atmışlar
Ağlatı ağlatı alıp gitmişler
Develi eline hicret etmişler
Bu kara haberi aldım sevdiğim

Dışarda olaydım göreydin beni
Koyardım yoluna bu tatlı canı
Haktan başkasının vermezdim seni
Köpürdüm demimle doldum sevdiğim

Çıktım hapseneden kendi başıma
Geceleri giriyorsun düşüme
Sen acırsın el acımaz yaşıma
Verdiğin çevreyle sildim sevdiğim

Biz bu aşkta ikrarımız güdelim
Ayrı ayrı yaşamayı nidelim
Ela gözlüm birleşelim gidelim
Gül gibi sararıp soldum sevdiğim

Ben Deli Hazım'ım aklım yitirdim
Ahınan vahınan ömrüm bitirdim
Sevdana düşeli cinnet getirdim
Saç ve sakalımı yoldum sevdiğim❞

❝Afitab cemalin görelden beri
Arttı derunumda hicran sevdiğim
Layık mı gezeyim böyle serseri
Yok mudur lutf ile ihsan sevdiğim

Biçare gönlümün nevası yoktur
Açılmış bir gül-i ranası yoktur
Derd-i derunumun devası yoktur
Sen eyle derdime derman sevdiğim

Kadrini bilesin bağrı yanığın
Uyma hiç sözüne her münafığın
Gönlünün tahtına her bir aşığın
Sensin hükm eyleyen sultan sevdiğim

ınsaf et halime yandım derdine
Aşkım galip zemherinin berdine
Merhem eyle Seyrani'nin derdine
Enva-ı ilaçla Lokman sevdiğim❞

❝Sevdiğim dilberin aslın sorarsan
Ne Avşar'dır ne Reyhan'lı ne Cerid
Eğer şer düşleri hayra yorarsan
ıstersen olursun muabbir ferit

Hekim kadrin bilmez olmayan hasta
Çıraklık etmeyen olamaz usta
Dün tekkeye gelen şeyh olsa posta
Eski post şeyhine olamaz mürit

Bübül gülistanda yapmaz yuvayı
Gülende bulmasa derde devayı
Kimi yünden tutmuş atlas sıvayı
Kimi bağlar çözer derd-i gam şerit

Sen hemen Seyrani kıl hakka niyaz
Aşk-ı muhabbetin dersin oku yaz
Her soğan kebaba çekilmez piyaz
Her yahni suyuna doğranmaz tirit❞

❝Kime ne sevdiğim gözüm yaşından
Sular yüzlerimi seller misali
Gül için ağlayan döndüm bülbüle
Sormadın halimi eller misali

Ah çektikçe kara bağrım hep yara
Bülbül gibi düştüm bitmeyen zara
Yandı ciğerlerim döndü bir nara
Alev almış yanan çöller misali

Mektubun üstünde gezen pul ettin
Hal bilmeze köle ettin kul ettin
Gözyaşımı deniz ettin sel ettin
Kütükler götüren seller misali

Çarkıfelek devranımız döndürdü
Duman tüten ocağımı söndürdü
Hasan’ı ağlatıp eli güldürdü
Kerem ile bir Aslı’nın misali❞

❝Sevmişem ben seni gayre meyi etmem
Sensin a sultanım sevdiğim sensin
Bendenim kapunu terk edip gitmem
Sensin a sultanım sevdiğim sensin

Gerçe kim sevgini çün mihman ettim
Zulm idip kendime çok ziyan ettim
Ahır nideyim dideler kan ettim
Sensin a sultanım sevdiğim sensin

Sanma kim aşk odu aşıkı yakmaz
Ol meğer sel gibi çağlayıp akmaz
Sendedir bu gönlüm çağlayıp akmaz
Sensin a sultanım sevdiğim sensin

Anlar kim ettiler zatına mi'raç
Giydiler cennette hülle burak taç
Lakin bilmez bunu her deni muhtaç
Sensin a sultanım sevdiğim sensin

Bilmedim ben sana olmuşam ağyar
Suçum afv eyle ey gani Settar
Nakşiya eyleme kesreti güftar
Sensin a sultanım sevdiğim sensin❞

❝Gurbet ellerinde hergün ağlarım
Aşk ateşi ile sinemi dağlarım
Seninle aramızda kopan bağlarım
Birleşemez oldu neden sevdiğim

Hani bana söz vermiştin durmadın
Sözünde durup da beni görmedin
Yattım hastahaneye halim sormadın
Benden bu kadar mı bezdin sevdiğim

Aşk ateşi çok yakarmış inandım
Meğer aşkla seveni ben deli sandım
Sevdiğim senin aşkına kandım
Hani kalbin bendeydi niçin aldın sevdiğim

Yalancı sevdiğim artık inanmam sana
Kasım der ki ne çileler çektirdin bana
Güzelsin diye bağlandım sana
Çektirdiğin acılar yetmedi mi bana
Zalim sevdiğim❞

❝Yıllardır şu hasretinle yanarım
Ağlayacak göz mü koydun sevdiğim
Eller gibi vedalaştın ayrıldın
Söyleyecek söz mü koydun sevdiğim

Sen gittin gideli boş kaldı yuvam
Burda boşa gitti emeğim çabam
Nelere gidem de nerede bulam
Arayacak iz mi koydun sevdiğim

Bozdun bağlarımı düze döndürdün
Gayrı gazabını bize döndürdün
Yaktın ciğerimi köze döndürdün
Birgün gelip buz mu koydun sevdiğim

Kızıltuğ dünyada gülmedi zaten
Bir dost bulamadı elinden tutan
Bu derdin sahibi yaşamaz zaten
Öz canıma göz mü koydun sevdiğim❞

❝Dostum helal eyle ahiret hakkın
Yola revan olmak gerek sevdiğim
Senle kavuşmamız nasip olmazsa
Hasret kıyamete kalsın sevdiğim

Ya gelem de ya gelmiyem bir daha
Seni ısmarladım ulu dergaha
Senden başka yar seversem vallaha
Azrail canım alsın sevdiğim

Dostum yükün tutmuş evvel bahardan
Bir gül tomurcuktur kokar seherden
ınciden mi isten yoksa güherden
Dile benden ne dilersen sevdiğim

Hüseynim de der ki ya ben nideyim
Başım alıp diyar diyar gideyim
Dilenip döşürüp peydah edeyim
Gözün eğer malda ise sevdiğim❞

❝Keklik gibi kayaların başına
Kona kona geldim sana sevdiğim
Ateş düştü yüreğime döşüme
Yana yana geldim sana sevdiğim

Gönül hasret kalmış kendi yurduna
Ah çekerek düştüm gurbet derdine
Yolum gider karlı dağlar ardına
Dona dona geldim sene sevdiğim

Hasretim sanadır hasretim yurda
Sahipsiz bıraktım ben seni orda
Yanıyor yüreğim sanırsın narda
Yana yana geldim sana sevdiğim

Kimse bilmez Ferman Baba adını
Alamadım bu dünyanın tadını
Çağırdılar bul dediler yadını
Döne döne geldim sana sevdiğim❞

❝Sevdiğim seninle okul yolunda
Ben unutmam bilmem sen unuttun mu
Mutluluk konuştuk gönül dilinde
Ben unuttum bilmem sen unuttun mu

Ben gerçek sevmiştim değil sıradan
Gönlüm eğlenmiyor çıban yaradan
Asırlar seneler geçse aradan
Ben unuttum bilmem sen unuttun mu

Dunsun Doğan ömrüm yetene kadar
Nefesim soluğum bitene kadar
Kuşlar mezarımda ötene kadar
Ben unuttum bilmem sen unuttun mu❞

❝Sen gönlümün sultanısın sevdiğim
Uzaktan seyrine doyamıyorum
Düşlerimi çalarsın diye e senin
Korkumdan yanına varamıyorum sevdiğim

Hayalimde düşümdesin her gece
Sevdamı haykırdım sana gizlice
Derdimle mutluyum gitsin böylece
Sana intizara kıyamıyorum sevdiğim

Canım sensin cananım sen sevdiğim
Gözlerimi senden alamıyorum
Rüzgarda savrulan kumral saçının
Bir tek teline de kıyamıyorum sevdiğim❞

❝Kendimi tanıyalı seni karşımda gördüm
Ay bağımın Goncası ay gönlümün neşesi
O güzel saçlarını kaç kere düzüp ördüm
Ey gülizarın sümbülü bahçemin menekşesi

Sana benzeyen herkes bence güzel şirindir
Benzime sinen kokun en sevdiğim kokuydu
Gözlerindeki saflık ne tatlı ne derindi
ışte onlardan olmak mene büyük korkuydu

Keşke serpilmeseydik açılmasaydık ey gül
Keşke körpe kalsaydık kıskanan olmasaydı
Daha rahat ederdi bugünkü gamlı gönül
Bugün hasretli gözler yaşlarla dolmasaydı

Keşke çirkin olaydın hem de yoksul olaydın
Ve cömert tabiatın keşke bilinmeseydi
Keşke vaktinden evvel sararıpta solaydın
Böyle bir meta gibi sana dilenmeseydi

Haydi güzelleş artık uzaklaş benden
Meğer senin içinmiş bu düğün bu şamata
Var git sevgilim var git kavuşmazsak bir daha
Koy kalsın kavuşmamız bir daha kıyamete❞

❝Düşürme sevdiğim beni dillere
Sırrımı aleme ifşadan sakın
Varup da meylini verme ellere
Sevdalı başımı kavğadan sakın

Derdü aşkın gibi bir müşkül beter
Var mıdır dünyada ey kalbi hacer
Hatıra gelmez mi ol havali mahşer
Huzuru divanda davadan sakın

Bir ah etsem arşı alaye çıkar
Korkarım ki çarhı gerdunu yıkar
Nari aşkım benim dünyayı yakar
A kuzum kendini cefadan sakın

Felekten başıma yağsa gam taşı
Dutarım daima açarım başı
Süruri der durmaz gözlerim yaşı
Akar deryalanır dalgadan sakın❞

❝Halimi ne bilsin yadlar yabanlar
Ne için dizilmiş o çifte benler
Bülbül gibi gülde figan edenler
Benim gülden başka sevdigim mi var

Yaralıda ciğerlerim yaralı
Ben de sevdim o ceylanı maralı
Nazlı yar da hatırımı soralı
Benim ondan başka sevdigim mi var❞

❝(Kız)
Sevduğumun ismini
Yazın yüzük daşına
Tutuldum sevdaluğa
Neler geldi başıma

(Oğlan)
Ağaç kırıldi belden
Sevişırduk evelden
Bu gaybana sevdaluk
Yıkdi bizi temelden

(Kız)
Ha bu köyün içinde
Çam fidanı büyür mü
Sevduk biribirini
Bize yazuk deyil mi

(Oğlan)
Sevdaluk edeceğem
Sevda bilenlerilan
Başım belaya kaldi
Köyün güzellerilan

(Kız)
Oy benım nazli yarum
Taşa oturur taşa
Bu kaybana sevdaluk
Neler geturur başa

(Oğlan)
Kız gapunun önünde
Kara diktim üzümü
Alıp giderım seni
(Alıp gaçarım seni)
Sina benim sözümü

(Birlikte)
Seviştuğumuz yerler
Ahumuzdan kurusun
Alalım birbirini
Ellerin sözü dursun❞

❝Aşkın pervanesi döner serimde
Döndükçe od verir cana sevdiğim
Sevdan yüreğimde Kafdağı gibi
Deprenmiyor hiçbir yana sevdiğim

Ben senin derdinden oldum derbeder
Ne dizimde takat kaldı ne de fer
Gözlerin ayk oku kirpiğin hançer
Sevdan hedef tutmuş bana sevdiğim

Vurma aşk süngüsü akar al kanım
Ah u feryat ile çıkmaz mı canım
Ateşim yanıyor yoktur dumanım
Dolanırım yana yana sevdiğim

Yığılsa sarraflar bilmez kıymetin
Mağripten maşruka söylenir adın
Dostu bulmak kolay dost olmak çetin
Merhamet et şu ıhsan'a sevdiğim❞

❝Sevdiğim ant içip söz vermiş iken
Bilmem ki nedense küs kalmış bana
Sevda can evime köşk kurmuş iken
Habersiz göç etmiş yas kalmış bana

Vardım hanesine virana dönmüş
Bir tarafı uçmuş bir yanı yanmış
Kimseler kalmamış ocağı sönmüş
Tandırın başında is kalmış bana

Acı acı baktım kalan her şeye
Vesika aradım bulurum diye
Tek tesellim oldu gördüğüm rüya
Kulağım da çınlar ses kalmış bana

Hangi yana baksam, gariplik çökmüş
Sefil Selimi’ye dert sille çekmiş
Dost gittiği yere gözyaşı dökmüş
Elemli kederli his kalmış bana❞

❝Sevdiğim güzelden ayrı düşeli
Her an hatırıma nazlı yar gelir
Ben yastayım cümle alem neşeli
Ah ederim başa boran kar gelir

Ömrüm geldi geçti boşu boşuna
Bakmaz mısın iki gözüm yaşına
Bırakın çıkayım dağlar başına
Sokak çarşı pazar bana dar gelir

Yıllar boyu yar peşini güderim
Aşk peşine koşa koşa giderim
Garip bülbül gibi figan ederim
Gönül gülmez ona ahuzar gelir

Nere gitsem kader yine peşimde
Bir armağanım var nazlı eşimde
Gündüz hayalimde gece düşümde
Yar bağından bana ayva nar gelir

Bu fani dünyada murat alamam
Ayrı düştüm yare haber salamam
Yıllar boyu yarden ayrı kalamam
Ayrı yaşar isem bana ar gelir

Ömer derki derdi derde katarım
Bunca dertlerimi içe atarım
Hasta düştüm ıssız yerde yatarım
ınşallah sevgili yar duyar gelir❞

❝ınan ki gönülden severim seni
Sevdiğim gönülden yadetme beni
Seni bana vermiş Hazreti Gani
Sevdiğim gönülden yadetme beni

Aşk yeli ömrümü savurur ise
Hicran ateşiyle kavurur ise
Takdir beni senden ayırır ise
Sevdiğim gönülden yadetme beni

Gurbet ile gider belki gelmezem
Senden ayrılırsam yaşım silmezem
Korkaram dünyada murat almazam
Sevdiğim gönülden yadetme beni

Sen gülsün ben bülbül ederem zari
Yazık güllerini dereydim bari
Eğer terkedersem ben bu diyarı
Sevdiğim gönülden yadetme beni

Görmez misin Daimi'nin halini
Kimlere sildirem çeşmim selini
Özge yad ellere verme elini
Sevdiğim gönülden yadetme beni❞

❝Meyil verdim bir dilbere bağlandım
Kavli kararından geçmem sevdiğim
Dertli bülbül gibi ahuzar olsam
Sırrını ellere açmam sevdiğim

Aşkın ile gül benzimiz solarsa
Haktan bize ecel vakti olursa
Azrail gelip de canım alırsa
Sensiz bu dünyadan göçmem sevdiğim

Daimi de der ki eyleme inat
şu yıkık gönlümü gel eyle küşat
Senin zehrine ettim kanaat
Elden abu kevser içmem sevdiğim❞

❝Görüp beni ne çatarsın kaşını
Bileyim sevdiğim elemin nedir
Çeşmi giryanımdan akan yaşını
Sileyim sevdiğim elemin nedir

Girm'efendim aşıkların kanına
Varma kafir rakiplerin yanına
Hasretinle her dem aşk ummanına
Dalayım sevdiğim elemin nedir

Akan çeşmim yaşı hem döndü sele
Tiği gamzen dertli sinemiz dele
Ağladıkça ağlayıp güldükçe güle
Bilmeyim sevdiğim elemin nedir

Gedayi komadı sözünde noksan
Derdiment aşıkın haline baksan
Dilersen yolunda hak ile yeksen
Olayım sevdiğim elemin nedir❞

❝Salını salını gelir sevdiğim
Ne de ırast geldik yol yola karşı
Lisanı dür döker lebleri kiraz
Tatlı tanışalım dil dile karşı

Bülbülüm kekliğim öter kafesten
Dudu kumrumu aldırdım destten
Yüzükler yaptırmış kaşı elmastan
Kınalı parmaklar el ele karşı

Ak eline de kınalar yakdırmış
Kulağına elmas küpe takdırmış
Cevahir misali toplar döktürmüş
Mercanlı bilekler kol kola karşı

Karac'oğlan der ki ganidir Tanrı'm
Yardan ayrılmıyor bu cahıl gönlüm
Gerdanı bir karış püskürme benlim
Dökülmüş zülüfler tel tele karşı❞

❝Sallanı sallanı gelen sevdiğim
Söyle kömür gözlüm kimin yarisin
Kız senin derdinden derbeder oldum
Söyle dudu dillim kimin yarisin

Tuba kuşu gibi göğsü nakışlım
Koynu içi misk ü amber kokuşlum
Melaik sıfatlım melül bakışlım
Söyle ince bellim kimin yarisin

Kapında yayılır koyunla kuzu
Yerin çiçeğisin göğün yıldızı
Emrah bir gedadır sen beyin kızı
Söyle sırma tellim kimin yarisin❞

❝Ala gözlerini sevdiğim dilber
Yar senin ahdına durmaz mı sandın
Hatırın hoş olsun birin bin olsun
Senden alasını bulmaz mı sandın

Doğru gelenlere doğru varayım
Haldan bilenlere kurban olayım
Sen birin bulmuşsun ben de bulayım
Güzeller güzelin bulmaz mı sandın

Yavrunun yaylası sulaklı otlu
Söyle kömür gözlüm dilleri tatlı
Bir yanı ekinli bir yanı otlu
şu dünyada murat almaz mı sandın

Yavrunun gözleri benzer şahana
ısmi cismi gelmemiştir cihana
Uykusun gözüne etmiş bahana
Tek yatana sabah olmaz mı sandın

Karac'oğlan der ki böyle olmasın
Arada engeller murat almasın
Sana senden olmuş benden olmasın
Herkes ettiğini bulmaz mı sandın❞

❝Sürmelerin ne yakışmış gözüne
Boyasını çok sürmüşsün sevdiğim
Yel estikçe çarpar durur yüzüne
Tülbendini sık örmüşsün sevdiğim

Bir mektup salmışsın çiçekli güllü
Okudum üstünü isimsiz pullu
Gönülsüz olduğun yüzünden belli
Resiminde yan durmuşsun sevdiğim

Gulfani n’olacak böyle hallerin
Ahraz m’oldu hep konuşmaz dillerin
Sevip kokladığım gonca güllerin
Dallarını tez kırmışsın sevdiğim❞

❝Sevdiğim altın kadehten
ıçtikçe güzel olursun
Al rengini mah yüzüne
Saçtıkça güzel olursun

Boyun bir servi semender
Aşıka cevrin yamandır
Sevdiğim bilmem nedendir
Öptükçe güzel olursun

Padişahsın bil kendini
Esirge derdimendini
Çöz güzel göğsün bendini
Koçtukça güzel olursun

Padişahsan halime bak
Cümlemizi yaradan Hak
Behlü olmağa mani yok
Sardıkça güzel olursun

Karac'oğlan eydür eller
Açıldı laleler güller
Lablerinden akan ballar
Emdikçe güzel olursun❞

❝Sevdiğim arzımı demekçin sana
Bülbül söylediği dil gerek bana
şu bağrım kül oldu hep yana yana
Onu söndürmeğe sel gerek bana

Yandım yakıldım da ben ateşlere
Vardım da takıldım ben bir neştere
Delindi ciğerim kapandım yere
Ben kaldıracak el gerek bana

Haldan anlar isen haldaş olalım
Anasız babasız kardaş olalım
Gurbet gezdi isen yoldaş olalım
Ucu yar zülfünde yol gerek bana

Karac'oğlan eydür Bayburt illeri
Esip esip bize gelir yelleri
Burmalanmış yar yüzünün telleri
Ona bağlayacak gül gerek bana❞

❝Bir nazar eyledim hoş cemaline
Yaktın bu bağrımı nara sevdiğim
Kemiğim tarak et zülfün teline
Aklına getirip tara sevdiğim

Dostun bahçesine gül inmeyince
Açılmış goncalar derilmeyince
Yar elinen yaram sarılmayınca
Azar bu sinemde yara sevdiğim

Öz gönülden hiç yüzüme gülmezsen
Eller gibi hiç halımdan bilmezsen
Çaresiz derdime derman olmazsan
Bulunmaz derdime çare sevdiğim

Yandı bağrım yandı yar deyi deyi
Gönül yar istiyor yaram sar deyi
şurada bir Garip yarin var deyi
Hatırdan çıkarma ara sevdiğim❞

❝Sevdiğim cemalin çünkü göremem
Çıkmasın hayalin dil-i şeydadan
Hak-i paye çün ki yüzler süremem
Alayım peyamın bad-ı sabadan

Kebud-u çeşm birahm etti nigahın
Aşıkların göğe çıkardı ahın
Sordum gerdeninden zülf-ü siyahın
Bir haber vermedi aktan karadan

Sevdiğim bendene düşerse hizmet
Kapında kul olmak canıma minnet
Göre idim sende buy-ü mahabbet
ıstediğim budur sen bivefadan

Nedima hüsnüne olmuştur aşık
Öyle bir aşık ki kavlinde sadık
Kereme ne kadar değilse layık
Ar etmez efendim şehler gedadan❞

❝Daha yeni geldim köyden şehire
Başım döndü ayamadım sevdiğim
Kavuşmamız alışkandır tehire
Bilki sana doyamadım sevdiğim

Kirpiklerin bağrım deldi içerden
Gözlerin gözüme güldü içerden
Ayrılırken öpmek geldi içimden
Utancımdan diyemedim sevdiğim

Mecnun oldum leylam hep aklım sende
Hasretlik dert çile gam yükü bende
Alem güler oynar kendi keyfinde
Ben herkese uyamadım sevdiğim

Bu hasretlik bitsin diye dua ederim
şahballı’yım sazın göğsün döverim
Seni canımdan daha fazla severim
Kandırıp göz boyamadım sevdiğim❞

❝Sevdiğim derdinden Mecnun olmuşum
Dil ü canım sana yerelden beri
Günden güne hazan gibi solmuşum
Mübarek cemalin görelden beri

Yüzün gördüm aklım oldu perişan
Aşkın yeder beni keşan ber keşan
Kirpiğin okuna sinemdir nişan
Ebruların keman kuraldan beri

Gün bu gündür geçen günler anılmaz
Aşık olan aşk yolunda yanılmaz
Sinem üzre yaralarım onulmaz
Tir-i müjganına erelden beri

Dün ü gün ağlarım gülemez oldum
Gözlerimin yaşın silemez oldum
Yitirdim aklımı bulamaz oldum
Aşkın vücuduma girelden beri

Bihamdillah serden duman ref'oldu
Yar katında küstahlığım affoldu
Üsküdari der kasavet def'oldu
Yarim hatırımı soraldan beri❞

❝Gayrı görünme gözüme (Le le sevdiğim)
Ben seni kalbimden sildim (Le le sultanım)
Kulak ver dinle sözümü
Ben seni kalbimden sildim

Le le sevdiğim
Le le sultanım
Le le nazlı yar

ıpek hep sana inandı (Le le sevdiğim)
O sahte sözlere kandı (Le le sultanım)
Ancak bu kadar dayandı
Ben seni kalbimden sildim

Le le sevdiğim
Le le sultanım
Le le nazlı yar❞

❝Sevdiğim geçiyor gençlik çağlarım
Perişan olmuşum gör beni beni
Bahara ererken karlı dağımız
Nazların bin derde kor beni beni

Yıllarca dil döktüm dilden bilmezsin
Ne kadar zalimsin halden bilmezsin
Yandım ateşine külden bilmezsin
Düşünüp hayıra yor beni beni

Diyar diyar gezdim hep seni andım
Gurbet çeşmesinde kahrınla yandım
Vallahi billahi candan usandım
Gel tutma herkesle bir beni beni

Bu bahar eyyamı servi boylu yar
Uyandı yaylalar uyandı dağlar
Bu mevsim herkesin bir sevdiği var
Unutma gül yüzlü yar beni beni❞

❝Gönül sarayımı bir ateş aldı
Dumanı başımdan tüttü sevdiğim
Aşkın dalgaları teknemi deldi
Sevda denizinde battı sevdiğim

Duydum ki gönlünü vermişsin yada
Daha zulüm var mı bundan ziyade
ışte gidiyorum bana elveda
Bütün ümitlerim yitti sevdiğim

Gayrı beni ara gözün yaşında
Gündüz hayalinde gece düşünde
Gelirsen okursun mezar taşımda
Kaçıran dünyadan gitti sevdiğim❞

❝Gül yüzünü görüp divane oldum
Beni mahzun etti sevdan sevdiğim
Cemalin şemsine pervane oldum
Salarım kendimi nara sevdiğim

Nazar kıl aşkına ömrümün varı
Sinemin zalımına melhem ol gayrı
Gel Kerem et bana lütfeyle bari
Sensin her derdime deva sevdiğim

Sen saçı Leyla'ya olmuşum Mecnun
Görmedim sen gibi bir güzel toygun
Bu Emrah kulunu eyleme mahzun
Razı olmaz buna Huda sevdiğim❞

❝Sevdiğim gurbette yeter yad oldum
Gözlerim kan ağlar dilim dad eyler
Küçücükken gözüm açıp gördüğüm
Bana senden gayrı kim imdad eyler

Ben de bilmem ne diyardan olduğum
Hasretinden sararıp da solduğum
El bağlayıp divanına durduğum
Ne öldürür beni ne azad eyler

Açılmadı şu dağların lalesin
Yıktın viran ettin ömrüm kalesin
Emrah eder çok çekmişim belasın
Beni koymuş yad elleri şad eyler❞

❝Sevdiğim kız gelin olmuş
Benim değil elin olmuş
Beyaz gelinlik içinde
Giderken hep ağlıyormuş

Gitti yarim gelmez geri
Bu sevda öldürür beni
Muradına ermesinler
Yardan ayıranlar beni

Yazımız böyle yazılmış
Alın yazımız karaymış
Gelmez olaydık dünyaya
Kaderde ayrılık varmış

Gitti yarim gelmez geri
Bu sevda öldürür beni
Muradına ermesinler
Yardan ayıranlar beni❞

❝şafaklar atsa da doğsa da güneş
Bahtın yolu açılmıyor sevdiğim
Beklemek de ateş vuslat da ateş
Bu yanıştan kaçılmıyor sevdiğim

Her deminde gönül seni soruyor
Çilenin üstüne hayal kuruyor
Duygu yürüyünce fikir duruyor
Kara aktan seçilmiyor sevdiğim

Arzu tazelenir rüzgar esende
Esiyor bir rüzgar beklemesen de
Öyle bir sevda ki geçtim desen de
Geçilmiyor geçilmiyor sevdiğim❞

❝Sevdi(ğ)im seher yeli kokun getirir
Al güllere misal top yanakların
Aşıkın gönlüne nice gam verir
Dermansız hastaya hap yanakların

Karaman'dan nazlı yarim Konya'dan
Geldik de ne bulduk yalan dünyadan
O ak kollarını dola boynumdan
Leblerime yoldaş yap yanakların

Karac'oğlan Mevlam visal vermesin
şu gözlerim gördü turunç memesin
Gönül ister yar şeftalin dermesin
Eydür bana yarin öp yanakların❞

❝Sevdiğim sendedir mayanın hası
Bağrımı deliyor çanının sesi
Her sabah her seher göçün arkası
Ağaları beyleri arzular gider

Ulam ulam olmuş yatar yazılar
Ceylan kovar gök boncuklu tazılar
Burnu hırızmalı çepkenli kızlar
Hanı yaylam der de arzular gider

Havayı da deli gönül havayı
Alıcı kuş yüksek yapar yuvayı
Türkmen kızı katarlamış mayayı
Hanı yaylam der de arzular gider

Karac'oğlan der ki yürekte derdim
Güzeli medhetmek dilime virdim
Sultan Hanım derler yardan ayrıldım
Yürektedir yaram der sızılar gider❞

❝Sevdiğim senin yüzünden
Neler gelecek başıma
Sunam seni çok severim
Her gece giren düşüme

Dostumu eller alacak
Yarimi yadlar saracak
Yakında gelin olacak
Bakın gözümün yaşına

Giderim gayrı göremem
Yüzün görmezsem duramam
Seni yadlara veremem
Ağu katmam ben aşına

Karac'oğlan bu olamaz
Yardan ayrılan gülemez
Elimden kimse alamaz
Eğer düşersen peşime❞

❝Seni sevdim bir gül gibi vay vay
Sarardı benzim kül gibi vay vay
Ortada koydun el gibi vay vay vay
Sevdiğime pişman ettin vay vay vay vay

Elim kollarım bağlandı vay vay
Bıçak kemiğe dayandı vay vay
Demek sevdan bir yalandı vay vay vay
Sevdiğime pişman ettin vay vay vay vay

Saçlarıma aklar doldu vay vay
Deli gönül uslanmadı vay vay
Gitti kötüye bağlandı vay vay vay
Sevdiğime pişman ettin vay vay vay vay

Elim kollarım bağlandı vay vay
Bıçak kemiğe dayandı vay vay
Demek sevdan bir yalandı vay vay vay
Sevdiğime pişman ettin vay vay vay vay❞

❝Haberini aldım nazlı yarimin
Herkeslerden beni sormuş sevdiğim
Farkına mı varmış gönül yaremin
Aklını fikrini yormuş sevdiğim

Hasret koydu bizi ellerin yurdu
Gurbet aramızda dağ gibi durdu
Ayrılsak da seni sorarım derdi
Bak yine sözünde durmuş sevdiğim

Çeke çeke çilesini doldurmuş
O gül yüzlü gül benzini soldurmuş
Başından saç ağzından diş aldırmış
Sebebe intizar vermiş sevdiğim

Kaderime boyun büker pusarım
Gece ağlasam da gündüz susarım
şu zamana her kinimi kusarım
Hilesini bize kurmuş sevdiğim

Beni gören herkes mutlu sanıyor
Deli gönül yaralanmış kanıyor
Bilmezler ki içim dışım yanıyor
Sevenin yüreği kormuş sevdiğim

Ne bilirdim nerden bilebilirdim
Öl deseydi inan ölebilirdim
Düşüp peşi sıra gelebilirdim
Amma yad ellere varmış sevdiğim❞

❝Çok zamandır ne mektup var ne haber
Yadına düştükçe ara sevdiğim
Her zaman seninle olsak beraber
Mutluluk getirmez para sevdiğim

Vereme dönüştü bendeki merak
ıstesem gelemem yollarım ırak
Yüzümü ayna yap dişimi tarak
Bozulmuş saçların tara sevdiğim

Özeri derdini ele bildirmez
Hasta düştüm kimse tutup kaldırmaz
Aşk insanı inletir de öldürmez
ılla bu derdime çare sevdiğim❞

❝Ala gözlerini sevdiğim dilber
Dünya başıma dar oldu da tez gel
Garip bülbül gibi artıyor ahım
Göğsünde din iman var ise tez gel

Has bahçadan dersem gonca gülünü
Neyleyem har almış sağ-u solunu
Hayli demdir bekliyorum yolunu
Kalmadı takatım amanın tez gel

Cemalin karşımdan gitmez her zaman
Düşünüp derdimi edeyim beyan
Gönüller eğleyen bir kaşı keman
Kaşları kemanım amanın tez gel

Karac'oğlan der ki perişan halim
Nice bir çekeyim bu aşkın yayın
Gayrı insafa gel lebleri balım
şu benim derdime dermanım tez gel❞

❝Unutma sevdiğim sakın unutma
Mahşerle birleştik kalbim unutma
Çile çekip yansam bu can farketmez
Sevgiyi hak bildik sakın unutma

Merkezim insandır sevgi tek dinim
Yolumdan dönersem tutulsun dilim
Hak muhammet ali şahit sevdigim
Sevgim sevginledir sakın unutma

Yusuf’um uçardı kartal misali
Gören göze kurban gördün bu hali
Sevgi yumagında açmış cemali
Açan gül kendidir sakın unutma❞

❝Uğruna öldüğüm canım sevdiğim
Hergün sormasaydım deli olurdum
Peşine koştuğum kendim yorduğum
Bir an görmeseydim deli olurdum

Ona can demiştim candan içeri
Damarıma giren kandan içeri
Günüm onla geçti günden içeri
Bir gün varmasaydım deli olurdum

Kul Kevseri zehir oldu yemekler
Ne söylesem kalmadı ki demekler
Boşa gitti verdiğimiz emekler
Canım vermeseydim deli olurdum❞

❝Uyuklama Sevduğumda Ruya Görurusun Ruya
şeker Olsam Da Düşsam Da Yarun ıçtuğu Suya

Sabahtan Kalktum Baktum Da Hoca Ezan Okuyi
Kimse De Bulamadum Da Yarda Olan Kokuyi

Elumde Sari Enam Da Kocagarilar Anam
Gelinler Kızkardaşım Da Kızlara Dayanamam❞

❝Ak gerdanda nokta nokta ben olam
Sen kovan ol ben petekte bal olam
Beyaz saçlarında siyah tel olam
Tararken kopartma beni sevdiğim

Kumaş olam ellerinle biç beni
ıçkin olam yudum yudum iç beni
Mektup olam beyaz zarftan aç beni
Okumadan yırtma beni sevdiğim

Tülbendinde oya olam pul olam
Kabul eyle ben kapında kul olam
Dosta giden uzun ince yol olam
Yorulup terketme beni sevdiğim❞

❝Ala gözlerini sevdiğim dilber
Ben gidersem sizin olsun buralar
Ah ettikçe kara bağrım sızılar
Merhem almaz sinemdeki yaralar

şahan küçük ele vermez avını
Sen erittin yüreğimin yağını
Sara idim dostun usul boyunu
ısterkine kollarımı kıralar

Geçemiyom o dostumun nazından
Yiğit olan dönmez imiş sözünden
Öpe idim yanağından yüzünden
ısterkine bu ellerden süreler

Aşık Osman der ki halimiz nice
Üstümüz genişçe bir uçtan bir uca
Alıp dostu sara idim bir gece
ısterkine boynumu da vuralar

***

Cahit Öztelli "Karaca Oğlan - Bütün şiirleri" adlı
kitabında şiiri şu şekilde aktarmaktadır (s.206-207)


Ala gözlerini sevdiğim dilber
Gidiyorum sizin olsun buralar
Ah ettikçe kara bağrım ezilir
Merhem almaz sinemdeki yaralar

şahin küçük amma vermez avını
Sen erittin yüreğimin yağını
Sara idim dostum usul boyunu
ıster ise kollarımı kıralar

Yanarım ataşım serimden gitse
O dostun bağında bülbüller ötse
Padişah emretmez Allah emretse
Her güzeli sevdiğine vereler

Karac'oğlan der ki halimiz nice
Ünümüz gitti de üceden üce
O dostu saraydım bari bu gece
ıster ise boyuncuğum vuralar❞

❝Vay gözünü sevdiğimin dünyası
Dokunsalar ağlar oldum bugünler
Yüreğimde bir zalımın yarası
Yaralarım bağlar oldum bugünler

Derdim yüzler aştı yarim bir iken
Yüreğimde yar ateşi var iken
Garip garip bir köşede dururken
Dertli dertli söyler oldum bugünler

Böyle miydi benim sana dileğim
Sen gel de ki ardın sıra geleyim
Akarsu'yum ben her zaman böyleyim
Yare doğru çağlar oldum bugünler❞

❝Sevdiğimden bir kem haber işittim
Vay benim başıma yine mi vah vah
ılahi rakibin gözü kör olsun
Acep kim öğretti sunamı vah vah

Güzellere benim gibi tacir yok
Ne yaman mihnette kaldım fecir yok
Bana benim gibi candan acır yok
Yıktım harap ettim hanemi vah vah

Gahi hasta oldum gahi yaralı
Gahi ak giyindim gahi karalı
Bir ahu gözlüye meyil vereli
Yıktım kül eyledim sinemi vah vah

Bilmem ne günahım kabahatimde
Bir amel bulunmaz tabiatımda
On iki yaşımda sebavetimde
Yitirdim pederi anamı vah vah

Ruhsati rakipler bu sene zalim
Sana senden oldu bu kadar zulüm
ısmini demeye varmıyor dilim
Vermedi düşmanlar dönemi vah vah❞

❝Sevdiğimden bir kem haber işittim
Vay benim başıma yine mi vah vah
ılahi rakibin gözü kör olsun
Acep kim öğretti sunamı vah vah

Güzellere benim gibi tacir yok
Ne yaman zulmette(1) kaldım fecir yok
Bana benim gibi candan acır yok
Yıktım harap ettim hanemi vah vah

Gahi hasta oldum gahi yaralı
Gahi ak giyindim gahi karalı
Bir ahu gözlüye meyil(2) vereli
Yaktım(3) kül eyledim sinemi vah vah

Bilmem ne günahım kabahatim de
Bir emel bulunmaz tabiatımda
On iki yaşında(4) sabavetimde
Yitirdim pederi anamı vah vah

Ruhsati rakipler bu sene zalim
Sana senden oldu bu kadar zulüm
ısmini demeye varmıyor(5) dilim
Vermedi düşmanlar(6) Döne'mi vah vah❞

❝Ala gözlerini sevdiğim dilber
Sana bir tenhada sözüm var benim
Kumaş yüküm dost köyüne çezildi
Bir zülfü siyaha nazım var benim

Ak ellere al kınalar yakınır
Ala göze siyah sürme çekinir
Dostu olan dost yoluna bakınır
Dosta giden yolda izim var benim

Yiğit olan gizli sırrın bildirmez
Güzel olan gülbenzini soldurmaz
Her olur olmaza meyil aldırmaz
Bir şahin avlar da bazım var benim

Karac'oğlan der ki konanlar göçmez
Bu ayrılık bizlen arasın açmaz
Bir kötü gönlüm var güzelden geçmez
Ne güzele doymaz gözüm var benim❞

❝Oturup derdimi dinlersin sandım
Baharı andıran gözlere yandım
Sevdalanıp tatlı diline kandım
Meğer vefa yokmuş sende sevdiğim

Kerem gibi yıktın güzelim beni
Mevla'm güldürmesin gayrı yar seni
Sevmez Huda aşık gönlü deleni
Meğer hayır yokmuş sende sevdiğim

Zindan olsun Erciş gülmesin yüzün
Eksik olmasın yar gönlünden hüzün
Kör olsun yalandan da yalan gözün
Meğer sevda yokmuş sende sevdiğim

Aşık Mecnur yazın mezar taşına
Kurban olam yarin kalem kaşına
Garip aşık neler geldi başına
Meğer iman yokmuş sende sevdiğim❞

❝Yıldız mısın a sevdiğim her şafakta doğarsın
Melek misin a sevdiğim yeşil donlar giyersin
Garip olanların a sevdiğim duruşundan bell'olur
Garip olanlar gibi a sevdiğim neden boynun bükersin

Sabah ezanları a sevdiğim erken okunur
Ezanın sesleri de a sevdiğim yüreğime dokunur
Benim sevdiğim ak göğsüne gonca güller takınır
Takındığın güllerin goncası a sevdiğim ben olayım❞

❝Yaz geldi sevdiğim yine yaz geldi
Aç göğsünün düğmesini yaz geldi

Aç göğsünün düğmesini
Sürmeli gözüne kurban

Ey sevdiğim ben canımı verirdim
Bir öpücük verdin bana az geldi

Bir öpücük verdin bana
Yar kaşı gözüne kurban

Dış kapının sürmesini sürdün mü
Gelin oldun olalı gün gördün mü

Gelin oldun yaktın beni
Sürmeli gözüne kurban

Dünyayı kalbura koysan elesen
Böyle bahtı karalıyı gördün mü

Ben bir bahtı karalıyam
Yar kaşı gözüne kurban❞

❝ısmini sevdiğim saadetli dostum
Özüm senin ile bir değil midir
Bu aşkın elinden yandım kül oldum
Beni Mecnun eden yar değil midir
(Yar değil midir)

Her andıkça aşkın beni coşurur
Dalgaların gelir başdan aşırır
Tuzak kurmuş aşığını düşürür
Siyah ebrulerin yay değil midir
(Yay değil midir)

Velim der ki hayran oldum bakmadan
Kaşların hükmeder canım yakmadan
Böyle dostun hasretini çekmeden
Ölümde bir yandan kar değil midir
(Kar değil midir)❞

❝ıntizar eylerem sevdigim sene
Hastalara şan veresen sevdigim
Onbir ay yatasan bir yan üstüne
Onikide can veresen sevdigim

Yata yata yan etlerin çürüsün
Ağzından burnundan hicran yürüsün
Çıkmasın can boğazında kurusun
Hastalara şan veresen sevdigim

Kabire söylerem kabir koymasın
Yılana söylerem gözlerin oysun
Nekir-i Münkerler cezalar versin
Canın Cehennemde yansın sevdigim❞

❝Yüzünü sevdiğim seyrana çıkmış
Salınıp gezdiğin yerler ah çeker
Çiçekler selamda boynunu eğmiş
Sallanır selviler güller ah çeker
Salınır seviler ömrüm güller ah çeker

Gözlerin kapatmış Kars'ı Sivas'ı
Edirne ıstanbul zilfin pahası
Giyinmiş kuşanmış hasların hası
Giyinmiş yeşili allar ah çeker
Geyinmiş yeşili ömrüm allar ah çeker

Menendin bulunmaz gürcü revanda
şam'ı Diyarbekir Haleb'i Van'da
Ağalar el pençe beyler divanda
Geda gibi nice canlar ah çeker
Geda gibi nice ömrüm canlar ah çeker❞

❝Sevdiğimden ayrı gurbet ellerde
Ağlıyorum dünya dar deyi deyi
Ahım kaldı o tomurcuk güllerde
Ötüyorum ah u zar deyi deyi

Hasretinden durmaz içim kanıyor
Herkes beni Mecnun olmuş sanıyor
Kerem oldum her tarafım yanıyor
Yetiş imdadıma kar deyi deyi

Kaderim ne zaman bana gülecek
Akan gözyaşımı kimler silecek
Gül Ahmet'im bu genç yaşta ölecek
Gece gündüz ağlar yar deyi deyi❞

❝Ey benim zalim sevdiğim
Yandırdın beni yandırdın
Yıllarca koştum peşinde
Kandırdın beni kandırdın

Sevgiyle yanan kalbimi
Söndürdün beni söndürdün
Mecnun etti şu çöllere
Gönderdin beni gönderdin

Kul Kevseri'yi çark gibi
Dönderdin beni dönderdin
Yüksekteydim aşağıya
ındirdin beni indirdin❞

❝Yine hayalime düştü sevdiğim
Di gel yollarına kurban olduğum
Esirim elimden tutanım yoktur
Sen tut ellerine kurban olduğum

Kaş kirpik hüsnüne vermiş ürüşan
Mah yüzünde biri şöhret biri şan
Olmuşam zülfünden beter perişan
Etme tellerine kurban olduğum

Her daim pervane başımda belana
Oldu hikayetim tutiya kelam
Esen rüzgarlarla yine bir selam
Söyle dillerine kurban olduğum

Korktum har danesi konmuş gülşene
Hökme geldi can kafesten boşana
Kudret kaleminden nokta nişane
Hayal hallerine kurban olduğum

Kanlı göz yaşımı kattım terime
Aklım agah olmaz hayır serime
Dokundu sevdası garip serime
Esen yellerine kurban olduğum

Dört harften dizilmiş o güzel ismin
Değer bu alemi kıymette kısmın
Yakışır ziynete o nazik cismin
Giyin şallarına kurban olduğum

Yaram can içinde çetin çareler
Göremez tabipler merhem saralar
Sel oldu hicranım ağlar yaralar
Vurma kollarına kurban olduğum

Hıfzı'yım aşkından yanmışım külüm
Soldur yanağında ben bir sümbülüm
Korkma har değilim şeyda bülbülüm
Açıl güllerine kurban olduğum

Dost bağından elma gibi al beni
Yahut kes elinle dal be dal beni
Saçın gibi ak gerdana sal beni
Uyan gözlerine kurban olduğum

Kirpiğinle ok atarsın zalim yar
Sen derdime dert katarsın zalim yar
Ben yanarım sen yatarsın zalim yar
Uyan gözlerine kurban olduğum

şaşkın Hıfzı kendisini bilmez mi
Ağlar ağlar göz yaşını silmez mi
Sevdamı serimden alsan olmaz mı
Uyan gözlerine kurban olduğum❞

❝Sevdiğim yar bana göndermiş name
Rüzgar dokunmamış dal ister benden
Bir lezzet olmasın onun tadında
Hiç arı görmemiş bal ister benden

Ne bir çiçeğim var ne de bir bağım
Ne bir sedirim var ne de konağım
Ne bir yuvam vardır ne de otağım
Al kuşam içinden şal ister benden

Kaşları kemandır kirpiği oktur
Feleğe karşılık oyunum yoktur
Bir kuzu bulamam koyunum yoktur
Yine de bir sürü mal ister benden

Ben bu gidişilen nereye varam
Derman bulabilmem yaramı saram
Ne bir çölüm vardır ne bir sahram
Yine yüce dağdan yol ister benden

Bu fani dünyada çoktur zararım
Ne bir kazancım var ne de bir karım
Ne bir ağacım var ne de yaprağım
Yazın kışın solmaz gül ister benden

Çobanoğlu'yum ben iz bulabilmem
Kışın çok ararım yaz bulabilmem
ınsanlarda doğru söz bulabilmem
Yalan söylemeyen dil ister benden❞

❝Ey nazlı sevdiğim mestane gözlüm
Ne müşkül haldeyim bil insaf eyle
şahin kırdı kanadımı kolumu
Bunaldım çöllerde gel insaf eyle

Bu aşkın ateşi gizli tendedir
Damardadır iliktedir kandadır
Derdin bende ise derman sendedir
Elimi eline al insaf eyle

Doldurmuş testiye yayla suyunu
Selviler kıskanır usul boyunu
Türkmen misin öğreneyim soyunu
Çatma kaşlarını gül insaf eyle

Hoş geliyor bana sitemin nazın
Mest ediyor beni bülbül avazın
Geçmeden baharın bitmeden yazın
Dili süt dudağı bal insaf eyle

Mor zülüfün ak gerdana düşmesi
Daimi'nin sinesini deşmesi
Sensin aşıkların hayat çeşmesi
Ak biraz kalbime dol insaf eyle❞

❝Ala gözlerini sevdiğim dilber
Kokuya benzettim güller içinde
ınceciktir belin hilaldır kaşın
Selviye benzettim dallar içinde

Benim dostum gelişinden bellidir
Ak elleri deste deste güllüdür
Güzel seven yiğitler de bellidir
Melil mahsun gezer iller içinde

Karşımızdan gelen acep yar m'ola
Benim gibi yaralanmış zar m'ola
Benim sevdiceğim güzel var m'ola
Hakk'ın yarattığı kullar içinde

Karacaoğlan söyler biz de varalım
Kelpler rakip olmuş biz de görelim
Halin hatırını anın soralım
Götürüp giderler sallar içinde❞

❝Ala gözlerini sevdiğim dilber
Söyle güzellerin mahı isen de
ındirer seni yüksek havadan
Gözleri dumanlı kuğu isen de

Oğlan senin bu sözüne küserim
Alırım zülfüm teline asarım
Küffar kalesinde ben de hisarım
Gelemem üstüme Ali isen de

Gürzünen vurur kız kalen yıkarım
Yıkarım da kemiklerin sökerim
Üstüne de yüksek köprü yaparım
Geçerim Tuna'nın seli isen de

Oğlan seni babam duyar öldürür
Beyden evvel padişaha bildirir
En sonunda yapracını soldurur
Mevlanın sevgili kulu isen de

Binerim atıma ben de aşarım
Aşarım da karlı dağlar eşerim
Ahdım olsun seni alır boşarım
On iki padişah kızı isen de

Oğlan seni çaldırmışım kaleme
Dayanaman firkatime belama
Rüsvay etme beni halka aleme
Sarılırım gel oğlan del(i) isen de

Karac'oğlan der ki nasıl bağ imiş
Üst yanımız karlı karlı dağ imiş
Yokladım öteni öten yoğ imiş
Kız alamam seni huri isen de❞

❝Çiçek çiçek açıp ağaçlarımda
Yaprak yaprak dalda solan sevdiğim
Damla damla akıp göz uçlarımda
Derya derya kalbe dolan sevdiğim

Bazen bir alevsin avuçlarımda
Bazen bir menekşe yamaçlarımda
Bazen bir rüzgarsın kır saçlarımda
Tutam tutam başım yolan sevdiğim

Bir zaman ömrümüz yazdı bahardı
Ne bülbül ah eder ne gül ağlardı
Dört mevsim kalplerde bir aşk yanardı
şimdi bir külleri kalan sevdiğim

Kalmadı içimde sevgiye bir yer
ışkenceye döndü saatler günler
Yüreğim bir mezar sığmaz ölüler
Sonsuz acılara salan sevdiğim

Benimdir çileler bu ayrılıklar
Dinmeyen gözyaşı bu hıçkırıklar
ıçimde bin özlem bin kahır var
Anladım bu dünya yalan sevdiğim❞

❝(aman) Yola gel garibim (sevdiğim)
Amman aman yola gel yola
O pamuk ellerin amman aman boynuma dola
Dilerim Allah'tan amman aman gül benzin sola
Oy beni beni kar yağdı başıma
Oy beni beni doğurmaz olaydın
Ey ey anam sen beni

(aman) Yanarım yanarım amman aman
Tütünüm tütmez
Virane bahçede amman aman bülbüller ötmez
Yaram pek derindir amman aman
Melhem kar etmez
Oy beni beni kar yağdı başıma
Oy beni beni doğurmaz olaydın
Ey ey anam sen beni

(aman) Çok zaman bekledim
Amman aman köşe başını
Bağrıma koydular amman aman hasret taşını
Aktarır dönderir amman aman hilal kaşını
Oy beni beni kar yağdı başıma
Oy beni beni doğurmaz olaydın
Ey ey anam sen beni❞

❝Yola gel sevdiğim yola gel yola
O pamuk ellerin boynuma dola
Dileğim Allahtan gül benzin sola

(Bağlantı)
Uy beni beni
Kar yağdı başıma
Uy beni beni
Doğurmaz olaydın
Anam sen beni

Yanarım yanarım tütünüm tütmez
Virane bahçede bülbüller ötmez
Yaram yürektedir melhem kar etmez

Bağlantı❞

❝Zibadır sevdiğim kadd-ü kametin
Nice vasfedeyin civanım seni
Beni Mecnun etti çeşm-i afetin
Leyla'ya benzettim a canım seni

Kaşların kemandır, müjganın oktur
Arz-ı halin çeker müşterin çoktur
Dünyayı verseler gönlümde yoktur
Vermezen ey hüsn-i fettanım seni

Erbabı aşıkım ey dil güvendim
Hasretinle yandım canım efendim
Hakikat eyle gel sen de levendim
Gönlümün tahtında sultatım seni

Hatadan saklasın ıslam'ı Allah
Münacat'ım budur Ulu Subhan'a
Gelip geçer ömrümüzün kervanı
Bir gün de Azrail sunar bu cana

Dinleyin kelamı ahbab-ü yaran
Bakındi kalmadı Mühr-i Süleyman
Azrail bu canı aldığı zaman
Götürürler anı mezaristana

Ne ettiyse bulur anın içinde
Fayda yoktur asla anın içinde
ımam talkın verir başı ucunda
Ol vakitte mevta kalkıp uyana❞

❝Ela gözlerini sevdiğim dilber
Ben güzel görmedim senden ziyade
Bilmem melek misin gökten mi indin
Ben melek görmedim senden ziyade

Kara bağrım ezik ne salınırsın
Cevahir pas tutmaz ne silinirsin
Baktıkça gözüme hoş görünürsün
Bugün güzelliğin dünden ziyade❞

❝Ala gözlerini sevdiğim dilber
şirin kelamına yürek doyar mı
Ben bir divaneyim bir şey bilmezim
Güzel olmayanı gönül sever mi

Döşendim toprağa yaslandım taşı
Gözümden akıttım kan ile yaşı
Seni can-ü gönülden sevmeyen kişi
Geçer de karşında boyun eğer mi

Uzaktan özendim görmeye geldim
Cemalin gördüm de divane oldum
ımanın yok mu işte ben öldüm
ımanı olan aşıkın kıyar mı

Karacaoğlan der inan sözüme
Çifte benler dizilmiş mah yüzüne
Yavrum senin dürlü dürlü nazına
Can sabreder amma yürek duyar mı❞

Gözlerinden yaşlar akıyor gibi
Yüreğini birşey yakıyor gibi
Sevdası uzakta olur kuşların
Dalıp derinlere bakıyor gibi

Ağlıyormusun ağlıyormusun
Sen sevdiğim yar beni anlıyormusun

Savrulup gidenler dönecek birgün
Doğacak güneşler bitecek sürgün
O güzel yüreğin neden hep üzgün
Bakışların benden kaçıyor gibi

Ağlıyormusun ağlıyormusun
Sen sevdiğim yar beni anlıyormusun

Bilmediğin birşey seni yakıyor
Sel olup gözüne neden akıyor
Bu yüreğm yandı hasret tütüyor
Gözlerinde isyan kokuyor gibi

Ağlıyormusun ağlıyormusun
Sen sevdiğim yar beni anlıyormusun

Söz ve Müzük: Yusuf Özcan


Ah ala gözlerini sevdiğim dilber
Sen bu gülü kime sundun evvele
Kirpiklerin kan almaya kasteder
Kaşı karam uçlarını eyele

Şol yüce dağlardan çevrindim indim
Emreyle çözülsün göğsündeki bendim
Selam eylen yara tamam ben geldim
Ağlamasın kına yaksın ağ ele

Evvelden beri de hubluğun zaman
Karadır kaşların gözlerin keman
Ak göğsün üstünde ben duman duman
Aklım alan bir gözleri göğ ala

Avlatırlar yavru şahin doğanın
Alıp avın gökyüzüne tüğenin
Ağzına bak tavuskuşu sevenin
Şahan gerek pençe vurup av ala

Pınara varmadan doldurdu suyu
Açıktır gerdanı usuldur boyu
Varmasın gücüne hey kabadayı
Şu karşında duran senin nen ola

Öksüz Ali'm müşkülünde halında
Koca karı gıybetinde koğunda
Sultan Kırşehri'nde müşür evinde
Hamzediyor kör yapalak göğele

***

Son kıtayı; Béla Bartók, Ahmed Adnan Saygun,
Ulvi Cemal Erkin ve Necil Kazım Akses,
23 Kasım 1936'da Osmaniye'nin Çardak
köyünden Ömer oğlu Ali Biçer'den şu
şekilde derlemişlerdir (Béla Bartók's Folk
Music Research in Turkey, Ahmed Adnan Saygun,
Budapeşte, 1976, s. 393, 400):

Oksüz Alim de av ediyor avında
Goca garı da gayretinde govunda
Sultandır şehrinde müşür evinde
Bugün gördüm bir gözleri göv ala


Ala gözlerini sevdiğim dilber
Gezer miydin yaran ile eşinen
Irak yerden kem habarın duyarsam
Döğünürüm kara bağrım taşınan

Dost yoluna verdim olan varımı
Taşa çaldım namusumu arımı
Kim ağlatmış benim nazlı yarımı
Top top olmuş kirpikleri yaşınan

Dinleyin ağalar hata işledim
Hayrı bıraktım da şerre başladım
Öpem derken al yanaktan dişledim
Kurt yiyip de çürüyesi dişinen

Mail oldum gözlerine doyamam
Ak gerdanda sıra benler sayamam
Tatlı olur ben canıma kıyamam
Ağı yedir kömür gözlüm aşınan

Karac'oğlan der ki nedip ne bilmez
Gizli habarını yad eller bilmez
Ekmek ile tatlı cana kıyılmaz
Bir gün ağı yedir dostum aşınan


Ala gözlerini sevdiğim dilber
İbrişim atkının telinden misin
Kadir Mevla'm seni öğmüş yaratmış
Cennet-i alanın nurundan mısın

Hublar gibi gözlerini süzersin
Siyah zülfü ak gerdana düzersin
Kargı kamış gibi durmaz uzarsın
Cennetin selvinden dalından mısın

Görenin aklını ediyor talan
Hatıp dilim daim okuyor Kur'an
Seni hub yaratmış Hazret-i Mennan
Yusuf-i Kenan'ın belinden misin

Melül mahzun dört yanına bakarsın
Nice canlar ataşına yakarsın
Yel estikçe burcu burcu kokarsın
Yaz bahar ayının gülünden misin

Karac'oğlan derdim artar gün günü
Şu dünyada bulamadım dengimi
İçerimden hiç çıkmıyor yangını
Yoğısa cehennem narından mısın


Ala gözlerini sevdiğim dilber
Şadedip elleri gülmeseneydin
Muhabbettir güzelliğin nişanı
Bakıp uğrun uğrun gülmeseneydin

Dilber senin ile yiyip içtiğim
El atıp da düğmelerin çözdüğüm
Fayda etmez şimden sonra kaçtığın
Soyunup koynuma girmeseneydin

Kırmızı güllerin dalları yerde
Sen uğrattın beni onulmaz derde
Ben kendi halimde gezdiğim yerde
Getirip bergüzar vermeseneydin

Karac'oğlan der ki cana mı kasdın
Sallanma sevdiğim bağrıma basdın
Güzel olanları severler dostum
Harcın değil güzel olmasanaydın


Ala gözlerini sevdiğim dilber
Niçin benden böyle şüphelenirsin
Bizlere gelince naz üstüne naz
İllere gelince cilvelenirsin

Kışlar arasında böyle yaz olmaz
Her şahinin avladığı baz olmaz
Eğer naz edersen böyle naz olmaz
O zaman darılıp öfkelenirsin

Karac'oğlan der ki boş yere yorma
Feleğe darılıp sen seni vurma
Vefasız dilberin kahrını çekme
Yazık gönül sana örselenirsin


Ala gözlerini sevdiğim dilber
Niçin benden ay yüzünü döndürdün
Yoksa hizmetinde kusur mu koydum
Niçin gül dalına harı kondurdun

Geyme dedim niçin geydin alları
Başıma getirdin türlü halleri
Koklamağa kıymadığım gülleri
Niçin verdin yad ellere soldurdun

Beri gel dedim de benden ıradın
Siyah zülfü mah yüzüne taradın
Sevmek değil imiş senin muradın
Niçin beni ataşına yandırdın

Karac'oğlan der ki aman sevdiğim
Yolumu kapladı duman sevdiğim
Vallahi yamansın yaman sevdiğim
Niçin beni yalan sözle kandırdın