Nuray Hafiftaş - Yaşar







Yorum Yaz

Yorumlar
5 - 5 - 0 yorum

Nuray Hafiftaş En Çok Dinlenen 10 Türküsü
Nuray Hafiftaş - Leyli Leyli
Nuray Hafiftaş - Sen Küçüksün
Nuray Hafiftaş - Ahu Gözlüm Tut Elimden
Nuray Hafiftaş - Doktor
Nuray Hafiftaş - Eyvah Gönül
Nuray Hafiftaş - Ay Doğar Ayazlanır
Nuray Hafiftaş - Böyle Giderim
Nuray Hafiftaş - Potpori
Nuray Hafiftaş - Cemil
Nuray Hafiftaş - Gözünü Toprak Doyursun

Etiketler : Nuray Hafiftaş, Yaşar, Nuray, Hafiftaş, Yaşar, Nuray Hafiftaş - Yaşar türkü indir, Nuray Hafiftaş - Yaşar türkü dinle, Nuray Hafiftaş türküleri, Yaşar türküsü dinle, Nuray Hafiftaş türkü dinle, Nuray Hafiftaş türkü sözleri, Yaşar sözleri, Nuray Hafiftaş mp3 dinle

❝Ben giderim oduna
Şahan derler adıma
Geleli üç ay oldu
Doyamadım tadına

Yalan mıydın Yaşar
Karakolda doğru söyler
Mahkemede şaşar

Mahkemenin yolunda
İstidası elinde
Kendi gidip adı var
Koca köyün dilinde

Yalan mıyım eller
Namımıza vardı geldi
Afiyon’a teller

Karşıdan gelen atlı
Altında kilim katlı
Anam babam sağ olsun
Hepisinden yar tatlı

Yalan mıyım işte
Ben yarimi görüyorum
Hayalimde düşte

Onyedi yarin yaşı
Karadır yarin kaşı
Üç senede sönmedi
Ciğerimin ateşi

Aldırdım eller
Burçağı mercimeği
Yoldurdum eller

Sarı yayımın bendi
Ne tez unuttun andı
Düşmanlar bile etmez
Bana ettiğin fendi

Yalan mıydın Yaşar
Karakolda doğru söyler
Mahkemede şaşar

Konakta duran kadı
Cemile gelsin dedi
Biz nasıl ayrılalım
Yaşlarımız onyedi

Yalan mıydın Yaşar
Karakolda doğru söyler
Mahkemede şaşar

Kınalı ellerine
İncecik bellerine
Pörnekliyi döküm ettin
Afiyon’un yollarına

Yalan mıydın Yaşar
Karakolda doğru söyler
Mahkemede şaşar❞

❝Gururlanıp yükseklerde uçarsın
Benden enginlere düşersin niye
Gerçeklerden adım adım kaçarsın
Yalanla dolanla coşarsın niye

Giden günler daha geriye gelmez
Dost olmayan dostun kıymetin bilmez
İnsan ölür ama insanlık ölmez
Boşuna dünyada yaşarsın niye

Telaşa düşsen de karın bellidir
Bey gibi yaşarsın terin bellidir
Göçüp gideceğin yerin bellidir
Servetin peşinden koşarsın niye

Malın mülkün paran çok idi senin
O kirli suratın ak idi senin
Hani bilmediğin yok idi senin
Yanılıp yollarda şaşarsın niye

Onguni ne olacak bu benim halim
Derdim söylemeye varmıyor dilim
Tabip değil idin sen be hey zalim
Baş tutan yaramı eşersin niye❞

❝İnsanca yaşarım insan olurum
Sevgi bana yeter kini neyleyim
Medenice yaşar uygar olurum
Yarına bakmayan günü neyleyim

İnsanlar kıymetim bilmezler niçin
Söylerim sözümden almazlar niçin
Sağ iken kapımı çalmazlar niçin
Ben gidince şöhret şanı neyleyim

Nehir olsam hep çöllere akarım
Ateş olsam cehaleti yakarım
Bir dost için milyon kahrı çekerim
Biri bana yeter bini neyleyim

Onguni der nerde hakkın yapısı
Kitlemişler açılmıyor kapısı
Alın gidin sizin olsun hepisi
Bir gönüle girem hanı neyleyim❞

❝Sabah oldu güneş doğdu
Coşar oldum coşar oldum
Yarim ile yuva kurdum
Yaşar oldum yaşar oldum

Aşka düştüm bakın hele
Bülbül oldum kondum dala
Sel oldum doldum bir göle
Taşar oldum taşar oldum

Hasret çektim nice yıllar
Herkes sevdiğini kollar
Açıldı önüme yollar
Koşar oldum koşar oldum

Esiyor seher yelleri
İniler sazın telleri
Onguni tüm engelleri
Aşar oldum aşar oldum❞

❝Duysun bizi bütün dünya
Şehitler hep ölmez yaşar
Biri gitse biri gelir
Şehitler hep ölmez yaşar

Vatan bekler askerimiz
Mehmetçiğiz her birimiz
Ülkeye kurban serimiz
Şehitler hep ölmez yaşar

Ağlar sızılar yanarız
Feryat ederiz döneriz
Biz onu öldü sanırız
Şehitler hep ölmez yaşar

Vurulunca akar kanı
Gül açılır dört bir yanı
Hak verdi hak alır canı
Şehitler hep ölmez yaşar

Onguni dost bağrın döver
Karanlığı baştan savar
Sağcı solcu vatansever
Şehitler hep ölmez yaşar❞

❝Hür dünyada şen yaşarız
Her daima hür Türkiye
Yurdumuz cennete benzer
Sana yağmış nur Türkiye

Kimsiye etmeyiz minnet
Kahramandı hep bu millet
Ata eyleyip emanet
Bu vatanı gör Türkiye

Küçük büyüğünü hoşlar
Bu millete hep alkışlar
Yardımcıdı üçler beşler
Bize malum sır Türkiye

Şevki der Türktür milletim
Şen Karsımız vilayetim
Hamt olsun nam niğmetin
Her tarafta bol Türkiye❞

❝Aciz gönlüm ne yaşarsın dünyada
Bir arının gülden dermiş balı var
Öten bülbül neyin var ki devada
Bir goncanın has kokuşlu gülü var

Gel boş gezme şu ömrünün çağında
Bağban isen sadık çalış bağında
Ne hünerin şu sinenin dağında
Bir ağacın meyve veren dalı var

Dengede tut solun ile sağını
Örümcekler örtmektedir ağını
Otun dahi çıkarırlar yağını
Bir böceğin ipek olmuş teli var

Havada sis nice yerler kaplıyor
Bir billur cam örenciyi topluyor
Bir sert koza kaplumbağa saklıyor
Bir yılanın cevher olan pulu var

Turnaların bir hoş olur oyunu
Yarasanın gören var mı tuyunu
Sen Rahmani güzel eyle huyunu
Papağanın sesi gibi dili var❞

❝Kadan allım Bostan Ağam
Kardeş benzer doğan aya
Ha ne var evine gelse
Biz de görsek doya doya

Sivasaça atlı gelmiş
Sivastan bin gel trene
Müjdesine bin altın var
Babamoğlunu görene

Kadanalıyım tavsır
Şükür sen de büyümüşsün
Mehmetin öldüğü gece
Ben burada uyumuşum

Güldağında şehit düşmüş
Boz uruba donuyunan
Hakkı sırtında getirmiş
Ilgıt ılgıt kanıyınan

Atı tavladan boşanmış
Ayıp babamoğlu ayıp
Orada adam mı kalır
Heybe düşmüş kendi kayıp❞

Bu dünyada muradına ermeyen
Ne yaşamış ne yaşıyor ne yaşar
Sevdiğini sinesine sarmayan
Ne yaşamış ne yaşıyor ne yaşar

Arayıp da öz yarini bulmayan
İki vücut bir tek gönül olmayan
Yari bulup yar gönlünü bilmeyen
Ne yaşamış ne yaşıyor ne yaşar

Yarin aşkıyınan bağrı kavrulan
Ömrü boşa harman olup savrulan
Sevip sevip sevdiğinden ayrılan
Ne yaşamış ne yaşıyor ne yaşar

Gurbet elde garip olan garibim
Aşkın deryasına dalan garibim
Sevdiğimden ayrı kalan garibim
Ne yaşamış ne yaşıyor ne yaşar❞

❝Düşününce seni gözüm yaşarır
Özlerim ben seni güzel Yaylacık
Doğdum büyüdüm fayda görmedim
Yaktın yüreğimi nara Yaylacık

Doğru dürüst sende devran sürmedim
Baba ocağında eğlenmedim gülmedim
Gurbet elde kaldım geri dönmedim
Solmayan gülümsün güzel Yaylacık

Demirci babadan kaba rüzgar eserdi
Gavur pınarına kızlar suya inerdi
Çorum Ortaköy yolunda arabalar geçerdi
Sana bakmaya doymazdım ben Yaylacık

Ne kadar güzel çok ormanın vardı
Kısa doğru köylüm yakacağın alırdı
Yaza doğru ne mantarlar olurdu
Halen o mantarların oluyor mu Yaylacık

Duydum ki sağlık ocağına kavuştun
Ortaokul başucunda elbet tanıştın
Gelene gidene belki de sen alıştın
Hiç kimse öz yurdundan geçmez Yaylacık

Güzel köyüm asla geri kalmasın
ılçe olsun köylüm el ele versin
Gurbete gidenler geriye gelsin
Bizi yadellerde koyma Yaylacık

Bekle bizden neler neler görecen
Olimpiyat bayrağımızı mutlaka dikecen
Ben Güner'sem o günü de görecem
şimdilik kusurumuza bakma Yaylacık❞

❝şu dünyada muradına ermeyen
Ne yaşamış ne yaşıyor ne yaşar
Sevdiğini sinesine sarmayan
Ne yaşamış ne yaşıyor ne yaşar

Gurbet elde garib olan garibim
Derdin deryasına dalan garibim
Sevdiğinden ayrı galan garibim
Ne yaşamış ne yaşıyor ne yaşar

Yar aşgıynan yanıp bağrı gavrulan
Genç ömrü harman olup savrulan
Sevip sevip sevdiğinden ayrılan
Ne yaşamış ne yaşıyor ne yaşar

Gurbet elde garib olan garibim
Derdin deryasına dalan garibim
Sevdiğinden ayrı galan garibim
Ne yaşamış ne yaşıyor ne yaşar❞

❝Nevşehir dedikleri de bir büyük şehir
ıçerime attılar da bir avuç zehir
Hiç aman vermedi de Bursalı Tahir

Tepemde kurşunum da ağzımda kanım
Sebebim oldu da vicdansız hemşirem banım

Ortasar içinde bir büyük kale
Çok gafil bulundum ben düştüm ele
O vicdansız hemşirem düşürdü dile

Tepemde kurşunum da ağzımda kanım
Sebebim oldu da vicdansız hemşirem banım

Nevşehir'e de geldiğimi bildiler
Hükümete tezce haber verdiler
Beni öldürmeye karar verdiler

Tepemde kurşunum da ağzımda kanım
Sebebim oldu da vicdansız hemşirem hanım❞

❝Dünya çok şirin geçilmez
Sağ oldukça umut yaşar
Seksen doksan yüz yaş olsa
Yine onda umut yaşar

Umut Allah'tan kesilmez
Bu ne hikmet kimse bilmez
Türlü derdi çeker gülmez
Yine onda umut yaşar

Gönül umudun yoldaşı
Durmaz gezer dağı taşı
Son nefeste olsa kişi
Gine onda umut yaşar

Yalvar Veysel gündüz gece
Allah emretmiş böylece
Teneşire çıkanaca
Gine onda umut yaşar❞

❝Erzurum dağları kar ile kışlı
Sılada pederim gözleri yaşlı
Çok yavrular kaldı pek ufak başlı
Yaktın bizi kül eyledin Erzurum

Üçüncü Ordunun birlik malıydık
Altmış beş kişiydik asker eriydik
Biz de bu vatanın gonca gülüydük
Yaktın bizi kül eyledin Erzurum

Yangın yerine de mahşer derildi
Ani şubelere künye verildi
Emir Hak'tan geldi defter dürüldü
Yaktın bizi kül eyledin Erzurum

Yeter ıhsan şahin bu kadar yeter
Bu acı haber de ölümden beter
Yitirmiş yavrusun ağlıyor peder
Yaktın bizi kül eyledin Erzurum❞

❝Maraşal hastanesi de yetimler yurdu
Beyin hummasıymış Yaşar'ın derdi
Yetirdim büyüttüm felek çok gördü
Gençliğine mahrum giden Yaşar'ım

Erzurum dağlarından kokusu gelir
Yetimin yavrusu yetim mi kalır
Yarın emsalların tezkere alır
Gençliğine hasret giden Yaşar'ım

Melhem işlemedi yarem sızlıyor
Dayıların mektubunu gözlüyor
Gülhanım kızın da seni özlüyor
Yavrusuna hasret ölen Yaşar'ım

Maraşal Hastanesi çok adam yedi
Ölürken Yaşar'ım anam mı dedi
Çocukları yetim kör kütüm kodu
Sılasına hasret giden Yaşar'ım

Kurbanlar vereyim yedi bacını
Ölseyidim görmeseydim acını
Felek Yaşar'ımdan aldı öcünü
Gençliğine doyamayan Yaşar'ım

şaştım hey Allahım bu işe şaştım
Kader kapısını ölümle açtım
Gözyaşıyla Erzurum'u dolaştım
Anasına mahrum ölen Yaşar'ım❞

❝Doğum bir başlangıç müjdeli soluk
Akar gider yaşam taşımaz oluk
Defter kabı güzel yapraklar yoluk

Kalpler hiç unutmaz hatırlar coşar
Zaman geçer ölür anılar yaşar

Adım adım geçer her sokak başı
Problemler hep çözümün gardaşı
Canlılar ki kabuğunun sırdaşı

Dün bugünü tutmaz kabından taşar
Zaman geçer ölür anılar yaşar

Hayat bir yolculuk yoktur son durak
Tohum çürür yaşar yok ise kurak
Çileli toprağı gel biz de karak

ınancıyla koşan her engel aşar
Zaman geçer ölür anılar yaşar

Beden emanettir hep yaralıdır
Akıl ne bedava ne paralıdır
Varoluş bir kader göç sıralıdır

Ömür bir imtihan gel sen de başar
Malkoç Ali ölür anılar yaşar❞