Erzurum Türküleri - Aşk







Yorum Yaz

Yorumlar
5 - 5 - 0 yorum

Erzurum Türküleri En Çok Dinlenen 10 Türküsü
Erzurum Türküleri - Ben Razı Değilem Hicrana Gama
Erzurum Türküleri - Aşk
Erzurum Türküleri - Kavurma Koydum Tasa
Erzurum Türküleri - Sarı Gelin
Erzurum Türküleri - Köroğlu Solağı
Erzurum Türküleri - Ela Gözlüm Ben Bu Elden Gidersem
Erzurum Türküleri - Esav Erzurum Bar Ekibi Halk Oyunlari
Erzurum Türküleri - Gurkan Ozpeker Huma Kuşu
Erzurum Türküleri - Kırmızı Gül Demet Demet
Erzurum Türküleri - Can Bula Cananını

Etiketler : Erzurum Türküleri, Aşk, Erzurum, Türküleri, Aşk, Erzurum Türküleri - Aşk türkü indir, Erzurum Türküleri - Aşk türkü dinle, Erzurum Türküleri türküleri, Aşk türküsü dinle, Erzurum Türküleri türkü dinle, Erzurum Türküleri türkü sözleri, Aşk sözleri, Erzurum Türküleri mp3 dinle

❝Asker oldum giydim yelek
Eylen Suna Gelin eylen
Üç günde ayırdı felek
Eylen Suna Gelin eylen

Suna Gelin Suna Gelin
Tez mektup yaz bana gelin
İzin alıp sana gelim

Verin benim martinimi
Koy çantama tütünümü
İşte giydim potinimi
Eylen Suna Gelin eylen

Suna Gelin Suna Gelin
Tez mektup yaz bana gelin
İzin alıp sana gelim❞

❝Asker yolu beklerim
Günü güne eklerim
Sen git yarim talime de
Ben burayı beklerim

Mendilimde tel oya
Gülmedim doya doya
Asker yolu beklerim de
Gününü saya saya

Sucu sucusuyunan
Soğan acısıyınan
Küsüdüm de barıştım
Yarin bacısıyınan

Mendilimde tel oya
Gülmedim doya doya
Asker yolu beklerim de
Gününü saya saya

Pilav bişirdim yavan
Üstüne kestim soğan
Yatağına uzanmış da
Uyan askerim uyan

Mendilimde tel oya
Gülmedim doya doya
Asker yolu beklerim de
Gününü saya saya❞

❝Asker ettiler beni kıdemli çavuş
Gurbet çöllerinde oldum bir baykuş
Anadan babadan yardan bir haber yokmuş
Uçun kuşlar uçun İzmire doğru

Güverteye çıktım uzandım yattım
Komutan gelince selama kalktım
Anayı babayı yarı sılaya attım
Uçun kuşlar uçun İzmire doğru

***

Cahit Öztelli tarafından aktarılan
kısım, Evlerinin Önü (s.654)


Evimizin önü duttur geçilmez
Bağımızda gazel sıktır seçilmez
Bir ben ölmeyinen ordu bozulmaz

***

Aynı kaynakta bağlantı

Uçun kuşlar uçun İzmire doğru
Anadan babadan yardan bir haber yok mu❞

❝Aşkın odu ciğerimi
Yaka geldi yaka gider
Garip başım bu sevdayı
Çeke geldi çeke gider

Kar etti firak canıma
Aşık oldum cananıma
Aşk zincirin boynuma
Taka geldi taka gider

Sadıklar durur sözüne
Gayrı görünmez gözüne
Bu gözlerim dost yüzüne
Baka geldi baka gider

Bülbül eder ah-u figan
Hasret ile yandı bu can
Benim gönülcüğüm ey can
Hakka geldi Hakka gider

Arada olmasın naşi
Onulmaz bağrımın başı
Gözlerimin kanlı yaşı
Aka geldi aka gider

Miskin Yunusun sözleri
Efgan eder bülbülleri
Dost bahçesinin gülleri
Koka geldi koka gider❞

❝Ben bu aşkın çilesini
Yanar çektim tüter çektim
Yedim gonca sillesini
Bülbül gibi öter çektim

Dizgin etsem gönül atın
Geçer göğün yedi katın
Yalan dünya maslahatın
Kah bitmez kah biter çektim

Çeşmim yaşının yavuzu
Aksa doldurur havuzu
Oldum turna kılavuzu
Kah bozuk kah katar çektim

Seyrani bilmem mert midir
Yoksa cana cömert midir
Eyyubun derdi dert midir
Ben ondan besbeter çektim❞

❝Mah cemale etme zülfün perde Allah aşkına
Keşfetme bana(1) yüzün her yerde Allah aşkına

Ta ezelden aşıkınım bir(2) senin bilmez misin
Yok mu yoksa defterinde burda Allah aşkına

Battı gamzen sinemize yaradan etme diriğ
Müptela kıl gönlümüzü bir serde Allah aşkına

Bilir bilmez isyanıma peşiman oldum bugün
Sabit et de ver cezamı sor da Allah aşkına

Leyl ü nehar niyazımdır vuslat-ı canan için
Mahrum edip koyma beni darda Allah aşkına

Bahr-ı isyanına daldım elaman olsun elaman
Yüz yiğirmi dört bin nebi bir de Allah aşkına

İki cihan sultanının miracı hakkı için
Musa Kelîmin kelâmı Turda Allah aşkına

Bunca mevcudat mahlukat ahıma kılıp nazar
Muhammed Ali çağırıp pirde Allah aşkına

Huzuruna varacaktır Ruhsat bir top bez ile
İman ile bile gönder sar da Allah aşkına❞

❝Aşkın kitabını sen al eline
Serimize ne yazılmış görelim
Selavat kelimesin getir diline
Din serverine selavat verelim

Din serveri hak Muhammed Alidir
Bizden ihtiyarlar bizden uludur
hidayet umduğum bektaş velidir
Derdimizin dermanını bulalım

Sultanım Dertlere derman eylesin
Şah İmam Hasan Ummanları boylasın
Hüseyn erkan-ı ayın söylesin
Sıtk ile kulak tutup dinleyelim

Dinle gelen İmamların sesidir
İmam zeynel İmamların hasıdır
İkrarında inkar Hakka asidir
İnkarı inkar boynuna saralım

İkrarında inkar Hakka kul olmaz
Coşkun akıp Muhabbeti sel olmaz
Muhammed Bakırın sırrı deyilmez
Sizin ile hal evine varalım

Hal evinde hal olalım hal ile
İmam cafer bir yol kurmuş yol ile
gelin tanışalım tatlı dil ile
Yürü git nasihatımız alalım

Teselli ver canım müşkülüm kandır
Yönümü Musa-i kazıma döndür
Haklı Muhabbetin şemasın yandır
Muhabbette Muhammedi bulalım

Sultanımdır Hak nazarın bahş eden
Musa Kazım Rıza bizi okutan
Ne aradın buldun yetmiş ikiden
Seç özünü yetmiş üçe varalım

Müminlerin dini yetmiş üç olur
İsmaile inan kurban koç olur
Evvel ahir bu dünyadan göç olur
Konan göçmüş biz nemize duralım

Geliciden gel olunca durulmaz
Takiyi Nakiyi seven yorulmaz
İkilikle Hak didara erilmez
İkiliği Öz evinden silelim

Hak da sever teslim olan kulları
Coskun akar Muhabbetin selleri
Hasan el askerinin gonca gülleri
Firdevs-i alada açmış derelim

Şah Hatayim bülbül intizar güle
Şah Muhammed Mehdi zuhura gele
Düşmüşlerin elin ala kandıra
Hakka temennayı niyaz kılalım❞

❝Asçer ettiler beni
Kuram çıktı Yemene
Sol taraftan vuruldum
Kanum aktı çimene

Tüfeğumda beş fişek
Olduk Yemene direk
Ağlasun analar
Millet içun elursek

Ağlama ey çemençem
Ben eliyurum diye
Sen kal Rizelilere
Ebediyen hediye

Yemenun yoli kumluk
Ben da oldum rahmetluk
Ağlama kerib anam
Birbirini buluruk❞

❝Aşkın beni elden ele gezdirdi
Çok dolandım bulamadım eşini
Beni candan usandırdı bezdirdi
Tuzlu imiş yiyemedim aşını

Benim ile gezdin beni arattın
Beraber oturup beraber yattın
Türlü türlü güllerinden koklattın
Aşık ettin güle bülbül kuşunu

Altmış iki yıldır seni ararım
Tükendi sabrım yoktur kararım
Dağa taşa kurda kuşa sorarım
Kimse bilmez hikmetini işini

Her millete birer yüzden göründün
Kendini sakladın sardın sarındın
Bu dünyayı sen yarattın girindin
Her nesnede gösterirsin nakşını

Görenlere açık körlere gizli
Kimine göründün oruç namazlı
Veysele göründün cilveli nazlı
Tutan bırakır mı senin peşini❞

❝Askerlik var dediler hey askerlik
Dedem dedi ki vatana neferlik
Yola çıktım ben derhal yok tembellik
Vatanımı sevdirdi bana askerlik

Disiplin terbiye dikkat nizamı
Eğitim tatbikat ve atış alanı
Rütbeli asker mehmetcik divanı
Vatanımı sevdirdi bana askerlik

Ayyıldızlı sancak altında durdum
Yaşasın mehmetcik şanlı ordum
Vedadır canım sana güzel yurdum
Vatanımı sevdirdi bana askerlik❞

❝Dili başka yolu başka
Almanya’ nın Avrupanın
Gülü başka falı başka
Almanya’nın Avrupanın

Dıllerini anlamak zor
Hasretlik var yürekte kor
Medeniyet burada bor
Almanya’da Avrupada

Larendelim sıra dağlar
Gözüm yaşı nehir çağlar
Günlerimiz oldu aylar
Almanya’da Avrupa da❞

❝Aşkın ile eyle hasta
Kavuşmak isteriz dosta
Tevhid ile son nefeste
Ölenden eyle Allahım

Aşk bülbülü eyler dadı
Zikretmede binbir adı
Felah bulmaktır muradı
Olandan eyle Allahım

Zat-ı mutlaksın Yarabbi
Resube olmuşuz tabi
Olsam ayağın turabi
Sürenden eyle Allahım

Pervani kulun kemterin
Ümmetiyiz Muhhemedin
Yarabbi hüsn ü didarın
Görenden eyle Allahım❞

❝Aşkımı layık görmezsen
Erit beni kadir Mevlam
Tefekkürün mihrabına
Bürüt beni kadir Mevlam

Hissem olsun Hak nurunda
Alperenler diyarında
Fani dünya gururunda
Arıt beni kadir Mevlam

Aşk-ı mecaziyi götür
Aşk-ı hakikiyi getir
Gönlümü kalbime batır
Bir et beni kadir Mevlam

Gözüm yok dünya malında
Meyve güzeldir dalında
Ehli sünnetin yolunda
Yürüt beni kadir Mevlam

Ruhsuz olan aşk nafile
Kış gelirse gider sele
Senin gerçek aşkın ile
Çürüt beni kadir Mevlam

Gül Ahmetim gül değilsem
Yel vurdukça hep eğilsem
Resulün teri değilsem
Kurut beni kadir Mevlam❞

❝Oy Tırabzan Tırabzan için kalay
İçin kalaylı kazan
Efkarlı günlerime geldi çattı
Geldi çattı remazan

Gittim dere yukari buldum guşun
Buldum kuşun folini
Pencereden aşağı ver boncuklu
Ver boncuklu kolini

Oy Tırabzan Tırabzan senden ayrı
Senden ayrılacağım
Sen aklıma gelen de düşüp bayı
Düşüp bayılacağım❞

❝Benim aşkım tecelli Tur kalbimdir benim Musa
Yedi azam Yed-i beyzasına nisbet yed-i beyza

Asa-yı Muciz-i Musa bir amma bende bi-gaye
Benim bu niyze-i şirim kırılmaz hiç asa asa

Ger olduysa asa ejder aduye dest-i Musada
Olurdu düşmana sözüm ana nisbet bir ejderha

Veli ben halk-ı dünyanın gözüne çok görünsem de
Görünmez çeşmime zerre benim dünya ve mafiha

Meal-i muzmer-i mafizzamirim anlamış isen
Bu Seyrani sana esrar-ı aşkı eyledi ifşa❞

❝Aşkın (Mevtin) ne derin yareler açtı ciğerimde
Bir makbere döndü koca dünya nezerimde
Yaş kalmadı şahittir Hüda didelerimde
Topraklara seni gömmek varmış şu zavallı kaderimde

Gelen ağlar geçen ağlar bu zavallı halıma
Gardaş yar ağlar oy oy oy

Hiç (Bir) sönmeyen hicran ateşi vardır içerimde
Sen gülünen oyna ben bu zavallı halıma
Yanar ağlar gezerim oy oy❞

❝Askaros deresunun yan tarafi
Yan tarafi derundur yan tarafi derundur
Bugün da böyle geçti bugün da böyle geçti
Yarin Allah yarin Allah kerumdur
Yarin Allah kerumdur

Çıktım dere yukari buldum kuşin
Buldum kuşin buldum kuşin foluni
Buldum kuşin foluni

Pencereden aşağı pencereden aşağı
Ver boncukli ver boncukli elini
Ver boncukli elini

Oy trabzon trabzon için galay
İçin galayli gazan için galayli kazan
İçin galayli kazan

Efkarli günlerume efkarli günlerume
Geldi çatti geldi çatti Remezan
Geldi çatti Remezan

Oy Trabzon Trabzon senden ayri
Senden ayrilacağum senden ayrilacağum
Sen aklıma gelen de sen aklıma gelen de
Düşüp bayi düşüp bayilacağım
Düşüp bayilacağım❞

❝Aşkla güreşmeynen vakit geçirdim
Diley diley yar beni
Ben bade istedim zehir içirdin
Diley diley yar beni vah le diley yar beni
Bazen mecnun edip çöle düşürdün
Diley diley yar beni
Aşkın ataşına yandırdın beni
Diley diley yar beni vah le diley yar beni

Hep tuttuğum dallar elime geldi
Diley diley yar beni
Ne bir muraz aldım ne yüzüm güldü
Diley diley yar beni vah le diley yar beni
Bu felek beni bir ahmak bildi
Diley diley yar beni
Vurdu sillesini susturdu beni
Diley diley yar beni vah le diley yar beni

Sen ağlattın beni sevdalı başım
Diley diley yar beni
Yolunda Sefai ağardı saçım
Diley diley yar beni vah le diley yar beni
Bilemedim gitti ne idi suçum
Diley diley yar beni
Onulmaz dertlere düşürdü beni
Diley diley yar beni vah le diley yar beni❞

❝Beter imiş aşkın narı
Yandım yanacağım kadar
Her güzelin cilvesine oy oy
Kandım kanacağım kadar

Hemi yaktı hem üşüttü
Onca yükünü taşıttı
Temmuzda beter kış etti oy oy
Dondum donacağım kadar

Nurşaniyim taşladılar
Kemirmeye başladılar
Etrafımı haşladılar
Yandım yanacağım kadar❞

❝Aşkın alev oldu yanar içimde
Gelde şu halimi görde öğle git
Derbederim siyah yoktur saçımda
Biçare halimi görde öyle git.

Öyle git öyle git nazlım öyle git
Ne hallere düştüm geldim gör de öyle git

Aramıza girdi bir kara çalı
Soldurdu yaprağı kuruttu dalı
Uzadı saçlarım mecnun misali
Bari şu halime gülde öyle git

Öyle git öyle git nazlım öyle git
Ne hallere düştüm görde öyle git

Paslandı çalınmaz teller sazımda
Birben gülemedim bahar yazımda
Yaş kurumaz oldu iki gözümde
Akan göz yaşımı silde öyle git

Öyle git öyle git nazlım öyle git
Ne hallere düştüm gör de öyle git❞

❝Aşkın polisleri tuttu yakamı
Ne alır canımı ne de el çeker
O zalim yar benden kesti selamı
Ne bir mektup yazar ne de tel çeker

Girdi dil şehrine sevda taburu
Can yurduna hücum etti her biri
Keder denizinde umut vapuru
Ne batar kurtulur ne de yol çeker

Feleğinen geçinmiyor İzzeti
Çirkin huyları var kötü adeti
Şu bendeki derdi ahı feryadı
Ne dağ taş götürür ne de kul çeker❞

❝Aşkın beni deleyledi
Yaktı yaktı kül eyledi
El aleme kul eyledi
Yar beni beni beni

Yar beni beni beni
Yar beni beni beni
Yar beni beni beni
Yar beni beni beni

Mecnunum sahra içinde
Yunusum derya içinde
Eyübüm yara içinde
Sar beni beni beni

Yar beni beni beni
Sar beni beni beni
Yar beni beni beni
Sar beni beni beni

Aslıysan Keremi bul
Derde derman vereni bul
Garip gibi viranı bul
Sor beni beni beni

Yar beni beni beni
Sor beni beni beni
Yar beni beni beni
Sor beni beni beni

Yar beni beni beni
Sar beni beni beni
Sor beni beni beni
Yar beni beni beni

Sar beni beni beni
Yar beni beni beni
Sor beni beni beni
Gör beni beni beni❞

❝Aşk atına süvar olan aşıklar
Ölünceye kadar yorulmaz imiş
Hakkı can gözüyle gören sadıklar
Bu fani dünyaya sarılmaz imiş

Kiraman katibi cümleyi yazan
Berhudar mı olur doğrudan azan
Fırsat elde iken sermaye kazan
Eli boş divana varılmaz imiş

Sıdkı der yar olma kavl-i yalana
Sakın emeğini verir talana
Burda hünkar evladına muhib olana
O divanda sual sorulmaz imiş❞

❝Aşkın bedenimde tahribat yaptı
Ateşin ormanı yaktığı gibi
Korlar can evime sığmadı taştı
Yanardağdan lavlar aktığı gibi

Ruhumda aşk yeli dinmeden eser
Kasırga koparıp vererek hasar
Sevda alanımı afatlar basar
Sellerin bentleri yıktığı gibi

Bakışın çıkardı inan bir anda
Misli görülmemiş zelzele bende
Ceryana kapıldım yalan yok bunda
Şimşeğin havada çaktığı gibi

Aklıma düşersin ikide birde
Sefil Selimi’yi bırakma darda
Ağlayıp gezerim her an her yerde
Bulutun yağmuru döktüğü gibi❞

❝Ey erenler Hak aşkına
Kalkın samaha dönelim
Gönüldeki dost aşkına
Kalkın samaha dönelim

Dargınlık gitsin aradan
Hoş görsün bizi Yaradan
Üçer beşer bir sıradan
Kalkın samaha dönelim

O yokları var edene
Gerçek halin sır edene
Şükredelim yar edene
Kalkın samaha dönelim

Hak lokmasın yiye yiye
Biz bu deme geldik niye
Allah Allah diye diye
Kalkın samaha dönelim

Aşık olan çalsın sazı
Aysın cümlemizin özü
Hak affetsin hepimizi
Kalkın samaha dönelim

Garibim döndüm şaşkına
Hak yardım etsin düşküne
Gönüldeki dost aşkına
Kalkın samaha dönelim❞

❝Rüzgar ile yarışamam
Cahil ile konuşamam
Nadan ile barışamam
Dedim amma geçti zaman

(Bağlantı)
Yarim yarim şaşkın yarim
Yarim yarim düşkün yarim
Yarim yarim gülmez yarim
Yarim yarim bilmez yarim

Gönlüm gönlüne bağladım
İçin için kan ağladım
Gençliğim güzel çağlarım
Le le geldi geçti zaman

Bağlantı

Musam der ki yar olmazsa
Gelip hatırım sormazsa
Doya doya sarılmazsa
Varsın dolsun geçsin zaman

Bağlantı❞

❝Asker oldun vatana (Zalifim)
Gidiyon mu kıtana (Zalifim)
Gışla boyu yol boyu (Zalifim)
Adam ederler toyu (Zalifim)

Gazak ördüm ağladım (Zalifim)
İlmek ilmek bağladım (Zalifim)
Seni gelecek diye (Zalifim)
Tandır sacı yağladım (Zalifim)

Sizin köyün arası (Zalifim)
Bende gönül yarası (Zalifim)
Babam beni verecek (Zalifim)
Yüzbin başlık parası (Zalifim)

Gazak ördüm ağladım (Zalifim)
İlmek ilmek bağladım (Zalifim)
Seni gelecek diye (Zalifim)
Tandır sacı yağladım (Zalifim)

Çorak dere sazaklık (Zalifim)
Gelir allı gazaklı (Zalifim)
Ben sana yarim dimem (Zalifim)
Sizin köyler tuzaklı (Zalifim)

Gazak ördüm ağladım (Zalifim)
İlmek ilmek bağladım (Zalifim)
Seni gelecek diye (Zalifim)
Tandır sacı yağladım (Zalifim)

***

Dersini Almış da Ediyor Ezber - Yozgat
Türküleri ve Oyun Havaları - Hayrettin
İvgin, Salih Turhan, Ömer Ünal - Yozgatlı
Dernekler Federasyonu Yayınları: 2, Kültür
Serisi: 2, Cem Web Ofset, Birinci Baskı
25 Mayıs 2009, Ankara, s.44de eser
şu şekilde aktarılmaktadır (Yöre bilgisi olarak
Yozgat ve Ankara verilmektedir)


Asker oldun vatana Zalifim
Gidiyon mu kıtana Zalifim
Kışla boyu yol boyu Zalifim
Adam ederler toyu Zalifim

Kazak ördüm ağladım Zalifim
İlmek ilmek bağladım Zalifim
Seni gelecek diye Zalifim
Tandır sacı yağladım Zalifim

Çorak dere sazaklı Zalifim
Gelir yeşil kazaklı Zalifim
Ben sana yarim demem Zalifim
Sizin köyler tuzaklı Zalifim

Kazak ördüm ağladım Zalifim
İlmek ilmek bağladım Zalifim
Seni gelecek diye Zalifim
Tandır sacı yağladım Zalifim❞

❝Aşk beni şerimsar eyleyip gider
Gözlerimden dökmedeyim jale ben
Güller fasl-ı bahar eyleyip gider
Andelibim ha kılayım nale ben

Bilmem ahvalimi kimse söyleyim
Divane gönlümü nice eyleyim
Can ü dilden mail oldum neyleyim
Mah şüzünde çifte çifte hale ben

Cemalin görmesem canım yerinir
Gayrı bana dünyalar mı görünür
Gönül zülfü sevdasına sürünür
Dimi sükker ol lebleri bale ben

Ateş-i aşk ile sinem dolalı
Hasret ile sararıp da solalı
Ben sevda-i aşka zebun olalı
Düştüm türlü türlü garip hale ben

Aşık Ömer hasbıhalim söylerim
Akıbet cismimi üryan eylerim
Hakikiyim ben mecazı neylerim
Baki kalmam bu hırkayı şale ben❞

❝Aşk dediğin sabır ister
Hasrette var vuslatta var
Kerem ile Aslı gibi
Ferhat ile Şirin derler

Aşk dediğin sabır ister
Yorulmaz seven gönüller

Leyla ile Mecnun gibi
Veysel ile Yunus derler❞

❝Elma attım yuvarlandı (aman aman)
Gitti de beşiğe dayandı (dağlar duman)
Elma gözün kör olaydı (aman aman)
Beşikde bebek uyandı (dağlar duman)

Kara suyu geçtim geldim (aman aman)
Avuç avuç içtim geldim (dağlar duman)
Güzellerin arasından (aman aman)
Ben yarimi seçtim geldim (dağlar duman)

Çift beyaz güvercin olsam (aman aman)
Yarin ayvanına konsam (dağlar duman)
Eller yare canan demiş (aman aman)
Ben o yare kurban olsam (dağlar duman)❞

❝Su gelir akmayınan
Sel daşı yıkmayınan
Adam adamı yemez
Bir kere bakmayınan

Amman aman garabet
Dön de yönün yara get
Amman aman garabet
Dön de yönün yara get

Su gelir aşırmadan
Doldur ver daşırmadan
Eğil eğil bir öpim
Aklımı şaşırmadan

Amman aman garabet
Dön de yönün yara get
Amman aman garabet
Dön de yönün yara get

Su gelir vezneyinen
Malım yok hezneyinen
Benden kurtulamazsın
Gurbette gezmeyinen

Amman aman garabet
Dön de yönün yara get
Amman aman garabet
Dön de yönün yara get❞

❝Duydum Tanrı dağbaşında
Verdi aldı aşk Yunusu
Odun kesti ipin yere
Serdi aldı aşk Yunusu

Ah eyledi yana yana
Kırk yıl bekledi uyana
Bin o yana bir bu yana
Sürdü aldı aşk Yunusu

Ezeli bir aşık gibi
Ol aşka alışıp gibi
Karanlıkta ışık gibi
Gördü aldı aşk Yunusu

İhsaniyem çevre yönden
Yandım aşkın alevinden
Yaklaşıp da can evinden
Vurdu aldı aşk Yunusu❞

❝Cehennemin bucağında gizlenir
Çıkar kaf-ı küften seyran eder aşk
Hançerini gizli vurur sızlanır
Girdiği vücudu hayran eder aşk

Tanımaz korkuyu bilmez imanı
Sarı gazel yapar zümrüt çimeni
Parçalar sultanı yırtar fermanı
Tac-ı devletini viran eder aşk

Kula ruhsat verir padişah kılar
Şahı mecnun edip çöllere salar
Aşkın bir zerresi bin dağı deler
Güneşe pas çekip duman eder aşk

Aşk önünde kükreyen seller durulur
Aşk katına ölmek ile varılır
Aşk yanında şemsi kamer kör olur
Sevdiği haneyi zindan eder aşk

Ağır bir yük vurur senin sırtına
Sahip olmaz seyreylemek ardına
Ey Mahzuni aşk elinin yurduna
Güller biter bülbül öter seyran eder aşk❞

❝Aşk denilen ateş bir defa yansa
Onun narı ile gönül dağlanır
Seven sevdiğini yürekten ansa
Ona aşkın zinciriyle bağlanır

Sevmek başka güzel sevilmek başka
Gönül havalanır düşerse aşka
Değişilmez bu an saraya köşke
Yar eliyle yaraları sağlanır

Bülbülün sevdası tomurcuk gülde
Aşk ateşi yanar seven gönülde
Seyfi bu efsane dolaşır dilde
Sevgi seli olup coşar çağlanır❞

❝Bahr-i aşka Hazret-i Nuhun gemisi dalmadı
Hak bela tufanına ehl-i necatı salmadı
Aşkımız sazı bozulmuş bir makamı çalmadı
Yar başımdan aklım aldı gönlümü hiç almadı
Yaktı gönlümü bir güzel Tamuya hacet kalmadı

Zevk-i aşk biçare Mansuru enelhak darına
Etti berdar işte meydanda ziyanı karı ne
Aşığın rüsvalığı maşuk olanın arına
Gelse yakmazdı beni böyle firakın narına
Yaktı canım bir güzel Tamuya hacet kalmadı

Aşığa dilber muti olmaz söz ile saz ile
Perçeminde gezmedim hiç dilber-i mümtaz ile
Çehreme gülmez ümit bu tali-i na-saz ile
Aşığı Seyraninin ömrün tüketti naz ile
Yaktı canım bir güzel Tamuya hacet kalmadı❞

❝Ey habibim senden başka
Ya ben kime yalvarayım
Yunus gibi düştüm aşka
Başka kime yalvarayım

Gökte bulut oynayanda
Başta beyin kaynayanda
Senden imdat olmayanda
Dost ben kime yalvarayım

Alim der ki benim canım
Yaş yerine akar kanım
Sensin efendim sultanım
Dost ben kime yalvarayım❞

❝Aşka düştüm yeni
Baştan çıkardın beni
Yarin kokusu gelir
Baharın gülü gibi

Of of yar esmer gülü gibi
Gezerim deli gibi yar güzelim

Bahçede hanımeli
Derdinden oldum deli
Alemde hüner odur
Sevmeli sevilmeli

Of of yar esmer gülü gibi
Gezerim deli gibi yar güzelim❞

❝Bana bakışın tenha yakışın
Beni sen sen sarmıştın
Bitmez olası yara kalbimde
Beynimi sardı yokluğunun yarısı

Sar beni deyişin vardı ya
Al beni deyişin vardı ya
Olmadı aşkların son yarısı
Al beni kendini bul ya

Sen yar yar sarışı
Sen al beni aşkın yarısı
Güneşin doğan vaktiyle
Al beni aşkımın yarısı❞

❝Aşkın odu ciğerimi
Yaka geldi yaka gider
Garip başım bu sevdayı
Çeke geldi çeke gider

Firkat kar etti canıma
Gelsin aşıklar yanıma
Aşk zincirin dost boynuma
Taka geldi taka gider

Bülbül eder zar ü efgan
Aşk oduna yandı bu can
Benim gönülcüğüm heman
Haktan geldi Hakka gider

Arifler durur sözüne
Gayri görünmez gözüne
Eşrefoğlu yar yüzüne
Baka geldi baka gider❞

❝Aşk sarhoşu olmuşum içki bana neylesin
Ben burada divane sen yabancı eldesin
Saklama gözlerini gerçekleri söylesin
Kanayan yüreğimin umudu sende kaldı

Bırakın dokunmayın yaralarım işlesin
Halden anlamaz doktor bu derdime neylesin
Beni senden ayıran şimdi bayram eylesin
Yarelerim ilaçsız reçetem sende kaldı

Yaşıyorum umutsuz aklım sende bilesin
Şimdi gelmezsin yavrum mezarıma gelesin
Sevda sözcüklerini kabrime söyleyesin
Bedenim ayrı ama gönlüm hep sende kaldı❞

❝Aşkımsın canım uğruna feda
Canımsın ruhum sana vefa
Hayatımsın herşeyimsin
Askerim canımı koydum senli yıllara

Sen vatanı beklerken
Ben seni bekliyorum
Sen beni
Bende seni özlüyorum

Sensiz geçen günlerin hesabını
Bana soruyorum hergün
Komutanına kızıyorum
İzin vermiyor birgün

Askersin vatan için canın feda
Benimsin ölüm ne demek sensizlik yanında
Dikkat et beni sensiz bırakma
Bu vatandan çok benim ihtiyacım var sana❞

❝Aşkın ocağında hayat yolunda
Eğittin öğrettin ön oldun ana
Alıp kollarına ninni diyerek
Uyuttun büyüttün can oldun ana

Ana oldun vatan oldun yurt oldun
Bizleri yeşerttin sen ise soldun
Enerjin tükendi yarıda kaldın
Öğüttün ömrünü un oldun ana

Ezgini yi sardın kemden sakladın
Kin ile nefreti sildin pakladın
Yarenlerden sordun daim yokladın
Büyüttün üstüme gün oldun ana❞

❝Aşkın aldı benden beni
Bana seni gerek seni
(hey canım hey hey dostum hey)
Ben yanarım dünü günü
Bana seni gerek seni

Ahilere ahret gerek
Sofilere sohbet gerek
(hey canım hey hey dostum hey)
Aşıklara didar gerek
Bana seni gerek seni

Cennet cennet dedikleri
Birkaç melek birkaç huri
(hey canım hey hey dostum hey)
İsteyene ver onları
Bana seni gerek seni❞

❝Mürveti çok Hakkın nazargahısın
Bizim iller karlı dağlar aşkolsun
Gerçek erenlerin seyrangahısın
Bizim iller Çamlıbeller aşkolsun

Çayırlanır çimenlenir göllerin
Kan bulanık taşkın akar sellerin
Çoktur senin eğlenecek yerlerin
Bizim iller Çamlıbeller aşkolsun

Yollar kesen yavuz kurdun var mıdır
Beller kesen aslan merdin var mıdır
Çarh elinden hiçbir derdin var mıdır
Bizim iller Çamlıbeller aşkolsun

Bahar olup yeşil yaprak erince
Coşa gelir gönlüm seni görünce
Evvel baştan selam olsun varınca
Bizim iller Çamlıbeller aşkolsun

Er değildir seni görüp taşmayan
Gönül değil bir nefeste coşmayan
Köroğlu der Arap atlar aşmayan
Bizim iller Çamlıbeller aşkolsun❞

❝Evvel bizim ile ikrar eyleyip
Sonra delalete batanlara yuf
Gelip cemimize Pazar eyleyip
Anı da ağyara satanlara yuf

Minnetimiz vardır ulu Celiye
İkrarımız Hacı Bektaş Veliye
Aşıkı Hak olan yardır Aliye
Ehli aşka taşlar atanlara yuf

Hakkın didarını görmektir kastım
Yoluna fedadır can ile postum
Düşmanına düşman dostuna dostum
Ol ağyara meyil katanlara yuf

Can ile ser ile Hakka gelmeyip
İkiliği kalp evinden silmeyip
Evladı Alinin kadrin bilmeyip
Gaflet uykusunda yatanlara yuf

Daimiyem ölsem dönmem sözümden
Fark etmişem kemlik yoktur özümden
Gerçek olan belli olur gözünden
Taşı mercan diye tutanlara yuf❞

❝Öyle bir aşık oldum ki bütün azalarım yandı
Anamdan doğduğum anda ruhum aşk ile uyandı

Öyle giriftar oldum ki aşk beni derbeder etti
Öyle bir hale geldim ki gören beni mecnun sandı

Öyle bir derde düştüm ki bu dert beni kül eyledi
Öyle bir zar eyledim ki gözyaşım aktı bulandı

Öyle bir güzel sevdim ki vaz gelmemin imkanı yok
Öyle bir cemal gördüm ki gönlüm ruhuyla boyandı

Daimi aşk ikliminde şu cihanda bedelin yok
Öyle bir feryad ettin ki feryadın arşa dayandı❞

❝Medet dilber medet Allah aşkına
Aşkın şu sinemi delmeden gel gel
Kondurayım seni gönül köşküne
Ağyar sırrımızı bilmeden gel gel

Aşık olanların ömrü az olur
Aşıktan maşuka cilve naz olur
Bir gün gazel döker bağın güz olur
Yazık gonca gülün solmadan gel gel

Mesteyledin deli gönül mestedir
Yar yüzünde zülüf deste destedir
Ah elinden can bülbülü hastadır
Akibet can verip almadan gel gel

Çok ağladım görmez oldu gözlerim
Yare zar geliyor tatlı sözlerim
Aşkın emanettir canda gizlerim
Azrail canımı almadan gel gel

Daimi der nakes değil merdesin
Siyah zülüf yar yüzüne perdesin
Aman leyla care yetiş nerdesin
Issız sahralarda kalmadan gel gel❞

❝Aşk ateşi ile yanarım
Ben yanarım hak aşkına
Arı gibi inilerim
İnilerim hak aşkına

Gece gündüz ben ağlarım
Garip sinemi dağlarım
Coşkun su gibi çağlarım
Çağlarım hak aşkına❞

❝Aşkın ateşine yanmayan aşık
Dostun sinesinde yare mi olur
Dosta gidem dedim yollar dolaşık
Korkarım yollarda harami olur

Engel ara yerde olmuş harami
Muhanetten niçin uman keremi
Lokman hekim sarabilmez yaremi
Dost eli değmezse çare mi olur

Bu nasıl yar ahvalimi bilmeye
Ağlamışım takatim yok gülmeye
Aşık maşukunun halin sormaya
Böyle adet böyle töre mi olur

Kahrini çekmeli bir sadık yarin
Her giz yüzün görme bihude görün
Velim eder öl yolunda hubların
Böyle sultanların keremi olur❞

❝Aşk yoluna cam feda kılanlar
Siz de düştünüz mü zora ben gibi
Bir Leyla misali Mecnun olanlar
Yaktınız mı canı nara ben gibi

Kara göz üstümde o keman kaşlar
Kiprikler canıma tığ gibi işler
Mahcemal üstüne dökülmüş saçlar
Acep yanan yara var mı ben gibi

Aradım derdimin yoktur emsali
Aşıklar sabrile bulmuş kemali
Bu aşkın yolunda Mansur misali
Çekilen var mıdır dare ben gibi

Aşık maşukunun esrarın saklar
Mecnun Leyla için sahrayı bekler
Yar yolunda canın veren aşıklar
Bulmamış derdine çare ben gibi

Saidim düşmüşsün ah ile zare
Açtın ciğerime binlerce yare
Aradım derdime bulunmaz çare
Sardı ciğerimi kara ben gibi❞

❝Cehennemin kucağında gizlenir
Çıkıp yücelerden seyran eder aşk
Yarası görünmez fakat sızlatır
Girdiği vücudu hayran eder aşk

Tanımaz korkuyu bilmez imanı
Sarı gazel yapar sümbül çimeni
Parçalar sultanı yırtar fermanı
Tac-ı devletini viran eder aşk

Kula ruhsat verir padişah kılar
Şahı mecnun eder çöllere salar
Aşkın bir zerresi bin dağı deler
Güneşe pas çeker duman eder aşk

Aşk önünde ay ve güneş kör olur
Aşk yanına hayat ile varılır
Akarsular akar gönül durulur
Bir daldan bin dala cevlan eder aşk❞

❝Sorsalar ki nerden içtin doluyu
Berçenekte körün birinden içtim
Rüyamda görmedim ak sakallı pir
Ben ezilen alın terinden içtim

Tarih bin dokuz yüz elli senesi
Henüz kurtulurken dost meyhanesi
Yanıp tutuşurken dostluk hanesi (badesi)
Ben dertlerin orta yerinden içtim

Ar ile namusu bir pula sattım
Böyle bir şerefte yattım ha yattım
Bardağın içine çok zehir kattım
İnan ki zehirin pirinden içtim

İnsan olan insan vurup yarışmaz
İnsan olan sabur ile güreşmez
İnsan oğluna cin şeytan karışmaz
Mahzuni Şerifin şerinden içtim❞

❝Aşkından yanar yüreğim
Yandığım bana hoş gelir
Hakkı gerçek sevenlere
Cümle alem kardeş gelir

Bu dünya dopdolu kalleş
Her birinden bir taş gelir
Hakkı gerçek sevenlere
Cümle alem kardeş gelir

Bir kez gönül yıktın ise
Bu kıldığın namaz değil
Yetmişiki millet dahi
Elin yüzün yumaz değil

Adımız miskindir bizim
Düşmanımız kindir bizim
Biz kimseye kin tutmayız
Cümle alem birdir bize

Biz dünyadan gider olduk
Kalanlara selam olsun
Bizim için hayır dua
Kılanlara selam olsun

Derviş Yunus söyler sözü
Yaş doludur iki gözü
Bilmeyen ne bilsin bizi
Bilenlere selam olsun❞

❝Aşk davası kılan kişi hiç anmaya hırs-u heva
Aşk evine girenlere ayruk ne meyl-ü ne vefa

Gerçek aşık olan kişi anmaya dünya ahiret
Aşık değildir ol kişi yürüye izzeti kova

Her kim izzeden geçmedi aşıklık bühtandır ona
Hergiz girdiği yok durur aşk ile izzet bir eve

Dili ile aşk diyenler bilmediler aşk neydiğin
Benim cevabım sen ayıt aşka izzet midir baha

İzzet-ü erkan kamusu bunlardur dünya sevgisi
Aşkdan haber ayıtmasın kim dünya izzetin seve

Dünya ve izzet aşk ile bunlar saz-kar olmadı
Vallah nükte benim değil aşk hazırdır görmez reva

Her kimde kim aşk var ise ayruk ne sığar ol yere
Dost döşeğine geçmez at-u katır yahud deve

Bu cümle aşık olanlar aşk ile geldiler bile
Müşahedeye gark olan düşmeyiserdir ol eve

Yunus’u aşık deyüben zinhar özenip gelmeniz
Çok bezirgan ziyan eder varıcağız ırak çava❞

❝Aşk ile biliş canlara ezel-ebed olmayısar
Gümrah olup bu cihanda kimse baki kalmayasar

Bir dona kan bulaşıcak yunmayınca mismil olmaz
Gönül pası yunmayınca namaz eda olmayısar

Gönül pasın ise kibir-ü kini kodun ise
İkrar bütün olmayınca erden nazar omayısar

Bu murdarı devşirenler bu su ile yunur sanır
Erden himmet olmayınca ömür geçer yunmayısar

Yunus imdi sen Hakk’a er dün-ü gün gönlün Hakk’a ver
Gönül gözü görmeyince bu baş gözü görmeyiser❞

❝Aşk makamı alidir aşk kadim ezelidir
Aşk sözünü söyleyen cümle kudret dilidir

Diyen ol işiten ol gören ol gösteren ol
Her sözü söyleyen ol suret can menzilidir

Suret söz kanda buldu kanda söz işit oldu
Suret kendi geldi dil dil hikmetin yoludur

Suretler ün diyemez söz kendisi söylemez
İşler hicapsız olmaz risalet hasılıdır

Bu bizim işretimiz oldur bu lezzetimiz
İçip esridiğimiz aşk şerbeti gülüdür

Onu ona dersin onun söyleyen ol söz onun
Ol bizimdir biz onun gayrı tesbih dilidir

Yunus sözün tak kılan görmedi münkir olan
Ömrün zulmete salan ma’rifet yaksuludur❞

❝Aşkın ile aşıklar yansın ya Resulullah
İçip aşkın şarabın kansın ya Resulullah

Şol seni seven kişi komuş yoluna başı
İki cihan güneşi sensin ya Resulullah

Şol seni sevenlere kıl şefaat onlara
Mü’min olan tenlere cansın ya Resulullah

Aşıkım şol didara bülbülüm şol gülzara
Seni sevmeyen nara yansın ya Resulullah

Derviş Yunus’un canı alem şefaat kanı
İki cihan sultanı sensin ya Resulullah❞

❝Aşk erinin gönlü dolu
Padişahtan nevaledir
Aşksız adem nicanlasın
Çün şeriat havaledir

Aşkdurur aşıkın canı
Aşka feda hanumanı
Aşk erinin armağanı
Aşksız kişiye beladır

Kimi avrat oğlan sever
Kimi mülk hanuman sever
Kim sermaye dükkan sever
Bu dünya halden haledir

Ey miskin Yunus nişanın
Aşktan esridi bu canın
Dergahında her dem onun
Valih ü hayran kaladır❞

❝Aşkın odu yüreğimde neler eyler neler eyler
Bugün bir aşk gördüm bu derdimden haber söyler

Gelin hey dertli gelin bu derdimden siz de alın
Dertli bilir dertli halin ya dertsizler bunda neyler

Kimisi dost yüzün gördü kimi dahi görem derdi
Aşık maşukuna erdi uş yine bayram eyler

Bugün Mansur olup nidem şeyhimin yüzünü görem
Maksadum bu idi erem aşık yine derdin söyler

Yunus aydur aşık oldum maşukun derdinden öldüm
Teveccüh maşuka kıldım onun ile gönlün eyler❞

❝Aşk ile gelen erenler
İçer ağıyı nuş eder
Topuğa çıkmayan sular
Deniz ile savaş eder

Kolmaşa verdik sözünü
Söz ile döktük yüzünü
Yaban canavarı gibi
Bilenler ondan şeş eder

Bu sohbete gelmeyenler
Hak nefesi almayanlar
Sürün onu burdan gitsin
Durur ise çok iş eder

Dağ ne kadar yüksek ise
Yol onun üstünden aşar
Yunus Emrem yolsuzlara
Yol gösterdi ve hoş eder

***

Abdülbaki Gölpınarlı - 100 Şair 1000 Şiir
Türk Tasavvuf Şiiri Antolojisi (Tasavvufi - Zühdi
Edebiyat, Melami - Hamzavi Halk Edebiyatı
Alevi - Bektaşi Halk Edebiyatı), Milliyet
Yayınları Türk Klasikleri Dizisi: 7
Birinci Cilt, Baha Matbaası, Ocak - 1972
s.47de eser şu şekilde aktarılmaktadır


Aşk ile gelen erenler içer ağuyu nuş eder
Topuğa çıkmayan sular deniz ile savaş eder

Biz bu yoldan üşenmedik erenlerden usanmadık
Kimseyi yavuz sanmadık her ne eder kolmaş eder

Kolmaşa verdik sözünü söz ile döktük yüzünü
Yaban canavarı gibi bilenler ondan şeş eder

Bu sohbete gelmeyenler Hak nefesi almayanlar
Sürün onu bundan gitsin durur ise çok iş eder

Cahildir maniden almaz oturur kararı gelmez
Öleceğini hiç sanmaz yüz bin yıllık teşviş eder

Dağ ne kadar yüksek olsa yol onun üstünden aşar
Yunus Emrem yolsuzlara yol gösterdi vü hoş eder❞

❝Aşksız adem dünyada belli bilin yok durur
Her biri bir nesneye sevgisi var aşıkdur

Çalabın dünyasında yüz bin türlü sevgi var
Kabul et kendzüne gör kangısı layıkdır

Biri Rahmani’r-rahim biri Şeytan’-racim
Onun yazdığı müzdi sevgüsüne ta’allukdur

Dünyad Puygamber’in başına geldi bu aşk
Tercümanı Cebrail ma’şukası Halik’dır

Ömer ü Osman Ali Mustafa yarenleri
Bu dördünün ulusu Ebu Bekir-i Sıddık’dır

Alem fahri Muhammed Mi’rac’a ağdığında
Çalap’dan dilediği Ümmetine azıktır

Yunus senin ayıbını gözlegil ayrığı ko
Kimsenin ayıbına sen bakmagıl yazıkdır❞

❝Aşk erine dünyada çi harir ü çi palas
Zira kim gönül onun tutmadı kibir ile yas

Aşk amel ile biter layık olursa yiter
Gerekse üryan yürü gerekse geygil libas

Dilersen kim eresin feragat menziline
Var kanaat darında nefsin boğazından as

Nefsinin varlığını akl-ı külle ulaştır
Varlığın yoğa değişir cevher ol olma muhas

Bu kamu günahların yuyan miskinliğinmiş
Var Yunus sen miskin ol gel tama’ın yayın as❞

❝O Çalabımın aşkı
Bağrımı baş eyledi
Aldı benim gönlümü
Sırrımı faş eyledi

Gitmez hergiz gönülden
Hiç eksik olmaz dilden
Çalap kendi nuruna
Gözümü tuş eyledi

Can gözü onu gördü
Dil ondan haber verdi
Can içinde oturdu
Gönlümü arş eyledi

Canda yanar çırağı
Gönüllerde durağı
Gönül dahi can dahi
Aşk ile cuşeyledi

Bir kadeh sundu cana
Can içti kana kana
Dolu geldi peymane
Canım serhoş eyledi

Esrük oldu canımız
Dür döker lisanımız
O Çalabımın aşkı
Bizi derviş eyledi

Ben kaçan derviş olam
Ve lakin ona kulam
Yüz bin benim gibiyi
Aşk hırkapuş eyledi

Yunus imdi öğünür
Dostu gördü sevinir
Erenler mahfilinde
Aşkı cünbüş eyledi❞

❝Aşk şarabı içmesi hoştur şaşkın
Şarap peşinden koşmak boştur şaşkın

Bir o yana bir bu yana yatma şaşkın
Tenhalarda menhalarda kalma şaşkın

Şaşkın sana ne dedim sen ne yaptın
Dün gece gördüm seni ters yola saptın

Bir o yana bir bu yana yatma şaşkın
Tenhalarda menhalarda kalma şaşkın

Sana başka sözüm yok bu alem içinde
Bi alemsin şaşkın sen alem içinde

Bir o yana bir bu yana yatma şaşkın
Tenhalarda menhalarda kalma şaşkın❞

❝Asker kınasını yaktım eline
Nazlı yarin bakar asker yoluna
Nasıl duyurayım nazlı geline
Gitti de gelmedi buna ne çare

Al bayrağı yavrum sarmış tabuta
Bütün komutanlar gelmiş kapıda
Asker ettim seni karda tipide
Gitti de gelmedi buna ne çare

Aslen mert oluruz Türklüktür soyum
Vilayetim Yozgat Çayözü köyüm
Benim de askerde Kıbrısta oğlum
Ne haber var ne mektup var ne çare

İsmim Sefil Döndü kalpten vuruldum
Dert peşinde geze geze yoruldum
Bu günlerde Mehmetimden ayrıldım
Gitti de gelmedi buna ne çare❞

❝Esker olup vetene hizmet ederem men
Çağrılmadan esker olup gederem men

Gederem gurbet ele yar sene gurban olaram
Gurbanolum vetene vetenim hoşdur mene
Onu çohdan sevirem

Goy dolanım başına pervane tek (gibi)
Salma meni çöllere divane tek

Gederem gurbet ele yar sene gurban olaram
Gurban olum ayına ayına ulduzuna
Seni çohdan sevirem❞

❝Aşkın ezel-i aşıka Hüdadır
Bir neşve nümadır
Tahkik-i gönül şehrine pür nur-u ziyadır
Minhacı Hüdadır

Bir dilli bilur aşk-ı hakikat haberinden
Söyler eserinden
Elbette o dil beyt-i nazargahı Hüdadır
Kal ehl-i cüdadır

Sofi beni dehreyleme kim mescide gelmez
Hak rahın bilmez
Ben mutekidem guşe-i meyhane banadır
Mescit de sanadır

Sofi beni men eyleme cünuniyet-i aşktan
Ve dersin o meşkten
Sofi bana vasfeyleme cennet ile huri
Bilmem o huzuri

Aşık olanın aşk ile matlubu rızadır
Bakisi hebadır
Emrah güher izhar eder ehl-i hüner ister
Yani dürer ister❞

❝Aşkın ateşiyle yandım yanalı
Ne dumanım belli ne külüm belli
Gözüm yaşı ummanlara döneli
Ne dümenim belli ne selim belli

Dertlilerin dertlerini sezerim
Efkarlanır gece gündüz yazarım
Başım alıp diyar diyar gezerim
Ne mekanım belli ne yolum belli

Aşkın yolu diken imiş har imiş
Bu yolda yürümek gayet zor imiş
Kaderde bu yola girmek var imiş
Ne gümanım belli ne halim belli

Çınar meşk eyledi arzuhalini
Beyhudeye sarfeyledi malını
Saki sunmaz oldu bana elini
Ne peymanem belli ne dolum belli❞

❝Sendedir ihtişam sende mürüvvet
Sevgi gerçeğinin özünde varsın
Manevi huzurda aşktır zaruret
Her muradın asıl yüzünde varsın

Söze sen gereksin haza sen gerek
Azaptır aşk ile atmayan yürek
Çalışamaz eller tutamaz kürek
Kudretin gayretin bazında varsın

Saadet aşında lezzetsin tuzsun
Gönlü deryasına bırakın yüzsün
Civan bir yiğide gelinlik kızsın
Yanan her fitilin közünde varsın

Rahimde oynayan minik bebenin
Bebeği bekleyen mutlu gebenin
Heyecan içinde taze babanın
İlk baba olmanın haz’ında varsın

Bakırcının çekiç ahenklerinde
Değirmenin dönen mihenklerinde
Hatta yer yüzünün tüm renklerinde
Ressamın tuvali bezinde varsın

Seher yellerinin esmelerinde
Nazlı aşıkların küsmelerinde
Çifte kumruların yosmalarında
Tabiatın bahar yazında varsın

Der İlhami Ferhat dağları delmiş
Mecnun çaresini çöllerde bulmuş
Nesne dahi aşktan nasibin almış
Ozan mızrabında sazında varsın❞

❝Aşk yoluna canı feda kılanlar
Sizde düştünüz mü zora ben gibi
Bir Leyla misali Mecnun olanlar
Yaktınız mı canı nara ben gibi

Karagöz üstünde o keman kaşlar
Kirpikler canıma tığ gibi işler
Mah cemal üstüne dökülmüş saçlar
Acep yanan yare var mı ben gibi

Aşık maşukunun esrarın saklar
Mecnun Leyla için sahrayı bekler
Yar yoluna canın veren aşıklar
Bulmamış derdine çare ben gibi❞

❝Aşk bağrımda yar açtı
Atma bana bu taşı
Ziliflerin tel tel olmuş
Dökme rüzgara karşı

Di gel ağam di gel paşam
Yeter ağlatma beni
Di gel varım di gel canım
Yaktın kül ettin beni

Bahçada güller açmış
Gidek havuz başına
İnsaf merhamet eyle
Bak gözümün yaşına

Di gel ağam di gel paşam
Yeter ağlatma beni
Di gel varım di gel canım
Yaktın kül ettin beni❞

❝Bu aşkın ateşi yaktı vücudum
Düşürdüm gönlümü mahi tabane
Bütün emlakimi yoluna koydum
Dahi canım feda şahi hubane

Bulandım bir zeman aktım duruldum
Kuytulara geçüp şimdi dur oldum
Yeni baştan bir huriye vuruldum
Keman ebru gözü ahu cerane

Cefakar okunu sıneme çaktı
Çevirüp yüzünü kahrile baktı
Derune göz koyup aşıkı yaktı
Bıraktı akibet ahu süzane

Camı fikrat beni eyledi berbat
Heman bülbül gibi eylerim feryat
Süruri bendesin eylemez azad
Kah hapse koyar kah zindane❞

❝Asger gatar gatar olmuş gidiyor
Bulgar dağlarını seyran ediyor
Analar babalar figan ediyor

Gitti kömür gözlüm eyleyemedim
Ar ettim ellere söyleyemedim

Gartal guşun ganadından al olur
Nazlı yarin yanağında bal olur
Sevip sevip ayrılması zor olur

Yaktı ciğerimi karlı buz gibi
Gözü yaşlı gelinler ağlar kız gibi❞

❝Aşk deyince akla gelen
Ağlayınca bağrım delen
Irgatlıkta saçın yolan
Çalışırsın ter içinde

Hem bacısın hem de ana
Neler desem azdır sana
Can katarken taze cana
Ölüyorsun sır içinde

Fabrikada benim ile
Ezilirsin bile bile
Vay haline düşsen dile
Kovulursun şer içinde

Eksik etek diyen sana
Eksik olan odur bana
Selam sana yiğit ana
Doğurursun kir içinde

Can verirsin namus için
Hele bir sor nedir suçun
Takma adın uzun saçın
Sövülürsün er içinde

Yiğit der ki ana bacı
Ey başımın yüce tacı
Görüyorsun gerçek acı
İşte kavga hır içinde❞

❝Şükür Allah aşkına
Kara sakal ağardı
Gördüm dağlar başında
Ağarup kar yağardı

Eski sürüldü gitti
Geldi yenisi yetti
Ekilen yerden bitti
Yer yeşerdi güverdi

Urdu can baş terkisin
Çekmez oldu korkusun
Açtı gaflet uykusun
Gönül gözün uyardı

Sümbül nergis menevşe
Aşık oldu bu nakşe
Bunlar Hakka yüz tutup
Her dem boyun eğerdi

Sultana erdi kuldan
Aşık oldu gönülden
Muhiddin can ü dilden
Erenleri severdi❞

❝Aziz dostum sen bu ilden gideli
Sekiz mevsim geldi-geçti duydun mu
Gine kar koymadı baharın yeli
Şeftaliler çiçek açtı duydun mu

Memiklerin Iraz için Kel Durdu
Sinan oğlu Muharremi öldürdü
Keş Ahmet bayram da namaz kıldırdı
Kerim Ağa köyden göçtü duydun mu

Çavuşların yumuk gözlü Tahiri
Kahve yaptı kırk senelik ahırı
Erkek Fatma Dişi çürük Mahiri
Güpegündüz aldı kaçtı duydun mu

Ala-kardır Binboğanın yücesi
Asker oldu Halimenin kocası
Sazlıköyün ilerici hocası
Minarede şarap içti duydun mu

Dikkat eyle anlam çıkar sözümden
Bir hızarcı geldi Mercanözünden
İpsiz Mustafanın tek boynuzundan
On altı çift tahta biçti duydun mu

Kenanların sarı saçlı Reşadı
On çocuğun anasını boşadı
Sultan serbest kaldı sarhoş yaşadı
Hürriyeti yeni seçti duydun mu

On iki gün önce yaptık bir seçim
Tekgöz murdar öldü partisi için
Nasreddin Hocanın dediği biçim
Dünyayı yanlışsız ölçtü duydun mu

Daha bunlar bildiğimin yarısı
Gelecek mektuba kalsın gerisi
Bu yıl Karakoçun gönül arısı
Çiçekten çiçeğe uçtu duydun mu❞

❝Başımdan bir kova sevda döküldü
Islanmadım üşümedim yandım oy
İplik iplik damarlarım söküldü
Kurşun yemiş güvercine döndüm oy

Yağmur yorgan oldu döşek kar bana
Anladım ki kendi gönlüm dar bana
Alev dolu bardakları yar bana
Sunuverdi içtim içtim kandım oy

Sevgi ektim naz biçmeye çalıştım
Ne zamana ne kendime alıştım
Kırk senede yedi hasret bölüştüm
Yedi dünya bana düştü sandım oy

Gönül şahinimi yordum gerçeğe
Sonsuzda yüzümü sürdüm gerçeğe
Teselliden kanat kırdım gerçeğe
Tecellinin sinesine kondum oy❞

❝Aşkın şarabını içerler dilber
Ferhat misali döner perişan olur
Hüsnün görüp candan geçenler dilber
Mecnun gibi gezer sergerdan olur

Saki sensiz meyler cenneti huri
Cevr ü cefa ile geçmez süruru
Dünya ukbada sensiz huzuru
Şükür diye erenler şaduman olur❞

❝Aşk olsun meydan görene
Doğru yoluna gidene
Aferin Hakkı hak bilip
Hal geyip gönül güdene

Aşk Alim hü hü Şahım
Hü gerçek erenler demine

Kafü nundan kün fekan
Emrine ram oldu cihan
Teslim rahat oldu heman
Hem yedip hem yedene

Aşk Alim hü hü Şahım
Hü gerçek erenler demine

Doğru yörü doğru bak
Doğru gidene zeval yok
Rahm-eder yargılar Hak
Hak için kulluk edene

Aşk Alim hü hü Şahım
Hü gerçek erenler demine

Gönlünü yüksekten indir
Ar etme alçağa kondur
Aç doyur susuz kandır
İbada borcun ödene

Aşk Alim hü hü Şahım
Hü gerçek erenler demine

Besleme azap atını
Çekersin zulumatını
Tepele nefsin itini
Zarar gelmesin bedene

Aşk Alim hü hü Şahım
Hü gerçek erenler demine

Muhiddin Abdal aşk olsun
Sırrımız eller duymasın
Yemişim nadan yemesin
Şayet yeyüben dadana

Aşk Alim hü hü Şahım
Hü gerçek erenler demine❞

❝Şaşkın gezme gafil bir gün ölürsün
Dünya fermanında olsa ne fayda
Söylemez dillerin dilsiz kalırsın
Bülbül gibi dilin olsa ne fayda

Söylersin de sen sözünden şaşmazsın
Haramını helalını seçmezsin
Tükenir kepeğin su da içmezsin
Akar çaylar senin olsa ne fayda

Sen söylersin söz içinde sözün var
Şöhretin var kelamın var nazın var
Şu dünyada üç beş arşın bezin var
Karun gibi malın olsa ne fayda❞

❝Kırmızı gömpülü koyun ocağa
Yayılsın kokusu dört bir bucağa
İridir kabaklar sığmaz kucağa
Soğanı hıyardan tatlı köyümün

Domatesi dilim dilim bölünür
Balı eşsiz çiçeklerden alınır
Yoğurt dersen haranıda çalınır
Kekliği tavuktan etli köyümün

Bulgur pilavının bir başka tadı
Ülübüdür fasulyenin öz adı
Her şeyi mevcuttur aratmaz yadı
İnciri irice sütlü köyümün

Yapılır ekşisi kızıl sumaktan
Kazağı imaldir yerli yumaktan
Pekmezin tadı da çıkmaz damaktan
İnsanı sağlıklı mutlu köyümün

Fesleğeni ağaç kadar iridir
Armudu-elması diri diridir
Toprağı kırmızı taşı sarıdır
Kırları yemyeşil otlu köyümün

Fazlaca olsa da biraz eğimi
Kızlar taşır hiç dökmeden güğümü
Orada yaşadım gençlik çağımı
Topraktan damları katlı köyümün

Geyicek suyundan olur turşusu
Bir tek bakkalı var yoktur çarşısı
Koca Yüğlük Dağı hemen karşısı
Harman makinesi atlı köyümün

Her bir tepesinden bir pınar akar
Laleyle nergisler sümbüle bakar
Dağında çiğdemle menekşe kokar
Evlerinin önü dutlu köyümün

Ayrana dönüşür keçi yoğurdu
İneği yerli ırk kara sığırdı
Kulağımız kötü söze sağırdı
Kadını giyerdi kutnu köyümün

Arif der nicedir görmedim nasıl
Sağlıklı olsaydım vermezdim fasıl
Onu da mı bozdu şu yeni nesil
Değişti mi yüzü metli köyümün❞

❝Şu giden askere yol mu dayanır
Askerlik iki sene can mı dayanır

Askere gidenin yari peşinde
Sevenler yarini görür düşünde

Askerin mektubu postadan çıkmaz
Askere gidene kimseler bakmaz❞

❝(Erkek)
Hastayım attan inemem
İnersem dahi binemem
Çay suyuyla ben kanamam
Doldur bir su telli gelin

(Kadın)
Çay kenarında duramam
Boyuna çiçek deremem
Altın tasla su veremem
Eğil eğil iç çaylardan

(Erkek)
İstanbuldan gelir tatar
Yamçısını yandan atar
Garip olan nerde yatar
Kondur beni telli gelin

(Kadın)
İstanbuldan gelir tatar
Katarına kervan katar
Garip olan handa yatar
Konduramam yiğit seni

(Erkek)
Yayla yayla geçince
Soğuk sular içince
Güzel gitmem seni sarmayınca
Kondur beni telli gelin

(Kadın)
Yayla yayla geçmedin mi
Soğuk sular içmedin mi
Hiç güzel görüp geçmedin mi
Var git yiğit almam seni

(Erkek)
Yüksek konağın gelini
Sarayım ince belini
Kırma şu hınzırın sözünü
Kondur beni telli gelin

(Kadın)
Hınzır dedikleri it köpektir
Her gün yediği kötektir
Benim ağam İstanbulda beydir
Konduramam yiğit seni

(Erkek)
İstanbuldan gelir ferman
Kalmadı dizimde derman
Bey Mustafa sana kurban
Kondur beni telli gelin

(Kadın)
İstanbuldan gelir ferman
Hak dizine versin derman
Telli gelin sana kurban
Kondurayım yiğit seni❞

❝Başkeser kaddine servi gülşende
Hey kaameti bala seni görünce
Güller girye eder goncalar hande
Ey ruhleri hamra seni görünce

Aşk ile bağrıma bastım taşları
Akıttım dideden kanlı yaşları
Zaptedemez kendin gönül kuşları
Koparır vaveyla seni görünce

Zülfikar resminde çekilmiş kaşlar
Ehl-i aşk halinden bilmeyen taşlar
Gülşen-i hüsnünde evrada başlar
Her bülbül-i şeyda seni görünce

Mevc urur derya veş dü çeşmim seli
Eser başımızda muhabbet yeli
Açılmaz dehanı söylemez dili
Derdimend Dertliya seni görünce❞

❝Şöyle zayıf etti çile-i aşkın
Gözlere görünmez oldu bu tenim
Düştü iç iklime kule-i aşkın
Yıktı harab etti burc-ü bedenim

Nice güller açmış gülsitanında
Bülbüller cemolmuş çevre yanında
Eğer can verirsem asitanında
Sarı perçemiyle diksin kefenim

Sevdiğim bir tanem meftun senindir
Dertli aşka feda can ü tenindir
Sorarlarsa şu meh-pare kimindir
Vallahi benimdir billahi benim❞

❝Biz bir askeriz Hazret-i Şah miralayımız
Candan geçmişiz uğruna yoksul ve bayımız

Biz bir askeriz arsa-i mahşerde kışlamız
Ayş ü safaya kasr-ı muhabbet sarayımız

Şöyle askeriz Hasan kaim-makam bize
Cenge girince şah-ı şehid reh-nümayımız

Meydan olunca kafire vermeyiz meydanı
Bin alayına bedeldir bir alayımız

Trampete veş çalmaya Dertli sinemiz
İrad-ı felek tabl ü kus ü çeng ü nayımız❞

❝Beni bende komaz aşk-ı cananım
Serimi sevdaya saldın ağlarım
Gün be gün artmakta dert ile gamım
Sinemi aşk ile deldim ağlarım

Mevc urup çeşmimin seylabı arttı
Derd ü gam deryası serimden aştı
Gönül sefinesi girdaba düştü
Hasılı çare yok bildim ağlarım

Ah etmekten kaddim oldu ah dal dal
Şadlık eksilerek artmakta melal
Vatanım çeşmime görünür hayal
Diyar-ı gurbette kaldım ağlarım

Ey dertli kalmışım ben bu hayrette
Diyar-ı gurbette vehm ü zulmette
Hep iller işrette zevkte sohbette
Ben yarimden cüda düştüm ağlarım❞

❝Aşk ehline derman sordum alemde
Ne Eflatun bilir ne Lokman yazar
Erbab-ı aşk olan kalır matemde
Anların ahvalin perişan yazar

Bulunmaz alemde böyle dilruba
Aşk u muhabbeti başlara bela
Münkiri öldürmek sevaptır amma
Zalim kadı üstümüze kan yazar

Dertli aşk yolunda olmuştur gulam (na-kam)
Mastur cebininde harf-i Elif-Lam
Hakimler hakkında yazamaz ilam
Yazarsa fermanım Alişan yazar❞

❝Aşk u mahabbetten da’va kılanlar
Başına sultandır bi bak ü perva
Derya-yi hikmette gavvas olanlar
Hakayıkta olur bir dür-i yekta

Laübali olup dehrin seyyahı
Rintler meclisinde eder samahı
Zümre-i uşşaka düştükçe rahı
Sunulur destine cam-ı dilküşa

La deme ey peri pendim aseldir
Ağır ol yeğinlik tab’a keseldir
Şecer-i meyvaya darb-ı meseldir
Dokunur a’dadan bin seng-i hara

Hidayet olunca aşık canana
İrirşir elbette sırr-ı nihana
Serfuru eylemez değme bir cana
Yeksandır yanında a’la vü edna

Aşık Ömer sever dildarı veli
Aşıkare ismin eylemez celi
Evvel mısraların harf-ı evveli
Bir güzel ismine düşer müsemma❞

❝Beni peşi sıra gezdiren güzel
Nakışlı gözlerin başka şey değil
Gönlümü kendine etti müptezel
Anlamlı sözlerin başka şey değil

Sevdası sinemde saplandı kaldı
Nasıl anlamadım gönlümü çaldı
Parıltısı aklım başımdan aldı
Ay gibi yüzlerin başka şey değil

Kim imiş sevmeyi kolaydır diyen
Demek sevmemiştir bunu söyleyen
Aklım baştan alıp deli eyleyen
Cilveyle nazların başka şey değil

Deli etti yüzüme bakar sevdiğim
Hayat temelimi yakar sevdiğim
Tutuştu sinemi yakar sevdiğim
Alevli gözlerin başka şey değil

Şaşırdım Çırağı bilmem ki neydim
Yiğit idim koçağıdım bey idim
(İyiydim aşk yolunda ben de beydim)
Bak işte kapına boynumu eğdim
Merhamet sizlerin başka şey değil❞

❝Tabur taburu karşılar
Talim eder binbaşılar
Yağup yağmur gün değince
Yatan şehitler ışılar

Üç oğlum var üç taburda
Silahlar dolu kuburda
Aman sabır eyle oğlum
Çok keramet var sabırda

Bir kurt dadandı desteme
Bir oğlan düştü hisseme
Kağat yazar tel çekerim
Sadırazam Şeyislama

Erzincanın fakıları
Ezan sünnet etti mola
Elbistan(lı) oğlancığım
Camilere gittim mola❞

❝Hay nenni çeker elleri
Bağlı kuzunun dilleri
Askerde delim duyarsa
Silahı dutmaz elleri

Kaldır kolunu kolunu
Aç kuzum bağlı dilini
Askerde delim duyarsa
Kaygılı eder talimi

Soğuk diye vurmam kına
Yanımdoynar döne döne
Şimdi dezelerin gelir
Aç gözün onları değne

Gördün mü Selver gördün mü
Kuzun adamı şaşırır
Şu zaman yolcu mu gider
Ellerini buz deşirir

Gördün mü Selver gördün mü
Zor olur kuzu vermesi
Her gelen öper savışır
Benim kuzum ceb alması

Kara geliğin içine
Kırmızı çorap ördürrüm
Buna kış pırtısı derler
Yazın donuna uydurrum

Nere gittin sefil Eşe
Beni çekti Çankırına
Söylen şunun emmisine
Yere batsın hayırına❞

❝Aşk ataşı düştü garip gönlüme
Yanıyor bu gönlüm yar senin için
Derdin oku battı garip gönlüme
Kanıyor bu gönül yar senin için

Ağlayıp gözlerim yaş eyliyerek
Şu garip bağrımı taş eyliyerek
Yaz gününde gönlüm kış eyliyerek
Bu başıma yağan kar senin için

Kerem gibi yansam aşk ataşından
Bülbülüm ayrılmam gülün peşinden
Yar aşkına yolum dağlar başından
Aşsa da (Geçse de) giderim yol senin için

***

Garip Bülbül Neşet Ertaş, Hayatı - Sanatı
Eserleri 2, Erol Parlak, Demos Yayınları
Barış Matbaası, İstanbul - 2013, s.323de
eser şu şekilde aktarılmaktadır
(Söz ve müzik: Neşet Ertaş bilgisiyle)


Aşk ataşı düştü garip gönlüme
Yanıyor bu gönlüm yar senin için
Derdin oku battı garip gönlüme
Kanıyor bu gönlüm yar senin için

Kerem gibi yansam aşk ataşından
Bülbülüm ayrılmam gülün peşinden
Yar aşkına yolum dağlar başından
Aşsa da giderim yol senin için

Ağlayıp gözlerim yaş eyleyerek
Şu Garip bağrımı taş eyleyerek
Yaz gününde gönlüm kış eyleyerek
Bu başıma yağan kar senin için❞

❝Aşkun bu gönül şehrini
Gele gide yol eyledi
Dahi Adem halk olmadan
Seni sultan kul eyledi

Hakdur kudret ü kuvvet
Hakdur lutf ü inayet
Eyleyüp bize inayet
İhsanını bol eyledi

Ol virdi cism ile canı
Ol virdi ilm ü irfanı
Hüdaiyi bunca ihsanı
Evvel ahir ol eyledi❞

❝Aşkın şarabın içmeyen
Mest olup hayran olur mu
Zencir-i aşka düşmeyen
Soyunup uryan olur mu

Akıt gözlerinden yaşı
Gör kimdir işleyen işi
Kul olur ise bir kişi
Bu mülke sultan olur mu

Aşka ciğerin yakmayan
Mürşide doğru bakmayan
Bahr-i muhite akmayan
Göl iken umman olur mu

Gönül gel geçirme çağın
Ko yansın yürekte yağın
Gülleri bitmeyen bağın
Bülbülü nalan olur mu

Nakşi açıldı çün gözün
Hakkı görür oldu gözün
Lakin bilmem uş bu sözün
Münkire iman olur mu❞

❝Biz bu aşkın tüccarıyız çekilen kervan bizim
Yükümüz mücevher dolu tükenmez mercan bizim
Bize bakıp tan edenler hakikatten uzaktır
Yaralara merhem süren ağızda derman bizim

Ne Ferhatız ne Mecnunuz yolumuz dağlar taşlar
Göğsümüz iman deryası Hakkın gemisi işler
Kim için feryad ederiz şahit gökteki kuşlar
Vereceğiz canımızı yazılan ferman bizim

Bizim sırrımız gizlidir bunu hiç kimse bilmez
Biz ölür gideriz amma kalır ismimiz ölmez
Öyle bir gizli esrar ki gider de geri gelmez
Buna gönülden inandım Üzeyir Pünhan bizim❞

❝Asker oldum piyade (yar yandım aman)
Bugün aşkım ziyade
Evlilerin sevdası (on parmağı kınalı)
Bekarlardan ziyade

Gidiyorum işte gör (yar yandım aman)
Hayalde gör düşte gör
Hiç bilmedin kadrimi (on parmağı kınalı)
Bir zalime düş de gör

Gidiyorum elveda (yar yandım aman)
Canım yoluna feda
Kavuşmadık yar olmaz (on parmağı kınalı)
Kavuştur bari Hüda❞

❝Asker olsam giymem hırka
Oturmuşlar fırka fırka
Yok mu dostlar bize arka

Yandım yandım yaniyorum ben
Yar sevdadan öliyorum ben

İzinimiz hafta başı
Biz kollarız köşe başı
Düşmanımız karşı karşı

Yandım yandım yaniyorum ben
Yar sevdadan öliyorum ben

Evlerimin önü nane
Ben kul oldum yana yana
Kafir isen gel imana

Yandım yandım yaniyorum ben
Yar sevdadan öliyorum ben❞

❝Aşkınla bir tokat geldi yüzüme
Cihan zindan oldu benim gözüme
Uyma dedim uydun eller sözüne
Ölüm olsa ah ayrılık olmasa

Benim halim sana malum ya rabbi
Hasretime sen kavuştur ya rabbi
Seni saran dünyasına doymasa
Ölüm olsa ah ayrılık olmasa

Aşağıdan gelir bir telli turna
Şamdan mı gelirsin ağzında hurma
Karadır kaşların arşımda durma
Ölüm olsa ah ayrılık olmasa❞

❝Bu alem acayip pazar yeridir
Alan başka satan başka mal başka
Güvenme faniye mezar yeridir
Giden başka gören başka yol başka

İnsanı sevdiren kendi ameli
Eserler yap kalsın dünya temeli
Adam olup gönül incitmemeli
Edep başka erkan başka dil başka

Hasretiyim müştakıyım ne fayda
Haberler beklerim haftada ayda
Yaşasam gurbette sırça sarayda
O yemyeşil yurdu başka il başka

Doğmuş öleceğiz kime ne kastım
Hiçbir fert olamaz ecelden üstün
Bırakıp cananı göçersin dostum
Tabut başka kervan başka yol başka

Hakikatli dostun sefası vardır
Tek yönlü sevenin vefası vardır
Ağyarın aşığa cefası vardır
Canan başka yoldaş başka el başka

Efkarlanma gönül bu günler geçer
Geceler ağarır güneş nur saçar
Gelir al baharın çiçekler açar
Lale başka sümbül başka gül başka

Bulani daima dostu arzular
Ah çeker yüreğin başı sızılar
Neşeyle dolaşır körpe kuzular
Çayır başka çimen başka göl başka❞

❝Bu aşkın elinden düştüm hicrana
Yandı şirin vücut nar oldu beyler
Birisini sevdim oldum virane
O da başkasına yar oldu beyler

Bakmaz oldu gözlerimin yaşına
Sedef takmış ağzındaki dişine
Gidem dedim hayırsızın peşine
Yağdı da yollarım kar oldu beyler

Eşitti sevdamız beraber taydı
Ne gündü ne saat seneyle aydı
Vaktiyle sevişmek yaman kolaydı
Değişti planlar zor oldu beyler

Akıyor sel gibi gözümün kanı
Sökülür kökünden bu dünya fani
Unut bu işleri aşık Civani
Eski aşikarlar sır oldu beyler❞

❝Aşk olmayınca bade içilmez
İçip içip nazlı yardan geçilmez
Açılır çiçekler gönül açılmaz
Ne değniyon dört yanını tor gibi gibi

Gönlüm düştü mor beliğe cığala
Ebruların ak gerdana dağıla
Kaşları kara da gözleri göğ ala
Bir melek siması var gibi gibi

Ölürüm de dönmem senin yolundan
Hata çıkmaz aşıkların dilinden
Çekti çılbırımı aldı elimden
Gitme nazlı yarim der gibi gibi

Karacoğlan dört kitabın dilinden yazar
Arada engeller bağrımı ezer
Ala gözüm üstünde kaş oynar gezer
Parlıyor yanaklar kar gibi gibi❞

❝Aşıklar aşka gelende dilinden söz alınmaz
Söz telde kendini bulur elinden saz alınmaz
Aşıkın aşkı deryadır onda yok olur damla
Kazanda kaynayan suyun içinden tuz alınmaz

Gündüz güne teslim olur geceler aya tutsak
Irmaklarda toy olurken dereler suya tutsak
Bilir misin ey sevgili bu garip neye tutsak
İnsanoğlu gizli sırdır özünden öz alınmaz

Kardelenler kara mahkum bülbüller zar içinde
Sensin benim tek umudum yaşarım zor içinde
Pervanesi olduğum yar geceler kor içinde
Ocak yanar alev olur ateşten köz alınmaz

Sen söyleme eller desin eğer varsa kıymetin
Aşkını kabristan eyle yıkılmasın devletin
Ey Sefai bu dünyada üç metre bez servetin
Ehli gönül sarrafa de altundan toz alınmaz❞

❝Aşk lalinden kanan kullar
Canım od aldı od aldı
Yare deyin taranmasın
Zülfü bad aldı bad aldı

Her vurdukça zülfe şane
Hasta dil döner virane
Dal kaddim benzer kemane
Yarı yad aldı yad aldı

Bağdagül meyletti hara
Can bülbülü düştü zara
Derdi canım saldı nara
Felek dud oldu dud oldu

Kul Bahrinin sohbetinden
Maral kaçmaz ülfetinden
Fani dünya lezzetinden
Kimler tad aldı tad aldı❞

❝Gidin kardeş güle güle
Hak size yardımcı ola
Ne şerefli Türk gençleri
Bayrak açtı düştü yola

Maşallah deyin maşallah
Şen oldu Ceyhanın yolu
Sesiniz arşa duyulsun
Kırılsın düşmanın beli

Çifte davul çalınıyor
Türk gençleri düğün kurdu
Bu düğünün şerefi var
Böyle kurtarırlar yurdu

Bayrağını açan gider
Kanlarını saçan gider
Böyle netsin Türk gençleri
Her şeyinden geçer gider

Hak yoluna korlar başı
Def ederler gelen işi
Tanımazlar dağı taşı
Kah yürür kah uçar gider

Gittiği yolundan dönmez
Yurdunda ateşi sönmez
Bir millete boyun eğmez
Her dem alnın açar gider❞

Karısı (çocuğuna)
Yayladan mı aldın suyu
Sabiden mi aldın huyu
Küçücükten öksüz kaldın
Uyu bebeğim uyu

Bacısı
Kapa kapa gidiyordum
Araba geldi karşımdan
Açınca kardaşım yüzünü
Aklım gitti başımdan

Kadan alam Arzu
Yanıldım kılmadım farzı
İntizar mı etti ola
Elbisesin diken terzi

Otursam görmüyor gözüm
Dinelsem tutmuyor dizim
Ana kardaş ölük dedi
Kendi de ölesice kızım

Arabalar çekiliyor
Candarmalar koğuşuna
Kara oğlum Nazif ise
Yalvar kapı çavuşuna❞

❝Sabah oldu uyanamam
Bu acıya dayanamam
Asker oğlum şehit oldu
Hayatına doyamadan

Şehit oldu asker oğlum
Hayatına doyamadan

Gün doğmadan geldi haber
Mevlam verdi acı keder
Tezkeresin bekleriken
Neden geldi kara haber

Şehit oldu asker oğlum
Hayatına doyamadan

Ben ağlarım içim yanar
Mevlam verir elbet sabır
Unutamam tek oğlumdu

Şehit oldu asker oğlum
Hayatına doyamadan❞

❝Ansızın kalbimde uyanan aşkın
Mübarek cemalin görünce coşar
Gerdan yaylasında gördüğüm köşkün
Adalet tahtını kurunca coşar

Aşıklar aşk meyin içmiş ezelden
Ne kuru tahtadan ne sarı telden
Dostun bahçesinde açılan gülden
Girip deste deste derince coşar

Sevme ile umut dünyanın tadı
Dünya güzelolsa istemem yadı
Bu garip gönlümün sensin muradı
Kol kola can cana sarınca coşar

Veyselin kalbinde gizlidir canan
Bir suna bakışlı kaşları keman
Bulursam ağyardan hali bir zaman
Aşıklar visale erince coşar❞

❝(Seyrani)
Aşk sevdası başa bela
Yürü etti yollar bizi
Aşığım ben gonca güle
Ne zem eder eller bizi

(Derviş Osman)
Kötüyünen konup göçme
Bahillerin suyun içme
Muhanet köprüsün geçme
Düş al gitsin seller bizi

(Seyrani)
Bekir Osman Ömer Ali
Biz onlara dedik veli
Seyrani olursan deli
Divaneder eller bizi

(Derviş Osman)
Bize Derviş Osman derler
Aşka gelir söyler diller
Gıybetimiz eder eller
Günahlardan yurlar bizi❞

❝Aheng-i aşkımdır inleyen defte
Boğuluyor kalbi yare geçince
Her katre bir inci olur sedefte
Zehir olur tabı mara geçince

Tedbir-i Lokmana bağlanma aşık
Belki ıslah etmiş yaran-ı sadık
Tedbirin takdire gelmez muvafık
Merhemin eline yare geçince

Artırır kadrini verd-i aşkımın
Feryad-ı bülbüldür vird-i aşkımın
Neylesin Lokmanı derd-i aşkımın
Eline kudretten çare geçince

Seyrani unsurun bir pak-i tıynet
Olmasa cevheri ruhunda himmet
Korkar mıydı sana verdi hakikat
Gülün buyi kalmaz hare geçince❞

❝Aşk-u sevda ile Mecnun gezerken
Ben bir güzel sevdim Müslüman diye
Muhabbetin deryasında yüzerken
Şimdi bir su vermez al iç kan diye

Şimdi eller ile alıp satmakta
Gülüp oynamakta yatıp kalkmakta
Benim ciğerime ateş atmakta
Tutuş tutuş mahşere dek yan diye

Madenine göre altın gümüşler
Ağacına göre elvan yemişler
Mühür kimde ise ona demişler
Alemde Seyrani Süleyman diye❞

❝Aşkın şarabını içmeyen
Gül bağından geçmez gönül
Dünya varından geçmeyen
Yar badesin içmez gönül

Sevda çeken yara sızlar
Yar yolunu her an özler
Zikirle nurlanır yüzler
El yolunu seçmez gönül

Allahın aşkına dalan
Daima vuslatta kalan
Canda cananını bulan
Başka kapı açmaz gönül

Her dem Allah deyü gezen
Rıza için kalem düzen
Kalpteki rüzgarı sezen
Hakk yolundan kaçmaz gönül

Resulün yolunda kalan
Sofu meclisine dalan
Gönlünü sevdaya salan
Bu sevdadan geçmez gönül❞

❝Bu aşk-u sevdayı ben çeke çeke
Dönderdim tez solan güle ben beni
Ruz-ü şeb gözümden yaş döke döke
Verdim turna gibi sele ben beni

Kalmamış nasihat verir bir adem
Meyhur muyum elde yok dolu badem
Sınarım kendimi yoktur iradem
Ne yaman düşürdüm dile ben beni

Seyrani çeşmine alkan dolanlar
Çekip bu sevdayı benzi solanlar
Konamasın bizi kamil olanlar
Nasıl anlatayım ele ben beni❞

❝Aşkın eleğini aldım elime
Çalkamadan unu eler eleğim
Dil ağlar avunmaz pir-i velime
Beşiğine niyaz edip belerim

Beşik bulunmazsa pirin evinde
Salıncak çok Şah-ı Merdan Alimde
Demir asa aşındırıp elinde
Ayağımda demir çarık delerim

Terk eyledi gönül kuşu yuvasın
Bulamadım ben bir yayla havasın
Buluncaya kadar derdim devasın
Elbette ağlarım sanma gülerim

Ey Seyrani sağmal ile yozumu
Sınamışım taşlı değil düzümü
Arzularım ben bulamam kuzumu
Dertli dertli koyun gibi melerim❞

❝Aşkın arısına düşürme telaş
İster isen benden bal kara gözlüm
Muhabbet istersen semtime dolaş
İstemezsen gamda kal kara gözlüm

Er gerektir erin kadrin bilmeğe
Aşık gerek maşuk gülün dermeğe
Mevla kul keyfince meyve vermeğe
Kadir yaratmağa dal kara gözlüm

İnsan dedikleri hep bir soy imiş
Kudret ölçüsünde hep bir boy imiş
Gönül kimi sever güzel o imiş
Sen Haktan dileğin al kara gözlüm

Yükseklerde taşkın esme yel gibi
Bulandırma Seyraniyi sel gibi
Haddeden çekilmiş altın tel gibi
Çek beni bağrına çal kara gözlüm❞

❝Allah baktım şem-i aşka muhabbet
Sermayesin etmiş Habibin heman
Mekteb-i irfanda ders-i hakikat
Okuyan aşıklar olmuş arifan

Birbirine uymaz derdi kimsenin
Halikı bir ins ile can u tenin
Aşkın olmaz ise bir katre menin
İhtimaldir olmak anda din iman

Adem ne demektir insan kaç bölük
Kimi şah padişah kimisi melik
Kiminin kulağı kalbine delik
Kiminin beynine deliktir izan

İnsan yedi bölük olduğun sana
Bir bir beyan edem kulak tut bana
Meylin verir isem dünyadan yana
Bulunmaz alemde sen gibi nadan

Birinci bölüğü münkir-i nimet
İkinci bölüğü ehl-i meşakkat
Üçüncü bölüğü zulmet ü gaflet
İçinde kalmıştır sermesti hayran

Dördüncü bölüğü ehl-i acele
Ednamız yenemez sanma bu çile
Deva bulunursa derd-i ecele
Edna olan alalanır ol zaman❞

❝Aşkın hallolunmaz bir çok müşkülü
Vardır ermemesi evla ermeden
El uzatıp bağda biten her gülü
Dermemesi evla imiş dermeden

Kimi şahlık ister kimi vezirlik
Kimisi kahyalık kimi kizirlik
Hasis adam ile cennete birlik
Girmemesi şayan olur girmeden

Çıkrığa sezadır iplik bükmesi
İgneye layıktır libas dikmesi
Ehl-i kemal ile cefa çekmesi
Yeğdir cahil ile safa sürmeden

Seyraniyim eğri doğru sözüm bu
Özümle müşterek olmuş gözüm bu
Göz kulak kapusu olmuş özüm bu
Borç vermek hayırlı zekat vermeden❞

❝Aşka düşen aşık elbet kan ağlar
Gidenler gelmiyor da yaslıdır dağlar
Kerbela çölünde hayrandı sağlar of
Ayrılık derdinin dermanı nedir dost

Dosta hasretlik ateşten çember
Ah eder ağlardı Aliye Kamber
Kenan ellerinde Yakup Peygamber of
Ayrılık derdinin dermanı nedir dost

Yusufun cemali benzerdi maha (aya)
Kul edip sattılar yeter mi baha
Yusufu zindana salan Züleyha of
Ayrılık derdinin dermanı nedir dost❞

❝Aşkım ebedidir erecek sanma zevale
Dönsem elem-i kahrı firakınla hilale

Bigane-i gamdın seni ben görmeden evvel
Ettin bu gün eglencemi feryad ile nale

Aylar seneler böyle firakınla geçer de
Hala seni ey zalim edemem Hakka havale

Etmez mi eser kalbine feryadı hazinim
Kafir bile giryan oldu şimdi bu hale

Feryad edip ağlarsa çok mu Nezihe
Düştü gene bir sahili yok bahr-i melale❞

❝Akıl mantık işi değil
Mevlam aşkı verdi bana
Kaderime oldum kail
Yar sevgisi girdi cana

Hak Ademe ruhun katmış
Melekten üstün yaratmış
Türlü sıfatla donatmış
Sevgiyle bakar insana

Kendine gel gafil gezme
Hizaya gir safı bozma
Karıncanın başın ezme
İnancın varsa Süphana

Sözüm gerçek Allah vekil
En büyük sermaye akıl
Cehaleti yener okul
Oku uğrama ziyana

Gözü körden rengi sorma
Gönül Kabe sakın kırma
Başkasında kusur görme
Kamiller bakmaz noksana

Benim kendimedir sözüm
Ak olmadı kara yüzüm
Mahlasımdır Deli Hazım
Gönlümde Yunus Mevlana❞

❝(ey) Aşkın ezeli aşıka ilham-ı Hüdadır
Bir neşve nümadır aman aman
Tahkiyk gönül şehrine bir nüru ziyadır
Minhaci Hüdadır aman amman

Amman amman aman amman
Yandım yandım yandım sana hayran
Öldüm öldüm öldüm sana kurban

(ey) Vaiz beni tan eyleme sen mescide gelmez
Rah-i Hakkı bilmez aman aman
Ben mutekifim kuşe-i meyhane banadır
Mescidde sanadır aman amman

Amman amman aman amman
Yandım yandım yandım sana hayran
Öldüm öldüm öldüm sana kurban

(ey) Emrah kuru laf istemez ille hüner ister
Yani dürer ister aman aman
Hakgi derece manada gerçi fukaradır
Amma şüeradır aman amman

Amman amman aman amman
Yandım yandım yandım sana hayran
Öldüm öldüm öldüm sana kurban❞

❝Aşkın deryasına attım ben bir taş (oy)
Ne anam var ne babam var ne de kardaş
(oy ne de kardaş ne de kardaş)
Aygın silah ile uygun arkadaş (oy)

Ben korkmam ölümden er geç yolumdur
(yolumdur oy yolumdur oy)
Ele düğün bayram bize zulümdür
(zulümdür oy zulümdür oy)

Babındadır deli gönül babında (oy)
Daraldı can durmam diyor kabında
(oy kabında kabında)
Elim bağlı darağacı dibinde (oy)

Ben korkmam ölümden er geç yolumdur
(yolumdur oy yolumdur oy)
Ele düğün bayram bize zulümdür
(zulümdür oy zulümdür oy)

Kara taşa benzer senin yatışın (oy)
Vatansız kuşlara benzer ötüşün
(oy ötüşün ötüşün)
Yuvamıza yılan aktı yetişin (oy)

Ben korkmam ölümden er geç yolumdur
(yolumdur oy yolumdur oy)
Ele düğün bayram bize zulümdür
(zulümdür oy zulümdür oy)❞

❝Çıkamadım Van dağının salına
Künyesini bağlamışlar koluna
Eğer Sadettinim çıkıp gelmezsen
Kim bakacak bir tek Ali oğluna

Sadettinim oy yiğidim oy
Senin için canımı vere idim oy

Esen yeller kokusunu getirir
Babası dizine vurur oturur
Keyfine ya Sadettinim gelmezsen
Allı gelinini eller görülür

Sadettinim oy yiğidim oy
Senin için ben öleyidim oy

Kurban olam kara oğlum boyuna
Gene karlar yağdı gönül dağıma
Gözlerin kör olsun hey kahpe felek
Ateş atıp yaktın yeşil bağıma

Sadettinim oy pehlivanım oy
Ölüsü gurbette garip kalanım oy❞

❝Yine geldi bizim elin baharı
Başkadır baharı bizim ellerin
Eridi kalmadı dağların karı
Serindir baharı bizim ellerin

Sarı çiğdem mor menekşe vakti mi
Mor çiçekli erguvanlar koktu mu
Oylum oylum madımaklar çıktı mı
Sevilir baharı bizim ellerin

Evecendir badem ile zerdali
Çiçek açar ağaçların her dalı
Çok sevilir yemlik ile hardalı
Sevilir baharı bizim ellerin
(Başkadır baharı bizim ellerin)

Ekinler içinde ötüşür kuşlar
Çıkar gökyüzüne pervaza başlar
Pancar kuşkuş toplar kız arkadaşlar
Başkadır baharı bizim ellerin

Harmanlara çıkar körpe kuzular
Burcu burcu kokar otlar yazılar
Morgülüm gurbette sıla arzular
Başkadır baharı bizim ellerin
(Özlenir baharı bizim ellerin)❞

❝Erzurum oldu da mekanım yurdum
Bir kan sebep oldu bilinmez derdim
Öleceğimi zaten rüyamda gördüm
Garip anam yavrum diye ağlasın

Ecelim yetti de yüreğim sızlar
Bacım Fadime de beni çok özler
Validem ağlayıp yolumu gözler
Saçlarını yolsun bana ağlasın

Bir kor ateş düştü tatlı canıma
Gelen yoktur giden yoktur yanıma
Selamımı söylen Fatiye karıma
Yollara bakarak bana ağlasın

Vadem tamam oldu ecelim yetti
Belki de Fatiyem beni unuttu
Eyvah kahpe felek ocağım battı
Derdimi duyanlar bana ağlasın

Aşıklar derdime destanlar yazsa
Pederim de yok ki derdime baksa
Bir evladım yoktur ocağım yaksa
Batan ocağıma herkes ağlasın

Validem de gayrı mektup atmasın
Fatiyem de el sözüne bakmasın
Evimin üstünde baykuş ötmesin
Virane evimi gören ağlasın

Seneler bitmedi dolmadı ayım
İsmim Emindir de Kalaba köyüm
Ruhum teslim ettim ılıdı suyum
Yolumu gözleyen dostlar ağlasın

Gelecek desinler beni sorana
Battı şu ocağım döndü virana
Benden selam olsun Aşık Durana
Yazıp destanımı bana ağlasın❞

❝Asger etdiler beni
Erzurum bizum dabur
Sevdum da alamadum
Olur mi boyle sabur

E Erzurum dağlari
Yedun Maçkalilari
Kiminun yari ağlar
Kiminun analari

Derdliyim kederliyim
Her ne desan ganarım
E Ziğana dağlari
Gördi mi sizi yarum

Kız evunun önünde
(Kız evunun başında)
Kiriş var idi kiriş
Ha o güzel gözlerun
(O güzel bakuşlarun)
Edecek bana bir iş

Gel gidelum oduna
Edelum guri odun
Odun deyil meramum
Gız galbuna ne goydun❞

❝Aşk elinden yandı canım yare bilmem neyliyim
Kesilip sabr u kararım çare bilmem neyliyim

Bir yanımda kanlı düşman bir yanımda tan-i halk
Ara yerde kalmışım ben ara bilmem neyliyim

Nedeyim o cenneti hükmüm ona revan değil
Taze gülşenler açılmış derebilmem neyliyim

Karşımızda iki hakim biri dilli biri ker
Dillinin verdim cevabın kere bilmem neyliyim

Yiğidem öldürseler dostun yolundan dönmenem
Dostumu dara çekibler dara bilmem neyliyim

Yar vücudun pare pare yare çare kılsalar
Yaralardan kanlar akar sarabilmem neyliyim❞

❝Aşka gel sinemde aşka gel
Dağları dolaş da gel
Kız hanım annen duymasın (aman)
Pencereden kaç da gel

Gün kavuştu ırakta
Gözüm karada akta
Herkesin yari geldi (aman)
Benim yarim uzakta❞

❝Bekir kardaş asker olmuş
Gider deniz adasından
Uşağı Hicaza düşür
Otur kalem odasından

Bekir kardaş asker olmuş
Beyti şerif beyti türbe
Uşağı Hicaza düşür
Hangi yana düşsen kıble❞

❝Altın yüzük parmağında
Sayet pantol ayağında
İbiş’i süvari yazmışlar
Şu Antep’in örneğinde

Yücesinde yanar ışık
Sofrasında gümüş kaşık
Ya ne derdin kadir Mevla’m
Kızım sallamadı beşik

Kapımızda çifte dutlar
Yaprak mı ola pürçek mi ola
İbişin ölük diyorlar
Yalan mı ola gerçek mi ola

Yaz geldi çiçek açıldı
Sadi olanlar seçildi
Kullar başına vermesin
Pırtı bavuldan saçıldı

Gadanı alam kızım
Hem ıklığım hemi sazım
Karılar içinde oturur
Gelin başlı gelin kızım

Evimiz cana yakın
Dalga vursa alır mı ola
Emmioğlu İbişim
Mektup yazsam gelir mi ola

Belinde de altıpatlar
Süvarinin atı hoplar
Ayan olsun İzzet oğlum
Çifte gelin zülüf toplar

İlahi İstanbul bata
Gelibolu daha öte
Sabah İzzet İbiş gelir
Sıcakla tüte tüte

Yol üstünde bir top çiçek
Ben belini bağlamaz mıyım
İzzet’in öleceğini bilsem
Ben İbiş’e ağlamazdım

Evimiz suya yakın
Dalga vurur sekin sekin
İbiş Antep’ten geliyor
Meclis ayağa kalkın

Kapımızda asma üzüm
Salkımları düzüm düzüm
Gadan alayım emminoğlu
Gucağında yok bir kuzum

Havluyu konak tutturmuş
Merdiveni düzletiyor
Bedir kızım gurban demiş
Deli Ali’yi nazlatıyor

Yattığın yerlerde yatmam
Yorganı üzerime örtmem
Gadanı alayım emmioğlu
Babamın evine gitmem❞

❝Bilmem nideyim
Aşkın elinden
Kande gideyim
Aşkın elinden

Meskenim dağlar
Gözyaşına çağlar
Durmaz kan ağlar
Aşkın elinden

Kaddim yay oldu
Bağrım nay oldu
İşim vay oldu
Aşkın elinden

Dinle zarımı
Kodum arımı
Verdim serimi
Aşkın elinden

Varım vereyim
Kadre ereyim
Üryan olayım
Aşkın elinden

Yunusun sözü
Kül olmuş özü
Kan ağlar gözü
Aşkın elinden

***

Dünden Bugüne Konya Türküleri - A. Sefa
Odabaşı (Yayına Hazırlayan: Doç. Dr. Ali
Osman Öztürk), Konya Valiliği İl Kültür
Müdürlüğü, Arı Ofset Matbaacılık, Konya - 1999
s.117de eser şu şekilde aktarılmaktadır
(Konya yöre bilgisiyle)
(Bu eserde A. Sefa Odabaşının 70 - 80 yıl
öncesinden kalan eski bir cönkten aktardığı
türkü metinlerine yer verilmektedir. Metinler
zaman içinde kısmen değişen Konya şehir muhiti
türkü geleneğine ışık tutabilecek değerdedir)


Bilmem nideyim aşkın elinden
Kande gideyim aşkın elinden

Dinle zarımı kodum arımı
Virdim sırrımı aşkın elinden

Varımı vereyim kadere ireyim
Üryan olayım aşkın elinden

Meskenim dağlar gözyaşım çağlar
Durmaz kan ağlar aşkın elinden

Kaddim yayla oldu bağrım say oldu
İşim zor oldu aşkın elinden
Yoniste sözü kül olmuş özü
Kan ağlar gözü aşkın elinden❞

❝Ayağına gara çorap yapdırdım
Saya saya üç seneyi yetirdim
Eller tezkiresin almış gelirken
Ben yarimin künyasını yitirdim

Garşıdan garşıya almalı dağlar
Almasın yidiğim suları çağlar
On iki yaşında bir gelin ağlar
Baba niye aldın benim yarimi

Bana diller Nöreddinin garısı
Arhama düşerdi köyün yarısı
Gurban olam Erzincanın valisi
Orta boylu Nöreddinim geldi mi

Bilemedim gomşularım suçumu
Gardaşlarım yükletdiler göçümü
Babamın evine vardığım gece
Anam ağlar ablam çeker içini❞

❝Gız saçların iki gat (yar yar yar aman)
Bir gatını bana sat (ninna ninna ninna vay)
Gız seni alır gaçarım (yar yar yar aman)
Bir gece de bizde yat (ninna ninna ninna vay)

Hop ninnayı ninnayı
Gel oynayı oynayı

Gız saçın sallanıyor (yar yar yar aman)
Ardınca bağlanıyor (ninna ninna ninna vay)
Şu gelen kimin yari (yar yar yar aman)
Keyfimce sallanıyor (ninna ninna ninna vay)

Hop ninnayı ninnayı
Gel oynayı oynaya

Gız saçını öreyim (yar yar yar aman)
Seni nerde göreyim (ninna ninna ninna vay)
Başlığın parasıynan (yar yar yar aman)
Yedi tarla süreyim (ninna ninna ninna vay)

Hop ninnayı ninnayı
Gel oynayı oynayı❞

❝Askerlere giydirmişler kareyi
Boş mu da kaldı şu devletin sareyi
Asker olanlara verin pareyi

Dön gel yarim dön gel bayram edelim
Bayram ertesine seyran edelim

Kışlanın önünde selvi söğütler
Oturmuş binbaşı asker öğütler
Yarinden ayrılan nazlı yiğitler

Yeşilli yazmalar koynumda kaldı
Goyak sevilerim karnımda kaldı

Kışlanın önünde yayılan kazlar
Benim yarim asker olmuş a kızlar
Asker olanlara varmayın kızlar

Dön dedim yarimi döndüremedim
Mektuplar yazdırdım kandıramadım

Kışlanın önünde bir pınar akar
İçen askerleri kor gibi yakar
O nazlı yarinin belini büker

Yaz ayları geçti güz ayları ne zaman gelir
Kayırma sevdiğim çok durmaz gelir❞

❝Gönül bir deryadan beslenip durur
Sevgidir sevdadır aşktır sultanım
Diller şeyda bülbül zare dem vurur
Sevgidir sevdadır aşktır sultanım

Sadık yar olamaz asla bivefa
Gönülü gönüle katmaktır sefa
Ateşin oduna ettiği cefa
Sevgidir sevdadır aşktır sultanım

Bu derdi beliyi başa düşüren
Dalga dalga şu gönülü coşuran
Türlü mihenklerle aklı şaşıran
Sevgidir sevdadır aşktır sultanım

Kimi deli eder kimi divane
Arayanın bulması ne şahane
Leyla mevla için olmuş bahane
Sevgidir sevdadır aşktır sultanım

Garibi günbegün derde düştüğüm
Vurup vurup ciğerimi deştiğim
Kor ateşin üzerinde piştiğim
Sevgidir sevdadır aşktır sultanım❞

❝Askere giden yarim
Talimler eden yarim
Hükümetin yüzünden
Ayrılık çeken yarim

Civan Alim ah
Asker yarim of

Asker giyer karayı
Hekim sarar yarayı
Madem hekim değildin
Niye açtım yaramı

Civan Alim ah
Asker yarim of

Askere giden olsa
Yarimi gören olsa
Yare neler yollarım
Eline veren olsa

Civan Alim ah
Asker yarim of❞

❝Aşkı kimden aldın sevgiyi kimden
Aslı bozuk deme gel şu insana
Soracak olursan eğer ki benden
Aslı bozuk deme gel şu insana ya dost

Yazımızı felek yazdı Mevladan değil
Senin dediklerin evladan değil
Her hata suç bende Leyladan değil
Aslı bozuk deme gel şu insana ya dost

Ulu arıyorsan analar ulu
Sevmişiz gönülden olmuşuz kulu
Analar insandır biz insanoğlu
Aslı bozuk deme gel şu insana ya dost

Seni beni kim getirdi cihana
Her oğulu doğurmuştur bir ana
Senin fikrin bozuk dostluk bahane
Aslı bozuk deme gel şu insana❞

❝Bu dünyada başka bir şey istemem
Bir gönül alıcı sözü beklerim
Büsbütün bu dünya al senin olsun
Bir tatlı dil güler yüzü beklerim

Bilirim canların yapısı Haktır
Başka yerde derdin dermanı yoktur
Her türlü seyreden bakışlar çoktur
Dosta dostça bakan gözü beklerim

Felek çile için şu beni seçmiş
Ömrümün bağına zehirler saçmış
Eyvah Garip ömrüm boşuna geçmiş
Ben daha baharı yazı beklerim❞

❝Hem ağladım hem de güldüm
Ben asker anası oldum
Vatanıma bekçi saldım
Güle güle git gel oğlum

Anayurdun bölgesinde
Yerin göğün duldasında
Albayrağın gölgesinde
Vazifeni yap gel oğlum

Yurdumuzun bucağında
Vatanıyın kucağında
Şanlı asker ocağında
Talimini yap gel oğlum

Ne kavga yap ne de döğüş
Kimseye dokunma savuş
Ya onbaşı ya da çavuş
Nişanını tak gel oğlum

Bir gün olur harbe giren
Yaranı sıkıca saran
Öldürecek düşman aran
Silahını tut gel oğlum

Anan baban böyle ister
Büyüklere saygı göster
Oldun bir şerefli asker
Hizmetini yap gel oğlum

Bu ocağı atan kurdu
Evlatları bekler yurdu
Bin yaşasın şanlı ordu
Selamını çak gel oğlum

Behice sözlerin yeter
Kara bağrın yanar tüter
Vatan borcu çabuk biter
Silahını çat gel oğlum❞

❝Gecenin en siyahında
Umudun bittiği yerdeyim
Köşeyi dönsem ölüm
Düz gitsem hayat
Gölgeler içindeyim

Sen imkansızsın
Sensizlik imkansız
Aşk imkansız

Çemberin en dışındayım
En çıkmaz sokaktayım
Çığlık atsam sessiz
Sussam yine çaresiz
Gölgeler içindeyim

Sen imkansızsın
Sensizlik imkansız
Aşk imkansız❞

❝Unuttum sandı herkes
Oysa tek hatıram sensin
Bakışların hala kurşun
İnce rüzgarlı duruşun

Aşk uyur mu uyanır mı
Bunca yıla dayanır mı
Aniden yeniden sevişsek
Kalbin beni hatırlar mı

Rüyalarım hala sendin
Sabahlarım hala sensiz
Meğer bitmemiş bu sevda
Büyümüş benden habersiz

Aşk uyur mu uyanır mı
Bunca yıla dayanır mı
Aniden yeniden sevişsek
Kalbin beni hatırlar mı❞

❝Sayın Başkanımız lütfen
Geçim nasıl zor Sivasta
Yazın kışın dirlik her an
Geçinmesi zor Sivasta

Sivas yedi ayı kıştır
Yaz ayları ancak beştir
İş yok ahalisi boştur
Bulunmuyor kar Sivasta

Hilaf yazmıyor sözü
Dağlar giymiş hasa bezi
Beyaz olmuş dağı düzü
Geç kalkıyor kar Sivasta

Sekiz ay geziyor boşa
Dört ay çalışıyor işe
Kazancı az çok endişe
Böyle kadın er Sivasta

Köylerde ekin bitmiyor
Bitse yemeğe yetmiyor
Çalışmak da kar etmiyor
Geçim gayet dar Sivasta

Feryat anlatır Sivası
Yalvarıyor ahalisi
İster Çelik fabrikası
Emir ver de kur Sivasta❞

❝Aşka düşen dertli aşık
Kerem gibi küle benzer
Mecnunun çektiği figan
Leyla için çöle benzer

Aşığın olmaz mekanı
Gurbet elde çürür canı
Sorarsan garip insanı
Aşkı bülbül güle benzer

Bulunmaz aşkın ilacı
Kanaat başımın tacı
Bazı söz zehirden acı
Bazı söz de bala benzer

Şeref der ki geçen zaman
Gariplere yoktur mekan
Aşığa bulunmaz mesken
Her yer gurbet ele benzer❞

❝Şükür asker Karsa girdi
Yaşa Kazım Paşa yaşa
Ayağın deymesin taşa
Yaşa Kazım Paşa yaşa

Huriler başı anası
Elinde cennet kınası
Evliya nesli binası
Yaşa Halit Paşa yaşa

Kahraman der düşkün halim
Üç kere talandı malım
Size kurban canım dilim
Yaşa Kazım Paşa yaşa
Yaşa Halit Paşa yaşa❞

❝Cığcığa vardık ta yarı yolumuz
Herhal yorulmuşuk kalkmaz kolumuz
Benden selam söylen dosta yarene
Tuz ekmeğin helal etsin elimiz

Talihi olanların çıkmış yazısı
Bin lira eyliyor deli gazisi
Hep de toplananlar ana guzusu
Kim bilir ki nerde kalır ölümüz

Şube binbaşısı verdi öğüdü
Hep camiye doldurdular yiğidi
Ne çok çıkışıyor herhal böyüdü
Aladağa karşı soldu gülümüz

Uyduranım der de söylüyor kendi
Ağlaşıyor millet boşandı bendi
Bunu söleyen de İbrahim Benli
Şimden kerli destan olur dilimiz❞

❝Aşk bahsinde olgun olan kişiler
Konuşurlar tatlı sözü çok ince
Yüzlerinde Hak nurudur ışıldar
Anlatırlar özden özü çok ince

Onlar Tanrı kevserinde içerler
Gönül bahçesini eker biçerler
Ayak ıslatmadan suyu geçerler
Nilden geçer gibi izi çok ince

Yalandır diyen dilinden asılır
Suç işleyen köşe bucak kısılır
Erenler şehrinde kitap basılır
Kalemi görünmez yazı çok ince

Mihmani der boşa yatan uyanmaz
Işkı olan renkten renge boyanmaz
Cehennemin ateşine dayanmaz
Özlem gömleğinin bezi çok ince❞

❝Aşkın ateşiyle yandım kavruldum
Vücut benek benek nakışlıyım ben
Canlı cansız her varlığı severim
Gönül gözü ile bakışlıyım ben

Aşık olan gözden akıtır yaşlar
Gölgesiz bir dala konar mı kuşlar
Gönül mevsiminde eksilmez kışlar
Rüzgarlı boranlı yağışlıyım ben

Bazısı ekmeden biçmek istiyor
Duru suyu gören içmek istiyor
Yol erkan bilmeden geçmek istiyor
Geçit vermez dağın yokuşuyum ben

Aşık Mehmet Batur işte ben huyum
Aslım Ademdendir topraktır soyum
Kırk gözeden akar dört türlü suyum
Muhabbet nehrine akışlıyım ben❞

❝Oturup dünyayı düşündüm durdum
Hiç karım olmadı yar dünden başka
İsterlerse bütün ömrüm alsınlar
Feda olsun hepsi o günden başka

İnsan bu alemde imtihan olur
Yaptığı işlerin hakkını alır
Ne kadar ömrün var yaradan bilir
Kim garanti verir şu andan başka

Aşık Devaiyim seyrana çıktım
Bir kötü nefs ile kendimi yaktım
Güzel var mı diye seyrettim baktım
Çirkin göremedim şu candan başka❞

❝Aşkın kekliğisin dağlar içinde
Darılırsın seke seke gidersin
Gönül tarlasına uğrarsa yolun
Denesini eke eke gidersin

Aşık tanır içten içe yananı
Eğer anar isen candan cananı
Ne aldın ne sattın göster kervanı
Yorgun oldun çeke çeke gidersin

Can içinde nice gönül eğledin
Ne dediler ciğerini dağladın
Kahreyledin gece gündüz ağladın
Göz yaşını döke döke gidersin

İnsan olan anlar kendi işini
Can adar canana seçer eşini
Aslı sihir etti döktü dişini
Sen de dişin döke döke gidersin❞

❝Sevdiğim aşkınla yandım tutuştum
Hasretin bağrımı yaktı ha gel gel
Hayli zaman oldu ayrı düşeli
Ayrılık canıma yetti ha gel gel

Hoyrat girdi aramıza set oldu
Gönül bağı baykuşlara yurt oldu
Şu ayrılık yüreğime dert oldu
Günden güne derdim arttı ha gel gel

Çağırdım çağırdım duyan olmadı
Namerdin okları sinemi deldi
Bağrıma hançeri saplandı kaldı
Şu dünyamı zindan etti ha gel gel

Baykuş öter şu ömrümün dağında
Bülbül ötmez oldu gönül bağında
Emini kendini gençlik çağında
Senin aşkın ile sattı ha gel gel❞

❝Bu cennet yurdumun dört mevsimi var
İlkbaharın özelliği bambaşka
Doğu batı kuzey bir de güneyi
Toprakların özelliği bambaşka

Birden güneş doğar birden yandırır
Birden gürler birden yağar dondurur
Bir hastanın ataşını söndürür
Buzlu karın özelliği bambaşka

Kimse bilmez nedir bunların hali
Kimisi doktordur kimisi vali
Dolaşır toplaşır yaparlar balı
Arıların özelliği bambaşka

Osman Feryadiyim olurum turap
Geçer bu günlerim halim pek harap
Çobanlara keçe köylülere çorap
Koyunların özelliği bambaşka❞

❝İki aşk gömleği birden giyilmez
Ve lakin birinin içinde kaldım
Yüzüme bakanlar içimi görmez
Bir ince derinin içinde kaldım

İnsana hoş gelir bülbülün sesi
Onu da söyletir gülün sevdası
Alan aldı satan sattı herkesi
Koskoca sürünün içinde kaldım

Ali Rıza derdin yazılması güç
Sevda çekmeyenin ezilmesi güç
Buna anlam verip çözülmesi güç
Bu aşkın sırrının içinde kaldım❞

❝Aşıkta aşkına sevgi yok ise
İster sazı çalısın ister çalmasın
Bir kadın kocaya küsüp giderse
İster geri gelsin ister gelmesin

Doğrular eğrinin sözüne baksa
Onun sözü ile yolundan çıksa
Kalbinde imana inancı yoksa
İster namaz kılsın ister kılmasın

Pünhani yaptığın kusurunu gör
Gören gözlerini bak eyleme kör
Allah rızasına sadakanı ver
İster alan bilsin ister bilmesin❞

❝Aşkın suyu ile aşk teknesinde
Yuğurdular hamur ettiler beni
Çiğsin diye pişirdiler ateşte
Yaka yaka kömür ettiler beni

Dumanlı dağlarda kışa tutuldum
Gazel gibi sağa sola atıldım
Elediler topraklara katıldım
Çiğnediler çamur ettiler beni

Gizli bir sır idim çabuk sezildim
Gemi olup deryalara süzüldüm
Yüzbin sene hizmet edip bozuldum
Yeni baştan tamir ettiler beni

Uzaktan uzağa haber götürdüm
Yaptım vazifemi hemen bitirdim
Nicesini doğru yola getirdim
Şecereli amir ettiler beni

Gülhaniyim sabır ile yürüdüm
İçin için yana yana eridim
Ölmeden ölmüşüm hem de çürüdüm
Bir sabana demir ettiler beni❞

❝Kişinin sırrını sorayım dersen
Soruş başka sorgu başka sır başka
Sırrın hazinesin göreyim dersen
Gören başka gözlü başka kör başka

Devri daim eden senden sanadır
İnsan ümmül-Kuran insan dünyadır
Kişi kevnü mekan arşu semadır
Sema başka türap başka yer başka

Semaiyim sema insanın başı
Kendini fehmedip bilse bir kişi
Kişinin değeri kendi görüşü
Görüş başka varış başka er başka❞

❝Sana selam olsun şanlı Erzurum
Edebin erkanın arın bir başka
Adına aşığım çok seviyorum
Çiçeğin çimenin harın bir başka

Doğunun damarı Erzurum İli
Yeşildir yaprağı beyazdır gülü
Dadaşlar diyarı Erzurum eli
Güreşin ciritin barın bir başka

Sende doğdu coştu Sümman Emrahlar
İbrahim Hakkılar Efe dergahlar
Ovanda nur olur mücahit ruhlar
Ateşin alevin narın bir başka

Kan ile yoğruldu dağların taşın
Şehit Nine Hatun Bekir kardaşın
Kahraman milletin şanlı dadaşın
Dünyada tarihte yerin bir başka❞

❝Şanlı Türk Askeri Kahraman Mehmet
Çelikten yay gibi gerilsin de gör
Koparsa özgürlük için kıyamet
İleri buyruğu verilsin de gör

Bakarsın toz eder gücü meydanı
Şahlanır anında vurur düşmanı
Alnından akarken toprağa kanı
Eliyle ter gibi bir silsin de gör

Hürriyet menzili vatan namusu
Eğilmez başıyla deler kabusu
İmanı düşmana kurarken pusu
Eline zaferi verilsin de gör

Aslı gibi coşar Mehmedin kanı
Okunur Tarihi dillerde şanı
Bayrağı uğruna verirken canı
Semada Ay-yıldız örülsün de gör❞

❝Bir aşk için avunurum
Kimse bilmez halim oy oy
Hem susuzum hem yorgunum
Ah kanadım kolum oy oy

Yavrusuz anaç olur mu
Dikensiz kıraç olur mu
Yapraksız ağaç olur mu
Kim budadı dalım oy oy

Baykuşların rakibiyim
Bir virane sahibiyim
Ağlayan bülbül gibiyim
Kim kopardı gülüm oy oy

Hayat biter bataklıkta
Uyanırsın karanlıkta
Gurbet elde ortalıkta
Ya kalırsa ölüm oy oy

Kul Nuriyim soranım yok
Yaralarım saranım yok
Ahbabım yok yaranım yok
Kim götürür salım oy oy❞

❝(Çırağı)
Nasibimdir diye elim uzattım
Uzattı badeyi Pir başkasına
Seni sevdiğimi sana söyledim
Vallahi vermedim sır başkasına

(Çobanoğlu)
Babaların sözü bize nasihat
Bilmediğin sözü sor başkasına
Sevgide sadakat olmazsa eğer
Muhabbet eder mi yar başkasına

(Çırağı)
Söyle be güzelim derdini söyle
Gönlüm sana yayla gel gönlün eyle
Göz yaşın ilaç et yaramı eyle
Demedim ki götür sar başkasına

(Çobanoğlu)
Düşme bu dünyanın gam merağına
Bir günde düşersin dert toprağına
Bir dostun gelirse kalk ayağına
Hürmet ile göster yer başkasına

(Çırağı)
Bir türlü eylenmez yastadır gönlüm
Gelecek yar diye sestedir gönlüm
Seni görmeyeli hastadır gönlüm
Niye veriyorsun nar başkasına

(Çobanoğlu)
Nefsine uyarsın bela var iken
Gezdiğin bu alem dünya var iken
Bizleri yaratan Mevla var iken
Neden eğiyorsun ser başkasına

(Çırağı)
Nuri Çırağının ne idi vadi
Yarıda mı kalacaktı muradı
Ben avcıydım avım beni avladı
Vallahi vurmadım tor başkasına

(Çobanoğlu)
Çobanoğlu der ki özlenir yaran
Sevgi kantarıyla bilinir daran
Eğer vücudunda yok ise yaran
Götür merhemini sor başkasına❞

❝(Reyhani)
Aşk ile çağırdı bizi meydana
Derdim oldu katar katar Ünvani
Gönlüm bu muhabbet bağına girdi
Bu bağda bir benlik yatar Ünvani

(Ünvani)
Her gönülde bir aslan var can kurban
Her bağda bir bülbül öter Reyhani
Dokunma hatıra aman ha aman
Bitsin senlik benlik yeter Reyhani

(Reyhani)
Ömrünü çürüttüm dervışanlıkta
Gahi sultanlıkta gahi hanlıkta
Diken var zannetme gülistanlıkta
Gül yanında diken biter Ünvani

(Ünvani)
Yanlış kapı çalan ben gene de ben
Demek ki yanıldım bu sene de ben
Güle de razıyım dikene de ben
Dost nasıl dostuna çatar Reyhani

(Reyhani)
Birbiri içinde güller dikenler
Süleymandır kuş diliyle ötenler
Yare gönül verip sözün tutanlar
Uğrunda kendini satar Ünvani

(Ünvani)
Gönül dedikleri bir dünya var ya
Bu dünya içinde bir sevda var ya
Ah şu aşk denilen bir bela var ya
Var mı bu zulümden beter Reyhani

(Reyhani)
Reyhani mürşidin yaram sarsın
Kaptan olan gemisini kurtarsın
Sen sakin ol cahil kullar şımarsın
Bir gün kara toprak yutar Ünvani

(Ünvani)
Ünvaniyim hiçten hiçe giderim
Ömrüm gam kasavet bitmez kederim
Ruhumu bir ateş sarmış ne derim
Dumanım haşre dek tüter Reyhani❞

❝Ey aşk eri aç gözünü
Yeryüzüne kılgıl nazar
Gör bu latif çiçekleri
Bezenip oş geldi geçer

Bunlar böyle bezenüben
Dosta yana uzanuban
Bir sor ahi bunlara sen
Kancarudur azm-i sefer

Her bir çiçek bin naz ile
Öğer Hakkı niyaz ile
Bu kullar hoş avaz ile
Ol Padişahı zikreder

Öğer onun kadirliğin
Her bir işe hazırlığın
İlle ömür kasırlığın
Anıcağız rengi döner

Rengi döner günden güne
Toprağa dökülür yine
Bu ibrettir anlıyana
Bu ibreti arif duyar

Ger bu sırrı duya idin
Ya bu gamı yiye idin
Yerinde eriye idin
Gideydi senden kar u bar

Bildin gelen geçer imiş
Konan geri göçer imiş
Aşk şerbetin içer imiş
Her kim bu manadan geçer

Yunus bu sözleri kogıl
Kendi özünden el yugıl
Senden ne gele bir değil
Çün Haktan gelir hayr u şer❞

❝Ey dost aşkın denizine
Girem gark olam yürüyem
İki cihan meydan ola
Devranım sürem yürüyem

Girem denize gark olam
Ne elif ne mim dal olam
Dost bağında bülbül olam
Güllerin derem yürüyem

Bülbül olubanı ötem
Gönül alam canlar utam
Başımı elimde tutam
Yoluna verem yürüyem

Bülbül olubanı gidem
Ey nice gönüller güdem
Yüzüm aşk ile dembedem
Toprağa sürem yürüyem

Şükür gördüm didarını
İçtim visalin yarını
Bu benlik senlik şarını
Terkini vuram yürüyem

Yunusdur aşk avaresi
Biçareler biçaresi
Sendedir derdim çaresi
Dermanım soram yürüyem❞

❝Gönül aşk atına bineldenberi
Muhabbet menzilin alagelmiştir
Pervane veş şema yanaldanberi
Benzimiz sararıp solagelmiştir

Ruz u şeb fikrimiz sevgili yarda
Ciğer kebap oldu hasret-i narda
Bu garip bülbülün evvel baharda
Muradın almağa güle gelmiştir

Dertli bülbül bahçelerde bağlarda
Figan eder yaz geldiği çağlarda
Mor sümbüllü gonca güllü dağlarda
Ferhad Şirinini bulagelmiştir

Bu gurbette ayrılığın elinden
Deryalar dolmuştur çeşmim selinden
Sözün bilmez aduların elinden
Bağrımız kan ile dolagelmiştir

Katibi der hayalini gördüğüm
Gece gündüz hayaline yeldiğim
Severler güzeli elbet sevdiğim
Yalancı dünyada olagelmiştir❞

❝Aşk ile yürüdük sen pire geldik
Muhammed cemalin seyrana geldik
Muhabbed narına yanmağa geldik
Zatını görmeğe meydana geldik

Can bülbülü neden ediyor feryat
Şahı velayettir cümleye irşat
Bektaş-ı Veliden umarız imdat
Kerbela aşkına imdada geldik

Mert olanlar ikrar eder canana
Erenler yolunda gelir meydana
Şükür Mevlaya ol sırr-ı Yazdana
Mansurun darında erkana geldik

On İki İmamdır ulu şahımız
Muhammed Aliye çıkar rahımız
On dört masum bizim hem-penahımız
Hidayet bahrinde cevlana geldik

Pir Sultan edelim Yezide lanet
Mürşidin eteğin tutmuşuz elbet
Ali evladına okuruz rahmet
Şahımın cemalin görmeğe geldik❞

❝Aşkın adresini versen
Kendimden geçer gelirim
Bir kan kalesine girsen
Bağrımı açar gelirim

İkide bir vücut bulsan
Ölmeden evveli ölsen
Bil ki cehennemde olsan
Cennetten kaçar gelirim

Ne sarayın nede köşkün
Boşa nazar etme şaşkın
Yakmadan Maksudi aşkın
Dolusun içer gelirim❞

❝Taşkalenin ortasında çayı var (aman)
Çayı var ülen ülen ülen ülen
Sevdiğimin fidan gibi boyu var (aman)
Boyu var ülen ülen ülen ülen

Sürmelim (yörü) ellerin(yari)
Oğlanda kollarını sallama
Sallayıp da beni yoldan eğleme
Nazlı yarim kollarını sallama
Sallayıp da beni yoldan eğleme

Taşkaleden Karamana yol gider
Hanımlara deste deste gül gider

Sürmelim (yörü) ellerin(yari)
Oğlanda kollarını sallama
Sallayıp da beni yoldan eğleme
Nazlı yarim kollarını sallama
Sallayıp da beni yoldan eğleme

Taşkalenin halıları nakışlı
Benim yarim yavru ceylan bakışlı

Sürmelim (yörü) ellerin(yari)
Oğlanda kollarını sallama
Sallayıp da beni yoldan eğleme
Nazlı yarim kollarını sallama
Sallayıp da beni yoldan eğleme

Taşkalede uzun uzun kavaklar
Yar yarini gece gündüz sayıklar

Sürmelim (yörü) ellerin(yari)
Oğlanda kollarını sallama
Sallayıp da beni yoldan eğleme
Nazlı yarim kollarını sallama
Sallayıp da beni yoldan eğleme❞

❝Dili ile aşk diyenler bilmezler aşk neydiğini
Aşktan haber ayıtmasın kim dünya izzetin seve
Her kim izzetten geçmedi aşıklık bühtandır ona
Geçemez dost döşeğine at ve katır yahut deve
Yunusa aşık deyiben zinhar özenip gelmegil
Çok bezirgan pişman olur varıcağız uzun yola❞

❝Aşksızlara verme öğüt
Öğüdünden alır değil
Aşksız adam hayvan olur
Hayvan öğüt bilir değil

Boz yapalak devlengice
Emek yeme erte gece
Onun işi gözsebektir
Salıp ördek alır değil

Şah balaban şahin doğan
Zehi öğmüş onu öğen
Doğan zayıf olurısa
Doğanlıktan kalır değil

Kara taşa su koyarsan
Elli yıl ıslatırısan
Hemen taş gene bayağı
Hünerli taş olur değil

Yunus olma cahillerden
Irak olma ehillerden
Cahil ne var mümin ise
Cahillikten kalır değil❞

❝Aşk ilinin haberin desem işide misin
Yoldaş olup o yola sen bile gide misin
O ilin bağı olur şerbeti ağı olur
Kadeh tutmaz o ağı nuş edip yada mısın
O ilin zavadası cefa tuta gidesi
Şeker ayruğa sunup sen ağı yuda mısın
O ilde ay gün olmaz ay gedilip tolunmaz
Tertipler terkediben işmar unuda mısın
İşbu tenin tertibi od ve yel toprak sudur
Yunus sen cevap eyle toprakta suda mısın❞

❝Aşk bezirganı sermaye canı
Bahadır gördüm cana kıyanı
Kamusun bir gör kemterin er gör
Ölü görmegil palas giyeni
Aşık olanın nişanı vardır
Melamet olur belli beyanı
Çün Mansur gördü o benem dedi
Oda yaktılar işittin anı
Oda yandırdın külün savurdun
Eyle mi gerek seni seveni
Zinhar ey Yunus gördüm demegil
Oda yakarlar gördüm diyeni❞

❝Aşkın odu düştü cana eritti yürek yağını
Kesti hevasetin kökün oda yandırdı bağını
Her kim bizi yerer ise Hak dileğin versin ona
Vurmaklığa kastedenin düşem öpem ayağını
Kim bize taş atarısa güller nisar olsun ona
Çırağıma kastedenin Hak yandırsın çırağını
Gel imdi ey miskin Yunus hevaseti elden bırak
Çalabım ruzeyle bize kanaatin bıçağını❞

❝Dost senin aşkın oku key katı taştan geçer
Aşkına düşen kişi canıla baştan geçer
Dünyanın muhabbeti ağılı aşa benzer
Ahirin sanan kişi ağılı aştan geçer
Başında aklı olan ücrete amel etmez
Hurilere aldanmaz göz ile kaştan geçer
Yunusun gönlü gözü doludur Hak sevgisi
Sohbet ihtiyar eden yad ve bilişten geçer❞

❝Ey dost senin aşkın odu
Ciğerim pare baş kılar
Aşkından yanar yüreğim
Yandığım bana hoş gelir

Aşkın oduna yandığım
Ağlamak oldu güldüğüm
Dost sana zari kıldığım
Münkirlere savaş gelir

Söyler isem sözüm savaş
Söylemezsem ciğerim baş
Cihan doludurur kalleş
Her birinden bir taş gelir

Gör nice taşlar atılır
Dost için başlar tutulur
Gelir gönüle batılır
Halimize haldaş gelir

Erenler bunda kalmadı
Vardı yoluna durmadı
Hakkı gerçek sevenlere
Cümle alem kardaş gelir

Miskin Yunus bil sözünü
Dosta açıp şol gözünü
Hangi burçtan bakar isen
O sultana güneş gelir❞

❝Girdim aşkın denizine
Bahrileyin yüzer oldum
Seyreyledim gönülleri
Gevherlerin dizer oldum

Cemalini gördüm düşte
Çok aradım yazda kışta
Bulamadım dağda taşta
Denizleri süzer oldum

Canıma bu aşk ereli
Nazarım yoktur altına
Düştüm ayaklar altına
Topraklayın tozar oldum

Tenim toprak tozar yolca
Nefs iletir beni uca
Gördüm nefsin burcu yüce
Kazma aldım kazar oldum

Bu nefs ile dünya fani
Bu dünyaya gelen hani
Aldattın ey dünya beni
İşlerinden bezer oldum

Yunus durdu girdi yola
Kamu gurbetleri bile
Kendi ciğerim kaniyle
Vasf-ı halim yazar oldum❞

❝Yine geldi aşk elçisi
Yine doldu meydanımız
Yine teferrücgah oldu
Sağlı sollu dört yanımız

Yine mahfiller düzüldü
Yine badyalar kuruldu
Yine kadehler sunuldu
Esrik oldu canlarımız

Ev içi aşk ile doldu ulu
Kiçi aşık oldu
Canlarımız hayran oldu
Dağıldı perişanımız

Bir nicemiz Hakkı aldı
Bir nicemiz Hakdan doldu
Kimimiz Süleyman oldu
Aşk tahtına ağanımız

Bir nicemiz Leyli oldu
Bir nicemiz Mecnun oldu
Bir nicemiz Ferhad oldu
Aşktan haber duyanımız

Meydanımız meydan oldu
Canlarımız hayran oldu
Her dem arşa seyran oldu
Hazret oldu revanımız

Düşmüş idik o kaldırdı
Birliğin bize bildirdi
İçimize aşk doldurdu
Dürüst oldu imanımız

Sorar isen dost nerdedir
Nerde istersen ordadır
Hem gönülde hem candadır
Hiç kalmadı gümanımız

Yunus aşkın vasfın söyler
Gerçeklere haber eyler
Mahrumların canı göyner
Aşkar oldu nihanımız

***

Abdülbaki Gölpınarlı - 100 Şair 1000 Şiir
Türk Tasavvuf Şiiri Antolojisi (Tasavvufi - Zühdi
Edebiyat, Melami - Hamzavi Halk Edebiyatı
Alevi - Bektaşi Halk Edebiyatı), Milliyet
Yayınları Türk Klasikleri Dizisi: 7
Birinci Cilt, Baha Matbaası, Ocak - 1972
s.37-38de eser şu şekilde aktarılmaktadır


Yine geldi aşk elçisi yine doldu meydanımız
Yine teferrüc-gah oldu sağlı sollu dört yanımız

Yine mahfiller düzüldü yine badyalar kuruldu
Yine kadehler sunuldu esrik oldu bu canımız

Ev içi aşk ile doldu ulu kiçi aşık oldu
Canlarımız hayran oldu aşk tahtına ağanımız

Bir nicemiz Leyli oldu bir nicemiz Mecnun oldu
Bir nicemiz Ferhad oldu aşktan haber duyanımız

Meydanımız meydan oldu canlarımız hayran oldu
Her dem Arş seyrangah oldu hazret oldu revanımız

Düşmüş idik ol kaldırdı birliğin bize bildirdi
İçimize aşk doldurdu dürüst oldu imanımız

Sorar isen aşk nerdedir nerde istersen ordadır
Hem gönülde hem candadır hiç kalmadı gümanımız

Yunus aşkın vasfın söyler gerçeklere haber eyler
Mahrumların canı göyner eşkeroldu pinhanımız❞

❝Benim ol aşk bahrisi
Denizler hayran bana
Derya benim katremdir
Zerreler umman bana

Kafdağı zerrem değil
Ay ü güneş bana kul
Haktır aslım şek deği,
Mürşittir Kuran bana

Çün dosta gider yolum
Mülk-i ezeldir ilim
Aşktan okur bu dilim
Aşk oldu seyran bana

Yok iken bu barigah
Var idi ol padişah
Ah bu aşk elinden ah
Derd oldu derman bana

Adem yaratılmadan
Can kalıba girmeden
Şeytan lanet olmadan
Arş idi seyran bana

Yaratıldı Mustafa
Yüzü gül gönlü safa
Ol kıldı bize vefa
Ondandır ihsan bana

Aşk halinden bilmiyen
Ya delidir ya diri
Ben kuş dilin bilirim
Söyler Süleyman bana

Şeriat ehli ırak
Eremez bu menzile
Aslım Haktır şek değil
Mürşittir Kuran bana

Yunus bu halk içinde
Eksiklidir Hak bilir
Divane olmuş çağrır
Dervişlik bühtan bana❞

❝Aşk bir padişahtır müşiri sevda
Hükmeder vezir-i alişanlara
Sevda seraskeridir gam mirliva
Ferman alır yüzbin Süleymanlara

Bu bir vesiledir elde irade
Hak vermemiş nice ersin murade
Gönül ne şah bilir ne şahızade
Atar kemendini kahramanlara

Emrah dil Hakkın nazargahıdır
La-mekan şehrinin haymegahıdır
Her hiri bir belde padişahıdır
Geç nigah eyleme padişahlara❞

❝Dehrin siteminden aşk belasından
Mecnun gibi mesken oldu bana dağ
Ağyarın elinden hicran-ı gamdan
İnsaf et eridi yüreğimde yağ

Beni dertli ettin demedin yazık
İlacın bulamaz tabib-i hazık
Merhem kabul etmez yaram pek nazik
Vurdun can evime bir unulmaz dağ

Asıldı gönlümüz zülfün telinden
Bir gün koklamadım gonca gülünden
Geçdi ömrün çağı cana derdinden
Ümit etme Emrah kalır mı can sağ❞

❝Elestden nuş eden şarab-ı aşkı
Mest olup bu dar-ı mihnetten geçer
Okuyup anlayan kitab-ı aşkı
Talim-i ulum-ı kesretten geçer

Fehmeder arif-i billah olanlar
Bende-i mürşid-i dergah olanlar
Men aref sırrına agah olanlar
Siret-pezir olur suretten geçer

Emrahi rütbe-i vaslı isteyen
Neylesin Leylayı Mevla isteyen
Hakim-i mutlaktan rıza isteyen
Arızu-yı zevk-i cennetten geçer❞

❝Tarikat aşkının mestaneleri
Bezm-i hakikatten şarap gösterir
Marifet bahrinin dürdaneleri
Derya-yı hikmetten habab gösterir

Aşık-ı sadıklar çekerler esma
Aşk ile olurlar alemde rüsva
Suret-i Leyladan siret-i Mevla
Cemalin arzedip hicap gösterir

Gel dinle Emrahı ey ehl-i hüner
Şehr-i hakikatten getirmiş haber
Günde bin amelden keşf-i bab eyler
Sanki iki yüzlü kitap gösterir❞

❝Mecnun olup çıksam feza-yı aşka
Sada-yı ahıma sahra dayanmaz
Düşse benim gibi bela-yı aşka
Tahammül eyleyip Leyla dayanmaz

Sakın ey sevdiğim ahımdan sakın
Goncalar şad olmaz ateşe yakın
Gözümden kanlı yaş eylese akın
Bu seyl-i eşkime derya dayanmaz

Emrahı yandırdı neşe-i humar
Saki başın için eyleme ısrar
Eğer nar-ı aşkım eylesem izhar
Şulesinden yanar dünya dayanmaz❞

❝Başımı düşürdüm sevda-yı aşka
Halas olmaya bir çare görünmez
Vücudum gark oldu derya-yı aşka
Ayine-i gamda kare görünmez

Semaya ser çekti bu ah-ı serdim
Halimden bihaber ruhleri verdim
Ah öyle bir dert ki şu benim derdim
Tutuşur vücudum yare görünmez

Ne derttir inleten Emrahi seni
Gonca iken soldu gönül gülşeni
Gel tabib el vurup incitme beni
Senden bu derdime çare görünmez❞

❝Şevk-ı aşkı ehl-i şevk almış dem-i peymaneden
Anın için bir kadem geçmez der-i meyhaneden

Cezbesinden ney figan eyler surahi dem çeker
Her ne dem kim nareler zahir olur mestaneden

Can gözüyle seyr edip aşk-ı hakiki fark eden
Terk eder can ü cihan şema yanan pervaneden

Çıksa hak olsa teni suz-i firakınla senin
Tab-ı aşkın haşre-dek çıkmaz dil-i viraneden

Ger meramın perr ü bal açmaksa Emrah küyuna
Nice mürgiler uçurdum ben bu kırgın laneden❞

❝Aşk bir hükümdardır sevda başvekil
Hükm eder meclis-i mebusanlara
Hayal ordusuyla çarpışır akıl
Emr ü ferman yazar komutanlara

Gönül kafa tutar dünya gücüne
Fikir hücum eder Çin ü Maçine
Güzel Anadolum senin üçüne
Can verir yer vermem o düşmanlara

Cihan baş kaldırsa kaçmaz Alİzzet
Teslim olmam asla kopsa kıyamet
Güvencim umudum azm ü cesaret
Yoktur tenezzülüm kahramanlara❞

❝Dağlara komşoldum kuşlara yuva
Mecnun gibi hayran etti aşk beni
Kerem gibi yalın ayak yollarda
Yaktı yaktı büryan etti aşk beni

Kimi aşık kimi derviş dediler
Kimi doğru yola girmiş dediler
Kimi hayın hırsız sarhoş dediler
Yıktı yıktı viran etti aşk beni

Kimi deli dedi kimi budala
Ne çare katlan gönül her hale
Tutuben yakamdan verdi tellala
Aldı sattı seyran etti aşk beni

Sabır gibi devlet yoktur her halde
Taş atana lokma attım bu yolda
Yedi kale yıktım kırk iki yılda
Dil tahtına sultan etti aşk beni

Kime derdim yansam beni kınıyor
Ağlamazsam ciğerlerim yanıyor
Alİzzeti gören deli sanıyor
Soyundurdu üryan etti aşk beni❞

❝Ya bir kıral olsam ya bir hükümdar
Aşk hakkında bir kanun çıkarırım
Kim kimi severse veririm ona
Bu güzel adeti ben çıkarırım

Güzel ile yola giden yorulmaz
Güzel seven kuldan günah sorulmaz
Çirkin altın saray olsa girilmez
Güzeller yurduna kon çıkarırım

Çirkine secdetmem peygamber olsa
Sardırmam yaramı şifakar olsa
Adı güzel Allah bana yar olsa
Bana göre de bir din çıkarırım

Güzeller döşünde iman sulanır
Çirkine çok bakma miden bulanır
Güzelin yanında can tazelenir
Çirkinin yanında can çıkarırım

Güzelin sözleri beş vakit namaz
Güzeller kıbledir güzeller Hicaz
Alİzzet gerdana kılarken niyaz
Korkarım suç işler kan çıkarırım

***

Millet beni resicumhur eylese
Dost hakkında bir kanun çıkarırım
Kim kimi severse veririm ona
Bu güzel adeti ben çıkarırım

Herkesin dediği olmazmış meğer
Derdinen cevrinen olur aşikar
Alamazsam sevdiğimi ben eğer
Ben beni öldürür kan çıkarırım

Alİzzetim gülü hara katmasın
Yiğit olan kötü ile yatmasın
Varsın hiçbir millet kabul etmesin
Bana göre de bir din çıkarırım❞

❝İnce uzun bir vadide
Yolu güzel Taşkalemin
Bahar gelince açılır
Dalı güzel Taşkalemin

Tarihi var çok derinde
Hasadı harman yerinde
Ekmeği alın terinde
Balı güzel Taşkalemin

Yaylasında pınarları
Koca ceviz çınarları
Taştan oyma ambarları
Beli güzel Taşkalemin

Uygarlık var Manazanda
Miske ile Zanzanada
Halı dokur tezgahında
Alı güzel Taşkalemin

Yaz ayında harman olur
Kadınında kirman olur
Gürlük suyu derman olur
Seli güzel Taşkalemin

Dağlarında koyun kuzu
Al yeşil giyinir kızı
Düğününde tefi sazı
Teli güzel Taşkalemin

Atatürkün ata yurdu
Gelin görün İnce Suyu
Onguniye selam verdi
Dili güzel Taşkalemin❞

❝Hem anamdan hem babamdan
Asker oldum ayrıldım ben
Gönül geçmez yaranından
Asker oldum ayrıldım ben

Gurbet ele gitmem derdim
Derdime dert katmam derdim
Yardan ayrı yatmam derdim
Asker oldum ayrıldım ben

Yurdum severim özümden
Sıla gitmiyor gözümden
Beş yaşındaki kızımdan
Asker oldum ayrıldım ben

Cebe harçlık katanıma
Her şeyime yetenime
Hizmet için vatanıma
Asker oldum ayrıldım ben

Girdim kışla kapısından
Suyun içtim kupasından
Tüm dostların hepisinden
Asker oldum ayrıldım ben

Onguni durdum sıraya
Hasretlik girdi araya
Karamandan Ankaraya
Asker oldum ayrıldım ben❞

❝Kanlı terör aldı seni elimden
Boyun büker askerime yanarım
Ayırdılar beni gonca gülümden
Ağıt yakar askerime yanarım

Fırat suyu kan akmasın sel olsun
Gabar Dağı Dağlıcası kül olsun
Koç yiğidim bu can sana kul olsun
Yaşım döker askerime yanarım

Ne söyleyim cana kurşun sıkana
Acımadan kanımızı dökene
Yuvaları yürekleri yakana
Derdim çeker askerime yanarım

Telefon telleri bugün sustular
Körpecik yavrular evde hastalar
Ana baba kardeş kara yastalar
Resme bakıp askerime yanarım

Kara haber geldi bağrım deliyor
Felek bizi taştan taşa çalıyor
Uyan bak Mehmedim kuzun meliyor
Ömrüm söker askerime yanarım

Ortasyadan Oğuzlardan ırkımız
Vatana can borcu elden farkımız
Dünyada kimseden yoktur korkumuz
Arşa çıkar askerime yanarım

On gün sayar bakınırdım yoluna
Al bayrağı dolamışlar salına
Nişanladım kına yaktım eline
Daha bekar askerime yanarım

Onguni der Allah alsın canımı
Vatanımız feda olsun kanımı
Bir ölürüz koşar gelir binimi
Bendim yıkar askerime yanarım❞

❝Alem gibi çeşmemize gelmedin
Çatlak mıydı güzel senin destin vay
Niye benim kıymetimi bilmedin
Benden başka var mı sakın dostun vay

Malın yoktur verem diye adarsın
Bir gün olur bu cezayı ödersin
Tenbihimi kulak ardı edersin
Hata yapıp yanlış yere bastın vay

Dirildi de yalan sözler dirildi
Belli oldu bize hasret göründü
Yeni süren filizlerim kırıldı
Poyraz gibi üzerime estin vay

Ceylan gibi nazlı nazlı melersin
Dinleyenin yüreğini delersin
El alemle konuşurken gülersin
Ne gördün de bana niye küstün vay

Erbabiyem kötü sözden korundum
Göz yaşımda yıkandım da arındım
Uzak yoldan geldim sana göründüm
Yüz vermedin neydi bana kastın vay❞

❝Evvel bahar yaz ayları doğunca
Açılır menekşe gül yavaş yavaş
Dağlar dumanlanır rahmet başlar
Akar derelerde sel yavaş yavaş

Dağlar sökün eder akar buzları
Siyahtır saçları çakır gözleri
Çekilir yaylaya Türkmen kızları
Giderler yaylaya yol yavaş yavaş

Bir güzel seversen namus ar olsun
Alnı açık olsun dizgin dar olsun
Arkadaşı kendisine yar olsun
Geniş olur dünya gez yavaş yavaş

Bir güzel seversen belli soy olsun
Temiz ahlaklı güzel huyu olsun
Ne kısa ne uzun orta boy olsun
Doyulmaz tadına gül yavaş yavaş

Aşık Hasan der ki neye varırım
Aşk elinde yoktur benim kararım
Güzellerin güzelini ararım
Ararım güzeli dost yavaş yavaş

Sinim yetmiş sekiz yakın durağım
Aşkım çoktur artar benim firağım
Kırk senedir bir kapıda çırağım
Süpürürüm kapıyı ben yavaş yavaş

Şeriattan hakikate iskanım
Geycek köyü hem vatanım meskenim
Kırk senedir bir tümende askerim
Bıraktım teskere ben yavaş yavaş

Çok dolaştım yüce dağda payım var
Erenlerde iki tane dayım var
Kılıncım var kalkanım var yayım var
Atarım düşmana ok yavaş yavaş

Bahçıvanım bostanım var bağım var
Sırtımı veririm yüce dağım var
Padişahlar padişahı ağım var
Ulurum kapısında ben yavaş yavaş

Bir uzun yolcuyum yakın seferim
Sonra arar Ali ile Caferim
Rütbe almadım sade neferim
Beklerim nöbeti ben yavaş yavaş

Dertli Nebioğluyum bu yıl durgunum
Eşe dosta ihvanlara dargınım
Yurtta kalmış deve gibi yorgunum
Ararım savranı ben yavaş yavaş

Aşık Hasan der ki hem yanar içim
Çoktur isyanım günahım suçum
Bağlandı bagajım hazırdır göçüm
Giderim yoluma ben yavaş yavaş❞

❝Medine sultanı şahı
Senin için çeksem ahı
İki cihan padişahı
Aşkın ile yanar ümmet

Senin aşkın bana yeter
Evliyalar katar katar
Medine şehrinde yatar
Aşkın ile yanar ümmet

Kavs-i azam kutup üçler
Akar gözümüzden yaşlar
Sana aşık dağlar taşlar
Aşkın ile yanar ümmet

Gökte melek yerde süni
Dört kitapta sensin ünlü
Nebioğlu kara günlü
Aşkın ile yanar ümmet

Cismimizin aslı türap
Senin adın eder harap
Nicesi nuş etti şarap
Aşkın ile yanar ümmet

Aşıkların çeker cefa
Görmemiş dünyada vefa
Canım Muhammed Mustafa
Aşkın ile yanar ümmet

Feyz-i ilahı nurlar akar
Has melekler orda bakar
Taşı toprağı kokar
Aşkın ile yanar ümmet

Ebu Bekir ya da Ömer
Herkes de şefaat umar
Aşıklar gözünü yumar
Aşkın ile yanar ümmet

Medinede tabii güzel
Has yaratmış aslın ezel
Evliyalar orda gezer
Aşkın ile yanar ümmet

Düşsem Kabe yollarına
Yüzüm sürsem dallarına
Bülbül aşık güllerine
Aşkın ile yanar ümmet

Beytullah perdesi kara
Ciğerimde vardır yara
Aşık oldum ben o yara
Aşkın ile yanar ümmet

Beytullah yeşil direk
Hasrete dayanmaz yürek
Nasip eyle biz de görek
Aşkın ile yanar ümmet

Bab-ı selam kapısına
Yüzüm sürsem tapısına
Hayran oldum yapısına
Aşkın ile yanar ümmet

Hacılar gider posta posta
Burada kalan kalır yasta
Ya Muhammed beni iste
Aşkın ile yanar ümmet

Çıksam Arafat dağına
Seyir eylesem sağına
Arzum Medine bağına
Aşkın ile yanar ümmet

Aşık Hasan sever seni
Vücudumda yanar teni
Azat eyle Yarab beni
Aşkın ile yanar ümmet

Aşık Nebioğlu dağlarda gezer
Evliyalar gelir gölünde yüzer
Dertli aşıklar da derdini yazar
Şefaat kanisin ya Resulallah❞

❝Bir ömür bağına fidanlar ektin
Varsın mezarında çiçekler açsın
Sesinde binlerce çocuk uyuttun
Başında divane bülbüller uçsun

Bilmedim feleğin sana kastını
Çok üzdün dünyada kalan dostunu
Laleyle sümbüller örtüp üstünü
Cenneti alaya bir seni seçsin

Gittiğin uzak yer sanki gurbetin
Erkenden içtiğin ecel şerbetin
İnsanlık vasfında olan heybetin
Sıratın üstünden sekmeden geçsin

Fizani söner mi Doğanışıklar
Döner mi sözünden gerçek aşıklar
Mahşer-i ala da yanan ışıklar
Karanlık yollarda bir sana saçsın❞

❝Çıktım Kırklar yaylasına
Çağırdım Üçler aşkına
Özümü ummana saldım
Muhammed Ali aşkına

Gelsin Mulıammedim gelsin
Düşmüşlerin elin alsın
Canım Hakka kurban olsun
Muhammed Ali aşkına

Gelin şu faktan geçelim
Akı karayı seçelim
Ab-ı Kevserden içelim
Muhammed Ali aşkına

Bu dünya kurulu faktır
Gerçeklere sözüm yoktur
Allah bir Muhammed haktır
On İki İmam aşkına

Şah Hatayim der varalım
Anda didarlar görelim
Gerçeğe canlar verelim
Muhammed Ali aşkına❞

❝Günah ettim Şahım darına durdum
Allah bir Muhammed Ali aşkına
Kırklar eşiğine yüzümü sürdüm
Allah bir Muhammed Ali aşkına

Hasan Rizaya ben ricaya vardım
İmam Hüseyini şefiim buldum
Şahım Zeynelaba eyledi yardım
Allah bir Muhammed Ali aşkına

Muhammed Bakırın yüzü nuruna
İmam Caferin vardım darına
Kalmış günahımın küllü varına
Allah bir Muhammed Ali aşkına

Musa-yi Kazımdan görünen nurlar
Aliyyürrızaya naklolan nurlar
Kalma günahıma erenler pirler
Allah bir Muhammed Ali aşkına

Muhammed Takinin yolu aşkına
Aliyyün Nakinin hali aşkına
Bağışla cürmümü Veli aşkına
Allah bir Muhammed Ali aşkına

Hasan-ül Askeri nuru hakkıyçün
Erenler semaı devri hakkıyçün
Muhammed Mehdinin sırrı hakkıyçün
Allah bir Muhammed Ali aşkına

Mürşidi bilelim yara varalım
Kul Hüseyin ile dara varalım
Şerleri defeden hayra varalım
Allah bir Muhammed Ali aşkına❞

❝Aşk adına türkü söylermiş diller
Açarmış bahçemde tomurcuk güller
Kırmayın dalımı sert esen yeller

Gitme gönlüm gitme aşka yanarsın
Aşığın sözünü duyar kanarsın

Sevdaya aldanma ağlarsın gönül
Yaranı yeniden dağlarsın gönül
Gözüne karalar bağlarsın gönül

Gitme gönlüm gitme aşka yanarsın
Aşığın sözünü duyar kanarsın

Mızraba söylendi ağladı saza
Türküler dediler kalemim yaza
Ezgiler şiirler sevda da naza

Gitme gönlüm gitme aşka yanarsın
Aşığın sözünü duyar kanarsın

Ne zarar geldi ki sevdaya bizden
Sevdik de aldandık görülür izden
Ne kaldı ki bana bellidir közden

Gitme gönlüm gitme aşka yanarsın
Aşığın sözünü duyar kanarsın

Dedim aşk dediğin nazlı kumaştır
Kırarak sevmenin adı savaştır
Narına yanmaksa yavaş yavaştır

Gitme gönlüm gitme aşka yanarsın
Aşığın sözünü duyar kanarsın

Sana haber vermez açar bir yara
Düşersin bilmeden çıkılmaz dara
Sevdanın adına denilir kara

Gitme gönlüm gitme aşka yanarsın
Aşığı sözünü duyar kanarsın

Aşk namelerini söyler yüzüne
Bir de perde iner senin gözüne
Sonra sessiz yaşın akar dizine

Gitme gönlüm gitme aşka yanarsın
Aşığın sözünü duyar kanarsın

Dedim ki ateşten olursun bir köz
Vermiştim ya bana demiştin ki söz
Şimdi yele verdin aşkı ettin toz

Gitme gönlüm gitme aşka yanarsın
Aşığın sözünü duyar kanarsın

Of be gönül sana ne çok söyledim
Dinleyemedin beni gör ki neyledin
Aşk uğruna bizi harap eyledin

Gitme gönlüm gitme aşka yanarsın
Aşığın sözünü duyar kanarsın

Ah be Aynur dedi başladı söze
Eşlik de ettiler yaşlar da göze
Dedi ki sevmeler haramdır bize

Gitme gönlüm gitme aşka yanarsın
Aşığın sözünü duyar kanarsın❞

❝Aşk uğruna kandın dedim
Solsam alem söz eyledi
Değin hele ben ne edim
Bulsam çare köz eyledi

Dedim ömür çabuk geçti
Dertlerine beni seçti
Esti de dalımı biçti
Olsam yelin toz eyledi

Bakışına name yazdım
Sol yanıma ismin kazdım
Sen söz olsan ben de sazdım
Kalsam dedim naz eyledi

Çiçekleri derdim ömre
Aynur bekler düşsün cemre
Kader yazdı uydum emre
Gülsem mevsim güz eyledi❞

❝Dün gün intizarım sana Kerbela
Varalım İmam-ı Hüseyn aşkına
Serden gayrı sermayem yok elimde
Verelim İmam-ı Hüseyn aşkına

Ne hup öter şu seherin bülbülü
Mani söyler iman ehlin kulları
Taze açılmış Askerinin gülleri
Derelim İmam-ı Hüseyn aşkına

Rehber talibini arıkla getür
Tamam eyle eksik yerlerim yetür
Rıza lokmasını meydana getür
Yiyelim İmam-ı Hüseyn aşkına

Kapıyı kaktı Kırkların birisi
Birisinden mest oluptur varısı
Sarı Kaya padişahın korusu
Konalım İmam-ı Hüseyn aşkına

Şah Hatayim bu yola beli deyü
Çağrışurlar Muhammed Ali deyü
Cümlemiz bir ikrarın kulu deyü
Varalım İmam-ı Hüseyn aşkına❞

❝Yasla matem günü doğdu dolunur
Ağla gözler İmam Hüseyn aşkına
Derdimize derman orda bulunur
Ağla gözler İmam Hüseyn aşkına

Ağla bu günlerde gözünü silme
Ab-ı revan eyle zay olur sanma
Aç gözün gafletten sen gafil olma
Ağla gözler İmam Hüseyn aşkına

Hüseyine türlü zahım verdiler
Taze iken gonca gülün derdiler
Ah edip melekler saçın yoldular
Ağla gözler İmam Hüseyn aşkına

Yaktılar ciğerim attılar nara
Dünyada ahrette yüzleri kara
Bir su vermediler gül yüzlü yara
Ağla gözler İmam Hüseyn aşkına

Onki İmamları düşürdün kana
Çok figan eyledi Şehriban Ana
Yas-u matem günü mümin olana
Ağla gözler İmam Hüseyn aşkına

Ehl-i Beyt ismini kaldırarak dedi
Dünyayı ahreti saymadı adü
Siyah zülfün al kanlara beledi
Ağla gözler İmam Hüseyn aşkına

Hasan Hüseyn de Tanrının dostu
Lanet Yezit ona eyledi kasdı
Mervan soyu sürban ellerin kesti
Ağla gözler İmam Hüseyn aşkına

Ebülkasım düğmelerin çözmedi
Seyyit Zeynep al valasın bozmadı
Fatma Ana ciğerciğin közledi
Ağla gözler İmam Hüseyn aşkına

Sefil Alim onlar şehit Hak içün
Canım kurban Hüseyin-i pak içün
Ruz-ı mahşerde cömert saki içün
Ağla gözler İmam Hüseyn aşkına❞

❝Bir dilek dilerim senden
Hasan Hüseyin aşkına
Canımızı kurban verdik
Hasan Hüseyin aşkına

Hakka verdim cümle varım
Dergahına yüzüm sürdüm
Canımı terceman kıldım
Hasan Hüseyin aşkına

Fehmettik didarımızı
Yüzdürelim derimizi
Kurban verdik serimizi
Hasan Hüseyin aşkına

Gerçekler kalbini güder
Nefsini dinleyen murdar
Verdiğin zaya mı gider
Hasan Hüseyin aşkına

Teslim Abdal eydür doyur
Seç özünü baldan ayır
Çıplak geydir bir aç doyur
Hasan Hüseyin aşkına❞

❝Bu aşkın razını gam poyrazını
Dilberin nazını gel bana danış
Görmedim sazını bahar yazını
Aşıkın mecazını gel bana danış

Var mıdır biz gibi bir öksüz gibi
Gün geçer düz gibi ömür güz gibi
Eridim buz gibi yandım köz gibi
Sevda garazını gel bana danış

Aşkı Hüdam verdi gam bize erdi
Müdami sev merdi asla namerdi
Aşıkların ferdi çektiği derdi
Çoğunu azını gel bana danış❞

❝Mümin isen bana etme cefayı
Allah bir Muhammed Ali aşkına
Eyilikte ol daim eyle vefayı
Allah bir Muhammed Ali aşkına

Saki doldur bize dolu içelim
Okuyalım aşk kitabın seçelim
Olur olmaz davalardan geçelim
Allah bir Muhammed Ali aşkına

Pirler nasihatin güzelce dinle
Bozma erkanını tatlı dil söyle
Kemlik edenlere sen eyilik eyle
Allah bir Muhammed Ali aşkına

Kimsenin aybını gözetme sakın
Olayım der isen ger Hakka yakın
Erenler huyundan bir meşrep takın
Allah bir Muhammed Ali aşkına

Genç Abdalım Hakkı seversen candan
Hak seni ayırmaz yoldan erkandan
Yalan söz söyleme çıkma imandan
Allah bir Muhammed Ali aşkına❞

❝Bizler aşk ehliyiz başı seydaya
Salsak da birdir salmasak da birdir
Gavvas-ı rahmetiz, kar-ı deryaya
Dalsak da birdir dalmasak da birdir

Dervişleriz saki bezm-i sahbaya
Bir lokma bir hırka eder kifaye
Bizler bu hal ile ilanihaye
Kalsak da birdir kalmasak da birdir

Cemali erenler eyledi beyan
Esrar-ı Hak nihan olunmaz ayan
Eyledi Hak ihsan biz kuldan ihsan
Alsak da birdir almasak da birdir❞

❝Sofu tan eyleme zümre-i fakrı
Her demde okuruz medh-i Haydar
Eğer ister isen doğru haberi
Biz Mehdi-i sahip-zaman askeri

Aslımız neslimiz Muhammed Ali
Pirimizdir Hacı Bektaşi Veli
Şah-ı Merdan kuluyuz biz Alevi
Biz Mehdi-i sahip-zaman askeri

Mezhebimiz Cafer güruh-ı Naci
Caferi olmayan kaldı Harici
Hariciyi keser Mehdi kılıcı
Biz Mehdi-i sahip-zaman askeri

Muhammed dedi ol Mehdi ahiri
Bu gün ne zamandır Mehdi zuhuru
Hiç kalmasın Yezitlerin eseri
Biz Mehdi-i sahip-zaman askeri

Aşık Hüseynim ele al teberi
Komayalım hiç Yezidi kafiri
Mümin muhibbanın olsun haberi
Biz Mehdi-i sahip-zaman askeri❞

❝Şaşkın gibi koşup gitme yabana
Sana da verilmiş bir can dediler
Özünde ara bul düşme gümana
Hemen kendine gel inan dediler

Akıl haznesinden mizana geldim
Orada ben hemen imana geldim
Hak ve hakikati vicdanda buldum
Böyle gerek ehli irfan dediler

İnsan hakkın bilip ettim niyazı
Kıblesiz camide kıldım namazı
Çünkü her tarafta var Hakkın yüzü
İşte şimdi oldun insan dediler

Bu gerçek sözleri herkes bilemez
Yüzden geçer gider künhe eremez
Melek dahi ondan sorgu soramaz
Kul hakkın verirse hemen dediler

Cehennem var imiş nemize gerek
Aşkın ateşiyle yanak kurtulak
Akıl mizan sırat bir temiz yürek
Ondan size gelmez ziyan dediler

Vadedilen yetmiş huriden geçtim
Yetmiş değil bir tek yetişmiş seçtim
O verdi ben hayat suyundan içtim
O zaman adıma gılman dediler

İbreti bende var bir tuhaf adet
Arapça salavat getirmem ebed
Sen İslam dilin Türk Arapça bir dert
Her şey Türkçe olsun aman dediler❞

❝Dinlersen sözümü verem haberi
Boş yere bekleme büyük mahşeri
Eğer ister isen cennetle huri
Yarin kucağından başka yer değil

Havaya kaldırma boşa elini
Arapça duaya yorma dilini
Koklamak istersen cennet gülünü
Yarin yanağından başka yer değil

Sakın kıble sanma cansız duvarı
Hem kıble hem Kabe dostun didarı
İçmek ister isen ab-u kevseri
Yarin dudağından başka yer değil

Hocaya dedeye eyleme minnet
Eğer tanıdınsa insandır cennet
Benden sorar isen halis ibadet
Sevgiyle hizmetten başka şey değil

İbreti yarinle sen eyle ülfet
Ondan başka sana gerekmez cennet
Candan sev dostunu eyle muhabbet
Huri Kevser bundan başka şey değil❞

❝Sakın hakaretle bize hor bakma
Gönlümüz aşk ile doludur dolu
Kalbimiz Hak evi taşını yıkma
Sevgili dostların elidir eli

Softa hor baksa da bize ar değil
Sevgiden hizmetten haberdar değil
Dost için taşlanmak sanma kar değil
Geçmiş velilerin halidir hali

Mecnun Leyla için gezmiş ovayı
Ferhat Şirin için delmiş kayayı
Çekmeyen ne bilir aşkı sevdayı
İbreti gerçekler kuludur kulu❞

❝Yılda ya bir sefer ya iki sefer
Sehere gitdiğim günler başkaydı
Kışlık gaz tuz almam koca hay havar
Hanlarda yattığım günler başkaydı

Evde avrat karışmazdı işime
Güllü pazen amma gitti hoşuma
Şehirliler üşüşürdü başıma
Tereyağ satdığım günler başkaydı

Gözümüz yok idi köşkte sarayda
Meraksız kaygısız yaşarsak köyde
Torbamda dört ekmek karşı güneyde
Koyunu gütdüğüm günler başkaydı

Kuzular oynardı anası ile
Köyün o tertemiz havası ile
Geceler sahurda horoz sesiyle
Ramazan tutduğum günler başkaydı

Harmanı hasatı yaptım bitirdim
Dünür vardım bir kapıya oturdum
Yamaç köyden gelin alıp getirdim
Koç kurban etdiğim günler başkaydı

Aldırmazdık işsizliğe boşluğa
Kim bakardı kara kışa yaşlığa
Ondört çuval un öğüttüm kışlığa
Tozlara batdığım günler başkaydı

Yün çorap giyerdik amma şahane
Ne mide ağrısı ne bir bahane
Ne doktor bilirdik ne hastahane
Yağa bal kattığım günler başkaydı

Gel Hasreti kabul eyle gerçeği
Eş tutmadım turna ile serçeyi
Gönül bahçesinde sevda çiçeği
Yara gül attığım günler başkaydı❞

❝Soytaroğlunun askeri bir ordu bozar
Maşalla Soytaroğlu geliyor değmesin nazar
Soytaroğlunun belinde gama parlıyor
Gamanın ucunda ganlar damlıyor
Kamilin anası Kamili arıyor
Galın börtlenmiye yaslan Kamilim

İsmailin tüfeği ceviz garası
Kamili vurdular gece yarısı
Kamilim Kamilim aslan Kamilim
Galın börtlenmiye yaslan Kamilim

Soytaroğlu dedikleri orta boylu bir uşak
Bir omuzdan bir omuza bin beşyüz fişek
Gürcülerin ölüsüne dahi vurur bir gaç bıçak
Aman da Hakkı Çavuş gan parça parça
Şimdi gidelim el çırpa çırpa

Soytaroğlunun garısı altın sarısı
Soytaroğlunu vurdular gece yarısı
Aman da Hakkı Çavuş gan parça parça
Gürcüler geliyor el çırpa çırpa

Soytaroğlu İsmail Türkler babası
İstanbul ölu Remiz kilise papazı
İstanbul ölu Remiz gelmiyo hisaba
Soytaronun askeri benziyodu gasaba

Aman Soytaro alınan öldü
Merkezin hanı ganınan doldu
Bu poşluk sana binbaşıdan oldu
Türk Milleti birbirini tanımadığından oldu
Aman da Halil gardaş gan parça parça
Gürcüler gelir şimdi el çırpa çırpa❞

❝Kimde aşk ve sevgi yok
İçi kara taş olur
Her kimde varsa çok
Kalbinde ateş olur

Aşk insanı gül yapar
Dalında bülbül yapar
Zehirini bal yapar
Meleklere eş olur

O çıkar yücelere
El tutar nicelere
Karanlık gecelere
Ay değil güneş olur

Aşkı hakiki olan
Sözünde olmaz yalan
Zikirle içi dolan
İki gözü yaş olur

Deryami bu surette
Yol genişler sıratta
Dünyada ve ahrette
Ruhu rahat hoş olur❞

❝Yerin göğün binasını kurdular
Ali ile Muhammedin aşkına
Saf oldu melekler niyaza indiler
Ali ile Muhammedin aşkına

Muhammed Ali de kurdu bu yolu
Mümine açıktır tarikat gülü
Bir ulu dergahtır sürelim bu yolu
Ali ile Muhammedin aşkına

Muhammed Alinin cemine vardı
Kırklar da saf oldu hep dara durdu
Doksan bin evliya semaha girdi
Ali ile Muhammedin aşkına

İblisi sürdüler arş eylediler
Yezidin kalbini taş eylediler
Kırklar bir üzümden nuş eylediler
Ali ile Muhammedin aşkına

(...) Hatayim varalım yanına
Varıp yanına da duralım dara
Mümin olan mümin katar can cana
Ali ile Muhammedin aşkına❞

❝Ben yarimi gördüm aşk pınarında
Civan yarin mah cemali sararmış
Ben gönlümü verdim onun yoluna
O da bencileyin beni ararmış

Kömür gözlüm hiç mi gelmem aklına
Aktı didem yaşı doldu koynuma
Ezel ayrılığı ben kınar idim
Demirden yay oldu geçti boynuma❞

❝Aşık oldum aşka düştüm
Gel efendim gel efendim
Mecnun oldum çöle düştüm
Gel efendim gel efendim

Hak kelamı dizeliyor
Yarelerim sızılıyor
Gönül seni arzuluyor
Gel efendim gel efendim

Yandım dosta yandım dosta
Ümitsizim gönlüm hasta
Günlerim geçiyor yasta
Gel efendim gel efendim

Söyle Sadık baba söyle
Hakkın kelamını dinle
Hak hukuk ummanı böyle
Gel efendim gel efendim❞

❝Çocuk yaştan gençliğime gelince
Sevgiyi aradım aşkı aradım
Düşünüp de ben kendimi bilince
Sevgiyi aradım aşkı aradım

Güzellerin güzel bakan gözünde
Aşıkların ariflerin sözünde
Canlı cansız her nesnenin özünde
Sevgiyi aradım aşkı aradım

Ağaçta meyvada yaprakta dalda
Arıda çiçekte petekte balda
Dört kapı kırk makam en ince yolda
Sevgiyi aradım aşkı aradım

Gözlerimin nuru başımın tacı
Kimisine tatlı kimine acı
İnsanlara ölümsüzlük ilacı
Sevgiyi aradım aşkı aradım

Çırakmanım bir vücutta dolaştım
Mecnun Leyla olup dağları aştım
Benden gelip yine bana ulaştın
Sevgiyi aradım aşkı aradım❞

❝Asker ettiler beni de
Kuram çıktı Yemene
Vuruldum sol taraftan
Kanım akar çöllere

Askerim gideyirum da
Uğradım handan hana
Ateş oldu yanayi da
Bizi doğuran ana

Ay vuruyi vuruyi de
Vuruyi de duruyi
Konuştuğumuz yerin de
Çimenleri kuruyi❞

❝Düşeli bu aşkın canım iline
Beni düşürdü bu halkın diline

Hoş yaraşır aşıklara gözyaşı
Her kim aşıktır gözünden biline

Ben bu aşktan bir nefes ayrılmazam
Eğer yüreğim dilim-dilim diline

Aşkla geçen bir demimi vermezem
Aşksız geçen ömrümün bin yılına

İsmi resmi Eşrefoğlu Ruminin
Kül olup savruldu aşkın yeline

***

Türk Halk Şiiri Antolojisi - Ali Püsküllüoğlu
Bilgi Yayınları: 224, Antoloji Dizisi: 2
Bilgi Yayınevi, Birinci Basım, Haziran - 1975
s.51de eser şu şekilde aktarılmaktadır


Düşeli aşkın bu canım iline
Beni bıraktı bu halkın diline
Gözlerimden yaş ile kan akıtır
İlla yaşım dilemezem siline

Zira aktıkça gözümden kanlı yaş
Hoş teselliler gelür ben kuluna
Hoş yaraşur aşıklara göz yaşı
Kim ki aşıksa gözünden biline

Ben bu aşktan bir nefes ayrılmazam
Ger yüreğim şerha şerha deline
Aşk ile ben bir demimi vermezem
Aşksızın olan ömrün bin yılına

İsmi resmi Eşrefoğlu Ruminin
Kül olup savruldu aşkın yeline
Kalmadı nam ü nişanı zerrece
Garka varup gitti aşkın seline❞

❝Bu aşk düştü canımıza bahar eyledi kışımız
Kaygu bulutların sürdü komadı hiç teşvişimiz

Dilimizde ol dost adı canımızda ol dost dadı
Gönlümüzü ol dost aldı unuttuk yad bilişimiz

Dosttur heman heman endişemiz dostu sevmektir pişemiz
Ol dostu sevmekten özge bir dahı yoktur işimiz

Ol sultandır ben ona kul her dem yeni yeni nüzul
Andandır bu cümle usul andandır her bahşişimiz

Her dem bakarız ol yüze her gün bayram kadir bize
Biz dostu ıyan görürüz düş değil bu görüşümüz

Kanda baksak dost görünür sanma dost doğar dolunur
Yer gök dopdolu dostdurur bu sözde yok yanlışımız

Biz ol dost ile diriyiz dostsuz olursak ölürüz
Dosttur bize ten can olan dost ile her cünbişimiz

Eşrefoğlu Rumi aydır dost bizi şöyle alıptır
Mahlukattan kesiliptir alışımız verişimiz❞

❝Bu aşk bir bahr-ı ummandır
Buna hadd-ü kenar olmaz
Delilim sırr-ı Kurandır
Bunu bilende ar olmaz

Süregeldim ezeliden
Pirim Muhammed Aliden
Şarab-ı la yezaliden
İçenlere humar olmaz

Eğer aşık isen yare
Sakın aldanma ağyare
Düş İbrahim gibi nare
Bu gülşende yanar olmaz

Kıyamazsan baş-u cana
Irak dur girme meydana
Bu meydanda nice başlar
Kesilir hiç sorar olmaz

Bak şu Mansurun işine
Halkı üşürmüş başına
Enel-Hakkın feraşına
Düşenlere tımar olmaz

Hak ile Hak olanlara
Kendi nefsin bilenlere
Ölmeden ön ölenlere
Kan bahası dinar olmaz

Seyfullah sözünde mesttir
Pirinden aldığı desttir
Divanera kalem nistdir
Ne söylerse kınar olmaz❞

❝Çünkü yandı aşk odu kül olmaktır muradım
Düşüp ayak altına yol olmaktır muradım

İşbu kesretten geçip vahdet iline uçup
La-mekana yol açıp çöl olmaktır muradım

Say ile duruşunca yar ile görüşünce
Ummana erişince göl olmaktır muradım

Bakmam nefsin alına aldanmam akvaline
Gülzar-ı aşk dalına gül olmaktır muradım

Himmetiye sorana dost yoluna varana
Haktan haber verene kul olmaktır muradım❞

❝Aşktan lezzet alanlar bakmaz dünya varına
Hakkı bunda bulanlar kulak salmaz yarına

Aşksız kişi ne bulur bulduğun yavıkılur
Bakiy dirlikte kalır eren bugün yarına

Aşksız kişi hayvandır insan değil şeytandır
Gerçek şu kim insandır eren can esrarına

Aşk ehli kabre girmez Münker Nekiri görmez
Aşkı olmayan ermez Allahın didarına

Aşk canların canıdır dertlerin dermanıdır
Alemin sultanıdır çıka naşkın darına

Tenin eyle mutahhar kalbin eyle münevver
Yanacağın mukarrer yanmazsan aşk narına

Gaybi yok et özünü anlayasın sözünü
Sen sana tut yüzünü bakma cihan karına❞

❝Derviş olmak ister isen aşk ile tut er eteğin
Hakkı bulmak ister isen aşk ile tut er eteğin

Aşktır erenlerin yolu aşktır erenlerin hali
Aşksız kişi olmaz veli aşk ile tut er eteğin

Aşktır Allaha doğru yol aşka yapış pek Hakkı bul
Sultandır aşk gayrısı kul aşk ile tut er eteğin

Gönülde hiç koma teşviş ceng kılma aşk ile biliş
Aşktan gayrı tutma bir iş aşk ile tut er eteğin

Aşktır aşıkların gözü anda görünür dost yüzü
Aşktır alem adem özü aşk ile tut er eteğin

Aşk dediğim Hak zatıdır alem anın sıfatıdır
Er gönlü Hak miratıdır aşk ile tut er eteğin

Kangı derviş aşkı bilmez vallahi ol Hakkı bulmaz
Aşktan ulu amel olmaz aşk ile tut er eteğin

Aşıklara Gaybi derman aşktır hakıykatte heman
İster isen din-ü iman aşk ile tut er eteğin❞

❝Arsam tarla tapuluydu
Yıktı evim Öcal Başkan
On bir kez ev yıkılmaz ki
Yıktı evim Öcal Başkan

Birket ile çamur kardım
Seçimlerde ona yardım
Maddi yönden gayet dardım
Yıktı evim Öcal Başkan

Ezberlemiş altı oku
Anlamaz bu adam yoku
Yaşattı bizlere şoku
Yıktı evim Öcal Başkan

Kırkkaleliler doldu
Olanlar bir bana oldu
Sonunda belayı buldu
Yıktı evim Öcal Başkan

Ceza geldi peşi sıra
Bir ev yaptık yedi kıra
İsmail Samutun dura
Yıktı evim Öcal Başkan❞

❝Aşkın alayında girdim nizama
Hedef iklimine nişanımız var
Burhanı Kamusu tefsir bir yana
Mana halletmeğe imkanımız var

Kenzil-ül Rahmandan gördüm izahat
Okuyup yazdırdı İncilnen Tevrat
Zaburda Kuranda hep ayet ayet
La İlahe İllallah gibi fermanımız var

Erenler Şahını gördüm bu gece
Okudum öğrendim hurufsuz hece
Gürcüce Ubraca Farsça Arapça
Yetmiş iki dilde lisanımız var

Hicran kaleminde kalbi tartamam
Bu sırr-ı Hudadır alıp satamam
Yelkensiz gemiyle kulaç atamam
Kenar-ı bahirda nişanımız var❞

❝Aşkın deryasıdır tükenmez bitmez
Kimya denizinde limanımız var
Aşık olan maşukunu terk etmez
İkrar verdik yare fermanımız var

Erenler Şahını gördüm bu gece
Okuyup yazdırdı hurufsuz hece
Gürcüce Ermence Türkçe Urumca
Yetmiş iki dilde lisanımız var

Aşkın pazarında dükkan tutarım
Damgalı kilodan alır tartarım
On beş yıldır aşk elması satarım
Dahi açılacak dükkanımız var

Geda Hicraniyem olmuşum meste
Dilimiz yangındır dimağım hasta
Dost bağından aldım gül deste deste
Dahi bal verecek kovanımız var❞

❝Aşk imiş ışık veren ışıklara
Aşk imiş ateş veren yanıklara
Aşk imiş derde bırakan Ademi
Aşk imiş deva veren aşıklara

Aşk imiş Mecnun eden Leyla için
Aşk imiş meftun eden Mevla için
Aşk imiş memnun eden bela için
Aşk imiş rehber olan sadıklara

Aşk imiş Mansurunu dare takan
Aşk imiş Halili odlara yakan
Aşk imiş Eyyubi derde bırakan
Aşk imiş layık olan tedbirlere

Aşk imiş cevheri künh-i alemin
Aşk imiş nusha-i kübra Ademin
Aşk imiş hükm-ü Süleyman hatemin
Aşk imiş delil-i dil ayıklara

Aşk olmazsa meşk olmazdı insana
Ebu ced adem gelmezdi lisana
Aşk imiş okutan harfi Hicrana
Aşk imiş Hançer-i Hak fasıklara❞

❝Bulmak isterisen eğer didarı
Şemine çarh vurup pervanesi ol
Terkeyle dünyada can ile varı
Muhammet Alinin üryanesi ol

Azmeyleyip bu menzile erelim
Men-aref sırrında didar görelim
Girip bahçesinde güller derelim
Hakikat mülkünün gülşanesi ol

Bu müminlik bir hekmettir atalar
Bir noktada canı cana katalar
Alıp seni elden ele tutalar
Erenler katının dürdanesi ol

Ol nazlı cananın aşkı bendedir
Şirin muhabbeti dertli candadır
Muhammet Alinin nuru sendedir
Fehmeyle kendini bir tanesi ol

Daimi kemterim çıraklar yansın
Hakikat meydanı nura boyansın
Ol Abu Kevserden içenler kansın
Cümle aşk ehlinin meyhanesi ol❞

❝Bu aşkın ezeli pir badesinden
O da bilinmez bir sır idi geçti
Devrolmadı bunun iradesinden
O da çiçeksiz bir bar idi geçti

Felek pençesini sineme çaldı
Vücud düşvar oldu gönül kocaldı
Fehmimi götürüp aklımı aldı
Köz almaz ateşten nar idi geçti

Bir bilen bağına giremez oldum
Sırrımı ağyara veremez oldum
Mecnunum Leylayı göremez oldum
Saharada bir hiss-i zar idi geçti

Vücut iklimini verdik talana
Metah açtık sarrafına alana
Dediler kemal var ebsem olana
Elmastan yakuttan dür idi geçti

Gamlı devralmakta bugünüm dünden
Gözler matlubunu kul mabudundan
Hasret ateşinden sevda odundan
Derler ki Hicrani eridi geçti❞

❝Seninle yaşadım aşkı sevdayı
Sana feda oldum sen bilmiyorsun
Son baharda açmış güller misali
Yar yoluna soldum sen bilmiyorsun

Sevdanın dikeni nazikçe olur
Yüreğime batar acımı alır
Sarası yok yarin yarası kalır
Ben derdinle doldum sen bilmiyorsun

Şahit ol sevdiğim garip halime
Acı kelimeler gelir dilime
Seninle razıyım hatta ölüme
Seni sende buldum sen bilmiyorsun❞

❝Aceb hayran oldum aşka uyaldan
Yanup büryan oldum aşka uyaldan

Uçatu rahat kuşu mihnet uyandı
Derde duçar oldum aşka uyaldan

Sabredeyim derim durmaz bu dilim
Söyler ozan oldum aşka uyaldan

Kimi deli der kimisi der uslu
Halka seyran oldum aşka uyaldan

İlm ü hikmet ile doldu vücudum
Ayni uryan oldum aşka uyaldan

Sinan Ümmi eydür dolmadı bu gam
Özge sultan oldum aşka uyaldan

***

Türk Halk Şiiri Antolojisi - Ali Püsküllüoğlu
Bilgi Yayınları: 224, Antoloji Dizisi: 2
Bilgi Yayınevi, Birinci Basım, Haziran - 1975
s.120de eser şu şekilde aktarılmaktadır


Acap hayran oldum aşka uyaldan
Yanup büryan oldum aşka uyaldan

Ne assı fark ederim ne ziyanı
Külli viran oldum aşka uyaldan

Sabredeyim derim durmaz bu dilim
Söyler ozan oldum aşka uyaldan

Dökülür didemden dürr ü cevahir
Gizli umman oldum aşka uyaldan

Kim eder usludur kim eder deli
Halka seyran oldum aşka uyaldan

Uçtu rahat kuşu mihnet uyandı
Derde dükkan oldum aşka uyaldan

İlm ü hikmet ile doldu vücudum
Ayn-i irfan oldum aşka uyaldan

Saladır nefesin içen aşıka
Ab-ı hayvan oldum aşka uyaldan

Ümmi Sinan eder kalmadı bir gam
Özge sultan oldum aşka uyaldan❞

❝Ben başka dert tanımıyom
Dert ayrılık derdi imiş
Başka dert var mı bilmiyom
Dert ayrılık derdi imiş

Aman aman aman aman
Ayrılık derdi çok yaman

Yetimlik var öksüzlük var
Kimsesizlik yalnızlık var
Fakirlik var yoksuzluk var
Dert ayrılık derdi imiş

Aman aman aman aman
Ayrılık derdi çok yaman

Bunca müşkül halım bile
Nice zalım zulüm bile
Dert değilmiş ölüm bile
Dert ayrılık derdi imiş

Aman aman aman aman
Ayrılık derdi çok yaman

Garibim dünyaya geldim
Ne ağladım ne de güldüm
Başıma geldi de bildim
Dert ayrılık derdi imiş

Aman aman aman aman
Ayrılık derdi çok yaman❞

❝Bir Leyla misali aşkın çölünden
Gönül Mecnun olmuş gezer yar deyi
Yaralarım melhem ister elinden
Sarmazsan yaralar azar yar deyi

Şu benim gönlüme yar Leyla Leyla
Azdı yaralarım sar Leyla Leyla

Yıllardır aradı bu gönlüm onu
Meğerse yar imiş gönül sultanı
Ol Nesimi gibi yüzseler beni
Dilim dursa cesedim der yar deyi

Şu benim gönlüme yar Leyla Leyla
Azdı yaralarım sar Leyla Leyla

Tükendi ömrümün çoğu gidiyo
Gönül yarsız bu dünyayı nidiyo
Garip bülbül gibi feryat ediyo
Şu gönül derdine derman yar deyi

Şu benim gönlüme yar Leyla Leyla
Azdı yaralarım sar Leyla Leyla❞

❝Çalsın yar aşkına çalsın
Teller de muradın alsın
O yar bize doğru gelsin
Yollar da muradın alsın

Can canana doğru varsın
Dostun cemalini görsün
Dostu doya doya sarsın
Kollar da muradın alsın

Söyle ey Garibim varsın
Cümlenin muradın versin
Dost bağında güller dersin
Eller de muradın alsın

Duy Garibin feryadını
Senden ister imdadını
Ver cümlenin muradını
Kullar da muradın alsın❞

❝Sevdiğim aşkla yandı canım bilesin
Bana ulaştırırsın kaf elif ra
Hublar yanımı çevirdi ha elif ra
Dört yanım çevirdi ha elif ra

Sevda çeken aşık maşukun arar
Pervane-veş şemin odına yanar
Tehi mafur gibi etseler ber-dar
Olur mu anlarda ayın elif ra

Bu gönül bülbülü olalı bağın
Oldu hayranesi o gül yanağın
Siyah ebruların sarmış puhağın
Sanırsın dolaşmıştır mim elif ra

Revai halini ifade kıldı
Her hane bezminde usuğan oldı
Geçeli gül eyyamı işte har kaldı
Böyle remz olmuş idi vav elif ra❞

❝Günahım seni sevmek mi
Söyle başka suçum nedir
Güzel hüsnünü övmek mi
Söyle başka suçum nedir

Yar deyi seni anmak mı
Yıllarca çektiğim ah mı
Aşkın narına yanmak mı
Söyle başka suçum nedir

Canım aşka bağlamak mı
Yüreğimi dağlamak mı
Garip garip ağlamak mı
Söyle başka suçum nedir❞

❝Ahvali halimden sual edersen
Alemi vuslette gezer aşıklar
Bu sırrı müpheme ermek dillersen
Aşkın ummanında yüzer aşıklar

Hırsı nefsi kibri kini atarlar
Canan ile canı cana katarlar
Müşteri olana metah satarlar
İnci lalü gevher düzer aşıklar

Hacı Bektaş gibi pirimiz vardır
İmamlardan gelen nurumuz vardır
Mektebi irfanda yerimiz vardır
Dersini hikmetten yazar aşıklar

Her giz nazar eder hak didarını
Erenler katına verir varını
Canan için eyler ahuzarını
Aşk ile sinesin ezer aşıklar

Dertli Daimiye yadigar olup
Akibet yar ile bahtiyar olup
İş bu masivadan terki zar olup
Can ile serinden bezer aşıklar❞

❝Perişan hallarım aşkın elinden
Gel buna bir çare bulmadan gitme
Dermansız derdimin sende dermanı
Derdime dermanım olmadan gitme

Dermansız dertlerim derman bulmuyor
Neden gönül neden sensiz olmuyor
Azdı yaralarım derman bulmuyor
Ne olur yaramı sarmadan gitme

Canım bağlı yar zülfünün telinde
Gezdim Mecnun gibi aşkın çölünde
Bir Garibim kaldım gurbet elinde
Şu garip halimi sormadan gitme

***

Türkülerdeki Hekimlik ve Sağlıkla İlgili
Türküler (Tıp Bayramı 2010 Yılı Armağanı)
Hazırlayanlar: Doç. Dr. Sait Eğrilmez, Salih
Turhan ve Osman Güzelgöz - T.C. Sağlık Bakanlığı
Yayın No: 787, Mart 2010 - Ankara, s.264-265de
eser şu şekilde aktarılmaktadır ("Söz ve müzik: Aşık
Kul Ahmet"e aittir notuyla)


Perişan hallerim aşkın elinden
Gel buna bir çare bulmadan gitme
Azdı yaralarım derman bulmuyor
Ne olur yaramı sarmadan gitme

Neden gönül neden sensiz olmuyor
Çaresiz dertlerim derman bulmuyor
Azdı yaralarım iyi olmuyor
Şu garip halimi görmeden gitme❞

❝Hak dedim gerçek kamile
Ondan başka yarim mi var
Canım kurban ehli dile
Dosttan başka varım mı var

Dost ilidir niyetimiz
Ulaşmaya gayretimiz
Aşktır bizim servetimiz
Bundan başka karım mı var

Haktır Daiminin sözü
Görmez cahillerin gözü
Kabedir insanın özü
Ey gafil inkarım mı var❞

❝Asker talime giderken
Ter telli olur
Bayraklar babam uşağına
Alem başına verilir

Velinen dama çıkar
Hemi çalar hemi oynar
Yalan mıyım ya obalar
Gözler bulgur gibi gaynar

Alim talim ederkene
Teymen sille vurdu mola
Bu çocuk bayrakta deyi
Ordu sancak verdi mola

Alim tüfek çatarkana
Eli ayağı şaştı mola
Gurbet elde can verirken
Garyoladan düştü mola

Babası gurban adamış
Devren adamış adağı
Hastanede ölü iken
Gurudu mola dudağı

Yuvacadan davar döker
Sarı sümbül deşirek
Bir gelincik getirmedin
At boynunda aşırarak

Gavucede goca guyu
Alim ordan geçti mola
Davar tokata enince
Soğuk sular içti mola

Şapkasın sandığa goydum
Alıp alıp kokuluyom
A sütüm kesilmesin deyi
Gelip gelip sokuluyom

Gelin mi Hayriye gızım
Guru yere geldi dizim
Ben Alimi yeni saldım
İlaha kör ola gözüm

Gene yağdı garlı gıcı
Ciğerimden döktün acı
Küsme gayın it oluyum
Osmanımı verin sucu

Fındıktan da ayı güzel
Onun yanına gederim
Emsali terhis olursa
Ben dezzeminen giderim

So Sultanın oğlu Veli
Duyunca da hasta olur
Gadanı alıyım dezze
Kızının yanında ölür

Babamın bir oğlu olsa
Alır da çalarım nenni
Sefil idi nazlı gayın
Bıyığının içi benli

İşte geldi yaz ayları
Tarlanda göverdi göcek
Evlatsızlık ne zor imiş
Vallaha fakırıdı ocak

Ben gapısını açtımıdı
İçerde goyun meledi
Sevgilisi bibim oğlu
Göksun eli hep ağladı

Osman Çitilin yoldaşı
Mehmet de bunun gardaşı
Yazık oldu genç yaşta da
Bozuldu gelinin başı

Gızın ölsün gelin ölsün
Fadili gadanı alsın
Parkemi teslim etmedi
Yalansam büyüğün gelsin

Çatal gonağın el yiyor
Kitli dükkanın kapısı
Millet Partisi başkanı
Yandı Göksunun hepisi

Çerkez kızı çok alıyor
Dizlerine vura vura
Yalan mıyım ya obalar
Ben yüzünde sıra sıra

Düşman başına vermesin
Malın mı mezatta yazıldı
Sahipsizlik ne zor imiş
Bahtımın da kapısı bozuldu

Bunu söyler Aşık Bekir
Yaradana olsun şükür
Ağzı burnu ala ganlı
Can verirken Kuran okur❞

❝Ta küçükten bir aşk düştü özüme
Ağladı gözlerim güle mi bildim
Felek zehir kattı tatlı aşıma
Uzatıp elimi ala mı bildim

Ah Lelom Lelom Lelom
Ben kurbanım sana Lelom
Ben hayranım sana Lelom

Düştü şu gönlüme tatlı bir acı
O oldu dünyada derdim ilacı
O değişik hancı ben garip yolcu
Eğlenip bir yerde kala mı bildim

Ah Lelom Lelom Lelom
Ben kurbanım sana Lelom
Ben hayranım sana Lelom

Kaldı yüreğimde bu aşkın derdi
Garibim güldüğüm acep kim gördü
Serhoştum sevdiğim içkim zehirdi
Gerçeksen olduğnu bile mi bildim

Ah Lelom Lelom Lelom
Ben kurbanım sana Lelom
Ben hayranım sana Lelom❞

❝Yaraladı bu aşk beni
Yarama bir melhem çalan olmadı
Yaralı yaralı gezdim gurbette
Şu benim derdimi bilen olmadı

Ah o gözler ah o gözler
Görünce yüreğim sızlar
Yaktı beni kül eyledi
Soğutmaz bağrımı buzlar

Ah ben nidem dost ben nidem
Yaralandım nere gidem
Bu yarayı yarden aldım
Dermanına kime gidem❞

❝Yarin aşkı ile gurbet ellerde
Gözlerimden akan yaşa ne deyim
Devrildi arabam kaldım yollarda
Şu başıma gelen işe ne deyim

O yarin hayali karşımdan gitmez
Virane yerlerde bülbüller ötmez
Gün doğup gönlümün karın eritmez
Şu gönül dağında kışa ne deyim

Bağlandı yollarım gurbet elinden
Uzak kaldım vatanımdan elimden
Her ne bulsa kader alır elimden
Garibin emeği boşa ne deyim❞

❝Vatan millet tanrı aşkı üçü yek
Ana baba sevgisi de buna denk
Ulu Tanrım yaratmış bizi tek
Yaşamanın bütün yolu çalışmak

İlme fenne çalışanlar erişir
Ay ve yıldız güneş ile görüşür
Yarım bilen bu sözlere direşir
Erişmenin bir tek yolu çalışmak

İlme fenne hor bakanlar uyuşur
Abdal olur köşelerde kırışır
Adu gelir yurdumuzu bölüşür
Korunmanın bütün yolu çalışmak

Ulu Tanrım buyurmuştur Kuranda
Leyse lil insani illa masea
Misal için ne gitmeli uzaga
İnsanlara tanrı emri çalışmak

Ders almalı karıncadan arıdan
Yazın yatanlara kış olur zindan
Revai sözümün hepisi candan
Yükselmenin billah yolu çalışmak❞

❝Sevda-yı aşk mekan tuttu canımda
Gönül aşka gelür taşar dökülür
Sevdiğim bakup görmesem yanımda
Kametim dal olur kaddim bükülür

Kurtuluş yok aşkın elinden yandım
Müşkil bela imiş ben asan sandım
Çekmeden dilberin kahrın usandım
Ah itdikçe azalarım sökülür

Ben de bir ednayım kullar içinde
Yüzüm türab olsun yollar içinde
Aşkın belasından iller içinde
Civan sever deyü adım çekilür

Mecnun Leyla içün aklın şaşırmış
Muhabbet deryasın baştan aşırmış
Bülbülü gör güle gönül düşürmiş
Ol da bencileyin yanar yakılur

Katip Ali arz eyle canım dosta
Derdinin dermanın Hüdadan iste
Servi boylum şah olmasa meclisde
Gönül tahtı viran olur yıkılur❞

❝Adanıya vardımkine
Nerd oğlumun koğuşları
Acep bana gösterir mi
Başındaki çavuşları

Adanıya vardımkine
Trampetler tatlı öter
Ufacıktan asker ettim
Yavrum koğuşunda yatar

Hoş geldin Hacı dayısı
Biz olduk başı gaygısı
Kızlarıma kıran girsin
Yavrum hepsinin iyisi

Geldin mi Cennet teyzesi
Vurdun başıma başıma
Beni yavruma salarsan
Kurban olurum eşine

Tarlalarda ot yolarım
Ayak yalın başı kabak
Mevlam bana sabır versin
Uzun gece olmaz sabah❞

❝Demeden duyup da bakmadan gören
Ben anamdan başkasını görmedim
Yarattığı kulun rızkını veren
Ben anamdan başkasını görmedim

Gerçeğe ayandır nokta batınan
Canan olup muhabbete katılan
Kul olup da kullarına satılan
Kul anamdan başkasını görmedim

Hoş muhabbet güzel olur yarinen
Gahi batın gahi zahir görünen
Türlü türlü irenklere bürünen
Pir anamdan başkasını görmedim

Öz gönülden bizim yarimiz olan
Sevdası sinede narımız olan
Şu çarkı dünyada birimiz olan
Yar anamdan başkasını görmedim❞

❝Bu aşkın meyinden içdik elestten
Ayık olmaz mestanedir bu gönül
Nice farig olsun böyle hevesten
Ahdi kavi merdanedir bu gönül

Bazar yokluğunda kalbi sağ olan
Ol maye-i aşkı dilde dağ olan
Rah-ı hakikatte bağçe bağ olan
Bir miziban gülistandır bu gönül

Ne devlet gezdirir ol burc-ı Hamel
Ol burc-ı esefdir güneş anda bil
Tecelli böyledir yok gayra meyil
Bir sebebsiz bahanedir bu gönül

Fark ederler yanık olan kemali
Herkes bilir layık olan cemali
Nahnü kasemnaya eylemiş dahli
Ne bilirsen şahanedir bu gönül

Sadeftir inciyi eyleme dur
Sarrafın yedinde ne kıymet bulur
Revai bir mülke meyhane denir
İşte anda mihmanedir bu gönül❞

❝Havalandı gönül kuşu
Nazlı yarin aşkındandır
Ederim cevlanı coşu
Nazlı yarin aşkındandır

Gahi harabat olduğum
Derdu gam ile dolduğum
Hem sararıp hem solduğum
Nazlı yarin aşkındandır

Sular gibi aktıklarım
Melul mahzun baktıklarım
Özüm nare yaktıklarım
Nazlı yarin aşkındandır

Gah durulur gah coşarım
Gurbet ellere aşarım
Gah deli olur şaşarım
Nazlı yarin aşkındandır

Daimi der ey gardaşım
Derde düştü garip başım
Gece gündüz akar yaşım
Nazlı yarin aşkındandır❞

❝Gine arzulayıp geldim cananı
Aşkın meydanında gezesim vardır
Gönülden sevmişem kaşı kemanı
Söyleyip derdimi yazasım vardır

Aşık oldum aşk halinden bilirem
Dağ taş ova demez aşar gelirem
Hevas oldum ummanlara dalıram
İnci lalü gevher düzesim vardır

Pervanem tutuşur narın elinden
Sefil bülbül öter zarın elinden
Ben de mecnun oldum yarin elinden
Şu kara bağrımı ezesim vardır

Dar oldu başıma şu bozuk zaman
Bu aşkın elinden ettim el aman
Çekemem bu derdi halim pek yaman
Bu şirin canımdan bezesim vardır

Daimiyim rastlamadım dengine
Hayran kaldım mah yüzünün bengine
Gönül zevrakını saldım engine
Aşkın deryasında yüzesim vardır❞

❝Ben bir hale vardım aşka düşerken
Seyrettim bendeki nişanda birdir
Nazar kılıp bahri nuru aşarken
Baktım ki alem de devran da birdir

Bir irfana vardım raha havesi
Mağrıptan maşruka duyulur sesi
Orda hazır olmuş Hakkın nefesi
Cümlesine sırdan mekanda birdir

Bir binası vardır nurdan yapılı
Yetmiş iki burç var yedi kapılı
Maderi kudrettir Hakka tapılı
Orada oturan sultan da birdir

On dört yolu vardır dört köşesinde
Hep gönüller dolmuş Hak neşesinde
Dürrü gevher gördüm kalp şişesinde
Orda hazineyi nuranda birdir

Daimiyim eder eyleme fani
Açıp can gözünü kendini tanı
Bekle öz yurduna koyma düşmanı
Haktan verilen bu devranda birdir❞

❝Merhaba ey aşk-ı bakıy merhaba
Pür vefasın pür vefasın pür vefa

Gel salın gönlümde ey can-ı cihan
Dilrübasın dilrübasın dilrüba

Çarh-ı dilde mihr ü mahımsın tamam
Mehlikasın mehlikasın mehlika

Evvel ahir yar-ı garımsın nihan
Can-fezasın can-fezasın can-feza

Mübteda-yı cümle eşyaya ayan
Müntehasın müntehasın münteha

Senden oldu har u gül hem hak ü zer
Kimyasın kimyasın kimya

Vasıl eylersin kulu Mevlasına
Rehnümasın rehnümasın rehnüma

Halktan bigane olmuş aşıka
Aşinasın aşinasın aşina

Hakkı Hakdan gafil olmazsın müdam
Pür safasın pür safasın pür safa❞

❝Sevda şeherinde aşk pazarında
Bir çiçeksiz balın zerdesiyem ben
Güzeller zülfünde perçem telinde
Sadrin bahçesinin düğmesiyem ben

Katiplerde hurufatsız yazıyam
Meyhanede bektaşiler sazıyam
Bağdat kumaşıyam Basra beziyem
Lamekan şehrinin makasıyam ben

Almış kalemini bir takım beyler
Her biri gönlümü nakşedip eyler
Durma Geda Hicran gel söyle derler
Besbelli aşıklar sofrasıyam ben❞

❝Aşkınla eylerim Kerbela cengi
Saldı serim bir sevdaya kaşların
Al al olmuş gül yüzünün irengi
Hoş yakışmış yüz almaya kaşların

Kudret hamesini dürmüş İlahi
Gören aşıkların artırır ahı
Mısır hazinesin değer billahi
Bin züğürde bir selmaya kaşların

Siyah kirpiklerin gözler süzülür
Ak gerdana siyah benler düzülür
Gören üftadeler dalgıç yazılır
Şavkı düşerse deryaya kaşların

Revai medhinde ey fehm-i dilcu
Mah yüzün kaplamış ol siyah giysu
Üç gecelik kamer midir nedir bu
Verdi aklım hep yağmaya kaşların❞

❝Ruskati bariden vasili aşka
Ömür kervanını sürenler bilir
Hakikat mülkünün gülşen bağında
Muhabbet gülünü derenler bilir

Mümin olan hak lokmasın yemeli
Mürşüdi kamile beli demeli
Muhammet Alidir aşkın temeli
Hakikat binasın kuranlar bilir

Aşkı muhabbetten kaçar yad olan
Hakkın dergahından göçer yad olan
Azazil gömleğin biçer yad olan
Hakkın didarını görenler bilir

Aşık olanların halı olmalı
Şahtan damgalanmış malı olmalı
Bir piri muğanda eli olmalı
Bu ilmi hikmete erenler bilir

Daimi eylerem ahu zarımı
Erler meydanında gör pazarımı
Erenler katında verdim varımı
Enel hak darına duranlar bilir❞

❝Biz bu aşkın belasına nimet-i hak demişiz
Biz yanarız nar-ı aşka ya cenneti ala nedir
Aşık olmak için cennette ol buğday yemişiz
Sorun hele bir softaya Mecnunu Leyla nedir

Cennetin derdü belasın Hazreti Adem bilir
Cavidan-ı kamil anlar ya cahil nerden bilir
Mustafanın kim olduğun Miraca giden bilir
Ben bugün doğdum bugün varım ya Kalubela nedir

Kaşlarında okumuşum Sidret-ül Müntehayı
Gözlerinde yazılıdır yasin-i vedduhayı
Doğdu Adem nida etti çağırdı ki ya ahı
Havvayı ruhu zemindir bilmem bu bela nedir

Gel ey zahit ver benim şu gıyasımın cevabın
Pençe-i ruhu alada kim giydi Ali libasın
Azmi Küfe olmak her cana kolaydır bil hunin
Sorarım bir softaya Hüseyin kim Kerbela nedir

Ben nice alim görmüşüm kalemine hak diyor
Nice arifan seyrettim benden gayrı yok diyor
Sorun hele Nesimiye neden enelhak diyor
Neden yüzdüler derisini bu zalım bela nedir

Ali boşa okumadı la feta suresini
Bir kağıt yaprağı sanma o sure-yi Yasini
Ahmak sofu diz çöker de okuyup İhlasını
Secde etmez çöl-ü dilaraya Mecnun-u Leyla nedir

Ey Mahzuni Mustafanın sırrı sübhan olduğun
Bilemezsin bu dünyaya çeşit çeşit geldiğin
Vallahi ben gibi yüz bin olsa bilemez aşıkların bildiğin
Sorun hele bir gün Sübhayı Ala nedir vücutu aksa nedir❞

❝Bir meltem mi desem sabah mı desem
Bir bahar mı desem yoksa bir afat
Beynimde bir hal var sersemim sersem
Almış dimağımı dert alev kat kat

Benliğime hakim meçhul bir olay
Feth olmuş gibiyim ne cenk ne vay vay
İsim mehtabı fışkıran bu ay
Hangi gökten doğdu seyretsem bizzat

Hançerem kaplandı alevler ile
Aşikare gizli garip bir hile
Acısı lezzetli bu sinsi çile
Kimden kime miras kimlerden icat

Şaşkınım hilkatin bu ilk sesi mi
Yoksa yaratanın ta kendisi mi
Neler çekmiş biçarecik Nesimi
Ondan tatmış düşman olmuş kainat

Aklım iflas etti adım serseri
Böyle muammaya düşelden beri
Karanlık gecenin mutlu seheri
Şu soluk yüzdeki o müthiş tokat

Bir mızrap çırpışır inleyen odur
Bir name haykırır dinleyen odur
Tekkede feyzedip binleyen odur
Kurtulmaya kalkma yanarsın heyhat

Bir çift göz azmeder dağları deler
Bu içe döndü mü vay neler neler
Seherde inliyen hazin ninniler
Mahzuni bu niçin bu nasıl bigayet❞

❝Cem oldu gam efkar bu garip başa
Acaba firgatim biter olur mu
Pervanem dem vurup düştü ataşa
Yanıp aşk oduna tüter olur mu

Beli bes demezem her ela göze
Gam yeme ey gönül efsane söze
Şu diyarda bir hal göründü bize
Acep dosttan gelen kater olur mu

İtimadım yoktur dini gevşeğe
Sofu benlik ile yatar döşeğe
İster bir yük kitap yükle eşeğe
Onu kıymetince tutar olur mu

Eldir sonra sana yaparlar hile
İtibar olmuyor söz ile dile
Eğer bağban isen kondurma güle
Karga bülbül gibi öter olur mu

Daimiyim erdim ben bu çağlara
Bülbül figan eder iner bağlara
Mecnun Leyla için düştü dağlara
O da benim gibi beter olur mu❞

❝Aşk-ı ilahiye erse bir adem
Çeşmine ol Beytül-Harem görünür
Can u dilden seyran eder bu alem
Bütün sular ana Zemzem görünür

Açılır yapraklar gider kıl ü kal
Çünki tahsil eder cemal ü kemal
Ey dil bu remizden bir de hisse al
Bir senede iki bayram görünür

Düşünce kalbine Hakkın esrarı
Fark eyle ol demde yar ü ağyari
Hatırda gönülde kalmaz gubarı
Kasr-ı dilden Beytül- Haram görünür

Ey Revai vardır bunda bir hikmet
Aldanma dünyaya gel eyle gayret
Beşaret alamet dahi kıyamet
Şebin zulumatı ahşam görünür❞

❝Esiriyem ben bu aşkın kalmışam naçar beğim
Terk-i cihan eylesem de yok elimde kar beğim
Gördüğüm tabibe varsam dilerim dermanımı
Derdimin dilencisiyem eylemezem ar beğim

Bilmez idim sevda nedir seri ser-geşt eyledim
Gemim mihnet yelkenim gam bahr-i nemde eyledim
Gahi yalan gahi gıybet gahi bühtan söyledim
Korkarım ki dü cihanda yakar beni nar beğim

Ben de bilmem var mı benim bu sözümde bir hüner
Deniz feneri serimde gahi yanar gah söner
Bir daneyim ben bu aşka cihan başımda döner
Saat be saat artmakta bende ah u zar beğim

Kimse bilmez ahvalini Hicrani biçarenin
Affet kusuruna bakma (kalma) sen bu yüzü karenin
Verme tabipler eline zebuniyem yarenin
Mürüvvet babından olsun gel yaremi sar beğim❞

❝Başkasının noksanını gözetme
Oku Kurandan vela tecessesu
Sen eksik işlerin ardından gitme
Ders al ayetten vela tecessesu

Herkesin sırrına ereyim deme
Mahrem tarafların göreyim deme
Kirli sular ile elini yuma
İnan bu ayete la te ces se su

Gördüğün mahsülü gözünle yeme
Girmez kaşığına biricik dene
Hasetlik seni de yakar oduna
Çıkarma hatırdan la te ces se su

Sen komşunun tavuğuna kaz deme
Verilen kısmete sakın az deme
Felaket ehline böyle gez deme
Gelir başına vela te ces se su

Revai sözümden hisse alırsan
Gösterilen yoldan doğru yürürsen
Sualsiz huzura varmak istersen
Bağlan bu ayete la te ces se su❞

❝Masivadan çektik eli
Biz erenler kurbanıyız
Bir mürşide dedik beli
Piştik aşkın püryanıyız

Fark edemez bizi her can
Nümeyandır esrarımız
Seçtik hal içinde halı
Hakikatin devranıyız

Sakın aldanma ağyara
Yolundan şaşırır seni
Uyan erir maksuduna
Biz birliğin kervanıyız

İnci mercan sedef döker
Arifi Kamil olanlar
Azmedip aşkın şehrine
Gidenlerin bürhanıyız

Kalır bahri delalette
Can gözünü açmayanlar
Seyreder dertli Daimi
Biz o yarin seyranıyız❞

❝Meftun-u aşk olan gelsin
İhl-i sarraftan almışam
Dertli olan deva bulsun
İlm-i eltaftan almışam

Şemsi yok kamersin gece
Esen bad-ı saba önce
Kağıtsız kalemsiz hece
Mim ile Kaftan almışam

Zikrettikçe dilim Sübhan
Kalbim coşup olur umman
Ziyaretim tamam doksan
Dokuz tavaftan almışam

Yolu erkanı salatı
Gürzü kalkanı aleti
Açıp künyem asaleti
Yazan eltaftan almışam

Deseler Hicrani kemter
Pirinden bir delil göster
Beddua sırrına rehber
Olan esnaftan almışam❞

❝Karadeniz olsa aşıkın aşkı
Yüksektir yaylamız coşamaz burda
Bir yiğit ne kadar kahraman olsa
Karlı dağlar vardır aşamaz burda

Lütfeyle sevdiğim sana yazıktır
Sen bir cevhersin ki misalin yoktur
Bar veren ağacı irdeyen çoktur
Keserler kökünden yaşamaz burda

Gedanın varisi beylerdir dersem
Cenneti hacıya hocaya versem
Yolun doğrusunu nasa göstersem
Derler ki Celali yaşamaz burda❞

❝Ardıca dakmış fileyi
Gönlüm istedi sılayı
Gitme dedim yenemedim
Başıma sardım belayı

Emmisinin adı Apak
Dağlarda da olur toprak
Sen ölürsen sürmeli eşim
Eşine vururlar şaplak

Anasının adı gümüş
Çantasında dolu yemiş
Garlar üstüne yağınca
Hasretim Sunam demiş

İstanbuldan gelen asker
Teskireyi burdan ister
Gavur musun Çataloluk
Hafızın yolunu göster❞

❝Asker yapar talimi
Kimse bilmez halimi
Hem askerlik hem sevda (asker yarim yürü)
Öldürecek yarimi (Nazlı yarim yürü)

Gelme bizim mahleye
Çamur olur kayarsın
Düşme oğlan peşime (asker yarim yürü)
Dalgacıyım yanarsın (kibar yarim yürü)

Eskişehir yolunda
Saati var kolunda
Benim sevdiğim oğlan (asker yarim yürü)
Assubay okulunda (nazlı yarim yürü)❞

❝Aşkımın ilkbaharı ilk heyecanım benim
Sevgilim iki gözüm biricik canım benim
Eşi yok menendi yok gönül sultanım benim❞

❝Aşkın gücü seni bir gün bana muhtaç edecek
Göreceksin felek beni sana ilaç edecek
Şu fakirin o gün seni başına tac edecek❞

❝Aşk olsun da hanım sana aşk olsun
İki kaşın arasına gül konsun

Kız tasa çaldım yoğurdu aman
Yavrum seni kimler doğurdu
Seni doğuran ana bal ile mi yoğurdu

Aşk olsun da hanım sana aşk olsun
İki kaşın arasına gül konsun

Kız bu yoğurdun kaymaksız
Yavrum ben de olamam sensiz
Git anana sen söyle
Ben de duramam sensiz

Aşk olsun da hanım sana aşk olsun
İki kaşın arasına gül konsun❞

❝Aşk kalbimde yer almış
Atma bana bu taşı
Siyah zülfün tel tel olmuş
Dökme rüzgara karşı

Di gel ağam di gel paşam
Yeter ağlatma beni
Di gel malım di gel canım
Yeter yandırdın beni

Bahçede gördüm seni
Yaktın yandırdın beni
Sen seni bir yan ettin
Ateşe attın beni

Di gel ağam di gel paşam
Yeter ağlatma beni
Di gel malım di gel canım
Yeter yandırdın beni

Bahçede güller açmış
Gidah havuz başına
İnsaf merhamet eyle
Bak gözümün yaşına

Di gel ağam di gel paşam
Yeter ağlatma beni
Di gel malım di gel canım
Yeter yandırdın beni❞

❝Bilmem aşk ateşi yoksa bir dert mi
Gönül şehri alev alev yanıyor
Aman aman aman
Kar olsam deryaya sönmez bu ateş
Gönül şehri alev alev yanıyor (dost)❞

❝Kurmay başkan askerimiz
Askerlerdir ciğerimiz
Vatan bizim her şeyimiz
Uğruna canlar veririz

Vatan bizim biz bekleriz
Nöbetlerde kan dökeriz

Mehmetçiğim nöbet tutar
Şerefine şeref katar
Yavuklusu rahat yatar
Vatan bizim biz bekleriz

Namertler korkaktır yatar
Mehmetciğim nöbet tutar

Mehmedi Allah korusun
Yanlış yapanlar kahrolsun
Vatan huzura bürünsün
Can atar nöbet tutar

Vatan gözyaşların dinsin
Yetişip biz Mehmetciğiz❞

❝Ya Rab aşkını ver bana
Hu diyeyim döne döne
Aşık olayım ben sana
Hu diyeyim döne döne

Koma hiç benliğim bende
Varlığım yok eyle sende
Seni görüp her mekanda
Hu diyeyim döne döne

Çaha düştüm Yusuf gibi
Derde düştüm Eyyup gibi
Ağlayayım Yakup gibi
Hu diyeyim döne döne

Senden gayrısın al benden
Ayırma ben kulun senden
Sevdir bana seni candan
Hu diyeyim döne döne

Gönlümde ağyar kalmasun
Senden gayru yar olmasun
Nolduğum kimse bilmesün
Hu diyeyim döne döne

Şevkin ver bana döneyim
Ta kül olunca yanayım
Gördüğüm seni sanayım
Hu diyeyim döne döne

Mevlam koma beni bana
Al gönlümü senden yana
Müştakın oluben sana
Hu diyeyim döne döne

Seyyid Nizamoğlu puldur
Gerek dirgür gerek öldür
Aşkınla gönlümü doldur
Hu diyeyim döne döne❞

❝Aşktan haber duyam dersen
Sen sende iste bul seni
Aç perdeyi gir gönlüne
Sen sende iste bul seni

Din ile iman sendedir
Hur ile Rıdvan sendedir
Ol sırr-ı pinhan sendedir
Sen sende iste bul seni

Habib-i Rahman sendedir
Derdine derman sendedir
Pertev-i Süphan sendedir
Sen sende iste bul seni

Erenler böyle erdiler
Ermeyen böyle kaldılar
Bulanlar böyle buldular
Sen sende iste bul seni

Gezme serseri yabanda
Deme şundadır ya bunda
Kaygusuz bu mana sende
Sen sende iste bul seni❞

❝Mansur aşk-ı Hakla kendini dara
Kementleyip asmış deyu kınaman
Ferhat Şirin için sarp kayaları
Külünk ile kesmiş deyu kınaman

Gönül bir Leylanın gezer peşinde
Kah hayalde görür kahı düşünde
Mecnun Leyla için dağlar başında
Öz canından geçmiş deyu kınaman

Yarin hasretinden yandı pervane
İşte bende koydum seri meydane
Derdiyok sırrını dosta düşmane
Her kazada açmış deyu kınaman

Garip Şahsanemden muradın alıp
Yakup da Yusufu arayıp bulup
Kamber de Arzunun yoluna ölüp
Genç yaşında göçmüş deyu kınaman

Alamadım mah yüzünün bacından
Rakiplere ölüm dosta gecinden
Dertli Kerem Aslısının ucundan
Ateşlere düşmüş deyu kınaman

Eşim gitti yetemedim ardından
Geçemedim Kızılkanat yurdundan
Ruhsati de Mehrisinin derdinden
Bulanmış da coşmuş deyu kınaman❞

❝Hökümet yerinde duran vezirler
Meni müşkül eden aşk ateşidir
Baş eğmezdim ne sultana ne şaha
Yaşımı sel eden aşk ateşidir

Bir ah çeksem zemin arşa yetiri
Ne su akar ne de yaprak bitiri
Beyneva bülbülü gülden ötürü
On bir ay lal eden aşk ateşidir

Yunus gibi perişanam deryada
Mevlayı sevenler yetin imdada
Yeddi yıl Mecnunu çölde sahrada
Leylaya kul eden aşk ateşidir

Düşünseniz başa gelen işleri
Bana etmezdiniz bu teftişleri
Ferhat Şirin için deldi taşları
Dağları yol eden aşk ateşidir

Biçare Salmanı yetir yarine
Rahmedin ahına intizarına
Keremin cismini sevda narına
Yandırıp kül eden aşk ateşidir❞

❝Kahrı aşka düşüp sevda çekmeyen
Feragat et bu sevdayı diyorlar
Ben ezel nuş ettim aşk badesini
Asla güş vermedin neyi diyorlar

Ezeli düş oldum bir ahu zara
Tecellimiz aksi bahtımız kara
Eğer aşık isen maşukun ara
Mecnun isen bul Leylayı diyorlar

Ben İzniyim şikest oldu camımız
Bilmem nasıl olur serencamımız
Halk içinde söylenirken namımız
Şimdi gören hublar dayı diyorlar❞

❝Ruz-u şeb aşkınla pervane oldum
Söyünmez alevim kora düşürdün
Eyyubun derdini başıma verdin
Yusuf Kenan gibi dara düşürdün

Bülbülün figanı şol hasret güle
Hoş gonca reyhalı bir bergüzara
Gövel turnam kuzgun takmış çengele
Tavusun cığalın yere düşürdün

Ruz-u şeb çekerim feryadı ahım
Olmasın berhudar zülfü siyahım
İnci mercan lalü güher metahım
Kıymetin bilmeyen gere düşürdün

Bülbül aşık olmuş güle feryada
Yusuf u kuyudan çıkaran Hüda
Cemaline aşık Çelebizade
Biçare gönlümü zara düşürdün❞

❝Aşkım tuğyan eder derdim artmada
Gene bu dilime söz geldi geldi
Kuşlar gurbet ele doğru gitmede
Bülbülden güllere naz geldi geldi

Bak bak karar tutmaz gördüğün çağlar
Soldu süsen sümbül nilüfer ağlar
Kızardı kayalar bozardı dağlar
Bir bizim illere güz geldi geldi

Ehli derdin hali olmaz bir başka
Tıfıl çağdan devamım var bu meşke
Küçük idim yandım ateş-i aşka
Bağrımın başına köz geldi geldi

Der ki Cemal ahım bitmez ya nedim
Dumanım başımdan gitmez ya nedim
Bülbüller bağlarda ötmez ya nedim
Virane yurduna toz geldi geldi❞

❝Bir zaman aşk ile yandım yıkıldım
Bir melek simanın efsanesiyem
Encam zülfü perişana takıldım
Ta ezel ol gülün mestanesiyem

Vahi emellerle günlerim geçti
Anladım aslı yok isteğim kaçtı
Ahiri kar intihaya yanaştı
Bir gözü ahunun divanesiyem

Buyu vefa yoktur tabından anın
Mümessili olmuş köhne cihanın
Ol peripeykerin hokka dehanın
Elesti bezminde hayranesiyem

Zaptetti varımı bi-vefa dilber
Dağı iftikarı sineme işler
Aşıkından nuru cemalin gizler
Ben de o şemanın pervanesiyem

Bütün ervah bir araya gelirken
Herkes meşrebince sanat alırken
Kimi sait kimi şaki olurken
Demli bir katranın sekranesiyem❞

❝Güzelim aşkın derdine
Salma beni ağlatırsın
Ben gibi bitmeyen derde
Kalma beni ağlatırsın

Eski hallerim sayıp da
Beni kenara koyup da
Yarim kocaldı deyip de
Gülme beni ağlatırsın

Aşk ateşi kaynar canda
Ben gülmedim bu cihanda
Sakın benim gibi sen de
Solma beni ağlatırsın

Dayanılmaz edasına
El uzattım badesine
Sen bu aşkın sevdasına
Dalma beni ağlatırsın

Neylesin Aşık Efkari
Senden almadı şikari
Sakın bana intizarı
Kılma beni ağlatırsın❞

❝Aşkın ateşiyle bülbül olmayan
Arz ile hevesi gülde ne gezer
Benim gibi hali müşkül olmayan
Derdi taksim olmuş dilde ne gezer

Ara ki bulasın yar olan yari
Vazifene çalış çıkma dışarı
Çiçekten tat almış değilse arı
Meyli muhabbeti balda ne gezer

Neler gelmiş neler gelir başına
Gündüz hayaline gece düşüne
Bir aşık düşmese aşk ateşine
Yar aşkına gurbet elde ne gezer

Ümmani dostundan dolaşma serin
Anlat anlayalım derdin efkarın
Aç dükkanın sat metah et pazarın
Arz olmayan malın elde ne gezer❞

❝Bu aşka giriftar olduğum zaman
Bir sırrı esrara erdim efendim
Cem oldu başıma pirler erenler
Ruberu yüzünü gördüm efendim

Yüreğimde vardır bir ince sızı
Böyle yana yana koydular bizi
On iki katardan aldım avazı
Bir Ulu Divanda durdum efendim

Ben de düştüm imamların yasına
Aşık oldum bir gerçeğin sesine
Beş harf bir noktanın gam deryasına
Aşkın ummanında yüzdüm efendim

O anda seçtim ben akı karayı
Aşk ile kuruldu gönül sarayı
Aman usta aman açma yarayı
Bir Vahdethaneye girdim efendim

Döne Sultan çeker ah ile zarı
Kuluna yardımcı pervendigarı
Ol piri muganın ikaz teberi
Sayeyi Mevlada kırdım efendim❞

❝Senin muhabbetin senin aşkını
İlikte damarda kanda saklarım
Vardım hizmetine gönül köşkünü
Cesedim içinde canda saklarım

Yurt ettin yuvan var özüm içinde
Girdin bebek oldun gözüm içinde
Ne zaman konuşsam sözüm içinde
Seni sende komam bende saklarım

İsterse doğmasın cihana güneş
Çekemez bu aşkı dağlar ile taş
Sen ol hey sevdiğim gül yavaş yavaş
Bugün yarın değil günde saklarım

Çırakmanım ateşine yanarım
Her saat her dakka seni ararım
Bir gün sönecektir hayat fenerim
Toprağın altında sinde saklarım❞

❝Aşkınla çöllere düştüm dolaştım
Görünür gözüme iz kara kara
Derdinle tutuştum yandım alıştım
Dağladı sinemi köz kara kara

Aşık olan maşukunun kuludur
Leyla sevdakardır Mecnun delidir
Dertli Kerem han Aslının külüdür
İşte şu savrulan kül kara kara

Aşığım çektiğim ahdır amandır
Bu ne gün ne saat hangi zamandır
Aleme tabiat çayır çimendir
Bana dağlar taşlar düz kara kara

Görmedim sen gibi duvaksız gelin
İstersen sevdiğim sözümden alın
İstersen edalan istersen salın
İster isen dolaş gez kara kara

Her geçen günlere tuttum bir defter
Senin talihindir bendeki keder
Sırma saçlarını dağıtan rüzgar
Getirdi bir kucak söz kara kara

Sor ki Ruhaniye sevda yurdunu
Eğlendi mi usandı mı durdu mu
Sen kalem al ben söyleyem derdimi
Ak kağıt üstüne yaz kara kara❞

❝Aşkın hududu yok kaderde insaf
Felek kalburunda elemiş gibi
Yar dedik sarıldık bizde yok hilaf
Mukadderat doğru dilemiş gibi

Sevinirdim yarin gönlü var diye
Üç günde bir yüzün görmek kar diye
Halen gene seslenirim yar diye
Koyun kuzusuna melemiş gibi

Aşık İlhamiyem yoluma vardım
Yüce Allahımdan diledim yardım
O yari hayalle bağrıma sardım
Anne yavrusunu belemiş gibi❞

❝Hep beni Mecnun eyledi
Anlamadı beni ceylan
Bir de onu Mecnun eyle
Aşk nasılmış görsün Mevlam

Beni görse gelip geçer
Göz ucuyla gülüp geçer
Ver kalbini delip geçer
Aşk nasılmış görsün Mevlam

Ruh coştukça yari övmek
Aşk yaralı kalbe değmek
Sevilmeden tatlı sevmek
Aşk nasılmış görsün Mevlam

Kimi yüzüldü asıldı
Kimi zindana basıldı
Aslının sonu nasıldı
Aşk nasılmış görsün Mevlam

Yalnız Garipi şan ile
Yaşattı Senem can ile
Kulu da perişan ile
Aşk nasılmış görsün Mevlam❞

❝Edası taşkın taşkın
Bu derin bu son aşkın
Kırk dereden su gelmez
Değilim artık şaşkın

O beni ağlatmıyor
Aşka zehir katmıyor
Senden ders alan gönül
Hiç yaş yere yatmıyor

Huzurumu çalansın
Yalan bütün yalansın
Yıllarca hüküm sürüp
Sonra yaya kalansın❞

❝Şu gaybana askerlik
Oldu arada perde
Kavuşuruz sevdiğim nazlı yar
Ayrıldığımız yerde

O incecik beline
Peştemali bağlamış
Ben askere giderken
Yar peşimden ağlamış

Askerlik geldi başa
Allah ben nedeceğim
Bekle beni sevdiğim nazlı yar
Tezkere geleceğim

O incecik beline
Peştemali bağlamış
Ben askere giderken
Yar peşimden ağlamış

Askerlik vatan borcu
Ayrılık da çok acı
İnandım ki sendedir nazlı yar
Ayrılığın ilacı

O incecik beline
Peştemali bağlamış
Ben askere giderken
Yar peşimden ağlamış❞

❝Aşık olan güzel sever farımaz
Gel gönül güç ile güzellik olmaz
Benim yarim yardır yarsızlar bilmez
Derdim her dertlerden beter güzel dost

Ne benden sabır var amman senden merhamet
İntizar bu gönlüm ediyor feryat
Ağlarım Aliden erişe himmet
Yeter beni ağlattığın güzel dost

Benim ağlayışım sana hoş geldi
Gamsız kirpiklerin sinemi deldi
Yar ile davamız mahşere kaldı
Yahşi yavan her iş biter güzel dost

İsmailem yar gönlüme girince
Gündüz hayalimde düşümde gece
Senin aşkın bu sinemi delince
Benim ahım seni tutar güzel dost❞

❝Aşk yolları dikenlidir düz değil
Beni yakan bir gelindir kız değil
Bana ettiklerin zalim az değil

Eller kına gözler sürmeli gelin
Yaktın beni sen de yanasın gelin

Geçti bu yollarda benim kervanım
Doktor tabipte bulunmaz dermanım
İnsaf eyle kara gözlü ceylanım

Eller kına gözler sürmeli gelin
Yaktın beni sen de yanasın gelin

Aşık oldum ben bir kaşı karaya
Zalim saldı beni türlü belaya
Bir dileğim vardır benim Mevlaya

Eller kına gözler sürmeli gelin
Yaktın beni sen de yanasın gelin❞

❝Gönül bir aşk vadisinde sevda ateşine düşmüş
Mecnundaki ince derdin eşine eşine düşmüş
Savulun dağlar savulun gecelerden uzak durun
Aşk hasreti garip kulun düşüne düşüne düşmüş

Zaman şaşkın mekan şaşkın baht uyuşuk gönül taşkın
Yıllar bir ümitsiz aşkın peşine peşine düşmüş
Canan canan diye diye canımı ettim hediye
Uğramıyor tabip niye işine işine düşmüş❞

❝Çıktım kırklar yaylasına
Çağırdım üçler aşkına
Yüzümü yerlere sürdüm
Yediler kırklar aşkına (hü hü hü hü)

Gelsin Muhammed gelsin
Düşmüşleri ele alsın
Canım Hakka kurban olsun
Yediler kırklar aşkına (hü hü hü hü)

Dünya kurulu tuzaktır
Bilenlere sözüm yoktur
Allah bir Muhammed haktır
Yediler kırklar aşkına (hü hü hü hü)

Gelin nifaktan geçelim
Akı karadan seçelim
Ab-ı kevserden içelim
Yediler kırklar aşkına (hü hü hü hü)

Şah Hatayıma varalım
Anda günah var duralım
Koşa koşa gel girelim
Yediler kırklar aşkına (hü hü hü hü)❞

❝Vatan aşkı millet aşkı deyince
Derin sevgilerle doldu Atatürk
Selanikte doğdu burda büyüdü
Bu ulusa önder oldu Atatürk

Kongreyi kurdu Erzurum Sivasta
Elleri tetikte kulağı seste
Ordumuz sevinçte düşmanlar yasta
Şevkin Ankaraya çaldı Atatürk

Savaşta ezildi Alaman Uros
Kıbrıs bizimdir neyler Makariyos
Fevzi Çakmak ile nice Barbaros
Yunanı denize saldı Atatürk

Mustafa Kemaldir bizim Atamız
Türk soyundan gelir bizim ötemiz
Be saatı oldu bizim kıtamız
Tarihlere eser kaldı Atatürk

Büyük önderimiz Mustafa Gazi
Düşmanın elinden kurtardı bizi
Vatana koymayız kansız yobazı
Ceyhaniyim seni bildi Atatürk❞

❝Kays veş sahralara düştüm çok efgan eyledim
Leyli veş beytülhazende hun giryan eyledim
Came-i sabrım çekip çak-i griban eyledim
Tığ-ı sabrın derdini ol aşka derman eyledim

Gerden-i mecruhumu kestim kızıl kan eyledim
Kendimi aşkın yolunda şöyle kurban eyledim

Canıma evvel benim suz-ı Hüseyinden düştü nar
Ateş-i aşkın senin kim çekmeğe takat mı var
Kim ne derse ko desin sevdim Hüseyin-i kar zarar
Gitti elden çare yok inan-ı esb-i ihtiyar

Gerden-i mecruhumu kestim kızıl kan eyledim
Kendimi aşkın yolunda şöyle kurban eyledim

Tığ-ı aşkı merhem edip derd-i bi dermanıma
Kuh-ü sahralar dayanmaz ah ile efganıma
Bir nişane eyledim şah-ı şehi sultanıma
Ruz-ı mahşerde gelip baksın benim gerdanıma

Gerden-i mecruhumu kestim kızıl kan eyledim
Kendimi aşkın yolunda şöyle kurban eyledim

Kendimi adem sanırdım hayvan-ı natık benim
Hayra dair bir amel yok facir-ü fasık benim
Her ne denlü cevrederse mihnete layık benim
Lakin ikrarında sabit ahdine sadık benim

Gerden-i mecruhumu kestim kızıl kan eyledim
Kendimi aşkın yolunda şöyle kurban eyledim

(...)
Kıl inayet Rabbena Dertli kulun isyanına
Rahmeten lilalemin ismi düşüptür şanına
Evliya vü enbiya muhtaç senin ihsanına

Gerden-i mecruhumu kestim kızıl kan eyledim
Kendimi aşkın yolunda şöyle kurban eyledim❞

❝Kurb-i Haktan dur eder dünyada çok mal olması
Hakka yol vermez be gafil dehre meyyal olması

Padişahta rahat olmaz saltanat kaydın çeker
Padişahtan yahşidir aşk içre abdal olması

Giymeden atlas libas yahşi safadır aşıka
Başta bir tac-ı kalender hırka ve şal olması

Zahidin bezminde kesret dinletmen hoş gelür
Kuşe-i vahdette öz halinle hoş-hal olması

Dertli dostum kadrin anlatmak içindir aleme
Çarsu-yı kabiliyyet içre dellal olması❞

❝Şerbet-i lal-i lebinden behre-yab (hisse-yab) ettin beni
Mısıra Sultan bir şeh-i alicenab ettin beni

Ey mürüvvetsiz vefa babında sen kendin gibi
Na-tamam idrak edüp nakıs hesab ettin beni

Gösterip bin fend ile lutf-ü muhabbet canıma
Kam-yab ol her ne denlü kam-yab ettin beni

Hayli dem bilmez idim aşkın başımda neydüğün
Hızr imiş aşkın senin gamdan azad ettin beni

Derd ile Yakub gibi canda açıp bin pencere
İnletip manende-i dertli dolap ettin beni

Gösterip evrak-ı hüsnün hattını ben Dertliye
Ders cevrinde dahi beyim ehl-i kitab ettin beni❞

❝Kendisin gizler güzel bilmem ki nemden ar eder
Yarını ağyar eder ağyarını hep yar eder

Yan terketmek dilersen terk-i can kıl evvela
Adeti yarin budur aşıkların ber-dar eder

Küfr-i zülfün meneder manzurumuzdan vechini
Gör ne kafirdir o kim imanını inkar eder

Cemolup ağyar nara atsa İbrahim gibi
Himmet-i Mevla olunca ateşi gül-zar eder

Derh-i aşkı Dertlinin faş ettiğin ayb eyleme
Varsa her kimde eğer aşk kendini izhar eder❞

❝Bu güzel vatana güzel göz ile
Bakarız Atatürk aşkı var bizde
Her bayramda anıtına meşale
Yakarız Atatürk aşkı var bizde

Şehit de düşeriz cephede ölüp
Vatan sevgisiyle kaynayıp dolup
Gönülden gönüle sel gibi dolup
Akarız Atatürk aşkı var bizde

Sarılmıştı yurdumuzun her yanı
Gelmiş idi savunmanın zamanı
Bize karşı çıkan hain düşmanı
Yıkarız Atatürk aşkı var bizde

İstiklal aşkıyla söyleriz marşı
Kızarsak yıkarız dağ ile taşı
Atamıza düşman olana karşı
Çıkarız Atatürk aşkı var bizde

Atamız açmıştı uygarlık çağı
Kan dolmuştu Tınaztepe toprağı
Yüce yüce kalelere bayrağı
Çekeriz Atatürk aşkı var bizde

Eren olmaz Atamızın sırrına
Kim el uzatırsa Türkün varına
Çekerek hançeri kara bağrına
Çakarız Atatürk aşkı var bizde

Deli Coş Keremin dinlen zarını
Korumak vazife yarınlarını
Dünyaya uygarlık tohumlarını
Ekeriz Atatürk aşkı var bizde❞

❝Adanaya vardımıdı
Var oğlumun koğuşları
Acep bana gösterir mi
Başındaki çavuşları

Adanaya vardımıdı
Trampetler tatlı öter
Küçücükten asker ettim
Kuzum koğuşunda yatar

Hoş geldin Hacı Dayısı
Biz olduk başı gayısı
Kızlarıma kıran girsin
Oğlum hepinin iyisi

Tarlalarda ot yolarım
Ayak yalın başım kabak
Allah sabırımı versin
Uzun gece olmaz sabah

Gurban olam Cennet Bacı
Vurdum başıma başıma
Beni kuzuma salarsan
Kurban olurum eşine

Gadan allım Müzeyyen Gelin
Görümceni verme ele
Dam dolusu selam salmış
Onun kusuruna kalma❞

❝İpek mendilini verin
Terini silmeye geldim
Gönlüm senden farımıyor
Beraber ölmeye geldim

Ürüyamda gördüm bugün
Çalmıyor davul düğün
Yaran azgın derdin yeğin
Yaranı sarmaya geldim

Atın tavladan koyruluk
Dumanın göğe savruluk
Bugün yarim son ayrılık
Beraber ölmeye geldim

Açılmış çiçek aşısı
Nerede bunun bacısı
İzin versin binbaşısı
Taburun görmeye geldim

Martini takar dalına
Çıkar dağların salına
Erzurumun Kars eline
Yarimi görmeye geldim

Yandan bağlanır fişeği
Gider çarşıdan aşağı
Hayfını almaya gidek
Toplanın Avşar uşağı❞

❝Aşkınla dolanıp dehri fenayı
Muradın maksudun ararsın gönül
Bulamadım bu derdime dermanı
Gördüğün tabibe sorarsın gönül

Kamiller kadri bilinmez oldu
Gözlerimin yaşı silinmez oldu
Hakikatli bir dost bulunmaz oldu
Ne gezip kendini yorarsın gönül

Çevresini görür mü göz yerdeyken
Alemin sevdası bu serde iken
Elleri göğsünde yüz yerde iken
Bilmem acep kime yararsın gönül

Gevheri dünyada murat alınca
Her aşık yorulur dostu bulunca
Kısmet kesilip de veda gelince
Bedeni kefene sararsın gönül❞

❝Aşkın yaylası derler bu dağa aman aman
Al yeşil otağa kurmuş çadırlar canım
Dokunmayın yarime bugün yorgundur aman aman
Avcı elinden çıkmış algındır

Benim yarım bahçelerde gül gibi hey
Gelir geçer selam vermez el gibi canım
Aramızda bir münafık var gibi aman aman
Dokunmayın yarime bugün yorgundur
Avcı elinden çıkmış algındır

İzin var mı bahçenize girmeye aman aman
El uzatıp gonca güller dermeye canım
Sabır ister her murada ermeye aman aman
Dokunmayın yarime bugün yorgundur
Avcı elinden çıkmış algındır❞

❝Çıtırdaktan da baskun geliyor
Aman baskun değil de dostun geliyor
Gaygusuz yarim hopdeyve saygusuz yarim

Çıtırdaktan gece mece geçtim
Aman garlı buzlu da sular mular içtim
Saygusuz avrat haydi yallah gaygusuz avrat

Ben o yarden vaz mı geçtim
Geçti kömür gözlüm eyleyemedim
Ar ettim söyliyemedim
Gaygusuz yarim hopdeyve saygusuz yarim

Çıtırdağın ekinleri
Anam top top olmuş kekülleri
Aman nazlı yarin vekilleri
Şekvalar olsun Mevlaya
Aman aldanma fani dünyaya
Gaygusuz yarim hopdeyve saygusuz yarim❞

Kurtulmaz belaya düşünce başım
Başımdan dağıldı yarenim eşim
Bana sadık olan bir tek yoldaşım
Aşk oldu benimle ölene kadar

Yüze gülen dostlar çıktı meydana
Arayıp buldular yüz bin bahane
Hulisi kalp ilen sarılan bana
Aşk oldu benimle ölene kadar

Yıkılmış gönlümün mimarı olan
Benimle ağlayıp benimle gülen
Ahdi ikrarına vefalı kalan
Aşk oldu benimle ölene kadar

Meluliden başka bir dost tutmayan
Meyli muhabbete leke katmayan
Azrail de gelse perva etmeyen
Aşk oldu benimle ölene kadar❞

Oy tirabzon tirabzon da
İçi kalay içi kalaylı kazan

Efkârlı günlerume
Çok dertli günlerume
Geldi çattı geldi girdi remezan

Oy tirabzon tirabzon da
Senden ayri senden ayrilacağum

Sen akluma gelende
Yar akluma gelende
Düşüp bayi düşüp bayilacağum

Askoros deresinun da
Yan tarafi yan tarafi derindur

Bu yıl da böyle geçti
Bu yıl da böyle geçti
Yarin Allah yarin Allah kerimdur❞

Asker oldum giydim yelek
Eylen Suna Gelin eylen
Üç günde ayırdı felek
Eylen Suna Gelin eylen

Suna Gelin, Suna Gelin
Tez mektup yaz bana Gelin
İzin alıp sana gelim

Verin benim martinimi
Koy çantama tütünümü
İşte giydim potinimi
Eylen Suna Gelin eylen

Suna Gelin, Suna Gelin
Tez mektup yaz bana Gelin
İzin alıp sana gelim❞

Aşkın şarabını içenler dilber X2
Mecnun gibi gezer hey dost ser gerdan olur
Hüsnün görüp candan geçenler dilber
Ferhat misal döner hey dost perişan olur

Kaşların zülfükar çeker kervana X2
Merhametin çoktur hey dost gelir imana
Dilber yüzün benzer şemsi tebana
Örtme zülüflerin hey dost seyristan olur❞

Ben askere gidecem
Ben de gelecem canım
Ben de gelecem
Sen orada neydecen
Kız orada neydecen
Soğan soyarım canım
Çorba koyarım

Ben askere gidecem
Ben de gelecem canım
Ben de gelecem
Sen orada neydecen
Kız orada neydecen
Yemek yaparım canım
Nöbet tutarım

Ben askere gidecem
Ben de gelecem canım
Ben de gelecem
Sen orada neydecen
Kız orada neydecen
İplik dikerim canım
Postal dikerim❞

Duman çökmüş yaylasına dağına
Bir başkadır Sivas eli bir başka
Kurban olam gardaş diyen dillere
Çobanı bir başka da beyi bir başka
Ah bizim köyler bir başka

Kızılırmak nehri sivastan akar
Kışları sert geçer de yaz günü yakar
Ozan diyarı zaten aşıklar çıkar
Pir Sultan Abdalın yeri bir başka
Veyselin sazının teli bir başka

Küçük yaşta ayrı düştüm sıladan
Kaderimi de böyle yazmış yaradan
Bizim köye yol ayrılır zaradan
Havası bir başka suyu bir başka
Ah bizim köyler bir başka

Küçük Mustafayım geldim giderim
Böyle imiş alın yazım kaderim
Gurbetten köyüme selam ederim
O bizim köylerin zaten yeri de bir başka
Ah hali de bir başka❞

Bir gönüle aşk girince hey can…
Ateşte yanmışa benzer hey can
Bir de hasretlik olunca
Yanmış tutuşmuşa benzer
Hey can hey can hey
—-
Yağmura karışır yaşın hey can
Dünyaya sığmaz bir başın hey can
Sevdalıdır hayal düşün
İçmeden sarhoşa benzer
Hey can hey can hey

Bedenimin canı canan hey can …
Damarımın kanı iman hey can
Fedai’m dört yanımınan
Kışa tutulmuşa benzer
Hey can hey can hey❞

Bugün pazarı aşktır muhtaç olan candan geçer
Aşığı sadık olanlar lebbi gülabdan geçer
Düşmüşüm cem hanesine ben ağlarım zarı zar
Aşka düşen merdaneler hırkayla tacdan geçer
Bir imrahi görse eğer ol sinemin dağını

Bir imrahi görse eğer ol sinemin dağını
Ötüşür şeyda bülbüller görse hüsnün bağını
Yüz yaşında ruhban görse gerdanının ağını
İncili suya bırakır vaz gelir tacdan geçer

Şahinin salsa pençesin aniden kaftan kapar X2
Dilber abitlik eyleme zahitler yoldan sapar
Tutmuşam müjgan okuna garip sinemi siper
Temrahın kahrı zehirdir yedi kat sacdan geçer
Ben Emrah’ım methederim yedi dillerde seni

Ben Emrah’ım methederim yedi dillerde seni
Yedi iklim car köşede gurbet ellerde seni
Hacılar hacca giderken çölde görseler seni
Hayran olur mat kalırlar vaz gelir hacdan geçer
Dost dost Ali dost❞

Düşürdün aşkın narına
Karıştırdın küle beni
Atın yolun kenarına
Yar geçtikçe göre beni

Kırda meleşir kuzular
Derdim çok yarem sızılar
Gönül sevdiğin arzular
Götürsünler yare beni

Ecel gelir haktan ferman
Can çekilir kalmaz derman
Ekin idim oldum harman
Savursunlar yele beni

Ali Rıza’m sızlar yara
Gülistandım döndüm hara
Çekiverin zülfikara
Kılsın pare pare beni


Ey aşk artık damarımda
Akmana hacet kalmadı
İçtim ecel şerbetini
Yakmana hacet kalmadı

Yandım közüne sarıldım
Girdim özüne dirildim
Dara çekildim sır oldum
Çekmene hacet kalmadı

Leyli leyli leyli leyli
Gelip geçer hayat belli
Yaşasan bin beş yüz elli
Lokmana hacet kalmadı

Yazıldım bir sırasına
Melhem oldum zerresine
Düştüm aşkın deresine
Atmana hacet kalmadı
Dökmene hacet kalmadı

Karıştım vardım ummana
Mührü misali can cana
Hoşgörü derman insana
Lokmana hacet kalmadı

Leyli leyli leyli leyli
Gelip geçer hayat belli
Yaşasan bin beş yüz elli
Lokmana hacet kalmadı❞

Gecenin karasında soluğum ayaz
Şehrin ışıkları da ısıtmaz beni
Hicranımı yollara dedim diyeli
Dilimdeki her şarkı söylüyor seni

Hey bakışı sevdalı
Hey duruşu yaralı
Seni kimden sormalı
Seni aşka yazmalı

Yılların yorgunuyum başım çileli
Dört mevsim on iki ay kuşanmaz beni
Her cevapsız soru benden benden sorulur
Uğradığım adresler bilmiyor seni

Hey bakışı sevdalı
Hey duruşu yaralı
Seni kimden sormalı
Seni aşka yazmalı❞

Buraya buraya
Gel buraya buraya
Sen gelmezsen buraya
Ben gelecem oraya

Akıncıların gülü
Gelmezse kendi bülü
Seveceğim başka yar da
Kalır boynu bükülü

Mesudiye meletli
Gölovalı göletli
Yaylalarda büyümüş de
Dam dereli kümbetli
Yanakları bal küpü
Dudakları şerbetli

Gelmedi gelmedi
Yar yanıma gelmedi
Ona ömrümü verdim de
Kıymetimi bilmedi

Akıncıların gülü
Gelmezse kendi bülü
Seveceğim başka yar da
Kalır boynu bükülü

Mesudiye meletli
Gölovalı göletli
Yaylalarda büyümüş de
Dam dereli kümbetli
Yanakları bal küpü
Dudakları şerbetli

Burdayım burdayım
Orda değil burdayım
Tanımadınmı beni
Bende şebinli BAY ım

Akıncıların gülü
Gelmezse kendi bülü
Seveceğim başka yar da
Kalır boynu bükülü

Mesudiye meletli
Gölovalı göletli
Yaylalarda büyümüş de
Dam dereli kümbetli
Yanakları bal küpü
Dudakları şerbetli


Vefasız yar aşkın ile ben yandım
Gittiğin o yerden gelirsin sandım
Şahin gibi semalarında döndüm
Göremedim seni döndüm
Ağladım, ağladım

Yazılmış alnıma bu karayazı
İndirdi yüreğe derin bir sızı
O yari gördün mü seher yıldızı
Göremedim dedi döndüm
Ağladım, ağladım

Neler gelir neler sağ olan başa
Nağmeler yazdım ben dağ ile taşa
Yar ben seni sordum kurt ile kuşa
Görmedim dediler durdum
Ağladım, ağladım

Özgün yandı canım aşkın narına
Yine akşam oldu umut yarına
Gördüm de yarimi bastım bağrıma
Ak düşmüş saçına baktım ağladım❞

Yar aşkına aşkına döndüm ben bir şaşkına
Yazı kışa çevirdim dön gel Allah aşkına
Yar beni beni beni yara söyledir beni

Al üstüne üstüne mor yakışmış üstüne
Bin çeşit mızrap attım hepsi de yar üstüne
Yar beni beni beni yar söyledir beni

Hayal midir düş müdür o yar bana eş midir
Dereden akıp giden gözümdeki yaş mıdır
Yar beni beni beni yara söyledir beni❞

❝Aşkın ateşiyle yandım tutuştum
Gel söndür narımı yar bazı bazı
Yaz bahar demeden yıllarca koştum
Yağıyor başıma kar bazı bazı

Hayatın yolları uzayıp gider
Bazen neşe verir bazen de keder
Seven sevileni bahtiyar eder
Elini elime ver bazı bazı

Aşığınım sende kaldı nazarım
Zaman zaman dertlerimi yazarım
Mecnun gibi gurbet elde gezerim
Hasret çemberini kır bazı bazı

Bir vefa aradım yarende yarda
Zorlu yollar aştım tipide karda
Aşık maşukunu koyar mı darda
Bu dertli halimi sor bazı bazı

Seyfi yar bağında açılır güller
Gülün aşkı ile öter bülbüller
Yarden ayrı düşen dertli gönüller
Saklı sırlarını der bazı bazı❞

❝Herkesin gözü var aleme bakar
Arifin gerçeği görüşü başka
Aşığın ateşi içini yakar
Hak deyip güzeli sarışı başka

ınsanlar yükselir kendi özünden
Kişinin kemali kendi özünden
Kullar sultan olur tatlı sözünden
Kamilin pişirip verişi başka

Muhabbette gözler göze bakışır
Gönülden gönüle sevgi akışır
Sevenlere sevilmesi yakışır
Cömerdin sofrayı serişi başka

Çırakman'ım burda derdin dermanı
Kötülüğe okudukça fermanı
Aşk yeliyle savurdukça fermanı
Sırr-ı hakikatin yarışı başka❞

❝Cevap veriyorum
Eli böğründe analardan
Mahpuslardan ve acılardan
Çokça bahsediyorum
Çünkü başını kuma
Saklayanlardan tiksindim
Başkaldırıyorum

Ve söz veriyorum
Kırmızı rujlu sokakların
Aşağılık pazarlıkların
Adı anılmayacak benle
Bir çiçeğim halk ormanında fışkırdım
Başkaldırıyorum

Ben bir bıçak ucuyum
Kavga vermiş halkına
Başkaldırıyorum işte
Varın benim farkıma

Yine söylüyorum
Gözü bağlanmış korkulardan
Yasaklardan baskılardan
Asla irkilmiyorum
Çünkü kan emici
Yarasalardan çıldırdım
Başkaldırıyorum

Yemin ediyorum
Üçkağıtçının pezevengin
Teslimiyetin ve mihnetin (milletin)
Yolu uğramayacak bana
Bir dalgayım halk denizinde köpürdüm
Başkaldırıyorum

Ben bir namlu ağzıyım
Omuz vermiş halkına
Başkaldırıyorum hey
Herkes varsın farkına❞

❝Havalandı gönül bürüdü efkar
Dedi ki var dolaş çarşı pazarı
Bulursan kendine bir münasip yar
O zaman terkeyle namusu an

Arıya arıya buldum bir civan
Dudu burbu hotoz kaşları keman
Düştüm arkasına gezdim bir zaman
Yüz yüze gelince ettim işmarı

Dedim tenha gidip edelim sohbet
Dedi ki bu gece bizdesin elbet
Dedim ki efendim canıma minnet
Ol dem sağlık verdi semti civan

Yar önüme düştü doğrulduk yola
Ardı sıra gittim kol sala sala
Dedi ki sezdirme sak sağa sola
Gide gide bulduk Küçükpazar'ı

Dedi evim budur gördün mü beni
Kırmızı boyalı kapısı yeni
Tertibimiz üçte beklerim seni
Gayet çokça getir ol sim üzari

Saat üçte yaktım elime fener
Evi yıkılası adeti söner
Arkama takıldı bir sürü nefer
Kapının önünde kıldım kararı

Bir fiske taş attım ben de o zaman
Sevdiğim kapıda dururmuş heman
Kapıyı açınca dedi sus aman
Merdivenden çıktık yab yab yukarı

Yukarı çıktım ki kurulu sofra
Dedi evvel yemek cümbüşler sonra
Tarator mezeyi incecik doğra
Nazik elleriyle sundu hıyarı

Ben on bade sundu o simin bilek
Dedim keyfim tamam ey zatı melek
Kuş tüyünden şilte serildi döşek
Başladı soymaya ben günahkarı

Yar ile eyledik bir eyyam safa
Safa arızidir ezelden cefa
Bir gürültü koptu bir çağrış sada
şaşırıp kendimi attım yukarı

Gittikçe büyüdü gürültü hengam
Saate baktım ki altıda tamam
Bütün mahalleli en önde imam
Neferler beraber hem sancaktarı

Bir sada geldi ki Hu Pembe Hanım
Gözüm ile gördüm yoktur yalanım
Bir cadı bağrışlı titretti canım
Bastı şamatayı ol şirret karı

Aşağıya baktım sopadan orman
Aradım kendime bir tenha mekan
Ol zaman eyledim kendimi nihan
Tavan arasında kıldım kararı

Kapıyı cemaat cumhur aldılar
ıçeriye nice adam daldılar
Tavan arasında beni buldular
Dediler teslim ol yoktur zararı

Ne çare yakayı verdim ben ele
ındirdiler beni yukardan hele
Giydirdiler bizi yar ile bile
Çıkardılar bizi kapı dışarı

Yanımda vardı beş on yeniçeri
Ağa Kapısı'ndan girdik içeri
Keçeler serildi adet üzeri
Başlarından çıkardılar destarı

Kethüda Bey sordu bu ne maslahat
Dendi baskın bastık şunda kabahat
Azarlayıp beni dedi sus lanet
şimdi görün benden olan zararı

Ol zaman başıma düştü bir acı
Yakamız eldedir yoktur ilacı
Dediler zıbbaya al falakacı
Ol zaman ayağım verdim yukarı

Mahpuslar düşünür söylemez kelam
Otuzbiri yedik keyfimiz tamam
Tahta kehlesinden ağladı anam
Bir bir sıra olmuş turna katarı

Kalede Kolağsı kurmuş bir divan
Kanlıya katile vermiyor aman
Emr oldu kaleye yazıldı ferman
Söyletmedi bizi bastı azarı

Nice bir çekeyim derd ile gamı
ıki üç harbeci tuttu yakamı
Üç çifte kayığa serdik ihramı
Götürdüler gördüm Boğazhisar'ı

Kayıktan dışarı çıktığım zaman
Kale kapısından çıktım ben heman
Harbeciden takrir aldı zabitan
Ol yerin zabiti kale dizdarı

ıki cingen cellat geldi yanıma
Anladım kasdi var şirin canıma
Dedim ki girmeyin boşa kanıma
Dediler böyleymiş hakkın kararı

Ol dem öleceğime ben de inandım
Kolum bağlı ulu Hakka dayandım
Meğer rüya imiş kalktım uyandım
Cümlemizi ıslah eyliye Bari

Niyazi'yim şaştım bu ne hikayet
Oturan ahbaba olsun nasihat
Saatçilikten de ince senaat
Kimseler etmesin bu fena karı❞

❝Be gaziler aşka düşeldenberi
Cam- ı mihnet bana yar oldu gitti
Gam deryası serden aşaldanberi
Tutuştu vücûdum nar oldu gitti

Karban işlemez illerde kaldım
Garib Mecnun gibi çöllerde kaldım
Bir aceb şiddetli yollarda kaldım
Dört yanım işlemez kar oldu gitti

Hastadır vücudum zinde değildir
Zahmim yüreğimde tende değildir
Akl ü fikrim dersen bende değildir
Yarim ağyar ile yar oldu gitti

Ey Ömer artırdım ah ü feryadı
Ayyuka çıkardım nale vü dadı
Melamet dumanı serim kapladı
Bu dünya başıma dar oldu gitti❞

❝Be gaziler aşka uyup gideli
Kendi kendim koyuverdim engine
Firar edip meskenimden çıkalı
Mestaneyim divaneyim ben gine

Aşık olan gafletinden uyanır
şehit olan kızıl kana boyanır
Bazı yiğit kendi kendin beğenir
Gezip de rasgelmeyince dengine

Koç yiğidi cenk yüzünde göreyim
Kalkan alıp alaylarda arayım
Mevlam divanına nice varayım
Yüzü kara günahkarım ben gine

Mehemmed'im bu sözleri hub söyler
Hançer çekip dertli sinesin deler
Zemanede fukarayı kim dinler
Riayet bir gence bir de zengine❞

❝Ben bu aşka düşeli
Bu sakalı kırkarım
Dost ile bilişeli
Bu sakalı kırkarım

Ben kırkarım o biter
Çimende bülbül öter
Usta berber der yeter
Bu sakalı kırkarım

Aşka olup mülazım
Bilindi cümle razım
Gayrı sakal ne lazım
Bu sakalı kırkarım

Ben çalarım tanbura
Giyinirim tennure
Hak çerağın uyara
Bu sakalı kırkarım

Var mı bunda bir hatam
Gayrı gönülden atam
Çok mu gelir bir tutam
Bu sakalı kırkarım

Ben gezerim yazıda
Kuvvetim var bazuda
Ne işim var kazıda
Bu sakalı kırkarım

Kaba sakal istemem
Hep kesilse gam yemem
Hiç kısa uzun demem
Bu sakalı kırkarım

Sakalımla başımı
Bıyığımla kaşımı
Hak onara işimi
Bu sakalı kırkarım

Kaygusuz Abdal menem
Fartı furtu bilmenem
Bir tüğünü koymanam
Bu sakalı kırkarım❞

❝Sabah sabah esen seher yelleri
Benim sevdiğime benden aşk eyle
Irmak olup akar çeşmim selleri
Benim sevdiğime benden aşk eyle

Hayalleri gözlerimden ayrılmaz
Akar bu çeşminin yaşı durulmaz
Bir derde uğradım derman bulunmaz
Benim sevdiğime benden aşk eyle

Yavru şahan idim uçtum yuvadan
Ahım inmez oldu daim havadan
Unutmasın beni dahi duadan
Benim sevdiğime benden aşk eyle

Aşık eder dünya gelmez aynıma
Abdal olup post çekeyim eğnime
Tanrı emanetli olsun boynuma
Benim sevdiğime benden aşk eyle❞

❝Bir aşk bulsam yağmurunda ıslansam
Bir dost bulsam irfanında beslensem
Bir dağ bulsam sinesine yaslansam
Yalınızlığım bitermola bilmem ki❞

❝Bir aşkın deryasın boyla
Kıyısı öte mi dersin
Bir gerçeğe hizmet eyle
Emeğin yite mi dersin

Nadanı kondurma bağa
Düşürür seni tuzağa
şekerler yedirsen zağa
Tut(i) olup öte mi dersin

Arifler yola giderler
ırfanda sohbet ederler
Nişansız yari niderler
Can gönül kata mı dersin

Bellidir kalbi boş olan
Nişan verendir hoş olan
Hercaiye yoldaş olan
Menzile yete mi dersin

Pir Sultan Abdal coşmıyan
Aşk küresinde pişmiyen
ılkin Hakk'a ulaşmıyan
Sonradan yete mi dersin❞

❝Biz tarik-i aşkın aşıklarıyız
Baş ü can vermişiz canan bizimdir
Ne gamdan kaçarsın divane gönül
Kaşane bizimdir mihman bizimdir

Bu nükte yetmez mi arife kafi
Sırra mahrem olan eylemez lafı
Çık aradan sufi değilsen safi
Tekke-i aşk içre devran bizimdir

Emrah bu makamda olandır veli
Hakk'a yakın halka görünür deli
Elbet hata bizde demişiz beli
Yazılan ahd ile peyman bizimdir❞

❝Benim inancımdan kime ne bilmem
Taşa bile tapsam baskı istemem
Küçük bir ışığı kalbimden silmem
Gönlümüz alçakta askı istemem

Fikirler inançlar vicdanla hürdür
Talebimiz sessiz savunma gürdür
Huzur bulduğumuz tenha bir yerdir
Yalıyı sarayı köşkü istemem

Zorla ne inanır ne vazgeçerim
Hür iradem ile kendim seçerim
ıster dala konar ister uçarım
Üç gün sonra solan aşkı istemem

ısterse kalmasın dünyada yerim
Tattığım şerbetten sunmak isterim
Topluca yürekle bir olsun serim
Yalnız beni saran coşku istemem

Soykırım yapmış da ortak arıyor
Pislikten aş karmış kime yarıyor
Vicdanım elvermez hergün soruyor
Caninin kalemi keski istemem

Çağın gerçeğiyle fikri boyarım
ılim gerçeğini irfan sayarım
Maneviyat ile nikah kıyarım
Zamana hükmedip eski istemem❞

❝Bugün pazar-ı aşktır muhtaç olan candan geçer
Aşığı Sadık olanlar lebbi gülabdan geçer
Düşmüşüm cem hanesine ben ağlarım zar-ı zar
Aşka düşen merdaneler hırkayla tacdan geçer

Bir imrahi görse eğer ol sinemin dağını
Ötüşür şeyda bülbüller görse hüsnün bağının
Yüz yaşında ruhban görse gerdanının ağını
ıncili suya bırakır vaz gelir hacdan geçer

şahinin salsa pençesin aniden kaftan kapar
Dilber abitlik eyleme zahitler yoldan sapar
Tutmuşam müjgan okuna garip sinemi siper
Temrahın kahrı zehirdir yedi kat sacdan geçer

Ben Emrahım methederim yedi dillerde seni
Yedi iklim car köşede gurbet ellerde seni
Hacılar hacca giderken çölde görseler seni
Hayran olur mat kalırlar vaz gelir hacadan geçer❞

❝Bulandı aşkımın seli
Acap artık durulmaz mı
Yarin gül yüzün görünce
Akıl başa derilmez mi

Yüzün benzer dolunaya
Sensin ömrüme sermaye
ışte geldim hak-i paye
Hatırcığım sorulmaz mı

Ferhad'dır dağları delen
şirin'in yoluna ölen
Aşık eydür Mecnun olan
Leylasına sarılmaz mı❞

❝Canan bizi aşk od'una
Yaka geldi yaka gider
Boynumuza zülfü bendin
Daka geldi daka gider

Bu hüsnü bu kemaline
şol boyu servi daline
Gözlerim gül cemaline
Baka geldi baka gider

Gel zahid etme savaşı
Aşk ehline atma taşı
Bu didemin kanlı yaşı
Aka geldi aka gider

Dost debretse dudağını
ışledir sinem dağını
Gönül aşkın çıkmağını
Çıka geldi çıka gider

Cemalin hattı yedi
Arif olanlar okudu
Derunumun ahı derdi
Çeke geldi çeke gider

Hata anlama ey faki(h)
Evvel ahır bu Aşıki
Eğer said eğer şaki
Hakka geldi hakka gider❞

❝Atatürk'ün izindesin her zaman
Çıkmadın yolundan Demirel Baba
Dertliye düşküne hep oldun derman
Memnunuz halinden Demirel Baba

Halkı incelersin görüp gözünle
Umut dağıtırsın güleç yüzünle
Vatan aydınlanır veciz sözünle
Bal akar dilinden Demirel Baba

Vasfını şiirle aldım kaleme
Adını duyanlar dursun selama
Zuhurat eyledin çıktın aleme
Isparta ilinden Demirel Baba

Emrin yaptın Kur'andaki Yasin'in
Karşısına çıktın zorba asinin
Laik Cumhuriyet Demokrasinin
Tutmuşsun dalından Demirel Baba

Deli Hazım dönüp bakınca düne
ıslam köyünden çıkıp kavuştun üne
Sayende Türkiye geldi bu güne
Ne gelmez elinden Demirel Baba❞

❝Ben bu aşkın çilesini
Yanar çektim tüter çektim
Yedim gonca sillesini
Bülbül gibi öter çektim

Dizgin etsem gönül atın
Geçer göğün yedi katın
Yalan dünya maslahatın
Kah bitmez kah biter çektim

Çeşmim yaşının yavuzu
Aksa doldurur havuzu
Oldum turna kılavuzu
Kah bozuk kah katar çektim

Seyrani bilmem mert midir
Yoksa cana cömert midir
Eyyub'un derdi dert midir
Ben ondan besbeter çektim❞

❝Çıtırdağdan baskun geliye
Aman baskun değil hasmun geliye
Korkma da ağanın dostun geliye

Gaygusuz avrat
Hoy deyive saygusuz avrat
Haydindi gaygusuz avrat

Çıtırdağdan gece mece geçtim
Anam garlı buzlu sular mular içtim
Ben bu sevdadan gayri tez geçtim

Gaygusuz avrat
Hoy deyive saygusuz avrat
Haydindi gaygusuz avrat

Çıtırdağın anam ekinleri
Top top olmuş kekülleri

Gaygusuz avrat
Hoy deyive saygusuz avrat
Haydindi gaygusuz avrat❞

❝Aşk ateşi aldı beni
Yavaş yavaş tüterim ben
Elden ele saldı beni
Kor alevden beterim ben

Doruğunda gözüm yumdum
Cennetten bir mekan sandım
Kanat çırptım dala kondum
Gül dalında öterim ben

Pir Sultan’ın elin aldım
Derin bir ummana daldım
Arayı arayı buldum
Derdime dert katarım ben

Denizin dibine çöktüm
Çırpındıkça çile çektim
Sel dağıttı yüze çıktım
Dalıp dalıp batarım ben

Yürüdüğüm yolda tektim
Dostun kapısını haktım
Eşiğine yaşlar döktüm
Kapısında yatarım ben

Ceylani’nin özü Hak’tan
Hak yarattı bizi yoktan
Yeryüzünde yandım çoktan
Cehenneme biterim ben❞

❝Bulmak isterisen eğer diadı
şemine çarh vurup pervanesi ol
Terkeyle dünyada can ile varı
Muhammet Ali'nin üryanesi ol

Azmeyleyip bu menzile erelim
Men-arf sırrında didarı görelim
Girip bahçesinde güller derelim
Hakikat mülkünün gülşanesi ol

Bu müminlik bir hikmettir atalar
Bir noktada canı cana katalar
Alıp seni elden ele tutalar
Erenler katının dürdanesi ol

Olnazlı cananın aşkı bendedir
şirin muhabbeti dertli candadır
Muhammet Ali'nin nuru sendedir
Fehmeyle kendini bir tanesi ol

Daimi kemterim çıraklar yansın
Hakikat meydanı nura boyansın
Ol Abu Kevserden içenler kansın
Cümle aşk ehlinin meyhanesi ol❞

❝Çalab’ımın ol aşkı bağrımı baş eyledi
Aldı benim gönlümü sırrımı faş eyledi

Hergiz kendi nurunu gözüne hiç eksilmez
Çalap kendi nurunu gözüme tuş eyledi

Can gözü onu gördü dil ondan haber verdi
Can içinde oturmuş gönlümü arş eyledi

Bir kadeh sundu cana can içti kana kana
Dolu geldi peymane canım sarhoş eyledi

Esrük oldu canımız dür döker lisanımız
Çalabı’mın ol aşkı beni derviş eyledi

Canda yanar çerağı gönüllerde durağı
Gönül dahi can dahi aşk ile cüş eyledi

Ben haçan derviş olam ya Hakk’a kulum diyem
Yüz bin benim gibiyi aşk hırka puş eyledi

Yunus imdi avnunur dostu görüp sevinir
Erenler manfilinde aşkı cümbüş eyledi❞

❝Bereket çok hakkın nazargahısın
Çamlıbeller bizim eller aşkolsun
Gerçek yiğitlerin seyrangahısın
Çamlıbeller bizim eller aşkolsun

Çayırların çimenlerin göllerin
Boz bulanık taşar akar sellerin
Çoktur senin eğlenecek yerlerin
Çamlıbeller bizim eller aşkolsun

Yollar kesen yağız kurdun var mıdır
Beller büken çokça merdin var mıdır
Çarh elinden acep derdin var mıdır
Çamlıbeller bizim eller aşkolsun

Bahar gelip yaprak yeşil olunca
Gönlüm coşar seni böyle görünce
Yeni baştan selam olsun varınca
Çamlıbeller bizim eller aşkolsun

Er değildir seni görüp coşmayan
Yürek değil bir solukta taşmayan
Köroğlu der arap atla aşmayan
Çamlıbeller bizim eller aşkolsun❞

❝Canını aşk yoluna vermeyen aşık mıdır
Cehd eyleyip ol dosta ermeyen aşık mıdır

Aşık butasından içip nefs dileğinden geçip
Hak yoluna er seçip durmayan aşık mıdır

Dost sevgisin gönülde can ile berkitmeyen
Tul-i emel defterin dürmeyen aşık mıdır

Daim rizayet çekip halvetlere diz çöküp
Hak didarı eserin görmeyen aşık mıdır

Aşka tanışık sığmaz değme can göge ağmaz
Pervane od’a değmez yanmayan aşık mıdır

Kişi dertli olıcak derman isteyen olur
Kendi derdin dermanın sormayan aşık mıdır

ıy Yunus sen dostunun cefasına katlangil
Yüreğine aşk okun vurmayan aşık mıdır❞

❝Aşkın polisleri tuttu yakamı
Ne alır canımı ne de el çeker
O zalım yar benden kesti selamı
Ne bir mektup yazar ne de tel çeker

Girdi dil şehrine sevda taburu
Can uğuna hücum etti herbiri
Keder denizinde umut vapuru
Ne batar kurtulur ne de yol çeker

Felek ile geçinmiyor ızzeti
Çirkin huyları var kötü adeti
şu bendeki derdi ahı feryadı
Ne dağ taş götürür ne de kul çeker❞

❝Çektim aşkın çilesini
Yıktın gönlüm kalesini
Bana bu aşk belasını
Verirken acımadın mı

Derviş ettin çıktım posta
Dert yandım dermansız dosta
Sana gönlüm oldu hasta
Duydun da acımadın mı❞

❝(Of yar ey)
Dilbere arzettim aşkın badesin
Naz eder efendim içmez üçgündür
(Yar ey)
(Ah)
Saçı Leyla beni Mecnun eyledi
Cevriden cefadan kaçmaz üç gündür
(Yar ey)
(Ömrüm hey anadan benlim hey)

(Of yar ey)
Gözlerin şahı aklımı aldı
Durmayıp ikrarda feryada saldı
(Ah)
Ağlayı ağlayı kan ile doldu
Gözlerim dünyayı seçmez üç gündür
(Yar ey ey)
(Ömrüm hey anadan benlim hey)❞

❝Dostum aşk meyi ver bana
Kurbanın olayım senin
Bülbül gibi dillerine
Hayranın olayım senin

Yaktır beni yandır beni
Aşk meyinden kandır beni
Sarhoşam ayıktır beni
Mestanın olayım senin

Can kuşunu sana uçur
Aşk meyinden bana içir
Beni ak gerdandan geçir
Üryanın olayım senin❞

❝Düşmüşüm aşkına perişan halım
Perişan halım halım halım
Sağolasın gurban sen yerine ben ölüm
Ben ölüm ölüm ölüm
Ne dedim de küstün dutula
Dilim kesile dilim dilim dilim
Ne gadar ilvanlı da nazlısın geldin de gelin
Derdo gelin gelin ölem gelin gelin
Le gelin gara gelin öldüm nedim gelin

Gözlerimden kanlı yaşlar dökülse
Ağarsa saçlarım da kurban belim bükülse
Mezarımda karış karış ot bitse neydem ot bitse
Billah unutamam seni le gelin le gelin
De gelin de gelin de gelin hasta düştüm
Le gelin le gelin ölem gelin çirbo gelin❞

❝Dün gece seyrimde aşk pazarında
Gördüm canan ile canı değiş var
Bir zaman meks ettim Kırklar darında
Ne bundan geç derler ne bir alış var

Bir satranç düzerek yar ile bile
Sürdük piyadeyi atlar da gele
Ruh'u Ruh'a verdik kaldık fil file
Sakın fers evinden şahına kış var

Candan sultanıdır habib Dertli'nin
Neylesin derdine tabib Dertli'nin
Yanıp yakıldığı garib Dertli'nin
Pek de boş değildir bunda bir iş var❞

❝Bu aşkı farz vacip sünnet ise de
Çekilecek sefil başta hal değil
Boyu fidan gibi servi ise de
Meramımca meyve verir dal değil

Hayal aldatamaz ehl-i irfanı
Hakikat artırır şöhreti şanı
Ehl-i hakikatin olmaz nişanı
Keramet sahibi hırka şal değil

Düşman görülmezse bir ok atılmaz
ıktiza etmezse kalkan tutulmaz
Can cevheri akçe ile satılmaz
Bil kadrini ele geçer mal değil

Döner mi ay güneş kendi kendine
Arif muhtaç değil vaiz pendine
Tutuldu Seyrani aşk kemendine
Kurtulacak tuzak değil al değil❞

❝Aşkın tarlasını aşık
Dertli dertli sürer durur
Sevdiğinin haberini
Her bir yandan sorar durur

Kimi giden kimi gelen
Bilmeyenden eydir bilen
Derununda derdi olan
Gezer çare arar durur

Kopardın gönlümün bağı
Rüzgar kaldırdı yaprağı
Çaresiz Nuri Çırağı
Yarasını sorar durur❞

❝Askere gönderdim çağı gelince
Bayram ettim mektubunu alınca
Vurulup üstünde şehit olunca
Başıma yağdırdın kar yüce dağlar

Gününü sayarak bekler yolunu
Rüyasında görmüş şehit halini
Bir yaralı kuzusuyla gelini
Tabutla gelen kim der yüce dağlar

Mor kakülü ak benize dökülmüş
Ela gözler yuvasına çekilmiş
Dalyan boya beyaz kefen dikilmiş
Bu acı beni de yer yüce dağlar

Takdir böyle imiş yanmak çare mi
Beklesem gelmez ki gözü karamı
Derin derin sızılayan yaramı
Var ise merhemin sar yüce dağlar❞

❝Dosttan başka dost mu istersin
Hey divane deli gönül
Dosttan gayrısın nidersin
Hey divane deli gönül

ınce dostun kollarında
Ölmek ister deli gönül
şakıyıp gülün dalında
Ötmek ister deli gönül❞

❝Yaşa şaşkın Nure yaşa
Ne dedin de geçtin başa
Ağu kattın pişmiş aşa
şu sözümde yalan var mı

Mustafa şimşek ninni ninni
Ne sallanın lelli lelli
Heyet içinde yerin belli
Konuşmaya ağzın var mı

Nasıl yaratmış sizi yaratan
Hüseyin Kılıç çık aradan
Başımız kurtulmaz beladan
şu sözümde yalan var mı

Yüreğimde yoktur yara
Sanki bulunmaz mı çare
Dört elli geçtiğimiz eder
Derenizde köprü var mı

Ayağımda yoktur papuç
Gözünüze dursun popuç
Türkü değil bu bir kakıç
Köyünüzde cami var mı

Ali Tuna salahana
Her yerde gezer seysana
Yuh çekiyor Yeter Ana
Mencilis’te söğen var mı❞

❝Aşkın kandilini yaktım yürüdüm
Esti poyraz yeli söndürdü Deniz
Hasretin içimde ağladım durdum
Bu ayrılık beni öldürdü Deniz

Sen benim içimde solmayan gülsün
Bırakın ne olur tomurcuk dursun
Ayrılığa sebep olan körolsun
Bu dert beni yaktı yandırdı Deniz

Ananın kalbini taştan yazdılar
Benim kaderimi baştan yazdılar
Yaşlarımı kanlı yaştan yazdılar
Bilmem yari kimler kandırdı Deniz

Destan yazdım ibret olsun kullara
Benden selam olsun ayrılanlara
Yetimler ağlaşır bakar yollara
Eller bana haksız saldırdı Deniz

Adliyede ne kalemler kırıldı
Aktı gözyaşlarım taşlar delindi
Anlamadım bu ne zalim gelindi
Düşmanları bana güldürdü Deniz

Ben oldum peşinden boynunu büken
Ben mutluydum sen yanımda var iken
Yorganım ateştir yastığım diken
Hasret rahatımı kaldırdı Deniz❞

❝Dilber alemde aşk odu
Nicolur göresin kalan
Terkedesin adı sanı
Yerlere çalasın kalan

Yürüyesin hadden aşup
ıller ta'nına bulaşıp
Bir körpe derdine düşüp
Sararıp solasın kalan

Hiç dert olmaz bu dert gibi
Yanar yüreğim od gibi
Eşinden azmış kurt gibi
Dağlara düşesin kalan

Devrandır bu haldan hala
Sanma hubluk baki kala
Efendim bir zaman ola
Sözüme gelesin kalan

Karac'oğlan söyler sözün
Kara yere sürüp yüzün
Yad-edesin bir dem özüm
Hak imiş diyesin kalan❞

❝Boşa mecnun olup leyla arama
Dizginle aşkını çöl şımarmasın
Sevda lehçesinde çok söz var ama
Beyhude konuş ki dil şımarmasın

Gönül zarar eder dünya karıyla
Yoğrul aşıkların ahuzarıyla
Yanıp tutuşursan dostun narıyla
Savrul boşluklara kül şımarmasın

Hayal ülkesinde mevsim hep bahar
Aklını başına topla vakit dar
Kurak topraklarda bülbül olmak var
Gönül ver dikene gül şımarmasın

Yol bilmezse sazındaki perdeler
Türkü isyan eder yüzüne güler
Yüreğinden süzülsün ki nağmeler
Mızrap şımarmasın tel şımarmasın❞

❝Doktor benim derdim bambaşka bir dert
Ağrıyan yerimi sorma boşuna
Yazdığın reçete değer mi zahmet
Kağıtla kalemi yorma boşuna

Kerem eyle fayda vermez yardımın
Tıp ilminde çaresi yok derdimin
Her tarafı gurbet olmuş yurdumu
Düşünceme tuzak kurma boşuna

Gönlüm yığın yığın hasret yüklüdür
ıçimde tarifsiz keder saklıdır
Sökemezsin yaralarım köklüdür
Merhem sürüp sargı sarma boşuna

Dost yolları nakışlandı kanımdan
Sevdiklerim vergi keser canımdan
Sükuta muhtacım ayrıl yanımdan
ıncitip günaha girme boşuna

Aşk koymuşlar ıstırabın adını
Alamadım yaşamanın tadını
Yapacaksan eğer bana yardımı
Öldür kurtar ilaç verme boşuna❞

❝Aşkının aşkı olduğum zaman
Ben beni kaybettiğim köleye döndüm
Dizlerim dermansız kaldığım zaman
şükredip yüzümü çileye döndüm

Bu yükü çeker mi bilmem kervanım
Razıyım ne ise gelsin fermanım
Söz yarası ölüm olsun dermanım
Burçları yıkılmış kaleye döndüm

Yayla gezer idim indirdi felek
Susuz çeşmelere gönderdi felek
Altın idim pula dönderdi felek
Semaim biçare deliye döndüm❞

❝Sevincimiz taşkınca
Üzüntümüz yapmacık
Öfkemiz namertlik kokuyor

Zeka ve gönül testinden sınıfta kalmışız
ıttifaklarsa ringdeki boksör selamı gibi
Ve biz hala farkında değiliz erimenin
Molekül yapımızı bozmuşuz burkulmuşuz

Özlemlerimiz de vefasızca
Denizler ayağımıza gelsin
Köy kokusu yel ile
Dağ havası seher ile
Çalsın kapımızı istemişiz

Yollar yürümekle aşınmalı
Ve dost kapısının tokmağı eskimeli vurmaktan
Sarılan saran kollar yorulmalı
Güneş kıskanmalı sevginin sıcaklığını
Ve tadı çıkmalı hayatın
Oksijen çadırından kurtulmalıyız❞

❝Aşkınla bu uşşakı şahaneye dönderdin
şem-i ruhuna karşı pervaneye dönderdin

Gör bana neler kıldın gurbet eline saldın
Hep varlığımı aldın viraneye dönderdin

Ne soy müsalatım var ne hacc ü zekatım var
Zahitler arasında biganeye dönderdin

Bir lahza gönül sensiz ey dilber karar etmez
Ahır beni Mecnun-veş divaneye dönderdin

Lal lebini bir kez sundur bize ey saki
Güya ki ayılmaz bir mestaneye dönderdin

Her kime haber sorsam sekranım deyu sözler
Bu Zati-yi a'layı meyhaneye dönderdin❞

❝Ey dilber aşkına düştüm düşeli
Başta aklım elde iradetim yok
Gece gündüz oldum ben endişeli
Derd ü gamdan gayrı ticaretim yok

Rabbim seni seven gayra tapamaz
Hidayet ettiğin yoldan sapamaz
Senin yıktığını kimse yapamaz
Mahluktan ümmid-i imaretim yok

ımtihan çün nare Halil yarını
Attın göstermeye bu esrarını
Ateş-i Nemrud'a fakrın narını
Müreccah görmeye liyakatım yok

Nefsin hevasında yelmiş olurum
Zikrini dilimden silmiş olurum
Hakk'ı benden gafil bilmiş olurum
Diye arzuhale cesaretim yok

Mahlukun dilinde var Hak selası
Seyrani çektiğin nefsin belası
(...)
El nefsinden benim şikayetim yok❞

❝Ey güzel ateş-i aşkınla senin
Elverir yandığım nare doğrusu
Gerçi düşkünüyüm o simin tenin
Amma kaşın gözün kara doğrusu

Top top olmuş siyah zülfün mar gibi
Sofu tabiyatlı ziyankar gibi
Olsa dahi gövden beyaz kar gibi
Ahım kaba yeldir kara doğrusu

Nasıl arz edeyim sana halimi
Harceyledim sende olan malımı
Kabayel elinden karın ölümü
Mevte bulmuş yoktur çare doğrusu

Muhabbet biderin kalbe saçtığın
Biçmeden mahsulün yeter kaçtığın
Aşık Seyrani'ye senin açtığın
Merhem kabul etmez yara doğrusu❞

❝(Aman aman) Efendim aşkınla şişte püryanım
Semalere çıktı ahü figanım
Safalar getirdin gaşı kemanım
Kenzinin ciğeri kebabolunca

Efendim bir danem a beyim
Kaşları kemanım a servirevanım
Kenzinin ciğeri aman aman kebabolunca
Efendim a beyim
Kaşları kemanım
A servirevanım

(Aman aman) Cemalin gösterdi bir iki dilber
Durmayıp da gönül gördüğün ister
Biri kaymak satar birisi şeker
Münasip görmüşler kapan kapana

Efendim bir danem a beyim
Kaşları kemanım a servirevanım
Kenzinin ciğeri aman aman kebabolunca
Efendim a beyim
Kaşları kemanım
A servirevanım❞

❝El ne bilir yar aşkına yandığım
Mecnun'a döndürüp del'eyler beni
Aşkın kemendini atar boynuma
Bağlar zülüfüne köl'eyler beni
(Beni beni beni beni beni beni beni vay)

Ateşten betermiş bu aşkın hali
Kurutur yaprağı soldurur dalı
Bağrım üryan olur Kerem misali
Yakar ateşlere kül eyler beni
(Beni beni beni beni beni beni beni vay)

Beklerim yolunu yağmurda karda
Hep günlerim geçer figanda zarda
Yaz bahar ayında azgın sularda
Çarpar taştan taşa sal eyler beni
(Beni beni beni beni beni beni beni vay)

Mahmut Erdal derdim dökem sazıma
Hangi birgün yanam kara yazıma
Her gelip geçtikçe basar yüzüme
Ayaklar altında çul eyler beni
(Beni beni beni beni beni beni beni vay)❞

❝Ela gözlü güzel aşkın tanrısı
Başka bir alemsin özümde benim
Ne senden öncesi ne de sonrası
Senden başkası yok gözümde benim

Yüce dağlar birbirine takışır
Göz göze gelende gönül çakışır
Ben yanmazsam sana sönmek yakışır
Yürekler tutuşur gözümde benim

Dört yandan bağlandı bir yana yönüm
Ne karanlık gece ne ışık günüm
Ne başa baş oldum ne sana sonum
Sırdaşa sır oldum çözümde benim

Semaya açılan elde sen varsın
Gezdiğim yollarda yolda sen varsın
Bu Sefai denen kulda sen varsın
Sen varsın sevdiğim sözümde benim❞

❝Ezelden aşk oduna yana geldim
Anınçün ta ebed mestane geldim

Eğer nüş etmez isen sen bu meyden
Deme zahid ki ben insana geldim

ıçe bir cür'a ger rahip bu meyden
Koyup küfrü diye imana geldim

Olan meyhane-i vahdette mey-nüş
Çağırır küfr ile imana geldim

Saray-ı vahdet olmuşken makamın
Bu kesret alemin seyrana geldim

Bu dehr içre görüp etme taaccüp
Çü gizli genç idim virane geldim

Var idi ilm-i ayne kabiliyyet
Görüben kendimi imana geldim

Çü birdir Sünbüli maruf-u arif
Edip dava deme irfana geldim❞

❝Gel gönül gidelim aşk ellerine
Muradın yar ise bir tane yeter
Fikir kıl ettiğin emellerine
Hevayı cevreyle efsane yeter

Kim aldı felekten muradınca kam
Olmuşum dünyada bir zar u bednam
Bülbülüm dillerde ağır ül encam
Vakit geçirmeye virane yeter

Beyhude işlerin terkeyle mutlak
Küllü men aleyha fan dedi hak
Cihan baki değil hikmetine bak
Bu bir söz arife bahane yeter

Turabi gel özüm pay-i mal eyle
Rah-i erenlerden hasb-i hal eyle
şu fani dünyayı bir hayal eyle
Geçen geçti gelen nişane yeter❞

❝Aşk-ı mevlana düşeli
Mecnunum dağlar gezerim
Katran kaynayıp coşalı
Sel oldum çağlar gezerim

Pir eşiğin bildim
Kabe Hatası var ise tövbe
Dert ile erdim Eyüp'e
Yaramı bağlar gezerim

Kimi baydır kimi geda
Cümlesine yaran Hüda
Yusufumdan düştüm cüda
Yakup'um ağlar gezerim

Seyrani aşkın Tur'unda
Tecelli gördüm nurunda
Gerçeklerin huzurunda
Çürüğüm sağlar gezerim❞

❝Aşk-ı Mevlaya düşeli
Mecnun'um dağlar gezerim
Katran kaynayıp coşalı
Sel oldum çağlar gezerim

Pir eşiğin bildim Kabe
Hatası var ise tövbe
Derdiyle döndüm Eyyüb'e
Yaramı bağlar gezerim

Kimi baydır kimi geda
Cümlesine yaran Hüda
Yusuf'umdan düştüm cüda
Yakub'um ağlar gezerim

Seyrani aşkın Tur'unda
Tecelli gördüm nurunda
Gerçeklerin huzurunda
Çürüğüm sağlar gezerim❞

❝Gel benim gelin yarim
Ver bana elin yarim
Gör aşkın yarasını
Ne kadar derin yarim

Saçların sarı yarim
Örülmüş yarım yarım
şu üç günlük dünyada
Sen oldun karım yarim❞

❝Gülşen-i aşka varalı
Kolum kanadım yaralı
Melhem etmezse yaralı
Ah acep ben nidem nidem

Gülün etrafın almış har
Nakıl gülün dibinde mar
ımdat etmezse bana yar
Ah acep ben nidem nidem

Divanelerden biriyem
Ne mürdiyem ne deliyem
Yoldaşlarımdan geriyem
Ah acep ben nidem nidem

Rüştü uyan vakt-i seher
Bad-ı hezan durmaz eser
Fırsat da mı gelip geçer
Ah acep ben nidem nidem❞

❝Gafil gezme şaşkın bir gün ölürsün
Dünya kadar malın olsa ne fayda
Söyleyen dillerin söylemez olur
Bülbül gibi dilin olsa ne fayda

Sen söylersin söz içinde sözün var
Çalarsın çırparsın oğlun kızın var
Bu dünyada üç beş arşın bezin var
Tüm bedesten senin olsa ne fayda

Söylersin de sen sözünden şaşmazsın
Haramını helalini seçmezsin
Tükenir kepeğin su da içmezsin
Akan çaylar senin olsa ne fayda

Kul Himmet Üstadım gelse otursa
Hakk'ın kelamını dile getirse
Dünya benim deyi zapta geçirse
Karun kadar malın olsa ne fayda❞

❝Hey cevri cefasın çektiğim düzen
Demden başka ne verdin ki nem ola
Yastık altı hesabı mı sorarsın
Zamdan başka ne verdin ki nem ola

Doktor ilaç ekmeğe el erdi mi
Gözün çıksın niçin aldın vergimi
Yataktayım bilmez misin derdimi
Ramdan başka ne verdin ki nem ola

Gidiyorum çok kalmadı menzilim
Gün sayıyor ağzım alevde dilim
Sende kalsın göz yaşıyla mendilim
Gamdan başka ne verdin ki nem ola

Der ilhami ger çarmıhın as beni
Korkun varsa bir baltayla kes beni
Zaten sağken öldürecek sus beni
Gemden başka ne verdin ki nem ola❞

❝Gökçe ağacın kilimi
Tut kaynana dilini
Oğlun akşam gelince
Kırar kambur belini

Oy oy oy yarim
Askerdir benim yarim
Subaylar izin verse
Can olur gelir yarim
Hey hey hey yarim
Askerdir benim yarim
Subaylar izin vermez
Ne yapsın benim yarim

Bahçede bakla kaynana
Dibini de yokla kaynana
Oğlun akşam gelecek
Pırtını topla kaynana

Oy oy oy yarim
Askerdir benim yarim
Subaylar izin verse
Can olur gelir yarim
Hey hey hey yarim
Askerdir benim yarim
Subaylar izin vermez
Ne yapsın benim yarim

Kaynananın dileği
Hep doldurur fileyi
Oğlan askere gidince
Gelin çeker çileyi

Oy oy oy yarim
Askerdir benim yarim
Subaylar izin verse
Can olur gelir yarim
Hey hey hey yarim
Askerdir benim yarim
Subaylar izin vermez
Ne yapsın benim yarim

Kaynanam bakar camdan
Suyu doldurdum çaydan
Ben yarimden vazgeçmem
Geçerim tatlı candan

Oy oy oy yarim
Askerdir benim yarim
Subaylar izin verse
Can olur gelir yarim
Hey hey hey yarim
Askerdir benim yarim
Subaylar izin vermez
Ne yapsın benim yarim

Kaynanamı severim
Elaleme överim
Eller bana acırsa
Askerime giderim

Oy oy oy yarim
Askerdir benim yarim
Subaylar izin verse
Can olur gelir yarim
Hey hey hey yarim
Askerdir benim yarim
Subaylar izin vermez
Ne yapsın benim yarim❞

❝Böyle aşk sen al eline
Serimize ne yazılmış görelim
Saadet kelamın getir diline
Din serverine selavat verelim
Din serveri Hak Muhammed Ali'dir

Bizden ihtiyarlar bizden uludur
ıhanet umduğun kerem kanıdır
Derdimizin dermanını bulalım
Sultanım dertlere derman eylesin
şayhman Hasan ummanları boylasın

Hüseyin ayini erkan söylesin
Sıtkıyle kulak verip dinleyelim
Dinle gelen imamların sesidir
ımam Hasan imamların hassıdır
ınkar tacı inkar hakka aşıdır
ınkari inkar boynuna saralım

Müminlerin dili 73 olur
Evel ahir bu dünyadan göç olur
Giden gitmiş bizler bize duralım
Gericiden gel olunca durulmaz
Musai Kazim'in sırrı bilinmez

ıkilikle hak cemine girilmez
ıkiligi özümüzden silelim
Medet mürvet medet mürvet ya Ali
Yetiş canımıza ya Ali
Medet mürvet medet mürvet ya Ali dost❞

❝Gönül bu aşk ile fani dünyada
Ölenecek böyle gez garip garip
Fikrin dümen olsun aklın deryada
Hicran deryasında gez garip garip

Sevda hasret etti beni dostuma
Hicran askerleri düştü kastıma
Ben ölende gel kabrimin üstüne
Ol çeşm-i mestanın süz garip garip

Nihan ağladığın hünerden midir
Bu hayal-i sevda sürurdan mıdır
Bilmem tecelliden kaderden midir
Gezeriz gurbeti biz garip garip❞

❝Gine havalandı aşk pervanesi
Düşüp aşk oduna tüter değil mi
Haberdar mı bilmem Hublar danesi
Bülbül can içinde öter değil mi

Dırgeyledin benden hüsnü menanın
Senin de bozulur bağın bostanın
Güzel yok mu senin dinin imanın
Senden çekticeğim yeter değil mi

Daimi hüsnüne kurban olayım
Arayıp ben seni kanden bulayım
Senden ayrılırsam nerde kalayım
Ayrılık ölümden beter değil mi❞

❝Gafil kalma şaşkın bir gün ölürsün
Dünya dolu malın olsa ne fayda
Ettiğin işlere pişman olursun
Pişmancalık ele geçmez ne fayda

Bir gün seni götürürler evinden
Hak-kın kelamını kesme dilinden
Kurtulmazsın Azrail'in elinden
Türlü türlü yolun olsa ne fayda

Söylersin de sen sözünden şaşmazsın
Helalini haramından seçmezsin
Kesilir kısmetin suda içmezsin
Akan çaylar senin olsa ne fayda

Sen söylersin söz içinde sözüm var
Çalarsın çırparsın oğlun kızın var
Hiç demezsin üç beş arşın bezim var
Bedestanlar senin olsa ne fayda

Kul Himmet Üstadım çöksem otursam
Türlü varlığımı ele götürsem
Dünya benim diye zapta geçirsem
Bütün dünya senin olsa ne fayda❞

❝Aşkıyla yandığım gül yüzlü yarim
Mavi sular gibi ak da gel bana
Bir bahar mevsimi akşam üzeri
Saçına sümbüller tak da gel bana

Hasretle tutuşur sevdanı çeken
Goncalar kuruyup olmadan diken
Senin hayalinle avunur iken
şöyle usul usul çık da gel bana

Ölürüm gözlerim seni görmezse
Gönlüm aşk bağından güller dermezse
Eğer annen duyup izin vermezse
Uykuya dalsın da çek de gel bana

şadolsun bu gönlüm yeniden yeni
Mestane bakışın mest etsin beni
Aşık Yener kulun özledi seni
Hasretle yollara bak da gel bana❞

❝Ben yürürüm yana yana
Aşk boyadı beni kana
Ne akılem ne divane
Gel gör beni aşk neyledi

Gah eserim yeller gibi
Gah tozarım yollar gibi
Gah akarım seller gibi
Gel gör beni aşk neyledi

Akar suların çağlarım
Dertli ciğerim dağlarım
şeyhim anuban ağlarım
Gel gör beni aşk neyledi

Ya elim al kaldır beni
Ya vaslına erdir beni
Çok ağlattın güldür beni
Gel gör beni aşk neyledi

Ben yürürüm ilden ile
şeyh anarım dilden dile
Gurbette halim kim bile
Gel gör beni aşk neyledi

Mecnun oluban yürürüm
O yari düşte görürüm
Uyanıp melul olurum
Gel gör beni aşk neyledi

Miskin Yunus biçareyim
Baştan ayağa yareyim
Dost elinden avareyim
Gel gör beni aşk neyledi❞

❝Gerçek aşıklara sala denildi
Dertli olan gelsin dermanı buldum
Ah ile vah ile cevlan ederken
Canımın içinde cananı buldum

Akar gözlerimden yaş yerine kan
Zerrece görünmez gözüme cihan
Deryalar nuş edip kanmaz iken can
Aşıklar kandıran ummanı buldum

Aşıklar meydana doğru varırlar
Erenler cem'olmuş verip alırlar
Cümle evliyalar divan dururlar
Cevahir bahş-olan dükkanı buldum

Açılmış dükkanlar kurulmuş pazar
Canlar mezad olmuş dellal de gezer
Oturmuş ümmedin beratın yazar
Hakk'a mahbub olan sultanı buldum

Emir Sultan der ne hoş pazar imiş
Aşıklar meydan edip gezer imiş
Cümlenin maksudu ol didar imiş
Hakk'a karşı duran divanı buldum❞

❝Gezdiğim dikenli aşk yollarında
Elimden bir kırık saz geldi geçti
Kara talihimden yine bu yıl da
Baharı görmeden yaz geldi geçti

Adını andıkça titrerim hala
Var mı benim gibi aşka müptela
Muhabbet denilen püsküllü bela
Sanmayın başımdan az geldi geçti❞

❝Gidin askerler gidin de Yemen'e gidin
Uzakta yolunuz menzile yetin
Veysel Karani'yi ziyaret edin
Hasıl olur himmetini görene

Yaşa padişahım sen binler yaşa
Orduyu kurunca kumandan paşa
Nüfuzun işlesin dağ ile taşa
Aslın kafir gelmez m'ola imana

Ahir vakıt haber olsun dediler
Her tarafta başkaldırmış adiler
Siz de yardım edin Kırklar Yediler
Aslın kafir gelmez m'ola imana

Gitti ömrüm de geri gele mi
Hak tecelli böyle çalmış kalemi
Ya bir mektup salsın ya bir Tanrı kelamı
Göndersen olmaz mı hali yamanı

Bir yiğit sılasından ayrı düşünce
Ciğerciği kebap olup pişince
O yiğide kedere ne gama ne
Kendi ağlar kendi güler kime ne❞

❝Girdi gönül aşk yoluna
Bakmaz sağına soluna
Bilmem ne eyler kuluna
Ahu gözlerin gözlerin
şirin sözlerin sözlerin

Aldandı gönül fendine
Bağlandı zülfün bendine
Kul etti beni kendine
Ahu gözlerin gözlerin
şirin sözlerin sözlerin❞

❝Gönül çalamazsın aşkın sazını
Ne perdeye dokun ne teli incit
Eğer çekemezsen gülün nazını
Ne dikene dokun ne gülü incit

Bülbülü dinle ki gelesin coşa
Karganın namesi gider mi hoşa
Meyvasız ağacı sallama boşa
Ne yaprağını dök ne dalı incit

Bekle dost kapısın sadık dost isen
Gönüller tamir et ehli dil isen
Sevda Sahrasında Mecnun değilsen
Ne Leyla'yı çağır ne çölü incit

Gel haktan ayrılma hakkı seversen
Nefsini ıslah et er oğlu ersen
Hüdai incinir inciden versen
Ne kimseden incin ne eli incit❞

❝Kahi taşkın sular gibi çağlayup
Ulu deryaları geçersin gönül
Gece gündüz zari zari ağlayup
Sırrını aleme açarsın gönül

Esb-i aşka süvar olup aşuben
Nar-ı aşka kebap olup pişüben
Yolunun üzerine düşüben
Seni sevenlerden kaçarsın gönül

Hüma gibi alçaklara inmezsin
Pervane-veş şem-i suna yanmazsın
Bir bülbülsün değme güle konmazsın
Gayet yücelerde uçarsın gönül

Yalancı dünyaya geldin gelelden
Ben kendümü bildüm bilelden
Muhabbet camını deste alaldan
Aşkın şarabını içersin gönül

Hasanşah eder nasihat al divaneden
şarab-ı aşk ile ol mestaneden
Gelen göçtü bu misafirhaneden
Bir gün ola sen de göçersin gönül❞

❝Aşkın devranına düçar olalı
Cananı da gördük canı da gördük
Sadıkların sofrasında kalalı
şöhreti de gördük şanı da gördük

Leyla'dan mevlaya giden yol burda
ınci mercan aranır mı nalburda
Biz dünyayı seyreyledik kalburda
Uzunu da gördüm eni de gördük

Veysel Karani'ydi bizim beyimiz
ıçimizde eksik olmaz iyimiz
Bazı bizi çarptı tuz ekmeğimiz
Yüzü inan soyu cini de gördük

Bir düğüm var Hasreti'nin dilinde
Can versem of demem hakkın yolunda
Erler meydanında mürşit elinde
Kılıcı da gördük kını da gördük❞

❝Gözüm seni görmek için
Elim sana ermek için
Bugün canım yolda kodum
Yarın seni bulmak için

Bu gün canım yolda koyam
Yarın ivazın veresin
Arz eyleme uçmağını
Hiç arzum yok uçmak için

Benim uçmak neme gerek
Hergiz gönlüm ona bakmaz
ışbu benim zarılığım
Değildürür bir bağ için

Uçmak uçmağım dediğin
Mü'minleri yeltediğin
Vardır ola birkaç huri
Arzum yoktur koçmak için

Bunda dahi verdin bize
Ol huriyi çiftü helal
Ondan geçti arzum tamam
Arzum sana ermek için

Sufilere ver sen onu
Bana seni gerek seni
Haşa ben terkedem seni
şol bir evle çardak için

Yunus hasretdürür sana
Hasretini göster ona
ışin zulüm değil ise
Dad eylegil istedi çün❞

❝Bir zaman aşk ile çarpan yüreğim
Bir çocuk misali öksüzdür şimdi
Ne bir heves kaldı ne de dileğim
ıçimde her bahar bir güzdür şimdi

Anılar o yeşil dallarda kaldı
Mutluluklar geçen yıllarda kaldı
Dönüşü olmayan yollarda kaldı
Hasreti içimde bir közdür şimdi

Ümitler esmiyor seher yelinden
Deryalar coşmuyor aşkın selinden
Aşıklar dilinden duygu telinden
Sevda unuttuğum bir sözdür şimdi❞

❝Dilistan-ı aşka girmezden evvel
Çok Mecnun okudum imlalar ile
Soyunup bu raha girdim bi-bedel
Farkettim her ilmi manalar ile

Sofra sevda bulegımdan uğradım
Behçet içre ben ademe uğradım
Aşk tecelli mukaddere uğradım
Haylice savaştım ağmalar ile

Çarmıha çakıldım aba ile men
Çok muciz seyrettim ısa ile men
Hem dem olup gezdim Musa ile men
Tur'a çıktım yüz bin senalar ile

Ceyhun meni cüz-i sulbi pederde
Bir katre dem olup rahm-ı maderde
Kar-ı car payla olmasın kaderde
Paslandım bilendim edalar ile❞

❝Allah için konuş sözü
Dinlemeyen dinlemesin
Hak aşkına yandır özü
ınlemeyen inlemesin

Gül dalında bülbül öter
Fakat gülde diken biter
Anlayana bu söz yeter
Anlamayan anlamasın

Gönlünü alçağa düşür
Yoksa herkes senden üşür
Sözü söylemeden pişir
Çiğnemeyen çiğnemesin

Aleme bir sevgi besle
Tefrika gösterme asla
Dünyayı barışa sesle
Ünlemeyen ünlemesin

Yapıcı ol yıkma hatır
Ölümü aklına getir
Müsavi olsun atla katır
Kunlamayan kunlamasın

Deli Hazım iyice bak
Uzak değil sendedir Hak
Sen atıyın başını çek
Önlemeyen önlemesin❞

❝Hazırladım ey aşk gönül tarlasın
Gam biderin haydi şimdi yekindi
Asuman gürlesin şimşek parlasın
Dağ gibi başımdan duman yekindi

Ey dil çektin fani sürurun yasın
Gönül aynasının Hak ile pasın
Acı nedametin şimdi libasın
Biçip kametine göre dikindi

Aşığın kalbinin yarası emsiz
Kalsa elbet kalmaz gözleri nemsiz
Geçmez beş vaktimin hiç biri gamsız
Akşam yatsı sabah öğle ikindi

Yakın gel sevdiğim gitme uzağa
Tavus kuşu gibi elvan tozağa
Mağrur olup düşme sen bu tuzağa
Bu dert senin kisb ü karın çekindi

Seyrani'yim kaldım yine yüreksiz
Mevlam bir şey yaratmamış gereksiz
Yedi kat gökleri sanma direksiz
Ahım benim arşa direk dikildi❞

❝Hak bir sevda verip aşka bıraksa
Akıbeti bizi yüze çıkarır
Arif-i Rabbihim ne bilsin ahmak
Arifler adamı düze çıkarır

Sevdaya düşürür billahi bizi
şöyle bir yar sevdim götürmez nazı
Cana hayat verir gerçeğin sözü
Yalancı sürdükçe boza çıkarır

Dertli Gulam der ki sevdiğim Hak'tır
şöyle bir yar sevdim menendi yoktur
Öyle bir güzel ki muhabbet çoktur
Muhabbet ettikçe naza çıkarır❞

❝Bir minnet eyledim perverdigare
Hasan ile Hüseyin'in aşkına
Müşerref eylesin ol Hub didare
Hasan ile Hüseyin'in aşkına

Ehli aşk olanlar olur divane
Erenler payından geldi peymane
ıçtim pir dolusun oldum mestane
Hasan ile Hüseyin'in aşkına

Bize tarikatı erkan eyledi
Sırrı hakikati beyan eyledi
Cümle aşikanlar figan eyledi
Hasan ile Hüseyin'in aşkına

Gel ey gönül düşme çevri belaya
Seninle göçelim Babı Rızaya
Bir yudum su versen gider mi zaya
Hasan ile Hüseyin'in aşkına

Daimi'yim sinem yandı nar oldu
ışim bülbül gibi ahüzar oldu
Kün deyince iki cihan var oldu
Hasan ile Hüseyin'in aşkına❞

❝Hayli zaman oldu yar yar ayrı düşeli
Dön gel barışalım döne gel Allah aşkına
Hasretinle oldum ey yar divane deli
Dön gel barışalım döne gel Allah aşkına

Her mevsim boranda karda gara gıştayım
Eller al bağlamış ey yar bense yastayım
Hasretinle verem oldum onmaz hastayım
Dön gel barışalım döne gel Allah aşkına

Merhamet kıl Çağlari'nin çeşmin yaşına
Zülüflerin yağlı urgan eyle başıma
Baykuşlar tünedi ey yar gönül köşküme
Dön gel kavuşalım döne gel Allah aşkına❞

❝Her nesnede Hak eseri
Gören canlara aşk olsun
Dost yoluna canı seri
Veren canlara aşk olsun

Gel mecaza dikme gözün
Daim doğru söyle sözün
Gerçek erenlerin izin
Süren canlara aşk olsun

Dertli Divani'nin dili
Andırır şeyda bülbülü
Dost bağında açan gülü
Deren canlara aşk olsun❞

❝Sayın Reisim Erdoğan Özlüşen
Bendenizi işe aldır da kurtar
Bizler ailecek olduk perişan
Boş geziyom bir iş buldur da kurtar

Yaşıyorum ölü gibi sağ gibi
Avareyim borcum oldu dağ gibi
Utancımdan eriyorum yağ gibi
Bir iş ver yüzümü güldür de kurtar

ış için karşına bin kere çıktım
Belki zat-ı alinizin canını sıktım
Emin ol canımdan usandım bıktım
şaştım ne yapayım bildir de kurtar

Halimi arz ettim efendim size
Çok müşekkirim zat-ı alinize
Bıraktım her şeyi takdirinize
Kurtar da istersen öldür de kurtar

Deli Hazım'ım anlattım halimi
Kayıp ettim servetimi malımı
Belediye parasıyla ölümü
Sarıp kefenleyip kaldır da kurtar❞

❝Aşkın bülbülüne şevkim bağında
Gül açar dikenli çalım kalmadı
Gül gibi bitmişken aşkın dağında
Bülbül konmak için dalım kalmadı

Çerağım sönmeden pervanem ulaş
Ölmeden etrafım bir daha dolaş
Kuru kovan oldum kudretten telaş
Düştü arım çecim balım kalmadı

Balmumun yandırıp bezire kadar
Aradım Beşir'den Nezir'e kadar
Yokladım kizirden vezire kadar
Bana zulmetmedik zalim kalmadı

Aşık Seyrani'yim dinle sözlerim
Yakub'um elbette Yusuf özlerim
Servetperestlerden korktu gözlerim
Anadan üryanım malım kalmadı❞

❝Kalbimde sızlayan aşk yarasını
Elinle bir defa sar bana yeter
Bir nazar muskası yazdım sevdiğim
Ağ gerdana takıp gez bana yeter

Her gördüğün anda gir nazarıma
Açtım dert dükkanı gel pazarıma
Ölürsem ayda bir gel mezarıma
Başımda azıcık dur bana yeter

Bunca aşık muradına erdi mi
Mutlu olup hayatına doydu mu
Abalı'nın tükenmeyen derdini
Uzaktan uzağa sor bana yeter❞

❝Koyun ben de aşk oduna yanayım
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Döneyim de Hak'tan mahrum mu kalayım
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

Bir gün olur ulu divan kurulur
Suçlu suçsuz bir araya derilir
Piri olmayanlar orda yerilir
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

Pir Sultan Abdal'ım kendi gelene
Eksiğini kendi özünde bulana
Bencileyin derdi garip olana
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan❞

❝Kız Emine aşkın beni yandırır
Bülbül öter gül dalına kondurur
Bu dert ifla etmez beni öldürür
Kız Eminem böyle böyle nolacak
Çakı bende çevre sende kalacak

Kız Emine ayvada ne gezersin
Kadrinin aklını baştan üzersin

Hayranım ben hayranım kız Emine
Olmuşum derdinle deli divane
Kurban olam ayağının mestine
Al kolumu koy göbeyin üstüne
Nasıl kıydın şirin canın kasdına

Kız Emine ayvada ne gezersin
Kadrinin aklını baştan üzersin❞

❝Köyün evleri karanlık
Gökte yıldız pır pır eder
Ben bir asker kaçağıyam
Gelin bana bir tas su ver

Neyleyim kusura kalma
Elleri kınasız gelin
Çalar asker kaçakları
Kapıları geceleyin❞

❝Aşk bu
Gökler ötesi bulutlardan dökülür gelir süzülerek
ılahi hazineden bir katre gibi
Ters çevir şemsiyeni
Doldur sineni

Aşk ki beslenir ta kalbin derinliklerinden
Taht kurar münevver gönüllere

Hergün hergün dillenen
Yapay çözüm nakaratına inat
Hep bir ağızdan haykırmak istiyoruz
Gel de kurtar bizi aşk

Önce kamu erkanı tattırmalı bize
Sevgiyi ilgiyi insanca hizmeti güveni
ıki bana bir sana tarihe karışmalı artık

Öğrenme hakkına saygı olmayınca
Öğretmene de sevgi kalmadı
Ne yaparsanız yapın
Hukukla bilimle ve vicdanla barışık olmalı

ılgiler iğreti
Bilgiler benliği sarmış durumda
Bit pazarına çıkmış tüm manevi değerler

Ayda bir kez olsun indirin şalterleri aile ocağında
Sigortalar atmadan
Yakın bir kandil yer sofrasında
Yemeği de pişirin mum ışığında
Aydınlığı yeter zaten birbirimizi görmeye de

Kovulunca nahoş şeyler
Sevgi çiçeği yeşerecektir mutlaka
Ve o artık yanı başımızda
Gör de kurtar bizi aşk❞

❝Aşk elinden susuz kaldım yanarım
Kurudu gönlümde sevda pınarım
Bu dünyada sana hasret ölürsem
Mahşere dek kaderime yanarım

Derdimi söylesem esen yellere
Uğrattın yolumu ıssız çöllere
Madem Leyla bende gönlün yoğidi
Neden düşürdün de dilden dillere❞

❝Gel efendim gariplerin halini
Sor Muhammed Mustafanın aşkını
Medet mürvet her yarenin emini
Sür Muhammed Mustafa'nın aşkına

Yar ile aramız yakın aralar
Sen efendim şu sinemde çareler
Kalbimdeki onulmadık yareler
Sar Muhammed Mustafa'nın aşkına

Hatmeylesem cavidanın tümünü
Nuşeylesem şu güzelin demini
Meded mürvet şu gönlümün gamını
Sil Muhammed Mustafa'nın aşkına

Uyuma seddarı zikreyle dilden
Serseri olma gönül gel buna yelten
Verir kısmetimiz Haydarı sultan
Ver Muhammed Mustafa'nın aşkına

Sen bilirsin Kul Boran'ın halini
Sultan olan yabana atmaz kulunu
Ehsan eyle al cümlenin elini
Al Muhammed Mustafa'nın aşkına❞

❝Mektubuna karşı mektup gönderdim
Okuyup cevabın salasın oğul
Hasretinle sevgi çarkın dönderdim
Nasıl özlediğim bilesin oğul

Kader-i ilahi levh-i kalemde
Askerlik mukaddes kutsal kelamda
Doğru çalışırsan iki alemde
Dilerim bahtiyar olasın oğul

Bizleri düşünüp eyleme kaygı
Ceddinden mirastır askeri duygu
Astlarına sevgi üstünü saygı
Göster ki daima gülesin oğul

Fatih Sultan Mehmet gibi şan verip
Ayyıldızlı al bayrağa kan verip
Ulubatlı Hasan gibi can verip
Vatan millet için ölesin oğul

Tarih okumayan Türk'ü seçemez
Seni tanımayan kıymet biçemez
Dürüst nöbet bekle düşman geçemez
Etten çelikleşmiş kalesin oğul

Sakın nasihatim yabana atma
Nefsine kul olup sözünü tutma
ıstanbullu olup bizi unutma
Kuşlar bile özler sılasın oğul

Deli Hazım der ki duada dilim
Sığındım Süphan'a O'dur kefilim
Hayırlı teskere alıp sağ salim
Baba ocağına gelesin oğul❞

❝Ma'deni aşka emin oldum sığındım hazrete
Malik oldum cevher-i asl-ı veliyyinni'mete

Al sualine cevabım bil veliyyinni'metim
Hayder-i Kerrar ki sahiptir müebbet şöhrete

Taht-ı arşta devredip ervah-ı Mevlana gibi
Sabit oldu bendelik yazıldı ismim huccete

Hakimim dil oldu ağzım mahkeme davam dua
Düştü kavli seyyidü'l-ahkam-ı Sulh-u himmete

Nafizü-l-ahkam hükmünden döner hakim değil
Dinle da'vamı mutabıktır Kitab u sünnete

Düş tevekkül babına yalvar Mucibü'd-da'vete
Git gide her işin başı dayanır hikmete

***

Padişahlık olmaya niklikle nam almak gibi
Olmaya niklik adudan intikam almak gibi

şah-ı ıskender giderken zulmete aldığı mum
şeb çerağ-ı Hızr'a nisbet muma çam olmak gibi

Terk-i azm-i din eden zalim Yezid'e yok murad
Subh-ı iman-ı bekaya küfr-i şam olmak gibi

Düş tevekkül babına yalvar mücibü'd-davete
Başını aç hazır ol tac-ı hüma-yı devlete

***

Dost gibi düşman ilacından sağalmış yare bul
ılde tel kırmaz tarak vardır sakalın tare bul

Zor gönülden düşme gökten düşmeden ben bilirim
Kalb-i sultandan düşen kul parçasından pare bul

Ru-beru parlar güler zağlı kılıç elmas gibi
Adl'için kından çıkarılmış kılıçta kare bul

Kıl kadar nan ü nemek hakkın gözetmezsen eğer
Merd isen düş kendi başın derdine bir çare bul

Gözden ağlar düşman özden ağlamaz dost mevtine
Eğri özde bulmadım ben doğru sözlü are bul

Düş tevettül babına yalvar mücibü'd-da'vete
Gitgide her bir işin başı dayanır hikmete

***

Kul eder mizan hülyasında Kaf dağı dirhem
Gelse elden binde bir dilden gelen söz la-cerem

Gözlerimsin sen benim derse severken kes ümit
Umma kendin görmeyip gayri gören gözden kerem

Derd-i aşk büktü belim bu derdimi nidem eğer
Çeşm-i insaf ile bakmazsa veliyyi muhterem

Düş tevekkül babına yalvar mücibü'd-davete
Gitgide her bir işin başı dayanır hikmete❞

❝Miracıyım ben de Musa-yı aşkın
Yarab tecelliden Tur eyle beni
Sönük yıldızıyım sema-yı aşkın
Nur-ı zatınla pür-nur eyle beni

şu Çin seddini ta toprak temelden
Eğer yıksalar mülk gitmez mi elden
Rızana muğayir olan amelden
Refik et tevkıfın dur eyle beni

Ka'r-ı san'atında meçhul çok sır var
Sensin cümlesine vakıf-ı esrar
Esrar-ı hilkatten eyle haberdar
Gör kalplere mürşit mur eyle beni

Seyrani kuluna halkı güldürme
Setreyle isyanın nasa bildirme
Cihanı sen ism-i mevtle öldürme
Azade-i nefh-i sur eyle beni❞

❝Mutfak-ı aşkımın pilav zerdesin
Pişiren ateşi gözden korumuş
Hissiz eller zevkin yırtmış perdesin
Dökmüş hicap suyun yüzden korumuş

Ne mümkün yanmasa çiğler pişmeler
Ağlamak sayılır bu gülüşmeler
şeriat şehrinde akan çeşmeler
Bütün susuz kalmış gözden kurumuş

şeyhülislamdan sor ey ali cenap
Sevaba günah der günaha sevap
Fukara hakkında hayırlı cevap
Söyleyecek diller gözden kurumuş

Seyrani şer düşü hayra yorması
Sevap düşmüşlerin halin sorması
şehr-i Medine'yle Mekke hurması
Bitmez olmuş kökten özden kurumuş❞

❝Aşkımı layık görmezsen
Erit beni kadir mevlam
Tefekkürün mihrabına
Bürüt beni kadir mevlam

Hissem olsun hak nurunda
Al erenler diyarında
Fani dünya gururunda
Arıt beni kadir mevlam

Aşk-ı mecaziyi götür
Aşk-ı hakikiye getir
Gönlümü kalbime batır
Bir et beni kadir mevlam

Ruhsuz olan aşk nafile
Kış gelirse gider sele
Senin gerçek aşkın ile
Çürüt beni kadir mevlam

Gül Ahmet'im gül değilsem
Yel vurdukça hep eğilsem
Resulün teri değilsem
Kurut beni kadir mevlam❞

❝Yeri göğü arşı kürsü yaradan
Men Ali'den başka Tanrı görmedim
Yaradub kulunun kısmetin veren
Men Ali'den başka Tanrı görmedim

Bin bir ismi vardır bir ismi Allah
Eğer inanmazsan hem vallah billah
Ademi görmüşüm elhamdülillah
Men Ali'den başka Tanrı görmedim

Cennet-i alanın altundur taşı
Her ne görür isen hikmettir işi
Yüz yiğirmi dört bin nebiler başı
Men Ali'den başka Tanrı görmedim

Ali gibi er gelmedi cihane
Ana da buldular dürlü bahane
Yedi kez uğradım ulu divane
Men Ali'den başka Tanrı görmedim

Derviş Ali'm bu ikrara beli dir
Dilim söyler ama kendim delidir
Allah bir Muhammed Tanrı Ali'dir
Men Ali'den başka Tann görmedim❞

❝Mevlam aşkın meydanına
Yanmağa geldik yanmağa
ıçip aşkın şarabını
Kanmağa geldik kanmağa

Okuduk aşkın kitabın
Fethettik Enel-hak babın
Senden Ircii hitabın
Ünmeğe geldik ünmeğe

Aşktır sağ eden sayrıyı
Aşktır bir eden ayrıyı
ısm-i zatınla gayrıyı
Yenmeğe geldik yenmeğe

Uğrayan aşkın huldüne
Kalmaz akçeye altuna
Aşkın kanadı altına
Sinmeğe geldik sinmeğe

Ümmü Sinan aşka yardır
Aninçün gayrıdan durur
Bu cihan bize ağyardır
Dönmeğe geldik geldik❞

❝Aşkın deryasından içip mest olan
Kanan bilir kanmayanlar ne bilir
Buryan olup aşk narına yanmayan
Yanan bilir yanmayanlar ne bilir

Aşkın badesinden içip kanmayan
Var malını Hak yoluna koymayan
Dünyasını ahretine saymayan
Sayan bilir saymayanlar ne bilir

Aşkın badesinden içen mest olur
Allah bir Muhammet Ali dost olur
Pir elinden bade içen ust(a) olur
Kanan bilir kanmayanlar ne bilir

Kim dinledi çerh semanın sesini
Arifler bilir gevherin hasını
On iki imamların da yasını
Giren bilir girmiyenler ne bilir

Her dem vahdetimiz bahar bağ olur
Solmaz güllerimiz daim sağ olur
Muhabbetin yayığında yağ olur
Yiyen bilir yemiyenler ne bilir

Fakir Ednam duy ma'nanın aslını
ımam Cafer buyruğunun dersini
Ustam Hayati'nin hub nefesini
Alan bilir almayanlar ne bilir❞

❝Eridim aşkınla ben yana yana
Kerem küllü külhan közlü nazlı yar
Bulunmaz benzerin baksam ne yana
ırem güllü direm sözlü nazlı yar

Siyah zülfün döküp yana yıkışı
Tıpkı ayın sisten yeni çıkışı
Yeri göğü yakar bir yan bakışı
Mahi yüzlü ahu gözlü nazlı yar *

(Ek)
şeklinin tarifi yaratmadan zor
şems-i nur desem de gene olmuyor
Buluta bağlanmış aya benziyor
Mahi yüzlü ahu gözlü nazlı yar

Saçını başını silker de gelir
Sanırsın ki kekli seker de gelir
Ne taraftan tezmiş onu kimbilir
Eli gizli yolu tozlu nazlı yar

Zevraki'yi sarmış bir ziyade nar
Ne derya söndürür ne buz ne de kar
ıçtikçe içimi yakar da yakar
Meşki bizli aşkı tuzlu nazlı yar❞

❝Gafil durma şaşkın birgün ölürsün
Dünya sana baki değil ne fayda
Ettiğin işlere pişman olursun
Pişmanhğın ele girmez ne fayda

Birgün seni iletirler evinden
Hakkın kelamını kesme dilinden
Kurtulmazsın Azrail'in elinden
Türlü türlü yolun olsa ne fayda

Söylersin de sen sözünden şaşmazsın
Helalmı haramından seçmezsin
Kepeğin tükenir su da içmezsin
Hep deryalar senin olsa ne fayda

Teslim Abdal eydür çöksem otursam
Cümle varlığımı ele yetirsem
şu yalan dünyayı zapta getirsem
Hep dünyalar senin olsa ne fayda❞

❝Aşk için dünyada acıyla zehri
Yutar isen benim gibi olursun
ınsan haklarıyla sevgi yolunu
Tutar isen benim gibi olursun

Her zaman kanaat eylersen aza
Kışın güç şartlarla çıkarsın yaza
Sazın ile sözün ile haksıza
Çatar isen benim gibi olursun

Belki de kimbilir hak verin bana
Bir karakter çizmiş doğuran ana
Çıkarını düşünmeden bir yana
Atar isen benim gibi olursun

ınsanlığa ayıp yalanla hile
ınsanlar işlerse hem bile bile
Her gün gam kasavet düşünce ile
Yatar isen benim gibi olursun

Patlamaya hazır balon şişince
Kötü davranamaz insan bişince
Halkın kültürüne çağdaş düşünce
Katar isen benim gibi olursun

Arının kıymeti kendi balında
Kim ki eyvallahcı işi yolunda
Haktan yana olup halkın dalında
Öter isen benim gibi olursun

Kulak verin Çırakman'ın sözüne
Dürüstlükten acı aktı özüne
Haklı iken haksızların gözüne
Batar isen benim gibi olursun❞

❝Aşkın mühendisi güzel gönlümün
Ölçüp hesabını almadan oynar
Dağda kısrakları aşınca azgın
Dizginin boynuna salmadan oynar

Pazarlık sazının tellerin düzer
Gönül deryasında fırtına sezer
Martı kuşu derya yüzünde gezer
Karabatak gibi dalmadan oynar

Devecizadenin sürülmez izi
Hiç bir an devenin tüylenmez dizi
Köçekçi feleğin oynatıp bizi
Ettiği yanına kalmadan oynar

Geçinmez bir sofu ile beynamaz
Bir ocakta iki kazan kaynamaz
Arif köçek çalmayınca oynamaz
Bu deli Seyrani çalmadan oynar❞

❝Bir şemsi aşk ile oldum divane
Yanardım büsbütün kor olmasaydı
Zemini cihanda gül mü biterdi
Eğer ol mübarek ter olmasaydı

Ne zulmet olurdu ne hükmü deniz
Ne şahmer olurdu ne kızıl öküz
Ne yer gök olurdu ne gün ay yıldız
Eğer ki kefinen nun olmasaydı

Cümle mahlukatın hakkı yezdanı
Yarattın embiyayı mürselini
Hemde yaratmazdın havzı kevseri
Akmazdı gözümden mim olmasaydı

Ol turi sinada haşroldu Musa
Hurmayı dalında bitirdi ısa
Yedinci katında ol kadem basa
Üstünde bir iplik var olmasaydı

Adem buğday için çok çekti melal
Bir zaman ortaya düştü kıylükal
Buğday bizim için olmazdı helal
Havva eğer hakka yalvarmasaydı

Aşık sadıkların bilinmez sırrı
Bülbüle görünmez goncanın harı
Kimseler varmazdı ileri geri
Dü cihan serveri pir olmasaydı

Yaz gelince lale sümbül erişir
Güz gelince müddet çağı savuşur
Çare yoktur bülbül güle kavuşur
Velakin arada har olmasaydı

Der Said'im her sözlerim tastik et
Anla nasıl olur ol sırrı kudret
Nur ile keşfoldu ol sekiz cennet
Nar nereden çıkar nur olmasaydı❞

❝Olaydım cephede kahraman asker
Çalışırdım memleketin işine
ıçimde duygular uyanan hisler
Taşırırdı beni hudut dışına

Bizi bugün için beslemiş vatan
Ne mutlu bu yolda olaydım kurban
Çekilip karşıma çıkınca düşman
Süngü vursa idim düşman döşüne

ıftihar ettiğim büyük muradım
Türkoğluyum temiz Türktür ecdadım
şehit ismi yazılsaydı soyadım
Kanım ile mezarımın taşına

Ne yazık ki bana olmadı kısmet
Düşmanı denize dökerken millet
Felek kırdı kolum vermedi nöbet
Kılıç vurmak için düşman başına

Bugünler müyesser olsaydı bana
Minnet etmez idim bir kaşık kana
Mukadder harici gelmez meydana
Neler geldi bu Veysel'in başına❞

❝Kardeşler aşka yanalım
Yollarımız asan olsun
şarab-ı aşka kanalım
ıçen mest ü hayran olsun

ınsaf eyle kendine bak
Aşk oduyla ciğerin yak
Her nereye bakarsan bak
Zerrelerde ayan olsun

Gören oldur görünen ol
Hemen mürşidine kul ol
Say eyle aşk deryasın bul
Katrelerin umman olsun

Oğlu kızı at yabana
Sonu yoktur a divane
Dergah açık gir devrana
Her günün bir seyran olsun

Kalbini mürşide bağla
Nar-ı aşkla ciğer dağla
Leyl ü nehar durma ağla
Didelerin giryan olsun

şeriat iktida oldur
Hakikat rehnüma oldur
Her dertlere deva oldur
Bilene can kurban olsun

Fatıma yan aşka candan
Görenler renk alsın senden
Çık canınla bu cihandan
Tecelli hak ihsan olsun❞

❝Bu aşkın sırrına ereyim dersen
Önce bir ermişe sor da öyle gel
Hakkın cemalini göreyim dersen
Evvela sen seni gör de öyle gel

Hakikat ilminin sabırdır başı
şah olsa da benlik gütmez er kişi
Sen kendi nefsinle eyle savaşı
Sadık ol sözünde dur da öyle gel

Hüdai emeğin gitmesin zaya
Bozulan süt artık tutmuyor maya
Bu aşkın yoluna gidilmez yaya
Aşk atına binip sür de öyle gel❞

❝Padişah-ı aşka olalı nedim
Çilehane oldu mesken-i kadim
Enelhak demedim entelhak dedim
Melamet dalında astırdın beni

Eyledim dervişlik bir hüda dedim
Başladım eliften sonra ba dedim
Münkirler la dedi ben illa dedim
şeriat babında susturdun beni

Aşkla güreşmenin vaktin geçirdin
Ben bade istedim sen zehr içirdin
Bazen kartal gibi sarpta uçurdun
Bir vakit serçeye pusturdun beni

Koydun Seyrani'yi Mecnun yerine
Aklın ermez ettin hayır şerrine
Cellat oldun kılıç urdun serine
Baht-ı siyahıma küstürdün beni❞

❝Pazar-ı aşk içre cevri güzeller
Mezada virmişler kapan-kapana
Dü çeşmimde zuhur eyledi seller
Durmaz mevç urur kapan-kapana

Cemalin gösterdi bir iki dilber
Durmayup gönül gördüğün ister
Biri kaymak satar birisi şeker
Münasip bulmuşlar kapan-kapana

Mekadir anlamaz bir cenanım var
Sermaye aşkımdan çok ziyanım var
Muhabbet çarşusunda bir kapanım var
Gam alır satarım kapan-kapana

Hamd-ola pirimden aldım himmeti
Dilerim bazuda bulam kuvveti
Uyandırdım şem'i'm giydim kisbeti
Geldim rakibe kapan-kapana❞

❝Hudey hudey pir aşkına
Pir Hacı Bektaş aşkına
Dem bu demdir ey aşıklar
Çalalım haydar aşkına

Hudey hudey yar aşkına
On iki imam aşkına
Cem bu cemdir ey aşiklar
Vuralım kırklar aşkına

ınce hudey nur aşkına
Nur-u Muhammed aşkına
Can bu candır ey aşıklar
Kurbanız mevla aşkına❞

❝Piri aşkım dilde ateş-i ahım
Alevlendi taze civan küçücük
Yarelendi sinem [...] nigahım
Kaş gözü kirpiklerin keman küçücük

Utanır boynu eğri zülfün sünbülü
Hicaptan kızardı yanağın gülü
Lal eden naliş-i ahım bülbülü
Yok kelp rakipten aman küçücük

Arifi sevmez mi aşık cemali
Henüz nevres fidan bulmuş kemali
Beni dal eyleyen kaddin nihali
Ey kamet-i servürevan küçücük❞

❝Pazarı aşk içre huri güzeller
Mezada vermişler kapan kapana
şu iki gözümü bürüdü seller
Durmadan mevç vurur kapan kapana

Yüzünü gösterdi bir iki dilber
Vurgundur gönlümüz görmeğe iver
Biri kaymak satar birisi şeker
Münasip bulmuşlar kapan kapana

Derdimi anlamaz bir cananım var
Sermayei aşkta çok ziyanım var
Sevda çarşısında bir kapanı var
Gönül alup satar kapan kapana

Hamdolsun pirimden aldım himmeti
Dilerim bazuda bulam kuvveti
Uyandım Ruhsatı geydim kispeti
Rakipler söz atar kapan kapana❞

❝Sorsalar ki nerden içtin doluyu
Berçenek'te körün birinden içtim
Rüyamda görmedim ak sakallı pir
Ben ezilen alın terinden içtim

Tarih bin dokuz yüz elli senesi
Henüz kurtulurken dost meyhanesi
Yanıp tutuşurken dostluk hanesi
Ben dertlerin orta yerinden içtim

Ar ile namusu bir pula sattım
Böyle bir şerefte yattım ha yattım
Bardağın içine çok zehir kattım
ınan ki zehirin pirinden içtim

ınsan olan insan vurup yarışmaz
ınsan olan sabur ile güreşmez
ınsan oğluna cin şeytan karışmaz
Mahzuni şerif' in şerinden içtim❞

❝Bir şeyler oluyor yine gönlüme
Seni göremezsem yatamaz oldum
Bir lokma ekmeği bir yudum suyu
ınan ki sevgilim yutamaz oldum

Bakışların güç veriyor gözüme
Gülüşlerin sevinç katar özüme
Sevda perdesi mi çektin gözüme
Senden başkasına bakamaz oldum

Öldürüyor seke seke gelişin
Güller saçar tatlı tatlı gülüşün
Mutluluk veriyor bizde kalışın
Sensiz yuvamızda tutamaz oldum

Saçların bahardan bir parça sunar
Boyunu kıskanır vallahi çınar
Benim gönülcüğüm bir garip pınar
Sensiz bir kerecik akamaz oldum

Giysiler açıyor seni gül gibi
Senden ayrı her saniye yıl gibi
Kolların yeşermiş yeni dal gibi
Ellerim titriyor tutamaz oldum

O tatlı dillerin kıvrak ellerin
Çarpaladı beni sevda yellerin
Gönül bahçesinde açan güllerin
Senden başkasını tütemez oldum

Arif arar iken bak seni buldu
Geç oldu turnayı gözünden vurdu
Senin yüreğindir gönlümün yurdu
Başka yüreklere itemez oldum❞

❝Ben senin aşkına müptela oldum
Sen getirdin bu diyara sevdiğim
Geldim yurtlarını perişan buldum
Ne bileydim bahtım kara sevdiğim

Yeni düştüm bir zahmete yanarım
Yetemedim bir ülfete yanarım
Hasret kaldı kıyamete yanarım
Ciğer oldu pare pare sevdiğim

Felek götürmedi hasta Cesimi
Ahir hasret koydu dosta Cesimi
Sevdiğim bıraktın yasta Cesimi
Yaktın hasret ile nara sevdiğim❞

❝Aşk ile perişan görünce bizi
Hüda'nın bir şakın kulu sanırlar
Her kime söylesem bu doğru sözü
Zincirden boşanmış deli sanırlar

Var mıdır bu aşkın tacını bulan
Bizim hakkımızda söylenir yalan
Cennetlik mi olur beş vakit kılan
şol kaba sofuyu veli sanırlar

Bilmez mi Dertli Hakk'a niyazı
Eline alınca on telli sazı
Boynuna farz olan vakti namazı
Dünyada ahrette malı sanırlar❞

❝Bu aşkın esrarın şerh edem desem
Cevaba elkaba lisana sığmaz
Mahbublar şahını methedem desem
Kitaba hesaba dehana sığmaz

Mahbubun aşkını ayan eylesem
Hak sözü derunda pinhan eylesem
Bir noktanın ilmin beyan eylesem
Deftere fermana divana sığmaz

Gönül bu meydanda mestane olsa
Ayılmaz haşre dek irfane olsa
Aşk ile bir kişi divane olsa
Dünyaya uhraya cihana sığmaz

Seyrani gözyaşın şarap eylesem
Yaka yaka sinem kebab eylesem
Derdimin zerresin hisab eylesem
Kantara batmana mizana sığmaz❞

❝Sevinerek yolcu ettik askere
Öpüp kokladı sarıldı kaç kere
Dedim bugün yarın alır teskere

Vurma n'olur vurma benim kuzumu
Zaten felek güldürmemiş yüzümü
Yollarda bırakma iki gözümü

Tahta beşikler de yaydım eğittim
Sütüm yoktu aç açına uyuttum
Ne çileyle yoksullukla büyüttüm

Vurma zalim vurma benim kuzumu
Zaten felek güldürmemiş yüzümü
Yollarda bırakma iki gözümü

Dul koymayın al duvaklı gelini
Gidin bir de evde görün halini
Çifte yavruları bekler yolunu

Vurma n'olur vurma benim kuzumu
Zaten felek güldrmemiş yüzümü
Yollarda bırakma iki gözümü

Üstündağ baharı yazı görmedi
Yaradan bu işi razı görmedi
Kundakdayken baba yüzü görmedi

Vurma n'olur vurma benim kuzumu
Zaten felek güldürmemiş yüzümü
Yollarda bırakma iki gözümü❞

❝Ala gözlü benli dilber
Kimim kaldı senden başka
Yakma beni ataşına
Neyim kaldı senden başka

Bağlasan durmaz dilimi
Zelber büktü bu belimi
Kız sen çöz gel şu kolumu
Kime desem senden başka

Kudretten kara kaşın
On üç ondörttür yaşın
Bu dünyada yoktur eşin
Bulamadım senden başka

Aşık Osman yanıyorum
El sözüne kanıyorum
Dostum diye tanıyorum
ınsafsız yok senden başka❞

❝Serim sevdalanıp aşka düşeli
Minnet kesesinden yer para gönül
Sever bir gül gibi mahbubesini
Düştü bülbül gibi bir zara gönül

Örtülür kapısı hem kuşat olur
Gahi cehalette gah irşad olur
Gah çiçek misli güler şad olur
Gahi gamda ağlar biçare gönül

Bu derdi fenadan murada yetmez
Muhabbet babından uzağa gitmez
Asla sevdiğinden feregat etmez
Mansur tek emrolsa berdara gönül

Gahi hikmet dolar gahi boş gibi
Gahi meyhor olur bir sarhoş gibi
Gahi kanatlanır uçan kuş gibi
Gahi yolda yorulur avare gönül

Gahi viraneye benzer bir çağı
Kış olur kar yağar dumandır dağı
Gahi bara düşer bahçesi bağı
Benzer bir zamanda bahara gönül

Gahi bülbül olur öter dillenir
Gahi elvan çiçek açar güllenir
Gahi yeşillenir gahi allanır
Gahi bir renk alır kapkara gönül

Gahi yücelerden esen yel olur
Gahi sular ile akar sel olur
Gahi örümcekten ince tel olur
Zerreden kırılır mudara gönül

Gahi nesne bilmez gahi hocadır
Gahi turab olur gahi yücedir
Gahi zulmet karanlık gecedir
Gahi de nur verir nehara gönül

Hıfzı'yım yanarım tütünüm çıkar
Gahi ateş olur cismimi yakar
Coşkun sular gibi çağlayıp akar
Akıbet yetişir dildare gönül❞

❝Aşkın harareti şiddet narını
Kerem gibi yananlara sor bilir
Abdallar terketmiş yalan dünyayı
Behlül gibi divaneye sor bilir

Baykuş viranede asla gülemez
O dünyaya geri giden gelemez
Lokman Hekim gelse çare bulamaz
Sen bu derdi Süleyman'a sor bilir

Sümmani'yem akıl başta serseri
Ben deli değildim sen ettin deli
Evliyalar enbiyalar serveri
Yeri göğü yaradana sor bilir❞

❝Siyah Perçemlerin Gonca Yüzlerin
Garip Bülbül Gibi Zar Eğler Beni
Hilâl Ebrulerin, Ahu Gözlerin
Tig-ı Sevda ıle Yareler Beni

Sevdayı Aşkınla Ah Ü Zar Oldum
Kalmadı Tahammül Bi-Karar Oldum
Cemalin Göreli Sevdakâr Oldum
Korkarım Ki Bu Dert Pareler Beni

Elif Kametine Hayran Olduğum
Gece Gündüz Hayaline Döndüğüm
Hep Senin ıçin Boyun Eğdiğim
Yoksa Zaptedemez Bu Yerler Beni❞

❝Aşkın pervanesi döner serimde
Döndükçe od verir cana sevdiğim
Sevdan yüreğimde Kafdağı gibi
Deprenmiyor hiçbir yana sevdiğim

Ben senin derdinden oldum derbeder
Ne dizimde takat kaldı ne de fer
Gözlerin ayk oku kirpiğin hançer
Sevdan hedef tutmuş bana sevdiğim

Vurma aşk süngüsü akar al kanım
Ah u feryat ile çıkmaz mı canım
Ateşim yanıyor yoktur dumanım
Dolanırım yana yana sevdiğim

Yığılsa sarraflar bilmez kıymetin
Mağripten maşruka söylenir adın
Dostu bulmak kolay dost olmak çetin
Merhamet et şu ıhsan'a sevdiğim❞

❝Sen bir aşksın ben bir Mecnun
Sen olmasan ben olmazdım
Sen bir gülsün ben bir bülbül
Sen olmasan ben olmazdım

Kalbimde yaşarsın her an
Varım yoğum sensin inan
Kalbimdeki aziz mihman
Sen olmasan ben olmazdım

Ansızın kalbime girdin
Türlü türlü dertler verdin
Beraberce çekek derdin
Sen olmasan ben olmazdım

Sensin benim cümle varım
Yoktur başka kisbi karım
Hem yazımsın hem baharım
Sen olmasan ben olmazdım

Bağrımdaki açan çiçek
Türlü koku türlü irenk
Bu bendeki olan gerçek
Sen olmasan ben olmazdım

Dokun Veysel tele dokun
Coştu gönül etti akın
Sensin bana benden yakın
Sen olmasan ben olmazdım❞

❝Aşkımın temeli sen bir alemsin
Sevgi muhabbetsin dilde kelamsın
Merhabasın dosttan gelen selamsın
Duyarak alırım sen varsın orda

Mevcudatta olan kudreti kuvvet
Sende hasıl oldu sen verdin hayat
Yoktur senden başka ilanihayet
ınanıp kanmışım sen varsın orda

Veysel'i söyleten sen oldun mutlak
Gezer daldan dala yorulur ahmak
Sen ağaç misali biz dalda yaprak
Meyve çekirdeksin sen varsın orda❞

❝Sinemi yakıyor sılanın aşkı
Deli gönül farımadan yetişek
Mor çiçekli yaylaların çağıdır
Güller solup kurumadan yetişek

Kalkmış bizim elin dumanı karı
Nalbant Yaylası'nın geldi baharı
Türkmen güzelleri dönmeden geri
Göç yüklenip yürümeden yetişek

Günden güne artar gönlün yarası
Cennet olmuş o cennet'in merası
Germeç yaylaları Meydan Deresi
Boz dumanlar bürümeden yetişek

Dünya kurulalı yaşayan dağlar
Her tarafı zümrüt olur bu çağlar
Veysel'i hatırlar sevgilim ağlar
Göz yaşları kurumadan yetişek❞

❝Aşkın çilesine bir ah’ a geldim
Arındım günahtan duaya geldim
Zifiri karanlık bir gecedeyim
Nurunla ışıyan sabaha geldim

Ya pirim mürşidim ya hak diyerek
ılahi aşk ile yandı bu yürek
Eşiğe diz çöküp niyaz ederek
Erenler safında dergaha geldim

Bir dilsiz ağıdım sessiz beyidim
Çığlığımı bir mahşerde yitirdim
Beni de al divanına ey mirim
Canların ceminde semaha geldim

Erenlerin yolu zordur yokuştur
Yüreğim kanatsız garip bir kuştur
Çile ateşiyle yandır tutuştur
ıçimde külleşen feryada geldim

Kılıçtan keskindir sevgin dediler
ınsanlık derdidir derdin dediler
Hakkın huzuruna erdin dediler
Kerem et gönlümü yunmaya geldim

Bu evreni baştan başa dolaştım
Aşk denilen bir sahile ulaştım
Gönül ummanına sığmadım taştım
Yitirdim yönümü bulmaya geldim❞

❝Senin aşkın elemi
Yakıyor hep alemi
Yakar isen beni yak
Yakma bütün alemi

Aman aman sevdiğim
Edasına yandığım

Yar sevende derd olmaz
Yar sevmiyen merd olmaz
Yar sözümü dinlemez
Bundan büyük derd olmaz

Aman aman sevdiğim
Edasına yandığım❞

❝Sermaye-i aşkı ararsan zahit
Aşıkın çektiği yar cefasıdır
Bade nuş ettiğim sorarsan zahit
Hararet ehlinin dem gıdasıdır

Ne çare çekmeli derd-i serencam
Dosttan gelen sitem ikramdır ikram
Coşkun sada ile çalıp çağırmam
Meyl-i dünya değil aşk dalgasıdır

Muhabbet şemine yangun Kemali
Hakikat bahrine dalgun Kemali
Uslanır sanmayın mecnun Kemali
Beş nokta üç harfin budalasıdır❞

❝Sevda-yı aşkına düşeli cana
Dîvane söylenür dil dile düştü
Zemmim elden komaz a'la vü edna
Dehan-ı aduda dil dile düştü

O gonca güllerin revnak bulaldan
Anberi gülşen-i dehre dolaldan
Hal- i hinduları meşhur olaldan
Ekser halkın meyli gulgule düştü

şatranc-ı aşkına düşeli diller
Kış ü Ferz ü Fil'den hali değiller
Nice menzil alsın Piyade diller
Ruh ruha mukabil kıl kıla düştü

Tabîbe arzetmen derdim çaresin
O bilmez can ile gönül yaresin
Deryalar yumazken yüzün karesin
Gözlerimden akan sel sele düştü

Aşık Ömer visaline erdiğim
Seng-i aşkı ile sine deldiğim
Herkes sevdi birin benim sevdiğim
Hazret-i Resul' e sel sele düştü❞

❝Büyük aşklar yolculuklarda başlar
Ve serüvenciler düşer yollara
Onlar ki dünyanın son umudu
Soyları tükenmeyen birer şahindiler

Ne bir adresleri vardı onların
Ne de aşktan başka bir sığınakları
Ama yaşarlar dünyanın dört bir yanında
Ölüm ile alay ederler sanki
Neydi onları oradan oraya
Savurup savurup duran şey❞

❝Hüda'nın aşkına ey bad-ı seher
Götür arzuhalim didare söyle
Benim sevdalı (. . . . . . . . . . .)
Yüz sür hak-i paye hünkare söyle

Varında yanına ol meh-parenin
Sun arzuhalimi men biçarenin
Yalancı bi-ikrar kalbi karanın
Pus eyle damenin yalvar ve söyle

Gitmez oldu gözden yarin hayali
Getirdi başıma bu kıyl u kali
Eğer sorarlarsa n'oldu Kemali
Kaldı ayaklarda biçare söyle❞

❝Takatım kalmadı aşkın yayının
Çekip kirişinden kuramıyorum
Her gece düşümde bir hercainin
Ateş-i aşkından duramıyorum

Aşk u sevda hayal midir zan mıdır
Mekanları can mı bilmem ten midir
Cezbe dilden midir dilberden midir
Dil bilmez dilberden soramıyorum

Seyf-i aşkım çarh-ı canda bileşir
Her binalar temelinde döleşir
Çoktan beri bu aşk ile güreşir
Gönül pehlivanın yoramıyorum

Lale bağrın aşk oduna dağlamış
Bülbül güle aşık olup ağlamış
Seyrani'yi bir kıl ile bağlamış
Muhabbet bendidir kıramıyorum❞

❝Ne uzundur Taşkörü'nün yolları
Ah ne yamandır şu sarayın gulları
Bükülmüyorceza ireyisinin golları

Aman Allah al başımdan sevdayı
Genç yaşımda zindan ettin dünyayı

Ötüşen horozlar sabahlar olsun
Ah ışısın bacalar gözlerim görsün
Sen ölürsen kimler eylesin

Aman Allah al nedir bunun çaresi
ıflah olmaz telli gurşun yaresi

Bir taş attım şu karşıya tık dedi
Ah zalim oğlan anam evde yok dedi
ınanmazsan çok yukarı bak dedi

Aman Allah al başımdan sevdayı
Genç yaşımda zindan ettin dünyayı❞

❝Teşnesidir bilin aşkın ezeli
Muhabbet meyine kanar mı şem'i
Anın istediği dünya güzeli
Değme bir güzele iner mi şem'i

Herkes ahbabıyla iş-ü işrette
Bahçe sefasında zevk u sohbette
Kuşe-i vahdette bağ-ı zulmette
Bir iki kibritle yanar mı şem'i

Bu cihanda aşık olmak dilerler
Asanca mahbubu bulmak dilerler
Yarla sine zifaf olmak dilerler
Top arabasına biner mi şem'i

Hezar bu dünyaya aşık gelicek
Var mıdır ehl-i dil kadrin bilecek
Her bir ruzigara seyir virecek
Yoksa bu alemde fener mi şem'i❞

❝Taşköprü'nün yol'ince de
Suya saldım pirinci
Bir incecik ter döktüm de
Yar koynuna girince

Kaya kunduzu musun da
şafak yıldızı mısın
Eğil bir yol öpeyim de
Padişah kızı mısın

Gidene bak gidene de
Boyu benzer fidana
Mevlam sabırlar versin de
Gizli sevda çekene❞

❝Tanrı aşkından bu cümle âdemi
Yöğrüşüben geşt ederler âlemi

Dağ aşıp derya geçip n'ister bular
Bu acep rencin acep nedir emi

Ey niceler varlığın sattı yoğa
şadi verip satın aldılar gami

Bulmadı bu derde derman kimsene
Bilmedi nedir bu zahnın merhemi

Aşk elinden niceler hayran olur
Aşk elinden nice baş oldu semi

Tutmadı âşıkların gönlü karar
Gitmedi gözlerinin hergiz nemi

Tacını vü tahtını terk eyledi
Sen işitmedin mi şahım Edhem'i

Bunlar atlaspuş iken giydi palas
Ölmeden ön geçirirler matemi

Âşık anın aşkına dün gün yeler
Nitekim yürür deniz üzre gemi❞

❝Aşk dedin bağrıma soktun bıçağı
Akan kanım göl olmadan tükenmez
Sevda kokan bu yaranın çiceği
Petek petek bal olmadan tükenmez

Hasret nedir yarına sor düne sor
ınanmazsan dönder aktar gene sor
Sensiz geçen geceleri bana sor
Saatleri yıl olmadan tükenmez

Görsem derim biçimini rengini
Kötü talih yüksek yapar engini
ıçimdeki bu sevginin yangını
Kemiklerim kül olmadan tükenmez❞

❝Aşkımızda bitti diken
Hatıralar boynum büken
Bensiz lokma yemez iken
Unutuldum unutuldum

Geceler yoldaşımızdı
Ayrılık gözyaşımızdı
Bir yastıkta başımızdı
Unutuldum unutuldum

Kul şahballı vurur tele
Gözyaşını sile sile
Çekti gitti gurbet ele
Unutuldum unutuldum❞

❝Ural'ım Ural'ım
Kurgerep yatkan Ural'ım
Nurga sungan tubehe
Küke aşkan Ural'ım

Kızarıp koyaş kalkanda
Hayrap karşılar koştayım
Tonyorap koyaş batkanda
Hayrap o zata koştarım

Hine danlayyır zarım
Hine maktayyır zarım
Hinbitminen töyegem
Hine höye yüregem
Ural'ım Ural'ım❞

❝Gönlümü aşkımı muhabbetimi
Bilmedim duymaza ganmaza verdim
Attı dalgalara saadetimi
Ömrümü bir kuru avaza verdim

Öptüm bir güzelin zarif telinden
Çok yaralar aldım acı dilinden
Ömrün çiçeğini naşı elinden
Çovguna borana ayaza verdim

ınandım dünyada her fitnekara
ıtibar üstünde çekildim dara
Vefasız aşkına yandım odlara
Hasta yüreğime çok eza verdim

Azaflı aşkından kara seç meni
Talih bulandırdı ilham çeşmeni
Özüm öz canımın oldum düşmeni
Bir nalan yolunda gudaza verdim❞

❝Aşkın ile alevlendim yanarım
Bunu söndürecek suyun var mıdır
Göçebeyim oba oba konarım
Beni konduracak köyün var mıdır

Gahi o yandayım gahi bu yanda
Sadakat bulamam cananda canda
Ne ararım bilir misin ben sende
Tatlı dilin şirin huyun var mıdır

Dünya nimetine karnı tok oldum
Bazı düşeş oldum bazı yek oldum
Belli olan hedeflere ok oldum
Bu oku atacak yayın var mıdır

şahsenem der bağlarda gül ararım
Yar ile var idi kavl-i kararım
Zülüflerim tel tel olmuş tararım
ınce uzun selvi boyun var mıdır❞

❝Dünya döner aşkla bazen takılır
Her devirin Ebu Cehil'i vardır
Farklı görüş inanç başa kakılır
Mürekkep yalamış cahili vardır

Kızgın güneş ile eridi tenim
Bazen ıssız dağda yalnız ötenim
En kötü şartlarda ümidim benim
Yükselen dalganın sahili vardır

Dar bakışlar terazide yanılır
Bazen mahzun nefes haydut sanılır
Usta mahareti ile anılır
Bana kördüğümün ehili vardır

Gübre çok olunca tohum kavrulur
Çelimsiz başağın boynu kırılır
Kök salmayan fidan bir gün devrilir
Her toprağın uygun tahılı vardır

Labirentten iz sürer de çıkarım
Taşkın sular gibi bendi yıkarım
Tükenmiş ümide kulak tıkarım
Karanlık gecenin zühal'i vardır❞

❝Vefasız bir aşkın kurbanı oldum
Ak güllerim solacakmış kim derdi
Güz yaprağı gibi sarardım soldum
Aşkım kara olacakmış kim derdi

Baharın açılır laleler güller
Güle feryad eder öter bülbüller
Ben sevdim büyüttüm sarıyor eller
Sinem yara olacakmış kim derdi

Aşk yarası çıban oldu deşilmez
Yar kapısı kale oldu açılmaz
Ölmüştür bu garip mezar eşilmez
Derdim verem olacakmış kim derdi❞

❝Vatan için şehit oldu
Bu mezarda yatan yavrum
Taktir ilahi böyleymiş
Sağolsun bu vatan yavrum

Yirmi yıl sana verdim emek
Alın yazın buymuş demek
Teskereni alıp gelmek
Sana oldu yalan yavrum

şehidimin adı Yılmaz
şehit kanı yerde kalmaz
Böyle zülüm asla olmaz
Ömrü yarım kalan yavrum

Görmüşüdüm rüyasını
Saramadım yarasını
Allah'tan bulsun belasını
Sana kurşun atan yavrum

Bingöl dağları duman
Pusuya düştüğün zaman
Ne haldaydın bilmem o an
Söyle bana uyan yavrum

Allah rahmet etsin sana
Yılmazım yat kana kana
Üzülme diyorlar bana
Sensiz gülmez baban yavrum

şehitlik şeref ile şanın
Cenneti aladır makamın
Ozan Ergün öz tanışın
Bu destanı yazan yavrum❞

❝Düştü aşkın nikabına ağlarım
Erenlerin durağında yerim var
Hakikat babına gönlümü verdim
Erenlerin yatağında yerim var

Dervişanlar kulak verir gazele
Yazıldı tarihim ezel ezele
Müştak oldum bin bir adlı güzele
O cananın kucağında yerim var

Zikrullah muradım örtündüm tacı
Cenab-ı bariden iste ilacı
Bana beyan etti ol yedi burcu
Yedi burcun budağında yerim var

Ah edüben düştüm ah u zarına
Okudum mürşitten daldım derine
Ağalar yanmışım firkat narına
Pervaneyim ocağında yerim var

Ağlarım giderim has mekan için
Yüz dört kitap beyan olur can için
Feda kıldım canı bir canan için
Başında hem ayağında yerim var

Pervani dünyada bulmadı lezzet
Cenab-ı mevladan geldi hidayet
Nebiler rehberi ulu Muhammet
Muhammet'in sancağında yerim var❞

❝Yanarım aşkına can yar
De mene naz eylesen
Bu nazı sen mene yarim
Bu kadar az eylesen az

Görmüşem sevmişem isterem seni
Edim ne çare

Evlerinin dalı kaya
Kayadan bakarlar aya
Sensiz geçen günlerim yar
Gelmez hiçbir zaman saya

Görmüşem sevmişem isterem seni
Edim ne çare❞

❝ıçip aşkın badesini vücud-i nar olmuşam
Divane derviş misali feryad-i zar olmuşam
Perişan bülbül kan ağlar ah u nalemden menim
Dil hasta gönül şikeste hem tarumar olmuşam

Bin yıl ömür verdi Adem'i saldı aha
Yedi yüz elli şit yaşadı dokuz yüz elli Nuh'a
Erenleri hak edeni fani kılar mı raha
Düşüp de dünya şerrine kara efkar olmuşam

şenlik'im hizmet etmedim daim bir tarikata
Uyup iblis yığvasına çok ettim cürm ü hata
şefaat ya resulullah muhtacım marifete
ısyanın hadden aşıptır çok günahkar olmuşam❞

❝ıyi dalgıç olup aşk deryasına
Dalmayanlar anlayamazlar Yunus'u
Elden belden dilden ahlak dersini
Almayanlar anlayamaz Yunus'u

Bir vücutta et kemiğe büründü
Sevgide bir Yunus oldu göründü
Zor çözülür bu muamma derindi
Bulmayanlar anlayamaz Yunus'u

ıncelik isterdi sohbette sazda
Tabiatta çiçek baharda yazda
Sevdiğini mihrab edip namazda
Kılmayanlar anlayamaz Yunus'u

Hak tecelli etmiş insan yerine
Onun için kötü demez birine
Sevgi saygı aşk kökünü derine
Salmayanlar anlayamaz Yunus'u

Çırakman sevgiyle gel Yunus'u
Aşk ile vücutta dolaşırdı kan
Herşeye dünyada zararsız insan
Olmayanlar anlayamaz Yunus'u❞

❝Yine aşkın deryası cuş eyledi
Muhabbet ilinin yolu göründü
Göre derd-i hasret beni neyledi
Aktı gözlerimin seli göründü

Göründü gözüme güzeller hası
Anınçün silindi kalbimin yası
Nuş edip yuttuğum muhabbet tası
Dostumun elinde dolu göründü

Boyun sunup yola ikrar vereli
On yedi erkanın aslın göreli
Erenler cemine gelip ereli
Dost bağının gonca gülü göründü

Acep değil aşk kemendin dakarsam
Daşkın sular gibi daşıp akarsam
Cihan içinde her kande bakarsam
Gözüme Muhammed Ali göründü

Erenlerle bu yollardan aşalı
Aşk küresinde kaynayıp pişeli
Can-ı dilden bu sevdaya düşeli
Bu Aşıki halka Veli göründü❞

❝ısmi Hak yazılı aşkın atını
Gemin saz eyleyip sürmeyen bilmez
Her varlıkta mevcut Hak sıfatını
Can gözüyle bakıp görmeyen bilmez

Erba anasırdan kulun yapısı
Sabıra bağlıdır ilmin hepisi
Cömertler elinde cennet kapısı
Sahavet sırrına ermeyen bilmez

Yaradan yetmiş kez yoklar kulunu
Zikrullaha aşına et dilini
Otuz üç bahçenin vuslat gülünü
şadet parmağıyla dermeyen bilmez

Deli Hazım herkese sırrın açamaz
Her okuyan ağ karayı seçemez
Turna dahi kılavuzsuz uçamaz
Bir ehlini bulup sormayan bilmez❞

❝Yanar ateş oldu aşk yüreğimde
Söyleyin siz bari dağlar neyleyim
Gönül gamda kaldı gözlerim nemde
Deryalarım coşar çağlar neyleyim

Aşkın bin belası serden gitmedi
Güller açılmadı bülbül ötmedi
Goncasın dermeye elim yetmedi
Her elinde kaldı benler neyleyim

Çekilir her yana yoksullar baylar
Çıkar sahralarda yaylasın yaylar
Dillerim bin türlü türküler söyler
Gözlerim ah eder ağlar neyleyim

Kusuri her işimiz feryad olurdu
Namımız alemde irşad olurdu
Gahi hicran gahi vuslat olurdu
Geçti şu ezelki çağlar neyleyim❞

❝Aşkımın rüzgarı eser içimde
Gezer yüz bin şehir yorulmaz imiş
Rabbim bize yardım eyle ol günde
Ecel gelse bir an durulmaz imiş

Kiramen Katibin amelimi yaz
Gece gündüz ettim ben Hakka niyaz
Hakkın emrettiği beş vakit namaz
Kaynar sac üstünde kılınmaz imiş

Kimi günah işler kimisi zelle
Kimi kantar çeker kimisi kille
Kimi aba giyer kimisi hülle
Hakkın hikmetinden sorulmaz imiş

Bir dua vardır rabbena atina
Melekler dizilmiş göğün katına
Dünyada ukbada Hak rahmetine
Meğer dalmak ile doyulmaz imiş

Seyrani'nin hali sorulmayınca
Tomurcuk gülleri derilmeyince
Bir kısmette Hakktan verilmeyince
Yüz bin taleb etsen anılmaz imiş❞

❝Ben bu aşkın ocağında
Dura dura yanacağım
Yürümeyen aşk atını
Süre süre yanacağım

Vurdu sevda bıçağını
Kesti gönlümün bağını
Her gün ömür yaprağını
Dere dere yanacağım

Çırağı gönül bağına
Elim attım yaprağına
Her gün sevda ocağına
Gire gire yanacağım❞

❝Aşkın divanesi Mecnunum amma
O dosttan bir haber verenim yoktur
Can ile canana vurgunum amma
Rahmedip halımı görenim yoktur

Cahil değil hakikatı bilirim
Ölü gider sağ olarak gelirim
Anlayana doğru haber veririm
Lakin cevherimi bilenim yoktur

ınsanlık yoluna kılmışım karar
Ali evladına vermişim ikrar
Vara yok deyip de edemem inkar
Akarsu'yum bunu bilenim yoktur❞

❝Yüzümüze gülen maskeli dostlar
Dışı nurdan içi çöplük görünür
Yüküm atlas libas ipek diyenler
Götürdük pazara iplik görünür

Yalan söylenir mi Hakk'ın önünde
Melek barınır mı şeytan bağrında
Gidip yargılansa hak divanında
Bütün işlerinde terslik görünür

Herkes sevdiğini almış yanına
Kuvvetli zayıfın okur canına
Bir telaştır düşmüş dünya malına
Akarsu bizlere yokluk görünür❞

❝Yeni evli idim gittim askere
Mektup yazıyorum günde beş kere
Ağladığım günler oldu eşkere
Benim bu halime bakın kardeşler

On bir aydır bana mektup gelmiyor
Eller güler benim yüzüm gülmüyor
Kimse benim içerimi bilmiyor
Yağlarım eriyip aktı kardeşler

Çok sürmedi dostlar çıktım izine
Anam ile karım tüttü gözüme
Bir ateştir düştü benim özüme
Bütün içerimi yaktı kardeşler

Arkadaşın biri mektup yazıyor
Okudum mektubu beni üzüyor
Anam karım devre yolda geziyor
Gözlerim kanlı yaş döktü kardeşler

Gece bir yarısı geldim köyüme
Arkadaşın biri çıktı önüme
Beraber gelmiştik dostlar evime
Arkadaşım dönüp gitti kardeşler

Anam ile karım geldi oturdu
Aç mısın diyerek yemek getirdi
Takadım kesildi gözüm dikildi
Anam kollarımı tuttu kardeşler

Anam bana dostlar oğlum demedi
Karım geri durur yakın gelmedi
Takadım kesildi gözüm görmedi
Gözlerimin nuru gitti kardeşler

Arkadaşım gelmiş beni soruyor
Annem yoktur diye cevap vermiyor
Cesedim içerde kesik duruyor
Beni bir çuvala kattı kardeşler

Anam ile karım zehir yedirdi
Üstelik beni boğup öldürdü
Büyük bir çuvala kesip doldurdu
Beni bir çukura attı kardeşler

Konuşmak istedim dilim dönmedi
şu yalan dünyada yüzüm gülmedi
Beni öldürürken kimse görmedi
Kadir Mevla'm bana baktı kardeşler

Jandarma olmuştum karakollara
Böyle acı verme Tanrı'm kullara
Anam karım düşmüş kötü yollara
Duyar diye böyle yaptı kardeşler

Bir emmim var benim gelsin yanıma
Anam ile karım kıydı canıma
ıdamlık yakışır iki zalime
Beni hayatımdan etti kardeşler

Nihayet merkeze teslim oldular
Ellerine birer ceyran koydular
Biz öldürdük diye haber verdiler
Duyan bu acıya şaştı kardeşler

Doktor ile savcı geçirdi beni
Büyük bir meydana yatırdı beni
Köylülerim alıp götürdü beni
Görenin gözleri aktı kardeşler

Böyle bir anayı asmak doğrudur
Elini kolunu kesmek doğrudur
ıkisini birden yakmak doğrudur
Evimi başıma yıktı kardeşler

Komşularım gelmiş beni götürür
Bütün millet yüzlerine tükürür
Görenin gözünden yaşlar dökülür
Bana bütün boyun büktü kardeşler

Aşık Ali'm der ki gözüm doluyor
Yazmaya başadım elim duruyor
Ana evladına düşman oluyor
Güvenecek kimsem yoktu kardeşler❞

❝Aşk elinden nic'edeyim neyleyim
Medet helak oldum narın içinde
Neme sevineyim neme güleyim
Gonca güller kaldı harın içinde

Meyil etmez oldu bana talihim
Zahir oldu gizli haber batınım
Arşa direk oldu benim tütünüm
Vücudum kül oldu narın içinde

Dertlerim yalkındı bağrım deşildi
Yar ile sürdüğüm demler düş oldu
Eller yaza bahar bana kış oldu
Gönül mekan tuttu karın içinde

Hasan Dede'm dedi bir mekan eylem
Çağlayıp deryaya karışabilem
Yarden ayrılalı büküldü belim
Kaldı gayret ile narın içinde❞

❝Yanarım senin aşkına
Gel kaçma gel gel
Derdinden döndüm şaşkına
Gel kaçma gel gel

Mecnun'um bu çöllerde
Bülbülüm şu güllerde
Kaldım gurbet ellerde
Gel kaçma gel gel

Hasretin dağlar beni
Gel kaçma gel gel
Zülfüne bağlar beni
Gel kaçma gel gel

Mecnun'um bu çöllerde
Bülbülüm şu güllerde
Kaldım gurbet ellerde
Gel kaçma gel gel❞

❝Bir alay askerdik bindik gemiye
O gemi götürür bizi Yemen'e
şükür o Yemen'de geri dönene

Yemen'e de benim ağam Yemen'e
Ateş düştüğü yeri yakar kime ne

Susmuş konuşmuyor ağzında dili
Yirmisinde solmuş tomurcuk gülü
Ne yaman yer imiş Yemen'in çölü

Yemen'e de koç yiğidim Yemen'e
Kendim ağlar kendim söyler kime ne

Kalkmıyor sırt çantam cephanem ağır
Kimimiz kör olduk kimimiz sağır
Her yana oynuyor ıngiliz gavur

Aman padişahım imdat Yemen'e
şu Yemen'in gailasi bize ne

Yemen'de de kara haber geliyor
Nice koç yiğitler telef oluyor
Hain Arap arkamızda vuruyor

Türk uşağının kanı akar Yemen'e
Analar bacılar ağlar kime ne

Hüseyin akıtır kanlı yaşını
Bit pire üşüşmüş yiyor döşünü
Akbabalar konar oyar başını

Gitti gelmez ağam emmim Yemen'e
Ölen ölür kalan sağlar kime ne❞

❝Yürüsem aşkın bahrinde
Balı tatsam yar zehrinde
Bir ev alsam pir şehrinde
Oturup kalsam mı bilmem

Aşkın beni derde koydu
Kavlimiz acep bu muydu
ınce bulanık su muydu
Akıp durulsam mı bilmem❞

❝Yar derd-i aşkınla bilmezim n'oldum
Açtı bu sinemde yara gözlerin
Müselsel zülfüne düşüp bend oldum
Çekeli Mansur veş dara gözlerin

Ezelde seninle ruh görüşeli
Atıldı o zaman sevda temeli
Aşk u muhabbetin cana düşeli
Yaktı derunumu nara gözlerin

Yer tutar sinemde keman kaşların
şahmeran kılıklı siyah saçların
Beni öldürmede müjgan taşların
Vermez aman asla ara gözlerin

Cemalin gül gibi lem'an etmede
Pesendi aşıkı hayran etmede
Aşıkın kalbini viran etmede
Bir tane mestane kara gözlerin❞

❝ıçtim aşk meyini oldum bir divane
Düştüm sevdalara yar delisiyim
Yandı gönül yandı aşkın narına
Sönmez yüreğimde nar delisiyim

Düştüm Sahralara ağlamak karım
Bir Mecnun misali yari ararım
Kalmadı tah'mülüm yoktur kararım
Başladım efkara zar delisiyim

Sıdkı der eyledim bu yolda ikrar
Her can bilmez nedir bendeki esrar
Gönül vaz mı geçer etseler berdar
şimdi Mansur gibi dar delisiyim❞

❝Bir güzelin aşkı coş eder beni
Deli gönlüm durmaz ağlar yar deyi
Kara sevdalara düş eder beni
Çeşmimin yaşları çağlar yar deyi

Benim yarim güzellerin başıdır
Umman'da bulunan gevher taşıdır
Beni büryan eden aşk ataşıdır
Yakıp ciğerimi dağlar yar deyi

şu yalan dünyada gülmedim asla
Herkes devranında ben kaldım yasla
Sinem parelendi hicranla pasla
Al yerine kara bağlar yar deyi

Benim yarim güzellerin güzeli
şu ömrümün bağı döktü gazeli
şu gurbet illeri gezdim gezeli
Eridi yürekte yağlar yar deyi

Daimi sabreyle derde cefaya
Ahir bir gün gönlün erer sefaya
Mecnun olup düştüm çöle sahraya
Ak duman bürümüş dağlar yar deyi❞

❝ılâhi bir aşk ver bana kandeliğim bilmeyeyim
Yavu kılayım ben beni isteyüben bulmayayım

Al gider benden benliği doldur içime senliği
Bunda iken öldür beni varıp anda ölmeyeyim

şöyle hayran eyle beni bilmeyeyim dünü günü
ıstiyeyim daim seni ayruk nakşa kalmayayım

Aşkın odı düştü cana üş yürürüm yana yana
Ciğerim gark oldu kana nice zari kılmayayım

Gelirse göynüğüm dile kim söğe bana kim güle
Bari yanuben derd ile bu halime gülmeyeyim

Bülbül olayım öteyim dost bahçesinde yatayım
Gül oluben açılayım ayruk dahi solamayayım

Aşktır bu derdin dermanı aşka feda eyle canı
Yunus eydür eya Gani bir dem aşksız olmayayım❞

❝Seni düşünür dalarım
Düşümde seni bulurum
Uyanır mahzun olurum
Yaradan aşkına dön gel

Leylam ol çölün olayım
Emreyle kulun olayım
ıstersen yolun olayım
Yaradan aşkına dön gel

(Bağlantı)
Yunus Mevlana pirimiz
Alemi sardı nurumuz
Toprak olmadan birimiz
Yaradan aşkına dön gel

Sensin gönlümün kıblesi
Gönüldür aşkın Kabesi
Bu gönül sevmez herkesi
Yaradan aşkına dön gel

Mansur gibi dara düştüm
Aşkın hududunu aştım
Önce hamdım şimdi piştim
Yaradan aşkına dön gel

Bağlantı❞

❝Yel esti mi aşka gelir sallanır
Mart ayında yeşillenir ağaçlar
Kıpkırmızı donlar giyer allanır
Hu dost çağırır allanır ağaçlar

Çiçek açar domur domur dal verir
Kimi uzar birbirine el verir
Kimi meyve verir kimi gül verir
Kuşlar üstünde dillenir ağaçlar

Yaz baharda bahçe ile bağ ile
Kaba çamın gürlemesi dal ile
Koç yiğidin eğlencesi yar ile
Muhabbet eder eğlenir ağaçlar

Pir Sultan Abdal'ım Hatayi şah'ım
Adam için ne haketmiş Allah'ım
Güz gelince salar yaprağın dalın
Vakti geldi mi sulanır ağaçlar❞

❝Aşk seni harab etmez mi
Takatını tüketmez mi
Sendeki ateş bitmez mi
Yetmez mi gönül yetmez mi

Aşkına yoktur enzade
Aklını aldı o taze
Aleme oldun kepaze
Yetmez mi gönül yetmez mi

Yar yoluna baktırdığın
Uykusuz bıraktırdığın
Aşk yüzünden çektirdiğin
Yetmez mi gönül yetmez mi

Hangi derdimi sayayım
Aşka nasıl dayanayım
Yandım daha mı yanayım
Yetmez mi gönül yetmez mi

Göğsümde tıkanır sesim
Yok yaşamaya hevesim
Ben bir dermansız bikesim
Yetmez mi gönül yetmez mi❞

❝Asker oldum vatana (Zalifim)
Gidiyon mu kıtana (Zalifim)
Gışla boyu yol boyu (Zalifim)
Adam ederler toyu (Zalifim)

Gazak ördüm ağladım (Zalifim)
ılmek ilmek bağladım (Zalifim)
Seni gelecek diye (Zalifim)
Tandır sacı yağladım (Zalifim)

Sizin köyün arası (Zalifim)
Bende gönül yarası (Zalifim)
Babam beni verecek (Zalifim)
Yüzbin başlık parası (Zalifim)

Gazak ördüm ağladım (Zalifim)
ılmek ilmek bağladım (Zalifim)
Seni gelecek diye (Zalifim)
Tandır sacı yağladım (Zalifim)

Çorak dere sazaklık (Zalifim)
Gelir allı gazaklı (Zalifim)
Ben sana yarim dimem (Zalifim)
Sizin köyler tuzaklı (Zalifim)

Gazak ördüm ağladım (Zalifim)
ılmek ilmek bağladım (Zalifim)
Seni gelecek diye (Zalifim)
Tandır sacı yağladım (Zalifim)❞

❝Zelha gibi aşk ateşi içinde
Yusuf gibi düşün yorduğum güzel
Muhabbet menzili iki üçünde
Huzurunda divan durduğum güzel

Sevda bizim beynimizde var oldu
Kırmızı gül etrafını har aldı
Gönül bu sevdana giriftar oldu
Yoluna bin tuzak kurduğum güzel

Seyrani der sadık dosta yar olsam
Dost gibi düşmana soğuk kar olsam
Kasavetin bilmem haberdar olsam
Perişan hatırın sorduğum güzel❞

❝Zahir batın On'ki ımam aşkına
Aman şah'ım mürüvvet deyü geldim
Pirim nazar eyle şu ben düşküne
Aman şah'ım mürüvvet deyü geldim

Bakmaz mısın cesedimin narına
Elim ermez oldu cihan karına
Yüzüm yerde geldim durdum darına
Aman şah'ım mürüvvet deyü geldim

Hacı Bektaş oğlun günahkar gördüm
Aradım isyanımı özümde buldum
Yüzümün karasın elime aldım
Aman şah'ım mürüvvet deyü geldim

Erenler yolundan bir taş kaldırdım
Gönül bahçesinde gülün soldurdum
Bu gün eksikliğim nefsi öldürdüm
Aman şah'ım mürüvvet deyü geldim

Pir Sultan'ım eydür karşımda durma
Gidip münkirlere yol erkan kurma
Alnımın karasın yüzüme vurma
Aman şah'ım mürüvvet deyü geldim❞

❝Sular aşka gelir çoşar Hak diye
Başın taşa vurur vurur Hü çeker
Rüzgar dağdan dağa koşar Hak diye
Arada bir durur durur Hü çeker

Otlar bile Hak diyerek bitermiş
Yağmur Hak'tan gelir Hak'ka gidermiş
Hak aşığı ama gözlü bir derviş
Hak yolunda yürür yürür Hü çeker

Ağaç dal dal Hak'ka açar kucağı
Acı vermez Hak emrinin bıçağı
Gökte güneş Hak'kın sönmez ocağı
Dağdaki kar erir erir Hü çeker

Gök güvercin Hak der uçar seherde
Balık suda Hak'kı içer seherde
Kırmızı gül Hak der açar seherde
Kokusunu verir verir Hü çeker

Hak'kın yolcuları Hak'ta buluşur
Varlık zerre zerre Hak'kı bölüşür
Kalp bedende Hak Hak diye çalışır
Kan damara varır varır Hü çeker

Hak mührü var ceylanların gözünde
Hak yazılı kainatın yüzünde
Hak Resul-ü Muhammed'in izinde
Gönül Hak'kı görür görür Hü çeker❞

❝Zincir-i aşkına etti giriftar
Bir şuh-i nazenin bir şuh-i Tatar
Naz u eda ile çok eyler reftar
Keman gibi kara kaşlar ok atar

Meşverlikte güzellere şan verir
ışve mektebinde imtihan verir
Kirpiği can alır la'li can verir
Sevda pazarmda can alır satar

Ey gönül kimedir naz u niyazın
Ah edip çıkarma arşa avazın
Damına çün düştü ol hilebazın
Huzuri bu yerde hele çok yatar❞

❝Aşk derdine derman sordum alemde
Ne Eflatun bilir ne Lokman yazar
Erbab-ı aşk olan kalır matemde
Anların ahvalin perişan yazar

Cihana gelmemiş böyle dilruba
Aşk u muhabbeti başlara bela
Münkiri öldürmek sevaptır sevaptır amma
Zalim kadı üstümüze kan yazar

Dertli aşk babında olmuştur na-kam
Mastur cebininde harf-i Elif-Lam
Hakimler hakkımda yazamaz ilam
Yazarsa fermanım Alişan yazar❞

❝Gökçe ağacın kilimi
Tut kaynana dilini
Oğlun akşam gelince
Kırar kambur belini

Oy oy oy yarim
Askerdir benim yarim
Subaylar izin verse
Can olur gelir yarim
Hey hey hey yarim
Askerdir benim yarim
Subaylar izin vermez
Ne yapsın benim yarim

Bahçede bakla kaynana
Dibini de yokla kaynana
Oğlun akşam gelecek
Pırtını topla kaynana

Oy oy oy yarim
Askerdir benim yarim
Subaylar izin verse
Can olur gelir yarim
Hey hey hey yarim
Askerdir benim yarim
Subaylar izin vermez
Ne yapsın benim yarim

Kaynananın dileği
Hep doldurur fileyi
Oğlan askere gidince
Gelin çeker çileyi

Oy oy oy yarim
Askerdir benim yarim
Subaylar izin verse
Can olur gelir yarim
Hey hey hey yarim
Askerdir benim yarim
Subaylar izin vermez
Ne yapsın benim yarim

Kaynanam bakar camdan
Suyu doldurdum çaydan
Ben yarimden vazgeçmem
Geçerim tatlı candan

Oy oy oy yarim
Askerdir benim yarim
Subaylar izin verse
Can olur gelir yarim
Hey hey hey yarim
Askerdir benim yarim
Subaylar izin vermez
Ne yapsın benim yarim

Kaynanamı severim
Elaleme överim
Eller bana acırsa
Askerime giderim

Oy oy oy yarim
Askerdir benim yarim
Subaylar izin verse
Can olur gelir yarim
Hey hey hey yarim
Askerdir benim yarim
Subaylar izin vermez
Ne yapsın benim yarim❞

❝Aşkın (mevtin) ne derin yareler açtı ciğerimde
Bir makbere döndü koca dünya nazarımda
Yaş kalmadı şahittir Huda didelerimde

Topraklara seni gömmek varmış şu zavallı kaderimde
Gelen ağlar geçen ağlar bu zavallı halıma
Kardaş yar ağlar

Bir sönmeyen hicran ataşı vardır içerimde
Sen gülinen oyna ben bu zavallı halıma
Yanar ağlar gezerim oy oy❞

❝Aşkla güreşmeynen fakit geçirdim
Diley diley yar beni
Ben bade istedim zehir içirdin
Diley diley yar beni
Bazen mecnun edip çöle düşürdün
Diley diley yar beni
Aşkın ataşına yandırdın beni
Diley diley yar beni

Hep tuttuğun dallar elime geldi
Diley diley yar beni
Ne bir muraz atdım ne yüzüm güldü
Diley diley yar beni
Bu felekte beni bir ahmak bildi
Diley diley yar beni
Vurdu sillesini susturdu beni
Diley diley yarbeni

Sen ağlattın beni sevdalı başım
Diley diley yar beni
Yolunda Sefai ağardı saçım
Diley diley yar beni
Bilemedim gitti ne idi suçum
Diley diley yar beni
Onulmaz dertlere düşürdü beni
Diley diley yar beni❞

❝Doktor benim derdim bambaşka bir dert
Ağrıyan yerimi sorma boşuna
Yazdığın reçete değer mi zahmet
Kağıtla kalemi yorma boşuna

Kerem eyle fayda vermez yardımın
Tıp ilminde çaresi yok derdimin
Her tarafı gurbet olmuş yurdumu
Düşünceme tuzak kurma boşuna

Gönlüm yığın yığın hasret yüklüdür
ıçimde tarifsiz keder saklıdır
Sökemezsin yaralarım köklüdür
Merhem sürüp sargı sarma boşuna

Dost yolları nakışlandı kanımdan
Sevdiklerim vergi keser canımdan
Sükuta muhtacım ayrıl yanımdan
ıncitip günaha girme boşuna

Aşk koymuşlar ıstırabın adını
Alamadım yaşamanın tadını
Yapacaksan eğer bana yardımı
Öldür kurtar ilaç verme boşuna❞

❝Aşk dedin bağrıma soktun bıçağı
Akan kanım göl olmadan tükenmez
Sevda kokan bu yaranın çiceği
Petek petek bal olmadan tükenmez

Hasret nedir yarına sor düne sor
ınanmazsan dönder aktar gene sor
Sensiz geçen geceleri bana sor
Saatleri yıl olmadan tükenmez

Görsem derim biçimini rengini
Kötü talih yüksek yapar engini
ıçimdeki bu sevginin yangını
Kemiklerim kül olmadan tükenmez❞

❝Gel gönül gidelim aşk ellerine
Maksudun yar ise bir tane yeter
Fikreyle kıldığın amellerine
Heva-yı çerh ile efsane yeter

Meyl-i dünya için gel olma bed-nam
Kim aldı felekten muradına kam
Ölüm var mı yok mu ahır-i encam
Vakit geçirmeğe virane yeter

Beyhude işlerin terkeyle mutlak
Küllü men aleyha fan dedi Hak
Cihan baki değil hikmetine bak
Bu bir söz arife bahane yeter

Turabi sen özün payımal eyle
Hak yolunda yüzün payimal eyle
şu fani dünyada bir hayal eyle
Geçen geçti gelen nişane yeter❞

❝Gönül gel gidelim aşk ellerine
Muradın var ise bir tane yeter
Fikreyle kıldığın amellerine
Havaya cehline efsane yeter

Havayi cehline efsane yeter
Efendim gül yüzlüm tabibim

Mevli dünya kılıp olma bednam
Kim aldı felekten muradına kam
Ölüm var mı yok mu ahırı encam
Vakit geçirmeye virane yeter
Vakit geçirmeye virane yeter
Efendim gül yüzlüm tabibim

Turabi özünü payımal eyle
Erenler yolunda kesb-i hal eyle
şu fani dünyayı bir hayal eyle
Gelip konan göçtü nişane yeter

Gelip konan göçtü nişane yeter
Efendim gül yüzlüm tabibim❞

Şükür Allah aşkına kara sakal ağardı
Gördüm dağla başına ağarup karlar yağardı

Eskü zürülüp giti geldi yenisi yetti
Ekilen yerden bitti yer yeşerdi güverdi

Urdu can baş terkisin çekmez oldu korkusun
Açtı gaflet uykusun gönül gözün uyardı

Sümbül nergis menevşe aşık oldu bu nakşe
Bunlar Hakk'a yüz tutup hem de boyun eğerdi

Sultana erdi kuldan Aşık gönülden
Muhiddin can-ü dilden eerenleri severdi


Asker ettiler beni kıdemli çavuş
Gurbet çöllerinde oldum bir baykuş
Anadan babadan yardan bir haber yokmuş
Uçun kuşlar uçun İzmir'e doğru

Güverteye çıktım uzandım yattım
Komutan gelince selama kalktım
Anayı babayı yarı sılaya attım
Uçun kuşlar uçun İzmir'e doğru

Cahit Öztelli tarafından aktarılan
kısım, Evlerinin Önü (s.654)
Evimizin önü duttur geçilmez
Bağımızda gazel sıktır seçilmez
Bir ben ölmeyinen ordu bozulmaz

(Aynı kaynakta bağlantı)
Uçun kuşlar uçun İzmir'e doğru
Anadan babadan yardan bir haber yok mu


Sabah oldu uyanamam
Bu acıya dayanamam
Asker oğlum şehit oldu
Hayatına doyamadan

Şehit oldu asker oğlum
Hayatına doyamadan

Gün doğmadan geldi haber
Mevla'm verdi acı keder
Tezkeresin bekleriken
Neden geldi kara haber

Şehit oldu asker oğlum
Hayatına doyamadan

Ben ağlarım içim yanar
Mevla'm verir elbet sabır
Unutamam tek oğlumdu

Şehit oldu asker oğlum
Hayatına doyamadan


Altın yüzük parmağında
Sayet pantol ayağında
İbiş’i süvari yazmışlar
Şu Antep’in örneğinde

Yücesinde yanar ışık
Sofrasında gümüş kaşık
Ya ne derdin kadir Mevla’m
Kızım sallamadı beşik

Kapımızda çifte dutlar
Yaprak mı ola pürçek mi ola
İbiş'in ölük diyorlar
Yalan mı ola gerçek mi ola

Yaz geldi çiçek açıldı
Sadi olanlar seçildi
Kullar başına vermesin
Pırtı bavuldan saçıldı

Gadanı alam kızım
Hem ıklığım hemi sazım
Karılar içinde oturur
Gelin başlı gelin kızım

Evimiz cana yakın
Dalga vursa alır mı ola
Emmioğlu İbiş'im
Mektup yazsam gelir mi ola

Belinde de altıpatlar
Süvarinin atı hoplar
Ayan olsun İzzet oğlum
Çifte gelin zülüf toplar

İlahi İstanbul bata
Gelibolu daha öte
Sabah İzzet İbiş gelir
Sıcakla tüte tüte

Yol üstünde bir top çiçek
Ben belini bağlamaz mıyım
İzzet’in öleceğini bilsem
Ben İbiş’e ağlamazdım

Evimiz suya yakın
Dalga vurur sekin sekin
İbiş Antep’ten geliyor
Meclis ayağa kalkın

Kapımızda asma üzüm
Salkımları düzüm düzüm
Gadan alayım emminoğlu
Gucağında yok bir kuzum

Havluyu konak tutturmuş
Merdiveni düzletiyor
Bedir kızım gurban demiş
Deli Ali’yi nazlatıyor

Yattığın yerlerde yatmam
Yorganı üzerime örtmem
Gadanı alayım emmioğlu
Babamın evine gitmem