Aşık Mustafa Aydın - Ağlama







Yorum Yaz

Yorumlar

Aşık Mustafa Aydın En Çok Dinlenen 10 Türküsü
Aşık Mustafa Aydın - Özlüyorum
Aşık Mustafa Aydın - Ben Gariban
Aşık Mustafa Aydın - Sevdiğim
Aşık Mustafa Aydın - Kar Çiçeğim
Aşık Mustafa Aydın - Bırak Beni
Aşık Mustafa Aydın - Ağlama
Aşık Mustafa Aydın - Dilaram
Aşık Mustafa Aydın - Başımın Tacısın
Aşık Mustafa Aydın - Seveceğim
Aşık Mustafa Aydın - Dayanamam

Etiketler : Aşık Mustafa Aydın, Ağlama, Aşık, Mustafa, Aydın, Ağlama, Aşık Mustafa Aydın - Ağlama türkü indir, Aşık Mustafa Aydın - Ağlama türkü dinle, Aşık Mustafa Aydın türküleri, Ağlama türküsü dinle, Aşık Mustafa Aydın türkü dinle, Aşık Mustafa Aydın türkü sözleri, Ağlama sözleri, Aşık Mustafa Aydın mp3 dinle

❝Günler gelir geçer boşa
Ağlama gülüm ağlama
Yazılan mı gelir başa
Ağlama gülüm ağlama

Bir gün kara günler biter
Üzme beni artık yeter
Kavuşmamız gelir çatar
Ağlama gülüm ağlama

Yaktın Akarsuyu yaktın
Gurbetten gurbete attın
Öldürmekten beter ettin
Ağlama gülüm ağlama❞

❝Ağlama yar ağlama
Mavi yazma bağlama
Mavi yazma tez solar
Ciğerimi (Yüreğimi) dağlama

Bugün ayın üçüdür
Girme bostan içidir
Dudakların bal kaymak
Dilin badem içidir

Elma al olanda gel
Ayva nar olanda gel
Hasta düştüm gelmedin
Bari can verende gel

Elmada al olaydın
Selvide dal olaydın
Bana göre yar mı yok
İstedim sen olaydın

***

TRT Repertuvarındaki hali

Elma da al olaydın
Selvi de dal olaydın
Bana göre yar mı yok
İstedim sen olaydın

Elma al olanda gel
Ayva nar olanda gel
Haste düştüm gelmedin
Bari can verin de gel❞

❝Alıverin bağlamamı çalayım
Çalayım da zarı zarı ağlayım
Bir mendil ver gözyaşımı sileyim

Ağlaya ağlaya gözlerime kan doldu
Siyah da zülfün penbe yanak üstüne bend oldu

Kahve olsam dolaplarda kavrulsam
Toz duman olsam dağ başında savrulsam
Kemer olsam yar beline sarılsam

Ağlaya ağlaya gözlerime kan doldu
Siyah da zülfün penbe yanak üstüne bend oldu❞

❝Bağlamamın düğümü
İsterler öldüğümü
Sağ yanım yastık ister
Sol yanım sevdiğimi

Bağlamamın telleri
Açıldı mı yaylaların güllere
Türkmen kızı kınalar yakmış eline
Altın kemer yakışıyor beline

Yaylaya gidesice
Gülleri solasıca
Ne yaman güzel imiş
Allahtan bulasıca

Bağlamamın telleri
Açıldı mı yaylaların güllere
Türkmen kızı kınalar yakmış eline
Altın kemer yakışıyor beline

***

Ek Dörtlük

Yayla yolu yar yolu
Kolunda testi dolu
Testi kulpun kırılsın
Yoruldu yarin kolu❞

❝Bağlamam perde perde
Düşürdün beni derde
Ayak üstü duramam
Seni gördüğüm yerde

Oy Giresun Bulancak
Bu iş nasıl olacak
Ben hakime danıştım
O yar benim olacak

Sokak başı meyhane
Asmadandır kapısı
Ben gözüme aldırdım
On beş sene mapusu❞

❝Ağlama (sevdiğim) dersim oy gelirim sana
Çıkarım karşına zozanda karda
Ceylanın gezdiği sarp kayalarda
Ayağına tırnak olurum birgün

Ekşitme yüzünü dosta düşmana
Harmanda buğdayı bulurum birgün
Dönme gül yüzünü zorda dostuna
Harmanda buğdayı bulurum birgün

Ağlama (sevdiğim) dersim toprağa taşa
Kar mı yağdırdılar yediğin aşa

Ay gelin olunca dağda ovada
Sofranda zeytinin olurum birgün
Kara puşi beli sarma başına
Yiğidin aslanın olurum birgün❞

❝Ağlarım yaşım gider
Dursam yoldaşım gider
Geçmerem nazlı yarim (yardan)
Bilsem de başım gider

Ağlama ceyran balası
Sızlama ceyran balası
Gider gözün karası
Soyunam bak canıma
Hepsi de sevda yarası

Ağlar ağladı meni
Çapraz bağladı meni
Demir zencir kar etmez
Zülüf (Zülfün) bağladı beni

Ağlama ceyran balası
Sızlama ceyran balası
Gider gözün karası
Soyunam bak canıma
Hepsi de sevda yarası

Ağlarım ağlar kimin
Derdim var dağlar kimin
Yüz yerden yaralıyam
Gezerem sağlar kimin

Ağlama ceyran balası
Sızlama ceyran balası
Gider gözün karası
Soyunam bak canıma
Hepsi de sevda yarası❞

❝Ah edip ağlama zülfü siyahım
Nolur gözyaşını sil de gidelim
Gönül vurgunuyum yaram çok derin
Nolur gözyaşını sil de gidelim

Ağlama cananım
Ağlama maralım
Ağlama güzelim
Ağlama yaralım

Ağlamak yakışmaz o gül yüzüne
Yalandır inanma elin sözüne
Dünyada başkası yoktur gözümde
Nolur gözyaşını sil de gidelim

Ağlama cananım
Ağlama maralım
Ağlama güzelim
Ağlama yaralım

Bir seher vaktinde düşsek yollara
Türkümüz söylenir dilden dillere
Ancak kavuşuruz bizim ellere
Nolur gözyaşını sil de gidelim

Ağlama cananım
Ağlama maralım
Ağlama güzelim
Ağlama yaralım

Akarsuyum yar ağlarken gülemem
Yollar uzak bu sene de gelemem
Anladım ki bu evlerde duramam
Nolur gözyaşını sil de gidelim

Ağlama cananım
Ağlama maralım
Ağlama güzelim
Ağlama yaralım❞

❝Çaldığım bağlama kara gözlüm ağlama
Ben buralı değilem bana gönül bağlama

Hele yandım yandım yandım eli zilliye
Hele yandım yandım yandım çifte telliye

Çaldığım keman hallerim yaman
On iki yar sevdim biribirinden yaman

Hele yandım yandım yandım eli zilliye
Hele yandım yandım yandım çifte telliye

Çaldığım sazdır ettiği nazdır
Ne kadar sevsem yine der ki azdır

Hele yandım yandım yandım eli zilliye
Hele yandım yandım yandım çifte telliye❞

❝Ağlama ceylan balası
Sızlama ceylan balası
Gider gözüv garası
Soyunum bak canıma
Hepsi de sevdağ yarası

Bu dağlar olmasaydı
Lalası (Çiçeği) solmasaydı
Ölüm Allahın emri
Ayrılık olmasaydı

Ağlama ceylan balası
Sızlama ceylan balası
Gider gözüv garası
Soyunum bak canıma
Hepsi de sevdağ yarası

Bu dağların ardı var
Gönlümün muradı var
Gözlerinden anladım
Sende sevda derdi var

Ağlama ceylan balası
Sızlama ceylan balası
Gider gözüv garası
Soyunum bak canıma
Hepsi de sevdağ yarası

Bu dağlar güzel dağlar
Başını duman bağlar
Bir derde düşmüşem ki
Halimi gören ağlar

Ağlama ceylan balası
Sızlama ceylan balası
Gider gözüv garası
Soyunum bak canıma
Hepsi de sevdağ yarası

***

Mehmet Özbek, "Folklor ve Türkülerimiz" adlı
kitabında türküyü şu şekilde aktarmaktadır
(Yayın No.91, s.136-137)


Ağlama ceylan balası
Sızlama ceylan balası
Gider gözuv karası
Soyunum bak canıma
Hepsi sevdav yarası
Özüv şıh özüv mulla
Nedi bunun çarası

Ağlaram yaşım gider
Gülsem yoldaşım gider
Geçmerem nazlı yardan
Bilsem de başım gider

Ağlama ceylan balası
Sızlama ceylan balası
Gider gözuv karası
Soyunum bak canıma
Hepsi sevdav yarası
Özüv şıh özüv mulla
Nedi bunun çarası

Ağlaram ağlar kimin
Derdim var dağlar kimin
Yüz yerden yaralıyam
Gezerem sağlar kimin

Ağlama ceylan balası
Sızlama ceylan balası
Gider gözuv karası
Soyunum bak canıma
Hepsi sevdav yarası
Özüv şıh özüv mulla
Nedi bunun çarası

Ağlar ağladı meni
Çarpaz bağladı meni
Demir zencir kar etmez
Zülfuv bağladı meni

Ağlama ceylan balası
Sızlama ceylan balası
Gider gözuv karası
Soyunum bak canıma
Hepsi sevdav yarası
Özüv şıh özüv mulla
Nedi bunun çarası❞

❝Esti bahar yeli söküldü seller
Gidiyorum kömür gözlüm ağlama
Ayrılığın derdi yaktı sinemi
Kemend atıp yollarımı bağlama

Suna boylum bağlama
Ayrılığın derdi yaktı sinemi
Kemend atıp yollarımı bağlama
Ben ölürüm ağlama

Sevdiğim sılada gezer salınır
Bir of çeksem karşı dağlar delinir
Mezarımız gurbet elde bulunur
Ağlamanın vakti geçti ağlama

Suna boylum ağlama
Ciğerlerim bölük bölük bölünür
Ağlamanın vakti geçti ağlama
Kömür gözlüm ağlama
Ben ölem ağlama❞

❝Ben ölürsem karaları bağlama
Görmedim yarim diye ağlama
Küstüğünü kimselere söyleme
Adam dostun bir çift sözüne küser mi

Seher vakti bir yel eser ekseri
Gözümün yaşı da deler mermeri
Küstün mü sevdiğim gelsene beri
Adam dostun bir çift sözüne küser mi❞

❝Bir sazım var bağlama aman
Gidiyorum ağlama yavrum
Gider gider gelirim aman
Ellere gönül bağlama yavrum
Ellere meyil bağlama kuzum

Bir defim var deriden aman
Gel beriden beriden yavrum
Sen değilsin hey güzel aman
Sevda beni çürüden yavrum
Sevda beni çürüden kuzum❞

❝Dertlerim sineme kanlı ok gibi
Çakıldıkça ağlamaya başladım
Bir adım atmaya yoktur dermanım
Yıkıldıkça ağlamaya başladım

Bir teselli veren olmadı bana
Eridim tükendim hep yana yana
Saçlarıma beyaz düştü bu sene
Döküldükçe ağlamaya başladım

Karanlık geceler ruhumu sıkar
Hayat mengenesi belimi büker
Beni seven dostlar hep teker teker
Çekildikçe ağlamaya başladım

Gözümden akıttım kanlı yaşları
Konmaz dallarıma talih kuşları
Gönül sarayının temel taşları
Söküldükçe ağlamaya başladım

Felek Gülhaniyi saldı hışıma
Gam kasavet yuva yaptı başıma
Her nereye gitsem kader peşime
Takıldıkça ağlamaya başladım❞

❝Büyük ağam sıra bizde mi şimdi
Şimdi kullar nerde sen nerde kaldın
Azaldı malların biraz aşındı
Şimdi mallar nerde sen nerde kaldın

Balınan yağınan besleniyordun
Ben ağayım deyin sesleniyordun
Ala karlı dağa yaslanıyordun
Şimdi hallar nerde sen nerde kaldın

Taş çektirdin atlarınan yoluna
Faydan yoktur emrindeki kuluna
Hep asıldın köyündeki duluna
Şimdi dullar nerde sen nerde kaldın

Seçimde oy için gelirler ilden
Hiçbir sual soran olur mu kuldan
Eller ne görünür ne bilir haldan
Şimdi eller nerde sen nerde kaldın

Bir torba un verdin oy aldın gittin
Aldığın oyları söyle ne ettin
Vatanı milleti kimlere sattın
Şimdi keller nerde sen nerde kaldın

Ceylani sen gayri sus biraz uslan
Yaşın kemal oldu ardına yaslan
Eskinin itleri olmuşlar aslan
Şimdi yallar nerde sen nerde kaldın❞

❝Ağlama gözleri kızarmış dostum
Tek damla yaşın düşmesin yere
Bak tek güzelliğimiz gönlümüz
Sana bir öğüt ağlama boşyere

Ne olursa olsun hiçbirşey değmez
Senin bir damla göz yaşına
Ağlayana kimse boyun eğmez
Kimse bakmaz kimsenin yaşına

Ne kadar kötülük pislik varsa
Sen herşeyi temiz öğren
Eğer yüzüne gözyaşı yağarsa
Seni garip zanneder her gören

Ağlama sakın dostum ağlama
Korkmayana zarar gelmez bunu bil
Sevgini hep söyle sakın saklama
Aklından korkuyu gözünden yaşı sil❞

❝Ağlamak hicrana çare olsaydı
Nil nehri gözyaşım olsa yanmazdım
Çiçeğimi şayet Mevla yolsaydı
Aşkın hazanında solsa yanmazdım

Ah dinde vefalı sandığım güzel
Allahın emriyle yandığım güzel
Güvenip sırtımı döndüğüm güzel
İhanet etmeyip ölse yanmazdım

Aşkın heyecanıyla atan bu yürek
Zulmünle ağlıyor utan bu yürek
Feryadı figana katan bu yürek
Söylesen günahın bilse yanmazdım

Bilmem nasıl bir alev düştü bu öze
Küllenen yaramı döndürdün köze
Hasretinle nasır bağlayan göze
Yaş yerine kanlar dolsa yanmazdım

Bir keskin hançeri alıp eline
Vurup duruyorsun daha derine
Saplayıp bıraktın kendi yerine
Bir vakitsiz ecel gelse yanmazdım❞

❝Ağlama güzçiçeğim ağlama ne olur
Herşeyin zamanı var zamanla olur
Gün gelir mutluluk bizi de bulur
Ağlama güzçiçeğim ağlama ne olur

Ben çok ağladım ikimizin yerine
Esir düştük şu feleğin eline
Sen aldırma gözlerimin seline
Ağlama ay ışığım ağlama ne olur

Aşk yoludur bu ileden geçer
Sensiz perişanım herkesten beter
Bu ayrılık artık canıma yeter
Ağlama ceylan gözlüm ağlama ne olur

Herşeyi terk ettim ümidim kırık
Bu bizim aşkımız tedavisiz hastalık
Belki dayanamam tutar hıçkırık
Ağlama merih kekliğim ağlama ne olur❞

❝Ağlama Meryem ağlama
Korkmasın akılsız baştan
Kaçarsın gönülsüz işten
Onlar anlamaz seni içten

Ağlama Meryem ağlama
İçindeki sevgileri bağlama
Söylersen dertlerini ağlama
Meryem gurbete aldırma

Yusuf der yolunu ara
Buluruz derdine çare
Ağladın durdun kem dillere
Yüreğin inçindi gurbetlerde❞

❝Seni bu dünyada en çok
Ben severim bilmelisin
Hep gülmek var ağlamak yok
Gözyaşını silmelisin

Gözyaşını silmelisin
Benimle hep gülmelisin

Çimende ot ayrılır mı
Damakta tat ayrılır mı
Tırnakta et ayrılır mı
Şu kalbimde kalmalısın

Şu kalbimde kalmalısın
Benimle hep gülmelisin

Kul Kevseri sana baka
Senin için türkü yaka
Her saniye her dakika
Hep yanımda olmalısın

Hep yanımda olmalısın
Benimle hep gülmelisin❞

❝Ağlama Kazibem
Sızlama Kazibem
Ben yine gelirim
Yedi seneye varmadan
Kazibem ben yine dönerim

Kazibem (hey) güler oynar
Kazibem (hey) döner oynar (Kazibem)

Söğütler altında (da)
Kazibem aşlama ocağı
Yedi senedir bekledim
Bulamadım bucağı

Kazibem (hey) güler oynar
Kazibem (hey) döner oynar (Kazibem)❞

❝Ağlama gözlerim Mevla kerimdir
Her daim rüzigar böyle de kalmaz
Dermansız dert olmaz sabreyle gönül
Geçer bu ahuzar böyle de kalmaz

Aşkın seyyahıyım gezerim hayli
Yüz bin mihnet çeksem kesmezim meyli
Bir misal eylerim zulmeti leyli
Doğar şemsi nehar böyle de kalmaz

Ne kadar çok olsa dağların karı
Eritir Hudanın hoş rüzigarı
Yetişir bağların ayvası narı
Açılır nevbahar böyle de kalmaz

Adem Seyfullah yedi buğdayı
Kıldı ihtiyarsız nehyi Hudayı
Bilirdi affeder bayı gedayı
Rahmeder o Gaffar böyle de kalmaz

Ferman Hudanındır emrolsa ondan
Nuh u Nebiyyullah geçer tufandan
Çıkar her deryanın yolu bir yandan
Görünür bir kenar böyle de kalmaz

Kaldı ateş içre İbrahim Halil
Tevekkül babını eyledi delil
Ateşi gülistan eyledi celil
Gördüler söndü nar böyle de kalmaz

İsmailin kurban olacak çağı
Ağlaştı dünyanın taş ile dağı
Hiç kulu keser mi kulun bıçağı
Çün koçu kurban var böyle de kalmaz

Var mı Eyyup gibi çeken cefayı
Cefayı çekmeyen bulmaz sefayı
Akibet bir derde bin bir şifayı
Verir Perverdigar böyle de kalmaz

Her ne ise haktır Kalu Beladan
Kalem böyle çalmış Arşı Aladan
Gel Hıfzı umudun kesme Mevladan
Bu çarkı berkarar böyle de kalmaz❞

❝Gurbete yolum düşerse
Ardımdan ağlamayın
Gurbet vaktim gelince
Ardımdan ağlamayın

Ben bilirim acısını
Gurbetin de o tadını
Bu dünyanın bir kuralı
Ardımdan ağlamayın

Elbet bir gün gelecek
Herkes toprağa girecek
Durak Ertaçta ölecek
Ardımdan ağlamayın❞

❝Bağlamam altın telden
Çalarım onu zilden
Sen sarıl boğazımdan
Ben sarılayım belden

Hey agama agama
Tütün koy tabakama
Bir de keyfanı verin
Götüreyim babama

Tütün kesemin dibi
Trabzon gadifesi
Yaktı yandırdı beni (de)
Gamburun Fadimesi❞

❝Ağlama bebek ağlama sende
Umut sende yarın sende
Yağmur gibi gözlerinden akan yaş niye
Bu suskunluk bu durgunluk
Sıkıntın kırgınlık niye

Çok uzakta öyle bir yer var
O yerlerde mutluluklar
Paylaşılmaya hazır
Bir hayat var

Ağlama bebeğim ağlama sende
Acı sende hasret sende
Dalıp dalıp derinlere düşünmen niye
Bu küskünlük bu dargınlık
Sıkıntın kızgınlık niye❞

❝Ağlama hey kömür gözlüm ağlama
Ağlamanın gülmeleri yakındır
Br imdat olursa gani Hüdamdan
Gözüm yaşın silmeleri yakındır

Avlatması çetin olur şahanın
Havalanıp gökyüzüne ağanın
Yüzü çifte benli dilber sevenin
Şen olup da gülmeleri yakındır

Siyah zülfün mah yüzünde tel gibi
Acap biz de güler miyik el gibi
Bir yeğit yar sevse o da gül gibi
Ayrılınca solmaları yakındır

Erisin dağların karı erisin
Seli aksın düz ovayı bürüsün
Ulus kalksın ak mayalar yürüsün
Gözle yarin gelmeleri yakındır

Karacaoğlanım gezer Konyada
Dervişleri sema eder Türbede
Ne demin var ise sür bu dünyada
Felek bizi almaları yakındır

***

Sarı Defterdekiler: Folklor Derlemeleri,
Yaşar Kemal, Birinci Basım, s. 45de Yaşar Kemal
derleyen, Çukurova yöre bilgisiyle eser şu
şekilde aktarılmaktadır


Ağlama da deli gönül ağlama
Ağlamanın gülmeleri yakındır
Kadir Mevlam destin verse kuluna
Gönül dostu bulmaları yakındır

Zarbı çetin olur tülek doğanın
Pençe vurup gökyüzüne tüğenin
Koynu tomurcuk memeli güzel sevenin
Gönül murat almaları yakındır

Farıya bire deli gönül farıya
Garbi değmiş karlar gibi eriye
Yarim çıkmış evlerinden beriye
Seyrir gözüm gelmeleri yakındır

Karacoğlan der ki el bize bakmaz
Küçüktür sevdiğim kahrımı çekmez
Ak kuğu geleli de bülbül gerekmez
Kırık dalı sarmaları yakındır❞

❝Akardım çağlamazdım
Gülerdim ağlamazdım
Bileydim gelmeyceni (gelmeyecen)
(Bileydim ayrılık var)
Sevdalar bağlamazdım

Aman da Kamile iller oldun sen
İllere düşmanlara diller oldun sen

Alma aldım budaktan
Yari öptüm dudaktan
A gız seni alaydım
İndirmezdim gucaktan

Aman da Kamile olur mu böyle
Gel guzum yat dizime derdini söyle

Ga(ğ)şıda guru dallar
Bacakta mavi şalvar
A gız beni seversen
Diz (Di) (Tez) gel Allaha yalvar

Aman da Kamile iller (eller) oldun sen
İllere (Ellere) düşmanlara diller oldun sen❞

❝Bir güzele kul oldum
Ağlama yar ağlama
Yana yana kül oldum
Ağlama yar ağlama

Derdim oldu bin para
Yüreğim doldu yare
Merhem vermedi çare
Ağlama yar ağlama

Aşk beni nar eyledi
Kalbimi dar eyledi
Gözümü kör eyledi
Ağlama yar ağlama

Yanıp döndüm Leylaya
Ferman kaldı Mevlaya
Boran düştü yaylaya
Ağlama yar ağlama

Güller açar yaz olur
Yanan yürek köz olur
Seven kalpte iz olur
Ağlama yar ağlama❞

❝(billeh gene) Bağlamadı bağlamadı
(kurban gene) Yazmadı bağlamadı
(billah gene) Yar meni yaraladı hay havar
Bir dönüp ağlamadı oy oy neynim
(billeh gene) Herkesçin yaş töken yar
Menimçin ağlamadı
Yar ey yar ey yar ey (yar ey)
Yar eluvden hara gedim

(billeh gene) Ağ girme kir kaldırı
(kurban gene) Bişginler sır kaldırı
(billeh gene) Darılma yıkhsa felek hay havar
Bir yıksa bir kaldırı oy oy neynim
(billeh gene) Darılma yıkhsa felek
Bir yıkhsa bir kaldırı
Yar ey yar ey yar ey (yar ey)
Yar eluvden hara gedim❞

❝Bağlamasını çalar gelir elleri
Türkü söyler güzelimin dilleri
Çok bekledim geçeceğin yolları
Günler doğdu daha yarim gelmedi

Bağlamamın teli düzen almıyor
Çok yalvardım yarim söze ganmıyor
Hali nedir deye bir gün sormuyor
Günler doğdu daha yarim gelmedi

***

Deniz Üstü Köpürür, Muğla Türküleri ve
Hikâyeleri (Tasnif ve İnceleme), Yrd. Doç. Dr.
Ümral Deveci (Hakemler: Prof. Dr. Namık Açıkgöz
ve Prof. Dr. İsmail Görkem), Muğla - 2007
s.182de ve Muğla İl Yıllığı (1967), s.296da
eser şu şekilde aktarılmaktadır


Bağlamasını çalar gelir elleri
Şarkı söyler güzelimin dilleri
Çok bekledim geçeceği yolları
Günler doldu daha yarim gelmedi

Bağlamanın teli düzen almıyor
Çok yalvardım yarim söze kanmıyor
Halin nedir diye bir gün sormuyor
Günler doğdu daha yarim gelmedi❞

❝Ağlama göründü Harput yayla
Kime ne zümrüt hava
Yılda bir görsem seni
Olsam yoluna hayran

Aman Harput neyledin
Beni mecnun eyledin
Keşke görmez olaydım
Derde derman eyledin

Ah anam ah bağları düğün eder
Yar gelmiş bana değer
Ayrılık zormuş meğer
Gönül hasretini çeker

Ayrılmam Harput senden
Gönül hep seni ister❞

❝Boşuna gözyaşı dökme sevdiğim
Ağlamanın sızlamanın karı ne
Ağlamada kim ne görüp ne bulmuş
Yad ellere dert yanmanın karı ne

Kesildi takatim dizler yürümez
Enginleri kara duman bürümez
Yel vurur gün doğar gene erimez
Yaz baharda yüce dağın karı ne

Engelleri kaldırsalar aradan
Derde derman verir mi ki Yaradan
O yarin giydiği sade karadan
Çile çektirmenin söyle karı ne

Yarinden ayrılan boynunu büker
Gün geçtikçe Hasan hasretlik çeker
Yaz baharda kuşlar türlü dil döker
Seherdeki şu bülbülün zarı ne❞

❝Dostun yurdu viran bağlar
Ağlama gönül ağlama
Bülbül figan edip ağlar
Ağlama gönül ağlama

O dostun bağı bozulmuş
Yüzüne zülfü çözülmüş
Yazımız Haktan yazılmış
Ağlama gönül ağlama

Haydariye bak ki nolmuş
Rengi pek sararıp solmuş
Bağ bozulmuş bülbül ölmüş
Ağlama gönül ağlama❞

❝Çok ağlama ana bacı
Bu Urus perişan olur
Ehl-i İslam hep duacı
Bu Urus perişan olur

AlOsman gelmemiş olmaz
Kars eli kafire kalmaz
Hiç insaf merhamet bilmez
Bu Urus perişan olur

Böyle imiş yazı kader
Bir müddet çektirir keder
Kadir Mevlam imdat eder
Bu Urus perişan olur

Şeyhülislam söyler öğüt
Verir mi hiç sultan Hamit
Mevladan kesilmez umut
Bu Urus perişan olur❞

❝Bir güzele gönül verdim
Seviyorum deli gibi
Siyah benler gerdanını
Nakışlamış halı gibi

Yanağı kırmızı güle
Kokusu benzer sümbüle
Kemer takmış ince bele
Boyu kiraz dalı gibi

Dudakları bir petektir
Saçları sanki ipektir
Eşi yok dünyada tektir
Güzel Anadolu gibi

Garip Kaçıranım der ki
Güzel sevmek öyle zor ki
Bir de tatlı sesi var ki
Bağlamamın teli gibi❞

❝Nice ağlamayım nice yanmayım
Ayrıldı canımın cananı gitti
Yıkıldı gönlümün köşkü sarayı
Tahtı viran oldu sultanı gitti

Bu dert yaktı etti ateş kor beni
Bir gün olur kara toprak yer beni
Yüz üstü düşürdü nazlı yar beni
Elinde derdimin dermanı gitti

Der Maksut o yardan aralı gönül
Ezelden kederli karalı gönül
Daha sargı tutmaz yaralı gönül
Terk etti tabibi Lokmanı gitti❞

❝Ağlamaktır benim işim
Ağla gözüm şimdengerü
Irmak ola kanlı yaşım
Çağla gözüm şimdengerü

Huda bizi attı oda
Yanmak oldu bize gıda
Ömrüm oldukça dünyada
Gülme gözüm şimdengerü

Bilme yarin nolduğunu
Ömür gülü solduğunu
Gece gündüz olduğunu
Bilme gözüm şimdengerü

Aldanma dünya alına
Ağudur sunma balına
Düşüp dünya hayaline
Dalma gözüm şimdengerü

Yunus Emre nedir halin
Her ne dersen Hakka malum
Bu deryaya düştü yolun
Dönme gözüm şimdengerü❞

❝Çok ağlaman ana bacı
Bu Urus perişan olur
Ehli-i İslam hep duacı
Bu Urus perişan olur

Al-Osman gelmemiş olmaz
Kars eli kafire kalmaz
Hiç insaf merhamet bilmez
Bu Urus perişan olur

Hep hicrete şidendirir
Çok ocaklar söndürür
Ermeniyi sevindirir
Bu Urus perişan olur

Nice köyü etti viran
Hanedanlar oldu talan
Çekildi gitti başbilen
Bu Urus perişan olur

Böyle imiş yazı kader
Bir müddet çekeriz keder
Kadir Mevlam imdad eder
Bu Urus perişan olur

Şeyhülislam söyler öğüt
Verir mi hiç sultan Hamit
Mevladan kesilmez umut
Bu Urus perişan olur

Karsta yatar nice şehid
Hasan-ı Harakani şahid
İnşallah olur nabedid
Bu Urus perişan olur

Gidenlerin çoğu pişman
Yok yere hiç haya düşmen
Burada çok kalmaz düşman
Bu Urus perişan olur

Secdeye varmış Beytullah
Dilek diler Habibullah
Mümine yardımcı Allah
Bu Urus perişan olur

Kahramanın çıkar sözü
Tavarihte vardır yazı
Mevlam tez kurtarır bizi
Bu Urus perişan olur❞

❝Çaldığım bağlama
Kömür gözlüm ağlama
Ben gidersem gelirim
Düşmana bel bağlama

Yanıgınım baygınım
Çiftetelliye
(Ah) İki telliye

Çaldığım keman
Hallarım yaman
On iki yar sevdim
Biri birinden yaman

Yanıgınım baygınım
Çiftetelliye
(Ah) İki telliye

Gökte yıldız elli
Ellisi de hem belli
Bir yar sevdim çok güzel
O da Urum elli

Yanıgınım baygınım
Çiftetelliye
(Ah) İki telliye❞

❝Eşarbını yan bağlama
Ben söyleyim sen ağlama
Zalım anan bana vermez
Oturup da sen ağlama
Boyun büküp sen ağlama

Hele nolur nolur nolur
Yar sen benim olsan nolur
Kız sen benim olsan nolur

Arık ince geçilmiyor
Su bulanık içilmiyor
Bana yardan geç diyorlar
Yar şirindir geçilmiyor

Hele nolur nolur nolur
Yar sen benim olsan nolur
Kız sen benim olsan nolur

Ağaçlarda dal olaydım
Petek petek bal olaydım
Bana göre yar mı yoktu
İstedim ki sen olaydın

Hele nolur nolur nolur
Yar sen benim olsan nolur
Kız sen benim olsan nolur❞

❝Köyler boşaldı şehirler çoğaldı
Digel deli gönül sen de ağlama
Yaylalar koyunsuz kuzusuz kaldı
Digel deli gönül sen de ağlama

Yaşlılar yok oldu öğüt kalmadı
Kesildi ağaçlar söğüt kalmadı
Şu bizim köylerde yiğit kalmadı
Digel deli gönül sen de ağlama

Azdırdık yarayı saran olmadı
Dost dostun yanına varan olmadı
Ecdat mezarını soran olmadı
Digel deli gönül sen de ağlama

Kimi zengin olmuş kimi batıyor
Kimi viranda terleyip yatıyor
Kimi geçim için simit satıyor
Digel deli gönül sen de ağlama

Muhlis Denizerim derdim bitmiyor
Köyler viran oldu ocak tütmüyor
Ne çare kimseye gücüm yetmiyor
Digel deli gönül sen de ağlama❞

❝Yıkıp kaşlarını sakın ağlama
Gözümden döktüğüm seller üzülür
Elimi bırakıp canım dağlama
Yaprağını döken dallar üzülür

Alları değdirdim yanaklarına
Sevgiden bir küpe kulaklarına
Güzel söz yakışır dudaklarına
Kötü sözden cümle kullar üzülür

Yaradan insanı yarattı niçin
Çirkinden kaçının güzeli seçin
Ertelenen kutlu yarınlar için
Çocuklar üzülür güller üzülür❞

❝Giderim diye ağlama
Uzun uzun yollar bizim
Açılmış bizi bekliyor
Bizi saran kollar bizim

Üzülür karalar giyen
Yaşar biraz ölmem diyen
Elli sene yol bekleyen
Eli bağlı yollar bizim

Mahzuniyim Hakka uyar
Yarım yolcu yoldan cayar
Şerif gider Alisi var
Oğul veren ballar bizim❞

❝Eğer düşer isem gurbet ellere
Bir soluk resmime bakıp ağlama
Başa gelmez iş olmaz ki dünyada
Sazını duvara asıp ağlama

Her zaman çağırdım Şah-ı Merdana
Hak için yüreğim bağlıdır sana
Gözüm bağlı düşer isem zindana
Yiğit ol boynunu büküp ağlama

Ala kardır Akçadağın yücesi
Kürecikte erenlerin nicesi
Bir bahar ayında bayram gecesi
Ellerine kına yakıp ağlama

Ninni çalar yavru düşmüş koluna
Yemen örmesini takmış dalına
Bakar iken Mahzuninin halına
Ceyhan seli gibi akıp ağlama❞

❝Hazan oldu sensiz yıllar
Yıllar ağlar sen ağlama
Susuz kaldı bende güller
Güller ağlar sen ağlama

Gönlüm sıla kendim gurbet
Kavuşuruz bir gün elbet
Daha ne oldu ki sabret
Yollar ağlar sen ağlama

Beden mahkum ömrü nedim
Yersiz yurtsuz nere gidim
Ruhu toprağa beledim
Hallar ağlar sen ağlama

Kışlar bitti gelmedi yaz
Polat vurdu inledi saz
Ömür bitti kalmadı az
Sallar ağlar sen ağlama❞

❝Battı akşamın güneşi
Korkma vatan doğdu eşi
Gül yurdumun dağı taşı
Gül sancağım gül ağlama

Şafak yıldızının yeri
Boş kalır mı doğdu biri
Gül yurdumun her biri yeri
Gül sancağım gül ağlama

Ey Türkoğlu hani atan
Korkma öksüz kalmaz vatan
Geldi yeni iş yaratan
Gül sancağım gül ağlama

Kapa bu matem düğmesin
Hilaline yad değmesin
Sen ağlama el gülmesin
Gül sancağım gül ağlama

Şefimiz İsmet İnönü
Doğdu Türk yurdunun günü
Çıkart kara giydiğini
Gül sancağım gül ağlama

Nedir Hicrani bu figan
Bütün sallandı asuman
Seni şad istiyor vatan
Gül sancağım gül ağlama❞

❝Bize Allahtan geldi
Söylen anam ağlamasın
Emanetim olsun size
Bana anam ağlamasın

Ağlayıp yakmasın beni
Davacıyım mahşer günü
Anam sorarsa beni
Kerem edip ağlamasın

Karışmasın Hakkın işine
Agu katmasın aşına
Ağlasun kendi başına
Söylen anam ağlamasın❞

❝Gam yiyip ağlama divane gönül
Daima bu dünya başa dar olmaz
Hakkın kelamını bırakma dilden
Haktan özge bir adama yar olmaz

Tavlada bağlıdır yiğidin atı
Aslı pak olanın söylenir zatı
Altuna batsa da iyiolmaz kötü
Aslı ham demirden cevahir olmaz

Atı olan ata biner atlanır
Er yiğitler her cefaya katlanır
Yiğit gölgesinde yiğit saklanır
Kötünün gölgesi hem dalı olmaz

Deli Boran bilin cümleden gani
Hem yaratır alır Allah bu canı
Sen kendini yokla nefsini tanı
Boğaz kırk boğumdur dilde sır olmaz❞

❝Bağlamamın yanında
Bir de cura olacak
Delikanlı karısı
Dünyada bir olacak
(Gül goncası olacak)

Ninna aslanım ninna
Ninna a gülüm ninna
Ninna şah boylum ninna
Ninna bir tanem ninna

Bakırları yuğacak
İnekleri sağacak
Can alıcı bakışı
Cana ilaç olacak
(Cana canlar katacak)

Ninna aslanım ninna
Ninna a gülüm ninna
Ninna şah boylum ninna
Ninna bir tanem ninna

Serentiler dolacak
Darı mısır taşacak
Fındık mevsimi gelsin
Düğün dernek olacak
(Sevenler kavuşacak)

Ninna aslanım ninna
Ninna a gülüm ninna
Ninna şah boylum ninna
Ninna bir tanem ninna❞

❝Bağlamam inliyor yanık sesiyle
Viran Tamzaranın son bestesiyle
Ağlamak isterdin işte vesile

Çal delikanlı çal aşinasıyım
Güzeli yaratan Rabbe ben de aşığım
Çal delikanlı çal bugün içim dar
Güzeli yaratan Rabbe benim sevgim var

Şikayet ederken teller hicrandan
Nasıl titriyor bak tezene candan
Bağlama içliymiş meğer insandan

Çal delikanlı çal aşinasıyım
Güzeli yaratan Rabbe ben de aşığım
Çal delikanlı çal bugün içim dar
Güzeli yaratan Rabbe benim sevgim var❞

❝Tarih dokuz yüz otuz sekiz koyuldu
Atatürküm kara haberin duyuldu
Bütün millet Ankaraya buyurdu

Gece gündüz ağlamanın zamanı
Karaları bağlamanın zamanı

İstanbulda tatlı canın aldılar
Ağlaşarak Ankaraya saldılar
Orduların kara yasta kaldılar

Gece gündüz ağlamanın zamanı
Karaları bağlamanın zamanı

Her tarafın doktorları geldiler
Nazik tenin makas ile dildiler
Şanlı vatan öksüz kaldı bildiler

Atatürke ağlamanın zamanı
Karaları bağlamanın zamanı

Atatürküm vasiyetin tutarlar
Çok fabrika temelleri atarlar
Yerli malı yabancıya satarlar

Gece gündüz ağlamanın zamanı
Karaları bağlamanın zamanı

Cesetine altın gümüş kazsınlar
Her şehire heykelini yapsınlar
Fevzi Paşam yas topunu atsınlar

Atatürke ağlamanın zamanı
Karaları bağlamanın zamanı

Ramazan ayında perşembe günü
Göklere dayandı ağıdın ünü
Ölüp duymasaydım ah öldüğünü

Atatürke ağlamanın zamanı
Karaları bağlamanın zamanı

İsmet Paşam ünü büyük paşadır
Tanrım onu uzun yıllar yaşatır
Tren yolu her tarafı kuşatır

Atatürke ağlamanın zamanı
Karaları bağlamanın zamanı

Biçare Süleyman ağlamaz boşa
Şanlı Cumhuriyet sen binler yaşa
Başkumandan öldü ünlü İsmet Paşa

Uğraşmalı yükseltmeli vatanı
Gece gündüz çalışmanın zamanı❞

❝Gül için ağlama bülbül
Yüreğim dağlama bülbül
Benim gibi sen gayrı gül
Sarı bülbül dertli bülbül aşık bülbül

Sabah sabah ne ötersin
Benim yüreğim delersin
Hep böyle feryad edersin edersin
Sarı bülbül dertli bülbül aşık bülbül❞

❝Başına döndüyüm gurban olduğum
Seri durna telli Eyvaz ağlama
Ala gözlerine heyran olduğum
Seri durna telli Eyvaz ağlama

Altun arahçını goyub başına
Güdret gelemini çekmiş gaşına
Engi girmiş ondörd onüç yaşına
Seri durna telli Eyvaz ağlama

Belde gılınc hazaran galhan golunda
Tip tip atlı durur sağ u solunda
Can gurban eylerem senin yolunda
Seri durna telli Eyvaz ağlama

Adım Goç Koroğlu Urumda belli
Seni gördüm ürek tapdı teselli
Sen oğul men ata bismi teselli
Seri durna telli Eyvaz ağlama❞

❝Ağlama sevdiğim elhükmülillah
Haktan bu keremdir her dem bulunmaz
Yeknazar eylese arifi billah
Kan ağlar çeşminde şebnem bulunmaz

Sizden evvel gam dolusun içmişim
Ol yakasız gömleği ben biçmişim
İnnalillah geçidinden geçmişim
Aşıklarda böyle bir dem bulunmaz

Han Behramı gülendamı görmedi
Leyla Mecnun kabağında durmadı
Ferhat Şirin için serin vermedi
Zevku şevk ehline hemdem bulunmaz❞

❝Bağlamadı
Bağlamadı kurban
Yazmadı bağlamadı
Bille gene
Yar meni yaraladı
Hay havar
Bir dönüp bağlamadı
Oy oooooy neynim
Bille gene
Herkesçin yaş töken yar
Menimçin ağlamadı
Yare yarey yarey yare yarey yarey
Yar elivden hara gedim

Bille gene
Ağ girme kir kaldırı
Kurban
Bişginler sır kaldırı
Ooooy oooo oooo oy neynim
Bille gene
Darılma yıkhsa felek
Gözlerim
Bir yıkhsa bir kaldırı
Yare yarey yarey yare yarey yarey
Yar elivden hara gedim❞

❝Söyleyin anama ağlamasın
Şahin gelir diye yola bakmasın
Kanlı gömleğimi bağrına bassın
Kardeşim almazsa ellere kalsın
Nişanlım güzeldir bağrına bassın
Oh Nedim Nedim
Kaderin böyle imiş
Arkadaş Nedim
Kime ne diyim❞

Ağlama bebek ağlama sende
Umut sende yarın sende
Yağmur gibi gözlerinden akan yaş niye
Bu dargınlık bu suskunluk sıkıntın niye

Çok uzakta öyle bir yer var
O yerlerde mutluluklar
Paylaşılmaya hazır bir hayat var

Ağlama bebeğim ağlama sende
Acı sende hasret sende
Dalıp dalıp derinlere düşünmen niye
Bu dargınlık bu suskunluk sıkıntın niye

Çok uzakta öyle bir yer var
O yerlerde mutluluklar
Paylaşılmaya hazır bir hayat var❞

Ah edip ağlama zülfü siyahım
Nolur gözyaşını sil de gidelim
Gönül vurgunuyum yaram çok derin
Nolur gözyaşını sil de gidelim

Ağlama cananım Ağlama maralım
Ağlama karalım Ağlama yaralım

Ağlamak yakışmaz o gül yüzüne
Yalandır inanma elin sözüne
Dünyada başkası yoktur gözümde
Nolur gözyaşını sil de gidelim

Ağlama cananım Ağlama maralım
Ağlama karalım Ağlama yaralım

Akarsuyum yar ağlarken gülemem
Yollar uzak bu sene de gelemem
Anladım ki bu ellerde duramam
Nolur gözyaşını sil de gidelim

Ağlama cananım Ağlama maralım
Ağlama karalım Ağlama yaralım❞

Ağlama yar ağlama aney
Mavi yazma bağlama
Mavi yazma tez solar aney
Ciğerimi dağlama

Elmada al olaydın aney
Selvide dal olaydın
Bana gör yar mı yok aney
İstedim sen olaydın

Ayva nar olanda gel aney
Bahça bağ olanda gel
Hasta düştüm gelmedin aney
Bari can verende gel❞

Boşuna ağlama boşuna yanma
Her gelişin bir gidişi var elbet
Kılıcın paslanmış atın yorulmuş
Bir yokuşun bir inişi var elbet

Sen gülü seversin gül de dikeni
Göl kurumuş indirmişsin yelkeni
Mazilere dalıp üzme sen seni
Bu baharın bir de kışı var elbet

Ne dağlara kalır ne de ovaya
Ne evlata kalır ne de babaya
Kimse güvenmesin yalan dünyaya
Bir mezarın iki taşı var elbet

Kızıltuğ’um derdim doldu taşıyı
Duyan der ki bu ölmemiş yaşıyı
Güneş bile doğup doğup taşıyı
Bir kurunun bir de yaşı var elbet❞

Niçin ağlamayım niçin gülmeyim
Deli gönül bir sevdaya bağlandı
Özü şirin sözü şirindir yârin
Gamzesi ok kaşı yaya bağlandı

Yürüdükçe eda verir özüne
Kudret sürmesini çekmiş gözüne
Taramış zülfünü dökmüş yüzüne
Zannedersin bulut aya bağlandı

İrfaniyem yeni kurdum bir devlet
Sakın yâdlar ile eyleme minnet
Eskiden kalmadı muhi muhabbet
Şimdi gönül taze yâre bağlandı❞

Erzurum bucağında
Şal kara şalvar kara
Od yanar ocağında

Şal yüzün dönmüş
Vurgun vurmuş
Civan ölmüş
Puşta bel bağlama

Ocak yandı kül oldu
En yaman çağımızda

Şal yüzün dönmüş
Vurgun vurmuş
Civan ölmüş
Puşta bel bağlama

Evleri karşımızda
Sevda var başımızda

Şal yüzün dönmüş
Vurgun vurmuş
Civan ölmüş
Puşta bel bağlama

Bu nasıl zalım dünya
Gencecik yaşımızda

Şal yüzün dönmüş
Vurgun vurmuş
Civan ölmüş
Puşta bel bağlama

Erzurumda bağ olmaz
Kara üzüm ağ olmaz

Şal yüzün dönmüş
Vurgun vurmuş
Civan ölmüş
Puşta bel bağlama

Alimi ben severim
Yüreğimde yağ olmaz

Şal yüzün dönmüş
Vurgun vurmuş
Civan ölmüş
Puşta bel bağlama

Bu dağda aslan yatar
Zalıma merme atar

Şal yüzün dönmüş
Vurgun vurmuş
Civan ölmüş
Puşta bel bağlama

öldü diyen halt etmiş
Dağlarda martin tutar

Şal yüzün dönmüş
Vurgun vurmuş
Civan ölmüş
Puşta bel bağlama❞

Bedenin ruhuma gurbet el olmuş
Olsun sabret sus be ağlama gözüm
Ömrümün baharı sararıp solmuş
Solsun sabret sus be ağlama gözüm X2

Gönül derdin yüz bin yapmış abartmış
Her gün ağıt yakıp yürek kabartmış
Saçlarını pençe pençe kopartmış
Yolsun sabret sus be ağlama gözüm X2

Devran baba o yar demiş oh olsun
Zindanlara Yusuf gibi sokulsun
Gözlerine Yakup gibi kan dolsun
Dolsun sabret sus be ağlama gözüm X2❞

❝Gel gidelim Karaman'a yukarı
Başı telli canım Ayvaz ağlama
Çok ağlama başa sevda getürür
Başı telli canım Ayvaz ağlama

Gel geçelim Karaman'ı beriden
Körpe kuzu idin aldım sürüden
Kasap baban duyar gelir beriden
Başı telli canım Ayvaz ağlama

Görünüyor Çamlıbel'in illeri
Bahçesinde açılmıştır gülleri
Ne dökülür gözlerinin selleri
Başı telli canım Ayvaz ağlama

Gel gidelim Karaman'dan aşağı
Sar beline şallı Acem kuşağı
Sana derler Çamlıbel'in uşağı
Başı telli canım Ayvaz ağlama

Koç Köroğlu derler Ayvaz adıma
Düşenler kurtulmaz benim yadıma
Merhametin yok mu bu feryadıma
Başı telli canım Ayvaz ağlama❞

❝Ben bir Türkmen idim geldim yabandan
Haberini aldım ben bir çobandan
Beş yüz koyun verdim aldım babandan
Alnı top başı tel yeşil ağlama

Vardım gördüm kumru gibi oturur
Ak elini al kınalara batırır
Kırat bizim ikimizi götürür
Başı turna teli Ayvaz ağlama

Geç de gidelim harmana yukarı
Akar leblerinin balı şekeri
Çökerse Ayvaz'ın kahrı çökeri
Alnı top kaküllü yeşil ağlama

Gel Ayvaz'ım bu dağlara gidelim
Bile ağlayalım bile gülelim
Fırat nehrinden murat alalım
Başı telli turnam Ayvaz ağlama

Geç gidelim biz harmandan beriye
Yüreğimde yağ komayıp eriye
şimdi anan baban gelir geriye
Başı telli turnam Ayvaz ağlama❞

❝Ne söyledim ne söyledim sana ne söyledim ki
Vurdun kapıyı gittin be vicdansız
Be insafsızın kızı be nankör kedi insan bir şey söyler
Sev dedin sevmedik mi
Aşka boyun eğmedik mi
Bütün kötü huyları hatta güzel dostları
Senin için terketmedik mi

Bugün yine bana bana ağlamak düşer
Deli gibi döne döne savrulmak düşer
Bugün yine bana bana of çekmek düşer of of of of

Bugün yine bana bana ağlamak düşer
Çıra gibi yana yana kül olmak düşer
Bugün yine bana bana ah çekmek düşer ah ah ah ah

Boş ver be gitsin Allah büyük
Her acının bir ahı vardır
Bir of çekersin biter her şey❞

❝Bağlamam var üç telli imanım
Borcum var beşyüzelli
Borcum var beşyüzelli
Gittin ise yörük kızı gelmedin imanım
Kocaya da vardın besbelli
Kocaya da vardın besbelli

Amanın da imanım şalvar malvarlım
Yörük kızın Allah'ına yalvarın

Kesik başı kestane imanım
Gölgesi bastı üstüme
Kalkın da gidelim baskına imanım
Yörüğün kızının üstüne
Yörüğün kızının üstüne

Amanın da imanım şalvar malvarlım
Yörük kızın Allah'ına yalvarın

(Ek bölüm)
Aman aman bağlamamın telleri
Açıldı mı yaylaların gülleri
Türkmen kızı kınalar yakmış eline
Altın kemer yakışıyor beline

Amanın da imanım şalvar malvarlım
Yörük kızın Allah'ına yalvarın

***

Anadolu Köylerinin Türküleri, Yusuf
Ziya Demirci'de türkünün bağlantı bölümleri
şu şekildedir (ıstanbul, 1938)
Ayrıca kıtalar TRT'dekinin tersi şekildedir


Amanın da dumanın şalvarı
Yörük kızı Allahına yalvarı❞

❝Ağlamak kar etmez bu ağır yüke
Bilmem ki ne zaman bitecek çilem
Günbegün artıyor derdim gitgide
Bilmem ki ne zaman bitecek çilem

Gardaş bu çilem
Yoldaş bu çilem

Bunca sorun varken rahat uyulmaz
Feryat etsem yine sesim duyulmaz
Üst üste gelmiş hep, derdim sağalmaz
Bilmem ki ne zaman bitecek çilem

Gürcüm bu çilem
Yolcum bu çilem

Derdini saklayan derman bulamaz
Ömrünce çeker de iyi olamaz
Gün gelir gidenler geri gelemez
Bilmem ki böyle mi bitecek çilem

Nazlım bu çilem
Sözlüm bu çilem

Her türlü tehlike hep beni bekler
Bir derdim üstüne on sorun ekler
Dayanmaz bedenim yıpranır gider
Bilmem ki ne zaman bitecek çilem

Gardaş bu çilem
Yoldaş bu çilem

Bir gün gelir sağlığım da bozulur
Kazma kürek ile mezar kazılır
Mermer taş üstüne dertli yazılır
Bilmem ki böyle mi bitecek çilem

Gürcüm bu çilem
Yolcum bu çilem

Üst üste gelir hep türlü sorunlar
Kasım senden uzak mutlu yarınlar
Kaderine küssen deli sanırlar
Bilmem ki ne zaman bitecek çilem

Nazlım bu çilem
Sözlüm bu çilem❞

❝Çubuk uzun bağlama
(Gülüm bir danem aman aman aman gaşı keman)
Ben gidiyom ağlama
(Gaydalım aman amanın aslanım aman)

Çubuk uzun bel verir
(Aman bir danem aman aman aman gaşı keman)
Bu güzellik elverir
(Bir danem aman amanın gaydalım aman)

Çubuk uzun tütün az
(Bir danem aman aman aman gaşı keman)
Geçti bahar kaldı yaz
(Gaydalım aman amanın bir danem aman)❞

❝Çıbık telden bağlamam
Kara kaşlım ağlama

Eğlencem aman
Edalım aman
Sürmelim aman

Çekmecemin perçini
Açamadım içini

Eğlencem aman
Edalım aman
Sürmelim aman

Çıbık benim tel benim
Kara kaşlı yar benim

Eğlencem aman
Edalım aman
Sürmelim aman

Aşta gel dolaşta gel
Dağları dolaşta gel

Eğlencem aman
Edalım aman
Sürmelim aman

Çıbık uzun yol gider
Sürmelenmiş yar gider

Eğlencem aman
Edalım aman
Sürmelim aman❞

❝Çaldığım bağlama kara gözlüm ağlama
Ben buralı değilem bana gönül bağlama

Hele yandım yandım yandım eli zilliye
Hele yandım yandım yandım çifte telliye

Çaldığım keman hallerim yaman
On iki yar sevdim biribirinden yaman

Hele yandım yandım yandım eli zilliye
Hele yandım yandım yandım çifte telliye

Çaldığım sazdır ettiği nazdır
Ne kadar sevsem yine der ki azdır

Hele yandım yandım yandım eli zilliye
Hele yandım yandım yandım çifte telliye❞

❝Ağlar isen kendi derdine ağla
Dost senin derdine kimse ağlamaz
Yaralı bağrını sürsen yerlere
Dost senin derdine kimse ağlamaz

Vefasız buyurdu terk edip gitsen
Hal bilmez zalime sen boyun büksen
Bülbül gibi figan etsen zar etsen
Dost senin derdine kimse ağlamaz

Bu sinemi ateş ile dağlarsın
Yaz yağmuru gibi akar çağlarsın
Sen elin derdine yanar ağlarsın
Dost senin derdine kimse ağlamaz

Zalim felek bağım eylemiş talan
Anladım dünyanın sonu hep yalan
Hasan der yaralı yaralı dolan
Dost senin yaranı kimse bağlamaz❞

❝Sarı çiçek sarartıyı dağları
Suna boylum ağlama
Kırmızı gül bezetiyi bağları
Derdi güzel ağlama

ıkimizin gün görecek çağları
Ben ölürüm ağlama
Çekerim ayrılık seni bir zaman
Derdi güzel ağlama
Ben deli değilim yarin sevdası
Ben ölürüm ağlama

Ben seni severim sen de seversen
Suna boylum ağlama
Kör olasın el sözüne uyarsan
Derdi güzel ağlama

şah Hüseyni Kerbelayı seversen
Ben ölürüm ağlama
Ölene dek bana bir dert eyleme
Derdi güzel ağlama
Ben deli değilim dostun sevdası
Derdi güzel ağlama❞

❝Elindedir bağlama
Kara gözlüm ağlama
O günkü sözlerimi
Cavır (zalım) annene söyleme

Haydendi deyzem dayım
Gurusun donuz huyum
Ableni ben gaçırcem
(Ben ağbeyne varıcem)
Enişden olcem gayrı
(Yengen olcem gayrı)
Hop diri diri dat diri dit diri dom
Ben yarimi seviyom
Ben Kezban'a ölüyom

Sarı çizme giyelim
Bizim dama girelim
Annen buben duyarsa
Tav boşanmış diyelim

Haydendi deyzem dayım
Gurusun donuz huyum
Ableni ben gaçırcem
(Ben ağbeyne varıcem)
Enişden olcem gayrı
(Yengen olcem gayrı)
Hop diri diri dat diri dit diri dom
Ben yarimi seviyom
Ben Kezban'a ölüyom

Susadım su isterim
Pınar nerde gösterin
Ben pınardan ganmeyom
Keziban'ı isterim

Haydendi deyzem dayım
Gurusun donuz huyum
Ableni ben gaçırcem
(Ben ağbeyne varıcem)
Enişden olcem gayrı
(Yengen olcem gayrı)
Hop diri diri dat diri dit diri dom
Ben yarimi seviyom
Ben Kezban'a ölüyom❞

❝Ben ağlamam On Kasım'da
O'nu, her gün diri gördüm
Ölene dek göreceğim
Doğalıdan beri gördüm

Halka, vermişti canını
Hak'tan almış ünvanını
Atmış, Osmanlı şanını
Samsun'da bir eri gördüm

Matemin doyurmaz beni
Minnetim kucaklar seni
Bize cennet gibi yeni
Verdiğin eseri gördüm

Ulu Atam, inan buna
Düşkünler hayrandır sana
Mazlum Milletler adına
Sendeki zaferi gördüm

Ne hikmet, varidi sende
Güneştin, doğdun cihanda
Bin yılların ötesinde
El bastığın, yeri gördüm

Mahzuni yoluna düştüm
Nice nice engel aştım
On Kasım'da kaybetmiştim
Daha şimdi geri gördüm❞

❝Kader böyle imiş böyle yazılmış
Gidiyorum kara gözlüm ağlama
Mezarımız gurbet ele kazılmış
Gidiyorum kara gözlüm ağlama

Ceylan bakışını üzme boşuna
Kurbanlar olayım gözün yaşına
Keder yakışmıyor hilal kaşına
Gidiyorum kara gözlüm ağlama

Emanet eyledim em'li kuzumu
Arkalarda koyma benim gözümü
Getir'ler çalayım kırık sazımı
Gidiyorum kara gözlüm ağlama

Mahzuni şerif'im yollar göründü
Garip başım dertten derde büründü
Fadimem duvağın yerde süründü
Gidiyorum kara gözlüm ağlama❞

❝Ne ağlarsın nazlı yarim
Gel ağlama gül ağlama
Kimse görmeden yaşını
Sil ağlama sil ağlama

Ararsan bulun eşini
Sürmelemişsin kaşını
Mendil verem göz yaşını
Sil ağlama sil ağlama

Gezmişim ben bütün alem
Al eline kurşun kalem
Zavallı'ya bir tek selam
Sal ağlama sal ağlama❞

❝Gidiyorum ağlama
Karaları bağlama
Saçlarından bir tel ver
Merhem olsun yarama

(Bağlantı)
Gel yanıma yanıma
Seni saram canıma

Ben bir keklik olaydım
Yollarına konaydım
Giden gelen yolcudan
Sevdiğimi soraydım

Bağlantı

Bir yaralı dağlıyam
Bahçalıyam bağlıyam
Ben yardan ayrılalı
Yürekten yaralıyam

Bağlantı❞

❝Iraftadır bağlama (aman aman)
Gel ağlama kömür gözlüm ağlama
Ben gidiyom gurbete (aman aman)
(aman) Karaları bağlama

Yörü gidi dinsiz imansız (aman)
Geçtin buralardan selamsız (aman)

Iraftadır siniler (aman aman)
(aman) El vurmadan iniler
Gurbetteki yarimin (aman aman)
(aman) Kulakları çiniler

Yörü gidi dinsiz imansız (aman)
Geçtin buralardan selamsız (aman)❞

❝Kim çalarsa kara düzen bağlama
Kullanır parmağın mızrap yerine
Aşıkların güzel boşa ağlama
Koymuşlar kaşların mihrab yerine

Geda gönlüm kapısında uyursa
Uyanıp meramın şaha duyursa
ıçeri almayıp dışarda korsa
Koysun kapusunda bevvab yerine

Aşk odundan kalbi geda göyünür
Ciğer kebabından şah yer doyunur
Kalbinden gedanın aşkı soyunur
şah olan cisminden esvab yerine

Derd-i Seyrani'den anlayan güzel
Sazını sözünü dinleyen güzel
Kuş gibi kalbinden inleyen güzel
şimdi koymaz oldu ahbab yerine❞

❝Evlerinde bir ipekten halı var
şeker yemiş dudağında balı var
Ben de bildim bir vefasız yarim var

Ayıp derler kendi düşen ağlamaz
Ak üstüne kareleri bağlamaz

Sepet aldım bağa girdim üzüme
Yollar ırak yar görünmez gözüme
Uyma dedim uydu eller sözüme

Ayıp derler kendi düşen ağlamaz
Ak üstüne kareleri bağlamaz❞

❝Bize de Banaz'dan Pir Sultan deller
Bizi de kem kişi bellemesınler
Paşan adamine tembih eylesın
Kolum çekib elim bağlamasınlar

Hüseyin Gazi Sultan binsin atıne
Dayanılmez felegin çarkı zatına
(dost) Benden selam edin ev külfetine
Çıhıp ele karşın ağlamasınlar

Ela gözlüm zülfün keleb eylesin
Döksün mah yüzüne nikab eylesin
Ali Baba Hak'dan dilek dilesin
Bizi dar dibinden eylemesinler

Ali Baba neger söze nuyersa
Emir Hoda'nındır beyler kıyersa
Ela gözlü yavrularım duyersa
Alın çözüp kara bağlamasınlar

Pir Sultan Abdal'ım coşgun akarım
Akar akar şah yoluna bakarım
(dost) Pirim aldım sehrangaha çıkarım
Daha beyler bizi dinlemesinler❞

❝Kimselere asla kin bağlamam
Gönüller evinin dervişiyim ben
Cahilin çamuruyla bina yapamam
Hakikat bağının bağbanıyım ben

Riya meclisine varıp oturmam
Mürşidi kamilden asla ayrılmam
Sahtekarı babam olsa kayırmam
Erler ordusunun neferiyim ben

Ehli dil olanla gönül bağım var
Güneş yüzlü yare ahuzarım var
şu alemde dosttan gayrı neyim var
Sevgi bahçesi'nin çiçeğiyim ben

Hor görmem kimseyi düşmem gaflete
Hal bilmez biriyle girmem sohbete
Rabbim muhtaç etmesin bizi namerte
Cömert sofrası'nın biberiyim ben

Ozan Güner kul da kusur aranmaz
Kusursuz kul mümkün değil bulunmaz
Birinin günahı diğerinden sorulmaz
Edep erkan yolunun bekçisiyim ben❞

❝Ağlamakla nazlım bitmez ki çilen
Gayrı göz yaşını sil leylam leylam
Var mı benim gibi hasretlik çeken
Seni sevdiğimi bil leylam leylam

Bir kez olsun el yüzüne bakmadım
Ellerime kara kına yakmadım
Parmağıma nişan yüzüğü takmadım
Sen de benim nişanlım ol leylam leylam

Gül olmayan yerde bülbül öter mi
ınsan sevdiğinden böyle kaçar mı
Selamsız sabahsız gülüp geçer mi
şu garip halime gül leylam leylam

Gözlerim yoruldu sana bakmaktan
Gönlüm seni sevmiş oldu, uzaktan
Kasım der usandım umutlanmaktan
Sen de benim gibi yan leylam leylam❞

❝Bağlamayın dağlar benim yolumu
Göresim geldi nazlı yavrumu
Gam kasavet almış da leyli

(Bağlantı)
Selvi de boylumu
Melek de soylumu
Güzel de huylumu

Hasretlik yamandır büker boynumu
Bağlar zalim felek elim kolumu
Nasıl eller sarmış da leyli

Bağlantı

Elimden aldılar nazlı yarimi
Kimle paylaşayım gönül derdimi
Yad eller ağlatmış da leyli

Bağlantı❞

❝Ağlama
Ağlama benim narçiçeğim
Gözlerinden akan

Yaşlara bulanan
Sabırsızlık seninle kahrolur

Ağlama
Ağlama benim narçiçeğim
Yüreğine pranga

Vurduğun zamanda
Bende olan sana savrulur

Ağlama
Ağlama benim narçiçeğim
Beni sana bağlar

Sana koşan yollar
Tükenmesin verdiğim umutlar❞

❝Niçin ağlamayım niçin gülmeyim
(Aslı: "Neden tutuşmayım neden yanmayım")
Deli gönül bir sevdaya bağlandı
Özü şirin sözü şirindir yarin
Gamzesi yok kaşı yaya bağlandı

Yürüdükçe eda verir özüne
Kudret sürmesini çekmiş gözüne
Taramış zülfünü dökmüş yüzüne
Zannedersin bulut aya bağlandı

ırfani'yem yeni buldum bir devlet
Sakın yadlarınan eyleme ülfet
Eskiden kalmadı mihri muhabbet
şimdi gönül taze yare bağlandı❞

❝Ömrüm hitam bulup dosta gidende
Fuzuli yaş döküp el ağlamasın
Ruhum uçup gider ne kalır tende
Dudak ağlamasın dil ağlamasın

Bir vakit geldi mi kalmaz hiçbir kul
Ne bahçe şad olmuş inan ne sümbül
Boşa figan eder biçare bülbül
Bülbül ağlamasın gül ağlamasın

Dostun çağrısına hürmet edilir
Saygın varsa dost şerbeti tadılır
Dost çağrısı dost yoluna gidilir
Teneşir yaş döküp sal ağlamasın

Ruhum bedenime elveda derse
Kabirde melekler sual ederse
Eğer ruhum dost bağına giderse
Ayak ağlamasın yol ağlamasın

Gidecek Dumani dostun yoluna
Çifte melekleri sağı soluna
Yaradan zulmetmez kendi kuluna
Mezarım başında kul ağlamasın❞

❝Bedenim ruhuma gurbet el olmuş
Olsun sabret sus be ağlama gözüm
Ömrümün baharı sararmış solmuş
Solsun sabret sus be ağlama gözüm
Solsun sabret boş ver ağlama gözüm

Gönül derdin yüz bin yapmış abartmış
Her gün ağıt yakıp yürek kabartmış
Saçlarını pençe pençe kopartmış
Yolsun sabret sus be ağlama gözüm
Yolsun sabret boş ver ağlama gözüm

Devran Baba o yar demiş oh olsun
Zindanlara Yusuf gibi sokulsun
Gözlerine Yakup gibi kan dolsun
Dolsun sabret sus be ağlama gözüm
Dolsun sabret boş ver ağlama gözüm❞

❝Sakın her güzele gönül bağlama
Her güzel ahtında tam olmaz olmaz
Coşkun sular gibi akıp çağlama
Yara gavuşanda hallolmaz olmaz

Dikenli çalıda yetişir güller
Derdi ben çekerim ne bilir eller
Rüzgarın elinden zar eyler dallar
Arısız kovanda bal olmaz olmaz

Arı gibi her çiçeği bağlayan
Cefa çekip yar aşkıyla yanmayan
Muhabbet gönülden içip kanmayan
ırfan meclisinde hallolmaz olmaz

Aşık Zengin harap oldu hallerim
Bozuldu bağlarım soldu güllerim
Karşıdadır dönün Hakkın yolları
Her görünen yurda yol olmaz olmaz❞

❝Sen ağlama nazlı güzel
Yaşın ben olam ben olam
Ben seni severim ezel
Düşün ben olam ben olam

Sallanıp bağrımı ezme
Kıskanırım yalnız gezme
Gözlerinle kimse süzme
Kaşın ben olam ben olam

Aslı yakınca Kerem’i
Sen de öldürürsün beni
Küçük yaştan sevdim seni
Eşin ben olam ben olam

Sevenin bunda suçu ne
Toprak olayım saçına
Gireyim ağzın içine
Dişin ben olam ben olam

Çırağı’yım haşla beni
Yar bağına aşla beni
Gergefine işle beni
ışin ben olam ben olam❞

❝Sus ağlama benim divane gönlüm
N'olur bir de sen gül ellere karşı
Gam çekmek için mi geldim cihana
Bülbül gibi küstüm güllere karşı

Uçtu gönül kuşu hala dönmedi
Akar gözyaşlarım bir dem silmedi
Bir dost buldum o da halden bilmedi
Yalnız kaldım adu dillere karşı

Yok vefasızlıkta dostun emsali
Riya dolu imiş o gül cemali
Dalından ayrılmış yaprak misali
Savrulur Atıcı yellere karşı❞

❝Seherde ağlayan bülbül
Sen ağlama ben ağlayım
Ciğerim dağlayan bülbül
Sen ağlama ben ağlayım bülbül ey

Bülbülün tüyleri yeşil
Kırmızı güle dolaşır
Ağlamak bana yakışır
Sen ağlama ben ağlayım bülbül ey

Bülbülün tüyleri sarı
Ben ağlarım zarı zarı
Sen de mi yitirdin yarı
Sen ağlama ben ağlayım bülbül ey

Aşık der ki bahtım kara
Aşk elinden ciğer pare
Bülbül güle ben de yare
Sen ağlama ben ağlayım bülbül ey❞

❝Allah'tan bir kaza başıma geldi
Aman sazım hazin hazin ağlama
Kesildi parmağım bağrımı deldi
Canım sazım hazin hazin ağlama
Ağlayıp da ciğerimi dağlama

Gömleğim içinde gizlerdim seni
Bir gün görmeseydim özlerdim seni
Nice meclislerde sözlerdim seni
Canım sazım hazin hazin ağlama
Ağlayıp da ciğerimi dağlama

Parmağım perdene yatışmaz oldu
Dahi evvelki gibi yetişmez oldu
Bir türlü kaynayıp katışmaz oldu
Canım sazım hazin hazin ağlama
Ağlayıp da ciğerimi dağlama

Sen ağaçsın ben Allah'ın bir kulu
Gine bir gün olur yaparız balı
Güle getiririz terli bülbülü
Canım sazım hazin hazin ağlama
Ağlayıp da ciğerimi dağlama

Yüce yüce karlı dağlar aşardık
Aşar aşar enginlere düşerdik
Kah olur dertleşir kahi coşardık
Canım sazım hazin hazin ağlama
Ağlayıp da ciğerimi dağlama

Duvara yaslandın yas mı tutarsın
Bir gün olur sesime ses katarsın
Ebedi ölürsem sen de yatarsın
Canım sazım hazin hazin ağlama
Ağlayıp da ciğerimi dağlama

Yüce yüce karlı dağlar aşardık
Aşar aşar enginlere düşerdik
Kah olur dertleriş kahi coşardık
Canım sazım hazin hazin ağlama
Ağlayıp da ciğerimi dağlama

Duvara yaslandın yas mı tutarsın
Bir gün olur sesime ses katarsın
Ebedi ölürsem sen de yatarsın
Canım sazım hazin hazin ağlama
Ağlayıp da karaları bağlama

Ben sendeki sarı teli inlettim
Sen de beni elli beş yıl eğlettin
Cevlani'yi dertli dertli söylettin
Canım sazım hazin hazin ağlama
Ağlayıp da karaları bağlama❞

❝Dağlar beni koy ver gidim yar ağlamasın
Dizin vurmasın
Doymadım ömrüme nasıl ölem yar ağlamasın
Gülüm solmasın
Yollar tuzak ben ne edim yar ağlamasın
Yürek yanmasın

Ağlama yar sen ağlama yar
Gadan belan bana gelsin
Sen ağlama yar
Gül kırılmasın
Gönül kırılmasın
Kar fırtına boran olsun
Gülüme yağmasın
Ben öleyim oy ben öleyim
Bu canıma kurşun değsin
Dur ben öleyim

Ağlama yar gel ağlama yar
Sana gelen bana gelsin
Sen ağlama yar
Gülüm darıldı
Gönlüm yoruldu
Kar fırtına boran vurdu
Gülüm kırıldı
Ben öleyim oy ben öleyim
Bu canıma kurşun değsin
Dur ben öleyim❞

❝(ah) Talih bizi attı gurbet ellere
Kara günler gelir geçer ağlama
(ah) Al sazın eline dokun teline
Kara günler gelir geçer ağlama
Yar zalım yar vefasız yar

(ah) Kaderimde böyle yazılmış ferman
Aşkın yarasına da olur mu derman
(ah) Boş yere üzülüp kendini yorma
Kara günler gelir geçer ağlama
Yar zalım yar vefasız yar

(ah) Seyit Meftuni'yi derde koyunca
Gurbet elde geçer ömrüm boyunca
(ah) Almadım dünyada lezzet doyunca
Kara günler gelir geçer ağlama
Ağlama cananım gel ağlama❞

❝Yol üstünde bağlama
Of kömür gözlüm ağlama
Ben gidersem a yarim amanda
Sen karalar bağlama

Of dominam haydindi
Kaba yere düşmüş dominam aman
Salı günü gel hanım
Salı günü gel
Çarşambayı unutma
Perşembeyi şaşırma aman
Cuma günü gel hanım
Cuma günü gel

Yol üstünde incim var
Of sol yanımda sancım var
ılişmeyin a dostlar amanda
Yanımda bir gencim var

Of dominam haydindi
Kaba yere düşmüş dominam aman
Salı günü gel hanım
Salı günü gel
Çarşambayı unutma
Perşembeyi şaşırma aman
Cuma günü gel hanım
Cuma günü gel❞

❝ısmi Hamdulah'tı gürbüz er idi
Aşıklara sadıklara yar idi
Ta baştan ayağa münevver idi
ınci mercan gevher la'l ağlamaz mı

Açardı dükkanı gevher satardı
Dertli olanlara derman katardı
Dudu kumru kafeslerde öterdi
Kumrudan ayrılan dal ağlamaz mı

Vara idim türbesinin başına
Yüz süreydim toprağına taşına
Yaktın şu sinemi aşk ataşına
ısmini zikr eden dil ağlamaz mı

Sene bin iki yüz altmış üç oldu
Varam dedim varamadım suç oldu
Don değişti şu dünyadan göç oldu
Kervanı kesilen bel ağlamaz mı

Aşık Veli'm eyder derdim yüz oldu
Gecinden isterdik gayet tez oldu
Yaz bahar ayları döndü güz oldu
Bağa gazel düşse gül ağlamaz mı❞

❝Ağlama hey kömür gözlüm ağlama
Ağlamanın gülmeleri yakındır
Br imdat olursa gani Hüda'mdan
Gözüm yaşın silmeleri yakındır

Avlatması çetin olur şahanın
Havalanıp gökyüzüne ağanın
Yüzü çifte benli dilber sevenin
şen olup da gülmeleri yakındır

Siyah zülfün mah yüzünde tel gibi
Acap biz de güler miyik el gibi
Bir yeğit yar sevse o da gül gibi
Ayrılınca solmaları yakındır

Erisin dağların karı erisin
Seli aksın düz ovayı bürüsün
Ulus kalksın ak mayalar yürüsün
Gözle yarin gelmeleri yakındır

Karacaoğlan'ım gezer Konya'da
Dervişleri sema eder Türbe'de
Ne demin var ise sür bu dünyada
Felek bizi almaları yakındır

***

Sarı Defterdekiler: Folklor Derlemeleri,
Yaşar Kemal, Birinci Basım, s. 45'de Yaşar Kemal
derleyen, Çukurova yöre bilgisiyle eser şu
şekilde aktarılmaktadır


Ağlama da deli gönül ağlama
Ağlamanın gülmeleri yakındır
Kadir Mevlam destin verse kuluna
Gönül dostu bulmaları yakındır

Zarbı çetin olur tülek doğanın
Pençe vurup gökyüzüne tüğenin
Koynu tomurcuk memeli güzel sevenin
Gönül murat almaları yakındır

Farıya bire deli gönül farıya
Garbi değmiş karlar gibi eriye
Yarim çıkmış evlerinden beriye
Sey'rir gözüm gelmeleri yakındır

Karac'oğlan der ki el bize bakmaz
Küçüktür sevdiğim kahrımı çekmez
Ak kuğu geleli de bülbül gerekmez
Kırık dalı sarmaları yakındır❞

❝Kara gündür gelir geçer
Ağlama sen gülüm benim
Bir gün gelir güller açar
Ağlama sen gülüm benim

Çok acılar göreceğiz
Birbirine öreceğiz
Tüm bunları süreceğiz
Ağlama sen gülüm benim

Hiç kimseye takılmadan
Dayanarak yıkılmadan
Söylüyorum sıkılmadan
Ağlama sen gülüm benim

Ne düşmana ne de dosta
Sır verip de olma hasta
Görmeyeyim seni yasta
Ağlama sen gülüm benim

Gurbet ele güven olmaz
Yiğit olan saçın yolmaz
Ağlamakla torba dolmaz
Ağlama sen gülüm benim

Der ki Harun kara yüze
ınanma sen yalan söze
Varsın gülsün eller bize
Ağlama sen gülüm benim❞

❝Sen ağlama nazlı güzel
Yaşın ben olam ben olam
Ben seni severim ezel
Düşün ben olam ben olam

Sallanıp bağrımı ezme
Kıskanırım yalnız gezme
Gözlerinle kimse süzme
Kaşın ben olam ben olam

Aslı yakınca Kerem’i
Sen de öldürürsün beni
Küçük yaştan sevdim seni
Eşin ben olam ben olam

Sevenin bunda suçu ne
Toprak olayım saçına
Gireyim ağzın içine
Dişin ben olam ben olam

Çırağı’yım haşla beni
Yar bağına aşla beni
Gergefine işle beni
ışin ben olam ben olam❞

Gurbet elde bir hal geldi başıma
Ağlama gözlerim mevlam kerimdir
Derman arar iken derde düş oldum
Ağlama gözlerim mevlam kerimdir

Huma kuşu yere düştü ölmedi
Dünya Sultan Süleyman’a kalmadı
Dedim yare gidem nasip olmadı
Ağlama gözlerim mevlam kerimdir

Kağıda yazılmış ufak yazılar
Anadan ayrılmış körpe kuzular
Derdi olan yüreğinden sızılar
Ağlama gözlerim mevlam kerimdir

(Repertuvarda olmayan dörtlük)
Kağıt yok ki yazam yare gönderem
Ya ben ahvalimi kime bildirem
Can tatlıdır uram kendim öldürem
Ağlama gözlerim mevlam kerimdir

Abdal Pir Sultan’ım böyle buyurdu
Ayrılık gömleğim biçti geyirdi
Ben ayrılmaz idim felek ayırdı
Ağlama gözlerim mevlam kerimdir

(Kurbani mahlaslı dörtlük)
Kurbani'yem bunu böyle buyurdu
Ayrılık gömleğin bize giydirdi
Ben ayrılmam idim felek ayırdı
Ağlama gözlerim mevlam kerimdir

***

Cahit Öztelli "Evlerinin Önü" adlı araştırmasında
türküyü şu şekilde veriyor (s.56)

Gurbet elde bir hal geldi başıma
Ağlama gözlerim Mevla kerimdir
Derman arar iken derde düş oldum
Ağlama gözlerim Mevla kerimdir

Hüma kuşu yere düştü ölmedi
Dünya Sultan Süleyman'a kalmadı
Dedim yare gidem nasip olmadı
Ağlama gözlerim Mevla kerimdir

Kağıda yazarlar ufak yazılar
Anasız olur mu körpe kuzular
Yürek yaralıdır ciğer sızılar
Ağlama gözlerim Mevla kerimdir

Pir Sultan Abdal'ım böyle buyurdu
Ayrılık donları biçti geyirdi
Ben ayrılmaz idim felek ayırdı
Ağlama gözlerim Mevla kerimdir

***

Mehmet Özbek, "Folklor ve Türkülerimiz" adlı
kitabında türküyü şu şekilde aktarmaktadır
(Yayın No.91, s.263-264)

Gurbet elde bir hal geldi başıma
Ağlama gözlerim Mevla kerimdir
Derman arar iken derde düş oldum
Ağlama gözlerim Mevla kerimdir

Hüma kuşu yere düştü ölmedi
Dünya Sultan Süleyman'a kalmadı
Dedim yare gidem nasip olmadı
Ağlama gözlerim Mevla kerimdir

Kağıda yazılmış ufak yazılar
Anadan ayrılmış körpe kuzular
Derdi olan yüreğinden sızılar
Ağlama gözlerim Mevla kerimdir

***

Narman yöresinden Aşık Sümmani
mahlas gösterilerek yayımlanan
eser şu şekildedir

Gurbet elde bir hal geldi başıma
Ağlama gözlerim Mevla kerimdir
Felek ağu kattı pişmiş aşıma
Ağlama gözlerim Mevla kerimdir

Kağıda yazmışlar ufak yazılar
Yar hasreti ciğerimde sızılar
Dadaş deyi ağlar körpe kuzular
Ağlama gözlerim Mevla kerimdir

Huma kuşu yere düştü ölmedi
Dünya sultan Süleyman kalmadı
Dedim yare gidem nasip olmadı
Ağlama gözlerim Mevla kerimdir

Sümmani derdini böyle buyurdu
Ayrılık zehrini sözle duyurdu
Ben ayrılmaz idim felek ayırdı
Ağlama gözlerim Mevla kerimdir


Günler gelir geçer boşa
Ağlama gülüm ağlama
Yazılan mı gelir başa
Ağlama gülüm ağlama

Bir gün kara günler biter
Üzme beni artık yeter
Kavuşmamız gelir çatar
Ağlama gülüm ağlama

Yaktın Akarsu'yu yaktın
Gurbetten gurbete attın
Öldürmekten beter ettin
Ağlama gülüm ağlama