Aşık Mahzuni Şerif - Zalim







Yorum Yaz

Yorumlar
5 - 5 - 0 yorum

Aşık Mahzuni Şerif En Çok Dinlenen 10 Türküsü
Aşık Mahzuni Şerif - Dostum Dostum
Aşık Mahzuni Şerif - Yuh Yuh
Aşık Mahzuni Şerif - Zalim
Aşık Mahzuni Şerif - Ha Babam Ha
Aşık Mahzuni Şerif - Katil Amerika
Aşık Mahzuni Şerif - Affetmem Seni Yar
Aşık Mahzuni Şerif - Gel Gizli Gizli
Aşık Mahzuni Şerif - Yara Var Gardas
Aşık Mahzuni Şerif - Dilaver
Aşık Mahzuni Şerif - Zalimin Zulmü Varsa

Etiketler : Aşık Mahzuni Şerif, Zalim, Aşık, Mahzuni, Şerif, Zalim, Aşık Mahzuni Şerif - Zalim türkü indir, Aşık Mahzuni Şerif - Zalim türkü dinle, Aşık Mahzuni Şerif türküleri, Zalim türküsü dinle, Aşık Mahzuni Şerif türkü dinle, Aşık Mahzuni Şerif türkü sözleri, Zalim sözleri, Aşık Mahzuni Şerif mp3 dinle

❝Şu kanlı zalimin ettiği işler
Garip bülbül gibi zar eyler beni
Yağmur gibi yağar başıma taşlar
Dostun bir fiskesi yaralar (pareler) beni

Dar günümde dost düşmanım belloldu
On derdim var ise şimdi elloldu
Ecel fermanı boynuma takıldı
Gerek asa gerek vuralar beni

Pir Sultan Abdalım can göğe ağmaz
Haktan emrolmazsa ırahmet yağmaz
Şu illerin taşı hiç bana değmez
İlle dostun gülü yaralar beni❞

❝Zalim poyraz gıcım gıcım gıcılar
Yüreğime düştü goygun acılar da
Su yolunda suya giden bacılar
Bacılar içinde yarim var benim de

Emirdağla şu Urfanın (Afyonun) arası
Emirdağı ardın selvi sırası da
Muradımı alamadım dünyada
Onulmaz bu yüreğimin yarası da
(Anam yarası)❞

❝Ağlarım için için (zalım zalım zalım ey)
Giderim o yar için (zalım zalım zalım ey)
Hem gider hem ağlarım (zalım zalım zalım ey)
Bilmem bu dert ne için (zalım zalım zalım ey)

Masa üstünde yaldız (zalım zalım zalım ey)
Hoş geldin küçük baldız (zalım zalım zalım ey)
Sen git de ablan gelsin (zalım zalım zalım ey)
Ben kalmışam yalnız (zalım zalım zalım ey)

Yüzüğüm kaşı elmas (zalım zalım zalım ey)
Suya düşer bulunmaz (zalım zalım zalım ey)
Genç ömrüm heder etsem (zalım zalım zalım ey)
El kızıdır inanmaz (zalım zalım zalım ey)❞

❝Şu zalim gurbetin kahrı çilesi
Çekilmiyor artık çekemez oldum
Başından aşkındır herkesin derdi
Kimseye derdimi dökemez oldum

Ateştir gurbetin toprağı taşı
Dert sahibi yapar sağ olan başı
Dinmek bilmiyor ki gözümün yaşı
Akan kanlı yaşı silemez oldum

Anamın babamın yastadır başı
Unutturdu gurbet bacı gardaşı
Üç tane yavruyla bir can yoldaşı
Yolumu bekliyor gidemez oldum

Arapta vicdan yok bende de lisan
Bu kadar insafsız olur mu insan
Gönlüm feryat eder yükselir isyan
Söz dinletip onu bükemez oldum❞

❝Bu zalim sevdayı ben kendim seçtim
Bağrıma bastığım taştan kime ne
Uzaktan uzağa ben kendim sevdim
İçime döktüğüm yaştan kime ne

Gönül benim sevda benim
Bu yıkılan dünya benim
Zehir olsa her nefesim
Seviyorum kime ne

Hasretin dağlar çökse başıma
Yine söz söyletmem büyük aşkıma
Çekilin başımdan Allah aşkına
Ben sevdim ben yandım bundan kime ne❞

❝Aha gidiyorum zalim üstüne
İster gelen olsun ister olmasın
Hem de Pir Sultan’dan aldım desturu
İster bilen olsun ister olmasın

Çalışıp çırpınıp bunca zamandır
Karnım doymaz oldu bu nice haldır
Gönlün varsa haydı benimle saldır
İster çilen olsun ister olmasın

Ezilmek büzülmek korku hal değil
Midemize inen bulgur bal değil
Ölüm para değil hem de pul değil
İster ölen olsun ister olmasın

Dostu olan haber salsın dostuna
Can Yoksul yürüyor ölüm üstüne
Kanlı ellerini zalim postuna
İster silen olsun ister olmasın❞

❝Girdabı dert oldum ben bu aşk ile
Beni hicran ile doldurdun zalım
Sen halım bilmezsen yadlar ne bile
Gonca güllerim soldurdun zalım

Akar gözyaşlarım benzer sellere
Kimseler düşmesin böyle hallere
Derdimi söylerim dertli kullara
Delip şu sinemi deldirdin zalım

Ne olur merhamet eyle halıma
Geçti devran gazel düştü dalıma
Seni terk eylemek düşmez yoluma
Aklımı fikrimi aldırdın zalım

Hüsnün nakşolunmuş benzer mushafa
Bir niyazım bedel yüz bin tavafa
Çok yalvardım yar gelmedin insafa
Beni bu dert ile öldürdün zalım

Daimiyim eyvah beni ah beni
Nazlı canan sor kerem et gah beni
Eriştirsin maksuduma Şah beni
Gah ağlattın gahi güldürdün zalım❞

❝Ah hele zalım
Geldi geçti
Zalım yarım
Ah hele gurbanım
Bağrımı yavru deldi geçti

Ah hele zalım
Nice şah nice sultan
Anan öle
Hele zalım
Tahtı tavı bıraktı geçti

Oğul eman eman
Halim yaman eman
Dağlar duman eman eman❞

❝Bırak be zalim bırak
Bırak be hayın bırak
Ah hanım hanım hanım
A benim canım canım

Yandan bak penceriye
Yandan bak penceriye
Nere kaçıp gidelim
Ben de bilmem nereye

Bırak be zalim bırak
Bırak be hayın bırak
Ah hanım hanım hanım
A benim canım canım

Çay taşı çakmak taşı
Çatıktır yarin kaşı
Çirkin ile bal yeme
Güzel ile taş taşı

Bırak be zalim bırak
Bırak be hayın bırak
Ah hanım hanım hanım
A benim canım canım❞

❝İnsafsız zalim yar bir gün halimden
Bilmeye bilecek amma ne zaman
Ben ölünce tutmak için salımdan
Gelmeye gelecek amma ne zaman

Huri midir gelmiş cennet aladan
Vallahi farkı yok şirin Leyladan
Bana ettiğini yüce Mevladan
Bulmaya bulacak amma ne zaman

Ölü deyip bizim gibi sağlara
Baykuşları dadandırmış bağlara
Feymaniyi deli edip dağlara
Salmaya salacak amma ne zaman❞

❝Zalim kardeşlerin vurdular onu
Umut sana kaldı can Karakaytaz
Elim yok günüm yok kime yalvaram
Umut sana kaldı can Karakaytaz

Elimden günümden kaldım aralı
Talihin tersine baktım karalı
Sevdiğim Kirmanım burda yaralı
Ümit sana kaldı can Karakaytaz

Mahperiyem düştüm aşkın kahrine
Eyüp mihnetine Yunus bahrine
Yetiştirin beni Tiflis şehrine
Ümit sana kaldı can Karakaytaz❞

❝Her zalimin sözlerine
İnansan da faydası yok
Bir gün olsun uyuyacan
Uyansan da faydası yok

Kim demiş ağlayan gülmez
Gidenler geriye gelmez
Evlat babasını bilmez
Güvensen de faydası yok

Çobanoğlu kurban yüze
İnsan ayna bak bu yüze
Kendi söylediğin söze
Utansan da faydası yok❞

❝Nice insanları candan
Ayırır bu zalim gurbet
Bir gün olur bu canından
Doyurur bu zalim gurbet

Bu mudur bu suyun kabı
Herkes olmuş buna tabi
Baksana bir iplik gibi
Eğirir bu zalim gurbet

Çobanoğlu der divana
Kül olmuşum yana yana
Her gün emrediyor bana
Buyurur bu zalim gurbet❞

❝Beni bu hallere koyan
Kötü kader zalim kader
Gel de bu hayata dayan
Kötü kader zalim kader

Hayat denen er meydanı
Damarda kurudur kanı
Bulgurunda pişmiş sonu
Kötü kader zalim kader

Bileziği nerden takam
Elin elinemi bakam
Kurtulmaz ki borçtan yakam
Kötü kader zalim kader

Çoluk çocuk rezil olduk
Sebze meyve hava aldık
Bu sene kurbansız kaldık
Kötü kader zalim kader

Gül Ahmedim vur sazına
Can dayanmaz avazına
Mahcup eder el kızına
Kötü kader zalim kader❞

❝Zalim bir dert geldi başa
Kolay kolay gider değil
Çaldı beni taştan taşa
Elim kolum tutar değil

Derman diye çıktım yola
Düştüm türlü haldan hala
Anladım ki ölüm bile
Dert çekmekten beter değil

Gülenayım dağım ovam
Yürek darda nere sığam
Issız kaldı yurdum yuvam
Bacam bile tüter değil❞

❝Zalim ağyar dört yanımız alıyor
Bizim ol yar ile aramız mı var
Bunca demdir gönül hasret kalıyor
Semtine varmaya çaremiz mi var

Benim ağladığım yare şan gelir
Sanırım cismine taze can gelir
Ah ettikçe yaş yerine kan gelir
Bilmem ki yürekte yaramız mı var

Aşıklık isteyen derd-i ser ister
Bu derdi çekmeye dilde fer ister
Zamane dilberi sim ü zer ister
Ya bizim vermeye paramız mı var

Vatan tutacağım gayri külhanda
Şad olup gülmedim devr ü zamanda
Niçin ah etmesin Emrah cihanda
Ruyinde benleri karamız mı var❞

❝Yazıktır incitme şu ben fakiri
Zehirledin tatlı yemeklerimi
Ne gününü gördüm hilenden gayri
Zay ettin çektiğin emeklerimi

Ciğerden yanasın büktün belimi
Kuru yerlere getirdin ilimi
Kastın ne idi Allahın zalimi
Göğ iken yoldurdun çiçeklerimi

Kan ağlıyor Ali İzzetin gözü
Hiç macıman bana kahpenin kızı
Görmedim ben senden bir güleç yüzü
Etim yedin ezdin kemiklerimi❞

❝Benden gittin yarın gelmem aklına
Bir selamın bile gelmiyor bana
Hasretin yazarım uzak hazana

Mektuplar yazdım da hüzünlü halim
Adres mi yanlıştı yollar mı zalim

Resmine bakar da dökülür yaşım
Seni beklerim de çatılmaz kaşım
Solumda duran da olacak taşım

Mektuplar yazdım da hüzünlü halim
Adres mi yanlıştı yollar mı zalim

Aynur bekler seni sabırla hergün
Bekleme gelemez dediler o gün
Yalanmış sevdamız anladım bugün

Mektuplar yazdım da hüzünlü halim
Adres mi yanlıştı yollar mı zalim❞

❝Zalimin gaddarın zevali yakın
Sanma ki beklenen Mehdiyi gelmez
Haksızdan soracak haklının hakkın
Adalet olunca şikayet olmaz

Nice gözler var kan yaş akmakta
Nice acı günler ömür sökmekte
Nice canlar her an çile çekmekte
Lakin herşey geçer ebedi kalmaz

Nice mazlumların hakkın yiyen var
Akıl yolun kesip insan soyan var
Bu hal böyle sürüp gider diyen var
Hiçbir çiçek yok ki ahiri solmaz

Nice hakikati görüp seçen var
Nice bilmeyerek ondan kaçan var
Nice çay yerine çorba içen var
Herkes hakikatin künhüne ermez

Mehdi Ali Resul çıkacak derler
Zulmün temelini yıkacak derler
Mazlumun haline bakacak derler
Ne suretle olur çok kimse bilmez

Bu bir hakikattir demeyiz yalan
Gelecek aslında Mehdidir gelen
Lakin diyemeyiz felanca filan
Mehdiyi tanıyan künyesin sormaz

Zulüm çoğalınca çıkacak Mehdi
Ta evvelce tayin etmiş bu vakti
Yerine getirir yaptığı ahtı
Bunu fark etmeyen Mehdiyi görmez

Adalet nerdeyse Mehdi orada
Sanma gelecek var başka sırada
Nereye gizlenmiş çıksın oradan
Başka safsatalar girmez kafaya

Gelecek kimse yok bekleme boşa
Yok yere zihnini yorma bu işe
Ne zaman zulümle çıkarsan başa
Gelecek Mehdiye hiç hacet kalmaz

İbreti kimsenin kalbini yıkma
Hakikat adalet yolundan çıkma
Körlerin önüne çıranı yakma
Karanlığa gider ışığı görmez❞

❝Pencereye çıkmış zalımın kızı
Yüreğime bıraktı derin bir sızı
Bana bir busecik (öpücük) vermezsen olmaz
Seni bir başına koyar giderim

Çeker giderim oy oy çeker giderim
Seni bir başına koyar giderim

Pencereye çıkmış hiç bana bakmaz
Gamzesinde açılan gülleri solmaz
Bana bir busecik (öpücük) vermezsen olmaz
Seni bir başına koyar giderim

Çeker giderim oy oy çeker giderim
Seni bir başına koyar giderim❞

❝Vade vermiş idi zalim babası
Ne oldu vadi sözünüz hani
Kati karar ile ikrar etdiniz
Ehtibardan düşdü yüzünüz hani

Bana eylediniz onulmaz cefa
Dilerim o zalim sürmesin sefa
Ahtiniz ne oldu namert beyvefa
İkrarı puç möhnet özünüz hani

Nasıl tutdu saçlarının bendini
Cebri yapdı götürmenin fendini
Zorla açdı düğmelerin bendini
Şevkiye verdiniz kızınız hani❞

❝(Mahzuni)
Durnalar zalım avcıya
Vuruluyor Turna bacı
Dokunsan gönül teline
Kırılıyor Turna bacı

(Şah Turna)
Hak kelamından kırılmaz
Bilmeyenler aşık olmaz
Yarayı her can saramaz
Merhaba canan merhaba❞

❝Öyle bir zalımla ortaklık ettik
Dolu ona düştü boş bana düştü
Bir ulu defterde hesaplar tuttum
Beş bin ona düştü beş bana düştü

Bir deryaya girdik daldık dolaştık
Ulu bir mecliste güldük gülüştük
Vücudumu parça parça bölüştük
Gözüm ona düştü yaş bana düştü

Mahzuni denizle açtık arayı
Arayı arayı buldum karayı
Beraber çalıştık yaptık sarayı
Saray ona düştü iş bana düştü❞

❝Çökük yollarını gezdim dolaştım
Bir Hozat Ovacık bir de Tunceli
Açık çıplak kullarıyla ağlaştım
Bir Hozat Ovacık bir de Tunceli
Öleyim göğsüme gir de Tunceli

Dilleri var Allah Allah çağırır
Talih zalim olmuş dağına vurur
Amman diye hükümete çağırır
Oy güzel Ovacık bir de Tunceli❞

❝Tercan dağlarında laleler biter
Yaylanın kokusu burnumda tüter
Ayrılık hasretlik ölümden beter

Vurma zalim vurma ben yaralıyam
Eller al giyinmiş ben karalıyam

Tercan dağlarında seller akıyor
Şimdi nazlı yarim yola bakıyor
Ayrılık ateşi sinem yakıyor

Vurma zalim vurma ben yaralıyam
Eller al giyinmiş ben karalıyam

Dertli Daimiyim Erzincan ilim
Varaydım sılaya solmadan gülüm
Ayrılık elinden büküldü belim

Vurma zalim vurma ben yaralıyam
Eller al giyinmiş ben karalıyam❞

❝Şu zalim kaderde bu yol da varmış
Bizim bağlar gazel dökmüş sararmış
Ne candan sevenim ne dostum kalmış
Meğer anam benim kader böyleymiş
Kahpe felek söyle derdin nedenmiş

Sultan Süleymana kalmadı dünya
Her insan fanidir olur bir rüya
Kapandı gözlerim sonsuz uykuya
Ağlama sen garip anam ağlama
Saçlarını yolup kara bağlama❞

❝Hastayım halimi sor zalım
Zalım gel yaramı sar zalım
Sinemde yaralar var zalım
Zalım zalım zalım hey zalım

Hasretinle inledim zalım
Ağladım gülemedim zalım
Sen orada ben burada zalım
Zalım zalım zalım hey zalım

Gurbette yaram sızılar zalım
Derdimin dermanı yar zalım
Zalım olma yeter yar zalım
Zalım zalım zalım hey zalım❞

❝Zalım araba vurdu kadına
Bacaklar kesik kolları ona
Dayan dizlerim dayandı buna
Laf söyle nolur adam olana

Kadın anadır hem de babadır
Kadınsız dünya nasıl yaşanır
Onu seversek mutlu başarır
Güzel hayattan o da zevk alır

Şoför elinde yanıyor fener
Biraz yavaşla ışıklar söner
Karşı durakta yolcular iner
Güzel şoförüm hayatlar söner❞

❝Zalimleri sırtımda fil
Taşıyorum eğil eğil
Atılacak tekme değil
Uzanacak el isterim

Asır yirmi çağ medeni
Tutmam ayrılık edeni
Bir uçtan bir uca beni
Anlayacak dil isterim

Yetsin gayri ölene dek
El bağlayıp boyun bükmek
İki lokma rahat ekmek
Altıma bir çul isterim❞

❝Ciğer kuşe-i Fatıma dü çeşm-i Murtaza
Ol bağı-ı nübüvvette iki verd-i dil-küşa
Bir katre dem-i pakine yetmez iken baha
Çekti kuhl gibi gözüme deşt-i Kerbela
Zalim nice kıydın sana nettiydi Mustafa

Mahşer yerine gelme misin yarın ey Yezid
Cedd-i Muhammed açsa gerek livaül-hamid
Taht-ı livaya gelme yüzün kara ey pelid
Hadeng-i musibetler ile eyledin şehid
Nam-ü nişanın olsa gerek anda nabedid
Kafir nice kıydın sana nettiydi Mustafa

İnsaf yolunu tutmadınız kavm-i batılan
Bunca yetim-i pake cefa kıldınız heman
Kimse diyemez sizlere bunlar da müslüman
Kan ağladılar bu işe zemin-ü asman
Lanetle cihan doldu sizinçin mekan mekan
Zalim nice kıydın sana nettiydi Mustafa

Bu vakıadır gönlümü mahzun eden benim
Bu kazayadır derdimi efzun eden benim
Bu zikr-i hikayet günümü dün eden benim
Bu fikr-i musibet ciğerim hun eden benim
Giryeyle dü çeşmimi Ceyhun eden benim
Kafir nice kıydın sana nettiydi Mustafa

Lanet Yezidin canına yek anda sad hezar
Taştan taşa çalsın başını bulmasın karar
Kelb suretine girdi şemşir olup zehr-i mar
Yad eyle bu mersiyeyi yan ağla dil-fikar
Dertli sana benzer muhibb-i hanedan mı var
Zalim nice kıydın sana nettiydi Mustafa❞

❝İnsafsız ey zalim dinle sözümü
Vazgeçersen benden sürünürsün sen
Neden ateşlere yaktın özümü
İnşallah karalar bürünürsün sen

Bana ettiklerin reva mı hak mı
Naz edip gülersin tuzak mı fak mı
Kalbinde merhamet hiç insaf yok mu
Niçin inat edip direnirsin sen

Aynı düşmanların sözünü tuttun
Beni bir düşmanın sözüne sattın
Yoksa anmamaya yemin mi ettin
İsmimi anarken erinirsin sen

Sararsın cemalin kimse bakmasın
Kurusun da göz yaşların akmasın
Almak için bir taliplin çıkmasın
El aleme bakıp yerinirsin sen

Ferrahi der kine aşığım sana
Aşkınla eridim ben yana yana
Düşmana uyup da hor bakma bana
Ancak benimle barınırsın sen❞

❝Seni zalim seni mahvettin beni
Kalbime yarayı açtın da gittin
Tutmak için çok uğraştım ben seni
Kuş gibi elimden uçtun da gittin

İlk önce sen benim yanıma koştun
Şaşırdın yolunu köşeye saptın
Sarıldın boynuma yüzümü öptün
Ben de sarılırken kaçtın da gittin

Çıldırttın sen beni yüzüme güldün
Aşkın hançeriyle kalbimi deldin
Haberler yollayıp resmimi aldın
Sırrımı ortaya saçtın da gittin

Tenhada gözüme görülüverdin
Çılgınca boynuma sarılıverdin
Bir de baktım hemen darılıverdin
Genç yaşımda kefen biçtin de gittin

Naz yaparak saçlarını tarardın
Gecikirsem ona buna sorardın
Yarim yarim diye beni arardın
Benden iyisini seçtin de gittin

Der Ferrahi alamadım muradım
Sonra sana çok dokunur garezim
Hani söz vermiştin bana Irazım
Ayrılık şerbeti içtin de gittin❞

❝Be dinsiz imansız halim çok yaman
Sen için çektiğim çile zalim kız
Ben mecnun misali gezdim bir zaman
Sen düşürdün dile beni zalim kız

Merhametin yok mu acıman mı sen
Aşkın ile nice iller gezdim ben
Huzuli boş yere yandı nazikten
Yandı vücut döndü küle zalim kız

Aktı gözyaşların oldu bir dere
Sönmez bir ateştir düştü bu sere
Giderim de gelmem bilinmez yere
Başım alıp çıktım yola zalim kız

Yetmez mi poz verip çalım sattığın
Unutuldu bana kaş göz attığın
Allahtan korkusuz nedir ettiğin
Dilerim gül benzin sola zalim kız

Allah yardım etsin aşkı çekene
Her kim olsa acır boyun bükene
Ben şaşkın bülbülüm salma dikene
Acı bari kondur güle zalim kız

Beni yaktın sen de yanıp tütesin
Baykuş gibi viranede ötesin
Dermansız kalasın hasta yatasın
Bütün emraz seni bula zalim kız

Sararsın cemalin kanın çekilsin
Çürüsün ciğerin ulsun dökülsün
Viran olsun evin barkın yıkılsın
Ellerin koynunda kala zalim kız

Her kime gidersen seni boşasın
Yuva kuramayıp boşa koşasın
Verem olup yataklara düşesin
Her yanın çürüyüp ula zalim kız

Ettiğini inleyerek çekesin
İmdat diye sağa sola bakasın
Çürüye her yanın pis pis kokasın
Anan baban senden yıla zalim kız

Demedin seninle gel murat alak
İntizar vererek diledim dilek
Yorganı döşeği çok görsün felek
Yatırsınlar seni çula zalim kız

Der Ferrahi kıymetimi bilesin
Murat alamayıp boşa yelesin
Nihayeti çeke çeke ölesin
İmam namazını kıla zalim kız❞

Bir zalıma da gönül verdim
Diyar diyar sürdü beni
Ufaladı peynir gibi
Dürüm dürüm dürdü de beni

Ne gül açtım ne de diken
Ne yurt koydum ne de mekân
Yeni yeni bir fidan iken
Çatır çatır kırdı da beni beni

Kızıltuğ’u kandırmazken
Ataşlara da yandırmazken
Üstüme toz kondurmazken
Çalılara da serdi de beni beni❞

Her günün bir hükmü vardır unutma
Zamana da boyun eğersin zalım
Bugünün de elbet sabahı vardır
Hele gün ışığı ağarsın zalım

Aşımızda döner üleşe kuzgun
Bastığın şu toprak-lar sana kızgın
Koskoca dünyaya sığmayan azgın
Ama bir mezara sığarsın zalım

Özdil’im dünyayı topa tutanlar
Balinalar gibi balık yutanlar
Silahlar üretip bomba atanlar
Bütün insanlığa zararsın zalım❞

Zalım felek duymadın mı sesimi
Sen yaralı değilsin ki bilesin
Bilemezsin matemimi yasımı
Sen yaralı değilsin ki bilesin dost bilesin

Bizim eller benim sadık yarimdi
Yaylalarda soğuk suyum varıdı
Gönül dağlarımın karı eridi
Sen yaralı değilsin ki bilesin dost bilesin

Gurbet ellerinde ömrüm çürüyor
Eller beni bir biçare biliyor
Akarsuya gelen bir taş vuruyor
Sen yaralı değilsin ki bilesin
Dostun düşman almadı ki bilesin dost bilesin❞

Zalım felek onu çok görme bana
Ayrılamam ben o gül yüzlü yardan
Sıtkile bağlıdır canım canana
Ayrılamam ben o gül yüzlü yardan

Engindir duyulmaz figanım sesim
Açıktır o yâre gönül kafesim
Yaşarken aldığım havam nefesim
Ayrılamam ben o gül yüzlü yardan

Akarsu ateşim yanar tüterse
Aşkın gülü yüreğimde biterse
Ayırsın feleğin gücü yeterse
Ayrılamam ben o gül yüzlü yardan❞

Zalım poyraz gıcım gıcım gıcılar
Yüreğime düştü goygun acılar
Suya giden mor belikli bacılar
Aranızda benim yârim var mola da

Emir dağla şu Urfa’nın arası
Emir dağın ardı selvi sırası da
Muradımı alamadım dünyadan
Onulmaz bu yüreğimin yarası da❞

Dünya zalımlar dünyası
Giden zalım gelen zalım
İnsanlığın yüz karası
Hayvan gibi ölen zalım

Zalım, zalım, zalım zalım
Ne olacak benim halim

Almış ele arsızlığı
Baştanbaşa yersizliği
Bilmem neden hırsızlığı X2
Yapan değil bilen zalım

Zalım, zalım, meyhaneler
Sarhoş olur divaneler
Zalım, zalım, zalım zalım
Ne olacak benim halim

Ben insanlar dargınıyım
Dertlilerin yorgunuyum
Sanki felek vurgunuyum X2
Bu halıma gülen zalım

Zalım, zalım, zalım zalım
Ne olacak benim halim

Sevmem dünya muradını
Görenler görmüş tadını
Mahzuni’nin kanadını X2
Kırıp kırıp yolan zalım

Zalım, zalım, zalım zalım
Ne olacak benim halim❞

Karamanın koyunu sonra çıkar oyunu
Ben artık seyredemem oy devrilesi boyunu
Zalımın zulmü varsa ey mazlumun Allah’ı var
Ahım seni kör eder vay vallahi billahi yar

At ölür meydan kalır vay yiğit ölür şan kalır
Kör olası dünyada vay can gider zaman kalır
Zalımın zulmü varsa ey mazlumun Allah’ı var
Ahım seni kör eder vay vallahi billahi yar

Mahzuni bu rıhtıma ey yanaşıyor som gemi
Düşenin dostu olmaz vay bunu unutma emi
Zalımın zulmü varsa ey mazlumun Allah’ı var
Ahım seni kör eder vay vallahi billahi yar❞

❝Kanlı zalim bir gün bana
Er demedin er demedin
Eller gibi candan sevip
Yar demedin yar demedin

Taşlara çaldın sen seni
Melamet eyledin beni
Kim öğretti bu düzeni
Ar demedin ar demedin

Hakk'a doğru edem özüm
Sana hoş varmadı sözüm
Yok dedim yok sende gözüm
Var demedim var demedim

ışitsem de sağır dedin
Sen kendine ağır dedin
Minhaci'ye şair dedin
Bir demedin bir demedin❞

❝Zalım gurbet elinde
Hasret düştü gönlüme
Yolver dağlar gideyim
Ben babamın köyüne

Derdin dağdan yücedir
Hasret bitmez gecedir
Yar yolunu gözlerim
Haber gelmez nicedir

Dağlar dağlar oy dağlar
Başı duman buz dağlar
Karbeyazın içinde
Göğsü çimen mordağlar

Engin olsam yücelir
Ferhat olsam direnir
Hasret ile sevdayla
Yıkılır zalım dağlar❞

❝Ey benim zalim sevgilim
Yandırdın beni yandırdın
Yıllarca koştum peşinde
Kandırdın beni kandırdın

Sevgiyle yanan kalbimi
Söndürdün beni söndürdün
Mecnun ettin şu çöllere
Gönderdin beni gönderdin

Kul Kevser'i çark gibi
Dönderdin beni dönderdin
Yüksekteydim aşağıya
ındirdin beni indirdin❞

❝Ekireğin başı arpa
Sular gelir çarpa çarpa
Zalimler kardaşı vurmuş
Oğlu var beşikte körpe

(Bağlantı)
Hele zalim zalim zalim
Nasıl kıydın bu yiğide
Ah yetimleri kim büyüde

Kardaş toprağı sarıyor
ıçerde yaram kanıyor
Böyle derdi çekmeyenler
Dertliyi deli sanıyor

Bağlantı

Kardaş toprakta çürüsün
Yetimleri bir büyüsün
Hiç sevinme zalim düşman
Gün gelir sen de görürsün

Bağlantı❞

❝Hele yar yar zalim yar
Hayın yar kafir yar çapkın yar
Le le leylim le yar

Ne zalimsin yarim
Ben sana kurbanım
Yüzüne müştakım
Sevgili sultanım

Yarın akşam sizde
Ben sana mihmanım
Seni görmemişem
Yamandır ahvalım

Hele yar yar zalim yar
Hayın yar kafir yar çapkın yar
Le le leylim le yar

Çağırdım yarim yarim
Gel bana sinem sarım
Söyle aşinan kimdir
Gidim ona yalvarım

Yarın akşam sizde
Ben sana mihmanım
Seni görmemişem
Yamandır ahvalım

(Farklı kaynak)
Hele yar yar yar
Zalim yar hain yar
Kafir yar çapkın yar

Ne hayınsın yarım
Sana kurbanım
Yüzüne müştakım
Sevgili sultanım

Yarın akşam sizde
Ben sana mihmanım
Yarın akşam sizde
Ben sana mihmanım

Hele yar yar yar
Yarim yar zalim yar
Hain yar çapkın yar

Ne kâfirsin yarım
Sana kurbanım
Feda olsun canım
Senin uğrunayım

Yarın akşam sizde
Ben sana kurbanım
Yarın akşam sizde
Ben sana mihmanım

Hele yar yar yar
Zalim yar hain yar
Kafir yar çapkın yar

Ne hayınsın yarım
Sana kurbanım
ısmine hayranım
Feda olsun canım

Yarın akşam sizde
Ben sana mihmanım
Yarın akşam sizde
Ben sana mihmanım❞

❝Sen ayırdın ikimizi
Duyunca bayram ettin mi
Bırakmadın yakamızı
Duyunca bayram ettin mi

Hele zalim niye hele
Sen bizi düşürdün dile
Keşke tanımaz olaydım
Göz yaşlarım döndü sele
Çiçeklerimi soldurdun
Yaprağım döndü gazele

Hasta ettin sıhhatimi
Alt üst ettin hayatımı
Bozdun huzurla tadımı
Duyunca bayram ettin mi

Hele zalim niye hele
Sen bizi düşürdün dile
Keşke tanımaz olaydım
Göz yaşlarım döndü sele
Çiçeklerimi soldurdun
Yaprağım döndü gazele

Sen girmiştin aramıza
Tuzu bastın yaramıza
Getirdin bizleri gaza
Duyunca bayram ettin mi

Hele zalim niye hele
Sen bizi düşürdün dile
Keşke tanımaz olaydım
Göz yaşlarım döndü sele
Çiçeklerimi soldurdun
Yaprağım döndü gazele

Araban dağdan aşırdan
Bizi tuzağa düşürdün
Feleğimizi şaşırttın
Duyunca bayram ettin mi

Hele zalim niye hele
Sen bizi düşürdün dile
Keşke tanımaz olaydım
Göz yaşlarım döndü sele
Çiçeklerimi soldurdun
Yaprağım döndü gazele

Kul Kevseri bu hallere
Düşürdün bizi dillere
Bunaldım düştüm çöllere
Duyunca bayram ettin mi

Hele zalim niye hele
Sen bizi düşürdün dile
Keşke tanımaz olaydım
Göz yaşlarım döndü sele
Çiçeklerimi soldurdun
Yaprağım döndü gazele❞

❝Hızır Paşa gibi zalim var ise
Ne yapayım benim de bir ahım var
Senin tuğlu padişahın var ise
Benim arkam kalem bir Allah'ım var

şol icra Tanrı'sız yatmaz uyumaz
Kimsenin hakkını kimseye komaz
Hünkar sağır olmuş ünümü duymaz
Masumlar boğdurur padişahım var

Gönül verdim ikrar verdim Haydar'a
Geçmem beni etseler pare pare
Irafızı diye çektiler dara
Acep benim bunda ne günahım var

Pir Sultan Abdal'ım yed-ullahımız
Batına hükmeder padişahımız
Sahip çıkar miskin kul'Allah'ımız
şefaat edecek güzel şah'ım var❞

❝Hasta düştüm zalim Bafra'da
Yetiştir selamım yare turnalar
Gariplik hasretlik gurbet ellerde
Bir de bizim için ötün turnalar

Çık turnam da cec belinde ceylanın
ınin Düvenci ovasına orda benlenin
Hüseyin çelebide bir gecelik eğlenin
Ordan öte selamettir turnalar

Sakın turnam kendini yüksekten
Darıcı beylerini erken geçin
Yozgat üstünden yarimi seçin
Benden yare selam söylen turnalar❞

❝Kanlı zalim bir gün bana
Er demedin er demedin
Eller gibi candan sevip
Yar demedin yar demedin

Taşlara çaldın sen seni
Melamet eyledin beni
Kim öğretti bu düzeni
Ar demedin ar demedin

Hakka doğru edem özüm
Sana hoş varmadı sözüm
Yok dedim yok sende gözüm
Var demedim var demedim

ışitsem de sağır dedin
Sen kendine ağır dedin
Minhaci'ye şair dedin
Bir demedin bir demedin❞

❝Aşağıdan gelir bir kanlı melek
Yolumu yolsuza dönderdi felek
Bu yolun yolcusu olmak mı gerek

Kıyma zalım kıyma canıma kıyma
Aldanıp feleğin sözüne uyma

Orucu tuttum da bayram etmedim
Emrinizden başka bir iş tutmadım
Gelin oldum bu murada yetmedim

Kıyma zalım kıyma canıma kıyma
Aldanıp feleğin sözüne uyma

Babam senden çok mu aldı malını *
Söyleyin de geri versin malını
Mal için de öldürmezler gelini

Kıyma zalım kıyma canıma kıyma
Aldanıp feleğin sözüne uyma❞

❝Aşağıdan gelir bir kanlı melek
Yolumu yolsuza dönderdi felek
Bu yolun yolcusu olmak mı gerek

Kıyma zalım kıyma canıma kıyma
Aldanıp feleğin sözüne uyma

Orucu tuttum da bayram etmedim
Emrinizden başka bir iş tutmadım
Gelin oldum bu murada yetmedim

Kıyma zalım kıyma canıma kıyma
Aldanıp feleğin sözüne uyma

Babam senden çok mu aldı malını *
Söyleyin de geri versin malını
Mal için de öldürmezler gelini

Kıyma zalım kıyma canıma kıyma
Aldanıp feleğin sözüne uyma❞

❝Bu zalim sevdayı ben kendim seçtim
Bağrıma bastığım taştan kime ne
Uzaktan uzağa ben kendim sevdim
ıçime döktüğüm yaştan kime ne

Gönül benim sevda benim
Bu yıkılan dünya benim
Zehir olsa her nefesim
Seviyorum kime ne

Hasretin dağlar çökse başıma
Yine söz söyletmem büyük aşkıma
Çekilin başımdan Allah aşkına
Ben sevdim ben yandım bundan kime ne❞

❝Ne zalımdır mahpushane havası
Çocuklar ağlıyor ister babası
Adımıza verdiler idam cezası

Mahpushane seni yapan kör olsun
Kör olsun da iki elleri kırılsın

Akşam olur firengiler vurulur
Gardiyanlar önümüze kurulur
Anam beni ziyaretten yorulur

Mahpushane seni yapan kör olsun
Kör olsun da iki elleri kırılsın

***

Mustafa Özgül, Salih Turhan ve Kubilay
Dökmetaş'ın hazırladığı Notalarıyla Uzun
Havalarımız adlı kitapta eser şu şekilde
aktarılmaktadır (Ankara 1996, s.407)
(Bakır Karadağlı derleyen bilgisiyle)


Ne hoş olur mahpushane havası
Çocuklar ağlıyor ister babasın aney
Babasın oy babasın of of
Hakkımda verdiler aney idam cezası
Mahpushane seni yapan kör olsun aney
Kör olsun oy oy kör olsun da iki eli kırılsın oy

Akşam olur firengiler vurulur
Gardiyanlar üstümüze kurulur aney
Kurulur oy kurulur of of
Gece gündüz bizden sual sorulur
Mahpushane seni yapan kör olsun aney
Kör olsun oy oy kör olsun da iki eli kırılsın oy❞

❝Tane tane zalim gözler
Derya olmuş etrafımda
Ölürüm
Boğulmasam şaşar kalır
Garip yüzlü güzel dostlar
Merhameti bilen dostlar

Anam hırka serdi lo canıma
Babam vicdan verdi lo kanıma
Nerde hırka çıplak kaldım
Nerde vicdan garip kaldım
Ölürüm vallah ölürüm billah ölürüm

Tane tane garip yüzler
Feryad eder etrafımda
Ölürüm
Bağırmasam küser kalır
Garip yüzlü güzel dostlar

Anam hırka serdi lo canıma
Babam vicdan verdi lo kanıma❞

❝şu zalim gurbet çıktı çıkalı
Sulu tarla ile bahçe perişan
Gelin oğlum da neler gediyor
Oğlu memur olmuş baba perişan

Çektiğim çileler de haddini aştı
Köyüm viran olmuş görenler şaştı
Goyunu guzuyu da bırakan kaçtı
Garı hanım oldu ama anam perişan

Sana ne diyeyim yavrum gurbette evin
Söyletme Ali'yi yara çok derin
ıneğin göğsünü kör etti gelin
Acından öliyi dana perişan

Naylon çıkınca kayıp oldu dolaklar
Kara günde nice oluyı ki sabahlar
Harab olmuş altlı üstlü gonaklar
Baykuşun sesinden köyler perişan

Gecegondu yapan da silaya düşman
Gendi efendi olmuş garı çok şişman
Gayrı bundan sonra hiç beni sorman
Aşıklardan dertli Ali perişan❞

❝Zalım idin soğuk idin kış idin
Dağlarında gezdim yorgunum biraz
Çok ağladım çok dolandım üşüdüm
Seni unutmadım dargınım biraz

Nerenden vuruldun nedir bu akan
Kızıldağ'dan coşmuş besbelli ki kan
Ateşlere düşsün bağrını yakan
Bir bulut başımda durgunum biraz

Al'ızzet-Veysel'i Hüseyin Selim
Aşıkların vardı kimden bu zulüm
Başına hal geldi sağ olan kulun
Daha ne gelecek gerginim biraz

Ceylani topraktan kaynayıp çıkar
ınceden öz olur ırmağa akar
Filize fidana suyunu döker
Binleri büyütür gürgünüm biraz❞

❝(hele) Uyan yar zalim yarım
(oğul) Seherdir uyan yar zalim yarım
(ağam) Bir geldim uyanmadın (hayın yarım)
(ağam) Bir de geldim uyan yar
Ben ölem helak eyleme kötü söyleme

(ey) Dil yare gönül yare dil yare
(aman) Dil dudaktan yare
(ey) Bilmedim gönül verdim
(vallah) Kadir kıymet bilmez yare (ey ey aman ey)

***

Mustafa Özgül, Salih Turhan ve Kubilay
Dökmetaş'ın hazırladığı Notalarıyla Uzun
Havalarımız adlı kitapta eser şu şekilde
aktarılmaktadır (Ankara 1996, s.479)
(Salih Turhan derleyen bilgisiyle)


1.varyant

Uyan yar uyan yar vay anam vay
Seherdir uyan yar
Bir geldim uyanmadın ey hayın hayın
Bir de geldim uyan yar
Helak eyleme kötü söyleme

(ah) Dil yare gönül yare dil yare
(ah) Dil dudaktan yare
(oğul) Bilmedim gönül verdim
Kadir kıymet bilmez yare ey ey

2.varyant

Oh olsun oh olsun
Kaş yay kirpik ok olsun
Dostlar der yazık yazık
Düşman der oh olsun

3.varyant

Dolan gözler dolan gözler
Dolukur dolan gözler
Bana derler ağlama
Durur mu dolan gözler❞

❝Ürkütme incitme zalimkar avcı
Pek yorgundur bu dağların maralı
Yeddi yıldır avlağında gezerim
Yeddi yerden yaralıdır yaralı

Hançer alıp kara bağrım keseyim
Ah ettikçe kara kanlar kusayım
Takdir Allah'ındır kimden küseyim
Kader kudretinden bahtım karalı

Hakikat babında bir penahım var
Bize tan eden yüzbin ahım var
Mağripten maşrika azm-i rahim var
O yar nerelidir bende oralı

Belalı başıma taş eksik değil
Ağrı dağı gibi kış eksik değil
Gözümde kan ile yaş eksik değil
Bu fani dünyaya vardım varalı

Ezelden halk olmuş nikahlarımız
Sevmiş birbirini ervahlarımız
Nedir bunda bizim günahlarımız
Yar benim ben yarın eller nereli

Hıfzı'yım didemde dildar görünür
Alemi kaplamış her bar görünür
Her nereye bakarsam o yar görünür
Kendisine gönül verdim vereli❞

❝Bir zalime gönül verdim
Kadir bilmez üzdü beni
Gençliğimi heder ettim
Boşa gitti üzdü beni

Ömrüm geçti gülmedim
Bir güleryüz göremedim
Çok düşündüm çözemedim
Çaresizlik üzdü beni

Umutlarım yarım yarım
Dört mevsimi kış yaşadım
Sebebini çok aradım
şu kör talih üzdü beni❞

❝Ey benim zalim sevdiğim
Yandırdın beni yandırdın
Yıllarca koştum peşinde
Kandırdın beni kandırdın

Sevgiyle yanan kalbimi
Söndürdün beni söndürdün
Mecnun etti şu çöllere
Gönderdin beni gönderdin

Kul Kevseri'yi çark gibi
Dönderdin beni dönderdin
Yüksekteydim aşağıya
ındirdin beni indirdin❞

❝ınsaf eyle kanlı zalim
Gönlümü üzdüğün yeter
Yar değil de ağyarınan
Dolanıp gezdiğin yeter

Yenice bildim fendini
Saldın adu kemendini
Yar beyaz göğsün bendini
Yad ele çözdüğün yeter

Hayli dolaştım peşine
Aklım ermedi işine
Al bala salıp başına
Zülfünü düzdüğün yeter

Açtın sağalmaz yareyi
Lokman bulamaz çareyi
Ak üzre yanlış kareyi
Bilmeyip yazdığın yeter

Derdimend'im leyl ü nehar
Feryat eylerim her seher
Turnalarla tutup katar
Kanadın süzdüğün yeter❞

❝Zalim felek nasıl durdun kahrıma
Bilmem bana neler verdin almadan
Tezden zehir kattın gönül bahrime
Sineme de bir velvele salmadan

Çekmediğim bir meşakkat var mıdır
Ah eylemek deyin bana ar mıdır
Soran yoktur dert çekmesi zor mudur
Sinem dertli bir tutarım kalmadan

Tam yıl oldu sıraladım dertleri
Girdi vücuduma ecel kurtları
Terkedeyim memleketi yurtları
Kışım geldi yapraklarım solmadan

Saltanat süren var saray katında
Dertli gönlüm gam kederle yatanda
Sayan var mı günü bilmem yatakta
Kurtar mevla ecel beni bulmadan

Dert kalmadı sinem üzre toplandı
Gönül kuşu kafesine saplandı
Çok kıymetsiz yerde kaldı yıprandı
Dertli Noksan bu dünyada gülmeden❞

❝Zalim felek sana derdimi desem
Acaba dermanı sende mi bilmem
Cerrahlar bulamaz bu derde çare
Yoksa bu noksanlık bende mi bilmem

Durmadım dermana gittim piyade
Bugünkü ahvalim dünden ziyade
Yalvarırım yıldızlara aya da
Vücutta mikrobum kanda mı bilmem

Huzuri mevlaya varmak isterim
Dertsiz bir murada ermek isterim
şimalde cenupta görmek isterim
Çağırdım işitmez yanda mı bilmem

Dergah-ı divandan tevhidim virdim
Bir kul çekmediği derdi ben gördüm
ılacı bulunmaz Lokman'a sordum
Felek kastın tatlı canda mı bilmem

Noksan bu kahırdan sen misin ölen
Sekize çalışır yediyi bilen
Yalancı dünyada hiç olmaz gülen
Yaratmış birtanem tende mi bilmem❞

❝Zalim olduğunu özü de bilmir
Alıb ihtiyarım o gözel elden
Eşgin badesini nuş eylemiş
Ağ gül yarpağı tek o gözel elden

Boylanıb dayanır ganrılıb bahır
Gelbimde bir dilsiz ildırım çahır
Hicran odlarında yandırıp yahır
Könlümü salacag o gözel elden

Her kim onu görse canın gıyardı
Humar bahışlardan alov duyardı
ımran serraf olsa giymet goyardı
O gaşa yagutdan o göze le'lden❞

❝Zalım ovçu ele at ki gülleni
Dağdan ötsün marallara deymesin
Razıyam ki dostum alsın canımı
Telli saza bir de tara deymesin

Öz yarını yar düşüner yar anar
Saf mehebbet ünsiyyetden yaranar
Gismet olsun yara heyva yara nar
Göz dikdiydim bir cüt nara deymesin

Könül ne arıdır ne de kepenek
Gülden güle gona etir çekerek
O gızdan isteyim birce budur tek
Düz ilgara e'tibara deymesin

Gözlerime işıg verir nazlı yar
Mehebbetde yerin göyün gücü var
Gedir deyer her hestelik her azar
Mene deysin o dildara deymesin❞

❝şu zalim gurbetten bıktım usandım
Sevdiğim bu elden göçek de gidek
Sıla hasretinden kül olup yandım
Kuşlar gibi gökte uçak da gidek

Ortaköy Çorum'a yakın mı yakın
Hattat ovasından öteye bakın
Vardım ki tarlada kurumuş ekin
Dökülmüş taneler biçek de gidek

Aşar mı yolumuz borandan kardan
Haşimi bir haber gelmedi yardan
Gidelim sevdiğim geçtim bu kardan
Yayla sularından içek de gidek❞

❝Zalim felek pek zulmetme acele
Bilirsin eğlencem gurbet eldedir
Susamadım bu genç yaşta ecele
Bülbülüm hevesim gonca güldedir

Ahım bulut gibi göğe dolanır
Gahi parelenir gahi ulanır
Gam yeli estikçe gönül bulanır
Sanma bulanıklık hemen seldedir

Birbirine aşık koyun kuzular
Köşeğin özleyen deve bozular
Yaralarım göz göz olmuş sızılar
Fitiller içinde yaram beldedir

Seyrani halletmez felek müşkülüm
Yaktı ateşlere savurdu külüm
Ya ayrılık ya bir ecelsiz ölüm
Elbet bu ikinin biri eldedir❞

❝Zalimin zulmünden yıkıldı cihan
Hak Habib-i Mustafa'ya de gelsin
Dört tarafım oldu adüvv ü düşman
şah Aliyye'l-Murtaza'ya de gelsin

Niçin düşünmedin Hakkın divanın
Nasıl kestin şah evladı gerdanın
Dava etsin zalim Yezit'ten kanın
şah Hüseyn-i Kerbela'ya de gelsin

Dur oldu dergahtan ol iblis hele
Niçin azab oldu ol Azazil'e
Kıyamet yakındır Mehdi'de bile
Semavatta Mesiha'ya de gelsin

Seyrani kabul et Hak nefesini
Bir gün boş bırakır ruh kafesini
Zahir batın ilm-i ledün dersini
Tefsir eden ulemaya de gelsin❞

❝Zalim bulacak ettiğini sen yine sabr et
Allah'a tevekkül ederek doğru selim git
Gördün mü ki zalim ede tahlis-i giriban
Elbette kırar boynunu bir sillede devran
Evler yıkanın hanesi olmaz mı beyaban
Yıkmaz mı onun hanesini gerdeş-i ezman
Eytam ü aram ile eden rene ü hakaret
Çekmez mi ki ol lahd-i perişanide zahmet
Cümle insafını atmış ta çekilmiş tare
Vurmaz mı kader sinesine bir acı yare
Allah diyenin hamisi Allah-i celidir
Biçarelerin hasmı nihayette zelidir
Mağrur-i cesaret olana etme tekapu
Hiç var mı tekebbürle eden alemi tapu
Her kim ki eder Hak'ka tevekkül ruşeninde
Elbette muvaffak olacak cümle işinde

Tertibe bakıp akıbeti eyleme teslim
Manaya hulul eyleyemez maddeyi talim
Tedbiri bozar kudret-i Rab lahza içinde
Binlerce misal var buna bu din-i mübinde
Bahriyyesine müstenit en düşmen-i cellat
Etmekte bugün gösteriyor alemi berbat
Etsin yine etsin ki olur kendi harabe
Kudret dökecek askerini zir ü türaba
Vahşet mi nedir böyle mezalim ki yapıldı
Masumlara binlerce şarapnel ki atıldı
Bilmem bu mudur alem-i insanda temeddün
ıster mi bunu şimdi acep bir mütemeddin
Haşa diyemem çünkü beşer cevher-i yektir
Haksız yere kan dökmeyerek o da yüksektir❞

❝Zalim poyraz gıcım gıcım gıcılar
Yüreğime düştü goygun acılar da
Su yolunda suya giden bacılar
Bacılar içinde yarim var benim de

Emirdağ'la şu Urfa'nın (Afyon'un) arası
Emirdağ'ı ardın selvi sırası da
Muradımı alamadım dünyada
Onulmaz bu yüreğimin yarası da
(Anam yarası)❞

❝Zalim kardeş götürdü de götürdü
Yüce dağ başında beni yitirdi

Anaz öle babaz köle yavrular
Ölür müsün şalgam molla ne dersin

Ben de geçtim bir bey oğlun eline
Taradı zülfümü döktü belime

Anaz öle babaz köle yavrular
Ölür müsün şalgam molla ne dersin

Mehmet’imdir hepisinden öğmeli
Hasan’ımın göğsü çapraz düğmeli
Hüseyn’imi bilmem nasıl öğmeli

Anaz öle babaz köle yavrular
Ölür müsün şalgam molla ne dersin

Yol üstünde topça topça çiçekler
Anasından desur almış köçekler

Anaz öle babaz köle yavrular
Ölür müsün şalgam molla ne dersin❞

❝Beni bu hallere koyan
Kötü kader zalim kader
Gel de bu hayata dayan
Kötü kader zalim kader

Hayat denen er meydanı
Damarda kurudur kanı
Bulgurunda pişmiş sonu
Kötü kader zalim kader

Bileziği nerden takam
Elin elinemi bakam
Kurtulmaz ki borçtan yakam
Kötü kader zalim kader

Çoluk çocuk rezil olduk
Sebze meyve hava aldık
Bu sene kurbansız kaldık
Kötü kader zalim kader

Gül Ahmet'im vur sazına
Can dayanmaz avazına
Mahcup eder el kızına
Kötü kader zalim kader❞

❝Zalım ana zulüm ana
şirin kız gelin oluyor
Gerek bu kıza bir baba
Ağlaşalım kaba kaba

Zalım baba zulüm baba
şirin kız gelin oluyor
Gerek bu kıza bir gardaş
Kuşağını bağlamaya

Yükseğinde öter keklik
Engininde biter otluk
Ne ağlıyor gelin hanım
Bu yıl da çekerim yokluk

Ana kızım çok muyudu
Bir kız sana yük müyüdü
Atmış elli Kayseri'de
Bir isterin yok muyudu

Kara koyun meler gelir
Dağı taşı deler gelir
Kız anadan ayrılırsa
Gör başına neler gelir❞

❝Zalım felek onu çok görme bana
Ayrılamam ben o gül yüzlü yardan
Sıtk ile bağlıdır canım canana
Ayrılamam ben o gül yüzlü yardan

Engindir duyulmaz figanım sesim
Açıktır o yare gönül kafesi
Yaşarken aldığım havam nefesin
Ayrılamam ben o gül yüzlü yardan

Akarsu ateşim yanar tüterse
Aşkın gülü yüreğimde biterse
Ayırsın feleğin gücü yeterse
Ayrılamam ben o gül yüzlü yardan❞

❝Zalim felek değirmenin döndü mü
Bağın bahçen sular ile doldu mu
Ben yaparım sen yıkarsın bendimi
Döne döne nöbet bize geldi mi beyler

Yüce dağdan indirdiler al ile
Kollarımı bağladılar şal ile
Elin gönlü dünya dolu mal ile
Benim gönlüm suna boylu yar ile❞

❝Zalimdir mazlumun tutmaz hürmetin
Felek cefasını demir baş etti
Bir kara demirci gönül saatin
Bir çekiç urunca hordehaş etti

Budur daim mürüvveti habibin
Uşşaka rahmi yok felek tabibin
Nice mihnetkeşin nice garibin
Gönlün mahzun etti gözün yaş etti

şahrahı semti canan tutanı
Silsile-i aşkı canan tutanı
Derd-i derunu nihan tutanı
Rüsvayı âm edüp halka faş etti

Arifi uşşakın kârı zâr oldu
Hemdemi gamü elemi rüzgar oldu
Aldanup feleğe biyar oldu
Kimi göz oynadup kimi kaş etti❞

❝Zalım felek balta vurdun belime
Sam mı değdi bağda biten gülüme
Bundan sonra bu perişan halime
Ya ben ağlamayım kimler ağlasın

Ağular katıldı yediğim aşa
Mendiller yetmedi akan gözyaşa
Bağrımı deldirdim ben kara taşa
Kader böyleyimiş kime ne deyim❞

❝Gıcılar da kahpe poyraz gıcılar
Gazi'nin içine çökmüş acılar
Su yolunda suya giden bacılar
Varın Gazi'nin hanıma söyleyin

Özburun dereleri de bir derin dere
Ellemen Gazi'me her yanı bere
Elin ki araba benim ki heybe
Körpe guzularım galıyo evde

Özburun'la şu Afyon'un arası
Bu derenin ardı selvi sırası
Muradını alamadan dünyadan
Onulmaz bu yüreğimin yarası❞

❝Zalim dünya sana yoktur minnetim
Sen ki güldürmedin dert oldun bana
Bilmem kimleredir süsün ziynetin
ınan yok gözümde terk oldun bana

Göster dünya bana dertsiz bir insan
Var mıdır ki sende her daim kalan
Yüce mevlam bile diyor ki yalan
Gerçek bile olsan sirk oldun bana

Sana mı kızayım yoksa şansıma
Yoksa hep ağlatan kara bahtıma
ısyan mı edeyim alın yazıma
Seni taşıyamam yük oldun bana

Ellerin var en azından vatanı
Gonca gülün bile üç günlük bağı
Bana vatan oldu almanın eli
Her nedense dünya kıt oldun bana

Boşuna mı ağlar sana her gelen
Aldığın bir ömür verdiğin elem
Senden bana kalan üç arşın kefen
Bir de bir kabristan yurt oldun bana❞

❝Girdabı dert oldum ben bu aşk ile
Beni hicran ile doldurdun zalım
Sen halım bilmezsen yadlar ne bile
Gonca güllerim soldurdun zalım

Akar gözyaşlarım benzer sellere
Kimseler düşmesin böyle hallere
Derdimi söylerim dertli kullara
Delip şu sinemi deldirdin zalım

Ne olur merhamet eyle halıma
Geçti devran gazel düştü dalıma
Seni terkeylemek düşmez yoluma
Aklımı fikrimi aldırdın zalım

Hüsnün nakşolunmuş benzer mushafa
Bir niyazım bedel yüz bin tavafa
Çok yalvardım yar gelmedin insafa
Beni bu dert ile öldürdün zalım

Daimi'yim eyvah beni ah beni
Nazlı canan sor kerem et gah beni
Eriştirsin maksuduma şah beni
Gah ağlattın gahi güldürdün zalım❞

❝Zalım felek sana nettim neyledim
Beni bir tükenmez derde düşürdün
Çekmiş katarını dağdan aşarken
Düz ovada yollarımı şaşırttın

Has bahçede gonca gülüm soldurdun
Diktiğim gülleri ele yoldurdun
Muhannetin kapısına gönderdin
Garip gönlüm ah ü zara düşürdün

Benim yarim göç eylettin sıladan
Ak ellerin mor kırmızı kınadan
Yavrularım yetim koydun anadan
Garip başımızı derde düşürdün

Çok cefa eyledin Sefil Veli'ye
Vurdun başıma dönderdin deliye
Azrail pençesin vurdu eliyle
Yarimi dönülmez yollara düşürdün❞

❝Yerden göğe kadar haklısın kat kat
Dene bir cevrini zulümden öte
Duysun edebiyat tanısın lügat
Yazsın unvanını zalimden öte

Sabit hayalini çek gözlerimden
Çıkar şu resmini sök gözlerimden
Vefasız aşkını dök gözlerimden
Araf görülmesin selimden öte

Ara köhneleri meyhaneleri
Dolaş izbeleri viraneleri
Tanı aşk uğruna divaneleri
Derbeder var mıdır halimden öte

Nazarın kadrimi çok ucuz biçti
Varlı yok arası belki de hiçti
Ömrüm sokağında gelgitle geçti
Lütfuna ermedim talimden öte

Söyle ki ötmesin çekmesin kaygı
Deryada damladır ondaki duygu
Yok mudur bülbülde aşığa saygı
Ah u zar etmesin dilimden öte

Gün gelir Safi de niyazdan bıkar
Öfkesi sabrının bendini yıkar
ısyankar sedası ayyuka çıkar
Öte dur köyümden ilimden öte❞

❝Zalim avcı vurdu beni
Kırdı kanadımı kolumu
Yavrularımla bu dağda çevirdiler yolumu

Böyle midir avcıların serkarı serkarı
Koltuğundan yaralanmış ağlıyor zarı zarı
Bu dağda bir ceylan gezer yavrum diye❞