Aşık Mahzuni Şerif - Dostum







Yorum Yaz

Yorumlar
5 - 5 - 0 yorum

Aşık Mahzuni Şerif En Çok Dinlenen 10 Türküsü
Aşık Mahzuni Şerif - Dostum Dostum
Aşık Mahzuni Şerif - Yuh Yuh
Aşık Mahzuni Şerif - Zalim
Aşık Mahzuni Şerif - Gel Gizli Gizli
Aşık Mahzuni Şerif - Affetmem Seni Yar
Aşık Mahzuni Şerif - Yara Var Gardas
Aşık Mahzuni Şerif - Ha Babam Ha
Aşık Mahzuni Şerif - Katil Amerika
Aşık Mahzuni Şerif - Dilaver
Aşık Mahzuni Şerif - Zalimin Zulmü Varsa

Etiketler : Aşık Mahzuni Şerif, Dostum, Aşık, Mahzuni, Şerif, Dostum, Aşık Mahzuni Şerif - Dostum türkü indir, Aşık Mahzuni Şerif - Dostum türkü dinle, Aşık Mahzuni Şerif türküleri, Dostum türküsü dinle, Aşık Mahzuni Şerif türkü dinle, Aşık Mahzuni Şerif türkü sözleri, Dostum sözleri, Aşık Mahzuni Şerif mp3 dinle

❝Aziz dostum mektup ile
Arayıp da sorma beni
Artık böyle bile bile
Hatırımdan kırma beni

Dinlemem bin söz etsen de
Anlamam kaş göz etsen de
Kılıç vurup düz etsen de
Bir kefene sarma beni

Muhabbetin sana kalsın
Benim için kuru dalsın
Yüzlerine lanet olsun
Yeter artık yorma beni

Mahzuninin dertleri var
Umurumda değil yalvar
Dünyadan ahrete kadar
Sen sen ol da sorma beni❞

❝Ağlama gözleri kızarmış dostum
Tek damla yaşın düşmesin yere
Bak tek güzelliğimiz gönlümüz
Sana bir öğüt ağlama boşyere

Ne olursa olsun hiçbirşey değmez
Senin bir damla göz yaşına
Ağlayana kimse boyun eğmez
Kimse bakmaz kimsenin yaşına

Ne kadar kötülük pislik varsa
Sen herşeyi temiz öğren
Eğer yüzüne gözyaşı yağarsa
Seni garip zanneder her gören

Ağlama sakın dostum ağlama
Korkmayana zarar gelmez bunu bil
Sevgini hep söyle sakın saklama
Aklından korkuyu gözünden yaşı sil❞

❝Eziz dostum mennen küsüp incidi
Ayrılık yağ kimi çekti yeridi
Gezdiğin yerleri od basıp indi
O gedip galmışam hesretindeyem

Neçe nağme goşum
Neçe dillenim
Dost gedip özüme gelebilmirem
Ele bir ellerim yoh olup menim
Gözümün yaşını silebilmirem

Çaldığı sazını getirip mene
Görsün ki çalmakta neçe mahirem
Elinde yay kimin incelsin gine
Ziyler hep çekilin güyüldi odam

Neçe nağme goşum
Neçe dillenim
Dost gedip özüme gelebilmirem
Ele bir ellerim yoh olup menim
Gözümün yaşını silebilmirem❞

❝Bugün ben dostumu gördüm
Doyamadım dillerinden
Sual ettim nerelisin
Dedi dostun ellerinden

Dedim serden geçer misin
Aşk elinden göçer misin
Sen bir dolu içer misin
Dost elinin güllerinden❞

❝Eziz dostum men isterem
Senin zilden ayrılmasın
Bir ummana dönsün tebin
Coşğun selden ayrılmasın

Ne çıhar bir guru addan
Söz de görek bu heyatdan
Yurdumdaki toy busatdan
Gelhagelden ayrılmasın

İlham alıb bu dövrandan
Kökle sazı susma bir an
Sesin gelsin gah Muğandan
Gah da Milden ayrılmasın

Memmedağa başla dastan
Üzümüze gülen yazdan
Sinen bu sedefli sazdan
Gelbin elden ayrılmasın❞

❝Aziz dostum kitabını okudum
Her bir sayfasında bal yazılıydı
Aşka gelip efkarlanıp şakıdım
İster ağla ister gül yazılıydı

Görüşlerin çığır açmış toz etmiş
İnsanlara her bir telden söz etmiş
Gözyaşların yapraklara iz etmiş
Bazı satırlarda sel yazılıydı

Hak için bağrını közlediğini
Umutlu yolları gözlediğini
Anladım dostları özlediğini
Bir fırsat bulursan gel yazılıydı

Enginleri yüceleri kırları
Sağırları dilsizleri körleri
Satırlar içinde gizli sırları
Oku sor öğren de bul yazdıydı

Ortadan kaldırmış garazı kini
Dindirmiş uğruna tasayı hani
İnsanlık uğruna kurban el canı
Yaşamak istersen öl yazılıyıdı

Neler saklı gök kubbenin katında
Gümüş de var tunç da vardır altın da
Şiirinde son dörtlüğün altında
Bir Aşık Gülhani kul yazılıydı

Elimi kaldırıp ettim niyazı
İnsan beşer olur yanılır bazı
Hak rızası için daim namazı
Beyani diyor ki kıl yazılıydı❞

❝Gittim dostumu görmeye
İster ise kovsun beni
Azgın yaramı sarmaya
Demir ile dövsün beni

Ağlayanın zarı isem
Sevgilimin yarı isem
Ben yaramaz biri isem
Kurtlar kuşlar yesin beni

Şu güzeller hepisine
Kurban olam yapısına
Güzel dostun kapısına
Alıp gidin asın beni

Meçhuli neden gülmüyor
Ne yaptı da ne bilmiyor
Duydum dost bize gelmiyor
Ayağına kesin beni❞

❝(Deryami)
Dosta karşı dostum gül olam dersen
Bülbülü görünce saklanmalısın
Haddeden çekilmiş kul olam dersen
Manevi ıtırla koklanmalısın

(İlhami)
Bulut çoşsa tabiata can gelir
Sen de pençe açıp köklenmelisin
Aklı olan ilim sever pay alır
İlim deryasıyla yüklenmelisin

(Deryami)
Ne isen ol neyim diye övünme
Lamekanda beyim diye övünme
Elden üstün huyum diye övünme
Sükut halkasına eklenmelisin

(İlhami)
Yakma ciğerini bin pare olma
Aşka aman deyip biçare olma
Alimler yanında yüz kare olma
Haksızlar yanında haklanmalısın

(Deryami)
Deryami derdine kim var dokuna
İnsan olan her beladan sakına
Bu kahpe feleğin kahpe okuna
Göğüs gerip bazı yoklanmalısın

(İlhami)
Ey Aşık İlhami aşkı seversen
Bil Firdevs-i ala köşkü seversen
Gönül kadehinde meşki seversen
Pirin kapısında beklenmelisin❞

❝Kefil oldum bir dostuma
Düşman oldu taşlar beni
Zalimi saldı üstüme
Sövüp sayıp haşlar beni

Öde dedim kardeşine
Dedi hadi git işine
Çırpınmak boşu boşuna
Terk etmiyor yaşlar beni

Aydındı karardı günüm
Durduk yere yandı canım
Sanki asıl borçlu benim
Bankacılar fişler beni

Kefillik senin neyine
Zehrini katar suyuna
Düştüm sahtekar soyuna
Köpek gibi dişler beni

Acını acını gelir
Künyemi imzamı alır
Dara düşen beni bulur
Bırakmaz bu işler beni

Niye kefil oldun deyi
Bak ne hale geldin deyi
Bizi borca saldın deyi
Sevdiceğim taşlar beni

Onguni tövbe bin kere
Yedi milyar gitti hara
Düşünürüm kara kara
Uyutmuyor düşler beni❞

❝Dostum bir an tecelli etse bi-perva bana
Gün gibi zahır olur dünya değil ukba bana

Ol kadar dolmuş gözüm gönlüm hayal-i yar ile
Kande baksam vech-i yari gösterir eşya bana

Sırr-ı aşkım ol kadar bulmuş kemal-i saltanat
Görse Mecnundan füzun tahsin eder Leyla bana

Tab-i aşk ile içim dışım kamu pür nürdur
Zerre gelmez şule-i mihr-i cihan-ara bana

Rind-i aşkım mest-i hayranım lebin atşanıyım
Sanma kim tesir kılmıştır mey-i sahba bana

Ol zaman kim hilat-i insani giydim eğnime
Vad-i didar eyledi ol şuh-ı bi-hemta bana

Neylesin Emrah sensiz hur-i ayn-i cenneti
Asitan-ı devletindir sevdiğim meva bana❞

❝Güzel dostum güzel yüzün görünce
Küfrü terkeyleyip imana geldim
Esmer benlerine yüzüm sürünce
Tanrının elçisi ben sana geldim

Yüz süren hacolur nur ayağına
Kuranı yazmışlar zülfün bağına
Mecnun gibi düştüm Leyla dağına
Mevlanın güzeli şanına geldim

Kuşlar gibi hayaline gezerim
Kalem alır güzel adın yazarım
Bağlarım bostanım gonca gülzarım
Hasta bülbül gibi dermana geldim

Ali İzzet seni göğde aradım
Şükür yerde buldum ben ziyaretim
Şevketli yar yolunda ölmek niyetim
Koç gibi kapına kurbana geldim❞

❝Oku dostum kitap ne güzel yazar
Gene de insanlar fikrini bozar
Kimi ayağına bir kuyu kazar
Bu işlerde vardır Hakkın hikmeti

Cahil olan takar başına yular
Düşünen yanılmaz aklını yorar
İyiyi kötüyü herkese sorar
Eğer doğru yolsa gerçek niyeti

Revai ilm-i hal akıl feraset
Elde ise iraden çekme kasavet
Bir ahd ü vefa olur sabra kanaat
Olur az kısmetin çok bereketi❞

Bin cefalar etsen almam üstüme oy
Gayet şirin geldi dillerin dostum oy
Varıp yâd ellere meyil verirsen oy
Kış ola bağlana yolların dostum dostum

İlahi onmaya yardan ayıran oy
Bahçede bülbüller ötüyor uyan oy
Kula gölge ise allah’a ayan oy
Senden ayrılalı gülmedim dostum dostum

Pir sultan abdal’ım gülüm dermişler oy
Bu şirin canına nasıl kıymışlar oy
İster isen dünya malın vermişler oy
Sensiz dünya malı neylerim dostum dostum


❝Benim dostum Kerbela'ya aşık ol
Çıkarmaya kara bağla bir zaman
Aşık olmak elde büyüm vesile
Coşkun sular gibi çağla bir zaman

Seherde el bağla durup niyaza
Haris olma çoğa razı ol aza
Yazam arzuhalim çekem beyaza
Oku da gönlünü eğle bir zaman

Çıkmaz senden masumların firkati
Eğer isten isen huri cenneti
Çekip aşkın Zülfikarın kaskatı
Nefsine arını bağla bir zaman

Benim dostum nasihatim tutarsa
ıyili kötülü her iş biterse
Benim vadem senden evvel yeterse
Ruhsati Baba'ya ağla bir zaman❞

❝Bir selam geldi de eski dostumdan
Asla gönül ayrılmıyo üstünden
Yandım güzel bir su içem testinden
Suyun zemzem ise kandırır beni

şimşir imiş sofrasının kaşığı
Ben oldum da o güzeliğin aşığı
Nasıl yar diyeyim o vefasıza
El evinde sallanıyo beşiği

Gönder güzel yüksüğünü saklayım
Yemin ettimde parmağıma takmayım
Senden başkasına gönül verirsem
Hasta olup hastaneden çıkmayım❞

❝Canım dostum dinle benim sözümü
Bir insan kış ile yazı bilmeli
Ben benden ayırmam artık gözümü
ınsan dostça bakan gözü bilmeli

Kimin lale alır kimisi gonca
Kimi ihtiyara kimisi gence
Kahrolmamak için hayat boyunca
ınsan evlenecek kızı bilmeli

Düşünmek lazımdır sonum n’olacak
Sanma bu kainat böyle kalacak
Nihayeti son elbisen olacak
ınsan kefen olan bezi bilmeli

Der Civani insanların hası var
ınanç iman ile hem ihlası var
Mevlanın taktiri tecellisi var
ınsan alnındaki yazı bilmeli❞

❝Ararsan kamili ara cihanda
Cahilden kötülük gelir be dostum
ıkrar verip ikrarında durmayan
Zalimden kötülük gelir be dostum

Seven dostlarına dönme yüzünü
Kör sayar zalimler gören gözünü
Tarikat ehline bağla özünü
Cahilden kötülük gelir be dostum

Cahili tüketir kendi emeli
Hal bilmeyen dosta neyi demeli
Çiğ lokmayı bile dostla yemeli
Cahilden kötülük gelir be dostum

Erdoğan dost için boşuna yanma
Yüzüne güleni can ciğer sanma
Her gördüğün kula bağlanıp kanma
Cahilden kötülük gelir be dostum❞

❝ışsiz güçsüz durulur mu
Çalış dostum ekmek için
Durmayla iş bulunur mu
Çalış dostum ekmek için

Zamanını harcama boşa
ışine git koşa koşa
Kazancınla mutlu yaşa
Çalış dostum sevmek için

Cahillikten kurtulmanın
Sağlıklı ve mutlu olmanın
Yaşı yoktur okumanın
Çalış dostum bilmek için

ınsanlığa hizmet eyle
Kötülüğe fırsat verme
Haksızlığı hiç hoş görme
Çalış dostum gülmek için

Kasım der ki işim yoktur
Çaresizim derdim çoktur
Gideceğim yer topraktır
Elbet bir gün ölmek için❞

❝Çoktan beri ben dostumu görmedim
Gönül ister görüşmenin vaktidir
Fırsat bulup gonca gülün dermedim
Kelp irakip bilişmenin vaktidir

Ben de derdim taşımayım gussa gam
Yüze gülücü yar dahi gamdan kem
Bugünlerde leblerinden emmezsem
Yandı yürek alışmanın vaktidir

Aşkın atasından sinem oldu nar
Dünya merde gendir muhannete dar
Hoyrat ile atıştırdım beraber
Dostlar bize gülüşmenin vaktidir

Bir gün gel ederler ehil yanına
Biz de yete idik ulu düğüne
Gaziler birikmiş koç direğine
Herkes payın bölüşmenin vaktidir

Arslandan pay alır merd oğlu merd var
Bilir misin bu sinemde ne dert var
Veli'm der görürsen ehl-i hikmet var
Dost elinden dol'içmenin vaktidir❞

❝Dostum beni niçin zar incitirsin
Verdiğim ikrardan dönen değilim
Senden başkasına meyil vermedim
Uçup daldan dala konan değilim

Elif mim yazılı senin aşkına
Korkarım yad kimse çıkar köşküne
Yandı ciğer kebap senin aşkına
Senden başkasına yanan değilim

ıvme deli gönül giden tez gelir
Maşuktan aşığa cilve naz gelir
Yıl yıl yüze saksan daha az gelir
Bin yıl daha baksam kanan değilim

Arifoğlu'm bilir benim halimi
Mevlam açık etsin cümle yolumu
Senden başkasına vermem elimi
Vallahi billahi sunan değilim❞

❝Gönül dostum arasıra selamı
Kesiyorum diye bana darılma
Elime alınca kağıt kalemi
Susuyorum diye bana darılma

Yaşıyorum kafesteki kuş gibi
Gerçekleri görür oldum düş gibi
Arzuları yüreğime taş gibi
Basıyorum diye bana darılma

Sıkı tutunalım dostluk bağına
Düşmeyelim şu feleğin ağına
Sitem edip dostlarımın çoğuna
Küsüyorum diye bana darılma

Medine Çınar’ı görme el gibi
Kurudukça kuruyorum dal gibi
Bazen poyraz gibi bazen yel gibi
Esiyorum diye bana darılma❞

❝Dostum aşk meyi ver bana
Kurbanın olayım senin
Bülbül gibi dillerine
Hayranın olayım senin

Yaktır beni yandır beni
Aşk meyinden kandır beni
Sarhoşam ayıktır beni
Mestanın olayım senin

Can kuşunu sana uçur
Aşk meyinden bana içir
Beni ak gerdandan geçir
Üryanın olayım senin❞

❝Dostum yandım ateşine
Suyun ile söndür beni
Düşmüşüm aşkın peşine
Gel bu dertten çevin beni

Yar dedim yarana düştüm
Kudret ateşinde piştim
Kanatlanıp gökte uçtum
Elin uzat indir beni

Dertliyim derdime lokman
Köleyim değilim hakan
Yoktur şu yarama bakan
Merhem ol da sağla beni

Bu derdi çekemem yeter
Varlığım burnuma tüter
Dostun metaını satar
Derdinden azat et beni

şah'merdan düştüm peşine
Karışmam senin işine
Mecnun'um kara kaşına
Gel ağlatma güldür beni

Sevenin budur ahvali
Nedir bu dostumun halı
Kalkmıştır gönlümün kah
Gel katara aldır beni

Berat'ın sinesi yara
Çok düşürdün beni zara
Elek yap da beni ele
Ham var ise pişir beni❞

❝Bülbül gibi figan düştü özüme
Gel dinle kıldığım bu ahı dostum
Gecelerce uyku girmez gözüme
Supha dek ederim sima'ı dostum

Daim hayalindir benim nökerim
Gözlerimden acı yaşlar dökerim
Çok zamandır hasret yası çekerim
Gece gibi giyerim siyahı dostum

Gam-u gussa bana oldu aşina
Gel nazar kıl bir kez bağrım başına
Merhamet eyleyüp gözüm yaşına
Halimi sormağa gel gahi dostum

Aşkından ne hale vardığım gördün
şu beni hakiki seversin derdin
Niçin şimdi benden yüzün dönderdin
Nedir edna kulun günahı dostum

Huzurunda gerçi günahım çoktur
Sen gani kerimsin bir ismin Hak'tır
Benim senden gayrı penahım yoktur
Sensin Aşıki'nin penahı dostum❞

❝Dostum sen gideli divane oldum
Gözleyip dururum yolların senin
Bir kez cemalini görmeye kaldım
Bekleyip dururum illerin senin

Gönül feryad eyler seni görmeyip
Senden gayrısına meyil vermeyüp
Gönlüm gözüm aklım fikrim durmayup
Hayaline yeler kulların senin

Hasretinden dertli sinem delinir
Yarin kadri ayrılınca bilinir
Kulağıma hayal hayal çalınır
Sesin ile tatlı dillerin senin

Sensin bu gönlümün hayali düşü
Hasretinden akar gözümün yaşı
Gitmedi serimden boranı kışı
Daim eser firkat yellerin senin

Yar ahdi ikrarı hiçe satarsa
Varıp bir gayriye gönül katarsa
Dostum o yerlerde mekan dutarsa
Aşıki nicolur hallerin senin❞

❝Dinle beni güzel dostum
Sırtından vurulan benim
Bilmem ki sen neye küstün
Kemiği kırılan benim

Çoban derdi garip yayla
Gel üstüme türkü söyle
Tam beş ay geçti böyle
Hep hor görülen benim

Yaşa dostum sen de yaşa
Nedir sendeki endişe
Emeklerim bütün boşa
Boşuna yorulan benim

Sırrı bilir durağını
Çeker bundan ayağını
Dostum yoldu yaprağımı
Dal gibi kırılan benim❞

❝Seni reftarına intizar iken
Yad ellere karşı salınma dostum
On sekiz bin alem aşikar iken
Gizleyip sırrını bilinme dostum

Beni çektin gami hicran dağına
Gönül arzu çeker yeğli yeğine
Rast geldim güzellerin çağına
Oyunbazsın desem alınma dostum

Kul edip özünü pazarda sattın
Necef deryasına Zülfikar kattın
Ezelden benimle ahd aman ettin
Olur olmaz yerde bulunma dostum

Kan ederim kalbi rakip bakarsa
Acepleme fırak beni yakarsa
Mürg ü hasret sineme el takarsa
Güç olur sensiz ben olunma dostum

Esiri'yi çaker etsen kapında
Arzum kaldı dergahında tapunda
Noksan yoktur hiç yaptığın yapında
Aşkile malamat gülünme dostum❞

❝Dostumun koynunda bir çiçek bitmiş
Cennet kokuları vardır alana
Lalesi sümbülü hep bile bitmiş
Görünce aklımı verdim talana

ıkrar verdin ikrarını yemezsin
Ben seninim sen benimsin demezsin
Kız koynundan bir bergüzar vermezsin
Uzak yoldan seni deyip gelene

ıkrar ver ki ben yanına geleyim
El bağlayıp divanına durayım
Söyle nazlım suçum nedir bileyim
Sen inanma elden gelen yalana

Karac'oğlan der de sevdan başımda
Nazlı nazlı sallan gel dur karşımda
Gündüz hayalimde gece düşümde
Kız ne dersin şu derdinden ölene❞

❝Ozan dostum dost Canbulat
Sizi üzen öz değildir
Küfe kaçkını canbazlar
ıçimizde giz değildir

Üzmemeli boş laf seni
Bozuk bünye tarar geni
Alkışlarız yeni feni
Teknoloji az değildir

Ateş yanar gizli hardan
Uzaklaşmam edep ardan
Ayırırlar dostu candan
Gıybet eden söz değildir

Ozan Ezgini' nin aşkı
Bir hoş olur gönül meşki
Bazı laflar olur ekşi
Sözü üzen tez degildir❞

❝Bizim yıkık damın bacası tütmüyor
Hasta yavrularım doktor görmüyor
şu yoksulluk bilmem neden gitmiyor
Söyle başkentteki söz veren dostum

Dört yılda bir uğruyorsun köyüme
Kurbanlar kesmiştik sözlerinize
Umutlar verdiniz türlü şekilde
Hani nerde bolluk söz veren dostum

Olan varımızı hep size verdik
Bir oy için sağda solda döğüştük
Sizi bu illerden biz vekil seçtik
Gel yarını düşün söz veren dostum

Nebyanlı'nın bağrı yanmiş ne etsin
Tilkinin yerine kurdu mu seçsin
Tek dileği vardır mekanın çöksün
Yoksul halkım gelip bir düzen kura❞

❝Dostum deme bana sen çek şu varını
Sevda bu düzende (yar yar) sağlara yakışır
Varsa üzerinde sil alın terini
Terim terim dostum deme toprağa karışır
Benim terim dostum deme toprağa karışır

Di gel gel benim yarim
Beni derdinden etme
Aşka giden kervanım
Beni yolundan etme

Gem vurma duyguma sen öğüt alırsan
Sen de bir adam gibi (yar yar) dağıt bulursan
Kamil kemal olur bunu bilirsen
Attığın her adım (yar yar) yere yapışır

Di gel gel benim yarim
Beni derdinden etme
Aşka giden kervanım
Beni yolundan etme

Dara düştüm ama beni dardan bilirler
Avare olanlar bunu kardan bilirler
Varsa sermayeleri beni kürdan bilirler
ışte zulüm ancak o beylere yakışır

Di gel gel benim yarim
Beni derdinden etme
Aşka giden kervanım
Beni yolundan etme❞

❝Her ne cevreylesen üstüme almam
Bana şirin gelir dillerin dostum
Hercai olana meylimi vermem
Kış ola tutula yolların dostum

Meyil vermem müraiye şaşkına
Özün yetir bir kamile pişkine
Ali'yi seversen pirin aşkına
Gel dola boynuma kolların dostum

Ağyar olan ayıbını bildirir
Sağ yar olan Hak mizanın buldurur
Engel girmiş gonca gülün yoldurur
Dök zülfün yüzüne tellerin dostum

Umarım onmasın benden ayıran
Bağa nadan girmiş sevdiğim uyan
Kula dulda ise Allah'a ayan
Senden ayrılalı ağlarım dostum

Abdal Pir Sultan'ım gülüm yolmuşlar
şu benim yarime nice kıymışlar
Umarım dünyaya malın vermişler
Sensiz şu dünyayı neylerim dostum❞

❝Dostumun elinde bir tutam çiçek
Ne kadar methetsem o kadar gökçek
Getir hamaylını yeminler içek
Yar sevmedim senden başka gücücek

Boğum boğum boğmuş ince belini
Bal sandımdı ağzındaki dilini
Eri genci ben dererim gülünü
Gül derene ne der anan gücücek

Oğlan aşık mısın ağzım ararsın
Her söylemeye micuzuma yararsın
Benim haram gülüm niçin derersin
Deyip gelem anam eğlen azıcık

Karacaoğlan der ne idi göçün
Cennet sandım ben kız koynunun için
Akşamki yalanın sabahki suçun
Ahbaplardan haber aldım gücücek❞

❝Dün gece düşümde can dostu gördüm
Ulu bir çınardan dal verdi bana
Uzandım yüzüne yüzümü sürdüm
Ben zehir istedim bal verdi bana

Dağ yanarsa yağmur çiser mi dedim
Ten yanarsa rüzgar eser mi dedim
Can yağarsa canan küser mi dedim
Çağırdı yanına el verdi bana
Can dostum dostum kül verdi bana

Ben aşkı sırtıma vurdum da geldim
Hasretin acısını çöl verdi bana
Can dostu görünce eridim bittim
Yüreğime ateş kül verdi bana
Can dostum dostum kül verdi bana

Aşk olmazsa kalem yazar mı dedim
Dost olmazsa gönül tozar mı dedim
Hayaloğlu sana kızar mı dedim
Yanağımdan öptü gül verdi bana
Can dostum dostum gül verdi bana❞

❝Eziz dostum men isterem
Senin zilden ayrılmasın
Bir ummana dönsün tebin
Coşğun selden ayrılmasın

Ne çıhar bir guru addan
Söz de görek bu heyatdan
Yurdumdaki toy busatdan
Gelhagelden ayrılmasın

ılham alıb bu dövrandan
Kökle sazı susma bir an
Sesin gelsin gah Muğan'dan
Gah da Mil'den ayrılmasın

Memmedağa başla dastan
Üzümüze gülen yazdan
Sinen bu sedefli sazdan
Gelbin elden ayrılmasın❞

❝Eziz dostum mennen küsüp incidi
Ayrılık yağ kimi çekti yeridi
Gezdiğin yerleri od basıp indi
O gedip galmışam hesretindeyem

Neçe nağme goşum
Neçe dillenim
Dost gedip özüme gelebilmirem
Ele bir ellerim yoh olup menim
Gözümün yaşını silebilmirem

Çaldığı sazını getirip mene
Görsün ki çalmakta neçe mahirem
Elinde yay kimin incelsin gine
Ziyler hep çekilin güyüldi odam

Neçe nağme goşum
Neçe dillenim
Dost gedip özüme gelebilmirem
Ele bir ellerim yoh olup menim
Gözümün yaşını silebilmirem❞

❝Güzel dostum aramızda senlik benlik olur mu
Neden gönlüm sarayını tarumar ettin böyle
Bilirsin ki viranede hanedanlık olur mu
Bir nefes alayım derken, bin zarar ettim böyle

Aman aman aman güzel efendim
ıkrarım sana bağlıdır efendim
Mevsim gitti sonbahara ulaştı
Seller suskun bağlar gazel efendim

Her baharda boz bulanıp, coşup coşup çağladın
Geçemedim sellerinden yollarımı bağladın
Diyarı gurbete saldın, ardım sıra ağladın
Figanı figana katıp, ahuzar ettin böyle

Aman aman aman güzel efendim
ıkrarim sana bağlıdır efendim
Mevsim gitti sonbahara ulaştı
Seller suskun bağlar gazel efendim

Hey Mahzuni sevdiğimin sözünü ferman gördüm
Kuru çöllerde dolaştım, susuz değirmen gördüm
Ayaklarına yüz sürdüm, elinden derman gördüm
Kaldırıp vurdun sineme, zülfükar ettin böyle

Aman aman aman güzel efendim
ıkrarim sana çok özel efendim
Mevsim gitti sonbahara ulaştı
Seller suskun bağlar gazel efendim❞

❝Gel de dostum bahçesinde gezelim
Kimler karşısına geldi bir gelin
Aman gelin dedim ben de ağlarım
Gözümün yaşını sildi bir gelin

Sarıldı boynuma ağlama deyi
Hotozumu devre bağlama deyi
Yalvardı yakardı inleme deyi
Teze bir şeftali verdi bir gelin

A kuzum yanağın dertlere derman
Kaşların yay olsun kirpiğin keman
Top zülüflerini sevdim bir zaman
Gamz'okun sineme vurdu bir gelin

Gönül farımadı güzel sevmeden
Ak göğsün bendi de gümüş düğmeden
Sarılalım anan atan duymadan
Tenhada şeftali verdi bir gelin❞

❝Aç artık dost kollarını
Gel ey dostum yavaş yavaş
Yol karlık gözüm görmez
Gel ey dostum yavaş yavaş

(Bağlantı)
Haydar-ı şah senin adın
Bilirim sende muradım
Çok peygambere uğradım
Gel ey dostum yavaş yavaş

Bir su içtim derin gölden
Hiç ayrılmam ben bu yoldan
Arif olan anlar halden
Cahillerden bilen yoktur

Bağlantı

Pir Sultan'ım konar göçer
Halini bilene açar
Misafirler gelir geçer
Eğlenip de kalan yoktur

Bağlantı❞

❝Aç artık dost kollarını
Gel ey dostum yavaş yavaş
Yol karanlık gözüm görmez
Gel ey dostum yavaş yavaş

Dardayım gel artık ulaş
Muhabbet yolunu dolaş
Sensin dost yarama ilaç
Gel ey dostum yavaş yavaş

Haydar'ı şah senin adın
Bilirim sende muradım
Çok peygambere uğradım
Gel ey dostum yavaş yavaş

Artık bana aç kolları
Yağmur geçti yağar dolu
Boynumda gezer dost kolu
Gel ey dostum yavaş yavaş

Sanadır bu sözüm sana
Artık al ulu divana
Kavruldum dost yana yana
Gel ey dostum yavaş yavaş

Pir Sultan başk'yol bilmez
Senin bu yolundan dönmez
Alev oldu gayrı sönmez
Gel ey dostum yavaş yavaş❞

❝Gönül dostum anlatsana
ılimizde mevlanayı
Ulu zatın hoşgörüsü
Yolumuzda mevlanayı

Kıymet verir her insana
Ulvi görev düştü sana
Çevir deyişik lisana
Dilimizde mevlanayı

Fethetti nice gönüller
Ruzi mahşerdeki kullar
Bülbül sedasında diller
Gülümüzde mevlanayı

Ezgini geldik gideriz
Hakka borcumuz öderiz
Hatırdadır yad ederiz
Telimizde mevlanayı❞

❝ıkrarım ikrardır gül yüzlü dostum
Yine seveceğim ölene kadar
Senin özlemini sineme gömdüm
Gizli gam çekerim gelene kadar

Yas bağladı dumanlandı dağlarım
ılkbaharda gazel döktü bağlarım
Vefasız yar senin için ağlarım
Gözyaşım deryaya dolana kadar

Sen benim maralım sevdalı sunam
Ben garip aşığım narına yanam
Ah çekip ağlama yar dayanamam
Hasan Kaplani'yi bulana kadar❞

❝Aziz dostum mektup ile
Arayıp da sorma beni
Artık böyle bile bile
Hatırımdan kırma beni

Dinlemem bin söz etsen de
Anlamam kaş göz etsen de
Kılıç vurup düz etsen de
Bir kefene sarma beni

Muhabbetin sana kalsın
Benim için kuru dalsın
Yüzlerine lanet olsun
Yeter artık yorma beni

Mahzuninin dertleri var
Umurumda değil yalvar
Dünyadan ahrete kadar
Sen sen ol da sorma beni❞

❝Kısmet kalktı bu illerde durulmaz
Gel beni yolumdan eyleme dostum
Böyle bir firkatla gönül eğlenmez
Sil gözün yaşını ağlama dostum

Kader götü geldi paham kem gitmez
Ağladıkça ela gözden nem gitmez
ıllere düğündür bizden gam gitmez
Gam çekip yaslara bağlanma dostum

Gezerdi Said'im gurbet illeri
Tercüman yollardı esen yelleri
Gerdana dökülmüş zilfin telleri
Topla zilifleri ağlama dostum❞

❝Nazlı dostum selam salmış gel diye
Ara yerde engellerim var diye
Açtı ak göğsünü bana em diye
Emdiğim aklıma düştü efendim

Nazlı dostum selam salmış gelmesin
Ara yerde engelleri duymasın
Eliminen ak göğsünün düğmesin
Çözdüğüm aklıma düştü efendim

Metini de Deli Boran metini
Ne vereyim Küpelinin metini
Ak bilekli samur kürklü hatunu
Nişanlımı vermediler efendim❞

❝Bu güzel şiiri kim yazdı deme
O şiir benimdir değerli dostum
Sonuna dek oku, getir gündeme
O şiir benimdir değerli dostum

Yöntemimden anlar, kim ele alsa
Ad yazmayacağım bir bana kalsa
Türkçesi öz, yazımları normalsa
O şiir benimdir değerli dostum

Nerede acılı dize görürsen
Ben yazmasam bile, onda varım ben
Duyarlı, koykunsa kuşkulanma sen
O şiir benimdir değerli dostum

Uğraş vere vere bura geldimse
Özenimden yakınamaz hiç kimse
ıster olmamış de, ister benimse
O şiir benimdir değerli dostum

ışliyorsa insanlığı, insanı
Ağır basıyorsa duygusal yanı
Dile geliyorsa bir halk ozanı
O şiir benimdir değerli dostum

Hemen göze çarpar gönül tokluğu
Özgünlük yansıtır uyak çokluğu
Yeğliyorsa hoşgörüyü, dostluğu
O şiir benimdir değerli dostum

Bağlıysa Atatürk ilkelerine
Selam duruyorsa askerlerine
Umut bağlamışsa-Türk gençlerine
O şiir benimdir değerli dostum

Der Akın kopamam bu güzel aşktan
Bir yanılgım varsa uyar ilk baştan
Oluşmuşsa çağa uygun uğraştan
O şiir benimdir değerli dostum❞

❝Namen memnun etti sevgili dostum
Gerçekten dem vuran dilim yok benim
Nameni okudum bağrıma bastım
Pazara çıkacak malım yok benim

Deli Boran gibi hiç dinmez yaşım
Ferhat'tan beş beter dertlidir başım
Kusuruma bakma arslan kardeşim
Zatına pek yarar halım yok benim

Aklım manyak serserinin biriyim
Neyim varsa göz önüne seriyim
Fazla ses çıkaran kızıl arıyım
Kovanını peteğim balım yok benim

Aslım topraktandır temelim çürük
Felek de enseme bir sille vuruk
Doğuştan kollarım kökünden kırık
Tutup yapışacak elim yok benim

Yanardağlar gibi yanar tüterim
Derdim çoktur Eyup'tan da beterim
Baykuş gibi viranede yatarım
Bülbül gibi yeşil dalım yok benim

Söyle bana aklı kimden alıyım
Biliyorsan anlat kurban olıyım
Yol boyunca bitem kara çalıyım
Burcu burcu kokan gülüm yok benim

Bir Deli Hazım'ım okur yazarım
Ben kendi kendime kendim üzerim
Mecnun gibi dağda taşta gezerim
Vuslata kavuşan yolum yok benim❞

❝Dostum helal eyle ahiret hakkın
Yola revan olmak gerek sevdiğim
Senle kavuşmamız nasip olmazsa
Hasret kıyamete kalsın sevdiğim

Ya gelem de ya gelmiyem bir daha
Seni ısmarladım ulu dergaha
Senden başka yar seversem vallaha
Azrail canım alsın sevdiğim

Dostum yükün tutmuş evvel bahardan
Bir gül tomurcuktur kokar seherden
ınciden mi isten yoksa güherden
Dile benden ne dilersen sevdiğim

Hüseynim de der ki ya ben nideyim
Başım alıp diyar diyar gideyim
Dilenip döşürüp peydah edeyim
Gözün eğer malda ise sevdiğim❞

❝Elinle dilinle işaret eder
Baklayı ağzından atamaz dostum
Kavuşma yolunda adaklar adar
Kaçırır sözünü tutamaz dostum

Otuz beş milyonun üstüne çökmüş
Toklan var olan açları yokmuş
Kısırlık yolunda bir tohum ekmiş
Mahsulü bol olur satamaz dostum

Hıncını alıyor emerek kandan
Doymuyor etimle istiyor candan
Dünyalık lokması ayrımı benden
Ağzında geveler yutamaz dostum

Suyunu çıkarmış kalan paşadan
Canlanır diyerek düşmez tasadan
Tüyleri yolunmuş boyu kısadan
Zavallı bir kuştur ötemez dostum

Divani diyor ki sömüren ezen
Milletin üstünde tepinip gezen
Haksızdır onlara doğruyu yazan
Hor bakar yüzüne çatamaz dostum❞

❝Bizim yıkık damın bacası tütmüyor
Hasta yavrularım doktor görmüyor
şu yoksulluk bilmem neden gitmiyor
Söyle başkentteki söz veren dostum

Dört yılda bir uğruyorsun köyüme
Kurbanlar kesmiştik sözlerinize
Umutlar verdiniz türlü şekilde
Hani nerde bolluk söz veren dostum

Olan varımızı hep size verdik
Bir oy için sağda solda döğüştük
Sizi bu illerden biz vekil seçtik
Gel yarını düşün söz veren dostum

Nebyanlı'nın bağrı yanmış ne etsin
Tilkinin yerine kurdu mu seçsin
Tek dileği vardır mekanın çöksün
Yoksul halkım gelip bir düzen kura❞

❝Kınama dostum biz de insanız
Edep erkan ile irfanımız var
Başlangıç türaptan cinsi saf kanız
Elbet ki yaradan süphanımız var

Oku Elif be'yi olasın arif
Sözlerim boş değil iyi bil herif
Bize başka yolu eyleme tarif
Doğru yol gösteren Kuran'ımız var

Başın eğ zemine yapma fiyaka
Bilirsin Azrail dinlemez şaka
Sıdk-ı hulus ile bağlıyız Hakk'a
Bizim yaradana imanımız var

Civani sözlerin nasihat ola
Hakiki bülbül ol konasın güle
Hisar et etrafın kapılma yele
şükür cem olacak cinanımız var❞

❝ıllere ter tökdün senet yolunda
Çok cefa çektirdin özüne gardaş
Uzun geceleri yuhu yatmadın
Be'zen gan da geldi gözüne gardaş

Be'zen düz ohudun be'zen de çaşdın
Bemin evezine zilli dolaşdın
Be'zen gırıg sökük şe'r de goşdun
Elin gelinine gızına gardaş

Neçe gelbi hain üreyim gara
Söyledi sen hara aşıglıg hara
Gülüb doddag altı bele dostlara
Bandın öz arzunun sözüne gardaş

Sen yene öyrendin sen yene bildin
Keremde ağladın Gerib'de güldün
Mensum Efendi'yle döş döşe geldin
Valeh gülümsedi üzüne gardaş

Artıg deyişmisen şekli görkemi
şikarı papağın yanır gün kimi
O vezneli çuha aşıg geyimi
Ne gözel yaraşır sazına gardaş

Senet deryasında açıb yelkeni
Ele üz kimsene ötmesin seni
Sevindir şad eyle şair Hesen'i
Bükülmek yad olsun dizine gardaş❞

❝ısmini sevdiğim saadetli dostum
Özüm senin ile bir değil midir
Bu aşkın elinden yandım kül oldum
Beni Mecnun eden yar değil midir
(Yar değil midir)

Her andıkça aşkın beni coşurur
Dalgaların gelir başdan aşırır
Tuzak kurmuş aşığını düşürür
Siyah ebrulerin yay değil midir
(Yay değil midir)

Velim der ki hayran oldum bakmadan
Kaşların hükmeder canım yakmadan
Böyle dostun hasretini çekmeden
Ölümde bir yandan kar değil midir
(Kar değil midir)❞

❝Dinle beni güzel dostum
Sırtından vurulan benim
Bilmem ki sen neye küstün
Kemiği kırılan benim

Çoban derdi garip yayla
Gel üstüme türkü söyle
Tam beş ay geçti böyle
Hep hor görülen benim

Yaşa dostum sen de yaşa
Nedir sendeki endişe
Emeklerim bütün boşa
Boşuna yorulan benim

Sırrı bilir durağını
Çeker bundan ayağını
Dostum yoldu yaprağımı
Dal gibi kırılan benim❞

❝Dostum beni niçin zar incitirsin
Verdiğim ikrardan dönen değilim ey
Senden başkasına meylimi vermem
Uçup daldan dala konan değilim ey

Dostum gönüllenme giden tez gelir
Herkes sevdiğine cilve naz gelir ey
Yar yüzüne yüz yıl baksam az gelir
Yüz dahi baksam kanan değilim ey

Karacoğlan bilir benim halimi
Kadir Mevlam açık etsin yolumu
Senden başkasına vermem meylimi
Vallahi billahi veren değilim ey❞