Abdullah Papur - Yare







Yorum Yaz

Yorumlar
5 - 5 - 0 yorum

Abdullah Papur En Çok Dinlenen 10 Türküsü
Abdullah Papur - Asagidan Gelir Benim Turkmenim
Abdullah Papur - Kürtçe Türkü
Abdullah Papur - Halaylar Çekerdik
Abdullah Papur - Ah Anam Ah
Abdullah Papur - Yaradana Sor
Abdullah Papur - Yine Ağlamışsın Gözlerin Yaşlı
Abdullah Papur - Ağla Dertli Gönül
Abdullah Papur - Çift Camlardan Ses Gelmiyor
Abdullah Papur - Ağa Bir İken Beş Oldu
Abdullah Papur - Derdin Ne (Uzun Hava)

Etiketler : Abdullah Papur, Yare, Abdullah, Papur, Yare, Abdullah Papur - Yare türkü indir, Abdullah Papur - Yare türkü dinle, Abdullah Papur türküleri, Yare türküsü dinle, Abdullah Papur türkü dinle, Abdullah Papur türkü sözleri, Yare sözleri, Abdullah Papur mp3 dinle

❝Akşam olunca yarelerim sızlar
Derdim çoktur değmeyin bana kızlar
Bu aşkıma şahit olsun yıldızlar

Yeter Allahım çektiğim ah yeter
Bu ayrılık (hasretlik) bana ölümden beter

İstemem artık bana göre yar yok
Kimi sevdim isem derdi benden çok
Anladım ki bu sevdanın sonu yok

Yeter Allahım çektiğim ah yeter
Bu ayrılık (hasretlik) bana ölümden beter❞

❝Aşkın (Mevtin) ne derin yareler açtı ciğerimde
Bir makbere döndü koca dünya nezerimde
Yaş kalmadı şahittir Hüda didelerimde
Topraklara seni gömmek varmış şu zavallı kaderimde

Gelen ağlar geçen ağlar bu zavallı halıma
Gardaş yar ağlar oy oy oy

Hiç (Bir) sönmeyen hicran ateşi vardır içerimde
Sen gülünen oyna ben bu zavallı halıma
Yanar ağlar gezerim oy oy❞

❝Ben yare yolladım bir elmas kutu
(Bir elmas kutu aman aman ey)
Kutunun içinde on türlü koku
(On türlü koku)
Yarimi sorarsan cevahir topu
(Cevahir topu aman aman ey)

Yardan bir yüzük geldi
O da parmağıma dar geldi
Ellerin sardığı bana zor geldi bana zor geldi

Kurşunlu camide kıldım namazı
(Kıldım namazı aman aman ey)
Sünneti kılarken unuttum farzı
(Unuttum farzı)
Ben yari görünce niderim nazı
(Niderim nazı aman aman ey)

Yardan bir yüzük geldi
O da parmağıma dar geldi
Ellerin sardığı bana zor geldi bana zor geldi

Gideyim gideyim görünmeyeyim
(Görünmeyeyim aman aman ey)
Şalımı başıma bürünmeyeyim
(Bürünmeyeyim)
Ellerden gördükçe yerinmeyeyim
(Yerinmeyeyim aman aman ey)

Yardan bir yüzük geldi
O da parmağıma dar geldi
Ellerin sardığı bana zor geldi bana zor geldi❞

❝Gide gide aman yarelerim dirildi
Gitme dedim yar boynuma sarıldı
Gitme dedim yar boynuma sarıldı
Bize kısmet aman gurbet elde verildi

(Bağlantı)
Bu ayrılık yaman büktü belimi
Bu ayrılık yaman büktü belimi
Yaradan Hak sen bilirsin halimi
Yaradan Hak sen bilirsin halimi

Akdenizden aman su gelir boydan boydan
Güzel arar isen al bizim soydan
Güzel arar isen al bizim soydan
Muradım değildir ayrılmak yardan

Bağlantı❞

❝Daracık sokakta yare kavuştum
Yar aşağı ben yukarı savuştum (uy beni beni)
Yare bir gül verdim yarnan barıştım
Bir tanecik bu dert yaralar beni (uy beni beni)

Beni beni beni ceylanım seni
Sürmedim sefanı neyleyim seni
Uy beni beni

Yüce dağ başında yayılır atlar
Yarimin koynuna girmesin yadlar (uy beni beni)
Mezarımın üstünde bir karış otlar
Bir tanecik bu dert yaralar beni (uy beni beni)

Beni beni beni ceylanım seni
Sürmedim sefanı neyleyim seni
Uy beni beni❞

❝Benden yare selam edin turnalar
Bir gün varıp divanına durunca
Sormazsa belletmen gidin turnalar
Pek perişan diyesiniz sorunca

Varın Kayseriye bir ziynet edin
Erciyes dağında bir sematutun
Hacıbektaş nahiyesinde yatın
Halim diyin dost köyüne varınca

Yaman olur Kırşehirin belleri
Keskinden de sual edin yolları
Ankarada iyarz edin halleri
Adaletli Atatürkü görünce

Eskişehirde de bir katar bağlan
İzmire vatınca deryayı boylan
Eski vatanımız çırpınıp ağlan
Öz yurdumuz Selaniğe girince

Şamdır ceddimizin yurduna konun
Bağdad şehirinin başında dönün
Yıkılası Kerbelaya da inin
Ali İzzetunutman yüzler sürünce❞

❝Hey yarenler gam hicranda
(Hey yarenler kan hicranla)
Boş geldim dolu giderim
Aşkımız kaynayıp coştu
(Bu aşkım kaynayıp coştu)
Nevbahar seli giderim

Yüreğime vurdu narı
Arttırdı ah ile zarı
Göremedim nazlı yari
Sağ geldim ölü giderim

Mecnun tek melül oturdum
Yarı yadıma getirdim
Der Şamil aklım yitirdim
Düz geldim deli giderim❞

❝Bundan sonra ben o yare küskünüm
Yıktı hatırımı barışmam gayrı
Cümle alem gelse mihnet eylese
Çevirdim gönlümü barışmam gayrı

Kızılırmak gibi çağlayıp aksan
Ok vurup sinesin bendini yıksan
Yarın mahşer günü şefaat etsen
Barışmam mahşerden görüşmem gayrı

Emrahın bu yaz yarsız kışlasın
Bundan sonra bildiğini işlesin
Döner ise o yar beni taşlasın
Hiçbir oluruna karışmam gayrı❞

❝Bu sinemde yaralarım sızılar
(Şu sinemde yarelerim sızılar)
Gül bağrım eziktir bir yara sebep
Her gelen de (gelince) bizi odlara yakar
Budur ahvalimiz de bir yara sebep

Güzeller içinde gayet güzelsin
Salınma karşımda da bağrım ezersin
Bana derler niye (niçin) melül gezersin
Dedim yaralıyam da bir yara sebep

Gevheriyim aşk kitabın açarım
Her açtıkça kanlı da yaşlar saçarım
Yar elinden ağu gelse içerim
Koy desinler ölmüş de bir yara sebep❞

❝Katip sen yaz yare saba götürsün
Rica yollu arzuhalim tez elden
Katip tez ol peymanımı yetirsin
Saba yetsin maksuduma tez elden

Selam söyle yare gördün halimi
Payına yüz sürver hatt-ı alimi
Sakınıp incitme selvi dalımı
Muy-i buyun tapşır bana tez elden

Tasvirin nakşettim kıblegahıma
Saba böyle söyle yüzü mahıma
Yoksa hedef olur tir-i ahıma
Samiye rahmeyle bari tez elden❞

❝Saba selam eyle gül yüzlü yare
O mübarek hatırcığı hoş mudur
Ben bendesi ayrı olalı gözden
Kadrin bilmezlere hali hoş mudur

Canan bizim kıymetimiz bilmedi
Bu çeşmimden akan yaşı silmedi
Çok zamandır bir selamı gelmedi
Bilmem o zalimin bağrı taş mıdır

Mustafam da yollarını gözetir
Rakip açmış zülüflerin düzetir
Olur olmaz sitemlerin bizedir
Adularla bade içmek iş midir❞

❝Bu nasıl devrandır bu nasıl demdir
Gel bazı halimi sor nazlı güzel
Ruzu şep çektiğim hicrandır gamdır
Ne müşkül haldeyim gör nazlı güzel

Aşkın bülbül gibi beni zareler
Çıkardım alleri giydim kareler
Bulamadık şu derdime çareler
Lütfedip yaremi sar nazlı güzel

Hülyalar ederim coş eder gönlüm
Ömür baharını kış eder gönlüm
Aşkın zehirini nuş eder gönlüm
Sensiz şu özüme kar nazlı güzel

Nazar kıl gönlümün yanan narını
Aşığım çekerim aşkın darını
Dağ olsa taşımaz ahuzarımı
Dünyalar başıma dar nazlı güzel

Daimi der şeker misin bal mısın
Lale misin sümbül müsün gül müsün
Huri misin melek misin kul musun
Bilinmiyor öten giz nazlı güzel❞

❝Arzuhal sunayım gül yüzlü yare
Hocam arz eylesin halimi benim
Derdine düşeli oldum divane
Ölürsem yar yusun ölümü benim

Dağların çektiği karın elinden
Bülbülün çektiği harın elinden
Başım alıp gidem yarın elinden
Ahir terk ettirir ilimi benim

Velim eyder dost günleri sayılır
Kaçan yare gitsem engel duyulur
Yarelerim maden gibi oyulur
Gene bu yar bilsin halimi benim❞

❝Şimdengerü nazlı yare küskünüm
Yıktı hatırımı barışmam gayrı
Alem gelip bana rica ederse
Çevirdim yüzümü görüşmem gayrı

Güzel keklik gibi kafeste olsa
Altın vezni ile cevahir tartsa
Yarim mahşer günü şefaat etse
Giderim mahşere görüşmem gayrı

Bu yıl da Emrahi yarsız kışlasın
Varır isem o yar beni taşlasın
Şimdengerü bildiğini işlesin
Hiç bir umuruna karışmam gayrı❞

❝Gökte uçan teyyare de
(Aslan garam nenni)
Selam söylen o yare de
(Zeytin garam nenni)
Nenni nenni ben kendime yar buldum da
(Aslan garam nenni)
Bulsun derdime çare de
(Zeytin garam nenni)

Nenni nenni nenni nenni uyudurum seni
Gül sinenin üstünde de böyüdürüm seni

Nenni nenni dıvardan para çıhtı da
(Aslan garam nenni)
Elimden yara çıhtı da
(Zeytin garam nenni)
Nenni nenni yazdım yazdım gönderdim de
(Aslan garam nenni)
Mektubum gara çıhtı da
(Zeytin garam nenni)

Nenni nenni nenni nenni uyudurum seni
Gül sinenin üstünde de böyüdürüm seni

Nenni nenni cebinde çıhısı var da
(Aslan garam nenni)
Lavanta gohusu var da
(Zeytin garam nenni)
Nenni nenni açtım baktım yüzüne de
(Aslan garam nenni)
Ne güzel uykusu var da
(Zeytin garam nenni)

Nenni nenni nenni nenni uyudurum seni
Gül sinenin üstünde de böyüdürüm seni❞

❝Ben gidersem karaları bağlama
Gitti diye için için ağlama
Küstüğümüzü yadellere söyleme
Adam yarin bir çift sözüne küser mi

Beri gel dedim benden ıradın
Siyah zülfün ak yüzüne taradın
Meğer ayrılmakmış yarim muradın
Ayrılalım ayrı düşen ölür mü

Giyme sen sevdiğim gayrı karayı
Çok doktorlar kapatamaz yareyi
Ayrılığa bulamadım çareyi
Ayrılalım ayrı düşen ölür mü❞

❝Gökte uçan tayyare
Selam söylen o yare aman aman
Selam edin o yare
Ben kendime yar buldum aman aman
O da bulsun bir çare

Gitme gidenlerinen
Boyu fidanlarınan aman aman
Boyu fidanlarınan
Nolur bir haber gönder aman aman
(Nolur bir selam gönder aman aman)
Gelip gidenlerinen

Tarlası ayrıklıya
Ben varamam çarıklıya aman aman
Ben varamam çarıklıya
Allah nasip eylesin aman aman
Boynu gıravatlıya❞

❝Aşağıdan gelen yare bak
Burnu galenfirli gaşları gara
Gendi sarı yağız gözleri ela

Havayı havayı gönül havayı
Boşuna çığnadım yalan dünyayı

Aşağıdan gelen yarim hangisi
İçlerinde civan boylu benlisi
Zaten benim için ölür kendisi

Havayı havayı gönül havayı
Boşuna çığnadım yalan dünyayı

Aşağıdan gelen eğer oyusa
Ahtı bütün ikrarında durursa
Erde geçte o yar benim olursa

Havayı havayı gönül havayı
Boşuna çığnadım yalan dünyayı❞

❝Gide gide yarelerim dirildi
Gitme dedim boynuma sarıldı
(Gitme dedi yar boynuma sarıldı)
Bize kısmet gurbet ilde verildi

Şu hasretlik yaman büktü belimi
Yaradan Hak sen bilirsin halimi

Derelerden su gelir boydan boya
Güzel arar isen bak bizim soya
Muradım değildir zulmetmek yare

Şu hasretlik yaman büktü belimi
Yaradan Hak sen bilirsin halimi❞

❝(Çırağı)
Anam babam ara ara
Girdiler aynı pazara
Tam dört ay on dört gün sonra
Kana döndürdüler beni

(Yareni)
Atomdan gen taşır iken
Bir mahzende yaşar iken
Yüz kırk günü aşar iken
Cana döndürdüler beni

(Çırağı)
Aha belli oldu halim
Dokuz ay on günlük yolum
Belli oldu elim kolum
Bana döndürdüler beni

(Yareni)
Kara değil daim ağdım
Anamın sütünden sağdım
Vakit tamam oldu doğdum
Dine döndürdüler beni

(Çırağı)
İnsan oldum üne geldim
Şöhret olup şana geldim
Elestüde dine geldim
Şana döndürdüler beni

(Yareni)
İnsanlığı arzu ettim
Eğitildim yola gittim
Hem okudum hem okuttum
Fene döndürdüler beni

(Çırağı)
Çırağı diyorlar bana
Senden oldum döndüm sana
Aha geldim kabristana
Sana döndürdüler beni

(Yareni)
Yareni’yim neler duydum
Yazık ki nefsime uydum
Başımı yoluna koydum
Yine döndürdüler beni❞

❝Şu kaleye kara kilit astılar
Budak Beyi konağında bastılar
Dört bir yandan yollarını kestiler
Arkam kalem sensin Ziyaret dağı

Koç yiğit yürüdü düzden aşağı
Belimiz berkili kadem kuşağı
Perakende oldu Irışvan uşağı
Arkam kalem sensin Ziyaret dağı

Kervan konar göçer şu ala hana
Hasret bakar olduk şu Irışvana
İtimat kalmamış beye sultana
Arkam kalem sensin Ziyaret dağı

Bozkurt Bey havlı da arkası kavi
Duldasına pısmış tüm göçer evi
Bilün Bey Paşalar nicoldu hani
Arkam kalem sensin Ziyaret dağı

Gayri bu ellerde konup göçelim
Katar katar mayaları seçelim
Dost kim düşman kim eyi bilelim
Arkam kalem sensin Ziyaret dağı❞

❝Be yarenler yine evvelbahardır
Bülbül intizarlık kılar durmayıp
Kuşlar ahenk edip çığrışıp öter
Kalbin kasavetin siler durmayıp

Kadir Mevlam kudretini bildirir
Daim ağlar kullarını güldürür
Menekşeler külahını kaldırır
Yeşil çimenler de yeler durmayıp

Hep ırmaklar (ağaçlar) sücü olmuş içilmiş
Yer yüzüne ab-ı hayat saçılmış
Gök sümbül kırmızı lale açılmış
Güller ağzın açmış güler durmayıp

Misal-i Ravzadır cennet-i Rıdvan
Firdevs bahçesine benzemiş cihan
Kırmızı hulleler giymiş erguvan
Selvi dalı başın sallar durmayıp

Bizim illerimiz Aydın illeri
Çifte çifte bülbüllüdür dalları
Kul Mehemmed eydür seher yelleri
Yarın siyah zülfün böler durmayıp❞

❝Aşık olalı sen yare gönül
Yanmakta yürek pür yare gönül
Tek etme feda sen bu kulunu
Razı oluyor azare gönül

Uslanmıyacak hiç çaresi yok
Divane gönül biçare gönül

Aşk ateşine yaktı özümü
Bilmem ki nice tutmaz sözümü
Ağlar göricek gül ruhlarını
Taciz ediyor iki gözümü

Uslanmıyacak hiç çaresi yok
Divane gönül biçare gönül

Bin türlü sitem bin türlü melal
Görmüşse dahi terbiye muhal
Gerçi bilirim ettiklerini
Sen bakma yine ey ruhları al

Uslanmıyacak hiç çaresi yok
Divane gönül biçare gönül❞

❝Bir gün sabah yare kavuşun deyu
Beni şimdiyece avuttun felek
Niçe ettin sevgili yarenlerimi
Her birin bir yana dağıttın felek

Yalnız bana mı çektin karayı
Gül yüzlü dostlarla açtım arayı
Harab ettin nice köşkü sarayı
Al tavan konağı yok ettin felek

İş başına koydun iti köpeği
Yüzün örtmüş gözlerinin çapağı
Kıl ip ile ayar tuttun ipeği
Niçe ipsizleri bey ettin felek

Umarım ki istediğin olmasın
Ettikleri yanlarına kalmasın
Kıymetini bilemedin elmasın
Altunu nihasa denk ettin felek

Ağlattın anayı yaktın bacıyı
Yedirdin zehr ile zakkum acıyı
Koyverdin tazıyı saldın bucuyu
Geldin avlağımda av ettin felek

Felek sana gayrı sözüm kalmadı
Hakka yalvarmağa yüzüm kalmadı
Zevkinde sefanda gözüm kalmadı
Dünyadan yüreğim soğuttun felek

Molla der ki derdden derde düşürsün
Bizi şaşıranı Allah şaşırsın
Felek niçin kötü yerin kaşırsın
Sen de mi işini cıvıttın felek❞

❝Benden selam söylen vefasız yare
Gurbet benim olsun sıla kendine
Çekilmedik derdimizi bölüşek
Başlı ben alayım sıla kendine

Dökek derdimizi ölçek bölüşek
Ne el bize ne biz ele karışak
Felek bize gül demez ki gülüşek
Cefa benim olsun çile kendine

Çektiğim cefalar yar senden geldi
Bana bu sitemler kar senden geldi
Başımdaki duman kar senden geldi
Ben kara bağlayım ala kendine

Evvelden hastadır yaralı gönlüm
Sevdayı mahbuba ereli gönlüm
Aşkın gömleğine gireli gönlüm
Hicranı Veyselden nola kendine❞

❝(aman) Benden selam söylen o nazlı yare ey vay yare oy
Bir soluk karşımda ey yavru dursun da gitsin
Heç eyolmaz yarelerim sızılar ey
Yaremin hatırını ey yavru sorsun da gitsin ey

(aman) Yavru şahin avladıydım bazınan ey vay yare oy
Yar gelir geçerdi ey yavru türlü nazınan
Balı pestil etmiş koca dutunan ey
Yar gelsin elinen sorsun da sorsunda gitsin ey

(aman) Hüseyinim kurtulmadı beladan ey vay yare oy
Yari bize nasip eyle Yaradan
Çekim ki kurtulam ben bu yaradan ey
Yar gelsin yaramı sarsın da sarsın da gitsin ey❞

❝Bir kuş kondu da ziyaretin başına
Dılo dılo da nolacak
Döne döne de el ediyor eşine
Dılo dılo da nolacak
Ayrılık derlerdi de ben de bilmezdim
Dılo dılo da nolacak
Onu da getirdin benim başıma gız
Bu halım da nolacak

Kapısının önünde Besni üzümü
Dılo dılo da nolacak
Ne zaman gördüm ki hayırsız yüzünü
Dılo dılo da nolacak
Kısmet olur köyünüze gelirsem
Dılo dılo da nolacak
Ben bilirim de sana söyleyecek sözümü gız
Bu halım da nolacak❞

❝Bad-ı sabahta benden yare haberi
Vahdetine daldı diye söyleyin
Hatırlayıp da yar beni sorarsa
Can cananda kaldı diye söyleyin

Bazan rüzgar oldum estim savruldum
Yanardağın da lavunda yavruldum
Senelerdir ateşiyle kavruldum
Çiçekleri de soldu diye söyleyin

Hak diye bağlanıp da ikrar verende
Ahuzar-ı maşkte dostu yarende
Şekip can gözüyle canan görende
O günlerde öldü diye söyleyin❞

❝Ey yarenler ey kardeşler sorun bana kande idim
Diler isen eydiverem ezeli vatanda idim

Kalû Bela söylenmeden tertip düzen evlenmeden
Haktan ayrı değil idim ol ulu divanda idim

Eyyup ile derde esir inildedim çektim cefa
Belkis ile taht üzere mühr-ü Süleymanda idim

Yunus ile balık beni çekti deme yuttu bile
Zekeriya ile kaçtım Nuh ile tufanda idim

Arafatda İsmaile çaldım bıçak kar kılmadı
Hak beni azad eyledi koç ile kurbanda idim

Yusuf ile kuyuda yattım veza çektim bile
Yakub ile çok ağladım bulunca figanda idim

Asa ile Musa ile kaçtım çıktım Tur dağına
İbrahim ile Kabede bünyad bırkanda idim

Mirac gecesi Ahmedin arşta nalının döndürdüm
Üveys ile urdum tacı Mansurla urganda idim

Ali ile urdum kılıç Ömer ile adi eyledim
On sekiz yıl Kaf dağında Hamzayla meydanda idim

Ezeliden dilimde üş Tanrı birdir haktır Resul
Bunu böyle bilir iken bir acep gümanda idim

Yere bünyad urulmadan Adem dünyaya gelmeden
Öküz balık eylenmeden ben ezeli anda ilim

Yunus benim aşık canım ezeli âşıklar ile
Ol Allahın dergahında seyran ü cevlanda idim❞

❝Garip yolcu gider isen o yare söyle beni
Her bir yandan yaralandım biçare söyle beni
Ne aldım ne sattımsa bilemedim karımı
Her gün için düşüyorum zarara söyle beni

Ömür boyu kervanımı sürdüm ağır bir yola
Acımadın hey vefasız bendeki müşkül hale
Dünya kadar derdim olsa yine söylemem kula
Alemi yaratan vardır söyle didara beni

Çobanoğlu ta ezelden dostlarına kurbandır
Açma benim yüreğimi eylenmeyen çıbandır
Yabancı görme sevdiğim bu can sana canandır
Mevlayı seversen nolur atma kenara beni❞

❝Aşkından ben kan ağlardım
Kimseden gelmedi yardım
Yattığın çardağa vardım
Taşları bana ağlıyor

Senin baban kurnaz tilki
Bir derdimi etti iki
Ala gözün üstündeki
Kaşları bana ağlıyor

Tarlalarda olur tapan
Beni görüp yoldan sapan
Duvarlara yuva yapan
Kuşları bana ağlıyor

Öksüz gibi ağladığı
Yüreğimi dağladığı
Sarı yazma bağladığı
Başları bana ağlıyor

Habibdeki yazıların
Yüreğinde sızların
Çayırdaki kuzuların
Eşleri bana ağlıyor❞

❝Dideden yaş yare çağlar
Dine dine dine gider
Aşk sineyi yakar dağlar
Yana yana yana gider

Çare kılan adil Haktır
Hak yolu iyi ahlaktır
Cahillere ceza haktır
Kana kana kana gider

İnsanlara Haktan çağrı
İrşad eder ehli çığrı
Anadan aniden ağrı
Cana cana cana gider

Aşık Ali Allah gani
Sen sende er haddin tam
Aşık ara yar cananı
Ana ana ana gider❞

❝Ey yarenler ey kardeşler
Ecel ere ölem bir gün
İşlerime pişman olup
Kendözüme gelem bir gün

Yanlarıma kona elim
Söz söylemez ola dilim
Karşıma gele amelim
Nettim ise görem bir gün

Oğlan gider danişmene
Saladır dosta düşmana
Şol dört tekbir namaz ile
Vaktim tamam kılam bir gün

Beş karış bezdürür donum
Yılan çıyan yiye tenim
Yıl geçe obrula sinim
Unudulup kalam bir gün

Başıma dikeler hece
Ne erte bilem ne gece
Alemler ümidi Hoca
Sana ferman olam bir gün

Yunus Emrem sen bu sözün
Dahi tamam etmemişsin
Tek yürüyeyim neyleyim
Üstadıma gelem bir gün❞

❝Sazımızla sözümüzle
Karamanlı Yarenleriz
Hakka bağlı özümüzle
Karamanlı Yarenleriz

Yarenleriz yarenleriz
Gönüllere girenleriz
Yarenleriz yarenleriz
Dost bağını derenleriz

Yunus Kenzi Mehmet Beyler
Türkçe yazar Türkçe söyler
Dolaşırız şehir köyler
Karamanlı Yarenleriz

Bağlamamız düşmez elden
Nameler süzülür telden
Türküler yakarız dilden
Karamanlı Yarenleriz

Yaren Ezgi Gülenaydır
İsmail Hacı coşkun çaydır
Onguni dostluğa paydır
Karamanlı Yarenleriz❞

❝Bilir misiz ey yarenler gerçek erenler kandadır
Kanda baksam anda hazır kanda istesem andadır
Aşksızlara benim sözüm benzer kaya yankısına
Bir zerre aşkı olmayan belli bilin yabandadır
Niceler der ki Yunusa kocaldın sen aşkı kogıl
Bu aşk bize yenle geldi henüz daha turfandadır❞

❝Ey yarenler deyin bana
Ben nicesi dolanayım
Ne türlü tedbir edeyim
Ya nice sağınç sanayım

Canım o büt bitipdir
Gönülümü o alıptır
Hey beni o avutuptur
Ayruk neye bağlanayım

Öyle ediptir o beni
Seçemezem dünden günü
Alsın teni alsın canı
Kon ben ona almayım

Ben gevheriyim kanım o
Ben bir kulum sultanım o
Aklım ve canım gönlüm o
Ondan niçin usanayım

Odur bana Yunus diyen
Odur benim bağrım delen
Odur beni bensiz koyan
Hem ben olam bu ben neyim❞

❝Gönül verdim bir sitemkar yare ben
Cevr ü cefasiyle bu candan geçtim
Ol kadar yandım ki nar-ı aşka ben
Can değil hakikat cihandan geçtim

Aşık olan neyler zemin ü zaman
Arife gerekmez billahi cihan
Adem diyarında tuttum bir mekan
Bu harap olacak mekandan geçtim

Emrah baki değil ziynet-i eşya
Koca saltanatlı devlet-i Dara
Zehir çeşnisinde lezzet-i dünya
Heva-yı nefsimde ben andan geçtim❞

❝Söyle saba yare ne sebep ağlar
Gelsin bizim ilde devran eylesin
Cennet gibi oldu bahçeler bağlar
Çıkıp gülistane seyran eylesin

Ağyarla kan ettim her şeb han için
Ne cefalar çektim mihriban için
Bir kul gerekmez mi bir sultan için
Güzeller bezminde divan eylesin

Emrahın derdine bir derman ola
Aziz canım yare hem kurban ola
Gerek bugün hükm-i Süleyman ola
Emrine bağlıyım ferman eylesin❞

❝Havalanıp uçup giden tayyare
Bugün varasınız bizim illere
Çok selamlar götür o nazlı yare
Yadırgı kuş kondurmasın güllere

Yad ellere meyl ederse küserim
Mektubumu selamımı keserim
İp atarım kendi kendim asarım
Ölmüş deyi düşürürler dillere

Alİzzeti ağlar gezer yalınız
Köylerine mektup yazar yalınız
Hastalandı candan bezer yalınız
Gelsin baksın şu perişan hallere❞

❝Sitemim yaredir duysa sesimi
Güzel sözü derse dil mi incinir
Bu canım vermeden son nefesimi
Gülen yüzü sarsan bel mi incinir

Bahar geldi sardı çiçek dalları
Heç sormaz ki neçe yarın halları
Dal uzatsa yine tutmaz kolları
Gülü öze versen el mi incinir

Aşkı türkü diye söyler ozanım
Mızrap sorar nerde yemin bozanım
Aynur haber etmiş gelme hazanım
Sazın dize korsan tel mi incinir❞

❝Havalarda teyyare
Selam söylen o yare
Benden ona fayda yok
Kendine bulsun çare

Yok emmin oğluna
Yok bibin oğluna
Salla yavrum saçlarını
Komşunun oğluna

Yok dayın oğluna
Yok teyzen oğluna
Salla yavrum saçlarını
Komşunun oğluna

Deniz üstü mülayim
Söyle kimi alayım
Nazlı yarin evine
Nasıl güvey olayım

Yok emmin oğluna
Yok bibin oğluna
Salla yavrum saçlarını
Komşunun oğluna

Yok dayın oğluna
Yok teyzen oğluna
Salla yavrum saçlarını
Komşunun oğluna❞

❝Tayyareler yürüdü
Dağa duman bürüdü
İlişmeyin anneme
Cihan ömrüm çürüdü

Tayyarem uçamadı
Kuş olup konamadı
Beklemeyin a dostlar
Yollarımız ıradı

Gidin bulutlar gidin
Yarime selam edin
Yarim bana sorarsa
Ziyan ölmüş deyin❞

❝(Aman aman) (Ele) Yare bir yare bir
Fitil çifte yare bir
(Ele) Çıkaydım dağ üstüne
(Ele) Gavuşaydım ey yare bir
(Gavuşaydım ey yare bir)

(Aman aman) (Ele) Sür harmanın yüz olsun
Tara zülfün düz olsun
(Ele) Doksan dokuz yarem var
(Ele) Bir de sen vur yüz olsun
(Bir de sen vur yüz olsun)❞

❝Hasta oldum gurbet elde eylendim
Telli turnam benden yare bir haber
Candan geçtim yar yoluna bölendim
Telli turnam benden yare bir haber

Aşkın yollarında vardır pazarım
Derdim ziyadedir söyler yazarım
Korkam gurbet elde kala mezarım
Telli turnam benden yare bir haber

Gece gündüz hasretini çektiğim
Du çeşmimden kanlı yaşlar döktüğüm
Yar içindir ince belim büktüğüm
Telli turnam benden yare bir haber

Ağlıyor da deli gönlüm gülmüyor
Fehmeyleyip yar yaşımı silmiyor
Küçüçüktür sevdiğimi bilmiyor
Telli turnam benden yare bir haber

Daimiyim demem yarim ismini
Kırkların Ceminde gördüm resmini
Yollarda avcı var tanı hasmını
Telli turnam benden yare bir haber❞

❝Meyil verdim bir yare göze görünmez
Onunçün bağrımı dağlar gezerim
Lanazardır onun misli bulunmaz
Döküp gözüm yaşın ağlar gezerim

Yüce dağ başında bir bağ yetirdim
Bezettim gülleri yadlara verdim
Ne güldüm oynadım ne murat aldım
Aklıma vurdukça çağlar gezerim

Şu karşıdaki dağda bir çiçek bitmiş
Reyhasın aleme bütün dağıtmış
Bu nasıl bahçedir bağbanı gitmiş
Dalı yaprağını budar gezerim

Aşkın rençberini vurmuşam bağa
Bir kere nazar kıl sol ile sağa
Hicraniyi avcı tutu tuzağa
Kolumu boynuma bağlar gezerim❞

❝Halim arz eyledim gül yüzlü yare
Perişan halıma güldü de gitti
Şu garip yüzüme baktı bir kere
Aklımı başımdan aldı da gitti

O ahu gözleri sinemi yaktı
Zülfün kement edip boynuma taktı
Yar aşkın okunu sineme çaktı
Beni sevdasına saldı da gitti

Noldu bilmiyorum şu bana noldu
Bir Garibim rengim sarardı soldu
Girdi yar ömrümün bağını yoldu
Aklımı fikrimi çaldı da gitti❞

❝Ey ağalar incitmeyin yaremi
Yareliyem dertli gönül şen olmaz
Ben bu derde kimden bulam çaremi
Yareliyem dertli gönül şen olmaz

Bana mekan olur çöller ovalar
Felek şahin olmuş bizi kovalar
O yar gitti bomboş kaldı yuvalar
Yareliyem dertli gönül şen olmaz

Taş olsa dayanmaz benim ahıma
Bir minnet eyledim nazlı şahıma
Ben de hasret kaldım hüsnü mahıma
Yareliyem dertli gönül şen olmaz

Benim derdim çoktur yada açamam
İkrar verdim ben o yardan geçemem
Kırıldı kanadım düştüm uçamam
Yareliyem dertli gönül şen olmaz

Daimiyim hasret kar etti cana
Tükendim kül oldum ben yana yana
Artık bu cefalar az mıdır cana
Yareliyem dertli gönül şen olmaz❞

❝Bugün yare kavuştum
Karyolası yer de yer
Busesinden avuçtum
Deli gönlüm yer de yer

Seher vakti uyurdum
Zemine kulak vurdum
Türaptan sada duydum
Anladım ki yer de yer

Hicraninin cevabı
Cinastan açmış babi
Vücudum çorba kabı
Gelen giden yer de yer❞

❝Buranın suyu yare yaramış
Ben o yarden günden güne ıradım (vay vay)

Yörü gara tiren sahibin hasta
Yol ver Garadeniz gidiyim dosta (vay vay)
(...) yanında posta
Gece polisinen giderim dosta (vay vay)

Gide gide yol buradan ayrılır
Gitme diye yar boynuma sarılır (vay vay)
Bize nasib yaban ilden ayrılır
Ayrıl derler bana nazlı yarinden (vay vay)❞

❝Daracık sokakta yare kavuştum
Yar aşağı ben yukarı savuştum (of)
Altaylarda bir kerecik kavuştum
(of of rey rey rey rey rey rey)

Aşağıdan geliyoru enişten
Çevresinin dört kenarı gümüşten (of)
Vallah haberimiz yoktur o işten
(of of rey rey rey rey rey rey)

Aşağıdan geliyoru deseler
Herkesi de sevdiğine verseler (of)
Hem verseler hem münasib görseler
(of of rey rey rey rey rey rey)

Yürü güzel yürü ömrümün varı
Eridi kalmadı dağların karı (of)
Yarim güzel olsun istemem malı
(of of rey rey rey rey rey rey)❞

❝Baştan ayağa yareyim
Kangı derde ağlayayım
Dertli olmuş biçareyim
Kangı derde ağlayayım

Ne haberimden alır var
Ne hale haldaş olur var
Ne bir dilimden bilir var
Kangı derde ağlayayım

Bir yana firkat gayreti
Bir yana hasret firkati
Bir yana dostun hayreti
Kangı derde ağlayayım

Ne belli gerçek kuluyum
Ne onun derd-i diliyim
Ne belli ölü diriyim
Kangı derde ağlayayım

Kaygusuz eder deloldum
Ne belli Hakka kul oldum
Ne belli yandım kül oldum
Kangı derdim ağlayayım❞

❝Bad-ı saba selam eyle o yare
Pek göresim geldi illerimizi
Gönül arzu çeker amma ne çare
Nideyim tutan var yollarımızı

Acem Şahı bize name gönderdi
Gam leşkerin üstümüze dönderdi
Zalim felek bizi yaktı yandırdı
Savurdu havaya küllerimizi

Yüküm gamdır gam alırım satarım
Pervaneler gibi yanar tüterim
Kıyamette yakasını tutarım
Vermesin hoyrata güllerimizi

Karacoğlan der ki gümanım yoktur
Gayrı rakiplere amanım yoktur
Sılaya varmaya dermanım yoktur
Nazlım beklemesin yollarımızı❞

❝Nazlı yare selam saldım almamış
Almazsa gam değil almayıversin
Nazlı yar da bana selam salmamış
Salmazsa gam değil salmayıversin

İstemem kaşları kara ise de
Hasretten ciğerim pare ise de
Merhemi derdime çare ise de
Çalmazsa gam değil çalmayıversin

Duydunuz mu şu yavrunun ahdini
Yıktı viran etti gönül tahtını
Nettin yarim ikrarını ahdini
Gönül hayaline yelmeyiversin

Mansur gibi darım idin bir zaman
Kisb içinde karım idin bir zaman
Alem bilir yarim idin bir zaman
Şimden geri yarim olmayıversin

Doksana vardı da yüz geçti ise
Aradan ahd aman söz geçti ise
Sevdiği Kemterden vaz geçti ise
Bergüzar verdiğim elmayı versin❞

❝El sürme yareme sır sır sızılar
Baştan başa var endamım yareli
Lokmanlar el çekmiş rakip sızılar
Değmeyince iyolur mu yar eli

Görmesem de seni kalpte bendesin
Gülden ağır laf dedim mi ben desin
Yüz çevirmiş terk eylemiş bendesin
Nasıl sevmiş o vefasız yar eli

Bu aşkın atına vurulmaz eyer
Binenin mutlaka kaddini eğer
Kabe olsan dahi bakarsam eğer
Çağlayana haram olsun yar eli❞

❝Yari koyup aşık oldum bir yare
Benim gönlüm ism-i raha çekildi
Şeyda bülbül gibi düşmüşüm zara
Görmek için Beytullaha çekildi

Yandı gönlüm Muhammedin aşkına
Salavat getirdim onun meşkine
Nazar kıldım bencileyin düşküne
Baktım güzel Sırrullaha çekildi

Aşık olan çeker dost figanını
Yar yoluna feda kıldı canını
Pervaniyem sordum yar mekanını
Dediler ki kuh-i kafa çekildi❞

❝Telefon açtım yare de
Büyüktür onun derdi
Bir saatin içinde de
Beşikdüzüne geldi

Geldi Beşikdüzüne
Derdimizi konuştuk
Yıldızlı bir gecede de
Sevdam ile buluştuk

Doyamadım yavrumun da
Gözlerindeki tada
Gece sabaha kadar da
Oturduk arabada

Her geçen arabanın
Plakasına baktık
Eller görmesin diye de
Gizli hesaplar yaptık

Geç kaldın akşam deye de
Ettim ona sitemi
Benim canım sevgilim de
Bilmiyorsun derdimi

Enişten bizi görmüş
Ne yalanlar uydurmuş
Bu yalanlar yüzünden de
Ablan evde kudurmuş❞

❝Kişinin yaresi pirden olunca
Merhem edip yareleri sarmaz mı
Fehmedip elhak nazarın kılınca
Lütfedip de hallerini sormaz mı

Pir Ali günahkar deli değil mi
Kişi suçun bilmek yolu değil mi
Sevdiğimiz cömert Ali değil mi
Lütfedip de aldığını vermez mi❞

❝Gelmiş Atatürkü soruyor benden
Bir yıldız idi o geldi de geçti
Sanki kolum idi koptu bedenden
Acısı sinemi deldi de geçti

Dedem anlatırdı büyük kumandan
Ne amandan bilir ne de yamandan
Silip atamadım ben de kafamdan
Ruhumda yel gibi esti de geçti

Anıtları boy boy deler gökleri
Yıldırım yapardı şimşek gözleri
Hedefimiz Akdeniz haydi ileri
Son emri orduya verdi de geçti

Fevzi Çakmak İnönü kader yoldaşı
Ağladı vatanın toprağı taşı
Nazmi der milletin gözünün yaşı
Eritip mermeri deldi de geçti❞

❝Bir yare gönül verince
Gece gündüz ağlar oldum
Bir kez cemalin görünce
Yüreğimi dağlar oldum

Geçmez oldum bir pul gibi
Kolum kırık bir dal gibi
Coşkun akan bir sel gibi
Dere tepe çağlar oldum

Der Ferrahi dağlar aştım
Buna akıl ermez şaştım
Sevdiğimden ayrı düştüm
Karaları bağlar oldum❞

❝Yol geçiben ziyarete gedenler
Bir yetimi sevindirmek yahşıdı
Ne lazımdı zehmet çekib yol getmek
Ac çılpağı geyindirmek yahşıdı

Men bilirem şöhret üçün gedirler
Uzun yollarını gödek edirler
Ahır gelib fügeranı didirler
Düz insanın heyrin desek yahşıdı

Valehem men düzdü vefam ilgarım
Bir kimseye yohdu menim azarım
Gismet olsa mene öz Zernigarım
Zer zibaynan sevindirsem yahşıdı❞

❝Feleyin elinden gılan ah u zar
Biri menem biri Yareb kim ola
Gül ü rühsarına çeken intizar
Biri menem biri Yareb kim ola

Ey gözleri cellad gameti mövzun
Bu geder bendeni eyleme dilhun
Serkeşte-yi alem halı digergun
Biri menem biri Yareb kim ola

Kerimin könlünü eleme viran
Zülminden usanıb halına bir yan
Hicran eleminden didesi giryan
Biri menem biri Yareb kim ola❞

Dağlarımda dargınlık var
Sümbül ağlar nevruz ağlar
Viran oldu köyler bağlar
__Viran oldu köyler bağlar
__Bir değil yarem yarem
__Yaralandım nasıl varem
__Kesildi çarem çarem
__Kanlarım buram buram oy

Haber saldım Ankara’ya
Kim ne ara ne de sora
Kim dayanır bu acıya
__Kim dayanır bu acıya
__Bir değil yarem yarem
__Yaralandım nasıl varem
__Kesildi çarem çarem
__Kanlarım buram buram oy

Mahzuni kime ne derim
Kaygı biçer keder yerim
Eğer bir olsa çekerim
__Eğer bir olsa çekerim
__Bir değil yarem yarem
__Yaralandım nasıl varem
__Kesildi çarem çarem
__Kanlarım buram buram oy❞

El vurup yaremi incitme tabip
Bilmem sıhhat bulmaz hicraneler var
Dert vurup da yarem eylersin derman
Her can kabul etmez viraneler var

Vay dünya dünya fanisin dünya
Vay dünya dünya yalansın dünya
Can ile cananı alansın dünya yalansın dünya
(Aşk ile pervane dönersin dünya yalansın dünya)

Dert ehli olanlar insana(mürşide) gelir
Elbette arayan dermanın bulur
Sadık der ki kimde ne var kim bilir
Geştü güzar ettim elde neler var
(Her can kabul etmez viraneler var)

Vay dünya dünya fanisin dünya
Vay dünya dünya yalansın dünya
Can ile cananı alansın dünya alansın dünya
(Aşk ile pervane dönersin dünya yalansın dünya)


Sökün eğleyen turnalar
Kulak verin figanıma
Çalakalem mektup yazdım
Bağrımda acıyla gezdim
Gayrı bu canımdan bezdim
Varın deyin o zalıma

Ben o yari özlüyom
Yollarını gözlüyom
Koynumda bir resmi var
Yıllar yılı gizliyom

Yare gidin turnalar
Selam edin turnalar
Dermansız derde düştüm
Bu dert beni yaralar

Arifem kamilem turnam
Bu sırra cahilem turnam
Yandım ataşlara yandım
Ummanı deryaya daldım
Ellerin yurdunda kaldım
Öksüzüm garibim turnam

Ben o yari özlüyom
Yollarını gözlüyom
Koynumda bir resmi var
Yıllar yılı gizliyom

Yare gidin turnalar
Selam edin turnalar
Dermansız derde düştüm
Bu dert beni yaralar❞

Seher yeli bizim ele gidersen
Nazlı yâre küstüğümü söyleme söyleme
Ne hallara düştüğümü sorarsa
O yar beni sorarsa o yar beni sorarsa
Bağrıma daş bastığımı söyleme
Ona söyleme yâre söyleme söyleme
Bağrıma daş bastığımı söyleme
Yâre söyleme

Ağrılar baş tutar ahu zardayım
Mansur gibi çekilmişim dardayım dardayım
Gezer dolaşırım da bilmem nerdeyim
Nerdeyim nerdeyim nerdeyim
Deli deli de estiğimi söyleme
Ona söyleme söyleme söyleme
Deli deli de estiğimi söyleme
Ona söyleme

Belki bir gün çıkar gelir diyorlar
Gönül muradını da alır diyorlar diyorlar
Seven sevdiğini bulur diyorlar
Diyorlar diyorlar bulur diyorlar
Umudumu kestiğimi söyleme
Ona söyleme yâre söyleme yâre söyleme
Umudumu kestiğimi yâre söyleme
Yâre söyleme


❝Bad-ı saba selam söyle o yare
Mübarek hatırı hoş mudur nedir
Nideyim yitirdim bulamam çare
Mestane gözler de yaş mıdır nedir

O nazlı canana uğrasa yollar
Bize mesken oldu kahveler hanlar
Yarin meclisinde oturan canlar
Hesap etsin aylar yıllar beş midir nedir

Emrah eder gam bülbülüm kafeste
Benim arzuhalim bildirin dosta
Kendim gurbet elde gönlüm sılada
Gitmiyor kervanım kış mıdır nedir❞

❝Be yarenler be kardaşlar
Gör neyledi zaman bizi
Gözüm yaşını akıttı
Sel eyledi zaman bizi

Can nice ayrılır tenden
Ten nice ayrılır candan
Ayak ayak nerdüban
ın eyledi zaman bizi

Gelin gidelim zecril'e(?)
Can kurban olsun asile
Bir halden bilmez cahile
Kul eyledi zaman bizi

Kimi baydır kimi fakir
Yaradan Mevla'ya şükür
Ne akıl kodu ne fikir
Del-eyledi zaman bizi

Pir Sultan'ım döne döne
Dolu içtim kana kana
şu yerde kim yana yana
Avrat eyledi zaman bizi❞

❝Ben yare yolladım bir gömüş tarak
Tara zülüflerin gerdanına bırak
şanına düşer mi sevüp de bırakmak

Ben yare yolladım bir gömüş kaşık
Kaşığın içinde okunur aşık
Yare gitmek isterim yol dolaşık

Ben yarime yolladım bir gömüş kutu
ıçine doldurdum envai koku
Ben burada yazdım sen orda oku

Yar bana yollamış bir yeşil yaprak
Yarı sarmayınca almasın toprak
ısterim yare gideyim yollar pek ırak

Yar bana yollamış bir gömüş hilal
O yar benim olmazsa etmem hakkımı helal
ısterim yare gideyim yollar pek zulal

O yare giderken aldı bir ya(ğ)mur
Uykudan uyanmış gözleri mahmur
Benim efendimin kaşları samur

Yine yeşillendi karşıki da(ğ)lar
Hastanın halindan ne bilir sa(ğ)lar
Kalbim melul mahzun döşek kan a(ğ)lar❞

❝Benden selam eyle sevgili yare
Perişan hatırın sor seher yeli
Bildir ahvalimi dostuma benim
Sevdiğim ne söyler sor seher yeli

Sen seher yelisin esersin yakın
Dağıtma kakülün enginde sakın
Erkeğin yanında bulunma sakın
Var da bir tenhada sor seher yeli

Karac'oğlan bulma kusur huyuna
Kurban olam kaşlarının yayına
Benim için dostun uğra yanına
Uğra sen yanına gör seher yeli❞

❝Benden selam eylen şol nazlı yare
Her beni gördükçe gülüp durmasın
Aldırdım aklımı oldum divane
Aklımı başımdan alıp durmasın

Kız seninle böyle miydi pazarım
Kara kaşlarında kaldı nazarım
Yol üstünde kazmasınlar mezarım
Yar gelip geçtikçe yanıp durmasın

Kız seninle bir bahçecik dikelim
Ayvasından turuncundan satalım
Gel sarılıp bir gececik yatalım
Ah-ü zarım sende kalıp durmasın

Karacaoğlan der Hakk'a baka dur
Yollar çamur belki çöker büke dur
Çekemem kahrını bağrım yufkadır
Arada habarın gelip durmasın❞

❝Cerrahtır yaremi sarmağa yarim
Dahi bundan özge cerrah olur mu
Daima mihnette benim eyyamım
Derdimiz dilbersiz iflah olur mu

Gönül aşkın şarabını içmese
Yar yoluna can ü serden geçmese
Kişi sevdiğinden cüda düşmese
Çıkar dört köşede seyyah olur mu

Gönülden maşuka aşıksan eğer
Vuslat-ı yar için hiç çekme keder
Vuslatın şafağı göstermese ser
Firkatin gecesi sabah olur mu

Yar yüz göstermeğe ederse eda
Tevekkül kıl elbet gösterir Huda
Zulmette kaldınsa Dehşeti şeyda
Ruy-ü ziba sana misbah olur mu❞

❝Dinleyin sözümü behey yarenler
Ne işler başıma geldi bu gece
Bu zalim gurbetin halin söyleyim
Bütün dertler beni buldu bu gece

Akşam olup muhabbete dalınca
Vücudumu soğuk sıcak alınca
Arkadaşlar başucuma gelince
Dünyalar başıma kaldı bu gece

Hasta oldum herbir yerim ağırır
Arkadaşlar sıhhiyeyi çağırır
Kimi n'oldu sana diye bağırır
Halden anlayanlar bildi bu gece

Bakarım görünmez bu bizim dağlar
Öyle bir ah çeksem alemi dağlar
Hatırıma gelir bahçeler bağlar
Ektiğim güllerim soldu bu gece

Dizlerimde can yok yolu yürüye
Yatırdı kardeşler gitti geriye
Nasıl söz geçirem bu serseriye
Canım ateşlere saldı bu gece

Acep bu mu layık böyle mi haktır
Bakarım gelecek bir kimse yoktur
Çektiğim çileler cefalar çoktur
Ömrüm zehir zindan oldu bu gece

On sekiz gün yattım kendi halımdan
Bir haber almadım ev ahvalinden
Memleket ahvali çıkmaz serimden
Dertlerim saçımı yoldu bu gece

Hamdolsun kurtulup geldim koğuşa
Mihnet ettim işçilere çavuşa
Cümle alem sılasına kavuşa
Kader bir kez bana güldü bu gece

Der Noksani daim seni gözlerim
Yar sırrını yüreğimde gizlerim
Kamil-i alemin izin izlerim
Mevlam günahımı sildi bu gece❞

❝Dinleyin yarenler müşkül halimi
Felek ile görülmüyor aramız
Daim muhabbeti başkalarıyla
Ne zaman gelir ki bizim sıramız

Çoklara vermiştir fazla serveti
Bize de göndermiş kahrı mihneti
Taksimde almışız derdi töhmeti
Birgün kurtulamaz clertten birimiz

Hayalle çok kere boşaldım doldum
Çektiğim bir değil sarardım soldum
Derdime dermanı dergahta buldum
Hakka helal olsun külli varımız

Geçiyor günlerim kahırla yasla
Ağlarım kendimce ağlamam sesle
Bir kuvvet çekemez derdimi asla
Zahir ondan dik durmuyor serimiz

Ne yandan bakarsan kenarda Noksan
Bulaman Lokmanı derdini döksen
Haklı olmaz onu ne yana çeksen
Belki belli olur bizim yerimiz❞

❝Gönlüm yare karşı ikrar güderken
Karanlıklar ziya nurun yudarken
Nazlı yarim buralardan giderken
Soğuk sularından içti mi dağlar

Kalem olmuş nazlı yarin kaşları
Mevlam darda koymaz müşkül işleri
Yar ağlarken gözlerinin yaşları
Senin üzerine düştü mü dağlar

Yarin gönlü bana aşikar idi
Onun da her günü ah u zar idi
Sizin gibi yalçın derdi var idi
Derdini sizlere açtı mı dağlar

Ben Deli Hazım'ım yoktur kararım
Yar yitirdim kimi görsem sorarım
Develi'ye gidip onu ararım
Keşiş kızın alıp kaçtı mı dağlar❞

❝(Çırağı)
Anam babam ara ara
Girdiler aynı pazara
Tam dört ay on dört gün sonra
Kana döndürdüler beni

(Yareni)
Atomdan gen taşır iken
Bir mahzende yaşar iken
Yüz kırk günü aşar iken
Cana döndürdüler beni

(Çırağı)
Aha belli oldu halim
Dokuz ay on günlük yolum
Belli oldu elim kolum
Bana döndürdüler beni

(Yareni)
Kara değil daim ağdım
Anamın sütünden sağdım
Vakit tamam oldu doğdum
Dine döndürdüler beni

(Çırağı)
ınsan oldum üne geldim
şöhret olup şana geldim
Elestüde dine geldim
şana döndürdüler beni

(Yareni)
ınsanlığı arzu ettim
Eğitildim yola gittim
Hem okudum hem okuttum
Fene döndürdüler beni

(Çırağı)
Çırağı diyorlar bana
Senden oldum döndüm sana
Aha geldim kabristana
Sana döndürdüler beni

(Yareni)
Yareni’yim neler duydum
Yazık ki nefsime uydum
Başımı yoluna koydum
Yine döndürdüler beni❞

❝Bir ziyaret edin Veysel Karayı
Ela göz üstüne kaşa bak durna
Çok olur meşede alıcı sesi
şahan dedikleri kuşa bak durna

Ayneliz gölünün suyu durulmuş
Görenler de canı candan vurulmuş
Meşayıhlar mencilisi kurulmuş
Girip halkaya da coşa bak durna

Yumurtanız kavruluyor tavada
Her zaman da kalmazsınız burada
Bir vakit de semah tutun havada
Düz ovası vardır Muş'a bak durna

Mukim Bey de der ki gel bizim ile
Korkarım ki sen de düşersin dile
Yayladan kalkınca varın siz çöle
şu songüz ayında kışa bak durna❞

❝Dedim dilber hüsnün ziyaret midir
Nice hastalara şifa buldurur
O sima o kaş göz ki sizde vardır
Mezardan mevtayı atıp kaldırır

Saçların gerdanda ebru bent ile
Gözlerin yemini içer ant ile
Hiç kimsenin malı gitmez kendiyle
Yalnız bu dünyada sizi güldürür

Ahmet de olmuştur hayattan bizar
Kusurumuz çoktur sarf eyle nazar
Senin güzelliğin cihanı bozar
Nice Süleymanlar tahttan indirir❞

❝Ülfetli azizim gönül mihmanım
Mızrapta perdede telde yare var
Bilim çağındayız tıp ilerledi
Lehçede lisanda dilde yare var

Bozulmuş dünyanın güzel havası
Bülbüller terk etmiş boştur yuvası
Kabul olur boynu bükük duası
Lalede sünbülde gülde yare var

Yiğitler eksilmez merdi bulamam
Örnek almak için ferdi bulamam
ınsanlık adına sohbet bulamam
Çıkarsız dolaşan kulda yare var

Didemde çağlayan şu coşa bakın
Gelin yarınlara bir ışık yakın
Bulanık olmayın hep berrak akın
Irmakta derede selde yare var

Nice muammalar yazdım okudum
ılmek ilmek çözdüm harfi okudum
Ozan Ezgini' yim sezdim okudum
ılimde irfanda elde yare var❞

❝Be yarenler yine evvelbahardır
Bülbül intizarlık kılar durmayıp
Kuşlar ahenk edip çığrışıp öter
Kalbin kasavetin siler durmayıp

Kadir Mevlam kudretini bildirir
Daim ağlar kullarını güldürür
Menekşeler külahını kaldırır
Yeşil çimenlerde yeler durmayıp

Hep ırmaklar sücü olmuş içilmiş
Yer yüzüne ab-ı hayat saçılmış
Gök sümbül kırmızı lale açılmış
Güller ağzın açmış güler durmayıp

Misal-i Ravza'dır cennet-i Rıdvan
Firdevs bahçesine benzemiş cihan
Kırmızı hulleler giymiş erguvan
Selvi dalı başın sallar durmayıp

Bizim illerimiz Aydın illeri
Çifte çifte bülbüllüdür dalları
Kul Mehemmed eydür seher yelleri
Yarın siyah zülfün böler durmayıp❞

❝Daracık sokakta yare kavuştum
Yar aşağı ben yukarı savuştum (uy beni beni)
Yare bir gül verdim yarnan barıştım
Bir tanecik bu dert yaralar beni (uy beni beni)

Beni beni beni ceylanım seni
Sürmedim sefanı neyleyim seni
Uy beni beni

Yüce dağ başında yayılır atlar
Yarimin koynuna girmesin yadlar (uy beni beni)
Mezarımın üstüne bir karış otlar
Bir tanecik bu dert yaralar beni (uy beni beni)

Beni beni beni ceylanım seni
Sürmedim sefanı neyleyim seni
Uy beni beni❞

❝Değirmenin oluğu (Yar yareli gelin)
Kavaktandır kavaktan (Yar yareli gelin)
Gelinlerin duvağı (Yar yareli gelin)
ıpektendir ipekten (Başı sevdalı gelin)

Çayır çimen kenarı
Kızlar yakar feneri
Keçeci baban geliyor
Sancısı tutmuş ölüyor
Arpa buğday çakıllı
şimdiki kızlar akıllı
Güzeli nasıl severler
şöyle böyle severler
Çirkini nasıl severler
Bardaklığa teperler
Aha şöyle teperler

Dama çıkma baş açık (Yar yareli gelin)
Arpalar kara kılçık (Yar yareli gelin)
Kız Allah'ın seversen (Yar yareli gelin)
Bohçan alda yola çık (Başı sevdalı gelin)

Çayır çimen kenarı
Kızlar yakar feneri
Keçeci baban geliyor
Sancısı tutmuş ölüyor
Arpa buğday çakıllı
şimdiki kızlar akıllı
Güzeli nasıl severler
şöyle böyle severler
Çirkini nasıl severler
Bardaklığa teperler
Aha şöyle teperler❞

❝El vurup yaremi incitme tabip
Ben de hayat bulmaz hicraneler var
Destin vurup tamir eylersin amma
Tamir kabül etmez viraneler var

Yareler döşenmiş figana başlar
Görelim ki Kadir Mevlam ne işler
şu adular bize deli demişler
Daha bizden özge divaneler var

Dert için ağlayan tabibe gelir
Arayanlar elbet dermanın bulur
Veli'm der ki kimde ne var kim bilir
Çekti gülizar etti elde neler var❞

❝Eşidin ey yarenler aşk bir güneşe benzer
Aşkı olmıyan gönül misal-i taşa benzer

Taş gönülden ne biter dilinden ağu tüter
Nice yumşak söylese sözü savaşa benzer

Aşk erinin gül yüzü yumşanır muma döner
Taş gönüller kararmış şol yavuz kışa benzer

Münkirler işin bilmez işi ileri gelmez
Nice tâbir eylesen anlanmaz düşe benzer

Hırs anı almışdürür nefsine kalmışdürür
Kendi tatlı canına yavuz yoldaşa benzer

Aşk kudret küresidir sızdırır âşıkları
Kalden hale döndürür andan gümüşe benzer

Âşık canı dinlenmez tâ dosta ermeyince
Dünyada kararı yok pervazı kuşa benzer

Ol Sultan kapısında ol Hazret tapusunda
Aşıkların yıldızı her dem çavuşa benzer

Geç Yunus endişeden ney gerek bu pîşeden
Önden ere aşk gerek andan dervişe benzer❞

❝Ey âşıki saramadın yâremi
Yâreme em olup merhem çalasın
Yarem deşilmiştir sarılmaz madem
Arayıp da hekimini bulasın

Dört kapı açıldı hangisi vardır
Bu manaya ermek hayli hünerdir
Deryanın dibinde kaç şehir vardır
Çarşısını pazarını bilesin

Mehdî çıkmış diye tellâl bağırdı
Bir teknesi vardır kırklar yoğurdı
On iki kız sekiz oğlan doğurdu
Onların ne olduğunu bilesin

Âşıkların sözlerine has derim
Muhammed'i gördüm Ali dost derim
Yedi bin yedi yüz âyet isterim
Yüz on daha vardır onu bilesin

Benim sevdiceğim Takî Nakî'dir
Dost bağında bülbüller şakıtır
Yüz kardaşın hocası var okutur
Onlarıñ da ne olduğun bilesin

Düzüm düzüm olmuş yüzünün beni
Açılmıştır gül benzinde yanağı
Sar'öküzün alnındaki beneği
Kanadında ne yazılı bilesin

Var bul bir delilin yaka fenerin
Kaç hamail vardır şems ü kamerin
Sar'öküzün bastıcağı mermerin
Direğinde ne olduğun bilesin

Âriflerin sözü hilaf yazılmaz
Güher olmayınca hatem düzülmez
Bir kız vardır hergiz kuşağı çözülmez
Anasının kande olduğun bilesin

Dinleyeyim Kul Himmet'in sözlerin
Onda gördüm yedilerin izlerin
Muhammed'in koynundaki kızların
Huri midir peri midir bilesin❞

❝Ey yarenler ey kardeşler sorun bana kande idim
Diler isen eydiverem ezeli vatanda idim

Kalû Belâ söylenmeden tertip düzen evlenmeden
Haktan ayrı değil idim ol ulu divanda idim

Eyyup ile derde esir inildedim çektim cefa
Belkis ile taht üzere mühr-ü Süleyman'da idim

Yunus ile balık beni çekti deme yuttu bile
Zekeriya ile kaçtım Nuh ile tufanda idim

Arafat'da ısmail'e çaldım bıçak kar kılmadı
Hak beni azad eyledi koç ile kurbanda idim

Yusuf ile kuyuda yattım veza çektim bile
Yakub ile çok ağladım bulunca figanda idim

Asâ ile Musa ile kaçtım çıktım Tur dağına
ıbrahim ile Kabe'de bünyad bırkanda idim

Mi'rac gecesi Ahmed'in arşta nalının döndürdüm
Üveys ile urdum tacı Mansur'la urganda idim

Ali ile urdum kılıç Ömer ile adi eyledim
On sekiz yıl Kaf dağında Hamza'yla meydanda idim

Ezeliden dilimde üş Tanrı birdir haktır Resul
Bunu böyle bilir iken bir acep gümanda idim

Yere bünyad urulmadan Âdem dünyaya gelmeden
Öküz balık eylenmeden ben ezeli anda ilim

Yunus benim âşık canım ezeli âşıklar ile
Ol Allahın dergâhında seyran ü cevlânda idim❞

❝Hey yarenler gam hicranda
Boş geldim dolu giderim
Aşkımız kaynayıp coştu
Nevbahar seli giderim

Yüreğime vurdu narı
Artırdı ah ile zarı
Göremedim nazlı yari
Sağ geldim ölü giderim

Mecnun tek melül oturdum
Yarı yadıma getirdim
Der şamil aklım yitirdim
Düz geldim deli giderim❞

❝Gökte uçan tayyare
Selam söylen o yare aman aman
Selam edin o yare
Ben kendime yar buldum aman aman
O da bulsun bir çare

Gitme gidenlerinen
Boyu fidanlarınan aman aman
Boyu fidanlarınan
N'olur bir haber gönder aman aman
(N'olur bir selam gönder aman aman)
Gelip gidenlerinen

Tarlası ayrıklıya
Ben varamam çarıklıya aman aman
Ben varamam çarıklıya
Allah nasip eylesin aman aman
Boynu gıravatlıya❞

❝(aman) Gine telli turnam yarelenmişsin
Bilmiyorum yaren nerede turnam of
Yoksa sen de bahdı karalı mısın
Bilmiyorum yaren nerede turnam of

(aman) Bilmem bu halimi kime söyleyim
Azgın ise yaren melhem eyleyim
Giderseniz yare selam söyleyim
Varıp niyaz edin Pir'e de turnam of❞

❝Gine vedalaştı dildarı yaren
Başıma ateşler saçtı gidiyor
Dili mecruhuma eyledi nalan
Sinemde yareler açtı gidiyor

Efendim gel tabibim gel
Sultanım gel efendim gel

Gidersen derdinle kalayım giryan
Yaralarım göz göz ciğerim büryan
Günümü görmedim ey çarkı devran
Bu talihim bana küstü gidiyor

Efendim gel tabibim gel
Sultanım gel efendim gel

Aman ey dilruba bu ne ahvaldir
Ayrılık mağdurluk çetin bir haldir
Yarini ağlatma vallah vebaldir
Ciğer kebap oldu pişti gidiyor

Efendim gel tabibim gel
Sultanım gel efendim gel

(TRT Repertuvarına geçmeyen)
Hicran odu ile yaktın sen beni
Ne sen beni unut ne de ben seni
Bu hale acısın şol gönlü gani
Sevdiğim belleri aştı gidiyor

Bilmem tecelli mi taksim mi böyle
Yeter cevreyleme gel insaf eyle
Ayrılmaz talihim giderim böyle
Kırıldı kanadım düştü gidiyor❞

❝Gelin arkadaşlar gelin yarenler
Biraz konuşalım ülfete geldim
Emiler dedeler pirler erenler
Duanıza muhtaç hizmete geldim

Dokuzyüzotuzda seyahatim var
Yüzü kara geldim hacaletim var
Sizde bir sevimli emanetim var
Hani kandaşımız minnete geldim

Köyün etrafında bulutlu dağlar
Bu hali görünce yüreğim ağlar
Kurumuş ağaçlar kalmamış bağlar
Sanki bir virane zulmata geldim

Hangi hazin bağlar bu yareleri
Neden hak acımaz biçareleri
Annesiz babasız fukaraları
O zavallıları şevkate geldim

Abu fena hallerimiz sormağa
Büyük küçük eş yareni görmeğe
Kapınıza yüzüm gözüm sürmeğe
Başka bir işim yok hizmete geldim

Der Zülali gel sizinle birleşek
Hicret edek bir vadide yerleşek
Gelin vatan halkı gelin dertleşek
Sizinle bir uzun sohbete geldim❞

❝Gide gide aman yarelerim dirildi
Gitme dedim yar boynuma sarıldı
Gitme dedim yar boynuma sarıldı
Bize kısmet aman gurbet elde verildi

(Bağlantı)
Bu ayrılık yaman büktü belimi
Bu ayrılık yaman büktü belimi
Yaradan Hak sen bilirsin halimi
Yaradan Hak sen bilirsin halimi

Akdenizden aman su gelir boydan boydan
Güzel arar isen al bizim soydan
Güzel arar isen al bizim soydan
Muradım değildir ayrılmak yardan

Bağlantı❞

❝Gidem dedim aman yarenlerim darıldı
Gitmem dedim yar boynuma sarıldı
Bize kısmet aman gurbet elden verildi

Bu ayrılık yaman büktü belimi
Yaradan Hak sen bilirsin halimi

Akdeniz'den aman su gelir boydan boydan
Güzel arar isen al bizim soydan
Muradım değildir ayrılmak yardan

Bu ayrılık yaman büktü belimi
Yaradan Hak sen bilirsin halimi❞

❝Gelin sorun ey yarenler ol vaktin ben kande idim
Aşk denizine daluben derya-yı ummanda idim

Bu yerler bunda gelmeden gökler melâik dolmadan
Mülke bünyad urulmadan mülkü yaradanda idim

Kaygu eli ermez idi gussa gözü görmez idi
Endişe şehrinden taşra bir ulu mekânda idim

Bu işlerde olan kişi terk ede cümle teşvişi
ıçeriden içeriye key lâtif nihanda idim

Benim gibi bu cihana yüz bin gelirse az ola
Benim gelişim şimdidir Üstad'da Kuran'da idim

Dört kitabı okumadan itip sancıp kakımadan
Ezber ettim sebakımı bu aşka hanende idim

Padişahtan destur oldu bizi bunda mülke saldı
ıki cihan uçmak oldu uçmakta Rıdvan'da idim

Ol Hak beni bekler idi her kandeysem saklar idi
Aşk urganı ucundaki ol kandil-i canda idim

Yıldız idim nice zaman gökte nıelâik arzuman
Cebbar-ı âlem hükm eder ben ol zaman anda idim

Yüz yetmiş bin feriştehler saf bağlayıp durıcağız
Cebrail'i anda gördüm ol ulu divanda idim

Doksan bin kelimeyi Hak söyleşicek Habîb ile
Otuz bini sırr olıcak ben ol sırr olanda idim

Yunus eydür ben ol vaktin benim ile değil idim
Ben ol olup ol ben olup derya-yı ummanda idim❞

❝Gidin yare haber verin
Uçan kuşlar uçan kuşlar
Gönül bağım viran oldu
Ötüyor şimdi baykuşlar

Ben o yardan ayrılalı
Bağrım yanık benim kuşlar
Gidin yare haber verin
Uçan kuşlar uçan kuşlar

Derdimi desem de yara
Kim gelir bana imdada
Elimden aldılar yari
Yaşayamam bu dünyada❞

❝Hey erenler hey gaziler
Gönlüm sağ yare sağ yare
Herkesin bir yarası var
Gönlüm sağ yare sağ yare

Dipsiz bir deryaya daldım
Lal-i inci mercan aldım
O dosta ben merhem saldım
Gönlüm sağ yare sağ yare

Gezdim dostun ellerini
Ne hoş gördüm dillerini
Derdim gonca güllerini
Gönlüm sağ yare sağ yare

Mücrimi'yem düştüm zara
şemsi kamer virdi dara
Meylini verme ağ yare
Gönlüm sağ yare sağ yare❞

❝Hey yarenler beni yakar bu sevda
Ateş midir alev midir köz müdür
Her daim gönlümün kış mevsimidir
Eyyam mıdır bahar mıdır yaz mıdır

Sağ olmuyor sinemdeki bu yare
Son nefeste desem verse su yare
Bu derdimi n'olur saysam o yare
Seksen midir doksan mıdır yüz müdür

Efkari'yim yari buldum sanırım
O yar sanır ikrarımdan dönerim
Sevdiğimde üç nişana yanarım
Eda mıdır cilve midir naz mıdır❞

❝Havada uçan teyyare
Selam söyleyin o yare
ışittim yar evlenmiş
Geçinsin güle güle

Yar aman aman
Gel aman aman

Kestane kavrulur mu
Kabuğundan ayrılır mı
Yarin mektubu bende
Yar benden ayrılır mı

Yar aman aman
Gel aman aman

Kestaneyi kestiler
Filiz sürmesin diye
Beni de burdan aldılar
Yar beni görmesin diye

Yar aman aman
Gel aman aman

Havada uçan kırlangıç
Kanadı angıç angıç
Beni de yardan ayıran
Kan kussun avuç avuç

Yar aman aman
Gel aman aman❞

❝Eyvah kaldım bu dert ile möhnete
Halimi o yare bildiren olsa
Sermişem postumu arşı uzlete
Lalü gevherimi aldıran olsa

Bu aşıklık hal içinde hal oldu
Bizim mekanımız gurbet el oldu
Aktı yaşım çevre yanım sel oldu
Çeşmimin yaşını sildiren olsa

Nuri Mahit napsın ey hüsnü enver
Yoluna fedadır bu can ile ser
Bu aşkın elinden oldum derbeder
Düşmüşem düşkünem kaldıran olsa

Bir gonca bitişmiş dallar içinde
Bülbülem öterem güller içinde
Melul mahzun kaldım iller içinde
Ağlar dertli gönlüm güldüren olsa

Daimi'yim der ki hal yareleri
Bülbülü ağlatır gül yareleri
şu sinemde olan dil yareleri
Derdime bir deva bulduran olsa❞

❝Haber salın o yare
Gurbetten dönsün gayri
Hastayım ölüyorum
Yetişsin tez gelsin gayri

Çölde susuz kalaydım
Mapuslarda yataydım
Yüz yerden vurulaydım
Tek yardan ayrılmayaydım

Yüceler kar yağdı
Saçım başım ağardı
Gönlümü ateş sardı
Gelsin söndürsün gayri

Çölde susuz kalaydım
Mapuslarda yataydım
Yüz yerden vurulaydım
Tek yardan ayrılmayaydım

Kalem oynasın gayrı
Mektup dillensin gayrı
Bu son arzuhalimi
Bildirin tez bilsin gayrı❞

❝Havada uçuşan kuşlar
Nazlı yare vardınız mı
Geçti bahar geldi kışlar
Kuşlar yare vardınız mı

Yücelerden uçup gelen
Soğuk sular içip gelen
Dost ilinden geçip gelen
Kuşlar yare vardınız mı

Benim yarim gençler genci
Dişleri incidir inci
ıki cihanda birinci
Kuşlar yare vardınız mı

Benim yarim pek nazlıdır
Kendi bülbül avazlıdır
Eli sedefli sazlıdır
Kuşlar yare vardınız mı

Daimi'yim durmaz gezer
Zülüfler gerdanı çizer
Al elleri şerbet ezer
Kuşlar yare vardınız mı❞

❝Geçmedi yare sözümüz
Yollarda kaldı gözümüz
Yere sürüldü yüzümüz
Böyleymiş kara yazımız

Çiçekler açılmaz oldu
Pınarlar içilmez oldu
Yar bize gülmez oldu
Böyleymiş kara yazımız

Yalnız ona yar demiştik
Onda bir şey var demiştik
O bizi anlar demiştik
Böyleymiş kara yazımız

Hey gönül gene bu gece
Kederim geceden yüce
Gel susalım beraberce
Böyleymiş kara yazımız❞

❝Mektup gider isen tayyare ile
şimşek gibi vatanıma varda gel
Çık yukarı görüş seyyare ile
Beyaz kara bulutlara dal da gel

ın yurdumu dolaş köşebe köşe
Sakın bir fırtına tutulma kışa
Ayrı ayrı yaranıma yoldaşa
Benden selam götür selam al da gel

Kapı basık ise pencereden gir
Hasretli halimi arz eyle bir bir
Zavallı anneme aziz misafir
Olur isen üç beş saat kal da gel

Mektup benden küsmüş ise ol nigar
Söyle benim için bin selamı var
Bir kaç türkü ile olsun yadigar
ışlet çevresini zarfa sar da gel

Güzel anlat Zülali'nin halini
Hangi bülbül terketmiştir gülünü
Zülfün perçeminden bir kaç telini
Eğer anam vermediyse çal da gel❞

❝Al katip kalemi yaz bu selamı
Mektup yare selamımı ulaştır
Bir yar için terkeyledim sılamı
Mektup yare selamımı ulaştır

şarkışla kazamdır Sivralan köyüm
Geçti ömrüm gurbet elde neyleyim
Gel diyorsa bu illerde durmayım
Mektup yare selamımı ulaştır

Yardan ayrılalı yaralı sinem
Gam ile kurulmuş temelim binam
Ağlar mı güler mi gör benim sunam
Mektup yare selamımı ulaştır

Gider bu hasretlik yıla yetmez mi
ısmin tesbih ettim dile yetmez mi
Bülbülün feryadı güle yetmez mi
Mektup yare selamımı ulaştır

Gönüle hasiret göze yol yaman
Veysel'i söyletir bir kaşı keman
Mektup ile konuşalım bir zaman
Mektup yare selamımı ulaştır❞

❝Ziyaretim Mevlana'yı
Kabül et Allah aşkına
Bu fakiri divaneyi
Kabul et Allah aşkına

Eşiğine yüzüm sürem
El bağlayıp divan kuram
Büyük lütfun eyle kerem
Kabul et Allah aşkına

Mevlana Mevlananın kulu
Doğru hakka gider yolu
Deryası ırahmet dolu
Kabul et Allah aşkına

Yalvarırım akşam sabah
Kul olanda olur günah
Merhamet et halime bak
Affeyle Allah aşkına

Sana sundum arzuhalim
Size ayan benim halim
Irahmeti bol sultanım
Kabul et Allah aşkına

Veysel adım budalayım
Size yalvarırım daim
Türk oğluyum Türk'tür soyum
Kabul et Allah aşkına❞

❝Selamımı yare götür
Seher yeli ne olursun
Selam ver yanında otur
Gör o hali ne olursun

Yapma çakır diken yapma
Gülün yaprağına bakma
şeyda bülbül kon incitme
Gonca gülü ne olursun

Biz aşığız hakir görme
Başımıza çorap örme
Yarla aramıza girme
Kara çalı ne olursun

Ara sen seni sende bul
Çırağı gerçek insan ol
Yaratanı seversen kul
Üzme kulu ne olursun❞

❝Nazlı yare halim ifade eyledim
Kaş edip hışm ile baktı sevdiğim
Geçip karşısında feryat eyledim
Kemendin boynuma taktı sevdiğim

Bana rahm etmedi nazlı didarım
Zerrece kalmadı sabra kararım
Tutuştu vücudum söyünmez nârım
Çaresiz ateşe yaktı sevdiğim

Figani neylesin bu sevda ile
Nic'olur ahvalim bivefa ile
Bir buse bahşetti bin cefa ile
Onu da başıma kaktı sevdiğim❞

❝Nazlı yare fiske ile taş attım
Geri döndü bana delisin dedi
Bir buse istedim al yanağından
Çevirdi dirseğin alırsın dedi

Bir mine gerdanı boyudur yüce
Hayın genç ömrümü çürüttün koca
Dedim ey kız konak eyle bir gece
Ecelin yetmeden ölürsün dedi❞

❝Bundan böyle nazlı yara küskünüm
Verse de dünyayı konuşmam gayrı
Yüz bin tabip gelse yine ey olmam
Derindir bu yaram kurtulmam gayrı

Dünya döndü alem güldü halime
Kader kısmet beni verdi zalime
Bin bir engel çıktı geldi yoluma
Yıkık gönül bendi gelemem gayrı❞

❝Rahmetmedi el göğüste yüz yerde
Kan ağladım boyun burdum o yare
Eyvah uslanmadım belki yüz yerde
Ayak çaldım başım vurdum o yare

Hasta gönül baştan başa yarasın
Kocalıkta ne sorarsın yare sin
Kays bana gösterdi ciğer yaresin
Benzemiyor buna gördüm o yare

Huzuri dertlidir sadık yarine
Dertsizlerin ağyarı ne yari ne
Yar vadetti gelmesini yarına
Yara yarem karşı durdum o yare❞

❝Pınarın başında kavuştum yare
Ben sana aşığım kaşı karem (oy)
Sen yaylalara ben de diyara
Yüce dağ başından aşar yaylanın yolu

Ya ben ağlamayım da kimler ağlasın
şu belalı gönlümü kimler eylesin

Kırmızı gül olsan da har olamazsın
Azrail olsan da can alamazsın
Dünyayı da elek elek elesen
Sen de benim gibi yar bulamazsın

Ya ben ağlamayım da kimler ağlasın
şu belalı gönlümü kimler eylesin❞

❝Su attım yare değdi sona bülbüller
Dilim ağzım kurusun sona bülbüller
Ne dedim yare deydi sona bülbüller

Ele bil yar deyirler
Heç meni demirler
Ay sona bülbüller
Ele bir yar deyilem
Heç meni dindirmez
Ay sona bülbüller

Deryada gemim galdı sona bülbüller
Biçmedim zemim galdı sona bülbüller
Çok çehdim yar cefasın sona bülbüller
Mene de gemim galdı sona bülbüller

Ele bil yar deyirler
Heç meni demirler
Ay sona bülbüller
Ele bir yar deyilem
Heç meni dindirmez
Ay sona bülbüller

Od tutup alışaram sona bülbüller
Her derde garışıram sona bülbüller
Yarımın meyli olsa sona bülbüller
Küsmüşem barışaram sona bülbüller

Ele bil yar deyirler
Heç meni demirler
Ay sona bülbüller
Ele bir yar deyilem
Heç meni dindirmez
Ay sona bülbüller❞

❝Yine yarelendim gönül pareler
Yareme melhemim sendedir sende
Göz göz olmuş gül sinemde yareler
Sargı tutmaz melhem sendedir sende

Divane dediler miskin gezeriz
ılmi ledun ile şerbet ezeriz
şefkatli dosttan ol meded bekleriz
Derdime deva yar sendedir sende

Mücrimi kul idim fani cihanda
Sefil seyyah oldum tozlu yolunda
Sıtkile tutkunum aşkın narına
Yareme çareler sendedir sende

Metaı deryadır şahi pirlerin
Ilgıt ılgıt eser aşkın yelleri
Nail ola size her bir hallerim
Yareme melhemim sendedir sende

Neyleyim faniyi yanmışım nara
Bülbüller gül için dururlar zara
Larendeli karar kıldım ikrara
Meded nürvet himmet sendedir sende❞

❝Onulmaz yareler açtın neyleyim
Savurursun sürüklersin yel gibi
Eylen biraz ahvalimi söyleyim
Gelip geçme bir solukluk yel gibi

Herkes sevdiğini almış geziyor
Yokluğun ruhumdan ömür süzüyor
Gözlerimde balinalar yüzüyor
Dünya bana bir damlasız çöl gibi

Çağır beni haberini alırım
ıki elim kanda olsa gelirim
Deliririm çıldırırım ölürüm
Uzaklardan bakar isen el gibi

Emekçi'yi sever idin ezeli
ıki vücut bir olduğun sezeli
Güzeller içinde sensin güzeli
Diken tarlasında açan gül gibi❞

❝Seher yeli nazlı yare
Bildir beni bildir beni
Düşmüşem elden ayağa (ayaktan)
Kaldır beni kaldır beni

Ok vurup sinem dağlatma
Didemde nemi çağlatma
Gel yeter beni ağlatma
Güldür beni güldür beni

Söyle güzeller şahına
Yüz süreyim dergahına
Zehir olam (olan) kadehine
Doldur beni doldur beni

Kul Ahmed'im gönül versem
Dalında (bağında) gülünü dersem
Senden başka (gayrı) yar seversem
Öldür beni öldür beni❞

❝Sail gider isen huzuri yare
Dertli bülbül gibi zarım var söyle
Eyledim sinemi ben pare pare
Leylü nehar sönmez narım var söyle

Yardır şu gönlümde mihr ile mahım
Göklere erişti feryadım ahım
Acep ne haldedir zülfü siyahım
Benim bir şevkatli yarim var söyle

Daimi yoluna bakınsın gezsin
Gerdana inciler takınsın gezsin
Uğru haramiden sakınsın gezsin
Benim o bahçede barım var söyle❞

❝Aşkına düşeli ey yar
Sinem yareli yareli
Söyleyemem çok derdim var
Sinem yareli yareli

Derdin ile ölem mi yar
Ağlayıp ya gülem mi yar
Bu hicranla kalam mı yar
Sinem yareli yareli

Merhametsiz zalim ey yar
Hiç sormazsın halim ey yar
ıyi bundan ölüm ey yar
Sinem yareli yareli

Yar mısın ağyar mı ey yar
Bu hal sana kar mı ey yar
Derde deva var mı ey yar
Sinem yareli yareli

Daimi'yi sormazsın yar
Müşkül halim görmezsin yar
Muradımı vermezsin yar
Sinem yareli yareli❞

❝Ne imiş o yarin maksadı benden
Bakmayıp bizlerden kaçıyor bazı
Sevmişem o yari can ile tenden
Sinemde yareler açıyor bazı

Yitirdim o yari bulayım nerde
Düşürdü özümü onulmaz derde
Gönlüm müptekardır çehre-i zerde
Başıma ataşlar saçıyor bazı

Gül içindir ahu zarı bülbülün
Yar boyuna benzer dalı sümbülün
Saati saate uymaz gönü lün
Kati yükseklerden uçuyor bazı

Düştüm sevdasına yanarım ben nar
Erdirsin maksuda Hazreti Cebbar
Hasılı bir yerde etmiyor karar
Göç edip katerin göçüyor bazı

Daimi şu halim doğru hal değil
ıçtiğim zehirdir şeker bal değil
Gönlümün gittiği erkan yol değil
Güzeli çirkinden seçiyor bazı❞

❝Yaren yoldaşınla dostum
Gelişine çok sevindim
Dost gönüle dostça mihman
Oluşuna çok sevindim

Kamil olan anlar sözden
Bize kemlik gelmez bizden
Sen de anlarmışsın sazdan
Çalışma çok sevindim

ınsanların dünyası var
Kimi çalışır eder kar
Her meyvanın bir tadı var
Buluşuna çok sevindim

Bizim eller karsız olmaz
Gerçek insan yarsız olmaz
Dost yoksa gönül hoş olmaz
Gülüşüne çok sevindim

Der Gerçeğim ozan ister
Dertlerini yazan ister
Saz çalmaya düzen ister
Bilişine çok sevindim❞

❝Sabahleyin erken yare uğradım
Hoş geldin sevdiğim in dedi bana
Tomurcuk memesin verdi ağzıma
Yorgunsun sevdiğim em dedi bana

Gülerek ağladım yari görünce
Yazıktır ağlama dedi önünce
Sazım göz yaşıma hemen uyunca
Ağlama sevdiğim çal dedi bana

Firkat günlerinde kara bağlarken
Vuslat günlerinde böyle ağlarken
Yarim bana ben yarime ırlarken
Felek bir silledir al dedi bana

Sazım da acı bir feryada daldı
Çırpındı gönlümde aşkım bunaldı
Yanıklı ahını göklere saldı
Felek de bu halde kal dedi bana

Karac'oğlan kan döküyor gözünden
Yarin rengi uçtu gitti yüzünden
Anlamıyor şimdi benim sözümden
Sayıklarken aşık çal dedi bana❞

❝Sevda sevda derler behey yarenler
Görmeyene bir acaip hal olur
Varıp bir kız on yaşına girince
Açılmadık bir tomurcuk gül olur

On birinde mah yüzüne bakılır
On ikide kızın kahrı çekilir
On üçünde ak gül olur açılır
On dördünde her bir yeri bal olur

On beşinde sevda düşer başına
On altıda yadlar girer düşüne
On yedide gezer kendi başına
Çok sallanma zülüflerin tel olur

On sekizde gayet yüksekten uçar
On dokuzda gözlerinden kan saçar
Yirmisinde sevdiğinden vazgeçer
Son deminde bir kötüye kul olur

Karac'oğlan der ki kaşları kara
Yüreğime vurdun hançersiz yara
Çok varıp gelirsen olmaz her yere
Ya muhabbet kalkar ya bir hal olur❞

❝Katip sen yaz yare saba götürsün
Rica yollu arzuhalim tez elden
Katip tez ol peymanımı yetirsin
Saba yetsin maksuduma tez elden

Selam söyle yare gördün halimi
Payına yüz sür'ver hatt-ı alimi
Sakınıp incitme selvi dalımı
Muy-i buyun tapşır bana tez elden

Tasvirin nakşettim kıblegahıma
Saba böyle söyle yüzü mahıma
Yoksa hedef olur tir-i ahıma
Sami'ye rahmeyle bari tez elden❞

❝Turnam gidersen Mardin'e
Turnam yare selam söyle
Karlı dağların ardına
Turnam yare selam söyle

Turnam gidersen Akdaş'a
Karlı dağlar aşa aşa
Hem kavıma hem kardaşa
Turnam yare selam söyle

Turnam gidersen Gündeş'e
Yere döşene döşene
Al sana veren nişane
Turnam yare selam söyle

Turnam gelirken ilinden
Yüce dağların belinden
Dertli Kerem'in halinden
Turnam yare selam söyle❞

❝Vardım nazlı yarin ziyaretine
Dedim kalk gidelim dedi varamam
Dedim bu kadar mı vazgeldin benden
Dedi vazgelmedim ama varamam

Dedim kuzulara nasıl dayandın
Dedi evelallah sana güvendim
Dedim aşkın ile odlara yandım
Dedi biliyorum ama varamam

Dedim senin ile ahdim var idi
Dedi ki dünyada bahtım yar idi
Dedim benden gönlün ne tez farıdı
Dedi farmadı ama varamam

Dedim Ruhsat mıdır elde iradın
Dedi ki mahşere kaldı muradın
Dedim beni kabirde mi aradın
Dedi arıyorum ama varamam❞

❝Verin mendilimi yare yusunlar
Çekin kır atımı eyer vursunlar
Benim sevdiğim bana versinler
Tutarım orucu ederim bayram

Çekin kır atımı binit taşına
Daha neler gel(e)cek garip başıma
Felek zehir kattı tatlı aşıma
Koyuverin ben gideyim işime

Ayıkla kız avlumuzun taşını
Al mendile sil gözünün yaşını
Ver elini kömür gözlüm gidelim
şu cihanda bulan buldu eşini

Çeşmeler yaptırdım altın oluklu
Suların akıttım içi balıklı
Bir yar sevdim o da elde yavuklu
Ayrıl yavuklundan alayım seni

Çeşmenin başına vurmuş koyunu
Mor menevşe gibi eğmiş boynunu
Uyumuşum uyandıran olmamış
Cennet köşkü sandım yari koynunu❞

❝Yareb geden dilber haçan kayıdar
Canım o sonanın ferakındadır
şeyda bülbül bizim bağdan osandı
Gören hansı bağın butagındadır

şems ü kemer üzlü senuber hanım
Sen oldun alemde dinim imanım
Mecnun teg dolanan divane canım
O geden Leyli'nin sorağındadır

Hesretini çeger Mirze Heyat'ı
Seher sübhden mevlam verdi baratı
ısgender ahtarsa ab-i heyatı
Men gören dilberin dodağındadır❞

❝Yığılın ahbaplar yaren yoldaşlar
Bir sağalmaz derde tüştüm bu gece
Hikmet-i pür ile abı zülalden
Kevser bulağından içtim bu gece

Kudret mektebinde verdiler dersi
Zahirde göründü arş ile kürsü
Hıfzımda zapt oldu arabi farsi
Lügat-i imran-ı seçtim bu gece

Sefil şenlik Hak'tan buldu kemali
Bu fikirle vasf-ı halin demeli
Bedirlenmiş gördüm güzel camali
Tagayyır hal oluf şaştım bu gece❞

❝ıntizar eylerim yare
Sanmasın ki gülmüşüm ben
Yarallarım pare pare
Sanmasın ki ölmüşüm ben

Kim ne derse desin bana
Değilim deli divana
Bilsin ki yar şu cihana
Sanmasın ki küsmüşüm ben

Sevdiğimi alamadım
Ben murada eremedim
Umduğumu bulamadım
Sanmasın ki yılmışım ben

Ne olmuş ki dostum bana
Karşı’yım ben acımana
ıhtiyacım yok duana
Sanmayın ki ölmüşüm ben❞

❝Yarenler duyun beni gönül tebligatında
Ömrüdür gelir geçer zarar tazminatında

Telaşa ne gerek var giden gün ömürdendir
Boşa geçen bu ömrün yükü azametinde

Hazinemden bir demet sunayım bilginize
Lütfe laik ilhamlar fikir külliyatında

ıpekten iplik alıp kumaş dokusan bile
Varlığın beş metre bez bekler gönül katında

Bu dünya fanidir duy gelen bir gün gidecek
Her kulun sırası var zaman sevkıyatında

şan şöhret fayda vermez amel olur yoldaşın
Cansız ata binince sevkı nakliyatında

Naçizane gayretim gerçekleri demeye
Doğruluk bir hazine ömür hat-i zatında

Devir döndü Kevseri zaman geldi gün çattı
Sende yorulup gittin dünya meşakkatından❞

❝Yenice dağdı de şu anlım yâra
Oğlan gardaşına çoh verdin para
Ara Sefaddin’im günümü ara
Günlerim eline geçmez bir daha

şu dağın başında bir guzu meler
Guzunun sesi ciğerim deler
Ana guzuları çizer de beler
Günlerim eline geçmez bir daha

ırili ufahlı galenen daşın
Gözümden ahıddım ganınan yaşın
Bana bahmıyo da olan gardaşın
Uzah yollarına gurban olurum

Dumanlı dumanlı dağların başı
Ekmağıma gatıh gözümün yaşı
Bana bahmıyo da olan gardaşın
Uzah yollarına gurban olurum

Gündüz düşümde de gece hayalım
Olan senin günlerini sayarım
Bilmiyosan ben de senin ananım
Ünüme gel güccük guzum ünüme

Çitde yanar evimin ışığı
Daha salladığım yetim beşiği
Halilim de gözel çalar ıslığı
Günlerim eline geçmez bir daha

Havalı da deli gönül havalı
Halilim de gözel çalar gavalı
Benim de varıdı sürü davarım
Nazlı yarim ben yarama yanarım

Birisini sölesem birisi galır
Alayını sölesem gün aşam olur
Günde ısmayılda şu beni govar
Yetiş babamoğlu canıma yetiş

Gışlanın önünde bülbüller öter
Uzadın guzum da burnumda tüter
Mevla’nın etdiği şu bana yiter
Uzah yollarına gurban oluyum

Evimin temeli kökden söküldü
Bahıyo daşları belim büküldü
Gara kekil gara yere döküldü
Uyan aslam yarim gurban olurum❞

❝Yare gidem yare gidem
Yareliyim nere gidem
Bu derdimin dermanını
Almaya ben yare gidem

Saçlarını ben öreyim
Buna dayanmaz yüreyim
Vermem seni ezraile
Ben öleyim ben öleyim

Yar elinden yar elinden
Yareliyim yar elinden
Dermansız bir derde düştüm
Dermanı var yar elinden❞

❝ızi kayıp kendi gizli bir yare
Aşıkım peşinde gezerim böyle
Sual ettim bülbüllere güllere
Güllerden kokusun sezerim böyle

Seherde ağlıyor bülbül biçare
O da benim gibi aşık mı yare
Başım alsam gitsem hangi diyare
Derdimi deftere yazarım böyle

Hasbahçeye girdim güllere sordum
Çiçekte çimende izini gördüm
Mekandan münezzeh gibi sanırdım
Kaplamış alemi nazarım böyle

Bu aşk bir deryadır haddi bulunmaz
Bu bir dadı Hak'tır silsem silinmez
Öyle bir güzel ki nesli bilinmez
Yalvarır düğmesin çözerim böyle

Gönlümün matlubu gelsene beri
Sesin sazdan telden aldım haberi
Veysel'i kapına kul eyle bari
Eşsinler kapına mezarım böyle❞

❝Ye yarenlerey erenler
Ecel gele ölem birgün
ışlerime pişman olup
Ah neyledim diyem birgün

Yanlarıma kona elim
Söz söylemez ola dilim
Karşıma gele amelim
Netdim ise görem birgün

Üç parca bezdir kefenim
Yılan çiyan yerler tenim
Yıllar geçer bilinmez yerim
Unutulup kalam birgün❞

❝Ayrıldım Kabe'den ağlamayım mı
Bir daha döner mi yollarım yare
Yas çekip karalar bağlamayım mı
Ayan oluyor mu(1) hallerim yare

Zemzem-i şerifle(2) yudum yüzümü
Hacerü'l-esved'e diktim gözümü
Mevla'm kabul etti bu niyazımı(3)
Kaldırıp ağladım ellerim yare(4)

Arzuladık geldik(5) can feda olsun
Hayalin ruhuma bir gıda olsun(6)
Altınoluk sana elveda olsun
Durmasın çağlasın sellerim yare

Medine'ye vardım(7) erdim murada
Kalmadı elimden gitti irade
Sultan Muhammed'i(8) buldum orada
Yine bülbül oldu dillerim yare

Nasıl ayrılmalı elaman Hüda
ıhlas-ı şerifle ettiler cüda
Yüz bin hüccac ile eyledik elveda
Ruhsat feda dolsun mallarım yare❞

❝Seherin vaktinde esen ruzigar
Bir bir ayan eyle hallerim yare
Kesildi takatım büküldü belim
Haber ver kırıldı kollarım yare

Ol yüce Mevla'ya ayandır halim
Çok dedim kapında bir kemter kulum
Gonca gül dermekten kesildi elim
Sual et soldu mu güllerim yare

Benim sevdiğimin lebleri baldır
Gözleri ahudur yanağı aldır
Başıma gelenler bu nasıl haldir
Yüzüm yok söyleyim dillerim yare

Ruhsati der ben de serden geçerim
Kırıldı kanadım nasıl uçarım
Her saat başına bir fal açarım
Önü sonu gelmez fallarım yare❞

❝ışidin ey yarenler
Aşk bir güneşe benzer
Aşkı olmayan gönül
Misal-i taşa benzer

Taş gönülde ne biter
Dilinde ağu tüter
Nice yumşak söylese
Sözü savaşa benzer

Aşkı var gönül yanar
Yumşanır muma döner
Taş gönüller kararmış
Sarp katı kışa benzer

Ol sultan kapısında
Hazreti tapısında
Aşıkların yıldızı
Her dem çavuşa benzer

Geç Yunus endişeden
Gerekse bu bişeden
Ere aşk gerek önden
Ondan dervişe benzer❞

❝Yare selam söylen seher yelleri
Çıkıp şu yollara naz eylemesin
Bağları ak güllü derin gölleri
Uçan turnaları kaz eylemesin

Gurbet ilde bir silen yok yaşımı
Kendim gider kotarırım aşımı
Yuvası içinde gönül kuşumu
Göz yaşım akıtıp baz eylemesin

Geçen olur şu yaylanın düzünü
ılin aşiretin çeker nazını
Nazlı yarim sürmelemiş gözünü
Suları ısıtıp yaz eylemesin

Karacaoğlan der bire ağalar
Fırkat yolumuzu uc uca bağlar
Yare söylen onla öğünsün sağlar
Benim çok ömrümü az eylemesin❞

❝Yarenler Turgut'dan haber soranlar
Aldı başdıyasın Anabolı'nın
Gazi beydir münkir gelmen yoldaşlar
Aldı başdıyasın Anabolı'nın

Kalkıbanı burnun önünden geçti
şah'ın uhdesinden gemiler seçti
Ol gece ansızın üztüne düştü
Aldı başdıyasın Anabolı'nın

Andırıya deniz yüzün korurken
ıl memleket benim deyip yürürken
Atlısı yayası şöyle dururken
Alda başdıyasın Anabolı'nın

Varıban kulesin top ile yıktı
Gaziler metrisin odlara yaktı
ıçinden yedi bin yesiri çıktı
Aldı başdıyasın Anabolı'nın

Ali eydür günün günden yeg olsun
Bahadır imişsin yüzün ağ olsun
Gazi Hünkar sana mertebe versin
Aldı başdıyasın Anabolı'nın❞

❝Yüreğimde yarelerim unulmaz
ışler fitilleri derman ağladı
Ay efendim buna çare bulunmaz
Zahmımı seyreden Lokman ağladı

Felek bize yar olmadı gittikçe
Vücudum şehrini cevrin yıktıkça
Dud-u ahım asumana çıktıkça
Gökte melek yerde insan ağladı

Çarkın ahvalini bilmek diledim
Gözlerim yaşını silmek diledim
Derdimi hesaba almak diledim
Yazıyla defter ü divan ağladı

Devran bize muhabbeti sundukça
Asiyablar zari kılıp döndükçe
Çeşmim yaşı kan bulanık aktıkça
Guş edip derya-yı umman ağladı

Ahi der ki zar ettiğim çağlarda
Mecnun gibi mekan tuttum dağlarda
Feryadıma kulak tuttu bağlarda
Bülbül feryad edip gülşan ağladı❞

❝Gönül niçin ahvalimi bilmezsin
Yürekte yareler türlü türlüdür
Öğüt versem öğüdümü almazsın
Yürekte yareler türlü türlüdür

Eser zülüflerin yellere karşı
Ötüşür bülbüller güllere karşı
(Bülbül figan eder güllere karşı)
Nasıl ağlayayım ellere karşı
(Gel beni ağlatma illere karşı)
Yürekte yareler türlü türlüdür

Ah neyleyim karşımızda ölüm var
Ölüm dedikleri kanlı zalim var
Ne ağlayıp ne gülecek halim var
Yürekte yareler türlü türlüdür

Pir Sultan Abdal'ım ben de böyleyim
Emir haktan geldi kime ne eyleyim
Derdim çoktur hangisini söyleyeyim
Yürekte yareler türlü türlüdür❞

❝Ziyaret eyledim koca Sivas'ı
Silindi gönlümün kalmadı pası
Durmayıp çalışır cer atelyesi
Gittikçe artıyor şanı Sivas'ın

ıptida kongre kuruldu burda
Cumhur(i)yete karar verildi burda
Bulanık fikirler duruldu burda
Yayıldı aleme ünü Sivas'ın

Atatürk'ün yattığı yer nur olsun
Memlekete hor bakanlar kör olsun
Çok çalışkan bu valimiz var olsun
Gün günden üstündür günü Sivas'ın

Uzun gitmez ulu sular durulur
Hainlerin ümitleri kırılır
Her köşeye bir fabrika kurulur
Güzelleşir her bir yanı Sivas'ın

Çevre yanı Yıldız Tecer kar imiş
ınsanların bağı bir ikrar imiş
Çok kuvvetli şairleri var imiş
Ruhsati Pir sultan varı Sivas'ın

ıptida uyandı burada bahtım
Memlekete hizmet etmektir cehtim
Veysel aşk uğrunda ölmektir ahtım
Yazsın tarihleri beni Sivas'ın❞

❝El vurup yaremi incitme tabip
Bilmem sıhhat bulmaz hicraneler var
Dert vurup yaremi eylersin derman

Teşebbüs yareler figana başlar
Cenabı Mevlam bilmem ne işler
Ol adülar bize meyhur demişler
Daha bizden özge mestaneler var

Dert ehli olanlar dergaha gelir
Elbette arayan dermanını bulur
Sadık der ki kim de ne var kim bilir
Geçti güzar ettim elde neler var❞

Arzu çekerim o yare
Bir gün olur gelir diye
Şu sinem oldu bin pare
Cananını bulur diye

Aşk ile bağrım ezerim
Söyler derdimi yazarım
İlde umutlu gezerim
Yar halimden bilir diye

Ararım lebi balımı
Kuruttu budak dalımı
Yare söylerim halımı
Göz yaşımı siler diye

Gördüm yari otağında
Yandırdı gençlik çağında
Yazık ömrümün bağında
Gonca güller solar diye

Daimi'yim bir kemterim
Kara Bağrımı döğerim
Naçarım boynum eğerim
Bu dert bende kalır diye